Etiket: türk-iş

  • İşçiler meydanlara çıktı: Kıdem tazminatımız kırmızı çizgimizdir

    İşçiler meydanlara çıktı: Kıdem tazminatımız kırmızı çizgimizdir

    PİRHA- Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesine tepki göstermek amacıyla birçok kentte eş zamanlı açıklama yaptı. Açıklamaya KESK gibi kamu çalışanları sendikaları da destek verdi.

    Türk-İş Ankara İl Temsilcisi Nihat Zengin, kıdem tazminatı ile ilgili yapılması planlanan değişiklik konusunda “Kıdem tazminatı Türkiye işçi sınıfının ve Türk-İş’in kırmızı çizgisidir. Bugün çalışanlar ve gelecekte çalışacaklar için kıdem tazminatının mevcut haliyle korunmasını istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Zengin ve beraberindeki Türk-İş üyeleri, kıdem tazminatıyla ilgili planlanan değişiklikleri protesto amacıyla 81 ilde düzenlenen etkinlikler kapsamında Türk-İş Genel Merkezi önünde toplandı.

    Çalışma hayatında son günlerde sıkıntı bir durum yaşandığı belirten Zengin kıdem tazminatıyla ilgili değişiklik konusunda sosyal tarafların bir talebinin bulunmadığını kaydetti. Zengin, “Bu konuda sosyal taraflar arasında mutabakat da yoktur. Ekonomide mevcut sıkıntıların aşılmasının çözümü yine işçide aranıyor ve fatura işçiye kesiliyor. Kıdem tazminatı hakkımız masaya yatırılmak isteniyor. Daha esnek bir çalışma düzeni kabul ettirilmeye çalışılıyor. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz.” şeklinde konuştu.

    İSTANBUL

    İstanbul Beyoğlu’nda da bulunan Odakule binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların yöneticilerinin yanı sıra birçok işçi katıldı. “Kıdem Tazminatıma Dokunma” pankartı açılan açıklamada sık sık “İş, ekmek yoksa barışta yok” ve “Kıdeme uzanan eller kırılsın” sloganları atıldı. Açıklamada basın metnini TÜRK-İŞ İstanbul 1’inci Bölge Temsilcisi Adnan Uyar okudu.
    Uyar, kıdem tazminatı için son günlerde düzenlemeler yapılmak istendiğini söyleyerek, ortada bir taslak olmadığını sadece medyada haberlerin yer aldığını belirtti.  Mevcut tarafların arasında bir anlaşma olamayacağının altını çizen Uyar, “Yaşanan mevcut sıkıntıların aşılması için çözüm işçilerde aranıyor ve fatura işçilere kesilmeye çalışılıyor. Bunların hiçbirini kabul etmiyoruz” dedi.
    “KARŞISINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” 
    Konfederasyon olarak kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu belirten Uyar, “Kırmızı çizgimiz demek, Yasada herhangi bir esneklik kabul edilmiyor demektir. Bununla ilgili atılacak her adımın bedeli genel grevdir diyoruz. Tazminatının kaldırılması ya da zayıflatılması girişimlerinin karşısında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
    TÜRK-İŞ İstanbul 1’inci Bölge Temsilcisi Adnan Uyar, kıdemle ilgili endişelerinin sürdüğü müddet mücadelelerinin devam edeceğini belirterek, kıdem taslağının rafa kaldırılmasıyla değil tamamen ortadan kalkmasıyla mücadelelerine son vereceklerini kaydetti.

    ADANA

    Türk-İş 4’üncü Bölge Temsilciliği, kıdem tazminatına dair Adana’daki İnönü Parkı’nda açıklama yaptı. KESK, EMEP ve CHP yöneticileri de açıklamaya destek verdi. “Kıdem tazminatına dokunma” pankartı ile “Kıdem tazminatım kırmızı çizgimizdir” ve “Kıdem hakkımız gasp edilemez” dövizleri açıklamada açıldı. Türk-İş 4’üncü Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, hükümetin kıdem tazminatını kaldırarak yerine Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ni (TES) getirmek istediğini dile getirdi. Kıdem tazminatının gasp edilmesini kabul etmediklerini vurgulayan Gülnar, “Kıdem tazminatına dokunma” adlı bir kampanya başlatacaklarını duyurdu.

    DİYARBAKIR

    Türk-İş 7. Bölge Temsilciliği, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Akkoyuncu Caddesi üzerindeki temsilcilik binası önünde yapılan açıklama yaptı. “Kıdem tazminatıma dokunma” yazılı pankartın açıldığı açıklamada konuşan Türk-İş 7. Bölge Temsilcisi Fahri Zülfü Karakoç, yapılması planlanan düzenlemeyle kıdem ve ihbar tazminatının ortadan kaldırılacağını belirterek, kıdem tazminatına ilişkin işveren ve işçi sendikalarından herhangi bir talebin gelmediğini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)
  • Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, kıdem tazminatı için 81 ilde açıklama yapacak

    Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, kıdem tazminatı için 81 ilde açıklama yapacak

    PİRHA- Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında, 81 ilde açıklama yapacak.

    İşçi, hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında bugün yurt genelinde eylemlere başlıyor. Türk-İş ve DİSK, 81 ilde açıklama yapacak. Fabrikalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Türk-İş, 1.5 milyon el ilanı dağıtacak.

    Açıklamalar Türk-İş temsilciliklerinde, saat 11.00’de yapılacak. Türk-İş, temsilciliklerine gönderdiği yazıda açıklamalara geniş katılım olmasını istedi. Türk-İş’in kararı doğrultusunda ayrıca sendika binalarına, arabalara, işyerlerine, evlere “kıdem tazminatına dokunulamayacağına” yönelik posterler asılacak.

    Türk-İş, 81 ilde 1.5 milyona yakın el ilanı da dağıtarak, yapılmak istenilen değişikliği herkese anlatacak.

    DİSK de Başkanlar Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda bugün tüm işyerlerinde eyleme çıkacaklarını bildirdi. Bu kapsamda DİSK Başkanlar Kurulu’nun kıdem tazminatına ilişkin açıkladığı sonuç bildirgesi bugün 81 ilde ve DİSK’in örgütlü olduğu işyerlerinde işçilerin de katılımı ile okunacak. DİSK yöneticileri, bölge ve işyeri temsilcileri tüm ülkede fabrikalarda, işyerlerinde etkinliklere katılarak açıklama yapacak.  (HABER MERKEZİ)

  • TÜRK-İŞ’ten iktidara ‘genel grev’ uyarısı

    TÜRK-İŞ’ten iktidara ‘genel grev’ uyarısı

    TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, kıdem tazminatı düzenlemesinin Meclis’e geldiği an genel grev kararı alınacağını belirtti. TÜRK-İŞ ilk eylem olarak pazartesi günü 81 ilde işçilerin katılımıyla basın toplantısı düzenleyecek.

    TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu 24. Dönem dördüncü toplantısını Ankara’da, genel merkezde yaptı. Genel Başkan Ergün Atalay başkanlığında yapılan toplantıda temel gündem konusu kıdem tazminatı oldu.

    Toplantının ardından yayımlanan bildiride son 3 genel kurulda oy birliğiyle alınan kıdem tazminatı ile ilgili genel grev kararına dikkat çekildi. Başkanlar Kurulu bildirisinde, “Konfederasyonumuzun 21, 22 ve 23’üncü Olağan Genel Kurullarında ‘kıdem tazminatı’ ile ilgili olarak oybirliğiyle alınan kararın gereği yerine getirilecektir” denildi. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, kıdem tazminatı düzenlemesinin Meclis’e geldiği an genel grev kararı alınacağını belirtti. Türk-İş önceki genel kurullarında kıdem tazminatını kırmızı çizgi olarak kabul etmişti.

    TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Başkanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ülkenin birçok sorununun olduğu dönemde kıdem tazminatının gündeme getirilmesinin işçilerin evlerinde huzuru bozduğunu söyledi. Atalay, kıdem tazminatı düzenlemesi bu şekilde Meclis’e geldiğinde genel grev kararı almak zorunda olduklarını belirtti.

    Başkanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan bildiride şöyle denildi:

    1 – Hükümet tarafından gündeme getirilen tamamlayıcı emeklilik sigortası sistemi (TES) ile işçilerin kıdem tazminatı hakkı yeniden düzenlenmek ve zaman içinde ortadan kaldırılmak istenmektedir. Kıdem tazminatı işçinin ailesiyle birlikte geleceğinin güvencesidir. İşçiye, belirli ölçüde feshe karşı koruma sağlamaktadır. İşçiler, kıdem tazminatını her zaman ödenmesi sonraya bırakılmış ücretin bir parçası olarak kabul etmiş, işçi sınıfının kazanımı bir hak olarak görmüştür.

    2 – İş Kanunu ile 84 yıl önce hukuk sistemimize giren kıdem tazminat, zamanla düzenlenerek geliştirilmiş ve günümüze kadar getirilmiştir. Günümüzde, kıdem tazminatı müessesesinin ortadan kaldırılarak bir fonda toplanması ve “tamamlayıcı emeklilik sistemi” olarak düzenlenmesi öngörülmektedir. Aynı kapsamda “İstihdam Kalkanı Paketi” ile kamuoyuna sunulan önlemler arasında yer alan 25 yaş altı – 50 yaş üstü çalışanlar için öngörülen belirli süreli sözleşme düzenlemesi de kıdem tazminatı hakkını ve dolayısıyla iş güvencesini ortadan kaldıracak niteliktedir.

    3 – Tüm dünyayı etkisi altına almış Covid-19 salgınının etkileri ülkemizde de devam etmektedir. Başta işçi sağlığı ve iş güvenliği olmak üzere, ücretli çalışanların temel sorunu gelir ve iş güvencesidir. Yaşanan bu sorunlara karşı çözüm üretilmesi gerekirken, kıdem tazminatı değişikliği konusunun yeniden gündeme getirilmesi, doğru ve kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.

    4 – Hem işçilerin hem de işverenlerin gündemi küresel salgın Covid-19’in yol açtığı olumsuz ekonomik koşulların üstesinden gelinmesidir. Toplumun geniş kesimlerinin beklentisi ve talepleri de bu yöndedir. Ne bundan önceki dönemde ne de bu süreçte sosyal tarafların kıdem tazminatının kaldırılarak yerine tamamlayıcı emeklilik sisteminin getirilmesine ilişkin herhangi bir talebi bulunmamaktadır. Böyle bir teklifin gündeme gelmesi ve tartışılması çalışma hayatının huzurunu bozmuştur. İşçileri ve ailelerini endişeye sevk etmiştir.

    5 – Türk-İş Başkanlar Kurulu, her yıl farklı adlar ve değişikliklerle gündeme getirilen ve kıdem tazminatında mevcut düzenlemeye göre hak kaybına neden olacak girişimlerin artık sona ermesi gerektiğini ifade etmektedir.

    6 – Kıdem tazminatı, Türkiye işçi sınıfının ve Türk-İş’in kırmızı çizgisidir. İş ve gelecek güvencesidir. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren kıdem tazminatı hakkından hiçbir şekilde vazgeçilemez. Kıdem tazminatının fona devredilmesi, süresinin azaltılması gibi bu hakkın tasfiyesine ya da zayıflatılmasına yönelik her türlü girişim karşısında işçinin haklı tepkisi ve talepleri kararlılıkla savunulacaktır.

    7 – Türk-İş Başkanlar Kurulu, bugün çalışanlar ve gelecekte çalışacak olanlar için kıdem tazminatının mevcut haliyle korunmasından yanadır. Kıdem tazminatının özüne yönelik hiçbir düzenlemeye katılım ve onay verilmeyecektir. Konfederasyonumuzun 21, 22 ve 23’üncü Olağan Genel Kurullarında “kıdem tazminatı” ile ilgili olarak oybirliğiyle alınan kararın gereği yerine getirilecektir.

    8 – Türk-İş Başkanlar Kurulu, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler dikkate alınarak sürekli toplantı halinde olacak ve Konfederasyonumuz tarafından sürdürülen çalışmaların daha sonraki aşamaları belirlenecektir. Bunun ilk adımı olarak 29 Haziran 2020 Pazartesi günü, 81 ilde Türk-İş Bölge ve İl Temsilcileri ile şube başkanları ve yöneticileri, işyeri temsilcileri, işçilerin katılımıyla basın toplantısı düzenlenecektir.

  • Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimine karşı eylem yapılacak

    Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimine karşı eylem yapılacak

    Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında işçi sesini yükseltiyor. Türk-İş bugün kıdem tazminatını görüşmek üzere başkanlar kurulunu toplantıya çağırdı. Pazartesi günü ise 81 ilde basın toplantısı yapılarak “kıdem tazminatında fona hayır” eylemi yapılacak.

    Türk-İş Başkanlar Kurulu bugün saat 10.00’da toplanacak. Toplantının gündeminde kıdem tazminatı var. Toplantı sonrasında da başkanlar kurulu bildirisinin yayımlanması bekleniyor. Türk-İş, bölge ve il temsilciliklerine gönderdiği yazıda 29 Haziran pazartesi günü saat 11.00’de düzenlenecek basın toplantılarına ilişkin bilgi verdi.

    Toplantıya şube başkanları, yöneticileri ve işyeri temsilcileri ile birlikte salgın önlemlerine dikkat edilerek geniş bir katılım sağlanması istendi. Türk-İş basın toplantısında yararlanılmak üzere bölge ve il temsilciliklerine açıklama metni de gönderdi. Pazartesi günü basın toplantılarında okunacak olan bu metinde, son günlerde çalışma yaşamında sıkıntılı bir durum yaşandığı, kıdem tazminatıyla ilgili bazı düzenlemeler yapılmak istendiğine dikkat çekildi.

    İşsizlik Sigortası Fonu kesintilerinin artırılmak istendiği, 25 yaş altı ve 50 yaş üstünde çalışanlara esnek çalışma getirilerek kıdem ve ihbar tazminatının ortadan kaldırılacağına işaret edilen metinde, kıdem tazminatı kaldırılarak yerine tamamlayıcı emeklilik sistemi getirileceği ancak ortada paylaşılan bir taslak olmadığı vurgulandı.

    “KIDEM TAZMİNATI İŞÇİ SINIFININ KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”

    Değişiklik için sosyal tarafların talebinin bulunmadığı, mutabakat da olmadığına işaret edilen metinde, ekonomide mevcut sıkıntıların aşılması için çözümün yine işçide arandığı, faturanın işçiye kesildiği belirtildi. Kıdem tazminatı hakkının masaya yatırılmak istendiği, daha esnek bir çalışma düzeninin kabul ettirilmeye çalışıldığı dile getirilen metinde, “Bunların hiçbirisini kabul etmiyoruz. Kıdem tazminatı, Türkiye işçi sınıfının ve Türk-İş’in kırmızı çizgisidir” denildi.  (HABER MERKEZİ)

     

  • Türk-İş: Açlık sınırı 2 bin 219, yoksulluk sınırı 7 bin 229 TL

    Türk-İş: Açlık sınırı 2 bin 219, yoksulluk sınırı 7 bin 229 TL

    Türk-İş’in verilerine göre ocak ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 219 TL, yoksulluk sınırı 7 bin 229 TL oldu.

