Yazar: Semra ACAR

  • 09 HAZİRAN 2026 SALI – GÜNDEM

    09 HAZİRAN 2026 SALI – GÜNDEM

    -Köyden kente göç ile birlikte birikmiş geleneklerin modernlik adı altında eritildiğini belirten Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Alevilikte bozulmanın arttığını belirterek, “Hiçbir talip kendi ocağına sadakatini gösteremiyor. Neden gösteremiyor? Çünkü talip pirin izini yitirmişi Pir de Talip’in izini yitirmiş” diye konuştu. GÖRÜNTÜLÜ

    -Barışa İhtiyacım Var Kadın Girişimi üyesi Semiha Arı, Gülistan Doku dosyası kapsamında Dersim’de yaptıkları temaslarda savaş politikalarının kadınlar üzerindeki etkilerini bir kez daha gördüklerini belirtti. Arı, güvenlikçi politikaların kadınlara yönelik şiddet, yoksulluk ve sömürü mekanizmalarını derinleştirdiğini söyledi. GÖRÜNTÜLÜ

    -İzmir Ekoloji Koordinasyonu Varto’da yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali projesine karşı Urla’da İgnis firması ofis önünde basın açıklaması yapacak. (Saat:14.00) GÖRÜNTÜLÜ

    -Alevi örgütleri öncülüğünde  Maraş ve  Antep’te gerçekleştirilen muhtarlar toplantısına karşılık Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif muhtarlar toplantısı yapılmasına ilişkin  Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, PİRHA ’ya açıklamada bulundu.GÖRÜNTÜLÜ

  • Eğitim Sen 2 No’lu Şube’den Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılmasına tepki: Karar geri çekilmeli!

    Eğitim Sen 2 No’lu Şube’den Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılmasına tepki: Karar geri çekilmeli!

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı,  İzmir’in Foça ilçesinde 179 öğrencinin eğitim gördüğü Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapanmasına ilişkin yazı gönderdi. Kapatma kararının geri çekilmesini isteyen, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube, “Başarılarıyla örnek olmuş bir spor lisesinin kapatılması; eğitimde sürdürülebilirlik, fırsat eşitliği ve kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmamaktadır” dedi. 

    Milli Eğitim Bakanlığı, İzmir’in Foça ilçesinde 179 öğrencinin eğitim gördüğü Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapanmasına ilişkin yazı gönderdi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube, yazılı açıklama yaparak kapatma kararına tepki gösterdi. Okulda öğrenim gören 179 öğrencinin Karşıyaka Mustafa Kaya Spor Lisesi’ne nakledildiği belirtilen açıklamada, mevcut okul ve pansiyon binalarının ise Foça Halim Foçalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ ne tahsis edileceği belirtildi.

    Alınan kararın öğrencilerin sportif gelişimleri, akademik devamlılıkları, aile yaşamları ve öğretmenlerin çalışma koşulları açısından ciddi mağduriyetlere yol açacağı belirtilen açıklamada,  eğitimin planlı ve süreklilik gerektiren bir süreç olduğu ve gerekli görüşler alınmadan yapıldığı için moral ve motivasyon kaybına yol açacağına dikkat çekildi.

    “ÖĞRENCİLERİN EMEĞİ SEKTEYE UĞRATILACAK”

    Başarıya imza atmış spor lisesinin kapatılmasının eğitimde sürdürülebilirlik, fırsat eşitliği ve kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı kaydedilen açıklamada, yaşanan mağduriyetlere ilişkin şunlar ifade edildi:

    “Pansiyonda kalan 47 öğrencinin nakil sürecinde genel anlamda bir sorun yaşanmayacağı ifade edilse de bazı öğrencilerin mevcut eğitim ortamlarından ayrılması çeşitli nedenlerle mümkün görünmemektedir. Bu öğrencilerin bir kısmının turizm ve otelcilik alanına yönlendirilmesinin planlandığı belirtilmektedir. Oysa özellikle 12. sınıfta öğrenim gören bir öğrencinin üç yıl boyunca spor lisesi müfredatıyla eğitim aldıktan sonra son yılında farklı bir okul türüne geçmek zorunda bırakılması, öğrencinin ilgi, yetenek ve gelişimine uygun eğitim alma hakkıyla açıkça çelişmektedir. Böyle bir uygulama hem akademik hem sportif gelişimi sekteye uğratacak, yılların emeğini boşa çıkaracaktır.”

    Açıkmada ayrıca öğretmenlerin de hak kayıpları ve mağduriyetler yaşayacağına dikkat çekildi.

    “KAPATMA KARARI GERİ ÇEKİLMELİ”

    Mevcut okul ve pansiyon binasına Foça Halim Foçalı Turizm Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi’nin taşınmasının planlandığı ancak binaların turizm eğitiminin gerektirdiği uygulama alanları ve atölye altyapısı açısından yeterli donanıma sahip olmadığı belirtilen açıklamada, eğitim planlaması yapılırken öğrencilerin nitelikli eğitim hakkı yerine idari tasarrufların öncelendiği ileri sürüldü.

    Foça Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılması kararının geri çekilmesi istenen açıklamada, eğitimcilerin, öğrencilerin ve velilerin değerlendirmelerinin göz önüne alınması gerektiği kaydedildi.

    PİRHA-İZMİR

     

  • DAD İzmir Eş Başkanı Dapaklı: Nafaka hakkının sınırlandırılması kadınları şiddet ortamına mahkum eder-VİDEO

    DAD İzmir Eş Başkanı Dapaklı: Nafaka hakkının sınırlandırılması kadınları şiddet ortamına mahkum eder-VİDEO

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka uygulamasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesine tepki gösteren Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi Eş Başkanı Fadime Dapaklı, kararın kadınların yaşadığı eşitsizlikleri görmezden geldiğini belirterek, “Bu yaklaşım kadınları ekonomik ve psikolojik baskı altında evliliklerini sürdürmeye zorlayacaktır” dedi.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) süresiz nafaka uygulamasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Karara tepki gösteren Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi Eş Başkanı Fadime Dapaklı, düzenlemenin kadınların yaşam gerçekliğini dikkate almadığını ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştireceğini söyledi.

    “KADINLAR EVLİLİĞİ SÜRDÜRMEYE MECBUR BIRAKILACAK”

    Kadınların evlilik sürecinde çoğu zaman eğitimlerinden, kariyerlerinden ve ekonomik bağımsızlıklarından vazgeçmek zorunda kaldığını belirten Dapaklı, bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklendiğini ifade etti.

