Etiket: AABK

  • AABK: Kılıçdaroğlu’na yönelik oluşturulmak istenen olumsuz tutum ve girişimleri kınıyoruz

    AABK: Kılıçdaroğlu’na yönelik oluşturulmak istenen olumsuz tutum ve girişimleri kınıyoruz

    PİRHA-AABK, yaptığı yazılı açıklamada,”Bilinçli ve hesaplı bir şekilde Alevi ve Dersim kimliği üzerinden sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik oluşturulmak istenen olumsuz tutum ve girişimleri kınıyoruz. Milletvekilliği seçimlerinde ise Emek ve Özgürlük İttifakı başta olmak üzere Sol İttifak’ın güçlü bir şekilde meclise girmesi konusunda demokratik dayanışmamızı sunacağız” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlere dair açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada, kritik bir seçimin yaşanacağına dikkat çekilerek, “Zalime, yolsuza, hırsıza, uğursuza, hukuksuza hak ettikleri dersi hep birlikte verelim” denildi.

    “KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞI BİR AN ÖNCE AÇIKLANMALIDIR”

    Açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

    “Türkiye 20 yıldır iktidarda olan AKP hükümetleri tarafından yönetiliyor. 2015 yılından bu yana da küçük ortağı MHP ile bu iktidarı sürdürüyor. Özellikle son 7 yıldır AKP-MHP ortaklığı dinci, faşist, neoliberal politikaları ile Türkiye halklarını ekonomik ve siyasi bir çöküntüye ve çürümüşlüğe sürükledi. Halklarımızı bir yandan yoksulluğa, açlığa ve sefalete mahkûm ederken, diğer yandan başta Aleviler, Kürtler ve Sosyalistler olmak üzere en küçük bir muhalif sese bile tahammül etmeyerek gözdağı, şiddet, tutuklama ve baskıları temel politikası haline getirdi.

    Torba yasalarla her türlü hukuksuzluk, inkâr ve adaletsizlik kural haline getirilirken, biz Alevilerin eşit yurttaşlık ve eşit haklar talebi yok sayılarak, inkar edildi.

    “DEMOKRASİ, EŞİT YURTTAŞLIK VE ADALET İÇİN OY VERMEYE!”

    Bu önemli ve kritik dönemde temel görevimiz en geniş şekilde toplumumuzu seçimler konusunda bilgilendirmek, oy kullanmalarını sağlamak olmalıdır. Bu ceberut koalisyonu yani Cumhur İttifakı’nı gönderme zamanı gelmiştir. Türkiye’de yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri ile ilgili tavrımız açık ve nettir: Eşit yurttaşlık ve demokrasi talep ediyoruz!

    Bazı çevrelerin bilinçli ve hesaplı bir şekilde Alevi ve Dersim kimliği üzerinden Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik oluşturmak istenen olumsuz tutum ve girişimleri kınıyoruz. Alevilik haktır, hakikattir. Bu vesile ile hiç zaman kaybetmeden Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı bir an önce açıklanmalıdır. Biz Aleviler açısından bu hassas bir konudur. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı durumunda onu destekleyeceğimizi buradan açıkça ifade etmek istiyoruz. Başka bir adayın gösterilmesi durumunda ise, Alevileri yaralayacak olan bu tutum karşısında tavrımızı yeniden gözden geçireceğimizin de bilinmesini istiyoruz.

    Milletvekilliği seçimlerinde ise Emek ve Özgürlük İttifakı başta olmak üzere Sol İttifak’ın güçlü bir şekilde meclise girmesi konusunda demokratik dayanışmamızı sunacağız.”

    Bu süreçte AABK ve bileşenlerine de önemli görevler düştüğünün ifade edildiği açıklamada, şunlar dile getirildi:

    “Ortak mücadele ve bağımsız çizgimizle herkesi görev başına çağırıyoruz.

    1. Her AKM-Cemevi’mizde her ülke federasyonlarının bilgisi dahilinde seçim komisyonları oluşturulmalıdır. Kurumumuzun bilgisi ve onayı alınmaksızın oluşturulan seçim komisyonları, kurumumuzu bağlamamaktadır.
    2. Federasyon ve bölgelerin durumu dikkate alınarak paneller, tanıtım toplantıları ve muhabbetler örgütlenmelidir. Bu çalışmalarda ittifaklar arasında eşit temsiliyet ilkesi esas alınmalıdır.
    3. Cemevlerimizin bulunduğu şehirlerde çevremizdeki dost kurum ve kuruluşlarla birlikte en geniş kitlelerin oy kullanmalarını sağlamak için pratik çalışma ve dayanışma içinde olunmalıdır.
    4. Seçim listelerindeki sorunları takip etme ve çözüm bulabilmek için bilgi bankası oluşturmalıdır.
    5. Bunlarla birlikte en önemli konulardan birisi ise bağımsız çizgimiz etrafında kurumsal davranarak; seçim sürecinde ve sandık görevlisi olacak sorumlu canlarımızın AKM- Cemevleri’mizde yönetim kurumlarının bilgisi dahilinde olması sağlanmalıdır. Özellikle bu seçim süreci boyunca kurumlarımızı ve zamanımızı gereksiz tartışmalarla meşgul etmeden, birbirimizi ötekileştirmeden başarılı bir mücadele süreci diliyoruz. Birliğimiz daim olsun! Emeklerimiz, mücadelemiz, demokrasi, adalet ve eşit yurttaşlıkla taçlansın”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’nin ‘Demokratik Cumhuriyet Konferansı’ başladı:Hedefimiz demokratik bir Türkiye’dir -VİDEO

    HDP’nin ‘Demokratik Cumhuriyet Konferansı’ başladı:Hedefimiz demokratik bir Türkiye’dir -VİDEO

    PİRHA-HDP’nin ‘Demokratik Cumhuriyet’ adıyla iki güne yaydığı konferans İstanbul Cem Karaca Kültür Merkezi’nde başladı. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan konferanta ezilen halkların, sınıfların, kadınların, inanç ve kimliklerin cumhuriyetin ikinci yüzyılında eşit yurttaşlık talebini hep beraber konuşulacağını belirtirken, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da, “Hedefimiz, özgürlükçü ve demokratik bir Türkiye’dir. Birlikte konuşmalı, birlikte yürümeliyiz. İhtiyacımız olan şey siyaseti özgürleştirmek, bireylerin toplumda eşit ve özgür yaşamasını sağlamak, büyük barışı hayata geçirmektir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından iki gün (4-5 Şubat) boyunca gerçekleştirilecek olan ‘Demokratik Cumhuriyet Konferansı’ İstanbul Bakırköy’de bulunan Cem Karaca Kültür Merkezi’nde başladı. Konferansa Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz‘in yanı sıra Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturan partilerin milletvekilleri, genel başkanları ve temsilcileri de katıldı.

    Konferansın açılış konuşmasını ise HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar yaptı. Konferansın neden düzenlendiğini anlatarak konuşmasına başlayan Sancar, “Çoklu krizde bir çıkış yolu arıyoruz. Hedefimiz Cumhuriyetin yeni yüzyılına girerken demokrasinin yolunu birlikte aramaktır. Konferansın amacı birlikte yürümek, mücadele etmektir” dedi.

    “MUTLAKA KAZANACAĞIZ

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Hedefimiz, özgürlükçü ve demokratik bir Türkiye’dir. Birlikte konuşmalı, birlikte yürümeliyiz. İhtiyacımız olan şey siyaseti özgürleştirmek, bireylerin toplumda eşit ve özgür yaşamasını sağlamak, büyük barışı hayata geçirmektir” diyerek, şunları ifade etti:

    “Herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir yaşam kurduğumuzda barışı yaratabileceğiz. Toplumsal sözleşme ihtiyacımız var. Kamusal bir alanı birlikte yaratmalıyız. Toplum olmaya doğru gitme noktasında ciddi çabalarımız olmalıdır. Özgür bir yaşam inşa etmeliyiz. Yüzyılın muhasebesini yapmalıyız. Gelecek yüz yıl aynı kısır döngüleri yaşamamalıyız. Tek çıkış yeni, demokratik, özgür bir başlangıçtır. Bunun için birlikte düşünmeye, üretmeye ve yürümeye ihtiyacımız var. Tekçi anlayıştan, devleti meşruiyet kaynağı olarak gören zihniyetten kurtulmak gerekiyor. Seçimlerde demokratik yollar ile yenmek gerekiyor. Kaybettirmek yetmez, birlikte kazanmamız gerek. Eşit yurttaşlık hedefine yönelik özgür bir toplumsal sözleşme, büyük barış yeni yüz yılda hedefimizdir. Yürüyüşümüzü birlikte büyüterek bunu başarabiliriz. Toplumda irade ve birikim vardır. Bir araya gelince mutlaka kazanacağız.”

