PİRHA-DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 31 Mart Yerel Seçimler kapsamında Adıyaman’da Balyan Beldesi ve çevre köylerine uğrayarak halkla buluştu. Fırat, bu iktidara son vermek için oyların DEM Parti’den yana kullanılmasını istedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Adıyaman’ın belde ve köylerine ziyarette bulundu. Fırat, öncellikle depremde 108 insanın yaşamını yitirdiği Balyan’da yurttaşları ziyaret etti. Fırat ve beraberindeki partililer, daha sonra Balyan (Yaylakonak) Belediye Başkanı Abuzer Aydın’ı da ziyaret ederek deprem ile ilgili bilgi aldı.
DEM Parti İl Örgütü 31 Mart Yerel Seçimleri kapsamında Dandırmaz, İncekoz, Çimenke, Zivar köylerine uğrayarak halktan seçimler için destek istedi. DEM Part Milletvekili Fırat, uğradığı köylerde ilgiyle karşılandı. Milletvekili Fırat, bu iktidara son vermek için oyların DEM Parti’den yana kullanılmasını istedi.
Seçim çalışması gün boyu devam etti.
PİRHA-CHP Ovacık Belediye Başkanı Adayı Mustafa Sarıgül, en büyük hayallerinin Munzur’u korumak olduğunu vurgulayarak, “Bu dönem bitirdiğimiz atık su arıtma tesisiyle biz sadece bir etabına müdahale etmiş olduk. Koruma imar planıyla, Munzur’a ne yapılabileceğini planlamak gerekiyor” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ovacık Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, 31 Mart Yerel Seçimlere ilişkin PİRHA’ya anlattı.
“OVACIK’TA REVİZE İMAR PLANINA VE KORUMA İMAR PLANINA İHTİYAÇ VAR”
Ovacık’ın Munzur’a karışan katı atıklar, imar planları, kanalizasyon ve altyapı çalışmaları ve içme suyu problemleri olduğunu söyleyen Mustafa Sarıgül, “Bizler 2014-2019 yıllarında altyapı ve kanalizasyon sorunlarını çözmüştük. Ama beş yıl ara verip geldik şimdi de atık su arıtma tesisini bitirdik. Şu anda ilçenin en önemli sorunlarından birisi revize imar planı ve depreme karşı önlem alınabilecek koruma imar planına ihtiyacı var. Bu da özellikle Türkiye Mimarlar Mühendisler Odası ile yapılacak ortaklıklarla bu ölçekteki küçük belediyelerde çözülebilir. Projesi yapılıp şu an bitirilmiş olan bir içme suyumuz var. 2020 yılında projesini bitirdik. Bizlerin yakın ve uzak tespit ettiğimiz 3-4 su kaynağı var. Biz makul bir seviyede olan Mercan bölgesi Haravi Deresi’nden bu içme suyu projesini yaptık. Akçay Köyü’nün üzerinden dolanıp havuzun altından Ovacık’ta eski yatılı okulun üstünde bir yerde büyük bir depo yapılacak ve içme suyu civar köylere de vermeyi planlıyoruz” dedi.
“DERSİM AFET BÖLGESİ O YÜZDEN ACİL EYLEM PLANLARI YAPMAMIZ LAZIM”
Dersim’in deprem, heyelan ve selle birlikte afet bölgesi olduğunu ifade eden Mustafa Sarıgül, “Burada aslında bir afetle mücadele, acil mücadele, acil eylem planı gibi çalışmaların yapılması lazım. Ama bu meseleler aslında belediyelerin meseleleri değil. Bu meseleler bir devlet politikası haline gelmeli. Bizler belediye olarak şunu yapabiliriz. Önümüzdeki süreçte olası bir depreme karşı yıkılmayacak denetimi yapılmış doğru kat, doğru yerleşim yeri ve doğru bir ruhsatla bunların etkilerini azaltabiliriz. Bir diğer durum ise koruma imar planı yapıp ki bunu ilgili arkadaşlardan alacağımız destekle yapıp burada artık hangi ne tür bir yapıların yapılacağını, nasıl yapılacağını baştan belirlememiz lazım ve bir belediyenin de kurumsal politikası haline getirmek istiyoruz” diye belirtti.
“EN BÜYÜK HAYALİMİZ MUNZUR’U KORUMAK”
En büyük hayallerinin Munzur’u korumak olduğunu vurgulayan Sarıgül, şöyle devam etti:
“Bu dönem bitirdiğimiz atık su arıtma tesisiyle biz sadece bir etabına müdahale etmiş olduk. Koruma imar planıyla, Munzur’a ne yapılabileceğini planlamak gerekiyor. En büyük hayallerimden biri, Munzur’un kaynağından başlayıp, Dersim’e kadar olan komşu yerleşim yerlerinin atıklarının da bir şekilde deplase edilmesi. Munzur Gözeleri’nden Ovacık’a bir kollektör lazım. Onu getirip buradaki arıtma testine bağlamak lazım. Köylerin her birine arıtma yapmaya gerek yok, mevcut atık su arıtma tesisini kullanarak bu işi halledebiliriz. Bir dere ıslahı yapmamız lazım ve o hatları geçirebileceğimiz bir mini sahil yolu yapmamız lazım. Özellikle Munzur’un kenarında yeniden inşa edilen turistik mekanların atıklarından Munzur’u korumak için bu projeleri yapmak zorundayız. Munzur’a gidecek atıkları önlemek bu şehrin en önemli ve en zor işi ama bu bir devlet politikası haline getirilmeli ve bu kenti yönetenlerin ortaklaşarak yapacağı bir şey. Herkesin bir parça dokunarak Munzur’a katılma riski olan bu atıklardan onu arındırmamız lazım.”
“DOĞRU KAMP ALANLARI YARATMALIYIZ”
Hazine arazileri başta olmak üzere belirli bölgelerde doğru kamp alanları yaratmaları gerektiğini dile getiren Sarıgül, “İnsanları bu sudan ve piknik yapmaktan uzaklaştıramıyorsak, bunu en uygun haliyle nasıl planlayacağımıza bakmamız lazım. Ovacık için bu çok kolay bir iş, sadece milli emlak 5-6 tane yer belirleyecek ve biz de küçük çaplı desteklerle bakım ve onarımını sağlayacağız. Böylece her ağacın altında mangal yapılmayacak ve her daim Munzur’a her yerden atık gitmeyecek” dedi.
“ANADİL KONUSUNDA SINIFTA KALDIK”
CHP) Ovacık Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, ana dil konusunda sınıfta kaldıklarını söyleyerek, “Bir kreş oluşturuyoruz ve profesyonel bir işe girip sanat evi oluşturacağız çocuklarımız için. Yaklaşık 10 milyonluk yatırım %70’i bitmiş ama bu döneme yetiştiremedik. Çünkü pandemi deprem derken krizlerden çıkamadık. Projenin %10 bütçesini belediyeden karşıladık kalan bütçeyi dış destek kaynaklarla karşılayarak bu aşamaya getirdik. O projeyi bitireceğiz” diye konuştu.
PİRHA-Peri Belediyesi Eş Başkan adayları Naciye Aslan ve Orhan Çelebi, projelerini PİRHA’ya anlattı. Naciye Aslan, “Biz 31 Mart’tan irademizi kayyum siyasetinden geri alarak insanların yüzlerine kapatılan o kapıları yeniden açmak istiyoruz” dedi. Orhan Çelebi ise “Kayyumdan irademizi geri aldıktan sonra hem yarım kalan projelerimizi hem de acil sorunlara müdahale etmek için hareket planlarımız var” diye konuştu.
31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için adayların çalışmaları sürüyor. 2019 yılındaki yerel seçimlerde Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar (Peri) Belde Belediye Eş Başkanı olarak seçilen Orhan Çelebi ve Songül Doğan’ın yerine kayyum atanmıştı.
Peri Belediyesi Eş Başkan adayları Naciye Aslan ve Orhan Çelebi, çalışmalarını ve projelerini PİRHA‘ya anlattı.
“KAYYUM İLE GASP EDİLEN İRADEMİZİ GERİ ALACAĞIZ”
Kadınların ön planda olduğu projelerinin olduğunu ifade eden Naciye Aslan, “Kadın mahalle komisyonları, kadın kooperatifleri, kadın sağlık evleri kuracağız. İki dönem peş peşe irademiz kayyum ile elimizden alındı ve birçok projemiz yarım kaldı. Peri üretim merkeziydi ama kayyum döneminde burada üretim bitirilmiş durumda. Kooperatifler kurarak insanlarımızın ürettikleri ürünlerini kolayca satmalarını sağlamak istiyoruz. İnsanlar 8 yıldır hiçbir hizmetin yapılmadığını ve gittikleri bütün kapıların kendilerine kapandığını söylüyor. Biz 31 Mart’tan irademizi kayyum siyasetinden geri alarak insanların yüzlerine kapatılan o kapıları yeniden açmak istiyoruz” dedi.
“GÖREVE GELDİĞİMİZDE YARIM KALAN PROJELERİMİZİ BİTİRECEĞİZ”
Göreve geldiklerinde hem yarım kalan projelerini hem de acil sorunlara müdahale etmek için hareket planlarının olduğunu belirten Orhan Çelebi, “En önemli sorunumuz mahalle bağlantı yollarımızın artık araçların geçemeyeceği düzeye gelmiş olması ve bu konuda çokça şikayet alıyoruz. Bu şikayetlere yanıt olabilmek için de sezon başlar başlamaz tüm yollarımızı yeniden asfaltlama ve çalışmalarımızı tamamlamak istiyoruz. Yine mahalle arası yollarımızı çamurdan kurtarmak için daha önce çalışmasını başlatmıştık, üç mahallemizi tamamlamıştık ancak kayyumun gelmesinden dolayı diğer kalan mahallelerimizin çalışmalarına başlayamamıştık. Kalan mahallelerimizin de iç yollarını hızlı bir şekilde tamamlayarak en azından mahalle halkının çamurdan kurtulmasını, daha rahat bir yaya geçişini sağlamak istiyoruz” diye ifade etti.
