Etiket: yıldırım kaya

  • ‘Cübbeli hocanın bildiğini İçişleri Bakanı bilmiyor mu?’

    ‘Cübbeli hocanın bildiğini İçişleri Bakanı bilmiyor mu?’

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün, 2 bin civarında selefi derneğin silahlandığını iddia etmesini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması için TBMM’ye bir soru önergesi vererek konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün, 2 bin civarında selefi derneğin silahlandığını iddia etmesi ve Cumhuriyet Savcısı’nın çağırması halinde, bu derneklerden en az 150’sinin ismini kendilerine söyleyeceğini açıklamasından sonra; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması için TBMM’ye bir soru önergesi vererek konuyu Meclis gündemine taşıdı.
    Kaya, TBMM’ye verdiği soru önergesinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya , “Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün bildiğinin, İçişleri Bakanlığı tarafından bilinmemesi ve takip edilmemesi mümkün müdür?” diye sordu.

    Kaya, soru önergesinde şunları hatırlattı:

    “Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, bir yıl önce Haber Türk, yakın bir zamanda da CNN Türk’te, 2 bin civarında selefi derneğin silahlandığını iddia etmiştir. Son olarak da Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk’e, Cumhuriyet Savcısı’nın çağırması halinde, bu derneklerden en az 150’sini isim isim kendilerine söyleyeceğini açıklamıştır.
    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, ‘Bakanlığımızca, bugüne kadar selefi derneklerle ilgili yapılan denetimlerle birçok dernek kapatılmış, birçoğuna para cezası uygulanmıştır. İç Güvenlik Stratejileri Başkanlığı’nca da konunun önemine binaen 1,5 yıllık kapsamlı bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bir kısım derneklerin silahlandığı iddiası ya da ihtimaline karşı da kayıtsız kalmamız mümkün değildir. Paylaşılan ilk demeçten sonra da derhal Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü denetçileri, terör ve istihbarat birimlerimiz tekrar tahkikata başlamıştır. Mesele aynı hassasiyetle takip edilmeye devam edilecek, idari ve adli süreçler işletilecektir.’ açılamasını yapılmıştır.
    İçişleri Bakanlığının yakından takip edip, müdahale etmesi gereken bir konuda, Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün açıklamalarından sonra tahkikata başlattığını açıklaması toplumda büyük bir huzursuzluk ve korku yaratmıştır.”

    “SELEFİ DERNEKLERİN FAALİYETLERİ TAKİP EDİLİYOR MU?”

    Bu bilgiler kapsamında CHP’li Kaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun şu soruları yanıtlamasını istedi:

    1. Bakanlığınız tarafından selefi derneklerinin faaliyetleri takip edilmiyor mu?
    2. 150 selefi derneğinin yıllardır silahlanıyor olması ve bunun Bakanlığınız tarafından fark edilememiş olması nasıl mümkün olmuştur?
    3. Cübbeli Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün bildiğinin, İçişleri Bakanlığı tarafından bilinmemesi ve takip edilmemesi mümkün müdür?
    4. Bakanlığınızın başlattığı incelemede Ahmet Mahmut Ünlü’nün bilgilerine de başvurulmuş mudur?
    5. Kapatma ve para cezası dışında, Selefi derneklerinin kurucu ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş mudur?
    6. Olayın vahameti göz önüne alındığında, Bakanlığınızın sorumlu personeli hakkında bir soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmamışsa bir soruşturma başlatılacak mıdır?

    PİRHA/ ANKARA

  • Kaya: Bakanlığınız Akyazı’daki çocuğa taciz davasına müdahil olacak mıdır?-VİDEO

    Kaya: Bakanlığınız Akyazı’daki çocuğa taciz davasına müdahil olacak mıdır?-VİDEO

    PİRHA-CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Uşşaki Tarikatı şeyhi Fatih Nurullah Şağban’ın, Sakarya Akyazı’daki dergahta, müritlerinden F.A’nin kızı Y.A’ya defalarca cinsel istismarda bulunmasını Meclis gündemine taşıdı. Kaya, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a “Bakanlığınız davaya müdahil olacak mıdır?” diye sordu. 

    Haberin videosu;

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Uşşaki Tarikatı şeyhi Fatih Nurullah Şağban’ın, Sakarya Akyazı’daki dergahta, müritlerinden F.A’nin kızı Y.A’ya defalarca cinsel istismarda bulunmasını TBMM Başkanlığına verdiği bir soru önergesi ile Meclis’in gündemine taşıdı.

    Kaya, TBMM’ye verdiği soru önergesinde, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a “Bakanlığınız davaya müdahil olacak mıdır?”, “Mağdur çocuk Y.A. ve ailesi koruma altına alınmış mıdır?”, Mağdur Y.A’ya tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verilmekte midir?”, “Müritler tarafından dövülen ve ölüm tehdidi yapılan babanın ve tüm ailenin can güvenliği sağlanmış mıdır?”, “Aileye gerekli maddi ve manevi destek verilmiş midir?” sorularını sordu.

