Yazar: Eyub

  • 24 MART 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    24 MART 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    -İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki gösteren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bu sivil darbe girişimini halkın örgütlü gücüyle geriletemezsek Türkiye geleceği açısından korkunç bir noktaya geliriz” dedi.GÖRÜNTÜLÜ

    -Millî Eğitim Bakanlığı ile Ülkü Ocakları arasında yapılan protokol imzalanmasına tepki gösteren Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Bu protokolün öğrenciler arasında ötekileştirme ve düşmanlaştırma yaratacağını belirterek bunun karşısında olanların daha çok örgütlenmesi daha çok mücadele etmesi gerekiyor” dedi.GÖRÜNTÜLÜ

    -23 Mart 2025 İstanbul Yenikapı’da yapılan Newroz’a katılan Alevi inanç kurum başkanları, yapılan etkinlikle ilgili görüşlerini dile getirdi.GÖRÜNTÜLÜ

  • CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mansur Yavaş’ın Saraçhane konuşması için özür diledi

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mansur Yavaş’ın Saraçhane konuşması için özür diledi

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane Meydanı’nda yaptığı konuşmada Mansur Yavaş’ın önceki geceki sözleri için özür diledi. Özel, “Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek bendendir” dedi. Ayrıca, İmamoğlu’na verilen oyların 14 milyon 850 bini aştığını açıklayarak, “Erdoğan’ın meşruiyeti tartışmalı, erken seçim kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün gece Saraçhane Meydanı’nda düzenlenen mitingde partisinin cumhurbaşkanlığı ön seçiminde Ekrem İmamoğlu’na verilen oy sayısını açıkladı ve Mansur Yavaş’ın önceki gece yaptığı konuşma için özür diledi. Özel, “Bu kürsüde, bu meydanda beş gündür çok konuştuk. Çok söz hatasız olmaz. Her kim bu kürsüden konuştuysa, söylediği bir söz kimi kırdıysa ondan helallik istemek partinin Genel Başkanı adına bendendir” ifadelerini kullandı.

    Özel, CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçiminde İmamoğlu’na verilen oy sayısının 14 milyon 850 binin üzerinde olduğunu belirterek, “Bugünkü seçim sonuçları Erdoğan’ın meşruiyetini tartışmaya açmış, erken seçimi kaçınılmaz kılmıştır” dedi. Ayrıca, 1 milyon 653 bin kişinin oy kullandığını ve dayanışma sandıklarında kullanılan oyun ise 13 milyon 211 bin olduğunu bildirdi.

    TELEVİZYON KANALLARINA BOYKOT ÇAĞRISI

    Özel, Saraçhane mitinglerini yayınlamayan televizyon kanalları ve patronları için de boykot çağrısı yaptı. “Bu geceden itibaren parayı buradan kazanan, reytingi buradan yapan Saray’a hizmet edenleri tespit edip, ne iş yapıyorsa, araba mı satıyor; o arabayı alan namerttir! Ya bizi göreceksin ya dibi göreceksin! Bu meydanı görmeyene boykot geliyor!” şeklinde konuştu.

    NEWROZ KUTLAMALARI VE DEMİRTAŞ’A SELAM

    Binlerce vatandaşın katıldığı Saraçhane Meydanı’nda, İstanbul’da yapılan nevroz kutlamalarını da kutlayan Özel, “Bütün Kürt kardeşlerimin nevrozunu bir kez daha kutluyorum” dedi ve Selahattin Demirtaş’a selam gönderdi.

    İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASI VE HALKIN TEPKİSİ

    Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘terör’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınmış ve 23 Mart’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından binlerce kişi Saraçhane Meydanı’na akın etti. İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden yaptığı açıklamada, “15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu” ifadelerini kullandı.

    İmamoğlu, vatandaşların Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Artık yeter” dediğini belirterek, “O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aslan Uzun Tahliye Edildi: Savcılığa verdiği dilekçe nedeniyle gözaltına alınmıştı

    Aslan Uzun Tahliye Edildi: Savcılığa verdiği dilekçe nedeniyle gözaltına alınmıştı

    PİRHA- İstanbul’da, Suriye’deki Alevi toplumuna yönelik işlenen insanlık suçlarının soruşturulması ve failler hakkında kamu davası açılması talebiyle savcılığa dilekçe veren HBVAKV Avcılar Şubesi ve Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun, gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından tahliye edildi.

    İstanbul’da, Suriye’deki Alevi toplumuna yönelik işlenen insanlık suçlarının soruşturulması ve failler hakkında kamu davası açılması talebiyle İstanbul Savcılığı’na dilekçe veren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Avcılar Şubesi ve Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun, gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından tahliye edildi.

    Aslan Uzun, Suriye’deki Alevi toplumuna yönelik soykırım, işkence, toplu katliam, tecavüz, zorla kaybetme ve zorla yerinden edilme gibi suçların araştırılması ve faillerin yargılanması talebiyle savcılığa başvuruda bulunmuştu. Ancak, Uzun’un bu başvurusunun ardından “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” suçlamasıyla gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun gözaltına alındı!

    Colani hakkında suç duyurusunda bulunan Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun tutuklandı!-VİDEO

  • ADFE’den İktidara İmamoğlu tepkisi: Hukuk siyasallaştı, demokrasi can çekişiyor!

    ADFE’den İktidara İmamoğlu tepkisi: Hukuk siyasallaştı, demokrasi can çekişiyor!

    PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), son dönemdeki tutuklamaları ve hukuksuz uygulamaları kınayarak, “Hukuk siyasal bir araç haline getirildi, demokrasi can çekişiyor” dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını “Cumhurbaşkanı olma şüphesi” olarak yorumlayan ADFE, “Zulme karşı birlikte direneceğiz” mesajı verdi.

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), son günlerde artan hukuksuz uygulamalara ve tutuklamalara yönelik bir açıklama yayımladı. Açıklamada, HBVAKV Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun’un karşılaştığı akıl ve vicdanlara sığmayan uygulama, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat gibi isimlerin tutuklanması eleştirilerek, “Bu tutuklamalar, seçmen iradesine ve toplumun tümüne yapılmış bir darbedir” denildi.

    ADFE, yargının siyasi bir araç haline getirildiğini vurgulayarak, “Yargıyı bir sopa olarak kullananlar, düşman hukukunun en somut örneğini ortaya koymuştur. Hukuk siyasal bir araç haline dönüşmüş, toplumsal muhalefet sindirilmeye çalışılmıştır” ifadelerine yer verdi.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİNE MARJİNAL DİYEN ZİHNİYET”

    Açıklamada, Emrah Şahan’ın yerine atanan ve Alevi örgütleri için “marjinal” ifadesini kullanan bürokratın atanmasına da tepki gösterildi. ADFE, bu atamanın arka planındaki “nefreti” kınayarak, “Seçilerek göreve gelenlerin yerine atananlar, demokrasinin değil, baskının temsilcisidir” denildi.

    “HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYACAĞIZ”

    ADFE, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma gerekçesine de değinerek, “İmamoğlu, kaçma şüphesiyle değil, Cumhurbaşkanı olma şüphesiyle tutuklandı. Bu, iktidarın korkusunun ve otoriterleşme eğiliminin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada, Alevi toplumunun tarih boyunca mazlumun yanında yer aldığı hatırlatılarak, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız. Pir Sultan’ın ve Şah Hüseyin’in duruşunu göstereceğiz” denildi. ADFE, iktidarın baskıcı politikalarına karşı tüm demokrasi güçleriyle birlikte mücadele edeceklerini belirterek, “Gelin canlar, zulme karşı bir olalım, birlikte duralım” çağrısında bulundu.

    “BARIŞ SÜRECİ SAMİMİYETİNİ KAYBETTİ”

    ADFE, hükümetin yeniden demokratikleşme ve barış sürecine dair samimiyetini yitirdiğini de vurguladı. Açıklamada, “Bu hukuksuz uygulamalar, barış sürecini gölgelemiş ve hükümetin samimiyetini tümden yok etmiştir” ifadelerine yer verildi.

    Son olarak, sokaklarda barışçıl gösterilerle adalet talebinde bulunan yurttaşlara yönelik baskıların kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, “İfade ve toplanma özgürlüğüne aykırı bu uygulamalar, demokrasinin temel ilkelerine zarar vermektedir” denildi.

    ADFE, tüm demokrasi güçlerini hukuksuzluklara karşı birlikte mücadeleye davet ederek, “Hakikatin yanında yer almaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’den İmamoğlu’na destek: ‘Adalet istiyoruz’ sloganlarıyla yürüdüler-VİDEO

    Dersim’den İmamoğlu’na destek: ‘Adalet istiyoruz’ sloganlarıyla yürüdüler-VİDEO

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararına tepkiler Dersim’de de büyüdü. bir çok siyasi parti ve STK temsilcilerinin de katıldığı yürüyüşte, “Hükümet istifa, hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı. Eylemde konuşan siyasi parti temsilcileri, tutuklama kararını kınayarak, demokrasi ve eşitlik mücadelesinin süreceğini vurguladı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararına yönelik tepkiler Dersim’de de devam ediyor. Dersim’de CHP İl Başkanlığı önünde toplanan kalabalık Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü. Aralarında bir çok siyasi parti ve STK temsilcilerinin de olduğu kitle, yürüyüş sırasında sık sık ‘Hükümet istifa, Hak, hukuk, adalet, direne direne kazanacağız’ sloganları attı.

    Yürüyüşün ardından meydanda DEM Parti Dersim milletvekili Ayten Kordu, CHP İl Başkanı Kemal Özcan ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin konuşma yaptılar.

    “BU YOLU KABUL ETMİYORUZ”

    Türkiye’deki gündemi herkesin bildiğine vurgu yapan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Neler olup bittiğini hepiniz biliyorsunuz” diyerek eyleme katılanlara teşekkür etti.

    Ardından söz alan EMEP İl Başkanı Ergin Tekin de, büyük şehirlerde olduğu gibi, AKP iktidarının baskı ve sömürü politikalarına karşı sokakları dolduran kitleleri selamlayarak başladığı konuşmasında şunları ifade etti:

    “Önümüzde iki yol var. Biri AKP ve Cumhur İttifakı’nın baskıyı ve sömürüyü arttırarak halkı teslim alması. Biz bunu kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Diğeri ise emeğin, barışın, kardeşliğin yükseleceği, sömürünün olmadığı diğer yol. Bizim yolumuz bu yoldur. Birlikte mücadeleyi büyüterek bu yolu seçmek zorundayız.”

    “DEMOKRASİYİ VE EŞİTLİĞİ BU TOPRAKLARDA HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

    Son olarak söz alan DEM Parti Dersim milletvekili Ayten Kordu ise şunları dile getirdi:

    “Van’dan Hakkari’ye, Hakkari’den Dersim’e, İstanbul’a kadar uzanan bu hak gaspını, bu darbeci zihniyeti ir kere daha bu meydanlarda kınadığımızı, demokrasiyi ve eşitliği bu topraklarda hep birlikte inşa edeceğimizi ve bu inşayı mutlaka bütün halklarla hep birlikte gerçekleştireceğimizi bir kere daha belirtmek istiyorum. Ekrem İmamoğlu ve tutuklanan müdür arkadaşlarının derhal serbest bırakılması gerekiyor. Bu karar yargıya yapılmış bir darbedir, geri çekilmelidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Özel ve Bakırhan’dan Saraçhane’de ortak çağrı: Yeni bir başlangıç için siyasi darbelere son

    Özel ve Bakırhan’dan Saraçhane’de ortak çağrı: Yeni bir başlangıç için siyasi darbelere son

    PİRHA- DEM Parti ve CHP liderleri, Newroz’un ardından demokrasi ve barış için ortak mücadele vurgusu yaptı. Özgür Özel, “Newroz yeni bir başlangıçtır” derken Tuncer Bakırhan, “Siyasi darbeler halkın iradesini yok ediyor” dedi. 

    İstanbul’da gerçekleştirilen Newroz kutlamalarının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP’li yetkililerle Saraçhane’de bir araya geldi. Saraçhane’de düzenlenen buluşmada DEM Parti ve CHP liderleri, Türkiye’nin demokratikleşme süreci ve barışa dair ortak bir açıklama yaptı.

    ÖZEL: NEWROZ YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR”

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığı adaylığı için oy verme sürecinin saat 19.00’a kadar uzatıldığını duyurdu. Özel, “Newroz, tüm Anadolu’da ve şehirlerde kutlandı. Bu kutlamalar, yeni bir başlangıç ve uyanışın simgesidir. Barış umutlarının yeşermesi için demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Özel, DEM Parti ile ortak mücadelenin önemine vurgu yaparak, “Türkiye’nin barışı ve demokrasisi için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    BAKIRHAN: SİYASİ DARBELER HALKIN İRADESİNİ ZEDELİYOR

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise, Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelere ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Bakırhan, “Bu topraklarda darbelerle mücadele eden bir siyasi geleneğin temsilcileriyiz. Yargı eliyle demokratik siyaseti diz çöktürme girişimleri, halkın gücüne çarparak paramparça olacaktır” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına da değinen Bakırhan, “Dünyanın en önemli kentlerinden birinin belediye başkanının tutuklanması, barış sürecine ve demokratikleşme çabalarına zarar veriyor” şeklinde konuştu.

    Bakırhan, Türkiye’nin askeri ve siyasi darbelerden kurtulması gerektiğini belirterek, “DEM Parti olarak hukuk dışı yollarla halkın iradesinin gasp edilmesine karşıyız. Nerede bir haksızlık varsa, orada olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “85 MİLYONUN YARARINA DEĞİL”

    Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakırhan, son dönemde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelere de değindi. “Türkiye’de yoksullaşma artıyor. Bu operasyonların 85 milyona hiçbir yararı yok. İktidar, halkın sesine kulak vermeli. Demokrasiye ihtiyacımız var” diyen Bakırhan, İmamoğlu’nun tutuklanmasının Türkiye’nin demokratik geleceği açısından olumsuz bir adım olduğunu vurguladı.

    MANSUR YAVAŞA İLİŞKİN SORUYA YANIT

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın son açıklamalarına ilişkin bir soruya, “Partimizin bu konudaki mesajı, genel başkanın ağzından duyduğunuz mesajdır” şeklinde yanıt verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ovacık’ta Suriye protestosu: Katliama uluslararası toplum Sessiz Kalıyor -VİDEO

    Ovacık’ta Suriye protestosu: Katliama uluslararası toplum Sessiz Kalıyor -VİDEO

    PİRHA- Ovacık Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de Alevilere yönelik devam eden katliamları kınayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. “Zulme sessiz kalan, suça ortaktır!” denilen açıklamada, Colani yönetimi ve destekçileri kınanırken, insan hakları örgütleri ve vicdan sahibi herkes adalet için mücadeleye davet edildi.

    Ovacık Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de yaşanan Alevi ve azınlıklara dönük katliamı protesto etti. Yürüyüş yapmak isteyen kitleye polis izin vermezken, sadece basın açıklaması yapılmasına izin verildi.

    Humus, Hama ve Lazkiye’de Alevi köylerine yönelik saldırıların soykırım boyutuna ulaştığının belirtildiği açıklamada, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve cihatçı çetelerin Batılı güçlerin desteğiyle zulmü sürdürdüğü vurgulandı.

    “BU BİR SOYKIRIMDIR”

    Ovacık Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılan basın açıklamasında, yaşananların bir soykırım olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Bu zulmün failleri bellidir! Geçici hükümet, onun lideri Colani ve Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) başta olmak üzere El Kaide bağlantılı cihatçı çeteler, yıllardır Alevilere, Hristiyanlara ve farklı inanç gruplarına yönelik katliamlar düzenlemektedir” denildi. Ayrıca, bu çetelerin Batılı emperyalist güçlerin desteğiyle büyütüldüğü, silahlandırıldığı ve eğitildiği ifade edildi.

    “TÜRKİYE BU KATLİAMLARIN NERESİNDE”

    Basın açıklamasında, Türkiye’nin bu katliamlardaki rolüne dikkat çekildi. “Türkiye, bu katliamların neresinde?” sorusu yöneltilirken, HTŞ ve benzeri örgütlerin yıllarca Türkiye sınırlarından serbestçe geçiş yaptığı iddia edildi. Ayrıca, Suriye’deki “güvenli bölge” politikalarının ve “Esad artıkları” söylemlerinin aslında Alevileri ve diğer azınlıkları hedef alan bir etnik temizlik planı olduğu öne sürüldü.

    Uluslararası medya ve kurumların bu katliamları görmezden geldiği, emperyalist propaganda makinesiyle gerçeği çarpıttığı belirtildi. Alevi halkının yaşadığı zulmü dile getirenlerin susturulduğu ya da kara propagandayla itibarsızlaştırıldığı ifade edildi.

    KÖRFEZ ÜLKELERİ VE BATILI DEVLETLERİN SORUMLULUĞU

    Açıklamada, Körfez ülkeleri ve batılı devletlerin petrol ve doğal gaz hesapları uğruna radikal çetelere finansman sağladığı, onları “özgürlük savaşçısı” olarak sunduğu belirtildi. Bugün bile bu katil sürülerinin “ılımlı muhalif” gibi gösterilmeye devam edildiği vurgulandı.

    “ALEVİLER SUSMAYACAK!”

    Ovacık Emek ve Demokrasi Platformu, Alevi toplumunun tarih boyunca zulme karşı direnen bir kimliğe sahip olduğunu belirterek, “Bugün Suriye’de yaşananlar, bir ‘iç savaş’ değil, Alevilere yönelik açık bir soykırım girişimidir. Kimse bu gerçeği çarpıtamaz!” ifadelerini kullandı. Açıklamada, uluslararası kamuoyuna, insan hakları örgütlerine ve vicdan sahibi herkese Suriye’deki Alevi soykırımına karşı harekete geçme çağrısı yapıldı.

    “ZULME SESSİZ KALAN DİLSİZ ŞEYTANDIR”

    Açıklamanın sonunda, “Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır” denilerek, yaşanan zulmün herhangi bir nedenle onaylanmaması gerektiği vurgulandı. Colani’nin “barış elçisi” gibi gösterilmesinin zulmü aklamak ve onaylamak anlamına geleceği belirtildi. Alevi toplumunun bu zulme karşı susmayacağı, boyun eğmeyeceği ve insanlık değerlerinin yanında durmaya devam edeceği ifade edildi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Suriye’de insanlığa karşı işlenen suç mağdurları kaderlerine terk edilemez’

    ‘Suriye’de insanlığa karşı işlenen suç mağdurları kaderlerine terk edilemez’

    PİRHA- Türkiye Barolar Birliği’nden yapılan açıklamada, Suriye’de, Alevi inancına mensup sivillerin hedef alınarak katledildiğine dair gelen haberlerin, insanlık vicdanını derinden yaraladığı belirtilerek, “Her türlü ayrımcılığı, nefret söylemini ve şiddeti en güçlü şekilde kınıyoruz” denildi.

    Türkiye Barolar Birliği (TBB), Suriye’de Alevilere ve azınlıklara dönük yaşanan katliamla ilgili bir açıklama yaptı.

    Suriye’de, Alevi inancına mensup sivillerin hedef alınarak katledildiğine dair gelen haberlerin, insanlık vicdanını derinden yaraladığı ifade edilen açıklamada, “Türkiye Barolar Birliği olarak, her türlü ayrımcılığı, nefret söylemini ve şiddeti en güçlü şekilde kınıyoruz” denildi.

    “ULUSLARARASI TOPLUM ETKİLİ ÖNLEMLER ALMALIDIR”

    Yapılan açıklama şöyle:

    “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sözcüsü, bazı vakalarda kadınlar, çocuklar ve çatışmaya doğrudan katılmayan kişiler de dahil olmak üzere tüm ailelerin katledildiğini belgelediklerini vurgulamaktadır. Konuyla ilgili olarak Rusya ve ABD de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini toplantıya çağırmıştır.

    Hiçbir gerekçe, masum insanların yaşam hakkını elinden almayı meşru kılmaz. Uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmeleri, din, dil, ırk ve mezhep farkı gözetmeksizin her bireyin yaşam hakkını koruma altına almıştır. Bu bağlamda, uluslararası toplumun, hukuk dışı bu saldırılar karşısında etkili önlemler alması ve ilgili mekanizmaların bölgede meydana gelen ihlallerin bağımsız ve etkin bir şekilde soruşturulmasını sağlaması büyük önem taşımaktadır.

    “FAİLLER TESPİT EDİLEREK ADALET ÖNÜNE ÇIKARILMALIDIR”

    Adalete ve hukukun üstünlüğüne olan inancımızla, insanlığa karşı işlenen suçlarla mücadelede uluslararası mekanizmaları harekete geçmeye çağırıyor, faillerin tespit edilerek adalet önüne çıkarılmasının toplumsal barışın ve uluslararası güvenliğin sağlanması bakımından elzem olduğunu vurguluyoruz.

    Türkiye Barolar Birliği olarak, insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmayacağımızı, hukukun ve vicdanın sesi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Avustralya hükümeti: Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler dahil tüm azınlıklar korunmalıdır

    Avustralya hükümeti: Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler dahil tüm azınlıklar korunmalıdır

    PİRHA- Avustralya, Suriye’de yaşanan Alevi katliamını kınayarak, tüm toplulukların korunması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Avustralya, masum sivillerin öldürülmesini kınıyor. Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler de dahil olmak üzere tüm azınlıklar korunmalıdır” denildi.

    Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ve Dışişleri Bakanı Penny Wong, Suriye’deki katliamlara ve son gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, özellikle Suriye kıyı bölgesindeki son korkunç şiddeti  kınadıkları belirtilerek, “Birçok Alevi sivilin infazına ilişkin BM raporlarından derin endişe duyuyoruz ve bu toplumun çektiği acıyı anlıyoruz. Bu dönemde kalbimiz onlarla birlikte” denildi.

    Açıklamada ayrıca, “Masum sivillerin öldürülmesini kesin bir dille kınıyoruz” ifadesine yer verilirken, Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler başta olmak üzere tüm bileşenlerin korunması gerektiği vurgulandı.

    “KAN DÖKÜLMESİNE KARIŞAN HERKES SORUMLUDUR”

    Yapılan açıklama şöyle:

    “Avustralya, masum sivillerin öldürülmesini kınıyor. Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler de dahil olmak üzere tüm azınlıklar korunmalıdır.
    Hükümet, tüm tarafları sivilleri korumaya, itidal göstermeye ve diyaloğu önceliklendirmeye çağırdı.
    Suriye Geçici Yetkililerinin, kan dökülmesine karışan herkesi sorumlu tutma sözü de dahil olmak üzere, sözlerini ve eylemlerini yakından izliyoruz.

    “GEÇİCİ HÜKÜMET TÜM AZINLIKLARIN HAKLARINA SAYGI GÖSTERMELİDİR”
    Suriye halkının uzun süredir çektiği devam eden çatışma, baskı ve yerinden edilme sona ermelidir. Avustralya, Suriye Geçici Yetkililerini, tüm azınlıkların haklarına tam olarak saygı gösteren ve temsili, mezhepsel olmayan bir hükümet kuran kapsayıcı, Suriye liderliğindeki, Suriye’ye ait bir siyasi geçişe öncülük etmeye çağırıyor. Suriye halkı için uzun zamandır beklenen barış ve istikrarı sağlamak için kalıcı siyasi değişimi ve kapsayıcı yönetimi teşvik etmek amacıyla Birleşmiş Milletler ve uluslararası ortaklarımızla işbirliği yapmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Beyoğlu Şubesi Alevi katliamını protesto etti: Bu bir soykırımdır -VİDEO

    PSAKD Beyoğlu Şubesi Alevi katliamını protesto etti: Bu bir soykırımdır -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Beyoğlu Şubesi, Suriye’de yaşanan Alevi katliamını protesto etmek için bir yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Açıklamada yaşananların bir soykırım olduğu vurgulanarak bu duruma derhal son verilmesi gerektiği belirtildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Beyoğlu Şubesi, Suriye’de yaşanan Alevi katliamını protesto etmek için bir yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Açıklamada yaşananların bir soykırım olduğu vurgulanarak bu duruma derhal son verilmesi gerektiği belirtildi.

    “BU BİR SOYKIRIMDIR”

    HTŞ ve lideri Colani başta olmak üzere, cihatçıların bu katliamın sorumluları olduğu belirtilen açıklamada, Katil Colani’yi aklamaya çalışan batılı ülkelerin derhal bu duruma son vermeleri gerektiği ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu yaşananlar sadece bir mezhep çatışması değil, insanlık değerlerini ve vicdanını derinden yaralayan bir suçtur. Alevi köyleri kuşatma altında ve halk ölüm tehdidiyle karşı karşıya. Kaçırılan kadınlar tecavüz edilip korkutuluyor. Gençler işkence edilerek öldürülüyor. Köyler yakılıp yıkılıyor. Bu bir soykırımdır.

    Bizler Aleviler olarak tarih boyunca zulmün hep karşısında olduk olacağız. Zalimin karşısında mazlumun yanında bir olacağız,iri olacağız, diri olacağız.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

  • Suriye Alevi katliamı için ortak çağrı: Küresel toplum tepkisini açıkça göstermelidir

    Suriye Alevi katliamı için ortak çağrı: Küresel toplum tepkisini açıkça göstermelidir

    PİRHA- Suriye’deki Alevi katliamına karşı 2 kurum ve 60 ismin ortak imzasıyla bir metin yayımlandı ve kamuoyu sorumluluk almaya davet edilirken küresel toplumun da tepkisini açıkça göstermesi gerektiği vurgulandı.

    Alevilere yönelik olarak, 6 Mart’ta Lazkiye, Tartus, Cebla, Banias kentleri ile Hama ve Humus kırsalında başlayan katliamlara karşı, aralarında siyasetçi, gazeteci, yazar, akademisyen ve sanatçıların da bulunduğu 60 kişi ve 2 kurum, ortak imzalı metin yayımladı.
    Metinde, katliamlara karşı kamuoyunun sorumluluk alması gerektiği vurgulanarak, “Küresel toplum, tepkilerini açıkça göstererek yöneticilerini sorumluluk almaya çağırmalı; katliam sorumlularının cezalandırılması ve cihatçı terörün dizginlenmesinin sağlanmasına çağrı yapmalı ve zorlamalıdır” denildi.
    ‘ŞİDDET, VAHŞET VE CİNAYETLERDE ARTIŞ YAŞANIYOR’
    Çağrı metninde şu ifadelere yer verildi:
    “Suriye’de rejimin/devletin çökertilmesinden itibaren HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) şemsiyesi altındaki cihatçı yerli ve yabancı grupların eliyle sürdürülen şiddet, vahşet ve cinayetlerde 6 Mart’tan bu yana tehlikeli bir artış yaşanmaktadır. 6 Mart’ta ‘eski rejim artıklarının temizlenmesi’ adına özellikle Nusayrilere (Arap Alevileri) karşı Lazkiye, Cebla, Banias ve Tartus vilayetleri ile Hama ve Humus kırsallarında başlayan şiddet, binlerce masum insanın katliamların kurbanı olmasına ve on binlerce insanın yerinden edilmesine yol açmıştır. Vahşi katliamların kurbanları arasında Hıristiyanların da yer alması, katliamların bir başka boyutudur. Katliamların “Uygar dünya”nın/küresel toplumun gözleri önünde gerçekleşmesi üzücüdür. Üstelik katliamların “Uygar dünya”nın/küresel toplumun meşrulaştırdığı güçler tarafından gerçekleştirilmesi, çok büyük bir ayıbın temelini oluşturmaktadır. Yaşanan trajedinin baş aktörleri olan cihatçı örgütler, bunlara saklama gereği bile duymadan, acımasızca yok ettikleri erkek, kadın, yaşlı ve çocukların görüntülerini çektikleri videolarla naklen yayınlarla bütün dünyaya yayma cüretinde bulunmaktadırlar. Bu cesareti nereden aldıkları sorusunun sorulmasını gerektirir.
    ‘KÜRESEL TOPLUM KATLİAMLARA GÖZ YUMUYOR’
    Etnik ve dini kimliklerin kazınmasına yönelik bu katliamlardaki acımasız tırmanış, Nusayriler (Aleviler), Hıristiyanlar (Ermeniler, Rum Ortodoks, Rum Katolik, Süryani, Maruni, Keldani), Ezidiler, Kürtler ve Dürziler üzerindeki sistematik zulmü göstermektedir. Bir yandan geçici anayasadan ve burada çeşitli grupların (Hristiyan, Alevi, Kürt…) statü ve söz sahibi olacaklarından bahsediliyor, diğer yandan on binlerce Alevi (Nusayri) başta olmak üzere katliama girişiliyor. Bu durum, Türkiye’yle olan vahim paralelliği akla getiriyor: Bir yandan ‘Süreç’, diğer yandan Kürtler başta olmak üzere, CHP de dahil olmak üzere her türlü baskının arş-ı alaya varması. Uluslararası tepkiler hâlâ çok tereddütlü. “Uygar toplum”un temsilcilerinin ardı arkası kesilmeyen ziyaretleriyle HTŞ ve cihatçı örgütleri meşrulaştıranların, bunların sorumluluğunu da alması gerekmektedir. Küresel kamuoyunun gözü önünde etnik temizlik yaşanırken, küresel toplumun buna göz yumması üzücüdür. Tepkilerini açıkça göstererek, yöneticilerini sorumluluk almaya çağırmalı, katliam sorumlularının cezalandırılması ve cihatçı terörün dizginlenmesinin sağlanmasına çağrı yapmalı ve zorlamalıdır”
    Metninde imzası bulunanlar şunlar: “Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, A.Serdar Koçman, Ahmet Doğan, Akın Atauz, Akın Birdal, Ali Ekber Kaypakkaya, Ali Gökkaya, Altan Açıkdilli, Attila Tuygan, Aysel Baytar, Aziz Çelik, Babür Pınar, Bager Oğuz Oktay, Baskın Oran, Cengiz Aktar, Doğan Özgüden, Erdal Doğan, Ergun Babahan, Erol Ercan, Fatime Akalın, Fatin Kanat, Feyzullah Tunç, Fikret Başkaya, Gazi Eke, Güngör Şenkal, Gürhan Ertür, Haldun Açıksözlü, Halil Kurt, Halil Savda, Hicri İzgören, Hovsep Hayreni, Hüseyin Demir, İbrahim Seven, İnci Tuğsavul, İsmail Beşikçi, Lütfi Gölpunar, Mihail Vasiliadis, Mustafa Karataş, Necati Abay, Neziha Ercan, Nurten Kırmızıgül, Özcan Soysal, Özgür Başkaya, Pınar Ömeroğlu, Ragıp Zarakolu, Ramazan Gezgin, Recep Maraşlı, Sait Çetinoğlu, Savaş Yılmaz, Selahattin Koçak, Sibel Özbudun, Şaban İba, Şanar Yurdatapan, Şükriye Ercan, Temel Demirer, Vedat Taşkın, Veysi Sarısözen, Viki Çiprut, Yaşar Küçükaslan, Yıldız Aydın, Ziya Halis.”
    (HABER MERKEZİ)
  • İzmir’de ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu’ belgesel gösterimi yapıldı -VİDEO

    İzmir’de ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu’ belgesel gösterimi yapıldı -VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı üzerine yapılan ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu’ belgesel filminin gösterimi İzmir’de yapıldı. Gösterim öncesi yapılan konuşmalarda Madımak’ın Aleviler için bir dönüm noktası olduğu, bunların münferit değil bilinçli organize edilen konular olduğu vurgulandı.

    Ümit Kıvanç’ın Madımak Katliamı üzerine yaptığı ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu’ isimli belgesel filmin gösterimi İzmir’de yapıldı. PSAKD Bornova Cemevi’nde yapılan gösterimde, Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Gazeteci Çilem Küçükkeleş, Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı ve Madımak Katliamı Hafıza Merkezi ve Sanal Müze tanıtımı Genel Koordinatörü Eylem Şen birer konuşma yaptılar. Yapılan konuşmaların ardından belgesel gösterimine geçildi.

    “MADIMAK ALEVİLER İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”

    Alevilerin çok iyi niyetli olduğunu, başlarına gelmeyeceklerini düşündükleri şeylerle karşı karşıya kalan topluluklardan biri olduğunu vurgulayan Gazeteci Çilem Küçükkeleş, “Madımak, Aleviler için tarihi bir dönüm noktasıdır. Bir Madımak öncesi var hepimiz için, bir de sonrası var” dedi.

    “BİZ NEYLE MÜCADELE ETTİĞİMİZİ İYİ ANLAMALIYIZ”

    Madımak Katliamı üzerinden 32 yıl geçtiğini, yıllardır o günden bakıp bugünün görülmesi gerektiğine vurgu yaptığını belirten yazar-siyasetçi Zeynep Altıok Akatlı, “Biz neyle mücadele ettiğimizi iyi anlamalıyız. Bunlar münferit konular değil. Bunlar üst üste konulan adaletsizliklerin tortusundan, cezasızlıktan güç alan olaylar” değerlendirmesini yaptı.

    PİRHA/İZMİR

  • Colani’nin Brüksel ziyareti öncesi sosyal medya kampanyası

    Colani’nin Brüksel ziyareti öncesi sosyal medya kampanyası

    PİRHA- Colani’nin Brüksel ziyareti öncesi bu akşam sosyal medyada protesto kampanyası düzenleniyor. Yapılan duyuruda kampanyaya destek istendi. Detaylar aşağıda.

    SOSYAL MEDYA KAMPANYASI DUYURUSU:

    “Alevi katili Colani 17 Mart Pazartesi günü, Avrupa Birliği’nin misafiri olarak Brüksel’i ziyaret edecek. Brüksel’de Alevi derneklerinin düzenlediği bir protesto olacak, gidecek olabilenler lütfen o protestoya katılsın.

    Gidemeyecek olanlarsa, 16 Mart Pazar akşamı yapacağımız sosyal medya kampanyasına lütfen katılsın. Kampanyamız dahilinde, herkes yaşadığı yere göre aşağıdaki saatlerde ekteki, İngilizce “Avrupa Birliği: Savaş suçlularını misafir etme” sloganını içeren görseli (veya kendi seçtikleri benzeri başka bir görseli) paylaşsınlar, ama her halükarda herkes bu hashtag’leri paylaşımlarına mutlaka koysun, amacımız “trending topic” olmak.

    Paylaşımlarda Mutlaka olmasi gereken hashtag’ler şunlar:
    #StopAlawiteGenocideInSyria #TerroristJolani

    Onun dışında farklı kişi ve kurumlar da tag’lenebilir (@EU_Commission gibi), görselin üzerine herhangi bir dilde ilave yorumlar yazılabilir.

    Kampanya başlama saatlerimiz şöyle; mümkün olduğunca, başta kurumsal adreslerden olmak üzere tam bu saatlerde paylaşım yapın.

    Brüksel-Avrupa: 21:00

    Türkiye: 23:00

    ABD: 4:00 PM (EST)

    Hem katılım sağlayıp hem de bu duyuruyu bağlı oldukları örgütlerle ve eşiyle-dostuyla paylaşanlara, Suriye’de an itibariyle terörize edilen, kanları akıtılan, dağlarda ot yiyerek hayatta kalmaya çalışan Alevi canlarımız adına çok teşekkür ederiz. Hızır hepimizin yardımcısı olsun!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Studies Network, Suriye’deki Katliamı kınadı, akademik dayanışma çağrısı yaptı!

    Alevi Studies Network, Suriye’deki Katliamı kınadı, akademik dayanışma çağrısı yaptı!

    PİRHA- Suriye’deki Alevi Katliamına akademik dünyadan da tepkiler geliyor. Alevilik çalışmalarını küresel düzeyde güçlendiren Alevi Studies Network, Suriye’de Alevi topluluklarına yönelik katliamı kınayarak uluslararası kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı. 

    Uluslararası Alevilik Çalışmaları Platformu olan Alevi Studies Network, Suriye’de son dönemde Alevi topluluklarına yönelik gerçekleştirilen katliamlara ilişkin bir açıklama yayımlayarak, bu insanlık dışı saldırıları şiddetle kınadı. Açıklamada, özellikle Alevi inancına mensup sivil halkın hedef alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulanırken, uluslararası kamuoyu ve akademik çevrelere bu trajediyi daha görünür kılmaya ve duyarlılığı artırmaya davet edildi.

    Alevi Studies Network Hakkında

    Alevi Studies Network, tarihsel olarak baskılara maruz kalmış Alevi topluluklarının korunması gerektiğine dikkat çekerek, bu tür olayların yalnızca yerel değil, küresel bir insan hakları meselesi olduğunun altını çizdi. Platform, Alevi inancı ve kültürü üzerine yapılan akademik çalışmaların yaygınlaştırılması ve bu alandaki farkındalığın artırılması için çalışmalarını sürdürüyor.

    2023 yılında, Avrupa’da yaşayan ve Alevilik Çalışmaları alanında araştırmalar yapan bir grup akademisyen tarafından kurulan Alevi Studies Network, kısa sürede küresel bir platform haline geldi. İki yıl içerisinde dünya çapında 260’tan fazla akademisyeni bünyesine katan platform, Alevilik üzerine çalışan araştırmacıları, akademisyenleri ve uzmanları bir araya getiren ilk ve tek uluslararası akademik iş birliği ağı olma özelliği taşıyor.

    Platform, Alevilikle ilgili disiplinler arası akademik çalışmaları destekleyerek, Alevi inanç ve kültürüne dair araştırmaların yaygınlaştırılmasını ve akademik camiada daha görünür hale gelmesini hedefliyor. Alevi Studies Network, doktora öğrencileri için düzenlediği atölye çalışmaları ve kıdemli akademisyenlerle genç araştırmacıları bir araya getiren projelerle de dikkat çekiyor. Bugün itibarıyla ağın üyelerinin yarısından fazlası yeni nesil araştırmacılardan oluşuyor.

    Genç Kuşak Araştırmacılar için Önemli Bir Merkez

    Son 2,5 yıldır doktora öğrencileri için düzenlediği atölye çalışmalarıyla genç araştırmacıların akademik ağlarını genişletmelerine ve görünürlük kazanmalarına yardımcı olan Alevi Studies Network, bu alanda önemli bir boşluğu dolduruyor. Platform, kıdemli akademisyenler ile erken kariyer araştırmacıları arasında iş birliğini teşvik eden ortak yayınlar ve projeler için de bir merkez haline geldi. Her hafta yayımlanan bültenler aracılığıyla Alevilik çalışmaları alanındaki güncellemeler ve akademik fırsatlar paylaşılıyor.

    Alevi Studies Network’e Nasıl Destek Olunur?

    Alevi Studies Network, Alevilikle ilgili konular üzerinde çalışan tüm akademik seviyedeki araştırmacılara açık. Platforma katılmak isteyenler, info.alevistudiesnetwork@gmail.com adresine başvurabilir. Ayrıca, konferans çağrıları, yayınlar, burslar ve diğer akademik fırsatlar bu adres üzerinden paylaşılarak, ağın büyümesine katkıda bulunulabilir.

    Alevi Studies Network, Alevilik çalışmalarının küresel düzeyde tanınırlık kazanması ve daha sistemli bir şekilde gelişmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Platformun web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan duyurular, akademik camianın bu alana olan ilgisini artırmayı hedefliyor.

  • 10 MART 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    10 MART 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    – Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 sanatçı, aydın ve yazarın faillerinin tahliye edilmesine ilişkin  değerlendirmede bulunan Kızıldeli Sultan Ocağı Evlatlarından Mustafa Sazcı, Sivas katliamı faillerininim bırakılması sadece PSAKD sorunu olmadığını belirterek Alevi kurumlarının ortak çatı örgütü olan ABF öncülüğünde  tüm toplumsal kesimlerle birlikte alanlara çıkılarak tepki gösterilmesi gerekir” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    – Okullarda Ramazan ayı etkinlikleri ve oruç çetelesi gibi uygulamalara tepki gösteren Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, bu uygulamanın öğrenciler arasında ayrıştırma doğurduğunu belirterek, “Çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bırakan ve çocuk hakları ihlali olan bu uygulamaya derhal son verilmeli” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -‘Dersim’de, DEM Parti, saat 11’de, Şaroğlu otelinde Çiğdem Kılıçgün Uçar, Nurhayat Altun ve Emran Emekçi’nin katılacağı ‘Barış ve Demokratik Toplum için Halk Toplantısı’ düzenliyor. GÖRÜNTÜLÜ

    -Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, saat 17.30’da, Özgür Çocuk Parkı’nda, ‘Suriye’de Alevi Katliamını Durdurun’ başlıklı bir basın açıklaması yapacak. GÖRÜNTÜLÜ

    -İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, saat 19.30’da Kadıköy İskele meydanında, ‘HTŞ Suriye’de Alevileri Katlediyor. Seyretme, Geçit Verme’ başlıklı bir basın açıklaması yapacak. GÖRÜNTÜLÜ

    -İzmir Barış Forumu, bölgedeki savaşlara ve barış girişimlerine dair, saat 12.30’da, İzmir Barosu önünde basın açıklaması gerçekleştirecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -PSAKD Ankara Şubesi, saat 19’da, Yaşar Seyman’ın katılacağı, ‘Siyaset ve Kadın’ başlıklı bir 8 Mart etkinliği düzenleyecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Alevi yurttaşlar, Suriye Başkonsolosluğu önüne giderek HTŞ öncülüğünde Lazkiye ve Tartus’ta yapılan katliamları protesto etti. PİRHA’ya konuşan yurttaşlar, yapılan katliama karşı dünya kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. GÖRÜNTÜLÜ

  • Suriye’deki Alevi Katliamı Berlin’de protesto edildi -VİDEO

    Suriye’deki Alevi Katliamı Berlin’de protesto edildi -VİDEO

    PİRHA- Suriye’de yapılan Alevi katliamı, Almanya’nın Berlin kentinde binlerce kişinin katılımıyla protesto edildi. Berlin Feda Komisyon Sözcüsü Cengiz Ünal, “Bu yapılanlara karşı Aleviler artık bulundukları tüm ülkelerde, o ülkelerin kamuoylarına seslenmek zorundalar. Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç’ı devreye sokmak zorundalar. Buna karşı durulmazsa bu toplum katledilip dinamikleri yok edilecektir” dedi.

    Suriye’de yapılan Alevi katliamı, Almanya’nın Berlin kentinde, Türk Konsolosluğu önünde binlerce kişinin katılımıyla protesto edildi.

    Südosteuropa-Gesellschaft e.V. (Güneydoğu Avrupa Topluluğu), Berlin Arap Alevileri Derneği (BAAB), UGARIT VEREIN e.V ve Humanitäre Hilfe Für Syrien (Suriye İnsani Yardım Derneği)’nin çağrılarıyla Berlin Türk Konsolosluğu önünde toplanan kitle, son günlerde Suriye’de yapılan katliamdan fotoğraflar ve katliamı protesto eden dövizler taşıdı, sloganlar attı. Suriye Sınır Tanımayanlar Derneği adına Aktham Süleyman’ın konuştuğu eylemde Suriyeli Arap Aleviler büyük katılım sağladı.

    “DÜNYA SEYREDİYOR, BİZ SEYRETMEMELİYİZ”

    Eyleme katılanlardan Bülent Özdemir ve Berlin Feda Komisyon Sözcüsü Cengiz Ünal, PİRHA’ya açıklamalarda bulundular.

    Günlerdir Suriye’de cihatçı çetelerin, yeni katil iktidarın Alevi halkını katletmesine, soykırım girişimlerine karşı Türkiye konsolosluğu önünde buluştuklarını belirten Bülent Özdemir, “Biz Aleviler nerede bir mazlum varsa hep onların yanında olduk, zalimlerin karşısında durduk. Mazlumun dilini, dinini, ırkını hiçbir zaman sorgulamadık. Bugün Suriye’de katledilen mazlum Alevi halkının yanında olma günüdür. Bu konuda Alevi kurumları daha iradi, daha örgütlü olmalı. Dünya seyrediyor, biz seyretmemeliyiz” değerlendirmesini yaptı.

    “ALEVİLER BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İ, KIZILHAÇ’I DEVREYE SOKMAK ZORUNDALAR”

    Korkulanın gerçekleştiğini, IŞİD ve El Nusra artıklarının Alevilere karşı soykırım uyguladıklarını ifade eden Berlin Feda Komisyon Sözcüsü Cengiz Ünal ise şu değerlendirmeleri yaptı:

    “Alevinin Türkü, Kürdü, Arabı var ama Alevi düşmanları kimseyi Türk, Kürt, Arap diye ayırmıyor. Alevi olmak senin katledilmene gerekçe yapılıyor. Şimdi tüm Aleviler için birlik beraberlik zamanı. Bu katliamlar bekleniyordu fakat Aleviler buna karşı birliklerini sağlayamadılar. Can ve mal güvenliklerini sağlayamadılar. HTŞ’li teröristler alanda istedikleri gibi at koşturuyorlar.

    Bu yapılanlara karşı Aleviler artık bulundukları tüm ülkelerde, o ülkelerin kamuoylarına seslenmek zorundalar. Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç’ı devreye sokmak zorundalar. Buna karşı durulmazsa bu toplum katledilip dinamikleri yok edilecektir. Anayasal güvecesi olmayan, bulundukları yerde kendilerini savunamayan hiçbir halk ve toplum yaşayamaz. Alevi düşmanları bu örgütsüzlükten yararlanarak tüm Alevileri hedefe alıyorlar.”

    PİRHA/BERLİN

     

  • Nimet Tanrıkulu’nun serbest bırakılması için çağrı: Hak savunuculuğu suç değildir!

    Nimet Tanrıkulu’nun serbest bırakılması için çağrı: Hak savunuculuğu suç değildir!

    PİRHA- 94 gündür tutuklu bulunan ve “Örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılanan insan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu’nun ilk duruşması, yarın İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Tanrıkulu’nun serbest bırakılması için İnsan Hakları Derneği (İHD) başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum örgütü çağrı yaptı.

    Nimet Tanrıkulu, 26 Kasım 2024’te sabah saatlerinde evine düzenlenen bir polis operasyonuyla gözaltına alındı. Aynı dosya kapsamında aralarında siyasetçiler ve sendikacıların da bulunduğu 12 kişi daha gözaltına alındı. Tanrıkulu ve sekiz kişi, 29 Kasım’da Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Diğer dört kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    FEMİNİST, KÜRT VE ALEVİ BİR MÜCADELE İNSANI

    Tanrıkulu, 30 yılı aşkın süredir insan hakları, kadın hakları ve barış mücadelesi veren bir isim. Feminist, Kürt ve Alevi kimliğiyle tanınan Tanrıkulu, 12 Eylül darbesi sonrasında gözaltına alınmış ve işkence görmüştü. İnsan Hakları Derneği (İHD), 78’liler Girişimi ve Barış İçin Kadın Girişimi gibi örgütlerin kurucuları arasında yer alan Tanrıkulu, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın da aktif bir üyesi. Alevi derneklerinde de yöneticilik yaptı.

    “30 YILDIR İNSAN HAKLARI MÜCADELESİ VEREN BİR İSİM”

    Yarınki duruşma öncesinde İHD İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada, “Hak savunuculuğu yargılanamaz, Nimet Tanrıkulu’na özgürlük” pankartı açıldı. İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Tanrıkulu’nun tutukluluğunun hukuk dışı olduğunu vurgulayarak, “Nimet, 30 yıldır insan hakları mücadelesi veren bir isim. Onun tutuklanması, aslında bir insan hakları savunucusunun, feministin, Kürt ve Alevi kimliğinin yargılanmasıdır” dedi.

    Keskin, Tanrıkulu’nun sosyal medya paylaşımları ve katıldığı etkinliklerin suçlama konusu yapıldığını belirterek, “Seyit Rıza, Deniz Gezmiş gibi isimlerin fotoğraflarını paylaşması veya kadın hakları çalıştaylarına katılması gibi eylemler, tamamen sivil ve meşru faaliyetlerdir. Bunların suç olarak gösterilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    Keskin, Tanrıkulu’nun Demokratik Toplum Kongresi’nde (DTK) yaptığı bir konuşmanın da suçlama konusu yapıldığını, ancak daha önce bu konuda Diyarbakır Adliyesi’nde “kovuşturmaya yer yok” kararı verildiğini hatırlattı. “Nimet son derece hukuksuz bir şekilde yargılanıyor. Biz yarın bu hukuk dışı yargılamanın son bulmasını istiyoruz ve serbest bırakılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    “İDDİANAME AKIL VE HUKUK DIŞI”

    İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, 20 kurumun imzaladığı ortak metni okudu. Yoleri, Tanrıkulu’nun uluslararası düzeyde tanınan bir insan hakları savunucusu olduğunu belirterek, “İddianamedeki suçlamalar akıl ve hukuk dışıdır. Nimet Tanrıkulu’nun tutukluluğu, Türkiye’nin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır” dedi.

    Yoleri, Tanrıkulu’nun daha önce benzer iddialarla Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturulduğunu, ancak “kovuşturmaya yer yok” kararı verildiğini hatırlattı. “Nimet Tanrıkulu’nun serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Bu yargı tacizi bir an önce son bulmalı” diye konuştu.

    TÜRKİYE ÇAPINDA ÇAĞRILAR

    İHD’nin İstanbul’daki açıklamasının yanı sıra, Şanlıurfa, İzmir, Adana, Hatay ve Van gibi birçok kentte de Tanrıkulu’nun serbest bırakılması talebiyle eylemler düzenlendi. Şanlıurfa’da İHD ve 78’liler Girişimi, “Nimet Tanrıkulu serbest bırakılsın” pankartı açarken, İzmir’de Eski Sümerbank önünde yapılan açıklamada “İnsan hakları savunucuları yargılanamaz” denildi.

    İmzacı Kurumlar:

    • İnsan Hakları Derneği (İHD)
    • 78’liler Hareketi
    • Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF)
    • Barış Vakfı
    • Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)
    • Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)
    • Diyarbakır Barosu
    • Eşit Haklar İçin İzleme Derneği (ESHİD)
    • Hak İnisiyatifi Derneği
    • Hakikat Adalet Hafıza Merkezi
    • İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)
    • Kadın Kültür Sanat Edebiyat Derneği (KASED)
    • Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)
    • Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)
    • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)
    • Türk Tabipler Birliği (TTB) İnsan Hakları Kolu
    • Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)
    • Yaşam Bellek Özgürlük Derneği
    • Yurttaşlık Derneği

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • 03 MART 2025 PAZARTESİ-GÜNDEMİ

    03 MART 2025 PAZARTESİ-GÜNDEMİ

    Bu ülkede yaşayan herkesin barışa huzura ve  kardeşliğe ihtiyacı olduğunu belirten Tüm Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) Şube Başkanı İlhan Karakurt, “Barış ekmek gibi su gibi bir ihtiyaç” diye belirtti.GÖRÜNTÜLÜ

    -PSAKD, Genel Merkezi’nde ‘adalet nöbeti’ tutulmaya ikinci gününde devam edecek. GÖRÜNTÜLÜ

    – 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken kadınların isyanı, mücadelesi ve direnişi de büyüyor. Mersin’de kadınlar, erkek egemen sisteme karşı mücadeleyi büyütmek için 8 Mart’ta sokaklarda olma çağrısı yaptı.GÖRÜNTÜLÜ

    -DEM Parti Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında Hal Kompleksi’nde çalışan kadın işçileri ziyaret etti. Kadınların sorunlarının dinlendiği ziyarette, 8 Mart’ta sokaklarda ve alanlarda olma çağrısı yapıldı.GÖRÜNTÜLÜ

     

  • Edip Akbayram hayata veda etti

    Edip Akbayram hayata veda etti

    PİRHA- Geçirdiği rahatsızlığın ardından 4 Ocak’tan bu yana yoğun bakımda tedavi gören halk müziğinin unutulmaz sesi, “Aldırma Gönül” ve “Garip” gibi ölümsüz eserlerin yorumcusu Edip Akbayram, 75 yaşında hayata veda etti. 

    Halk müziğinin unutulmaz sesi, “Aldırma Gönül” ve “Garip” gibi ölümsüz eserlerin yorumcusu, usta müzisyen Edip Akbayram, 75 yaşında hayata veda etti. Uzun süredir zatürre ve iç kanama gibi ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden sanatçı, 4 Ocak’tan bu yana tedavi gördüğü Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bugün saat 19.30’da çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi.

    İKİ AYDIR YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRÜYORDU

    Edip Akbayram, geçirdiği zatürre hastalığı sonrasında 9 Ocak’ta yataktan düşme nedeniyle iç kanama şüphesiyle tekrar hastaneye kaldırılmış ve 10 Ocak’ta ameliyat edilmişti. Yaklaşık iki aydır yoğun bakımda tedavi gören sanatçı, tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yaptığı açıklamada, “Sağlık ekiplerimiz tarafından kendisine en ileri düzeyde bakım ve tedavi uygulanmış olup, tüm çabalara rağmen maalesef kurtarılamamıştır” ifadelerini kullandı.

    SANATÇININ SON YOLCULUĞU

    Edip Akbayram’ın vefatının ardından sevenleri ve müzik camiası büyük bir üzüntü yaşadı. Sanatçı için 4 Mart Salı günü saat 11.00’de Harbiye’deki Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bir veda töreni düzenlenecek. Törenin ardından Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrasında Akbayram’ın cenazesi, Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    MÜZİĞİN EFSANE İSMİ

    1950 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Edip Akbayram, müziğe damga vuran isimlerden biri oldu. Özellikle 1970’li yıllarda yükselişe geçen sanatçı, Anadolu rock ve halk müziği tarzındaki eserleriyle geniş kitlelere ulaştı. “Zamanı Gelir”, “Kükredi Çimenler” ve “Dumanlı Dumanlı” gibi şarkılarıyla hafızalara kazınan Akbayram, müzik dünyasında bıraktığı derin izle her zaman anılacak.

    ‘Türküler Yanmaz’, ‘Güzel Günler Göreceğiz’ ve ‘Hava Nasıl Oralarda?’ gibi albümlerle geniş halk kitlelerine ismini duyuran usta sanatçı, kurucularından olduğu Dostlar Orkestrası ile geniş bir yelpazede şarkılar icra etti.

    SİVAS KATLİAMI’NA ALBÜM ADADI

    Sanatçı, ‘Türküler Yanmaz’ albümünü Sivas Katliamı’nda öldürülen insanlara adadı, bu albümde Can Yücel, Ahmed Arif ve Vedat Türkali gibi şairlerin şiirlerini besteledi.

    ‘Aşk Olsun Sana Çocuk’, ‘Aldırma Gönül’ ve ‘Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz’, ‘Bekle Bizi İstanbul’ ve ‘Güzel Günler Göreceğiz’ gibi çok sayıda bilinen şarkıya imza attı.

    2011 senesinde uzun yıllardır yaşadığı Kadıköy’ün yerel gazetesine verdiği röportajda ise “Ben sosyalist bir insanım. Ezilenlerin melodik sesi olmaya çalışıyorum” demişti.

    Sanatçının vefatıyla birlikte sosyal medyadan ve müzik camiasından birçok ünlü isim taziyelerini iletti. Sevenleri, onun müziğinin ve sesinin Türkiye’nin kültürel mirasında her zaman yaşayacağını belirtti.

    Edip Akbayram, geride bıraktığı ölümsüz eserlerle ve nesiller boyu sürecek bir mirasla anılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • 24 ŞUBAT 2025 PAZARTESİ- GÜNDEM

    24 ŞUBAT 2025 PAZARTESİ- GÜNDEM

    -Kürt sorununda yeni süreç tartışmalarını değerlendiren DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, “Bir tuğlayı çekince duvar nasıl yıkılırsa, Kürt sorununun çözümü de bu duvarı yıkacaktır ve bütün sorunların çözümü için başlangıç olacaktır. Kürt sorunu bugün eşit yurttaşlık talebini, ana dilde eğitimi, zorunlu din dersi gibi tüm sorunları kapsayan bir yerde. Biz Alevilerde bu sürecin takipçisi ve öznesi olmalıyız” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -AKD Antalya Şube Zeytinköy Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü-GÖRÜNTÜLÜ

    – Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in avukatı aracılığıyla yaptığı şikayet üzerine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe’ye soruşturma açıldı. Erçe, 14.00’da Ankara Sıhhiye Adliyesi’nde ifade verecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Antalya Halkevi Yöneticisi Kutay Meriç, Suriye’de Alevilere yönelik şiddet eylemlerine ilişkin Baas rejiminin suçlarının Alevlere ihale edilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığına dikkat çekerek, “Böyle bir katliam girişimi bahane ediliyor. Görünen o ki rejim kendisinden olmayan bütün topluluklara bu tür yöntemlerle dayatmak istiyor” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca, HDK’ye dönük operasyonları değerlendirerek, “Halkın siyasi bir direnç arayışı var ve bu direnç yüzünü elbette ki örgütlü güçlere dönüyor. Bunun fakrında olan AKP iktidarı bu operasyonları daha da genişleterek, çok çeşitli kesimlere yayarak korku iklimini derinleştirmeye çalışacaktır. Bunun karşısında dik durabilmenin tek bir koşulu var; en yerelde kimin yarası varsa, diğerinin yarasıyla birleştirebileceği ortak mücadele alanları yaratmaktır. Bunun olanakları dünden daha fazladır” diye konuştu. GÖRÜNTÜLÜ