Etiket: anma

  • ‘Alevi kırımı Çorum Katliamı’na ‘olaylar’ demek hakikatin çarpıtılmasıdır’-VİDEO

    ‘Alevi kırımı Çorum Katliamı’na ‘olaylar’ demek hakikatin çarpıtılmasıdır’-VİDEO

     PİRHA-DAD Ankara ve Mamak şubeleri Çorum Katliamı’nda yaşamını yitiren canları anmak için bir etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinliklerde yapılan konuşmalarda Çorum Katliamı ile yüzleşilmesi ve katillerin açığa çıkartılıp yargılanması gerektiği vurgulandı.

    Haberin Videosu

    Demokratik Alevi Derneği Ankara ve Mamak şubeleri 37 yıl önce Çorum Katliamı’nda yaşamını yitiren canları anmak için bir etkinlik düzenledi. DAD Ankara Şubesi’nin düzenlediği etkinlik çerağların yakılmasıyla başladı ve ardından dara duruldu.

    “NEREDEYSE HER GÜNE BİR KATLİAM”

    Etkinlikte Basın metnini okuyan DAD Ankara Şube Sekreteri Mustafa Karabudak, “Neredeyse her güne bir katliam adının yazıldığı coğrafyamızda, takvimler bugün de Çorum Katliamı’nı not düştü. Selçuklulardan günümüze insanlığa düşman nehak iktidarlar, her seferinde bir bahane bulup Alevileri katletmişlerdir. 27 Mayıs 1980’de Gün Sazak’ın öldürülmesini bahane eden sivil faşistler, sokağa inip Çorum’da halka saldırmış ve katliamın başlamasına sebep olmuşlardır” şeklinde konuştu.

    “DEVLET GÖZ YUMMUŞ, KATİLLERE KOL KANAT GERMİŞTİR”

    Çorum halkının saldırılara 1 Temmuz’a kadar yer yer direnerek cevap verdiğini belirten Karabudak, 2 Temmuz’da ilan edilen sokağa çıkma yasağına rağmen faşist çetelerin Alevileri ve solcuları katletmek için bir sürek avı başlattıklarını kaydetti. Karabudak “Devlet 4 Temmuz da sokağa çıkma yasağını kaldırmış olsa da, TRT’nin Milönü Mahallesi’nde bulunan Alaaddin Camisinin bombalandığı ve kurşunlandığı şeklinde yalan haberinden sonra cuma namazından çıkan kışkırtılmış lümpen kalabalıklar, sivil faşistlerin önderliğinde Çorum merkez ve ilçelerinde saldırıya geçmişlerdir. Devlet tüm olanlara göz yummuş, her zaman olduğu gibi katillere kol kanat germiştir”diye konuştu.

    “ALEVİLERİN KIRIMINA DÖNÜŞEN BİR KATLİAM”

    10 Temmuz’da olaylar sonlandığında 57 canın Hakka yürüdüğünü, 300’e yakın canın yaralandığını, 300’e yakın ev ve iş yerinin tahrip edildiğini vurgulayan Karabudak, “Çorum katliamına Çorum olayları demek hakikatin çarpıtılmasıdır. Çünkü 1980 yılında Çorum’da yaşananlar düpedüz devlet gözetiminde bir katliamdır. 1980 yılının Mayıs ayında başlayıp Temmuz ayına kadar devam eden ve Alevi kırımına dönüşen bir katliamdır” dedi.

    “KABA BİR ASİMİLASYON SÜRECİNE İTİLMİŞLERDİR”

    Her katliamda olduğu gibi Çorum Katliamı’nda da Alevilerin fiziksel, kültürel, ekonomik soykırım sürecine tabi tutularak evlerinden, yaşam alanlarından koparıldığının altını çizen Karabudak, “Yaşam alanlarını terk etmek zorunda bırakılan bu kitleler sığındıkları yerlerde inançlarından, dillerinden, kültürlerinden koparılarak, kaba bir asimilasyon sürecine itilmişlerdir. Her katliam sonrası Aleviler hem canlarını, hem mallarını, hem de inançlarını kaybetmeyle yüz yüze kalmışlardır. Devlet her katliam sonrası demografik yapıyla oynamış, bu bölgelerde Türk İslam sentezi çerçevesinde Sünnileştirme projesi hayata geçirilmiştir. Bu gün Ortaca, Maraş, Sivas, Malatya ve Çorum Alevilerden arındırılmıştır” şeklinde ifade etti.

    Karabudak’ın konuşmasının ardından katliama ilişkin bir sinevizyon gösterimi yapıldı, lokmalar dağıtıldı ve deyişler okunarak etkinlik sona erdirildi.

    “BUĞDAY TARLALARINDAN CESETLER TOPLANDI”

    DAD Mamak Şubesinde de Çorum Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar anılarak çerağlar yakıldı, deyişler okundu. Etkinlikte yapılan konuşmada Çorum katliamı ve benzeri Alevi katliamları kınanarak şu ifadelere yer verildi:

    “Çorum Katliamı’nın fitili Ankara’da MHP Genel Başkanı Gün Sazak’ın vurulmasıyla ateşlenir. Sonrasında MHP’li ülkücüler sokaklara dökülür. Alevilerin camileri yaktığı söylentileri yayılmaya başlar. 28 Mayıs günü Çorum’un en işlek caddelerinde faşistler terör estirir. Alevi, solcu esnaflar dövülür, iş yerleri yağmalanır. Katliam sırasında buğday tarlalarında hamile kadınların, gençlerin, yaşlıların elleri, kolları bağlı şekilde işkence edilmiş cesetleri toplandı bir bir. Tüm bunlara rağmen Çorum halkı devrimcilerle omuz omuza vererek büyük bir direnişin altına imza attı. DAD olarak kimlikleri ve inançları yüzünden katledilen tüm canlarımızı anarken, devletin hak ve hakikati araştırmasını, tarihiyle yüzleşmesini, katillerin açığa çıkarılıp yargılanması talebimizi yineliyoruz.”

    Cebrail ASLAN/ ANKARA

  • Seyyid Garip Musa Sultan Kültür ve Tanıtma Derneği anma etkinliği düzenliyor

    Seyyid Garip Musa Sultan Kültür ve Tanıtma Derneği anma etkinliği düzenliyor

    PİRHA-Seyyid Garip Musa Sultan Kültür ve Tanıtma Derneği kültür ve anma etkinliği düzenliyor. 

