Etiket: Xızır ayı

  • Xızır Ayı Freiburg’da yaşatılıyor: Kapı kapı dayanışma-VİDEO

    Xızır Ayı Freiburg’da yaşatılıyor: Kapı kapı dayanışma-VİDEO

    PİRHA- Almanya’nın Freiburg kentinde, binlerce kilometre uzakta da olsa Xızır’ın izini kaybettirmemek, belleği diri tutmak için anlamlı bir çaba sürüyor. Alevi toplumunun kutsal aylarından biri olan Xızır Ayı, göçün soğukluğuna rağmen dayanışma ve inançla yeniden hayat buluyor.

    Qal u Pir kıyafetleri giyen canlar, Freiburg’da ev ev dolaşıyor. Kapılar yalnızca açılmıyor; hafıza, paylaşma ve yol kardeşliği de birlikte içeri giriyor. Ev sahipleri un, soğan gibi lokmalar veriyor, küçük gibi görünen bu lokmalar, aslında paylaşmanın ve rızalığın en sade ama en güçlü ifadesi oluyor.

    Hem kültürel hem de inanç eksenli bir gelenek olan Xızır Ayı, Aleviler için yalnızca bir takvim zamanı değil, dar zamanda yetişen, koruyan ve yol gösteren Xızır’a duyulan ortak inancın ifadesi. Xızır orucu, bazı bölgelerde Ocak ayının sonunda, bazı bölgelerde 9, 10 ve 11 Şubat’ta, bazı bölgelerde ise 13, 14 ve 15 Şubat tarihlerinde Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri olmak üzere üçer gün tutuluyor.

    Almanya’nın farklı şehirlerinde olduğu gibi Freiburg’da da yaşatılmaya çalışılan bu ritüel, Alevi inancının özünde yer alan dayanışma, paylaşma, koruma ve birlikte ayakta kalma duygularını yeniden güçlendiriyor. Toplanan lokmalarla yapılan kilor (bir çeşit börek), Xızır Cemi’nin ardından canlara dağıtılıyor. Böylece emeğin, niyetin ve inancın ortaklaşa sofrası kuruluyor.

    PİRHA-FREİBURG

  • Rıza Tanrıverdi Cemevinde Hızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    Rıza Tanrıverdi Cemevinde Hızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da, Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Xızır ayı ve orucu vesilesiyle lokmalar yapılıp yüzlerce yurttaşın katılımıyla Hızır Cemi yürütüldü.

    Alevilerin yoğun yaşadığı Adıyaman’ın birçok köyünde yurttaşlar orucunu tutup, lokmalarını paylaştıktan sonra akşam saatlerinde de cemevine gelip ibadetlerini yerine getirdi. Adıyaman Rıza Tanrıverdi Cemevi’nde Hızır ayı vesilesiyle lokmalar yapılıp cem yürütüldü. Hızır Cemi’nin yapıldığı yere çok sayıda yurttaş katılırken çocuklardan oluşan bir ekiple saz çalınıp, semah dönüldü.

    Sabah saatlerinde Xawra lokmasının içi hazırlandıktan sonra çevreden gelen kadınlar imece usulü yoğurdukları hamurun içine soğan, ceviz, et ve farklı baharatlardan oluşan lokma içini, yufka şeklinde yapılan hamurun arasına koyarak kızarmış yağda pişirdi. Yapılan bu lokmalar gelen kişilere bölüştürüldü.

    Hızır lokmasına çok sayıda yurttaş katılırken, verilen lokmaların öncesinde 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundular.

    “ADIYAMAN’IN ÇOK KÜLTÜRLÜLÜĞÜ BİRARADA”

    Lokmaların verildiği yerde konuşan Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere, 6 Şubat’ta hayatını kaybedenleri anarak sözlerine başladı. Tutdere, depremde binlerce insanın yaşamını yitirdiği bir kentte birarada yaşamak zorunda kaldığını belirtti. Tutdere, konuşmalarını şu şekilde sürdürdü:

    “Bu kentte birlik içerisinde, beraberlik içerisinde hayata tutunuyoruz ve geleceğe umutla bakıyoruz. Hep beraber bu anlamlı günlerde aynı sofralarda yine beraber olacağız. Adıyaman’ın çok kültürlülüğü bugün burada birarada. Bu kentte yine hep beraber birlik içerisinde geleceğe yürüyeceğiz.”

    “YAPILAN ALT YAPI ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI MAĞDURİYET YAŞANIYOR”

    Tutdere, şehirde yaşanan sorunlara da değinerek şu ifadelerde bulundu: “Adıyaman’da zorlu bir süreçten geçiyoruz. Şehirde yaşanan alt yapı çalışmaları, diğer yapılan hizmetlerden dolayı sizleri zaman zaman mağdur ettiğimizi biliyoruz. Sizlere daha yaşanılabilir, konforlu bir şehir sunabilmek amacıyla bütün ekibimizle sahalarda çalışıyoruz. Bu zor süreçte sizlerden destek istiyoruz. Bu şehri yeninden ayağa kaldırabilmek için bizlere desteğinizi bekliyoruz.”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Yardımcı Mahmut Nedim Evli, burada söz aldı. Evli, Alevilerin eşit yurttaşlık temelinde yaşamak istediğinin altını çizerek şunları belirtti:

    “Biz Aleviler eşit yurttaşlık istiyoruz. Sadece Alevilere değil bu ülkede yaşayan bütün inançların, kimliklerin eşit bir şekilde yaşayabileceği bir ülke istiyoruz. Biz Türkiye’de yaşayan 25 milyon Alevi olarak cumhuriyetin ikinci yüzyılında inancımızın tanınmasını ve Anayasa’da yer almasını talep ediyoruz. Alevi Kültür Dernekleri olarak bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

    Evli, Kürt sorununa da dikkat çekerek Türkiye’de yaşanan en önemli sorunun Kürt sorunu olduğunu ifade etti. Evli, “Kürt sorunu bir an önce Türkiye’nin gündeminden düşmeli ve çözüme kavuşturulmalıdır. Dileriz en kısa zamanda bu sorun çözülür ve Türkiye’nin enerjisi ve kaynakları başka şekillerde kullanılır” dedi.

    Konuşmaların ardından rızalık alınıp, Hızır Cemi’ne geçildi.

    Hızır Cemi’ne Kureyşan Ocağı evlatlarından Erdal Bozkurt, Ağuçan Ocağı evlatlarından Hüseyin Güzel, Dede Kargın Ocağı evladı Kazım Sultan, Qureyşan Ocağı evladı Mehmet Ali Tutak, Üryan Hızır Ocağı evladı Deniz Büyükşahin katılarak cemi yürüttü.

    Kureyşan Ocağı evladı Pir Erdal Bozkurt, Alevilerde önemli olan 4 makam ve ehlibeyt ile ilgili konuştu. Yapılan Hızır lokmasının gülbangını da Qureyşan Ocağı evladı Pir Mehmet Ali Tutak verdi.

    Alevilerde Hızır’ın kim olduğu, ne anlama geldiği hakkında konuşan Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Deniz Büyükşahin, Hızır ayının Şubat’ın ortalarında başladığını, 3 veya 7 gün arasında tutulduğunu ve ayın sonunda kurbanların tığlandığını, cemlerin eda edildiğini ifade etti.

    Hızır lokmasının ardından insanlar cem erkanının yürütüldüğü bölmeye geçti. 12 hizmetin yapıldığı cemde Türkçe ve Kürtçe deyişler okunup semah dönüldü.

