Etiket: yurttaşlar

  • Dersimli yurttaşlar: Suriye’deki Alevi katliamına sessiz kalınmamalı-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: Suriye’deki Alevi katliamına sessiz kalınmamalı-VİDEO

    PİRHA-Suriye’de Alevilerin katledilmesine tepki gösteren yurttaşlar, Suriye’deki Alevi katliamına sessiz kalınmaması ve bir an önce katliamın durdurulması çağrısında bulundular.

    Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından ülkedeki kontrolü ele geçiren Hey’etu Tahrîri’ş-Şâm (HTŞ) şeriatçı örgütün Alevi, Hristiyan, Ezidi gibi farklı inançlara mensup halklara düşmanlığı ve saldırı girişimleri büyük endişe yaratıyor.

    Dersimli yurttaşlara, Suriye’de Alevilerin katledilmesini sorduk.

    “BÜTÜN ALEVİLER BİR ARADA OLSUN”

    Alevilerin her yerde öldürüldüğünü söyleyen Zülfiye Tekin, “Biz birbirimizle dayanışmadığımız zaman bu durumlara düşüyoruz” diye ifade etti.

    Suriye’de Alevi katliamı yaşandığını belirten Hasan Çiçek, “Buna sessiz kalmamamız lazım, buna göz yummak insanlık dışı bir şeydir. Bütün insanların birlik olması lazım Suriye’de katliam yaşanıyor” dedi.

    Alevilerin geçmişten bugüne kadar katliama uğradığını ifade eden Devrim Tekinoğlu, “Suriye’de yapılan Alevi katliamına ‘Siyasal Alevilik’ diye bir de kılıf bulundu. Alevilerin ‘Siyasal Alevilik’ gibi bir tavrı söz konusu değildir, Aleviler yaşadığı coğrafyada laik ve demokratik bir toplumda yaşamak istiyorlar. Suriye’de Alevi katliamı yaşanıyor ve bunun gerekçeleri de yaratılıyor. Bütün dünyadaki Alevilerin bir arada olması ve diplomatik kanalların çalıştırılması gerektiğini düşünüyorum” diye belirtti.

    “KATLİAM DURDURULSUN”

    Ali Talay ise, “Bir an önce katliamı durdurmak lazım. Ezelden beri Aleviler öldürülüyor” dedi.

    Savaşa karşı olduğunu vurgulayan Gülcan Akkaya, “Artık bu katliama dur denilmesi gerekiyor. İnsanlarda merhamet duygusu kaybolmuş” derken,Mehmet Çiçek de, “Aleviler hep soykırıma uğratıyorlar. Türkiye de Alevi katliamına seyirci kalıyor” diye konuştu.

    Nuray ATMACA/DERSİM

  • Dersimli yurttaşlar: 2025 yılının barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyoruz-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: 2025 yılının barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyoruz-VİDEO

    PİRHA-2025 yılına dair beklentilerini sorduğumuz Dersimli yurttaşlar, 2024 yılında bir çok sorunla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “2025 yılında iktidarın değişmesini bekliyoruz. Yeni yılın barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyoruz” dedi.

    2024 yılı, bir önceki yıllar gibi insanların ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda yaşadığı sorunların sürdüğü bir yıl oldu.

    Dersimli yurttaşlara, 2025 yılına dair dilek ve temennilerini sorduk.

    “2025 YILINDAN İYİ ŞEYLER BEKLİYORUZ”

    Yurttaşlar tarafından verilen yanıtlar şu şekilde:

    “-Yeni yıldan ne beklentimiz olacak; her şey çok pahalı. Emekliler olarak devamlı sürünüyoruz. Emekliler yılı olacak dediler ama ortada bir şey yok. Yeni yıl herkes için hayırlı olsun.

    -İktidarın değişmesini bekliyorum sadece. Çünkü bu iktidarın halka verdiği hiçbir şey yok. Kaşıkla verip kepçeyle alıyor diye bir söz vardı ya bu iktidar direkt kazanla götürüyor. Yeni yıldan temennimiz ülkede barış, adalet ve huzurun olmasıdır.

    -2025 yılından iyi şeyler bekliyoruz. Herkes sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşasın.

    -Hiç iyi değiliz artık devletten bir beklentimiz yok.

    -Benim bu ülkeden fazla bir beklentim olmadığı için 40 yıldır yurtdışında yaşıyorum. Türkiye’nin durumunu pek iç açıcı bulmuyorum, her sene daha da kötüye gidiyor. O nedenle burada kalanlara Allah yardım etsin.

    -Hükümet ülkeyi batırmış, alım gücü yok. Yılbaşı kutlamak için cebimizde para yok. 16 yıldır emekliyim halen çalışıyorum, milletvekillerinin sayısını düşürsünler ekonomiyi düşürsünler. Milletvekilleri gelsin benim aldığım emekli maaşıyla geçinsin.

    -Herkese yeni yılda sağlık, huzur ve mutluluk bekliyoruz.

    -2025 yılının geçmiş yılları aratmaması dileğiyle herkese nice güzel yıllar olsun.

    -Yeni yılın barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum. Umarım barış içerisinde herkes kardeşçe yaşar.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Dersim halkı, meclis toplantısına davet edildi: Kayyımın yıkımını tartışacağız-VİDEO

    Dersim halkı, meclis toplantısına davet edildi: Kayyımın yıkımını tartışacağız-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, esnaf ziyareti yaparak yurttaşları yarın gerçekleştirilecek Aralık ayı belediye meclis toplantısına davet etti. Kayyımın rant ve talan olduğunu ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Biz Dersim halkı olarak, irade gaspına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için aralarında Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın olduğu 10 kişi tutuklandı.

    Aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin olduğu heyet, Moğultay Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirerek 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına yurttaşları davet etti.

    “İRADE GASPINA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Kayyımın rant ve talan olduğunu ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyım atayarak sadece belediye binamızı işgal etmediler. Aynı zamanda Dersim halkının inancı, kimliği ve siyasal değerlerini de yok etmek istiyorlar. Kayyım, Dersim’i insansızlaştırma ve madencilik faaliyetlerinin önünü açmaktır. Biz Dersim halkı olarak irade gaspına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Aralık ayı belediye meclis toplantısı yarın saat 10.00’da gerçekleştireceğiz. Belediye meclis üyeleri ve halkımızla birlikte belediye meclisi toplantı salonuna gideceğiz. Halkımızın görüş ve önerilerini tartışacağız. İzin verilmediği takdirde de Yeraltı Çarşısı üstünde toplantımızı gerçekleştireceğiz. Kayyımın yıkımını ve birlikte mücadeleyi halkımızla birlikte tartışacağız” dedi.

    “HALKIMIZI KENDİ İRADELERİNE SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ

    Seçme ve seçilme hakkının hiçe sayılarak iradelerinin gasp edildiğini belirten yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, “Yarın Yeraltı Çarşısı üstünde toplanarak kendi yasal hakkımızı kullanmak üzere belediye meclis salonuna giderek meclis toplantımızı gerçekleştireceğiz. Halkımızın kendi iradesine sahip çıkmak üzere yanımızda olmaya çağırıyoruz” diye belirtti.

    “KAYYIMLAR HALKIN İRADESİNE DARBEDİR”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Kayyımlar bir ülkenin demokrasisine ve halkın iradesine darbedir. İktidarın kayyım politikası giderek genişliyor. Dersim halkı, seçilen belediye başkanlarına görev vermiştir fakat iktidar Kürtlerin, Alevilerin ve ülkede demokrasi isteyenlerin iradesini tanımıyor. Yarın güçlü bir şekilde halkımızla birlikte belediye meclis toplantısını yapacağız, irademize sahip çıkalım.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de yurttaşlar, 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına davet edildi-VİDEO

  • Dersimli yurttaşlar: Kayyımı kabul etmiyoruz, milletin seçim hakkı gasp ediliyor-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: Kayyımı kabul etmiyoruz, milletin seçim hakkı gasp ediliyor-VİDEO

    PİRHA-CHP’li ve DEM Partili belediyelere kayyım atanmasına tepki gösteren Dersimli yurttaşlar, “Kayyımı kabul etmiyoruz. Milletin seçim hakkı gasp ediliyor. O zaman neden oy kullanıyoruz?” dediler. 

    İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da CHP’li Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atadıktan sonra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atadı.

    Dersimli yurttaşlara, belediyelere kayyım atanmasını sorduk.

    “MİLLETİN SEÇİM HAKKI GASP EDİLİYOR”

    Yurttaşlar, belediyelere kayyım atanmasını adaletsizlik, hukuksuzluk olarak nitelendirerek, hükümete tepki gösterdiler.

    Yurttaşlar tarafından verilen yanıtlar şu şekilde:

    -Yerine kayyım atanan belediye başkanları halkın oyu ile seçilmişler, halkın iradesini yok etmek istiyorlar.

    -Kayyıma karşıyız, o zaman belediye meclis üyelerinden birisi seçilsin.

    -Yazık günahtır, seçimi kazanmış birisinin yerine kayyım atanmasını hoş karşılamıyorum.

    -Kayyımı kabul etmiyoruz. Milletin seçim hakkı gasp ediliyor. Yapılan adaletsizliktir, zulümdür.

    -Yapılan çok yanlış bir şey. O zaman Ahmet Türk’ü seçime sokmasalardı. Halkın oyuyla 3 seçimdir seçilen kişiye kayyım atanıyor. Ülkede adalet kalmadı.

    -Vatandaşın oyuyla seçilen belediye başkanının yerine kayyım atanması yanlış bir şey. O zaman neden oy kullanıyoruz, niye seçim yapılıyor?

    -Kayyım atanması yanlış bir şey, ancak seçim olacak ki kurtulalım başka çaremiz yok.”

    PİRHA/DERSİM

  • Tokat’ta Kervansaray köyünü taş ocakları ekolojik ve ekonomik yıkıma uğratıyor- VİDEO

    Tokat’ta Kervansaray köyünü taş ocakları ekolojik ve ekonomik yıkıma uğratıyor- VİDEO

    PİRHA – Tokat’ın Zile İlçesi’ne bağlı Kervansaray köyünde bulunan taş ocaklarının yarattığı ekolojik tahribatı anlatan köylüler, taş ocakları ile katliam yapıldığına dikkat çekti. Ayrıca köylüler, “Gürültüsü, buradan çıkan toz, köyümüze hem kirlilik veriyor ve küçükbaş hayvancılık, köyümüzde ölme noktasında” dedi.

    Tokat’ın Zile İlçesine bağlı Kervansaray köyünde bulunan taş ocakları, köyde yaşayan yurttaşları tedirgin ediyor.

    Taş ocaklarının dere üzerine yapılmış olmasından kaynaklı yurttaşlar, şiddetli yağmur sonucunda tarlalarının ve evlerininin baraj altında kalacağından korktuklarını söyleyerek yaşanan ekolojik yıkımı CAN TV mikrofonuna anlattılar.

    “KÖYLÜLERE ÇOK BÜYÜK ZARAR VERİYOR”

    Hasan Altungül, küçükbaş hayvancılığın ölme noktasında olduğunu söyleyerek, “Burada gördüğünüz arazi, tarla ailemize ait. Burada küçükbaş hayvancılık yapıyorduk, taş ocaklarının olduğu yer de küçükbaş hayvanların yayılım yerleriydi. Taş ocakları geldiği zaman ortadan kalkmış oldu. Bundan 20-25 sene önce derede yüzerdik fakat taş ocaklarından çıkan harfiyatlar bu dereye yığılarak önüne set, baraj yapıldı. Normalde buradan bir akar vermesi gerekiyordu. İlerideki tarlalardan sağanak yağdığı zaman buradaki tarlalar su altında kalıyor. Bu da köylülere çok büyük zarar veriyor. Gürültüsü, buradan çıkan toz, köyümüze hem kirlilik veriyor ve küçükbaş hayvanlarımızın merası ölmüş durumda. Küçükbaş hayvancılık, köyümüzde ölme noktasında” dedi.

    “TAŞ OCAKLARI İLE KATLİAM YAPILDI”

    Taş ocakları ile katliam yapıldığını söyleyen Hüseyin Taşdemir de şunları ifade etti:

    “Biz bu derede kazan kurup yıkanıyorduk ama şu an doğa katliamından ziyade burada bir insanlık katliamı yapılıyor. Bundan 30 sene önceki gibi bir kar yağsa inanın Kervansaray’da su çıkmadık ev kalmaz. Çünkü burada taşları kazdıkça oynama yapıyor ve oynama yaptığı zaman da bu evlerin hepsinin altından su çıkacak. Burası Zile’nin en geri kalmış köyü. Şu katliamı görüp de ses çıkarmıyorlar. Kervansaray’ın içinde en az 10 tane taş ocağı var. Hayvan otlatacak yer yok.”

    “KERVANSARAY TAŞ OCAĞI SARAYI HALİNE GELDİ”

    Ali Saraçoğlu ise “Kervansaray, taş ocağı sarayı haline geldi. Devlet ‘toprağın üstü senin altı benim hakkımdır’ diyor” ifadelerini kullandı.

    “DOĞAMIZI GERİ İSTİYORUZ” 

    Köy muhtarı Halil Ayyıldız, “Burayı vatandaşlara peşkeş çekerek taş ocaklarına sattılar. Doğayı katlettiler. Sondajla taş çıkarıyorlar. Buradan çıkan tozlar Kervansaray’a kanserojen saçıyor. Biz katlettikleri bu doğayı ağaçlandırıp bize geri vermelerini istiyoruz” diye konuştu.

    Devrim FINDIK-Hüseyin KELLECİ-Zafer TAŞKIN/TOKAT

  • Adıyaman halkı deprem ile ekonomik kriz arasına sıkışmış durumda-VİDEO

    Adıyaman halkı deprem ile ekonomik kriz arasına sıkışmış durumda-VİDEO

    PİRHA-Depremin sarstığı Adıyaman’da halk geçim sıkıntısı çektiklerini söyledi. Depremin vurduğu kentte bir yandan ekonomik kriz bir yandan da depremin etkileri yaşanırken, esnaf da zor durumda. 

    Depremin sarstığı Adıyaman’da esnaf ve halk, geçim sıkıntısı çekiyor. Adıyamanlılar yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattılar.

    Ekonomik krizden dolayı bir şey alamadıklarını ifade eden yurttaşlar, emekli maaşının düşük olması nedeniyle başka bir işi yapmaya mecbur kaldıklarını söylediler.

    Uzun süreden beridir bakkal işleten Aziz Çevik, büyük marketlerin artış göstermesiyle birlikte küçük esnafın iş yapamadığını, dükkanlarını kapatmak zorunda kalanların olduğunu belirtti.

    “EMEKLİ MAAŞININ DÜŞÜKLÜĞÜ SEÇİME YANSIDI”

    Emekli olduktan sonra 10 bin lira ile geçinmek zorunda kaldığını belirten Mehmet Yavuz, “10 bin lira nedir ki? Bazen torun gelir, çocuklar gelir. Bugün 5 kişi bir lokantada yemek yesek yetmez. Devlet, maaşı az olanları da düşünse çok daha iyi olur. Memurlardan kesip emeklilere verseydi bu şekilde sorun yaşanmazdı. İktidar seçimlerde emekli maaşlarına zam yapmadığı için seçimlerde oy kaybetti” dedi. Yavuz, emekli maaşının en azından 15 binin üzerinde olması gerektiğini ifade etti.