    “ÇOK BÜYÜK KAZANACAĞIZ”

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, konferanta ezilen halkların, sınıfların, kadınların, inanç ve kimliklerin cumhuriyetin ikinci yüzyılında eşit yurttaşlık talebini hep beraber konuşulacağını belirterek, “Bu bir başlangıç. Konferansın sonuçları bundan sonraki çalışmalarımızda önemli bir ışık olacaktır. Bu ışığın izinde yürümeye devam edeceğiz. Savaşların, krizlerin peş peşe yaşandığı dönemde krizden çıkmak için demokrasi ve adalet mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Buldan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu iklimde en geniş demokratik cumhuriyet birlikteliğini oluşturmak için büyük çaba göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Demokrasi sürekli dışlayan sistemin yarattığı krizleri Türkiye halkları olarak bu süreçte yaşıyoruz. Bütün inanç ve kimlikleri, farklılıkları dışlayan aklan yaratmaya çalıştığı tekçilik hegemonda bugünkü tarihsel kırılmanın esas nedenidir. Bu ülkeyi çöküşe götürmektedir. Cumhuriyetin ikinci yüz yılının güçlü bir toplumsal barışla, emeğin hakkıyla buluşması hepimizin sorumluluğudur. Yeni bir siyasi akılla bu hedefe hep beraber yürüyebiliriz. Mesele siyasetlerin kazanması değil eşit ve özgür bir ülkede yaşamak isteyen 85 milyona demokrasi dönemini kazandırmaktır. Bütün sorunlara kaynaklık eden Kürt sorunun çözümsüzlüğü, cumhuriyetin demokrasi ile buluşmasının önündeki en büyük çatlaktır. Bu çatlağı görebilirsek, Kürt sorununu demokratik, barışçıl olarak çözebiliriz. Hakikatlerle yüzleşmek, hesaplaşmak, toplumsal yaraları sarmak aynı acıların yaşanmayacağının en büyük teminatı olacaktır. Kadınların özgürlüğü ve eşitliği ile bir cumhuriyet demokrasiye kavuşabilir. Hak temelli, eşit yurttaşlığa dayanan yeni bir toplumsal sözleşme ile bunu yapabiliriz. Bu mümkünü gerçeğe dönüştürmek ilk yüz yılda dışarıda bırakılanların düşünü gerçekleştirmek hepimizin görevidir. Farklılıklarımız ile bir araya gelmeye devam edeceğiz. Demokratik cumhuriyete katkıda bulunmalıyız. Statüko ve restorasyon değil yeni bir yaşam bizi çağırıyor. Yeni dönemin sahibi Türkiye halkları olacak. Birbirimizi anlayarak, dayanışmamızı büyüterek kazanmanın yollarını kesinlikle bulacağız ve çok büyük kazanacağız. Bu konferans yeni bir başlangıç olacak.”

    *Ayrıntılar geliyor…

    PİRHA / İSTANBUL

  • AABK Eşit Başkanı Mat: Millet İttifakı’nın metni Alevileri kapsamıyor-VİDEO

    AABK Eşit Başkanı Mat: Millet İttifakı’nın metni Alevileri kapsamıyor-VİDEO

    PİRHA- AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Millet İttifakı’nın açıkladığı ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni eleştirerek, Millet İttifakı’nın, Alevilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.  

    Seçime dair gündem yoğunlaşıyor. 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlere ilişkin Millet İttifakı, bir süredir üzerinde çalışılan ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni kamuoyuna duyurdu. 240 sayfadan oluşan metin, 9 ana başlık 75 alt başlık ve 2 bin 300’den fazla vaat metinde yer alırken, ülkenin temel sorun alanlarına dönük vurguların metinde yer almaması tartışmaya neden oldu.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Millet İttifakı’nın açıkladığı metin hakkında CANTV’ye konuştu.

    ‘Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin Alevilerle ilgili cevap verecek bir yazılımın olmadığını aktaran Mat, “Özellikle de mutabakat metninin yüz yetmişinci sayfasında cemevleriyle ilgili sadece bir cümlede imar yasalarına dahil edilmesiyle ilgili bir açıklaması var. Yani Alevilerin meselesini belediye imar yasalarına dahil ederek çözüleceğini düşünen bir bakış açısı var” dedi.

    “ALTILI MASA, ALEVİLERİN İBADET YERİNİN CEMEVİ OLDUĞU KONUSUNDA BİR MUTABAKATA VARMAMIŞ

    Cemevlerinin bir ibadethane olarak anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirten Mat, şunları söyledi:

    “Bu da anayasanın ilgili maddelerinde ibadethaneler parantezi içinde camiler, kiliseler, sinagoglar yer alıyor. Bizim de isteğimiz o paranteze cemevlerin de eklenmesidir ve ibadethane olarak kabul görmesidir. O nedenle Alevilerin beklentisini karşılamaktan uzak ve cevap vermiyor. Burada görülüyor ki altılı masanın, Alevilerin ibadet yerinin cemevi olduğu konusunda bir mutabakata varmadıklarını gösteriyor. Bu da altılı masanın iktidar olduğunda bu sorunu halen daha yaşayacağımız anlamına gelir. Bu da bizim açımızdan çok hoşnutla karşılanmayacağını da özellikle de ifade etmek istiyorum.”

    PİRHA/ALMANYA

  • Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı’da başladı-VİDEO

    Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı’da başladı-VİDEO

    PİRHA-7 Alevi çatı örgütünün düzenlediği ‘Büyük Alevi Kurultayı’ binlerce kişinin katılımıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde başladı. Aleviler, AKP’nin asimilasyon düzenlemelerini bugün bir kez daha İstanbul’dan protesto edecek.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) “Laik ve demokratik Türkiye için” sloganıyla düzenledikleri ‘Büyük Alevi Kurultayı’ İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde başladı.

    Kurultaya ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, AABK Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, DAD Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ile Musa Kulu‘nun yanı sıra siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türkiye’nin farklı illerinden gelen Aleviler katıldı.

    ALEVİLER, AKP’NİN ASİMİLASYON DÜZENLEMELERİNİ PROTESTO EDİYOR

    AKP’nin Alevilere yönelik son yıllardaki adımlarını samimi bulmadıklarını belirten Alevi kurumları, torba yasa içerisinde TBMM’den geçirilen cemevlerine ilişkin düzenlemeler ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yayımladığı kararname ile kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na tepkilerini her yerde gösteriyor.

    Ülke genelinde gerçekleştirilen basın açıklamalarının ardından Alevi kurumları 8 Kasım günü Ankara’da TBMM’ye yürümüş, ‘asimilasyon’ olarak nitelendirdikleri düzenlemeleri protesto etmişti.

    BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI YENİKAPI’DA BAŞLADI

    7 Alevi çatı örgütünün çağrısıyla bugün İstanbul Yenikapı’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştiriliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avusturya’da St.Pölten Cemevi tekrar Alevilerin hizmetine açılıyor

    Avusturya’da St.Pölten Cemevi tekrar Alevilerin hizmetine açılıyor

    PİRHA- Avusturya’da inşa edilen St.Pölten Cemevi AABF Yol ve Erkan Kurulu ile tekrardan tüm Alevilerin hizmetine açılıyor.

    St. Pölten Cemevi’nden İzzet Caner, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Özgür Turak, AABF Yol ve Erkan Kurulundan Haydar Bilgin ve AABF Onursal Başkanı M. Ali Çankaya imzasıyla yapılan yazılı açıklamayla St.Pölten Cemevi’nin tekrardan tüm Alevilerin hizmetine açılacağı duyuruldu.

    “ALEVİLERİN BİRLİĞİNİ, BERABERLİĞİNİ VE HAKLARINI KORUMAK ADINA HİZMET SUNUYORUZ”

    Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Avusturya Alevileri zorlu bir süreçten geçiyor. Biz Aleviler yaşadığımız topraklarda inancımıza ve kültürümüze yönelik her türlü asimilasyona karşı bugüne kadar çok ağır bedeller ödeyerek geldik. Alevilerin bu zorlu süreçte inkar ve yok sayma politikalarına karşı her zamankinden daha fazla birliğe ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Kurulma amacı Avusturya’daki Alevilerin birliğini, beraberliğini ve eşit yurttaşlık temelinde Hak özgürlüğünü sağlamak olan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, 15 Bölge Cemevi, Yol Erkan Kurulu, Gençlik, ve Kadın Birliklerinden oluşan 60 Kurumu ile Avusturya’daki Alevilerin çatı kurumu olarak tüm insanlığa hizmet sunmakta.

    “CEMEVLERİ KUTSALIMIZ VE KİMLİĞİMİZİN MERKEZİDİR”

    Alevilerin ibadethanesi Cemevidir. Cemevi aynı zamanda bir hizmet merkezidir. Cem, Hakka uğurlama, nikah erkanları yürütülür. Deyişler, mersiyeler, gülbengler okunur, semahlar dönülür. Kısacası kutsalımız ve kimliğimizin merkezidir.

    Bizler açısından bu kadar öneme sahip olan cemevlerimizin korunması, kollanması, sahip çıkılması ve işlevini Yol’un düsturuna uygun bir şekilde yürütülebilmesi hepimizin önceliğidir ve sorumluluğundadır. St. Pölten Cemevimizinde içinde yer aldığı, Etkinlik Salonu, Büro, Açık alan ve Park kompleksinin tamamı 10 Aralık 2021 tarihinde ana mülkiyet değerinin çok üzerinden bir fiyatla açık artırma yolu ile satışı gerçekleşmişti. Alevilerin ibadethanesi olan Cemevinin yabancı ellere gitmemesi için açık artırmada kar amacı güden tefecilere rağmen en yüksek teklifi vererek tüm Kompleksi satın alan Caner Ailesi, St.Pölten Cemevinin Avusturya’da Alevilerin birliğinin ve beraberliğinin sağlanması açısından tüm Alevileri kucaklayacak şekilde hizmet veren Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Yol ve İnanç Kurulu tarafından Cemevi ve Hakka Uğurlama alanı Avusturya’daki tüm Alevilere hizmet vermesi için tahsis edilmiştir.

    “AVUSTURYA’DAKİ TÜM CANLARIMIZLA BİRLİK CEMİ YÜRÜTECEĞİZ”

    Cemevimizde İslam Alevi İnanç Teşkilatı Başkanı Yüksel Bilgin ve St.Pölten Alevi Kültür Birliği Başkanı Mehmet Mercan dışında her Can hizmet Yürütebilir ve toplumun her kesimine tüm Alevi Ritüellerini yapmaları  konusunda açıktır. Cemevimizde ve Hakka Uğurlama alanındaki tadilatlarımız büyük bir hızla devam etmekte ve tamamlanmak üzeredir. Bu vesile ile Alevilerin Kutsal aylarından biri olan Hızır ayında, tekrardan umutların ve yeni başlangıçların filizlenmesi, gönüllerin paklanması Alevilerin birliğe ve beraberliğe kavuşması için Avusturya’daki Tüm Canlarımız ile beraber Birlik Cem’i yürüteceğiz.