    AYM kararının özellikle sorunlu evliliklerde kadınların ekonomik ve psikolojik baskı altında kalmasına yol açacağını söyleyen Dapaklı, “Bu karar, birçok kadının istemediği bir evliliği sürdürmek zorunda bırakılması anlamına geliyor” dedi.

    İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından kadın haklarına yönelik yeni gerilemeler yaşandığını belirten Dapaklı, iktidarın yaratmak istediği kadın profilinin “makbul kadın” anlayışına dayandığını savundu.

    “Kadınlardan evde oturmaları, çocuk büyütmeleri, eşlerine itaat etmeleri bekleniyor” diyen Dapaklı, “Kadınlar hem ekonomik hem de psikolojik olarak mağdur ediliyor ve bu yaşam biçimine mecbur bırakılıyor” ifadelerini kullandı.

    “KADINLARIN KAZANILMIŞ HAKLARI GASP EDİLİYOR”

    Kadınların yıllardır verdikleri mücadele sonucunda elde ettikleri hakların hedef alındığını söyleyen Dapaklı, nafaka hakkına yönelik müdahalenin kadınların toplumsal yaşamdaki konumunu daha da zayıflatacağını belirtti.

    “Kadınların büyük bedeller ödeyerek kazandıkları hakların gasp edilmesini kabul etmiyoruz” diyen Dapaklı, alınan kararların kadınları yok saydığını ve eşitlik mücadelesini geriye götürdüğünü vurguladı.

    “MÜCADELE ALANINI GENİŞLETMELİYİZ”

    Türkiye’de kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığına dikkat çeken Dapaklı, nafaka hakkının sınırlandırılmasının kadınlar açısından ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.

    “Bu karar, kadınların şiddet gördükleri ve öldürülme riskiyle karşı karşıya kaldıkları evliliklere mahkum edilmesi demektir” diyen Dapaklı, kadınların yaşamın her alanında eşitsizlikle mücadele ettiğini ifade etti.

    Kadınların sokakta, iş yerinde, fabrikada ve evde ayrımcılığa maruz kaldığını belirten Dapaklı, hak kayıplarına karşı örgütlü mücadelenin büyütülmesi gerektiğini vurgulayarak kadınlara dayanışma ve mücadele çağrısında bulundu.

    Semra ACAR – İZMİR

     

     

  • Barış Çelik: Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşması için barışı kucaklaması gerekiyor-VİDEO

    Barış Çelik: Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşması için barışı kucaklaması gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Artık ölümlerin olmadığı, kanın akmadığı bir yaşam istiyoruz. Toplumsal barışı Türkiye’de yaşayan bütün halklar birlikte kucaklamalı” dedi.

    Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Türkiye’de yürütülen barış sürecinin önemli bir adım olduğunu söyledi. Daha önceki çözüm süreçlerini hatırlatan Çelik, yaklaşık 1,5 yıldır ölüm haberlerinin gelmemesinin sürecin en önemli kazanımlarından biri olduğunu belirtti.

    Türkiye’de yaşayan bütün halkların barış sürecini önemsediğini ifade eden Çelik, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini yineleyerek, başta Dersim olmak üzere Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerektiğini vurguladı.

    AKP’nin eski milletvekillerinden Hüseyin Çelik’in bir televizyon programında Dersim adının iade edilmesi gerektiğine ve Dersim’de yaşananların bir katliam olduğuna ilişkin açıklamalarını hatırlatan Çelik, Dersim isminin yeniden iade edilmesini istedi.

    “DEVLETİN YASAL ADIM ATMASINI BEKLİYORUZ”

    Kürt hareketinin süreç kapsamında gerekli adımları attığını ancak devlet tarafından henüz somut adımların gelmediğini belirten Çelik, bunun toplumda “Süreç yeniden sekteye mi uğrayacak?” endişesi yarattığını söyledi.

    Yasal düzenlemelerin önemine dikkat çeken Çelik, cezaevlerinde bulunan siyasetçilerin, gazetecilerin ve düşüncelerinden dolayı tutuklu bulunan kişilerin serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

    Toplumsal barışın ancak toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla mümkün olacağını belirten Çelik, şunları söyledi:

    “Toplumsal barış sürecinde Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si demeden hepimiz bu süreci kucaklamalıyız. Toplumsal barışın kazananı Türkiye halkları olacaktır. Barış sadece Kürtlere ya da Alevilere değil; Gürcülere, Boşnaklara ve bu ülkede yaşayan tüm halklara kazandıracaktır. 72 millet barışı kucaklayacaktır.”

    Çelik, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

    “Türkiye’nin aydınlık yarınlara özgür düşünceyle barışı kucaklaması gerekiyor. Artık ölümlerin olmadığı, kanın akmadığı bir yaşam istiyoruz.”

    Semra ACAR-İZMİR

     

  • 06 HAZİRAN 2026 CUMARTESİ – GÜNDEM

    06 HAZİRAN 2026 CUMARTESİ – GÜNDEM

    -Türkiye’de yaşanan barış sürecinin önemli olduğunu belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, “Türkiye’nin aydınlık yarınlara özgür düşünceye barışı kucaklamalı, artık ölümlerin olmadığı, kanın akmadığı bir yaşam istiyoruz” diye konuştu. GÖRÜNTÜLÜ

    -Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesine tepki gösteren Demokratik Alevi Derneği İzmir Şube Eş Başkanı Fadime Dapaklı, kadınların yaşadıklarını görmezden geldiğini ve bu kararın toplumsal eşitsizliği derinleştirdiğini belirterek,  İstanbul Sözleşmesi’nden sonra süresiz nafaka hakkının kaldırılmasının ‘makul kadın’ potresini oluşturmak istediğini söyledi. Dapaklı, kadınlara mücadele çağrısı yaptı. GÖRÜNTÜLÜ

    -Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Dersim’de Düzgün Baba ziyaretgahı ile Maraş’ta Elif Ana’nın mezarına yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu. GÖRÜNTÜLÜ

     

  • Pir Gökmen Savak: Yol’u yaşatırsak insani bütün değerleri yaşatmış oluruz!- VİDEO

    Pir Gökmen Savak: Yol’u yaşatırsak insani bütün değerleri yaşatmış oluruz!- VİDEO

    PİRHA – Baba Mansur Ocağı Piri Gökmen Savak, Ocak sisteminin köylerde çok güzel işlediğini, insanların orada olgunlaşarak bir kemalette erdiğini o kemalettle de kominal bir yaşam çizdiğinin altını çizdi. Gençlere çağrıda bulunan Savak, “Yol’unuzu kesinlikle bırakmayın. Değerlerinizi yaşatın, suiistimal etmeyin, Aleviliğin felsefi, kültürel değerlerini yaşatın” dedi.

