Etiket: yıldırım kaya

  • Kaya: Milli Eğitim Bakanı karma eğitimi ortadan kaldırmak için nabız yokluyor -VİDEO

    Kaya: Milli Eğitim Bakanı karma eğitimi ortadan kaldırmak için nabız yokluyor -VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, karma eğitime karşı kız okulları kurulmasını savunmasına tepki gösteren 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili/Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Yıldırım Kaya, “Haddini bil Yusuf Tekin! Senin işin laik, demokratik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim vermektir. Ya kanunlara uygun görevini yapacaksın ya da istifa edeceksin!” dedi. 

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir televizyon kanalında eğitim sistemiyle ilgili soruları yanıtlarken, kız okulları kurmanın, kız çocuklarının okula gönderilmemesini engelleyecek bir çözüm olabileceğini savundu.

    Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin “Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum” gerekçesini öne sürdüğünü belirten Bakan Tekin, “Şimdi benim Milli Eğitim olarak birincil hedefim ne? Kız çocuklarının okullaşması sağlamaktı. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz, veli isterse çocuğunu kız okullarına gönderebilmeli, isterse erkeklerin gittiği okullara gönderebilmeli” dedi.

    Bakan Yusuf Tekin’in bu sözleri büyük tepki çekti.

    Bir tepki de 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili/Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Yıldırım Kaya‘dan geldi.

    Kaya, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP’nin yıllardır yapmak istediği, karma eğitimi ortadan kaldırmak için nabız yokluyor. “Kızlarınızı okula göndermeyin” mesajını asıl kendisi veriyor. Haddini bil Yusuf Tekin! Senin işin laik, demokratik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim vermektir. Ya kanunlara uygun görevini yapacaksın ya da istifa edeceksin!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kaya’dan, okullara imam atanmasına tepki: Okullara kayyum atadılar

    Kaya’dan, okullara imam atanmasına tepki: Okullara kayyum atadılar

    PİRHA – 27. Dönem Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, İzmir ve Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İzmir ve Eskişehir İl Müftülüğü arasında imzalanan protokol gereği okullara imam, müezzin atanmasına tepki gösterdi. Kaya, “Okullara resmen öğretmen yerine kayyum atadılar” eleştirisini yaptı.

    İzmir ve Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İzmir ve Eskişehir İl Müftülüğü arasında imzalanan ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü’ kapsamında 842 ilkokul, ortaokul ve liseye “Manevi Danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi görevlendirildi.

    Söz konusu protokol, toplumun birçok kesimi tarafından tepkiyle karşılandı. 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, pedagojik formasyonu olmayan imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisinin, eğitim ve öğretime müdahale etmelerinin, çocuk psikolojisi üzerinde derin tahribata sebep olacağı uyarısını yaptı.

    “ÖĞRETMEN YERİNE KAYYUM ATADILAR”

    Eğitimci Yıldırım Kaya, velilerin de endişeli olduklarını ve uygulamanın durdurulması gerektiğini söyledi.

    Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i sorumluluğa davet ederek, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin göreve başladı ama Anadolu’nun her yanını, okulları bir kaygı kuşku sardı. Okullara resmen öğretmen yerine kayyum atadılar. Laik bilimsel kamusal karma eğitim anlayışını yok etmek için bir kampanyanın başlangıcı mı bu? Defalarca kez söyledik cemaatlerle vakıflarla tarikatlarla derneklerle ya da Diyanetle yaptığınız protokolleri iptal edin. 1 milyon 200 bin öğretmen sizin ihtiyacınızı karşılamaya yeter. Öğretmenler yetersizse yeni öğretmen ataması yapın. Sayın Yusuf Tekin göreve başladınız bu protokolleri yırtıp atın öğretmenlerinize güvenin Milli Eğitim Kendi Ayakları üzerinde dursun. Yeter artık!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Kaya: Ego otobüslerinin Esenboğa Havalimanı’na alınmaması tamamen siyasi-VİDEO

    Kaya: Ego otobüslerinin Esenboğa Havalimanı’na alınmaması tamamen siyasi-VİDEO

    PİRHA- Ego otobüsleri Esenboğa Havalimanı’na alınmıyor, halk peronlara yürüyor. Bu duruma tepki gösteren CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Bu yasağının hiçbir yasal gerekçesi yok! Tamamen keyfi ve siyasi bir engelleme” dedi. 

    Ankara Büyükşehir Belediyesinin EGO otobüslerinin Esenboğa Havalimanı’na girişlerine izin verilmiyor. EGO’dan daha uygun fiyatla ulaşım hizmeti alan yurttaşlar, Esenboğa Havalimanı’nın giriş kapısında otobüslerden indirildiği için peronlara kadar valizleriyle yürümek zorunda kalıyorlar.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, bu duruma tepki gösterdi. Kaya, “Bu yasağının hiçbir yasal gerekçesi yok! Tamamen keyfi ve siyasi bir engelleme! Yeter artık kaldırın bu yasağı, halkın hayatını zorlaştırmaktan vazgeçin” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Yıldırım Kaya: Bingöl’ün deprem uyarı çığlığını duyun! -VİDEO

    CHP’li Yıldırım Kaya: Bingöl’ün deprem uyarı çığlığını duyun! -VİDEO

    PİRHA- Bingöl Sosyal Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu ve 15 il, ilçe köy derneklerinin temsilcilerinin Meclis’te kendisini ziyaret ederek Bingöl depremi konusunda uyarılarda bulunduklarını aktaran CHP Milletvekili Yıldırım Kaya, “Bingöl deprem bölgesidir. Bilim insanları uyarıyor. Siyasiler bunu bugünden görüp önlemleri almalı” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bingöl Sosyal Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu ve 15 il, ilçe köy derneklerinin temsilcilerinin Meclis’te kendisini ziyaret ettiğini duyurdu.

    Ziyarete gelen sivil toplum kuruluşu ve köy dernekleri temsilcileri, Bingöl depremi konusunda uyarılarda bulundu.

    “SİVİL TOPLUM TEMSİLCİLERİ BİNGÖL DEPREMİ İÇİN UYARDI”

    Yıldırım hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

    “TBMM’ye ziyaretime gelen Bingöl Sosyal Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu Başkanı Atalay Atilla ve beraberindeki 15 ilçe ve köy derneklerinin temsilcileri, olası Bingöl depremiyle ilgili düşüncelerini paylaşıp, uyarılarını yaptılar.

    Canlarımız yitip gitmeden Bingöl’ün deprem uyarı çığlığını bugünden duyarak gerekli tedbirleri almak gerekir. Bingöl deremi ile ilgili gerekli tedbirler alınmalı. Bingöl deprem bölgesidir. Bilim insanları uyarıyor. Siyasiler bunu bugünden görüp önlemleri almalı. Derneklerin bu çabası siyasilere örnek olmalıdır. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Bingöl’ü göz ardı etmeyin. Bingöl’de yaşanacak bir afet sorumluluğu sizin sırtınıza yükler. Canlar gittikten sonra kimin sorumlu olduğunun da bir önemi yok. Bir an önce Bingöl’e el uzatalım. Bingöl’ü unutmadık unutmayacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Kaya, tarikatta çocuğa istismarı Adalet Bakanı’na sordu: Soruşturma başlatılacak mı?

    CHP’li Kaya, tarikatta çocuğa istismarı Adalet Bakanı’na sordu: Soruşturma başlatılacak mı?

    PİRHA- CHP Milletvekili Yıldırım Kaya, İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’yi 6 yaşında evlendirme adı altında tecavüze maruz bırakmasını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu. Kaya, “H.K.G.’nin doğum belgesini istemeden, direk kemik testi isteyenler hakkında inceleme, soruşturma başlatılacak mıdır? Cemaat ve tarikatların elindeki çoluklar için Bakanlığınız bir çalışma yürütmekte midir?” dedi. 

    ‘6 yaşında evlendirilip tecavüze maruz kalan çocuğu korumak için yargı görevini yapmadı’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi.

    “ŞİKAYETÇİ OLUNMASINA RAĞMEN DAVA AÇILMAMIŞ”

    Kaya Meclis’e sunduğu önergede şu ifadelere yer verdi:

    “İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’yi 6 yaşında imam nikahıyla evlendirmesi sonucu, çocuğa çocukluğu boyunca tecavüz edilmiştir. H.K.G., hastaneye gittiğinde, doktorunun çocuğun cinsel istismara uğradığını ihbarı sonucu dava açılmıştır. Ancak yargı görevini tam anlamıyla yapmadığı için, çocuğa istismar yıllarca devam etmiştir. Ayrıca mağdur H.K.G.’nin delilleriyle birlikte şikayetçi olmasına rağmen iki yıl boyunca dava açılmamıştır.