    Seyyid Garip Musa Sultan Kültür ve Tanıtma Derneği, kültür ve anma etkinliklerinin bu yıl 10’uncusunu düzenliyor.

    1 Temmuz Cumartesi günü yapılacak olan anma etkinliği Sivas’in Divriği ilçesine bağlı Güneş Köyü üstünde bulunan Seyyid Garip Musa Sultan türbesinde gerçekleştirilecek.

     

  • Mehmet Ayvalıtaş anmasında baba Ayvalıtaş’tan mesaj: Karanlıkta umut her zaman var

    Mehmet Ayvalıtaş anmasında baba Ayvalıtaş’tan mesaj: Karanlıkta umut her zaman var

    Gezi eylemleri sırasında İstanbul Ümraniye’de aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş, ölümünün 4’üncü yılında yürüyüşle anıldı. Baba Ali Ayvalıtaş, bu kadar karanlıkta umudun her zaman var olduğunu belirtti.

    Gezi eylemleri sırasında İstanbul’un Ümraniye ilçesine bağlı 1 Mayıs mahallesinde araba çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş, yaşamını yitirdiği yerde düzenlenen yürüyüşle anıldı. Mahallede bulunan Pir Sultan Abdal Cemevi’nde verilen yemeğin ardından cemevi önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, Ayvalıtaş’ın yaşamını yitirdiği yere yürüyüşe geçti.

    “Gezi şehitleri ölümsüzdür” pankartının açıldığı yürüyüşte, Gezi Direnişi’nde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşınırken, sık sık “Mehmet Ayvalıtaş ölümsüzdür”, “Ya adalet ya kıyamet”, “Mehmet yoldaş yaşıyor direniş sürüyor” ve “Mehmet’in hesabı sorulacak” sloganları atıldı.

    “UMUT HER ZAMAN VARDIR”  

    Yürüyüşün ardından saygı duruşunda bulunuldu. Ardından konuşan Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, “Hepiniz bir Mehmet’siniz” diyerek sözlerine başladı. Gezi eylemlerinde yaşamlarını yitirenlerin adlarını sayarak konuşmasına devam eden Ayvalıtaş, kitleye “Adalat var mı? Adalet alacak mıyız?” diye sordu. Yurttaşlardan, “Adalet yok” ve “Adalet alacağız” yanıtını alan baba Ayvalıtaş, “Bizim çocuklarımız halk için öldü. Onlar onur, şeref oldular. İnsanlarımız o dönem evinde Hz. Ali’nin fotoğraflarını evlerinde bulundurdukları için tutuklandılar. Bu kadar karanlıkta umut her zaman vardır. Umudun içinden ışık çıkacak, karanlık aydınlığa çıkacak ve zulüm edenler bu ışığın içinde boğulacak” dedi.

     

  • Nazım Hikmet, Ahmet Arif ve Gezi eylemlerinde yaşamını yitirenler unutulmadı-video

    Nazım Hikmet, Ahmet Arif ve Gezi eylemlerinde yaşamını yitirenler unutulmadı-video

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, “OHAL kaldırılsın, KHK’ler iptal edilsin” diyerek oturma eylemi gerçekleştirdi. Nazım Hikmet, Ahmet Arif ve Gezi eylemlerinde yaşamını yitirenler unutulmadı.

    KESK bileşeni üyeler ve demokratik kitle örgütü temsilcileri “İşimizi geri istiyoruz, Semih Özakça ve Nuriye Gülmen serbest bırakılsın” pankartıyla özgür çocuk parkında bir araya gelerek basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi.

    Eylem öncesi kısa bir açıklama yapan SES şube başkanı Yılmaz Bozkurt, ülkeyi yönetenlerin kamu emekçilerin sesine kulak vermediğini belirterek, Nuriye Gülman ve Semih Özakça’nın cezaevinden gönderdiği mektubu okudu.

    KESK Şubeler Platformu dönem sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Mersin Şube Başkanı Canan Solak da, Gezi Parkı direnişinin 4. yılı olduğuna dikkat çekerek, “Gezi ilk günkü coşkusuyla devam ediyor” dedi.

    Basın metnini okuyan Canan, 15 Temmuz sonrasında çok sayıda emekçinin haksız yere işten atıldığını belirterek, “KESK olarak diyoruz ki, OHAL bir an önce kaldırılsın. KHK’ler iptal edilsin. Ekmeği ve onuru için açlık grevindeyken tutuklanan, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça derhal serbest bırakılsın” dedi.

    Canan’ın ardından Ali Diyaroğlu adlı öğretmen Haziran ayında hakka uğurlanan Nazım Hikmet ve Ahmet Arif’ten şiirler okudu.

    Diren Keser/MERSİN

  • Valilik ertelemesini Aleviler dinlemedi; yüzlerce kişi Aziz Dede’yi andı-VİDEO

    Valilik ertelemesini Aleviler dinlemedi; yüzlerce kişi Aziz Dede’yi andı-VİDEO

    PİRHA-Her yıl geleneksel olarak yapılan Aziz Dede anma etkinliklerinin bu yıl OHAL gerekçe gösterilerek ileri bir tarihe ertelenmesine rağmen yüzlerce Alevi yurttaş deyişler söyleyerek semahlar dönerek Aziz Dede’yi andı.

    Adıyaman’da her yıl geleneksel olarak düzenlenen Aziz Dede anma etkinliğinin OHAL nedeniyle ertelenmesine rağmen yüzlerce yurttaş Yedi Oluk (Şeğmir) köyünde bulunan Aziz Dede Türbesi’ni ziyaret etti.

    Türbeye ziyarete gelen Aleviler Aziz dedeye adadıkları kurbanlarını keserek lokmalarını dağıttı. Aziz Dede Türbesi’nde deyişler söyleyip semahlar dönen yurttaşlar, Aziz Dede’yi ölümünün, 51. yılında andılar.

    “ERTELEMEYE RAĞMEN ALEVİ CANLAR AZİZ DEDE TÜRBESİ’Nİ ZİYARET ETTİ”

    Aziz Dede anma etkinliklerinin OHAL gerekçe gösterilerek ileri bir tarihe ertelenmesini Aziz Dede’nin torunu Ağuçan evladı Hüseyin Güzel PİRHA’ ya değerlendirdi.

