Etiket: yurttaşlar

  • Kanal İstanbul’a itiraz için son gün

    Kanal İstanbul’a itiraz için son gün

    Türkiye’nin günlerdir tartıştığı ‘Kanal İstanbul’ projesine itiraz süresi bugün doluyor.

    Uzmanların ve yurttaşların itirazlarına rağmen AKP’nin yapmakta direttiği ‘Kanal İstanbul’ Projesi için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu açıklandıktan sonra yurttaşların ‘görüş ve önerilerine’ sunulmuştu.

    Bunun üzerine projenin iptalini isteyen yurttaşlar, yalnızca İstanbul’da değil ülkenin dört bir yanından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri önünde uzun kuyruklar oluşturarak itiraz dilekçelerini vermeye başladı.

    Projeye itirazlar, bugün sona eriyor. Vatandaşlar, itirazlarını bugün günü mesai bitimine kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne dilekçeyle başvurarak yapılabildiği gibi, ilgili kurumlara faks göndererek ya da CİMER üzerinden de yapılabiliyor.

  • Şişli’de yurttaşlar: 17 yıl karakış yaşadık, şimdi her şey güzel olacak-VİDEO

    Şişli’de yurttaşlar: 17 yıl karakış yaşadık, şimdi her şey güzel olacak-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Şişli’de PİRHA mikrofonuna İstanbul seçim sonucunu değerlendiren yurttaşlar, Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasından memnun. “Her şey çok güzel olacak diyen yurttaşlar İmamoğlu’nun bir an önce vaadlerini yerine getirmesini istiyorlar. 

    31 Mart’ta gerçekleşen yerel seçimlerin sonucunda Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi ancak AKP’nin itirazları ve YSK’nin kararıyla İstanbul belediye seçimi 23 Haziran’da ikinci kez yapıldı.

    Millet ittifakının ve HDP’nin de desteklediği Ekrem İmamoğlu rakibi Cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım’a 800 bin oy fark atarak seçimi kazandı.

    Ekrem İmamoğlu’nun yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından Şişli’de yurttaşlara mikrofon uzattık.

    Yurttaşlar, seçimin yenilenmesinin ve İmamoğlu’ndan mazbatanın alınmasının hukuksuzluk ve haksızlık olduğunu belirttiler.

    Demokrasinin tehdit edildiğini vurgulayan yurttaşlar, yaşanan hukuksuzluğun İstanbulluların tavrını belirlediğini kaydettiler.

    Seçim sonucundan memnun olduklarını dile getiren yurttaşlar, 17 yıl karakış yaşadıklarını, şimdi ise İstanbul’a belediye başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’na güvendiklerini kaydettiler. İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının aynı zamanda gelecek yıllar için umut olduğunu da eklediler.

    Yurttaşlar öncelikli isteklerinin İmamoğlu’nun bir an önce işinin başına geçip vaatlerini yerine getirmesi olduğunu söylediler.

    “Her şey çok güzel olacak” diyen yurttaşların en önemli talepleri ise herkese eşit şekilde hizmet edilmesi.

    HABER-Eylem BABAYİĞİT
    KAMERA- Mennan YILMAZ

     

     

  • ‘AKP’ye oy verdim ama seçimlerin yenilenmesi doğru değil’-VİDEO

    ‘AKP’ye oy verdim ama seçimlerin yenilenmesi doğru değil’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Beyoğlu’nda halka İstanbul seçimlerinin yenilenmesini sorduk. Sivil polisler tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden ‘İstiklal Caddesi’nde röportaj yapmanın izne tabii olduğu” uyarısıyla gerçekleştirdiğimiz bu röportajlarda yurttaşlar, kazanılmış bir hak olan seçimlerin yenilenmesini ‘gereksiz’ buldular.  

    31 Mart’ta yapılan seçimlerin ardından İstanbul Belediye Başkanlığı’nı CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasına rağmen bir aydan fazla bir süre mazbatası verilmedi. AKP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı çeşitli itirazlar nedeniyle geçersiz oylar yeniden sayıldı ancak Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki fark tamamen kapanmadı. Bir ay süreden sonra İmamoğlu’na mazbata verilmesine rağmen YSK seçimleri “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” gerekçesiyle iptal ederek İstanbul seçimlerinin 23 Haziran tarihinde yenilenmesine karar verdi.

    Çeşitli kesimlerden YSK’nin bu kararına tepkiler de gecikmedi. Biz de İstanbul Beyoğlu’nda halka İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararını sorduk. Halk seçimlerin yenilenmesinden rahatsız.