    Reya Haq Aleviliğinde ocak sistemi inançsal sürekliliğin toplumsal dayanışmanın ve yol erkanın kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan temel kurumsal yapılardır. Ancak köylerden kentlere göç ile birlikte ocak sistemi zayıflamış Pir-Talip ilişkisi de sekteye uğramıştır.

    “KÖYLERDE KOMİNAL BİR YAŞAM VARDI”

    Baba Mansur Ocağı Pirlerinden Gökmen Savak ile köyden kente göç ile zayıflayan Ocak sistemini ve Pir-Talip ilişkisini konuştuk. Köy yaşamında ocak sisteminin en üst noktalarda yaşandığına dikkat çeken Savak, “İnsanlar ocakta öğretisini görüyordu, pişiyordu, olgunlaşıyordu yani kemalette eriyordu. O kemalet sayesinde de paylaşımcı kominal bir yaşam sürüyordu” diye konuştu.

    Köylerden kentlere göç ile birlikte ocak sisteminin zayıfladığını belirten Savak, “Çünkü köyden kente göç ile birlikte Aleviler ocaklarından koptular. Ocak da Pir de köyde kaldı” diye konuştu.

    Kente göç eden Alevilerin bir süre sonra kimlik sorgulamasıyla karşılaştıklarını belirten Gökmen Savak, Cumhuriyet döneminde Alevilere yönelik yapılan katliamların ruhsal, sosyal ve ekonomik kaygıları ortaya çıkarmasının Alevilerin inançlarından uzaklaşmasında etken olduğunu dile getirdi.

    Gökmen Savak, Alevilerin kentlerde örgütlenme ihtiyacı duyduklarını ve bunu da kurumlar açarak gerçekleştirdiğini belirtti. Ancak kurumların ocak sistemininden farklı olduğunu söyleyen Savak,  Alevilerin kente kurduğu kurumsal yapıların zamanla siyasi boyuta kaydığını belirterek, Alevi Yol önderlerinin siyasette karışmaması gerektiğine dikkat çekti.

    “PİR’LER SİYASETÇİ OLDU”

    Alevi öğretisinde Pir’in en büyük makam olduğunu ancak ideolojik bir kayma yaşayan Pir’in siyasetçi olmaya çalıştığını kaydeden Savak, “Bu da bizim için en büyük sorun oldu. Siyasetçi kendi partisinde siyaset yapan bir bireydir ama Pir Yol’un önderidir” dedi.

    “PİR TOPLUMA GÜVEN VERMELİ”

    ‘Yol cümleden uludur” sözünü hatırlatan Savak, Alevilik Yol’unun sürdürülmesinde en büyük görevin Pir’e düştüğünü belirtti. Savak, Pir Yol’a rehber olacaksa ‘Eline diline, belime sahip olacağım. Başka bir makam gözetmeyeceğim. Kendimi bu topluma adayacağım bu Yol’u en güzel şekilde taşımayı görev edineceğim’ ikrarını vermesi gerektiğini belirtti.

    Pir’in topluma güven vermesi gerektiği, inancın kutsiyetinin farkında olmasıyla birlikte ocak sisteminin de varlığını sürdüreceğini söyleyen Savak, “Yol’u yaşatırsak insani bütün değerleri yaşatmış oluruz” dedi.

    GENÇLERE ÇAĞRI: HÜSEYİN’İ DURUŞU UNUTMAYIN

    Alevilik Yol’unun bir değer ve miras olduğunu söyleyen Baba Mansur Ocağı Piri Gökmen Savak, gençlere çağrıda bulunarak, “Yol’unuzu kesinlikle bırakmayın. Değerlerinizi yaşatın, suiistimal etmeyin, Aleviliğin felsefi, kültürel değerlerini yaşatın. Alevi’ce yaşama dileğini hiç bir zaman unutmayın. Hüseyin’i duruşu unutmayın” diye konuştu.

    Semra ACAR – İZMİR

  • 05 HAZİRAN 2026 CUMA – GÜNDEM

    05 HAZİRAN 2026 CUMA – GÜNDEM

    – Alevi örgütlenmesinin önemli bir kurumu olan Ocak sisteminin köylerde çok güzel işlediğini, insanların orada olgunlaşarak bir kemalette erdiğini o kemalettle de kominal bir yaşam çizdiğinin altını çizen Baba Mansur Ocağı Dedesi Gökmen Savak, Alevilerin kentlere göç ile birlikte ocak Pir’lerinin köyde kaldığını kentlerde ise ekonomik koşulların etkisiyle de inançlarını sürdürmekte zorlandıklarını söyledi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, CHP’deki “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden hedef alınmasına ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.GÖRÜNTÜLÜ

  • Helvacı’da Cemevi halkın lokmalarıyla ayakta: İnancımıza ve Cemevlerimize sahip çıkalım-VİDEO

    Helvacı’da Cemevi halkın lokmalarıyla ayakta: İnancımıza ve Cemevlerimize sahip çıkalım-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Helvacı Mahallesi’nde Aleviler ve Sünniler yıllardır bir arada yaşıyor. PSAKD Helvacı Cemevi Başkanı Süleyman Laçin, cemevinin halkın katkılarıyla kurulduğunu belirterek Alevi toplumuna cemevlerine sahip çıkma çağrısı yaptı.

    Dersim ve Elazığ başta olmak üzere birçok kentten göç alan İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Helvacı Mahallesi’nde farklı inançlardan yurttaşlar birlik ve beraberlik içinde yaşamını sürdürüyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Helvacı Cemevi Başkanı Süleyman Laçin, cemevinin kuruluşundan bugüne kadar tüm ihtiyaçlarının halkın lokmalarıyla karşılandığını belirterek, “Kendi inancımızı kendi imkanlarımızla yaşatıyoruz. Herkes cemevlerine sahip çıkmalı” dedi.

    İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Helvacı Mahallesi, 8 bin yıllık tarihi, kültürel ve doğal dokusuyla bölgenin en köklü yerleşimlerinden biri olarak biliniyor. Neolitik Çağ’dan günümüze kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Helvacı’da, Aleviler ve diğer inançlardan yurttaşlar birlik ve beraberlik içinde yaşamlarını sürdürüyor.