    Bu bilgiler kapsamında;

    1. H.K.G.’nin doğum belgesini istemeden, direk kemik testi isteyenler hakkında inceleme, soruşturma başlatılacak mıdır?
    2. Savcılığın, kemik testi sahteciliğiyle ilgili suç duyurusunda bulunmasına rağmen, iki yıl boyunca dava açmayanlar hakkında inceleme|soruşturma başlatılacak mıdır?
    3. Cemaat ve tarikatların elindeki çoluklar için Bakanlığınız bir çalışma yürütmekte midir?
    4. Cemaat ve tarikatların baskısıyla okula gönderilmeyen kız çocukları için Bakanlığınız ne yapmaktadır?
    5. Bakanlığınızın; İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı ya da başka cemaatlere bağlı vakıflarla imzaladığı protokoller var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Kaya: AİHM’nin cemevi kararını uygulamayan AKP 20 yıl boyunca neyi bekledi? VİDEO

    Kaya: AİHM’nin cemevi kararını uygulamayan AKP 20 yıl boyunca neyi bekledi? VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, AKP hükümetinin Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı projesinin seçim hazırlığı olduğunu belirterek, cemevlerinin halen ibadethane olarak tanınmadığını söyledi. Kaya AKP’ye “20 yıl boyunca neyi beklediniz?” diye sordu. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı kurma projesinin seçime yönelik bir hamle olduğunu söyleyen CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, AKP hükümetinin samimi olmadığını vurgulayarak halen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin uygulanmadığına işaret etti.

    “20 YIL BOYUNCA NEYİ BEKLEDİNİZ?”

    Kaya, AKP hükümetinin iktidarı boyunca Alevilerin taleplerini görmezden geldiğini ifade ederek, “Adalet ve Kalkınma Partisi 20 yıllık iktidarında ve parti programında söylediklerinin hiçbirini yerine getirmediği gibi şimdi muhalefete hazırlanıyor. Ve muhalefete hazırlanırken de yolsuzluklarla ilgili mücadelesini anlatıyor. Alevi açılımlarını anlatıyor. Özelliklede cemevleri konusundaki yaklaşımlarını anlatıyor. Son yaptığı çalışmalar ile bir ibadethaneyi yani cemevlerinin ibadethane olduğunu ve Alevi örgütlerinin talebinin bu olduğunu bile bile Kültür Bakanlığı’na bağlamak. Diyelim ki bu durum kendilerince doğru. Peki 20 yıl boyunca neyi beklediniz?” diye sordu.

    “CEMEVLERİ İBADETHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLMEMEK İSTENİYOR”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cemevlerine yönelik karalarını uygulamayan AKP hükümetinin hamlelerinin ciddi olmayacağının altını çizen Kaya, “AİHM(Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararlarını uygulamayan bir siyasal iktidarın söylediklerini ciddiye almak mümkün değil. Alevi yurttaşlarımız hayal satan siyasal partilerin peşinden koşmayacaklar. Hiç kimseyi inancından dolayı siyasi malzeme yapmaya hakkınız yok. Siz samimi değilsiniz. Hiçbir konuda samimi olmadığınızı 20 yıllık iktidarınız bizlere anlattı. Cemevlerini ibadethaneye dönüştürmemek için yaptığınız hamleler boşa” diye konuştu.

    ERDOĞAN’IN CEMEVLERİNE YÖNELİK ZİYARETİ

    Kaya, Erdoğan’ın bir önceki ziyaretine dair değerlendirmelerde de bulundu. Ankara’nın Mamak İlçesi’nde bulunan Hüseyin Gazi Cemevine gidişini ve cemevinin yeniden dizayn edilmesine dair şunları kaydetti:

    “Erdoğan, Hüseyin Gazi Cemevine gitti. Hz. Ali, Hacıbektaş Veli fotoğraflarını kaldırarak Alevi öğretisini anlaması ve ona sahip çıkması mümkün değildir. Gerçek, gelmekte olanla hayata geçecektir. Herkes din ve vicdan özgürlüğünü özgürce yaşayacaktır. Özgürlükçü laiklik anlayış bu ülkenin olmazsa olmazıdır. Bunu da ancak bizim iktidarımızda gerçekleştirebiliriz.”

    Berfin YILDIZ/PİRHA

  • ‘Evvel Temmuz’ festivalinde ‘Çoklu Kriz Düzeni ve Seçimler’ paneli -VİDEO

    ‘Evvel Temmuz’ festivalinde ‘Çoklu Kriz Düzeni ve Seçimler’ paneli -VİDEO

    PİRHA- ‘Çoklu Kriz Düzeni ve Seçimler’ başlıklı panelde konuşan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları ‘Demokrasi İttifakı’nın toplumun bütün sorunlarını çözecek adres olduğunu ifade ederken, CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya da, “İkinci yüzyılda demokrasi devrimini gerçekleştirmek zorundayız” dedi.

    Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen 22’inci geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivali devam ediyor.

    Moderatörlüğünü Dr. Selim Matkap’ın yaptığı ‘Çoklu Kriz Düzeni ve Seçimler’ başlıklı panelde HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları ve CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, konuşmacı olarak katıldı.

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanları Cavit Uğur ve Canan Yüce, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın dinleyici olarak katıldığı panele katılım yoğun oldu.

    Panelde ilk olarak konuşan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, ‘Demokrasi İttifakı’ toplumun bütün sorunlarını çözecek adres olduğunu ifade ederek, “Bu irade, bu toplumda var. Ekonomik krizin sonu, İstanbul Sözleşmesi’nin geri gelmesi, gençlerin iş bulması, ifade özgürlüğünün yaşanabilmesinin koşulu birlikte hareket etmekte geçiyor. Barış, özgürlük ve demokrasi ancak ve ancak mücadele ederek gelecektir” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, siyasal krizin olduğunun altını çizerek, birlikte bir mücadele ile krizin ortadan kaldırılacağına işaret etti.

    Kaya, “İkinci yüzyılda demokrasi devrimini gerçekleştirmek zorundayız. Barışı, özgürlükleri geliştirmeden demokrasi devrimini gerçekleştiremeyiz. Bunu ancak birlikte yapabiliriz. Eşit yaşamı birlikte kurarız” diye konuştu.

    PİRHA/HATAY

  • Kaya: Devletin valisi, kaymakamı iktidar partisinin propagandasını yapamaz-VİDEO

    Kaya: Devletin valisi, kaymakamı iktidar partisinin propagandasını yapamaz-VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Valiler, kaymakamlar, bürokratlar AKP’nin il ve ilçe başkanları değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin valisi, kaymakamı ve bürokratlarıdır. Devletin bürokratları, iktidar partilerinin propagandasını yapmak, toplantılar düzenlemek için o koltukları işgal edemezler. İktidarlar değişir hesap sorulur!” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya Ankara Yenimahalle Kaymakamlığının “muhtar-bürokrat” toplantısı üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplandırması için soru önergesi verdi.

    Kaya, “Valiler, kaymakamlar, bürokratlar AKP’nin il ve ilçe başkanları değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin valisi, kaymakamı ve bürokratlarıdır. Devletin bürokratları, iktidar partilerinin propagandasını yapmak, toplantılar düzenlemek için o koltukları işgal edemezler. İktidarlar değişir hesap sorulur!” dedi.

    Kaya soru önergesinde şunları kaydetti:

    “Ankara Yenimahalle Kaymakamlığı muhtarlara gönderdiği mesajda, 21 Mayıs 2022 Cumartesi günü “muhtar-bürokrat” toplantısı yapılacağını duyurmuş; süren projeler, muhtarların talepleri ve beklentilerinin değerlendirileceği kaydedilmiştir. Toplantıya ilçe sağlık müdürlüğünden, ilçe milli eğitim müdürlüğünden, ilçe müftülüğünden, ilçe nüfus müdürlüğünden ve Başkentgaz’dan kurum temsilcilerinin de katılacağı bilgisi verilmiştir. Mesajda ayrıca toplantıya bölge milletvekillerinin de katılacağı aktarılmıştır.

    Toplantıya katılan muhtarların tarafımıza aktardığı bilgiye göre, Yenimahalle Kaymakamlığı’nın mesajda duyurduğu kurum temsilcilerinin toplantıya katılmadığı; toplantıya AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, AKP Yenimahalle İlçe Başkanı Abdulkadir Aydoğan, MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Dursun Dinçer ve iki partinin ilçe yöneticilerinin katıldığı bildirilmiştir.

    Toplantıya katılan muhtarların AKP Yenimahalle İlçe Başkanı Abdulkadir Aydoğan ve MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Dursun Dinçer tarafından kapıda karşılandığı da iddia edilmektedir.

    Toplantı divanı ise Yenimahalle Kaymakamı Türker Çağatay Halim, AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, AKP Yenimahalle İlçe Başkanı Abdulkadir Aydoğan, MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Dursun Dinçer’den oluşmuştur.

    Kürsüde söz alarak konuşan, AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan ve MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’ni hedef alan açıklamalarda bulunmuştur. AKP Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan Yenimahalle Belediyesinin çalışmadığını iddia ederek, Yenimahalle’nin bunları hak etmediği açıklamalarında bulunmuştur. Toplantının Cumhur İttifakının siyasi propagandasına dönüştüğünü söylen bazı muhtarların da toplantıyı terk ettiği bildirilmiştir.