    İSTİKLAL’DE RÖPORTAJ YAPMAK İZNE Mİ TABİ?

    Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde röportaj yaparken sivil polisler tarafından “İstiklal Caddesi’nde röportaj yapmak izne tabi. Burada röportaj yapamazsınız” diye uyarıldık.

    “YSK’NİN KARARI YANLIŞ”

    MHP kökenli olup da geçtiğimiz seçimlerde oyunu AKP’ye verdiğini söyleyen bir yurttaş seçimlerin yenilenmesini doğru bulmadığını belirterek “Sonuçta kazanılmış bir seçim var ortada ve bunun tekrarlanması bence hiç hoş değil. İyi de yansımadı topluma.” dedi.

    YSK’nin seçimlerin yenilenmesi kararını yanlış bulan bir kadın yurttaş da seçimden huzurlu bir İstanbul beklentisi olduğunu dile getirdi.

    Seçimlerde hırsızlık olmadığını söyleyen bir yurttaş ise Ekrem İmamoğlu’nun bu seçimleri kazanacağını ifade etti.

    YSK’nin taraf tuttuğunu belirten gençler de “Millete güvenmiyorlar mı ki bir daha seçim yeniliyorlar. Cumurbaşkanının da değişmesi gerekiyor bence” diye ifade ettiler.

    “NE MEMLEKET NE BEKA BU ÇIKAR MESELESİ”

    Ekrem İmamoğlu’na haksızlık edildiğini düşünen başka bir yurttaş ise “Bu memleket meselesi, beka meselesi değil çıkar meselesi. Yapılan bazı şeyler var ki onların üstünü örtmeye çalışıyorlar. Millete yazık.” Gösteri ve eylem yasaklarına değinen yurttaş insanların haklarını aramalarının bile suç sayılmasına tepki gösterdi.

    MAĞDUR OLAN YURTTAŞ

    Seçimlerin yenilenme kararına karşı olduğunu söyleyen bir kadın yurttaş da “Bir birey olarak çok kızıyorum. Mağdur olan bizleriz ne İmamoğlu ne Yıldırım. Bizim vergilerimizi har vurup harman savurup gereksiz işler yaparak bizleri bu hallere düşürenlere çok kızıyorum. Ben 32 sene bir devlet dairesinde çalışıp emekli oldum ve kuyruklara muhtaç kaldım. Yazıklar olsun. Çok üzgünüm ve bu kadar insanı da üzdükleri için bir o kadar daha üzgünüm. Siyasiler bizleri düşünerek yaparlarsa bir şeyleri gerçekten her şey çok daha güzel olacak” diye konuştu.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    İSTANBUL

  • ‘Kayyumun olmadığı, halktan yana bir belediye istiyoruz’-VİDEO

    ‘Kayyumun olmadığı, halktan yana bir belediye istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlere ilişkin PİRHA’ya konuşan Dersimli yurttaşlar, halkın acısını, sorunlarını görebilecek, belediyenin kapısını halka açacak belediye başkanı adayları görmek istediklerini dile getirdiler. 

    Mart ayında yapılacak olan yerel seçimler için aday adayları belli olmaya başlıyor. Dersimli yurttaşlara nasıl bir belediye başkanı görmek istediklerini sorduk.

    Dersim halkına hizmet sunabilecek, acısını paylaşabilecek, sorunlarını çözecek bir belediye başkanı görmek istediklerini söyleyen yurttaşlar, “Belediye heves yeri değildir, halkı yönetme, şehri kurma yeridir. Bu işi iyi bilen mühendis vs meslekte olan insanların gelmesi gerekiyor” diye konuştular.

    “KENDİMİZDEN BİRİLERİNİ GÖRMEK İSTİYORUZ”

    Belediyenin yoksula yardım etmediğini söyleyen bir yurttaş, “Beni kurtarmıyor, fakire yardım etmiyorlar. Yetime, yoksula yardım etmedikleri için ben oy kullanmayacağım” diyerek sitemde bulundu.