    Kaya, önergeyi verme gerekçesini şöyle açıkladı:

    “Uşşaki Tarikatı şeyhi Fatih Nurullah Şağban, Sakarya Akyazı’daki dergahta, müritlerden F.A’nin kızı Y.A’ya defalarca cinsel istismarda bulunmuştur.
    Fatih Nurullah Şağban, baba F.A’yı arayarak istismarın üzerini örtmeye çalışmış, yapılan telefon görüşmesinde cinsel istismarı da itiraf etmiştir. Kayda alınan telefon görüşmesi kamuoyuna da yansımıştır. Şağban’ın cinsel istismarı kabul ettiği ses kaydında, “ … ileri giden bir şey yok, insan nefis taşıyor, bekaretinde sorun yok, bana yakışmayacak şekilde öpmüş oldum, sevişme diye bir şey yok, öptüm, bu da Allah’ın bir takdiri” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.
    Akyazı’daki dergaha baskın düzenleyen jandarma, Fatih Nurullah Şağban’ı gözaltına almış; olay anında jandarmanın yanında bulunan ve kızının dergahta cinsel istismara uğradığını söyleyen baba F.A. müritlerin saldırısına uğramış, kemikleri kırılana kadar öldüresiye dövülerek kolu kırılmıştır.
    Akyazı Cumhuriyet Savcısı İ.S’ye sosyal hizmet görevlisi eşliğinde ifade veren 12 yaşındaki Y.A’nın anlattıklarından sonra Fatih Nurullah Şağban tutuklanmıştır.
    Cinsel istismara uğrayan Y.A. telafisi mümkün olmayan büyük bir travma yaşarken; ailesi de büyük acılar yaşamış, baba öldüresiye dövülmüş, ölümle tehdit edilmiş, ailenin can güvenliği kalmamıştır.”

    Bu bilgiler kapsamında CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a şu soruları yöneltti:

    1. Bakanlığınız davaya müdahil olacak mıdır?
    2. Mağdur çocuk Y.A. ve ailesi koruma altına alınmış mıdır?
    3. Mağdur Y.A’ya tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verilmekte midir?
    4. Müritler tarafından dövülen ve ölüm tehdidi yapılan babanın ve tüm ailenin can güvenliği sağlanmış mıdır?
    5. Aileye gerekli maddi ve manevi destek verilmiş midir?

    PİRHA/ ANKARA

  • CHP’li Kaya’dan TBMM Başkanı’na açık mektup: MEB’e ek bütçe verilsin

    CHP’li Kaya’dan TBMM Başkanı’na açık mektup: MEB’e ek bütçe verilsin

    PİRHA- CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’a açık mektup yazarak, “TBMM toplansın, Milli Eğitim Bakanlığı’na ek bütçe verilsin” talebinde bulundu. Kaya, 54 bin teknoloji öğretmeninin ivedilikle göreve başlatılması çağrısında da bulundu. 

    CHP Ankara Milletvekili/TBMM Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu Grup Sözcüsü/Eğitim Sen’in Kurucusu ve İlk Genel Başkanı Yıldırım Kaya, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’a açık mektup yazarak, “TBMM toplansın, Milli Eğitim Bakanlığı’na en az 15 milyar liralık bir ek bütçe verilsin” talebinde bulundu.

    Milletvekili Yıldırım Kaya’nın mektubu şöyle:

    “TBMM Başkanı Sayın Mustafa Şentop;
    Tüm dünyada ve Türkiye’de pandemi koşullarının en fazla etkilediği alanlardan biri de eğitim sistemi oldu. Yüz yüze yapılan eğitim, bir anda uzaktan eğitim koşullarına göre yapılmaya başlandı. Uyum sürecine, ekonomik koşulların yeterli olmaması da eklenenince büyük sorunlar yaşandı.
    Türkiye’de örgün eğitim alan okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde toplam 18 milyon 108 bin 860 öğrenci bulunuyor. Bu öğrencilerin büyük bir bölümüne ekonomik nedenlerle uzaktan eğitim verilememiştir.
    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrencilerin yaklaşık yüzde 20’sinin evinde internet bağlantısı bulunmadığını açıklamıştır. Yani öğrencilerin 3 milyon 621 bini uzaktan eğitime internet üzerinden ulaşamamıştır. Evinde bilgisayarı ve televizyon olmayan öğrencilerin sayısı ise bilinmemektedir.
    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, EBA TV üzerinden uzaktan eğitime erişen öğrenci sayısını 6 milyon 90 bin 383 kişi olduğunu açıklayarak, öğrencilerin yüzde 66’sının uzaktan eğitime erişemediklerini de kamuoyuyla paylaşmıştır.

    “EĞİTİM UZAKTAN DA YAKINDAN DA OLSA EK BÜTÇEYE İHTİYAÇ VAR”

    Covid-19 salgınının daha da yaygınlaştığı şu günlerde eğitimin nasıl yapılacağı tartışılıyor. Şu bir gerçek ki eğitim uzaktan da olsa, yüz yüze de olsa Milli Eğitim Bakanlığının ek bütçeye ihtiyacı var!
    Eğitimin uzaktan yapılması halinde, internet bağlantısı bulunmayan 3 milyon 621 bin öğrencinin evine internet bağlantısı sağlanmalıdır. Uzaktan eğitime bilgisayar ve televizyonu olmadığı için erişemeyen 12 milyon öğrencinin bilgisayar ve televizyon ihtiyacı karşılanmalıdır.