    Bu bilgiler kapsamında;

    1. Yenimahalle Kaymakamlığı tarafından düzenlenen toplantıya AKP ve MHP milletvekilleri ve ilçe başkanları davet edilirken, neden diğer siyasi partilerin milletvekilleri ve ilçe başkanları davet edilmemiştir?
    2. Toplantıya kamu kurumlarının temsilcilerinin de katılacağı duyurulmasına rağmen, neden hiçbir kamu kurumu temsilcisi katılmamıştır?
    3. Yenimahalle Kaymakamlığının düzenlediği bir toplantıya sadece Cumhur İttifakını oluşturan AKP ve MHP’nin milletvekilleri ve ilçe başkanlarının davet edilmesi ne anlama gelmektedir?
    4. Toplantıda AKP ve MHP’nin Ankara milletvekillerinin muhalefeti eleştiren, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’nin çalışmadığını iddia eden açıklamalarda bulunması etik midir?
    5. Ankara Valiliğinin konuya ilişkin bilgisi var mıdır?
    6. Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Yenimahalle Kaymakamı Türker Çağatay Halim’in, AKP ve MHP’nin siyasi propaganda yapması için toplantı düzenlemesi hakkında bir işlem yapılacak mıdır?

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

  • Kaya: Eğitimi tarikat ve cemaatlere teslim etmeye devam ettiler-VİDEO

    Kaya: Eğitimi tarikat ve cemaatlere teslim etmeye devam ettiler-VİDEO

    PİRHA-Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Ensar Vakfı arasında 2017 yılında yapılan protokol kapsamında başlatılan “Sana Emanet” isimli programa tepki gösteren CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Karaman’da Ensar yurdunda 8-10 yaşlarında 45 erkek öğrenci cinsel istismara uğradı, Milli Eğitim Bakanlığı üstünü örtmeye çalıştı. Eğitimi tarikat ve cemaatler teslim etmeye devam etti” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017 yılında Ensar Vakfı ile imzaladığı “Değerler Eğitimi Kapsamında Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Yapılması” protokolü kapsamında başlattığı “Sana Emanet” isimli programa ilişkin açıklamalarda bulundu. Kaya açıklamasında “Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi tarikat ve cemaatler teslim etmeye devam etti” ifadelerini kullandı.

    “EĞİTİMİ, TARİKAT VE CEMAATLERE TESLİM ETMEYE DEVAM ETTİLER”

    Ensar Vakfı’nın öğrenci yurtlarında geçmiş dönemde yaşananları hatırlatan Kaya, şöyle konuştu:

    “Karaman’da Ensar yurdunda 8-10 yaşlarında 45 erkek öğrenci cinsel istismara uğradı, Milli eğitim Bakanlığı üstünü örtmeye çalıştı. Adana Aladağ’da 11 kız öğrenci tarikat yurdunda yanarak can verdi. Milli Eğitim Bakanlığı seyretti. Erzurum’da bir Kur’an kursunda 10-11 yaşlarında 7 çocuk cinsel istismara uğradı, Milli Eğitim Bakanlığı sustu. Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın haklarını aramadı. Tarikat ve cemaatlilerin kurduğu vakıflarla protokoller imzalamaya devam etti. Eğitimi tarikat ve cemaatler teslim etmeye devam etti.

    Yapılan protokollerin iptal edilmesi gerekirken, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Ensar Vakfı arasında 16 Mart 2017 tarihinde imzalanan ve detayları bugüne kadar kamuoyu ile paylaşılmayan, “Değerler Eğitimi Kapsamında Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Yapılması” protokolü kapsamında “Sana Emanet” isimli yeni bir program başlattı.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kaya: Okullarımızda neler oluyor? AKP iktidarının gözünde çocuklarımızın değeri yok-VİDEO

    Kaya: Okullarımızda neler oluyor? AKP iktidarının gözünde çocuklarımızın değeri yok-VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Okullarımızda neler oluyor” başlığıyla Meclis’te yaptığı basın toplantısında, aile baskısı nedeniyle intihar eden Enes Kara dava dosyasının kapatıldığını belirterek tepki gösterdi. Üniversitelerde ve liselerde oruç tutmayan öğretmen ve öğrencilere baskı yapıldığını ifade eden Kaya, Antalya’da bir okulda Alevileri hedef gösteren Nurettin Topçu adlı şahsın kitabının dağıtıldığını kaydetti. 

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, son günlerde eğitimde yaşanan sorunları, TBMM’de yaptığı basın toplantısında dile getirdi.

    “Okullarımızda neler oluyor” diyen Kaya, “Üniversite öğrencisi Enes Kara, kaldığı Nur Cemaati yurdunda yaşadığı baskılara dayanamadığını, psikolojik olarak yıprandığını anlatan bir video bırakıp, yurdun 7. katından atlayarak 11 Ocak 2022’de intihar etmişti. Aradan iki ay bile geçmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın dosyasını kapattı. İstedikleri zaman adalet ne kadar da çabuk tecelli ediyor (!) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık da “Olayın suç sayılabilmesi için intihara yönlendiren birisinin olması lazım” açıklamasını yaptı.  Sayın Bakan yurt müdürü, yurt sorumluları sorgulandı mı? Kim ya da kimler Enes’e hangi baskıları yaptı araştırıldı mı?” diye sordu.

    “Bunların gözünde, bizim çocuklarımızın canı bu kadar değersiz” ifadesini kullanan Kaya, “Dosyayı bugün dosyaları kapatsanız da yarın Enesleri ölüme sürükleyenler yargı önünde hesap vermekten kurtulamayacak” dedi.

    “HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİSİ HASAN CAN ÇOBAN AMBULANS YETİŞMEDİĞİ İÇİN ÖLDÜ”

    Milletvekili Yıldırım Kaya, yurtta kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Hasan Can Çoban ile ilgili de, “Kampus girişine iftar çadırları kurulduğu için ambulansın yurda gelemediği, mavi kodun çalışmadığı iddia ediliyor. Yurdun arkasında 1-2 dakika mesafede Onkoloji Hastanesi var. Beş dakika mesafede Hacettepe Hastanesi var. Doktorlar yürüyerek gelse, Mavi kod çalışsa, ambulansın yolu kapalı olmasa Hasan Can Çoban şimdi hayatta olacaktı” diyerek tepki gösterdi.

    “ÜNİVERSİTE REKTÖRLERİ ORUÇ TUTAN TUTMAYAN AVINA ÇIKMIŞ”

    Oruç tutmayan öğrencilere ve öğretmenlere yapılan baskıları da gündemine alan Yıldırım Kaya, şöyle devam etti:

    “Kocaeli Gebze Teknik Üniversitesi’nde rektörlük işi gücü bırakmış, ince hesaplar yapmış oruç tutan, tutmayan avına çıkmış. Öğlen yemek yiyenlerin iftarda yemek yiyemeyeceği duyurusunu yapmış. Rektörlerin görevi bu mudur? Gençlerimizi bu şekilde ayrıştırmak doğru değildir; kimsenin hakkı da, haddi de değildir.  Kimin oruç tuttuğu, tutmadığı ya da tutamadığı kişiyi ilgilendirir.

    LİSEDE ORUÇ TALİMATI

    İstanbul Maltepe Atilla Uras Anadolu Lisesi Müdürü Ulvi Ziya Akbaba, oruç tutmayan öğretmen ve öğrencilerin, oruç tutan öğrenci ve öğretmenlerin bulunmadığı alanda yemek yemeleri talimatı vermiş. Hayatın doğal akışı içinde insanlarımız bu konuda sorun yaşamazken, okul müdürünün görevi olmayan bir konuda ayrıştırıcı talimatlar vermesi doğru değildir. Okul müdürünün oruç tutanlar ile tutmayanlar arasında bir sorun varmış algısı yaratarak, görev alanına girmeyen konularda ayrıştırıcı talimatlar vermesi görevi kötüye kullanmaktır. Okul müdürlerimizi enerjilerini laik, demokratik, bilimsel eğitime harcamalarına davet ediyorum.”

    OKULLARDA ALEVİLERİ HEDEF GÖSTEREN KİTAPLAR DAĞITILIYOR

    CHP’li Vekil Yıldırım Kaya, Antalya Valiliği ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Antalya’da “Eğitime Nitelik Kazandırma Projesi” kapsamında kitaplarında Alevilere hakaret eden, laikliğe, karma eğitime karşı olan Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabının öğretmen ve öğrencilere dağıtılmaya başlandığını belirterek, Ankara Batıkent Kardelen Ortaokulu ve Nermin Mehmet Çelik Anadolu Lisesi bahçelerinde de stantlar açılarak Nakşibendi tarikatının kitaplarının dağıtıldığını kaydetti.