    “ADIYAMAN’DA DEPREMİN ACISI KADAR EKONOMİK ZORLUKLAR DA VAR”

    Adıyaman’da yaşayan halkı depremin acısı kadar ekonomik sorunların da etkilediğine dikkat çeken Mustafa Uyan, “Diğer şehirlerde yaşayan insanların pahalılıktan şikâyeti var. Burada hem yoksulluk hem deprem hem de artan ekonomik sorunlar var. Eleman yok, eleman olmazsa bu işleri bizler tek başımıza yapamayız. Elimden geldiği kadar köylülerin işini görmeye çalışıyorum ama tabi bir genç kadar etkili olamam” diye konuştu.

    “HEM DEPREM HEM DE EKONOMİK KRİZ”

    50 senedir soba imalatında çalışan Mustafa Küsülü, emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda kaldığını, hayat pahalılığından, depremin yarattığı sorunlardan dolayı zorluk çektiğini söyledi. Küsülü, “Depremde ilk yıkılan bina bize aitti. Depremde ailemden 4 kişiyi kaybettim. Hem onların acısını hem de geçim sıkıntısı yaşıyorum” dedi.

    Evi olmadığı için konteyner alamadığını, mecburen evde kalmak zorunda kaldığını dile getiren Küsülü, “Hem 4 çocuğumu kaybettim hem de bana konteyner vermiyorlar. Bu nasıl hükümet? Ben çalışmasam aç kalacağım. 10 bin lira ile ben nasıl geçimimi sağlayacağım? Esnaf, köylü, çiftçi bitmiş, her gün zam. Kimi kime şikayet edeceğiz. Büyük marketleri şikâyet ettiğimiz zaman ilgilenmiyorlar ama bir bakkal hakkında işlem yapılmak istendiğinde hemen geliyorlar. Türkiye’de yaşamak artık lüks oldu. Biz daha önceki siyasetçileri de gördük. Kıbrıs savaşını da gördük. O zamanlar da bir şey alınmıyordu yalnız para vardı. Bu dönemde eşya var para yok. Biz şekere, buğdaya, pamuğa kota koyarsak, dışarı bağımlı olursak kendi kendimize yetemeyiz” diyerek dert yandı.

    Küçük esnafın ülkenin bel kemiği olduğunu dile getiren Aziz Çevik ise özellikle son dönemlerde virüsten etkilenen, krizden etkilenen illerin var oluğunu ve Adıyaman’ın da bu şehirlerin başında geldiğini belirtti.

    “BÜYÜK MARKETLER TEK KİŞİYİ ZENGİN EDERKEN KÜÇÜK MARKETLER AİLEYİ GEÇİNDİRİYOR”

    Çevik, küçük işletmecilere yeterli desteğin verilmediğini söyleyerek şunları kaydetti:

    “Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Bahsettiğimiz virüs, deprem, ekonomik kriz herkesi vurdu. Küçük balık her zaman büyük balığı yutuyor. Büyük marketler gün geçtikçe artıyor. Türkiye’de kaç tane büyük market varsa bunlardan tek kişi faydalanıyor. Biz küçük esnaflar da hepimiz bir aileyi geçindiriyoruz. Biz daha önceleri de söyledik, ürünlerinizi dışardan getirmeyin, küçük esnafınızdan alın. Bu konuda halkımızı da küçük esnaf konusunda duyarlılığa çağırıyoruz. Kendi ürününüzü, kendi esnafınızı değerlendirin. Bunun faydasını göreceksiniz.

    “TOPTANCILAR ARTIK VADELİ ÜRÜN VERMİYOR”

    Zor durumda olan halkımıza veresiye malzeme veriyoruz. Dar durumda olan kişilere yardımcı oluyoruz. Yeri geldiğinde para bile veriyoruz. Yeri geldiğinde aylarca yıllarca bekliyoruz. Vatandaşın da bu konuda bizlere yardımcı olmasını bekliyoruz. Toptancılar artık vadeli eşya vermiyor. Biz halkımız mağdur olmaması için onlara vadeyi tanıyoruz. Bu zor koşullarda bile halkımıza elimizden geldiği kadar imkan tanıyoruz.”

    “İHALELER BÜYÜK ESNAFLARA VERİLİYOR”

    İhaleler neden sadece büyük esnaflar üzerinden yapılıyor. Küçük esnaf neden değerlendirilmiyor. Neden hep zengin olan kazansın? Küçük esnafı nasıl kalkındıracağız. Odalar Birliği bu konuda küçük esnaflara yönelmiyor. Bu duruma el atması gerekiyor. Neden bir araya gelemiyoruz, neden esnaflarla ilgili bir gündem oluşturulamadı. İyi bir Adıyaman için fakirden zengine, küçükten büyüğe doğru çalışma yürütülürse muazzam bir yere geliriz.”

    “ADIYAMAN ÇOBANSIZ BİR SÜRÜYE BENZEDİ”

    Hüseyin Karakuş adlı yurttaş da “Bu büyük tufan geldiğinden beri Adıyaman çobansız sürüye benzedi. Depremde yakınlarından 16 kişiyi kaybettiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Emekli maaşıyla idare etmeye çalışıyorum. 3 kişiye bakıyorum. Gün geliyor 100 lira gün geliyor 150 lira kazanabiliyorum. Bugün 70 lira kazandım. 100 lira ile de yemek yedim. Para kazansam da kazanmasam da yemeğimi yemek zorundayım. Boş çuval ayakta durabilir mi? Yaşlı olduğum için kimse iş de vermiyor. Ancak bu işi yapabiliyorum. Ekonomik kriz bizi çok zor durumda bırakıyor. 10 lira kazanıyorsak 20 lira da yemek zorunda kalıyoruz.”

    Kamber YILDIZ-Mehmet Gazi Taş/ADIYAMAN

  • Dersimli yurttaşlar: Kobane Davası’nda verilen cezalar siyasi, kabul etmiyoruz-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: Kobane Davası’nda verilen cezalar siyasi, kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Kobane Davası’nın karar duruşmasında HDP’li siyasetçilere büyük hapis cezaları verilmesine tepki gösteren Dersimli yurttaşlar, “Verilen cezalar siyasi bir soykırımdır, kabul etmiyoruz. Kobane Davası’nı kinsel bir davaya çevirdiler!” şeklinde konuştular. 

    DAİŞ’in Kobane’ye dönük saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde gelişen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu 18’i tutuklu 108 siyasetçi hakkında açılan davanın karar duruşmasında siyasetçilere ağır cezalar verildi.

    Dersimli yurttaşlara, Kobane Davası’nda verilen cezaları sorduk.

    “KOBANE KUMPAS DAVASIDIR”

    Yurttaşlar tarafından verilen yanıtlar şu şekilde:

    -Cezalar haksız yere verildi. 42 yıl ceza verilir mi? Kobane Davası’nı kinsel bir davaya çevirdiler!

    -6 milyon insanın oy verdiği siyasi bir partinin temsilcilerine verilen cezaları kabul etmiyoruz.

    -Verilen cezaları şiddetle kınıyoruz. Türkiye’de bir insan gerçekleri söyleyince yeri cezaevleri oluyor.

    -Verilen cezalar siyasi bir soykırımdır ve toplumda bir karşılığı yoktur. Biz verilen kararları tanımıyoruz, direnmeye devam edeceğiz.

    -Kobane Davası bir kumpas davasıdır. Cumhurbaşkanı tarafından 28 Şubatçı generallerin serbest bırakılması ile net bir mesaj verilmektedir. Ülkeye barışın geleceği yönündeki umutlarımız kalmadı.

    -Verilen cezalar siyasidir, biz kabul etmiyoruz.

    -Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a çok yanlış yaptılar. Bizler onların yanındayız.