     PİRHA/ADIYAMAN

     

     

  • Her yıl Hızır ayında bir araya gelen Azikan köylüleri geleneklerini devam ettiriyor-VİDEO

    Her yıl Hızır ayında bir araya gelen Azikan köylüleri geleneklerini devam ettiriyor-VİDEO

    PİRHA- Azikan köylüleri Hızır ayının gelmesiyle birlikte lokma yaptı. Azikan köyünda cem yürüten Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Deniz Büyükşahin, Alevilerin inançsal olarak dayanışması gerektiğinin söyleyerek, “Eğer Aleviler olarak örgütlenmezsek yok olup gideriz” dedi.

    Aleviler açısından kutsal kabul edilen Hızır ayı devam ederken Yazıbaşı (Azikan) köyünde de sabahın ilk saatlerinde kurbanlar kesilip imece usulü tığlandıktan sonra herkese eşit bir şekilde paylaşıldı. Köylüler, diğer gün de Xawra (kömbe) yapar. Yapılan lokmalar komşulara ve çevredeki yakınlarına pay edilir.

    Üryan Hızır Ocağı evladı olan Pir Deniz Büyükşahin, talipleri olan köylülerin cemini yürüttü. Pir Büyükşahin, Xıdırsor aşireti içerisinde en kalabalık köyün Azikan Köyü olduğunu ve yaptıkları dayanışma örneğinden dolayı teşekkür ederek, bu şekilde devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

    “HIZIR DARA DÜŞENİN YANINDADIR”

    Hızır ayının Aleviler açısından kutsal olduğunu söyleyen Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Deniz Büyükşahin, Hızır’ın dünyanın kuruluşundan bu yana olduğu ve ölümsüzleştiği Abu Hayat denilen suyu içtiği söylenir. Büyükşahin, “Biz Aleviler ne zaman dara düşsek ‘Yetiş ya Hızır’ deriz. Eğer canı gönülden Hızır’ı çağırırsak yardımımıza gelir. Hızır, insanın duasını kabul edip başka suretlerde dualarını kabul eder” dedi.

    Köyde yaşayan Zeynep adlı yurttaş, Hızır ayıyla ilgili, “Evliyaların, 12 İmamların, ehlibeytin yolunda oruç tutuyoruz, lokma yapıyoruz. Yaptığımız bu lokmaları çevremize, komşularımıza paylaşıyoruz. Hızır ayında hepimiz biraraya geliriz. Kızgınlık, kırgınlık yoktur, hepimiz aynıyız, hepimiz kardeşiz” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERİN ÖRGÜTLENMEKTEN KORKMAMASI GEREK”

    Lokmaların pay edilmesinden sonra Deniz Büyükşahin, köyde bulunan cemevinde talipleriyle birlikte cem tuttu. Cemde konuşma yapan Büyükşahin, “Eğer Aleviler olarak örgütlenmezsek yok olup gideriz. Cemaat olgusunu gerçekleştirmediğimiz için örgütlenemedik. Örgütlenmeden korkulmaması gerekiyor. Bizler ne kadar birlik ve beraberliğimizi perçinleştirirsek o kadar güçlü oluruz. O zaman sözümüzü kabul ettirmiş oluruz” şeklinde konuştu.

    Pir Büyükşahin, Cemlerde kadın ve erkek eşitliğinin önemine de vurgu yaparak, “Bu kapıya giren herkes cinsiyetini dışarda bırakarak gelir. Çünkü ceme giren herkes candır. Can olmanın dışında cinsiyetçi bir açıdan bakarsak Hakk’ın huzurunda o günahtır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/ ADIYAMAN

  • Bahçelievler Cemevi’nde Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    Bahçelievler Cemevi’nde Xızır Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Hızır ayı nedeniyle Bahçelievler Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Hızır ayında oruç tutuluyor, cemler bağlanıyor ve zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılıyor, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunuluyor.

    Aleviler Hızır Ayı dolayısıyla dünyanın birçok merkezinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor.

    Bahçelievler Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu. 12 hizmetin yürütüldüğü cem erkânında zakirin deyiş ve nefesleriyle ceme katılan yurttaşlar semah dönerken, cem lokmaların pay edilmesiyle tamamlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dilkîyan Köyü’nde Xızır cemi yürütüldü-VİDEO

    Dilkîyan Köyü’nde Xızır cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’ın Uzunköy Köyü’nün (Dilkîyan) Düzağaç Mezraası’nda Üryan Xızır Üryan Ocağı evlatlarından Talip Sucu tarafından yaklaşık 50 yıl sonra cem yürütüldü. Sabah erken saatlerinde tığlanan lokmalar eşit bir şekilde pay edildikten sonra Xızır cemiyle son buldu.  

    Üryan Xızır Ocağı’nın talipleri olan Xisor aşiretine bağlı Uzunköy (Dilkîyan) Köyü’nün Düzağaç Mezraası’nda 50 yıl aradan sonra Xızır Cemi yapıldı. Üryan Xızır Ocağı Evlatlarından Pir Talip Sucu, köylülerin cemini yürüttü. Köylüler uzun aradan sonra köyde semah döndü.

    “BİZ İSTİYORUZ Kİ İNSANLAR İNANCINI YERİNE GETİRSİN”

    Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Pir Talip Sucu, Hızır ayının anlam ve öneminden bahsetti. Sucu, Hızır ayının Alevilerde birlik ve beraberliği temsil ettiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

    “Alevilerde 3 ve 7 gün arasında oruç tutulur. Hatta bazı gençler oruç tutmadığı zaman o gün su içmezler. Eğer rüyasında biri kendisine su verirse dileklerinin kabul olduğu söylenir. Hızır ayının Batini yönü çok gelişmiştir. Abı hayat suyu içmiştir, her zaman vardır. Hızır her zaman, her yerde darda kalanın yanındadır. Kendisini ne zaman çağırırsan yardımına koşandır. Biz istiyoruz ki insanlar inancını her zaman yerine getirsin.”

    Xızır ayında kurbanlarıNormalde Hızır ayında kurbanlar tığlandığı zaman kanı yere akıtılmaz. Bir çukur kazılarak o çukurun içine akıtılır. O yüzden Xızır kurbanı makül ve kutsaldır. Herkes zaten et alıyor ama bu şekilde bir araya gelerek herkese eşit bir şekilde paylaşılır. Daha sonra bunlar Hızır lokması şeklinde yapılıp akşam Hızır cemiyle birlikte inanç tamamlanmış olur.

    “DEPREMDEN SONRA BİRARAYA GELEBİLDİK”

    Uzunköy (Dilkihan) Köyü muhtarı Alişan Özdoğan, her yıl bu ayda köylülerin kurbanlarını kestiğini daha sonrasında bunları xawra denilen lokmalar şeklinde pişirilip akşama doğru Xızır cemiyle birlikte paylaşıldığını söyledi.

    Uzunköy muhtarı Özdoğan, depremden bu yana biraraya gelmediklerine dikkat çekerek şu konuşmayı yaptı: “Uzun zamandan sonra tekrar biraraya gelip Xızır lokması yaptık. Hem inancımızı, hem dayanışmamızı hem de kültürümüzü sürdürmek için her yıl Xızır ayında toplanıyoruz. Depremden sonra ilk defa biraraya geldik.”

    Hızır lokmasının ardından köylüler lokmalarını paylaştı. Günün sonunda Xızır cemi yürütülerek sona erdi.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

     

  • DAD Mersin Şubesinde Xizir lokmaları paylaşıldı- VİDEO

    DAD Mersin Şubesinde Xizir lokmaları paylaşıldı- VİDEO

    PİRHA- DAD Mersin Şubesi, dernek binasında yaptığı Xizir muhabettinde lokmalar pay edildi. Burada yapılan konuşmalarda Xizir ayının önemine vurgu yapılarak dayanışma mesajı verildi.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Xizir ayı, birçok yerde tutulan oruçlar sonrasında lokmaların paylaşılması ile devam ediyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi de Xizir ayı vesilesiyle dernek binasında Xizir muhabbeti yaparak lokmaları pay etti. İlk olarak DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete’nin okuduğu gülbeng ile çerağlar uyandırıldı.