    “54 BİN TEKNOLOJİ ÖĞRETMENİ İVEDİLİKLE GÖREVE BAŞLATILMALI”

    Uzaktan eğitimin sağlıklı yapılabilmesi için her okula en az bir teknoloji öğretmeni, alınması büyük bir ihtiyaç olarak ortada durmaktadır. Bu durumda 54 bin teknoloji öğretmeninin ivedilikle göreve başlatılması gerekir. Ücretli öğretmenlerin de bu olağanüstü koşullarda mağdur olmaları için kadroya alınmaları sağlanmalıdır.

    “EN AZ 250 BİN ÖĞRETMEN ATAMASININ ACİLEN YAPILMASI GEREKİR”

    Diğer yandan tüm tedbirler alınır ve yüz yüze eğitim başlarsa maliyetler katlanarak artacaktır. Bu durumda en az 250 bin derslik ve en az 250 bin öğretmen atamasının acilen yapılması gerekir. Çocukların temiz ortamlarda eğitim görmeleri için 130 bin bir temizlik personeli alınmalıdır. Her okulda bulunması koşuluyla en az 54 bin sağlık görevlisi ve 54 bin de pandemi sürecini yönetecek öğretmen alınmalıdır.

    “17 BİN KÖY OKULU AÇILARAK 20 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMALI”

    17 bin köy okulu açılarak en az 20 bin öğretmen ataması daha yapılmalıdır. Güvenlik tedbirleri için dezenfektan, maske…vb. malzemelerin de karşılanması gerekir.
    Tüm bu ihtiyaçları alt alta koyup topladığımızda Milli Eğitim Bakanlığına en az 15 milyar liralık bir ek bütçenin verilmesi gerekir.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Şentop;
    TBMM’yi acilen toplantıya çağırarak, Milli Eğitim Bakanlığı için ek bütçe hazırlamasını sağlamalısınız. Eğitim için hepimizin elini taşın altına koyma zamanı çoktan geçti…”

    PİRHA/ ANKARA

  • CHP’li vekilden Cumhurbaşkanı’na çağrı: İnsanlık ölmesin, vicdanlar kanamasın!

    CHP’li vekilden Cumhurbaşkanı’na çağrı: İnsanlık ölmesin, vicdanlar kanamasın!

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazarak ölüm orucundaki avukatlar Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik için çağrıda bulundu. Kaya, “Zamanımız kalmadı! Yargıtay üyeleri karar almadan tatile çıksa da siz yetkinizi kullanın; adil yargılama hakları için ölümü göze alan, bu iki genç avukatı yaşatmak için bir kapı açın. İnsanlık ölmesin, vicdanlar kanamasın” dedi. 

    Milletvekili Kaya mektubunda şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan;
    Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik iki genç, iki evlat, iki avukat, iki can… Adil yargılanma hakları için Ebru Timtik 218, Aytaç Ünsal ise 187 gündür ölüm orucunda! Onları hep birlikte yaşatabileceğimiz umuduyla size bu mektubu yazıyorum.

    “ONLARI HER AN KAYBEDEBİLİRİZ” 

    Genç avukatlar Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik adil yargılanma hakları için başlattıkları ölüm orucunda artık en riskli döneme girdiler. Onları her an kaybedebiliriz. İstanbul Adlı Tıp Kurumu da yaptığı muayene sonucunda, sağlık durumlarının cezaevi koşullarına uygun olmadığına karar verdi. Ancak Adli Tip Kurumu raporuna göre acil tahliye edilmeleri beklenirken, birinci derecede riskli pandemi hastanelerinden, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin mahkum tecrit koğuşlarında ölüme yatırıldılar.

    Hastane mahkum tecrit koşulları, hapishane koşullarından daha ağır! Dışarıya penceresi açılmayan, tepedeki havalandırma ile aynı havayı döndüren, oksijeni olmayan adeta bir ölüm hücresi. Hijyen koşullarına da uyulmuyor. Doktorlar, hemşireler temizlik görevlileri galoş ve koruyucu önlük kullanmıyor. Gardiyan ve jandarmalar da hastane içinde dolaştıkları ayakkabılarla hücreye girebiliyor.

    “YEMEK KOKULARININ KOĞUŞA GİRMESİ SAĞLANARAK İŞKENCE YAPILIYOR” 

    Ölümün eşiğindeki insanları uyutmamak için beyaz ışık sürekli açık tutuluyor; gürültü yapılarak, yemek kokularının koğuşa girmesi sağlanarak işkence yapılıyor. Bağışıklık sistemlerinin tamamen çökmesi için koşullar hazırlanıyor. İnsanlık suçu işleniyor!
    Bu koşullarda tedaviyi kabul etmeyen iki genç insan tecrit hücresinde can çekişiyor.

    Son olarak hastanelerin bilim kurulu da Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik’in tedavi ve tıbbi takıp istemediklerini ve hastaneden taburcu edilmelerinin gerektiği yönünde rapor vermiştir.