    “Adıyaman Valiliği, güvenliği  sağlamayacaklarından dolayı bu ayda yapılacak olan bütün etkinlikleri OHAL gerekçesi ile ileri tarihlere erteledi” diyen Hüseyin Güzel, “Bizler de bu nedenle her yıl yaptığımız Aziz Dede anmasını ertelemek zorunda kaldık. Ancak bütün engelleme ve ertelemeye rağmen Aziz Dede’ye bağlı olan talipleri Alevi canlar, Pazar günü Aziz Dede türbesini ziyaret etti. Kurbanlarını keserek ve semahlar dönerek Pirini andı” dedi.

    Yaşanan süreç ile ilgilide değerlendirmelerde bulunan Güzel, “ Ülke olarak çok zor günlerden geçiyoruz. Bu yaşanan baskı politikalarına karşı Aleviler birlik olup mücadele etmelidir” dedi.
    HABERİN VİDEOSU:

    Mustafa Yüksel/ADIYAMAN

  • Polisin cemevi bahçesinde öldürdüğü Uğur Kurt’u anmaya çağrı

    Polisin cemevi bahçesinde öldürdüğü Uğur Kurt’u anmaya çağrı

    PİRHA- Uğur Kurt, polis kurşunuyla öldürülüşünün 3. yılında İstanbul Okmeydanı Cemevinde 22 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de anılacak. Aleviler anmaya katılım çağrısı yaptı. 

    Üç yıl önce İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde katıldığı bir cenazede polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt, ölümünün 3. yılında 22 Mayıs Pazartesi günü cemevinde anılacak.

    Uğur Kurt’u anmasına Aleviler duyarlılık ve katılım çağrısı yaptı.

    Anmayı facebook hesabından duyuran Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, “Ülkemizde adaletsizce verilen kararların tekrarlanmaması için Okmeydanı Cemevi’nde buluşuyoruz diyerek Uğur Kurt için adalet istedi.


    Zeynel Şahin

    Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat da, polis tarafından cemevinin bahçesinde başından vurularak katledilen Uğur Kurt canımız için Okmeydanı cemevinde buluşuyoruz” duyurusunu yaptı.


    Pir Celal Fırat

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı – Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Eğitim Sekreteri Aydın Deniz ise “İbadethanede öldürülmenin bedeli 12.100 TL ise biz hem Uğur Kurt’a hem de davamıza sahip çıkıyoruz. Sen de yarın gel davana sahip çık” dedi.


    Aydın Deniz

    NE OLMUŞTU?

    Uğur Kurt, 3 yıl önce Okmeydanı Cemevi’nde katıldığı bir cenazede polis kurşunuyla öldürülmüştü. Mahkeme sürecinde hiçbir duruşmaya katılmayan sanık polise yargı ceza indirimi uygulamıştı. En son sanık polise 1 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş ve bu ceza para cezasına çevrilmişti. Verilen cezanın yeterli olmadığını düşünen Alevi kurumları, Uğur Kurt’un avukatları ve ailesi yaptıkları basın açıklamalarıyla tepki göstermişlerdi.

    Dava devam ederken Uğur Kurt’un babası ve annesi kanser hastalığına yakalandı. Annesi “Bu devlet bir kişinin katili değil, üç kişinin katili” sözleriyle bir ailenin adaletsizlik yüzünden nasıl yok olduğunu anlatmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gözaltında kaybedilişlerinin 22. yılında Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak bugün anılıyor

    Gözaltında kaybedilişlerinin 22. yılında Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak bugün anılıyor

    PİRHA- 22 yıl önce gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak için bugün saat 12.00’de Gazi Cemevinde ve mezarları başında anılacaklar. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon 1995 yılında gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak’ı bugün saat 12.00’de Gazi Cemevinde anacaklarını duyurdu.

    İHD İstanbul Şubesi yaptığı yazılı açıklamada Rıdvan Karakoç’un 15 Şubat 1995 günü, Hasan Ocak’ın da 21 Mart  1995 günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi tarafından gözaltına alındığını belirtti. Açıklamada gözaltına alındıkları inkar edilen Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak’ın  ağır işkence izlerini taşıyan bedenleri Beykoz Buzhane köyündeki ormanlık  alana atıldığı ve tüm resmi makamlardan geçirilerek gizlice Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’na defnedildiği bilgileri verildi.
    Ayrıca açıklamada şu ifadeler yer aldı: Devletin tüm engellemelerine  karşı,  aylar süren ısrarlı bir arayışın sonunda “kimliği meçhul kişi”  olarak  gömüldükleri yerler tespit edildi. Buradan alınan bedenleri törenle  Gazi Mezarlığı’nda defnedildi. (HABER MERKEZİ)
  • Mersin’de yöre dernekleri Aşık Mahzuni Şerif’i anacak

    Mersin’de yöre dernekleri Aşık Mahzuni Şerif’i anacak

    PİRHA- 17 Mayıs 2002’de Almanya’da yaşamını yitiren halk ozanı Mahzuni Şerif, hakka uğurlanışının 15. yıldönümünde Mersin’de 27 yöre derneğinin ortak düzenleneceği bir etkinlik ile anılacak.

    ”Dünya tembellerin, haksızların değil, çalışanların, haklıların olmalıdır” diyen ve insanlığa yüzlerce eser ve onurlu bir yaşam bırakan Mahzuni Şerif hakka uğurlanışının ardından unutulmadı. Mersin’de bir araya gelen 27 yöre derneği, Mahzuni Şerifi anmak için Yenişehir belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde etkinlik düzenleyecek.

    17 Mayıs Çarşamba saat 19:30’da başlayacak anmada, Erhan Toprak ve Hüseyin Uğurlu, Yılmaz Çolak, Cumali Genç ve Bülent Gören sahne alacak. Tüm Mahzuni severleri etkinliğe davet eden tertip komitesi, Mahzuni Şerif gibi değerlerin unutulmaması için katılımın önemli olduğunu ifade etti.

    Diren Keser/MERSİN

  • ‘Mahsuni Baba tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır‘ VİDEO

    ‘Mahsuni Baba tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır‘ VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği’ne bağlı Cemevi, Mayıs ayında idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ve ölüm yıldönümünde Mahsuni Şerif’i anma etkinliği düzenledi.

