Etiket: alevi köyü

  • Alevi Köyü Uzunalan tedbir amaçlı karantinaya alındı

    Alevi Köyü Uzunalan tedbir amaçlı karantinaya alındı

    PİRHA – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Uzunalan Köyü 5 koronavirüs vakasının görülmesinden sonra tedbir amaçlı giriş çıkışlar kapatılarak kontrol altına alındı. 

    Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Alevi Köyü olan Uzunalan 14 günlüğüne karantinaya alındı. 60 hanenin bulunduğu köyde 100 kişi yaşıyor.

    Koronavirüs salgınından etkilenen köyde 5 hastadan 3’ünün test sonucunun pozitif çıkmasıyla birlikte köy karantinaya alındı. Hastalar hastaneye yatırılırken köyde bulunanların çoğunluğunun yaşlı olması endişeleri artırırdı. Tedbir amaçlı köye giriş çıkışlar yasaklandı.

    Köyde bulunanların bağ bahçe işleriyle uğraşırken bir araya gelmesi yasaklandı. (HABER MERKEZİ)

     

     

  • HDP heyetinden Çepni Alevi köyü Deliktaş’a ziyaret

    HDP heyetinden Çepni Alevi köyü Deliktaş’a ziyaret

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi İzmir Milletvekili Murat Çepni ve HDP il örgütü Dikili’ye bağlı Çepni Alevi köyü Deliktaş’a ziyarette bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi İzmir Milletvekili Murat Çepni, İzmir İl Eş Başkanı Besriye Tekgür ve parti heyeti ile birlikte İzmir’de halk buluşmalarına devam ediyor.

    HDP heyeti Dikili’ye bağlı Çepni Alevi köyü olan Deliktaş’ta halkla bir araya geldi.  HDP Milletvekili Murat Çepni, Alevi köyü olan Deliktaş’ta Alevilerin yaşadıkları sorunları dinleyerek, görüş alışverişinde bulundu.

    Köylüler ile HDP’nin 23 Şubat’ta Ankara’da gerçekleştirilecek 4. Olağan Kongresi’ne dair görüşmelerin yapıldığı toplantıda kongreye davet çağrısı yapıldı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Alevi Sünni ayrımı yapılarak yollarımız yapılmıyor’- VİDEO

    ‘Alevi Sünni ayrımı yapılarak yollarımız yapılmıyor’- VİDEO

    PİRHA – Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı bulunan Yoğurtçular Köyü de devlet tarafından hizmet almayan Alevi köylerinden biri. Köylüler, özellikle yollarının hala toprak olması, su sorunundan şikayetçi olurken, sağlık evi olmasına rağmen hemşirenin verilmemesi gibi birçok yönde hizmet görmediklerini söylüyor. 

    Haberin Videosu

    Erzurum Şenkaya Yoğurtçular Köyü halkı, herkes gibi vergilerini ödedikleri halde herkesin faydalanmakta zorunlu olduğu hizmetlerin çoğundan faydalanamadıkları dile getiriyor.

    Türkiye’de birçok Alevi köyüne gittiğimizde hepsinin ortak şikayeti cemevlerinin olmaması ve Alevi köyü olması sebebiyle devlet tarafından hizmet alamamaları. Bunlardan biri de 200 hane ve 1350 nüfusa sahip olan Yoğurtçular Köyü.

    Köyde Sağlık Evi var ama çalışan sağlıkçı yok. Köye girişte ayrılan yollara bakıldığında  Alevi köyüne giden yolların toprak olduğu Sünni köylerine giden yolların ise asfalt olduğu görülüyor.

    “KÖYDE HASTA OLSA İLK MÜDAHALEYİ YAPACAK KİMSE YOK”

    Alevi kurumları adına  Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, dört günlük Doğu Anadolu Bölgesi ziyaretinde Alevi köylerini ziyaret ederek yaşanan asimilasyon politikalarını yakından gözlemledi.

    Yoğurtçular Köyü’nüde ziyaret eden heyet çektikleri görüntü ile köyde yaşanan sıkıntıları göz önüne serdi.  Köyde yaşayan Şenol Bektaş adlı yurttaş köy nüfusuna dikkat çekerek köyde Sağlık Evi’nin olduğunu ancak bakacak sağlık ekipmanının olmadığının altını çizerek , “Köyde 200 hane var 1350 kişi yaşıyor. Ama maalesef bir hastamız olsa ilk müdahaleyi yapacak bir sağlık ekibimiz yoktur” diye konuştu.

    “ALEVİ SÜNNİ AYRIMI YAPILARAK KÖYÜN YOLLARI YAPILMADI” 

    Bu gibi sorunları olan birçok Alevi köyünün olduğunu hatırlatan Bektaş, “Hepside yaklaşık olarak aynı. Yolu yok, suyu yok, alt yapısı yok. Okulu var ekipmanı yok” dedi.

    Köyde cemevinin yapılmasını isteyen Şenol Bektaş, köydeki insanların geçmişlerini geleceğe taşımak için Aleviliğe dair birşeyler öğrenebilecek cemevine ihtiyaçlarının olduğunun altını çizdi.

    Bektaş, “Devletin bakış açısı burada çok farklı” diyen Bektaş, “Alevi ve Sünni ayrımı yapılarak köyün yolları da yapılmadı. Beş kilometre  aşağısında mesela giden yol stabilize edilmiş yapılmış soğuk asfalt atılmış ama burada maalesef tozlu topraklı yollar. Bu şekilde burada ayrım yapılmış. Çünkü o köylerin yolları yapılmışken bu köyün yolları neden yapılmadı. Burası büyük bir köy devletin buraya el atması lazım. Çünkü burada ortaokulda var onların çok daha iyi bir eğitim almasını isteriz” ifadelerini kullandı.

    “KÖYDE TARIM VE HAYVANCILIK ESKİSİ GİBİ YAPILMIYOR”

    Köyde yaşayanların geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Şenol Bektaş, köyde su sorunu olduğu için köylülerin tarımla uğraşamadıklarını belirterek örnek olarak köylülerin kış için bir ton samanı 800 TL’ye aldıklarını söyledi. Üretimin de durma noktasına geldiğini belirten Bektaş, köyden göçün yaşanması için devletin hizmet getirmesi gerektiğini söyledi.

    Öte yandan iki yıldır köyde yapılan Köy Konağı’nın ise inşaatı yaklaşık olarak iki yıldır devam ettiğini söyleyen Şenol Bektaş, “Yaklaşık iki yıldır köyde yaşıyorum ama köy konağını da  bir ay çalışıyorlar üç ay çalışmıyorlar gibi yavaş yavaş yapıyorlar ne zaman biter bilmiyoruz” dedi.

    “KÖYLERDEKİ GÖÇ DURDURULMALI”

    Köye ziyarete giden Alevi heyetinden Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat da yaptığı paylaşımda yaşananlara dikkat çekerek, “Erzurum Şenkaya Yoğurtçular köyünde 1350 kişi yaşıyor, sağlık evi yapılmış ama hemşire yok, Şenkaya’da 13 Alevi köyü var, köylerdeki göçün durdurulması için bu tür köylerimizin el üstünde tutması lazım…” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ADFE öncülüğünde bir heyet, yarın cami yapılan Alevi köyüne gidiyor

    ADFE öncülüğünde bir heyet, yarın cami yapılan Alevi köyüne gidiyor

    PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) öncülüğünde oluşturulan bir heyet yarın, zorla cami yaptırılan Alevi köyü Aşağısallığınar’a gidecek. 