    Esnaflık yapan bir yurttaş ise, “Belediye başkanlığında kendimizden birini görmek istiyoruz. Bizim derdimizi bilsin ki çözüm bulunsun. Birileri saraylarda har vurup harman savururken biz neden açlık yokluk çekiyoruz. Biz de güneşli günler görmek istiyoruz. Bunların hesabını sormak için kayyumun gelmediği halktan bir belediye istiyoruz. Belediyeye polis koridorlarından girmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Malatyalı yurttaşlar: Bizler tamam diyoruz-VİDEO

    Malatyalı yurttaşlar: Bizler tamam diyoruz-VİDEO

    PİRHA- AKP’nin yüksek oy aldığı illerden biri olan Malatya’da yurttaşlar, AKP’nin ülkenin ve halkın sorunlarına çözüm olmadığını ifade ettiler. PİRHA’ya konuşan 4 yurttaş, 24 Haziran’da yapılacak seçimlerde halkın adaylarını gösteren HDP’yi destekleyeceklerini belirttiler. 

    Siyasi partiler, 24 Haziran’da yapılacak olan seçimlere yoğun bir şekilde  hazırlanıyor. Seçimlere hazırlanan siyasi partiler seçim bildirgelerini de açıkladı. AKP’nin seçim bildirgesinde yer alan “Cemevlerine yasal statü kazandırılacak” maddesini ve OHAL sürecinde yapılacak olan 24 Haziran seçimlerini Malatya’da yurttaşlara sorduk.

    “İKTİDAR BİZLERİ AYRIŞTIRDI”

    PSAKD Malatya şubede 6 yıl yöneticilik yapan Saime Tuncel, “Bir Malatyalı olarak çok sıkıntılarımız var. Çiftçiyiz, bu yıl kaysıları dolu vurdu, geçim sıkıntısı çekiyoruz. Mevcut hükümetin bize verecek bir şeyinin olmadığını düşünüyorum. Çiftçiye, üreticiye ve halka daha iyi hizmet edecek adaylara oy vereceğiz” dedi.

    Tuncel, “Alevilerin cemevleri haktır ve vardır. Zorunlu din dersleri için yıllarca mücadele ettik. Cemevleri ibadethanemizdir. Bunu kimse seçim döneminde kullanmasın. AKP cemevlerine yasal statü vereceğini söylüyor. Aleviler buna kanmasınlar iyi düşünsünler. Malatya’da halk birbiriyle barışıktı. Ama bugün insanlar kutuplaştırılmış bir durumda. İktidar bizleri açık açık ayrıştırdı. Biz buna karşıyız, karşı durmaya da devam edeceğiz. Sarayları ve saltanatları devireceğiz” dedi.

    “EMEK VE DEMOKRASİDEN YANA OLAN ADAYLARA OY VERECEĞİZ”

    PSAKD Hekimhan Şube Başkanı Celal Abbas Alıcı, “OHAL’in olduğu bir süreçte yapılacak seçimde doğru bir sonucun çıkacağını tahmin etmiyorum. Baskı altında bir seçim olacağından dolayı seçmenin özgürce iradesini sandığa yansıtamayacağı endişesi içindeyim” ifadelerini kullandı.

    Alıcı, “ Aleviler için bir çok çalıştay yapıldı. Ama sonucu hiç bir yere varmadı. Alevilerin sorunlarına çözüm olmadı. Bu cemevlerine statü sözü de ucu muallak bir şeydir. Sonucun nereye varacağının endişesi içindeyim. Bunun bir seçim yatırımı olduğunu düşünüyorum. Alevi dernek yöneticileri gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. O yüzden iktidara güvenmiyoruz. Alevi seçmeni sandığa giderken oylarını emek, demokrasi ve özgürlükten yana olan adaylardan yana kullanmalarını istiyorum” diye konuştu.

    “AKP, EĞİTİM SİSTEMİNDE BAŞARISIZ OLMUŞTUR”

    Lise öğrencisi Doğucan Adıyaman ise “16 yıldır aynı partinin iktidar olduğu görüyoruz. Ama biz gençler artık buna tamam diyoruz. Bu ülkeyi HDP’nin yönetebileceğine inanıyoruz bu yüzden oyumuzu HDP’ye vereceğiz” dedi. Adıyaman,“Çünkü 16 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti özelikle eğitim sistemi başta olmak üzere birçok alanda başarısız olmuştur. Son yıllarda dövizin rekor derecede yükselişe geçmesi Türk parasını değersizleştiriyor. Şeker fabrikaları satılıyor. Bütün bu yaşananlardan dolayı ekonomimiz gittikçe geri gidiyor.