    DAD Mersin Eş Başkanı Hüsniye Çelik, Xizir aynının önemine ilişkin konuşma yaptı. Ardından Musa Kulu, Suriye’de Alevilere dönük şiddet saldırılarına dikkat çekerek, “Eğer halklar ve inançlar yan yana gelmezse, birbirinin xiziri olmazsa bu günlerden çıkmak kolay olamayacak” dedi.

    Son olarak konuşan DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Xizirin birçok inançta yeri olduğunu kaydederek, bu aya ilişkin bilgiler verdi. Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ve Türkiye’deki kayyım olaylarına da değinen Kete, “Baskıya uğrayan bir iradeye elimizi atıp hak ettiği şekilde yaşaması için mücadele edersek bu Xizirdir” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Tülay Hatimoğulları, İstanbul’da Xizir lokmasına katıldı- VİDEO

    Tülay Hatimoğulları, İstanbul’da Xizir lokmasına katıldı- VİDEO

    PİRHA – Garip Dede Dergahı Vakfı’nda Hızır lokmaları paylaşılarak cem olundu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları lokma paylaşımı öncesinde yaptığı konuşmada “Her zamankinden daha fazla bir arada olmalıyız. Çünkü bizler Hacı Bektaş’ın, Pir Sultan’ın, Seyit Rıza’nın bilgeliği, cesaretiyle var olduk, var olacağız” dedi.

    Çok sayıda yurttaş, Xızır ayı vesilesiyle İstanbul’un Küçükçekmece İlçesindeki Garip Dede Dergahı Vakfı’nda bir araya geldi.
    Xızır ayının son günü vesilesiyle yapılan buluşmada lokma paylaşımı öncesi DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, konuşma yaptı.

    “TAHAMMÜLSÜZLÜKLE BİR YERE VARILMAZ”

    GADEV Başkanı Fırat, konuşmasında Hızır’ın manasına değinerek şunları söyledi:

    “Bugün birçok yerde Bozatlı Hızır aşkına lokmalar pişirdiniz, kurbanlar verdiniz. Hakk herkesin niyetini kabul eylesin. Umut ediyoruz ki yeryüzünde sevgi egemen olsun, herkesin gönlünde ne dileği varsa Bozatlı Hızır kabul eylesin. Bizler birbirimizin ellerinden tutarsak Hızır da bizim elimizden tutar. Bizler birbirimize sevgi ile bakarsak Hızır, evlerimize güzelliklerini nasip eyler. Büyüklerimiz bizlere hep şunları söylerdi; ‘Birbirinizi Hızır gibi görün ki Hızır, size mihman olsun’. Pirin cemalini gördüğümüzde Hızır’ın cemalini görmüş gibi olurduk. Umuyoruz ki ülkemizde Alevi, Sünni, Türk, Kürt, inananı inanmayanıyla beraber bütün halkların kardeşçe yaşadığı, herkesin birbirinin değerlerine kimliklerine saygı gösterdiği bir zaman olur. Bütün halklar kendini nasıl özgür hissediyorsa; pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli diyor ya ‘ırkı, dili, dini ne olursa olsun iyiler iyidir’. Onun için kimse, tahammülsüzlükle bir yere varamaz. Yunus derki ‘Bizim dinimiz sevgimizdir’. Umut ediyoruz ki her yerde sevgi egemen olur. Evlerinizden Bozatlı Hızır’ın güzelliği hiçbir zaman eksik olmasın. Hakk, Muhammed, Ali, tuttuğunuz oruçları kabul eylesin.”

    “BİZ ALEVİLER HER ZAMAN BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLDUK”

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da Garip Dede Dergahında yapılan Hızır lokması programına katıldı. Hatimoğulları yaptığı konuşmada “Hızır, kendi içimizde büyüttüğümüz, darda kaldığımızda ‘Yetiş ya Hızır’ dediğimizdir” diye belirtti.

    Hatimoğulları, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Biz Aleviler, bu zamana kadar birbirimizin Hızır’ı olduk ve devam edeceğiz. Hakk’a ve hakikate çok ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz. Açlık, yoksulluk etrafımızı sarıp sarmalamış. Yoksulluk ne yazık ki herkesin etrafını çevirmiş. Bunlarla birlikte Esenyurt’tan Hakkari’ye kadar kayyumlar atanıyor. Van Büyükşehir Belediye başkanımız hakkında ceza verildi, İstanbul’da 9 belediyeye operasyon gerçekleşti. Biz bütün farklı halklar olarak İstanbul’da kent uzlaşısı ile seçimler yaptık. Bizler haksızlıklara her zaman karşı durduk. Biz Aleviler, sürekli haksızlığa uğrayanların yanında olacağız. Bizler çok acı çektik, sayısız katliamlara maruz kaldık. Şimdi de Suriye’de yaşayan Arap Aleviler katlediliyor. HTŞ isimli bir yapı katliamlar yapıyor. Buradaki Alevi canlarımızın yüreği Suriye’deki canlar için atıyor biliyorum. Demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesinin altını önemle çiziyoruz. Ama bizler korkmayacağız, tarih boyunca korkmadığımız gibi. İnançla ve dirençle direneceğiz. Demokratik bir cumhuriyet gibi çok esaslı bir mücadelemiz var.

    72 milletten canımızın, kendi diliyle, inancıyla yaşaması için çaba sarf edeceğiz. Katliamlarla başaramadıklarını asimilasyonla başarmak istiyorlar. Ama biz bu politikalara hiç yol vermedik, vermeyeceğiz. İnsan sevgisini yüreğimizin en derininde hissederek bugüne geldik. Onların zalimliğine karşı büyük bir direnç gösterdik yine göstereceğiz. Her zamankinden daha fazla bir arada olmalıyız. Çünkü bizler Hacı Bektaş’ın, Pir Sultan’ın, Seyit Rıza’nın bilgeliği, cesaretiyle var olduk, var olacağız. Hızır hepimizin yar ve yardımcısı olsun.”

    Yapılan konuşmalar ardından lokmalar paylaşıldı ve ardından cem tutuldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde Xızır lokmaları pay edildi- VİDEO

    Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde Xızır lokmaları pay edildi- VİDEO

    PİRHA- Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde lokmalar pay edildi. Burada konuşan Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Alevilerin zulme karşı birbirine Xızır olması gerektiğinin altını çizdi.

    Aleviler için kutsal kabul edilen Xızır aylarında tutulan oruçların ardından lokmalar paylaşılmaya devam ediyor. Zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda Alevi toplumu lokmalarını dağıtarak ve ziyaretlerini dolaşarak iyi dileklerde bulunuyor.

    Alevi Dernekler Federasyonu ile Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği, Varto Xızır Çeşmesi ziyaretinde lokma pay etti. Yoğun kar yağışına rağmen çok sayıda kişinin bulunduğu ziyaret alanında konuşan Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği Eş Başkanı İmam Balsever, Xızır’ın zorda ve darda olanların yanında olduğunu söyleyerek, “Bugün coğrafyamızda zor zamanlar yaşıyoruz. Aleviler dardadır, bu nedenle zorda ve darda olanların Hızır’ı olmalıyız. Aleviler bugün zalimlerin, işgalcilerin zorbalığı altındadır. Bu nedenle cümlemiz birbirimize Xızır olmalıyız” dedi.

    Konuşmanın ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ MUŞ

  • İsviçre’de Hızır Cemi yürütüldü- VİDEO

    İsviçre’de Hızır Cemi yürütüldü- VİDEO

    PİRHA-İsviçre’nin Winterthur kentinde Hızır Cemi yürütüldü.

