Etiket: abdal musa

  • Yazar Ali Galip, Kadıncık Ana’yı ve 13. Yüzyıl Aleviliğini tiyatro oyunu ile anlattı-VİDEO

    Yazar Ali Galip, Kadıncık Ana’yı ve 13. Yüzyıl Aleviliğini tiyatro oyunu ile anlattı-VİDEO

    PİRHA-‘Kadıncık Ana-Hacı Bektaş’ın Vedası’ isimli kitabın yazarı Ali Galip, Alevi inancında önemli bir şahsiyet olan Yol önderi Kadıncık Ana’yı ilk kez bir edebi eserde canlandırdı. Yazar Galip, “Kadıncık Ana, Hacı Bektaş’ın ölümü ile birlikte bu yolun kurucularından biri” diyerek tiyatro türünde yazdığı kitabının detaylarını PİRHA’ya anlattı.

    Yazar Ali Galip’in ‘Kadıncık Ana-Hacı Bektaş’ın Vedası’ isimli kitabı Klaros Yayınları’ndan çıktı. Bu eserle birlikte Alevi-Bektaşi kültüründe kadın rolünü simgeleyen Kadıncık Ana, ilk kez edebi bir esere de konu edinmiş oldu.

    Yazar Ali Galip, tiyatro türündeki çalışmasını “bir tür dramatik eser” sözleriyle tarif ederek kitabın oluşum sürecini de anlattı. Aynı zamanda Felsefe eğitmeni olan Yazar Ali Galip, kitabına dair “Tiyatro eseri olarak bu çalışmam bir ilk. Kadıncık Ana’ya ait bırakın edebi eserleri, biyografi olarak da fazla bir çalışma yok. Bir tarihsel şahsiyet olarak yaşamı hakkında derli toplu bir çalışma mevcut değil” bilgisini verdi.

    “YOLUN KURUCULARINDAN BİRİ”

    Yazar Ali Galip, 1300’lü yıllarda yaşam sürmüş olan Kadıncık Ana’nın önemine ise şu sözlerle dikkat çekti:

    “Kadıncık Ana, Hacı Bektaş’ın ölümü ile birlikte bu yolun kurucularından biri. Bu bakımdan kadın olması önemli.

    Hacı Bektaş’ın ölümünden sonra bu yolu devam ettirmesi, dergahını kurması, Ayrıca Abdal Musa’yı yetiştirmesi ve dergahı bir okul olarak inşa etmesi çok önemlidir. Tabi bu olaylar büyük bir travmanın üzerine gelişmiş; Babailer İsyanı ve Babailerin katledilmesi, bugün Alevi-Kızılbaş dediğimiz kesimin öncülerinin darmadağın olması, Selçukluların bütün bir baskı ve katliamına ek olarak Moğollarla beraber tüm muhalif kesimlerin darmadağın edilmesi, o bakımdan böyle bir süreçte Kadıncık Ana’nın ortaya çıkıp yeniden toparlaması Aleviler açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu bakımdan mutlaka araştırılıp yazılması gereken biri.

    Kişinin kadın olması dolayısıyla önem arz ediyor. Alevilik’te kadınların erkeklerle eşit pozisyonda olması bakımından da bunu sağlayan öncülerinden biri diyebiliriz. Bu nedenle kayıtsız kalınamayacağını düşündüm. Bunu edebi bir dille yazmak uzun yıllardır aklımdaydı.

    “13. YÜZYIL BÜYÜK BİR YIKIM YÜZYILI”