    “ALEVİLERİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Emekli öğretmen İsmet Tuncel de,Bu seçim, iktidarın kendi lehine çevirdiği adaletsiz bir seçim. OHAL sürecinde yapılan bu seçimin çok adaletli olacağına inanıyorum” dedi.
    Tuncel, şunları söyledi:

    “Her türlü hukuksuzluğun ve adaletsizliğin yaşanabileceği bir seçimin bu yüzden çok sağlıklı olacağını düşünmüyorum. AKP’nin seçim bildirgesinde yer alan cemevlerine yasal statü verileceği söylemini çok inandırıcı bulmuyorum. Bunu bir seçim yatırımı olarak görüyorum. Bununla Alevileri kandırmayı amaçlıyorlar. Cemevlerine cümbüş evi diyen bir iktidar kalkıp bir günde ben cemevlerine yasal statü tanıyacağım. Bunu tanıdığı anda da arkasında bir art niyet olacağını düşünüyorum. Burada Alevileri devletin Alevisi yapıp kendi çıkarı için kullanacağını düşünüyorum.”

    Mustafa YÜKSEL/MALATYA

  • Dersim’de yurttaşlardan OHAL tepkisi: Vurulma korkusu yaşıyoruz-VİDEO

    Dersim’de yurttaşlardan OHAL tepkisi: Vurulma korkusu yaşıyoruz-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de yurttaşlara OHAL koşullarını ve 24 Haziran’da yapılacak olan erken seçimi sorduk. Yurttaşlar, “OHAL’de seçime giderek oyları çalmak istiyorlar. Kendi ülkemizde mahkum gibiyiz. Hiçbir yere gidemiyoruz. Her an baskı altındayız. Bir yere gittiğimizde de her an vurulacağız korkusu yaşıyoruz” diye konuştular.

    Dersim’de yurttaşlar OHAL’e ve erken seçime ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Caner Polat adlı yurttaş, “Şu an olan HDP’ye olmuştur; eş başkanı içeride, milletvekilleri içeride. OHAL ve sıkıyönetim altında seçime gidiliyor. Bu durumda tek seçenek; iktidarın değişmesidir. 24 Haziran seçimlerinden sonra  HDP ile daha güzel bir gelecek bekliyoruz. CHP’liyim ama HDP’yi destekliyorum. Ve oyumuz HDP’yedir. İnsanlara çağrım; HDP’nin barajı geçmesini sağlamalıdırlar. Çünkü HDP barajı geçmezse Türkiye çok karanlık bir yere gidecek” diye konuştu.

    “UMUDUMUZ BARIŞTIR”

    Üniveriste öğrencisi İrşat Geter ise OHAL’e ve baskılara rağmen, başkanları tutuklu olmasına rağmen tüm HDP seçmenin alanlarda olduğunu belirtti. Geter, “Umudumuz barıştır. İktidarın devamı sürecinde ülke koşullarında bir değişiklik düşünemiyoruz. Ülkenin bir ekonomik krize gittiği bariz ortadadır. İlk etapta bu krizin önüne geçilmelidir. Aslında en temel sorun; barıştır. Ülkeye en yakın zamanda barışın gelmesini istiyoruz” dedi.

    “Yaşam kaygısı yaşıyoruz ve bir üniversite öğrencisi olarak, 1 ay sonra mezun olacağım” diyen Geter “İş hayatımla ilgili hiçbir şey planlayamıyorum ve düşünemiyorum. Çünkü kapıda bir ekonomik kriz var. Üniversitelerde kesinlikle rahat değiliz. Baskı altındayız, hiçbir şey yapamıyoruz ve düşüncelerimizi özgür bir şekilde aktaramıyoruz” şeklinde konuştu.

    “HALKLAR KAZANACAKTIR”

    “Bir kadın olarak üzerimizdeki baskının son bulmasını istiyorum ama maalesef bu bizim ülkemizde biraz zor diyen Ezgi Gökem isimli yurttaş ise, “OHAL ile birlikte eşit olmayan bir seçime gidiliyor. Ancak eskiden de çok eşit değildi. Ama şu anda daha baskın bir durum var üzerimizde. Daha özgür daha eşit bir ülke istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Aydın Yörük ise, “Son derece anti-demokratik bir uygulamayla karşı karşıyayız. Bu seçim Türkiye halkları için çok önemli bir seçim. Ben şuna inanıyorum; halklar kazanacaktır. 24 Haziran’dan sonra demokrasinin gelişmesi, hayat şartlarının normalleşmesi en büyük isteğimizdir. Kayyum atamalarının son derece anti-demokratik bir uygulama olduğunu, bunun normal bir durum olmadığını hepimiz biliyoruz. Bir an önce seçimlerin yenilenerek tekrar demokrasinin sağlanması gerekiyor. Çağrımız da şudur;  HDP’yi güçlü bir şekilde meclise göndermemiz lazım” diye konuştu.