    Haberin Videosu



    Cemevi salonunda başkan Mehmet Bozkurt’un misafirleri selamlaması ile başlayan panelde Mayıs ayında idam edilen üç fidan ve ölüm yıldönümünde Mahsuni Şerif, cemevi kadın korosunun seslendirdiği türküler ve deyişlerlerle anıldı.

    Birçok Alevi kurum temsilcisi ve yurttaşların katıldığı panelde Mahsuni Şerif, Deniz Gezmiş ve bir devrimci önderin resimlerinin olduğu slayt gösterimi büyük ilgi topladı. Panele konuşmacı olarak katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önceki dönem başkanlarından Kemal Bülbül, “ Mahsuni Baba deyişleri ve nefesleriyle tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır“ dedi.

    MAHSUNİ BABA HAK VE HAKİKAT AŞIĞIDIR

    Sözlerini hakikat yolunda yaşamını yitirenleri anarak başlayan ve Mahsuni Şerif’in Türkiye halklarına eşit bir nazarda bakmayı kendine ilke edindiğini belirten Kemal Bülbül, “Mahsuni Baba için ozan diyorlar. Ozan tanımı Alevi dilinde yoktur. Mahsuni Baba hakkın ve hakikatın aşığıdır. Söylediği türkülerde, deyiş ve neferslerde bunu çok açık görüyoruz. Davut Sulari’nin sesinden, Aşık Veysel’in gözleri görmemesine rağmen hakikati olan vakıflığından ve Pir Sultan’ın çağlar ötesinden hakikatçi olmasından etkilendiğini söylemiştir“ diye dile getirdi.

    DENİZ GEZMİŞ’E YAZDIĞI TÜRKÜ MAHKEMELİKTİR

    Mahsuni Şerif’i yetiştiren durumların içerisinde bulunduğu sosyal, kültürel, coğrafik ve ekonomik koşulların olduğunu söyleyen Bülbül, şunları ifade etti:

    “Bir aşık ve sadığı, bir halk önderini, içerisinde bulunduğu koşullar yetiştirir. 1970’li yıllarda Deniz Gezmiş’ler için idam cezası verildiğinde o dönemin Başbakanı Nihat Erim için, ‘Erim Erim Eriyesin‘ şeklinde bir türkü seslendirmiş ve bunun için mahkemelere düşmüştür. Başbakan Nihat Erim bir aşığın politikacı veya başbakan hakkında türkü besteleyebileceğini, söyleyebileceğini ifade etmiş ancak o şekilde ceza almaktan kurtulmuştur.”

    ELBİSTAN KONSERİNDE KATLİAM YAPILMAK İSTENDİ

    Mahsuni Şerif’in birçok sefer kovuşturmalara, gözaltılara, hapislere, işkencelere maruz kaldığı belirten Bülbül,”Cumhuriyet tarihinde Alevi katliamlarından bir tanesi Mahsuni Baba’nın Elbistan konserinden gerçekleştirilmek istenmiştir. Mahsuni Baba 1967 yılında Elbistan’da bir konser verecektir. Bir ırkçı, güruh konsere saldırır ve Mahsuni Babayı bir köye kaçırırlar ve orada dinleyen seyirciler üzerinden bir Madımak provası yapılır.” diye vurguladı.

    FAŞİZMİN DORUĞA ÇIKTI YERDE ORTAK MÜCADELE

    Farklı halklar, inançlar, diller ve renklerin eşit görülmesi gerektiğine dikkat çeken Bülbül,”Herkes kendini nasıl ifade ediyorda Çingeneler, Ermeniler, Lazlar ve Kürtleri kardeş bileceğiz. Hepsi ile birlikte eşitliği, özgürlüğü, beraberliği ortak Türkiye için mücadele edeceğiz. Hem bugünlerde, hemde iktidarın kendini böylesine dayattığı, ırkçılık ve faşizmi böylesine doruğa çıkardığı bir dönemde daha fazla mücadele edeceğiz” dedi.
    Panel İzmir Müzisyenler Derneği’nin müzisyenlerin seslendirdiği parçalar ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

      

  • 301 madenci İstanbul’da anıldı

    301 madenci İstanbul’da anıldı

    HABER MERKEZİ Soma katliamında yaşamını yitiren 301 maden işçisi, katledilişlerinin 3’üncü yılında birçok merkezde olduğu gibi İstanbul’da da anıldı.

    HABERİN VİDEOSU


    DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul Koordinasyon Kurulu ve TTB İstanbul Tabip Odası, Soma katliamının üçüncü yılında yaptığı basın açıklaması ile katliamda yaşamını yitiren 301 işçiyi andı. Beyoğlu Tünel’de yapılan açıklamada, “Soma’yı unutmadık, unutmayacağız” pankartı açılırken, “Soma 301 can, iş kazası değil, cinayet”, “Esaret düzenini işçi cinayetlerini durduracağız” ve “Unutma affetme” dövizleri taşındı. Yurttaşların karanfil taşıdığı eyleme, HDP, HDK, CHP, Halkevleri ve çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü ile dernek yöneticileri de destek verdi.

    İş cinayetlerinde ve Soma katliamında yaşamını yitirenler anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ardından dört kurum adına açıklama yapan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Adil Çiftçi, Soma katliamında yaşamını yitirenleri anarak, “Bu büyük acıyı unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz” dedi. Çiftçi, Soma davası faillerinin yargılandığı davaya dikkat çekerek, “Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizememektedir” diye konuştu.

    “TÜRKİYE İŞ CİNAYETLERİNDE AVRUPA BİRİNCİSİ”

    Türkiye’nin iş cinayetleri, işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci, dünyada ise üçüncü sırada yer aldığını hatırlattı. Var olan tablonun AKP’nin iktidara gelmesi ile daha vahim bir hal aldığını dile getiren Çiftçi, “Bu facia hem madencilik hem de işçi sağlığı ve güvenliği alanında son 15 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen özelleştirme, piyasalaştırma ve taşeronlaştırma politikalarının bir sonucudur” ifadesinde bulundu.