    PİRHA/DERSİM

  • Ovacıklılar: Kime oy vereceğimize son hafta karar vereceğiz -VİDEO

    Ovacıklılar: Kime oy vereceğimize son hafta karar vereceğiz -VİDEO

    PİRHA- 31 Mart Yerel Seçimlerine hazırlanan Ovacık’ta yurttaşlara, seçime giren adayların kazanma ihtimalleriyle ilgili durumu nasıl gördüklerini ve kime oy vermeyi düşündüklerini sorduk. Büyük bir çoğunluk fikir beyan etmek istemedi, kime oy vereceklerine son hafta karar vereceklerini belirttiler.

    Ovacık, Dersim’in yıldızı parlayan ilçesi olarak doğal güzellikleriyle popüler ve yılda onbinlerce turisti ağırlayan bir ilçe olsa da aynı zamanda birçok sorunla baş başa.

    Yolları ve turizm altyapısı yetersiz olan ilçede turizm hem bir katma değer yaratmıyor hem de yuttaşlar artan kalabalıklardan şikayetçi. Munzur Gözeleri’nden başlayarak birçok köy ve ilçe merkezinin lağımları Munzur Suyu’na akıyor. Ovacık’ta üretilen tarım ve hayvancılık ürünleri her ne kadar revaçta olsa da su içinde yüzen ilçede sulama altyapısı yetersiz ve girdi maliyetleri yüksek olduğu için tarıma elverişli alanların çoğu hala ekilemiyor. Yine altyapı ve devlet desteğinin yetersiz oluşundan dolayı hayvancılık yeterince gelişemiyor. İşsizlik ve ekonomik sıkıntı da had safhada.

    Tüm bu sorunlar yumağı içinde 31 Mart Yerel Seçimlerine hazırlanan Ovacık’ta yurttaşlara, seçime giren adayların kazanma ihtimalleriyle ilgili durumu nasıl gördüklerini ve kime oy vermeyi düşündüklerini sorduk.

    Yurttaşların büyük bir çoğunluğu fikir beyan etmek istemedi, kime oy vereceklerine son hafta karar vereceklerini belirttiler. Yurttaşların genel kanaati seçimin henüz ortada olduğu, yarışın 3 aday arasında geçeceği (Ovacık İttifakı-EMEP, CHP, AKP) yönünde.

    Yurttaşların bir kısmı da kimseden beklentileri olmadığını ve oy kullanmayacaklarını ifade ettiler.

    PİRHA/DERSİM

  • İstanbul’daki yurttaşlar: Asgari ücret en az 20 bin TL olmalı – VİDEO

    İstanbul’daki yurttaşlar: Asgari ücret en az 20 bin TL olmalı – VİDEO

    PİRHA – Asgari ücret görüşmeleri yapılırken İstanbul’daki yurttaşların çoğunluğu asgari ücretin 20 bin TL olması gerektiğini söyledi. Yurttaşlar, asgari ücrete yılda bir kere yapılacak zammın karşısında fiyatların durdurulması gerektiğini de kaydetti.

    İstanbul’daki yurttaşlara asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini ve asgari ücrete yılda bir kere yapılacak zammın yeterli olup olmayacağını sorduk.

    PİRHA mikrofonuna konuşan yurttaşlardan gelen cevaplar ise şöyle:

    “Huriye Teke: Asgari ücretin en az 20 bin TL olması lazım. Yılda bir kere zam çok az. Kiralara bile gücümüz yetmiyor.

    Ramazan Sezer: Olması gereken en az 20 bin TL. Bir mum alıyorsun 10 TL veriyorsun. Geçim bu mu adalet bu mu? Asgari ücretin en az 20 bin TL olması lazım ki halk biraz kendine gelsin.

    Veysel Duman: Bir domates iki salatalık 30 TL. Asgari ücreti 50 bin TL yapsalar ne olur? Bence asgari ücreti hiç vermesinler fiyatları indirsinler.

    Ali Seydi Dilek: Asgari ücretin en azından 25 bin TL olması lazım. Çünkü bir kira olmuş 15 bin TL. Ama yönetim bu parayı vermez. Asgari ücrete yılda bir kere zam yapacaklar fiyatların üzerine belki de kaç kat zam yapacaklar.

    Zülfiye Aytar: Bence en az 25 bin TL olması gerekir ama vermezler. Ateş pahası bütün marketler. Pazar ile marketlerin fiyatları artık aynı oldu. Eskiden pazardan ucuza bir şeyler alınıyordu ama şimdi alınmıyor. Hiçbir şeye zam gelmese de asgari ücrete yılda bir kere zam gelse yeter ama bir aldığın bir şeyi ertesi sefere bir daha alamıyorsun.

    Fidan İpar: Kiralar çok pahalı en az 20 bin TL olması lazım. Geçinemiyoruz. Marketlerdeki fiyatlar her seferinde değişmeyecekse yılda bir kere zam yeterli olur.

    Selver Kaya: İnsanların durumu çok kötü. Eğer iki işte çalışmıyorsa rezildir. Asgari ücret en az 20 bin TL olmalı. Yılda bir kere zam için de bu fiyatlara dur demeliler.

    Cuma Durmuş: Benim kiram yüzde yüz arttıktan sonra asgari ücretin ne kadar olacağı çok da önemli değil. Bence zam gelmesin fiyatlar düşsün. Normalde bir kere zam yeterli olur ama enflasyonu durdurması lazım. Hayat şartlarını durdursa insanlar aldığı parayla geçinebilir ama her şeye zam geliyor. Yılda üç kere asgari ücrete zam yapsalar ne olur, hiçbir şey fark etmiyor. Eskiden herkesin elinde eve giderken poşet olurdu bir şeyler götürürlerdi. Artık kimse poşetle eve gitmiyor.”

    Devrim FINDIK-Cihan BERK/İSTANBUL

  • ‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

    ‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümetinin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışına tepki gösteren Vartolu yurttaşlar, “Aleviler olarak her zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edelim. Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlanmasınlar” dedi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Vartolu yurttaşlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEDELERİMİZ, HIZIR PAŞA DEĞİL PİR SULTAN OLSUNLAR”

    Alevi inancında rızalık lokması olduğunu belirten Yüksel Fırat, “Eğer dedeler kendi iradesini devlete satarlarsa devletin memurları olurlar. Eğer devlet Alevi inancını düşünüyorsa ibadethanelerimizi yasal güvence altına alsın. Dedelere çağrımız Hızır Paşa değil Pir Sultan olsunlar ki inancımız devam etsin. Üç beş kuruşa onurumuzu kişiliğimizi satmayalım” dedi.

    “PİRLERİMİZ YOLLARINA SAHİP ÇIKSINLAR”

    Cemevlerinin devlete bağlanmasını istemediğini söyleyen Hanım Bingöl, “Hiçbir zaman bizim pirlerimiz maaş almadılar, o yüzden biz maaşlı dede istemiyoruz. Biz cemevlerimizi kendi çabamızla yaptık, biz kendi yolumuzu kendimiz yürütmek istiyoruz. Aleviler olarak her zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edelim. Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar” diye belirtti.

    “MAAŞLI DEDE OLMAZ”

    Alevi inancında maaşlı dedenin olmayacağını vurgulayan Doğan Yılmaz, “Herkes kendi inancını özgürce yaşamalı, başkalarının Alevi inancını tanımlamasına karşıyız. Alevilerin birlik, beraberlik içerisinde olması lazım. Bu inanç hepimizin inancı o yüzden yolumuzun gereği neyse onu yerine getirelim” diye konuştu.

    Cihan BERK/MUŞ

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

  • İngiltere’deki yurttaşlardan 28 Mayıs çağrısı: Bir oy özgürlüğün anahtarı olacak-VİDEO

    İngiltere’deki yurttaşlardan 28 Mayıs çağrısı: Bir oy özgürlüğün anahtarı olacak-VİDEO

    PİRHA-İngiltere’de Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine katılım çağrısında bulunan yurttaşlar, “Bir oy özgürlüğün, bağımsızlığın, insan haklarının, hukukun, adaletin anahtarı olacak” diyerek, Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu’nu işaret ettiler.