    Tüm canlarımızı düzenlenecek olan Birlik Cemine mihman olmaya davet ediyoruz. Hızır Ayında Yapacağımız Birlik Cem’i ile ilgili bilgileri sizlere ilerleyen süreçte aktaracağız. Birliğimiz ve beraberliğimiz daim ola, Hünkâr Hace Bektaş-ı Veli Kılavuzumuz, Pir Sultan Abdal Yoldaşımız, Hızır Haldaşımız ola. Aşk ile…”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevilerin, Berlin Eyaleti’ndeki kamu tüzel kişilik statüsü onaylandı

    Alevilerin, Berlin Eyaleti’ndeki kamu tüzel kişilik statüsü onaylandı

    PİRHA-AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevilerin Almanya’nın Berlin Eyaleti’nde de kamu tüzel kişilik statüsünün onaylandığını duyurdu. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, sosyal medya hesabından yaptığı “Müjdemiz olsun” başlıklı paylaşımında Berlin Eyaleti kamu tüzel kişilik statüsünün onaylandığını duyurdu. Mat açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Müjdemiz olsun. Yeni yıla girerken, toplumumuza hayırlı olsun. Berlin Eyaleti Kamu Tüzel Kişilik Statüsü (Körperschaft des Öffentlichen Rechts) bugün onayladı. NRW Eyaleti’nden sonra Berlin Eyaleti de Kamu Tüzel Kişilik Statüsünü bugün onayladı.

    PİRHA / ALMANYA

  • 8 Alevi çatı örgütü basın ile buluştu: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yok hükmündedir-VİDEO

    8 Alevi çatı örgütü basın ile buluştu: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yok hükmündedir-VİDEO

    PİRHA-AKP tarafından Alevilere yönelik yürütülen çalışmalara karşı İstanbul Taksim’de medya mensuplarıyla basın toplantısı yapan 8 Alevi çatı örgütü, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Torba yasanın derhal geri çekilmesi gerektiğini belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi bizim için yok hükmündedir. 25 Aralık günü İstanbul’da Alevi kurultayı gerçekleştireceğiz. Tüm kesimleri davet edeceğiz” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), AKP’nin torba yasa içerisinde Meclis’e getirdiği Alevilere yönelik düzenlemeler ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin İstanbul Taksim’de basınla toplantı yaptı.

    Toplantıya ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, DAD Genel Sekreteri Bülent Felekoğlu, ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanları Dilber Aslan, Ali Şeker, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi Eren Erdem, Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş, gazeteci Necdet Saraç‘ın yanı sıra çok sayıda gazeteci katıldı.

    “TORBA YASA DERHAL GERİ ÇEKİLMELİDİR”

    Kurumlar adına konuşmayı ise ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan yaptı. Alevilerin taleplerini yıllardır kamuoyu önünde dile getirdiğini belirten Aslan, şunları söyledi:

    “Mücadelemizi her yerde verdik. Türkiye’nin tam anlamda laik, demokratik bir ülke olması durumunda taleplerimizin karşılanacağını ifade ettik. Ama ülkeyi yönetenler, halkları kendilerine göre tanımlamaya devam etti. Hiçbir olumlu adım atılmadı. AİHM kararları tanınmadı. İktidar toplumun taleplerini duymuyor, görmüyor. Aleviler bu ülkenin güvenlik sorunu değil. Bu ülkede laiklik, eşit yurttaşlık istiyoruz. AKP son süreçte sözde Alevileri gezdiler, sözde taleplerini dinlediler. Yıllardır dile getirdiğimiz eşit yurttaşlık talebimizi yok sayan iktidar bizi yine görmezden geliyor. Devletin hiçbir inancı tanımlayamayacağını, tarif edemeyeceğini dile getirdik. Torba yasasının derhal geri çekilmesi gerekiyor. Yapılan hareketle sanki demokratik bir açılım yapıyorlarmış gibi bir hava yarattılar.”

    “CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR”

    Aslan, 8 Kasım günü Ankara’da yaptıkları yürüyüş ve basın açıklamasına da değinirken, “8 Kasım günü barışçıl taleplerimizi dile getirmek isterken güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirildik. Kurum başkanlarımız darp edildi. AKP hariç diğer tüm partiler ile görüştük. Yapılanın hakaret olduğunu söyledik. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bu ülkede inkar edilen, yok sayılan, katledilen inanç topluluğunun bir kez daha yok sayıldığını gördük. Buna karşı gerekli tüm siyasi ve hukuki sürece devam edeceğiz. İktidarın yanlış algısını kanıtlamak için bütün bölgelerde çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

    “25 ARALIK GÜNÜ İSTANBUL’DA ALEVİ KURULTAYI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

    25 Aralık günü İstanbul’da bir kurultay gerçekleştireceklerini de ifade eden Mustafa Aslan, “Tüm kesimleri davet edeceğiz. Aleviler sözünü bir kez daha İstanbul’dan haykıracak. Torba yasasını ve kararnameyi Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşımak için çalışmalarımız sürüyor. Bu ülkedeki herkes eşit yurttaş sayılana kadar mücadelemiz devam edecek. Kararname bizim için yok hükmündedir” diye konuştu.

    Aslan son olarak basın organlarına da çağrıda bulunarak,”Aleviler yeterince medyada kendisine yer bulamıyor. Alevilerin sesi olmanızı talep ediyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurumlarından Taksim’deki bombalı saldırıya tepki: Lanetliyoruz!

    Alevi kurumlarından Taksim’deki bombalı saldırıya tepki: Lanetliyoruz!

    PİRHA-Taksim’deki bombalı saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yapan 8 Alevi kurumu, ” Yaşamın kutsallığına inanan bir inancın temsilcileri olarak, masum ve savunmasız halka ve cana yönelik her türlü eylem insanlık suçudur. Bu nedenle saldırıyı lanetliyoruz ve şiddetle kınıyoruz” dedi.  

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Taksim’deki bombalı saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Alevi kurumları açıklamasında saldırıyı kınadıklarını belirtti.

    “SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “13 Kasım 2022 Pazar günü İstanbul Taksim’de bomba eylemi sonucu gerçekleşen katliamda, şu ana kadar 6 canımız hayatını yitirirken, 5’i ağır olmak üzere 81 canımız yaralanmıştır. Yaşamın kutsallığına inanan bir inancın temsilcileri olarak, masum ve savunmasız halka ve cana yönelik her türlü eylem insanlık suçudur. Bu nedenle saldırıyı lanetliyoruz ve şiddetle kınıyoruz. Biz Alevi Bektaşi Kurumları olarak, bu saldırının arkasında kimin veya kimlerin olduğunun bir an önce açığa çıkarılmasını istiyoruz. Katledilen ve Hakk’a yürüyen masum Can’ların Devirleri daim olsun. Ailelerinin ve halkımızın başı sağ olsun. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hızır yar ve yardımcıları olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • AABF Genel Başkanı Özgür Turak: Alevilik gece yarısı çıkan bir kararname değildir

    AABF Genel Başkanı Özgür Turak: Alevilik gece yarısı çıkan bir kararname değildir

    PİRHA-AKP iktidarı tarafından cemevlerine dönük düzenlemelerin bir torba yasa içerisinde Meclis’e getirilmesi ve gece yarısı çıkan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasına tepki gösteren AABF Genel Başkanı Özgür Turak, “Sorun su, elektrik parası değil, Alevilik inancının tanınmıyor olması. Alevilik gece yarısı çıkan bir kararname değil, özgün bir inançtır” dedi.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Özgür Turak, AKP iktidarı tarafından torba yasa içerisinde gündeme getirilen cemevleri düzenlemesi ile AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı kararnamesi ile kurulduğu açıklanan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu. Turak ayrıca Avrupa ve Türkiye’de düzenlenecek miting ve eylemlere de katılım çağrısında bulundu.

    “SORUN ALEVİLİK İNANCININ TANINMIYOR OLMASI”

    Sözlerine “Türkiye Cumhuriyeti’nin yapmış olduğu şey aslında bir inanca direkt müdahaledir” diyerek başlayan Turak, Aleviliğin özgün bir inanç olduğunu belirterek, Avrupa’da elde edilen hakların Türkiye’de de tanınması gerektiğini söyledi. Turak şöyle konuştu:

    “O inancın yapısına, neye inanıp, neye inanmadığına karar vermektir. Devletler yalnızca yurttaşlarının ihtiyaçlarını gidermek ile yükümlüler. Bu yönde çalışma yapmaları gerekiyor. Türkiye’de elde edemediğimiz hakları Avrupa’daki ülkelerde elde ediyoruz. Çünkü insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde inancımızı burada özgürce yaşıyoruz. Burada devlet inancımızı tanımlamıyor. Nasıl yaşamamız gerektiğini onlar dillendirmiyor. İnanç kurumlarının talepleri vardır ve mevcut yasalar çerçevesinde bu talepleri nasıl yerine getirebilecekleriyle ilgileniyorlar. Herkese eşit hakları sağlamak için çalışıyorlar.

    Bunların Türkiye’de de olması gerekiyor ama maalesef demokrasiden çok uzak olduğumuz ve özellikle de laiklik ilkesi tamamen ayaklar altına alındığı için bu tür politakalar yürülüğe konuluyor. Bununla beraber kendileri gibi olmayanları hiçe sayıyorlar.

    Devletin, Alevilere belli maddi konular ile yaklaşması zaten bize hakarettir. Sorun elektrik, su parası değil. Sorun Alevilik inancının tanınmıyor olması. Alevi inancını sadece bir kültür olarak değerlendiriyorlar. Alevilerin kendi inanç boyutu, kendi yaşam tarzı, kendi ibadethanesi vardır. Mevcut İslam’dan çok uzaktadır. İbadetimizi cemevlerinde yapıyor olmamız; analarımızın, pirlerimizin, rehberlerimizin, dedelerimizin olması, inanç ritüellerimizin tamamen farklı olması kendi özerk yapısını göstermektedir.”