    “ÖFKE DİNMEYECEK”

    Türkiye’de madenlerde emekçilerin her geçen gün daha çok iş cinayetine kurban gittiğini vurgulayan Çiftçi, “Soma’dan bugüne değişen bir şey yok, bizlerin öfkesi de acısı da taze. Çünkü esas sorumlular hesap vermekten kaçmaktadır. Sorumlular hesap vermeden; babalarını, eşlerini, kardeşlerini, evlatlarını kaybedenlerin yüreği soğutacak adımlar atılmadan bizlerin öfkesi de dinmeyecek, yüreği de soğumayacak” dedi. Açıklama, sloganlarla son buldu.

     

  • İzmir Alevi Kültür Derneği Cemevinden Üç Fidan ve Mahsuni anması

    İzmir Alevi Kültür Derneği Cemevinden Üç Fidan ve Mahsuni anması

    İzmir Alevi Kültür Derneği Cemevi, 6 Mayıs’ta idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ve 17 Mayıs’ta ölüm yıldönümü olan Ozan Mahsuni Şerif’i anma etkinliği düzenliyor.

    Cemevinde 13 Mayıs’ta gerçekleşecek olan anma ve konferans etkinliğine panelist olarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) önceki dönem başkanların Yazar Kemal Bülbül’ün yanı sıra İzmir Müzisyenler Derneği’nden Grup Günebakan ve Cemevi Kadın Korosu Mahsuni ezgileri ile katılacak.

    Anma ve konferans tarihi şöyle;

    Tarih: 13/05/2017

    Saat: 18:00

    Yer:İzmir Alevi Kültür Derneği / Yamanlar Cemevi

  • Gezmiş, Aslan ve İnan İzmir’de anıldı

    Gezmiş, Aslan ve İnan İzmir’de anıldı

    PİRHA – 68 kuşağı devrimci gençlik hareketinin sembollerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 45. yılında İzmir’de kitlesel bir eylemle anıldı.

    İdam edilişlerinin 45’inci yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan İzmir’de anıldı. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişindeki anmaya, HDP ,Emek Partisi ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanında çok sayıda yurttas katıldı. Üzerinde Gezmiş, Aslan ve İnan’ın fotoğrafları bulunan “Bağımsız, Demokrasi ve Sosyalizm için İşçi Sınıfının Yolundayız” pankartı taşınan açıklamada sık sık “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” ve “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadeleniz” sloganları atıldı. Ayrıca Ankara’daki barış mitingine yapılan bombalı saldırıda yaşamını yitiren Tarım Orkam Sen İzmir Şubesi yönetim kurulu üyesi Mesut Mak’ın da fotoğrafları taşındı.

    Anmada bulunan kitle adına basın açıklamasını yapan Emek Gençliği üyesi Enes Gökmen, Denizlerin devrim ve sosyalizm mücadelesinin aydınlık yüzleri olduğunu belirterek, o günlerden bugünlere kapitalist sistemin yamalı düzeninin işçileri, emekçileri sömürmeye devam ettiğini söyledi. OHAL, baskı ve hak ihlallerine karşı yılmadıklarını ve buna cevap olarak 1 Mayıs’ın coşkuyla kutlandığına dikkat çeken Gökmen, “Her şey tek sese dönüştürülmek isteniyor. Tüm yaşamanan olumsuzluklara rağmen, biz gençler inancımızı kaybetmeden geleceğimiz için faşizme karşı mücadelemize devam edeceğiz. Denizler, Yusuflar, Hüseyinler bu mücadeleyi bugünlere, devrime olan inançları ve umutları sayesinde bırakmıştır” dedi.

    “DENİZLERE SAHİP ÇIKACAĞIZ!”

    Kapitalizmi tarihin çöplüğüne gönderene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Gökmen, şunları aktardı: “Bu mücadele her doğan Deniz, Yusuf, Hüseyin ile ve daha nice yoldaşımızla devam edecektir. Gençlik var olduğu müddetçe, denizlere çıkacaktır bütün sokaklar. Geleceksizliğe karşı mücadele edeceğiz, iş atölyelerinde pres makinelerinde ezilip ölmeyeceğiz, savaşa karşı barışı savunacağız, bu sömürü düzenine kafa tutmaya devam edeceğiz ta ki iktidarı biz kurana kadar.” diye belirtti.

    Açıklamanın ardından Alsancak sahiline geçen kitle Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anısına denize karanfiller bıraktı.

    ERSİN ÖZGÜL / İZMİR

  • Dersim’de soykırımda yaşamını yitirenler anıldı

    Dersim’de soykırımda yaşamını yitirenler anıldı

    PİRHA-Dersim soykırımının ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının yıldönümü olan bugün Dersim’de, katledilenler için anma düzenlendi. Dersim’de valiliğin izin vermemesine rağmen soykırımda yaşamını yitirenler Seyit Rıza Meydanında anıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu ise ilk kez kurumsal olarak anmaya katıldı. 

    Dersim önderlerinden ve 15 Kasım 1937’de idam edilen Seyit Rıza’nın adının verildiği meydanda gerçekleştirilen anma saat 17.00’de başlatıldı.

    Anma önce duaz ve mum yakmayla başladı.

    Aralarında ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, DAD Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş, HDP Milletvekilleri Müslüm Doğan, Erdal Ataş, Alican Önlü, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeles, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Sanatçılar Ferhat Tunç, Erdoğan Emir, DEDEF, Dersim Araştırmalar Merkezi,  ve Demokratik Alevi Dernekleri yöneticileriyle Dersim halkının katıldığı anma da konuşmalar yapıldı.

    ABF İLK KEZ DERSİM ANMASINDA

    Dersim anmasına ilk kez katılan Alevi Bektaşi Federasyonu adına Genel Başkan Muhittin Yıldız bir konuşma yaptı.

    MUHİTTİN YILDIZ: ARTIK DERSİM’DE ANMAYA KATILACAĞIZ

    Yıldız konuşmasında, “Dersim bir soykırımdır, biz Alevi kurumları, Madımak ve Maraş’ta katledilen canları her yıl anıyoruz, ancak şimdiye kadar Dersim Katliamı’nda yaşamını yitiren canları anmadık. ABF ve bileşenler olarak bundan sonra her 4 Mayıs’ta ve yerinde yani Dersim’de anmaya katılacağız, önümüzdeki günlerde buna ilişkin ABF’de karar alacağız” dedi

    “DERSİM BİR KERBELADIR”

    Yıldız’dan sonra söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya da Dersim’de yaşananların soykırım olduğunu ifade etti. Dersim’in bir Kerbela olduğunu vurgulayan Kaya, “Bize kalan Hz. Hüseyin’in, Pir Sultan’ın ve Seyit Rıza’nın asil duruşudur, bu duruşla her 4 Mayıs’ta Dersim’de olacağız” dedi.