    38 Haneli Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması iddiaları tepkilere neden olmuştu.

    Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuş ve imza kampanyası başlatmıştı. Tepkilerin ardından cami inşaatı durduruldu.

    Şimdi ise Alevi kurumları adına Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat öncülüğünde bir heyet Aşağısallıpınar Köyü’ne gidecek. Yarın yola çıkacaklarını söyleyen ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, önce Kars Büyükşehir Belediyesi’ne gideceklerini, ardından da Kars Valiliği’ne giderek caminin cemevine çevrilmesi için dilekçe vereceklerini belirtti.

    Bölgede 4 gün boyunca çalışma yürüteceklerini ve temaslarda bulunacaklarını aktaran Fırat, bu dört gün içinde Kars ve Erzurum’un bazı köylerini de ziyaret edeceklerini ifade etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Maden araması çalışmalarına direnen Pınargözü’lülerin çığlığı mecliste-VİDEO

    Maden araması çalışmalarına direnen Pınargözü’lülerin çığlığı mecliste-VİDEO

    PİRHA – Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Alevi köyü Pınargözü’nde başlayan altın madeni sondaj çalışmalarına ilişkin köylülerin mesajını, HDP’li Kenanoğlu meclis kürsüsünde okudu. Kenanoğlu, “Vatanseverlik, iktidarın siyasi hedeflerine ‘Evet’ demek değildir. Vatanseverlik, doğamızı, suyumuzu, ormanlarımızı korumaktır” dedi. 

    Haberin videosu

    Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Pınargözü Köyü’nde Koç-Bakırtepe, altın madeni işletme sahası için yeni sondaj çalışmalarına başladı. Köylüler Halkların Demokratik Partisi Ali Kenanoğlu’na gönderdikleri mesajla konuyu meclis kürsüsünde dile getirmesini istedi.

    “LÜTFEN SESİMİZİ DUYURUN”

    Kenanoğlu, mecliste yaptığı konuşmada, Sivas Kangal Pınargözü köyüyle ilgili köylülerin Türkiye kamuoyuna iletmek istedikleri şu mesajı okudu:

    “Sivas Kangal Pınargözü köyünde Koç grubu hem demir hem de altın çıkartıyor. Altının hem tenörü düşük hem de cevher yeterli değil. Biz, 2013 yılından beri yasal yollara da başvurarak altın çıkarımıyla ilgili mücadele ediyoruz. Üç kez Danıştay’da durdurma kararı aldık. Ama hukuksuz bir şekilde altın çıkartmaya, maden çıkartamaya devam ediliyor. 2020 Mayıs ayında yeterli cevher olmadığından Bakırtepe Altın Madeni kapanacak. Şimdi yeni alanlar için köyümüzün içine kadar girdiler. Lütfen sesimizi duyurun.”

    “VATANSEVERLİK DOĞAMIZI, SUYUMUZU, ORMANLARIMIZI KORUMAKTIR”

    Vatanseverliğin iktidarın siyasi hedeflerine ‘Evet’ demek olmadığına dikkat çeken Kenanoğlu, “Vatanseverlik, doğamızı, suyumuzu, ormanlarımızı korumaktır. Bir bütün olarak coğrafyamızın, vatanımızın toprağını, ormanını, suyunu, dağını, taşını korumaktır; bunların talan edilmesine karşı çıkmaktır, tarihî değerlerimizi korumaktır. Hasankeyf’i tahrip etmekle vatansever olamazsınız. Bunların hepsi de hikayeden ibarettir” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyündeki cami inşaatına hız verildi

    Alevi köyündeki cami inşaatına hız verildi

    PİRHA- Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’daki cami inşaatına hız verildiği ortaya çıktı. 

    Pir Haber Ajansı (PİRHA) tarafından gündeme taşınan Aşağısallıpınar Köyü’ndeki cami inşaatına hız verildi. Köylülerin aktarımlarına göre temeli atılıp, duvarları örülen ve uzun süre inşası bekletilen cami inşaatına son 2 gündür hız verildi.

    22 Ekim ve 24 Ekim arasında çekilen fotoğraflarda da inşaata hız verildiği açıkça görülüyor.

    38 Haneli Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması iddiaları tepkilere neden olmuştu. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuştu.

    PİRHA’nın ‘Kaymakam Alevi Köyüne Cami Yaptırdı; Köylüler Tepkili’ başlığıyla yayınladığı haber sonrası Alevi toplumundan da büyük tepki oluşmuştu, konu HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu tarafından Meclis gündemine de taşınmıştı.

    Tüm yaşananların ardından caminin kaba inşaatının bitirilip biran önce hizmete açılma çabası Alevi yurttaşlar tarafından ‘Bu acelenin sebebi nedir?’ sorusunu da gündeme getirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaymakam Alevi köyüne cami yaptırdı; köylüler tepkili-VİDEO

    Kaymakam Alevi köyüne cami yaptırdı; köylüler tepkili-VİDEO

    PİRHA- Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılmasına Aşağısallıpınar köylüleri sert tepki gösterdi. Köylüler, kaymakamın diretmeleri sonucu Alevi köyüne yapılan caminin köyün dokusunu bozarak asimile edeceğini vurguladılar. 

    Haberin videosu

    Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar bir Alevi köyü. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri İzmir’de toplantı yaptı.

    Köylülerin aradığı Aşağısallıpınar muhtarı Kutlay Emelet, cami yapımında kimseye danışılmadığına dikkat çekerek Sarıkamış Kaymakamı’nın, “Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak” dediğini aktardı.

    38 haneli köylerine birçok kez gelen idareciler tarafından cami yaptırılması ve AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığının diretildiğini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, köylerinde inşaatı başlatılan camiyi kabul etmeyeceklerinin altını çizdiler.

    “ALEVİ KÖYÜNE CAMİ PROJESİ 1982 ANAYASASINDA VAR”

    Köylerinde yapımı devam eden cami inşaatına dair bilgilendirmede bulunan Aşağısallpınar Köyü Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Candan, 1913 yılından beri köylerine cami yapılmasının diretildiğini ancak buna karşı sürekli direndiklerini dile getirerek, şunları söyledi:

    “1913 yılından beri köyümüz var. Bu yıldan itibaren baskı ve zulme karşı gelen muhtarların hepsi dik durmuştur. Cami yapılmamıştır. Biz bu saatten sonra asimile olmak istemiyoruz. Caminin yapılması ile asimilasyona başlanacak. Hoca zoru ile çocuklarımız kuran kursuna gönderilecek. Bu proje 1982 Anayasasından beri var. Alevi köylerine cami yapıp sünnileştirmek isteniyor. Köyde bir iş yapılacaksa bizleri ararlardı. Ama cami yapılırken sorma gereği duymadılar. Köyümüze cemevi yapılsaydı bütün herkes yardım edecekti” diye konuştu.