    Önemli bir Alevi nüfusunun da yaşadığı Helvacı Mahallesi, 1972 yılından bu yana başta Dersim ve Elazığ olmak üzere birçok kentten göç aldı. Alevilerin kendi imkanlarıyla kurduğu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Helvacı Cemevi’ni ziyaret ettik.

    “CEMEVİMİZİ HALKIN LOKMALARIYLA İNŞA ETTİK”

    PSAKD Helvacı Cemevi Başkanı Süleyman Laçin, Helvacı Mahallesi’nin kadim bir tarihe sahip olduğunu belirterek, özellikle Dersim ve Elazığ’ın Karakoçan ilçesinden yoğun göç aldığını söyledi. Helvacı’da Aleviler ve Sünnilerin bir arada yaşadığını ifade eden Laçin, bugüne kadar herhangi bir sorun yaşamadıklarını dile getirdi.

    Helvacı Mahallesi’nin verimli arazileriyle önemli bir tarım merkezi olduğunu belirten Laçin, hızlı sanayileşme ve depolama yatırımlarının tarım alanlarını ve yerel üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.

    Eskiden köy halkının büyük bölümünün tarımla uğraştığını belirten Laçin, günümüzde ise sanayinin gelişmesiyle birlikte insanların demir-çelik fabrikalarında, Petkim ve TÜPRAŞ gibi işletmelerde çalıştığını ifade etti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Helvacı Cemevi’nin temelinin 2011 yılında atıldığını, Mayıs 2015’te düzenlenen törenle hizmete açıldığını aktaran Laçin, kendisinin de kuruluşundan bu yana çeşitli görevlerde bulunduğunu ve bugün başkanlık görevini yürüttüğünü söyledi.

    Cemevinin bir kültür merkezi olarak değil, doğrudan bir inanç merkezi olarak faaliyet yürüttüğünü vurgulayan Laçin, “Burası kültür merkezi olarak değil, doğrudan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne bağlı bir cemevi olarak açıldı” dedi.

    “XIZIR AYINDA GELENEKSEL KAVUT YAPIYORUZ”

    Cemevinin yapımının Helvacı halkının lokmalarıyla tamamlandığını belirten Laçin, mahalle sakinlerinin cemevine sahip çıktığını söyledi. Muharrem ayında lokma ve aşure dağıttıklarını ifade eden Laçin, Sivas ve Maraş katliamlarının yıl dönümlerinde de anma programları düzenlediklerini kaydetti.

    Xızır ayında geleneksel kavut yaptıklarını ve cem erkanı yürüttüklerini belirten Laçin, faaliyetlerini genel olarak bu tür etkinliklerle sürdürdüklerini söyledi.

    “CEMEVLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    Köylerden metropollere yaşanan göç nedeniyle Aleviliğin geçmişteki kadar yoğun yaşatılamadığını ifade eden Laçin, bunda ekonomik koşulların ve iktidarın baskıcı politikalarının da etkili olduğunu söyledi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kabul etmediklerini belirten Laçin, “Bizim inancımızı tanımayanı biz de asla tanımayız. Kendi inancımızı kendi imkanlarımızla sürdürmeye çalışıyoruz” dedi.

    Laçin, Alevi toplumuna her yerde cemevlerine sahip çıkma çağrısında bulundu.

    “HELVACI KÖYÜ’NDE BİRLİK VE BERABERLİK HAKİM”

    Altı yıldır Helvacı Cemevi’nde cenaze erkanı yürüten Göksel Savak da Alevi öğretisinin hem güzel hem de meşakkatli bir yol olduğunu belirterek, Aleviliğin yüzyıllar boyunca devlet baskısına maruz kaldığını ifade etti.

    Savak, cemevinin elektrik, su ve benzeri giderlerinin köy halkının lokmalarıyla karşılandığını söyledi.

    Alevilerin yıllardır eşit yurttaşlık mücadelesi verdiğini belirten Savak, “Devletin Alevi inancını ve cemevlerini tanımasını, diğer inançlara gösterdiği hak ve imkanların bizlere de tanınmasını bekliyoruz” dedi.

    Helvacı Mahallesi’ndeki birlik ve beraberlik ortamına dikkat çeken Savak, “Kürt, Alevi ya da Sünni olsun; cenazelerimizde de hayırlarımızda da mutluluğumuzu da hüznümüzü de birlikte yaşıyoruz” diye konuştu.

    “CEMEVİNDE YAPILACAKLARA CANLARLA BİRLİKTE KARAR VERMEK İSTİYORUZ”

    Metropollerde ekonomik koşullar ve yoğun çalışma hayatı nedeniyle hafta içi cemevine gelenlerin sayısının az olduğunu belirten Savak, Helvacı sakinlerine cemevine daha fazla uğrama çağrısında bulundu.

    “Kahvede oturacaklarına buraya gelsinler, birlikte muhabbet edelim” diyen Savak, şöyle devam etti:

    “Biz isteriz ki her gün gelip çayımızı içsinler. Karşılıklı konuşalım, tartışalım; eksiğimiz, fazlamız neyse birlikte tamamlayalım. Herkesin bir geçim derdi, ekmek kavgası var. Bu nedenle gelemiyor olabilirler. Ama hafta sonları en azından bir saatliğine de olsa canlarımız gelip bizimle otursa çok mutlu oluruz. Kurs mu açılacak, etkinlik mi yapılacak; bunlara birlikte karar vermek istiyoruz. Evde sıkılacaklarına gelsinler, birlikte vakit geçirelim.”

    Semra ACAR – İZMİR 

  • 04 HAZİRAN 2026 PERŞEMBE – GÜNDEM

    04 HAZİRAN 2026 PERŞEMBE – GÜNDEM

    -PSAKD Helvacı Cemevi Başkanı Süleyman Laçin, birlik beraberlik içinde yaşadıklarını ve herkesin inanç merkezlerimiz olan cemevlerine sahip çıkmasını istedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Hacı Berktaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Dersim’de Düzgün Baba ziyaretgahı ile Maraş’ta Elif Ana’nın mezarına yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu. GÖRÜNTÜLÜ

    -Köln’de düzenlenen  Be One Festivali’nde çok sayıda kurum ve girişim bilgilendirme stantları açarak ziyaretçilerle buluştu. Festival kapsamında Alevi felsefesini tanıtmak amacıyla kurulan bilgilendirme standında yer alan Porz Alevi Derneği yöneticisi, eğitimci ve yazar Ali Rıza Orman, hazırladığı çalışmayla Alevi düşüncesinin evrensel boyutuna dikkat çekti. GÖRÜNTÜLÜ

  • KHK eylemi 372’inci haftasında: Barışın önündeki engeller kaldırılsın – VİDEO

    KHK eylemi 372’inci haftasında: Barışın önündeki engeller kaldırılsın – VİDEO

    PİRHA – KESK İzmir Şubesi’nin başlattığı KHK eyleminin 372. haftasında yaptıkları açıklamada, KHK’lerin ağır bir hukuk ve demokrasi sorunu haline dönüştüğünü belirtilerek, “Barışın, demokrasinin ve eşit yurttaşlığın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır” denildi. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 372’inci haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Açıklamada sık sık “KHK’ler gidecek biz kalacağız” ve “KHK’li ihraçlar onurumuzdur” sloganları atıldı.