    14 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeterli oyu alamaması nedeniyle 28 Mayıs’ta ikinci tur seçim yapılacak. Seçimde Millet İttifakı’nın Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhur İttifakı’nın Adayı Recep Tayyip Erdoğan yarışacak.

    İkinci tur oy kullanma süreci Britanya’nın Londra, Manchester, Edingburgh ve Leicester şehirlerinde devam ediyor.

    Londra, Manchester ve Edingburgh’ta 21 Mayıs’la 24 Mayıs arası oy kullanılabilecek fakat Leicester’da 21 Mayıs ve 22 Mayıs’ta kullanılacak. Londra’daki oy kullanım merkezi Türkiyeli toplumun oturduğu bölgelere uzak olmasına rağmen 14 Mayıs’ta yapılan seçimden çok daha büyük bir ilgi söz konusu.

    Britanya’da oy kullanabilecek kayıtlı seçmen sayısı 127 bin 281 kişiyken, şimdiye kadar oy kullananların toplamı 38 bin 428 olarak açıklandı. Her geçen gün oy kullanımının arttığı ülkede, 14 Mayıs’tan daha fazla oy kullanılacağı tahmin ediliyor.

    Seçime dair Gazeteci Hikmet Erdem, Eczacı Ali Gül Özbek ve CHP İngiltere Temsilcisi Kazım Gül, değerlendirmede bulundu.

    “BRİTANYA’DAKİ HALK GEREĞİNİ YAPACAK”

    Gazeteci Hikmet Erdem, Britanya seçmeninin AKP-MHP blokuna 14 Mayıs’ta gerekli cevabı verdiğini belirterek, “Burdaki seçmen Türkiye’de yaşanan gelişmelere kayıtsız değildiler. Neredeyse Türkiye’deki son 21 yıldır yaşanan bu zulüm, bu baskı, bu sindirme politikalarına karşı ciddi bir duyarlılık geliştirmişlerdi. Kürtlerden, Alevilerden, demokrat dindarlardan, demokrasi, özgürlük isteyenlerden, yöresel derneklerden, yani toplumun bütün kesimlerinden bir koordinasyon oluşturuldu ve bu koordinasyon hem Londra hem Britanya’nın diğer kentlerinde onlarca çalışma yürüttüler” dedi.

    14 Mayıs seçimlerinde ortaya çıkan sonucun halk üzerinde umutsuzluk yaratacağı beklentisinin boşa çıktığını vurgulayan Erdem, “Bugünkü gördüğümüz tabloda kimse umutsuzluğa, moralsizliğe düşmemiş. Halk sandıklara akın ediyor. Tavrını net koyuyor. Büyük bir moral ve coşku olduğunu gözlemleyebiliyoruz. 83 yaşında bir kadın oy kullanmaya gelmişti. Bence bu halkın hem örgütlü tavrını gösteriyor hem de duyarlılık tavrını gösteriyor. Bu anlamıyla Britanya’daki halk gereğini yapacak. Bundan sonrası belki de Türkiye ve Kürt coğrafyasında olacak” şeklinde konuştu.

    “MUTLAKA HERKES OYUNU KULLANSIN”

    Eczacı Ali Gül Özbek ise, “Aleviler, Kürtler, Ezidiler, ötekiler, solcular olarak  ucube sistemin sonuna getirmek için mutlaka ama mutlaka gelip oyumuzu kullanalım. Bir oyun bir oydur. Bir oy hiçbir şey değildir demeyin. Milyonlarca oy bir oydan oluşuyor. O bir oy zindanların kapısını aralayacak. O bir oy demokrasinin anahtarı olacak. O bir oy özgürlüğün, bağımsızlığın, insan haklarının, hukukun, adaletin anahtarı olacak. Onun için mutlaka ama mutlaka herkes gelsin oyunu kullansın. Yolu Rıza şehrine giden Aleviler, buyurun gelin oyunuzu kullanın” çağrısında bulundu.

    “SEÇİMİ KAZANACAĞIZ”

    CHP İngiltere Temsilcisi Kazım Gül de, yurttaşların özgürlük ve demokrasi için oyunu kullandığının altını çizerek, şöyle devam etti:

    “Bizler İngiltere’de dostlarımızla beraber burada yaşayan Türk vatandaşlarıyla çok güzel bir katkı sağladık. Çok güzel bir organizasyon yaptık. Herkesi sandıklara taşıyoruz. Lütfen herkes sandıklara gelsin. Sandıkları boş bırakmayalım ve sandıkları asla ve asla terk etmeyelim. Özellikle Türkiye’de yaşayan dostlarımız, vatandaşlarımız, ailemiz, akrabalarımız son dakikaya kadar oyunu kullanıp son saniyeye kadar sandıkları boş bırakmasın. Biz bu seçimi kazanacağız. Hep beraber özgürlük için dayanışma için, vatan için biz bu seçimi kazanacağız ve Kemal Kılıçdaroğlu’na çıkaracağız” ifadelerine yer verdi.

    Elif TABAK/İNGİLTERE

  • Elazığlı yurttaşlar: Devletin baskısının üzerimizden kalkmasını istiyoruz-VİDEO

    Elazığlı yurttaşlar: Devletin baskısının üzerimizden kalkmasını istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Seçimlerde tek adam rejiminin sona ermesini istediklerini ifade eden Elazığlı yurttaşlar, “Ülkede demokrasinin olmasını ve devletin baskısının üzerimizden kalkmasını istiyoruz” dedi.

    Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Elazığ’ın Yıldızbağları Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlara seçimden sonra ülkede nelerin değişmesini istediklerini sorduk.

    “ÜLKEDE DEMOKRASİNİN OLMASINI İSTİYORUZ”

    ‘Elazığ, siyasi olarak sağın kalesi ancak Yeşil Sol Parti bu durumu kıracak’ diyen Ahmet Kamberoğlu, “Devletin asimilasyon politikalarından biz de nasibimizi aldık, kendi dilimizi konuşamıyoruz. Ülkede demokrasinin olmasını ve devletin baskısının üzerimizden kalkmasını istiyoruz. Diyarbakır’da 150 kişiyi gözaltına aldılar böyle şeylerin olmamasını istiyoruz” diye belirtti.

    “ÜLKEDE KUTUPLAŞMA SONA ERMESİ GEREKİYOR”

    Fabrikaların kapanması ve tarım ile hayvancılığın bitme noktasına gelmesiyle birlikte artık Elazığ’ın yaşanılamaz bir yer olduğunu belirten Bülent Bozkurt, “Elazığ’da işsizlik ve yoksulluk hat safhada. Millet İttifakı hayal satıyor, emeklilere aylık 15 bin TL vereceğiz diyorlar ama üretime dair bir planları yok. Ülkede işsizlik ve yoksulluğun olmasının tek sebebi Kürt sorunudur. Ülkede kutuplaşmanın sona ermesi gerekiyor. Barış ortamı sağlanmadığı sürece ülkeye yatırım yapılmaz” dedi.

    “İKTİDAR DEĞİŞMEZSE HEPİMİZİN SONU KÖTÜ OLACAK”

    Seçimlerde tek adam rejiminin sona ermesini istediğini söyleyen Ali Kaya, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olmasını ve ülkedeki yoksulluğun sona ermesini istiyorum. Bazıları 4-5 maaş alırken, halk bir kilo soğan bile alamıyor. Etin kilosu 100 TL iken şu anda 350 TL olmuş, insanlar bu şartlarda nasıl geçinsin. Eğer seçimlerde iktidar değişmezse hepimizin sonu kötü olacak” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/ELAZIĞ

  • Karakoçanlı yurttaşlar: Tek adam rejiminin gitmesini istiyoruz-VİDEO

    Karakoçanlı yurttaşlar: Tek adam rejiminin gitmesini istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-14 Mayıs’tan sonra iktidar değişirse ülkede demokrasinin önünün açılacağını belirten Karakoçanlı yurttaşlar, “21 yıldır iktidar tarafından zulme, haksızlığa uğradık. İktidar seçimleri kaybedeceğini bildiği için her tarafa saldırıyor. Halkımız iktidara gereken cevabı 14 Mayıs’ta verecek” dedi.

    Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yaşayan yurttaşlara seçimden sonra ülkede nelerin değişmesini istediklerini sorduk.

    “21 YILDIR İKTİDAR TARAFINDAN ZULME VE HAKSIZLIĞA UĞRADIK”

    İktidara halkın tepkisinin olduğunu belirten Saliha Bal, “İnsanlar ‘1 kilo soğan 30 TL olmuş artık yeter’ diyorlar. İnsanlar bu düzenin değişmesini istiyor. Kadın cinayetleri her geçen gün artıyor, ülkede kadınlar baskı altında, bu erkek egemen sistemin sona ermesi gerekiyor. Kadın milletvekili adayları en fazla Yeşil Sol Parti’de vardı, biz diğer partilerde de kadın milletvekili adayların sayısının arttırılmasını istiyoruz” dedi.

    Parlamenter sisteme geçilmesi gerektiğini ifade eden Şahin Batmaz ise, “Tek adam rejimini devirmek istiyoruz, inşallah bunu 14 Mayıs’ta başaracağız. Seçimlerden sonra ülkeye ilk başta özgürlüklerin gelmesini istiyorum. 21 yıldır ülkeyi yöneten iktidar tarafından zulme ve haksızlığa uğradık. Cumhurbaşkanlığı değişimiyle huzurun, adaletin ve özgürlüklerin olduğu bir ülke istiyoruz” diye belirtti.

    “AMACIMIZ TEK ADAM REJİMİNİN YIKILMASI”

    Erkan Selçuk da, “Amacımız tek adam rejiminin yıkılması. 20 yıldır ülkede hak, hukuk, adalet yok. Binlerce insan suçsuz olduğu halde cezaevinde tutuluyor” diye konuştu.

    Ülkede huzur olmasını istediğini söyleyen Hanım Termurcu, “Gençlerimiz zulüm ve baskı görüyor o yüzden yurtdışına gidiyor” ifadesini kullandı.

    “HALK, 14 MAYIS’TA İKTİDARA GEREKEN CEVABI VERECEK”

    İktidarın zulmünün insanların iliklerine kadar sindiğini vurgulayan Hüseyin Öziş, “14 Mayıs’tan sonra iktidar değişirse en azından ülkede demokrasinin önü açılır. Amacımız tek adam rejimini göndermek” dedi.

    Halkın iktidara ‘artık yeter’ diye isyan ettiğini belirten Abdülkadir Gül ise, “Ben esnafım, kadınlar bir kilo soğan alırken iktidara beddua edip ‘Ne hale düşmüşüz’ diyorlar. Halkımız bir kilo soğana muhtaç olmuş durumda. Şu an ki iktidar seçimleri kaybedeceğini bildiği için her tarafa saldırıyor. Halkımızın iktidara gereken cevabı 14 Mayıs’ta vereceğine inanıyorum” diye belirtti.

    “SEÇİMLERİ KAZANAMAZSAK ÜLKEYİ TERK EDECEĞİZ”

    14 Mayıs’ta ya iktidarı değiştireceklerini ya da bu ülkeyi terk edeceklerini ifade eden bir yurttaş ise, “Seçimleri kazanamazsak Kürtlerin artık bu ülkede işi yok” dedi.

    Adaletin ve özgürlüklerin olmadığı bir ülkede yaşamanın çok zor olduğunu vurgulayan Alişan Kızılarslan da, “Gençler iş alanları olmadığı için yurtdışına gidiyorlar. Emekçiler günü birlik çalışmak zorunda kalıyor ve kazandığı parayla evine bir poşet bile doldurup götüremiyor. Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana diyorlar, o yüzden şimdiki durumumuz tam da bu” diye konuştu.

    Nuray ATMACA-Cihan BERK/ELAZIĞ

  • Pertekli yurttaşlar: 15 Mayıs’ta güzel bir güne uyanmak istiyoruz-VİDEO

    Pertekli yurttaşlar: 15 Mayıs’ta güzel bir güne uyanmak istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’ye seçimlerden sonra demokrasinin gelmesini istediklerini belirten Pertekli yurttaşlar, “Bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyoruz, insanları kutuplaştırana bu düzene dur dememiz lazım” dedi.

    Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Pertek’te yaşayan yurttaşlara seçimlerden sonra ülkede nelerin değişmesi gerektiğini sorduk.

    “BARIŞ İSTİYORUZ”

    Seçim sürecine girdiklerini ve “kayyım zihniyetinin gitmesini istiyoruz” diyen Müslüm Karakuş, “Bu ülkede çok şeyin değişmesi gerekiyor, özellikle ülkede demokrasinin oturması gerekiyor. Sandığa giden her insanın kendisini sorgulamalı, ülkede nelerin değişmesini istiyorsa ona göre oy kullansın. AKP iktidarının gitmesini istiyorum, 21 yılda insanlığa hiçbir şey vermemiştir ,diktatör bir rejimdir. O yüzden 15 Mayıs’ta güzel bir güne uyanmak istiyoruz” dedi.

    Yılmaz Mut ise, “Huzur ve barış istiyoruz, savaş istemiyoruz” diye konuştu.

    “KARDEŞÇE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Seçimlerden sonra ülkede bir şeylerin değişeceğine inandığını belirten Mehmet Fırat, “Bay Kemal ülkede bir şeyleri değiştirecek, sözünde duracaktır. Büyük bir beklenti var” diye belirtti.

    Mehmet Hanefi Kılıç da, “Ülkede öncelikle birlik, beraberlik, kardeşlik ve demokrasi gelmesini istiyoruz” dedi.

    Ülkenin gidişatını beğenmediğini vurgulayan Fethi Gül, “Ülkede işsizliğin ve Kürt sorununun demokratik bir temelde çözülmesini istiyorum. Bu ülkede dili, ırkı, dini ne olursa olsun birlikte hareket etmemiz lazım. Bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyoruz, insanları kutuplaştırana bu düzene dur dememiz lazım” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Adıyaman’da halkla bir araya gelen Mithat Sancar: İnsanların sorunları çözülmüyor-VİDEO

    Adıyaman’da halkla bir araya gelen Mithat Sancar: İnsanların sorunları çözülmüyor-VİDEO

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Mithat Sancar depremin yaşandığı Adıyaman’a gitti. Sancar Adıyaman’da Alevi Kültür Dernekleri Yeni Mahalle Cemevi ve gönüllülerin yaptığı çadır kentte halkla bir araya geldi. Sancar Adıyaman’da yaptığı konuşmada, “. Kamu kaynaklarını kontrol eden hükümetin yaraları sarma konusunda ciddi herhangi bir çalışması görünmüyor, halk kendi ihtiyaçlarını dayanışmayla karşılıyor” dedi.

    Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından binlerce kişi yaşamını yitirirken yüz binlercesi de evsiz kaldı. Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Adıyaman. Yurttaşların soğuk havada, dışarıda zor şartlarda bekleyişleri sürüyor. Çoğu yurttaş deprem nedeniyle sokakta ateş yakıp bekliyor. Hala yardım gitmeyen birçok yer var.

    Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Mithat Sancar depremin yaşandığı Adıyaman’a gitti. Sancar Adıyaman’da Alevi Kültür Dernekleri Yeni Mahalle Cemevi ve gönüllülerin yaptığı çadır kentte halkla bir araya gelerek sorunları dinledi. Halkın sorunlarını dinleyen Sancar, çadır kentte açıklama yaptı.