    “KENDİ YAYLALARIMIZA GİDEMİYORUZ”

    “OHAL’de seçime giderek oyları çalmak istiyorlar” diyen Gülüzar Gür isimli yurttaş da şunları ifade etti:

    “Kendi ülkemizde mahkum gibiyiz. Hiçbir yere gidemiyoruz. Her an baskı altındayız. Bir yere gittiğimizde her an vurulacakmış korkusu içindeyiz. Geçtiğimiz günlerde bir vatandaşımız gidip mayına bastı. Çok zor koşullarda yaşıyoruz. Kendi yaylalarımıza gidemiyoruz. Köyüne ve yaylalarına gidenleri cezaevine attılar. Bu nedenle eşime 6 yıl 3 ay ceza verdiler. Bu iktidar inşallah bu defa gider.”

    Her konuda sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Gür, “Umarım ülke koşulları değişir. Daha özgür ve rahat yaşarız. Her gittiğimiz yerde adım başı kimlik sorgulamaları ve bagaj aramaları yapılıyor. Ve yola çıktığımızda üç dört defa kontrol var. Bizden geçti ama çocuklarımıza ve torunlarımıza daha güzel bir geleceğin bırakılmasını istiyoruz” dedi.

    “KADINLARIN DAHA ÖZGÜRCE YAŞADIĞI BİR ÜLKE İSTİYORUZ”

    Çilem Yeşil ve Cansu Çokgezen ise, “Kadınların daha özgürce yaşadığı bir ülke istiyoruz. Bugün yaşadığımız yerde bile düşüncelerimiz ifade ederken baskı hissediyoruz, özgürce konuşamıyoruz. Önümüzdeki seçimlerde herkes ülkesine, insanlarına sahip çıkıp geleceklerini düşünerek oy vermelidirler. Seçimlerde umduğumuzu bulmaya çalışıyoruz. Özelikle bunu kadınlar için istiyoruz. Ve umutluyuz. Bir kadın olarak bu ülkede yaşamak zor. Amacımız kadınların erkeklerden üstün olması değil herkesin eşit olmasıdır” ifadelerini kullandılar.

    Ramazan Şen de şunları kaydetti:

    “OHAL ile 6 milyon seçmenin iradesi rehin alınarak bir seçime gidiyoruz. Batının bile eleştiri odağında olan bir seçimin ne kadar şeffaf olduğu tartışılır. Ve artık insanlar sıkıntılardan bunalmış durumda. Ancak bugün yapılan ittifaklar ile ülkenin nasıl bölündüğünü kanıtlar niteliktedir. Bir taraftan AKP iktidarı ve faşizan diktatörlüğü bunun karşısında ise tek başına kalmış bir HDP var. İnsanların tüm bunları göz önüne alarak oy pusulasına gitmesinde fayda var.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yurttaşlar Taksim’den seslendi: Faşizmin gittiği gün karnaval yapacağız-VİDEO

    Yurttaşlar Taksim’den seslendi: Faşizmin gittiği gün karnaval yapacağız-VİDEO

    PİRHA-CHP’nin “OHAL değil demokrasi” şiarıyla İstanbul Taksim’de yaptığı eyleme destek veren yurttaşlar taleplerini PİRHA mikrofonuna anlattı. Yurttaşlardan bazıları yoğun güvenlik önlemlerinden şikayetçiydi bazıları da OHAL’in toplumda yarattığı baskılardan. 

    CHP, 7. kez uzatılan OHAL’e karşı sokağa çıktı. İstanbul’da Taksim Meydanı’nda toplanan yurttaşlar da “OHAL değil demokrasi” istiyoruz diyerek CHP’nin eylemine destek verdi.

    Eyleme katılan yurttaşlardan bazıları yoğun güvenlik önlemlerinden şikayetçiydi bazıları da OHAL’in toplumda yarattığı baskılardan. Yurttaşlar, eyleme neden katıldıklarını ve taleplerini PİRHA mikrofonunda dile getirdi.

    “FAŞİZMİN GİTTİĞİ GÜN BURADA KARNAVAL YAPACAĞIZ”

    Taksim’e metro ile gelmek isteyen ancak Şişhane’de indirilmelerinden şikayet eden bir kadın yurttaş, hiç bir şekilde alanlara çıkmalarının engellenemeyeceğini söyledi.