    VALİLİĞİN ANMAYI YASAKLAMASINA TEPKİ

    DEDEF Yürütme Kurulu Üyesi Ali Rıza Bilir ise yasaklara değinerek, hem bunun katliam olduğu söylenecek hem de katliamda şehit edilen yakınlarımızı anmamıza izin verilmeyecek, bu kabul edilemez bie durumdur” dedi. Bilir, 4 Mayıs tarihine de değinerek, “Bu tarih bir soykırımın imza tarihidir. Bu tarihi unutmayacağız” diye konuştu.

    TUNÇ: ACILARIMIZI İSTİSMAR ETMEDEN GELİN ÖZÜR DİLEYİN

    Sanatçı Ferhat Tunç da, “80 yıllık bir acının yıldönümünde yitirdiklerimizi saygıyla anıyorum” diyerek başladığı konuşmasında 4 Mayıs’ta Bakanlar Kurulu’yla yok edilmek istenen, belki de dünyadaki tek ildir Dersim. Kızılbaş, Kürt ve Komünist olmanın hesabı kabarık çıkmış ve hayatı travmalarla şekillenmiş bir kenttir ayni zamanda” dedi. Tunç “Acılarımızı istismar etmeden gelin özür dileyin, durun ve bu kirli tarihle yüzleşsin” ifadelerini kullandı. Tunç konuşmasının ardından 38’e adanmış bir ağıt okudu.

    EMİR: ÜZERLERİNDE ÇILA YAKACAĞIMIZ MEZARLARIMIZI İSTİYORUZ

    Tunç’un ardından söz alan sanatçı Erdoğan Emir “Hepimiz birinci dereceden yakınlarımızı yitirdik, kimi babasını, kimi annesini, kimi amcalarını yitirdi. Bizler öfkelenmeden üzerlerinde çıla yakacacağımız mezarlarımızı istemeye devam edeceğiz” dedi. Emir, konuşmasının ardından ağıtlar okudu.

    Anma konuşmaların ardından dağıtılan niyazlarla sona erdi.

    Ahmet BAKIR/DERSİM

  • Dersim katliamı anmasına valilik yasağı

    Dersim katliamı anmasına valilik yasağı

    PİRHA-Dersim katliamının 80. yıldönümü nedeniyle bu gün Seyid Rıza Meydanı’nda yapılması planlanan anma, valilik tarafından yasaklandı. Dersim’de 1937-38 yıllarında katledilen binlerce sivili anmak için Seyid Rıza Meydanı’nda gün ortası yapılacak etkinliklerin yanısıra akşam saat 19,39 saatlerinde Seyit Rıza Meydanı’nda yakılan mumlar eşliğinde ağıtların söylenmesi kararı alınmıştı. Ayrıca aynı saate Dersim halkı kendi evlerinin önünde mumlar yakarak eyleme dahil olacak.

    Dersim’de 1937-38 yıllarında düzenlenen askeri harekatta katledilen binlerce sivil ile yerinden edilen on binlerce Dersimliyi anmak amacıyla harekatın 80’inci yıl dönümünde Seyid Rıza Meydanı’nda yapılması planlanan basın açıklaması ve anma için valiliğe yapılan başvuru reddedildi. Vali Yardımcısı ve kayyum atanan Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Çiçek imzalı yanıtta, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında düzenlenecek olan tüm etkinliklerin OHAL nedeniyle yasaklandığı bildirildi.

    Tebligatta, “Düzenlenmek istenilen anma etkinliğinin çeşitli gruplarca farklı amaçlara alet edilebileceği, etkinliğin amacı dışına çıkabileceği bu durumun ilimizde huzur ve güven ortamının bozularak kamu güvenliği açısından tehlike oluşturabileceği değerlendirildiğinden belirtilen etkinliğin yapılması valiliğimizce uygun görülmemiştir” denildi.

  • ABF ve DAD İstanbul ve Dersim’de soykırımı protesto edecekler

    ABF ve DAD İstanbul ve Dersim’de soykırımı protesto edecekler

    PİRHA- Dersim soykırımının ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 80. yıl dönümünde İstanbul ve Dersim başta olmak üzere bazı merkezlerde anmalar ve protestolar yapılacak. ABF ve DAD İstanbul ve Dersim’de katledilenleri anacaklarını duyurdu. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu ve Demokratik Alevi Dernekleri, 4 Mayıs Perşembe günü saat 19.30’da İstanbul Galatasaray Meydanı’nda “Soykırımda yitirdiklerimizi anıyoruz” duyurusunu yaptılar.

    Alevi Bektaşi Federasyonu ayrıca Dersim’de de saat 19.30’da soykırımda katledilenleri anacağını açıkladı.

  • Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenler anılıyor-VİDEO

    Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenler anılıyor-VİDEO

    PİRHA-Gazi katliamının 22. yıldönümü nedeniyle demokratik kitle örgütleri Gazi Mahallesi’nde anma düzenliyor. 

    Gazi katliamının 22. yıldönümünde demokratik kitle örgütleri katliamda yaşamını yitirenleri anmak için  Gazi Mahallesi’nde toplandı. Gazi Cemevinde toplanan eylemciler Eski Karakola doğru yürüyüşe geçti.

    Anma için yürüyüşe geçenlere izin vermeyen polis yolu akrep ile kapattı.

    AYRINTILAR GELECEK..

    HABERİN VİDEOSU

  • ‘8 Mart tüm işçilerin haykırışıdır’-VİDEO

    ‘8 Mart tüm işçilerin haykırışıdır’-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu geçtiğimiz gün dergahta 8 Mart için bir anma programı yaptılar. Programda önce 8 Mart’ın önemi ve tarihini anlatan konuşmalar yapıldı. Herkese güller dağıtıldı, deyişler söylendi ve lokmalar yenildi. “Kadınlar 8 Mart’ın kadın erkek ayrımı olmadan tüm işçilerin haykırışıdır” mesajı verildi. 