“TARIM VE HAYVANCILIĞIN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLATACAĞIZ”
Dersim’in deprem bölgesi olduğunu dile getiren Çelebi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Deprem hattının, fay hattının biri de beldemizin çok yakın sınırından geçiyor. Belde halkımızın da depreme hazırlıklı olabilmesi, mevcut yapı stokumuzun depreme dayanıklı hale getirilebilmesi için bir çalışma başlatacağız. Halkın bilinçlendirilmesi, bu konuda daha fazla sorumluluk sahibi olmasını sağlamak ve mevcut yapı stoğumuzun depreme dayanıklı hale getirilmesi üzerine çalışmalar yapacağız. Bölgemiz tarım ve hayvancılıkla geçinen bir bölge. Devletin tarım ve hayvancılık politikası çiftçilerimizin yaşamlarını olabildiğince zorlaştırmış durumda ama insanlarımız tarımı geliştirmek istiyorlar. Biz de tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için gerekli çalışmaları başlatacağız. Mazot desteği olarak da bütçemize bağlı olarak senede bir kere de olsa çiftçilerimize destek olmak istiyoruz.”
PİRHA-DEM Parti Kahta Belediyesi Eş Başkan Adayı Özbek, ilçedeki sorunların çözülmediğini, ranta dayalı belediyecilik yapıldığını belirterek, “Belediyeyi kazandığımız taktirde ilk iş, belediyenin su sorununu çözüme kavuşturmak olacak. Kapısız bir belediye, sosyal belediye istiyorsanız ve halkın kendi kendini yöneteceği bir belediye istiyorsanız DEM Parti’den yana tercih yapın diyoruz” ifadelerini kullandı.
Adıyaman’da 31 Mart Yerel Seçimlere ilişkin partilerin çalışmaları sürüyor. Adıyaman’ın Kahta ilçesi Belediyesi Eş Başkan Adayı Osman Özbek, çalışmalarına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.
Özbek, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ne (DEM Parti) ilginin çok iyi olduğunu söyleyerek, “Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir partiyiz. Bunu halka yansıtma çabası içindeyiz. Bizim farklı oluşumuz gücünü gençlerden, kadınlardan alan demokratik bir çizgiye sahiptir. Kahta’nın genellikle çalışmaları alt yapı üzerine yoğunlaşıyor. Alt yapıda bir reklam yok. Altı kazılıyor üstü kapanıyor ve hizmet yapılmış gibi mesele bitiyor. Biz kaybedeceğimizi bilsek bile alt yapıya dokunacağız. Vatandaşlarımız şu anda asbestli kanserojen borulardan su içiyor. Biz bunun önüne geçmek için gereken her şeyi yapacağız” dedi.
“KAHTA KÖY GÖRÜNÜMÜNDE BİR ŞEHİR”
Seçileceği takdirde ilk işin ihmal edilen alt yapı çalışmalarını çözmek olacağının altını çizen Özbek, sözlerine şöyle devam etti.
“Kahta’nın tamamlanmış hiçbir şeyi yok. Kahta köy görünümünde bir şehir. Kahta’nın sorunları çok büyük, biz kendimize güveniyoruz. Bu sorunları DEM Parti’nin yerel politikalarıyla çözeceğimizi düşünüyoruz. Bu da halkın örgütlenmesinden geçiyor. Çünkü halk örgütlenmeden belediyenin yapacağı bir şey yok. Şu an parti olarak düşündüğümüz en büyük sorun alt yapı. Öncellikle asbestli boruları değiştirip halkın temiz su içmesini sağlamak.”
“KANSER VAKALARINDA BİRİNCİ SIRADAYIZ”
“Bölgede kanser vakalarında birinci sıradayız. Bu tespitler hastanelerden alınan numunelerle ortaya çıkmıştır. Belediyeyi kazandığımızda ilk işimiz bu sorunu çözmektir” diyen Özbek, “Onun dışında büyük kapsamlı bir kütüphane kurmak istiyoruz. Asimileye yüz tutmuş dilimizi bir platform yaratıp, geliştirmek için çalışma yapacağız” diye konuştu.
“SADECE YÜZEYSEL ÇALIŞMA YAPILMIŞ, KAHTA KÖSTEBEK YUVASINA DÖNMÜŞ”
Kahta ilçesi Belediye Eş Başkan Adayı Osman Özbek, “Şimdiye kadarki belediye başkanları reklam olmayan hiçbir işe dokunmamış. Alt yapı çalışmaları görünmez olduğu için üzerinde durulmamış. Sadece yüzeysel üç beş tane park ve caddelerdeki parke taşları yapılmış. Kahta şu an köstebek yuvasına dönmüş durumda” ifadelerini kullandı.
“Kahta halkına şu çağrıyı yapıyoruz. Mevcut partilerdeki zihniyetin Kahta’yı dönüştüreceğine inanmıyoruz. Çünkü hepsi denenmiş ve şu andaki mevcut adaylar daha önce belediye başkanlığı yapmış ya da yakın ailesinden yer alan insanlar olmuş. Bunların bu zihniyetle, bu mantıkla aileye dayalı, ranta dayalı ve içine kapanarak belediye başkanlığı yapmışlar. Biz Kahta halkına şunu söylüyoruz: Kapısız bir belediye istiyorsanız, sosyal belediye istiyorsanız ve halkın kendi kendini yöneteceği bir belediye istiyorsanız DEM Parti’den yana tercih yapın diyoruz.”
PİRHA-DEM Parti Kahta’daki seçim çalışmalarına hız vermeden devam ediyor. Kahta Belediye Eş Başkan adayı Osman Özbek, esnafı ziyaret ederek, destek istedi.
Adıyaman’ın Kahta ilçesinde seçim çalışmalarını yürüten Halkların Eşitlikçi ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kahta Belediye Eş Başkan adayı Osman Özbek, çevreden yoğun ilgi görürken, halk tarafından sevilen biri olarak ifade ediliyor. Gün içerisinde esnafı ve halkı ziyaret eden Özbek, destek istedi.
Özbek, Eski Kahta Çarşısı’nda esnafa seslenerek ‘kentimizi ve kendimizi yönetmek için’ destek çağrısında bulundu. Seçim çalışmalarının yoğun olduğu Kahta’da partiye ilgi dikkat çekti.
PİRHA–31 Mart Yerel Seçimler hakkında konuşan Adıyamanlı yurttaşlar, Adıyaman belediyesini 20 yıldır AKP’nin yönettiğini, hizmet alamadıklarını belirterek değişim istediklerini kaydettiler. Yurttaşlar, depremde iktidarın enkaz çalışmalarına geç geldiğini ve sivil toplum kuruluşlarından gelen desteklerle idare ettiklerini belirttiler.
31 Mart Yerel Seçimler öncesi birçok parti esnafı ve halkı ziyaret ederek oy isterken, ekonomik krizden dolayı ülkeyi yönetmekte zorlanan AKP’nin politikalarına karşı insanlar değişiklik olmasını istiyorlar.
Adıyaman halkı, 20 senedir belediyeyi yöneten AKP’nin şehirde çalışma yapmadığını, hizmet konusunda geri kaldıklarını ifade ederek, başka parti adaylarının denenmesi gerektiğini dile getirdiler. Yurttaşlar, 6 Şubat depreminde 3 gün boyunca devletin gelmediğini ve dışardan gelen insanların yardımıyla enkazları kaldırdıklarını söylediler.
Oy isteyen Cumhurbaşkanını eleştiren Abuzer Turhan, oy verilmesine rağmen burada hizmet yapılmadığını dile getirdi.
Mehmet Hanol da iktidara tepki göstererek, “Biz çalışma sisteminden razı değiliz, halk olarak buna karşıyız. Bir kere bunun değişmesi lazım. 6 Şubat depreminde 3 gün biz hükümeti göremedik. Hala ben çadırda yatıyorum. Şimdi buna nasıl iyi diyeyim. İyi tarafına katılmıyorum” dedi.
Belediyeyi yönetecek kişinin diğer yöneticilere göre daha pratik olması gerektiğini belirten Sezai Toprak, “Adıyaman’da diğer illere göre yıkılan bina sayısı daha fazladır. Herhangi bir yardım da olmadı. Bize sadece sivil toplum kuruluşlarından yardım geldi. Belediye başkanı olacak kişinin Adıyamanlı olması lazım. Tuttuğunu koparacak birisinin olması gerekiyor” şeklinde konuştu.
“HİÇ BİR KAÇAK YAPIYA İZİN VERİLMEMELİ”
Adıyaman’ı yönetecek kişinin şehre her anlamda hakim olması gerektiğine vurgu yapan Ali Işıklı ise “Şehrin altyapısından suyuna kadar her şeyin yeniden yapılması lazım. Yeni binaların birbirine bitişik olmaması lazım. Plan, proje dışında hiçbir kaçak yapıya izin verilmemeli” dedi.