    Türk-İş’in çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Ocak ayı sonuçlarını paylaştı.

    Yapılan araştırmaya göre, Ocak ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’ 2 bin 219 lira olarak belirlendi.

    Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı önceki aya göre 2.62 oranında arttı. Araştırmaya göre, süt, yoğurt, peynir grubunda, yıl sonu fiyat ayarlamaları sonrası yılın ilk ayında önemli bir fiyat değişikliği görülmedi. Dana kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı arttı, tavuğun fiyatı değişmedi. Balık fiyatındaki artış bu ay da devam etti. En fazla tüketilen hamsi ve istavritin kilogram fiyatı 30 liraya kadar yükseldi. Yine yumurtanın fiyatı geçen ay geriledikten sonra bu ay yükseldi. Bakliyat ürünlerinin, nohut hariç, tümünün fiyatı arttı. Sadece bu gruptaki ürünlerdeki fiyat artışlarının aylık mutfak masrafına getirdiği ek yük yaklaşık 45 lira oldu.

    MEYVE VE SEBZE FİYATLARINDA BÜYÜK ARTIŞ

    Araştırmaya göre yine meyve-sebze ortalama fiyatı bu ay yüzde 7.51 oranında arttı. Ailenin gıda harcaması içinde ağırlıklı yeri olan yaş sebze-meyvenin geçen ay 5.46 lira olan ortalama kilogram fiyatı bu ay 5.87 lira olarak hesaplandı.

    Sebzenin ortalama kilogram fiyatı geçen ay 5.75 lira iken bu ay 6.19 liraya yükseldi. Ekmekte önce yüzde 20 artırılan ve geri alınan artışın geçerli olması halinde, aile bütçesine getireceği yükün aylık 47 lira olacağı hesaplandı. Tereyağı, margarin, zeytinyağı ve ayçiçeği yağının fiyatı bu ay değişmedi. Siyah ve yeşil zeytin fiyatı ortalamada, az da olsa artarken çay ve ıhlamur fiyatı ile baharat fiyatları aynı kaldı.

     

  • Asgari Ücret Komisyonu 2’nci toplantısını yaptı

    Asgari Ücret Komisyonu 2’nci toplantısını yaptı

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak İş Sendikası ve DİSK ile beraber çalıştıklarını ve 2 bin 578 TL olan yoksulluk sınırının altındaki bir ücreti kabul etmeyeceklerini söyledi.

    Asgari Ücret Komisyonu, Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder başkanlığında ikinci toplantısını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Toplantıda işçileri temsilen Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, işverenleri temsilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç yer aldı.

    İlk olarak toplantıya ev sahipliği yapan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay konuştu. Diğer konfederasyonların zam tekliflerine değinen Atalay, Hak İş Sendikası ve DİSK ile beraber çalıştıklarını söyledi. 2 bin 578 TL olan yoksulluk sınırının altındaki bir ücreti kabul etmeyeceklerini ifade eden Atalay, “DİSK’in talep ettiği rakam başka. Hak-İş, ‘Ortak bir rakam olursa katkı sağlarız’ diyor. Bu aşamada süreci görmemiz lazım. Komisyon çalışma yapacak, inşallah çalışanlar lehine güzel bir toplantı olur, güzel bir rakam açıklanırsa biz de mutlu oluruz” dedi.

    KOMİSYON RAPOR VE VERİLERİ DİNLEYECEK

    Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder ise Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bağımsız bir komisyon olduğunu belirterek komisyonun çalışanların geçim şartları ve ülkenin ekonomik durumuna göre yeni asgari ücreti belirlemeye çalıştıklarını söyledi. İlk toplantıda Hazine ve Maliye ile Ticaret Bakanlıkları ve TÜİK’ten belirli konulardaki veri ve raporları komisyona sunmasını istediklerini dile getiren Önder, “Bugün, kamu kurum temsilcilerinin sunum yapmasını bekliyoruz. Komisyon bu veri ve raporları dinleyecek” dedi.

    Komisyonun 3’üncü toplantısı 17 Aralık günü Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ev sahipliğinde gerçekleştirecek.

    2019 yılı asgari ücret oranı 2 bin 20 TL olarak belirlenmişti.

  • 2020’de asgari ücret oranı ne olacak?

    2020’de asgari ücret oranı ne olacak?

    PİRHA – Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020 yılı için asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantısına başladı. İşçi ile işveren temsilcileri yapılan toplantılarda talep ve görüşlerini sunacak.

    İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2020’de geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantısına 14.00’te başladı.

    7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret görüşmeleri; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde başladı.

    ASGARİ ÜCRET NASIL BELİRLENİYOR?

    Asgari ücreti, yasa gereği 5’er işçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Komisyonda, işveren tarafını Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), işçi tarafını ise en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu için Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) temsil ediyor.

    Toplantıların adresi ise; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı.

    Yapılan ilk müzakereler ardından komisyon, işçi ve işverenin ev sahipliğinde de ayrı ayrı toplanacak. Komisyonun son toplantısı da yine Bakanlıkta yapılacak.

    Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.

    SÜRECE DİSK DE DAHİL OLDU

    Asgari ücretin belirlenme sürecine bu yıl Hak-İş ve DİSK de dahil oldu. İşçi kesimini temsil eden Türk-İş, bu yıl Hak-İş ve DİSK ile görüş alışverişinde bulundu. “Ayrıştığımız zaman bedelini beraber ödüyoruz. Yan yana gelmek mecburiyetindeyiz.” değerlendirmesinde bulunan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, bir kişinin yaşam maliyetinin 2 bin 578 lira olduğuna dikkat çekerek, yeni asgari ücrette bu rakamın göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

    Asgari ücret, halen bekar bir işçi için aylık brüt 2 bin 558 lira 40 kuruş, vergiler ve kesintiler düştüğünde net 2 bin 20 lira 90 kuruş olarak uygulanıyor.

    Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 3 bin 6 lira 12 kuruş. Bunun 2 bin 558 lira 40 kuruşunu brüt asgari ücret, 396 lira 55 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 51 lira 17 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.

    PİRHA / ANKARA

  • KESK’ten Toplu Sözleşme görüşmelerine ‘Emekçilerle alay etmeyin’ tepkisi

    KESK’ten Toplu Sözleşme görüşmelerine ‘Emekçilerle alay etmeyin’ tepkisi

    PİRHA – KESK, hükümetin kamu emekçilerine 2020 yılı için %4+%4, 2021 yılı için %3+%3 teklifini protesto ederek “günlük bir çay parasına denk gelmeyen sefalet ücretini kabul etmiyoruz” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Beş milyon kamu emekçisi ve emeklisini kapsayan toplu sözleşmede son güne gelindi. Türk-İş, Memur Sen ve Çalışma Bakanlığı arasında yapılan görüşmelerde mütabakat sağlanmaması durumunda sonraki süreç Yüksek Hakem Kurulu’na devredilecek.