    “KHK’LERİN MAĞDURİYETLERİ GİDERİLMEDİ”

    Basın metnini Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Mali Sekreteri Ali Türk okudu. KHK’lerle hukuksuz bir biçimde görevden ihraç edilen kamu emekçilerinin yürüttükleri adalet mücadelesini dile getiren Türk, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin geçen onlarca yıla rağmen mağduriyetlerinin giderilmediğini belirtti.

    Türk, KHK’lerin ağır bir hukuk ve demokrasi sorunu haline dönüştüğünü belirtti.

    Ülkede derinleşen ekonomik krize de değinen Türk, “Milyonlarca insan geçim mücadelesi verirken, kamu emekçileri ve emekliler yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Gençler işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakılmakta, eğitim hakkı giderek piyasalaştırılmakta, kamusal hizmetler tasfiye edilmektedir” dedi.

    “BARIŞ MÜCADELESİ DEVAM EDECEK”

    Türk, demokratik hak ve özgürlükler üzerindeki baskıların arttığına dikkat çekerek, “Seçme ve seçilme hakkını zedeleyen, hukuku siyasi hesaplaşmaların aracı haline getiren uygulamalar toplumsal barışa zarar vermektedir” dedi.

    Gezi Direnişi’nin 13. yılını hatırlatan Ali Türk, Gezi ruhunun emek, demokrasi ve barış mücadelesiyle devam edeceğini söyledi. İktidarın baskıcı ve kutuplaştırıcı politikalarının toplumun farklı kesimlerini hedef haline getirdiğini kaydeden Türk, demokratik kitle örgütlerinin üzerindeki baskıların arttığını işaret etti.

    Türk, talepleri şöyle sıraladı: Tüm KHK’ler iptal edilmeli, ihraç edilen kamu emekçileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidir.  Hukukun üstünlüğü ve demokratik işleyiş yeniden tesis edilmelidir. Emekçileri yoksulluğa mahkûm eden politikalardan vazgeçilmelidir.  Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler kamusal bir hak olarak güvence altına alınmalıdır. Barışın, demokrasinin ve eşit yurttaşlığın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.”

    PİRHA – İZMİR

     

     

     

     

  • AKD Aliağa Şube Başkanı Çiçekdal: CHP içindeki bölünmeler demokrasiye zarar verir – VİDEO

    AKD Aliağa Şube Başkanı Çiçekdal: CHP içindeki bölünmeler demokrasiye zarar verir – VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şube Başkanı Suat Çiçekdal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nun Alevi kimliğine yönelik eleştirileri doğru bulmadığını belirterek, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun beraber yürümesinin demokrasiye katkı sunacağını söyledi.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararını demokratik olmadığını kaydeden Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şube Başkanı Suat Çiçekdal, AKD örgütünün her zaman demokrasiden yana olduğunu hatırlattı.

    “ALEVİ KİMLİĞİ SİYASETE MALZEME YAPILMAMALI”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğine yönelik yapılan hakaretleri de değerlendiren Çiçekdal, Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğine yapılanları provokasyon olarak nitelendirdi. Kılıçdaroğlu’nun yada herhangi bir siyasetçinin  Alevi kimliği üzerinden değerlendirilip hakaret edilmesini doğru bulmadığının altını çizen Çiçekdal, şunları söyledi:

    “Çünkü insan Alevi, Sünni, Kürt yada mezhebi ne olursa olsun siyaset yapabilir. Bu tamamen onu bağlar. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüttüğü siyaseti de Alevi toplumuna bağlamak doğru değil. Biz Alevileri gerçekten çok incitiyor, çok kırıyor.  Biz sonuçta bu ülkenin eşitsiz yurttaşlarıyız. Siyaset yapanlarımız da olacak farklı mecralarda görev alacak insanlarımız da olacak ama böyle konularda Alevi kimliği kullanıldığı zaman çok üzülüyoruz.”

    “ALEVİLER HER ZAMAN DEMOKRASİDEN YANA”

    Hacı Bektaşi Veli’nin ‘İncitsen de incitme’ sözünü hatırlatan Çiçekbal, Alevilerin her zaman 72 millete bir nazarda baktığını ve demokrasiden yana olduğunu belirtti.

    Çiçekbal, CHP’nin güçlü bir muhalefet partisi olduğunu ve  içinde yaşanan bu bölünmenin de demokrasiye zarar vereceğini belirterek, iki tarafında bir araya gelerek beraber yol yürümesi gerektiğini söyledi.

    Semra ACAR – İZMİR

     

  • 03 HAZİRAN 2026 ÇARŞAMBA – GÜNDEM

    03 HAZİRAN 2026 ÇARŞAMBA – GÜNDEM

    -KESK İzmir Şubeler Platformu’nun, KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iadesi talebiyle düzenlediği oturma eylemi 372. haftasında devam edecek. GÖRÜNTÜLÜ (Saat:18.00)

    -Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şube Başkanı Suat Çiçekdal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nun Alevi kimliğine yönelik eleştirileri doğru bulmadığını belirterek, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun beraber yürümesinin demokrasiye katkı sunacağını kaydetti. GÖRÜNTÜLÜ 

    -Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı, Kazım Uçarcan, Kılıçdaroğlu’nun “mutlak butlan” girişimiyle CHP başına getirilmesine ilişkin yaşanan sürece ilişkin Pirha’ya açıklamalarda bulundu.GÖRÜNTÜLÜ 

    -Tutuklu gazeteci Cihan Berk’in duruşması görülecek.GÖRÜNTÜLÜ 

  • PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Çelik: Kılıçdaroğlu kimliğiyle değil siyasetiyle eleştirilmeli-VİDEO

    PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Çelik: Kılıçdaroğlu kimliğiyle değil siyasetiyle eleştirilmeli-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, CHP’deki “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden hedef alınmasına tepki gösterdi. Çelik, “Kılıçdaroğlu’nun kimliği veya inancıyla değil, liderlik vasfı ve siyasi tercihleriyle eleştirilmesini beklerdik” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık görevine gelmesiyle başlayan tartışmalar sürerken, Alevi kimliği üzerinden yapılan eleştiriler de tepki çekiyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, yaşanan sürecin toplumda kaygı yarattığını belirterek, PSAKD ve Alevi Bektaşi Federasyonu’nun mutlak butlan kararına karşı olduklarını daha önce yaptıkları açıklamayla kamuoyuna duyurduklarını hatırlattı.

