Etiket: 14 mayıs

  • Mersin Seçim Güvenliği Platformu’ndan sandıklara sahip çıkma çağrısı- VİDEO

    Mersin Seçim Güvenliği Platformu’ndan sandıklara sahip çıkma çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Seçim Güvenliği Platform Sözcüsü Mahmut Sümbül, seçim sonuçlarına yönelik itirazların yapılması gerektiğine dikkat çekti. Sümbül, ikinci turun önemini de vurgulayarak, herkese oy kullanma ve sandığa sahip çıkma çağrısında bulundu.

    Mersin Seçim Güvenliği Platformu, seçim sonuçlarında Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verileri ve ıslak imzalı tutanakların arasındaki farka ilişkin Eğitim Sen’de basın açıklaması yaptı. Burada yapılan açıklamada, veri uyuşmazlığına ilişkin gerekli itirazların yapılması ve ikinci turda sandığa sahip çıkmanın önemi üzerinde duruldu.

    SÜMBÜL: SANDIKLARA İTİRAZ EDİLMELİ

    Seçim sonrası sayım ve döküm işlemlerinin suni itirazlarla aşırı uzatıldığına dikkatleri çeken Mersin Seçim Güvenliği Platform Sözcüsü Mahmut Sümbül, “Anadolu Ajansı başta olmak üzere bazı haber kanallarının spekülatif, manipüle edici ve gerçek olmayan oranlarla insanların moralini bozmaya, insanların sandık başındaki görevlerini aksatmaya yönelik çabaları oldu. Sandığın temel kriteri ıslak imzalı sonuç tutanağıdır. Bu sonuç tutanakları alınmadan asla sandıktan ayrılmamak lazım” dedi.

    YSK verileri ile ıslak imzalı tutanakların uyuşmamasına ilişkin gerekli itirazların yapılması gerektiğinin altını çizen Sümbül, “Bu çeşit maddi hataların düzeltilmesine dair bir süre sınırlaması yok. Hukukçu arkadaşlar, partilerin görevlileri bu konuda sabırla ellerindeki bütün ıslak imzalı tutanakları bilgisayar çıktıları ile karşılaştırıp sandıklara itiraz etsinler” şeklinde konuştu.

    DEPREMZEDE SEÇMENLERE YÖNELİK ELEŞTİRİLERE TEPKİ

    Sümbül, seçim sonrası bazı deprem illerinde yaşanan kutlama ve oy oranları sonrasında sosyal medyadaki eleştiri dilini doğru bulmadıklarını belirterek şunları ifade etti:

    Deprem bölgeleriyle ilgili eleştiri dilini son derece yanlış buluyoruz. Böyle bir mağduriyeti yaşayan ve büyük bir özveriyle deprem bölgesine gidip oy kullanmaya çalışan insanların yaşadığı travmayı görmezden gelerek çok rahat bir şekilde eleştirilmelerini doğru bulmuyoruz.”

    “28 MAYIS’TA İRADEMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminin son derece önemli olduğunu belirten Sümbül, yurttaşlara sandığa giderek oy kullanma ve oylarına sahip çıkma noktasında çağrıda bulunarak şunları söyledi:

    “Seçime katılmayan yaklaşık yüzde 10’luk kısma ve seçime katılanlara çağrıda bulunuyorum: Sandığa gidelim, oylarımızı kullanalım, irademizi ortaya koyalım. Milletvekili seçimlerinde partiler eksikliklerini gördüler. Herhangi bir partinin görevlisi olmayan insanların da en az partililer kadar kendi oylarına sahip çıkma konusunda sorumlulukları var. Bu nedenle oyumuzu kullandıktan sonra özellikle saat 17.00’te sandığa gidip izleme ve oradaki hukuksuzluklara müdahale etme şansımız var. İkinci turda sandık başına gidelim, irademizi ortaya koyalım ve sandıklara sahip çıkalım.”

    MERSİN/PİRHA

  • Prof. Dr. Güney: Sinan Oğan oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum-VİDEO

    Prof. Dr. Güney: Sinan Oğan oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum-VİDEO

    PİRHA- Siyaset Bilimci Prof. Dr. Atilla Güney, “2. turda Kılıçdaroğlu’nun velev ki Oğan’la ittifak yapması durumda bile tabanının bu ittifaka uymayacağını düşünüyorum. Milliyetçi taban çok farklı reflekslerle hareket ediyor. Ne türlü pazarlık yapılırsa yapılsın Sinan Oğan ve Zafer Parti’sinin oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum” dedi. 

    14 Mayıs seçimleri geride kalırken, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs’ta ikinci turu yapılacak. 14 Mayıs’ta ortaya çıkan sonucu değerlendiren Barış Akademisyeni Prof. Dr. Atilla Güney, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İyi Parti seçmeninin büyük bir çoğunluğunun Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini savundu.

    Güney, Türkiye’nin bir toplumsal faşizm sürecinden geçtiğine işaret ederek, yükselen milliyetçi oylar, seçim kampanyaları süreçlerinde özellikle iktidar blokunun hiçbir ekonomik, sosyolojik soruna değinmeden tamamen “terör” örgütleriyle Kılıçdaroğlu’nu ve muhalefeti ısrarla ilişkilendirmesi bugün gelinen noktayı gösterdiğini dile getirdi.

    Kurulu ittifakların, birer siyasal pazarlık meselesi olduğunu vurgulayan Güney, “Millet İttifakının aldığı oylara baktığımız zaman tabanlarının Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini çok net bir şekilde görüyoruz. Özellikle Emek ve Demokrasi İttifakı’nın tabanını oluşturan Kürt illerinde yüzde 70’e yakın Kılıçdaroğlu’na oy oranı çıkarken, Batı’ya geldiğimizde bu oyların yarı yarıya düştüğünü görüyoruz. Buradan da görüyoruz ki, ortada bir ittifak yok. Kürt illerindeki seçmenin kahir ekseriyeti çok ciddi bir toplumsal taban refleksiyle hareket ederek Kılıçdaroğlu’na oy vermişler” dedi.

    “DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR”

    2 hafta sonra yapılacak seçimde toplumu sıkıntılı bir sürecin beklediğine vurgu yapan Güney, şunları söyledi:

    “Sinan Oğan şu an elindeki yüzde 5’lik oy oranıyla milliyetçi bir refleksle pazarlıklara girişmiş durumda. Seçimler kimin lehine sonuçlanırsa sonuçlansın Sinan Oğan’ın tabanının ilk turdaki gibi davranacağını düşünüyorum. 2’inci tur seçimlere çok dikkat etmek gerekiyor. Kılıçdaroğlu’nun tabanının çok ciddi bir sinizm ve umutsuzluk içerisinde olduğunu gözlemliyorum. Sandığa gitme oranlarında ciddi düşüşler yaşanabilir. Bu konuda dikkatli olmak gerekiyor.

    2. turda Kılıçdaroğlu’nun velev ki Oğan’la ittifak yapması durumda bile tabanının bu ittifaka uymayacağını düşünüyorum. Milliyetçi taban çok farklı reflekslerle hareket ediyor. Ne türlü pazarlık yapılırsa yapılsın Sinan Oğan ve Zafer Parti’sinin oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum.”

    “YAŞAMA ÜMİDİ ÖLÜM KORKUSUNDAN DAHA BÜYÜK”

    Deprem bölgelerindeki seçim sonuçları değerlendiren Güney, “Özellikle Hatay’da yurttaşların neredeyse yüzde 60’nın kenti terk etmiş olması, seçim günü sandıklara ulaşmakta zorluk çekmesi, büyük bir kısmının farklı kentlerde oy kullanıyor olması bunların çok ciddi bir analize ihtiyacı var. Fakat yer yer kamuoyunda deprem bölgesindeki oy oranlarına bakılarak bir kızgınlık ve hamaset edebiyatı yürütülüyor. Bu da toplumsal faşizm meselesiyle çok alakalı bir şey. Deprem bölgesindeki seçim sonuçlarına baktığım zaman yaşama ümidinin ölüm korkusundan daha büyük bir travma haline geldiğini gözlemledim” diye belirtti.

    “BU BİR UYARIDIR

    Yeşil Sol Parti’nin oy kayıplarına ilişkin de konuşan Prof. Dr. Atilla Güney, “İttifaklar sendromunun olumsuz etkilerini Yeşil Sol Parti’nin oylarının düşüşünde görüyoruz. Özellikle seçime bir ay kala kurdukları ittifak, TİP’le yaşanan gerginlikler Kürt seçmen üzerinde çok etkili oldu. Tabii bunun partinin iç işleyişiyle de, seçim sürecini yürütme biçimi, adayların profilleri, adayların belirlenme sürecinde izlenen antidemokratik yöntemlerin de özellikle HDP’nin kahir ekseriyetini oluşturan Kürt seçmen üzerinde çok ciddi bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Bu bir uyarıdır. Umarım gerçekten bizim yıllardır yaptığımız eleştiriler, uyarılar bundan sonra dikkate alınır ve parti gerçekten kelimenin tam anlamıyla bir eleştiri ve öz eleştiri sürecine girer ve bu eleştiri ve öz eleştirinin özellikle genel merkezden başlaması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER-Fatoş SARIKAYA/MERSİN

  • Selahattin Demirtaş: 20 bin sandığın her birinden 150 oy çalınsa 3 milyon oy eder

    Selahattin Demirtaş: 20 bin sandığın her birinden 150 oy çalınsa 3 milyon oy eder

    PİRHA-Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, geçici seçim sonuçlarına yapılan itirazlarla ilgili olarak bir dizi tweet attı. Demirtaş sandık güvenliğine dikkat çekerek, “20 bin sandığın her birinden 150 oy çalınsa 3 milyon oy eder ve bu sayı, seçimin sonucunu değiştirmeye yeter.” dedi ve önerilerini paylaştı.

    Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:

    “1- Merhabalar, yıllardır hileyle nasıl seçim kazanıp ülkeye el koyduklarına dair tahminlerimi ve alınması gereken önlemleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

    2- Oy sayımı ve birleştirmelerinde en önemli delil, ıslak imzalı sayım tutanağıdır. Bu tutanağı, sandık başkanı ve sandık kurulunun siyasi parti temsilcileri birlikte imzalar. Eğer tutanağa itiraz yoksa artık mühürlü oy çuvalı hiçbir aşamada açılıp yeniden sayılmaz.

    3- Peki sandık kuruluna üye yazılanların hepsi gerçekte AKP-MHP taraftarı ise ve kendini muhalif partilerin temsilcisi olarak yazdırmışsa ne olur? İşte o zaman sandık başkanı dahil olmak üzere tüm sandık kurulu iktidar yanlılarından oluşmuş olur.

    4- Oylar sayılırken gözlemci de yoksa sayım tutanağını istedikleri gibi düzenleyip altına da Yeşil Sol Parti, CHP, İYİ Parti adına imza atarlar, itiraz etmezler ve bir örneğini muhalefet partilerinin ilçe binasına teslim ederler.

    5- Muhalif partiler de kendilerine gelen bu tutanağa güvendikleri için itiraz etmezler, sisteme kaydederler. Böylece YSK verileri ile ıslak imzalı tutanaklar uyumlu görünür, hilenin nerede olduğu bir türlü bulunamaz.

    6- Anadolu Ajansı açılışı yüksek orandan yapar ve Erdoğan’ın kesin kazandığı algısını yaratır. Hileli tutanaklar ilk etapta sisteme girilmez, birkaç saat veri akışı yavaşlatılır ve muhalefetin elinde sahteliğe ilişkin bir delil olup olmadığı, itiraz edip etmeyecekleri gözlenir.

    7- Muhalefetin hileyi yakalayamadığı ve o sandıklara itiraz etmediği netleşince hileli tutanaklar da hemen sisteme girilmeye başlanır ve veri akışı yeniden başlar. Böylece her şey yasal ve usulüne uygun görünür. Hileyi yakalamak artık imkansızdır.

    8- Bu operasyon için merkezi bir dijital üs, bu üssün başında da Süleyman Soylu bulunur. Özellikle Karadeniz ve İç Anadolu sandıklarında bu operasyon yıllardır yapılır.

    9- 20 bin sandığın her birinden 150 oy çalınsa 3 milyon oy eder ve bu sayı, seçimin sonucunu değiştirmeye yeter.

    10- Bunları önlemenin tek yolu:

    A) Sandık görevlilerini belirleyen ilçe yönetimleri tanımadıkları, emin olmadıkları hiç kimseye yetki vermemelidir.

    B) Her sandıkta resmi sandık görevlisi dışında en az iki gözlemci görevlendirilmelidir.

    11- Herkes sayım saatinde sandığın başına dönmeli, sayımı izlemeli, not almalı, sonuçların tutanağa doğru yazıldığından emin olmalı, tüm sayım sürecini ve son tutanağı videoya çekmeli, sayım tutanağının fotoğrafları bir web sitesine yüklenmeli ve site herkese açık olmalı.

    12- Yıllardır bu şekilde Erdoğan’a seçim kazandırılıyor, MHP yüzde 10 bandında tutuluyor. Mutlaka başka hileler de yapılıyordur ama bunları bilemeyeceğiz maalesef.

    Bu nedenle sadece sandıklara sahip çıksanız bile seçim kesinlikle kazanılacak.

    Pes etmek yok.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaftancıoğlu: İstanbul’da oy verme işlemi bahar havasında geçti-VİDEO

    Kaftancıoğlu: İstanbul’da oy verme işlemi bahar havasında geçti-VİDEO

    PİRHA-Oy verme işlemi Türkiye genelinde sona ererken, kamera karşısına geçen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “İstanbul’da oy kullanma esnasında münferit bir iki olayı saymazsak tamamen sorunsuz ve bahar havasında vatandaşlarımız oy kullandılar” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, cumhurbaşkanı ve 28. Dönem milletvekili seçimlerine ilişkin CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda bir basın açıklaması yaptı. Kaftancıoğlu, İstanbul’da seçimlere katılım oranının rekor düzeyde olduğunu belirtti.

    “İSTANBUL’DA BAHAR HAVASI VAR”

    Kaftancıoğlu‘nun açıklaması şöyle:

    “İstanbul’da 1951 okulda, cezaevi sandıkları ile birlikte 30 bin 850 sandık ve seyyar sandıklarda vatandaşlarımız oy kullandı. İstanbul’da bahar havası var. İstanbul’da rekor katılım bekliyoruz. Tüm Türkiye’de de öyle olduğuna yönelik bilgiler geliyor. İstanbul’da mevcut 11 milyon 359 bin 876 seçmenin yüzde 90’ın üzerinde oy kullandığını tahmin ediyoruz.

    Hangi partiye oy vermiş olurlarsa olsunlar, demokratik haklarını kullanarak demokrasiye sahip çıktıkları için teşekkür ederim.

    İstanbul’da oy kullanma esnasında münferit bir iki olayı saymazsak tamamen sorunsuz ve bahar havasında vatandaşlarımız oy kullandılar. Bir ilçemizde bir okulumuzda trafodan çıkan yangın anında söndürüldü. Birkaç ilçemizde birkaç vatandaşımızın mükerrer oy kullanmasıyla ilgili görevli arkadaşlarımız gerekli işlemleri yaptılar.

    Bir ilçemizde 142 belgesiyle mükerrer oy kullanılmasına dönük bir girişimde bulunuldu ama bir şey çıkmadı.

    Sadece bir tane sandık başkanının görevini, yasanın kendisine tarif etmediği gibi yapmadığı görülünce başkanlıktan uzaklaştırıldı. Onun dışında sokakta ve sandıkta görevlilerimiz görevlerini yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Türkiye Gönüllüleri Mersin’de seçime hazır: Sandıklar iyi korunacak-VİDEO

    Türkiye Gönüllüleri Mersin’de seçime hazır: Sandıklar iyi korunacak-VİDEO

    PİRHA- Türkiye Gönüllüleri Mersin’de sandık güvenliğine ilişkin çalışmalarını tamamladı. Gönüllüler, seçmenin güvenliğe dair kaygılarını en aza indirgemeye çalıştıklarını ifade etti.

    Mersin’de sandık güvenliğine dair çalışma yürüten Türkiye Gönüllüleri, oyların güvenliğini sağlamak adına çalışmalarını tamamladı. Gönüllülerden Fatma Aydemir, seçmenin güvenliğe ilişkin endişelerinin anlaşılabilir olduğunu belirterek, bunları gidermek adına çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

    Bir diğer gönüllü Olcay Ural ise, şu an Akdeniz ilçesindeki bütün okullara okul temsilcileri atamalarını bitirdikleri bilgisini verdi.

    “BU SEÇİMDE SANDIKLAR İYİ KORUNACAK”

    Olcay Ural, önceki seçimlere göre bu seçimde sandık güvenliğine dair kaygıların daha az olduğu görüşünde. Sebebini hem partilerin hem de gönüllü hareketlerin yoğun çalışmalarına bağlayan Ural, şunları ifade etti:

    “Daha önce seçimlerde hiç görev almamış kişilerin aynı hassasiyetle bir araya gelip, yüz binlerce gönüllü topluluklarla şu süreçte sandık güvenliğini sağlamaya çalışıyoruz. Bu da demek oluyor ki, bu kaygılar bizi bir araya getiriyor. Bu kaygıların önüne geçebilmek için okullarda aktif görev alıp, sandıkların başında görev aldığımız sürece kaygıya sebep olacak sorunları minimize etmiş olacağız rahatlıkla.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/MERSİN

  • Kenanoğlu: Sandığa gidelim ve bizi unutan bu iktidardan hesabı soralım-VİDEO

    Kenanoğlu: Sandığa gidelim ve bizi unutan bu iktidardan hesabı soralım-VİDEO

    PİRHA- 14 Mayıs seçimlerine saatler kaldı. Adıyaman’da Yeşil Sol Parti çalışmalarını son ana kadar sürdürdü. 1 aylık seçim sürecinin sonuna geldiklerini söyleyen milletvekili adayı Ali Kenanoğlu, seçimlerin son derece önemli olduğunu ifade ederek, “14 Mayıs’ta sandığa gidelim ve bizi unutan bu iktidardan hesabı soralım” dedi.