    Görüşmelere dahil edilmeyen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri, hükümetin 2020 yılı için %4+%4, 2021 yılı için %3+%3 teklifini Çalışma Bakanlığı önünde protesto etti. Kamu emekçilerinin ve emeklilerinin kayıplarının görmezden gelindiğine vurgu yapan KESK’liler “3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emeklisi ile açıkça alay edilmektedir” dedi.

    “BU TEKLİFİ KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

    Dönem sözcüsü Nusret Sulkalar tarafından okunan basın açıklamasında şunlar dile getirildi:

    “Günlük bir çay parasına bile denk gelmeyen artışla kamu emekçileri ve emeklileri ile dalga geçilmeye devam edilmektedir. Maaşlarımızın ‘revize’ adı altında sefalet oranlarında artırılmasını öngören bu teklifi kabul etmek mümkün değildir.

    Buna rağmen yandaş konfederasyon yönetimi, hükümetin kamu emekçileri ile alay eden teklifini sadece hedeflenen enflasyon rakamlarının altında kaldığı için eleştirmekle yetinmektedir.  Söz konusu eleştiri bugüne kadar yaşadığımız kayıpları görmekten uzak, kısır bir değerlendirmeden ibarettir. Çünkü her şeyden önce yıllardır tüm emekçi kesimler gibi kamu emekçileri ve emeklileri de TÜİK’in çarpık enflasyon rakamlarına, hiçbir zaman tutmayan enflasyon hedeflerine mahkum edilmiştir.

    Oysa her zaman altını çizdiğimiz üzere bizler için asıl olan TÜİK vasıtası ile Ali Cengiz oyunları ile düşük tutulan çarpık enflasyon rakamları değil, mutfakta, çarşıda, pazarda yaşadığımız gerçek enflasyondur. Yaşanan gerçek enflasyon ile TÜİK’in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurum yıllardır maaşlarımızı eritmeye devam etmektedir.

    “HÜKÜMET, SEFALET VE YOKSULLUK TEKLİF ETMEKTE”

    Sadece son bir yıl içerinde dört kişilik bir ailenin açlık sınırında 350 TL artış yaşanmıştır. İğneden ipliğe zam furyası hız kesmeden devam etmektedir. Son iki ay içinde elektriğe, doğalgaza %15 zam gelmiştir. Tütün ürünleri son iki haftada %20 zamlanmıştır.

    Buna rağmen hükümet bir hafta önce sahnelenen kamu işçileri toplu iş sözleşmesi oyununu kamu emekçileri toplu sözleşmesinde de yenilemenin, açlık sınırının 2.100, yoksulluk sınırının 6.800 TL’yi aştığı, emekçi kesimlerin yaşadığı gerçek enflasyonun %30’ları bulduğu koşullarda toplam 5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmektedir.

    Yıllardır sermayenin, patronların bir dediğini iki etmeyenler,  Hazinenin ‘kefen parası’ olarak tabir edilen İhtiyaç Akçesine kadar halkın tüm kaynaklarını sermayenin, yandaş müteahhitlerinin emrine sunanlar sıra işçiye, kamu emekçisine, asgari ücretliye, emekliye gelince ‘kaynak yok’ demektedir.

    KESK olarak, toplamda beş milyonluk geniş bir kesimin beşte birini üye yaptığı için kendini ‘yetkili’ zannedenleri uyarıyoruz.

    Bugün böbürlendiğiniz noktalara nasıl geldiğinizi, sırtınızı nerelere dayadığınızı, mevcut anti demokratik yasalardan, gerçek, evrensel toplu pazarlık sisteminden uzak köhne sistemden nasıl nemalandığınızı dünya alem biliyor.

    Ne kadar ‘tarihi başarı’ nutukları atarsanız atın bugüne kadar danışıklı dövüş oyunlarından sonra imzaladığınız mutabakatların bedelini kendi üyeleriniz de dahil beş milyon kamu emekçisi ve emekli ödemiştir. Ödemeye de devam etmektedir.  Hiçbir kamu emekçisinin tarihe kara bir leke olarak geçecek yeni bir satış sözleşmesine tahammülü kalmamıştır.

    Dolayısıyla hiç kimsenin 3 milyon kamu emekçisine, 2 milyon kamu emekçisi emeklisine sefalet artış oranları dayatan,  temel hiçbir sorununu çözmeyen, aksine hepimizle alay edilen bu teklifi kabul etmeye, müzakereye değer görmeye YETKİSİ yoktur.

    Halktan Yana Bir Kamu Hizmeti, Güvenceli İstihdam-Güvenli Gelecek, Demokratik- Adil Bir Çalışma Yaşamı, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret ve tüm taleplerin hayat bulması için Gerçek Bir Toplu Pazarlık Hakkı için birlikte mücadele etmeye, yeni bir satış sözleşmesine izin vermemek için yan yana, omuz omuza olmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Adalet reformunu getirin Meclisten geçirelim

    Kılıçdaroğlu: Adalet reformunu getirin Meclisten geçirelim

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ülkede temel bir adalet sorununun olduğunu belirterek, “Adalet reformunu getirin Meclisten geçirelim.” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Nevşehir’de partisinin il başkanları toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, konuşmasında Ekim ayında Meclise getirilmesi planlanan Yargı Reformu Strateji Belgesi’ne değinerek, “Adalet reformunu getirin Meclisten geçirelim” dedi.

    Demokrasinin olmadığı yerde adaletin sağlanamayacağını belirten Kılıçdaroğlu,
    “Bu ülkenin hapishanelerinde suçsuz insanlar yatıyorsa, bunların suçsuz olduklarına dair Cumhuriyet Başsavcılarının da kararları varsa ve bu kararlara rağmen bu gazeteciler hala hapisteyse bu ülkede temel bir adalet sorunu var demektir.” dedi.

    KILIÇDAROĞLU’NDAN TÜRK-İŞ’E: SARI SENDİKACILIK EN FELAKET ŞEYDİR

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Ergün Atalay’ın basına yansıyan sözleriyle ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Sendikacılık işçinin hakkını aramaktır. Güç karşısında işçinin hakkının teslim edilmesidir. İşçinin alın terini saraya pazarlarsa ona sendikacı denmez. Üstelik görüşmeyi kapalı kapılar ardından sarayda yapmışsa kendisini teslim etmiş oraya. İşçinin alın teri kadar değerli bir şey yok. Beyefendi bizim iki üç maaşımız yok. Sen Saray’da oturuyorsun kira vermiyorsun, hiçbir masrafın yok. Her şey bedava, aylığına yüzde 20 zam yaptın, işçi bunların tamamını ödüyor sen ona yüzde 8 zam veriyorsun. Bu nasıl hak aramadır. Sendikanın genel başkanı işçinin alın terini pazarlıyor. Batsın sizin sendikacılığınız. Sarı sendikacılık bu ülkenin başına gelen en felaket şeydir.” (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş eylem kararı aldı

    Türk-İş eylem kararı aldı

    2019-2020 toplu sözleşme görüşmelerinde uzlaşmazlıklardan dolayı Türk-İş Koordinasyon Kurulu eylem kararı aldı. Genel Başkan Ergün Atalay, “Bu yaştan sonra grev meraklısı değilim ama kanundan aldığımız yetkiyi kullanmaktan hiç çekinmeyiz” dedi.