    Kaya, “Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özere soruyorum;  bu dağıtılan kitaplar, okullarda okutulan “100 Temel Eser” kapsamında mı? Valilikler ve İl Milli Eğitim Müdürleri bu kitapları hangi gerekçeyle okullarda dağıttırmaktadır?” dedi.

    ANKARA METROSUNDA AÇLIKTAN BAYILAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

    Ankara Metrosunda açlıktan öğrencilerin bayıldığını hatırlatan Kaya, bu duruma kahrolduğunu ifade etti.

    Kaya, ulaşıma yapılan zamlara da değinerek, “2021-2022 eğitim öğretim yılında 1 milyon 248 bin öğrencimiz taşımalı eğitim kapsamındadır. Bu öğrencilerimiz için 2022 yılı bütçesinden taşıma ve yemek yardım programı için 6,3 milyar lira kaynak ayrılmıştır. Taşıma ihaleleri her yılın Temmuz ayı sonu Ağustos ayı başında yapılmaktadır” diyerek yapılan zamları kaydetti.

    Milletvekili Yıldırım Kaya şunları kaydetti:

    Taşımalı eğitim kapsamında yönetmelik gereği, İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde ve okullarda oluşturulan komisyonlar tarafından muhammen bedel hesaplanarak ihaleler yapılmaktadır. 2021 Temmuz ayında yapılan ihalelerde, 10 km’lik asfalt mesafe için öğrenci başına ortalama 147,83 TL ödeme yapılmasına karar verilmiştir. (Bu tutar toprak ve stablize yol için değişmektedir.) 18.01.2022 tarihi itibarı ile aynı mesafe için ortaya çıkan fiyat 259,31 TL’dir. Temmuz ayına göre artış %75,41 olarak gerçekleşmiştir. MEB bu artışları göz önünde bulundurularak ihaleleri yeniden yapmalıdır.

    Pansiyon barınma-beslenme ücretleri 17 Ekim tarihinde Bütçe Kanunu Teklifinde belirlenmişti. Öğrenci başına sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği ve ara öğün için toplam 16 lira olarak ödenmesi öngörülmüştü. 17 Ekimden günümüze dolar yüzde 59 arttı.

    TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 61, Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup)’a göre yüzde 140 olarak gerçekleşti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan televizyonlarda, her akşam yatarken tükettiği manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf ezmesi karışımı tarifi verirken; üniversite öğrencileri metrolarda açıktan bayılıyor,  öğrencilerden 16 liraya sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği ve ara öğün yiyerek doymaları bekleniyor.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • CHP’li Kaya’dan öğretmenlere çağrı: Gayri resmi, gayri ahlaki talimatlara uymayın-VİDEO

    CHP’li Kaya’dan öğretmenlere çağrı: Gayri resmi, gayri ahlaki talimatlara uymayın-VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Mithatpaşa Ortaokulu’nun müdürü Haydar Akın’ın kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması için öğretmenlere gönderdiği yazıya tepki göstererek, “Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, kamuoyunun önünde yaşanan bu çirkinliklere ne zaman ‘dur’ diyeceksin” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Mithatpaşa Ortaokulu’nun müdürü Haydar Akın’ın kız ve erkek öğrencilerin ayrı sıralarda oturtulması için öğretmenlere gönderdiği yazıya ilişkin, “Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, kamuoyunun önünde yaşanan bu çirkinliklere ne zaman ‘dur’ diyeceksin” dedi.

     

    Yıldırım Kaya, bugün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında eğitimde yaşanan sorunları değerlendirdi. Kaya, özetle şöyle konuştu:

    “Dün gece tüm sosyal medya hesaplarından laik demokratik bilimsel ve kamusal eğitimden yana olan laik demokratik cumhuriyeti savunan tüm duyarlı yurttaşlar bizi tepki yağmuruna tuttu. Bursa’da bir okulda harem selamlık uygulaması yapılma ile ilgili. Çocukları taciz olur buna ses çıkarmazsınız, çocuklara tecavüz edilir ses çıkarmazsınız, hatta tecavüzcü tacizci bizden anlayışıyla Sümen altı edersiniz. Ama ortaokul çocuklarının kız ve erkek diye ayrı sıralarda oturma talimatı verirsiniz. Bunu pekala yapıyorsunuz.

    Bursa Osmangazi ilçesi Mithat Paşa ortaokulu müdürü Haydar Akın buna ne kadar müdür denilir bilemiyorum. Ben bir eğitimci olarak buna müdür demeye utanıyorum. Okulda harem selamlık uygulama başlatmış okuldaki kız öğrencilere erkek öğrencilerle aynı sırada oturtturmaması talimatını utanmadan sıkılmadan bir de yazılı olarak öğretmenlere tebliğ etmiş.

    ÖĞRETMENLERE ÇAĞRI

    Buradan meslektaşlarıma öğretmenlere sesleniyorum bu sadece Bursa’da Mithat Paşa ortaokulunda yaşanmıyor, Türkiye’nin birçok yerinde de bu tür gayri resmi gayri ahlaki ve cumhuriyet değerlerine asla yol vermeyecek talimatlara uymayın.

    Siz öğretmensiniz, siz eğitimcisiniz siz kadına erkeğe bir gözle bakmak zorundasınız. Bunları ayrıştıran kim olursa olsun asla onların yasadışı talimatlarına uyumayın.

    Bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi bir soru önergesi de verdim. Bursa milletvekillerimizde Cumhuriyet halk partili milletvekilleri de bu konuda gerekli duyarlılığı gösteriyorlar. Eğitim- İş Sendikası bu konunun takipçisi Eğitim-Sen Genel başkanı Sayın Necla Kurul bugün Bursa milletvekilimiz Orhan Sarıbal’la birlikte okula giderek okulun önünde bu konuyla ilgili basın açıklaması yaptılar.

    Buradan Milli Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer’e bir kez daha uyarmak istiyorum. Yazılı sorumuza yanıt vermiyorsun, sözlü sorulara yanıt vermiyorsun, kamuoyu önünde yaşanan bu çirkinliklere ne zaman dur diyeceksin? Hiç kimse çocuklarımızın cinsiyeti kafatasçı, ayrımcı, çağdışı düşüncelerine alet edemez, bunun hesabı mutlaka sorulur.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Kaya ziyaret etti: Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesinden başka bir seçenek yoktur

    CHP’li Kaya ziyaret etti: Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesinden başka bir seçenek yoktur

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, tutuklu bulunan HDP’li Aysel Tuğluk ve Gülten Kışanak ile DBP’li Nurhayat Altun’u Kandıra Cezaevi’nde ziyaret etti. Kaya, Tuğluk’un arkadaşlarının yardımıyla tüm ihtiyaçlarını gördüğünü belirterek, “Hekimlerin bu duruma duyarsız kalmaması gerek. Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesinden başka bir seçenek yoktur” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’li Aysel Tuğluk ve Gülten Kışanak ile DBP’li Nurhayat Altun’u ziyaret etti. Kaya, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada ‘tahliye’ istedi.

    Tuğluk’un arkadaşlarının yardımıyla tüm ihtiyaçlarını gördüğünü ifade eden Kaya, “Hekimlerin bu duruma duyarsız kalmaması gerek. Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesinden başka bir seçenek yoktur” dedi.

    “HEKİMLER DUYARSIZ KALMAMALI”

    Milletvekili Yıldırım Kaya şu açıklamayı yaptı:

    “Bugün Kocaeli Kandıra Cezaevinde HDP Milletvekili Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak ve Tunceli Belediyesi Eşbaşkanı Nurhayat Altun’u ziyaret ettim. Aysel Tuğluk iki arkadaşıyla birlikte kalıyor; tüm ihtiyaçlarını arkadaşlarının yardımıyla görebiliyor. Hekimlerin bu duruma duyarsız kalmaması gerek. Seçilmiş birinin cezaevinde yatması yetmiyormuş gibi, kendi ihtiyaçlarını göremeyen, başkasına muhtaç hale gelmiş bir insan hala içerde tutulmamalıdır. Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesinden başka bir seçenek yoktur.

    “1,5 SAATLİK AÇIK GÖRÜŞ YARIM SAATE İNDİRİLMİŞ”

    Aysel Tuğluk, Gülten Kışanak ve Nurhayat Altun; bir buçuk saatlik açık görüş sürelerinin yarım saate indirildiğini, sadece aileleriyle açık görüş yapabildiklerini, siyasilerle açık görüş yapamadıklarını, telefonla görüşme sürelerinin de kısaltıldığını söylediler. Sabah ve akşam yoklama alındığını, koğuşlarının sabah ve akşam olmak üzere iki defa arandığını da ilettiler. Ayrıca elektrik zamları mahkumları da vurmuş. Elektrik zamlarından önce, her ay 80 lira elektrik parası ödenirken, şimdi 210 lira ödediklerini öğrendim.

    Bu sorunların tümünün çözülmesi gerekir, konuyu Sn. Adalet Bakanıyla da görüşeceğim.”