    “ALEVİLİK, GECE YARISI ÇIKAN BİR KARARNAME DEĞİL”

    Turak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir dairenin kurulmasına da tepki gösterirken, “Yapılanları büyük bir tehlike olarak görüyorum. Özellikle bugüne kadar yaşadığı soykırım ve katliamların üzerine katledilerek yok edilemeyen Alevilerin şimdi inançlarına müdahil olarak yok edilmek isteniyor. Alevilerin inancını ve örgütlenmesini hiçe sayarak aslında oraya bir kayyum atıyorlar. Kendi yandaş Alevi anlayışını Türkiye’de yürütmek istiyorlar. Devlet finansmanıyla Alevilik araştırmaları yapmak, cemevlerinin ihtiyaçlarını karşılamak neyi getirecek? Tamamen devletin güdümünden çıkmayan, onun yandaşı bir yapılanma hayata geçecek. Bu da aslında yok olması demektir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Aleviliğin gece yarısı çıkarılan bir kararname ile olmayacağını Türkiye ve Avrupa’daki örgütlerimiz söyledi zaten” ifadelerini kullandı.

    “ÖZGÜR DÜŞÜNCELERİN İFADE EDİLEBİLECEĞİ PLATFORMLAR YARATILMALI”

    Torba yasa teklifinin TBMM’de görüşülmeye başlandığın 8 Kasım günü Alevilerin Ankara’da polis müdahalesiyle de karşılaşan eylem ve açıklamasına da değinen Turak, “Özgür düşüncelerin ifade edilebileceği platformların yaratılması gerekiyor. Sokaklarda olacağımızı tekrardan ifade etmek isteriz” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) tarafından 12 Kasım günü Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenecek olan mitinge de çağrı yapan Turak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanların düşüncelerini özgürce ifade etmeleri ve sokağa çıkma hakları yasal güvencedir. Yürütme bizi dinlemiyorsa eğer konuyla ilgili gerekli basın açıklamaları ve mitingler düzenlenecektir. Buna toplumsal aydınlanma diyoruz. Bugüne kadar olan Alevi mitinglerinin içerisinde hiçbir kargaşa, arbede yaşanmamıştır. Alevilerin inancı gereği zaten böyle bir şey yoktur. Avrupa’da yapılan mitinglerin hepsi barışçıl ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde ilerlemiştir. Yarın tekrardan bunun bir örneğini göreceğiz. Avrupa’da kazandığımız hakları Türkiye’de de elde etmeliyiz. Türkiye ne kadar demokratikleşirse insanların özgürce yaşama hakları doğacaktır. Yapılan zulmü, baskıyı, polis şiddetini kınıyoruz. Özgür düşüncelerin ifade edilebileceği platformların yaratılması gerekiyor. Sokaklarda olacağımızı tekrardan ifade etmek isteriz.

    “HAKSIZLIĞA KARŞI HER ALANDA DİK DURMAK GEREKİYOR”

    Miting bizim için önemli. Orada olacağız. Özellikle Avrupa’daki Alevi örgütlenmesinin Türkiye’deki Alevi örgütlenmesi ile bir ve dayanışma içerisinde olduğunu göstermek lazım. Bunun için konfederasyon bileşenleri olarak beraber mitingin olması gerektiğine karar verdik. Yapılan haksızlığa karşı her alanda dik durmak gerekiyor. Bugün tepki göstermezsek, ileride bize “O dönemde ne yaptınız? Bu zamana kadar yok olmayan Aleviliği nasıl yok ettiniz?” sorusunu soracaklar.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • Üç kurum başkanından Köln’deki mitinge çağrı-VİDEO

    Üç kurum başkanından Köln’deki mitinge çağrı-VİDEO

    PİRHA-ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ile HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AABK tarafından 12 Kasım günü Almanya’nın Köln kentinde düzenlenecek mitinge çağrı yaptı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı çıkardığı kararname ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı 12 Kasım Cumartesi günü Almanya’nın Köln kentinde miting düzenleyecek. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez yayımladıkları video ile mitinge katılım çağrısında bulundu.

    “AKP’NİN TORBA YASASINA ‘HAYIR’ DİYORUZ”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan yaptığı çağrıda “İnancımızı, ibadetimizi, ibadethanemizi yok sayan, demokratik taleplerimizi görmezlikten gelen AKP’nin torba yasasına ve cumhurbaşkanı kararnamesine ‘hayır’ diyoruz. 12 Kasım Cumartesi günü Köln’de yapılacak mitinge Avrupa’da yaşayan dostlarımızın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’DEKİ ZULME SES ÇIKARMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat mesajında şunları kaydetti:

    “Bu cumartesi Almanya’nın Köln şehrinde Türkiye’deki haksızlık ve hukuksuzlukları protesto etmek için bütün canlarımız bir araya geliyorlar. Avrupa’daki tüm dostlarımızı Türkiye’deki zulme karşı ortak ses çıkarmaya çağırıyoruz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Yaşasın direnen can yoldaşlarımız.”

    “KARARNAME İLE HAK TALEBİMİZİ YOK ETMEYE ÇALIŞTILAR”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise şöyle konuştu:

    “Türkiye’deki Alevi-Bektaşi örgütleri olarak yıllardır Alevilerin temel hak ve özgürlükleriyle ilgili mücadele veriyoruz. Mücadelemizi, eşit yurttaşlık talebimizi görmeyenler bir gecede cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle hak talebimizi yok etmeye çalıştılar. Avrupa’daki örgütlerimiz Türkiye’deki örgütlerimizi desteklemek amacıyla 12 Kasım günü Köln’de bir miting düzenleyecekler. Canların mitinge destek vermesini gönülden bekliyorum.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Aleviler, AKP’nin torba yasasına karşı yarın TBMM önünde olacak

    Aleviler, AKP’nin torba yasasına karşı yarın TBMM önünde olacak

    PİRHA-8 Alevi örgütü, AKP tarafından torba yasa içerisinde Meclis’e getirilen cemevleri düzenlenmesine karşı 8 Kasım Salı günü saat 10.00’da TBMM Çankaya kapısında olacaklarını duyurdu. 

    AKP tarafından vergi kanunlarındaki düzenlemeleri de içeren torba yasa içerisinde Meclis’e getirilen cemevleriyle ilgili düzenleme Aleviler tarafından tepkiyle karşılandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yarın görüşülecek olan yasa tasarısı için bugün Ankara’da bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAVK) Genel Merkezi’nde bir araya gelen Alevi kurumları yarın saat 10.00’da Meclis önünde olacaklarını duyurdu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAVK), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) 8 Kasım Salı günü saat 10.00’da TBMM Çankaya kapısı önüne çağrıda bulundu.

    PİRHA /ANKARA

  • Öker ve Aslan: Erdoğan bizi muhatap almıyorsa söyleyeceklerinin bir geçerliliği yoktur -VİDEO

    Öker ve Aslan: Erdoğan bizi muhatap almıyorsa söyleyeceklerinin bir geçerliliği yoktur -VİDEO

    PİRHA-AABK Onursal Başkanı Turgut Öker ve ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahına gidecek olmasına tepki gösterdi. Öker, Alevilerin eşit yurttaşlık talebini öne çıkarması gerektiğini belirtirken, Aslan “Cumhurbaşkanı mevcut kurumlarımıza alternatif bir Alevi örgütlenmesi oluşturmaya çalışıyor. Bizi muhatap almıyorsa bundan sonra söyleyeceği hiçbir şeyin bizim için geçerliliği olmayacak” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan Hüseyin Gazi Cemevine gitmesinin yankıları devam ederken, İstanbul Kadıköy’de bulunan Şahkulu Sultan Dergahına da 7 Ekim’de gidecek olmasına tepkiler sürüyor. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker ile Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ TOPLUMU BU ZİHNİYETE PRİM VERMEYECEKTİR”

    AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Alevilerin eşit yurttaşlık talebini öne çıkarması gerektiğini dile getirirken, şunları söyledi:

    “Yüz yıllık Türkiye Cumhuriyeti sürecinde tekçi, inkârcı, Türkçü, İslamcı zihniyet Alevilere dair hiçbir hak vermeden, Alevileri zaman içerisinde eriterek, Sünnileştirerek, zorunlu din dersleriyle, zoraki yaptığı camilerle Alevi toplumunu un gibi öğüttü. Şimdi bir yüz yıl daha Alevilerin varlığı sürsün istenmiyor. Alevileri sadaka üzerinden kendi yanına çekmeye çalışıyorlar. Hak, hukuk vermeden, Alevilerin temel sorununu kabul etmeden; cam, pencere yapmak, çatı tamir etmek, para vermek ile yedeğine çekmek istiyorlar. Alevi toplumunun sadaka yerine itibarını, hakkını, hukukunu, onurunu esas alması lazım. Eşit yurttaşlık talebini öne çıkarması gerekiyor. Bu tür ziyaretler Alevi toplumunu itibarsız hale getiren, Alevi değerleri ayaklar altına alan bir yaklaşımdır. Alevi toplumunun bu zihniyete prim vermeyeceğine inanıyorum.”

    “ALTERNATİF BİR ALEVİ ÖRGÜTLENMESİ OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise hükümetin alternatif Alevi örgütlenmesi oluşturma çabasında olduğunu kaydetti.

    Aslan, “Herkesin inancını, dilini, düşüncesini rahatça ifade edebileceği laik, demokratik bir ülke olsa, cumhurbaşkanı her yeri ziyaret edebilir. Ama Türkiye’de Alevileri yok sayan, inkâr eden, asimilasyon politikalarının her türlü oyununu oynayan mevcut iktidar 20 yıldır Alevileri görmezlikten, duymazlıktan geliyor. Biz mevcut hükümet ile oturmaya hazırız. Taleplerimiz belli. 35 yıldır taleplerimizi dillendiriyoruz. Eğer samimiyseniz oturalım, konuşalım. Herkes kendince bir Alevi örgütlenmesi oluşturmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı mevcut kurumlarımıza alternatif bir Alevi örgütlenmesi oluşturmaya çalışıyor. Bizi muhatap almıyorsa bundan sonra söyleyeceği hiçbir şeyin bizim için geçerliliği olmayacak. Erdoğan’ın Şahkulu ziyaretini sıradan bir vatandaşın ziyareti olarak görüyoruz” diye konuştu.