    Yazar Ali Galip, Hakk ve hakikat öğreticisi birçok ismin 13. Yüzyılda yaşam sürdüğüne de dikkat çekerek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Babai isyanının ezilmesiyle birlikte Bektaşilerin neredeyse Anadolu’nun her tarafına dağılması, İstanbul’da ve birçok şehirde mevlevihanelerin kurulması ve buna karşılık Bektaşiliğin daha kırlara çekilip geri planda kalma süreci yıllardır üzerinde çalıştığım bir dönem. Yani 13. Yüzyıl… Bu yüzyıl aynı zamanda Hacı Bektaş’ın, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin ve Kadıncık Ana’nın yaşadığı bir yüzyıl. Büyük bir yıkım yüzyılı ama bir bakıma Anadolu halklarının da kaynaşma yüzyılı. Ve Anadolu Selçuklu yönetimindeki iktidar boşluğu ile Moğolların elinde, bunların kukla vaziyete gelmesi o dönemi daha bir ilgi çekici hale getiriyor. Bu bakımdan kitabımda şöyle bir şey yapmaya çalıştım; iç içe geçmiş birkaç sorundan bahsedebiliriz, bunlardan biri; Alevi-Bektaşi kesimindeki algılayış, yani detaylı tarihsel kitapların olmaması. Bu, boşluğu rivayetlerle doldurmamıza neden oluyor. Tarihi bir şahsiyet olarak Kadıncık Ana hakkında fazla bir şey bilmiyoruz. Bu yüzden de efsanelerle yerini dolduruyoruz. Zaten doğu toplumu olarak efsanelere meraklı bir yapımız var. Bu sebeple eldeki malzeme bana bir kurgu, edebi eser yazma olanağı sunuyordu. O yüzden böyle bir eser yazmaya çalıştım.

    “KADIN POSTA OTURUR MU TARTIŞMASI”

    İç sorunlar dediğim ise şu: Örneğin kitabı hazırlama sürecinde tartışma başlamış oldu. Çünkü kitapta Hacı Bektaş’ın son 3 gününü yazıyorum. Hacı Bektaş, ölmek üzere ve ona ayan olan bütün mürşitler, pirler, ocakzadeler toplanıyor. Hacı Bektaş’ın vasiyetinden biri de Kadıncık Ana’ya ‘artık posta sen otur’ şeklinde. İşte tartışma buradan başlamış oluyor. ‘Kadın posta oturur mu?’ deniliyor. Oysa ‘bütün canlar eşittir’ diyoruz. Ama kimileri de ‘geleneğimiz de yok’ diyor. Ve tartışma şu boyutta sürüyor; ‘Geleneksel ve Modern Alevilik’… ‘Bu geleneği koruyalım’ diyen bir kesim var. Ama İnançların da dinamik bir yönü mevcut. Buna uygun biçimde inançların ve ritüellerin de değişmesi lazım. Oyunun bir boyutu da bu. Beni yazmaya teşvik eden bir diğer kısım ise iktidar ve vatandaş ilişkisi oldu.”

    DÖNEMİN İKTİDARININ, BEKTAŞİLİĞE YAKLAŞIMI…

    Yazar Ali Galip, kitapta anlatılan hikayeden kesitler de sundu. Oyunun, Hacı Bektaş’a ait evin avlusunda geçtiğini belirten Yazar Galip, şöyle devam etti:

    “Hünkar, hasta halde yatıyor ve Kadıncık Ana, onun hizmetini yapıyor. O sırada dergah inşaatı sürüyor. Oyunun kahramanları Kadıncık Ana ve Sarı İsmail. Bunlarla birlikte eğitim alan gençler de mevcut. Polisiye bir kurgu işliyor. Bunlarla birlikte, kötü niyetle gelmiş olan derviş kılığında iki de şahıs var. Oyunun sonunda bu kişilerin niyetleri açığa çıkıyor. Bir bakıma dergahta ne olup bittiğine hakim olmak için ajan olarak gönderilmişler. Dönemin siyasi erkinin, iktidar için neler yapabileceklerini tahmin ettiğimiz o kesimin, denetlemek için gönderdiği kişiler… Bu anlayış günümüze de çok uzak değil! Dolayısıyla bunu bir inanç grubu üzerine yürütülen katliam, baskı diye okuyabiliriz. Ama esas önemli olan oradaki dirlik ve hak arayış mücadelesi. Bir biçimde doymak bilmeyen iktidar mercii var ve bunun altında ise vergi yüküyle ezilen bir kesim söz konusu. Bu çerçevede bu dayatmanın, iktidarın yeni oluşan Bektaşiliğin nasıl gördüğünü anlatılıyor.”

    “BEKLENTİM OYUNUN SAHNELENMESİ”

    Oyunun sahnelenmesi konusunda da uğraşlarının olduğunu ifade eden Yazar Ali Galip, “Oyunun yazılması bitti ama esas bundan sonra sahnelenince ete kemiğe bürünecek. Umarım bu vesileyle yönetmen ve oyuncular da ilgi gösterir. Beklentim oyunun sahnelenmesi yönünde” siye konuştu.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizleri içimizdekiler daha çok asimile ediyor-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizleri içimizdekiler daha çok asimile ediyor-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş Halifebaba, Dersim’de Alevi köylerinde okutulan ezan ile ‘Gri pasaportlu dedeler’ hakkında konuştu. “Bizi dışarıdan Sünniler değil içimizdekiler asimile ediyor” diyen Hüseyin Eriş, “Yavuz Sultan Selim’den, İdris-i Bitlis’ten bu tarafa Alevi, Kızılbaş, Türkmenlere yapılan zulüm söz konusu. Dolayısıyla bugünün derdi değil bu, yüzyılların derdidir” dedi.

    Pir Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş Halifebaba, 1997’den günümüze Abdal Musa Dergahı’nın hizmetini yürütüyor. Ancak Hüseyin Eriş, pandemi sebebiyle dergaha gelen ziyaretçilerin azaldığını belirterek hizmetlerin görülmesinde de zorluklar olduğunu söylüyor.

    Salgın sürecini nasıl idare ettikleri konusunda bilgi veren Hüseyin Eriş Halifebaba, şu sözlerle bugünleri anlatıyor:

    “Biz de aynı dünya gibiyiz. Dünya ne yaşıyorsa bizde de değişen bir şey yok. Burada bizlerin alanı biraz daha geniş, dergahı rahatça dolaşabiliyoruz fakat cem ibadeti, sosyal aktiviteler, Newroz, Hızır gibi etkinliklerimizi 1 yıldır yapamadık. İnsanın insana dokunması önemli. Çünkü bu hizmetler yapılmayınca insanlar birbirinden uzaklaşıyor. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dolayısıyla bir araya gelmeye, sohbet etmeye, birbirimize dokunmaya ihtiyacımız var. Bunu çok özledik ama sağlık her şeyin üstünde.”

    “AHLAKİ ÇÖKÜNTÜYÜ, VİCDANI YERİNE KOYMAK ÇOK ZOR”

    Hüseyin Eriş Halifebaba, pandemiyle birlikte toplumların birçok zorluk ile karşı karşıya kaldıklarına işaret ederek, “Sorun sadece Alevilik sorunu da değil. Her taraf dökülüyor” diyerek Alevi coğrafyasına dönük baskıları dile getirdi. Hüseyin Eriş, ‘Gri pasaportlu dedeler’ ve Dersim’de Alevi köylerinde okutulan ezanı eleştirerek şunları söyledi:

    “2020 Mart ayından bu tarafa hizmetlerimizi yapamıyoruz ama Alevilik kendisini bir şekilde korur. Binlerce yıldan bu tarafa Alevilik hep düşman görülmüştür. Çünkü Alevi-Bektaşilik haktan yanadır. Düzenin yanında değildir; adaletin yanındadır. Bugün yok olup, eziliyor gibi görünüyor ama bu inanç kendi içerisinden alevlenip yeşillenir. Dolayısıyla bu anlamda bir sıkıntı yok. Bunlar düzeltilir fakat ahlaki çöküntüyü, laikliği, vicdanı; bunları yerine koymak çok daha zor. Dolayısıyla Dersim’deki Alevi köylerine bugün değil, Cumhuriyet’ten önce de Cumhuriyet’ten sonra da bunlar hep devam ederek gelmiş. Bugün bizim köyde, Elmalı’da da cami yapılmış durumda. 1826 yılında inşa edilmiş. Yeniçeri Ocağı yıkılışı ile birlikte… Hacı Bektaş’a gittiyseniz eğer orada dergahın ortasında bir cami vardır. Dolayısıyla Yeniçeri Ocağı yıkıldıktan sonra bu tür Alevi-Bektaşi dergahlarına yıkım gelmiştir. Sadece Hacıbektaş kalmıştır. Orada da Nakşi şeyhler bütün malvarlığına el koymuşlar. Özellikle orayı asimile etmek için elinden gelen her türlü düzeni kullanmışlar. Cami yapmışlar, yazılı kaynakları yok etmişler. Aynısı burada Abdal Musa’da da yapılmış. Çünkü Abdal Musa, Alevi-Bektaşi dünyasında gerçekten çok bilinen çok hizmeti olan bir pirdir. O yüzden de sadece bugünkü olay değil; her zaman, Yavuz Sultan Selim’den, İdris-i Bitlis’ten bu tarafa Alevi Kızılbaş Türkmenlere yapılan zulüm söz konusu. Dolayısıyla bugünün derdi değil bu yüzyılların derdidir.”