    Geçtiğimiz gün Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü için bir anma programı düzenlediler. Programa Garip Dede Dergahı Başkanı ve İmam Rıza Ocağı Pirlerinden Celal Fırat, Garip Dede Dergahı Cemevi dedesi İmam Rıza Ocağı’ndan Hüseyin Doğan, Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Temsilcisi Aylin Fırat ve birçok Alevi yurttaş katıldı.

    Anma programının başında Garip Dede Dergahı Yönetim Kurlu adına bir konuşma yapan Garip Dede Dergahı Başkanı ve İmam Rıza Ocağı Piri Celal Fırat, Alevilikte kadın ve erkeğin eşit olduğuna vurgu yaptı. İçinde yaşadığımız koşullardan sadece Alevi kadınlarının değil tüm kadınların etkilendiğini belirten Pir Fırat, son 10 yılda kadına yönelik şiddetin arttığını ve özellikle ülkeyi yönetenlerin kadınlar hakkındaki söylemlerinin de bu şiddetin dozunu daha da artırdığını ifade etti.

    Celal Fırat’ın konuşmasının ardından salonda bulunan herkese güller dağıtıldı.

    Ata Akgül de deyişler seslendirdi. Deyişlerin ardından lokmalar dağıtıldı.

    Programın ardından bu anmayı düzenleyen Garip Dede Kadın Komisyonu üyeleri PİRHA’ya konuştular.

     “TÜM İŞÇİLERİN ÇIĞLIĞIDIR”

    Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu Temsilcisi Aylin Fırat kadın erkek ayrımı yapmadan 8 Mart’ın herkes için çok önemli olduğunu vurgulayarak “8 Mart kötü çalışma koşullarına maruz kalan tüm işçilerin sesidir, haykırışıdır, çığlığıdır” dedi.

    Fırat, kadınların eşitlik ilkesinden faydalanamayarak içinde bulunduğumuz toplumda ötekileştiriliyorlar” diyerek kadınların karşılaştıkları zorlukların geçmişten günümüze ataerkil bir toplumda yaşamamızdan ve iktidarın, egemen zihniyetlerin dayatmalarından kaynaklandığını kaydetti.

    Fırat konuşmasında kadın cinayetlerine, çocuk evliliklerine, töre cinayetlerine de değinerek kadınların daha iyi yerlere gelebilmelerinin ancak örgütlü mücadeleyle mümkün olduğunu, her alanda kendilerini ifade etmeleri gerektiğini ve bu alanları yaratmaları gerektiğini ifade etti.

    “ALEVİ KADINI, MÜCADELENİN EN ORTASINDA”

    Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu’ndan Aynur Güney de yaptıkları programın bir etkinlik olmadığını sadece bir anma programı olduğunun altını çizerek, emeği için mücadele eden kadınları anmak ve onların seslerini yükseltmek için böyle bir anma gerçekleştirdiklerini kaydetti.

    Güney, bir Alevi kadın olarak kendini mücadelenin en ortasında, okyanusun sağı solu belli olmayan bir deryanın içinde gördüğünü vurguluyor. Kadınların belli noktalara kadar kendilerini ifade edebildiklerini ama sonrasında bir tık geride kaldıklarını belirten Güney bunun sebebinin yaşam şartları olmadığını belirterek şunları ifade etti:

    “Bize insanlar ne der? Eşimiz ne der? Anamız ne der? Babamız ne der? Şu ne der? Bu ne der? diye düşünüyoruz. Aslında memleket o kadar güzel bir memleket ki, kadınlarımız o kadar akıllı kadınlar ki, yalnız korku var. Korkunun sebebi de susturulmak. Bir adım öne çıktığın zaman, gece sokağa çıktığında, okula gittiğinde, minibüse bindiğinde veya mini etek giydiğinde ‘Aaaa kadın bunu yaptı’ böyle bir şey yok. Erkek de yapıyor bunları. Neden erkeğe bir şey söylenmiyor?”

    Kadının bir obje olmadığının altını çizen Güney, ”Kadın evde, kadın siyasette, kadın toplumda, kadın her yerde.  Bir erkek tek başına aile olamıyor” dedi.

    “YILBAŞI KUTLAMALARINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Garip Dede Kadın Komisyonu’ndan Birsel Şengil, kadınların sadece bir günün içerisinde anılmaması, sevilmemesi, koklanmaması ve hediyelere boğulmaması gerektiğine, hayatın her anında değer verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Kadınlar olarak dertlerinin hediye olmadığını belirten Şengil, “Biz haklarını arayan emekçi kadınların uğraşları ve mücadeleleri sonunda yakılarak öldürülmelerinde çıkan anmayı gazinolarda, otellerde kutlamalara dönüştürdük. Biz elimizden geldiğince ufacık da olsa dikkat çekmek için anma yapmaya çalışıyoruz. Bir iki deyiş, günün anlam ve önemini belirten kısa konuşmalar yapıyoruz. Ben komşularımdan biliyorum. Önceden rezervasyonlar yapılıp gecelere gidiliyor. Neymiş kadınlar günü kutlaması. Yılbaşı kutlamasına dönüştürüldü. Bu hiç hoş değil” diyerek tepkilerini dile getirdi.

    Suay Abak/İSTANBUL

    Haberin Videosu

  • ‘Çeyrek asır geçti biz ileri gidemedik’-VİDEO

    ‘Çeyrek asır geçti biz ileri gidemedik’-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı’ndaki 620. hafta oturumunda 24. yıl önce kaçırılarak katledilen Avukat Metin Can ve Doktor Hasan Kaya’nın akıbetini sordu.

    Oturumda ilk konuşmayı İnsan Hakları Derneği üyesi Sebla Arcan yaptı. Arcan, konuşmasında Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları yılı olarak ilan edilen 1993’te İHD Bingöl kurucusu Cemal Akar, Elazığ şube başkanı Metin Can ve üyesi Hasan Kaya’nın gözaltında kaybedildiğini hatırlattı.

    Bugün de farklı şeyler yaşanmadığını belirten Arcan, “Son yayınlanan KHK ile üniversitelerden ihraç edilen akademisyenleri destekliyoruz” dedi.