“TOZDAN ÖLECEĞİZ”
Uzun zamandan beridir esnaflık yapan Hıdır Çınar, Adıyaman’da hizmetin yapılmadığın dile getirerek şu ifadeleri kullandı:
“Herhangi bir parti gelsin artık değişiklik olsun. Başkasını deneyelim. 20 senedir başımızda bir iktidar var yeter. Herkes beyazı sarıyı sevecek diye bir şey yok, değiştirelim. Çalışma falan göremiyorum, her taraf toz, duman içerisinde. Belediye hizmet edemiyor tozdan öleceğiz.”
Yerel seçimlerde tercihini DEM Partiden yana kullanacağını de söyleyen Çınar, “Oyumu DEM Parti’den yana kullanacağım. DEM Parti diğer partilere göre daha fedakâr. Biraz daha tutumlu, biraz daha sevecen. Ben biraz daha onlara empati duyuyorum” diye konuştu.
Mehmet Ekinci ise “Evimiz yıkılmış. Adıyaman’ın ihtiyacı çoktur. Birincisi evlerin tekrar kurulmalı, insanlar hala konteynırlarda yaşıyor. Adıyaman’da daha iyiye yönelik yapılmış bir şey yok.”
PİRHA- AKP Mersin Milletvekili Ali Kıratlı’nın, DEM Parti’nin Akdeniz Belediyesi’ni kazanmak için 5 bin 500 seçmen taşıdığı ve gerekli itirazları yaptıkları şeklindeki iddialarını DEM Parti Milletvekili Ali Bozan yalanladı. Bozan, “AKP’li Ali Kıratlı Meclis’te milyonların önünde koca bir yalan söyledi. Bu sadece bir yalan değil aynı zamanda hayali bir itiraz var ortada. Suç şebekesi haline gelen AKP hırsızlıklarını milliyetçilikle örtüyor” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Ali Bozan, AKP Milletvekili Ali Kıratlı’nın “DEM Parti Akdeniz’e 5 bin 500 seçmen taşıdı. Buna dair gerekli itirazlarımızı yaptık” sözlerine karşı parti binasında basın toplantısı yaptı.
Bozan, AKP’li Milletvekili Kıratlı’nın sözlerini yalanladı.
“MİLYONLARIN ÖNÜNDE KOCA BİR YALAN SÖYLENDİ”
Ali Bozan, AKP’li Belediye Başkanı Mustafa Gültak ve beraberindekilerin adreslerini Akdeniz’e taşıdıklarını belgeleriyle kanıtladıklarını hatırlattı. Bozan, AKP’li Kıratlı’nın yalan söylediğini ve buna ilişkin herhangi bir kanıtın bulunmadığını belirterek, “Vekil, Meclis’te milyonlar önünde koca bir yalan söyledi. AKP’li vekilin söylediği sadece bir yalan değil aynı zamanda hayali bir rakam ve itirazdan bahsetti. Araştırdık bunu ve böyle bir itirazın olmadığını öğrendik” dedi.
“YA TESPİT YA İSTİFA ETMELİ”
Ali Bozan, AKP’li vekilin iddialarını bir an önce belgeleriyle kanıtlamasını aksi takdirde istifa etmesi gerektiğini dile getirdi. Bozan, AKP’nin organize suç şebekesi haline geldiğini ve yaptıkları usulsüzlükleri milliyetçilik söylemleri ile kapatmaya çalıştıklarını ifade ederek şunları söyledi:
“İlçe Seçim Müdürlükleri, sanki DEM Parti’nin elinde de Akdeniz’e 5 bin 500 seçmen taşımış. Buna sadece gülünür. Bizim açıklamalarımızın tamamı belgeli, tespitli. Bu nedenle AKP’li bir milletvekilinin önüne bir metin koyuyorlar. O metnin içinde doğru hiçbir şey yok. Yapılması gereken, 5 bin 500 seçmen taşımaya dair iddiasını tespit edecek ya da özür dileyip istifa edecek. AKP şu anda organize bir suç şebekesi haline gelmiştir. Akdeniz’i kaybedeceklerini biliyorlar. Her ne hırsızlık yaparlarsa yapsınlar Akdeniz’i kazanamayacaklar.”
Bozan, usulsüzlüklere ilişkin İlçe Seçim Kurulu’na yapılan itirazların kabul edilmediğini, partinin genel merkezinin YSK’ya başvuracağını sözlerine ekledi.
PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, usulsüz seçmen taşıma girişimlerine AKP’li Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın ve Akdeniz Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de dahil olduğunu söyledi. Bozan, “Bu kişilerin farklı ilçelerde oturmalarına rağmen seçime az bir zaman kala adreslerini Akdeniz ilçelerine taşıdıklarını tespit ettik. Bu durum AKP, Emniyet ve kent bürokrasinin Akdeniz Belediyesi için her türlü usulsüzlüğü göze aldığını gösteriyor” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimler öncesi, kentin farklı ilçelerinden Akdeniz ilçesine taşındığını tespit ettikleri şaibeli seçmenlere ilişkin il örgütünde basın toplantısı yaptı.
Açıklamaya DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Akdeniz İlçe Eş Başkanları Sevim Müjde ile Nizar Esen, DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkan Adayı Hoşyar Sarıyıldız ve DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan katıldı.
“AKDENİZ BELEDİYE BAŞKANI VE İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ DE HAYALET SEÇMEN LİSTESİNDE”
Toplantıda ilk olarak konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, usulsüz seçmen taşıma işlemlerini yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Halkın iradesini gasp edenlere karşı alandayız. Tüm bu hilelere karşı Akdeniz Belediyesi’ni geri alacağız” dedi.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, ‘hayalet seçmen’lere karşı 1 Ekim tarihinden bu yana alanda olduklarını, bu usulsüz ‘hayalet seçmen’ taşıma girişimlerinde kentte üst düzey bürokratların da yer aldığını belirtti. Bozan, AKP’li Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın ve Mersin Akdeniz İlçe Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de ‘hayalet seçmen’ listesinde yer aldığına dikkat çekti.
“AKP’NİN KİRACILIĞINA SON VERECEĞİZ”
Ali Bozan, Belediye Başkanı Güktak’ın Yenişehir ilçesinde ikamet etmesine rağmen ailesinin ve kendisinin de bulunduğu 28 seçmeni Akdeniz ilçesinde bulunan Dikilitaş Mahallesi’nde bir yere taşıdığını ifade etti. Gültak’ın bu seçmen taşıma işlemini Mayıs seçimlerinde yaptığını tespit ettiklerini söyleyen Bozan, “Bu neyi gösteriyor biliyor musunuz? Akdeniz Belediye Başkanı, belediye seçimlerini kaybedeceğini anlamış ki kendisinin ve ailesinin oyuna muhtaç olduğunun farkında. Yani bu kadar çaresizler, bu kadar düşmüşler. Bunun bir gün tespit edileceğini hiç düşünmediniz mi?” diye sordu.
“DEM Parti 31 Mart seçimlerinde kiracı olan AKP’nin Akdeniz Belediyesi’ndeki kiracılığına son verecek” diyen Bozan, bunun sözünü halka verdiklerini de kaydetti.
EMNİYET MÜDÜRÜ DE SEÇMEN KAYDINI TAŞIMIŞ
Akdeniz Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de Mezitli ilçesinde otururken, kendi ikametini Akdeniz İlçesi’nde bulunan Siteler Mahallesi’ne taşıdığının da bilgisini de veren Bozan, emniyet müdürünün Mayıs seçimlerinde Akdeniz Belediye Başkanı ile beraber sandıkların kurulduğu okullarda provokasyon yarattığını da hatırlatarak, “Fil de kendisi ve ailesiyle beraber 11 kişiyi Akdeniz İlçesi’nde bulunan Siteler Mahallesi’ne taşıdı. Bu tespitten sonra o adrese arkadaşlarımız 3 gün boyunca gitti ama hiç kimse o adreste görünmüyordu” dedi.
“EMNİYET MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINMALI”
AKP, Emniyet ve kent bürokrasinin Akdeniz Belediyesi için her türlü usulsüzlüğü göze aldığını ifade eden Bozan, usulsüz seçmen taşıma işleminden sonra yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:
Seçmen kayıtlarına yaptığımız itirazlar üzerine şu ana kadar yapılan tahkikatların yeniden yapılması gerekmektedir.
Usülsüz seçmen kayıtlarını yapan nüfus memurları hakkında soruşturma açılmalı ve görevden alınmalılar.
İçişleri Bakanlığı, Akdeniz İlçe Emniyet Müdürü hakkında soruşturma başlatmalı ve açığa alınmalı.
Akdeniz Belediye Başkanı, Akdeniz’de yaşayan yurttaşlar başta olmak üzere 85 milyon yurttaştan özür dilemeli.
PİRHA- Emek Partisi (EMEP), Dersim’de yerel seçimde belediye başkan adayı çıkarıyor. EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF ile yaptıkları ittifak görüşmelerinde bir ilerleme kat ettiklerini ancak DEM Parti ile bir tıkanma yaşadıklarını söyledi.
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, yaklaşan 31 Mart Yerel Seçimleriyle ilgili ittifak görüşmelerini ve seçim hazırlıklarını il örgütünde düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
“DERSİM, İKTİDARIN HALA ‘DÜŞÜREMEDİĞİ’ BİR KENTTİR”
Emekten yana, demokratik ve halkçı bir belediyecilik için Emek Partisi olarak aday olduklarını söyleyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Bugüne kadar emekten yana, demokratik ve halkçı yerel yönetim ve belediyecilik anlayışıyla hareket ederek, halk kesimlerinin en geniş ittifaklarını oluşturarak bir alternatif oluşturma çabasında olduk. Bulunduğumuz belediye yönetiminde ya da yönetim dışında kaldığımızda da bu sorumlu politik çizgiyi savunduk” dedi.