    Türk-İş koordinasyon kurulu, 2019-2020 toplu sözleşme görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine eylem kararı aldı. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay bayramdan sonra Perşembe günü sabah tüm işçilerin katılımıyla işyerlerinde basın açıklaması yapacaklarını söyledi. İşçiler cuma günü öğle yemeği yemeyecek. Pazartesi günü ise sendika temsilcileri Ankara Güvenpark’ta buluşacak.

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, kamudaki 200 bin işçiyi ilgilendiren 2019 yılı Toplu İş Sözleşmesi süreciyle ilgili, “Masa başında bitmesini arzu ediyoruz. Ben bu yaştan sonra grev meraklısı değilim ama kanundan aldığımız yetkiyi kullanmaktan hiç çekinmeyiz, onu da yaparız” demişti.

    Eylem kararının ardından Türk-İş’ten yapılan duyuruda şu bilgiler verildi:

    KAMUOYUNA DUYURULUR

    Süresi 2019 yılında yenilenecek kamu kesimi toplu iş sözleşmelerinde gelinen son durumu değerlendirmek amacıyla Kamu Koordinasyon Kurulu ile Ankara’da bulunan sendika genel başkanlarının katılımıyla yapılan toplantıda aşağıdaki kararlar alınmıştır.

    15 Ağustos 2019 Perşembe günü sabahı, hazırlanan ve ekte gönderilen bildiri işyerlerinde mesai başladığında okunacak ve ardından bir saat oturma eylemi yapılarak işçilerin üretimden gelen gücü gösterilecektir.

    16 Ağustos 2019 Cuma günü işyerlerinde işçiler öğle yemeği yemeyerek ortak tepkilerini gösterecektir.

    19 Ağustos 2019 Pazartesi günü Türk-İş üyesi sendikaların bütün genel başkan ve merkez yöneticileri ile şube yönetim kurulu üyeleri saat 10.00’da Ankara’da genel merkez binamızda toplanacaktır. Daha sonra Güven Park’a gidilerek kitlesel basın açıklaması yapılacaktır.

    Bu süreçte Türk-İş Başkanlar Kurulu 15 Ağustos 2019 Perşembe gününden itibaren Ankara’da olağanüstü toplanarak gelişmeleri değerlendirecek ve gerektiğinde yeni kararlar alacaktır. (HABER MERKEZİ)

  • Açlık ve yoksulluk sınırı bakın ne kadar oldu!

    Açlık ve yoksulluk sınırı bakın ne kadar oldu!

    Türk-İş’in araştırmasına göre, şubat ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 29, yoksulluk sınırı 6 bin 609 lira hesaplandı.     

    Türk-İş tarafından çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın şubat ayı sonuçları açıklandı.

    Araştırmaya göre, bu ay 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 2 bin 29 lira olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 6 bin 609 lira oldu.

    Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 1 oranında arttı. Yılın ilk iki ayında fiyatlardaki artış yüzde 4,52’ye ulaştı. Gıda enflasyonunda 12 ay itibarıyla artış yüzde 23,97 hesaplandı.

    Araştırmada, süt ve yoğurt fiyatı aynı kalırken, daha önce genellikle bir kilogram olan paketlerin ağırlıklı olarak 800 grama düşürüldüğü gözlendi. Buna bağlı olarak peynir kilogram fiyatında artış belirlendi. Hesaplamada tulum ve kaşar peyniri gibi nispeten pahalı peynir çeşitleri, bu ay yine kapsam dışında tutuldu.

    Kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı aynı kaldı. Marketler ile tanzim satış mağazasındaki fiyat farkı -örneğin bir kilogram kıymada- 9 lira olarak hesaplandı. Tavuk fiyatı geçen aya göre düştü fakat balık fiyatı yükseldi. Sakatat fiyatı -dana ciğerdeki artış dışında- değişmedi. Geçen ay fiyatı artan yumurtanın tanesi birkaç kuruş ucuzladı. Bakliyat ürünlerinde bu ay önemli bir fiyat değişikliği olmadı.

    Geçen ay yüzde 25,90 oranındaki artışla 7 lira olarak hesaplanan ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay yüzde 4,71 oranındaki artışla 7,33 lira oldu. Kuru soğan fiyatı biraz geriledi, patates fiyatı aynı kaldı. Ispanak, pırasa, havuç, kabak fiyatı gerileyen sebzeler arasında yer alırken, salatalık ve pazı ile kerevizdeki artış dikkati çekti. Domates, limon, karnabahar, lahana, yer elması fiyatı değişmeyen sebzeler arasında yer aldı.

    Araştırmaya göre tereyağı fiyatı aynı kaldı, bazı margarin ürünleri marketlerde yer almazken ikame ürün fiyat ortalaması biraz yükseldi. Zeytinyağı ile ayçiçek yağının fiyatı değişmedi. Zeytin fiyatı -yeşil ve siyah zeytin ortalaması olarak- bazı çeşitlerde yapılan indirimin etkisiyle biraz geriledi. Şeker, bal, pekmez ve tuz fiyatı da değişmedi ancak salça zamlandı. Uygulanan kampanya çerçevesinde geçen ay biraz gerileyen reçel fiyatı bu ay yeniden arttı. Çay ve ıhlamur fiyatı ise değişmedi.

  • Haribo’da işten atılan Alevi işçi: Sendika ilgilenmedi, patroncu oldu-VİDEO

    Haribo’da işten atılan Alevi işçi: Sendika ilgilenmedi, patroncu oldu-VİDEO

    PİRHA-Alevilere yönelik hakarete tepki gösterdiği ve camiye gitmeyi reddettiği için çalıştığı Haribo şeker fabrikasından işten çıkarılan Veli Erdoğdu, vardiya amirlerinin şahitleri dinlemediğini ve  Tekgıda-İş Sendikası’nın da kendisiyle ilgilenmediğini söyledi. 

    Tokatlı, bir çocuk babası olan 40 yaşındaki Veli Erdoğdu, 3 yılı aşkın bir süredir çalıştığı Pamir Gıda/Haribo Şekerleme Fabrikası’ndan 16 Ocak’ta işten çıkarıldı. Erdoğdu, camiye gitmeyi reddettiği ve Alevilere yönelik hakarete itiraz ettiği için işten çıkarıldığını söyledi.

    “CEMEVİNE GİDERSİN AMA…”

    İşten çıkarılmasıyla ilgili PİRHA‘ya konuşan Erdoğdu, bunun ilk olmadığını daha önce de birkaç kez sohbetlere çağrıldığını ve sürekli reddettiğini belirterek bu çağrılışında Alevilere hakaret edildiği için sinirlendiğini ifade etti. Tartıştığı arkadaşı Adem’in, Kadiri cemaatine mensup olduğunu söyleyen Erdoğdu, aralarında geçen diyaloğu şöyle anlattı:

    “Ben meydancıyım, işim gereği geziyorum. Sepet doluyor birkaç dakika sonra almaya gidiyorum. Adem’in yanına gittim. ‘Sohbetlere gidiyoruz ağabey sende buyur gel’ dedi. ‘Ben de ‘Ben Aleviyim. Benim böyle şeylerle işim olmaz’ dedim. ‘Olsun ağabey sonuçta insansın, katıl çok iyi bir şey olur’ dedi. ‘Ben sana cemevine gel diyor muyum? İstediğin yere git’ dedim uzaklaştım oradan. 3, 4 dakika sonra onun yanına gittim tekrar ‘Cemevine gidersin ama’ dedi. Sonra ‘Cemevinde siz mum söndürme yapıyorsunuz. Bunu Mehmet Ali Erbil de söyledi’ dedi. O anda ben de sinirlendim, itekledim bunu. ‘Seni idareye söyleyeceğim, çok pis laflar konuşuyorsun’ dedim. ”