    KAYMAKAMIN CAMİ KARŞILIĞINDA HİZMETTE DİRETMESİ

    “Daha önceki kaymakamlar da köye altyapı, yol yapılmasını isteyen muhtara cami yapılması karşılığında bu hizmetlerin geleceğini söylüyor” diyen Aşağısallıpınar köylülerinden Hasan Yalçınkaya, cami projesinin amacının köyün Alevi dokusunu bozmak olduğuna vurgu yaptı. Alevilere karşı fetvalar verdiğini söylediği Diyanet’in kapatılması gerektiğine de değinen Yalçınkaya, bu hatadan bir an önce dönülmesi çağrısında bulundu. Yalçınkaya şunları ifade etti:

    KÖYDE AKP BİRİNCİ PARTİ SEÇİLMİŞ

    “Bizi sünnileştirmek isteyen zihniyete karşıyız. Köyümüz bir ağaç ve bizler de dallarıyız. Köyümüze ihanet edildi. Alevi köylerine cami projesi Kenan Evren-Fethullah Gülen projesidir. Amaç asimile etmektir. Köyümüzün dokusunu bozmak istiyorlar. Kaymakam, daha önceki muhtara cami yapılmasını teklif ediyor ama muhtar kabul etmiyor. Köye altyapı, yol yapılmasını isteyen muhtara cami yapılması karşılığında bu hizmetlerin geleceğini söylüyor. O bölgede tek cami olmayan köy bizim köyümüzdür. Bu projeyi istemiyoruz, karşıyız. Diyanet’in kaldırılmasını istiyoruz. Diyanet demek şeriat üretmek demektir. Aleviler hakkında da çok sağlıklı düşünmüyorlar. Alevilerin yeri camidir, diyorlar. Gezi’deki Alevi çocuklarının ölümünde eli kanlı olanlar köyümüzde birinci parti seçiliyor. Köyümüzde bir ümmet toplumu yetiştirmek istiyorlar. Umarız en kısa sürede köylülerimiz aklı başına gelir ve onurlu davranarak bu hatadan geri dönerler.”

    “CEMDE DIŞARI GÖZCÜ KOYARDIK UNUTTUNUZ MU ?”

    Aşağısallıpınar köyünden olan ve uzun süre köyünde öğretmenlik yapan Şerafettin Dağdevir, köyün ihtiyacının cami değil altyapı ve yol olduğunu ifade ederek, “Bu köye cami yapılması tasvip edilecek bir durum değil. Cemevi Alevilerin örgütlendiği, ibadetini yaptığı bir mekandır. Köye yollanan hoca 3-4 bin lira maaş alacak. Bizim köyümüz hayvancılıkla uğraşır. Oraya ziraat mühendisi yollansa çok daha iyi olur. Caminin topluma bir faydası olmayacak. Cami yaptırmaktansa köye veteriner, ziraat mühendisi göndersinler” dedi.

    Köyün yaşlılarından olan Rıfat Özdemir ise pirleri olan Babamansur Ocağı’ndan Heyrani Dede zamanında cem yapmak için köy dışına nöbetçi koyduklarını hatırlatarak, bu projeye sessiz kalan köylülerine, ‘Bunları unuttunuz mu?’ sorusunu yöneltti.

    “BU DAYATMAYI KINIYORUZ”   

    Avrupa’da yaşayan ve Alevi kadın hareketi içerisinde hizmetler yürüten Lale Yalçınkaya, köyün kaderinin çıkarcı birkaç kişinin siyasetine kurban edilemeyeceğini vurguladı. Köylerine, Alevi yol ve erkanına uygun cemevi yapılması istendiğini ifade eden Yalçınkaya şunlara dikkat çekti:

    “Köyümüze cami yapılması hepimizi üzmüştür. Uzun yıllardan beri cami köye enjekte ediliyordu. Bundan önceki bütün muhtarlar bu projeye karşı durdu. Dede soyundan gelen köy muhtarını şiddetle kınıyorum. Bu köy çıkarcı birkaç kişinin korkak siyasetinin yeri değildir. Çocuklarımızı aydınlık ve güzel günler için yetiştirmek istiyoruz. Biz bu Alevi köyünde cami değil, kendi inancımıza göre cemevinin yapılmasını istiyoruz. Bu yıllardan beri bize bunu dayatılan ve asimile eden zihniyete karşıyız. Köylülerimizin büyük çoğunun cami istemiyoruz, cemevi istiyoruz demesine rağmen bu dayatmayı kınıyoruz.”

    Yaz mevsimini köyde geçiren bir diğer Aşağısallıpınar köyü sakini ise köyde bir devlet ve kaymakam baskısı olduğuna değindi. Köy sakini, “Bu yaz köydeydim ve caminin temeli atıldı. Kimsenin duymadım demesine hakkı yoktur. Bir önceki muhtara belli miktar oy verilmesi ve cami yapılması karşılığında ancak hizmetin getirileceği söylenmiştir. Ama geçen dönem ki muhtar bunu kabul etmediğini söylemişti. Bu dönem ise köyde AKP’ye 40-50 arası oy çıktı. Burada devlet baskısı, kaymakam baskısı var” ifadelerini kullandı.

    “KÖYE CAMİ DEĞİL ÖĞRETMEN LAZIM”   

    “Kaymakam hiçbir partinin baskısını Alevi bir köyün üstünde uygulayamaz” diyen Neşe Kahraman da şöyle konuştu:

    “Kaymakam devlet memurudur. Alevi bir köyün üstünde baskı uygulayamaz. Yapmak istiyor ise köyün alt yapısını yapsın. Köyde öğretmen yok, öğretmen göndersin. Cemevi yapılacak bir yere cami yapmak kimsenin haddi değildir. Önce vatandaşın fikri alınmalı. Aleviler yıllardan beri iki dağ arasına sıkışıp kalmışlar. Hep kaçmışlar. Gizli, saklı yerlerde ibadetlerini yapmışlar. Biz bu düzene boyun eğmeyeceğiz.”

    “ALEVİ OLARAK DOĞDUM VE ALEVİ ÖLMEK İSTİYORUM”

    “Ben Alevi olarak doğdum Alevi olarak ölmek istiyorum” diye konuşan Ziyattin Kocalar, köyün asıl ihtiyacının ziraat ve kooperatif olduğunun altını çizdi. Kocalar sözlerine, “Bizler o köyde büyüklerimizin geleneklerine bağlı olarak yetiştik. Özgürlük, demokrasi diyerek kimseyi kimseden ayırmadık. Bu köy bugüne kadar böyle yürümüştür. Zulümler, baskılar olmuştur ama Aleviler direnmiştir. İnancından vazgeçmemiştir. Köye cami yapacaklarına ziraatçiliğe, kooperatifçiliğe önem versinler. Cami bizim kapımız değildir. Bizim kapımız cemevidir. Ben Alevi olarak doğdum Alevi olarak ölmek istiyorum. sünnileşmek istemiyorum” diye sonlandırdı.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR 

  • Alevi Köyü’nde beş vakit ezan okunuyor-VİDEO

    Alevi Köyü’nde beş vakit ezan okunuyor-VİDEO

    PİRHA – Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Alevilerin yaşadığı Encekler Köyü’nde hem cami hem de cemevi bulunuyor. Encekler Köyünden olan Bağdat Sümbül, caminin çok eskiden yapıldığını fakat neredeyse köylülerden hiç kimsenin gitmediğini belirterek, köyde beş vakit ezan okunduğunu söyledi.  