    PİRHA/ ANKARA

  • CHP’li Kaya: Tuğluk’un hala cezaevinde tutulması kabul edilemez!-VİDEO

    CHP’li Kaya: Tuğluk’un hala cezaevinde tutulması kabul edilemez!-VİDEO

    PİRHA- CHP Milletvekili Yıldırım Kaya, cezaevinde tutulan siyasetçi Aysel Tuğluk’un sağlık sorunlarına işaret ederek “Tuğluk’un hala cezaevinde tutulması gerçekten kabul edilemez” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Meclis’te yaptığı konuşmada 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin mesaj verdi. Ciddi sağlık sorunları olan Aysel Tuğluk’un durumunu gündeme getiren CHP’li Kaya, şu konuşmayı yaptı:

    “Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günüydü. Buradan Neşet Ertaş’ın, kadınların kıymetine dönük çok güzel söylemiş olduğu bir dörtlüğü sunmak isterim;
    “İki büyük nimetim var

    Biri anam biri yarim
    İkisine de hürmetim var

    Biri anam biri yârim

    Ana deyip de geçilmez

    Yar anadan seçilmez
    İkisine de kıymat biçilmez
    Biri anam biri yarim’ diyor.

    Anasına kurşun sıkan, yarına kurşun sıkan eller kırılsın. Anasının cenazesini, anasının defin işleminden sonra, anasının mezarına saldıranların yaşattığı dramdan sonra Aysel Tuğluk cezaevinde rahatsızlandı. Şu anda cezaevinde halen yatıyor. Anası, onun için en kıymetlisiydi. Aysel Tuğluk’un hala cezaevinde tutulması gerçekten kabul edilemez. Aysel Tuğluk’un şahsında, seçilerek göreve gelmiş belediye başkanı, milletvekili; şu anda mücadelesi için cezaevinde yatan kadınların da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Bakanlığınızda ‘Alevilik’ ya da bazı inançların gizlenmesi mi gerekiyor?’-VİDEO

    ‘Bakanlığınızda ‘Alevilik’ ya da bazı inançların gizlenmesi mi gerekiyor?’-VİDEO

    PİRHA- Milletvekili Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Mehmet Ali Özkaya’nın, Okul Müdürü Metin Bila hakkında “Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve Alevi” ibareleriyle hazırladığı kumpas belgesini Meclis gündemine taşıdı.

    Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Mehmet Ali Özkaya’nın yazdığı ‘meb’ uzantılı resmi e-postanın yanlışlıkla Teftiş Kurulu’ndaki 20 müfettişe gönderilmesi sonucu, İstanbul Kadıköy Neriman İrfan Akça Mesleki Eğitim Merkezi Okul Müdürü Metin Bila hakkında kurulan kumpas ortaya çıkmıştı.

    CHP Milletvekili Yıldırım Kaya, “Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve Alevi” olan Okul Müdürü Metin Bila hakkında kurulan kumpas olayını hazırladığı soru önergesiyle Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e sordu.

    Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Bakan Mahmut Özer tarafından yanıtlanması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “Bakanlığınızca, ‘Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Alevi’ okul müdürlerine ayrımcılık mı yapılmaktadır?

    Bakanlığınızda ‘Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Alevi’  idarecilerin görevinin sonlandırılması için sicil bozma çalışmaları mı yapılmaktadır?

    Bakanlığınızda ‘Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Alevi’ olan kişilerin sicilinin bozulmasına yönelik benzer olaylar yaşanmış mıdır?

    Bakanlığınızda ‘Alevilik’ ya da bazı inançların gizlenmesi mi gerekiyor?

    Bakanlığınız ‘hizmet hareketiyle’ ilişkili kişileri korumakta mıdır?

    Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Mehmet Ali Özkaya hakkına nasıl bir işlem yapılmıştır?”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘AKP’nin sunduğu ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ teklifi tam bir hayal kırıklığı’

    ‘AKP’nin sunduğu ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ teklifi tam bir hayal kırıklığı’

    PİRHA-AKP tarafından Meclis’e sunulan ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ teklifine tepki gösteren CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Dağ fare doğurdu. AKP, “hazırlıyoruz”, “hazırladık”, “Saraydan çıktı, çıkacak” diyerek beklentileri o kadar yüksek tuttu ki Meclis’e sunduğu Öğretmenlik Meslek Kanun Teklifi tam bir hayal kırıklığı yarattı” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili ve Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Yıldırım Kaya, AKP Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu ‘Öğretmenlik Meslek Kanununu’ eleştirirken; “Dağ fare doğurdu. AKP, “hazırlıyoruz”, “hazırladık”, “Saraydan çıktı, çıkacak” diyerek beklentileri o kadar yüksek tuttu ki Meclis’e sunduğu Öğretmenlik Meslek Kanun Teklifi tam bir hayal kırıklığı yarattı” dedi.

    24 Haziran 2018 genel seçimlerinde tüm partilerin ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ çıkarma sözü verdiğini hatırlatan Kaya, CHP olarak eğitimin tüm bileşenlerinin görüşlerini alarak 23 Kasım 2018 günü Meclis’e kanun teklifi verdiklerini ifade etti.

    Kaya, “Ancak o günden bu güne teklifimiz Meclis’in tozlu raflarında bekletiliyor. AKP ise seçimde verdiği sözleri unutarak ne bizim teklifimizi Meclis’e getirdi, ne de kendisi bir teklif sundu. Ta ki 2021 yılının sonu gününe kadar. Bugün 31 Aralık 2021’de sarayda hazırlanan 12 maddelik bir Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ni TBMM Başkanlığına sundu” dedi.

    “SUNULAN KANUN TEKLİFİ TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞI”

    AKP’nin Meclis’e sunduğu kanun teklifini ‘hayal kırıklığı’ olarak değerlendiren Kaya, şu ifadelere yer verdi:

    “Ancak “Dağ fare doğurdu.” AKP “hazırlıyoruz”, “hazırladık”, “Saraydan çıktı, çıkacak” diyerek beklentileri o kadar yüksek tuttu ki Meclis’e sunduğu Öğretmenlik Meslek Kanun Teklifi tam bir hayal kırıklığı yarattı. AKP’nin “Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi” diye Meclis’e sunduğu, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal ettiği düzenlemelerin ısıtılarak Meclis’in gündemine taşınmasından öteye geçmiyor.

    Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği öğretmenleri ayrıştıran kariyer basamakları yeniden getiriliyor. Türkiye’nin tek Başöğretmeninin Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olduğu “unutularak” başöğretmenlik bir basamak olarak görülerek öğretmenlere veriliyor.

    Öğretmenlerin ekonomik ve özlük hakları yeterince düzenlenmediği gibi; sözleşmeli, ücretli öğretmen çalıştırma, öğretmen yetiştirme politikaları da teklifte yer almıyor. 3600 ek gösterge 2023 yılına bırakılırken, emekli öğretmenler de bu kapsamın dışında kalıyor.”

    “AKP, TRİBÜNLERE OYNAMAK İSTİYOR”

    Kaya, iktidarın yılın son günündeki çıkışı ile algı yaratmaya çalıştığını söyleyerek, şöyle devam etti:

    “Özetle, AKP’nin öğretmenlerin derdine derman olacak bir Öğretmenlik Meslek Kanunu yapmayacağı ortada. Yılın son günü, son saatlerinde bir teklif getirerek tribünlere oynamak istiyor. Ancak biz buna asla izin vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin hak ettiği, öğretmenlik mesleğinin onuruna yakışır bir Öğretmenlik Meslek Kanununu halkın iktidarında çıkartacağız.

    Buradan tüm eğitim bileşenlerine bir çağrı yapıyorum. CHP olarak 23 Kasım 2018 yılında TBMM Başkanlığına verdiğimiz Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ne göz atın. Önerilerinizi gönderirseniz, bizler de eksikliklerimizi tamamlama fırsatı buluruz.”

    PİRHA/ ANKARA

  • ‘Gar Katliamı Ankara’nın Kerbela’sıdır’ -VİDEO

    ‘Gar Katliamı Ankara’nın Kerbela’sıdır’ -VİDEO

    PİRHA- 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anılmasının ardından PİRHA’ya konuşan HDP ve CHP Milletvekilleri, “O dönemin hükümetinin siyasi ve hukuki sorumluluğu vardır. Burada ihmal falan yoktur. Tedbir bilerek isteyerek alınmamıştır. Burada sadece 104 insan katledilmemiştir. Burada gençliğimiz, kadınlığımız, çocukluğumuz, barış talebimiz, Kürt sorununun demokratik çözümü, Alevilerin talepleri hepsi burada katledilmiştir” şeklinde konuştu.

    ‘Emek, Barış ve Demokrasi’ sloganıyla Türkiye’nin dört bir yanından 10 Ekim 2015’te Ankara’da düzenlenen mitinge katılanlara yönelik IŞİD’in gerçekleştirdiği katliamının üzerinden 6 yıl geçti.

    103 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı ve sakat kaldığı katliamın yıl dönümünde, katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları, yaralananlar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve milletvekilleri katliamın gerçekleştiği Ankara Garı önüne anma programı gerçekleştirdi.