    “DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR”

    Aileler adına konuşan kayıp Süleyman Cihan’ın kardeşi Ahmet Cihan, Metin Can ve Hasan Kaya’nın öldürülmesinin göz dağı verme amaçlı olduğunu söyledi. “Gözaltında yitirdiklerimizin hemen hepsinin katilleri belli. Kayıplarımızın katillerini her hafta burada tek tek açıklıyoruz. Siyasi sorumlularını da açıklıyoruz” diyen Cihan “Bugün iktidarların kendi dönemlerinde olmadığını söylemeleri bir şeyi değiştirmiyor. Devlette devamlılık esastır. Devlet güçlerinin yaptığı bütün faili meçhullerden iktidarlar sorumludur” şeklinde konuştu.

    “İLERİ GİDEMEDİK”

    Cihan’ın ardından konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 90’lı yıllarla bugünün arasında fark görmediğini ifade ederek “Çeyrek asır geçti. Biz ileri gidemedik. Darbe dönemi devam ediyor.  Dün Cebeci kampüsünde postallarla akademisyenlerin cübbelerini ezdiler. Ölenleri unutmuyoruz daha da önemlisi o dönemin sorumluları adlarını unutturamıyor” dedi.

    “BU ZİHNİYET DEĞİŞMEDİKÇE UMUDUM YOK”

    Kaybedilen Hasan Kaya’nın kardeşi Havva Kaya daha sonra söz aldı. Kaya, “Duygusal bir an yaşıyorum. Her hafta burada bu sorunları dile getirmeniz bu çocukları anmanız bizim içim önemli. Metin ve Hasan çocukluk arkadaşları. Bu devlet bize bu acıları yaşattı. Kendi bireysel mücadelemizde davalar açtık. Sistem değişmedikçe, bu zihniyet değişmedikçe çok umudum yok” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından haftanın basın açıklamasını gözaltında öldürülen Hasan Ocak’ın kardeşi Aysel Ocak okudu.

    22 Şubat 1993’te iki arkadaşın terk edilmiş bir otomobilde cenazelerine ulaşıldığını ifade eden Ocak, daha sonra yapılan incelemeler sonucunda iki arkadaşın önce işkence gördüğünü ardından başlarından vurularak katledildiğini dile getirdi.
    Bunun üzerine ailelerin Elazığ Cumhuriyet Savcılığı’na 21 Şubat 1994 tarihinde dilekçe vererek suç duyurusunda bulunduğunu belirten Ocak, tüm hak arayışlarına rağmen yetkin bir soruşturmanın yapılmadığını söyledi. Ocak, “Soruşturma davaya dönüşmedi maalesef. Bunun üzerine aileler mücadelelerine AİHM’de devam ettirdi. AİHM, Türkiye’yi mahkum etti ve Can ile Kaya’nın da isimleri faili meçhullere yazıldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Süleyman Demirel, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Adalet Bakanı Seyfi Oktay ve Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş bu suçun politik sorumlularıdır. Dosyadaki cezasızlık son bulana kadar bu dava bizim için kapanmayacaktır” dedi.

    Haber Merkezi

    Haberin videosu

    https://www.youtube.com/upload

  • ‘Hrant, yoldaşlarının yüreğinde yaşıyor’ – VİDEO

    ‘Hrant, yoldaşlarının yüreğinde yaşıyor’ – VİDEO

    PİRHA – Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink’i anma törenine katılan Dersim / Hozat’ın Eski Belediye Başkanı Cevdet Konak PİRHA mikrofonuna konuştu.  Konak ”O’nun düşüncesi, duruşu bütün yoldaşlarının yüreğinde yaşıyor.” dedi.

    Konak, ”10 yıl önce bu ülkenin karanlık, faşist güçleri tarafından Hrant’ın bedeni alındı. Ama bu sistem, bu katiller yanılıyor. Onun düşüncesi, onun yüreği, duruşu hepimizin, bütün yoldaşlarının yüreğinde yaşıyor. Bu ülkede aydınlara, yazarlara, sosyalistlere, devrimcilere ve yurtseverlere her dönem bu karanlık güçler kirli ellerini uzatmışlardır. Bu ezilen halklar bunlardan hesap soracaklardır. Saygıyla anıyorum…” dedi.

    Haberin Videosu

    İsmet Sefer – Suay Abak/İSTANBUL

  • ‘Hrant’ın acısı gittikçe derinleşiyor’-VİDEO

    ‘Hrant’ın acısı gittikçe derinleşiyor’-VİDEO

    Genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesi önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu 10 yıl önce katledilen Hrant Dink için İstanbul’da anma ve yürüyüş düzenlendi. Harbiye’deki  TRT binası önünde toplanan ve yürüyen binlerce kişi Türkçe, Kürtçe ve Ermenice “Hepimiz Hrantız hepimiz Ermeniyiz”,”10 yıldır Hrantız adaleti kazanacağız” dövizleri taşırken yürüyüşte sık sık “Hepimiz Hrantız hepimiz Ermeniyiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği” ve “Katil devlet hesap verecek” sloganları atıldı. Daha sonra Agos gazetesi önünde anma töreni düzenlendi.

    “HRANT’IN ACISINI VE EKSİKLĞİNİ HİSSEDİYORUZ”

    Anmaya katılan şair-yönetmen Orhan Alkaya, PİRHA’ya konuştu. Hrant’ın acısını ve eksikliğini hissettiklerini belirten Alkaya, “Çok koca yürekli bir adamdı. Doğrunun, dikliğin yumuşacık bir ifade biçimiydi” dedi.

    “CİNAYET HALEN AYDINLATILMADI”

    Hrant Dink cinayetinin halen aydınlatılmadığının altını çizen Alkaya, “Cinayetin arkasındaki büyük derin devlet komplosu ve herkesin bildiği katliamdaki organizasyon şeması ne yazık ki halen açığa çıkarılmadı” diye konuştu.

    “TÜRKİYE FAŞİZME KAYDI”

    Dink cinayetinin açığa çıkarılmaması ile birlikte Türkiye’nin faşizme kaydığını belirten Alkaya, “Eğer bu cinayetin arkasındaki ağ ortaya çıkartılsaydı bu aşırı oteriter güç de bertaraf edinilebilirdi. Hrant’ın katliamı bugün Türkiye için bir dönüm noktası, bizim için de inanılmaz derin bir acıydı” diye belirtti.

    İsmet Sefer/İSTANBUL

    Haberin Videosu