    Haberin videosu

    Manisa’da 50 Alevi köyü bulunuyor. Bunların kimi Türkmen Alevi, kimi Abdal, kimi ise Çepni Alevi köyleri.

    Manisa’nın Kula ilçesine bağlı bulunun iki Alevi Köyü’nden biri olan Encekler Köyü ise Bektaşi Alevilerinin yaşadığı bir köy. Köyde her yıl Ekim ayının ikinci pazarında, köyde türbesi bulunan Bağdatlı Sultan şenlikleri düzenleniyor.

    Encekler Köyü’nden 70’li yaşlarındaki Bağdat Sümbül ile Alevi Kültür Dernekleri Salihli Şubesi Cemevi’nde karşılaştık. Derneğin yönetiminde olan Sümbül ile Encekler Köyü’ne ilişkin konuştuk.

    “CAMİYİ KENDİ İMKANLARIMIZLA YAPTIK”

    Encekler Köyü’nde doğmadan önce caminin olduğunu söyleyen Sümbül, “Benim bildiğim taş yapımı cami vardı. Biz 77’de caminin olduğu yeri kapattık başka yere kendi imkanlarımızla eş dostun yardımıyla tekrar cami yaptık. Caminin bizim isteğimize göre yapıldı” dedi.

    “CUMA HARİCİNDE KİMSE CAMİYE GİTMİYOR”

    1982 yılında köyden göç ettiğini söyleyen Sümbül, o zamanlar camiyi bir ihtiyaç gibi düşünüp yaptıklarını söyledi. Sümbül, camiye çok fazla kimsenin gitmediğine dikkat çekerek şunları belirti:

    “Ben 82’de köyden göçtüm. Köyden koptum. Camiye cuma haricinde kimse gitmiyor. Bizim cenazelerimiz falan camiye gitmez. Musalla taşına götürülür hoca çağrılır. Ancak namaz vakti geldi mi gelmiyor. Namaz vaktinden sonra geliyor. Bazısına cami hocası geliyor bazısına da dedelerimiz geliyor.  Herhalde bir ihtiyaç  gibi düşündük. Hani bütün cenazeleri hocalar kaldırıyor, dedeler o zaman hiç görev yapmıyordu; şimdi dedeler yapıyor. Yani gerek duyuluyordu camiye. Ama bizler yine aynı Aleviliği yaşıyoruz.”

    KÖYDE HER GÜN BEŞ VAKİT EZAN OKUNUYOR

    Cuma günü 10-15 kişinin cuma namazına gittiğini söyleyen Sümbül, onun dışında köyde beş vakit ezan okunduğunu ve sadece bayram namazlarında köylülerin camiye gittiğini belirtti. Caminin kaldırılması için herhangi bir başvurunun yapılmadığını kaydeden Sümbül, şimdilerde rahatsızlık duysalar da bunun kemikleştiğini ifade etti.

    1994 yılında ise köyde cemevi yapıldığını kaydeden Sümbül, bu cemevini de köylülerin kendi imkanlarıyla yaptığını söyledi. Önceleri ritüellerini evlerde yaptıklarını ancak cemevine ihtiyaç duyduklarını söyleyen Sümbül, Salihli’de birçok Alevi köyünde caminin olduğunu ifade etti.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Erzurum’daki Alevi köylerinde seçmenlikler düşürülmüş-VİDEO

    Erzurum’daki Alevi köylerinde seçmenlikler düşürülmüş-VİDEO

    PİRHA- “Her köyde 5 ile 10 arası oy silinmiş. Düşününki orada 39 tane Alevi köyü var. Ve kaç oy yapıyor?” Bu sözler Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticisi Gülizar Taşbilek Polat’a ait. Polat, bu konuda Hınıs Kaymakamı’nın yönlendirmesi olduğunu savundu.   

    Erzurum’un Hınıs ilçesi Hayran (Dikme) köyü sakinleri, Hınıs Kaymakamı Bülent Ay’ın, bölge oyları üzerinde oynadığını iddia etti. O bölgede 39 Alevi köyü olduğunu ve yıllardır köylerinde oy kullandıklarını dile getiren yurttaşlar her köyden 5 ila 10 arasında seçmenin silindiğini söylediler.

    HINIS KAYMAKAMI’NIN YÖNLENDİRMESİ!

    Hınıs kaymakamı ve jandarmanın, Hayran köy muhtarını yönlendirerek kışın köyde olmayan köylülerin seçmenliklerini iptal ettirdiği belirtildi. Köylüler kaymakam Bülent Ay’ın diğer Alevi köylerinde de aynı yöntemi uygulamaya soktuğunu iddia etti.

    Yazın İstanbul’da kışın köyde yaşayan anne babasının da seçmenliklerinin iptal edildiğini söyleyen eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticisi Gülizar Taşbilek Polat, ilçe seçim kuruluna başvurduklarını belirtti.

    Polat yaşanan süreci şöyle özetledi:

    “Oylar askıya alındıktan sonra haberim oldu. Kardeşim ile birlikte ilçe seçim kurulunu aradık durumumuzu belirttik. Bu insanlar köyde oy kullanıyor ve oyları siliniyor. Vatandaşın haberi yok. Nasıl böyle bir şey olabilir? Bize verdikleri yanıtta, ‘Dilekçe yazıp, buraya gelip başvurmanız gerekiyor. Ancak askıdan indiği için artık listeye de alamazsınız’ şeklinde oldu. Listeye alınmıyorsa gidip dilekçe vermenin bir anlamı da yok. Bunu yapanın peşini bırakmayacağım. Çünkü orada her köyde 5 ila 10 arasında oy silinmiş. Düşününki orada 39 tane Alevi köyü var. Ve kaç oy yapıyor? Bu büyük bir sorun.”

    “AKP’YE OY VERMEZSENİZ SİZE HİZMET YOK”

    AKP adına bölgede seçim çalışması yürüten Hınıs kaymakamı Bülent Ay’ın köylülere hitaben AKP’ye oy vermezseniz size hizmet yok dediğini belirten Polat, bir mülki idarecinin bu tarz bir söylemde bulunmasının kaygı verici olduğunu ve “O gün onu söyleyen kaymakam bugün de bunu yapar” diyerek tepki gösterdi.

    MUHTARLAR DAHA HASSAS OLMALI   

    Seçim hilelerinin önüne geçebilmek için muhtarların üzerine önemli sorumlulukların düştüğünü ifade eden Polat, muhtarların hassasiyetle hareket etmelerinin önemli olduğunu vurguladı.

    Polat sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ama insanların oylarını silip haber vermeden haklarını elinden almak ne demek? Seçim arifesinde bu muhtarların yapabileceği ve düşünebileceği bir düşünce değil ve ben asla inanmıyorum. Çünkü kaymakamın yönlendirmesi ile olabilecek şeyler bunlar. Oyların hepsinin özellikle silindiğini düşünüyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hasanalili köylülerini devlet ne gördü, ne duydu

    Hasanalili köylülerini devlet ne gördü, ne duydu

    PİRHA – Maraş’ın Elbistan İlçesi’ne bağlı bulunan Hasanalili Köyü mezrası Tatolar’da sorunlar hala çözüme kavuşmadı. Mezranın, sulama suyu havuzu, kullanım suyu deposu ve yol sorunları var. 

