PİRHA- Yeşil Sol Parti Hatay Milletvekili adayı Şirin Nur Vural, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin içinde yer ettiği öfkeyi mücadeleye dönüştürdüğünü ve bunu da kadınların partisi Yeşil Sol Parti’de gerçekleştirmek istediğini belirtti. Vural, anadilinde kadınlara seslenerek, “Her zaman yanınızda olacağım” dedi.
Memleketi Hatay’dan Yeşil Sol Parti Hatay 2. Sıra Milletvekili Adayı olarak gösterilen Şirin Nur Vural, depremin kayıplarını ve acılarını yaşamış bir isim. Depremin yarattığı enkazın gölgesinde seçim çalışması yürüten Vural, meclise girmesi halinde özellikle kadın sorunları ve deprem bölgelerinde kadınların yaşadığı zorluklara ilişkin çalışmalar yapmak istiyor.
Şirin Nur Vural; deprem sonrası neler yaşadıklarına, seçim çalışmalarına ve kadınların yaşadığı sorunlara dair PİRHA‘ya konuştu.
“NORMALLEŞME DEĞİL, ALIŞMIŞLIK”
Kendisi de depremzede olan Şirin Nur Vural, aileden bir çok yakınını kaybetmiş. Doğal afetin üzerine bir de ihmallerin eklenmesiyle tam bir felaket yaşadıklarını anlatan Vural, hayatlarının normale dönmediğini, sadece buna alıştıklarını söylüyor:
“Yaralarımız hala çok taze, iyileşmiş değiliz. Burada normalleşme yok sadece gözlerimiz görmeye alıştı. Buradan başka kentlere giden depremzedeler, herkes rutin hayat akışını sürdürürken onlar sadece ağlıyorlardı ve bana ‘Hangisi normal’ diye soruyorlardı. Normalleşmenin hiçbir adımı atılmadı.”
“O SOKAK LAMBALARI MECLİSTE PATLATILACAK”
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle çok erken yaşlarda tanışan Şirin Nur Vural, bu eşitsizliği ergenlik yıllarında yaşadığı bir anekdotu anlatarak aktardı:
“Sokak lambaları yanmadan evde olmam istenirdi. Sokak lambaları benim için kısıtlayıcı bir işaretti. Yandı mı koşarak eve gitmem gerekiyordu. Bu yüzden sokak lambalarını hep patlatmak istemişimdir. O günlerden günümüze hiçbir şeyin değişmediğini görmek çok üzücü”
Şirin Nur Vural, bu sebepten dolayı meclise girdiği takdirde kadınların yaşadığı tüm sorunları öne çıkararak, ‘sokak lambalarını patlatacağını’ ifade etti.
İLK İŞ, GÖRÜNMEYEN EMEĞİ DİLE GETİRMEK
Milletvekili seçilmesi halinde ilk olarak kadınların görünmeyen ev içi emeğini görünür kılmak istediğini söyleyen Şirin Nur Vural, sağlık güvencesi, ev kadınlarının emeklilik hakkı ve ekonomik özgürlükler önündeki engelleri ortadan kaldırmak adına da çalışmalar yapacağını belirtti.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesinin önemine de değinen Şirin Nur Vural, “Öldürülen kadınların suçlandığına, faillere iyi hal indirimleri verildiğine şahit oluyoruz. Mecliste ceza indirimleri yerine cezai işlem uygulamalarını başlatmak için çalışacağız. Bir gecede feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koymak ve uygulatmak anlamında mücadele edeceğiz” dedi.
“YEŞİL SOL PARTİ İLE DEĞİŞTİRECEĞİZ”
Yeşil Sol Parti olarak, kadınlar olarak bu düzeni değiştirmek istediklerini vurgulayan Şirin Nur Vural, “21 yıllık enkaz hükümetinde en fazla kadın cinayetlerinin yaşandığı bir iktidara tanıklık ettik. Kahkahalarımızdan tutun da etek boyumuza, kaç çocuk yapacağımıza kadar karışıldı, bizleri kamusal alandan soyutlayıp ev içlerine hapsetmeye ve özgürlüklerimizi elimizden almaya çalıştılar. Onların zihniyetinde bizlerin hiç yeri yok. Ancak biz kadın partisi olarak kadınların önündeki tüm engellerin kaldırılması adına mücadeleyi sürdüreceğiz. Kadınlarla, birlikte değiştireceğiz” şeklinde konuştu.
PİRHA- Adana’da konuşmacı olarak katıldığı ‘Seçim ve Demokrasi’ söyleşisinde cumhuriyetin ikinci yüzyılının heba edilmemesi adına seçimi ilk turda bitirmenin önemine değinen Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder, “Siz siz olun Kürt seçmeninin hevesini kaçırmayın” dedi.
Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder’in katılımıyla Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda “Seçim ve Demokrasi” konulu söyleşi yapıldı. Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayları ve yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte sık sık “Yeşilden Sola yürüyoruz zafere”, “Direne direne kazanacağız” ve “Jin jiyan azadi” sloganları atıldı. Etkinliğe gençlerin yoğun katılım ve ilgi göstermesi dikkatleri çekti. Önder; seçim süreci, Yeşil Sol Parti, anadilde eğitim, siyasi tutsaklar ve toplumsal barış konuları ile ilgili konuştu.
“ADANA’NIN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ BİZDE”
Sırrı Süreyya Önder, iktidarın politikaları nedeniyle Adana’nın büyük bir köy haline getirildiğini söyleyerek özgür ve demokratik bir ortamın olmayışı ile halkın karar süreçlerine katılamadığı için mevcut sorunların daha da katmerleştiğini belirtti.
Kentin sorunlarının çözümünün kendilerinde olduğuna işaret eden Önder, “Adana’da elde edilen değer halka refah olarak geri dönmüyor. Bizim genel siyasi çizgimize bakıldığı zaman ve Adana’nın 47 yıllık serüvenine bakıldığında buranın dertlerine bizden başka sahip çıkabilecek hiçbir siyasal yapı bulunmuyor. Biz bu sorunları doğru teşhis ediyoruz” diye konuştu.
“ADANA’DAN 4 VEKİL BEKLİYORUZ”
Önder, Yeşil Sol Parti’nin seçimde kilit rolde olduğunu ve Adana’dan 4 vekil, genelde ise 105 milletvekili çıkaracaklarını söyledi. Yeşil Sol Parti tabanı dışında kalan seçmenden de oy beklediklerini söyleyen Önder, “Aydın, demokrat çevreler Yeşil Sol Parti’nin özverisine karşılık aynı özveri ile yaklaşım göstermezse bu halkın ikinci turda hevesi kaçabilir. Siz siz olun Kürt seçmeninin hevesini kaçırmayın” dedi.
“BU ÜLKE BARIŞ VE HUZURU HAK EDİYOR”
Devletin ülkeyi idare etmek için daima bir düşman algısına gerek duyduğunu da sözlerine ekleyen Önder, şunları ifade etti:
“Devlet, bir düşman icat etmeden bu toprakları idare etme kabiliyetine sahip değil. Kürtleri, Alevileri, solcuları, sosyalistleri, kadınları, farklı kimlik ve inançtan olan her kesimi düşman olarak gören bir iktidar 21 yıldır ülkeyi yönetiyor. Ancak bu halk artık nefret ve yok sayma dilini değil, barış ve huzuru hak ediyor. Biz parti olarak bunu değiştireceğiz. Bu ülkenin bütün renklerini, bütün dillerini, bütün kültürlerini kendi partimizle yana eşit olarak ve kendileri kadar siyaset alanına dönüştürülmüş olduğumuz bir partiyiz. Barışı toplumsal talep haline getirmemiz gerekiyor”
PİRHA-Seçim çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti İstanbul 1. bölge milletvekili adayı Turgut Öker bugün Burgazada Cemevi ile Büyükada Cemevi’ni ziyaret etti. Ada esnafı ile de sohbet eden Öker, “Bizler seçildikten sonra Alevi toplumunun sesi olmak, sorunlarını gündeme getirmek üzere adayız. O yüzden birinci oy Kılıçdaroğlu’na, ikinci oy da Yeşil Sol Parti’ye diyoruz” ifadelerini kullandı.
Yeşil Sol Parti İstanbul 1. bölge milletvekili adayı Turgut Öker bugün Burgazada Cemevi ile Büyükada Cemevi’ni ziyaret etti. Cemevlerinin yanı sıra ada esnafıyla da bir araya gelen Öker, sayılı günler kalan seçim için halktan destek istedi.