    Faşizme, zorbalığa karşı burada olduklarını söyleyen başka bir yurttaş da “Sarayın değil halkın adaleti geldiği gün buradan kalkacağız. Biz faşizm gitmeden bu meydanlardan gitmeyeceğiz. Faşizmin gittiği gün burada karnaval yapacağız. Bu faşizmi göndereceğiz. Zulme karşı, baskıya karşı buralarda olacağız. Yine yeni yeniden ‘Her yer Taksim her yer direniş’ diyoruz. Denizlere akacak bu çocuklar, denizlere çıkacak bu sokaklar emin olun” dedi.

    “TAKIM ELBİSELİ OHAL DARBESİ YAPTILAR”

    Hükümetin takım elbiseli ‘OHAL darbesi’ yaptığını ifade eden bir yurttaş, “Ama papyonları eksik. O papyonları da biz takacağız” ifadelerini kullandı.

    OHAL döneminde binlerce insanın KHK’ler nedeniyle işsiz kaldığını belirten bir yurttaş da, OHAL uzatılmaya devam ettikçe yine Taksim’de hatta Ankara’da olacaklarını dile getirdi.

    “HAK, HUKUK, ADALET DİYORUZ”

    Türkiye’nin OHAL şartları altında Kanun Hükmünde Kararname’lerle değil toplumu temsil eden parlamentoyla yönetilmesini istediklerini vurgulayan başka bir kadın yurttaş da “Hukukun üstünlüğünün, parlamentonun üstünlüğünün tekrar sağlanması, seçtiğimiz vekilleri görevini yapmasını sağlamak için burada ‘Hak, hukuk, adalet’ diyoruz. OHAL değil demokrasi diyoruz, demokrasimizi geri istemek için oturuyoruz.” şeklinde konuştu.

    “OHAL İLE DİKTATÖRYAL BİR SİSTEM YAŞIYORUZ”

    OHAL nedeniyle çıkartılan bütün kanunların OHAL gerekçesinin dışında olduğuna dikkat çeken bir kadın yurttaş ise kamu kaynaklarının tümünün satışlarının OHAL ile yapıldığını, istedikleri yerlerde eylem yapamadıklarını ve OHAL ile diktatöryal bir sistem yaşadıklarını belirtti.

     

    İktidarın bu kalabalığa sessiz kalmayacağını inandığını söyleyen başka bir yurttaş ise “Onları OHAL ile baş başa bırakıyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hiçbir anne kızını 9 yaşında evlendiremez, Diyanet kapatılmalı’-VİDEO

    ‘Hiçbir anne kızını 9 yaşında evlendiremez, Diyanet kapatılmalı’-VİDEO

    PİRHA – Diyanet İşleri Başkanlığı, web sitesinde buluğ yaşının alt sınırının kızlarda 9, erkeklerde 12 olduğuna, buluğ çağına girmiş olanların dinen nikahlanabileceğine ilişkin yaptığı açıklamaya yurttaşlardan sert tepki geldi. Yurttaşlar, “Böyle açıklama yapan yerler kapatılsın. Bu tamamen gericilik. Herkesin buna tepki göstermesi gerek” dedi.

    Haberin Videosu

    İstanbul Mecidiyeköy’de yurttaşlara “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, web sitesinde bulûğ yaşının alt sınırının kızlarda 9, erkeklerde 12 olduğunu bulûğ çağına girmiş olanların dinen nikahlanabileceğine” ilişkin skandal açıklamasını halka sorduk.

    “DİYANET DİNE ZARAR VERİYOR”

    Diyanet kapatılsın kampanyasını desteklediklerini belirten Yurttaşlar,  “Bu resmen sübyancılığa giriyor. Çünkü çocuklar hakkında böyle bir açıklama yapılması çok tehlikeli. Dinde böyle bir açıklama olduğunu düşünmüyorum. Diyanet böyle tehlikeli bir söylemde bulunurken 10 defa düşünmesi gerekiyor. Bu kadar bütçe ve insanın olmasına rağmen Diyanet nasıl böyle bir açıklamaya izin veriyor. Diyanet kesinlikle dine zarar veriyor. Ensar vakfında o kadar tecavüzler oldu hiç ses çıkarmadı. Ama bir yere bir Noel ağacı koyuldu mu izin verilmiyor” ifadelerini kullandılar.