    “KİMLİĞE YÖNELİK SALDIRILAR ALEVİLERİ ÜZDÜ”

    Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği ve inancı üzerinden yapılan hakaretlerin kabul edilemez olduğunu söyleyen Çelik, CHP içerisinden yükselen bazı söylemlerin Alevi toplumunda rahatsızlık yarattığını ifade etti.

    Bazı çevrelerin Kılıçdaroğlu’nu “düşkün” ilan etmeye çalıştığını belirten Çelik, şunları söyledi:

    “Düşkünlüğün ne olduğunu bilmeyen kişiler bile bu kavramı kullanıyor. İnançla ilgisi olmayan insanlar sırf Alevi kimliği nedeniyle Kılıçdaroğlu’nu düşkün ilan etmeye çalışıyor. Bir insanın kimliği ve inancı üzerinden eleştirilmesini doğru bulmuyoruz.”

    “ELEŞTİRİLER SİYASİ ZEMİNDE YAPILMALI”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun eleştirilecekse yürüttüğü siyaset üzerinden eleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, kimlik ve inanç temelli saldırıların toplumsal barışa zarar verdiğini söyledi.

    “Bir insan Kürt olabilir, Alevi olabilir ya da farklı bir inanca sahip olabilir” diyen Çelik, “Bunları hedef göstererek eleştiri yapmak kabul edilemez. Güçlü bir muhalefet inşa edilmek isteniyorsa eleştiriler kimlikler üzerinden değil, siyasi tutum ve uygulamalar üzerinden yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER CHP İÇİNDEKİ TARTIŞMANIN TARAFI DEĞİL”

    Kimlik temelli saldırıların ardından birçok kişinin Kılıçdaroğlu’na destek vermek zorunda hissettiğini dile getiren Çelik, CHP içerisinde tehlikeli bir kutuplaşma yaratılmaya çalışıldığını savundu.

    Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak bir zeminde buluşması gerektiğini belirten Çelik, yaşanan gelişmelerin yalnızca CHP’yi değil, muhalefetin bütününü etkilediğini söyledi.

    Türkiye’de iktidar değişimi beklentisinin yükseldiği bir dönemde yaşanan bu krizin toplumda üzüntü yarattığını ifade eden Çelik, “Bu CHP’nin kendi iç sorunudur. Aleviler bu tartışmanın tarafı değildir” dedi.

    TOPLUMSAL BARIŞ SÜRECİ SAHİPLENİLECEKTİR”

    CHP’de yaşanan güç mücadelesinin toplumsal barış sürecine etkisine ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik, hem Özgür Özel’in hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nun toplumsal barışa ilişkin süreci sahiplenmeye devam edeceğini düşündüğünü belirtti.

    “Toplumsal barış sürecini her iki tarafın da kucaklayacağını ve sahiplenmeye devam edeceğini düşünüyorum” diyen Çelik, süreci yakından takip ettiklerini kaydetti.

    Semra ACAR / İZMİR

     

     

  • 02 HAZİRAN 2026 SALI – GÜNDEM

    02 HAZİRAN 2026 SALI – GÜNDEM

    -Avrupa’daki Alevi ve Dersim kurumları bünyesinde faaliyet yürüten kadınlar, kültür, inanç ve toplumsal hafızanın yaşatılması amacıyla düzenlenecek festivale kitlesel katılım çağrısında bulundu. GÖRÜNTÜLÜ

    -Alevi kimliği üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri değerlendiren PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Alevi kimliği üzerinden yapılan eleştirileri doğru bulmadığını belirterek, “Kılıçdaroğlu’nun kimliği için veya inancıyla değil liderlik vasfıyla eleştirilmesini beklerdik” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Araştırmacı-yazar Kazım Gündoğan, Türkiye’de ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin küresel güç dengelerindeki değişimden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, bölgede yeni bir rejim inşasının hedeflendiğini savundu. CHP’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gündoğan, demokratik, laik ve özgürlükçü bir gelecek için ortak mücadele çağrısı yaptı.GÖRÜNTÜLÜ

     

  • Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü- VİDEO

    Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü- VİDEO

    PİRHA – Amasya’nin Göynücek ilçesine bağlı Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü.

    Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı bulunan çoğunluğu 1938 Dersim Katliamı’ndan sonra göç edenlerin yaşadığı Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl sonra ilk defa cem erkanı yürütüldü.

    Köydeki okulu cemevine çeviren köylüler 35 yıl sonra yürüttükleri cem erkanında 12 hizmeti yerine getirdi. Cem erkanını İmam Rıza Ocağı’ndan Hüseyin Solmaz yürütürken, cem erkanında gülbang okundu, deyişler söylendi, semah dönüldü, lokmalar paylaşıldı, gönüller birlendi.

    “KÖYLÜLER ÖZÜNE DÖNMEK İSTİYOR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sarıyer Şube Başkanı Celal Özer, 35 yıl sonra köyde yapılan cem erkanın insanları tekrar eski ritüellere yönlendirdiğini söyleyerek, herkesin özüne dönmek istediğini ifade etti.. Köydeki okulun odasını cem erkanı için dönüştürdüklerini belirten Özer, gerekli çalışmaları yaptıktan sonra cemevi yapmayı planladıklarını dile getirdi.

    HABER MERKEZİ

  • Varto’da süren ‘Çadır Nöbeti’ni DAD Varto Meclisi ziyaret etti!- VİDEO

    Varto’da süren ‘Çadır Nöbeti’ni DAD Varto Meclisi ziyaret etti!- VİDEO

    PİRHA –  Varto’ya bağlı Çalıdere Köyü’nde JES projesine karşı başlatılan ‘Çadır Nöbeti’ 26. gününde kararlılıkla devam ediyor. Çadır nöbetini ziyaret eden DAD yöneticileri, mücadele çağrısı yaptı. 

    Muş Varto Çalıdere köyü sınırları içinde planlanan JES projesine karşı başlatılan ‘Çadır Nöbeti 26’inci gününde devam etti. Büyük bir kararlılıkla devam eden çadır nöbetine destek ziyaretleri de devam ediyor.