“ALEVİ TOPLUMUNUN SESİ OLMAK İÇİN ADAYIZ”
Seçmenlerle konuşan Öker, şunları kaydetti:
“Halkımızın vicdanı belirleyici olacak. 1. bölge açısından şöyle bir durum var. Bu bölgede yaşayan insanlarımız sandığa gittiklerinde ya ittifak uğruna dünyaları bizim dünya ile bağdaşmayan ve seçildikten sonra çekip, kendi partilerine gidecek olanlara oy verecekler. Üzülerek söylemek isterim ki bu kişiler arasında Ensar Vakfı’nın kurucularından birisi de var. Ya ona oy verecekler ya da bize oy verecekler. Cumhurbaşkanlığı seçiminde hepimizin ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu ama burada yaşayanlar parti olarak kendi vicdanlarıyla baş başa kaldığında Aleviliğin örgütlenmesi, Meclis’te sorunlarının çözülmesinde canla başla çalışacak bizlerden yana oy kullanacak.
Selahattin Demirtaş ve diğer tutsak arkadaşlarımızı cezaevinden çıkarmamız lazım. Bizler de seçildikten sonra Alevi toplumunun sesi olmak, sorunlarını gündeme getirmek üzere adayız. O yüzden birinci oy Kılıçdaroğlu’na, ikinci oy da Yeşil Sol Parti’ye diyoruz. Türkiye’de mevcut siyasi partiler arasında “Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir” diyen başka bir parti yok. Birinci önceliğimiz cemevlerini ibadethane statüsüne kavuşturmak. Bu çok zor bir şey değil. Meclis’teki tek oturumla çözülebilecek bir durum. Parlamentoya gittiğinde bu sorunları çözeceğini vaat edenlere Alevilerin oy vermesi gerekiyor.”
PİRHA – Yeşil Sol Parti Çorum Milletvekili Adayı Şeref Karataş, yurttaşın öncelikli kaygısının ekonomi olduğunu belirterek, “Şu anda AK Parti’ye oy veren insanlar bile artık bu 23 yıllık iktidardan bıkmış durumda” yorumunu yaptı.
Karadeniz Bölgesi içerisinde yer alan Çorum’da, 14 Mayıs seçimlerine yönelik çalışmaları gözlemledik. 600 bine yaklaşan nüfusu ile Çorum, 400 bin civarında seçmeni barındırıyor.
24 Haziran 2018’de yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı, oyların % 66.12’sini alırken Millet İttifakı ise % 29.89 oranında oya ulaşmıştı. 2018 seçimlerinde HDP ise %3.49 oy alabilmişti. Bu oranlar neticesinde AKP 3, CHP de 1 milletvekili kazanabilmişti.
“AK PARTİ’YE OY VERENLER BİLE İKTİDARDAN BIKMIŞ DURUMDA”
14 Mayıs seçimlerine giderken, şehirdeki atmosferi Yeşil Sol Parti Çorum Milletvekili Adayı Şeref Karataş ile konuştuk. Çorum halkının, birçok sorunla mücadele ettiğini belirten Karataş, “Çorumlular, mevcut iktidardan bıkmış durumdalar” diye belirtti.
Şeref Karataş, Çorum’un çok kimlikli yapısını göz önünde bulundurarak, toplumların özgürlükler konusunda şikayetlerine dikkat çekip şunları söyledi:
“Alevi toplumu da bu ülkede diğer kimlikler gibi; örneğin Kürtler gibi dışlanan, horlanan, inançları ötekileştirilen bir kesim. Alevilere kendi ibadetlerini, inançlarını yerine getirecek statü sağlamayan zümre olduğu için haliyle Kürtlerle gönül birliği, bağımız var. Seçim döneminde bizler sahada şunu görüyoruz; Alevi, Sünni ayrımı yok. İnsanların geçim derdi var. İnsanların dertlerini saymakla bitmiyor. Ülkede adalet yok, ekonomi ise hiç yok. İnsanların artık adaylar için ‘Şu Sünni, ben ona oy vermem. Şu Alevi, oy veririm’ gibi düşüncesi yok. İnsanların temel kaygısı ekonomi. Bu konu çok önemli noktada. İnsanlar artık bezmiş durumda, çünkü özgürlükler yok. Tabiri caizse ‘şah’ diyenin şahdamarının kesildiği bir dönemi yaşıyoruz. İnsanlar sosyal medyada bir cümle paylaşıyor ve ardından hemen soruşturma açılabiliyor. Şu anda AK Parti’ye oy veren insanlar bile artık bu 23 yıllık iktidardan bıkmış durumda.”
“HİÇ KİMSENİN GÜVENCESİ YOK”
Şeref Karataş, 14 Mayıs seçimlerine giderken seçmenin kararsızlığına da dikkat çekti.
“Geçtiğimiz yıllardaki seçmen daha stabildi” diyen Karataş, “Şu aşamadaki seçmen o kadar stabil değil. Geçmiş dönemde gençlik biraz daha politikaya mesafeli duruyordu ama şu son dönemde gençlik de siyasetin içinde. Her an, her şey olabilir. İnsanlar şu anki ülkenin düzeninden hiç mutlu değiller. Hiç kimsenin güvencesi yok. Hele hele kadınlar bütün ülkede tamamen baskı altındalar. Ülkede her gün birkaç kadın cinayeti işleniyor. Çocuklar konusunda ise beslenme durumları ortada. Öğretmen olduğum için biliyorum, beslenme çantasına konulacak besin bulunamıyor. Emekliler açısından da bakacak olursak onların da hiç mutlu olmadıklarını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Hatay’da Yeşil Sol Parti’ye yoğun bir ilginin olduğunu belirterek, depremzede yurttaşların oylarını bu dönem eşitlik ve özgürlükten yana kullanacaklarını söyledi.
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı ve Deprem Dayanışması’ndan Canan Yüce, Hatay başta olmak üzere diğer deprem bölgelerinde rutin bir seçim faaliyetinin yürütülmediğine işaret etti. Depremin üzerinden 90 gün geçmesine rağmen hala devletin olmadığını ve halkın bu durum sebebiyle oldukça öfkeli olduğunu söyleyerek, “Bu sebeple Hatay’daki halk artık değişim istiyor” dedi.
Hatay’da, “Biz gitmeyeceğiz. Burada kalacağız. Kentimizi inşa edeceğiz” seslerinin yükseldiğini vurgulayan Canan Yüce, “Enkazın içinde yaşamaya devam ediliyor. Çadırlarda çok zor koşullarda yaşamaya devam ediliyor. Çok büyük badirelerle yaşamaya devam ediliyor ama burası terk edilmiyor. Çünkü buradaki halk gerçekten kültürüne, toprağına bağlı ve bunu sürdürmede çok kararlı” diye konuştu.
HATAY HALKI DEĞİŞİM İSTİYOR
Yeşil Sol Parti‘nin Hatay’da yoğun bir ilgiyle karşılaştığını söyleyen Yüce, seçimin sürprizlere gebe bir seçim olduğunu söyledi. Artık halkın sorgulamaya ve yeniden süreci değerlendirmeye başladığını dile getirdi.
“Hatay‘daki yurttaşların Yeşil Sol Parti’ye ilgisi büyük çünkü bu dönem eşitlikten, özgürlükten yana, aynı zamanda kendi kentlerinin sözünü söyleyebilecek adaylara oy verme konusunda kararlılar. Öte yandan burası CHP seçmenin ağırlıklı olduğu bir yer. Ama CHP’nin yıllardır buraya sunduğu herhangi bir değişim, hizmet, sorunlarına eğilebilme gibi bir durumu yok. Yerel yönetimlerden de ciddi şikayetler var. Bu sebeple Hataylılar artık değişim istiyor”
“YEŞİL SOL PARTİ HATAY’DA GÜÇLÜ ÇIKACAK”
Halkların kendi kendilerini yönetebilme, kendi sözünü daha güçlü söyleyebilme açısından bu seçimi de değerlendireceklerini ifade eden Canan Yüce, “Yeşil Sol Parti olarak buradan güçlü bir oyla çıkacağımızı söyleyebilirim. Çünkü buralı olan, buranın kültürünü bilen adayları göstermiş olmamız ciddi bir avantaj. Aynı zamanda bu kadar ayrıştırıcı siyasete karşı halkların kardeşliği vurgusu, bütün kültürlerin bir aradalığını savunma, farklı inançları benimseme, ekoloji meselesinde politik söylem üretme ve kadın adayların listelerimizde bulunması bizleri öne geçiriyor” dedi.
