Etiket: tutuklama

  • Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu tutuklandı

    Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu tutuklandı

    Kayyum atanan DBP’li Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu ile HDP Mersin İl Eşbaşkanı Sadun Doğan’ın da aralarında olduğu 15 kişi tutuklandı.

    Mersin’de aralarında kayyum atanan Akdeniz Belediye Eş Başkanı Yüksel Mutlu ile HDP Mersin İl Eşbaşkanı Sadun Doğan’ın da bulunduğu 22 kişi sabah saatlerinde Mersin Adliyesine sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 22 kişiden 3’ü savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 19’u ise “Örgüt üyesi olmak”, “Örgüt propagandası yapmak” ve “Örgüt adına faaliyette bulunmak” suçlamaları ile nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

    Mahkemeye sevk edilen 19 kişiden 4’ü adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edilen Yüksel Mutlu, Sadun Doğan, Sedat Akbay, Raziye Söner, Selman Günbat, Kahraman Oğuz, Selahattin Karakeçili, Nuriye Arslan, Şükrü Alkanlı, Abdulkerim Avcıoğlu, Mehmet Emin Sungur, Ayşe Aydoğan, Mehmet Emin Sarıgül, Fatmagül Demirtağ, Mustafa Salış isimli 15 kişi aynı gerekçelerle tutuklandı. Fahriye Cengiz, Abdulkerim Timur, Saffet Yıldırm ve Salih Akti ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    Mersin’de gözaltına alınan 100’ün üzerinde kişinin tamamının işlemlerinin bittiği öğrenilirken, kentte 12 Aralık’ta başlayan operasyonlardan bu yana 69 kişi tutuklanmış oldu.

    Mersin (DK)

  • HDP Ankara Eşbaşkanı Binici tutuklandı

    HDP Ankara Eşbaşkanı Binici tutuklandı

    Ankara’da 12 Aralık’ta gözaltına alınan ve aralarında kapatılan DİHA’nın Ankara Haber Şefi Kenan Kırkaya ile HDP İl Eşbaşkanı İbrahim Binici’nin de bulunduğu 8 kişi adliye çıkarıldı.

    Savcılıkta ifadeleri alınan İbrahim Binici, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Yöneticisi Civan Yıldırım ile TUAD-FED çalışına Mehmet Baytekin ve Üsküdar Yumuş tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilirken, gazeteci Kırkaya ve beraberindeki 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Nöbetçi mahkemeye çıkarılan Binici, Yıldırım, Baytekin ve Yumuş, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

  • DBP’li 3 belediye eş başkanı daha tutuklandı

    DBP’li 3 belediye eş başkanı daha tutuklandı

    DBP’li belediye başkanlarına yönelik başlatılan operasyonlar kapsamında Hizan Belediye Eş Başkanı İhsan Uğur, Mutki Belediye Eş Başkanı Özcan Birlik ve Yolalan Belediye Eş Başkanı Felemez Aydın tutuklandı.

    Bitlis’in 14 Aralık’ta düzenlenen operasyonlar ile gözaltına alınan Mutki Belediye Eş Başkanı Özcan Birlik, Hizan Belediye Eş Başkanı İhsan Uğur ve Yolalan Belde Belediye Eş Başkanı Felemez Aydın emniyetteki işlemlerinin ardından dün akşam adliyeye getirildi.

    Savcılık ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edilen 3 eşbaşkan “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    DBP’Lİ 46 BELEDİYEYE KAYYIM ATANDI 64 EŞ BAŞKAN TUTUKLU

    DBP’nin 64 belediye eş başkanı tutuklu bulunuyor. Yerel seçimlerde 80’e yakın belediyeyi Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adıyla kazanan DBP’nin şu an 46 belediyesini kayyım yönetiyor.

    Son bir yılda partinin 3 bin 51 üyesi tutuklandı.

  • Doğan Holding Ankara Temsilcisi tutuklandı

    Doğan Holding Ankara Temsilcisi tutuklandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma çerçevesinde, ‘terör örgütüne yardım ettiği’ iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu’nun ifade işlemleri sona erdi.

    İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, Muratoğlu’nun tutuklanmasına karar verdi.

  • Gazeteci Hüsnü Mahalli’ye tutuklama talebi!

    Gazeteci Hüsnü Mahalli’ye tutuklama talebi!