    Lokmalarıyla çadır nöbetini ziyaret eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)  yöneticileri, lokma duasının ardından kısa bir açıklama yaptı. DAD Varto Meclisi, yaptıkları ziyarette yaşam alanlarına sahip çıkma çağrısı yaptı.

    “MÜCADELEMİZ DEVAM DECEK”

    Seyit Sabun Ocağı’ndan Pir Mehmet Seydalioğlu, DAD Varto Meclisi’ni kuracaklarını belirterek, “Bu meclis, demokratik Alevi anlayışını yaygınlaştırmak ve örgütlemeyi hedefliyoruz. Yine kaybolmuş Pir-Rayber-Talip ilişkisinin geçmişteki varlığını günümüze taşımak istiyoruz” dedi.

    Sütiye Dapaklı ise birlik, beraberlik ve dayanışma çağrısı yaparak, yaşam alanları için mücadele edeceklerini söyledi. Dapaklı, “Bizim bütün davamız memleketimizdir. Biz kimseden bir şey istemiyoruz, kimse de bizden bir şey istemesin. Memleketimizi vermiyoruz. Mücadelemiz daim olsun” diye konuştu.

    Çadır nöbetini “Her vaş koka xo ser be no kewe”, “her ot kökünün üstünde yeşerir” pankartıyla Qılçıx köyü ( Bahçelievler mahallesi) devraldı.

    PİRHA/VARTO

  • Sıldız Köyü’nde Ot Festivali: Bin bir çeşit ottan yemek yapıldı – VİDEO

    Sıldız Köyü’nde Ot Festivali: Bin bir çeşit ottan yemek yapıldı – VİDEO

    PİRHA –  Erzurum’un Hınıs ilçesine bağlı Sıldız Köyü’nde Ot Festivali yapıldı. Dayanışmayla toplanan otlardan yapılan yöresel yemekler sofrada yerini aldı. Festival, kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasını da hedefliyor. 

    Erzurum’un Hınıs ilçesine bağlı Sıldız Köyü’nde ‘Ot Festival’ yapıldı. Festivale HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Baharın gelişi doğanın yeniden canlanması ile birlikte yeşeren otlar, açan çiçekler ve doğanın sunduğu doğal ürünler sofrada yerini alıyor.

    Dayanışmayla toplanan doğal bitkilerden hazırlanan onlarca çeşit yemek hem görsel şölen oluşturuyor hem de kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına vesile oluyor. Çocukların doğayla buluştuğu, eski geleneklerin yeniden hatırlandığı, sohbetin, paylaşmanın ve dayanışmanın büyüdüğü Ot Festivali, geleneksel olarak her yıl yapılıyor.

    Yaz aylarında köylerine giden yurttaşlar kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalar yapıyor. Festival için toplanan yiyecekler hummalı bir çalışma sonrası sofralarda yerini aldı. Önce ayıklanan daha sonra ise yıkanan yiyecekleri kadın ve erkeler birlikte hazırladı.

    “ALEVİLERİN İNANCINI YÜRÜTMESİ ÇOK DEĞERLİ”

    Ot Festivali’ne katılan HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Erzurum’un farkı yüzleri ve çeşitli zenginliklerinin olduğunu belirtti. Beştaş, Erzurum’un Hınıs ve Tekman ilçelerinde bulunan Alevi köylerinin dayanışma ve birlik içinde Alevi inancını yürütmelerinin çok kıymetli oluğunu söyledi.

    Sıldız Derneği’nin İstanbul’daki örgütlü mücadelesine de değinin Beştaş, “Bu kültürün gelecek nesillere aktarılması, bunun kaybolmaması aynı zamanda bir demokrasi ve bir arada yaşama mücadelesidir.  Birbirimizin kimliğine, inancına, diline, varlığına saygı duymadır” diye konuştu.

    “KADIN ÖZGÜR OLMADAN TOPLUM ÖZGÜR OLMAZ!”

    Emekle yoğrulmuş çok çeşitli otlardan yemeklerin yapıldığını söyleyen Beştaş, “Umarım erkekler de otları toplamıştır” diyerek kadın erkek eşitliğinin önemi şu cümlelerle ifade etti:

    “Ot toplama işini sadece kadınlara bırakmamıştır. Bizler öncelikle insan hakları ve demokrasi mücadelesi yürütenleriz ama her zaman kadın ve erkek varsa kadının yanındayım. Bunu asla unutmayın. Kadınların eşit ve özgür olmadığı bir toplum asla özgür olamaz. Bir yerde şiddet varsa orada şiddete maruz kalan kadar şiddeti uygulayanı da çok güçlü sorgulamamız ve buna karşı mücadele etmemiz gerekir. Çünkü bizim mücadelemiz topyekun toplumu ve sistemi demokratikleştirmektir. Bu ülkede de dünyada da en büyük ezilen nüfus maalesef kadınlardır. Bugün Türkiye’de de tam anlamıyla bir kadın kırımı yaşanıyor. Her gün üç kadın katlediliyor.”

    “NEREDEN GELDİĞİMİZİ UNUTMAYALIM”

    Yapılan festivalin önemli olduğunu vurgu yapan Beştaş, “Bizler nereden geldiğimizi unutmayalım. Taşımızı, toprağımızı, bahçemizde açan bir çiçeğin adını, çocuklarımıza nesiller boyu öğreterek aslında çok bir mücadelede yürütmüş oluyoruz. Nerede yaşarsak yaşayalım İstanbul’da ya da Avrupa’nın büyük bir metropolünde her zaman kendi köyümüzü anar, oradaki evimizi özleriz. Bu kendi kültürümüzü devam etmektir” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından pişirilen yöresel lezzetler Sıldız Köyü Cemevi’nde hep beraber yenildi.

    PİRHA/ERZURUM

     

     

  • PSAKD: Çorum Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız!

    PSAKD: Çorum Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız!

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, yazılı açıklama yaparak Çorum Katliamı lanetleyerek, hayatını kaybedenleri andı. Açıklamada, toplumsal barışın inşası için faillerin yargılanması istendi. 

    Çorum’da faşistler tarafından 1980 Mayıs-Temmuz aylarında yapılan katliam sonucu çoğu Alevi olmak üzere resmi kaynaklara göre 57 yurttaş yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı. Saldırılar sonucu Alevi ve solculara ait çok sayıda ev ve işyeri de kullanılamaz hale getirildi.