Tüm bunların dışında uzun yıllardır CHP’ye oy veren halkların artık değişim istediğine vurgu yapan Yüce, Yeşil Sol Parti’nin buradan iyi bir sonuç alacağını ve solun buradan güçlü çıkacağını sözlerine ekledi.
PİRHA- 14 Mayıs seçimine sayılı günler kala yurttaşların gündeminde ekonomi ve demokrasi sorunu var. Yurttaşların ortak isteği demokrasinin kazanması yönünde.
Türkiye’de milyonlarca yurttaşın kaderini etkileyecek olan 14 Mayıs seçimlerinde geri sayım başladı. Tüm partilerde hummalı bir çalışma sürerken, 21 yıllık AKP iktidarının değişip, değişmeyeceği oylanacak.
AKP iktidarı döneminde ekonomik krizin derinleştiğini, özgürlüklerin askıya alındığını, adaletin olmadığını vurgulayan yurttaşlar PİRHA’ya konuştu.
Güzel günlerin geleceğini ifade eden yurttaşlar, eğitimden, sağlığa, ekonomiden, gençlerin işsiz ve umutsuz olmasına kadar birçok sorunun varlığına işaret ettiler.
İfade özgürlüğünün olmadığına vurgu yapan yurttaşlar, 14 Mayıs’ta ortaya çıkacak sonucun ötekileştirilmişlerin özgürleşmesine, gençlerin, çocukların yaşama umutla bakmasına vesile olmasını dileyerek, Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını istedilerini söylediler.
PİRHA-28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde Yeşil Sol Parti’den Bursa milletvekili adayları olan Selvi Kalır ile Cahit Kırkazak çalışmalarını anlattı. Kalır, “Standımızı, afişlerimizi parçalıyorlar. Bildirileri suratımıza atıyorlar. Arkamızdan küfürler ediyorlar. Buna rağmen çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor” dedi.
Marmara Bölgesi’nin güneyinde yer alan ve otomotiv, tekstil, makine ve gıda sanayi sektörü ile öne çıkan Bursa, 14 Mayıs günü gerçekleşecek olan seçimlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) 20 milletvekili gönderecek. Son nüfus sayımına göre 3 milyon 194 bin 720 kişi ile İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından Türkiye’nin en kalabalık dördüncü şehri olan Bursa, 2017 yılındaki değişiklik ile iki seçim bölgesine ayrıldı.
Halihazırdaki 20 vekilin 11’i AKP, 5’i CHP, 2’si İyi Parti, 2’si de MHP’li. Halkların Demokratik Partisi ise (HDP) 7 Haziran 2015 seçimlerinde bir vekili Ankara’ya göndermişti. 17 ilçenin bulunduğu Bursa’da yerel yönetimlerin çoğu da AKP’nin elinde. İlçe belediyelerinin 13’ü AKP, 3’ü CHP, 1’i de MHP’nin yönetiminde.
Milliyetçi, muhafazakar kimliğin ağır bastığı şehirde Yeşil Sol Parti ise en az bir vekil çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bursa 1. bölge milletvekili adayları Selvi Kalır ile Cahit Kırkazak seçimlere ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.
“CANINI DİŞİNE TAKARAK EN ÇOK MÜCADELE EDENLER KADINLAR”
Bursa 1. Bölge 5. Sıra Milletvekili Adayı Selvi Kalır, aslen Muşlu. Hakla İlişkiler mezunu olan Kalır, aynı zamanda Yeşil Sol Parti Meclisi üyesi. “Kadın mücadelesi ile burada tanıştım” diyen Kalır, “Neden Yeşil Sol Parti?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Yeşil Sol, kadın paradigması güçlü olan bir parti. Kadınlar ve gençler bu mücadeleye öncülük ettiği için kendimi burada daha rahat ifade edebildiğimi ve kazanımlarımı burada elde edebileceğimi düşündüğüm için bu partideyim. Mücadele alanı çok geniş. Eşit temsiliyeti sağlayan bir parti olduğu için Yeşil Sol’dayım. İktidarın koltuğu sallantıda. İktidarın en çok korktuğu kadınlardır. Kadınlar özgürleşirse onların sarayı başına yıkılacak. Savaş ve kirli politikalarını yürütemeyecekler. Yaklaşık bir ay önce yine kadınlar ile birlikte seçim çalışmalarına başlamıştık. Canını dişine takarak en çok mücadele edenler kadınlar.”
“ÇALIŞMALARIMIZA SALDIRIYORLAR AMA BU BİZİ YILDIRMIYOR”
Seçim çalışmalarına yönelik çeşitli saldırı ve engellemelerin yapıldığını da belirten Kalır, şöyle konuştu:
“Bursa çok sayıda faşistin olduğu bir kent. Çalışma yürütürken zorluklar yaşıyoruz ama bu bizi yıldırmıyor. Bir bildiri uzattığımda defalarca elime vurdular. Standımızı, afişlerimizi parçalıyorlar. Bildirileri suratımıza atıyorlar. Arkamızdan küfürler ediyorlar. Buna rağmen çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Mücadelemizin sonucunu alacağımızı düşünüyorum. Mevzu sadece tek adamın gitmesi değil bu zihniyetin bütünüyle yok olmasıdır. Parlamentoya güçlü bir şekilde girmeyi hedefliyoruz. Bursa’dan bir kadın vekili de Meclis’e göndermek istiyoruz. Temsiliyetimiz orada ne kadar çok olursa o kadar kazanımımız olacak. 15 Mayıs bizlerin, gençlerin, kadınların, işçilerin, emekçilerin zaferi olacak.”
“BURSA’NIN YEŞİL SOL’A İHTİYACI VAR”
Cahit Kırkazak ise Bursa 1. Bölge 2. Sıra Milletvekili Adayı. Avukat ve Sosyolog olan Kırkazak, Yeşil Sol Parti MYK üyesi. Yeşil Sol Parti’de mücadele etmenin kendisi açısından nedenlerine değinen Kırkazak, şunları söyledi:
“Türkiye toplumu, ideolojik olarak birbirinden çok farklı olmayan iki bloka mahkum edilmeye çalışılıyor. Bu iki bloğunda ortak özelliği merkeziyetçi bir iktidar, eril ve Türkiye toplumuna yüz yıldır çare olmayan tekçi bir devlet anlayışına sahip olmasıdır. Bu anlayış şimdiye kadar toplumsal sorunlara çözüm olmadığı gibi bundan sonra da çözüm olmayacak. Kadınların yok sayıldığı, doğanın talan edildiği pratikler var. Buna karşı kadın bakış açısıyla, doğa merkezci, demokratik bir cumhuriyeti inşa etmesi açısından en uygun mücadele alanı Yeşil Sol Parti’dir. Diğer ittifaklarda ya lider ya ideolojik külte ya da tekçi devlet anlayışına benzemek veya itaat etme anlayışı var.
Tekçi cumhuriyetin ikinci yüz yılında Kürtlerin ve Alevilerin 1921 ile 1923 yılları arasında maruz kaldıkları oyunlara, hilelere artık maruz kalmaması gerekiyor. Bu seçimi çok önemsiyoruz ama mücadele yürütenler açısından ölüm, kalım seçimi değil. İktidar rantını elinde bulunduranlar, suça bulaşanlar, topluma, doğaya ihanet edenler, kadınları katledenler, İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıranlar açısından ölüm, kalım seçimidir. Seçimi kazanırsak eğer Türkiye toplumlarına önemli kazanımlar elde etmenin yollarını açmış olacağız. Onlar kaybederse bütün bu suçların hesabını verecekler. O nedenle saldırıyorlar. 7 Haziran ile 1 Kasım arasında yapılan hataları yapmayın. Alanlardan çekilmeyin ama provokasyonlara da gelmeyin. Mutlaka sandıkları koruyun. Artık tahammülümüz kalmadı ama olası bir aksi durumda mücadeleye devam edeceğiz. Bir yere gitmeyeceğiz. Türkiye’nin genelinde olduğu gibi Bursa’da da bir değişim arayışı var. Özellikle gençlerin ve kadınların Yeşil Sol’a önemli bir yönelimi var. Bursa’nın da Yeşil Sol’a ihtiyacı var. Bursa’da doğanın korunmasına ihtiyaç var.”