    Çünkü zorla müdahale bir yaşatma yöntemi değildir. Bilimsel raporlara göre de zorla müdahalelerde hiç kimse sağlıklı bir şekilde yaşama dönememiştir.  Zorla müdahaleler ya kalıcı sakatlık bırakmış ya da ölümle sonuçlanmıştır.

    “ARTIK ZAMANALRI KALMADI; GÜNLERİ, SAATLERİ, DAKİKALARI SAYILI!”

    Cezaevinde 12 saat olan avukat görüşü de 15 dakikaya indirilmiştir. Yargıtay’ın 1 Haziranda ön incelemeye aldığı dosyalarına ilişkin kararı da adli yargının tatile girmesiyle eylül ayına kalmıştır. Yargıtay üyelerinin tatillerini yapıp dosyayı eylül ayında incelemeye bolca vakitleri var! Ancak Avukat Aytaç Ünsal ve Avukat Ebru Timtik’in artık zamanları kalmadı! Günleri, saatleri, dakikaları sayılı!

    10 Ağustos Pazartesi günü avukatları ve aileleri İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine hastane raporu ile yeniden tahliye talebinde bulunacaklar.
    Onlar ayrıcalık istemiyor, adil yargılanmak istiyorlar. Adli Tıp Kurumu ve Hastane Bilim Kurulu raporunun dikkate alınarak tahliye kararının verilmesini ve istedikleri koşullarda tedavilerinin sağlanmasını talep ediyorlar.

    Sayın Cumhurbaşkanı,
    Zamanımız kalmadı! Yargıtay üyeleri karar almadan tatile çıksa da siz yetkinizi kullanın; adil yargılama hakları için ölümü göze alan, bu iki genç avukatı yaşatmak için bir kapı açın. İnsanlık ölmesin, vicdanlar kanamasın…

    PİRHA/ İSTANBUL

  • CHP’li Kaya: Dünyada hiçbir lider kendisini yasaklarla var edememiştir-VİDEO

    CHP’li Kaya: Dünyada hiçbir lider kendisini yasaklarla var edememiştir-VİDEO

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medya ve Netflix ile ilgili açıklamalarını değerlendirdi. Yıldırım Kaya “Erdoğan’ın memleket sorunları ile ilgilenmesi beklenirken o gençlerin düşünce ve özgürlüklerini kısıtlamak adına yeni fikirler projeler düşünüyor, dillendiriyor” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İl Başkanları toplantısında Netflix, Twitter, Youtube gibi sosyal medya uygulamalarını kastederek dile getirdiği “Bu millete, bu ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Onun için de bir an önce biz bunları parlamentomuza getirip, parlamentomuzdan bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol etmesini istiyoruz” açıklaması tepkilere neden oldu.

    “MEMLEKETİN DERDİYLE İLGİLEN!”

    CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Erdoğan’ın partisinin il başkanları toplantısında dillendirdiği ve kurmaylarına yeni bir kısıtlama için hazırlık yapmaları talimatı verdiği açıklamasını eleştirdi.

    Kaya şunları kaydetti:

    “YKS sınavı öncesi Recep Tayyip Erdoğan gençlerle yaptığı toplantıda sosyal medya üzerinden yaptığı toplantıda gençlerin özellikle Z kuşağının dislike yapması ve oy moy yok sözü Recep Tayyip Erdoğan’ı çileden çıkartmış anlaşılan. İşte bunun için il başkanları toplantısında işsiz gençlere iş bulma vadi yapacağı yerde sosyal medyayı en çok kullanan Z kuşağına netflix ve YouTube kanallarının kapatılmasını ilan etti. Havuz medya yetmedi mi, televizyonları yetmedi mi, gazeteler yetmedimi, radyolar yetmedi mi? Bunlarla toplumun sesini kestin. Şimdi Z kuşağının da sesini kesmek istiyorsun ama dünyada hiçbir lider yasaklarla kendini var edememiş sen de kendini yasaklarla var edemeyeceksin çünkü Z kuşağı artık dünyayı ve ülkeyi yorumlayabiliyor. Kendi sorunlarını çözmek için ayağa kalkabiliyor” dedi.

    PİRHA/ ANKARA

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Kaya’dan YKS uyarısı: Yeterli tedbirler alındı mı?-VİDEO

    CHP’li Kaya’dan YKS uyarısı: Yeterli tedbirler alındı mı?-VİDEO

    PİRHA- Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesi bir açıklama yapan CHP Yıldırım Kaya, sınavlarda güvenlik tedbirlerinin alınmadığını, sınavlarda sosyal mesafe kurallarına uyulmadığını belirterek, “LGS’de yaşanan güvenlik sorunları YKS’De yaşanmaması için ilave tedbirler alınmış mıdır?” diye sordu. 

    CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevi yürüten Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, LGS sınavıyla ilgili eksikliklerin aynısının Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda da (YKS) yaşanmaması için ÖSYM Başkanına önerilerde bulundu. Kaya, “ İnadım inat dediniz sınavı yapmakta ısrar ediyorsunuz hiç olmazsa tedbirler alın ki çocuklarımız mağdur olmasın” dedi.

    Kaya, sınavlara Covid-19 olumsuz etkisi olduğunu belirterek, güvenlik tedbirlerinin alınmadığını, sınavlarda sosyal mesafe kurallarına uyulmadığını, sınıflarda mesafenin 40 cm’ye kadar düştüğünü söyledi.