    14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere sadece bir gün kaldı. Yeşil Sol Parti Adıyaman’da seçim çalışmalarını son ana kadar sürdürüyor. Milletvekili Adayı Ali Kenanoğlu seçim çalışmalarına ilişkin bilgi vererek, yurttaşları oy kullanmaya çağırdı.

    1 AYLIK SÜRECİN SONUNA GELDİK”

    “Adıyamanlıları sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diyerek sözlerine başlayan Ali Kenanoğlu, “1 aydır seçim çalışmalarını sürdürüyoruz. Deprem yaşamış ve etkilenmiş bir yerde seçim çalışması yürüttük ve bunun sonuna geldik. Bu çalışma sürecinde Adıyaman’ın bir çok yerinde, beldesinde, köyünde, çadır ve konteyner kentlerde insanlarla bir araya geldik ve bir çok sorunu, sıkıntıyı yerinde gördük. Bir taraftan tütün üreticisinin, çiftçilerin yaşadıkları sorunlar bir diğer taraftan da depremde yakınlarını kaybedenlerin, ya da kendisini kurtarıp yaşamda mücadele eden insanların sorunlarını dinledik. Dert, sorun çok bir bütün olarak Adıyaman’ın yeniden inşaası gerekiyor. Bu inşaa sadece bina tamiri anlamında değil, eğitimden sağlığa, ekonomiden ticaret hayatına kadar bir bütün olarak tamir sürecine girilmesi gerekiyor” dedi.

    “HERKES OYUNU KULLANMALI”

    Seçimlerin hem Türkiye hem de Adıyaman açısından çok önemli olduğunu söyleyen Kenanoğlu, şunları kaydetti:

    “Bu pazar öncelikle bütün halkımızın sandığa giderek vatandaşlık görevini yerine getirmesini bekliyoruz. Depremin etkisi çok ağır yaşandı. 6 Şubat depreminde Adıyaman halkı unutuldu. Bu süreç esnasında enkaz altında kalan insanlar yaşamlarını yitirdi, aslında kurtarılabiliyor olmalarına rağmen arama kurtarma ekiplerinin gelmemesinden kaynaklı yaşamlarını yitirdiler. Bu anlamıyla biz bu pazar günkü seçimleri bizi unutan iktidara karşı hesap sorma günü olarak görüyoruz. 14 Mayıs’ta sandığa gidelim ve bizi unutan bu iktidardan hesabı soralım” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Yurttaşlar: Bu seçim son seçimdir, sandığa sahip çıkalım-VİDEO

    Yurttaşlar: Bu seçim son seçimdir, sandığa sahip çıkalım-VİDEO

    PİRHA- Yurttaşlar, 14 Mayıs seçimlerinde değişim istiyor. Düşüncelerini baskı altında olmadan, özgürce ifade etmek istediklerini vurgulayan yurttaşlar, “Demokrasi adına bu seçim son seçimdir” dedi.

    14 Mayıs seçimlerine sayılı saatler kaldı. Mersin’de yaşayan yurttaşlar, PİRHA’ya 14 Mayıs’a ilişkin konuştu. Ekonomik kriz altında ezildiklerini dile getiren yurttaşlar, “Değişim şart” diyor.

    İfade özgürlüğünün olmadığını belirten yurttaşlar, kadınların öldürülmediği, gençlerin gelecek kaygısı taşımadan, halkların kardeşçe, huzur ve demokrasi içinde yaşadığı,bir 15 Mayıs istediklerini söyledi.

    Sandıklara sahip çıkma çağrısı yapan yurttaşlar, “Demokrasi adına bu seçim son seçimdir” dedi.

    Diren KESER-Erol KAMALAK/MERSİN

  • Tülay Hatimoğulları: Kadınlar bu iktidarı gönderecek- VİDEO

    Tülay Hatimoğulları: Kadınlar bu iktidarı gönderecek- VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Adayı Tülay Hatimoğulları, seçimin en çok kadınlar açısından önemli olduğunu vurguladı.  Kadınların, hayatları, hakları, özgürlükleri için sandığa gideceklerini belirten Hatimoğulları, “14 Mayıs’ta kadınlar özgür bir yaşam için bu iktidarı gönderecek” dedi.

    Türkiye’nin tarihi seçimine sayılı saatler kaldı. Yeşil Sol Parti milletvekili adayları da son ana kadar sahada çalışma yürütmekten geri durmuyor. Kapı kapı gezip oy pusulasını ve Yeşil Sol Parti’yi anlatan milletvekili adaylarından biri de Tülay Hatimoğulları.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili ve Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Adayı Tülay Hatimoğulları seçime, kadın sorunlarına ve partinin kadın bakış açısına dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “KADIN ADAY ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU PARTİYİZ”

    Parti olarak eşit temsiliyet hakkını ve eş başkanlık sistemini uygulamayı başardıklarını belirten Tülay Hatimoğulları, bu konuda örnek olduklarını söyledi.

    Yeşil Sol Parti’nin milletvekili aday listelerinde kadın oranının en yüksek olduğu parti olduğuna dikkatleri çeken Hatimoğulları, “Milletvekili listelerine baktığımız zaman kadınların seçilebilir sıralarda bulunduğu tek partiyiz. Kadınların siyasetteki dezavantajlı konumunu reddeden bir yerden yüzde 50 kadın kotasını uyguladık” dedi.

    ADANA LİSTESİNDE FERMUAR SİSTEMİ

    Yeşil Sol Parti’nin Adana milletvekili aday listesinde bir kadın bir erkek olacak biçimde fermuar sistemi uygulandı. Hatimoğulları, kadın cinayetlerinin çok sık yaşandığı ve kadına yönelik şiddetle çok fazla gündeme gelen kentlerden biri olan Adana’da kadın renginin ön plana çıkmasını önemsediklerini dile getirdi. Buradaki kadınların yaşadığı sorunları meclise taşıyarak, kentte belli bir değişimin, dönüşümün yaşanmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi.

    “6284 SAYILI YASA PAZARLIK KONUSU YAPILDI”

    Cumhur İttifakı’nın kadınları şiddete karşı koruyan 6284 sayılı kanunu pazarlık konusu yaparak, seçim vaadi haline getirdiğine işaret eden Hatimoğulları, “AKP döneminde kadına yönelik şiddet çok artış gösterdi, faillere karşı cezasızlık politikası izlendi. Yasayı dahi uygulamadılar. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece ansızın çıktılar. Şimdi ise ittifaklarla 6284’ü pazarlık konusu ve seçim vaadi haline getirdiler. Bu ülkeyi tıpkı Taliban’ın yönettiği Afganistan’a benzetmek istiyorlar. Kadınları kamusal alandan uzaklaştırıp eve hapsetmek, şiddete açık bir hale getirmek istiyorlar. Bu kabul edebileceğimiz bir şey değil” diye konuştu.

    JİNA MAHSA AMİNİ’NİN İZİNDE

    AKP iktidarının ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadın düşmanı söylemlerini hatırlatan Hatimoğulları şunları söyledi:

    “Bugün ülkenin cumhurbaşkanı kadınlara ‘sürtük’ diyebiliyorsa, üç çocuk değil beş çocuk doğurun deyip başımıza jinekolog kesilebiliyorsa, kadının evi yeridir, çocuk istismarlarında bir kereden bir şey olmaz, diyorlarsa bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Her konuda olduğu gibi iktidarın da çivisi çıktı. Bu sebeple 14 Mayıs seçiminde bu iktidarı gönderecek olan kadınlardır. Bu ülkenin yükünü kadınlar çekiyor. Bu ülkede yaşanan işsizlik, yoksulluk en çok kadınları etkiliyor. Evde kaynamayan tencerenin hesabı dönüp kadından soruluyor. Erkek şiddeti ekonomik krizle birleşince daha da katmerleniyor. Bu sebeple 14 Mayıs seçiminde bu iktidarı gönderecek olan kadınlardır.”

    Jina Mahsa Amina’nın İran’daki Molla rejimine karşı güçlü çıkışının tüm kadınlara ilham verdiğini söyleyen Hatimoğulları, “Onun izinde jin, jiyan, azadi (Kadın, yaşam, özgürlük) demeye ve bunu inşa etmek için var gücümüzle emek vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ ADANA

  • Ayten Kordu’dan Sandığa gidelim, tek adam rejiminin yıkılması gerekiyor-VİDEO

    Ayten Kordu’dan Sandığa gidelim, tek adam rejiminin yıkılması gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, herkesin sandığa gitmesini ve sandıklara sahip çıkmasını istedi. Kordu, “İnsanlar 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde tek adam rejiminin gitmesini ve ülkenin daha demokratik şekilde yönetilmesini istiyor” dedi.

    Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Adayı Ayten Kordu, seçim süreci boyunca yaptıkları çalışmalar, insanların talepleri ve sandık güvenliği konularına dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ÜLKEDE YENİDEN İNŞA SÜRECİNİN BAŞLAMASI GEREKİYOR”

    ‘Çalışmalara başladığımızdan itibaren çok yoğun bir program çıkardık’ diyerek sözlerine başlayan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Adayı Ayten Kordu, “Hedefimiz hem ilçelerimize hem de bütün köylerimize ulaşmaktı. Zaman darlığı vardı daha fazla zaman ayırıp insanlarla sohbet etmek isterdim ama ulaşabileceğimiz yerlere ulaşmaya çalıştık. Dersim merkezde seçim bürosu açılışları, esnaf ziyareti, resmi kurumları ve sivil toplum örgütlerini ziyaret ettikten sonra ilçelerimizde seçim bürosu açılışları ve esnaf ziyaretleri gerçekleştirdik. İlçe programımızın ardından köylerimize gittik. Yaptığımız çalışmalarda insanlar tarafından çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. İnsanların taleplerinin en başında tek adam rejiminin gitmesi geliyor. İnsanlar 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde tek adam rejiminin gitmesini ve ülkenin daha demokratik şekilde yönetilmesini istiyor. Ülkede yeniden inşa sürecinin başlaması gerekiyor, tek adam rejiminin yıkılması gerekiyor” dedi.

    “HERKES SANDIĞA GİTMELİ, SANDIKLARA SAHİP ÇIKALIM”

    Seçim yasağının son saatine kadar çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Ayten Kordu, şöyle devam etti:

    “Bütün emekler yerini bulacak, seçim çalışmasında herkesle birlikte bir çalışma yürüttük, herkes büyük emek ortaya koydu herkesin yüreğine sağlık. Ben inanıyorum ki verdiğimiz emekler boşa gitmeyecek. Dersim’de hem tek adam rejimini göndermek için hem de milletvekili seçiminde iyi bir sonuç çıkaracağımıza inanıyorum ve bu durumu zaten kentte hissediyoruz. Sandıklar açılana kadar sandık güvenliğini sıkı tutmamız gerekiyor. Mutlaka sandıklara sahip çıkalım. Biz oy kullanacak her insanımızı sandığa taşıyacağız, kimsenin şüphesi olmasın. Bu seçim çok önemli bir seçim o yüzden herkes sandığa gitmelidir.”

    Sandık güvenliği konusunda halkın çok ciddi kaygıları olduğunu belirten Kordu, “Ama biz geçmiş deneyimlerimizden yola çıkarak güvenlik alacağız. Seçim çalışmasında emek veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim, her şey çok güzel olacak, biz 14 Mayıs’tan sonra halaylar çekeceğiz, insanlar artık derin bir nefes çekecek ve birbirimize daha içten bir şekilde sarılacağız buna inanıyorum. Hızır hepimizin yardımcısı olsun” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Kenanoğlu: Bu seçim Muâviye düzeninin artık son bulacağı bir seçim – VİDEO

    Kenanoğlu: Bu seçim Muâviye düzeninin artık son bulacağı bir seçim – VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Adıyaman’da bölge bölge seçim çalışmalarını sürdürüyor. Adıyaman Milletvekili Adayı Ali Kenanoğlu, “Bu seçim bizim açımızdan bir kader seçimi. Halkımızın 100 yıldır yaşadığı sorun ve sıkıntıların sona ereceği bu Muâviye düzeninin artık son bulacağı bir seçim olmasını bekliyoruz” dedi.

    Yeşil Sol Parti Adıyaman’da seçim çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalara dair Kenanoğlu PİRHA’ya bilgi verdi.

    TÜTÜNLER ÜRETİCİNİN ELİNDE KALDI

    Kömür Beldesi’nde köy ziyaretlerini sürdürdüklerini söyleyen Ali Kenanoğlu, evlerin önünde asılı olan tütünleri göstererek, “Görmüş olduğunuz manzaraya Adıyaman’ın bir çok yerinde denk gelmeniz mümkün. İnsanlar bir yandan yeni tütünlerini üretmeye çalışırken diğer yandan ise önceki yıllardan kalan tütünlerini askıda tutuyorlar. Henüz satamamışlar, ellerinde duruyor. Bütün bu sorunların çözümü ve üreticilerin emeğini alacağı günleri pazar gününden sonra göreceğiz” dedi.

    “AĞACIN ALTINA MÜHÜRÜ BASACAĞIZ”

    Kenanoğlu, son günlerin son derece önemli olduğunun altını çizerek, “Bu seçim bizim açımızdan bir kader seçimi. Halkımızın 100 yıldır yaşadığı sorun ve sıkıntıların sona ereceği bu Muâviye düzeninin artık son bulacağı bir seçim olmasını bekliyoruz. O nedenle son günlerde de elimizden gelen her şeyi yapalım. Ulaşamadığımız ne kadar tanıdığımız varsa onlara ulaşıp mutlaka pazar günü sandık başında olmalarını sağlayalım. Burada bir oyumuzu Kemal Kılıçdaroğlu’na, bir oyumuzu da Yeşil Sol’a veriyoruz. Ve Yeşil Sol Parti’nin mecliste güçlü bir şekilde yer almasını sağlayacağız. Adıyaman’da 12.sıradayız. 12.sırada ağacın altına evet mührünü basarak yeni bir dönemin başlamasına vesile olacağız. şimdiden hepimize hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Seçimin kaderi gençlerin elinde: Oyumuz bir şeyleri değiştirecek, umutluyuz-VİDEO

    Seçimin kaderi gençlerin elinde: Oyumuz bir şeyleri değiştirecek, umutluyuz-VİDEO

    PİRHA- Gençler, 14 Mayıs seçimlerinden umutlu. Gelecek kaygısı taşımadan yaşamak istediklerini ifade eden gençler, 14 Mayıs’ta değişimden yana oy kullanacaklarını söylediler.

    14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kaldı. Seçimin kaderini ise ilk kez oy kullanacak gençler belirleyecek. 6 milyona yakın yurttaşın ilk kez oy kullanacağı 14 Mayıs’ta nasıl bir sonuç çıkacağı sabırsızlıkla bekleniyor.

    Ekonomik krizin derinleştiği, on binlerce gencin yurtdışına çıktığı, yüz binlercesinin de çıkmak istediği Türkiye’de, gençlerin nasıl bir tercihte bulunacağı merak konusu.

    Mersin’de yaşayan gençlere, 14 Mayıs ve sonrasında ne beklediklerini sorduk. Gençler değişimden yana ve umutlu.

    Diren KESER-Fatoş SARIKAYA/MERSİN

     

  • Mezitli Cemevi yöneticileri: Aleviler sandığa sahip çıkacaklar-VİDEO

    Mezitli Cemevi yöneticileri: Aleviler sandığa sahip çıkacaklar-VİDEO

    PİRHA- Mersin Mezitli Cemevi Başkanı Ferdi Koç, Alevilerin oy kullanırken kendi temsiliyetlerine önem veren siyasi partileri göz önünde bulunduracaklarını ifade ederken, Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şehriban Üstün de, “Bu seçimde kadınlar gelecekleri, hakları, özgürlükleri için oy kullanacak” dedi. 

    Mersin Mezitli Cemevi Başkanı Ferdi Koç ve Mezitli Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şehriban Üstün, PİRHA’ya seçime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ferdi Koç, AKP iktidarı boyunca Alevilerin üzerindeki baskı, asimilasyon ve ötekileştirme politikalarının sona ermesi anlamında bu seçimin önemli olduğu görüşünde. Şehriban Üstün ise kadınların gelecekleri, hakları ve özgürlükleri için oy kullanacaklarını vurguladı.

    KOÇ: ALEVİ KURUMLARI İLE İŞ BİRLİĞİ YAPILMALI

    Başkan Ferdi Koç, örgütsel kurumlar üzerinden değil de bireysel ilişkiler üzerinden Alevilerin temsil edildiği algısının yaratılmasına tepki gösterdi. Siyasi partilerin bireyler üzerinden değil, Alevilerin örgütleri ve kurumları muhatap alarak ilişki kurması gerektiğinin altını çizdi.

    “GÜZEL GÜNLER BİZİ BEKLİYOR”

    Mersin Mezitli Cemevi Başkanı Ferdi Koç, Alevilerin bu ülkenin siyasetinin neresinde yer alacaklarının hesabını yapıp, seçim günü o yönde tavır belirlemeleri gerektiğini belirtti. 14 Mayıs’tan sonra 22 yıldan beri yaşanan acıların son bulacağını, Türkiye’de yeni bir dönemin başlayacağını ifade eden Koç, provokasyonlara karşı da yurttaşları uyardı:

    “Tüm Aleviler sandığa gitmek, oylara sahip çıkmak konusunda duyarlılar. İktidarının elden gideceğini anlayan gruplar pazar günü bir provokasyon ortamı yaratmaya çalışabilirler. Bu ihtimal var. Biz sakin ve sağduyulu bir şekilde sandıklarımıza sahip çıkmalıyız. Herkes bu konuda üzerine düşeni yaparsa ben başaracağımıza inanıyorum. Uzun bir süreçten sonra bu ülkede özgür bir ortam yaratılması noktasında yeni bir süreç başlayacaktır. Seçimle birlikte AKP gericiliğinin Türk-İslam sentezcilerin, çetecilerin, toplumun üzerinde baskı ve korku yaratanların sonunun geleciğine inanıyorum. Güzel günler bizi bekliyor.”