    Mahalli’nin sağlık problemleri bulunduğu belirtilmişti. Mahalli, öğleden sonra rahatsızlanınca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılmıştı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Mahalli’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 

    Devlet büyüklerine sosyal medya üzerinden hakaret ettiği öne sürülen Mahalli, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Mahalli’nin tutuklanması talep edildi.

     

  • 5’i profesör 7 akademisyen daha tutuklandı

    5’i profesör 7 akademisyen daha tutuklandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ akademik yapılanmasına yönelik olduğu belirtilen soruşturma kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’ne (YTÜ) yapılan operasyonda gözaltına alınan ve hakimliğe sevk edilen 22 şüpheliden 5’i profesör 7 akademisyen ”silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla tutuklandı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye getirilen 39 şüphelinin savcılık ifadeleri sona erdi.

    Savcılık, 22 akademisyeni “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla tutuklanması, 17 kişinin ise adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılması talebiyle hakimliğe sevk etti.

    Nöbetçi İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, aralarında 5 profesörün de bulunduğu 7 akademisyenin ”silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi. Hakimlik, 32 kişinin adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti. Serbest bırakılan akademisyenlere yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

  • Türkiye bu yıl 81 gazeteciyi hapse attı

    Türkiye bu yıl 81 gazeteciyi hapse attı

    New York Times’ın haberine göre 1990’dan bu yana tutuklanan gazetecilerin yıllık raporlarını yayınlayan komiteye göre en az 257 gazetecinin tutuklanması 26 yılın en yüksek rakamı.

    Türkiye’den 81 gazetecinin bu yıl tutuklandığını belirten komite, 31 Ekim’de Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyona da dikkat çekti. 2016 yılı içerisinde 81 gazeteciyi tutuklayan Türkiye’nin, bu konuda rekor kırdığı da vurgulandı.

    GAZETECİLERİ TUTUKLAMADA TÜRKİYE REKOR KIRDI

    2012’de toplam 232 gazeteci tutuklanırken, bu yılın rakamları dünya açısından da bir rekor oluşturdu. Türkiye’nin ardından en az 38 tutuklu gazeteciyle Çin ikinci, 25 tutuklu gazeteciyle Mısır üçüncü sırada yer alırken, onları Eritre (16) ve Etiyopya (14) takip etti.

    İran, 2008’den bu yana ilk kez ilk beş sırada yer almadı. Geçen yıl 19 gazeteciyi tutuklayan ülke, bu yıl ise sekiz gazeteciyi demir parmaklıkların ardına gönderdi.

  • ‘Türkiye’de insan hakları krizi var’

    ‘Türkiye’de insan hakları krizi var’

    Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri bu sene de yok sayıldı.  İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi (İHD) ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 10 Aralık İnsan Hakları Günü vesilesiyle Ankara’da yaptıkları ortak açıklamada, Olağanüstü Hal’in bir an önce kaldırılmasını istedi.

    “OHAL’e, Şiddete ve Savaşa Karşıyız” başlıklı açıklamada, 10 Aralık günü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 68. yıldönümünde, bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzenin hala kurulamadığı ifade edildi.

    “Birleşmiş Milletler Örgütü de günümüzde başta yaşam hakkı olmak üzere hakların korunmasında, hak ihlallerinin başlıca sebebi olan savaşları ve iç savaşları önlemede, sonlandırmada, mülteci krizlerine müdahalede varoluş gerekçesini yeterince yerine getiremiyor.”

    TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARI TABLOSU

    Açıklamada, Türkiye’nin son dönemi “insan hakları krizi” olarak tanımlandı:

    • Türkiye’de 2015 Temmuzunda savaş politikalarına yeniden dönülmesiyle birlikte çözüm sürecinin yol açmış olduğu insan hakları açısından göreceli sükûnet yerini kaos ve ağır hak ihlallerine bıraktı.
    • İçeride ve dışarıda sürdürülen savaş politikalarının da etkisiyle ülkenin temel sorunları giderek daha da ağırlaşmış, siyasal otoriterleşme tırmanışa geçmiş, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ortadan kalkmış, siyasal gücün tek elde toplandığı fiili bir başkanlık sistemi yaşanmaya başlanmıştır.
    • Bunlar yetmezmiş gibi 15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen OHAL uygulaması ve Kanun Hükmünde Kararnalemer ile her boyutta yaşanan yeni hak ihlalleri ve değer yitimi insan hakları mücadelesinin kazanımlarını onlarca yıl geriye götürdü.
    • KHK’lar ile işinden atılan, hiçbir yerde çalışma hakkı tanınmayan, sosyal haklarına ve malına mülküne el koyulan, keyfi gerekçeler ile gözaltına alınan, işkence gören, sonu belirsiz sürelerce tutuklu kalan, her türlü hukuki koruma ve savunma haklarından yoksun bırakılan, ne anayasa yargısından ne idari yargıdan cevap alamayan yüz binlerce ‘medeni ölü’ yaratıldı.
    • İnsanların kişi olmaktan, başka bir deyişle hak taşıyıcısı yurttaş olmaktan çıkarılması anlamına gelen bu kaygı verici durum büyük bir insan hakları krizidir.”

    İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

    •  15 Temmuz darbe girişiminde, darbeciler tarafından 246 kişinin öldürüldüğü ve 2 bin 146 kişinin yaralandığı, darbenin bastırılması sırasında yapılan müdahalede ise 24 askerin öldürüldüğü Hükümet tarafından açıklandı.
    • 1 Ocak – 30 Kasım 2016 arasında, kolluk güçlerinin yargısız infazı, dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle veya rastgele ateş açması sonucu 341 kişi yaşamını yitirdi, 396 kişi de yaralandı. Sokağa çıkma yasağı uygulanan il ve ilçelerdeki sivillere yönelik yaşam hakkı ihlali de bu sayıya dahil.
    •  Sınır bölgelerinde 76 kişi yaşamını yitirdi, 160 kişi yaralandı.
    • 2016 yılının ilk dokuz ayında silahlı çatışmalar nedeniyle 406’sı asker, polis, korucu, 605’i militan, 29’u sivil olmak üzere toplam 1040 kişi yaşamını yitirdi.
    •  İHD verilerine göre 2016 yılının ilk 11 ayında 1622 kişi gözaltında ve gözaltı yerleri dışında işkence gördüğünü beyan etti.

    ALEVİLERİN TALEPLERİ YİNE YOK SAYILDI

    • Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı talepleri bu yıl da karşılığını bulamadı.
    •  AİHM’in zorunlu din derslerinin kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ile ilgili kararlarının gereği yerine getirilmedi.
    • Alevi, Hıristiyan ve Yahudiler radikal sünni ve ırkçı grupların tehdit ve nefret söylemlerine maruz kaldılar.

    İHRAÇLAR, KAPATILMALAR, TUTUKLAMALAR

    • KHK’lar ile 100 binden fazla kamu görevlisi açığa alındı, 80 bine yakın kamu görevlisi ihraç edildi.
    • HSYK kararı ile 3 bin 698 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı.
    • 15 Temmuz-10 Kasım 2016 döneminde, 90 binden fazla insan gözaltına alındı. 36 binden fazla insan tutuklandı. Tutuklananlar arasında 2 bin 500’den fazla hakim ve savcı, 6 bin 500’den fazla asker ve 7 binden fazla polis var.
    • HDP Eş Genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte 10 milletvekili ile tutuklandı.
    • OHAL döneminde 100’den fazla gazeteci ve yazar tutuklandı. yüzlerce dernek, sendika, gazete, televizyon, kurum, vakıf, öğrenci yurdu kapatıldı.
    • Demokratik Bölgeler Partisi’nden 9 Aralık itibarıyla 55 belediye eşbaşkanı ve başkanvekili tutuklu. 41 belediyeye ise kayyum atandı.
    • Gözaltı süresi 30 güne kadar artırıldı, gözaltının ilk beş günü avukatla görüş yasağı getirildi.
    • En az 80 bin kişinin pasaportu iptal edildi.
    • Cizre’de üç bina bodrumunda yakılarak öldürülen siviller ile ilgili hala etkili soruşturma başlatılmadı, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserinin ekibi ile inceleme yapmasına izin verilmedi.
    • Sokağa çıkma yasakları uygulanan il ve ilçelerde uygulanan abluka sonucu gerçekleştirilen yıkımların da etkisi ile yaklaşık 500 bin insan zorla yerinden edildi ve göçe zorlandı.

    Veriler bianet’ten alınmıştır.

  • Maden cinayetiyle ilgili 2 kişi daha tutuklandı

    Maden cinayetiyle ilgili 2 kişi daha tutuklandı

    Siirt’in Şirvan ilçesindeki özel maden ocağında ihmaller sonucu meydana gelen 17 işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında 2 kişi daha tutuklandı.

    Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca, Şirvan ilçesinde 17 Kasım 2016 tarihinde maden ocağında meydana gelen göçük ile ilgili başlatılan soruşturmada, ihmali olduğu belirlenen 2 kişi daha gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen 2 şüpheli tutuklandı. Tutuklananların sayısı 7’ye yükseldi.

  • 8 yaşındaki çocuğa 1 yıl boyunca defalarca cinsel istismar!

    8 yaşındaki çocuğa 1 yıl boyunca defalarca cinsel istismar!

    Adana’da 8 yaşındaki kız çocuğuna 1 senedir cinsel istismarda bulunmaktan gözaltına alınan 56 yaşındaki Ş.K. tutuklandı.

    Adana’da da bir ilkokulda rehber öğretmen, içine kapanık ve davranış bozukluğu tespit ettiği öğrenciler ile görüştü. Bu sohbetler sırasında 3. sınıf öğrencisi F.A., 2. sınıftayken annesinin dayısının kendisini okula gelip aldığını “tespihim evde kalmış gel onu almaya gidelim” diyerek eve götürüp bütün kıyafetlerini çıkardığını ve cinsel istismarda bulunduğunu, daha sonra da 5 lira verip “al bununla döner yersin” dediğini, bu olayın 6-7 kez olduğunu, korktuğu için kimseye bir şey anlatamadığını söyledi.

    Bunun üzerine rehber öğretmen olayı polise bildirdi. Adana Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ile polis merkezi ekipleri, Yüreğir ilçesi, Koza mahallesindeki aileye durumu bildirdi. Adana Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü de çocuk için psikolog yönlendirdi. Psikoloğun görüştüğü kız çocuğu ailesinden alınarak Sevgi Evleri’ne yerleştirildi.

    Polis tarafından gözaltına alınan Ş.K. çocuğun iftira attığını, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Kız çocuğunun babası M.A. da “Ş.K. bunu yapmaz ben inanmıyorum” diyerek şikayetçi olmadı.

    Ancak Ş.K. “cinsel istismar” suçundan adliyeye sevk edildi. İha’nın haberine göre kendisini görüntülemek isteyen basın mensuplarına saldırıp küfreden Ş.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

     

     

  • 10 akademisyen daha tutuklandı

    10 akademisyen daha tutuklandı

    Konya’da ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 20 akademisyenden 10’u tutuklandı.

    Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlattığı ‘FETÖ/PDY’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 20 akademisyenden 10’u tutuklandı.

    Soruşturma kapsamında Selçuk ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde görevli 23 akademisyen hakkında yakalama kararı çıkarılmış, 22 Kasım’da daha önceden belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarından kadınların da bulunduğu 20 akademisyen gözaltına alınmıştı.

    Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki (TEM) ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen 20 akademisyenden 10’u çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 8’i adli kontrol şartıyla olmak üzere 10 akademisyen ise serbest bırakıldı.

  • Bir yılda 5 bin 530 HDP ve DBP’li siyasetçi tutuklandı

    Bir yılda 5 bin 530 HDP ve DBP’li siyasetçi tutuklandı

    1 Kasım seçimleri sonrası Kürt siyasetçilere dönük başlatılan operasyonlar sürüyor. 1 yılda 5 bin 530 siyasetçi tutuklandı.

    HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarı nedeniyle tek başına iktidar olma gücünü yitiren AKP’nin 1 Kasım seçimleri sonrası Kürt siyasi hareketine dönük başlattığı operasyonlar devam ediyor.

    HDP ve DBP Hukuk Komisyonları ile basın birimlerinden elde edilen verilere göre, 1 Kasım sonrasındaki süreçte en az 5 bin 530 Kürt siyasetçi tutuklandı. Son 1 yılda HDP’nin en az 7 bin 200 üye ve yöneticisi gözaltına alındı. Bunların en az 2 bin 830’u tutuklandı. Tutuklananların 634’ü il, ilçe eş başkanı ve yöneticisi.

    HDP’nin bir bileşeni olan ve Kürt siyasetinde etkili bir yer tutan DBP’nin ise son bir yılda yaklaşık 7 bin üye ve yöneticisi gözaltına alındı. Bunların yaklaşık 2 bin 700’ü tutuklanırken, tutuklananların en az 450’si il, ilçe eş başkanı veya yöneticisi.

    DOKUNULMAZLIKLAR KALDIRILDI

    Milletvekillerine dönük gözaltı ve tutuklama tartışmaları ise AKP’nin dokunulmazlığın kaldırılması teklifiyle gündeme geldi. HDP’ye dönük olarak hazırlandığı tartışmalarına neden olan teklif CHP ve MHP’nin desteğiyle yasalaştı.

    Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından HDP’li eş genel başkanlar ve milletvekillerine bir çok mahkemeden soruşturma tebligatları gönderilmeye başlandı. Son olarak 4 Kasım gecesi eş genel başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Grup Başkanvekili İdris Baluken’in de aralarında bulunduğu 10 milletvekili tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    YOĞUN BASKILAR ALTINDA SİYASET

    15 Temmuz darbe girişimiyle ilan edilen OHAL ile çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında 3’ü büyükşehir, 4’ü il olmak üzere 34 DBP’li belediyeye de kayyım atandı. 4 ilçe belediyesinin tüm faaliyetleri ise kaymakamlığın iznine bağlandı. DBP’li 36 belediye eş başkanı ise belediyecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklandı.

    DBP’nin eş başkanları Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek de geçen 1 yıllık süreçte farklı tarihlerde tutuklandı. Yüksek 13 Mayıs’ta basına verdiği demeçler gerekçesiyle; Sebahat Tuncel ise HDP’li vekillerin tutuklanmasını protesto ederken gözaltına alındı ve sonrasında tutuklandı. (DİHABER)

  • HDP, itiraza red çıkarsa AİHM’ye gidecek

    HDP, itiraza red çıkarsa AİHM’ye gidecek

    HDP’nin, eş genel başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş dahil 10 vekili için verilen tutuklama, ‘adli kontrol şartı ve yurtdışı yasağı’ hakkında dört ildeki sulh ceza hakimliklerine itiraz başvurusu yapıldı.

    Yüksekdağ ve Demirtaş’ın da aralarında olduğu HDP’li 12 vekil, 4 Kasım sabahı evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmış, Demirtaş ve Yüksekdağ ile birlikte HDP grup Başkan Vekili İdris Baluken, Şırnak milletvekilleri Leyla Birlik ve Selma Irmak, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydani, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan ve Şırnak Milletvekili Ferhat Encü tutuklanmıştı.

    Gözaltına alınan Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir, Ankara Milletvekili Sırrı Süreya Önder ve Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer ise adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.

    “BAŞVURUMUZ REDDEDİLİRSE AİHM’YE GİDECEĞİZ”

    HDP’li vekiller hakkında verilen tutuklama, adli kontrol şartı, yurtdışına çıkış yasağı ve dosyalardaki kısıtlılık kararlarının kaldırılması için başvuruda bulunuldu.

    Başvuruyu yapan avukat Reyhan Yalçındağ Baydemir, itirazlarının reddedilmesi halinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) ve ardından da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulunacaklarını söyledi.

    Yaptıkları başvurunun birkaç gün içinde sonuçlanmasını beklediklerini belirten Baydemir, şöyle konuştu: “İtirazlarımız reddedilirse bundan sonraki süreç iki şekilde ilerleyecek. Başvurumuzun öncelikli olarak ele alınması ve ihtiyati tedbir talebiyle bu defa AYM’ye başvuracağız. AYM’nin de başvurumuzu reddetmesi durumundaysa aynı talep ile AİHM’e gideceğiz.”

    BALBAY İÇİN AKSİ YÖNDE KARAR VERİLMİŞTİ

    Dokunulmazlıkları kaldırılan 56 milletvekili için geçen Eylül’de AİHM’e ayrı ayrı başvuru yaptıklarını, AYM’nin HDP ve CHP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili yapılan başvuruyu reddettiğini de hatırlatan Baydemir, sözlerine şöyle devam etti: “Biliyorsunuz aynı AYM, CHP’den milletvekili seçilen ancak tutuklu olan Mustafa Balbay için 2013 yılında verdiği kararda, milletvekilinin tutuklu olmasının ‘seçilme hakkına’, ‘seçmen iradesine’ müdahale olduğu tespitini yapmıştı. İç hukuk yollarının kapanması üzerine AİHM’e yaptığımız başvuruda ‘Dokunulmazlıkları kaldıran yasanın kendisi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır’ dedik. Aynı zamanda başvuruda, dokunulmazlıkların kaldırılması ardından, yasama faaliyeti için milletvekillerinin her an gözaltına alınıp tutuklanacağını söyledik.”