Dersim’in, halen iktidarın ‘düşüremediği’, halkın ‘teslim alınamadığı’, rızasının sağlanamadığı, kendi özgünlükleriyle ‘tek’ sayılabilecek bir kent olma özelliğini sürdürdüğünü belirten Tekin, “Bu nedenledir ki devlet kurumları, üniversitesi, etkisine aldığı inanç kurumları yöneticileriyle, göçün etkilediği toplumsal yapı ve dokunun değişim beklentileriyle, bu halk mevzisi ele geçirilmek istenmektedir. Elbette halkımız buna izin vermeyecektir” diye konuştu.
“DERSİM BELEDİYESİ’NE ADAYIZ”
Dersim Belediyesi’ni emek esaslı oluşturmak üzere Emek Partisi olarak aday olduklarını halkla paylaşmanın zamanı olduğunu ifade eden Tekin, şunları kayda geçirdi:
“Elbette partimiz bugüne kadar savunduğu anlayış, politik çizgisi gereği en geniş halk güçleriyle birlikte, ortak bir yönetim gücü oluşturarak, halkımızın her alandan gelen temsilcilerinin katılımı ve ittifakıyla halkçı bir yerel yönetim oluşturarak, birlikte kazanmak ve başarmak istiyor.
Dersim’in işçilerine, üretici köylülerine, kamu emekçilerine, esnafına, emeklisine; gençlerine ve kadınlarına, inanç çevrelerine, odalarına, kooperatiflerine ve birliklerine çağrımızdır: Emekten yana demokratik ve halkçı bir yerel yönetim programını, hep birlikte saptamak ve hayata geçirmek üzere birleşelim!”
“SMF İLE İLERLEME KAT ETTİK ANCAK DEM PARTİ İLE TIKANMA YAŞADIK”
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ile yaptıkları ittifak görüşmelerinde bir ilerleme kat ettiklerini ancak DEM Parti ile bir tıkanma yaşadıklarını söyledi. Zamanın dar olmasına rağmen ittifak çağrılarını sürdürdüklerini söyleyen Tekin, EMEP’in seçime girme taktiğinin halkın eğilimi olduğunu da söyledi. Tekin, yıllardır güçlü bir ittifakı savunduklarını belirterek halkın geniş kesimlerinin de en geniş ittifakı kurma çağrısı yaptıklarını aktardı. Tekin, il merkezinde en geniş ittifakı sağlayamasalar dahi ilçelerde ki ittifak görüşmelerinde esnek davranılması çağrısını da yaptı.
PİRHA- Hatay Büyükşehir Belediyesi aday adayları CHP yönetimince yeniden Lütfü Savaş’ın aday gösterilmesine tepki gösterdi.
6 Şubat’ta 11 ilde büyük yıkıma sebep olan depremlerde en çok hasar alan kentlerin başında Hatay geliyor. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için Cumhuriyet Halk Partisi’nden yeniden Lütfü Savaş’ın belediye başkan adayı olarak gösterilmesine tepkiler sürüyor. Son olarak Otobüs İşletme Sahipleri Derneği (OİSD) Genel Başkanı Ayhan Kara, 26. Dönem Milletvekili Birol Ertem, 26.ve 27 Dönem Milletvekili Serkan Topal, Hatay Barosu Başkanı Cihat Açıkalın ve Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin yayınladıkları ortak metin ile Savaş’ın adaylığına tepkisini dile getirdi.
“ÖZEL’İN SÖZLERİ ADAYLARI VE HALKI RENCİDE ETTİ”
Ortak bildiride şu ifadeler dikkat çekti:
“Bizler, ülkenin aydınlık geleceği ve Hatay’ın deprem dirençli, insan merkezli bir kent olarak kadim, barışçıl ruhuyla ama yenilenmiş bir şekilde yeniden inşası ve ayağa kaldırılması adına vermekte olduğumuz mücadeleyi hayata geçirmek ve memleketimize hizmet için CHP’nin son kurultayında yönetimi devralan Genel Başkan Özgür Özel, MYK ve PM üyelerine inanarak CHP yöneticilerinin partinin gelenek ve etik ilkelerine uygun bir şekilde ve halkın iradesine temel alacaklarını dile getiren beyan ve taahhütlerine güvenerek CHP’ye Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için adaylık başvurusu yaptık. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Alternatif bulamadık” sözleri aday adayları arasında bulunan, biri bir dönem, diğeri iki dönem TBMM’de halkını temsil etmiş iki milletvekili, dört dönem boyunca Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nı yöneten bir başkana, Hatay Barosu’nu iki dönem yöneten bir başkana ve uluslararası arenada yönettiği şirketleri dünya çapında bir marka yapan bir işadamını, destekçilerini ve halkı ciddi bir şekilde rencide etmişti. Yüz binlerce insanımızın tepkileri Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı konusunda alınan kararın infial yarattığının en önemli göstergesidir.
“VERİLEN KARAR DEĞİŞİME OLAN İNANCI ZAYIFLATIYOR”
Başarısızlığı tescil edilmiş ve halkın gözünde güvenini yitirmiş bir şahısla yola devam kararının doğru olmadığını, bu kararın seçimin peşinen kaybedildiği Hatay’ın yaralarını derinleştirdiğini ve değişime olan inancı zayıflattığını, her şeyden önemlisi; bu durumun partiden kitlesel kopuşlara sebebiyet vereceğini ve bunun sonucunda Hatay ilimiz, insanlarımız ve partimiz adına telafi imkansız sorunlarla karşılaşacağımız gerçeğinin altını çizmek isteriz. CHP’nin iktidara gelmesi için katkı sunma kararlığında olan bizler, Hatay halkının iradesini yok sayan dayatmaları kabul etmeyeceğimizi beyan ediyor, CHP’nin yetkili kurullarınca verilen kararın ne kadar doğru olduğunun değerlendirmesini siz kıymetli halkımızın takdirine bırakıyoruz.
PİRHA-DEM Parti, Dersim merkez belediye başkanlığı için kendi adaylarıyla seçime gireceğini açıkladı. İlçeler için ise ittifak görüşmelerinin sürdüğü belirtildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Seçim Komisyonu, seçim sürecine ilişkin bir bilgilendirme toplantısı yaptı. DEM Parti Dersim İl Seçim Komisyonu Eş Sözcüleri Hümeyra Tusun Yeğin ve Özcan Ateş, Dersim’deki yerel seçimlerle ilgili açıklamalarda bulundular ve gazetecilerin sorularını yanıtladılar.
DEM Parti Dersim İl Seçim Komisyonu Eş Sözcüsü Özcan Ateş, Dersim merkez belediye başkanlığı için kendi adaylarıyla seçime gireceklerini, ittifak görüşmeleri kapsamında belediye meclis üyeliklerinin paylaşılabileceğini belirtti. Ateş, ilçe belediyeleri için ise ittifak görüşmelerinin sürdüğünü ve şu an bu konuda başka bir açıklama yapmayacaklarını ekledi.
“ÖNERDİĞİMİZ ÜÇÜNCÜ YOL KAYYUM DARBELERİYLE ENGELLENİYOR”
Basın açıklamasını okuyan DEM Parti Dersim İl Seçim Komisyonu Eş Sözcüsü Hümeyra Tusun Yeğin, DEM Parti’nin; Kürtlerin, Alevilerin, farklı kimlik ve inanca sahip halkların, eşitlik ve özgürlük temelinde bir arada yaşadığı demokratik bir cumhuriyet için üçüncü yolu önerdiğini ancak önerdikleri bu demokratik halkçı yönetim modelini engellemek için kayyum darbeleri ile karşı karşıya kaldığını belirtti.
Yeğin, şunları ifade etti:
“Bütün baskı engelleme ve manipülasyonlara rağmen Kürt halkı bu politika ve mücadeleyi sahiplenerek her defasında partimizi yerelde iktidar yaparak iradesini ortaya koymuştur. İşte bu koşullarda yeni bir yerel yönetim seçimlerine gidiyoruz. Halkımızın bu seçimlerde de kayyum rejimine en güzel cevabı vereceğinden kuşkumuz yoktur.
“SEÇİM STARTINI VERDİK”
Yerel yönetimleri güçlendirme, yerel yönetimleri toplumsal ihtiyaçlar temelinde geliştirme yerel kaynakların adil ve etkin kullanımını sağlamak, yereldeki kültür, inanç hafıza ihtiyaç farklılıklarını gözeten çoğulcu yaklaşımları güçlendirmek yerel hafızayı canlı tutmak, doğayı suyu ormanı dereleri korumak, kadınların her türlü karar mekanizmasına katılımını sağlama, kadına yönelik her türlü şiddet ve saldırıların karşısında durarak çözüm mekanizmalarını geliştirmek amacıyla yerel yönetim seçim startını vermiş bulunuyoruz.”
“ADAY BAŞVURULARI 19 OCAK’A KADAR KABUL EDİLECEK”
Hümeyra Tusun Yeğin, 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerden sonra partinin bütün örgütlerinde seçim sonuçlarını değerlendiklerini ve halkın ortaklaştığı öneri doğrultusunda parti yönetim organlarının ve seçimlerde seçilecek adayların belirlenmesinde ön seçim yapılmasının parti kararı haline geldiğini vurguladı.