    Maraş’ın Elbistan İlçesine bağlı Hasanalili Köyü mezrası olan Tatolar’da yıllardır devam eden sorunlar hala çözülemedi.

    Alevi köyü olan Tatolar, merkez köye 5 km uzaklıkta. Kış aylarında 2 hanenin kaldığı mezra, bahar aylarında 12 haneye çıkıyor. Köyün nüfusunun yüzde 95’i Avrupa ve metropol şehirlere göç etmiş.

    Hasanalili Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği eski başkanı ve yöneticisi Doğan Bozkan, Tatolar mezrasının sorunlarının biran önce çözüme kavuşması gerektiğini söyledi. Bozkan, köylülerine “hak, hukuk, adalet ve insanlık için kendi köyümüzün sorunlarına sahip çıkalım ve çözüm için adım atalım” çağrısında bulundu.

    “DEVLETE MÜRACAAT ETTİK FAKAT CEVAP GELMEDİ”

    Hasanalili Köyü’nün mezrası olan Tatolar köyünde öncelikle, kullanım suyu deposunun yapılması gerekiyor.

    Sulama suyu havuzunun da yapılması gerektiğini söyleyen Bozkan, “Devlete defalarca müracaatta bulunduk. Ama bir hareketlilik olmadı. Kadınlar eski usul sularını elle taşıyorlar. Köyün şebeke suyu da yok. Ortaklaşa yaptığımız depo da yetersiz geliyor” dedi.

    Her Alevi köyünde olduğu gibi en büyük sorunlardan biri ise yol. Alışık olduğumuz çamurlu yollara Tatolar mezrasında da denk geliyoruz. Doğan Bozkan, Tatolara ulaşımın ciddi bir mesele olduğunu söyledi. Bozkan, “Yollar ham yani toprak olduğu için yağmur yağdığı zaman ulaşım felç oluyor. Her taraf çamur oluyor. Yağmadığında da toz oluyor” dedi.

    Bozkan, mezrada mezarlık alanı düzenlemesi ve köy odasının da olmadığını belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Haberimiz ses getirdi: Alevi köyünün yolları yapılmaya başlandı – VİDEO

    Haberimiz ses getirdi: Alevi köyünün yolları yapılmaya başlandı – VİDEO

    PİRHA – Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Alevi köylerinden biri olan Çağlıcaören’de yol çalışmaları dahil birçok hizmet yapılmaya başlandı. ‘Köylülerden taş gibi direniş’ haberimizin ardından köye giden kaymakam, halktan özür dileyip, köyün ihtiyacına göre hizmet etme sözünü verdi. 

    Sivas Kangal ilçesine bağlı bulunan Çağlıcaören Köyü’nde geçen günlerde köylünün rızalığı alınmadan köyde bulunan taşları İl Özel İdaresi görevlileri tarafından götürülmek istenmişti.

    Köylünün bu işe rızalık vermediğini ‘Köylülerden taş gibi direniş’ haberimizle aktarmıştık.

    Yaptığımız haber sonucu Kangal Kaymakamlığı köye ziyarette bulundu. Köylülerden özür dileyen kaymakam, Alevi köylerine hizmet vermek istediğini dile getirdi ve köyün ihtiyaçlarının neler olduğunu belirleyip çalışmalara başladı.

    Köylülerin talepleri doğrultusunda kaymakam ile aralarında rızalığın sağlandığı ifade edildi. Bu doğrultuda köy yolları, köprü ve mezarlık çevresinin yapılmasını talep eden köylüler, bunun karşılığında iki kamyon taş verebileceklerini söyledi. Karşılıklı anlaşmalar sağlandıktan sonra bugün köy yolları yapılmaya başlandı. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyü Yusufoğlan’daki baraj tehdit oluşturuyor-VİDEO

    Alevi köyü Yusufoğlan’daki baraj tehdit oluşturuyor-VİDEO

    PİRHA- Sivas Yıldızeli’ne bağlı Yusufoğlan Köyü’ndeki Güneykaya baraj yapımında sona doğru gelindi. Ancak Alevi köyü olan Yusufoğlan’da yaşayanların ise tedirginlikleri giderek artıyor. PİRHA’ya konuşan Yusufoğlan köylüleri barajda herhangi bir tahribat ve su kaçırma sonucunda köyün su altında kalacağını belirtiler.

    HABERİN VİDEOSU

    Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı en büyük Alevi köylerinden biri Yusufoğlan. 400’den fazla haneden oluşan köyün geçim kaynağı çiftçilik ve tarım. Köyün hemen üstünde bulunan ve 2010 yılında yapılan sulama barajı  Güneykaya ise köydeki tarım ve hayvancılık işlerini azalttığı gibi halkın tedirginliklerini artırmış.

    Sulama projesinin su kaynağını oluşturan Sivas Güneykaya Barajı, Yukarı Kızılırmak havzasının kuzeyinde Yıldızeli İlçesi, Yusufoğlan Köyü, Geçmiş Deresi üzerinde yer alıyor. Temelden yüksekliği 54 metre, depolama hacmi ise 15,5 milyon m3 olan baraj, Yusufoğlan köyünün hemen üstünde bulunuyor. Köylülerin tedirginlikleri ise barajda oluşabilecek bir hasarda köylerinin su altında kalması.

    Yusufoğlan Köyü’nde yaşayanlar kaygılarınıi PİRHA’ya anlattı.

    Mahmut Kaya doğduğundan bu yana Yusufoğlan’da yaşıyor. Göletin köyün yukarısında ve borularının köyün içinde bulunmasının köye zarar verdiğini söyleyen Kaya, şunları dile getirdi:

    “Göletin köyün içinden geçmesinin tehlikesi var. Mesela, patlayabilir. ‘Su sızıntısı oldu’ dediler. Orayı kestiler, yeniden beton doldurdular. Onun için yine de ne olacağı belli değil. Su borularını yerin altından götürdüler. Yalan yanlış gömüp öyle gittiler. ‘Yani köylünün gözü kör’ diyorlar. Biz işimizi yapalım da ne olursa olsun. Denetimli iş yok, bu nedenle bizim zararımıza vatandaşımızın zararınadır.” 

    “ESKİDEN DEĞİRMEN DÖNÜYORDU ŞİMDİ SU YOK”

    Eskiden köyde bulunan değirmen ve akan derelerinin olduğunu söyleyen Kaya, “Şimdi su kesildi, su yok. Bizim köyde değirmen dönüyordu, un öğütülüyordu köylüye ama şimdi kapandı. Onlar kurudu şimdi.  Irmaklarımız kokuyor, çöpleri atıyorlar derelere ama derelerde su yok. Köy susuz kaldı” dedi. Köye hizmetin yapılmadığını söyleyen Kaya, “Kanal borularını üstün körü yapıyorlar. Yol düzleme yok. Bütün hasarı vatandaş görüyor” dedi.

    “BARAJ PATLASA KÖY GİDER”

    Ali Özel de yaz aylarında köye gelip kışın ise İstanbul’a gidiyor. Ama ata toprağı olan köylerinde baraj yapımından tedirginlik duyanlardan. Özel, baraj yapımının önceden muhtara tebliğ edildiğini ancak köylünün duyarsız kaldığını söyledi. Duyarsızlığın sonucu bu barajın yapılmasından hayıflanan Özel, “Baraj yapımına önceden köylünün itirazının olması durumunda belki başka yere kaydırılabilirdi” diye üzüntüsünü dile getirdi.