    “HİÇ BİR ANNE KIZINI 9 YAŞINDA EVLENDİRMEZ”

    “Çocukların istismar edildiği bir dönemde böyle bir açıklamayı kabul etmiyoruz” diyen yurttaşlar şunları kaydettiler:

    “Bu yaştaki çocuk hukukun karşısında sorumlu değil nasıl kalkıp evliliği ve hayatını idame etsin. Sosyal olarak daha kişiliği oturmamış bir çocuğu kalkıp 9 yaşında evlenebilir denilebilmesini çok yanlış buluyoruz. Bırakın 10 yaşında evlenmesini 30 yaşında kızların evlenmesini istemiyoruz. Çünkü bu toplumda bu ortamda erkeklere güvenipte kızlarımızı emanet edemeyiz. Bu ülkede kadınlar her zaman eziliyor. Bu nedenle hiçbir anne kızını kalkıpta 9 yaşında evlendiremez. Buna vicdanlar elveremez. Tepki gösteriyoruz ancak elimiz kolumuz bağlı. Çünkü en ufak bir şey dediğinde seni apar topar alıyorlar.”

    “DİN KİŞİYE ÖZEL OLMALI”

    Yurttaşlar, “Din kişiye özel olmalı ve kimseye dayatma olmamalı. Bu yapılan açıklama çocuk tecavüzü gibi bir şey. Bu ülkede 18 yaşını geçmeden bir şey yapılmazken çocuk yaşta evlilik çok saçma. Bu gibi açıklama yapan yerler kapatılsın. Bu tamamen geri kafalılık. Herkesin buna tepki göstermesi gerek. Çünkü Diyanet iyice kafayı sıyırdı” şeklinde ifadeler kullandı.

    DİYANET’İN BİZE VERECEĞİ BİR ŞEY YOK”

    Yatılı kurslarda ve Kuran kurslarında neler yapıldığını gördüklerini söyleyen yurttaşlar, “Böyle saçma şeyleri insanlara aşılıyorlar. Diyanet kapatılsın çünkü herkes dini biliyor, kuranını okuyor ve herkes namazını kılıyor zaten. Diyanet’in bize vereceği bir şey yok” diye konuştular.

    Suay ABAK – İsmet SEFER / İSTANBUL

  • ‘Yurttaşın ne düşündüğünden çok devletin ne yaptığı sorgulanmalı’-VİDEO

    ‘Yurttaşın ne düşündüğünden çok devletin ne yaptığı sorgulanmalı’-VİDEO

    PİRHA-Geçtiğimiz günlerde Malatya’da Alevilerin evlerinin işaretlenmesini İstanbul-Beşiktaş’ta sokağa sorduk. Olaya ilişkin tepkilerini dile getiren yurttaşlar yetkililerin olayı bir an önce aydınlatması gerektiğini vurguladılar. 

    HABERİN VİDEOSU

    Geçtiğimiz günlerde Malatya’nın Cemal Gürsel Mahallesi’nde Alevilere ait 13 evin kapısına kırmızı çarpı işareti konmuştu. Faili ya da faillerinin henüz bulunamadığı olaya Alevi kurumları ve yurttaşlar tepki göstermişti. Konuyu ilişkin İstanbul Beşiktaş Meydanı’nda halka mikrofon uzattık.

    “DEVLET NİYE VAR?”

    Bir kadın yurttaş, bu olayın bir tür soykırım olduğunu ifade ederek şunları belirtti: “Özellikle 21. yüzyılda Alevilerin evlerinin bu şekilde işaretlenerek ayrımcılık yapılması bence korkunç bir şiddet. Mutlaka bunun cezalandırılması lazım. Ne Sünniler ayrılabilir, ne Aleviler ayrılabilir. Hepimiz özgür bir şekilde dostluk içerisinde bu topraklarda yaşamalıyız. Yapanları şiddetle kınıyorum. Hepimizi aynı çatı altında huzur içinde yaşatmak devletin en büyük görevi. Biz niye oy kullanıyoruz, herkesi koruyacak devlet.”

    “TÜM TÜRKİYE TEPKİ VERMELİ”

    Yine bir başka yurttaş Alevilerin bu ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak bu olaylara tüm Türkiye’nin tepki vermesi gerektiğini, kabul edilemez olduğunu, devletin bu gibi olaylara kayıtsız kalması veya çekimser davranmasının hoş bir şey olmadığını kaydetti.

    Başka bir kadın yurttaş da dine kimsenin karışamayacağını söyleyerek “İsteyen istediği dini seçer. Bu kavga niye? Ayrım ne diye? Bir Müslüman olarak ben bunlara karşıyım” ifadelerini kullandı.