     

  • Komünist Başkan Maçoğlu’ndan tepki: Birleşik cephe hemen kurulmalı

    Komünist Başkan Maçoğlu’ndan tepki: Birleşik cephe hemen kurulmalı

    Dersim’in Ovacık İlçesi’nin TKP’li Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Cumhuriyet gazetesinin yazar ve yöneticilerinin ve HDP Eş Genel Başkanları ile vekillerinin tutuklanmasına tepki gösterdi. Maçoğlu, birleşik bir cephenin acilen kurulması gerektiğini söyledi.

    Dersim Ovacık’ın TKP’li Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Cumuhriyet gazetesi yazarları ve yöneticilerinin ve HDP Eş Genel Başkanları ile vekillerinin tutuklanmasına ilişkin İleri habere konuştu. Maçoğlu, “Bu yaşananlar kendisi gibi düşünmeyenleri tasfiye etmeye çalışan, kendisi doğrultusunda yazmayanları tasfiye etmeye çalışan daha çok politik manevralar aslında. Birçok gazetenin kapanması muhalif tavırlarından dolayı” dedi.

    Maçoğlu, ayrıca birleşik bir cephenin acilen kurulması gerektiğini vurguladı.

    İleri haber’den Tuğba Özer’e konuşan Maçoğlu şunları söyledi:

    “MEDYA KURULUŞLARININ KAPANMASI MUHALİF TAVIRLARINDAN DOLAYI”

    “Bu yaşananlar kendisi gibi düşünmeyenleri tasfiye etmeye çalışan, kendisi doğrultusunda yazmayanları tasfiye etmeye çalışan daha çok politik manevralar aslında. Birçok gazetenin kapanması muhalif tavırlarından dolayı. Cumhuriyet, TV 10, Hayatın Sesi bunlardan bazılarıdır.

    HDP’nin eş başkanlarının, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanmasının temel nedeni de çok dilliliği ve farklılıkları reddeden bir siyasetin Türkiye’de hüküm sürmesidir. Biz bunları doğru bulmuyoruz. Halkın iradesini, halkın haber alma hakkını engellemenin özgürlüklere vurulan bir ket olduğunu düşünüyorum.”

     

    “HALK SAVAŞ İSTEMEDİĞİNİ YÜKSEK SESLE BAĞIRIYOR”

    “Biz Savaşı istemeyen, yaşama hakkını savunan ve kutsal olduğunu düşünen, isterse bizim gibi düşünsün isterse bize düşman gibi baksın yine de yaşama hakkını savunmaya devam eden bir görüşe sahibiz.

    Bir başka siyaset adına konuşabilme ihtimalim yok ama şunu söyleyebilirim; Kürt coğrafyasında yaşayan halkların Türkiye’de kendisini ötekileştiren siyasete sırt çevirmesi söz konusu. Artık güvensizlik durumu toplumda artıyor. Bu biraz da siyasi sistemle ilgili. Onu savaşa iten mesele de siyasetle alakalı. Siyasetin savaşı zorladığını düşünüyorum.”

    Oradaki halktan kiminle konuşursam savaş istemediğini yüksek sesle bağırıyor, düşünüyor.

    “BİRLEŞİK BİR CEPHE HEMEN KURULMALI”

    Ovacık’ta , Pülümür’de yollar kesiliyor. Bu orada yaşayan insanları kaygılandırıyor, zaten yapmak istedikleri o bu işten soğutmak… Biz bunu boşa çıkaracak çalışmalarla bir şeyler yapmak için Türkiye’nin çok yerinde paneller yaparak bu çabanın altını boşaltmaya çalışıyoruz.Böyle olmaması içinde çaba harcıyoruz.

    Birleşik bir cephe uzatmadan hemen kurulmalı. Türkiye’de sadece solcular, sosyalistler değil vicdanlılar, insanlık adına kaygı duyanlar, Türkler, Kürtler, Çerkezler insanlık adına bir araya gelip yüksek sesle konuşmalı. Hemen barış ama onurlu bir barış. Halkların da barıştığı onurlu bir barış…”

  • Türkiye tutuklama ve mahpus sayısında rekor kırdı

    Türkiye tutuklama ve mahpus sayısında rekor kırdı

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan bu tutuklamalar niceliksel olarak Türkiye tarihinde bir rekor oluşturdu. Bu alandaki diğer rekor ise mahpus sayısının ilk defa 210 binleri görmesi oldu.

    Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) “Tutuklamalar ve Mahpus Sayısında Son Durum” adlı bir rapor yayınladı.

    Rapora göre Türkiye’nin mahpus sayısı tarihinde ilk defa 210 binleri gördü.