Yğin şunları kaydetti:
“Bu temelde ilimiz Dersim’de 31 Mart 2024 tarihinde kendi adaylarımızla katılacağımız yerel yönetim seçimlerinde Belediye Eş Başkan adayları, belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üye adayları ön seçimle belirlenecektir. Bugünden başlayarak 19 Ocak 2024 gününe kadar devam edecek aday başvuruları Aday Kabul Komisyonu’na yapılacaktır. Aday adayları tanıtım toplantısı 27 Ocak 2024 Cumartesi günü yapılacaktır.”
PİRHA- AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, seçim çalışmaları kapsamında Avcılar Yeşilkent Cemevi’ni ziyaret etti. Alevi yurttaşlar sosyal medyada Kurum’un cemevini ziyaret etmesine tepki gösterdi.
Alevi inancını ve cemevini tanımayan, zorunlu din dersini kaldırmak yerine din derslerini çoğaltan, asimilasyonu hızlandırmak için Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kuran AKP’nin belediye başkan adayları şimdi de seçim öncesi Alevileri ve cemevlerini ziyaret etmeye başladı.
AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, dün Avcılar Yeşilkent Cemevi’ne gitti.
Kurum, bu yola sevgiyle çıktıklarını, Avcılar’ın her sokağına huzur getireceklerini iddia etti.
Sosyal medyada ise Aleviler, Murat Kurum’un cemevine gitmesine tepki göstererek, “Böyle insanları niye cemevine alıyorsunuz? Onu oraya alanlarda da hata var” benzeri ifadeler kullandılar.
Tepkilerden bazıları şöyle:
Sezgin Kartal (Alevi aktivist/Gazeteci): Bu cemevi için 2011-2012’de çok zor şartlarda özellikle kadınların büyük emekleri oldu. Düzene karşı mücadele edip cemevi olmasını kabul ettirdik ama kendi içimizdeki düzenbazlara yenildik. Utanıyorum!
Selvinaz Durur (CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı): Cemevlerimizi ibadethane kabul etmeyen partinin adayının ibadethanemizde ne işi var? Oturduğunuz posta evliya ve onların çocukları, onların soyundan gelen ocakzadeler oturabilir sizler değil!
Alevi yurttaşlar:
“Seçimden sonra yine Alevilerin evini işaretleyecek misiniz? İbadethane olarak görmediğin yere neden gittin lokma yemeye mi? Sadece seçim zamanı hatırlanırız. Sizi oraya alan o cemevi mensuplarına da yazıklar olsun! Sizlerin utanması yok. Sizlerin ziyaretini kabul eden düşkünlerin de mi hiç utanması yok! Cümbüş evi bir anda kıymetli canların cemevi oldu!! Yatacak yeriniz yok!
PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in para bulmak için yaşamını uçaklarda geçirdiğini belirterek, “Mehmet Şimşek, ülke ülke gezeceğine Ankara İmralı arası çok daha kısa. Ankara’dan İmralı’ya yapacağı bir yolculuk ile bu ülkedeki ekonomik sorunları çok daha rahat çözebilir” dedi. Bozan, yerel seçimlerde DEM Parti’yle ilişki kurmayan, demokratik tavır ve tutum içerisinde olmayanlara oy vermeyeceklerini söyledi.
31 Mart seçimleri yaklaşırken, partilerin aday belirleme süreçleri devam ediyor. Diğer taraftan ise cezaevlerinde açlık grevleri sürüyor.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, seçim sürecine ve açlık grevlerine ilişkin sorularımızı yanıtladı.
“MEHMET ŞİMŞEK, ÜLKE ÜLKE GEZECEĞİNE ANKARA İMRALI ARASI ÇOK DAHA KISA”
PİRHA: Cezaevlerinde 50’inci gününe yaklaşan açlık grevi eylemi var. Aynı zamanda aydınlar, yazarlar, sanatçılar geçtiğimiz gün ‘Barışa ses verilmesi’ çağrısında bulunurken, Barış Anneleri’nin ‘Barış Nöbeti’ devam ediyor. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
ALİ BOZAN: İmralı’da 34 aydır kesintisiz devam ettirilen ağırlaşmış tecrit var. Esasen de 1999 bu yana İmralı Adası’na hukuka aykırı bir şekilde uygulanan bir tecrit söz konusu. Çünkü 1999 yılından bu yana İmralı Adası’nda hukuk yok. İmralı Adası’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları uygulanmıyor. O nedenle tecrit sadece hukuk dışı, sadece yasaya, uluslararası hukuka, uluslararası sözleşmelere aykırı demek yeterli değil.
Kürt Sorunu’nun çözüm yolunun Sayın Öcalan’la görüşmekten geçtiğini bu ülkede yaşayan bütün yurttaşlar da, bütün siyasi çevreler de biliyor. Cezaevlerinde açlık grevi devam ediyor. Dışarıda ise Barış Anneleri öncülüğünde başlatılan adalet nöbetleri var. Bunun yanı sıra mecliste DEM Parti grubunun girişimleri var. Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na yaptığımız başvurular var. Milletvekilleri olarak Sayın Öcalan’la görüşme talebimizi biz resmi olarak Adalet Bakanlığı’na ilettik. Kürt sorunu Sayın Öcalan’la görüşmeler yapılmadan çözülebilecek bir sorun değil ki, geçmişte bu deneyimlendi, yeniden denenmeli. Başka yol yok çünkü.
Şunu da biliyoruz; 40 yıldır bu coğrafyada bir savaş, bir çatışma var. Bu ülkenin, bu coğrafyanın, bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaş, bir gün dahi bu çatışmalı ortamın devam ettirilmesini istemiyor. Ki tecrit bugün yaşamın her alanına sirayet ediyor. Nasıl sirayet ediyor? Tecrit bu ülkenin ekonomisine sirayet ediyor. Bu ülkede yaşayan yurttaşların birbiriyle kardeşçe bir arada yaşama iradesine sirayet ediyor. Tecrit cezaevlerine sirayet ediyor. Cezaevlerine kendini hukukun üstünde gören kurullara sirayet ediyor. Ekonominin düzelmesi, eşit adil bir paylaşımın olması tecritle doğrudan bağlantılıdır. Ekonominin düzeltilmesi, -ki 85 milyon bunu istiyor- İmralı’daki tecridin kaldırılması ve diyalog yollarının yeniden açılmasından geçiyor. Demokrasi, hukuk yoksa, Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyorsa kimse ülkeye yatırım yapmaz.
Bugün ülkedeki ekonomik krizden kurtulmak için yurtdışında kapı kapı dolaşan bir bakanımız var. Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in adeta günü, yaşamı neredeyse uçaklarda geçiyor. Ve Mehmet Şimşek Kürdistan coğrafyasının çocuğu; Batmanlı. Kürt Sorunu’nun ne şekilde çözüleceğini en iyi bilen kişilerden bir tanesi. Mehmet Şimşek, ülke ülke gezeceğine Ankara İmralı arası çok daha kısa. Ankara’dan İmralı’ya yapacağı bir yolculuk ile bu ülkedeki ekonomik sorunları çok çok daha rahat çözebilir.
“BARIŞ İÇİNDE YAŞAMANIN YOLU KÜRT SORUNUN ÇÖZÜMÜDEN GEÇİYOR”
-Peki neden bu yol seçilmiyor?
Bu yolun seçilmemesinin sebebi bilinçli. Çünkü AKP-MHP iktidarı bugüne kadar savaştan, çatışmadan ve kaostan besleniyor. Çözüm sürecinin bitirilmesi AKP’nin çoğunluğu kaybetmesinden kaynaklıdır. O günlerde 400 milletvekili istiyorlardı. Elde edemeyince Türkiye’yi kaosa sürüklediler. Ama bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaş bunu hak etmiyor. Bu ülkede yaşayan 85 milyon yurttaş kardeşçe, barış içerisinde yaşayabileceği bir ülkeyi hak ediyor. Kardeşçe, barış içerisinde yaşanacak bir ülkenin yolu da Sayın Öcalan’la görüşmelerden geçiyor.
“HALK KENDİ BELEDİYE EŞ BAŞKAN ADAYLARINI KENDİSİ SEÇECEK”
-31 Mart’ta yerel seçimler yapılacak, nasıl hazırlanıyorsunuz?
Yerel seçimlere giderken özellikle ülkede HDP’li belediyeler üzerinden başlatılan bir kayyum rejimi var. Önce HDP’li belediyelere kayyum atandı. Artık bu ülke kayyum rejimiyle yöneten bir ülke haline geldi. Ve ülkenin en büyük kayyumu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sadece HDP’li belediyeler kayyumla yönetilmiyor. Ülkedeki bütün kurumlar kayyumla yönetiyor. Anayasa Mahkemesi’ne Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi kayyum olarak atandı. Bunun talimatını kim verdi? Elbette bunun talimatı saraydan verildi. HDP’li belediyelere kayyum atandığında bu ülkedeki farklı siyasi çevreler biz anlatmamıza rağmen, izah etmemize rağmen bunu anlamadılar ya da bunu anlamak istemediler.
31 Mart yerel seçimlerine giderken Akdeniz’de belediye eş başkan adaylarımızı ön seçimde belirleme kararı aldık. Bunun için uzunca bir süredir ön seçimde oy kullanacak delegelerimizin tespitiyle ilgili bir çalışmamız söz konusuydu. Bu çalışmamız neredeyse bitmek üzere. Ayın 13’ünde Akdeniz ilçemizde belediye eş başkan adaylarımızı belirlemek için ön seçim yapacağız. Bu bir defa yerel seçimlerde ilk defa denenmiş bir yöntem. Aynı zamanda Kürdistan’da 90 merkezde ayın 13’ü ve 14’ünde eş başkan adaylarımızı, kimi bölgelerde belediye meclis üyelerimizi, kimi yerlerde il genel meclis üyelerimizi ön seçimle belirleyeceğiz. Halk kendi belediye eş başkan adaylarını, belediye meclis üyesi adaylarını ve il genel meclis üyelerini bizzat kendisi belirleyecek.