“15 MAYIS BİZİM İÇİN İKİ BAYRAM OLACAK”
Cahit Kırkazak, 15 Mayıs tarihinin ayrıca Kürt dil bayramı olarak kutlandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:
“Türkiye 15 Mayıs sabahına Erdoğan’ın yenildiğini, Erdoğan’ın yenilmez biri olmadığının duygusu, özgüveni ve başarısıyla uyanacak. Erdoğan toplumu gerçekler ile değil algılar ile yönetiyor. Erdoğan’ın gitmesi önemli bir başarıdır. Otoriterliğe, hukuksuzluğa, keyfiliğe ‘Hayır’ demektir. Ama her şey bitmiş değildir. Ayrıca 15 Mayıs Kürt dil bayramıdır. Muhtemelen o günü daha özgür şekilde coşkuyla, halayla, stranlarımızla kutlayacağız. O gün bizim için iki bayram olacak.”
PİRHA- Mersin Seçim Güvenliği Platformu, son günlerde artan provakosyonlara tepki göstererek, yetkilileri kullandıkları ayrıştırıcı, kışkırtıcı dili terk etmeye ve saldırılara son verilmesi için gerekli önlemleri almaya davet etti.
Seçimin son haftasında provokasyonların artması ve son olarak İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile mitinge katılan seçmenlere yapılan saldırılara Mersin Seçim Güvenliği Platformu, tepki gösterdi.
Mersin Seçim Güvenliği Platformu adına Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, açıklamayı okudu.
“BİRBİRİMİZE, YAŞAMLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Seçim sürecinin son haftasına girilirken yurt içinde ve yurt dışında seçim çalışmaları sırasında yaşananlar, adil ve eşit koşullarda geçmesi gereken bu döneme dair kaygıları her geçen gün daha da arttığına dikkat çeken Sümbül, “Yakın zamanda Mersin’de “Kılıçdaroğlu Gönüllüleri” adlı bir grubun seçim çalışması sırasında saldırıya uğraması, Tarsus’ta Yeşil Sol Parti seçim aracına yönelik bıçaklı-sopalı saldırı girişimi ve Çay Mahallesinde Hüda-Par seçim çalışması sırasında yaratılmak istenen tehlikeli ve provoke edici silahlı saldırı ve sonrasına yapılan asılsız haberler bu kaygılarımızı daha da arttırmaktadır” dedi.
“İYİLİK KAZANACAK”
Akdeniz Belediye Başkanının HDP’li belediye meclis üyelerine karşı bir televizyon kanalında “ milli değerler” üzerinden kullandığı dil saldırıları tırmandırıcı nitelik taşıdığına işaret eden Sümbül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan taşlı saldırı, Mezitli’de bir okul müdürünün sosyal medya üzerinden bu süreci tırmandırıcı nitelikteki paylaşımları da dahil olmak üzere, benzeri girişimlere karşı yetkilileri kullandıkları ayrıştırıcı , kışkırtıcı dili terk etmeye ve saldırılara son verilmesi için gerekli önlemleri almaya, duyarlılığa davet etti.
PİRHA- Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili adayı Mehmet Karakış, ilk kez oy kullanacak genç seçmen kitlesinin önemine dikkati çekerek, “Milliyetçi ve muhafazakar partilerin hayat karartan politikalarına karşın gençler geleceklerini Yeşil Sol Parti’de inşa edecek” dedi.
Milletvekili adayı Mehmet Karakış, Adana’da 150 bine dayanan ilk kez oy kullanacak bir seçmen kitlesi olduğunu söyledi. Bu sebeple gençlere ulaşmaya çalıştıklarını belirterek, “Gençlerin muhafazakar ve milliyetçi partilere oy vermelerine neden yok. Zaten geleceklerini bu partiler kararttı. Umut, Yeşil Sol’dadır. Gençler geleceklerini Yeşil Sol Parti’de inşa edebilirler” diyerek genç seçmene Yeşil Sol Parti’ye oy vermeleri konusunda çağrıda bulundu.
“ADANA’NIN SORUNLARI YEŞİL SOL’LA ÇÖZÜLECEK”
Zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olmasına rağmen Adana’nın kent kimliğini kazanamadığını belirten Karakış, Yeşil Sol Parti’nin bu sorunları çözmeye talip olduğunu dile getirdi:
“Çok zengin bir coğrafya olmasına rağmen Adana’da yoksulluk ve işsizlik çok fazla. Kent kimliğini kazanamamış bir şehir konumundadır. Çarpık yapılaşma, toprağı verimli kullanamama ile ilgili bir durumdur. İnanıyorum ki Yeşil Sol Parti’nin muhalefeti ile ya da iktidar ortaklığıyla bu bahsini ettiğimiz sorunlar giderilecek”
Karakış, 14 Mayıs akşamı ülkenin demokrasi bayramı olması için herkese sandığa gitmeleri yönünde çağrıda bulundu.
PİRHA- 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere, yurt dışı seçmeninden yoğun ilgi. Katılımının yüksek olduğu Avrupa’da kurulan sandıklar yarın kapanacak, gümrük kapılarında ise 14 Mayıs’a kadar oy verme işlemi devam edecek.
14 Mayıs‘ta yapılacak seçimlerine sayılı günler kaldı. Cumhurbaşkanlığı ve 28’nci Dönem Milletvekili Genel Seçimi için 4 bin 969 sandık kurulduğu yurt dışında bulunan temsilcilikler, konsolosluklar, hava limanları ile gümrük kapılarında yurttaşların katılımı bir önceki seçimlere göre yüksek oldu.
27 Nisan’dan bu yana oyun kullanıldığı sandıklarda, 3 milyon 286 bin 786 seçmen kaydı bulunuyor. Yarın sona erecek oy verme işlemleri, gümrük kapılarında 14 Mayıs’a kadar sürecek.
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) son açıklamasına göre 73 ülke ve 156 yerdeki yurt dışı temsilcilikleri ve gümrüklerde şimdiye kadar toplam 1 milyon 404 bin 381 seçmen oy kullandı.
PİRHA- Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Adayı Mustafa Türk, Yeşil Sol Parti olarak Türkiye’nin ikinci yüz yılını barış yüz yılı yapacaklarını söyledi. Barışla birlikte baharların da geleceğini ifade eden Türk, “Baharın adı Yeşil Sol Baharı olacak. Çünkü bu ülkeye barışı Yeşil Sol Parti getirecek” dedi.
Hareketli bir seçim temposunda olan Yeşil Sol Parti Mersin 3. Sıra Milletvekili Adayı Mustafa Türk, Yeşil Sol Parti olarak en büyük misyonlarının barış olduğunu söyleyerek, “Yeşil Sol Parti olarak diyoruz ki, gelin Türkiye’nin ikinci yüz yılını barış yüz yılı yapalım ve baharın adı da Yeşil Sol Baharı olsun” sözlerini kullandı.
“14 MAYIS MİLADİ BİR SEÇİM”
Mustafa Türk, milletvekili olduğu takdirde Türkiye’nin en büyük sorunlarından ekonomi ve adalet konusunda gerekli tüm çabayı ortaya koyacağının sözünü verdi. Bu iki problem çözüldükten sonra bütün sorunların üstesinden de gelineceğine inanan Türk, bunların Yeşil Sol Parti’nin sandıktan zaferle çıkmasıyla mümkün olacağını söyledi.
14 Mayıs’ın miladi bir seçim olduğunu vurgulayan Türk şunları kaydetti:
“Yeşil Sol Parti olarak beklentimiz 100 vekil ile parlamentoda temsiliyet sağlayıp, 21 yıllık AKP iktidarına son vermektir. Mersin’i biliyorum, Mersin halkına güveniyorum. Hep birlikte başaracağız, hep birlikte kazanacağız.”
PİRHA- Yeşil Sol Parti Mersin’de kadın şenliği düzenledi. Şiir, şarkı ve halaylarla Mersin sahillerini renklendiren kadınlar “Buradayız, kadınlarla değiştireceğiz” mesajı verdi.
Yeşil Sol Parti’nin Mersin’de düzenlediği şenliğe kadın milletvekili adayları, il yönetimi, çok sayıda kadın ve çocuk katıldı. Jin, jiyan, azadi sloganlarıyla meydana kadar yürüyüş yapan kadınlar, burada serbest kürsü etkinliği gerçekleştirdi. Kadın sorunlarının dile getirildiği serbest kürsüde ortak dilek eşitlik ve adalet oldu.