    CİSST verilerine göre mahpus sayısı Cumhuriyet tarihi boyunca 50 bin civarında seyretmişti. 2006 yılında hızlı ve “istikrarlı” bir tırmanışa başlayan mahpusların sayısı Ağustos 2016 tarihinde 214 binlere yükseldi.

    Mahpus sayısı

    1919 yılında mahpus sayısı 35 bin civarındaydı.

    Bu sayı, 1970-2005 yılları arasında 50 binlerde seyretti.

    12 Eylül 1980 darbesinin ardından 52 binden 79 bine çıktı ancak sonrasında yine 50 binlere geri döndü.

    2006 yılından sonra ise 10 sene içerisinde yaklaşık yüzde 300’lük bir artışla 210 binlere yükseldi.

    Raporda bu artış şöyle açıklandı:

    “Bu artışta 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan yoğun tutuklamaların etkisi olduğunu söylemek yanıltıcı olacaktır. Çünkü darbe girişiminin ardından kısmi (özel) bir af çıkarılmıştır. Bu durumu daha ayrıntılı açıklayalım:

    – Darbe girişiminin ardından ilk 30 gün içerisinde 27 bin kişi tutuklandı(1). Sonraki iki ay içerisinde, 34 bini darbe girişimi ile ilgili oldukları iddiasıyla olmak üzere tutuklanan kişi sayısı 40 bine çıktı(2). 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan bu tutuklamaların niceliksel olarak Türkiye tarihinde bir başka rekor oluşturduğunu söylemek mümkün (Diğer rekor mahpus sayısının ilk defa 210 binleri görmesiydi).

    15 Temmuz tutuklamaları 12 Eylül darbesinin ardından yaşanan tutuklamalardan bir buçuk kat fazladır.

    – 15 Temmuz’un ardından yaşanan tutuklamaların mahpus sayısının artışında önemli bir rolü olmadı çünkü 17 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kısmı (özel) bir af çıkarılmış ve ilk aşamada 38 bin mahpus tahliye edildi. Bu aftan yararlanacak kişi sayısı toplamda 93 bin civarındar. Geriye kalan 55 bin kişi de bir kaç yıl içinde tahliye olacak.

    Bu af dikkate alındığında tahliye edilen kişi sayısının (38 bin), darbe girişimiyle alakalı olduğu iddiasıyla tutuklanan kişi sayısından (34 bin) fazla olduğu görülüyor. Çıkarılan af nedeniyle mahpus sayısının darbe girişiminden etkilenmediğini aksine düştüğünü söylemek mümkündür.

    Af çıkarılmamış olsa mahpus sayısı 210 binleri değil 250 binleri görecekti (Ekim 2016 tarihli açıklamalara göre mahpus sayısı 195 bine gerilemiş durumda) (3).”

    Mahpus sayısının artışında Avrupa’da birinci dünyada onuncu

    Türkiye, Avrupa Konseyi’nin açıkladığı 2013 yılı verilerine göre, mahpus sayısındaki artış oranında (yüz bin kişi başına düşen mahpus sayısı) Avrupa Konseyi’ne üye 48 ülke içinde ilk sırada.

    2004-2013 yılları arasında Türkiye’nin mahpus sayısı yüzde 126.6 arttı(4). Bu artış Türkiye’yi açık ara diğer ülkelerin önüne yerleştiriyor. Türkiye’nin ardından yüzde 82.8 ile Ermenistan, yüzde 60.3 ile Makedonya, yüzde 59.4 ile Hırvatistan geliyor.

    2015 yılı verilerine göre Türkiye, dünyada en kalabalık mahpus nüfusuna sahip 9. ülke durumundaydı.

    CİSST’e göre bu artışın devam etmesi durumunda 2016 yılının sonunda Türkiye’nin bu listede daha da yukarılara çıkması muhtemel.

    CİSST raporun sonuç bölümünde Türkiye’nin cezaların infazı alanında, başta birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi hapsetmeye alternatif yöntemlere yönelmesi, mahpus sayısını arttırmayı değil düşürmeyi hedeflenmesi çağrısını yaptı. (HK)

    (1) Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın 17 Ağustos 2016 tarihinde basına yansıyan açıklamasından.

    (2) ve (3) Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın 10 Ekim 2016 tarihinde basına yansıyan açıklamasından.