    Özel, barajın yapılmasının etkilerini ise şöyle anlattı:

    “Baraj yapılmasının kendi arazimize fazla bir faydası yok. Bu baraj patlak, su kaçırıyor diyorlar. Allah göstermesin patlasa köy gider. Umuma araziler gider. Sonra arazilerimiz gitti, tarlalarımız gitti.” 

    İçme suyu konusunda sıkıntılarının olmadığını söyleyen Özel, barajın zararlarını ise şöyle anlattı:

    “İçme suyu konusunda sıkıntımız yok ama bu barajın bize çok zararı oldu. Arazimiz gitti. Halk o kadar para da alamadı. Bize bu parayı teklif etti de biz köylü olarak bunu kaçırdık. Biz bunu önceden kabul etmeseydik, itiraz etseydik biraz daha yüksek paralara satardık. Bazı komşular itiraz etti. Mesela 5 alacağı yere itiraz ettik, bunlar 10 katını aldılar. Bu göletin altında tarlam vardı.”

    “YOLLARIMIZ BOZUK, ARAZİYE GİDEMİYORUZ”

    Yusufoğlan Köyü Muhtarı Hüseyin Çınar ise barajın 6 senedir başladığını söyledi. Baraja ilişkin şunları kaydetti:

    “Şu an yollarımız bozuk, araziye giremiyoruz. Arazide şu anda kanal çalışmaları var, şantiye alanı gibi her taraf. Ekinimizden, yoncalarımızdan zarar gördüğümüz şeyler oluyor. Zarar gördüğümüz şeylerin bazılarından alamadığımız da. İstimlak olan tarlalarımız var. Şimdi istimlak olmadan gidecek yerler de var. Tabi ki bu kanalcıların projelerini çizme hataları da var.”

    Zamanında muhtarların bu projeyi imzaladıklarını söyleyen Hüseyin Çınar, “Köylü tepki gösterse de göstermese de devlet bunu yapacaktı. Onun için illa ki tepkimiz oldu ama faydası da olacak dediler” dedi.

    “PARA GELDİ GEÇTİ, ATADAN KALAN TOPRAKLARIMIZI ALDILAR”

    “Milletin arazisi barajın içinde kaldı, onları istimlak ettiler” diyen Çınar, “Para geldi geçti. Onlar atadan dededen kalanları aldılar. Elimizden kaybolup gitti” ifadelerini kullandı.

    Barajın patlamasından tedirginlik duyan Çınar, “Tepki gösteriyoruz ama şu an ‘patlama riski yok’ diyorlar. Ama ne kadar doğru ne kadar yanlış onu bilmiyoruz. Şimdi Türkiye genelinde deprem hattı var. Bizim köy bile sallandı bundan bir buçuk ay önce. Bu 6-7 şiddetinde olsa bu baraj illa ki bir zarar görür. Bizim köy de zarar görecek”diye konuştu.

    Hüseyin Çınar son olarak barajda su olmadığını, köyün içinden geçen derenin de pislik içinde olduğunu söyledi. Pişmanlık duyduğunu ve bunun zararını da çekeceklerini belirten Çelik, “Ben bunun için de DSİ’ye bir dilekçe verdim, geri dönüşüm hattı istedim. Irmakların içini de zaten yapacaklarını söylediler. İnşallah yaparlar, taşkın koruma onun aşağılarına kanal getireceklerini söylediler. Eğer o kanalı getirirlerse bir nevi eskisi gibi olmasa da temizleriz diye düşünüyoruz” dedi.

    Sevim KAHRAMAN – Semra ACAR

    SİVAS/Yıldızeli 

  • Yusufoğlan Köyü Yayla Şenlikleri Yıldız dağı eteklerinde coşkuyla yapıldı-VİDEO

    Yusufoğlan Köyü Yayla Şenlikleri Yıldız dağı eteklerinde coşkuyla yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Sivas’ta Yıldız dağının eteklerinde 6. düzenlenen Yusufoğlan Köyü Yayla Şenlikleri iki gün boyunca halaylar, türküler, deyişler ve Karakuçak güreş müsabakaları ile devam etti. Şenlikten elde edilen gelir ile daha önceki gibi köy halkının yaşadığı sorunların giderilmesi planlanıyor.

    VİDEO GELECEK…

    Sivas Yıldızeli’ne bağlı Yusufoğlan köyünün gerçekleştirdiği yayla şenlikleri Yıldız dağı eteklerinde bayramın ikinci ve üçüncü gününde coşkuyla gerçekleşti. Yusufoğlu Köyü İstanbul, İzmir, Sivas ve köy derneklerinin organize ettiği 6. Yıldız Dağı şenliklerinde ilk gün dernek yöneticilerinin konuşmaları ve sanatçıların türküleri ile devam etti. İkinci gün ise Karakuçak Güreş müsabakaları yapıldı.

    Şenliğe CHP il ve ilçe yöneticileri, Yusufoğlan Köyü İstanbul, İzmir ve Sivas dernek yöneticileri ve üyeleri ile çevre köylerde yaşayan halk katıldı. Sabahın erken saatlerinde kurdukları çadırlarında kahvaltılarını yapanlar, ateşte çay demleyenler, kurbanlarını kesenler şenlik alanını doldurdu. Gece geç saatlere kadar halayların sürdüğü şenliğin coşkusu iki gün boyunca devam etti.

    “YILDIZ DAĞINDAKİ BİRLİK BERABERLİK SÜRSÜN”

    Sunuculuğunu Programcı Hüseyin Kelleci’nin yaptığı Yıldız dağı yayla şenliğinde konuşan CHP İl Başkanı Ulaş Karasu herkesi selamlayarak, “Biz bu ülkede zenginin değil Pir Sultanın adaletini istiyoruz. Köylünün yolları, atanamayan öğretmenler için adaleti istiyoruz. Biz bu ülkede halay çekip huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz. Yıldız dağının eteklerinde sahnelenen birlik ve beraberliğinin sürmesini istiyoruz” dedi.

    “YOLU DOĞRU OLANIN YÜKÜ AĞIR OLMAZ”

    Yusufoğlan Köyü İstanbul, İzmir ve Sivas köy derneği başkanların da konuşmalarında, kansız, barış dolu bir bayram diledi. Şenliklerinin her yıl daha da coşkuyla sürdüğünü söyleyen başkanlar, “Yolu doğru olanın yükü ağır olmaz. Bu yük altından kalkmak için çaba harcadık. Kenti kültürümüzü korumak için derneklerimizin organizeli çalışması gerekir” sözlerine yer verdi.

     

    DEYİŞLER, TÜRKÜLER, HALAYLAR VE GÜREŞ MÜSABAKASI…

    Konuşmalarının ardından ilk sahne alan İsmail Şimşek dedenin duazı imam ve türküleri ile şenlik başladı. Ardından İbrahim Ulucan ve öğrencileri, Tülay Maciran, Hüseyin Uğurlu, Lokmak, Mehmet Çınar, Ali Çınar, Abidin Çınar, Elif Yalçın Ülger, Elvan Yurt, Abbas Ulucan, Aycan Salman, Kurtuluş Demirgıran, Durmuş Çınar, Yusuf Kalender, Muharrem Ulucan, Mustafa ve Gamze Babatutmaz, Serkan Erdoğan, Aşık Fazlı, Ferdi Kayı sahne aldı. Sanatçıların ardından ise gençlik kollarının hazırladığı sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyonun ardından yakılan ateşler eşliğinde türküler söylenip halaylar çekildi.  İkinci gün ise yine halaylar ile süren şenlik Karakuçak Güreş müsabakaları ile devam etti.