    “VARDİYA AMİRLERİ ŞAHİTLERİ DİNLEMEDİ”   

    Tartıştığı arkadaşının kendinden önce davranarak onu vardiya amirlerine şikayet ettiğini belirten Erdoğdu, “‘Bana vurdu. Ben buraya dayak yemeye mi geldim. Camiye küfretti’ diye yalan şeyler uydurmuş bir sayfa tutanak yazmış benim hakkımda” dedi. Vardiya amirlerinin kendisini çağırarak olayı anlatmasını istediklerini ama kendisini dinlemediklerini söyleyen Erdoğdu, başka bir çalışan arkadaşının olaya birebir şahit olduğunu, ancak bunu vardiya amirlerine söylediğinde amirlerinin onu dinleme gereği bile duymadıklarını kaydetti. Kendisine de bir tutanak yazdırıldığını söyleyen Erdoğdu, 25/2 maddesinden işten çıkarıldığını ve tazminatını vermediklerini belirtti.

    “SENDİKA BENİ BAŞINDAN ATTI”  

    Sendikalı olduğu için sendika temsilcisini arayıp durumu anlatan Erdoğdu, telefonda kendisini oyaladıklarını sonrasında Tekgıda-İş Sendikası’nın şubesine giderek olayı anlattığını ancak orada da kendisini dinlemediklerini belirterek şunları dile getirdi:

    “Tekgıda-İş genel merkezini 3 defa aradım Mustafa Türker’den randevu almak için. Bir hafta sonra döndü bana. Türker’in yurt dışına gitmesi lazımmış, işleri çok yoğunmuş, benimle ilgilenemezmiş. ‘İlgileneceği bir günü söyleyin o gün geleyim’ dedim. Onlar da başından attı, dinlemediler.”

    “SENDİKAYI BİZ GETİRDİK PATRONCU OLDU” 

    Türk-İş’e bağlı Tekgıda-İş Sendikası’nı fabrikaya getirmek için grev ve eylemler yaptıklarını hatırlatan Erdoğdu, “Seçilmiş temsilcileri işten çıkardılar, sendika patronla birlikte temsilci atadı sonra. Biz getirdik patroncu oldu sendika” dedi.

    Hem işverenin hem sendikanın kendisini dinlememesi üzerine sesini medya yoluyla duyurup derdini anlatmak istediğini dile getiren Erdoğdu, arabulucuya başvurduğunu ve önümüzdeki Pazartesi günü arabuluculukta görüşeceklerini belirtti. Arabulucluk işe yaramadığı taktirde işe geri dönüş davası açacağını kaydetti.

    Erdoğdu, kendisinin medyada sesini duyurmasının ardından vardiya amirlerinin, olayı görenleri şahitlik yapmaları halinde işten çıkarmakla tehdit ettiklerini iddia etti.

    Olay hakkında Cumhuriyet’e konuşan Tekgıda-İş Sendikası İstanbul Avrupa Yakası Şube Başkanı Turgay Koç işçinin Alevi olduğu için değil, çalışma arkadaşını darp ettiği için işten atıldığını söyledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Asgari ücret bugün belli oluyor

    Asgari ücret bugün belli oluyor

    Önümüzdeki yılda uygulanacak asgari ücret bugünkü toplantıyla kesinlik kazanıyor. TÜİK’in önerdiğine göre bu rakam “orta” statüdeki işlerde bin 978 lira 80 kuruş, “hafif” statüdeki işlerde ise bin 841 lira 40 kuruş.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2019’da uygulanacak asgari ücreti belirlemek üzere son toplantısını bugün yapıyor. Bugünkü toplantıyla beraber 2019’da geçerli olacak asgari ücret belirlenmiş olacak.

    Asgari ücret şu an Asgari Geçim İndirimi (AGİ) ile birlikte 1603 lira olarak uygulanıyor. Bu yıl komisyonda ilk kez asgari ücretli bir çalışan yer alıyor.

    TARAFLAR NE DİYOR?

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün saat 10.00’da toplantıya başladı. Toplantıda işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor.

    Türk-İş, asgari ücret görüşmelerine 2 bin liranın üzerinde başlanılmasını, bu rakama enflasyon oranındaki artışın yanında refah payının da eklenmesini talep ediyor.

    TİSK de yeni asgari ücret belirlenirken belirlenen makro ekonomik hedeflerin yanı sıra verimliliğin dikkate alınmasını, yüzde 2 olan işsizlik sigortası işveren payının 2019 yılı için alınmamasını talep ediyor.

    Görüşmede yer almayan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise asgari ücretin geçim ücreti olması gerektiğini belirtiyor ve bu rakamın aylık net 2 bin 800 lira olması gerektiğini savunuyor.

    Komisyon, ücreti belirlemek için üçüncü toplantısını 20 Aralık’ta yapmıştı. Toplantıda, bir işçinin asgari geçim tutarını komisyonla paylaşan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), asgari ücretin “ağır” statüdeki işlerde 2 bin 213 lira 40 kuruş olarak önermişti.

    TÜİK’in önerdiğine göre bu rakam “orta” statüdeki işlerde bin 978 lira 80 kuruş, “hafif” statüdeki işlerde ise bin 841 lira 40 kuruş. TÜİK’in önerdiği rakamların, gerek işçi gerekse de işveren tarafının tekliflerinin somutlaşması ve pazarlıklara başlanması bakımından belirleyici niteliği bulunuyor.

     

  • Asgari ücret görüşmeleri başladı

    Asgari ücret görüşmeleri başladı

    Türk-İş, TİSK ve hükümet üyeleri, 2019’da geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için görüşmelere başladı.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2019’da geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için bugün ilk kez toplandı.

    Toplantı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleşiyor.

    Toplantıda işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor.

    Bu yıl komisyonda asgari ücretli bir çalışan da yer alıyor.

    Yasa gereği beşer işçi, işveren ve devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısının ardından işçi ve işverenin ev sahipliğinde de ayrı ayrı toplanacak.

    2019 yılında geçerli olacak asgari ücretin açıklanmasının beklendiği dördüncü ve son toplantı ise yine Bakanlık’ta yapılacak.

    Türk-İş’e göre asgari ücret en az 2000 lira olmalı.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfedarasyonu (DİSK) ise bu rakamın aylık net 2 bin 800 lira olması gerektiğini savunuyor.   (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş’in araştırmasına göre açlık ve yoksulluk sınırı arttı

    Türk-İş’in araştırmasına göre açlık ve yoksulluk sınırı arttı

    PİRHA – Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) aylık açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, açlık sınırı dört kişilik bir aile için aylık 1893 liraya, yoksulluk sınırı ise 6166 liraya yükseldi.

    Geçen yıl eylül ayında açlık sınırı 1523 lira, yoksulluk sınırı 4960 lira, bir önceki ay ise açlık sınırı 1812 lira, yoksulluk sınırı 5904 liraydı. Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı geçen aya göre 81 lira, yoksulluk sınırı tutarı ise 231 lira arttı. Yılbaşına göre artış tutarı sırasıyla 285  ve 929  lira oldu. Son bir yılda mutfağa gelen ek yük 371, aile bütçesine gelen ek yükse 1207  lira arttı. Ayrıca rapora göre, bir çalışanın -sadece kendisi için- yapması gereken yaşama maliyeti ise aylık 2 bin 312 lira olarak hesaplandı.