    “ÇOK SAYIDA İNSAN EVSİZ KALMIŞ DURUMDA, HÜKÜMETİN HERAHNGİ BİR ÇALIŞMASI YOK”

    Yıkının çapının çok büyük olduğunu söyleyen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “İnsanların sorunları çözülmüyor, ihtiyaçları karşılanmıyor. Dayanışma insanların hayatta kalmasını ve ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor. Sadece hayatta kalmak yetmiyor ayrıca ruhsal olarak da bu büyük travmayla baş etme konusunda da dayanışmanın büyük bir rolü var. Adıyaman’da ki sorunun başında çadır meselesi geliyor, gittiğimiz her yerde bize ilk dile getirilen ihtiyaç çadır. Çok sayıda insanımız evsiz kalmış durumda. Kamu kaynaklarını kontrol eden hükümetin yaraları sarma konusunda ciddi herhangi bir çalışması görünmüyor, halk kendi ihtiyaçlarını dayanışmayla karşılıyor” diye konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • Dersimli yurttaşlar: HDP’ye oy veren insanların da yok sayılması anlamına gelir-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: HDP’ye oy veren insanların da yok sayılması anlamına gelir-VİDEO

    PİRHA-HDP’ye kapatma davası açılmasına tepki gösteren Dersimli yurttaşlar, “Bir siyasi partinin kapatılması aslında ona oy veren insanların da yok sayılması anlamına gelir. HDP seçmeni bilinçlidir eğer partiyi kapatırlarsa halk daha fazla sahip çıkar %10 oy alıyorsa bu sefer %15 oy alır” dedi.

    HDP’ye kapatma davası açılması ve hazine yardımı hesabına geçici bloke kararı verilmesini Dersimli yurttaşlara sorduk.

    “ADALETİN OLDUĞU BİR ÜLKEDE OLSAYDIK KAPATMA DAVASI AÇILMAZDI”

    HDP’nin kapatılmasının Türkiye’de şaşırtıcı olmadığını söyleyen Ersin Salduz, “Adaletin olduğu bir ülke olsaydık kapatma davası açılmazdı. Sadece HDP ile bitmez bu olay zincirleme bir şekilde devamı da gelir. Bu yüzden tüm muhalif partilerin bir araya gelip iş çığırından çıkmadan durdurmaları gerekiyor” dedi.

    HDP’yi niye kapatıyorlar, partiyi kapatmak çözüm değil diyerek duruma tepki gösteren Ali Ekber Çiçek, “Demokrasinin olduğu ülkelerde olmaması gereken durumlar. Hazine yardımına da bloke koyulması da yanlış bir şey diğer partiler yardım alıyorsa HDP’nin de alması gerekiyor” diye belirtti.

    Özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren kesimlerin devlet tarafından her zaman düşman olarak kabul edildiğini belirten Hasan Demir, “HDP ötekilerin partisidir ve HDP’ye yapılan zulüm dünya tarihinde başka bir siyasi partiye yapılmamıştır. HDP’yi kapatabilirler çünkü hukukun olmadığı bir ülkede keyfi uygulamalar vardır. HDP’nin kapatılması çok önemli değil çünkü HDP’liler bu mücadeleyi daha güçlü bir şekilde yürütürler, o konuda benim bir şüphem yoktur” diye ifade etti.

    Turabi Şener ise, “Ülkeyi demokrasi olsaydı kapatma davası açılmazdı. Ülkede hukuk, adalet olsun ki bu işler düzelsin” dedi.

    “HDP’Yİ KAPATIRLARSA HALK DAHA FAZLA SAHİP ÇIKAR”

    HDP’nin Türkiye’de 6 milyon insanın oyunu alan bir siyasi parti olduğunu vurgulayan Veli Kasun, “Biz HDP’nin kapatılmasına karşıyız. HDP’nin hazine yardımına bloke koyulması yanlış bir karardır diğer partiler hazine yardımı alıyorsa HDP’de alsın” diye belirtti.

    Siyasi bir partinin kapatılmasına karşı olduğunu söyleyen Ali Haydar Güney, “İnşallah HDP’yi kapatmazlar. Bizler çözüm olarak mücadeleye devam etmemiz gerekiyor” dedi.

    HDP yasal siyasi bir parti olduğu için kapatılmasının doğru bir karar olmayacağını belirten Cebrail Gerez, “HDP seçmeni bilinçlidir. Eğer partiyi kapatırlarsa halk daha fazla sahip çıkar %10 oy alıyorsa bu sefer %15 oy alır” diye konuştu.

    Edip Çeşme ise, “Ben hiçbir siyasi partinin kapatılmasından yana değilim. Her siyasi parti mecliste düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli” dedi.

    “HDP TÜRKİYE’NİN BİR RENGİDİR”

    HDP’ye kapatma davası açılması demokrasinin olmadığı bir ülkede yaşadığımızın kanıtı olduğunu vurgulayan Serkan Eren, “Bir siyasi partinin kapatılması aslında ona oy veren insanların da yok sayılması anlamına gelir” diye ifade etti.

    HDP’ye kapatma davası açılmasını kabul etmediğini belirten İmam Güçer ise, “İnsanların ve siyasi partilerin bu karara itiraz etmesi lazım. HDP’de diğer partiler gibi yasal siyasi bir partidir niye hazine yardımını kesiyorlar. Hazine yardımı bütün siyasi partilere tanınan bir haktır, HDP’nin mahrum bırakılmak istenmesi doğru bir karar değil” dedi.

    Türkiye karanlık bir döneme girdiğini vurgulayan Bülent Yüksel, “Bir ülke eğer gelişmek istiyorsa çok renkli olması gerekiyor. HDP Türkiye’nin bir rengidir, HDP’ye 6 milyon insan oy veriyor ve bu insanlar Türkiye’nin bir rengidir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Asgari ücret yurttaşların beklentisinin altında kaldı: Kölelik sisteminde yaşıyoruz -VİDEO

    Asgari ücret yurttaşların beklentisinin altında kaldı: Kölelik sisteminde yaşıyoruz -VİDEO

    PİRHA- Hükümetin açıkladığı 8 bin 500 TL’lik asgari ücret rakamı emekçilerin beklentisinin altında kaldı. Açıklamanın öncesinde günümüz ekonomik koşullarında asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini sorduğumuz yurttaşlar, en az 10 Bin TL olması gerektiğini söylediler.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiren 2023 yılı asgari ücret belirlendi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, çalışan taraf temsilcilerinin olmadığı toplantıda belirlenen 2023 yılı için asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı.

    Açıklamanın öncesinde günümüz ekonomik koşullarında asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini sorduğumuz yurttaşlar, en az 10 Bin TL olması gerektiğini söylediler. Hükümetin açıkladığı rakam emekçilerin beklentisinin altında kaldı.

    “ASGARİ YAŞAM STANDARTLARIMIZ ÇOK DÜŞTÜ”

    Yurttaşların verdiği yanıtlar şöyle oldu:

    -Minimum 12.500 lira olmalı. Gelip şuradan bir balık bile alamıyoruz. Esnafların hepsinin tezgahı bomboş. Alım gücü kalmadı. Değişim şart. Bu hükümetin gitmesini istiyoruz.

    -En az 10.000 lira olmalı ama fark eden bir şey olmayacak. Çünkü beraberinde her şeye zam geliyor. Yılbaşından sonra yine denge bozulacak. Verilen zam hiçbir işe yaramayacak.

    -En az 20.000 lira olmalı. Türkiye’de asgari yaşam standartları çok düştü. İnsanların alım gücü yok. Özellikle emekliler olarak perişan durumdayız. 3.500 lira alıyorum ben, nasıl geçinebilirim? Türkiye’nin gidişatı hiç iyi değil.