    “BİZİ İÇİMİZDEKİLER ASİMİLE EDİYOR!”

    “Biz Aleviliğimizi, erkanımızı yaşarız ama içimizde tabii ki bu işten nemalanan insanlar da var. Daha kötüsü de ağacın özü! Söz konusu bizi dışarıdan Sünniler asimile edemez. Maalesef kendi insanlarımız daha çok asimile ediyor. 3 kuruş 5 kuruş vererek hacıya, Irak’a götürerek bunlar asimile ediliyorlar. Maalesef ki dedelerimizin de bu konuyu bilecek çok dağarcıkları yok. Çok ucuz şeylerle kendi ayaklarına sıkıyorlar! Ama bunlar gün gelir temiz-kirli su itilir. Bizim camiamız içerisinden onlar bir şekilde ayıklanır.”

    Eren GÜVEN/PİRHA

  • Tan: Kimse boşuna uğraşmasın Abdal Musa da Kaygusuz Abdal da Alevidir

    Tan: Kimse boşuna uğraşmasın Abdal Musa da Kaygusuz Abdal da Alevidir

    PİRHA- Yazar Abbas Tan, Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal’ı Sünni ve Şii gibi gösterenlere tepki gösterdi. Aleviliğin yok edilmeye çalışıldığını belirten Tan, Alevi kurumlarına ve dedelere Abdal Musa’ya ve Aleviliğe sahip çıkma çağrısında bulundu. 

    Abdal Musa Anma Törenleri’nin 2. gününde, düzenlenen ‘Alevi Bektaşi İnancında Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal’ panelinde İslam vurgusunun öne çıkmasına ve panelistlere Yazar Abbas Tan tepki gösterdi.

    Sosyal medya hesabından “Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal Alevi mi, Müslüman mı?” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, “Kim Alevi kim Müslüman belirsiz oldu ve birbirine karıştı.
    Binlerce yıldır Aleviliği yok etmeye çalışanların yapamadıklarını günümüzde Aleviler kendi elleri ile yapmaktadırlar ve Aleviliği ortadan kaldırdıkları gibi Alevi değerlerini de bir yerlere yamamaya başladılar. Elbette bunları yapanlara Alevi denir ise” ifadelerini kullandı.

    “Sözde Aleviler, kimlerin nasıl destek verdikleri de ortada; bu desteklerle bütün güçleri ile Aleviliği yok ediyorlar” diyen Abbas tan, şöyle devam etti:

    “ALEVİLERİ KANDIRMAKLA MEŞGULLER”

    “Bir taraftan Şia diğer taraftan Sünni anlayış ve onların destekçileri sözde Alevileri kullanarak Aleviliğe iyice saldırmaya başladılar. Aleviliği bilmediği halde bildiğini sananlar ya da öyle görevlendirilenler çıkmışlar ortaya her yerde ‘Alevi İslam, Müslüman Alevi’ gibi Alevilikle ilgisi alakası olmayan kelimeler kullanarak bazı zavallı Alevileri kandırmakla meşguller.
    Alevilikte Yol nedir, erkan nedir? Dört kapı anlayışı nedir? Nasıl kamil insan olunur ve Rıza Şehri anlayışı, yaşam biçimi nedir? Rıza şehrine nasıl ulaşılır? Bunların hiç birisini bilmeyen sözde yazar çizerler ve kimi Ocak mensubu zavallılar çıkarlar ortaya ahkam keserler. Son dönemlerde bu çalışmalar hızla artmaya başladı.”