“OYLAR KADIN PARTİSİ YEŞİL SOL’A”
Serbest kürsüde konuşan Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili adayı Ayşegül Temür, kadın partisi olduklarının altını çizerek şunları söyledi:
“Tüm Türkiye’de olduğu gibi Mersin’de de kadın mücadelesini büyütmeye devam ediyoruz. Seçimler bizim için bir duraktır. Kadınlarla 8 Martlarda, 25 Kasımlarda, newrozlarda, sokaklarda buluşmaya devam edeceğiz. Buradan bir kez daha kadın partisi olduğumuzu vurgulayarak 14 Mayıs’ta oylar Yeşil Sol Parti’ye diyorum”
Serbest kürsüden sonra kadınlar şarkı söyleyip halay çekti.
PİRHA-Bursa mitinginde konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Yeşil Sol Parti, yeni Türkiye’nin tek adresi olacak. Biz tek değiliz, o kadar çoğuz ki Kürt’üz, Laz’ız, Ermeni’yiz, Alevi’yiz, kadınız, genciz. Biz gerçek Türkiye’yiz. Yalan olan, gidecek olan sizsiniz” ifadelerini kullandı.
Yeşil Sol Parti binlerce kişinin katılımıyla Bursa Merinos Park’ta miting gerçekleştirdi. Mitinge Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, İstanbul milletvekili adayı Cengiz Çiçek, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ile Başak Demirtaş da katıldı.
“HARAMİ SALTANATINI YIKACAĞIZ”
Mitingde ilk olarak konuşan milletvekili adayı Necdet İpekyüz, kitleyi Kürtçe ve Türkçe selamladı. Barış ve demokrasi için bir mutluluk hikayesini ilmek ilmek örmek için yola çıktıklarının mesajın veren İpekyüz, “Buradayız ve birlikte değiştireceğiz. Bir hayalimiz var, emeğin kutsandığı, hiç kimsenin kendisini öteki görmediği, kadınların katledilmediği, çocukların taciz, istismar edilmediği, yoksulluğun, açlığın kol gezmediği, umudun, hayalin coşkusunu yaşamak için burada karşınızdayız. Ve bu yolculuğumuzun tuzu, biberi, tadı sizsiniz” dedi.
14 Mayıs’ta, “harami saltanatını” göndereceklerini vurgulayan İpekyüz, “Gece gündüz bizi televizyonlarda konuşanlar, ‘siz kimsiniz’ diyenler baksınlar, buradayız.21 yıldır iktidardalar. Yaşadıklarımızın hepsi bitti. Hepimiz 14 Mayıs’ta hesap soracağız. Yıllardır bu harami saltanatını sürdürüyorlar. ‘Gidin’ diyenlere biz buradayız, em li virin diyoruz. Tutsak edilen bütün yoldaşlarımızı 15 Mayıs’ta özgür kılacağız. Tek tek bunları göndereceğiz. 14 Mayıs’ta oyumuz Yeşil Sol’a. Bize tecridi reva görenlere, tecridi kaldırıp özgürlüğü getireceğiz. Kazanacağız, mutlaka kazanacağız. Bu ‘beyaz toros’ ittifakına son vereceğiz” ifadelerini kullandı.
“BU İKTİDARI KADINLAR GÖNDERECEK”
Ardından konuşan milletvekili adayı Ceylan Erol Erdoğan, “Beklentimiz yüksek çünkü biz kadınlar cinsiyet eşitliği için çok mücadele verdik” diyerek, sözlerine başladı. Kadınların kazanımlarıyla yok edilmek istenen haklarını tek tek geri getireceklerinin altını çizen Erdoğan, “Biz kadınlar büyük emeklerle ilmek ilmek ördüğümüz ve bir gecede elimizden alınan İstanbul Sözleşmesi’ni geri getireceğiz. Eşit işe eşit ücret diyeceğiz. Yine biz kadınlar, kadın katliamlarının önünü açan bu zihniyete büyük kaybettireceğiz. Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak, Şule Çet, Deniz Poyraz, Hande Kader, Taybet ana için kazanmak zorundayız. Biz kadınlar türbanımızla, mini eteğimizle, ojeli tırnaklarımızla, nasırlı parmaklarımızla iktidara yürüyoruz” dedi.
“BİZLER BURSA’DA YEŞİL’İZ”
Ardından konuşan İstanbul milletvekilli adayı Cengiz Çiçek, “Selam olsun ‘jin jiyan azadî’ diyerek yüz yılımızı kadın yüz yılı yapan kadın yoldaşlara. Ve selam olsun günümüz nemrutlarına karşı direnen Kürt halkına” sözleriyle binleri selamladı. Bayraklarını sallayan kitleye seslenen Çiçek,“14 Mayıs’a kadar bayraklarımız inmeyecek” dedi. Demokratik dönüşüm, hakları ve özgürlükleri için yıllardır mücadele yürüttüklerini dile getiren Cengiz, “Onlar kim biliyor musunuz, domuz bağı katliamıyla insanları katleden 71 yaşındaki Hizbullahçıyı cezaevinden ‘sağlık gerekçesiyle’ salıverenler. Bizler kimiz biliyor musunuz,84 yaşında ağır hasta mahpus olan, hastalıklarına rağmen cezaevinde tutulan 84yaşındaki Mehmet Emin Özkan’ız. Onlar 5’li çete, bizler ise Hasankeyf’te sular altında kalan tarih, Bursa’da Yeşil’iz. Onlar spora, futbola ırkçılığı, milliyetçiliği bulaştıranlar. Bizler ise spor barıştır, kardeşliktir diyen Amedspor’uz. Onlar 14 Mayıs’ta fişi çekilecek ampul, bizler ise kökleri binyıllar öncesine dayanan ağacız, geleceği kuranlarız, bu ülkeyi özgürleştirecek olanlarız. Hepinize selam olsun, bu mücadele kutlu olsun” sözleriyle seslendi.
“SOYGUN DÜZENİ SANDIĞA GÖMECEĞİZ”
Çiçek, devamında “Bu ülkede kim tek dil, tek bayrak, tek din diyorsa, o teki kaldırın altından çok fazla pislik çıkar. Bu tekçi anlayışa karşı ikinci yüzyılda demokratik cumhuriyeti kuracağız. Çünkü zaman doğru zaman. Şimdiden Bursa’daki seçim sonuçlarını buradaki atmosfer gösteriyor. Onlar patates soğana yenilecek. Kürt sorununun demokratik çözümü için, kadın özgürlüğü için, yeşilin, doğanın hakkı için, emekçinin, işçinin hakkı için, özgür geleceğimiz için, ne diyoruz” diye sordu. Kitle ise soruya hep bir ağızdan “Disa em” cevabını verdi.
Daha sonra Başak Demirtaş kitleyi selamladı.HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Edirne’den selamlarını getirdiğini belirtti.
Cezaevlerindeki tüm tutsakların özgürlüğü için 14 Mayıs’ta herkesi Yeşil Sol Parti’ye oy vermeye çağıran Başak, Selahattin’in gönderdiği sesli mesajı dinletti. Selahattin’in mesajında, “Amacımız barış içinde yaşamaktır. Şimdi buna daha yakınız. İşte bunun için anahtar sizin elinizde. O anahtarla sandığa gidin oyunuzu kullanın. Seçim akşamı Anadolu Ajansı olmak üzere her yerde yalan haber yapabilirler. Daha önce yaptılar. Türkiye artık değişime karar vermiş durumda. Emin olun kazanacağız. Bir oy Yeşil Sol Parti’ye, bir oy Kemal Kılıçdaroğlu’na. Ben direnme gücümü sizden alıyorum. Ben buradayım ama kalbim orada, sizlerle. Sizlere güveniyorum, özgür günlerde görüşmek dileğiyle. Hepinizle hasretle kucaklıyorum” ifadeleri yer aldı. Başak, “Tez zamanda Selahattin ve tüm arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuşacak. Serkeftin ya me ye. An serkeftin an serkeftin” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
“GİDEN BİRİ VARSA DEVLET BAHÇELİ’DİR”
Mitingde son olarak konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar ise şunları söyledi:
“Sadece saldırıyorlar, onlara kaybedenler korosu demek istiyorum. Bu sandıktan Yeşil Sol Parti ve özgürlük çıkacak. Seçimin kazananı kendileri olmazsa bu devletin elden gidebileceğini, sadece kendilerinin iktidar olabileceğini iddia ediyorlar. Giden biri var, o da Devlet Bahçeli’nin kendisi. Kaybedecekleri kesin. İş cinayetlerine kader dedikleri için gidecekler. Bunlar gidecek, biz geleceğiz. AYM’nin kararı var, Galatasaray Meydanı’nda yıllardır kayıplarını arayan Cumartesi Anneleri oturabilir diyor. Ama bu iktidar onları meydana sokmadığı gibi utanmadan gözaltına alıyor. AKP’nin iktidarlığı boyunca 7686 kadın katledildi. O yüzden gideceksiniz siz. AKP-MHP iktidarı kaybedecek.