    -Halk olarak artık bir şeyleri değiştirmemiz lazım. Cumhurbaşkanı’nın maaşı ile asgari ücret eşit olmalı. O insan da biz insan değil miyiz? İktidarın çarşıyı pazarı bildiği yok. Oturduğu yerden konuşuyor. Geçinemiyoruz, sürünüyoruz.

    -Asgari ücret zammını işverenler ile Çalışma Bakanlığı ayarlıyor. İşçi sendikasının temsilcisi hikaye. Orada boşuna oturuyor. İşçilerden yana bir tavır takınmıyor.

    “VERİLEN ZAMMIN ÖNEMİ YOK ÇÜNKÜ BERABERİNDE HER ŞEYE ZAM GELİYOR”

    -En az 10.000 lira olmalı. 10.000 liranın altındaki hiçbir rakam geçim için yeterli değil. Kiralar bile 4.000 lira 5.000 lira en az. Bir aile nasıl yaşasın, nasıl geçinsin? Yılbaşından sonra ne olacak belli değil. Yine bir sürü zam geleceği söyleniyor. İsyan ha çıktı ha çıkacak!

    -Bir simit bile alıp yiyemiyoruz. Simit bile 6 lira oldu. Akşam eve gidiyoruz, makarna yiyoruz. Makarnaya da zam geldi. O da artık ucuz değil. Kasabı, manavı unutmuş durumdayım. Sadece sabah kahvaltısı için alışveriş yapsak en az 500 lira tutuyor. Her şey çığırından çıkmış durumda.

    -Asgari ücret yoksulluk sınırında olmalı ancak biz açlık sınırının bile altında alıyoruz. İşçi sendikası üzerine düşeni yapmıyor. O masada işçileri savunmalı ama açlık sınırında ücret yeterli olur, diye açıklama yapıyor.

    -Asgari ücret yükseltilmemeli var olan fiyatlar düşürülmeli. Asgari ücrete zam geliyorsa diğer ürünlere gelmemeli. Yoksa hiçbir anlamı yok. Bu zamlara artık bir dur desinler. Halkı kandırıyorlar, ekonomiyi çökerttiler iyice.

    -13.000 liradan aşağı olmamalı ama hükümeti işçiye bu parayı vermez.

    -En az 15.000 TL olmalı. Hiçbir şeye yetmiyor çünkü. Kendileri asgari ücretle 1 ay geçinsin bakalım, görelim.

    -Şu anda ne verseler yetmez, geçinemiyoruz. Resmen kölelik sisteminde yaşıyoruz artık.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • Malatyalı yurttaşlardan AKP’li başkana tepki: Sizi meydanlarda göremiyoruz-VİDEO

    Malatyalı yurttaşlardan AKP’li başkana tepki: Sizi meydanlarda göremiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Yurttaşlar, mahallerine hizmet gitmediği gerekçesiyle Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’a ve beraberindeki AKP’lilere tepki göstererek, “Gecenin 2’sinde biz çıkıyoruz meydanlara, tütmeyen bacaların, aç olan insanların peşindeyiz. Sadece Ramazan oldu diye mi bu insanların arasına geldiniz?” dediler. 

    Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, AKP Yeşilyurt ilçe başkanı ve parti yöneticileri ve ile birlikte Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi Dilek Mahallesi’nde yaşayan yurttaşları ziyaret etti.

    Yurttaşlar, mahallerine hizmet gitmediği gerekçesiyle Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’a ve beraberindeki AKP’lilere tepki gösterdi.

    Mahallelerindeki sorunların çözülmediğini ve hizmet alamadıklarını belirten yurttaşlar, Çınar’a halkın içinde olmasını, mahalledeki sorunlarla ilgilenmesi ve çözmesi gerektiğini söylediler.

    “SİZİ MEYDANLARDA GÖREMİYORUZ”

    Aziz Ceylan isimli yurttaş mahallelerinde yaşanan sorunlara ilişkin şunları dile getirdi:

    “Yukarıdan aşağıya doğru ağaçların kaldırılmasını istiyoruz. Çünkü sezonda burada büyük bir su sıkıntısı oluyor. Sakalarımız da bundan haberdarlar. Yazın burada bulunan dere çok kötü kokuyor. Buradaki vatandaş kokudan rahatsız oluyor. Buradaki anayolun daha da büyümesini istiyoruz. Bir de esnaflarımızın işleri çok düştü. Yukarıda trafik sorunu vardı. Biz sizden hizmet bekliyoruz. Bu insanların meselelerini çözmek için burada yatın. Sizi göremiyoruz meydanlarda. Gecenin 2’sinde biz çıkıyoruz meydanlara, tütmeyen bacaların, aç olan insanların peşindeyiz. Sadece Ramazan oldu diye mi bu insanların arasına geldiniz?”

    Mehmet YALMAN/MALATYA

     

  • Ağrı’da yurttaşlar, sokağa çıkarak yapılan zamları protesto etti-VİDEO

    Ağrı’da yurttaşlar, sokağa çıkarak yapılan zamları protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bir araya gelen yurttaşlar, elektrik başta olmak üzere temel yaşam ihtiyaçlarına yapılan zamları protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi.

    Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bir araya gelen yurttaşlar, elektrik başta olmak üzere temel yaşam ihtiyaçlarına yapılan zamları protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. İnegöl caddesinde “Bu bir zulümdür”, “Hükümet istifa” sloganları ile Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. önüne kadar yürüyen yurttaşlar, burada bir süre alkış ve sloganlarla protesto eylemlerini sürdürdü.

    Protestolar üzerine Aras EDAŞ binası çevik kuvvet polislerince kuşatmaya alındı.

    Twitter hesabından görüntüleri paylaşan HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, ‘Doğalgaza yüzde 50, elektriğe ise yüzde 125’e varan zamlardan sonra halk, kesilen fahiş elektrik faturalarını ve tüm zamları Doğubayazıt’ta yaptığı yürüyüş ile protesto etti” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yurttaşlar: Porsiyon küçültmek için porsiyonumuzun olması gerek, geçinemiyoruz-VİDEO

    Yurttaşlar: Porsiyon küçültmek için porsiyonumuzun olması gerek, geçinemiyoruz-VİDEO

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Twitter’daki hesabı üzerinden “elektrik fiyatlarına yüzde 15 zam geldiğini” duyduklarını açıkladı. CAN TV’de yayınlanan sokak röportajında ise yurttaşlar geçinemiyoruz” diyerek iktidara tepki gösterdi. 

    CHP Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan yardımcısı Ahmet Akın, dün Twitter’da elektrik fiyatlarına yüzde 15 zam geldiğini duyduklarını belirtti.

    Akın, “Duyduk ki, AK Parti iktidarı tüm uyarılarımıza kulak tıkayarak kara kış yaklaşırken vatandaşı karanlığa mahkum eden elektrik zammını yapmış. #EPDK yarından geçerli olmak üzere #elektrikteyüzde15 bir #zam daha yapmış. Bu insafsız elektrik zammını geri çekin! #AKP=#ZAM ” dedi.

     

    Akaryakıt sektörü kaynaklarının sozcu.com.tr’ye aktardığı bilgiye göre LPG’ye 71 kuruş zam kararı alındı. Zam pompa fiyatına da yansıyacak. Yakıtlara gelen zamlar normalde EŞEL Mobil sistemi nedeniyle ÖTV’den karşılandığı için pompa fiyatına yansımıyordu ancak LPG’den alınan ÖTV, son gelen zamlar nedeniyle sıfırlandığı için son zam pompa fiyatlarına da yansıyacak.

    İstanbul’da Can TV mikrofonuna konuşan yurttaşlara “Geçinebiliyor musunuz?” diye soruldu. Mikrofon uzatılan vatandaşlar “porsiyon küçültmek için porsiyonumuzun olması gerek, geçinemiyoruz” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL