Yazar: Eyub

  • “Alevi Ansiklopedisi dijital ortamda çok dilli bir ansiklopedi olacak” -VİDEO

    “Alevi Ansiklopedisi dijital ortamda çok dilli bir ansiklopedi olacak” -VİDEO

    PİRHA- Londra Tilkiler Toplum Merkezi’nin düzenlediği kahvaltıda konuşan ve Alevi Ansiklopedisi hakkında bilgi veren Rıza Şehri Akademisi yöneticisi yazar Ozan Genç, bu çalışmanın bir ilk olduğunu, dijital ortamda çok dilli bir ansiklopedi hazırladıklarını ve Alevi kurumlarını da bilgilendirip desteklerini istediklerini belirtti.

    İngiltere’de yaşayan Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Tilkiler köylülerinin kurduğu Tilkiler Toplum Merkezi, geleneksel kahvaltı etkinliğini dernek merkezinde düzenledi.

    Kahvaltıya Göçmen İşçiler Derneği Başkanı Bedriye Avcıl, Alxas Kom Eş Başkanı Ayfer Köker ve Elif Gökşen, Zedikanlılar Dernek Başkanı Mahmut Gözüak ve Hava Konuş katıldı.

    Kahvaltıdan sonra Rıza Şehri Akademisi yöneticisi yazar Ozan Genç, Rıza Şehri Akademisi ve Alevi Ansiklopedisi adına bir sunum yaptı.

    “ALEVİ ANSİKLOPEDİSİ GEÇ KALINMIŞ BİR ŞEYDİ”

    Yaklaşık dört sene önce Dortmund şehrinde bir okul binasını satın alıp, bu binanın ikinci katını akademi haline getirdiklerini, burada Alevilik üzerine dersler vermeye başladıklarını ve bu derslerin tamamen akademisyenler tarafından verildiğini belirten Ozan Genç, “İlk eğitimimizde 189 kişi başvurdu fakat 70 kişi düzenli olarak bu eğitimlere katıldı ve ilk 6 aylık periyotta mezun oldular. Bu eğitimleri başlattıktan sonra ikinci projemiz olarak Bir Alevi Ansiklopedisi yapma sürecini başlattık. Bu yeryüzünde şu ana kadar olan bir şey değil. Şu ana kadar üretilmiş, yazılmış değil. En az 30 yıl önce yazılmış olması gereken bir şeydi. Geç kalınmış ama başladık” dedi.

    “DİJİTAL ORTAMDA ÇOK DİLLİ BİR ANSİKLOPEDİ OLACAK”

    Genç, Alevi Ansiklopedisi ile ilgili şunları kaydetti:

    “Alevi Ansiklopedisi nedir? Ne yapmak istiyoruz? Hangi aşamadayız?  bunun bilgisini vermek istiyorum. Birincisi bu ansiklopedi dijital ortamda olacak. İngiltere’den, Amerika’dan, Almanya’dan, Türkiye’de herhangi bir yerden bu ansiklopedi ulaşılabilir olacak. Temsili olarak 3-4 sene sonra, ana şekli oluştuktan sonra bir kereliğe mahsus olmak üzere sembolik olarak basılacak. Fakat dediğim gibi esas özelliği dijital olması. İkinci önemli özelliği çok dilli olması.”

    “ALEVİ KURUMLARINI BİLGİLENDİRMEK VE DESTEKLERİNİ ALMAK İÇİN BURADAYIZ”

    Sunumdan sonra PİRHA’ya konuşan Rıza Şehri Akademisi yöneticisi, yazar Ozan Genç, Alevi Ansiklopedisi ile ilgili şu bilgileri verdi:

    “Alevi Ansiklopedisi çalışmasının geldiği aşamayı kurumlara aktarmak ve beraberinde desteklerini almak için buradayız. İlk istediğimiz Alevi canların, kurumların ve yöre derneklerinin bu çalışmaları gündemleştirmeleri. Bu amaçla toplantılar düzenledik. İkinci destek isteğimiz lokmalarını almak. Bu çalışma çok ciddi kaynaklar gerektiriyor. Bundan dolayı çalışmayı kurumların gündemine taşıyıp, bu projeleri aynı zamanda maddi olarak sahiplenmelerini sağlamak istiyoruz. Bu noktada bazı Alevi kurumlarıyla görüşmeler yaptık. İçlerinden bir tanesi Britanya Alevi Federasyonu. Zaten genel olarak konfederasyonla da iletişim halindeyiz, oralarda da bilgilendirmeler yapmıştık. Olumlu karşıladılar, ilgilerini çekti.

    “WEB SAYFAMIZDA ANSİKLOPEDİ İLE İLGİLİ BÜTÜN BİLGİLER MEVCUT”

    Şu an bir web sayfamız var. Bu web sayfasında ansiklopediyle ilgili bütün bilgiler mevcut. Nasıl ulaşılabilir ne yapıyoruz ne yaptık ne yapıyoruz ne yapacağız? Bütün bilgilere çok kolay ulaşılabiliyor. Beraberinde iletişim adresleri var. Esas olarak kurumsal bir işleyiş olsun diye e-mail’ler üzerinden haberleşiyoruz. Fakat artı olarak ‘gönüllü ol’ bölümlerimiz var ve bayağı da bir gönüllü katkısı gelmeye başladı. Bültenlerimiz var, abone olunabiliyor ama özellikle e-mail adreslerini kullanırlarsa daha kalıcı, gözden kaçırmayıp geri dönüş yapacağımız bir bağlantı kurulmuş olur. Ayrıca telefon numaramız var.

    Bu tür toplantılar çoğaldıkça sırf web sayfası üzerinden değil de yüz yüze, can cana ilişkiler kurulduğunda da iyi sonuçlar alınabiliyor. Bunları gözlemliyoruz.”

    PİRHA/LONDRA

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevi Ansiklopedisi Yola Çıktı: Kültürel Miras Dijital Platformda Hayat Buluyor

  • Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Mamak Şubesi, Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü, lokmalar pay edildi. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede insanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.

    Aleviler, Hızır ayı dolayısıyla dünyanın bir çok yerinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi, Hızır ayı vesilesiyle Tuzluçayır Cemevi’nde cem tuttu. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ÜLKE OLARAK ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara yaptığı konusmada şunları söyledi:
    “Hızır ayındayız, hepimiz birbirimize Hızır olmak için bir aradayız. Gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz ülke olarak. Birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın.”

    “HIZIR’I BİRBİRİMİZDE BULARAK BU DARDAN KURTULABİLİRİZ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise yaptığı konuşmada, “Üç can, bir cem deriz. Bugün üç canımızı geçtik. Bu günlerde cemevlerimize katılım çok fazla bunu iyi okumamız gerekiyor. Bir cogunuz kırsal alanlardan geldik, Hızır ayı köylerimizde buğdayların azaldığı zamandır, kara kış günlerinde en çok Hızır’a ihtiyaç olan aydır. Bu günlerde de daradayız, zordayız. Suriye’de onlarca Alevi katledilme korkusu ile yaşıyor, dardayız. Hızır’ı galipte aramayalım, birbirimizde arayalım. Hızır’ı birbirimizde bularak bu dardan kurtulabiliriz” dedi.

    “HIZIR’IN BOLLUĞU, BEREKETİ HANEMİZDEN EKSİK OLMASIN”

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede Hızır’ın insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumu olduğunu belirterek şunları söyledi:
    “Bizler Aleviler olarak dışarıda olanlara gözünü kapatan bir toplum değiliz. Zalim ve mazlumun savaşında hep zalimin karşısında mazlumun yanında olan bir topluluğuz. İncinsen de incitme anlayışı ile yetiştik. Ama susmayacağız, demokratik haklarımız ile cevabımızı vermek zorundayız. Yezit dediğimiz kavramı da yanlış kullanıyoruz. Yezit zalim olandır. Bugün Yezit misliyle karşımızda. Cemler son zamanlarda dolup taşıyor. İnsanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı var. Her zaman bir araya gelmemiz gerekiyor. Hızır Alevilerin bir nevi bayramı. Bizim sadece Hızır Cemimiz yok, onlar da unutulmaya yüz tuttu. Hızır kelime anlamı olarak yeşil demektir. Yeniden doğuşu simgeler bizlerdeki devri daim anlayışı da böyledir. Hızır bizim yolumuzda doğanın yenilenmesini, bolluğun bereketin yeniden gelmesini simgeler. Hızır insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumudur. Hızır aynı zamanda bizim inancımızda Şahı Merdan Ali’dir. Birbirimizin dar gününde birbirimize destek olabiliyorsak o zaman Hızır gelmiştir. Birbirimizin Ali’si, birbirimizin Hızır’ı olmalıyız. Biz birbirimizin Hızır’ı olalım ki gençlerimizi ileri götürelim. Eğitim sistemi yerle bir olmuş durumda. Gençlerimizi yetiştirebilmemiz için bunları çoğaltmamız gerekiyor. Gençliği olmayan bir toplumun geleceği olmuyor. Cemevlerimizi birbirimizi geliştireceğimiz alanlara dönüştürmemiz gerekiyor. Muhabbet geleneğini arttırarak birbirimize destek olmalıyız. Umudumuzu yitirmeyelim. Hızır’ın bolluğu, bereketi hanemizden eksik olmasın.”

    Konuşmaların ardından 12 hizmetin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cem’in ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi Ansiklopedisi Yola Çıktı: Kültürel Miras Dijital Platformda Hayat Buluyor

    Alevi Ansiklopedisi Yola Çıktı: Kültürel Miras Dijital Platformda Hayat Buluyor

    PİRHA- Alevi kültürünü bilimsel temellerle geleceğe taşıyacak dijital bir köprü kuruluyor! Rıza Şehri Akademisi öncülüğünde hayata geçirilen Alevi Ansiklopedisi, Temmuz 2025’te ilk içeriklerini yayınlamaya hazırlanıyor. Akademisyenler, yazarlar ve tüm Alevi toplumu, bu tarihî projeye katkı sunmaya çağrılıyor.

    Alevi kültürünün bin yıllık çığlığı, artık dijital bir yankı buluyor! Alevi toplumunun kendi gerçekliğini bilimsel temellerle anlatacak bir dijital hafıza projesi nihayet hayata geçiyor. Alevi Ansiklopedisi, Rıza Şehri Akademisi öncülüğünde, yüzyıllardır asimilasyon ve unutturma politikalarına direnen Alevi toplumunun hafızasını korumak için, Aleviliği kendi kavramları, ritüelleri ve tarihsel derinliğiyle aktarmak üzere yola çıktı.

    Bu girişim, manipülatif bilgi kirliliğine karşı bir direnç noktası oluşturmayı ve dağınık coğrafyalardaki Alevi mirasını ortak bir dijital platformda buluşturmayı hedefliyor.

    Çok dilli erişimle Balkanlar’dan Mezopotamya’ya uzanan kültürel belleği küresel ölçekte paylaşmayı amaçlayan ansiklopedi, Temmuz 2025’te ilk içeriklerini yayınlamaya hazırlanıyor. Bu tarihî adım, yalnızca bir ansiklopedi değil, Alevi toplumunun kolektif hafızasının dijital bir manifestosu olarak tanımlanıyor.

    NEDEN ALEVİ ANSİKLOPEDİSİ?

    Alevi toplumu, yüzyıllardır kültürel asimilasyon, tarihsel silinme ve epistemik şiddetle mücadele ederken, kendi gerçekliğini bilimsel temellerle anlatacak bir platforma duyulan ihtiyaç her geçen gün daha kritik hale geliyor. Alevi Ansiklopedisi, bu ihtiyacı karşılamak üzere Rıza Şehri Akademisi öncülüğünde hayata geçirilen çok dilli ve disiplinler arası bir dijital bilgi platformu olarak öne çıkıyor. Proje, Aleviliği kendi kavramsal çerçevesi, ritüelleri ve tarihsel derinliğiyle aktarmayı; manipülatif bilgi kirliliğine karşı bilimsel bir kalkan oluşturmayı ve genç kuşaklara Alevilik bilgi ve belleğini aktarmayı hedefliyor.

    Balkanlar’dan Mezopotamya’ya uzanan geniş bir coğrafyadaki Alevi kültürünü başta Türkçe ve İngilizce, sonrasında, Kurmancî, Kırmancki (Zazaca) ve Almanca dillerinde erişilebilir kılacak ansiklopedi, dijitalleşmenin gücünü kullanarak küresel bir okur kitlesine ulaşmayı amaçlıyor. Özellikle genç nesillerin akademik çalışmalarına kaynak sunacak bu girişim, Aleviliği “kendi sesiyle” aktarma misyonunu üstleniyor.

    DİJİTAL ÇAĞDA BİR KÜLTÜR MANİFESTOSU

    Alevi Ansiklopedisi, yalnızca bir bilgi kaynağı değil; kadim bir geleneğin, asırlardır süren direnişin ve kolektif hafızanın dijital çağdaki yansımasıdır. Alevilik, Anadolu’nun mayasına karışmış eşitlikçi öğretisiyle, “eline-diline-beline sahip ol” ilkesiyle, cemlerin ışığı ve semahların ritmiyle bugüne taşınan bir kültür mirası. Bu miras, artık dijital bir köprüyle geleceğe uzanıyor: Kayıp köylerin sözlü tarihlerinden, diasporadaki gençlerin kimlik arayışına kadar her hikaye, bu platformda hayat bulacak.

    AKADEMİK ETKİLEŞİM VE UZUN VADELİ HEDEFLER

    Alevi Ansiklopedisi, yalnızca statik bir bilgi havuzu değil, dinamik bir akademik etkileşim platformu olarak tasarlandı. Bu amaçla yıllık sempozyum ve workshoplar organize ederek Alevilik alanında çalışan akademisyenler, doktora ve yüksek lisans öğrencileriyle ortak bilgi üretim alanları oluşturmayı planlamaktadır.

    Disiplinler arası iş birlikleri ile Yayın Kurulu ve Bilimsel Danışma Kurulu’nu küresel bir ekibe dönüştürerek ansiklopedinin akademik ağırlığını artırmak temel hedef olarak öne çıkıyor.

    AKADEMİSYENLERE ÖZEL DAVET: DANIŞMA KURULU GENİŞLİYOR

    Alevi Ansiklopedisi’nin bilimsel niteliğini güçlendirmek için Aleviliğin teolojik, sosyolojik ve tarihsel boyutlarında uzman araştırmacı ve akademisyenlerden oluşacak geniş bir bilimsel Danışma Kurulu oluşturuluyor. Katılımcıların, projenin akademik özgünlüğünü korumada kritik rol üstleneceği vurgulanırken, kurulun tam listesinin önümüzdeki haftalarda web sitesinde yayınlanacağı belirtildi.

    YAZARLARA KÜRESEL ÇAĞRI VE MAKALE GÖNDERİM SÜRECİ:

    Alevi Ansiklopedisi, dünya çapında yazarları ve araştırmacıları 30 Nisan 2025’e kadar makale göndermeye çağırıyor. Türkçe ve İngilizce hazırlanacak makalelerde Alevi tarihi, inanç sistemleri, sosyolojisi ve sanatı gibi konular ele alınacak. Teknik detaylar ve örnek makaleler, web sitesindeki “For Authors” bölümünde paylaşılıyor. Proje, Temmuz 2025 itibarıyla ilk içeriklerini yayınlayarak dijitalleşme yolculuğunda önemli bir adım atacak.

    ANSİKLOPEDİYE NASIL DESTEK OLUNUR?

    Alevi Ansiklopedisi, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması için herkesin katkısını bekliyor ve destek olmanın yolları şöyle sıralanıyor:

    Yayınlanmış eserlerinizden derlemeler yapabilir veya yeni makaleler yazabilirsiniz. Başvuru detaylarına web sitesindeki “Yazarlar İçin” bölümünden ulaşılabilir.

    Sosyal Medyada Ses Olun: Projenin afiş, ilan ve duyurularını paylaşarak görünürlüğüne katkı sunun. Her paylaşım, Alevi belleğinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlar.

    Maddi Destek veya Gönüllü Olun:

    Web sitesindeki bağış kampanyasına destek verebilirsiniz.

    Teknik altyapı, çeviri, görsel tasarım gibi alanlarda gönüllü çalışabilirsiniz.

    Çevrenizi Harekete Geçirin: Alevi tarihi, kültürü veya MENA bölgesi üzerine çalışan akademisyenleri projeye yönlendirin. Bir kişi daha kazandığımızda, ansiklopedi bir adım daha güçleniyor.

    Alevi Ansiklopedisi ile ilgili daha fazla bilgi için, geniş içerikli web sitesini ziyaret edebilirsiniz: https://www.aleviansiklopedisi.com

    İletişim: info@aleviansiklopedisi.com

    Eyüp HANOĞLU/PİRHA

     

  • 10 ŞUBAT 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    10 ŞUBAT 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    -Konyaaltı Alevi Kültürü Derneği Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü. GÖRÜNTÜLÜ

    -Erzurum’un Tekman ilçesinde Alevi yurttaşların günlük ihtiyaçlarını karşılamak ve kültürel çalışmalarını yürütmek amacıyla ‘Pir Sultan Abdal Kültür Evi’ açılıyor. GÖRÜNTÜLÜ

    -Gazeteciler Semra Turan, Tolga Güney ve Melike Aydın’ın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İzmir 13’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -İçerenköy Cemevi’nin elektrik faturasına karşı açtığı dava saat 11.00’de Anadolu Adliyesi’nde görülecek. GÖRÜNTÜLÜ

    -Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan katı atık bertaraf tesisinden dolayı inanç yerlerinin de etkileneceğini belirten Sütlüceliler, saat 12.30’da Dewres Mılız ve Sultan Paşa türbesinde çerağlar uyandırıp lokmalar pay edecek. GÖRÜNTÜLÜ

  • Gözaltına alınan Birgün.net yöneticileri serbest bırakıldı

    Gözaltına alınan Birgün.net yöneticileri serbest bırakıldı

    PİRHA- Sabah gazetesinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e ziyaretinin haberini haberleştirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan Birgün.net yöneticileri Uğur Koç, Berkant Gültekin ve Yaşar Gökdemir serbest bırakıldı. 

    Gözaltına alınan birgun.net Yayın Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin ile birgun.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yaşar Gökdemir, savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
    Sabah gazetesinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e ziyaretinin haberini haberleştirdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan gazeteciler, emniyetteki ifadelerinde haberde bir suç unsuru olmadığını, kimseyi hedef gösterme niyetinde olmadıklarını ifade ettiler. Koç, Gültekin ve Gökdemir, ziyaretin Sabah gazetesinin haberiyle kamuoyuna duyurulduğuna dikkat çekti.
    Birgün’de yer alan açıklamada, “Sabah gazetesinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e ziyaretinin haberini haberleştirdikleri gerekçesiyle gözaltına alındı. Söz konusu ziyaret Sabah gazetesi tarafından haberleştirilmişti. Koç, Gültekin ve Gökdemir’e ‘Terörle Mücadelede Görev Almış Kişileri Hedef Gösterme’ suçlaması yöneltildi. Emniyet ifadelerinin ardından savcılığa sevk edilen çalışma arkadaşlarımızın adliyedeki ifade işlemleri de sona erdi. Çalışma arkadaşlarımız Savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı” denildi.
    (HABER MERKEZİ)
  • Damal Dernekleri 1 Mart’ta Birlik Cemi yapacaklar

    Damal Dernekleri 1 Mart’ta Birlik Cemi yapacaklar

    PİRHA- Damal Dernekler Federasyonu, Erenler Eğitim Kültür Vakfı, Erenler Cemevi, 22 pare Türkmen köyleri Hızır ayı vesilesiyle 1 Mart’ta yapılacak Birlik Cemi öncesinde kahvaltıda buluştular.

    Damal Dernekler Federasyonu, Erenler Eğitim Kültür Vakfı, Erenler Cemevi, 22 pare Türkmen köyleri Hızır ayı vesilesiyle 1 Mart’ta Birlik Cemi yapacaklar. Bununla ilgili olarak Erenler Cemevi ve Damal Dernekleri Federasyonu öncülüğünde 22 dernek başkanı ile birlikte kahvaltıda buluştular.

    Hızır ayının anlam ve önemini ifade eden Damal Dernekler Federasyonu Başkanı Güner Kökat, gençlerin, çocukların acımasız geçen bu süreçte yozlaştığını, kültüründen, inancından uzaklaştığını dile getirdi. Kökat, “Özellikle Suriye’de yaşanan Alevi soykırımı ve Türkiye’deki yok sayma ve ayrıştırma politikalarına karşı Aleviler olarak tek vücut tek ses olarak inancımıza, kültürümüze yolumuza sahip çıkacağız. Alevileri böl parçalar yönet ve kendi politikalarına, kendi Alevilerini yaratmak isteyenlere asla izin vermeyeceğiz” dedi

    Kahvaltıya katılan kurum temsilcileri, yapılacak olan birlik ceminin anlamına vurgu yaparak, tüm Alevileri birlik cemlerine davet ettiler.

    (HABER MERKEZİ)

  • Samandağ’da Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği paneli yapıldı

    Samandağ’da Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği paneli yapıldı

    PİRHA- SYKP, Samandağ’da, ‘Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği’ konulu bir panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, gazeteci-yazar Hasan Sivri ve Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi katıldı.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Hatay İl Örgütü, Samandağ Belediyesi Toplantı Salonu’nda, ‘Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği’ konulu bir panel düzenledi. Moderatörlüğünü Seda Yüce’nin yaptığı panele konuşmacı olarak Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, gazeteci-yazar Hasan Sivri ve Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi katıldı.

    “ALEVİLERİN YAŞADIĞI HİÇBİR ÜLKEDE ALEVİLER MUTLU DEĞİL”

    Alevilerin yaşadığı hiç bir ülkede Alevilerin mutlu olmadığını belirten Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, “Türkiye’de Alevilerin başına ne geldiyse Suriye’de de Arap Alevilerin başına o geldi. İran ve Irak’ta yaşayan Alevilerin başına da o geldi. Hep aynı sorunlarla başbaşa kalmışız. Peki neden? Bu bizim alın yazımız mı? Aleviler yaşadıkları ülkelerde niye zulme ve haksızlığa maruz kalıyorlar? Cevaplamamız gereken soru bu. Alevilerin yaşadığı hiç bir ülkede Aleviler yönetime ortak değiller. Aleviler hep yönetilen bir toplum olmuş. Neden? Bunun tek bir cevabı var; örgütsüzlük, bir araya gelememek, birlikte olamamak” değerlendirmesini yaptı.

    “SURİYE’DE İÇ KESİMLERDEKİ ALEVİLERİ SAHİLE DOĞRU GÖÇ ETTİRME ÇABALARI VAR”

    Suriye’de Hama ve Humus tarafında, özellikle kırsal kesimlerde, Sünni toplumun olduğu ama bazı Alevi köylerinin de olduğu yerlerde, Alevileri sahile doğru göç ettirme çabaları olduğunu ifade eden Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi, “Büyük Ortadoğu projesi burada devletçikler istiyor. Bu devletçiklerden biri de Suriye sahillerinde Alevi devleti kurulması olayıdır. İç kesimlerde yaşayan Alevileri sahil kesimine sıkıştırıp burada daha homojen bir Alevi devleti kurma çabaları olabilir ileride. Bu nedenle şu an Alevilerin daha azınlıkta bulunduğu Sünni bölgelerinde Alevilere saldırılar yoğunlaşmış durumdadır. Mesela Lazkiye’de, Tartus’da Alevilere yönelik genel bir saldırı yok” dedi.

    Suriye’de yaşananların devrim değil darbe olduğunu vurgulayan gazeteci Hasan Sivri ise, “Dolayısıyla bugün darbe ile yönetimi ele geçirilen Şam’da, birincisi İsrail’in lehine sonuçlar doğuracak bir azınlık diktası var. Kendileri dışındaki hiç bir muhalifi Şam’a sokmuyorlar” dedi.

    PİRHA/HATAY

     

     

     

  • Göksunlular Derneği kahvaltıda buluştu -VİDEO

    Göksunlular Derneği kahvaltıda buluştu -VİDEO

    PİRHA- İngiltere Göksunlular Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği, kahvaltı etkinliği düzenledi. Etkinlikte dernek başkanı Sertap Asutay, göçmen olarak yeni gelenlere destek olduklarını belirtirken, yönetici Ümit Koçgiri de, 14 öğrenciye burs verdiklerini ve bu öğrencilerin önemli meslekler edindiklerini ifade etti.

    İngiltere Göksunlular Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği, BAF yerleşkesinde bir kahvaltı etkinliği düzenledi. Yoğun bir katılımın olduğu etkinliğe, Nurhaklılar Alxas Kom., İngiltere Tilkililer Toplum Merkezi, İngiltere Göçmen Emekçiler Birliği ve Can TV temsilcileri katıldı.

    “YENİ GELEN GÖÇMENLERE YARDIMCI OLDUK”

    Dernek olarak bir çok etkinlik yaptıklarını vurgulayan Göksunlular Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Sertap Asutay, “Çok aşırı derecede göç aldığımızı biliyorsunuz ve gelen insanlar nereye gideceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bu konularda belediyeler kurumumuzdan destek istediler ve biz o ailelere otellerinde ya da sokakta kaldıklarında yardımcı olduk” dedi.

    “14 ÖĞRENCİYE BURS VERİYORUZ”

    Ardından dernek yetkilisi Ümit Koçgiri, öğrencilere verilen burslarla ilgili bilgilendirme yaptı. Türkiye’de bulunan bilirkişilere başvurarak öğrenci seçtiklerini ve sadece Göksunlu öğrencilere burs verdiklerini belirten Koçgiri, “Önce başvuru formu dolduruluyor. Sonra hem burada bulunan tanıdıkları hem de Türkiye’deki muhtar ve tanıdığımız kişiler üzerinden soruşturma yaparak aile yapısını, gelir-giderini, eşlerin ayrı olup olmadığı gibi kriterleri göz önünde bulunduruyoruz. Bunlara göre karar veriyoruz” diye konuştu.

    Bu yıl içinde 14 öğrenciye burs verdiklerini ifade eden Koçgiri, “Mezun olan, göreve başlayan öğrencilerimiz var. Çok iyi yerlerde okuyan öğrencilerimiz var. Türkiye sıralamasında üst düzey bir öğrencimiz var. Şu anda Türkiye’nin en önemli şirketlerinden birinde staj görüyor. Doktor, avukat, hemşire ve öğretmen olanlar var” diyerek bursiyerler hakkında bilgi verdi.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • 27 OCAK 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    27 OCAK 2025 PAZARTESİ-GÜNDEM

    -Zakir Semah eğitmeni Fahrettin Aksünger, Millî Eğitim Bakanlığı ile Ülkü Ocakları arasında protokol imzalanmasına ilişkin tepki gösterdi. “Bugün cemaat ve tarikatlar üzerinden yapılan bu tür  protokolleri aslında dün de vardı, bugün de var yarın da olacak. Önemli olan bizim buna karşı ne yapıyoruz? Aslolan  budur” diye belirtti. GÖRÜNTÜLÜ

    -Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsün Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa,”Sivas Madımak Davası 2014 yılında Anayasa Mahkemesi’ne gitmiş, yıl 2025 olmuş yani 11 yıllık bir sürede dosya ele alınmamış durumda. Anayasa Mahkemesi’nin bize karşı işlemiş olduğu bir suçtur” diyerek Anayasa Mahkemesi’nden şikayetçi oldu.GÖRÜNTÜLÜ

    -Anadolu’nun en köklü inançlarından Alevi-Bektaşi toplumuna ait dergahlar, Osmanlı’dan günümüze dek birçok yağma ve yasakla karşılaştı. İstanbul’da, fiziksel anlamda tüm özellikleriyle bugün ayakta kalabilen tek bir dergah bulunmuyor. Tüm dergahların arazileri adeta işgale uğramışçasına bir görüntü veriyor. Bugün kimi dergahın sadece yıkılan taşlarına rastlanırken, kimi yerlerde ise dergah arazisi içerisinde farklı bir dinin görüntüsü çıkıyor. Pir Haber Ajansı, İstanbul’daki Alevi-Bektaşi dergahlarının izini sürdü.GÖRÜNTÜLÜ

  • Almanya’da CAN TV Dayanışma Gecesi: Biz uyuruz basın uyumaz

    Almanya’da CAN TV Dayanışma Gecesi: Biz uyuruz basın uyumaz

    PİRHA- CAN TV Dayanışma Gecesi Almanya’nın Bergisch Gladbach kentinde düzenleniyor. Yapılan konuşmalarda Can TV’ye destek dile getirildi. DAKB sözcüsü Songül Morsümbül, “Biz uyuruz basın uyumaz. Uyumamaları uykuyu sevmediklerinden değil, doğru habercilik ve gerçeği bize ulaştırmak gibi ağır sorumlulukları vardır” dedi.

    CAN TV Dayanışma Gecesi Almanya’nın Bergisch Gladbach kentinde yapılıyor.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Pir Celal Fırat’ın gulbang vermesi ve açılış konuşması ile başlayan etkinlikte, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) sözcüsü Songül Morsümbül ve Can TV temsilcisi birer konuşma yaptılar.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI, ALEVİ HAKİKATİNE ATANAN BİR KAYYUMDUR”

    Türkiye’de ulus devletin değişmeyen aklının aynı yol haritasıyla devam ettiğini belirten Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Belki de en çok Aleviler üzerine kurgusunu yapan bir zaman dilimindeyiz. Niye böyle, söylüyorum Kültür ve Turizm bakanlığına bağlı olarak Bir cemevi Başkanlığı kurdular. bu Cemevi Başkanlığı Alevilere hizmet etmek için kurulmuş bir yer değil, tam tersine Alevi hakikatine, Alevi inancına atanan bir kayyumdur. Bunun farkındalığıyla aranızdayım ve bunun farkındalığıyla Alevi mücadelesini yürüteceğiz. Aslında kendi tanıklıkları var. Alevilere, Kürtlere 100 yıllık yalnızlığı dayatanlar çok net gördüler. bu yüzyılı Alevi halkı, Kürt halkı kadınlar 100 yıllık direnişe çevirdiler. O direniştir bugün bizi ayakta tutan. O direniştir bugün bizi bir araya, yan yana getiren” dedi.

    “SINIRLARA, MESAFELERE RAĞMEN BİR ARADAYIZ. EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ BU”

    Uçar, şunları kaydetti:

    “Aynı şekilde 22 yıldır AKP iktidarıyla tek başına muhatap olan bir gençlik var. hani dindar ve kindar nesil diye ifade ediyoruz ya, yetmedi iktidarın zulmü inançlar üzerinde, halklar üzerinde, kimlikler üzerinde. Şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı’yla yeni bir protokol imzalanmış, kim imzalamış ülke ocakları. Yani ÇED projesinden sonra Alevi halkının, Kürt halkının evlatları kendi değerlerinden uzaklaştırılarak eğitim görecekler. Bu da bir kayyum. Tıpkı belediyelere atanan kayyum gibi, Tıpkı Kürt halkının, Alevi halkının, demokrasi güçlerinin iradesini atanan kayyum gibi inancımızın Üzerine de mücadelemizin üzerine de Kayyum atamak istiyorlar, izin vermedik.

    Her kayyumdan sonra gerçekleşen seçimde aynı şekilde belediyelerimizi de geri aldık, mücadelemizi de yürüttük. Aslında bu yerel seçimlerde biz sadece belediyeyi kazanmadık. Türkiye’nin Kürt halkı üzerinde yürüttüğü tecrit politikasına, Kürt halkı üzerinde yürüttüğü kayyum rejimine, adaletsizliğe, özel savaş politikalarına ve savaş politikalarına da bir cevap verildi. Bizim en büyük dayanağımız ve gücümüz bütün zulme karşı kendi değerlerinden, kendi kimliğinden vazgeçmeyen Kürt halkının, Alevi halkının mücadelesidir O yüzden bir aradayız, sınırlara rağmen, mesafelere rağmen, karşılaştığımız zorluklara rağmen bir aradayız. Bizim en büyük gücümüz de bu.”

    “BİZ UYURUZ BASIN UYUMAZ”

    Can Tv’nin yanında olduklarını dile getiren DAKB sözcüsü Songül Morsümbül, “Biz uyuruz basın uyumaz. Uyumamaları uykuyu sevmediklerinden değil, doğru habercilik ve gerçeği bize ulaştırmak gibi ağır sorumlulukları vardır. Özgür basın çalışanı kadınlar ve erkekler de tıpkı inancımızın hakikati gibi Can olurlar, kan olurlar. Bu nedenle onların hakkını ödemek kolay değildir” dedi.

    Konuşmaların ardından etkinlik müzik ile devam ediyor. Bu bölümde Tolga Sağ, Evrim Ali, Zaza Women Music Project ve Govenda Ase Ive sahne alıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avukat Zülfikar Erden Ovacık’ta toprağa sırlandı -VİDEO

    Avukat Zülfikar Erden Ovacık’ta toprağa sırlandı -VİDEO

    PİRHA- Geçirdiği kalp krizi sonucu Antalya’da Hakk’a yürüyen hak savunucusu Avukat Zülfikar Erden, memleketi Dersim Ovacık’ta toprağa sırlandı. Gazeteci Veli Haydar Güleç, “Yaşamı hep büyük bir mücadeleyle geçti. Kendi toplumuna genel anlamda da Türkiye’deki yaşanan bu sürece sırtını dönmemiş, kendi yaşamını öncelememiş birisiydi” dedi.

    Spor salonundan çıktıktan sonra geçirdiği kalp krizi sonucu 44 yaşında Hakk’a yürüyen hak savunucusu, Avukat Zülfikar Erden Ovacık’ta toprağa sırlandı.

    Evli ve bir kız ve bir erkek çocuğu babası olan Erden, pandemi döneminde İstanbul’dan Antalya’ya göç etmişti. Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi eski üyesi Erden, TV10’un kapatılması, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Gönül Erden ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin yargılanması ve ÖHD’li dokuz avukat hakkında açılan davada avukatlık yapmıştı.

    Erden’in cenazesi yapılan otopsi işleminin ardından memleketi Dersim’e doğru yola çıkarıldı. Ovacık Cemevinde düzenlenen cenaze erkanına meslektaşları, SES yöneticileri, yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, Dersim Milletvekili Ayten Kordu, PSAKD Dersim Şubesi yöneticileri, PİRHA yöneticileri, siyasetten sivil topluma kalabalık bir kitle katıldı.Erden’in dayısı Zeynel Örnek’in sunumuyla yapılan konuşmaların ardından cenaze erkanını Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nda (FUAF) yol erkan hizmetlerini yürüten Firaz Ana Kırmancki ve Türkçe olarak yürüttü.

    “TOPLUMSAL DUYARLILIĞINI KİMLİĞİYLE BÜTÜNLEŞTİREN BİRİYDİ”

    Zülfikar Erden’i en çok toplumcu kimliğiyle tanıdıklarını ifade eden Gazeteci Veli Haydar Güleç, “Toplumsal duyarlılığını kimliğiyle bütünleştiren birisiydi. Her türlü haksızlığa, hukuksuza karşı, haksızlıklara uğrayan insanların yanında oldu. Onların arkasında durdu. Hiçbir maddi çıkar gözetmeden bu işleri yaptı.  Aynı zamanda Türkiye’deki sorunlara da kayıtsız değildi. Zaten müvekkillerinin çoğu bu ülkenin sorunlarıyla özdeşleşmiş insanlardı, Kürt sorunuyla Alevi sorunuyla.. Kendisini bu sorunların bir parçası gibi görüyordu ve o şekilde yaklaşıyordu. Yaşamı hep büyük bir mücadeleyle geçti. Haksızlık karşısında her zaman sesini çıkarmasını bilen isimlerden bir tanesiydi. Kendi toplumuna genel anlamda yani Türkiye’deki yaşanan bu sürece sırtını dönmemiş, kendi yaşamını öncelememiş birisiydi” dedi.

    “ÜZERİMİZDE EMEĞİ ÇOK OLAN BİRİYDİ”

    Çok genç yaşta hayatını kaybetmesinin beklenmeyen bir şey olduğunu belirten Güleç, “En acısı da bu süreçte kız kardeşinin cezaevinde olmasıydı. O da yine toplumsal duyarlılığın bir parçası olarak cezaevine düştü. HDP’nin Dersim il eş başkanıydı. Sonuçta bu ülkede siyaset yapmanın, hele hele Kürtler adına siyaset yapmanın ortaya çıkardığı sonuçlardan bir tanesiydi. Cenazede de ne kadar sıkıntılı bir durum yarattıklarını, çekim yaptırtmamalarını, fotoğraf çektirtmemelerini, bir şekilde orayı ablukaya almalarını, bir anlamda o kimliğe bir düşmanlık olarak algılamak, görmek lazım” değerlendirmesini yaptı ve şunları ekledi:

    “ALEVİ TOPLUMU AÇISINDAN ÖRNEK BİR CENAZE ERKANI YAPILDI”

    “Bizim de yakın bir arkadaşımızdı, dostumuzdu. Davamızın avukatıydı. Aylarca davamızın peşinde koşturdu, savunmalarımıza katıldı. Bu anlamda üzerimizde emeği olan birisiydi. Biz de çok üzüldük. Sonsuzluğa uğurlanırken cenaze erkanı da çok önemliydi. Bir cenazenin nasıl kaldırılması gerektiğine de bugün tanık olduk. Bir Kadın Ana’nın, cenaze erkanını yürütmesi bence çok anlamlıydı, çok değerliydi. Alevi toplumu açısından belki de örnek oluşturacak bir davranıştı. Bunun görülmesi ve değerlendirilmesi lazım.”

    PİRHA/DERSİM

  • 07 OCAK 2025 SALI-GÜNDEM

    07 OCAK 2025 SALI-GÜNDEM

    -Suriye’de Alevilere yönelik yaşanan katliamlara ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan PİRHA’ya konuştu-GÖRÜNTÜLÜ

    -Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Suriye’de Alevilere dönük saldırılara ve katliam endişesine dair PİRHA’ya konuştu. GÖRÜNTÜLÜ

  • Polonez işçileri direnişle kazandı

    Polonez işçileri direnişle kazandı

    PİRHA- Sendikaya üye oldukları için işten atılan ve 6aydır direnişte olan Polonez işçilerinin talepleri kabul edildi. Yapılan toplantıda firma yetkilileriyle Tekgıda-İş Sendikası arasında uzlaşma sağlandı.

    Hakları için 6 aydır direnişte olan Polonez işçilerinin talepleri kabul edildi.

    İstanbul Çatalca’da bulunan Polonez fabrikasında çalışırken sendikaya üye oldukları için işten atılan ve aylarca direnen işçilerin mücadelesi sonuç verdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Tekgıda-İş Sendikası, Polonez işçileri için bugün toplantı gerçekleştirdi. Yapılan toplantıda firma yetkilileriyle Tekgıda-İş Sendikası arasında uzlaşma sağlandı.
    İşçilerin tazminatlarının, ihbarlarının ve kıdemlerinin ödenmesine karar verildi.
    Ayrıca, Tekgıda-İş Sendikası’nın fabrikada içindeki örgütlülüğüne de dokunulmayacak.
    (HABER MERKEZİ)
  • Türkiye Alevi Federasyonu’ndan HDK’ye ziyaret -VİDEO

    Türkiye Alevi Federasyonu’ndan HDK’ye ziyaret -VİDEO

    PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu, HDK Eş Sözcüsü olarak göreve gelen Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette Suriye konusu görüşüldü.

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü olarak göreve gelen Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti.
    Toplumsal barışın doğru bir temelde tesis edilmesi ve Suriye meselesi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı görüşmede karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
    PİRHA/İSTANBUL
  • Dersim 1938’in son tanıklarından Dilif Güder Hakk’a yürüdü -VİDEO

    Dersim 1938’in son tanıklarından Dilif Güder Hakk’a yürüdü -VİDEO

    PİRHA-  Dersim 1938’in son tanıklarından Kocan Aşireti lideri İdare İbrahim Ağa’nın torunu, Seyitxan Ağa’nın kızı ve Barış Partisi kurucusu Ali Haydar Veziroğlu’nun da üvey annesi olan 98 yaşındaki Dilif Güder Hakk’a yürüdü. Güder, Ovacık’ın Bilgeç köyünde toprağa sırlandı.

    Dersim 1938’in son tanıklarından olan Dilif Güder, 98 yaşında çoklu organ yetmezliği sebebiyle Hakk’a yürüdü. Güder, depreme kadar Malatya’da, sonrasında ise Dersim’de oğlunun yanında yaşıyordu.

    Dilif Güder, Dersim’in sembol isimlerinden Kocan (Kocuşağı) Aşireti lideri İdare İbrahim Ağa’nın torunu, Seyitxan Ağa’nın kızı ve Barış Partisi kurucusu, Dersim eski Milletvekili Ali Haydar Veziroğlu’nun da üvey annesi.

    38’İN SEMBOL İSİMLERİNDEN İDARE İBRAHİM AĞA

    1938 öncesinde de bir kırım yaşamış olan Kocuşağı Aşireti’nin lideri ve Dersim tarihinde önemli yeri bulunan isimlerden biri olan İdare İbrahim Ağa’nın ailesi, 1938 Katliamı’ndan sonra Kayseri’ye sürgüne gönderildi ve sürgün sonrası, yaşayan aile bireyleri tekrar Dersim’e yerleşti.

    OVACIK CEMEVİNDE TÖREN YAPILDI

    Dilif Güder’in Hakk’a uğurlama erkanı PSAKD Ovacık Munzur Baba Cemevi’nde yapıldı. Barış Partisi kurucusu, eski Dersim Milletvekili Ali Haydar Veziroğlu’nun, PİRHA Yönetim Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç’in yanısıra yoğun bir katılımın olduğu cenaze erkanını Pir Zeynel Batar yürüttü.

    Kısa bir konuşma yapan Ali Haydar Veziroğlu, Dilif Xatun’un seven, sevilen güzel bir insan ve iyi bir anne olduğunu belirterek, “Bugün onu yolcu etme vesilesiyle siz dostları bir arada görmek, beni ve ailemi mutlu etti. O iyi bir insandı ki bizi bir araya getirdi” dedi.

    “BİRLİĞİMİZE ÖNEM VERELİM”

    Böyle bir günde siyasi bir mesaj vermek istemediğine de vurgu yapan Veziroğlu, “Sıkıntılı bir döneme giriyoruz. Ülke de ciddi sıkıntılar yaşıyor ama biz birliğimize dikkat edeceğiz, beraber olacağız. Sadece başkalarına uyum sağlamak için bir mücadelenin içine girmeyeceğiz. Biz bütün zorlukları birlikte olmayla aştık. Bedeller ödedik, sıkıntılar çektik, acı hatıralarımız vardır ama birlikte ağlamayı da birlikte gülmeyi de bildik, birlikte sorunların hakkından gelmeyi de bildik. Özetle diyorum ki birliğimize önem verelim” değerlendirmesini yaptı.

    Hakk’a uğurlama erkanının ardından, 38 tanığı Dilif Güder, Ovacık’ın Bilgeç (Bılges) köyünde toprağa sırlandı.

    PİRHA/DERSİM

  • 30 ARALIK 2024 PAZARTESİ-GÜNDEM

    30 ARALIK 2024 PAZARTESİ-GÜNDEM

    -Alevi kurumlarının organize ettiği, “Suriye’de katliamlara, emperyalist ve siyonist saldırganlığa hayır’ konulu basın açıklaması, saat 14.00’de Şahkulu Sultan Dergahı’nda yapılacak. GÖRÜNTÜLÜ

    -Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, 2024 yılını değerlendirirken 2025 yılına ilişkin temennilerini PİRHA’a anlattı. GÖRÜNTÜLÜ

    -Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından asgari ücret açıklamasına tepki gösteren Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Sekreteri Ali Fırat Temel, “Ülkede açlık sınırın 23.156 lira yoksulluk sınırının ise 72.524 lira olduğu bir yerde asgari ücretin 22.104 lira olarak açıklanması emekçiler açısından kabul edilemez” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

  • Arjantin Arap Alevileri: Herkes inancını özgürce yaşayabilmelidir

    Arjantin Arap Alevileri: Herkes inancını özgürce yaşayabilmelidir

    PİRHA- Arjantin Cumhuriyeti Alevi İslam Cemaati, Arjantinli Arap Alevi topluluğu Suriye’deki azınlıklar için bir açıklama yaptı. Açıklamada “Hangi inanca sahip olursa olsun, mağdurların her biriyle dayanışma içindeyiz. Bu beyanımız, insan onurunun korunmasını ve insanların karşılıklı saygı ve uyum içinde inançlarını özgürce yaşayabilmesini savunmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Osmanlı döneminde Suriye ve Lübnan’dan Arjantin’e göçen ve güncel nüfusu 200.000’i bulan Arjantinli Arap Alevi topluluğu, Suriye’deki azınlıklar için bir açıklama yaptı. Arjantin Cumhuriyeti Alevi İslam Cemaati ismiyle yapılan açıklamada, çatışma yerine barış ve diyalog kapılarının açılması gerektiği vurgulandı.

    “AZINLIK GRUPLARININ BARIŞ İÇİNDE BİR ARADA YAŞAMASI GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR”

    Açıklama şöyle:

    “Biz, Arjantin Cumhuriyeti’nin Alevi İslam Cemaatini temsilen, ülkemizde ikamet eden Arjantin vatandaşları olarak, Hristiyanlar da dahil olmak üzere azınlık gruplarının barış içinde bir arada yaşamasını güvence altına almak amacıyla, Suriye Arap Cumhuriyeti’nde yaşanan olaylarla ilgili ulusal ve uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz. Söz konusu ülkede Şii Müslümanlar, Aleviler, İsmaililer ve Dürziler yaşamaktadır.

    Yargısız infazlar, İslami türbelere saygısızlık ve Noel ağaçları gibi Hristiyan dini imgelerine ve sembollerine yönelik Vandalizm’in de dahil olduğu çeşitli şiddet olaylarını yansıtan resim ve videoların yayılmasına dikkat çekmek istiyoruz. Bu eylemler İslam inancıyla bağdaşmamaktadır. Bu üzücü olayları gerçekleştirirken kendilerini Müslüman ilan edenler, inancımızı kirletmekten başka bir şey yapmıyorlar.

    “HANGİ İNANÇTAN OLURSA OLSUN TÜM MAĞDURLARLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ”

    Papa Francis’in Noel mesajındaki “Çatışmaların parçaladığı bölgede diyalog ve barış kapıları açılsın” sözlerine katılıyoruz.

    Bu tür eylemlerin her birini tümüyle reddetmek bizim görevimizdir. Bu anlamda, hangi inanca sahip olursa olsun, mağdurların her biriyle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.

    Yüce Allah’a, halkı ve bir bütün olarak Suriye milletini koruması için dua ediyoruz. Bu beyanımız, insan onurunun korunmasını ve insanların karşılıklı saygı ve uyum içinde inançlarını özgürce yaşayabilmesini savunmaktadır.

    Barış hepinizin üzerinde olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • “Suriye politikasını Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirenler katliamlardan sorumludur” -VİDEO

    “Suriye politikasını Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirenler katliamlardan sorumludur” -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Ataşehir Şubesi, Suriye’de yapılan katliamlara karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından yapılan kitlesel basın açıklamasında, “Süreç boyunca, Suriye politikasını Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirenlerin ve selefi gruplara destek verenlerin sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Olası katliamların tüm sorumluluğu bu politikaları yürütenlerin omuzlarındadır” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi, Suriye’de yapılan katliamlara karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından kitlesel basın açıklaması yapıldı.

    Ortadoğu’da yıllardır yaşanan savaşın, yüz binlerce insanın yaşamının son bulmasına, milyonlarcasının da göç etmesine yol açtığı belirtilen açıklamada, “Suriye’de 13 yıldır devam eden iç savaşta, HTŞ liderinin 2014’teki açıklamaları, Aleviler, Hristiyanlar ve Ezidiler gibi azınlıkların Suriye’de yer bulamayacağını ifade etmesi, bölgeye yönelik kaygılarımızı arttırmaktadır” denildi ve şu çağrı yapıldı:

    “Alevilerin ve bölgede yaşayan bütün halkların yaşam hakkını tehlikeye atan oluşumlara karşı halkların ortak yaşamını savunmaya devam edeceğiz. Cihatçı gruplara verilen destekle halkların ötekileştirilmesini kabul etmiyoruz. Demokratik kamuoyunu ve uluslararası toplumları çatışmasızlığı desteklemeye, Suriye halklarının eşit ve birlikte yaşamını tesis etmek için sorumluluk almaya çağırıyoruz.”

    “SURİYE POLİTİKALARINI ALEVİ DÜŞMANLIĞINIYLA ŞEKİLLENDİRENLER KATLİAMLARDAN SORUMLUDUR”

    Suriye’de halkların yaşam haklarının güvence altına alınması ve tüm kimliklerin eşit söz hakkına sahip olduğu bir yönetim modeli inşa edilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, “Süreç boyunca, Suriye politikasını Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirenlerin ve selefi gruplara destek verenlerin sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Olası katliamların tüm sorumluluğu bu politikaları yürütenlerin omuzlarındadır. Halkların can güvenliği, her türlü siyasi hesap ve rantın üstündedir. Bu cihadçı çeteler, selefi gruplar ve onlara verilen destek yanı başımızda yaşanan komşu ülke Suriye’deki her gelişme ilk elden bizi etkilemektedir” görüşüne yer verildi.

    “HALKLARIN EŞİTLİĞİNİ VE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTİYORUZ”

    Açıklama şöyle:

    “Tarih boyunca mazlumların yanında duran ve 72 millete bir nazarda bakmayı ilke edinmiş olan biz Aleviler, halkların özgürlüğünü ve eşitliğini savunmaya devam edeceğiz. Bölgedeki Aleviler, Sunniler, Şiiler, İsmailililer, Ezidiler, Dürziler, Yahudiler, Hristiyanlar ve tüm inanç grupları için, Kürtler, Araplar, Türkmenler, Süryaniler, Çerkesler, Ermeniler ve tüm etnik kimlikler için eşitlik, özgürlük ve barış istiyoruz.

    Suriye’de savaşın ardından şekillenen süreç burjuva medya tarafından güzellemeler yapılarak servis edilmekte. HTŞ’yi demokratik bir yapı ve Suriyeye demokrasi getirecek, tüm azınlıklara kucak açan bir model gibi servis etmekte. Ama işin gerçeği çok gün geçmeden bölgede yaşayan başta Aleviler olmak üzere tüm azınlıklara yönelik nefret ve katliam videoları olmuştur. Buna karşı sesimizi yükseltmeli ve harekete geçmeliyiz. İnsanlık tarihi katliamlar ve bunları anmaktan daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.

    “SURİYE POLİTİKASINI ALEVİ DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDEN ŞEKİLLENDİRMEKTEN VAZGEÇİLMELİDİR”
    Gelecek halkın barış, istikrar ve adalet beklentilerini karşılayan kapsayıcı bir yaklaşımla tesis edilmelidir. Bu çerçevede, etnik ve dini gruplar arasında adaleti sağlamak, laik ve demokratik bir sistemi hayata geçirmek büyük bir önem taşımaktadır.
    Suriye politikasının Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirmekten derhal vazgeçilmesi, Dünyanın neresinden olursa olsun, Alevilerin ve birlikte yaşanılan diğer halkların ve inançların can güvenliği her türlü siyasetin ve Ortadoğu rant hesaplarının üstündedir. Bu nedenle Suriye topraklarında yaşayan halkların hayatının güvence altına alınacağı bir yönetim yapısının oluşması temennimizdir.

    Suriye’deki olası yönetim boşluğundan yararlanmayı düşünen, başta Siyonist katil İsrail hükümeti olmak üzere halkların kaynaklarını rant olarak gören tüm emperyalist ve işgalci güçler derhal geri çekilmeli ve Suriye, Suriye halklarının özgür iradesine bırakılmalıdır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD, İstanbul’da ‘Maraş, Roboski unutma unutturma’ paneli yaptı -VİDEO

    DAD, İstanbul’da ‘Maraş, Roboski unutma unutturma’ paneli yaptı -VİDEO

    PİRHA- DAD İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde, Maraş ve Roboski Katliamlarıyla ilgili bir panel düzenledi. Konuşmasında, Gidip Emevi Camiinde namaz kılmanın Türkiye toplumuna, Orta Doğu’ya barış getirmeyeceğini söyleyen DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Bu kini nefreti daha derinleştirir. Onun için bizim el ele vermemiz lazım” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), İstanbul Şubesi, Maraş ve Roboski Katliamlarıyla ilgili bir panel düzenledi. ‘Maraş, Roboski unutma unutturma’ başlıklı panele panelist olarak, katliamlarda tanıklıkları ile bilinen Ağuçan Ocağı’ndan Pir Aziz Güler ve Araştırmacı-Yazar Mehmet Kömür katıldı. DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, İbrahim Erdoğan Dede de birer konuşma yaptılar.

    “EMEVİ CAMİİNDE NAMAZ KILMAK ORTADOĞU’YA BARIŞ GETİRMEZ”

    Gidip Emevi Camiinde namaz kılmanın Türkiye toplumuna, Orta Doğu’ya barış getirmeyeceğini söyleyen DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Bu kini nefreti daha derinleştirir. Onun için bizim el ele vermemiz lazım. Birbirimizin Xızır’ı olmamız lazım. Şu an oradaki Arap Alevileri olsun, Nusayriler olsun, itikat, inanç, gelenek, görenek anlamında çok farklılıklarımız var. Onlar da Sünni canlarımız gibi namaz kılıyorlar, camilere gidiyorlar. ama biz sazımızı çalıyoruz, beraber kadın erkek ibadetimizi yapıyoruz. Biz can olarak biliyoruz birbirimizi. Orada böyle bir şey de yok ama mesela onların Alevi olması, Sünni olması, Hristiyan olması da fark etmiyor. Çünkü orada bir acı yaşanıyor, katliam yaşanıyor. Oradakilerin Arap Alevisi olması, benim Kürt Alevi olmam, birinin Türk Alevi olması, Çepni olması fark etmiyor. Nitekim Aleviyiz. Bu ülkenin ötekisiyiz. Aynı şekilde orada da katliamlara maruz kalıyorlar. Onun için el ele vermemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

    “HANEFİLERE DEĞİL DEVLETİN POLİTİKASINA KARŞIYIZ”

    Ağuçan Ocağı’ndan Pir Aziz Güler, “Alevler yoktu, isyanlar yoktu. Sadece Hanefiler vardı. Biz haşa Hanefilere karşı değiliz. Ama devletin politikasına karşıyız biz burada. Ve bu politika içine aldığı insanları ayrıştırmak için her türlü yola başvurdu. Ve bu durum hızlanarak bizi mahkum ettirdi. Maalesef içimizdeki bazı çıkarcı gruplar da nemalanmak için onların yanında yer alıp bizleri sattılar” şeklinde görüş belirtti.

    “KÜRDE TÜRKSÜN, ALEVİYE SÜNNİSİN DİYORLAR”

    Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Şimdiye kadar, çeşitli zamanlarda Kürtlerle barışacağız, Alevilerle barışacağız gibi saçma sapan şeyleri bize okudular, biz de dinledik. Şimdi dün akşam televizyonda CHP’nin bir milletvekili, ‘Türk İslam sentezini asla anayasadan çıkarmayız’ dedi. Türk İslam sentezini anayasadan çıkarmayınca sen kiminle barışıyorsun? Kürde Türksün diyorsun, Alevi’ye Sünni diyorsun. Ermeni’ye ve diğer azınlıkların hepsine Sünni diyorsun. Peki kimle barışıyorsun sen? Nasıl barış olacak? Bunun için ezilenler, ama özellikle de bu sorunun sahibi olan Aleviler ve Kürtler’in bu barış ayaklarında çok dikkatli olmaları lazım. Biz bunun bedelini asırlarca ödedik.”

    “ÜLKE ŞU AN MEVCUT ANAYASAYLA YÖNETİLMİYOR”

    Ortada bir iyi polis – kötü polis durumu olduğunu ve ülkenin şu an mevcut anayasayla yönetilmediğini ifade eden Araştırmacı-Yazar Mehmet Kömür, “Zaten kendileri de uymuyor anayasaya. Beğenmiyorlar. Şu anda mecliste milletvekillerinden hiçbir tanesi anayasaı beğenmiyor. Bu konuda sadece mutabıklar, başka hiçbir konuda değil. Anayasanın şu anda bize uymadığı, değiştirilmesi gerektiğini onlar da söylüyor. Ama bir türlü değişmedi. Niye? Çünkü mevcut rejime şu anda yeni bir anayasa gerekli değil. Çünkü bir anayasaları var. Biz şu anda Şark Islahat Planıyla yönetiliyoruz. 1924 yılında bunun temelleri atıldı ve bu politikaları hayata geçirmişler. Şu anda yaşadığımız gerçekliğimize biz baktığımız zaman biz bunu görebiliyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD: Suriye’de Alevi katliamını meşrulaştırmaya çalışanlara açık mektup

    PSAKD: Suriye’de Alevi katliamını meşrulaştırmaya çalışanlara açık mektup

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi, ‘Suriye’de Alevi katliamını meşrulaştırmaya çalışanlara açık mektup’ başlıklı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, ‘Siyasal Alevi’ kavramını kullananların gerçeği ters yüz ettiği, iddia edildiği gibi kimsenin Alevi İnancı üzerinden siyaset yapmadığı vurgulandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, ‘Suriye’de Alevi katliamını meşrulaştırmaya çalışanlara açık mektup’ başlıklı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, “HTŞ ve cihatçıların iktidara gelmesine sevinenlerin, Suriye’de ki Alevi katliamına karşı ses çıkaranlara karşı ortaya attığı ‘Siyasal Alevi’ söylemi üzerinden Alevilere dönük sosyal medya üzerinden yapılan saldırı, katliam çağrılarına karşı”, tüm kamuoyu ses vermeye çağrıldı.

    “KİMSE ALEVİ İNANCI ÜZERİNDEN SİYASET YAPMIYOR”

    Gerçeği ters yüz eden bir kavram ile karşı karşıya olunduğu belirtilen açıklamada, “Siyasal İslam diye bilinen akım dinin yani İslam’ın siyasete alet edilmesi üzerinden ortaya çıkmışken, ‘Siyasal Alevi’ kavramını kullananların içeriği tamamen Alevilerin siyasetle kurduğu ilişkiden ibarettir” denildi.

    Açıklamada, iddia edildiği gibi kimsenin Alevi İnancı üzerinden siyaset yapmadığı. Alevilerin eşit yurttaşlık, laiklik, zorunlu din dersi karşıtlığı, savaş karşıtlığı üzerinden yaptığı çağrıların siyasi olduğu ve insan hakları ile evrensel ilkeler temelinde kişi hak ve hürriyetine dair verilen mücadele olduğu vurgulandı.

    “SİZİN GİBİ OLMAYANLARIN ÖLDÜRÜLMESİNİ MEŞRU GÖRÜYORSUNUZ”

    Yapılan açıklamada şu ibarelere yer verildi:

    “Yavuz’un resimleriyle, İmam Gazalinin batıniler için yazdıkları ve Ebu Suud’dan paylaşımlar yapmak aslından sizlerin zihniyetini ortaya koymak için yeterlidir. Sizin gibi inanmayan ve yaşamayanların öldürülmesi, kadınlarının köle olarak alınması, mallarına el konulması sizler için meşru ve olması gereken, bunu Irak ve Suriye de İşid-El Kaide bağlantılı guruplardan deneyimlediniz.

    Aslında Aleviler üzerinden Cumhuriyetin ilkelerine saldırmaya, laikliğin kalmış olan biçimini de ortadan kaldırmaya çalıştığınızı biliyoruz, çünkü düşündüklerinizi ve inandıklarınızı yapacağınız bir ülke ancak laikliğin tamamen olmadığı bir ülke olabilir.

    “CUMHURİYET SAVCILARINI GÖREVE DAVET EDİYORUZ”

    Buradan bir kez daha sosyal medya üzerinden Alevilere kin kusan, halkı kin ve düşmanlığa sevk eden ve açıkça katliam çağrıları yapanlara karşı Alevileri birlik olmaya davet ederken, bu cumhuriyetin savunucusu olmaya yemin etmiş Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)