    Trabzonda Düzköy İlçesi’nde LGS sınavına gelen 4 öğrenciye okul idarecilerinin “Siz başarısızsınız, okulun sınavını düşürürsünüz diyerek öğrencileri sınava almadıklarını hatırlattı.

    Van Muradiye’de de 28 çocuktan sadece 8’nin sınava alındığını, gerekçenin ise “siz başarısızsınız, okulun puanını düşürürsünüz” şeklinde olduğunu kaydetti.

    “YETERLİ TEDBİRLER ALINDI MI?”

    Manisa’da ise koronavirüslü öğrencinin sınava alındığını belirten Kaya, şu soruları yöneltti:

    “*LGS’de yaşanan güvenlik sorunları YKS’De yaşanmaması için ilave tedbirler alınmış mıdır?

    *Covid-19 tanısı konan ya da durumundan şüphelenen öğrenci ve velilere ilişkin ne gibi tedbirler alındı?

    *1 milyon 670 bin öğrencinin katıldığı LGS’de 25 kişilik sınıflarda gözetmenler hariç 20 kişi sınava girerken sosyal mesafe kuralı nasıl uygulanacak?

    *Boyu çok uzun ve kilolu gençlerimiz ilkokul sıralarında sınava girerek mağdur olmamları için ek bir önlem aldınız mı?

    *Öğrenci ve velilerin okul önlerinde sosyal mesafe kurallarına aykırı toplanmalarını engellemek için yeterli güvenlik tedbirleri alınacak mı?

    *Bilim kurulunun bu konuda görüşü alındı mı? Bu konuda görüş almayı düşünüyor musunuz?

    *Sınav öncesi kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik yeterli tedbirleri aldığınıza dair bir açıklama yapacak mısınız?

    PİRHA/ ANKARA

     

  • CHP’li Kaya’dan Bakan Selçuk’a idam tepkisi: Bu anlayış virüsten daha tehlikeli

    CHP’li Kaya’dan Bakan Selçuk’a idam tepkisi: Bu anlayış virüsten daha tehlikeli

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tatil edilen okullarda eğitimin aksamaması adına hayata geçirilen uzaktan eğitim programı kapsamında bugün ilk ders evlerinde öğrencilere gösterildi. Öğrencilere koronavirüs ile mücadele kapsamında eğitim verilmesi beklenirken, Adnan Menderes’in idamı öğrencilere ilahiler eşliğinde izletildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulların kapalı olmasından dolayı hayata geçirilen uzaktan eğitim programı için bugün öğrenciler ilk ders için bilgisayarların başına oturdular. Program başlangıcında Türkiye’nin şu anki koronavirüs tehlikesi ile karşı karşıya olma durumu hakkında öğrencilere bilgi verilmezken, 27 Mayıs 1960 Askeri darbesinde cunta yönetimi tarafından idam edilen Adnan Menderes’in idam sahnesi ile başlangıç yapıldı. Eğitim-Sen Kurucu Genel Başkanı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, yaptığı açıklama ile Ziya Selçuk’u göreve davet etti. Kaya Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a  “Sarayın Eğitim Bakanı olma bu ülkenin bakanı ol” dedi.

    “İDAM SEHPALARI İZLETEREK ÇOCUKLARI SİYASETİNİZE ALET ETMEYİN”

    CHP’nin Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Çocuklarımıza Adnan Menderes’in idamı izletilip ilahiler dinletildi. Çocuklarımıza idam sahnesinin animasyonla ayrıntılı olarak izletilmesi hangi ruh halinin ve zihniyetinin ürünüdür” dedi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un uzun bir süredir program hakkında sürekli kamuoyuna açıklamalar yapmasına da değinen Kaya “Bakan Bey sürekli konuşuyordu hepimiz merak ettik şimdi ne olduğunu anladık” dedi.

    “BU ANLAYIŞ KORONAVİRÜSTEN DAHA TEHLİKELİDİR”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Uzaktan eğitim sistemini tam anlamıyla kuramayan, çocuklarımıza bu programdan faydalanmasını sağlamayanlar çocuklarımızı kendi siyasetlerinde kullanmaya kalkıyorlar. Çocuklarımıza korku salan yüreklerine kin ve nefret tohumu ekmeye çalışan bu anlayış  koronavirüsten daha tehlikelidir” dedi.

    “ART NİYETLİSİNİZ”

    CHP’li Yıldırım Kaya, “İlk derste siz öğrencilere önümüzdeki süreci anlatmıyor da 60’lı yıllarda ki Adnan Mendereslerin idam sahnesini anlatıyorsanız bunda bir art niyet vardır. Müfredatta olmayan, hurafelerin anlatıldığı, ilahilerle bir dersin olamayacağını ilkokul birinci sınıftaki öğrenci bilir. Sizin gözünüzü beyninizi kindarlık bürümüş hala hiçbir şeyin farkında değilsiniz, hala siz ayrımcılık yapıyor, eğitimde siyasi bir davranışı hayata geçiriyorsunuz. Ziya Selçuk’un yapması gereken bu çocuklara sahip çıkmaktır” dedi.