    ALEVİ KADINLAR MECLİSTE TEMSİLİYET İSTİYOR

    Mezitli Cemevi Kadın Kolları Başkanı Şehriban Üstün de, partilerin milletvekili aday listelerini değerlendirerek, Alevi kadın temsiliyetinin yetersiz olduğuna dikkati çekti. Mecliste Alevi kadınların sözünün söylenmesinin önemli olduğuna değinen Üstün, “Listelerde kadın temsili bizi memnun etmedi. Biz istedik ki Alevi kadınlar mecliste çoğunluk oluştursun. Toplumda Alevi kadınların çok fazla sorunları var. Bütün kadınlar ezilmiştir ama Alevi kadınlar daha çok sindirilmiş, ötekileştirilmiştir. Mecliste çoğunluğu oluşturmak için söz sahibi olmak istiyoruz. Bu bizim hakkımız” dedi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN OY KULLANMALIYIZ”

    AKP-MHP iktidarında kadınların kazanımlarına karşı hemen her gün saldırıların olduğunu dile getiren Üstün, kadınların kendi özgürlükleri için oy kullanacağını söyledi.

    İstanbul Sözleşmesi’ne de vurgu yapan Üstün şunları kaydetti:

    “Bu seçimde kadınlar gelecekleri, hakları, özgürlükleri için oy kullanacak. İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe sokmak için sandığa gitmeliyiz. Sandıklara kadın canların daha çok sahip çıkması gerekiyor. Çünkü kadınlar için kritik bir seçim olacak. Umuyorum ki özellikle kadın ve çocuklar için gelecek daha aydınlık olacak.”

    Diren KESER- Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Yeşil Sol Parti Amasya adayları: Ya hep beraber kurtulacağız ya da yok olacağız-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Amasya adayları: Ya hep beraber kurtulacağız ya da yok olacağız-VİDEO

    PİRHA-Yeşil Sol Parti Amasya milletvekili adayları Veli Bölük, Haydar Görgü seçim çalışmalarını anlattı. Birleşe birleşe kazanacaklarını söyleyen vekil adayları, “Özellikle bu toplumda ayrıştırılan, ötekileştirilen, düşmanlaştırılan gruplar Yeşil Sol’u bir biçimde kendilerinin bir parçası olarak görüyorlar” dedi.

    Yeşil Sol Parti Amasya milletvekili adayları Veli Bölük ile Haydar Görgü, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Emek Partisi’nin Yeşil Sol Parti listelerinden Amasya milletvekili adayı olan Bölük, “Bu ülkede gerçekten artık bir değişim olması gerekiyor. Bu ülkeyi yönetenlerin yıllardır yapmadıkları kalmadı. İktidarlarını yalan üzerine kurdular. İşçiler ve köylülerle yan yana geldiğimizde görüyoruz ki herkes mevcut durumdan muzdarip. Herkes şikayetçi. ‘Artık gitsinler’ diyorlar. Ürünlerinin para etmediklerini söylüyorlar. Herkes dert küpüyle dolu” ifadelerini kullandı.

    “BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ”

    Haydar Görgü ise birleşe birleşe kazanacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

    “Solda durmak, hak mücadelesinin yanında durmak anlamına geliyor. Özellikle ötekileştirilen, yok sayılan, yok edilmeye çalışılan halklarla dayanışmam her zaman olmuştur. Bu dayanışmanın gereği olarak Halkların Demokratik Partisi’nin oluşumunda yer aldım. Bu süreç bizi bugün Emek ve Özgürlük İttifakı ve Yeşil Sol’a kadar getirdi. İnsanların tek söyledikleri, “Kurtarın artık bizi bu adamlardan” oluyor. “Bu adamlar tekrar kazanırsa bize yaşam hakkı tanımayacaklar” diye konuşuyorlar. İnsanların gözlerinde o endişeyi görebiliyorsunuz. Beraber kurtaracağız, birlikte başaracağız. Siz bize destek verin, biz hem sizin sözcünüz; hem de taleplerinizin ileticisi olacağız. Özellikle bu toplumda ayrıştırılan, ötekileştirilen, düşmanlaştırılan gruplar Yeşil Sol’u bir biçimde kendilerinin bir parçası olarak görüyorlar. Birleşe birleşe kazanacağız. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hep beraber yok olacağız.”

    PİRHA/AMASYA

  • Mersin’den Yeşil Sol rüzgarı: Bahar Erdoğan’ın gidişiyle gelecek-VİDEO

    Mersin’den Yeşil Sol rüzgarı: Bahar Erdoğan’ın gidişiyle gelecek-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de gerçekleştirilen Yeşil Sol Parti mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “AKP-MHP ittifakı bu ülkeye yıllarca kara kışı yaşattılar. Asıl bahar Erdoğan’ın gidişiyle gelecek” dedi.

    Yeşil Sol Parti Mersin mitingine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Sözcüsü Berdan Öztürk, Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi ve Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Başak Demirtaş ve Mersin milletvekili adayları katıldı.

    Eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu meydanında yapılan miting alanına “Mayıs ayı kahramanları ölümsüzdür”, “Özgür basın susturulamaz”, Nükleerde ölüm Yeşil Sol’da yaşam var”, “Jin, jiyan, azadi” pankartları açıldı.

    “ERDOĞAN İKTİDARINI GÖNDERECEĞİZ”

    Sahneye ilk olarak çıkan Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, baskıların kendilerini yıldıramadığını söyleyerek, “Onlar ağacımızı kökünden söküp atabileceklerini sandılar. Onlar da çok iyi biliyorlar ki köklerimiz çok derinde. Biz direnişin çocuklarıyız. O yüzden 14 Mayıs’ta Erdoğan iktidarını göndereceğiz” dedi.

    SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, demokratik bir Türkiye için oyların Yeşil Sol Parti’ye verilmesi gerektiğine değinerek, “Emeğimize, bedenimize kimliğimize sahip çıkarak karanlık iktidarı göndereceğiz” diye konuştu.

    Başak Demirtaş ise, hep birlikte zindandaki bütün arkadaşları özgürleştireceklerini belirterek, “14 Mayıs’ da bunun bir başlangıcı olacak. Bu seçimde tek bir oyumuz bile ziyan olmamalı. Bu oylarımızla ağacımızı bol bol sulayacağız ki meyvesi bol olsun” sözlerini kullandı.

    “BYE BYE TEK ADAM”

    EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, AKP-MHP’nin başta deprem olmak üzere halka yaşattığı tüm acıların hesabını soracaklarını ifade etti. “Bye bye Erdoğan” diyen Akdeniz, çürümüş düzeni 14 Mayıs’ta göndereceklerini belirtti. İşçi sınıfına konan grev yasakları neyse Kürtlerin belediyelerine atanan kayyımların aynı olduğunun altını çizerek, “Denizlerin idam sephasında dediği gibi ‘Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşiliği” diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Ardından sahneye çıkan DTK Eş Sözcüsü Berdan Öztürk, “Seçimde iki taraf var. Biri ülkeye faşizmi, baskıyı; diğer taraf ise demokrasiyi getirmek istiyor. Biz 14 Mayıs’ta demokrasiyi, barışı, eşitliği, aydınlığı getireceğiz” dedi.

    BULDAN: BÜTÜN HALKLAR DEĞİŞİM İSTİYOR

    14 Mayıs seçimlerinde AKP-MHP iktidarını göndererek tarih yazılacağı vurgusunu yapan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan şunları söyledi:

    “Bu görüntü bu topraklarda yeni bir hikayenin yazılacağının görüntüsüdür. Bu hikaye Türk’ün, Kürt’ün hikayesi. Türkiye’de yaşayan Alevilerin, kadınların hikayesi. Bu hikaye aynı zamanda demokrasinin barışın demokrasinin kardeşliğin refahın huzurun hikayesi. İşte Yeşil Sol işte partimiz, işte halkımız ve işte hikayemiz Mersin’de yazılıyor”

    “YEŞİL SOL’U HER EVE SOKACAĞIZ”

    Seçime birkaç gün kalmasına rağmen pusula çalışmalarına devam edilmesi gerektiğine değinen Buldan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    Bu ülke için en büyük tehdit AKP’dir, MHP’dir. İşte bunun için bu 3 günde bile çok çalışacağız. Yeşil Sol’u her eve sokacağız. Yeşil Sol bayrağını her yerde dalgalandıracağız. Seçim günü sandık başına gittiğimizde, oy pusulasını elimize aldığımızda bir oy Yeşil Sol’a, bir oy Kılıçdaroğlu’na diyeceğiz. Diğer hiçbir partiyi görmeyin. Gözünüz sadece ve sadece Yeşil Sol’da olsun.”