    “DİLE GELDİĞİYLE KALIR”

    Başka bir yurttaş ise Türkiye’de hiçbir olayın aydınlığa çıkacağını düşünmüyor: “Her şeyin bir şekilde üstü kapanıyor. Bir şekilde devran yürüyor. Bir 10 sene, 15 sene, 20 sene sonra bizim yaptığımız gibi, sizin yaptığınız gibi yine dile gelir ama yine hiçbir şey olmaz yani dile geldiğiyle kalır.”

    “TEDBİR ALMASI GEREKENLERİN NE YAPTIĞI TARTIŞILMALI”

    Diğer bir yurttaş da bu olayların yeni olmadığını, bu ülkenin tarihinde benzer şekilde bir sürü olay olduğunu belirterek burada tedbir ve güvenlik önlemi alması gereken kurumların ne yaptığının tartışılması gerektiğini, kendisinin bir vatandaş olarak zaten bundan rahatsız olduğunu kaydetti. Yurttaş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tedbir alması gerekenler, sürece müdahale etmesi gerekenler, yetkili ve yetkili kişiler bu süreçte ne yapıyorlar asıl onu merak ediyorum ve hiçbir şey yapmadıklarını görüyoruz. Vatandaşın ne düşündüğünden çok devletin, kurumların ne düşündüğünü ve ne yaptığını sorgulamak, tartışmak, anlamaya çalışmak çok daha doğru olur gibi geliyor. Olay üzerine yorum yapmanın çok da bir manası yok. Zaten Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi bize yeteri kadar veri veriyor bu konuda.”

    İsmet SEFER-Suay ABAK
    İSTANBUL

     

  • Müftülüklere nikah kıyma yetkisi verilmesine yurttaş tepkisi-VİDEO

    Müftülüklere nikah kıyma yetkisi verilmesine yurttaş tepkisi-VİDEO

    PİRHA- Müftülüklere nikah kıyma yetkisi verilmesi için TBMM’ye sunulan yasa tasarısı meclisten geçti. Tasarı ile il ve ilçe müftülükleri nikah kıyabilecek. Müftülüklere verilen nikah yetkisini sokakta yurttaşlara sorduk. Yurttaşlar, “Bu yasa ile çok eşlilik, çocuk yaşta evlilikler ve cinsel istismar yasal hale getirilmek isteniyor” diye konuştular. 

    HABERİN VİDEOSU

    Müftülüklere nikah kıyma yetkisi verilmesi için TBMM’ye sunulan yasa tasarısı meclisten geçti. Tasarı ile il ve ilçe müftülükleri nikah kıyabilecek.

    Tasarının genel gerekçesinde il ve ilçe müftülerine evlendirme memurluğu yetkisinin “Vatandaşların evlenme işlemlerini kolaylaştırmak, daha kolay ve seri bir şekilde hizmet almalarını sağlamak” amacı ile verildiği iddia edildi.

    “HER ÖNÜNE GELEN NİKAH KIYACAKTIR”

    Müftülüklere nikah kıyma yetkisi yasa tasarısının meclisten geçmesini sokaktaki yurttaşlara sorduk. Bu yasaya tepki gösteren yurttaşlar şunları ifade etti:

    “Bu yasa ile çok eşlilik artacak, çocuk istismarcılar çoğalacak ve bu yasa ile çocuk yaştaki evlilikler yasallaşacaktır. Türkiye’de kadına şiddet her geçen gün artıyor ve bu yasa tasarısıyla kadın ikinci sınıf muamelesi görecektir. Ayrıca bu yasa ile birlikte kadınlar yasal olarak hiçbir hak talep edemeyecek duruma gelecektir. Her önüne gelen nikah kıyacaktır. Türkiye laik bir ülke. Din ve devlet işleri ayrı olmalıdır. Müftülüklere yasa tasarı ile din üzerinden kadın düşmanlığı yaratılıyor. Ülke her açıdan kötüye gidiyor ve din ile yönetilmeye çalışılıyor. Bu ülkede Aleviler, Hıristiyanlar da yaşıyor. Bundan dolayı müftülüklere nikah yetkinin verilmesini doğru bulmuyoruz.”

    “TÜRKİYE BİR İSLAM ÜLKESİ”

    Müftülüklere nikah kıyma yetkisinin verilmesini destekleyen yurttaşlar ise, “Resmi nikahla birlikte imam nikahını da kıyma açısından kolaylık sağlayacağını ve Türkiye’nin bir İslam ülkesi olduğunu bu nedenle bir sakınca görmediklerini ve desteklediklerini belirttiler.

    İsmet SEFER-Hüseyin Yaşar SEZGİN