Bu iktidar kadın düşmanı tarikatlara, 5’li çeteye, yabancı şirketlere söz verdi. Bu sözü tutmak için iktidarda kalmak istiyor. Özgürlük mücadelesini bugüne taşıyan kadınlara, herkese, ülkeyi terk etmek zorunda kalanlara, katledilen kadın arkadaşlarımıza, İpek Er’e, Gülistan Doku’ya, Nagihan Akarsel’e verdiğimiz sözümüz var. Cezaevlerindeki arkadaşlara, Cumartesi Anneleri’ne, Barış Anneleri’ne verdiğimiz söz var. Bu sözleri tutmak için Yeşil Sol Parti ile gümbür gümbür geliyoruz. Yeşil Sol Parti, yeni Türkiye’nin tek adresi olacak. Biz tek değiliz, o kadar çoğuz ki Kürt’üz, Laz’ız, Ermeni’yiz, Alevi’yiz, kadınız, genciz. Biz gerçek Türkiye’yiz. Yalan olan, gidecek olan sizsiniz.
Çiğdem’in konuşması sonrası Bursa vekil adayları sahneye çıkarak binleri selamladı. Ardından Grup Vardiya sahne aldı. Çiğdem ve vekil adayları ile birlikte kitle uzun süre coşkulu müzikler eşliğinde halaya durdu. Sık sık zılgıt ve alkışlar eşliğinde “Jin jiyan azadî” sloganı atan binler, tüm renkleriyle 14 Mayıs’ta Yeşil Sol Parti ile iktidarı göndereceklerinin mesajını verdi. Coşkulu halayların ardından miting son buldu.
PİRHA- HDP Milletvekili Garo Paylan, Yeşil Sol Parti Mersin milletvekili adaylarıyla birlikte Hristiyan cemaatlerini ziyaret etti. Paylan, inançların eşitliği ve kardeşliği için mücadele eden Yeşil Sol Parti’ye destek istedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, Yeşil Sol Parti Mersin milletvekili adayları Ali Bozan ve Esra Ergüzeloğlu, Rum Ortodoks Kilisesi ile Latin İtalyan Katolik Kilisesi’ni ziyaret etti. Pazar ayinine katıldıktan sonra cemaat üyeleriyle bir araya gelen Paylan, Hristiyan cemaatlerinden destek istedi.
PAYLAN: ÇOĞULCULUĞA İNANAN BİR PARTİYİZ
Tekçi anlayışların azınlıklar için tehlike arz ettiğini söyleyen Garo Paylan, Yeşil Sol Parti’nin farklı inanç ve kimlikleri önemsediğini dile getirerek şunları söyledi:
“Çoğulculuğa, halkların eşitliğine inanan yönetimler bizim gibi azınlıkların varlığını sürdürmesinin teminatıdır. Yeşil Sol Parti olarak çoğul olmak, çok kimlikli, çok inançlı olmak ve bu inançların eşitliği için mücadele ediyoruz. Bütün milletvekili adaylarımız bu bilinçle mücadele edecekler. Halkların eşitliği, inançların kardeşliği için mücadele edecekler. Mecliste Ali yoldaşım gibi milletvekillerinin çok olması, ülkemizi demokrasiye daha hızlı taşıyacaktır.”
ALİ BOZAN: BİRLİKTE DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ
Ali Bozan, diyaloğun ve birlikte değişim yaratmanın önemine vurgu yaparak, “Farklılıklarımız her zaman zenginliğimiz olmuştur. Bizler Yeşil Sol Parti olarak adınıza söz kurmak istemiyoruz. Bir arada, yan yana durarak bir şeyler yapmak istiyoruz. Bu ülkenin büyük bir kesimi artık değişim ve dönüşüm istiyor. Asıl işimiz 14 Mayıs’tan sonra başlıyor” diye konuştu.
PİRHA-İnegöl Cemevi’ni ziyaret eden Yeşil Sol Parti Bursa milletvekili adayı Necdet İpekyüz, “Yeni yüzyılda eğer geçmiş yüzyılda Kürtlerle, Alevilerle yaşadıklarını çözemezsen, tekçi anlayışı devam ettirmeye çalışırsan, önümüzdeki yüzyılda da silindir gibi üzerimizden geçerler. Şiddet, ayrımcılık, kutuplaştırma, nefret hakim olur” dedi.
14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine bir hafta kaldı. Partiler ve adaylar çalışmalarını son hız sürdürürken, Yeşil Sol Parti’nin Bursa 2. bölge 1. sıra milletvekili adayı Necdet İpekyüz de seçim çalışmaları kapsamında bugün Gürsu’daki halk pazarını ziyaret etti.
Ardından Bursa Kent Meydanı’ndaki Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan anmasına katılan İpekyüz, daha sonra İnegöl Cemevi’nde Aleviler ile bir araya geldi. Burada konuşan İpekyüz şunları söyledi:
“GÜN, YEŞİL BURSA’DA BAHARI YAŞATMA GÜNÜDÜR”
“Biz acının yaşandığı yerdeniz. Ateşin düştüğü yerin ne olduğunu biliyoruz. Yeni yüzyılda eğer geçmiş yüzyılda Kürtlerle, Alevilerle yaşadıklarını çözemezsen, tekçi anlayışı devam ettirmeye çalışırsan, önümüzdeki yüzyılda da silindir gibi üzerimizden geçerler. Şiddet, ayrımcılık, kutuplaştırma, nefret hakim olur. Sürgünler, katliamlar, köy yakmalar vs. her ne yaptıysanız bu sorunlar çözülmemiş. Tam tersine yara hep orada durmuş. Bununla hesaplaşılmadığı için yeni yüzyıla doğru hiçbir adım sağlıklı gidemez. Gün 14 Mayıs’ta yeşil Bursa’da Yeşil Sol ile baharı yaşatma günüdür. Bunun için canlardan destek istiyoruz.”
PİRHA-AKP’liler bozkurt işareti yaparak Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde seçim çalışması yürüten Yeşil Sol Parti standına ve afişlerine saldırdı. Yeşil Sol Parti Amasya Milletvekili Adayı Veli Bölük, “Gider ayak ülkede kargaşa yaratmaya çalışıyorlar. Tükenişlerinin göstergesidir bunlar. Seçimlerin demokratik bir ortamda yapılmasından yanayız” dedi.
14 Mayıs seçimlere 9 gün kaldı. Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde seçim çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti üyeleri AKP’lilerin saldırısına uğradı. Bozkurt işareti yaparak Yeşil Sol standına gelen kişiler, afişleri yırtmak istedi.
“ÜLKEDE KARGAŞA YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Yeşil Sol Parti’nin Amasya 3. Sıra Milletvekili Adayı Veli Bölük ilçede yaşananları CAN TV mikrofonuna aktardı. Emek Partisi olarak Yeşil Sol listelerinden seçimlere katıldıklarını hatırlatan Bölük, şunları söyledi:
“İnsanların bu ülkede daha rahat ve huzurlu yaşamalarını istiyoruz. Tek adam yönetiminden insanlar bıktı. 22 yıldır iktidardalar. Ülkede ne varsa hepsini sattılar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz. Bugün afişlerimizi yırttılar. Uyardık kendilerini. Üzerimize yürüdüler. Polis geldi. Polisin uyarılarına rağmen polise de hakaret ettiler. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Gider ayak ülkede kargaşa yaratmaya çalışıyorlar. Tükenişlerinin göstergesidir bunlar. Seçimlerin demokratik bir ortamda yapılmasından yanayız.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gümüşhacıköy İlçe Başkanı Hasan Topal ise “AKP ve yandaşları seçimleri artık kaybedeceklerini anladıkları için saldırganlaştılar. Gümüşhacıköy’de pankartlarımızı yırttılar. Saygı ve barış içinde seçim çalışması yürütmek istiyoruz. Yeşil Sol Partili arkadaşlara her daim yardımcı olacağız. Kim saldırıya uğrarsa uğrasın, Gümüşhacıköy’de huzuru bozdurmayacağız” dedi.