    Konuşmaların ardından İlkay Akkaya sahneye çıkarak sevilen şarkı ve türküleri seslendirdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Muharrem İnce cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini açıkladı

    Muharrem İnce cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini açıkladı

    PİRHA-Muharrem İnce cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildi.

    Memleket Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, 14 Mayıs günü yapılacak olan cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini açıkladı.

    “Siyasi kariyerime 15 yaşında başladım.

    O günden bu yana afiş astım. 5 dönem milletvekilliği yaptım. 40 yılın üzerindedir siyasette mücadele ediyorum. Son 45 günde gördüklerimi on 45 senede görmedim. Sahte dekontlar, sahte jipler, olmayan bacanaklar, olmayan görüntüler. İsrailli bir porno sitesinden görüntüyü kesiyor. Benim kafayı kesiyor, oraya koyuyorlar. Böyle bir iftirayı cumhuriyet tarihi boyunca değinmedi. Bir tanesi çıkıp bu emniyet nerede. 45 gündür itibar suikastı yapılıyor saldırılıyor.

    Benim böyle bir görüntüm yok ki. Benim böyle bir ses kaydım yok. Bu özel hayat değil, bu iftira. Gazetecinin birisi gerçek ya da montaj yazıyor fark etmez diyor. Türkiye Cumhuriyet Devleti benim itibarımı koruyamamıştır. Bu ülkenin savcısı, bu ülkenin medyası, bu ülkenin emniyeti benim itibarımı koruyamamıştır. Bu itibar suikastı yapılırken bu ülkenin savcılarının ortaya çıkmamasını anlamış değilim. Kamyoncu şerifin oğlu fizik öğretmeni Muharrem İnce’yim. Benden başka mal varlığını açıklayan yok. Ne kadar kaçak FETÖ’cü varsa yurt dışından saldırıyor. Döne döne vuruştum bunlarla.

    Pazar günü sandığa gideceğiz. Memleket Partisi mutlaka o mecliste olmalıdır. HDP var, DEVA’lılar Gelecek Partililer var, Atatürk’ün sigortası Memleket Partisi’dir. Memleket Partisi’ne her evden bir oy istiyorum. Bu atılan iftiralara Saray’dan para aldı çekilemez diyenlere. Bu alçaklığı yapanlara sesleniyorum. Benim bu kumpaslardan korktuğum yok. Adaylıktan çekiliyorum.

    Bunu memleketim için yapıyorum. Bir kanal açmaya çalıştım. Bahaneleri kalmasın. Yoksa seçim sabahı bütün suçu bize atacaklar. Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekiliyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaybetseler bile gitmezler mi? Doç. Dr. Dinler, Anayasayı ihlal suçunu hatırlattı

    Kaybetseler bile gitmezler mi? Doç. Dr. Dinler, Anayasayı ihlal suçunu hatırlattı

    PİRHA- “Kaybetseler bile gitmezler mi? Anayasayı ihlal suçu üzerine bir deneme” başlıklı bir yazı kaleme alan Doç. Dr. Veysel Dinler, “Elbette zorluklar olacaktır. 21 yılın alışkanlıklarını değiştirmek kolay değil. Ortam toz pembe değil. Yine de kazanan seçmen, kazanmak için motive olduysa onun önünde kimse duramaz” dedi. 

    Anayasa ve Siyasal Kurumlar Uzmanı Doç. Dr. Veysel Dinler, “Kaybetseler bile gitmezler mi? Anayasayı ihlal suçu üzerine bir deneme” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Kimi seçmen üzerinde etkili olduğu düşünülen belli sorulara yazısında yanıt arayan Dinler, “Elbette zorluklar olacaktır. 21 yılın alışkanlıklarını değiştirmek kolay değil. Ortam toz pembe değil. Yine de kazanan seçmen, kazanmak için motive olduysa onun önünde kimse duramaz. Kazanan, haklılığın gücüne kavuşacaktır çünkü…” ifadelerine yer verdi.

    Dinler‘in yazısından öne çıkan satır başları ise şöyle:

    “Seçimlere giderken, muhalif seçmen arasında kimi kaygıların olmadığını söyleyemeyiz. Bunlardan “seçimlerde hile yapacaklar” algısının ne kadar yersiz olduğunu, yeterli gayret gösterilirse böyle bir olası hilenin minimize edilebileceğini daha önce yazmıştık. İkinci önemli kaygı ise “kaybederlerse bile gitmezler” kaygısı. Bunun da çok yerinde bir kaygı olmadığını baştan söylemek gerekir. Bütün bunlar ortamın toz pembe olduğunu ve İskandinav demokrasisi ayarında bir rejime sahip olduğumuz manasında değil.

    Elbette temkinli olmakta, tedbirli olmakta ve her türlü kötü senaryoya hazırlıklı olmak gerek. Ancak kaybedenin gitmemesi gibi bir olasılığın hem teorik hem pratik çok da mümkün olmadığını söylemek istiyorum. Her ihtimal her zaman vardır. Bizler teorisyeniz, olası ihtimalleri değerlendirip bunun ne derecede mümkün olduğunu söyleriz. Bizim öngörülerimiz hipotezdir. Bu konularda hipotezlerimizi hayatın kendisi doğrulayacak veya yanlışlayacaktır. Anayasa ve siyasal kurumlar çalışmanın doğasında böyle zafiyet vardır. Üzgünüm.

    Öncelikle bütün ileri sürülen senaryoların, mevcut cumhurbaşkanı dışındaki adaylardan birinin seçimde daha çok oy alması, ötesi seçmenin salt çoğunluğunun [(n/2)+1] veya (%50)+1 oyunu aldığı varsayımı üzerine. Zaten mevcut cumhurbaşkanı bu oy oranına erişirse, bu konuşulan ve yazılanların bir anlamı yok.

    “CUMHURBAŞKANI SIFATINI KAZANMANIN KURUCU UNSURU = SEÇİM”

    Birinin cumhurbaşkanı sıfatını kazanabilmesi için seçilmiş olması yeterlidir. Seçim millet iradesinin sandıkta oy kullanmak yoluyla gösterilmesidir. Bu irade 14 Mayıs 2023 gün saat 17.00’da gösterilmiş sayılır. Başka bir ifadeyle, kurucu işlem seçimlerin sağlıklı bir biçimde yapılmasıyla tamamlanır.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde YSK birleştirme tutanaklarının tutulması, YSK kararının Resmi Gazetede yayımlanması ve mazbata verilmesi bildiri unsurdur. Bunların olmaması veya gecikmesi seçilen kişinin cumhurbaşkanı sıfatına halel getirmez. Her halükarda Cumhurbaşkanı sıfatı (görevi demiyorum) karar Resmi Gazetede ne zaman yayınlanırsa yayınlansın, 14 Mayıs 2023 günü saat 17.00’a geriye dönük olarak etki eder. Bu aslında malumun ilanıdır.

    Cumhurbaşkanı görevine ant içerek başlar. Ant içme 28. Dönem TBMM’nin toplandığı günden itibaren üç gün içinde yapılır. YSK’nin milletvekili seçimleriyle ilgili itirazları değerlendirerek sonuçları Resmi Gazetede yayınlama ortalama 2 hafta sürmektedir. Dolayısıyla 14 Mayıs’ta yapılacak seçimde başka birinin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde ant içme Haziran ayı başını bulabilir. Mevcut cumhurbaşkanı seçilen cumhurbaşkanı görevine başlayıncaya kadar görev ve yetkilerini kullanmayı sürdürür.

    “DEMOKRATİK ANAYASAL DÜZENİN FİİLEN UYGULANMASI ENGELLENEMEZ”

    Seçimin sonucu gayri resmi olarak zaten saat 20.00 gibi aşağı yukarı belli olur. 81 ilden gelen sonuçlar ile yurtdışı seçim çevresi sonuçlarının toplanması; sonucu zaten aşağı yukarı ortaya çıkaracaktır. Seçimlerin resmi sonucunu YSK bir gün açıklamak zorundadır. Açıklamaktan imtina etmesi basit bir “Görevi ihmal” suçu (TCK, m. 257/2) olmaz, demokratik anayasal düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye apaçık teşebbüs olur. Yani TCK m. 309 Anayasayı ihlal suçu.

    “SEÇİLEN CUMHURBAŞKANININ GÖREVE GELMESİNİ ENGELLEMEK ANAYASAYI İHLAL SUÇU OLUR”

    Kolluk, ordu, silahlı veya silahsız tüm kamu görevlilerinin, paramiliter bir örgütün yahut sıradan yurttaşın dahi seçim sonucunu tanımaması, seçilen cumhurbaşkanının göreve gelmesini engellemesi, demokratik anayasal düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye apaçık teşebbüs; TCK m. 309 Anayasayı ihlal suçu olur.

    YSK kararının Resmi Gazetede yayımlanması, 28. Dönem TBMM’nin toplanması ve seçilen Cumhurbaşkanının ant içerek göreve başlaması Haziran ayının başını bulur. Aşağı yukarı 2 hafta süresince mevcut cumhurbaşkanı ile bakanlar görevlerini sürdüreceklerdir.