    (4) Avrupa Konseyi’nin istatistiklerini oluştururken açıkladığı rakamlarla, Türkiye’nin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün (CTE) açıkladığı rakamlar karşılaştırıldığında, bu ikisi arasında farklılıklar olduğu görülüyor. Counsil of Europe Annual Penal Statistics’in Türkiye için duyurduğu 2004 ve 2013 rakamları sırasıyla 71.148 ve 136.147 iken CTE’nin, 2004 ve 2013 yılları için açıkladığı rakamlar ise sırasıyla 57.930 ve 145.478. Avrupa Konseyi’nin kendisine ulaştırılan rakamlara göre hesapladığı artış yüzde 91.3 iken CTE’nin rakamlarına göre ise artış yüzde 151.1. Yüzbin kişi başına düşen artış ise Avrupa Konseyi’ne göre yüzde 78.9, CTE’ye göre yüzde 126.6.

    Kaynak: Bianet

  • ABF Bileşenleri ve Demokrasi Bloğu’ndan basın toplantısı

    ABF Bileşenleri ve Demokrasi Bloğu’ndan basın toplantısı

    İzmir’de, HDP, EMEP, İzmir Alevi ve Bektaşi Federasyonu bileşenleri, Birleşik Haziran Hareketi, EHP, Kaldıraç,  ESP, SYKP, Yeşil Sol Parti dün akşam yapılmak istenen eyleme polisin saldırması ve 58 kişinin gözaltına alınmasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi.

    HDP il binasında düzenlenen basın toplantısında metni okuyan HDP İl Eş Başkanı Mahfuz Güleryüz, AKP hükümetinin, toplumda oluşan darbe karşıtı atmosferi fırsata çevirerek kendi sivil darbesini adım adım gerçekleştirdiğini ifade etti. Güleryüz, “Millet iradesini ağzından düşürmeyen, demokrasiyi ancak dört yılda bir kurulan sandıklarda çoğunluğu sağlamak olarak algılayan Saray ve AKP iktidarı, binlerce kamu emekçisini ihraç ederek başlattığı baskı ve sindirme sürecini özgür basını susturarak, belediyelere kayyım atayarak, gazetecileri ve belediye başkanlarını tutuklayarak iyice tırmandırmıştır” dedi.

    “Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır”

    Saray ve AKP’nin, bu saldırılarla halkların iradesini tümüyle teslim almak istediğini dile getiren Güleryüz şunları söyledi: “Gelinen noktada artık bıçak kemiğe dayanmıştır. İradelerine sahip çıkmak isteyen emek, barış ve demokrasiden yana devrimci güçler, bu utanmazca ve hayasızca saldırılar karşısında Türkiye’nin her yerinde ayağa kalkmışlardır. Ne var ki ülke çapında yüzlerce kişi, Sarayın ve AKP’nin kolluk güçlerinin yoğun şiddetine maruz kalarak gözaltına alınmıştır. İzmir’de gözaltına alınanlar, haklarında hiçbir takibat yapılmadan derhal serbest bırakılmalıdır. Gün, irademize sahip çıkma, dayanışma ve hep birlikte zulme karşı direnme günüdür. Çünkü çok iyi biliyoruz ki zulme karşı direnmek bir haktır ve direnenler her zaman kazanmıştır.”

  • ABF’den demokrasiye, kardeşliğe sahip çıkma çağrısı

    ABF’den demokrasiye, kardeşliğe sahip çıkma çağrısı

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, HDP Eş Genel Başkanları Yüksekdağ ve Demirtaş ile HDP’li vekillerin tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Yıldız, tüm halkı demokrasiye sahip çıkmaya, sivil darbeye karşı birliğe ve kardeşliğe davet etti.

    PİRHA- Pir Haber Ajansı’na konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile HDP’li vekillerin gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına tepki gösterdi.

    Demokrasiye pranga vurulduğunu söyleyen Yıldız, “15 Temmuz’da yapılan darbe ne kadar acı, ne kadar gerçekse bugün yapılanlar da 15 Temmuz gibi bir darbedir” dedi.

    Alevi bektaşi Federasyonu olarak her zaman darbelere karşıyız” diyen genel başkan Muhittin Yıldız, “Mazlumun yanındayız. Mazlumun yanında olma gereği dün Kerbela’da nasıl direniş gösterdiysek bugün de bu yapılanlar karşısında yer alarak direnişimizi göstereceğiz. Hak ihlallerinin yapıldığı her şeyde karşısında duracağız” ifadesini kullandı.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, tüm halkı demokrasiye sahip çıkmaya, sivil darbeye karşı birliğe ve kardeşliğe davet etti.