    Alevilerin kutsal aylarından biri olan Hızır ayı vesilesiyle Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok kentinde Hızır orucu tutulup, cemler yürütülmeye devam ediyor.

    İsviçre’nin Winterthur şehrinde Hızır Cemi yürütüldü. Narin ve Cevahir Ana’nın yürüttüğü cemde çerağlar uyandırıldı. 12 hizmetin yürütüldüğü cemde nefesler okunup, semah dönüldü.

    Hızır Cemi lokmaların paylaştıırılmasıyla tamamlandı.

    PİRHA/ İSVİÇRE

  • İzmir’de ana dilde Xızır Cemi tutuldu-VİDEO

    İzmir’de ana dilde Xızır Cemi tutuldu-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi’nin Xızır Cemi’nde, Xızır’ın haneden köye, toplumdan kâinata kadar iç barış olduğuna vurgu yapılarak, Xızır’ın barış aklı olduğuna işaret edildi. Devlet aklının Alevileri kontrol altına almaya çalışıldığına dikkat çekilen cemde, Xızır kültünün yaşatılmasının toplumsal dayanışma ile güçleneceği belirtildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Xızır ayı vesilesiyle Yamanlar Cemevi’nde Xızır Cemi tuttu.

    Cemi Baba Mansur Ocağından Ana Rukiye Hurustan, Kureyşan Ocağı’ndan İsmail Alkan ve ayrıca DAD Eş Genel Başkanı olan Şıx Çoban Ocağı’ndan Pir Zeynel Kete yürüttü.

    Gelen canlardan rızalık alınması, gülbenk verilmesi ve delil uyandırmayla başlayan cemde, ana ve pirler Kırmancki (Zazaki), Kurmanci ve Türkçe Xızır üzerine muhabbet gerçekleştirdi.

    Pir Zeynel Kete’nin Kurmanci gülbengi ile açılan cem meydanında, çerağlar uyandırıldı.

    ANA HURUSTAN: XIZIR BAYRAM HAVASINDA KARŞILANIYORDU

    Xızır aylarının geleneksel ritüellerine Kımancki olarak değinen Baba Mansur Ocağı’ndan Rukiye Hurustan, “Bizde eski cemlerde 3 kişi semaha kalkıyordu. O 3 kişi ise ateşin etrafına konulan taşlardan oluşan 3 sac ayağını temsil ediyordu. Xızır bayram havasında karşılanıyordu. Yolunuzu bırakmayın, Xızır lokmalarını pişirin, çerağlarınızı yakın. Xızır hayırlısıyla gelsin. Söz ve ikrar yere düşmesin. Eskiden annem sabah kalkar, ‘Ya hak ciğer acısını dağ başındaki kurda da, bize de verme’ diye dua ederdi. Hak yine de aşkını ve niyazını gençlerin içerisinden çıkarmasın. Gençlerimizi yolunu sürsün” diyerek inanca sahip çıkılması çağrısında bulundu.

    ALKAN: XIZIR ALEVİLİKTE EN GÜZEL İBADET ŞEKLİDİR

    Xızır inancının Alevilikteki en güzel olgu ve ibadet şekli olduğunu ifade eden Kureyşan Ocağı pirlerinden İsmail Alkan, “Xızır dediğinizde hoşgörü, paylaşım, sevgi, beraberlik gibi bütün komünal yaşamı içerisine alan bir işleyiş vardır. Xızır’ın anlamı yeşertmek, olgunlaştırmak, kimseyi darda zorda bırakmamak, düşeni kaldırmaktır. Xızır’ın yetişmesi anlamında güncelde ise bizlerin birinin Xızır’ı olup, birilerinin de bizlerin Xızır’ı olması anlamında getirebilmemiz önemli. Darda, zorda olan bütün canlarımızla hasbihal olabilmek için kurumlara gelerek buraların toplumsal boyuta evrilmesini sağlayabilmeliyiz” dedi.

    KETE: XIZIR BARIŞ VE DİRENİŞ AKLIDIR

    Xızır’ın toplumun tarihsel hafızası olduğunu ifade eden Şıx Çoban Ocağı’dan Zeynel Kete, “Bütün toplumların kutsalları var. İnsanlık var olduğundan beri hakikat ve özgürlük mücadelesini bugüne getirmişler. Zulüm görmüşler ama ona karşı kutsallarına sığınmışlardır. Ya Xızır birlik demektir. Xızır bu toplumun hafızasıdır. Bütün kâinat sürekli doğum halindedir. Evren çarkı pervaz halindedir. İşte bu Xızır aklıdır. Bir toplumun düşünün; iktidar aracı olan karakolu, hapishane yok ama birliğini devam ettirmiştir” diye konuştu.

    “KENDİ İÇ BARIŞIMIZI SAĞLAMALIYIZ”

    Kete, Alevi toplumunun içinden geçtiği sürecin katliamın tehlikesi barındırdığına işaret ederek, “Xızır bir barıştır. Haneden köye, toplumdan kâinata kadar iç barıştır. Xızır, toplumun kendini yöneterek hem hal olması, hem de toplumsallığı bozana karşı erkanıyla onu dışarda bırakmasıdır. Bu toplum tüm saldırılara karşı Xızır ile korunmuştur. Xızır’ı bize unutturmaya çalışıyorlar. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Her zamankinden daha çok birliğe ihtiyacımız var. Katliamla karşı karşıya olduğumuz bir dönemden geçiyoruz. İnancımız, itikatimiz yok ediliyor. Hepimizin önce kendi iç barışını sağlaması lazım. Bu toplum asla ve asla umutsuzluğu kabul etmemiştir. Xızır bir direniş aklıdır. Xızır ayı toplumsal barışa vesile olsun” ifadelerini kullandı.

    Hizmetlerin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cemin ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Mersin’de Xızır Orucunun 2. gününde Aleviler lokmalarını pay etti-VİDEO

    Mersin’de Xızır Orucunun 2. gününde Aleviler lokmalarını pay etti-VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi’nde Xızır Orucunun ikinci gününde lokmalar pay edildi. Pir Hasan Kılavuz, “Yürekten Xızır’ı çağıranlara, yad edenlere, gönlünde yaşatanlara Xızır hep yardımcı olur. Xızır, Anadolu Kızılbaş Alevilerin yaşayan tanrısıdır. Onun için Aleviler nerede olurlarsa olsunlar hep Xızır’ı çağırırlar” dedi.

    Aleviler Xızır Orucunun ikinci gününde oruçlarını açmaya ve lokmalarını pay etmeye devam ediyor.

    Mersin Cemevi’nde Xızır Orucunun ikinci günü dolasıyla lokma paylaşımı yapıldı. Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dedenin okuduğu gulbengin ardından lokma paylaşımı yapıldı.

    İnanç kurulu üyesi Derviş Cemal Ocağı’ndan Müslüm Doğan‘nın okuduğu gülbengin ardından Zakir Rıza Aydın nefes ve deyişler okudu, çocuklar semah döndü.

    Ardından Mersin Cemevi Başkanı Seyit Sabun Ocağı’ndan Pir Hasan Kılavuz, Xızır ayına dair konuştu.

    Pir Kılavuz, “Yürekten Xızır’ı çağıranlara, yad edenlere, gönlünde yaşatanlara Xızır hep yardımcı olur. Xızır, Anadolu Kızılbaş Alevilerin yaşayan tanrısıdır. Onun için Aleviler nerede olurlarsa olsunlar hep Xızır’ı çağırırlar” dedi.