    Barış KOP/PİRHA

  • ‘Erdoğan samimi değil, Alevilerin tek talebi eşit yurttaşlık hakkı’-VİDEO

    ‘Erdoğan samimi değil, Alevilerin tek talebi eşit yurttaşlık hakkı’-VİDEO

    PİRHA-AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ile PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’na gidecek olmasına tepki gösterdi. Mat, “Bu ziyareti samimi bulmuyoruz. Alevilerin tek bir talebi vardır o da anayasada olan eşit yurttaşlık hakkıdır” derken; Erçe, “Açık ve net taleplerimiz varken bizi manipüle eden, seçim politikalarına malzeme etmeye çalışan yaklaşımları kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan Hüseyin Gazi Cemevine gitmesinin yankıları devam ederken, 7 Ekim’de de İstanbul Kadıköy’de bulunan Şahkulu Sultan Dergahı’na gidecek olmasına tepkiler geliyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİLERİN TEK TALEBİ EŞİT YURTTAŞLIK HAKKIDIR”

    Erdoğan’ı samimi bulmadıklarını belirten Hüseyin Mat, şunları kaydetti:

    “Bu ziyareti samimi bulmuyoruz. Hüseyin Gazi Cemevi ile Hacıbektaş ziyareti gibi bunu da samimiyetten uzak buluyoruz. Erdoğan, Hacıbektaş’ta Alevilerin 8 bin 740 talebinden bahsetti. Bunun 5 bin 600 tanesinin karşılandığını söyledi. Diğerlerini de karşılayacaklarını belirtti. Ekonomik talepler üzerinden Alevilerin sorunlarını çözeceklerini ortaya koymaya çalışıyorlar. Oysa Alevilerin 8 bin 740 tane talebi yok. Alevilerin tek bir talebi vardır o da anayasada olan eşit yurttaşlık hakkıdır. Bu temelde Aleviler bu devletten, AKP’den tuğla, çimento veya cemevi istemiyor. Anayasal haklarımızın tanınmasını istiyoruz. Bu haklar tanınmadığı sürece özellikle seçimler yaklaştıkça algıya dayalı ziyaretler beyhudedir. Kendilerine yakın Alevi kurum ve yöneticileriyle bir araya gelerek Alevi sorununu çözebileceklerini sanıyorlarsa, dönüp yüz yıllık cumhuriyet tarihindeki girişimlere bakarlarsa bunun ne kadar anlamsız olduğunu görecekler.”

    “NİYETLERİ ALEVİLERİ BÖLMEK, PARÇALAMAK”

    “Bir Alevi kurumunun genel başkanı olarak Erdoğan’ın bu ziyareti neden gerçekleştirdiğini bilmiyoruz” diyen Cuma Erçe, Alevilerin açık ve net taleplerinin olduğunu söyledi. Erçe şunları kaydetti:

    “Alevi kurumlarını esas almayan, tanımayan, muhatap kabul etmeyen bir zihniyetin bu tür ziyaretlerini de samimi bulmuyoruz. Sonuçta Alevilik, Alevi hakları konuşulacaksa zaten bunu yıllardır kamuoyuna duyuruyoruz. Bu ziyarette de haklara dair bir şey duymayacağımızın ipuçlarını zaten alıyoruz. Kimlik, demokratik haklar, hak ve hakikat mücadelemizi kimi ‘yardımlara’ indirgeyen, kabul etmeyeceğimiz şekilde dedelerin maaşlarına, boya, badana, kiremite indirgeyen anlayışı asla kabul etmiyoruz. Bizim için yok hükmündedir. Yapacağı açıklamaları şimdiden merak dahi etmiyorum. Çünkü bugüne kadar ortaya koyulan bütün pratik bunu göstermiştir. Tek niyetleri Alevileri kendi içerisinde bölmek, parçalamak, tartıştırmaktır. İyi niyetli bir yaklaşım değildir. Taleplerimiz bellidir. Kimlik mücadelesi veriyoruz. Eşit yurttaşlık, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet’in lağvedilmesi, Madımak Oteli’nin bir utanç müzesi haline getirilmesi, Alevilere ve insanlığa yönelik tüm katliamların insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz. Açık ve net taleplerimiz varken bizi manipüle eden, seçim politikalarına malzeme etmeye çalışan yaklaşımları kabul etmiyoruz.”

    Barış KOP/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:

    >Erdoğan, 7 Ekim’de Şahkulu Sultan Dergahı’na gidiyor; peki Alevilerin taleplerini dinleyecek mi?

  • Turgut Öker hakkında bir ihbarcının mektubu ile dava açılmıştı; duruşma 5 Ekim’de

    Turgut Öker hakkında bir ihbarcının mektubu ile dava açılmıştı; duruşma 5 Ekim’de

    PİRHA-Almanya’da yaşayan Mehmet Sağır isimli kişinin 2019 yılındaki ihbar mektubu ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla dava açılan AABK Kurucu Başkanı Turgut Öker, 5 Ekim Çarşamba günü hakim karşısına çıkacak. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker hakkında ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 5 Ekim Çarşamba günü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 09.20’de görülecek.

    Almanya’da yaşayan ve 1979 ile 2005 yılları arasında öğretmenlik yaptığı belirtilen Mehmet Sağır isimli şahsın, 7 Mart 2019 tarihinde savcılığa gönderdiği ihbar mektubunun ardından Öker hakkında soruşturma başlatılmış, Cumhuriyet Savcılığı da 24 Nisan 2022 tarihinde cezalandırılma talebiyle iddianame hazırlamıştı.

    İddianamede, Mehmet Sağır isimli kişinin Öker hakkında yaptığı ihbar mektubu yer alırken, Öker’in sosyal medya paylaşımlarına da yer verildi. Öker’in yurt içi ve yurt dışındaki Alevi kurumları içerisinde Türkiye devleti aleyhine faaliyet yürüttüğü öne sürüldü.

    ÖKER: MEHMET SAĞIR’IN MİT AJANI OLDUĞU BİLİNİYOR

    Öker, konu ile ilgili olarak PİRHA‘ya daha önce yaptığı açıklamada Mehmet Sağır isimli şahsın MİT ajanı olduğunu iddia ederek, şunları söylemişti:

    “Mehmet Sağır isimli kişi ile 20 yıldır süren bir geçmişimiz var. Bu adam 2000’li yıllarda Almanya’da oradaki bir gazeteye (Hürriyet Gazetesi) benimle ilgili yazılar yazdı. Daha sonra 3 sene önce Türkiye’ye geldiğimde beni bu adamın ihbarı üzerine gözaltına aldılar. İçi boş olduğu için savcılık takipsizlik kararı vermişti. Ancak tekrar bununla ilgili yeni bir dava açıldığını öğrendim. Bu adam Alevi. 1980 öncesinde Almanya’ya gitmiş ve orada Türkçe öğretmenliği yapıyor. MİT orada din adamlarını, öğretmenleri, ateşeleri, sendikal alandaki kişileri istihbarat elemanı olarak kullanıyor. Bu birçok kez gündeme geldi. Bu adamla ilgili bir sene önce Alman televizyonu bir haber yaptı. Haber, ‘Erdoğan’ın Almanya’daki ajanları’ başlığı altında verildi. Almanya’da bilinen bir adam.”

    “DAHA ÖNCE AÇTIĞIM TAZMİNAT DAVASINI KAZANDIM”

    20 yıl önce kendisiyle ilgili karalayıcı, asılsız yazılar yazdığı için Mehmet Sağır’a dava açtığını da kaydeden Öker, “Bu adam (Mehmet Sağır) orada 5 bin euro cezaya çarptırıldı. Daha sonra  bu parayı ödeyemedi ve evine haciz gitti. Bir gün beni bir kadın aradı ağlayarak ve dedi ki, ‘Bu rezil adam yüzünden biz her şeyimizi kaybettik eve haciz geldi. Televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabını götürecekler’ dedi. Ardından ben de haciz memuruna davayı geri çektiğimi söyledim ve affettim” ifadelerini kullanmıştı.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Turgut Öker hakkında bir ihbarcının üç yıl önceki şikayeti nedeniyle dava açıldı

  • AABK Genel Sekreteri Kılıçkaya’dan Aydınlık’a sert tepki: Irkçı provokatörler işbaşında!

    AABK Genel Sekreteri Kılıçkaya’dan Aydınlık’a sert tepki: Irkçı provokatörler işbaşında!

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, “Alevi maskeli bölücü çalıştay’ başlığıyla Alevi örgütlerini hedef alan Aydınlık’a sert tepki gösterdi. Kılıçkaya, “Yazdıkları yazılar ile bizlere saldıran ırkçı, gerici, bozguncu, tasfiyeci, provokatör ve işbirlikçiler dün olduğu gibi bugün de işbaşında. Aleviliğe yönelik içten ve dıştan bu tür bozguncu, tasfiyeci, provokatif yaklaşımlara karşı daha uyanık olunmalı” dedi. 

    7 Alevi çatı örgütünün 17-18 Eylül’de ortak düzenlediği ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayının yankıları sürüyor.

    Çalıştayı, ‘Alevi maskeli bölücü çalıştay’ başlığıyla hedef alan Aydınlık gazetesine sert tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya’dan da Aydınlık’a sert tepki geldi.

    Kılıçkaya, “Yazdıkları yazılar ile bizlere saldıran, hedef gösteren, ırkçı, gerici, bozguncu, tasfiyeci, provokatör ve işbirlikçiler dün olduğu gibi bugün de işbaşında. Hukuksuzluk ve vicdansızlık konusunda ısrarcı olanların değirmenine su taşınıyor” dedi.

    “ALEVİLİĞİN KOLUNU KANADINI KIRMAK İSTİYORLAR” 

    Alevilerin iradesinin teslim alınabileceğinin sanıldığını belirten Kılıçkaya şunları kaydetti:

    “Alevilerin bir anlamda biat etmeleri talep ediliyor. Aleviliğin kolunu kanadını kırarak, sakat bırakılmak isteniyor. Aleviliği; özünden, orijininden, geleneğinden, kurumlarından koparmak hedefleniyor.

    Asimilasyon politikalarının kıskacındaki Aleviliğe yönelik içten ve dıştan bu tür bozguncu, tasfiyeci, provokatif yaklaşımlara karşı daha uyanık olunmalı.