     

  • KESK: OHAL Komisyonu derhal lağvedilmeli – VİDEO

    KESK: OHAL Komisyonu derhal lağvedilmeli – VİDEO

    PİRHA- KESK EŞ Genel Başkanı Aysun Gezen, Milkiyeliler Birliği’nde yaptığı açıklamada, OHAL İnceleme Komisyonu’nun iktidarın ve yargının aparatı olduğunu belirterek, “komisyon derhal lav edilmelidir” dedi. CHP Ankara milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya’da, 12 Eylül benzeri bir tabloyu aşan bir sürecin yaşandığına dikkat çekerken, HDP Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Sadece KHK’liler, KESK’liler değil tüm kamuoyunun, anayasayı çiğneyen hukuksuz komisyona karşı çok yüksek sesle çok net bir tepki vermeli” dedi.

    Haberin Videosu

    Kamu Emekçileri Konfederasyonu (KESK), OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun lağvedilmesine ilişkin Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı gerçekleştirildi. Basın toplantısına HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, CHP Ankara Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya,  İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve KHK’li Barış Akademisyenlerinden Cenk Yiğiter’in yanı sıra çok sayıda KESK üyesi katılım gösterdi.

    Basın açıklamasını, KESK Yürütme Kurulu adına Eş Başkan Aysun Gezen okudu.

    “OHAL KOMİSYONU, OYALAMA KOMİSYONUNA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

    Aysun Gezen yaptığı açıklamada, darbe girişimi sonrası uygulanan politikaların adeta Nazi Almanya’sını aratmadığını belirterek şunları ifade etti;

    “Bilindiği üzere; KHK’lar eliyle ve Resmi Gazete’de isimlerinin yayınlanmasıyla on binlerce kamu emekçisi ihraç edildi. İktidarın ihraçlara ilişkin tüm itiraz yollarını kapatması içeride ve dışarıda itirazların yükselmesine neden olunca ve AİHM’e on binlerce başvuru yapılınca hızla bir oyalama mekanizmasına ihtiyaç duyuldu. “3 ay sürmez” denilen OHAL 2 yıl sürmüş, “başvuruları 2 yılda sonuçlandıracaktır” denilen OHAL Komisyonu 4. Yıla taşmıştır. Dolaysıyla OHAL pratikte kalıcı hale getirilmiştir. Hukuki değil idari bir organ olarak kurulan hükümet güdümündeki komisyonun çalışma yöntemi, esası ve karar alma hızı telafisi mümkün olmayan dramların yaşanmasına neden olmuştur. İktidar ve onun atadığı komisyon tüm bu yaşananların hesabını hukuken ve vicdanen nasıl verecek onu da zamanla göreceğiz.”

    “OHAL KOMİSYONU DERHAL LAĞVEDİLMELİDİR”

    KESK’lilerin iade oranının %30’u geçtiğini söyleyen Aysun Gezen, yerel yönetimler hariç tutulduğunda ise her 100 KESK’li den 60’ı iade edildiğini, bunun da komisyonun, bir düşman hukuku olarak geliştirilen kayyum politikasının tamamlayıcı unsuruna dönüştüğünün göstergesi olduğunu belirterek, “Anlaşılan iktidar, ihraçlara ilişkin mücadelemize olan öfkesini komisyon üzerinden de bir hınç almaya dönüştürmektedir. KESK’lilerin dosyalarının özellikle sonlara bırakılmasının ve hala 2.744 dosyanın görüşülmemiş olmasının bir hükümet talimatı olduğunu düşünmekteyiz” dedi.

    Son olarak, devletin her organın, her kurulunun, her yapısının kuruluşu usulüne göre imzalanmış uluslararası sözleşmelere, anayasaya ve yasalara uymak ve bu hükümler çerçevesinde görevlerini yürütmelidir diyen Aysun Gezen  “OHAL Komisyonu derhal lağvedilmelidir. Mağdur olan ihraç kamu emekçilerinin mağduriyet giderilinceye ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “12 EYLÜL’Ü AŞAN BİR TABLOYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    CHP Ankara milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya’da, 12 Eylül benzeri bir tabloyu aşan bir sürecin yaşandığını söyleyerek şunları ifade etti;

    “Ne yazık ki bugün de 20 Temmuz darbesinden sonra benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Sormak istiyorum KESK ve KESK’e bağlı mücadele örgütleri ve bu örgütün üyeleri demokrasi özgürlük ve barıştan başka neyi savundular. Cemaatlerle, tarikatlarla hiçbir ilişkilerinin olmayacağını dünya alem biliyor ama bunların dertleri Fethullah Gülen örgütlenmesi ya da 15 Temmuz hain darbe girişimi yapanlarla hesaplaşmak değil, bunların dertleri bu ülkede demokrasi özgürlüğü barışı yok etmek.”

    HDP Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Sadece KHK’liler, KESK’liler değil tüm kamuoyunun, anayasayı çiğneyen hukuksuz komisyona karşı çok yüksek sesle çok net bir tepki vermeli” diyerek , “Çünkü yüzbinlerce insanın kaderini elinde bulunduran bu komisyon maalesef haksızlığa devam ediyor. İnsanların kaderiyle zalimce ve vicdansızca oynuyor” dedi.