“MERSİN’İN DEMOKRAT, AYDIN, İLERİCİ BİR YÖNETİM TARAFINDAN YÖNETİLMESİNİ İSTİYORUZ”
Bu aynı zamanda kent uzlaşısının bir parçası. Biz buna ittifak demiyoruz, kent uzlaşı diyoruz. Bu kentteki hem yapılan araştırmalar hem sahadaki gözlemlerimiz bir açık şekilde gösterdi; Bu kentte DEM Parti olmadan yapılan hesap ve kitapların hepsi havada kalıyor. O nedenle kent uzlaşmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Biz Mersin’in demokrat, aydın, ilerici bir yönetim tarafından yönetilmesini istiyoruz. Bunun için kenti uzlaştırıyoruz ama kent uzlaşı derken elbette 2019’da yaşananlar ya da 2019’da olanlar yeniden kesinlikle tekrar edilmeyecek.
Bugün kent uzlaşısı kapsamında bu kentin dinamikleri de başta DEM Parti’yle görüşmek durumunda. Kent uzlaşısına dair çağrımızı her zaman yineliyoruz ama bunun yanı sıra bu kentte herhangi bir siyasi çevre ya da herhangi bir siyasi partiyle kent uzlaşı kapsamında bir araya gelme durumu söz konusu olmadığında da bizim bütün hazırlıklarımız var. Bizim bugün sadece Akdeniz, Toroslar ve Tarsus ilçelerinde seçim komisyonlarımız oluşmuş değil. Sadece bu üç ilçede belediye eş başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri için başvuru almış değiliz. Aynı zamanda Mezitli, Yenişehir için İl Seçim Komisyonumuzun aldığı başvurular var. O başvurularla ilgili görüşmeler yapılıyor, mülakatlar yapılıyor. Biz Mersin başta olmak üzere Türkiye’nin bütün illerinde aynı zamanda eğer koşulları olursa kendi adaylarımıza girmeye de hazırız. Bütün büyük şehirlerde seçimlere kendi adaylarımızla girebiliriz.
2019 yerel seçimlerinde uyguladığımız stratejiyi uygulamayacağız. 2019’un siyasal atmosferiyle 2024 yılının siyasal atmosferi arasına çok büyük farklar var. Halkımızın partisinden beklentisi kazanan olmak. Hangi ilde, hangi ilçede, hangi beldede hangi büyükşehirde olursa olsun kazanan olacağız. Kazanan konumda olmadığımız hiçbir denklemde yer almayacağız.
-Kapınızı çalmayanlar ile ilişki kurmayacaksınız?
Kesinlikle. Bizimle ilişki kurmayan Antalya’nın örneğinde olduğu gibi demokratik tavır, tutum içerisinde olmayanlara oy vermeyeceğiz. Bir defa hem siyaset hem matematik şunu gerektirir. Bir kenti birlikte kazanıyorsak birlikte yöneteceğiz ve o yönetimde kendimizi kendi rengimizi biz görmek istiyoruz. Kendimizi, kendi rengimizi görmediğimiz hiçbir denklem içerisine yer almayacağız. Bizim acımızı bizimle paylaşmayan, bir taziye mesajı yayınlamaktan dahi çekinen bir taziye tweeti dahi atmaktan çekinen bir zihniyetle bir arada durmak zor.
Bugün Mersin’e baktığımızda 8 aylık süre boyunca yaptığımız çalışmalar sonucunda kazanma ihtimalimizin çok yüksek olduğu yerler var. Mersin’in Tarsus, Toroslar ilçesi elbette Akdeniz Belediyesi. Uzunca bir süre Akdeniz Belediyesi’ni biz yönettik. 2016 yılında Akdeniz Belediyesi’ne yapılan bir operasyon sonrasında kayyum atanmıştı. 2019 yılına kadar kayyumla yönetildikten sonra kayyumdan adil olmayan koşullarda yapılan bir seçimle AKP’ye geçen bir belediye var. Geldiğimiz aşamada kayyum zihniyetinden daha beter bir zihniyetle yönetilen bir Akdeniz Belediyesi var. Kayyum zamanı sadece kayyum vardı. Ama biz bu 5 yıllık süre içerisinde AKP’li Akdeniz Belediyesi’nin kimi icraatlarına baktığınızda adeta kayyumu aratır halde icraatlar var. İşte tam da o nedenle diyoruz ki kayyumu aratır uygulamalar gördük.
“AKP’NİN SEÇMEN HIRSIZLIĞINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Akdeniz’in merkez mahallelerinden birisinde bir evde yaşayan tek bir anne var. Kendisi seçmen kontrol ederken hiç tanımadığı, bilmediği 39 kişinin kendi adresine kaydedildiğini görüyor. Bugün sahadan arkadaşlarımız araştırma yapıyorlar, kapı kapı geziyorlar. Karacayla, Karacayla Mahallesi’nde. Bir evde sadece iki kişi yaşıyor. Ama o adrese ev sahiplerinin hiç tanımadığı 20 kişinin kaydı yapılmış. Bu uygulamalar kayyum döneminde dahi yapılmayan uygulamalar. Bunun adı seçmen hırsızlığı. AKP’nin ülkede çalmadığı bir şey kalmadı. En son seçmen çalmaya başladılar. Ama biz yaptıkları seçmen hırsızlıklarını teker teker, kapı kapı isim için tespit ediyoruz. Ve yaptığımız tespitler neticesinde itirazlarımızı yapıyoruz. İtirazlarımızın yanı sıra çağrı yapıyoruz aynı zamanda. Herkes kendi kaybını kontrol etsin. Kaybettiklerini gördükleri, bildikleri için tek çareleri kaldı; seçmen hırsızlığı yapmak. Elbette bizler buna izin vermeyeceğiz.
-Son olarak ne demek istersiniz?
Yerel seçimlere giderken biz DEM Parti olarak hazırız. Her türlü senaryoya yönelik hazırlığımız var. Halkımız bu anlamda partisine güvensin. 31 Mart yerel seçimlerinde mutlaka kazanacağız, büyük kazanacağız diyoruz. Teşekkürler.”
PİRHA – Yerel seçimlerde gösterilecek adayların en az yüzde 50’sinin kadın olması gerektiğini belirten EŞİK, “Yerel yönetimlerde eşit temsil ve cinsiyet eşitliğini amaçlayan adaylar istiyoruz” çağrısı yaptı.
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), yerel seçimlerde belirlenecek adaylara ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Yerel yönetimlerde eşit temsil ve cinsiyet eşitliğini amaçlayan adaylar istiyoruz” başlığıyla yapılan açıklamada, “Kadınlar, yerel yönetimlerin her kademe ve biriminde yok denecek kadar az sayıda temsil edilmektedir. 2019 yerel seçim sonuçlarına göre yerel yönetimlerde kadın temsil oranı yalnızca yüzde 3’tür. Oysa, demokrasinin temel koşullarından birisi eşit temsildir” denildi.
“ADAYLARIN YÜZDE 50’Sİ KADIN OLMALI”
Eşit temsilin sağlanabilmesi ve eşitleyici politikaların uygulanması için, partilerin yerel seçimlerde gösterecekleri adayların en az yüzde 50’sinin kadın olması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Dolayısıyla, siyasi partilerin, belediye başkanlıkları için kadınları seçilebilme şansları yüksek olan il, ilçe ve beldelerden aday göstermelerini bekliyoruz. Belediye meclisleri ve il genel meclislerine gösterilecek adaylar, bir kadın-bir erkek olarak, fermuar sistemi izlenerek sıralanmalıdır. Aday adaylığı başvurularında, kadınlardan başvuru ücreti alınmamalı, ‘zorunlu bağış’ gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir. Yine demokrasinin bir gereği olarak, aday seçim süreci şeffaf olarak yürütülmelidir” ifadelerine yer verildi.
ADAYLARDAN BEKLENEN NİTELİKLER
Aday belirleme sürecinin yanı sıra, seçilecek adayların niteliklerinin de son derece önemli bulduklarını ifade eden EŞİK, “Kadın ve erkek, tüm adayların toplumsal cinsiyet eşitliğini benimsemiş, her türlü ayrımcılığa karşı, insan, kadın, doğa ve hayvan haklarına saygılı kişiler olmasında ısrar ediyoruz. Adayların bu konularda donanımlı olmasını ve bunu katkıda bulundukları kadın örgüt ve platformlarında, akademide, belediyelerde, sendikalarda, partilerde, demokratik kitle örgütlerinde kanıtlamış olmalarını bekliyoruz. Ülkenin derinleşen sorunlarını düşünerek, adayların, laiklik ve hukukun üstünlüğünü savunan, bilime saygılı, sermayenin değil, halkın ve doğanın çıkarlarını gözeten, yoksullukla mücadeleyi amaç edinmiş kişiler olmaları konusunda ısrarcıyız. Ekoloji hareketinden gelen, iklim adaletini savunan ve iklim krizinin etkileri ve tüm afetler için politika geliştirebilecek adaylara yer verilmesini istiyoruz. Adayların, yönetmeye talip oldukları yerlerin sorunlarını bilen ve bu sorunlara çözüm üretebilme vizyonuna sahip, israftan kaçınan, güvenilir, yenilikçi, barışçı ve liyakat sahibi kişiler olması gerektiğini vurguluyoruz” dedi.