    Yapılan anma programının ardından PİRHA’ya konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri, o gün gerekli tedbirlerin alınmadığını, katliamda hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu olduğunu vurguladı. Vekiller ayrıca katliamın gerçekleştiği meydanın bir anıt meydana dönüştürülmesi gerektiğini belittiler.

    “GECELEYİN FİDANLARI TOPLATMAK BARIŞTAN KORKMAKTIR”

    Katliamın gerçekleştiği gün devlet kurumlarının ve yetkililerin yeterli önlemleri almadığını ifade eden CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal şunları dile getirdi:

    “10 Ekim, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Eğer o dönemde gerekli tedbir alınmış olsaydı, bugün bu alana girdiğimiz gibi kontroller yapılmış olsaydı bu katliam gerçekleşmemiş olacaktı. Suruç katliamından sonra bizler ne olur tedbirler alın demiştik. Bombacıların isimlerini belirtmiştik. O dönemin hükümetinin siyasi ve hukuki sorumluluğu vardır. Burada ihmal falan yoktur tedbir bilerek isteyerek alınmamıştır. İktidar, iki seçim arası oy devşirmek adına bu ülkede bilerek ve isteyerek kaos ortamını hazırladı. Yani ihmal diye söyleyebilmek için siz elinizden gelen tüm tedbirleri alırsınız ve o tedbirlerde bir kusur olur. Burada tedbirlerin alınmadığı bir işte siz orada kusur var diyemezsiniz. Onun için burada kamu görevlileri mutlak suretle bağımsız olarak yargı önüne çıkarılmalıdır. İkinci olarak hangi ihtiyaçtan kaynaklı mahkeme heyeti değiştirildi? Heyetin değiştirilme gerekçesini açıklamalılar. Üçüncüsü, Belediyenin bir resmi kararı olduğu halde geceleyin bir kararla Valiliğin talimatıyla oradaki fidanların toplatılması barıştan korkmaktır. Bu Ülke ancak demokrasi ile rahat bir nefes alabilir.”

    “GAR KATLİAMI ANKARA’NIN KERBELA’SIDIR”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise 10 Ekim 2015’te yaşanan Gar Katliamı’nın Ankara’nın Kerbelası olduğunu vurgulayarak şunları aktardı:

    “Katliamı yöneten ve yönlendiren, katilleri koordine eden zihniyet, hala iktidarda olduğunu hala aynı anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü gösteriyor. İnsanlar buraya alma yapmaya geliyorlar ve burası bir kamusal alan. Etik ve ahlaki olarak hiçbir şekilde müdahale edilmemesi gereken, inançsal ve ahlaki olarak hiçbir şekilde müdahale edilmemesi gereken anmaya müdahale etmek katliamcılarla aynı zihniyetin taşımak anlamına gelir. Emek, barış ve özgürlük talebine saldırılmıştır. 10 Ekim 680 Kerbela katliamının tarihidir. 10 Ekim 2015 Gar Katliamı’nın tarihidir gar ise Ankara’nın Kerbelasıdır. Türkiye’de meydanlar kanlıdır. Meydanları kana bulayan ırkçı inkârcı tekçi n son IŞİD zihniyeti ile ittifak yapan AKP zihniyetidir. Burada sadece 104 insan kabul edilmemiştir burada gençliğimiz, kadınlığımız, çocukluğumuz, barış talebimiz, Kürt sorununun demokratik çözümü, Alevilerin talepleri hepsi burada katledilmiştir. Bu suçun Faili de AKP’dir. Bütün insanlık tarihi burada katledilmiştir. Yani insanlık tarihine karşı burada suç işlenmiştir.”

    “BU TÜR OLAYLARIN YAŞANMAMASI İÇİN UTANÇ ABİDESİ OLARAK BU MEYDAN KALACAK”

    Katliamı ve yaşamını yitirenleri unutmamak için katliamın gerçekleştiği meydanı Ankara Büyükşehir Belediyesi aracılığı ile bir anıt meydan haline getireceklerini belirten CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya şunları kaydetti:

    “Söylenecek söz aslında bitti. 6 yıldır 104 insanın katilleri açığa çıkarılamadı. Katil diye yargılananlar ve kendini patlatanlar gerçek Katiller değil. Gerçek katiller bombacıların Ellerini Kollarını sallayarak buraya kadar gelmelerini sağlayanlar, engel olmayanlardır. İnsanlar kendi siyasal çıkarları için yaşama son vermez. Bir ülkede demokrasi yoksa barış yoksa siz bu ülkeyi yönettiğini zannedersiniz. Bugün yine korkunç bir tablo ile karşılaştık. İnsanlar şehitlerini anmak için geldiler. Kendi fidanlarını çocuklarını eşlerine alabilmek için geldiler ama karşılaştıkları tablo o katillere uygulanmayan muameleyi gençlerimize uyguladılar. Aşı karşıtlarına miting izni veriyorsun ama şehitlerine sahip çıkmak için analara gözyaşı dökmesinin iznini vermiyorsun. Ayrıca bu meydan Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Demokrasi ve Barış Meydanı’ olarak ilan edildi. Dün gece hiç utanmadan, yapılacak sembolik açılış için buraya getirilen fidanlar Ankara Valiliği’nin talimatı ile toplatıldı. Ama hiç kimse unutmasın Ankara’da bu meydan demokrasi ve barış meydanı olacak. Bir daha bu tür olayların yaşanmaması için utanç abidesi olarak bu meydan kalacak. Hitler döneminin gaz odalarını bile bugün Almanya ortadan kaldırmamış. Nedeni şu insanlık görsün ve insanlığından utansın diye… Bizde insanlığımızdan utanmak için bu meydanı bir anıt meydanı haline getireceğiz.”

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • ‘TİP üyesi 7 genci katledenlerin elini kolunu sallayarak dolaşması yüreğimizi yakıyor’-VİDEO

    ‘TİP üyesi 7 genci katledenlerin elini kolunu sallayarak dolaşması yüreğimizi yakıyor’-VİDEO

    PİRHA- Ankara Bahçelievler’de katledilen Türkiye İşçi Partisi üyesi 7 genç, CHP Milletvekili Yıldırım Kaya ve beraberindeki partililer tarafından katledildikleri evin önünde anıldılar. Kaya, “Yaptıkları katliamı itiraf edenlerin bugün elini kolunu sallayarak dolaşması yüreğimizi yakıyor” dedi.

    8 Ekim 1978’de Ankara Bahçelievler’de katledilen Türkiye İşçi Partisi üyesi Latif Can, Efraim Ezgin, Hürcan Gürses, Osman Nuri Uzunlar, Serdar Alten, Faruk Ersan, Salih Gevence bugün CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP Çankaya İlçe Başkanı Fahri Yıldırım, İlçe Yöneticileri, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Yaprak Çolak ve bir grup mahalle sakini tarafından katledildikleri evin önünde anıldı.

    Katledilenler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından burada bir açıklama yapan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Bahçelievler Katliamı faillerinden Haluk Kırcı Abdullah Çatlı’nın emriyle Ankara’nın Bahçelievler mahallesinde Türkiye İşçi Partisi üyesi 7 genç nasıl katlettiklerini mahkemede anlattıklarını belirtti.

    Kaya, Haluk Kırcı’nın mahkemedeki şu anlatımlarını aktardı:

    “Kapı açılır açılmaz içeri girdik. Hepsini yere yatırdık. Ne yapacağımız konusunda talimat almak için Abdullah’a (Çatlı) birini gönderdik. Abdullah eter ve pamuk vermiş ‘Hepsini teker teker bayıltıp öldürelim’ demiş. Dışarı çıkıp, arabada bekleyen Abdullah’la konuştum. ‘Evde öldürmek zor olacak. İkişer ikişer götürüp öldürelim’ dedim. ‘Olur’ dedi. İki kişiyi büyük Reis’in arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük. Müsait bir yer bulup ikisini de yere yatırıp kafalarına üçer el ateş ettik. Geri döndük. Böyle zor olacağını anlayınca Abdullah, ‘tek tek boğalım bunları’ dedi. Bir tanesini zorla boğdum, diğer dördünü bu şekilde öldürmekte zor olacaktı. Arkadaşları gönderdim. Sonra da sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermilerin hepsini boşalttım. Silahı da götürüp Abdullah’a verdim.”

    “Yaptıkları katliamı itiraf edenlerin bugün elini kolunu sallayarak dolaşması yüreğimizi yakıyor” diyen Kaya, “Bu katliamların bir daha yaşanmaması için CHP olarak elimiz taşın altına koyarak demokrasi mücadelesi veriyoruz. Katliamların zaman aşımı olmaz, halkın vicdanında mahkum olanlar er ya da geç yargının önünde hesap verecek!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ ANKARA

     

  • ‘Binlerce öğrenci, bazı vakıf yurtlarında cemaat ve tarikatların pençesine düştü!’

    ‘Binlerce öğrenci, bazı vakıf yurtlarında cemaat ve tarikatların pençesine düştü!’