    Teorik olarak kamu görevlilerinin hep birlikte anlaşıp, anayasayı ihlal suçunu işlemeye karar vermeleri dışında teorik olarak, “görevi devretmeme” gibi bir ihtimal yoktur. İşin pratik kısmına gelince, bu kısmın kuralı olmadığı için açıklama yapmak hiç kolay değil. Burada “gitmezler” evhamının yersiz olduğunu gösteren birkaç meseleden bahsetmek gerekir.

    Öncelikle, “hep kazanan” figüründe yenilgi büyük bir karizma kaybına ve destek kaybına yol açar. Milli iradenin mutlak desteği büyüsü bozulur. Her zaman milli irade argümanıyla sert adımlar atmış bir iktidar, milli iradenin desteğini almayanın iktidar olmaya devam ettiğini anlatamaz. Halk kaybedeni sevmez, örnek 23 Haziran 2019 yenilenen İstanbul seçimleri. Halk kazananı sever.

    Kamu görevlilerinin çok büyük kısmı açısından yürütme gücünün kim tarafından kullanıldığı hiç fark etmez. Önemli olan bir sonraki ayın 15’inde yatacak maaşın garantisidir. Astlarının emirlerine itaatsizlik etme ve karizmayı çizdirme olasılığına karşı, hiçbir bürokrat kendini ateşe atmaz. Bir suça bulaşmamışsa merkeze alınmak ve maaşına devam edip, emekliliğin tadını çıkarmak varken; Anayasayı ihlal suçuyla yargılanma riskini kimse göze alamaz. Bürokraside ve küçük memurluklarda sonuçtan hoşnut olmayanlar olacaktır mutlaka. Ama kimse bunu açıktan belli etmeye bile kalkmaz, bırakın isyan etmeyi.

    Devlet büyük bir mekanizma. Seçilene görevi devretmemek için her alanın ve kurumun zapturapt altına alınabilmesi gerekir. Ekonomi işlemeye devam edecek. Olası güvensizlik ortamı, zaten baskılanmakta olan döviz ve altın fiyatlarının aşırı artmasına sebep olur. Güvensizlik daha çok bozulma yaratırken, bozulma güvensizliği artırır. Önlenemeyen bir süper enflasyon ne kadar sürdürülebilir?

    Seçimi kazanmadan yönetimi sürdüren bir iktidarı, uluslararası ilişkilerde kim ciddiye alır? Türkiye’nin içine kapanıp, bütün tüketim mallarını kendi üretmesi, dış dünyaya kapalı bir ekonomi ve siyaset izlemesi mümkün değildir. Böyle bir iktidarın diplomaside eli güçlü olabilir mi? Varsayalım ki, kendine biat eden bir grup kamu görevlisi ve Türkiye’de olduğu söylenen kimi paramiliter güçlerle 85 milyonluk nüfusun tamamı kontrol altında tutulabilir mi? Birkaç gün çıkan arızi durumu halk evine kapanarak izledi diyelim, ya sonra? Cumhur ittifakı seçmeninin %100 bu grupları desteklemesi mümkün mü? İçlerindeki azgın azınlığın sesinin çok çıktığına bakmayın çoğu sıradan, işinde gücünde insan. Dükkanları var, işleri var. İşinde gücünde insanları böylesine hukuksuzluğa ve suça itmek öyle kolay mı?

    “YANILGI: AZGIN AZINLIĞIN BORAZAN SESİ”

    Seçim sonucunu hazmedemeyen, belki birkaç gün sokakları terörize etmek isteyenler olabilir. Bir şey elde edemediğini, hayatın normal aktığını gören kimseler de bundan vazgeçecektir. Gücün el değiştirme ihtimali yok artık, güç el değiştirmiş, cezasızlık ikliminin sona ermiş ve işlenen suçların hesabının sorulması yakındır. Kim niye kendini ateşe atsın? Hele ki, sokakları karıştırmak için sığınmacıların kullanılacağı iddiası, aşırı yersizdir. Zaten sığınmacılardan rahatsızlığı belli olan makul seçmenin, sırf birkaç kişinin saltanatı için, onlarca yıllık arkadaşı, komşusu, mahallelisi ile karşı karşıya gelmesi düşünülemez.

    Önceki yazdıklarım, seçimi kazanmış bir Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan olarak atanmayı bekleyen siyasetçiler ile seçim sürecinde daima yanlarında olmuş, dayak yeme pahasına stantlarda durmuş, oylarını korumak için sandıklarda görev almış ve büyük bir motivasyonla oy kullanmaya gitmiş ve başarıya ulaşmış bir seçmen ve pat örgütleri göz ardı ederek yazılmıştır. Seçimi kazanmış demek %50’den fazla demektir. Bu grup, kazanana saygı duyan makul seçmenle birlikte ezici bir çoğunluğu oluşturur. Kazananı herkes sever.

    Sonuç itibariyle, elbette zorluklar olacaktır. 21 yılın alışkanlıklarını değiştirmek kolay değil. Ortam toz pembe değil. Yine de kazanan seçmen, kazanmak için motive olduysa onun önünde kimse duramaz. Kazanan, haklılığın gücüne kavuşacaktır çünkü…”

    SUÇLARIN TAMAMINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER
    > Doç. Dr. Veysel Dinler: ‘Hile var’ algısı yaratmak iktidarın her zaman işine gelir

    > Doç. Dr. Veysel Dinler, seçim görevlilerini uyardı: 2 ila 10 yıla kadar hapis cezası var

  • Yeşil Sol Parti Hatay adayı Nalbant: Zoru başaracağız, iki vekil çıkaracağız-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Hatay adayı Nalbant: Zoru başaracağız, iki vekil çıkaracağız-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Hatay Milletvekili Adayı Kerem Nalbant, zor bir sürecin içinden geçildiğini vurgulayarak, “Zoru birlikte başaracağız ve Hatay’da Yeşil Sol Parti olarak 2 vekil çıkacağız” dedi.

     

    14 Mayıs’ta yapılacak seçime üç gün kaldı. 6 Şubat depremlerinin ardından on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği, yüz binlercesinin göç etmek zorunda kaldığı ve yaşamın ‘normale’ dönmediği Hatay’da seçim çalışmaları ‘sessiz’ yürütülüyor.

    Yeşil Sol Parti adayları Hatay’ın ilçelerinde ve köylerinde yoğun bir çalışma yürütüyor.

    Yeşil Sol Parti Hatay Milletvekili Adayı Kerem Nalbant, seçim çalışmalarını ve 14 Mayıs’ta nasıl bir sonuç çıkacağını değerlendirdi.

    6 Şubat’ta yaşanan depremlerin kente çok zararlar verdiğini ifade eden Nalbant, “Doğalında da insanlar ya şehir dışına gitmek zorunda kaldılar ya da kentin farklı yerlerine dağılmak zorunda kaldılar. Biz de ona göre çalışmalarımızı, planlamalarımızı yapıp her yere ulaşmaya çalışıyoruz. Nerede çadır, nerede baraka, nerede konteyner kent varsa, nerede yerleşik bir hayat varsa gidip dokunuyoruz” dedi.

    “ZORU BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ

    Zor bir sürecin içinden geçildiğini vurgulayan Nalbant, “Zoru birlikte başaracağız. Başaracağımıza da inanıyorum. Onlarca seçim tecrübemiz var. Seçim deneyimimiz var. Siyasi partilerle, STK’lerle, meslek odalarıyla seçim güvenliği adı altında farklı zamanlarda toplantılar yaptık. Biz elimizden geldiğince tüm sandıklara, görevlerimizi göndereceğiz. Bizim gönderemeyeceğimiz yerlere diğer partilerden diğer partilerin gönderemeyeceği sandık yerlerine bizden doğru gidilecek. Ki seçmen profiline baktığımızda sandık güvenliğine yönelik her geçen gün bilinç biraz daha da artıyor” diye belirtti.

    “2023 SEÇİMLERİNE YEŞİL SOL PARTİ DAMGASINI VURACAK

    Yurttaşların kentin yeniden inşası noktasında söz sahibi olması için oy kullanmaları çağrısında bulunan Nalbant, şunları söyledi:

    “Bu kenti biz birlikte, yeniden küllerinden var edeceğiz. İnanıyorum ki dayanışarak, birlikte hareket ederek ortak akılla bu kenti yeniden birlikte inşa edeceğiz. Bundan dolayı 14 Mayıs seçimleri yeniden inşa için kritik bir kavşaktır.
    Çalışmalarımız çok çok iyi. Her geçen gün kampanyamız biraz daha da genişliyor. Aynı anda 11 ilçede eş güdümlü çalışmalarımız sürdürülmekte. On binlerce insana günlük temas etme şansımızı yakaladık. Yüz binlerce insanla bu seçim kampanyası döneminde temas kurduk. İddialıyız, umutluyuz. Hedefimiz bu kentten iki vekil çıkarmak. İki vekilin gelmemesi bizler açısından sürprizdir. Antakyalılar, Hataylılar bu seçimde ezber bozacaklar. Kendilerine yeniyi vaat eden, umudu vaat eden bir anlayış olan Yeşil Sol Parti’yi tercih edecek. Hatay 2023 seçimlerine Yeşil Sol Parti damgasını vuracak.”