    “CEMEVLERİNE GÖNDERİLEN YÜZLERCE KİTAPLA ÇOCUKLARI ASİMİLE EDİYORLAR”

    Alevilik üzerine tez hazırlayanların ve onların hocalarının Alevilikle ilgisi olmayan insanların, Alevilikle ilgili yazılar yazdığını ve tezler hazırladığını belirten Yazar Abbas Tan, “Tezler kısa süre sonra kitaba dönüştürülerek cemevlerine, dergahlara parasız gönderilmektedir. Hem de onlarca, yüzlerce kitap cemevlerine bedava gönderilmektedir. Bazı cemevi yöneticileri ve cemevi dedeleri de kendileri dahi okumadan bu kitapları bedava diye Alevi çocuklarına vererek kendi elleri ile asimile politikalarına destek vermektedirler” dedi.

    “ABDAL MUSA DERGAHINI ZİYARETE GELENLERİN KAFASI KARIŞTIRILIYOR”

    Abdal Musa dergahını ziyarete gelenlerin kafasının karıştırılmak istendiğini, sadece Abdal Musa’yı değil Kaygusuz Abdal’ı da değiştirmeye çalıştıklarını ifade eden Tan, “Kimse boşuna uğraşmasın Abdal Musa da Kaygusuz Abdal da Alevidir. Başka bir inancı yoktur, başka inançlara da sığmazlar” vurgusunu yaptı.

    Abbas Tan, Kaygusuz Abdal’dan bir dörtlük de paylaştı.

    Kıldan bir köprü yapmışsın
    Gelsin kullar geçsin diye
    Hele biz şöyle duralım
    Yiğit isen sen geç tanrı

    Yücelerden yüce gördüm
    Erbapsın sen koca tanrı
    Allahlığı sen nereden
    Satın aldın koca tanrı

    Kaygusuz’um der burada
    Cümle mahluku yaradan
    Kaldır perdeyi aradan
    Gezelim beraber tanrı.

    ALEVİ KURUMLARINA VE DEDELERE ÇAĞRI

    “Alevi ulusu Kaygusuz Abdal’ın bu sözlerini şimdilerde Kaygusuz’a sahiplenen, ahkam kesen sözde Aleviler söyleyebilirler mi?” diye soran Tan, Alevi kurumlarına ve dedelere Abdal Musa’ya ve Aleviliğe sahip çıkma çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Eren Yıldırım: Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda cem olacağız – VİDEO

    Eren Yıldırım: Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda cem olacağız – VİDEO

    PİRHA – Alevi Dernekler Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, 15-16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’na gideceklerini duyurdu. 

    Alevi Dernekler Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda kısa bir duyuruda bulundu.

    Yıldırım, Alevi Dernekler Federasyonu’na bağlı cemevleri İstanbul’dan hareket ederek önce Geyikli Baba Dergahı’nı ardından Seyit Sultan Sücaettin Veli Türbesi ve Seyit Battal Gazi Türbesi’ne en son olarak da Abdal Musa Dergahı’nı ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

    İstanbul’dan çok sayıda kişiyle gittiklerini, dergah bahçesinde lokmalarını verip niyaz olup semahlarını döndüklerini belirten Pir Eren Yıldırım, bu hafta Abdal Musa’yı andıklarını da söyledi.