    Xızır’ın, Alevilerin, yıldızı, dolunayı, güneşi olduğunu belirten Kılavuz, “Xızır ayı geldiği zaman, en ücra köşeye kadar, inançta en yoğun duyguların kalbe çaldığı o günlerde, Xızır lokması pişirirler. Xızır’a atfettikleri her mekanda lokmalarını paylaşırlar. Xızır ayı inancın doruğa çıktığı günlerdir. Pirler, mürşidler, reyberler, seyitler, taliplerini bugünlerde ziyarete gider, sorunlarını dinler, müşküllüklerini giderir, küskünleri barıştır, ağlayanı güldürürler” diye konuştu.

    Pir Kılavuz, şunları ifade etti:

    “Aynı coşku ve sevinçle bulundukları yerde Xızır’ı karşılarlar. Bayram havasında hazırlık yapılır, evler temizlenir, Xızır çağrılır. Çünkü Alevi inancında en büyük bayram günleri Xızır günleridir. Xızır ayı kış ayıdır. Xızır ayı, ambarların tükendiği, yiyeceklerin azaldığı günler yaşadığı zamandır. İşte böylesi günlerde Xızır lokması denilen ve ambarın altında kalan buğday tanelerinin kavrulup yapılan Kavut pişirilip, kapı komşu çağrılarak nuş edilir. Aleviler, Xızır adını binlerce yere verdikleri için gittikleri yerde o noktaya geldiklerinde orayı öperler. Xızır cümle canların muradını verendir, darda olanlara yetişendir. Xızır cümlemize yar ve yardımcı olsun.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Dersimliler Derneği kongresini yaptı-VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği kongresini yaptı-VİDEO

    PİRHA- 17. Olağan Genel Kurulu’nu düzenleyen Mersin Dersimliler Derneği’nin başkanlığına yeniden Nurşen Çığlık seçildi.

    Mersin Dersimliler Derneği 17. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Yoğun katılımın olduğu kongreye tek listeyle gidildi.

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, 2 yıl boyunca yaptıkları faaliyetleri aktararak, dile ve kültüre sahip çıkılması çağrısında bulundu.

    Çığlık’ın ardından Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, kısa bir konuşma yaptı. Xızır ayında yapılan kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyen Kılavuz, Dersim Soykırımına dair bir şiir okuyarak konuşmasını tamamladı.

    Faaliyet ve mali raporun okunmasının ardından tek listeyle gidilen kongrede başkanlığa yeniden Nurşen Çığlık seçildi.

    PİRHA/MERSİN

  • Erdoğan Sevin Dede: Birbirimizin Xızır’ı olalım-VİDEO

    Erdoğan Sevin Dede: Birbirimizin Xızır’ı olalım-VİDEO

    PİRHA-Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı ve Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin Dede, Xızır Ayı’na dair PİRHA’ya konuştu. 6 Şubat depremlerinde Alevi toplumunun depremzedelerin Xızır’ı olduğunu vurgulayarak, yaraların sarılması için dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; kurtarıcıyı, bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkânları kurulur.

    Xızır orucu tarihleri Anadolu ve Mezopotamya’nın çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de ocak ayının sonlarından itibaren başlayarak Şubat ayı ortalarına kadar devam eder. Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy ve ocaklara göre değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur.

    Xızır orucu gece yarısından itibaren başlar ve akşam gün batımına kadar devam eder. Xızır oruçlarıyla beraber sadece bir yıl geride kalmaz, aynı zamanda bütün canlılar açısından oldukça zorlu geçen kış şartları da yavaş yavaş sona ermeye başlar.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, Xızır’ın anlam ve önemine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Sevin, Xızır ayının Alevi inancının en önemli kutsal günlerinden biri olduğunu belirterek, “15 Ocak, 15 Şubat tarihleri arası bir ay süreyle Xızır ayıdır. Bu ayda Alevi coğrafyasında yaşayan Aleviler geçmişten günümüze gelen o gelenekleriyle dört hafta süresince 3 ya da 5 gün oruç tutarlar. Oruçlarını bitirdikten sonra da perşembeyi cumaya bağlayan akşam da cem yapılır. Geçmişten geleceğe daima bizim sığındığımız o yüce dağlar gibi bir mekandır. Tıpkı yine geçmişten günümüze akan Munzur suyu gibi bir kutsal ırmaktır. Bizim her zara, zora, dara düşürdüğümüzde çağırdığımız bir değerdir Xızır” dedi.

    6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçtiğini vurgulayan Sevin, şunları söyledi:

    “O depremlerde aileler birçok varlıklarını kaybettiler. Bu depremden sonra gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’daki Alevi kurumlarımız gerçekten çok büyük bir gayret gösterirler. Büyük kampanyalar açtılar. Gıda, kıyafet topladılar. Ayrıca parasal yardımda bulundular. Düzenlenen etkinliklerle katkıda bulundular. Ve bütün bunların büyük bir bölümü cemevleri üzerinden yürüdü.

    “DEPREM BÖLGESİNDEKİLERE EN BÜYÜK DESTEK ONLARIN XIZIRI OLMAKTIR”

    Xızır’dan bahsederken Xızır dar günün dostudur, dara, zora düşenin yardımına koşandır. Deprem bölgesinden diğer illerimize taşınan ve buralara gelen insanlara bizim yapacağımız en büyük destek onların Xızırı olmaktır. Bütün bunların üstesinden gelmek birlik ve beraberlik içerisinde bunların derdine derman olmaktır. Onlara yardımcı olmaktır. Sağ olsunlar birçok insan bunu başarıyla yerine getirdi ve özellikle cemevlerimiz üzerinde de bu destekler iyi sağlandı.”

    Anadolu topraklarında yaşayan bütün kimliklerin, inançların kültürlerin hatta siyasi anlayışların, barış, huzur ve dostluk içerisinde birlikte yaşamalarını Xızır ayında Hak’tan niyaz eden Erdoğan Sevin Dede, “Biz bu topraklarda hep beraber yaşamak zorundayız. Biz bu topraklarda acılar yaşadık. Aleviler olarak acı günler yaşadık, yakıldık, kesildik, bir sürü sıkıntı gördük. Bizim yaşadığımız bu sıkıntılara rağmen bundan sonra bizim çocuklarımızın, torunlarımızın bunları yaşamaması lazım. Bunu yaşamamaları için de daima hoşgörü kültürünü aşılamaları lazım. Çünkü gelecekte de Aleviler, Sünnilerle, Sünniler, Alevilerle, Türkler, Kürtlerle, Lazlar, Çerkezlerle yani bu coğrafyada yaşayan her kimlik ve inanç beraber yaşamak zorundadır” diye konuştu.

    Tüm toplumun insan olma paydasında buluşması çağrısında bulunan Erdoğan Sevin Dede, “Birbirimize karşı hakkımızı hukukumuzu doğru kullanmaktır. Sen inanıyorsan ben de inanıyorum. Senin siyasi anlayışın varsa benim de siyasi anlayışım var. Senin kimliğin varsa benim de kimliğim var. O zaman biz bunları birbirimize karşı silah olarak değil, barışın güvencesi olarak iletmemiz lazım ki bundan sonra bu coğrafyada acılar olmasın. Bozatlı Hızır cümlesinin yar ve yardımcısı olsun” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Besi Karataş: Xızır darda olan herkesin yardımcısı olsun-VİDEO

    Besi Karataş: Xızır darda olan herkesin yardımcısı olsun-VİDEO

    PİRHA-Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Xızır ayında talipleriyle bir araya geldiklerini söyleyen Kureyşan Ocağı evladı Besi Karataş, “Xızır oruçlarında kurbanı olan kurbanını keser niyazı olan niyazını dağıtır akşam da taliplerimiz evimize gelir gülbeng okunduktan sonra lokmalarımızı paylaşırız” dedi.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Hızır aylarında oruç tutulur, kavut yapılır, ziyaretlere gidilerek lokmalar pay edilip çerağlar yakılır, kurbanlar tığlanır.

    Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkânları kurulur. Xızır orucu tarihleri Anadolu ve Mezopotamya’nın çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de ocak ayının sonlarından itibaren başlayarak şubat ayı ortalarına kadar devam eder. Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy ve ocaklara göre değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur.

    Xızır ayındaki en önemli ritüellerden biri de kavrulmuş öğütülmüş buğdaydan yapılan kavuttur. Köylüler bir araya gelip lokma yapar. Kavut yapılıp ocak önüne konur ve Hızır’ın o evi ziyaret ederek kavuttan lokma alacağına inanılır. Hızır’ın bu kavuttan lokma alması berekettir, bolluktur.

    Xızır ayında neler yapıldığına dair Kureyşan Ocağı evladı Besi Karataş ile sohbet ettik.

    “XIZIR AYINDA TALİPLERİMİZLE BİR ARAYA GELİRİZ”

    Xızır ayının 4 haftaya yayılıp her hafta bir yerde lokmaların pay edildiğini belirten Besi Karataş, “O dönem pirler taliplerine gitmeleri için Xızır ayını 4 haftaya bölmüşler. Bizde ilk hafta karşılama olur ikinci hafta lokmalar pay edilir. Xızır ayında bizim haftamız geldiğinde taliplerimizle ile bir araya geliriz Xızır oruçlarında kurbanı olan kurbanını keser niyazı olan niyazını dağıtır akşam da taliplerimiz evimize gelir gülbeng okunduktan sonra lokmalarımızı paylaşırız her sene bu geleneği sürdürüyoruz. Xızır ayında üç gün oruç tutulur, rivayete göre Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan’ın gözleri ağrıdığı için kapanmış Xızır’da onların gözleri açılsın diye üç gün oruç tutmuş, oruçtan sonra onların gözleri açılınca Xızır ayında üç gün oruç tutma geleneği oradan geliyor. Xızır ayında kavutumuzu yapardık Xızır gününde de onu pişirip yerdik ve aynı zamanda kavutu komşulara lokma olarak dağıtılırdı. Orucu açacağımız gün yüzümüzü yıkardık dualar ederdik sonra evin içerisindekileri öpüp rızalıklarını aldıktan sonra orucumuzu açardık. Xızır darda olan herkesin yardımcısı olsun” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Hozat’ta, talipler pirleriyle Xızır ayında bir araya geldi, lokmalar pay edildi-VİDEO

    Hozat’ta, talipler pirleriyle Xızır ayında bir araya geldi, lokmalar pay edildi-VİDEO

    PİRHA- Xızır ayı Alevilerde kutsal kabul edilir. Dersim’in Hozat ilçesinde Kureyşan Ocağı’ndan Karataş ailesi, Xızır ayında talipleriyle bir araya gelerek lokmaları pay etti.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; kurtarıcıyı, bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkânları kurulur.

    Xızır orucu tarihleri Anadolu ve Mezopotamya’nın çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de ocak ayının sonlarından itibaren başlayarak Şubat ayı ortalarına kadar devam eder. Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy ve ocaklara göre değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur.

    Xızır orucu gece yarısından itibaren başlar ve akşam gün batımına kadar devam eder. Xızır oruçlarıyla beraber sadece bir yıl geride kalmaz, aynı zamanda bütün canlılar açısından oldukça zorlu geçen kış şartları da yavaş yavaş sona ermeye başlar.

    Dersim’in Hozat ilçesinde Kureyşan Ocağı’ndan Karataş ailesi, Xızır ayında kurban kesip talipleriyle bir araya gelerek lokmaları pay etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Melek Kızılhavuz: Xızır’dan dileğim önce darda ve zorda olana yardım etsin-VİDEO

    Melek Kızılhavuz: Xızır’dan dileğim önce darda ve zorda olana yardım etsin-VİDEO

    PİRHA-Eskiden Xızır ayının çok güzel olduğunu söyleyen Ağuçan Ocağı evladı Melek Kızılhavuz, “Xızır ayında küskünler barıştırılırdı, musahipler bir araya gelirdi, cem tutulurdu ve getirilen lokmalar da cemin sonunda dağıtılırdı ama şimdi bunlar yok” dedi. Kızılhavuz, “Xızır’dan dileğim önce yoksula, darda ve zorda olana yardım etsin, sonra da bize yardım etsin” dedi.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Hızır aylarında oruç tutulur, kavut yapılır, ziyaretlere gidilerek lokmalar pay edilip çerağlar yakılır, kurbanlar tığlanır.

    Xızır Aleviler için bir kurtarıcıyı temsil eder. Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkânları kurulur. Xızır orucu tarihleri Anadolu ve Mezopotamya’nın çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de Ocak ayının sonlarından itibaren başlayarak Şubat ayı ortalarına kadar devam eder.

    Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy ve ocaklara göre değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur.

    Xızır orucu gece yarısından itibaren başlar ve akşam gün batımına kadar devam eder. Xızır oruçlarıyla beraber sadece bir yıl geride kalmaz, aynı zamanda bütün canlılar açısından oldukça zorlu geçen kış şartları da yavaş yavaş sona ermeye başlar.

    Xızır ayındaki en önemli ritüellerden biri de kavrulmuş öğütülmüş buğdaydan yapılan kavuttur. Köylüler bir araya gelip lokma yapar. Kavut yapılıp ocak önüne konur ve Hızır’ın o evi ziyaret ederek kavuttan lokma alacağına inanılır. Hızır’ın bu kavuttan lokma alması berekettir, bolluktur.

    Ağuçan Ocağı evladı Melek Kızılhavuz, Xızır ayında neler yapıldığına dair PİRHA’ya konuştu.

    “XIZIR AYINDA KÜSKÜNLER BARIŞTIRILIRDI”

    Xızır ayının Alevi inancında ağır bir ay olduğunu belirten Melek Kızılhavuz, “Senede bir kere geliyor ve üç gün boyunca Xızır orucu tutarız, 4. gün kurbanlarımız kesilir, lokmalarımız dağıtılır. Xızır ayında üç gün oruç tutarız, su içmezdik, hangi çeşmede su içersek orada evlenirdik. Eskiden Xızır ayları çok güzeldi, küskünler barıştırılırdı, musahipler bir araya gelirdi, cem tutulurdu ve getirilen lokmalar cemin sonunda dağıtılırdı ama şimdi bunlar yok” diye belirtti.

    “XIZIR DARDA OLANA YARDIM ETSİN”

    Xızır ayında kavut yaptıklarını da ifade eden Melek Kızılhavuz, şöyle devam etti:

    “Xızır orucunun üçüncü gününde kavutu elerdik ve gizli bir odaya indirirdik, Xızır gelip el basar diye. Ama bu şimdi yok, kavutu yapıyorlar ama gençlerimiz Xızır’a inanmıyor, nerede Xızır’ı çağırırsan Xızır orada hazır ve nazırdır. Xızır’dan dileğim önce yoksula, darda ve zorda olana yardım etsin, sonra da bize yardım etsin. Biz yine ekmek bulup yiyoruz ama ekmek bile bulamayanlar var, Xızır onlara yetişsin” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Hace Ana: Xızır, inanana yetişir-VİDEO

     

  • Hace Ana: Xızır, inanana yetişir-VİDEO

    Hace Ana: Xızır, inanana yetişir-VİDEO

    PİRHA- Xızır ayı Alevilerde kutsal kabul edilir. Eskiden Gaxan’da çeşmenin başına, Xızır ayında da Xızır’ın mekanına gidip, Hawtemal’da ise lokmalarını yaparak inançsal ritüellerini geçirdiklerini söyleyen Derviş Cemal Ocağı evladı Hace Öz, “Xızır ayında oruç tutardık, lokmalar dağıtırdık, cem tutardık. Babam deyiş söylerken ben ve kardeşimde semaha dururduk. Ama artık eski ritüeller yapılmıyor” dedi.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Hızır aylarında oruç tutulur, kavut yapılır, ziyaretlere gidilerek lokmalar pay edilip çerağlar yakılır, kurbanlar tığlanır.