    “GIDA FİYATLARI SON SÜRAT YÜKSELMEKTE”

    Türk-İş’ten yapılan açıklamada, “2018 yılının ilk altı aylık döneminin ardından gıda fiyatları son sürat yükselmeye devam ediyor. Etiketler neredeyse her gün değişmeye başladı. Mevsim etkileri nedeniyle yaz mevsiminde genellikle gerileme gösteren sebze-meyve fiyatı bile arttı. Ücretli çalışanlar başta olmak üzere dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim şartları dayanılmaz boyutlara ulaştı”  dendi.

    “BİR GÜNLÜK EMEĞİN KARŞILIĞI BİR KİLOGRAM KUŞBAŞI ETMİYOR”

    Raporda ayrıca şöyle denildi: “Asgari ücretli açısından bir günlük emeğin karşılığı bir kilogram kuşbaşı et bile değildir. Bugün ele geçen asgari ücret dört kişilik bir ailenin sadece 21 günlük gıda harcamasını karşılayabilmektedir. Yoksulluk sınırı tutarına ise ancak 8 gün yetmektedir. Milyonlarca işçinin ailesiyle birlikte geçim ücreti olan asgari ücretin bir an önce artırılması, düşük ücretle çalışanların satın alma gücünde -bir nebze de olsa- iyileşme sağlayacaktır.” (HABER MERKEZİ)

     

  • Flormar işçilerinin direnişine polis baskını-VİDEO

    Flormar işçilerinin direnişine polis baskını-VİDEO

    PİRHA – Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Flormar fabrikasında 84 gündür direnen Flormar işçilerinin direnişine karşı polis müdahalesi başladı. Grev yapan işçilerin fabrika önüne astığı direniş pankartları polis tarafından toplatıldı.

    Türk-İş’e bağlı Petrol-İş sendikasına üye oldukları için işten atılan ve direnişe başlayan Flormar işçilerine yönelik polis baskısı arttı. Direnişin 84. gününde fabrika önüne gelen polis, “Yukarıdan talimat aldıklarını” söyleyerek işçilerin pankartlarını indirdi.

    Direniş alanında işçilerle birlikte bulunan Petrol-iş Gebze Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek polis müdahalesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “Bugün Flormar direnişimizin 84. günü. Sabah geldik emniyet güçleri tarafından baskıya maruz kaldık” diyen Kırmızıçiçek, “Özelikle OHAL’in kalkmasından sonra mesaj alınmıştır. Polisler burada müziğin sesini kısmamız ve fabrika önünde durmamamız gerektiği konusunda bizi uyardılar” dedi.

    Kırmızıçiçek, yaşananları şöyle aktardı: “Polisler ‘Pankartları asmayın ve fabrikanın kaldırım tarafında durmayın’ dedi. İlk önce siviller geldi. Pankartları asmamamız gerektiğini söylediler. Gerekçelerini sorduk? ‘Yukarıdan gelen talimat böyle’ dediler. Bunlara uymayacağımızı söyledik ve ‘Burada talimat almıyoruz bizim de sendikamız var, sendikamızın aldığı karar noktasında eylemimizi sürdüreceğiz’ dedik. 6 araç çevik kuvvet ekibi gelerek pankartları müdahaleyle kaldıracaklarını söylediler.”

    Polis baskısının Flormar yönetiminin talebiyle arttığını bu nedenle pankartları indirmek zorunda kaldıklarını belirten Kırmızıçiçek, “Fabrika önünde bulunan işçilere yönelik baskısını artıran polis, gerekçe olarak ‘eylemin siyasallaşmasını’ gösteriyor.  Siyasi partilerin, kadın örgütlerinin, işçi sendikalarının Flormar işçilerine verdikleri destekten rahatsız oluyorlar” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Ankara’da 1 Mayıs açıklaması: Sömürüye, baskılara karşı alanlardayız-VİDEO

    Ankara’da 1 Mayıs açıklaması: Sömürüye, baskılara karşı alanlardayız-VİDEO

    PİRHA – Türk-İş Ankara İl Temsilciliği, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TTB, Ankara Tabip Odası, TMMOB Ankara il Koordinasyonu Ankara Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirler Odası 1 Mayıs İşçi Bayramı gündemli ortak basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Sömürüye, savaşa, baskılara karşı 1 Mayıs’ta alanlara” diyerek çağrı yapıldı.

    1 Mayıs İşçi Bayramı’na ilişkin Türk-İş Ankara İl Temsilciliği, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TTB, Ankara Tabip Odası, TMMOB Ankara il Koordinasyonu Ankara Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirler Odası ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamayı okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu dönem sözcüsü Eğitim Sen 1 nolu Şube Başkanı Sultan Saygılı, “İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’a bir aydan az bir zaman kaldı. Hükümetin patron yanlısı icraatları, yoksul ve dar gelirlilerin, hayatını, her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Savaşın faturası, halka kesilirken, patronlara, yeni “müjdeler” geliyor. Grevler ve her tür hak arayışı, OHAL bahane edilerek yasaklanıyor. Gerçek ücretler sürekli düşerken, enflasyon çift haneli rakamlarla ifade ediliyor. Günde 4-5 işçinin iş cinayetlerine kurban gitmesi, iş güvenliği ve işçi sağlığı yasasının uygulanmasının ertelenmesine engel olmuyor” ifadelerini kullandı.

    “OHAL SÜREKLİ BİR DÜZEN OLARAK KORUNMAK İSTENİYOR”

    “Devlet hastaneleri, özel hastanelere dönüşüyor. Gençler gelecekten umutsuz. İşsizlik rakamları hızla büyüyor. İşsizliğin; faturası kadınlara yıkılarak ve kadın sömürüsü artırılarak aşılmak istenmektedir. Genç işsizlik oranı, her geçen gün artmaktadır. Hükümetin gençliğe vaadi “şehitlik”, “gazilik” ve “Kanıyla, toprağı sulayıp, bayrağı renklendirmekten ibarettir” diye konuşan Sayılı sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ortalama işçi ücreti ile asgari ücret neredeyse aynılaşmış durumda. İş güvencesine son darbe için, Hükümet; bir yandan “kıdem tazminatı”nı fona bağlayarak, öte yandan kamu emekçilerinin iş güvencesini kaldırmak için son hazırlıkları tamamlamaktadır. İşçilerin taleplerini dinlemeyen hükümet, memurların da haklarını her gün daha fazla budayarak, düşük zam, iş güvencesini kaldırma girişimleri ile güvencesiz ve düşük ücretle çalışmayı dayatıyor.
    Ekonomi 2017 yılında yüzde 7,4 büyürken işsizlik ve yoksullukta büyümüş, cari açık büyümüş, Dolar ve Avro tavan yapmış durumda.

    Kadın cinayetleri, tecavüz ve çocuk istismarları, her geçen gün artıyor. Vatandaşı, facebook hesaplarına kadar inceleyip, ceza yağdıranlar, kadınları ve çocukları korumaktan uzaklar. AKP hükümeti, iktidarını sağlamlaştırsın, seçimlerde biraz daha oy toplasın ve AKP’li patronlar Suriye’de enerji ve inşaat işlerinden pay kapsın diye, hükümetin içeride ve dışarıda yürüttüğü savaş, halkın yoksullaşmasına, gençlerin ölmesine yol açıyor. Ülkede yasal grevler bile, hükümet tarafından yasaklanmakta, OHAL sürekli bir düzen olarak korunmak istenmektedir. Bütün bunların üstünde “tek adam rejimi” inşa edilmesi için hayli yol alınmış bulunmaktadır. Ülkenin her önemli sorunu, içeride ve dışarıda savaş politikaları devreye sokularak çözülmek istenmektedir. Irk, din-mezhep ve siyasi ayrımlar körüklenerek, işçiler, emekçiler bölünmeye ve kışkırtılmaya çalışılmaktadır.”