    “DÜNYAYA BARIŞ GELSİN DİYE CEM OLACAĞIZ”

    Ağustos ayında Alevi Dernekleri Federasyonu, Bağcılar Cemevi olarak 15-16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’na gideceklerini duyuran Yıldırım, kısa bir çağrıda bulunarak şöyle dedi;

    “Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’na yüz sürmeye, dergahta lokmalarımızı kaynatmaya, dergahta sevgi hakim olsun, barış gelsin dünyaya kardeşlik duygularıyla birlikte insanın insan onuruna yarıştığı bir şekilde bir yaşam mücadelesi versin diye cem tutacağız. Hacı Bektaş Veli ziyaretine gelmek isteyenlerin isimlerini Bağcılar Cemevi’ne isimlerini yazdırmaya başlasınlar.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Abdal Musa anma töreni hazırlıkları tamamlandı-VİDEO

    Abdal Musa anma töreni hazırlıkları tamamlandı-VİDEO

    PİRHA- Alevilerin inanç merkezlerinden olan Antalya Elmalı İlçesi Tekke Köyü’nde yapılacak Abdal Musa Anma Töreni’nin hazırlıkları tamamlandı.

    Sabahın erken saatlerinde yurttaşların stantlarını kurmasıyla birlikte ziyaretçiler de köye gelmeye başladı. Abdal Musa türbesini ziyaret eden yurttaşlar lokmalarını pay ederek ziyarete niyaz ettiler. Renkli görüntülerin oluştuğu köyde hediyelik eşyadan, yiyecek ve içeceğe birçok stand açıldı. Ayrıca Abdal Musa ziyaretinde yapımı devam eden tadilat işlerinin ise bugüne alınması yurttaşlarda soru işareti uyandırdı.

    Anma etkinlikleri akşam saatlerinde düzenlenecek konser ile başlayacak. Anma 4 gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek.

    Ersin ÖZGÜL/ANTALYA

  • Ana Fatma Cemevi’nde Abdal Musa Cemi yapıldı – VİDEO

    Ana Fatma Cemevi’nde Abdal Musa Cemi yapıldı – VİDEO

    PİRHA – Ana Fatma Cemevi’nde Abdal Musa Cemi yapıldı.

    Ankara’nın Mamak ilçesindeki (DAD) Demokratik Alevi Derneği Mamak Şube Ana Fatma Cemevi’nde Abdal Musa Cemi yapıldı. Ağuçan Ocağı’ndan Pir İsmail Şahin’in yürüttüğü cemde ilk olarak oniki hizmet görüldü ardından çerağlar yakılıp Zakir Sadık Kıyak’ın okuduğu deyişler eşliğinde semah dönüldü. Yakılan çerağlar sırlandıktan sonra lokma gülbengi okunduktan sonra gelen canlara lokmalar pay edildikten sonra cem son buldu.

    PİRHA / ANKARA

  • Alevilerden Abdal Musa ve Geyikli Baba türbelerine ziyaret

    Alevilerden Abdal Musa ve Geyikli Baba türbelerine ziyaret

    PİRHA- İstanbul’da Okmeydanı Cemevi ve Garip Dede Dergahı’nın öncülüğünde pirler, gençler ve kadınlardan oluşan bir grup, Geyikli Baba Türbesi’ni, Uçarsu’yu ve Abdal Musa Türbesi’ni ziyaret edip, muhabbet gerçekleştirdi. 

    İstanbul’da Okmeydanı Cemevi ve Garip Dede Dergahı’nın öncülüğünde pirler, gençler başta olmak üzere canlar, Antalya Abdal Musa ve türbe ziyaretleri gerçekleştirdi.

    GEYİKLİ BABA TÜRBESİNE ZİYARET

    7 Haziran’da Bursa’nın en eski köylerinden birisi olan Kestel’e bağlı Babasultan köyü’nde bulunan Geyikli Baba türbesini ziyaret eden Aleviler, burada dualarını etti.

    UÇARSU’YA ZİYARET

    8 Haziran’da Abdal Musa Sultan’ın keramet göstererek yüzlerce yıl insanlığın uğrak merkezi haline getirdiği UÇARSU kanyonunu ziyaret canlar, muhabbet edip, lokmaları paylaştılar.

    ABDAL MUSA ZİYARET

    Antalya Elmalı’daki Abdal Musa türbesini ziyaret eden Aleviler, muhabbet edip deyişler seslendirdikten sonra ziyaretlerini noktalayıp, İstanbul’a gelmek üzere otobüslerle hareket ettiler.

    (HABER MERKEZİ)