“KADINLAR KAZANIRSA DEMOKRASİ KAZANIR”
Açıklama, “Hepimizin özlemi olan demokratikleşmeye, halkın sorunlarına çözüm getirmeye ve eşit yurttaşlık ilkesini hayata geçirmeye yerelden başlayarak ulaşabiliriz. Yerel yönetimlerde ve her yerde eşit temsil hakkımıza sahip çıkıyoruz! Kadınlar kazanırsa, demokrasi ve ülke de kazanır diyoruz!” sözleriyle son buldu.
PİRHA- HEDEP Mersin İl Örgütü, kurduğu seçim komisyonu ile 2024 yerel seçimleri için çalışmalara başladıklarını duyurdu. HEDEP Mersin İl Seçim Komisyonu Eş Sözcüsü Mesut Aslan, “Halkımızı bu sürecin en büyük öznesi olmaya, güç vermeye ve kendi iradesini sandıklara yansıtmaya çağırıyoruz” dedi.
Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Mersin İl Seçim Komisyonu, il binasında yaptığı basın açıklamasıyla yerel seçim çalışmalarına başladıklarını duyurdu. Açıklamaya HEDEP Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ile Ali Bozan, il ve ilçe örgüt temsilcileri katıldı.
“BU SEÇİM, KAYYUMA KARŞI HALK İRADESİNİN, SAVAŞA KARŞI BARIŞIN SEÇİMİ OLACAK”
HEDEP Mersin İl Seçim Komisyonu Eş Sözcüsü Mesut Aslan, genel seçimden sonra yapılan eleştirileri dikkate alarak halktan gelen talepler doğrultusunda yerel seçimler için politika belirlediklerini ifade etti.
Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerin yalnızca belediye seçimlerinden ibaret olmayacağını dile getiren Aslan, “Tekçi anlayışa karşı çoğulculuğun, kayyuma karşı halk iradesinin, patrona karşı emekçinin, ekolojinin, kadının, gençliğin, çocukların, öğrencilerin seçimi olacak. Bu seçim savaşa karşı barışın, Kürt sorununa demokratik çözümün seçimi olacaktır” dedi.
“HALKIMIZI SÜRECİN ÖZNESİ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”
Birçok demokratik kitle örgütünün desteğiyle ve katılımıyla kurulan İl Seçim Komisyonunun, 6 Aralık itibariyle çalışmalarına başladığını belirten Aslan, seçim süreci için çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Yerel yönetimlere dair söz kurmak isteyen, demokratik mücadelenin bir parçası olmak isteyen, belediye eş başkanlıkları ve meclis üyelikleri için başvurmak isteyen bütün yurttaşlarımızı, özellikle genç arkadaşlarımızı ve kadın yoldaşlarımızı il binamıza başvurularını yapmaya davet ediyoruz. ‘Özgürlük kendini yönetmekle başlar’ perspektifinden yola çıkarak halkımızı bu sürecin en büyük öznesi olmaya, güç vermeye ve kendi iradesini sandıklara yansıtmaya çağırıyoruz. Hep birlikte kazanacağız.”
PİRHA-3 dönem CHP’den Nazimiye Belediye başkanlığı yapan Cafer Kırmızıçiçek, ‘değişim’ sloganıyla göreve gelen CHP yönetimini eleştirerek, bağımsız adaylığını duyurdu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) geçmiş dönem genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun doğduğu Nazimiye ilçesinde 3 dönem belediye başkanlığı yapan Cafer Kırmızıçiçek, yaptığı yazılı açıklamada CHP yönetimine sert eleştirellerde bulunarak bağımsız aday olacağını açıkladı.
“ŞEFFAF VE HALKÇI BİR SİYASET ANLAYIŞIYLA BAĞIMSIZ OLARAK YOLUMA DEVAM EDECEĞİM”
Cumhuriyet Halk Partisi’nde ‘değişim’ sloganın komik olduğunu ve yeni CHP yönetimi çatısı altında aday olmayacağını belirten Kırmızıçiçek, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Belediye Başkanlığım süresince kişilerin, gurupların çıkarlarını değil halkın ortak menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yaptım. Bundan dolayı son iki dönemdir ilçe halkımızın seçmenlerimizin ezici bir çoğunluğunun desteğiyle seçildim. Doğrudan halkın gücüyle ve desteğiyle var oldum. Birileri gibi siyaset arenasına parayla gelip sermayemi iki katına çıkarmadım. Parayla siyaset yapan ve siyaseti para rant ve çıkar için yapanlar bugün bu kentin ve ilçelerimizin siyasal ve demokratik iradesini belirleyemez. Ankara’da genel merkezde oturup para pul ve kafa kol ilişkileriyle siyaset mühendisliğine soyunanlar geçmişte olduğu gibi bu günde kaybetmeye mahkûmdurlar. Yoksul halkın sırtından sermayelerine sermaye katan onlar zenginleştikçe sözüm ona temsil ettiğini iddia ettikleri halk günden güne daha da yoksullaşıyor. Polat Şaroğlu şahsında bu kentte uzun bir dönemdir siyaset ağalığına soyunmuş ve halkı maraba gören üstenci grupçu hizipçi bir anlayış Cumhuriyet Halk Partisi siyasetine yön vermektedir. Bu siyaset ağalarına hiçbir zaman biat etmedim. Her dönem karşılarında açık ve net bir şekilde tavır takınmaktan geri durmadım. Hiçbir zaman halkıma sırtımı dönmedim. Her daim bu halkın bir evladı olduğum bilinciyle hareket ettim. Bu partiye çöreklenmiş kafa kol ilişkileri üzerinden kendilerine makam mevki satın alanlar her dönem halkta hayal kırıklığı yaratmaktan öteye siyaseten bir arpa boyu yol gidemediler. Onların Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yapma gerekçesi kendi kişisel egoları menfaat ve çıkarları gereğiydi.
Pir Sultan’ın dediği gibi “Bizim meselemiz kapının itiyle değil ol kapının kendisiyledir.” Dolayısıyla Nazımiye’de yaşayan halkımız başta olmak üzere, CHP İl Örgütü ,Genel merkezi, İlgili parti kurulları, Genel başkanımız uzun zamandır yaşadığımız bu durumdan haberdardırlar. Bu konuda defalarca genel merkeze bilgi ve belgelerle bu çeteleşmiş siyaset anlayışını kabul etmediğimi bildirmiştim. Bugüne kadar bu duruma tahammül etmemizin aynı çatı altında siyaset yapmaya razı olmamızın tek sebebi genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Ayrıca gerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerekse değişim adı altında geliştirilen süreçte parti içerisinde dillendirilen CHP’ye ‘’Dersim çetesinden ve Alevi çetesinden temizleyeceğiz’’ söylemleri bu ülkede yaşayan ve cumhuriyetin asli unsuru olan milyonlarca Aleviyi incitmiştir. Cumhurbaşkanı adayımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olmasını dert edenler bir Alevinin bu ülkede cumhurbaşkanı olamayacağı ve seçilemeyeceği propagandasını tek ağız olmuşçasına gerek parti içinde, gerek kimi ittifak bileşenlerinde, gerekse de iktidar odaklarınca dile getirmekten geri durmadılar. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu şahsında Biz Alevilere yönelik bu ayrıştırıcı, ötekileştirici zihniyeti kabul etmiyor ve bu nefret dilini reddediyoruz. Maalesef gelinen aşamada gerek ülkedeki, genel siyasetteki çürümüşlük ve tıkanmışlık, gerekse Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim sloganıyla kendilerini konumlandırmış siyaseten iflas etmiş kimi kişilerin makyajlanarak halka kendilerini değişim ve umut olarak pazarlama gayretleri trajikomik bir durumdur. Bu makyajın dökülmesi ve gerçek suretlerin ortaya çıkması uzun sürmeyecektir. Dolayısıyla yukarda belirttiğim bütün bu nedenlerden dolayı önümüzdeki yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden aday adayı olarak herhangi bir başvuruda bulunmayacağım. Bu koşullarda Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmamım doğru olmayacağı bilinciyle bugün itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum. Demokratik, şeffaf ve halkçı bir siyaset anlayışıyla bağımsız olarak yoluma devam edeceğim.”
PİRHA- HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin PM toplantısı öncesi yerel seçimlere işaret ederek, “Belediyeleri halkın evi haline getireceğiz. Başarımızı Türkiye’nin batı bölgelerine de yayacağız” mesajı verdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Parti Meclisi (PM), ilk toplantısını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkez binasında gerçekleştirdi. Toplantı öncesi konuşan HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, daha önce parti kademelerinde görev almış tüm yöneticilere teşekkür etti.
15 Ekim’de gerçekleşen kongrede temel sloganın “Özgürlük için yeniden” olduğunu hatırlatan Bakırhan, “Bu sıradan bir slogan değil, aynı zamanda önümüzdeki süreçte yol haritamızı, siyasi hattımızı belirleyecek bir slogandır. ‘Özgürlük için yeniden’ daha güçlü daha birlikte, daha geliştirilmiş güçlü ittifaklarla, daha güçlü bir mücadeleyle yanıt olacağımızı belirtmek istiyorum” dedi.