    “ŞENLİK SAYESİNDE EŞ DOSTLA BİR ARAYA GELİYORUZ”

    Şenlik alanında mikrofon uzattığımız köy halkı günler öncesinde kurdukları çadırlarının başında ateşte çaylarını, bayram için kestikleri kurbanlarını pişirirken görüntüledik. Her yıl düzenlenen şenliklerden memnuniyetlerini dile getiren yöre halkı gelenekselleşen Yıldız dağı eteklerindeki bu şenlik ile uzun zaman görüşemediklerini eş dostlarla da bir araya geldiklerini ifade ettiler. Bu şenliğin dayanışmanın iyi bir örneği olduğuna dikkat çeken halk, şenliklerin kendileri için önemine değindiler.

    Sevim KAHRAMAN/Semra Acar

    Sivas/Yıldızeli

  • Sofyan köylüleri: Sekiz yıldır bilmediğimiz suyu içiyoruz-VİDEO

    Sofyan köylüleri: Sekiz yıldır bilmediğimiz suyu içiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Muş Varto’nun Sofyan (Doğançay) köyünde su, alt yapı, yol ve çöp sorunu halkın yaşamını zorlaştırıyor. PİRHA’ya konuşan köylüler bu sorunlarının çözümü konusunda ise herhangi bir çalışma yapılmadığını ifade ediyor. 

    HABERİN VİDEOSU

    Muş Varto’nun Alevi köyü Sofyan’da (Doğançay) yaşayanlar sorunlarını PİRHA’ya anlattı. Sofyan Köyü’nün en büyük sorunlarından biri kanalizasyondaki kirli suyun içme suyunu karışıyor olması. Bu sorun köyde yaşayanların sağlıklarını ciddi bir şekilde etkilediğini söyleyen köylüler son yıllarda artan kanser vakalarını bu kirli suya bağlıyor. Sofya Köyü’nde yaşayanlar ayrıca suyun yanı sıra çöp, alt yapı ve yol gibi birçok sorun da yaşıyor.

    “ÇÖPLER SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUYOR”

    Fatma Doğan, köydeki en büyük sorunlarının su sorunu olduğunu söyleyerek çözüm beklediklerini vurguladı. Doğan köydeki sorunları şöyle anlattı:

    “En belirgin sorunumuz içme suyumuzun pis olması. Suyumuz içilmez hale gelmiş. İçme suyu depomuzun yanında bulunan tuvalet lavabolarının suları ile karıştığı için hastalığa sebep oluyor. Bunlara bir çözümün bulunmasını, su kanallarını değiştirilmesini istiyoruz” dedi.

    Öte yandan köyde çöp sorununun olduğunu ifade eden Fatma Doğan, köyde çöp atacak yerlerinin olmadığını ve bu sebepten dolayı çocuklarının hasta olduğunu söyledi.

    Köyün girişine atılan çöplerin koku yaptığını ve gelen misafirlerin kokudan rahatsız olduğunu kaydeden Doğan, “Cemevinde hayır yemekleri verildiği zaman çöpler, kalan yemekler, plastik tabakları buraya atıyoruz. Bunlar hep koku yapıyor. Misafirlerimiz ve köye gelenler gördüğü zaman rahatsız oluyorlar. Devletin buna el atması gerekiyor. Çöp yerinin yapılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    KÖYDE BAŞTA SU OLMAK ÜZERE PEK ÇOK SORUNU VAR

    Sofyan köyünde bekçi olan Hüseyin Güzel ise köyde kanalizasyon, alt yapı, içme suyu ve çöp sorunlarının olduğunu vurguladı. Yollarının uzun zamandır yapılmadığını, altyapı çalışmasının da olmadığını ifade eden Güzel, mutfak ve banyo sularının içme suyu arkının geçtiği yerlere aktığını ve içme suyuna sızıntılar olduğunu kaydetti. Güzel, ayrıca çöp sorunu yaşadığını belirterek çöplerini derelere akıttıklarını vurguladı.

    Köydeki su kanallarının uzun yıllardır yapılmadığını söyleyen Hüseyin Güzel, “İçme suyumuz köy içinde hiç yapılmadı. Köyün dışında ise en son üç yıl önce yapılmıştı. Ama en büyük sıkıntı köy içinde. Çünkü köy içinde çatlaklıklar çok, sızmalar çok. Bu içme suyunu çok kötü hale getiriyor. Sağlık konusunda çok sıkıntı yaşıyoruz. Onunla ilgili müracaatlarımızın olmasına rağmen herhangi bir çalışma yok. Başka suyumuz olmadığı için mecburen içiyoruz. Aslında dağdan gelen suyumuz çok temiz ama köy içinde bozuluyor. Köy içinde içme suyu boruları arklarından geçiyor, o arkların içinde de köylülerin banyo suları o arkın içine akıyor” diye konuştu.

    “KÖYDEKİ KANSERLERİN YÜZDE 80’İNİ SUYA BAĞLIYORUZ”

    Köydeki suyun ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu belirten Güzel, “Mide bulantısı, baş dönmesi gibi sağlık sorunları oluyor. Bu sağlık sorunlarının yüzde 80 suya bağlıyoruz. Öte yandan köyde kanser vakaları da oluyor, bunu da suya bağlıyoruz” dedi.

    Dağdan gelen suyun tahlilinin Ankara’da yapıldığını ancak köyün içindeki suyun tahlil edilmediğini kaydeden Hüseyin Güzel, “Suyu tahlil edilmeyi bir yana bırakalım değişsin diye müracaatta bulunuyoruz. Tahlil edeceğiz tamam ama sıkıntılı. Tek çözümünün ise su şebekesinin yenilenmesi” ifadelerini kullandı.

    Su şebekesinin yenilenmesi için müracaatını sekiz yıldır yaptıklarını ancak hala bir cevap alamadıklarını söyleyen Güzel, “Sekiz yıldır bilmediğimiz suyu içiyoruz”  diyerek hükümetten köylerine hizmet vermesini beklediğini söyledi.

    “KÖYÜN NÜFUSU KALABALIK OLDUĞU İÇİN SU YETERSİZ KALIYOR”

    Nursimen Gündüz de evine yakın bir yere dökülen çöplerden duyduğu rahatsızlığı şöyle anlatıyor:

    “Geçen yıl benim torunlarım gelmişti köye. Kokudan burnunu tutup, ‘nene bu ne kokudur’ diyordu. Köye gelenlerin hepsi kokudan rahatsız oluyor. Buraya atılan çöpler, poşetler sabah kalktığımızda kapımızda oluyor. Çözüm olarak bir çukur kazılıp içine atılabilir ya da herkes kapısında çöplerini yakıp tozunu getirip atsa sorun olmayacak. İzmir’den gelenler bile oradan getirdikleri çöplerini getirip buraya atıyor. Yaksalar sorun olmayacak” dedi. Öte yandan su sorunlarının olduğunu ifade eden Gündüz, nüfusun kalabalık olmasından dolayı suyun yetersiz olduğunu belirtti.

    Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR -VARTO

    Fatma Dogan Nursimen Gunduz Huseyin Guzel

     

  • Varto’nun en büyük cemevinin piri Hurustan: Topluma iyi hizmet vermeye çalışıyoruz-VİDEO

    Varto’nun en büyük cemevinin piri Hurustan: Topluma iyi hizmet vermeye çalışıyoruz-VİDEO

    PİRHA – Varto Muş Sofyan (Doğanca) Köyü’nde 2015 yılında yapılan cemevinde tüm hizmetler görülüyor, aşure lokmaları herkesin bir araya gelmesiyle veriliyor. Baba Mansur Ocağı Piri ve Pir Seyit Nesimi’nin torunu Hakkı Hurustan, cemevinin kuruluş aşamasını ve sonrası PİRHA’ya anlattı.

    Haberin Videosu

    2015 Yılında Muş Varto Sofyan Köyü’nde yapılan cemevini PİRHA olarak ziyaret ettik.

    Varto’da bulunan en büyük ve ikinci cemevi. Sofyan Derneği’nde alınan karar doğrultusunda yapılan cemevi iki katlı olup, mutfak, cem salonu, dede odası, kütüphane, oturma salonu ve yemekhaneden oluşuyor. Yaz aylarında köye gelen Baba Mansur Ocağı Piri ve Pir Seyit Nesimi’nin torunu Hakkı Hurustan ile konuşuyoruz. 1944 doğumlu Hakkı Hurustan cemevinin kuruluş aşamasını ve sonrası anlattı.

    2012-2013 yılları arasında Sofyan Derneğinde cemevi yapımı için karar aldıklarını söyleyen Pir Hurustan, Yapılan görüşmelerle 2013 yılında yapımına başladık. 2015 yılında da cemevi inşaatını tamamladık. Bu aşamaya bütün derneğin, köylünün katkılarıyla ve bütün toplumun lokmalarıyla bu aşamaya getirdik. Şimdi de burada gerekli hizmetleri yerine getirmeye çalışıyoruz” dedi.

    “BÜTÜN KÖYLÜLER CEMEVİNE SAHİP ÇIKIYOR”

    Altı kişilik bir yönetimi olan cemevinin yöneticiliğini ve dedeliğini de yapan Pir Hurustan, “Bütün köylüler olarak buraya sahip çıktıklarını, hizmetleri yerine getirmeye çalıştıklarını aktardı. Cemevinde her türlü hizmet yaptıklarını söyleyen Pir Hurustan, “Cemevini elimizden geldiği kadarıyla açık tutmaya çalışıyoruz. Yaz aylarında mezar kaldırma zamanı bütün köylüler hayır yemeklerini burada pişirip paylaşımda bulunuyor. Özel olarak matem aylarında cemevini açık tutuyoruz. Orucumuzu burada hep beraber açıyoruz. Toplumla muhabbet edip saz çalıyor, yol-erkan üzerinde yorumlar yapıyoruz. Aşure ve muharrem lokmalarımızı burada herkesle bir araya gelerek veriyoruz” diye konuştu.

    Son olarak cemevinin bazı eksiklerinin olduğunu dile getiren Pir Hurustan, “Cemevinde Bazı eksiklerimiz var. Mesela dışarıda üçlü çeşmemiz var ama hala yapılmadı. Bunun dışında bazı ufak tefek  eksiklerimiz var onları da tamamlayıp topluma iyi bir hizmet vermeye çalışacağız” diye konuştu.

  • Erzurum Gümüşlü Köyü’nde dayanışmayla cemevi yapılıyor

    Erzurum Gümüşlü Köyü’nde dayanışmayla cemevi yapılıyor

    PİRHA-Erzurum’un Tekman ilçesinde bulunan 400 yıllık tarihi Gümüşlü Köyü Derneği’nin üç yıl önce hazırlayıp tamamladığı cemevi projesi hayata geçti. Dayanışma ile yapılan cemevi 25 Haziran Pazar günü temel atma töreni gerçekleşecek. 

    HABERİN VİDEOSU

    Erzurum Tekman ilçesinde bulunan ve Alevi köyünden biri olan Gümüşlü Köyü’nde dayanışma ile cemevi yapılıyor. Gümüşlü Köyü Derneği yöneticisi Kemal Genç cemevi yapımını PİRHA‘ya anlattı.

    Yaklaşık 300 yıllık bir köy olan Gümüşlü’de yaşayan Kemal Genç, Gümüşlü Köyü Derneği olarak köylerinde eksik buldukları cemevini yapmak istediklerini ifade etti.

    “KÖYÜMÜZDE CEMEVİ İHTİYAÇTI”

    Üç yıl önce cemevi projesini gerçekleştirdiklerini söyleyen Genç, “Köyümüzde cemevi bir ihtiyaçtı. Biz Ehlibeyt evladı olarak ölümüzü cemevinde uğurlamayı, hayrımızı cemevinde vermeyi istiyoruz” dedi.

    “Alevi olduğumuz için hep ikinci plandayız. Alevi toplumunda camilere karşı hiçbir zaman onayımız olmadı” diyen Genç bu nedenle köylerinde cemevi yapımını istediklerini söyledi.

    Cemevinin dayanışmayla yapılan bir proje olduğunu ifade eden Genç, Cemevi yapımına köylülerinin, çevre köylülerin ve Alevi toplumunun katkısı olduğunu belirtti.

    TEMEL ATMA TÖRENİ 25 HAZİRAN’DA 

    Destek çağrısı yapan Gümüşlü Köyü Derneği yöneticisi Kemal Genç, “Çevremizde işverenler ve aydınların katkılarını bekliyoruz. 25 Haziran’da yapılacak temel atma törenine herkesi bekliyoruz” dedi.

    Genç, Türkiye’de Alevilerin ibadethaneleri olan cemevlerinin yasal statüye hala kavuşturulmadığını, Alevi çocuklarına yönelik zorunlu din dersi dayatmasının sürdüğünü belirtti. Genç,”Günümüz siyasetine baktığımız zaman zaten Aleviler ve aydınlar olarak ikinci kısımda kalıyoruz. Zaten cemevlerimize hiçbir zaman ibadethane olarak hak tanınmadı. Biz Aleviler olarak tabi ki ibadetimiz onlara göre daha başkadır” ifadelerini kullandı.

    “GÜNÜMÜZDE HER ŞEY SİYASETTEN GEÇİYOR”

    Günümüzde her şeyin siyasetten geçtiğini söyleyen Genç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün bir Avrupa ülkesi değilsin ki Ortadoğu ülkesisin. Eğer Avrupa ülkesi olsan zaten orada insan hakları var. Bizler köylüler olarak elimizden bir şey gelmiyor, başımızdakiler bunlara sahip çıkmıyorsa bizim için bir hak tanınmıyorsa veya hakkımızı savunmuyorlarsa sadece seçimden seçime tanınıyorsa biz vatandaş olarak ne yapabiliriz. Yani birey olarak değil siyasi olarak bir araya geldiği zaman bu sorun çözülür”

     

    Semra ACAR/Sevim KAHRAMAN

    ERZURUM/TEKMAN