    PİRHA-Milletvekili Yıldırım Kaya, üniversite öğrencilerinin yaşadığı yurt sorununa dair Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na 18 soru yöneltti. Kaya, binlerce öğrencinin, “cemaat ve tarikatların pençesine düştüğünü” ifade ederek “Bakanlığınız tarafından vakıf ve özel yurtlara ekonomik destek verilmekte midir? diye sordu.

    CHP Ankara milletvekili Yıldırım Kaya, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununu Meclis gündemine taşıyarak Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na soru önergesi yöneltti.

    Milletvekili Yıldırım Kaya, binlerce öğrencinin, KYK yurtlarına müracaat etmesine rağmen, kapasite yetersizliğinden yurda yerleşemediğinin altını çizdi. Kaya, ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerin yüksek kira bedellerini karşılayamadıkları için ev tutamadıklarını belirterek “Öğrenciler sorunun çözümü için parklarda yatıp kalkmaya başladı” dedi.

    “VAKIF YURTLARINA EKONOMİK DESTEK VERİLMEKTE MİDİR?”

    Yıldırım Kaya, “Barınma sorununu çözemeyen binlerce öğrenci, bazı vakıf yurtlarında cemaat ve tarikatların pençesine düşmekten kendilerini kurtaramadı” diyerek Bakan Muharrem Kasapoğlu’nun yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*2021-2022 eğitim öğrenim yılında KYK yurtlarına kaç öğrenci müracaat etmiştir?

    *KYK yurtlarına müracaat eden öğrencilerden kaçı yurtlara yerleştirilmiştir?

    *Bakanlığınıza bağlı KYK yurtlarının toplam kapasitesi kaç kişiliktir?

    *İllere göre, KYK yurt sayısı ve yurtların kapasitesi kaç kişiliktir?

    *İllere göre, KYK yurtlarında kalan öğrencilerin sayısı ve yüzdelik oranları kaçtır?

    *Yapımı devam eden kaç KYK yurdu vardır? Toplam kapasiteleri kaç kişiliktir?

    *Vakıflara bağlı kaç öğrenci yurdu vardır?

    *Vakıf yurtlarında kaç öğrenci kalmaktadır?

    *Öğrenci yurdu açan vakıflar hangileridir?

    *Vakıf yurtlarında kalan öğrencilerin yaş gruplarına göre dağılım sayıları kaçtır?

    *Vakıf yurtları dışında kaç özel öğrenci yurdu vardır? Bu yurtların öğrenci kapasiteleri ve yaş gruplarına göre öğrenci sayıları kaçtır?

    *Bakanlığınız tarafından vakıf ve özel yurtlara ekonomik destek verilmekte midir?

    *Vakıf ve özel yurtlara Bakanlığınız tarafından bina tahsisi yapılmış mıdır?

    *Vakıf ve özel yurtlara Bakanlığınız tarafından yapılan destekler nelerdir?

    *KYK yurdu çıkmayan, öğrencilerin barınma sorunun çözümü için Bakanlığınızın ekonomik desteği/yürüttüğü bir çalışma var mıdır?

    *Bakanlığınız üniversite öğrencilerinin yurt sorununu ne kadar zamanda ve nasıl çözecektir?”

    PİRHA/ANKARA

  • Kaya: Cumhurbaşkanı doğru bilgi vermiyor, 40 bin ek öğretmen ataması yapılmadı-VİDEO

    Kaya: Cumhurbaşkanı doğru bilgi vermiyor, 40 bin ek öğretmen ataması yapılmadı-VİDEO

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 6 Eylül’de başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yaptığı basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğru bilgiler vermediğini belirterek, “40 bin ek öğretmen ataması yapılmadı” dedi. 

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 6 Eylül’de başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde bugün TBMM’de bir basın toplantısı yaptı.

    Milli Eğitimde yaşanan sıkıntılara değinen CHP’li Kaya AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarda kamuoyuna doğru bilgi vermediğini ifade etti.

    Kaya, açıklamasında şunları kaydetti:

    “2021-2022 eğitim ve öğretim yılı 6 Eylül 2021 Pazartesi günü başlayacak. Öğrenci ve öğretmenlerimize başarılar diliyorum. Eğitim öğretime gönül veren, elini taşın altına koyan herkesin, hepimizin yolu açık olsun.

    18 Ağustos 2021 tarihinde TBMM’ye verdiğim soru önergesi ile Milli Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer’e 17 soru sormuştum. Soruları sizlerin aracılığıyla da kamuoyuyla paylaşmış, 15 gün içinde yanıt gelirse kamuoyuna açıklayacağımı duyurmuştum. Çünkü TBMM’nin İç Tüzüğü’nün 99. maddesine göre yazılı soru önergelerinin ilgili makam tarafından 15 gün içinde yanıtlanması gerekiyor.

    Vatandaşlarımız sık sık “17 sorunuza Bakanlıktan yanıt gelmedi mi?” diye soruyorlar. Üzülerek söylemeliyim ki Milli Eğitim Bakanlığı süresi içinde sorularımıza yanıt vermedi.

    Eğer Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer yemin etmemiş olduğu İçin sorularımıza yazılı yanıt veremiyorsa, “Demokrasilerde çare tükenmez…” sözlü olarak da kamuoyuna açıklama yapabilir.

    Sorularımıza yanıt alamasak da eleştirilerimizi yapmaya, çözüm önerilerimizi eğitim emekçileri ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

    OKULLAR ÖDENEK YETERSİZLİĞİNDEN TESLİM ALINAMIYOR

    Ankara’da 154 okul ödenek yetersizliğinden süresi içinde teslim alınmadı. Diğer illerimizde de benzer sorununlar yaşandığını biliyoruz. Okullar pandemi koşulları devam ederken yeni eğitim öğretim yılında açılmayacaksa, ne zaman açılacak?

    ÖĞRETMENLER VE ÖĞRENCİLER AŞILANDI MI?

    Pandemi koşullarında eğitim öğretimin kesintisiz devam etmesi için öğretmenlerin, hizmetlilerin, kantincilerin, güvenlik görevlilerinin, servisçilerin, mutfak çalışanlarının ve 12 yaş üstü öğrencilerin tamamının aşılanması gerekir.

    Bu sürecin sağlıklı yürümesi için Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının koordineli bir çalışma yürütmelidir. Aşısı tamamlanmayan hiç kimse okula alınmamalıdır. Defalarca sorduk, ancak hala öğretmen, öğrenci ve okullarda çalışacak diğer personelinin yüzde kaçının aşılandığını bilmiyoruz.

    “YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİNDE KAÇ OKUL VE DERSLİK (SINIF) YAPILDI?”

    Milli Eğitim Bakanlığına 2021-2022 eğitim öğretim yılında kaç derslik (sınıf) yapıldığını sorduk ancak buna da yanıt alamadık.

    Buradan tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum…
    Bulunduğunuz, ilde, ilçede, köyde, mahallede inşaatı devam eden okulları bize bildirin.

    Milli Eğitim Bakanlığının 2020 verilerine göre sınıflarda ortalama öğrenci sayısı 26’dır. Ancak bu demek değil ki tüm okullarda sınıf mevcudu 26… Çok sayıda okulumuzda sınıf mevcudunun 40-50-60 olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulunun ilan ettiği gibi sınıfta 15 öğrencinin olması için 424 bin 659 dersliğe daha ihtiyacımız var.

    Sınıf sorununun bir kısmını karşılamak ivedilikle köy okulları açılırsa 40 bin sınıfımız olur. Okul müdürlerinin odaları sınıf yapılırsa, bu sayıya 54 bin sınıf daha eklenir.

    “40 BİN EK ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMADI”

    2021-2022 eğitim öğretim yılı 6 Eylül’de başlıyor, ancak hala öğretmen açığı kapatılmadı. 2021 yılı için öğretmenlerimizin heyecanla beklediği 40 bin öğretmen ataması da bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek yapılmadı.

    Eğitim öğretimin en önemli unsuru olan öğretmen ataması için “Bütçemiz yetersizdir.” açıklamasını kabul etmiyoruz. Darda olan her ülkeye milyon dolarlar hibe eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “Milli Eğitim Bakanlığının bütçesi yetersiz olduğu için öğretmen atayamıyoruz.” diyemez.

    Dese de bu açıklamayı kabul etmiyoruz!
    Bunun anlamı “Öğretmen açığını sorun olarak görmüyoruz.” demektir.

    Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 87 bin öğretmen açığı, Sayıştay raporlarına göre de 138.393 öğretmen açığı olduğunu biliyoruz.

    “ÜCRETLİ ÖĞRETMEN ÇALIŞTIRMAK EMEK SÖMÜRÜSÜDÜR”

    AKP iktidarı öğretmen açığını kapatmak için 83 bin ücretli öğretmeni asgari ücretin altında, tüm sosyal haklardan mahrum çalıştırıyor. Bu öğretmenler aynı okulda, aynı derslikte, aynı saatte ders veriyor. Ancak aldıkları ücretler diğer öğretmenlerin ücretinin yarısına dahi ulaşamıyor. Bu mudur öğretmene değer vermek? Bu mudur adalet?