    İnsan Hakları Derneği Genel Eş başkanı Öztürk Türkdoğan ise, ”Biz her zaman söylüyoruz bu bir sosyal aynı zamanda siyasal bir mücadele. Evet bir yanıyla hukuksal mücadele, bir yanıyla da halk mücadelesi. Dolayısıyla bu mücadeleyi hep birlikte sürdürmeye kararlıyız ve sürdürüyoruz. Bizim dernek bünyesinde oluşturduğumuz Komisyonlar vasıtasıyla bu çalışmaları sürdürüyoruz. Avrupa konseyi nezdinde de bu çalışmaları yürütüyoruz. Özellikle sahada  KESK ve KESK’e bağlı sendikaların mücadelesinin çok önemli olduğunu, dayanışmasının çok önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor dedi

    KHK’li Akademisyen Cenk Yiğiter’ de, Almanya’da yaşanan sürecin bir benzerinin Türkiye’de yaşandığına dikkat çekerek “ mantık ve pratik aynı. Başka insanı başka yurttaşlık statüsünde yurttaşlık olmayan bir statüye itekleme pratiği” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • CHP’li Yıldırım Kaya: 17 bin köy okulu kapalı-VİDEO

    CHP’li Yıldırım Kaya: 17 bin köy okulu kapalı-VİDEO

    PİRHA – CAN TV’de ‘Can’da Gündem’ programına bağlanan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 17 bin köy okulunun kapalı olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eğitimle ilgili söylemlerine tepki gösterdi. 

    Haberin videosu

    CAN TV’de yayınlanan Can’da Gündem programında Nilgün Mete’nin sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Kars ve Ardahan illerinin de dahil olduğu birçok kentte 17 bin köy okulunun kapalı olduğunu belirtti.

    Kaya, “Kars’ın Susuz ilçesine yaptığımız ziyarette bir vatandaş gelip ‘Bizim köy okulumuz kapatıldı. Çocuklarımız 50 km mesafede bir okula götürülmek isteniyor. Günlük olarak 50 km’lik mesafeye çocuklarımızı götürme şansımız yok. Biz çaresiziz’ dediler. Kars ve Ardahan köylerinde biz bu sorunu yaşıyoruz. İstanbul’un göbeğinde bu sorunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “65 KİŞİLİK SINIFLAR VAR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’deki konuşmasına değinen Kaya, “AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dün TBMM’de konuşurken 75 kişilik sınıflar vardı biz bunu çözdük, diyor. Kocaman bir yalan. Şimdi de gelsin Ardahan’da, Kars’ta kapalı okullar göstereyim, sınıf mevcutlarının 60’tan aşağı olmayan okulları. İstanbul’da, birçok kentte 65 kişilik sınıfların olduğunu göstereyim. Ona bilgi verenler yanlış ve eksik bilgiler veriyorlar. 60 kişi sabah 60 kişi öğle ders görüyor aynı sınıfta. Yani bir derslikte 120 öğrenci ders görüyor. Bu eğitim öğretim açısında mümkün değildir” diye konuştu.

    “MEB, TÜRKİYE GENÇLİK VAKFI İLE SÖZLEŞME YAPTI”

    Kaya, zorunlu din dersine ilişkin ise şunları söyledi:

    “Sadece Alevi çocukları için değil, farklı dinlere mensup olabilir, hiçbir dine mensup olmayabilir, dini öğreneceksin diyemezsin. İnanç tarihini öğrenir ama hangi mezhebin mensubu olduğuna bakılmaksızın böyle bir eğitim olmaz. En büyük tehlike şu: 12 Eylül’de MEB, Türkiye Gençlik Vakfı’yla bir sözleşme yaptı. Sosyal etkinliklerin tamamını 66 bin okulda vakıfla birlikte yapacak. Bu dünyada görülmemiş bir uygulama. Maaşını da MEB ödeyecek, okulları da MEB sağlayacak. Ama Türkiye Gençlik Vakfı bunları yapacak. Devlet ne işe yarıyor.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • CHP’li Kaya: Kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin- VİDEO

    CHP’li Kaya: Kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin- VİDEO

    PİRHA – CHP’li Yıldırım Kaya, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe ilişkin yaptığı açıklamada “Erdoğan, damadını ekonominin başına getirdiğinde işçi ve emekçiden yana olmayacağını söyledi. Bir ülkede eğer grevli, toplu sözleşmeli sendika yok ise o ülkede dikta rejimi vardır” dedi.

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 1 Mayıs kutlamalarında Tandoğan Meydanı’ndaydı. 31 Mart sonrasında dengelerin değiştiğini ifade eden Kaya, “Hiç kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin” yorumunu yaptı.