Parti olarak yerel seçim çalışmalarına yeniden yapılanma süreciyle başladıklarını belirten Bakırhan, şunları kaydetti:
“Bu konuda bir çalışmamız var. Kurullarımız oluştuktan sonra yerel yönetimlere ilişkin yol haritamızı kamuoyuyla paylaşacağız. Bir kaç şeyi öncesinde belirtmekte yarar var. Yerel seçimler her zamandakinden daha fazla anlam ifade ediyor. Kurdistan’da sadece kayyım atanan belediyeler değil, kötü yönetimden dolayı birçok belediyeyi alacağımızı belirtmek istiyorum. Bugüne kadar aldığımız belediyelerin yanına Karlıova, Muş, Karaçoban başta olmak üzere birçok yeni belediyeyi katacağımızı, bu belediyeleri halkın evi haline getireceğimi bir kez daha tekrar etmek istiyorum.
Başarımızı Türkiye’nin batı bölgelerine de yayacağız. Halkımızın, olduğu her yerde temsil edilmesi ve yönetimlerde var güçleriyle yer almasını sağlayacak bir politika yürüteceğimizi belirtmek istiyorum. 14 Mayıs seçimlerinin özeleştirisini vererek bugünlere geldik. Bu kongre de 14 Mayıs’ta halkımıza verdiğimiz özeleştirinin bir sonucuydu. Mart seçimlerinde de elde edeceğimiz başarıyla özeleştirimizi seçim pratiğimizle vererek halkımıza verdiğimiz sözü mutlaka başaracağımıza inanıyorum.”
HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasında, “Belediyeleri halkın evi haline getireceğiz. Başarımızı Türkiye’nin batı bölgelerine de yayacağız” mesajı verdi.
PİRHA- Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde yapılan yerel seçimlerde Alevi adaylar Sibel Gümüş, Funda Öztürk ve Prof. Dr. Rıza Öztürk farklı partilerin listlerinde uyum ve belediye meclisi üyeliğine seçildiler.
Almanya’nın nüfus bakımından en büyük eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde 13 Eylül Pazar günü yerel seçimler yapıldı.
Eyalet genelinde resmi olmayan sonuçlara göre Hristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU) yüzde 36, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 23,7, Yeşiller (Grüne) yüzde 18,7, Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 5,3, Alternatif Partisi (AfD) yüzde 4,9, Sol Parti (Die Linke) yüzde 3,4 ve diğerleri yüzde 8 oy aldı.
18 milyon kişinin yaşadığı eyaletteki şehirlerde belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve uyum meclisi üyeleri seçildi.
İlk sonuçlara göre Alevi adaylar, farklı partilerin listlerinde uyum ve belediye meclisi üyeliğine seçildiler.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ( AABF) NRW Bölge Temsilciliği Sekreteri Sibel Gümüş, SPD Herford listesinde direkt oylarla belediye meclis üyeliğine seçildi.
AABF NRW Bölge Yöneticisi Funda Öztürk, Sol Parti listesinden Lünen Belediye Meclisi’ne, AABF’ye bağlı olan Bielefeld AKM- Cemevi üyesi Prof. Dr. Rıza Öztürk ise SPD Bielefeld listesinden 1. sıradan Belediye Meclisi’ne seçildi.
Yerel seçimlerinde federal seçimlerin aksine 16 yaşını dolduranlar oy kullanabiliyor. Yerel seçimlerde Alman vatandaşı olmasa bile Avrupa Birliğine (AB) üye ülkelerin vatandaşlarının da seçme ve seçilme hakkı bulunuyor.
İstanbul’da seçmenler büyükşehir belediye başkanlarını seçmek için sandık başında. Saat 08:00 itibarıyla başlayan oy verme işlemi 17:00’ye kadar sürecek. Öte yandan 31 Mart Yerel seçimlerinde uygulanan seçim yasakları 23 Haziran İstanbul seçiminde de uygulanacak.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için oy verme işlemi saat 08:00 itibarıyla başladı. Sandıklar saat 17:00’ye kadar açık olacak. 31 bin 342 sandığın kurulan İstanbul’da 10 milyon 560 bin 963 seçmen var. Seçmenler 21 aday arasında seçim yapacak.
Öte yandan dün 18:00 itibariyle başlayan seçim yasakları 23 Haziran’ı 24 Haziran’a bağlayan gece saat 24:00’te sona erecek. 31 Mart Yerel seçimlerinde uygulanan seçim yasakları 23 Haziran İstanbul seçiminde de uygulanacak.
SEÇİM GÜNÜ YASAKLARI
Yerel seçimlerde oy verme günü saat 06.00’dan 24.00’e kadar alkollü içki satılamayacak, içkili ve umumi yerlerde alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak, eğlence yerleri oy verme süresince kapalı kalacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek.
Oy verme günü düğünler seçim yasaklarına ve belirtilen kurallara uyulmak şartıyla saat 18.00’den sonra yapılabilecek.
Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiçbir kimse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinde belirtilen silahları köy, kasaba ve şehirlerde taşıyamayacak.
Oy verme günü radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00’e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak.
Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.
Bütün yayınlar saat 21.00’den sonra serbest olacak ancak YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00’den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.
PİRHA- CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Geçmiş dönemlerde YSK almış olduğu kararlarını bugün İBB seçimleri ilgili de almalıdır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’dur. Dolayısıyla halkın da vicdanı ve duyguları bu yöndedir” dedi.
31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen İstanbul’da hala kesin sonuçlar açıklanmadı. AKP’nin kent genelinde seçimin yenilenmesi talebinde bulunacağı belirtilirken, AKP’den konuya ilişkin ilk başvuru Büyükçekmece için geldi, İl Seçim Kurulu’na ‘olağanüstü itiraz’ sunuldu. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ve rakibi Binali Yıldırım arasında 15 bin 119 oy farkı olduğunu açıkladı.
İstanbul’daki yerel seçim sonuçları ve sonrasında yaşananlara ilişkin, bir haftadır sandıkların başında nöbet tutan isimlerden biri olan İzmir Milletvekili Kani Beko ile konuştuk.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ’13-14 bin oy ile kazanmış sayılmazlar’ açıklamasına değinen Beko, “Erdoğan yüzde 25 oranla önce İstanbul’da daha sonra da mecliste AKP’nin yüzde 25’lik oranı ile başbakan oldu. Bugün yüzde 40’ların üzerinde oy almış bir Ekrem İmamoğlu’nun kesinlikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması gerekir” dedi.
“YSK GÖREVİNİ YAPMALI”
“Eğer siz sandıkta bir oy fazla alıyorsanız mutlaka hakkının size verilmesi gerekir” diyen Beko da bir haftadan beri İstanbul ilçe ve il seçim kurullarının önünde geceli gündüzlü sandık nöbeti tuttu.
Beko, “Sandıklar sayıldığında bazı yerlerde eksikler olmuş. O eksikler giderildi. Ama ilk etapta 15 binin üzerindeki oy oranı korundu. Daha sonrada 51 sandık üzerinde yeniden sayım yapılması kararı alındı. Oylara baktığımızda CHP lehinde oylar gelişti. Ve dolayısıyla bir atasözü var, ‘yenilen pehlivan güreşe doymaz’. Biz şimdi bunu yaşıyoruz. YSK’nın da, ‘İmamoğlu’nun almış olduğu oylar Binali Yıldırım’dan daha fazla’ sözleri var. Dolayısıyla daha fazla oy alan İmamoğlu’na görevin devredilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Beko, geçmiş dönemlerde YSK’nin almış olduğu kararlarını bugün İBB seçimleri ile ilgili de alması gerektiğinin altını çizdi.
“ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIRIZ”
Beko, Türkiye’de yaşanan sorunları sayısal verilerle hatırlatarak tüm bu sorunları çözmeye aday olduklarını belirtti.
Beko sözlerini şöyle sürdürdü:
“15 milyon insanın yaşamış olduğu bir yer. Bu kentte demokratik bir seçim yapıldı. Türkiye’nin ve dünyanın gözü burada. Barometrelere baktığmızda ekonomik kriz, işsizlik var. Dolayısıyla bugün Türkiye’de başını yastığa koyan 3 milyona yakın insan geceleri aç yatıyor. Gelecek gençlerin, gençlerse öğretmenlerin eseri dediğimiz bu ülkede 500 bine yakın öğretmen arkadaşımız maalesef işsiz. Ataması yapılmadığından dolayı bazı öğrenci arkadaşlarımız intihar ettiler. İş güvenliği alınmadığından dolayı bu ülkede 25 milyona yakın iş cinayetleri yaşandı. Kamu çalışanı OHAL ilan edildikten sonra 150 bine yakın mahkeme kararı olmadan ihraç edildiler. Basın ve ifade özgürlüğü anayasada teminat altında olmasına rağmen 160’a yakın gazeteci bugün maalesef cezaevinde. Milyonlarca oy almış partilerin vekilleri bugün hala cezaevinde. Üniversitelerde biz hala bilimsel, laik, demokratik eğitimden yanayız, diyen öğretim üyeleri ihraç edildi. Dolayısıyla bizi bekleyen dünya kadar sorunlar var. Eğitim, sağlık, işsizlik, ulaşım sorunları var. Dolayısıyla biz bir muhalif partiyiz. Bu ülkede işsizlik sorunu ve ekonomik kriz çözülecekse, aydınlık bir Türkiye için gelin siz de bu taşın altına elinizi koyun derlerse biz buna hazırız.”
“İBB BAŞKANI İMAMOĞLU’DUR”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yapılan bu seçimlerin bittiğini söyleyen Beko, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’dur. Dolayısıyla halkın da vicdanı ve duyguları bu yöndedir. YSK’nin İmamoğlu’nun hakkı olan İBB Başkanlık mazbatasını vermesi gerekir.” dedi.