    Bu kişilerin Aleviler üzerine söz söyleme yetkisi ve yeterliliğinin bulunmadığı bilinmeli. Bunu Alevi kamuoyu zaten biliyor. Sözümüz, bilmek istemeyenlere.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hacıbektaş çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı!-VİDEO

    Hacıbektaş çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı!-VİDEO

    PİRHA – ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayının sonuç bildirgesinde “Her türden tek tipleştirmeye karşı ikinci yüzyıla ilişkin perspektifimiz, çok kimlikli, çok kültürlü bir Türkiye’nin gerçekleştirilmesi, başta bizler olmak üzere kimsenin kimliğinden dolayı mağduriyete uğramaması, eşit yurttaşlık hakkının herkes için sorgulanamaz bir hak haline getirilmesidir” denildi.

    Yedi Alevi kurumunun ortaklaşa düzenlediği ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayının sonuç bildirgesi kamuoyuna açıklandı.

    Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi’nde yapılan çalıştay sonuç bildirgesi, tüm katılımcıların sahneye davet edilmesinin ardından açıklandı. Bildirgeyi okuyan isim Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan oldu.

    Bildirgede öne çıkan satır başları şöyle:

    “17-18 Eylül 2022 tarihinde Serçeşme’de Hünkar’ın huzurunda, önümüzdeki dönemde birlikte davranış taahhüdünde bulunmak yanı sıra nasıl bir yol hattı izleyeceğimize dair irdelemelerde bulunduk. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Alevi kurumlarının asli muhataplığını yok sayarak, önce Hüseyin Gazi Cemevi’ni ardından da Hacıbektaş Veli Dergahı’nı ziyareti ve nihayet İstanbul konuşmasında kendi anlayışı dışındaki Alevileri “sapkınlıkla” ve “insan bile olmamakla” itham ederek hukuk öznesi olmaktan çıkarması, özetle düşmanlaştırması, Alevi toplumunun süregelen kaygılarını daha da arttırmıştır.

    Esasen bu düşmanlaştırıcı dile eşlik etmek üzere bir süredir; İçişleri ve Kültür bakanlıkları eliyle yürütülen devletin güvenlikçi ve dilencileştirici Alevi politikalarını değerlendiren kurumlarımız şu yaklaşımlarda birliktelik ve kararlılıklarını kamuoyuna ilan etmeye karar vermişlerdir:

    “ALEVİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK HER ADIMI OLUMLU KARŞILARIZ”

    1- Öncelikle Alevi sorununun çözümüne yönelik her adımı olumlu karşılayacağımızı, bu konuda üzerimize düşecek her türlü sorumluluğu göstereceğimizi ilan ederiz. Ancak şu ana kadar karşılaştığımız davranış ve değerlendirmeler, atılan adımların çözüme yönelik olmaktan tamamen uzak olduğunu göstermektedir. Gerek bu ziyaretlerde kullanılan dilin ötekileştirici ve ayrıştırıcı niteliği, gerekse de merkezi kurumlarımızı devre dışı bırakarak uygulanan dayatmacı yöntemler, bir çözüm süreciyle değil, bir diz çöktürme ve Alevilerin ağır bedellerle sağladıkları örgütlülüklerini dağıtma seferberliğinin karşısında olduğumuzu göstermektedir. Bu süreçte zaten Alevilerin hakkı olan ayni ve nakdi yardımlar, hem Alevilerin asli talep ve sorunlarının çözümü gibi sunulmakta, hem de bunların diyeti olarak Alevilere İslamcı politikalara biat dayatılmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca inançsal kimlik hakları reddedilmiş olan Aleviler, bugün çok daha ağır bir İslamcı asimilasyon baskısı altına alınmış bulunmaktadır.

    2- Dilencileştirme ve sadaka politikaları Alevilerin tarih boyunca maruz bırakıldıkları eşitsizlik politikalarını telafi edemeyeceği gibi hiçbir sorunu da çözemez. Çözümün öncelikli yolu, başta Aleviler olmak üzere, inançsal, ulusal etnik, cinsel ve dilsel kimlikleri üzerinden düşmanlaştırılmış kesimlerin uğratıldıkları eşitsizlik, inkâr ve asimilasyon gibi mağduriyetlerin derhal sona erdirilmesidir. Alevi toplulukların ve kurumlarımızın üzerinde bir kez daha mutabakat tazelediği eşit yurttaşlık talebimizin gerekleri, bu çalıştayımızda bir kez daha teyit edilmiştir.

    “ÇÖZÜM İÇİN DOĞRUDAN MUHATAP ALEVİ KURUMLARIDIR”

    Bu kapsamda öncelikli taleplerimiz şöyle belirginleştirilmiştir:

    -Cemevlerinin ibadethane statüsünün kabul edilerek, bu statünün gerektirdiği tüm hakların tanınması ve el konulmuş dergahlarımızın bize iade edilmesi,

    -Toplumun tüm kesimlerine bir deli gömleği gibi giydirilen, zorunlu din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, toplumun tümüyle çağın gerisine savrulmasına neden olan eğitimin dinselleştirilmesinden vazgeçilmesi,

    -Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, toplumun tümünü domine etmeye yönelik girişimlerden bir an önce elini çekerek, temel siyasal sorunlarımız konusunda bir referans mercii olmaktan uzaklaştırılması ve nihayet tasfiyesine dönük adımların atılmaya başlanması,

    -Gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması, başta Aleviler olmak üzere ötekileştirilen tüm kesimler aleyhine sürdürülen negatif ayrımcılığa derhal son verilmesi,

    -Madımak’ın utanç müzesi yapılması ve rejimin tüm insanlığa karşı suçlarıyla yüzleşilmesi.

    3- Açıkça ilan ederiz ki öncelikle bu sorunların çözümü için adım atılmak isteniyorsa, bunun doğrudan muhatabı, Alevilerin on yıllara yayılan mücadeleleriyle oluşturdukları kurumlarıdır. Başta federasyonlarımız olmak üzere kurumlarımızı ve bu çalıştayda bir kez daha teyit ettiğimiz birleşik irademizi yok sayarak, doğrudan cemevlerine ve özellikle dedelere yönelik manipülatif çabalar, çözümün değil, çürütme ve parçalama iradesinin göstergeleridir. Aleviler, tüm renkleri ve kurumlarının birleşik iradesiyle bu beyhude ve anti demokratik çabaların karşısında duracaktır. Devlet, Alevi sorunun çözümüne yönelik gerçek bir adım atmak istiyorsa, öncelikle kurumlarımızın muhataplığını kabul etmek ve başta AİHM kararları olmak üzere evrensel hukukun gereklerini yapmaya başlamak zorundadır.

    LAİKLİK VE SOSYAL HUKUK DEVLETİ İÇİN BİRLİKTE MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ

    4- Buradan tüm ülke kamuoyuna ilan ederiz ki, iktidar Alevilerin sorunlarını, şimdiye kadar olduğu gibi görmezden gelmeye devam edemez. Kürt sorununda olduğu gibi Alevi sorununu da çözmek yerine çürütme inadı, sadece söz konusu bu kesimlere değil, Türkiye halkının bütününe de büyük bedeller ödetmektedir. Gerçeklik buyken Alevi kurumları, sadece kendilerine yaşatılan mağduriyetin çözümü için değil, bir bütün olarak Türkiye’nin sorunlarının çözümü için uğraş verdiğinin bilinciyle davranmaktadır. Alevi hareketinin her kanadını temsil eden ve Serçeşme huzurunda birlikte eşit yurttaşlık hak mücadelesi verme sözleşmesi gerçekleştiren bizler, Türkiye’nin her kimlikten halkına, vicdanını kaybetmemiş herkese gerçek bir demokrasi, gerçek bir laiklik ve sosyal hukuk devleti için birlikte mücadele etme çağrısı yapmaktayız.

    5- Hünkar’ın huzurunda dosta düşmana ilan etmek istediğimiz bir diğer hususta da, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına ilişkin kendi bağımsız tutumumuzun ilanıdır. Türkiye’nin bugünü ve tarihinde gericiliğe karşı hep ilerici safta yer tutmuş olan Aleviler, kendilerini salt bu saflaşmaya hapsetmek isteyenlere karşı da, yeni taleplerini yükseltme kararı almıştır. Her türden tek tipleştirmeye karşı ikinci yüzyıla ilişkin perspektifimiz, çok kimlikli çok kültürlü bir Türkiye’nin gerçekleştirilmesi, başta bizler olmak üzere kimsenin kimliğinden dolayı mağduriyete uğramaması, eşit yurttaşlık hakkının tüm herkes için sorgulanamaz bir hak haline getirilmesidir. Birinci yüzyılını mağduriyetle, asimilasyonla, katliamlarla geçirdiğimiz Cumhuriyetin ikinci yüzyılında artık Pirlerimizin belirttikleri çizginin, yani “72 millete bir nazarla bakma” düsturunun gerisinde kalan bir yedeklenmeyi kimse bizlerden beklemesin. Barış savunucusu, barışçıl bir topluluk olarak biz Aleviler, özellikle dış politikada kendini gösteren yayılmacı, savaşçı yaklaşımların, iç politikada eril şiddet diline dönüşerek kadınları ve farklı cinsel kimlikleri ezmesine her platformda karşı çıkacağımızı ilan ederiz.