    Xızır Aleviler için bir kurtarıcıyı temsil eder. Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkânları kurulur. Xızır orucu tarihleri Anadolu ve Mezopotamya’nın çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de Ocak ayının sonlarından itibaren başlayarak Şubat ayı ortalarına kadar devam eder.

    Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy ve ocaklara göre değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur.

    Xızır orucu gece yarısından itibaren başlar ve akşam gün batımına kadar devam eder. Xızır oruçlarıyla beraber sadece bir yıl geride kalmaz, aynı zamanda bütün canlılar açısından oldukça zorlu geçen kış şartları da yavaş yavaş sona ermeye başlar.

    Xızır ayındaki en önemli ritüellerden biri de kavrulmuş öğütülmüş buğdaydan yapılan kavuttur. Köylüler bir araya gelip lokma yapar. Kavut yapılıp ocak önüne konur ve Hızır’ın o evi ziyaret ederek kavuttan lokma alacağına inanılır. Hızır’ın bu kavuttan lokma alması berekettir, bolluktur.

    Derviş Cemal Ocağı evladı Hace Öz, Xızır ayında neler yapıldığını Xızır’ın Alevilerdeki önemine dair PİRHA’ya konuştu.

    “İNSANLAR DARDA KALDIĞINDA XIZIR YETİŞİR”

    Eskiden Gaxan’da çeşmenin başına, Xızır ayında da Xızır’ın mekanına gidip, Hawtemal’da ise lokmalarını yaparak inançsal ritüellerini geçirdiklerini söyleyen Derviş Cemal Ocağı evladı Hace Öz, o günleri şöyle anlatıyor:

    “Xızır’a dair babam hikâyeler anlatırdı, insanlar darda kaldığında Xızır her zaman yetişirmiş. Çığın altında kalacak insanlar Xızır’a yakardığında çığından altında sağ bir şekilde çıktığını anlatırdı babam. İnanmak böyle bir şey, inanırsan her şeyin doğruluğunu görmüş oluyorsun ve Xızır’ın kerametinin farkında oluyorsun.

    Xızır ayında oruç tutardık, lokmalar dağıtırdık, cem tutardık. Babam deyiş söylerken ben ve kardeşimde semaha dururduk. Ama artık eski ritüeller yapılmıyor. Xızır ayında üç gün oruç tutulurdu son gün perşembe gününe gelen günde su içilmeden yatılırdı ki rüyada nerede çeşme görülürse orada evlenilirdi. Xızır ayında en önemli ritüellerimizden biriside Xızır kavutudur. Sacımızı temiz yıkardık ve buğdayımızın da tanelerini yıkayıp az az saca koyup ateşte kavururduk. Buğday kavrulduktan sonra el değirmeninden de geçirdikten sonra yerdik. Orucumuzu açmadan önce yüzümüzü yıkarken Xızır’a, dünyaya, çocuklarımıza duamızı ederiz ve sonra da evin içine girip evim içerisindeki herkesi öpüp orucumuzu açarız.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

     

     

  • Zülfikar Dergisi’nin yeni sayısı çıktı: Ocağa ikrar, yola talip, birliğe davet-VİDEO

    Zülfikar Dergisi’nin yeni sayısı çıktı: Ocağa ikrar, yola talip, birliğe davet-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri tarafından üç ayda bir yayınlanan Zülfikar Dergisi’nin Şubat-Mart-Nisan sayısı çıktı. Yayın Kurulu’nda yer alan Fırat Dikmen, tüm Alevi süreklerinin kendisini bulabileceği derginin toplumsal hafızayı diri tutmada önemli bir yerde olduğuna vurgu yaptı.

    Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) yayın organı olan Zülfikar Dergisi’nin Şubat-Mart-Nisan sayısı ‘Ocağa İkrar, Yola Talip, Birliğe Davet’ başlığıyla çıktı.

    Siyasi, kültürel ve inanç dergisi olan Zülfikar Dergisi’nin Şubat-Mart-Nisan sayısı okuyucu ile buluştu. Derginin yeni sayısındaki kapakta Aleviler için önemli günler olan Xızır ayları ile birlikte Gaxan ve Howtemal gibi bayramlar ana tema olarak işlendi.

    Zülfikar Dergisi Yayın Kurulu’nda yer alan Fırat Dikmen ile Şubat-Mart-Nisan sayısı üzerine konuştuk. Dikmen, Alevilerin kendi içerisindeki yazılı kaynakları olmadığına yönelik eleştirilere yönelik, Zülfikar Dergisi’nin yolun tarihsel-toplumsal hafızasını işleyen ve güncel sorunlara çözüm önerileri süren yayıncılık politikasının bir cevap olduğunu kaydetti.

    “ZÜLFİKAR DERGİSİ, TOPLUMSAL HAFIZAYI DİRİ TUTMA YÖNÜNDE BİR ALAN AÇTI”

    Dikmen, Alevi toplumunun kendisine ait tarihsel-toplumsal hafızayı günceli taşıyan yazılı eserleri olmayışına dair yakınmalar ve şikayetlerin güncellediğini koruduğuna işaret etti.

    Bu toplumsal hafızayı güçlü tutmaya dair tüm süreklerin kendisini bulabileceğini bir yayın organının gerekli olduğunu ifade eden Dikmen, Zülfikar dergisinin bu anlamda kendince bir alan açtığını dile getirerek, “Zülfikar Dergisi ile tanıştığımda 2016 yılıydı ve üniversite öğrencisiydim. Derginin adı, kapağı ve görselleri o dönem ilgimi çekmişti. Alıp okumaya başladım ve dernek binası oturduğumuz mahalleye yakındı. Kurumu tanıyınca da buranın bir mücadele aracı olduğunu kavradım. Burada emek verebileceğimi düşündüm ve sorumluluk aldım. Ait olduğumuz toplumda yazılı eserlerin olmadığına, yazılmadığına ve unutulduğuna dair çokça şikayet edilmiş ve eleştiriler sunulmuştur. Sorumluluk alarak hem yazılı kültürümüzün güçlenmesine, hafızamızı güçlü tutmaya ve gerçekliğimizi diri tutmaya dair böylesi bir yayın organının olması gerektiğini düşünüyordum. Böylesi bir alanda Zülfikar dergisi ile açılmış oldu” diye konuştu.

    ALEVİLER VE NEWROZ

    Derginin ilk yazısının halklar, inançlar arasındaki hem inanç ritüellerini hem de güncel hak taleplerini kapsayan Newroz yazısının olduğunu belirten Dikmen, “Şubat-Mart-Nisan sayımızın ilk yazısı Newroz üzerine. Newroz Aleviler için neyi ifade ediyor, ne atıf ediyor, nasıl hazırlanıyor ve neler yapıyoru işledik be yayın kurulu olarak kısa bir yazı hazırladık. Biz Aleviler bu bayrama hem inançsal ritüelleri hem de hak ve talepleri ile katılıyor. Newroz’un bu ki yönünü harmanlayan bir yazı ile okuyucuya ulaşmak istedik” dedi.