PİRHA – Yeşil Sol Parti Tokat İl Eş Sözcüsü Eraslan Karataş, Alevi bölgelerinde partilerine ilginin yoğun olduğunu belirterek “Yeşil Sol Parti olarak çok olumlu bir hava yakaladık. Buradaki oy oranımızın artacağını düşünüyorum” dedi.
Seçimlere sayılı günler kala Yeşil Sol Parti Tokat örgütü de çalışmalarına hız verdi. Adaylar, sokak sokak, köy köy gezerek milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimi için yurttaşlara parti programını anlatmaya devam ediyor.
KIRSAL ALANDAKİ ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERİLİYOR!
Yeşil Sol Parti Tokat İl Eş Sözcüsü Eraslan Karataş, il genelinde yaptıkları çalışmaları PİRHA’ya anlattı. Yeşil Sol Parti il örgütünün Tokat’ta 2021 yılında kurulduğunu belirten Karataş, “Tokat’ta bir zemin yakaladık” diyerek izlenimlerini şu sözlerle anlattı:
“Bu süre içerisinde önce çevremizdeki arkadaşlarla işe başladık. Daha sonra kendimizi tanıtıp Yeşil Sol Parti’nin ne olduğunu anlatmaya başladık. 2002 yılında kurulan bir parti olduğumuzu söyleyerek özellikle Yeşil Sol Parti’yi çevreci, kadın örgütlenmesinin güçlü olduğu bir parti olarak anlatmaya çalıştık. Ve bir zemin yakaladık. Yer yer köylere gidip insanlarla bunları konuştuk. Bu seçim çalışmalarında da merkezden çok kırsal alanda çalışmalar yürüttük. Örneğin dün Reşadiye’deydik. Orada güzel karşılandık. Bilinçli insanlarla tartışmak, konuşmak kolay, yalnız kalıplaşmış insanlarla karşılaştığımızda bayağı zorlanıyoruz. Bizi ötekileştiriyorlar. ‘Siz bölücüsünüz’ gibi yaklaşımlar oluyor. Ancak biz, Yeşil Sol Parti’nin bütünleştirici olduğunu ve özellikle bir kadın partisi ve doğadan yana politikalar yürüttüğünü söylüyoruz.”
“ALEVİ TOPLUMU BİZİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYOR”
Eraslan Karataş, Yeşil Sol Parti ismiyle yeni seçmenlere ulaşabildiklerini de anlatarak “HDP’ye dahil olmayıp Yeşil Sol Parti’ye gelen çok az kişi var. Bu insanlar bizim için çok kıymetli. HDP’yi bilip, tanıyan insanlar da bizimle ister istemez daha rahat ilişki kuruyorlar” diye konuştu.
Eraslan Karataş, Tokat’taki Alevi toplumunun, Yeşil Sol Parti’yi memnuniyetle karşıladıklarını da belirterek şöyle devam etti:
“Aleviler genelde çok ilerici gözükürler, belli bir noktaya kadar bu tamam ama o noktadan sonra ‘HDP’ ya da ‘Kürt sorunu’ denilince duraklıyorlar. Ama şu var ki saldırgan değiller. Bizimle tartışabiliyorlar, anlamak isteyenlerle tartışmak güzel. Bu da bizim için olumlu oluyor ama kalıplaşmış düşüncelere karşı yapacağımız bir şey olmadığını düşünüyoruz. Alevi kesimde de kalıplaşmış kararlar var.”
“ÇOK SICAK BİR YAKLAŞIM VAR”
CHP’nin tutumundan dolayı Alevi kesiminin Yeşil Sol Parti’ye yöneldiğini de belirten Karataş, “Yeşil Sol Parti’yi benimsiyor, kendi partileri gibi görüyorlar. Sadece Tokat’la sınırlı değil, diğer büyük kentlerle de ilişkisi olan insanlar bunu daha iyi görüyorlar. Mesela CHP’nin tutumundan rahatsız olanlar Yeşil Sol Parti’yi kendilerinden görüyorlar. Ama şu süreçte ‘Cumhur ittifakına karşı birlik olmalıyız. O yüzden burada milletvekili çıkarabilmemiz için CHP’ye vereceğiz’ diyebiliyorlar. Ama bizi benimsediklerini de gerçekten söylüyorlar. Çok sıcak bir yaklaşım var” diye konuştu.
“OLUMLU BİR HAVA YAKALADIK”
Eraslan Karataş, Tokat’ta Alevilerin oylarının Yeşil Sol Parti’ye nasıl yansıyacağı konusunu da değerlendirdi. Eraslan Tokat’ta Yeşil Sol Parti oylarının arttığını belirterek şunları söyledi:
“Evet, Alevi köylerine gittiğimizde bizi sıcak karşılıyorlar. Çokça olumlu tepkiler alıyoruz. Ancak çekingen yaklaşımlar da söz konusu. Var olan tereddütlerini kırmaya çalışıyoruz. Bir oy Kılıçdaroğlu’na, bir oy da Yeşil Sol Parti’ye istiyoruz. Bu konuda bir sıkıntı olmuyor, hatta bu söylemimizi çok daha olumlu karşılıyorlar. Ancak sandığa bu oyların yansıması konusunda ‘Oylar kaybolmasın, bir milletvekili eksik gitmesin’ mantığı var. Bizler de güçlü bir şekilde parlamentoya girmemiz durumunda güçlü muhalefet oluşturabileceğimizi söylüyoruz. Tokat’ta Alevi bölgelerine gidiyoruz ve gönüllerinin bizde olduğunu söylüyorlar. Bu bizim açımızdan olumlu bir hava. Yani burada bizler Yeşil Sol Parti olarak çok olumlu bir hava yakaladık. Buradaki oy oranımızın artacağını düşünüyorum. Gelecekte de burada daha iyi bir örgütlenme ile daha güzel sonuçlar alabiliriz.”
PİRHA- 14 Mayıs seçimine sayılı günler kala kadınların gündeminde öncelikli olarak kazanılmış haklara yapılan saldırılar ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi var. Kadınların ortak dileği, sandıktan kadından yana politika üreten anlayışın çıkması yönünde.
Türkiye’de milyonlarca yurttaşın kaderini etkileyecek olan 14 Mayıs seçimlerinde geri sayım başladı. Tüm partilerde hummalı bir çalışma sürerken, seçmen sayısının yarısını oluşturan kadınlar cephesinde de aynı çalışma temposunu görmek mümkün. 21 yıllık AKP iktidarında hemen her gün farklı konularda mücadele etmek zorunda kalan kadınlar için 14 Mayıs’taki seçim oldukça önemli bir yerde duruyor. AKP iktidarı döneminde eşitsizliğin tavan yaptığı görüşünde hemfikir olan kadınların seçime dair beklentileri de, kadın sorunları ekseninde dönüyor.
Öte yandan milletvekili aday listelerinde kadın temsil oranını düşük bulan seçmen kadınlar, siyasette erkek çoğunluğun baskın olmasından memnun değil. Kadınlar, siyasette daha fazla kadının yer alması yönündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyor.
KADINLARIN SEÇİM GÜNDEMİ: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
Kadınların seçime ilişkin taleplerinde öncelikli olarak kazanılmış haklara yapılan saldırılar ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi var.
Mersin’de kadına yönelik şiddet alanında mücadele eden Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden iktidara kadınların oy vermeyeceğini söyleyerek, “Biz kadınların 14 Mayıs’tan yana büyük beklentileri var. Çünkü kazanılmış haklarımızın 20 yıllık süreç içerisinde geriye gittiği, kadınların yaşam alanlarına müdahale edildiği bir atmosferdeyiz. Kadınların sözlerinin yasaklanmaya çalışıldığı, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedildiği, 6284’ün pazarlık konusu yapıldığı bir seçimle yüz yüze bırakıldık” dedi.