    BİLDİRGEYİ İMZALAYAN KURUMLARIN LİSTESİ

    Bildirgeye imza atan kurumların listesi ise şöyle:

    Alevi Bektaşi Federasyonu ve 36 bileşeni, Alevi Dernekler Federasyonu ve 38 şubesi, Alevi Vakıflar Federasyonu ve 10 bileşeni, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, 14 ülke federasyonu ve 280 cemevi, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, Britanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Belçika Alevi Birlikleri Federasyonu, Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu, İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu, İtalya Alevi Birlikleri Federasyonu, Norveç Alevi Birlikleri Federasyonu, Avusturalya Alevi Birlikleri Federasyonu, Kıbrıs Alevi Kültür Merkezi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve 53 şubesi, Alevi Kültür Dernekleri ve 98 şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve 81 şubesi, Kıbrıs Pir Sultan Abdal Derneği, Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, Sivas Kangal Kocayurt Cemevi, Varto Dernekler Federasyonu ve 8 bileşeni, Dersim Dernekler Federasyonu ve 28 bileşeni, Hatay-Asi-Der.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Nazımiye Düzgün Baba Cemevi dedesi Açıktepe, Hasret Gültekin’in heykeli önünde dara durdu-VİDEO

    Nazımiye Düzgün Baba Cemevi dedesi Açıktepe, Hasret Gültekin’in heykeli önünde dara durdu-VİDEO

    PİRHA-Hasret Gültekin’in, Hacıbektaş’ta bulunan heykeli önünde dara durarak, çerağ uyandıran, rızalık isteyen Nazımiye Düzgün Baba Cemevi ve Kureyşan Ocağı dedesi Kazım Açıktepe, “Kalbimiz buruk, acılı. Gönül isterdi ki böyle bir şey yaşanmasın. İnancımızın düsturuna göre sorunların cemde çözülmesi gerekiyordu. Biz bunu başaramadık ve o nedenle çok acı çektirdik. Acıyı yüreğimizde hissettik” ifadelerini kullandı. 

    Dersim Nazımiye Düzgün Baba Cemevi dedesi ve Kureyşan Ocağı mensubu Kazım Açıktepe, Sivas katliamında hayatını kaybeden Hasret Gültekin’in Nevşehir Hacıbektaş’ta bulunan heykeli önünde çerağ uyandırarak, dara durdu, rızalık istedi. Geçtiğimiz yıl Dersim’de yaşanan heykel tartışmasından ötürü üzgün olduğunu belirten Açıktepe, Gültekin’in heykeline Munzur Suyu dökerken, çevresine de Düzgün Baba’dan getirdiği toprağı serpti.

    “BİZDEN BÖYLE BİR TALEP GELMEDİ, AÇIKTEPE’NİN GÖNLÜNDEN GELMİŞ”

    “Hasret canımızdan rızalık almaya geldim. Dara durdum” diyen Açıktepe, ayrıca gelenlere lokma pay etti. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de Açıktepe’nin yanında yer aldı. Açıktepe tarafından sabah saatlerinde böyle bir talebin geldiğini belirten Erçe “Bizden herhangi bir talep gelmedi. Kazım Açıktepe dedenin gönlünden gelmiş. Düzgün Baba’dan teberik, su ve lokma getirerek, Hasret canımızın huzurunda dara durmak istedi. Dedemizin böyle bir talebine rızalık vermeme gibi bir şansımız yok” dedi.

    Hasret Gültekin’in heykeli önünde dara duran Açıktepe, “Kalbimiz buruk, acılı. Gönül isterdi ki böyle bir şey yaşanmasın. İnancımızın düsturuna göre sorunların cemde çözülmesi gerekiyordu. Biz bunu başaramadık ve o nedenle çok acı çektirdik. Acıyı yüreğimizde hissettik” ifadelerinin kullandı.

    PİRHA / HACIBEKTAŞ

  • AABK’dan birlik mesajı: Asla boyun eğmeyeceğiz!

    AABK’dan birlik mesajı: Asla boyun eğmeyeceğiz!

    PİRHA – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) 7. Genel Kurulu öncesi yapılan yönetim kurulu toplantısında, Alevi toplumuna yönelik saldırılara karşı “Asla boyun eğmeyeceğiz ve tüm ezilen, ötekileştirilenlerle birlikte mücadeleye devam edeceğiz” vurgusu yapıldı.

    AABK 7. Genel Kurulu öncesi, Fransa’nın Saint-Louis kentinde yönetim kurulu toplantısı yaptı. Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda tüm saldırılara karşı güçlü bir karşı duruş yaratma kararı alındı.

    “MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Toplantı sonrasında yazılı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “AABK Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Aleviliği özünden, orijininden, geleneğinden, kurumlarından koparmayı hedefleyen, Alevilerin taleplerinin eşit yurttaşlık ve özgürlükler olduğunu anlamak istemeyen, Alevilerin, para, mevki değil hak talep ettiğini görmek istemeyenlere karşı hak mücadelesi veren ve bu uğurda büyük bedeller ödemiş bir inanç topluluğuna saldıranlara, samimi olmayan Alevi açılımları yapanlara, Türk-İslam sentezi temsilcilerine, AABK’nın tek bir cevabı var: Asla boyun eğmeyeceğiz ve tüm ezilen, ötekileştirilenlerle birlikte mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mat: Aleviler teslim alınmak isteniyor; maaşlı dedeler erkanımızın önünden geçemezler-VİDEO

    Mat: Aleviler teslim alınmak isteniyor; maaşlı dedeler erkanımızın önünden geçemezler-VİDEO

    PİRHA- AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AKP’nin cemevleri ziyaretini ve Alevi meselesine olan yaklaşımını değerlendirerek, “Yeni düzenlemeler adı altında kendi inançsal kimliklerini dayatacaklar. Bu büyük bir asimilasyon politikasıdır. Devlet parayla Alevilerin onurunu satın alma girişimi içerisindedir. Parayla, devlet gücüyle Alevileri teslim almak istiyorlar. Asla teslim olmayacağız” dedi.

    AKP-MHP ittifakı Alevi kurumlarına yönelik ilgisini arttırıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tartışmalı Hüseyin Gazi Cemevi ziyareti sonrası Kültür Bakanlığı’nın Alevi kurumlarının etkinliğine alternatif olarak düzenlediği etkinliğe katılarak, “Ülkemizdeki 1585 cemevinin tamamı ziyaret edilerek Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın 8 bin 740 talebi belirlendi. 5 bin 600’ü hızla karşılandı. Diğer taleplerle ilgili olarak İçişleri, Kültür ve Adalet Bakanlığımız çalışma yapıyor” dedi.

    Alevi çatı örgütlerinden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneleri (AKD) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ortak bir açıklama yaparak, “Alevileri asimile etmeyi hedefleyen devletin tutumu hiç bir dönemde, bu dönemde olduğu kadar gözü kara ve ideolojik bir hal almadı! Alevi toplumunun hükümetten ve Cumhurbaşkanından beklentisi nettir; İçimize oynamak değil, farklı kanatlarımızın ortak mutabakatıyla oluşturulmuş olan ortak taleplerimizin karşılaması, 85 milyon insanıyla anayasal hak ve yurttaşlık eşitliğimizin sağlanmasıdır. Burada bir kez daha ilan ediyoruz ki, betonla, çimentoyla, içimizden ayartılacak olanlara sağlanan dünyalıklar uğruna inancımızla oynanmasına, taleplerimizin saptırılıp geçiştirilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AKP iktidarının cemevleri ziyaretlerini ve iktidarın Alevi sorununa olan yaklaşımını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLER CUMHURİYETİN BİRİNCİ YÜZYILINDA ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİLER”

    PİRHA: Alevilerin hak mücadelesine ilişkin geçmişten günümüze devletin bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    HÜSEYİN MAT: Alevilerin sorunu AKP ile yaşadığımız bir süreç değil sadece. Cumhuriyet dönemine ait olan bir sorun da değil. Sorun çok çok geçmişlere dayanıyor. Aslında bu coğrafyada özellikle İslamiyetin hakim olması ile birlikte Alevileri kendilerine benzetme çabası her zaman olmuştur. Soykırımlar, katliamlar, ötekileştirmeler, baskı unsurları oluşturulması… Bu yüzyıllara dayanan bir sorun. Bu sorunları bir çırpıda çözebilmek kolay değil. Evet Osmanlı’dan cumhuriyete geçiş bir umut oldu. Ancak demokratik bir cumhuriyet oluşturulsa Aleviler burada kendilerine düşen payı alabilirdi. Aleviler cumhuriyetin kuruluşunda çok ciddi tavır belirledi ve taraf oldu. Osmanlı’ya karşı cumhuriyetten yana oldular. Ancak gördük ki devlette bir gelenek var, devamlılık geleneği var. Cumhuriyet maalesef Osmanlı’nın devamı oldu.

    Bir anayasa yazıldı, eşit yurttaşlık yazıldı. Anayasada devlete karşı dil, din, mezhep, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın herkese eşit davranılacağı yazıldı. Kişi hak ve özgürlükleri yazıldı. Din ve vicdan özgürlükleri yazıldı ama sadece yasalara yazıldı. Bunlar pratikte uygulanmadı. Sosyal yaşamda, gündelik yaşamda çok daha farklı şeyler yaşandı. Türkiye’nin kendine özgü demokrasi anlayışı var. Eğer benim gibi düşünüyorsan, benim gibi konuşuyorsan, benim gibi yaşıyorsan sorunumuz yok, eşitiz. Geçmişten bugüne gelen resmi bir ideoloji var. Cumhuriyet 2023 yılında 100. yılını tamamlayacak ve Aleviler cumhuriyetin birinci yüzyılında çok ağır bedeller ödediler. Koçgiri, Dersim, Sivas, Çorum, Gazi, Gezi gibi çok sayıda katliamlar yaşadık. Ama bu sadece Alevilere de yapılmadı. Kürtler de, Ermeniler de, Süryaniler de aynı bedeli ödedi. Yani makbul olmayanlar, resmi devlet tanımlamasının dışında kalanlar ödedi. Oysa Türkiye kozmopolit açıdan da baktığımızda farklı inançların, kimliklerin, medeniyetlerin bağrında yaşadığı topraklar. Solculuk, laiklik esas alınmış olsaydı tüm bunları yaşamamış olacaktık ama maalesef egemen zihniyet farklılıkları kendine benzetmek için farklı kesimleri ezdi.

    “DERGAHLARIN MÜLKİYETİ ALEVİLERİNDİR; BİZE SAYGISIZCA YAKLAŞILIYOR”

    -Aleviler bu süreçte yoğun bir şekilde gündem oluyorlar. Bunu neye bağlıyorsunuz?

    -Son 30 – 35 yıldır Alevi toplumu örgütlenmemiş olsaydı biz bu gündemi yakalayamayacaktık. Her toplumun hak mücadelesi var. O anlamıyla da her toplumsal mücadelenin, her toplumun kurtuluşu kendi ellerinde. Aleviler kendi özgün mücadelesini, örgütlenmesini sağlamamış olsalardı bugün bunlar tartışılıyor olmayacaktı.