    PİRHA/HATAY

  • Ankara mitinginde konuşan Mithat Sancar: Yeşil Sol düzeni değiştirmeye geliyor

    Ankara mitinginde konuşan Mithat Sancar: Yeşil Sol düzeni değiştirmeye geliyor

    PİRHA- Yeşil Sol Parti’nin Ankara mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Yeşil Sol Parti, halkların ortak gücü için, değişim için geliyor. Tek adam rejimini gönderip bu düzeni değiştireceğiz” dedi.

    Ankara Tuzluçayır Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş ve Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren katıldı. Ankara milletvekili adaylarının tanıtımıyla başlayan mitingde 14 Mayıs seçimlerinin önemine vurgu yapılarak, sandıkları koruma çağrısı yapıldı.

    “EMEĞİMİZİN HAKKINI ALMAK İÇİN ERDOĞAN’I GÖNDERECEĞİZ”

    Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin ‘Ekonomide işler iyi gidiyor biz de aldık başımızı gidiyoruz’ sözlerine karşılık veren Mithat Sancar, “Ekonomide işler bir avuç sermayedar ve saray için iyi gidiyor.. Milyonlar ise yoksulluk ve açlıkla baş başa bırakıldı. Ne diyor Erdoğan? ‘Beni patates soğan yüzünden mi göndereceksiniz’ diyor. Evet seni patates, soğan yüzünden göndereceğiz. Ekmeğimizin, emeğimizin hakkını almak için seni göndereceğiz elbette” ifadelerini kullandı.

    Sancar, halkın demokratik değişim yapmaya hazır olduğunu dile getirerek, “Demokrasi, barış ve adalet için Yeşil Sol ağacının altında buluşuyoruz. Zafer yakındır, mutlaka kazanacağız” dedi.

     İBRAHİM AKIN: 14 MAYIS TARİHİ BİR SEÇİM OLACAK

    Mithat Sancar’ın ardından sahneye çıkan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, 14 Mayıs’ın tarihi önemine dikkatleri çekerek herkesin saray rejimini göndermek istediğini söyledi. Seçmene sandığa gitme çağrısında bulunan Akın, “Sandıklar açıldığında pişman olmamak için bütün halkımızın çalışması gerekiyor. Sandığa gitmeyenlerin, bu iktidarın gitmemesinde payı olacak. Gidersek göndereceğiz, gitmezsek gönderemeyeceğiz. Herkes nerede olursa olsun partimize başvursun. Mutlaka oylarınızı kullanın. Bu tarihi seçimde tarihsel sorumluluğu yerine getirmek olur. Bütün arkadaşlarımızı 14 Mayıs’ta sağduyulu, sorumlu bir şekilde sandığa sahip çıkmaya çağırıyoruz” sözlerini kullandı.

    PİRHA/ ANKARA

  • Ali Kenanoğlu: Adıyaman’da birinci parti olacağız- VİDEO

    Ali Kenanoğlu: Adıyaman’da birinci parti olacağız- VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Adıyaman’da seçim çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Yaptıkları ziyaretlerde yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını söyleyen Adıyaman Milletvekili adayı Ali Kenanoğlu, Adıyaman’da birinci parti olacaklarının altını çizerek, “Adıyaman’ın kültürü Yeşil Sol’a uygun bir kültür. Bundan kaynaklı burada birinci parti olmamızın önünde bir engel görünmüyor” dedi.

    Yeşil Sol Parti, Adıyaman’da seçim çalışmalarını sürdürüyor. Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Adıyaman’da her mahallede, köyde, sokakta seçim çalışmalarına devam ediyor. Milletvekili adayı Ali Kenanoğlu, yoğun bir ilgiyle sürdürülen çalışmalara ilişkin hakkında bilgi verdi.

    Seçim çalışmalarının ev ev, kapı kapı sürdürüldüğünün altını çizen Kenanoğlu, yurttaşların partilerine karşı gösterdiği ilgiden memnun olduklarını söyledi. Kenanoğlu, “Adıyaman’da seçim çalışmalarına başladığımız ilk günden bu yana yurttaşların çok yoğun ilgisiyle karşı karşıyayız” dedi.
    “3 VEKİL GÖNDERECEĞİZ”
    Adıyaman’da birinci parti olacaklarını pek çok kez dile getirdiklerini, bunun bir gerçeği yansıttığının altını çizen Kenanoğlu, “Adıyaman’ın kültürü Yeşil Sol’a uygun bir kültür. Bundan kaynaklı burada birinci parti olmamızın önünde bir engel görünmüyor. Çalışmalarımızla bunu sağlayacağız ve buradan Meclis’e 3 vekille gideceğiz” diye belirtti.
    “HESAP SORMA ZAMANI!”
    Seçime sayılı günlerin kaldığını söyleyen Kenanoğlu, “Bu süreç geçecek ve Adıyaman meclise kendilerini gerçek anlamda temsil edecek kişileri gönderecek. Ondan sonra tabi ki hesaplaşma ve hesap sorma zamanı gelecek. 6 Şubat’ta Adıyaman’ı yalnız bırakanlardan hesap soracağız. İlk olarak Adıyaman halkı bu hesabı sandıkta soracak, sonrasında da biz bunu meclise götürerek orada hesap soracağız” dedi.
    “SANDIKLARA SAHİP ÇIKILMALI”
    Adıyaman’da pusulada 12’inci sırada olduklarını hatırlatan Kenanoğlu, “Seçmenin önüne iki pusula gelecek birinci pusula cumhurbaşkanını seçmek için olacak. Burada Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı var, oyumuzu oraya vereceğiz. Diğer pusula ise milletvekili seçmek için. Burada partimiz Yeşil Sol Parti için oy istiyoruz. Oy pusulasında 12’inci sırada yer alıyoruz. Yurttaşlarımız iki pusulada da yalnızca bir yere mühür basacaklar. Bu konuda dikkat etmeliler. Bir de tabi seçim oy verince bitmeyecek, bir diğer görevimiz de sandıkları korumak. Tüm yurttaşlarımızın oylarına sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • Eğitim Sen Mersin Şube, eşit işe eşit ücret talep etti- VİDEO

    Eğitim Sen Mersin Şube, eşit işe eşit ücret talep etti- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şubesi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenler arasında maaş hiyerarşisi doğurduğuna işaret ederek, eşitsizliği derinleştiren bu kanunun kaldırılmasını ve eşit işe eşit ücret verilmesini talep etti.

    Eğitim Sen Mersin Şubesi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’na (ÖMK) dair Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. İktidarın Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) üzerinden eğitimcilere yönelik ayrımcı ve adaletsiz uygulamaları hayata geçirdiğine değinen Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “ÖMK ile öğretmenler arasında halen var olan aday, sözleşmeli, kadrolu, ücretli öğretmen ayrımlarına yenileri eklenmiştir. Aynı derece ve kademedeki öğretmenlere yönelik farklı ücretlendirme politikası sonucunda iş yerlerimizde huzursuzluk belirgin şekilde artmıştır” dedi.

    YENİ HÜKÜMETE ÇAĞRI

    Sümbül, 14 Mayıs seçimleri sonrasında oluşacak yeni hükümete, eğitim emekçilerinin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyen ÖMK’nin kaldırılması yönünde çağrıda bulunarak şunları talep etti:

    “- ILO-UNESCO ortak metni olan Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ni esas alan yeni bir meslek kanunu hazırlanmalıdır.
    – Kamuda en düşük maaş yoksulluk sınırı üzerinde belirlenmelidir.
    – Mevcut ücret farkları derece ve kademe gibi kriterler dikkate alınarak, ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesi doğrultusunda düzenlenmelidir.
    – Kamuda maaşlar başta olmak üzere, ekonomik, sosyal ve demokratik hak ve özgürlüklerimiz siyasi iktidarın ya da Cumhurbaşkanı’nın insafına bırakılmamalıdır.
    – Sendikalarımızın ilk kurulduğu yıllardan bu yana temel talebimiz olan grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı yasal güvence altına alınmalıdır.

    MUŞLU: ÖĞRETMENLİK KÖLELİĞE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

    Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Sinan Muşlu da, ÖMK’nin öğretmenler arasında bir maaş hiyerarşisi oluşturduğunu belirterek öğretmenlik mesleğinin kölelik statüsüne indirgendiğini ifade etti. Muşlu, meclise girecek bütün milletvekillerine seslenerek, “1 milyonu aşkın öğretmenin tamamına ücret artışı sağlamamak için, sınırlı sayıda öğretmene ücret artışı sağlamak için uydurulmuş bir kanundur. Yeni bir meslek kanunu belirlenmeli ve bunun içinde ekonomik haklar, özlük hukuk haklar, sosyal haklar, demokratik haklar bölümümüz olmalıdır” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ MERSİN