    “OKULLARA SAĞLIK GÜVENLİK VE TEMİZLİK PERSONELİ ALINMADI”

    Eğitim öğretimin pandemi koşullarında yapılacak olması okullarda sağlık ve hijyeni ilk sıraya taşımıştır. Ancak bugüne kadar okullara sağlık ve temizlik personeli alınmamıştır.

    Diğer önemli konu ise okullara yeterli sayıda güvenlik personelinin de alınmamış olmasıdır.

    Kadrolu çalıştırılması gereken temizlik ve güvenlik personeli, Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında geçici süreli çalıştırılmaktadır.

    Ancak TYP kapsamında alımı yapılacak olan personel listesi, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nün (İŞKUR) resmi sitesi üzerinden yayınlanmasına rağmen, personel alımı henüz yapılmamıştır.

    Okulları kim temizleyecek?

    Okul güvenliğini kim sağlayacak?

    Pandemi koşullarında sağlık sorunu nasıl çözülecek?

    “ÜNİVERSİTE KONTENJANLARI BOŞ KALDI”

    AKP “Her ile bir üniversite açtım.” diye övünüp duruyor. Bir bina, bir rektör, bir mühürle bilim üretilemeyeceği, eğitim yapılamayacağı boş kalan kontenjanlarla da ortaya çıktı.

    • 169 bölüm hiç tercih edilmedi
    • 1280 bölümü tercih eden öğrenci sayısı 10’un altında kaldı
    • Mühendislik bölümleri, mimarlık bölümleri en az tercih edileneler arasında yer aldı.
    • Moleküler biyoloji ve genetik bölümleri de en az tercih edilen bölümlerden oldu.
    • Felsefe bölümü de kimsenin tercih etmediği bölümler arasında…

    Felsefe dersini kaldırırsan, mezunlarını atamazsan, işsiz kalacağını bile bile kim tercih yapacak? Bilimsel eğitimle mücadele edersen, genetik bölümü tabii ki tercih edilmeyecek?

    EĞİTİM PARALI OLDU

    Anayasada eğitimin tüm vatandaşlar için zorunlu ve parasız olduğunu yazdığına bakmayın siz!

    AKP eğitimi dolaylı yollardan paralı hale getirdi. Okullarda kayıt parsası, temizlik malzemesi, servis parası, kırtasiye giderleri, top top kağıtlar… vb. ihtiyaçların öğrenci veliler tarafından karşılanması artık normalleşti.

    20 BİN KÖY OKULU AÇILMADI

    Kapatılan köy okullarının açılacağı Ziya Selçuk döneminde kamuoyuna duyurulmasına rağmen bir türlü açılmadı. Yeni Bakan Mahmut Özer de köy okullarının açılmasını maalesef hiç gündemine almadı.

    Pandemi koşullarında çocuklarımız taşımalı eğitime devam edecek. Birleştirilmiş sınıf uygulaması, ikili eğitim sorununu da 19 yıllık AKP iktidarı çözemedi.

    TALİM TERBİYE KURULU CEMAATLERE TESLİM

    Tüm bunlar yetmezmiş gibi Cumhurbaşkanı Kararnameleriyle Milli Eğitim Bakanlığı bürokrasisi baştan aşağı değiştirildi. 11 genel müdür; şu ana kadar 8 il milli eğitim müdürü ataması yapıldı.

    Talim Terbiye Kurulu da yeni atamalarla cemaat ve tarikatlara teslim edildi.

    Harf Devrimine karşı çıkan, halifeliği savunan anlayışta olan isimler milli eğitimimizde söz sahibi oldu!

    ÖĞRETİM TAZMİNATI BİR MAAŞ OLSUN

    Saraydaki tek adama buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Öğretmenlerimize ne 3600 ek göstergeyi verdiniz, ne ikramiye verdiniz, ne de hak ettikleri maaşı verdiniz…

    2021-2022 eğitim öğretim yılı başlarken öğretmenlerimizin eğitim öğretim tazminatını bir maaş tutarında verin. Öğretmelerimiz de pandemi koşullarında az da olsa rahatlasın…

    Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz…

    Ve tüm halkımız…

    Umutsuzluğa kapılmayın!

    Birlikte verdiğimiz mücadeleyle; laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitimi mutlaka gerçekleştireceğiz.

    Her koşulda Cumhuriyete ve Cumhuriyet Devrimlerine sahip çıkacağız.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

     

  • Kaya: Talim Terbiye Kurulu’na neden gerici vakıflarda görev almış kişiler atandı?-VİDEO

    Kaya: Talim Terbiye Kurulu’na neden gerici vakıflarda görev almış kişiler atandı?-VİDEO

    PİRHA-CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in Talim Terbiye Kurulu’na harf devrimine karşı olan ve daha önce gerici vakıflarda görev almış yönetici atadığını belirterek, Bakanın yanıtlaması için Meclis’e soru önergesi verdi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in Talim Terbiye Kurulu’na harf devrimine karşı olan ve daha önce vakıf ve cemaatlerde görev almış yönetici atadığını belirterek, MEB’in yanıtlaması için Meclis’e soru önergesi verdi.

    Kaya verdiği önergede, Bakanın göreve başlamak için Anayasa gereği TBMM’de yemin etmediğini hatırlatarak buna rağmen Bakanlık bünyesinde üst düzey görevlere birçok atama yaptığını kaydetti. Kaya, Bakanın kritik görevlere atadığı isimler arasında daha önce TÜGVA, TÜRGEV gibi gerici vakıflarda çalışan isimlerin de olduğunu belirtti.

    “HALİFELİĞİ VE MEDRESELERİ SAVUNANLAR MEB’E NEDEN ATANDI?”

    Kaya’nın Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yanıtlaması için vermiş olduğu soru önergesinde şu ifadeler yer aldı:

    “Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle T.C. Milli Eğitim Bakanlığı’na atandınız, göreve başlamak için Anayasa gereği TBMM’de henüz yemin etmediniz. Ancak Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle çok sayıda Milli Eğitim Bakanlığı bürokratı hızla değiştirildi.

    Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle T.C. Milli Eğitim Bakanlığına atanan bürokratların, çeşitli cemaat ve tarikatlara bağlı vakıf ve derneklerin yönetim kurullarında görev aldıkları dikkat çekmektedir.

    Özellikle de T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığına atanan Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin; cemaat ve tarikatlara bağlı Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Önder İmam Hatipliler Derneği, Yaygın Eğitim ve Kültür Derneği (YEKDER) ve Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV)… vb. vakıf ve derneklerde Yönetim Kurulu üyeliği yapmış kişiler arasından seçilmiş olduğu görülmektedir.

    Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı üyeliğine atanan Prof. Dr. Mustafa Gündüz; Harf Devrimi’ne karşı çıkarak, “Yeni neslin ancak iktidar yanlılarının yazdıklarını okuyacak olması, gelecek adına büyük bir avantaj ve güven vermişti. Alfabe değişikliği geçmişi unutturmak amacı yanında, yeni neslin neyi, nasıl okuyacağını planlamıştı. Bir de 1930 sonrasında, tarih öncesi mitolojiye sığınılarak kurgulanan dil ve tarih kültürüyle düşünceyi kötürüm haline getiren gelişmeler oldu.” ifadelerinin yer aldığı açıklamalar yapmıştır.

    Sekiz yıllık zorunlu eğitime karşı çıkan Prof. Dr. Mustafa Gündüz, Cumhuriyet Devrimlerini hedef alarak halifeliği ve medreseleri savunmuştur. AKP hükümetinin FETÖ’nün dershanelerini kapatma girişimine de karşı çıkarak Zaman Gazetesi’nde yazılar yazmıştır.

    T.C. Milli Eğitim Bakanlığına atanan bürokratların cemaat ve tarikatlara yakın, Cumhuriyet Devrimleri ’ne mesafeli/karşı ve mücadele içinde olmaları kamuoyunda büyük endişe yaratmıştır.

    Bu bilgiler kapsamında;

    1. Cumhuriyet Devrimlerini hedef alan kişilerin T.C. Milli Eğitim Bakanlığına bürokrat olarak atanmalarındaki amaç nedir?
    2. Harf Devrimi’ne karşı olan bir kişilerin T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetim Kuruluna atanmasındaki hedef nedir?
    3. Cumhuriyet Devrimlerine karşı çıkıp, halifeliği savunan kişilerin T.C. Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey görev verilmesi ne anlama gelmektedir?
    4. Fethullah Gülen’in dershanelerin kapatılmasına karşı çıkan bir anlayışın, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetim Kurulu üyeliği verilmesindeki amaç nedir?
    5. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyeleri neden cemaat ve tarikatlara bağlı vakıf ve derneklerde görev almış kişilerden oluşturulmuştur?”

    PİRHA/ANKARA