CHP Mersin İl Kadın Kolları Yöneticisi Gülşah Aslan da aynı vurguyu yaparak şunları söyledi:
“Cumhuriyet tarihindeki en karanlık ittifaka karşı kadınların birleşmesi ve 14 Mayıs’ta bu zihniyete cevap vermesi gerekiyor. Önceliğimiz İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere kazanılmış haklarımızı yeniden elde etmek elbette ki. İnanıyorum ki 15 Mayıs, aydınlığa adım attığımız bir gün olacak. Ama gerçek mücadelemiz seçimden sonra başlıyor”
“KONCA KURİŞ İÇİN OY KULLANACAĞIZ”
Günebakan Kadın Derneği Üyesi Zübeyde Akpınar, ise, HÜDA-PAR’ın Cumhur İttifakı ile olan ortaklığına dikkatleri çekerek, “Karşımızda kadınların kazanılmış haklarına göz dikmiş, cinsiyetçi bir ittifak var. Bütün siyasi pazarlıkları içinde kadın hakları bulunuyor Bu yüzden en çok kadınların seçime sahip çıkmaları gerektiğini düşünüyorum. Bizim için varlık yokluk seçimi. Gonca Kuriş için oy kullanmalıyız. Gonca’nın katilleri şimdi meclise girme çalışması yapmaktalar. Kadınlar kolay vazgeçmeyecekleri için bu seçimde iktidarın değişmesinde büyük rol oynayacaklarını düşünüyorum” sözlerini kullandı.
İHD Mersin Şubesi Kadın Komisyonu Sözcüsü Zeynep Benli de seçim sisteminin erkekler tarafından kurulduğunu belirterek, “Seçim sistemi erkekler tarafından kurulmuş, kadınlar da bunu yıkmaya çalışıyor. Biz kadınlar çok önceden başladık mücadeleye ve bu mücadelenin nüvelerini bu seçimde göreceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.
PİRHA- Adana Ekoloji Platformu Sözcüsü Çağla Özgençtürk, AKP’nin ekolojik yıkımı daha da derinleştirdiğine değinerek, henüz kurulmamış nükleer santrale enerji getirmenin seçim propagandası olduğuna dikkati çekti. Yeşil Sol Parti Adana İl Eş Sözcüsü Hazım Özdemir de, doğa- insan birliği üzerine kurulmuş bir anlayışla nükleer santralleri kapatacaklarını belirtti.
14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kala AKP’nin, henüz inşaat aşamasında olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne nükleer yakıt getirmesi ve bunu törenle gerçekleştirmesi çevrecilerden ve halktan büyük bir tepki aldı. Nükleere ve diğer çevre sorunlarına dair PİRHA’ya konuşan Adana Ekoloji Platformu Sözcüsü Çağla Özgençtürk ve Yeşil Sol Parti Adana İl Eş Sözcüsü Hazım Özdemir, oy verirken ekoloji mücadelesini odağına alan, nükleeri kapatma sözü veren partilerin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladılar.
“AKP EKOLOJİK YIKIM YARATTI”
Adana Ekoloji Platformu Sözcüsü Çağla Özgençtürk, AKP iktidarının daha fazla zenginleşmek adına ekolojik tahribat yarattığını söyledi. Ekolojiye dair politikalarının çok farklı olmaması sebebiyle ana muhalefet partisini de eleştiren Özgençtürk, “Mevcut siyasi iktidar ekolojik tahribatta çok aşırıya kaçmış bir yerde. Onun yerine gelmesi ön görülen muhalefet de bu noktada ekolojik mücadeleyi tam olarak kavrayamamış, tehlikeyi görememiş bir yerden davranıyor. Politikalarına baktığımızda var olan durumu restore eden, ondan sonra mevcut düzene devam eden bir yerde. Hatta enerji üreten santraller ile ilgili buna ihtiyacın olduğunu söyleyen bir yerdeler” dedi.
“AKP İNSAN HAYATIYLA KUMAR OYNUYOR”
Özgençtürk devamında şunları ifade etti:
“AKP’nin insan hayatıyla kumar oynadığına ve oy verirken bunların göz önünde bulundurulması gerektiğine değinerek, “Oy verirken termik santral ve nükleer santralin karşısında duran siyasi partiler göz önünde bulundurulmalı. Mevcut iktidar her zaman olduğu gibi insan hayatıyla kumar oynuyor kendi çıkarları için. Henüz kurulmamış bir nükleer santrale enerji getirmek bir seçim propagandası. Çok ciddi bir tehlike ile karşı karşıyayız ve bu yönde yapılan hiçbir protestoyu da dikkate almıyor iktidar.”
“ENERJİ DEĞİL BOMBA”
Yeşil Sol Parti Adana İl Eş Sözcüsü Hazım Özdemir, taşıdığı tehlike açısından nükleeri bir bomba olarak tanımlayarak, birçok açıdan zararlarına ve pahalı bir yatırım olduğuna vurgu yaptı. Özdemir de ekolojik politikaları açısından CHP’yi eleştirerek, “Türkiye’deki ekolojik yıkım AKP ile başlamadı aslında. Termik ve nükleer santral çalışmaları çok daha önce, Ecevit zamanında temeli atıldı AKP ise canlandırdı. Dolayısıyla bu bir sistem sorunu. Muhalefetin vaatleri ve planlamaları da bu sistemin bir devamı niteliğinde. Sermayeye ‘Ben bu işi daha iyi yaparım. AKP kurumları ve kuralları yok etti, ben kurumları tekrar oluşturup kurallara göre davranacağım’ tarzında politikaları var” şeklinde konuştu.
“YEŞİL SOL PARTİ NÜKLEERİ KAPATACAK”
Yeşil Sol Parti olarak doğa- insan birliği üzerine kurulmuş bir anlayışla nükleer santralleri kapatacaklarını belirten ve ülkenin diğer sorunlarına ilişkin barışçıl bir politika güttüklerini dile getiren Özdemir, şunları söyledi:
“Yeşil Sol Parti olarak nükleer santralleri kapatacağız. Nükleer santral çok pahalı bir yatırım. Seçime doğru giderken seçmenden Yeşil Sol Parti’ye oy vermelerini istiyorum. Biz hem doğadan, hem kadından hem emekçiden yana bir partiyiz. Yukarıdan aşağıya hiyerarşik yönetimleri reddediyoruz. Kürt sorununun ülkenin en başat sorunu olduğunu ve bunun çözülmesi gerektiğini, inanç gruplarının, Alevilerin, Sünnilerin, diğer inanç gruplarının sorunlarının çözülmesinden yana bir politika yürütüyoruz. Demokrasi ve barıştan yanayız.”
PİRHA- Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Kürtler ve Alevilerin talepleri dikkate alınmadan yürütülen siyasetin başarıya ulaşamayacağını vurgulayarak, “Kürtlerin ve Alevilerin dışlandığı bir ortamda kimse iktidar olamayacağını artık görebilmeli” dedi.
Yeşil Sol Parti’nin seçim çalışmaları kapsamında Mersin’de bir dizi program gerçekleştiren Kürt siyasetçi Ahmet Türk, seçime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türk, 4 Mayıs Dersim Tertelesi’nin yıldönümüne dikkat çekerek, Seyit Rıza ve arkadaşlarının inkara karşı direniş sergilediğini belirtti. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) halkların ortak mücadelesini geliştirdiğini söyleyen Türk, seçime doğru giderken de Kürtlerin, Alevilerin, sosyalistlerin, devrimcilerin Yeşil Sol Parti çatısı altında yan yana durarak bu mücadeleyi büyüttüklerini dile getirdi.
ORTAK MÜCADELE VURGUSU
14 Mayıs seçimini demokratik bir geleceğin ilk adımı olarak değerlendiren Ahmet Türk; Alevilerin, Kürtlerin, ezilen bütün kesimlerin ortak bir mücadele zeminini yaratmasının önemli olduğuna değindi.
Alevilerin taleplerinin önemini de öne çıkaran Türk, “Bu kesimleri tatmin etmeden veyahut bunların taleplerini dinlemeden, dikkate almadan yürütülecek siyaset asla başarıya ulaşamaz. Bunu CHP başta olmak üzere diğer siyasi partiler için de söylüyorum. Bu nedenle eğer cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik projeler olduğu takdirde elbette yanında olacağız. Bunu destekleyeceğiz. Ama sakın kimse de aldanmasın. Ne Aleviler artık kandırılabilir, ne Kürtler kandırılabilir” diye konuştu.
SAĞDUYU ÇAĞRISI
Ahmet Türk, yurttaşlara provokasyonlara karşı dikkatli ve sağduyulu olma çağrısında bulunarak, şunları ifade etti:
“Provokasyona gelmemek mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmez. Elbette ki mücadelemizi, kararlılığımızı daha güçlü bir şekilde ortaya koyacağız. Ama provokasyonlara izin vermemek için gereken özeni göstermeliyiz. 14 Mayıs’ta inanıyorum ve umut ediyorum ki baskıcı, tekçi, Kürt ve Alevi inkarı üzerinden siyaset yapan bu rejim yerine daha demokratik bir iktidar gelir” sözlerini kullandı.