    “ERDOĞAN EMEKÇİDEN YANA OLMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

    Siyasal iktidarın, emek cephesine dönük baskı politikası uyguladığını ifade eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sırça saraylarda oturanlar, yoksul, işçi ve emekçinin ne yaşadığını bilmez. Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var. Hiç kimse zalimlikle bu süreci aşacağını düşünmesin. Son 3 ayda iş kazalarında 300’e yakın kişi hayatını kaybetti. Yılda ortalama iş kazalarında hayatını kaybedenlerin oranı ne yazık ki 3 bin gibi rakama ulaşıyor. Eğer bu ülkede 7 milyon işsiz varsa, 10 milyon işçinin sadece bir milyon 700 bini sendikalı ise bundan biz siyasetçiler ancak ve ancak utanır, hicap duyarız. Bir ülkeyi eğer özgür ve demokratik tarif ediyorsanız o ülkenin örgütlü mücadelesi ne kadar büyükse ülkeniz demokrasiye o kadar yaklaşmıştır.

    Bir ülkede sendikal haklar, grev ve toplu sözleşme hakkı ne kadar yerleşmişse o ülkede demokrasi ve özgürlükten bahsedebiliriz. Ama bir ülkede grevli toplu sözleşmeli sendika yok ise o ülkede dikta rejimi vardır. Eğer ülkede işçi ve emekçiler kendi haklarını almak için mücadele ettiğinde 1889’da kazanılmış hakların gerisine düşen bir durum varsa bu çağın ötesine giden bir anlayıştır. Biz geriye dönüp bakmayacağız. Geçmişi de inkar etmiyoruz. Geçmişten öğreniyor, geleceğe yürüyoruz. Geleceğe yürürken de geçmişi tekrar ederek yürümüyoruz. Geçmişten aldığımız derslerle adım adım yürüyeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan, damadını ekonominin başına getirdiğinde zaten işçi ve emekçiden yana olmayacağını söyledi.”

    “KIDEM TAZMİNATINA MİLİM DOKUNDURTMAYACAĞIZ”

    AKP’nin kıdem tazminatı projesiyle ne yapmak istediğine de değinen Kaya şunları söyledi:

    “İşçi ve emekçiden alıp zengine vermek istiyor. Bugüne kadar yaptığını tekrar etmek istiyor yani. Ama emekçiler, buna asla izin vermeyecektir. Bizler, birleşe birleşe kazandık, direne direne kıdem tazminatına milim dokundurtmayacağız. Devlet güdümlü sendikalar, gerçekten sendika olmak istiyorlarsa bu süreçte direnmeleri gerekiyor. Bu süreçte direnmeyip o sendikaya üye olan emekçilere de bir çağrı yapıyorum; gelin sizin haklarınız için direnen ve mücadele eden örgütlere sahip çıkın. Çünkü o örgütler sizin çocuklarınızın geleceğidir. Devlet güdümlü sendikalarla başarıya ulaşmak mümkün değildir.”

    Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

     

  • CHP PM Üyesi Yıldırım Kaya: Tekliğe karşı birliği ve demokrasiyi savunacağız-VİDEO

    CHP PM Üyesi Yıldırım Kaya: Tekliğe karşı birliği ve demokrasiyi savunacağız-VİDEO

    PİRHA- Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin seçileceği 24 Haziran erken seçime ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Parti Meclis Üyesi Yıldırım Kaya, her şeye rağmen tekliğe karşı birliği ve demokrasiyi savunacaklarını kaydetti. 

    Erken seçime ilişkin CHP Parti Meclis Üyesi Yıldırım Kaya PİRHA’ya konuştu. Kaya, hangi koşulu dayatırlarsa dayatsınlar tekliğin karşısında birliği, diktatörlüğün karşısında demokrasiyi savunacaklarını söyledi.

    OHAL koşullarında seçime giden iktidarın sadece baskın bir seçim değil ayrıca toplumu sindirerek, korkutarak, yıldırarak ve zorbalıkla ayakta durmaya çalıştığını ifade eden Kaya, “Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir dönem zorbalar ve diktatörler kendi zoruyla ve diktatörlükleriyle ayakta kalamamışlardır, hep yenilmişlerdir. Her zaman çağımızda ve tarih süreçlerinin tümünde demokrasiden yana olanlar kazanmıştır. Dolayısıyla biz sadece CHP olarak değil Türkiye’de demokrasiden yana olan kim varsa tekliğin karşısında birliği kim savunuyorsa diktatörlüğün karşısında demokrasiyi kim savunuyorsa bunlarla birlikte OHAL koşullarında sandıkta bunları çıkamaz hale getireceğiz” dedi.

    ÖZGÜR VE DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN MÜCADELE ÇAĞRISI

    Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Belki vatandaş diyor ki; yüzde bir fark olursa çalar. Biz yüzde 1 değil şu ana kadar şer ittifakı ve koltuk ittifakı yüzde 44, yüzde 45’i geçemiyor tüm kamuoyu yoklamalarında. Onun için baskın ve toparlanamadan bir seçim diyorlar. Ama biz hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyorduk yarın ölecekmiş gibi de ibadet ediyorduk. Tüm sandıklarımızda, tüm çalışmalarımızda bu faaliyeti yürütüyorduk. Ben seçim haberini aldığımda sahadaydım.

    Biz her türlü koşula hazırız. Yeter ki demokrasi sevdalıları senden, benden ben ne olacağım demeden biz ne olacağız, cumhuriyet ne olacak diyenlerin, özgür ve demokratik Türkiye yeniden inşa edilecek kaygısı taşıyanların birlikte bir mücadelesine ihtiyaç var. Bunu da biz başaracağız.” (HABER MERKEZİ)