    Son olarak Hacı Bektaş Dergahı’na üç koldan ‘Dergahlarımızı istiyoruz’ yürüyüşü yaptık. Çünkü dergahlar bizim sadece ibadet ettiğimiz yerler değil. Dergahlarımız, cemevlerimiz Alevilerin kütüphanesidir, okuludur, darıdır, bütün sosyalleşmenin yaşandığı alanlardır. Yani yaşama dair her şeyi paylaştığımız bir alandır. Siz dergahlarımızı alıp müzeye dönüştürüp devletin tekeline verirseniz, cemevlerini bir kültür evi gibi işletirseniz o zaman varlık gerekçenizi kaybetmiş olursunuz. Sadece geçmişinizi kaybetmiş olmazsınız, geleceğinizi de kaybetmiş olursunuz. Sıradan herhangi bir sivil toplum kuruluşu olmuş olursunuz. Biz bu yüzden itiraz ediyoruz. Bu dergahların mülkiyeti bize ait. Dergahların mülkiyeti Alevilerindir. Sadece Hacı Bektaş Veli değil, Türkiye’nin sınırları içerisinde yüze yakın dergah var ve hepsi işgal altında. Hatta bazı dergahlarımızda Kur’an kursu açılmış, imam atanmış, utanmasalar yanına minare dikip cami yapacaklar. Ya bu kadar cami var, biz size saygı duyuyoruz ama bize saygısızca yaklaşılıyor.

    Bizim yakamıza yapışmışlar bizi çekiyorlar ve ısrarla ‘biz biriz’ diyorlar, biz kardeşiz, aynı dine, aynı kitaba, aynı Allah’a inanıyoruz diyorlar. Aramızda hiçbir fark yok diyorlar. Devlet, yıllarca örgütsüz bir toplumu horlayarak, dışlayarak, şiddet uygulayarak bastırmayı tercih etti ama amacına ulaşamayınca kendi şemsiyesi altına almaya çalışıyor. Son 20 yılı değerlendirdiğimizde, cumhuriyet tarihinin beşte birini yöneten bir iktidar var karşımızda. Bu iktidar Karacaahmet’e dozer mi dayamadı, Avrupa’daki Alevilere Ali’siz Aleviler deyip Türkiye’deki Alevilerle arasını açmaya mı çalışmadı, cemevlerine cümbüş evi mi demedi, Sayın Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğinden dolayı alanlarda yuhlatmadı mı? Söylemediği hiçbir şey kalmadı.

    “TEHLİKELİ VE ACIMAISZ BİR YAKLAŞIM”

    -Bugün ‘Alevi açılımı’ konuşuluyor.

    Son süreçte Ankara’nın göbeğinde Alevi kurumlarına, cemevlerine saldırılar yaşadık. Bu sözler bunu yapan insanları cesaretlendiren söylemlerdir. Peki iktidar niye şimdi cemevi açıyor, Alevilere ‘statü’ vereceğiz diyor, dedelere maaş bağlayacaklarını söylüyorlar? Vereceklerini söyledikleri statü de bizim istediğimiz statü değil. Kültür Bakanlığı’na bağlayacaklar. Yeni cemevleri yapacaklarını söylüyorlar. Ancak bunlar cemevi değil, açık söyleyeyim mescit yapacaklar. Erzurum’da yapılacak olan cemevinden ne çıkar? Ben oralıyım, iyi biliyorum. Oranın sahibi Erzurum Belediyesi olacak. O cemevlerinde Ku’ran kursları da olacak, abdesthane yerleri de olacak, cemevlerinin üstüne cemevi ve kültür merkezi de yazacaklar ama ibadethane demeyecekler. Onun altında kendi inançsal kimliklerini dayatacaklar. Bu büyük bir asimilasyon politikası. Yapılan fiziki soykırım ve katliamlardan katmerce daha tehlikeli ve daha acımasız bir yaklaşım. Bunu çok açık ve net bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor. Sadece bir AKP politikası da değil, bu devlet politikası.

    “DEVLET PARAYLA ALEVİLERİN ONURUNU SATIN ALMA GİRİŞİMİ İÇERİSİNDE”

    -Alevi kurumları olarak açıkladığınız bildiride “AKP iktidarı ve devlet kurumları Aleviliği tanımlama sevdasından vazgeçmelidir” dediniz. Bugün iktidarın bu kadar çalışmasına karşın bu söz ne anlam taşıyor?

    -Biz bu ülkede eşit değiliz, bağımsız değiliz. Bu ülkede eşit yurttaş muamelesi görmüyoruz. Ne kamuda, ne özelde Aleviler iş alamıyorlar. Alevi çocukları iş bulamıyor. Yüksek puanlar alıyorlar ama mülakatlarda eleniyorlar. Bu kadar büyük yalan silsilesi olamaz diye düşünüyorum ama maalesef burası Türkiye, oluyor. Alevi olmayanlar Alevilere nasıl olmaları gerektiğini dayatıyor. Aleviler hiçbir siyasi partiye bağlı olmamalı, onun güdümünde hareket etmemeli. Aleviler bağımsız olmalı. Alevi tarihine baktığımızda yaşanan katliamların temelinde zalimin karşısında yer aldığı, mazlumun yanında tutum sergilediği görülür. Bu yüzden bu kadar acıları yaşamışızdır. Cumhurbaşkanı bir cemevini ziyaret etti ve özellikle iktidar medyası koca koca manşetler attı. Sanki bir lütufmuş gibi. Ülkeyi yönetiyorsanız tabii ki gideceksiniz. Bir de cemevi açacağız diye vaatlerde bulunuyor. Biz sizden cemevi açmanızı istemiyoruz. Biz sizden kimliğimizi istiyoruz. AKP iktidarı cemevlerine yaptığı ziyaretlerle Alevilerin kodlarını çözmeye çalıştı. 1.800 tane cemevini ziyaret etmesi, camını, duvarını yapayım demesi sadece oy toplamadan ibaret değil. Bir istihbarat çalışmasıydı, bir refleks ölçmeydi. Alevilerin örgütlenmesini nasıl engelleyebiliriz, bunun hesabını kitabını yaptılar.

    “MAAŞLI DEDELER BİZİM ERKANIMIZIN, ÖĞRETİMİZİN ÖNÜNDEN BİLE GEÇEMEZLER”

    Türkiye’de son yıllarda bir yoksullaşma sorunu var. Ve bu çok yoğun yaşanıyor artık. Bu yoksullaşma genel Türkiye yoksullaşması ama bunun yanında Aleviler ve Kürtler daha fazla yoksullaştı. Çünkü iş bulamıyorlar artık. İç göçten çok, dış göç yaşanıyor. Biz devletten cemevi istemiyoruz. Yoksullara, çocuklara, gençlere, doğaya yatırım yapsınlar. Biz anadan doğma yasal haklarımızı istiyoruz, biz kimliğimizi istiyoruz. Devlet parayla Alevilerin onurunu satın alma girişimi içerisindedir. Parayla, devlet gücüyle Alevileri teslim almak istiyorlar. Asla teslim olmamak lazım. Bizim inancımızda dedelerimiz her zaman toplumun rızasını almıştır. Maaşlı dedeler bizim erkanımızın, öğretimizin önünden bile geçemez. Bu bize terstir. Bunu da şimdiden söylemiş olalım.

    Diren KESER-Melis CİDDİOĞLU/HACIBEKTAŞ

     

  • Almanya Düren Alevi Kültür Merkezi’ne saldırı

    Almanya Düren Alevi Kültür Merkezi’ne saldırı

    PİRHA-Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı Düren Alevi Kültür Merkezi’ne bu sabah saldırı yapıldı. Saldırıda kültür merkezinin camları kırıldı. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor. 

    Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Düren’de bulunan ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı (AABF) Düren Alevi Kültür Merkezi’ne bu sabah saatlerinde kimliği henüz belirlenmeyen kişi veya kişilerce saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda kültür merkezinin camları kırıldı. Almanya polisinin verdiği bilgilere göre saldırıyı yapanın henüz belli olmadığı ve incelemelerin sürdüğü kaydedildi.

    AABF-NRW Bölge Temsilciliği Yönetimi yazılı bir açıklama yaparak, saldırıyı kınadı.

    “CEMEVİMİZE YAPILAN ALÇAKÇA SALDIRI BİR SİYASİ DÜŞÜNCENİN ÜRÜNÜDÜR”

    Bu saldırıların tesadüf olmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Bu saldırılar tesadüf değil, büyük bir ihtimalle Ankara’daki eş zamanlı saldırılar, Kartal Cemevinin başkanına yapılan saldırı ve en üst düzeydeki
    siyasetçilerin bazı cemevlerimizi ziyaretleri ve en son Düren Cemevimize yapılan bu alçakça saldırı bir siyasi düşüncenin ürünüdür. Türkiye’deki kamplaşmaları bilerek en yüksek seviyeye çekip farklı kimlik ve inançların yaşam tarzına müdahale edenler aynı şekilde yurt dışındaki insanlarımızı da birbirlerine düşmanlaştırmak istiyorlar, buradan da Almanya’da yaşayan bizlere çeşitli bahanelerle saldırarak, Almanya’nın iç barışını da tehdit etmeye başladılar. Buradan yola çıkarak Almanya’daki siyasilere şunu hatırlatmakta yarar var.
    Bu ırkçı, gerici, faşist yapılanmalar ve onları koruyan her türlü kuruluşlar adalet önünde hesap vermeliler. Bizim yapmamız gereken bütün bileşenlerimizle birlikte koordineli ve kararlı mücadele etmektir. Bu saldırganlar ve arkasındaki güçler şunu iyi bilsinler ki bizler bu faşistlerden korkmuyoruz. Bu ırkçı, faşist saldırganların yargı önünde hesap vermeleri için mücadelemizi sürdüreceğiz. Gücümüz örgütlü birliğimizdir. Korkmuyoruz, biat etmiyoruz. Aleviler vardır Alevilik Haktır.”

    (HABER MERKEZİ)