    “BU GİDİŞE DUR DİYECEK BİRLEŞİK MÜCADELE OLACAKTIR”

    Saygılı, “1 Mayıs, işçi sınıfının “birlik, dayanışma ve mücadele günü” işte bu şartlarda yaklaşıyor. İzleyerek, hükümetten çare bekleyerek varılacak yer, daha fazla yoksulluk, daha fazla işçi kanı, daha fazla kadın ve çocuk istismarı, daha fazla genç ölümüdür. Bu gidişe dur diyecek işçilerin, memurların, kadınların, gençlerin birleşik mücadelesi olacaktır” dedi.

    1 Mayıs günü için alınan kararları açıklayan Saygılı şunları aktardı:

    “Bizler, TÜRK İŞ Ankara İl Temsilciliği, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TTB Ankara Tabip Odası, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirler Odası olarak, Ankara da diğer kurumlarla da bir araya gelerek; patronlar ve hükümetlerinin, bir yandan işçi sınıfının ve emekçilerin “Kazanılmış haklarına yönelik saldırılarına” öte yanda da “Ülkenin OHAL (ve KHK’ler) ve ‘fiili savaş hali’ ile yönetilmesine” karşı, 1 Mayıs’ta alanlarda olacağımızı açıklıyoruz.

    Yukarıdaki açıkladığımız kurumlar ile Nisan ayı buyunca kamuoyuna yönelik “Stant açarak,” “çeşitli toplantılar ve etkinlikler düzenleyerek”, 1 Mayıs’ı, taleplerimizi alanlara taşıdığımız bir gün olarak, tüm emek ve demokrasi güçlerinin katılımıyla, kitlesel bir biçimde, kutlama kararını aldık. ”

    “SÖMÜRÜYE, SAVAŞA, BASKIYA KARŞI 1 MAYIS’TA ALANLARA”

    Saygılı son olarak alanlarda olacaklarını belirterek şunları kaydetti:

    “1 Mayıs’ta; işçi sınıfının kazanılmış haklarının savunulması, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, özgürlüklerin ve demokratik kazanımların, korunup geliştirilmesi,
    Hükümetlerin savaş politikalarına ve bu politikaların işçi sınıfına ve halklara fatura edilmesine karşı sömürüye, savaşa, baskılara, karşı 1 Mayıs’a alanlara diyor ve çağrımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

    Öyleyse bütün dünyanın işçileriyle birlikte;
    -İşçi sınıfını ve emekçilerin haklarının daha ileriden savunulması için,
    -İş, ekmek ve özgürlük için,
    -Savaşa, savaş politikalarının faturasına, hayır demek için,
    -Sömürüye, emperyalist-kapitalist çözüm ve kurtuluş planlarına, hayır demek için 1 Mayıs’ta, alanlardayız.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Çoğunluk kararıyla asgari ücret 1603 TL

    Çoğunluk kararıyla asgari ücret 1603 TL

    PİRHA- Asgari ücret 1603 Türk lirası olarak belirlendi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu tarafından yapılan açıklamada sonucun çoğunluk kararıyla belirlendiğini belirterek, “yeni asgari ücreti brüt 2029, net 1603 Türk lirası. Artış oranı ise yüzde 14.2.”dedi.

    7 milyon kişi asgari ücretle çalıştığı, bunun yanında çalışanların tamamını ilgilendiren asgari ücretin artış oranını eleştiren Türk-İş Genel Sekreteri Nazmi Irgat “Asgari ücrete katılmıyoruz, muhalefet ediyoruz” dedi.

    HABER MERKEZİ

  • Türk-İş, 2018 yılı asgari ücret talebini açıkladı

    Türk-İş, 2018 yılı asgari ücret talebini açıkladı

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, asgari ücretin 2018 yılında net 1893 lira olmasını talep ettiklerini açıkladı.

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Asgari Ücret Komisyon Toplantısının başlamasının ardından yaptığı açıklamada, TÜİK’in asgari geçim standardını 1893 TL olarak belirlediğini açıkladı. Bu rakamı kabul ettiklerini belirten Atalay, “Altına imza atalım bu iş bitsin” dedi.

    Atalay, taşeron işçilerin kadro düzenlemesiyle ilgili olarak, “KİT’lerdeki çalışanların kadroya alınmasıyla ilgili sorunun büyük ölçüde çözüleceğini bekliyoruz” ifadesini kullandı.

  • Madencilerin direnişi sonuç verdi

    Madencilerin direnişi sonuç verdi

    Madenlerin özelleştirilmesine karşı kendilerini madene kilitleyen binlerce madenci, devletin işlettiği ocaklarda özelleştirme yapılmayacağının sözünü alınca eylemlerini bitirdi.

    Meclis’te bu hafta görüşülmesi beklenen torba yasanın 58’inci maddesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) elindeki ocakların özelleştirilmesinin önünü açacak bir madde bulunuyor.

    Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) öncülüğünde özelleştirmeye karşı çıkan madenciler, önce basın açıklaması, sonra miting, ardından da ocakta eylem yapıp maddenin iptalini istemişti.

    Binlerce madenci ocaklarda kendini kilitlemişken ‘beklenen’ haber Ankara’dan geldi.

    Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda yetkililerle görüşüp Zonguldak’ta madencilere seslendi.

    “ANLAŞTIK”

    Türk-İş Genel Başkanı Atalay, bakanlık yetkililerinin maddede bir sorun olmadığını söylediğini ancak kendilerinin taleplerini aktardıklarını kaydetti.

    Atalay bakanlıklarla anlaştıklarını söyledi: “Dedik ki; ’58’inci maddenin Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun devlet eliyle işletilen sahaları hariç tutulacak.’ Sabaha karşı saat 03.30’da bunda anlaştık. Perşembe günü Meclis gündemine getirecekler. Bu iki kelimeyi ilave ettikten sonra bizim hiç problemiz kalmayacak.”

    MADENCİLER OCAKLARDAN ÇIKTILAR

    Türk-İş başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: “Maden işçilerinin eylemi ardından sendika başkanı Ankara’ya geldi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratlarıyla görüştük. Bize, ‘Siz nasıl rahatlarsınız? Ne istiyorsunuz?’ dediler. Biz torba yasadaki maddeye ‘Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun devlet eliyle işletilen sahaları hariç’diye bu iki kelimeyi koyun dedik. ‘Tamam’ dediler. Yani TTK sahalarıyla ilgili 58’inci maddede kapsam dışında olacak. Onun için bir sıkıntımız yok. Özelleştirilmeyle ilgili bir tedirginlik ve kaygımız yok. Böyle bir çalışma yok. Böyle bir şey olmaz. Ben buradayım. Böyle bir çalışma olursa milletten hemen sonra ben gelip kapatırım aşağıya kendimi. Sonra siz beni çıkartamazsınız. İşin esprisi. Böyle bir çalışma, böyle bir problemde yok.”

    Madenciler de ocaklardan çıkıp evlerine gitti.