    ALEVİ GENÇLİK MECLİSİ VE ÖRGÜTLÜLÜK

    Derginin bu sayısında Alevi gençleri şahsında genel gençliğe yönelik özel savaş politikaları ve bu politikalara karşı Alevi gençlerin hak mücadelesini örgütlülüğe kavuşturmayı hedefleyen bir çağrıda bulunulduğunu ifade eden Dikmen, “Bir sonraki yazımız ise gençlik meclisimizin yazısı. Biz Aleviler yıllarca baskı, asimilasyon, katliam ve özel savaş taktiklerinin kurbanı, mağduru olduk. Gençlik burada kuşak aktarıcısıdır. Gençliğin bu kuşak aktarıcılığı görevini yerine gelmediği zaman çoğu şey unutulmaya, yozlaşmaya ve yok olmaya gidecektir. Bu yazıda gençlerin neler yapabileceği, nasıl katkı sağlayabileceği, dinamik güçlülüğünü ve enerjik yapısını bir örgütlülüğe kavuşturacak bir perspektif sunmaya çalışarak gençlik meclislerimizde örgütlenme çağrısında bulunduk” diye belirtti.

    ALEVİ SÜREKLERİ VE ÖZGÜNLÜKLER DERGİDE YER ALIYOR

    Dikmen dergide ayrıca diğer Alevi süreklerinin kendini ifade edebileceği özgünlüklere de yer açtıklarını belirterek şöyle devam etti:

    Ayrıca her süreğin kendisini ifade edebileceği özgünlüklere de ayrıca yer verdik. Tahtacı Alevilerin Saya bayramını bu sayıda işledik. Bizim bölgemizdeki Gaxan’a benzeyen bir komünalitesi var. Yazıyı kalem alan canımız bir Tahtacı Alevi kadını ve alanında emek vererek çalışmalar yapıyor. Buna bir kadın bakış açısıyla birlikte Tahtacı Alevilerin bu bayrama nasıl hazırlandığı, neler yaptığı ve yok olma ile yüz yüze kalan bu değerli bayramları yeniden nasıl ayakta tutacaklarına dair bir yazı kaleme aldı.”

    SÜREKLERİN ANADİLİNDE YAZILAR İŞLENİYOR

    Yine derginin bu sayısında ve hemen her sayısında Alevi süreklerinin anadillerinde yazılara yer açtıklarını ve bunlardan birinin de Kürtçe olduğuna değinen Dikmen, “Yine dergide Kürtçe’ye yer açıyoruz. Reya Heq/Raa Heqi dediğimizin süreğimizin dili Kurmanci ve Kırmancki’dir. Bu dil bizim hem inanç hem de günlük yaşam dilimizdir. Günlük yaşamdan, ekolojiye, insan ilişkilerinden cemlere kadar bu dil yaşamımızın her alanındadır. Doğal olarak yansımasının da en yoğun olduğu alanlardan birisi de yol dilidir. Süreğimizin yol dilindeki tüm kavramları doğal olarak kendisi de bu dilde var etmiş ve bugüne kadar getirmiştir. Her süreğe de kendi hakikati ve özgünlüğünü koruyarak yaklaştığımız için bunları da esas alarak Kürtçe’nin Kırmancki lehçesinde bir yazı kaleme aldık. Bu dilde UNESCO’nun da belirttiği gibi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bir dil. Bunu da dünya anadil günün de dergimizde işlemek istedik.

    SAHİPLENME ÇAĞRISI

    Dikmen, Zülfikar Dergisi’nin alanında çıkan sayılı dergilerden biri olduğunu hatırlatarak, “Zülfikar Dergisi alanında çıkan sayılı dergilerden bir tanesidir. Yazılı olmayan ve biz Alevilerin kendi hakikatini yazamadığı bir ortamda birçok spekülasyon gelişti. Bu dergi bunu aşmak için aslında çok önemli bir yerde duruyor. Elimizden geldiğince okumalı ve okutmalıyız. Yaşantımızın her alanında bu yazıları gündemleştirerek birbirimize değer katmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Alevilikle ilgili pek çok yazının yer aldığı derginin Şubat-Mart-Nisan 2022 sayısında şu yazılara yer verildi:

    *Heftemal/Newroz
    *Genç Çağrı / Gençlik Meclisi
    *Saya “Güzden Gelip Yaza Gidiyorum” / Naz ATMACA
    *Çerxê Tarixî De Raa Heqi 3 / Hüseyin Ozan
    *Kutsal Mekanların Farkında Mıyız /Firaz BARANMaraş’ta Yaşamı Yeniden İnşa Ederken / Ahmet GÜDEN
    *Cumhuriyet Modernitesi ve Ulus Devlet İnşasında Din ve Dini Kurumların Misyonu / Zeynel KETE
    *Türkiye Gerçeği ve Seçimli Kurucu Meclis /Bülent FELEKOĞLU
    *Reya Heq Hakk Yol Alevilik Xızır Gerçeği / Özcan İNCE
    *Gağand’ın Toplumsal Hakikati / Reyhan KUMRU
    *Alevilikte ‘Sırr-ı Hakikat’ Arayışı /Mehmet KÖMÜR

    Ersin ÖZGÜL /İZMİR

  • Ovacık’ın, Qızıx köyünde kış-VİDEO

    Ovacık’ın, Qızıx köyünde kış-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinin Qızıx (Kızık) köyünde kış ayının zorluklarına rağmen yaşam mücadelesi devam ediyor.

    Her mevsimin başka şekilde güzellikleri var. Dersim ilkbaharı, yazı, sonbaharı ve kışı ile farklı bir güzellikte bir coğrafya. Kışın gelmesiyle Dersim beyaza büründü.

    Dersim’in Ovacık ilçesinin Qızıx köyünde zorlu kış şartlarına rağmen yaşam mücadelesi veriliyor.

    Zorlu kış şartlarında köy tabelası ve evler kara gömülürken köylülerde zorlu şartlara rağmen hayvancılık yapıyor, sırtında yem taşıyor,  damları loğluyor ve bazıları da karın keyfini çıkarırcasına damlardan kara atlıyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Xızır’ı karşılama ritüeli: Qavut-VİDEO

    Xızır’ı karşılama ritüeli: Qavut-VİDEO

    PİRHA-Aleviler için kutsal olan, aynı zamanda bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeleyen Xızır ayı devam ediyor. Dersim’de Xızır’ı karşılama ritüeli olan Qavut lokması geleneği devam ettiriliyor.

    Birçok inançta çeşitli biçimlerde tasvir edilen Xızır’ın Alevi inancında yerin, göğün ve her şeyin sahibi olduğuna inanılır. Xızır, insanların en müşkül zamanlarında koruyucusu, kurtarıcısıdır. Bu yüzden insanlar dara düştüğünde ‘Yetiş ya Xızır’ diye onu çağırır.

    Xızır ayındaki en önemli ritüellerden biri de kavrulmuş öğütülmüş buğdaydan yapılan kavuttur. Köylüler bir araya gelip lokma yapar. Kavut yapılıp ocak önüne konur ve Xızır’ın o evi ziyaret ederek kavuttan lokma alacağına inanılır. Xızır’ın bu kavuttan lokma alması berekettir, bolluktur.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Hızır aylarında oruç tutulur, kavut yapılır, ziyaretlere gidilerek lokmalar pay edilip çerağlar yakılır, kurbanlar tığlanır. Bu gelenek kapsamında yapılan en önemli ritüellerden biri de kavrulmuş öğütülmüş buğdaydan yapılan qavuttur. Köylüler bir araya gelip lokma yapar. Qavut yapılıp ocak önüne konur ve Xızır’ın o evi ziyaret ederek Qavut’tan lokma alacağına inanılır. Xızır’ın bu Qavut’tan lokma alması berekettir, bolluktur.

    PİRHA/DERSİM