    “DEVLETİN KOLLUK GÜÇLERİ SALDIRGANLARDAN YANA OLMUŞTUR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Çorum Katliamı’nın başlangıç tarihi olan 27 Mayıs vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.

    1980 yılında Çorum’da yaşanan katliamın lanetlendiği açıklamada yaşamını yitirenler anıldı. Katliamın sadece Alevi yurttaşlara değil, birlikte yaşama inancına yöneltilmiş  bir saldırı olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “1980 Mayıs ve Temmuz ayları arasında sistematik olarak uygulanan bu saldırılarda onlarca insanımız yaşamını yitirmiş, yüzlercesi yaralanmış, evler yakılmış, mahalleler kuşatma altına alınmıştır. Devletin kolluk güçleri ise, ne yazık ki yine mazlumların yanında değil, saldırganların gölgesinde durmuştur.”

    “HAKİKATLE YÜZLEŞMEDEN TOPLUMSAL BARIŞ İNŞA EDİLEMEZ”

    Çorum,  Maraş, ve Sivas Katliamı gibi katliamların faillerinin yargı önüne çıkarılması çağrısı yapılan açıklamada, “Hakikatle yüzleşmeden, adaletsizliğe sessiz kalınarak gerçek bir toplumsal barış inşa edilemez. Unutmak, bir daha yaşanmasına zemin hazırlar. Bu nedenle, yaşanan acılarla yüklendiğimiz mücadeleyi diri tutmak, yalnızca geçmişteki canlarımızın değil, gelecekteki kuşakların da özgür ve eşit bir ülkede yaşama umududur” ifadeleri kullanıldı.

    HABER MERKEZİ

     

     

  • Pir Ali Tekin: Pir’in ikrar kapısından geçmesi gerekir! – VİDEO

    Pir Ali Tekin: Pir’in ikrar kapısından geçmesi gerekir! – VİDEO

    PİRHA – Uzun kış gecelerinde yaşlıların, pirlerin olduğu mecliste sabahlara kadar Yol, erkan ve Aleviliğin anlatıldığını aktaran Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Yol’a girmeyi ‘ikrar vermeden, ikrar kapısından içeri giremezsin’ cümlesiyle ifade etti. 

    Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Alevi inancına ve günümüz dünyasındaki yerine dair ajansımıza konuştu.

    Köyde, uzun kış gecelerinde yaşlıların, dedelerin, pirlerin olduğu meclislerde sabahlara kadar Aleviliğin anlatıldığını belirten Tekin, “İlkokula başlayana kadar birçok kitap okuyup bitirmiştim. O meclislerde aldığım mayayla bu kurumlar içerisine girdik” diye konuştu.

    “MUSAHİPLİK TUTMADAN PİR’LİK MAKAMINA OTURULMAZ”

    Pir Tekin, musahiplik tutmadan Pir’lik makamına oturmadığını vurgulayarak, “Çünkü öyle görmüştük, öyle mayalanmıştık. Bu Yol’un uluları, pirleri, bizi o tür öğütlerle, nasihatlarla olgunlaştırdılar. İkrar vermeden, ikrar kapısından içeri giremezsin. ‘Gelme gelme, dönme dönme’ diyoruz. Dört kapı selamı verip pir divanına geliyorsun. Şeriat abdesti suyla alınır, tarikat abdesti Pir nefesinden alınır” dedi.

    Şimdilerde çok az sayıda Pir’in musahibi olduğunun kaydeden Pir Tekin, ikrara bağlılığı işaret ederek, Pir’in ikrar kapısından geçmesi gerektiğini vurguladı. 

    Ali Tekin, Alevilerin binlerce yıllık türbe geleneği olduğunu vurgu yaparak, “Yol’dan uzaklaşma hızlı bir şekilde devam ediyor. Türbe ziyaretleri Alevilerin binlerce yıllık geleneğidir. Bunların hepsi piknik alanına, ticari alanlara dönüştü” diye konuştu. Tekin, bu durumun çok incitici olduğunu belirtti. 

    “PİR’E TALİP OLMADIKÇA YOL’U BULAMAZSINIZ”

    Günümüz koşullarında musahiplik kurumunu devam ettirmenin zor olduğunu kaydeden Tekin, inançta, itikatta bağlılığın ve sadakatin zayıfladığına dikkat çekti. Tekin, şunları söyledi:

    “Ama ikrarsız da olmuyor. İlle de Yol’a gireceksin. İlle de bir mürşidi kamilin eteğinde doğacaksın, onun nasihatinden pay alıp olgunlaşacaksın. Siz bir Pir’e talip olmadıkça Yol’unuzu bulamazsınız.”

    Uluların “Yarın Hakk’ın divanında senin senle değil, seni senin ikrarından sorarlar” sözünü hatırlatan Pir Ali Tekin, bu sözün bugüne uyarlandığında dayanışmanın, oto kontrolün ön plana çıktığının altını çizdi.

    Pir Tekin, son olarak, inancın sürdürülmesi için Ehli Pir’lere ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

    Semra ACAR/İZMİR

  • 28 MAYIS PERŞEMBE 2026 – GÜNDEM

    28 MAYIS PERŞEMBE 2026 – GÜNDEM

    -Şıx Çoban Ocağı’ndan Pir Zeynel Kete, Kurban Bayramı ve ‘Kurban’ ritüeline dair sorularımızı yanıtladı.FOTO

    -Uzun kış gecelerinde yaşlıların, dedelerin, pirlerin olduğu mecliste sabahlara kadar Yol, erkan ve Aleviliğin anlatıldığını bunu da yaşayanlardan biri olan Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Yol’a girmenin ‘ikrar vermeden, ikrar kapısından içeri giremezsin’ desturuyla ifade etti. Tekin, Alevilikte erozyonun hızlı bir şekilde devam ettiğini belirti. GÖRÜNTÜLÜ

    -Dersim’de 4 Mayıs tarihinde Tunceli Valiliği ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Dedeler Zirvesi’ne ilişkin PSAKD Antalya Şube Sekreteri Atakan Eren PİRHAya açıklamalarda bulundu.GÖRÜNTÜLÜ

    -Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, Gezi protestolarının üzerinden geçen 13 yıla rağmen adalet arayışlarının sürdüğünü söyledi.GÖRÜNTÜLÜ

    -Saat 12.00’de, Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz köyü ve çevresinde Dimin Madencilik Şirketi tarafından yapılması planlanan krom ocağı projesine karşı çevre örgütleri ile yöre dernekleri halk buluşması düzenleyecek.GÖRÜNTÜLÜ