Etiket: aydın

  • Aydın’da kız öğrenci yurdunda asansör düştü: 1 öğrenci hayatını kaybetti

    Aydın’da kız öğrenci yurdunda asansör düştü: 1 öğrenci hayatını kaybetti

    PİRHA – Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan KYK yurdunda arızalanan asansör düştü, Zeren Ertaş adlı öğrenci hayatını kaybetti. Asansörlerin tehlikeli olduğu konusunda yönetimi uyardıklarını söyleyen öğrenciler eylem yaptı.

    Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı (KYK) Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda arızalanan asansör düştü, 1 öğrenci hayatını kaybetti. Asansör kazasında hayatını kaybeden öğrencinin Adnan Menderes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Zeren Ertaş olduğu tespit edildi.

    Aydın Valisi Yakup Canbolat, yurttaki 15 kişilik asansöre 16 kişinin bindiğini, asansörün, birinci kattayken henüz kapı kapanmadan kaymaya başladığını belirterek, bu sırada asansördeki öğrencilerden birinin panik halinde dışarı çıkmak isterken arada sıkışarak hayatını kaybettiğini söyledi.

    ÖĞRENCİLER PROTESTO ETTİ

    Günlerdir asansörlerin tehlikeli olduğu konusunda yurt yönetimini uyardıklarını ancak dikkate alınmadığını söyleyen öğrenciler ise olayın ardından “Katil KYK” sloganlarıyla eylem yaptı. Yurtta kalan bir öğrenci sosyal medyadan yayınladığı videoda olayı şöyle anlattı:

    “Videoya almamamız konusunda çok uyarıldık, üstelik buralara kapatıldık. Sesimizi çıkarmamamızı sağlamaya çalışıyorlar. Günlerdir uyardığımız asansör sonunda düştü. Kurtlu yemeklerden ziyade canımız da artık tehlikede. Çok uyardık, hepimiz dedik. Fakat bir türlü bu asansör yapılmadı. Şu an içeride kim bilir kimin evladı canıyla cebelleşiyor. Yüksek kattan düştüğü söyleniyor. Ve gerçekten bu durum hakkında hiçbir şey yapılmayacak sanırım. Çünkü görüntü almamızı bile engellemeye çalışıyorlar. Artık sesimizi duyun.”

    YURT MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINDI

    Bu arada, asansör kazası sonrasında Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nun müdürü açığa alınırken, olayla ilgili idari ve adli soruşturma başlatıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın resmi hesaplarından yapılan açıklamada, ayrıca olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Prof. Dr. Nejla Kurul: 19 milyonun karşılaştığı tehlike için buradayız-VİDEO

    Prof. Dr. Nejla Kurul: 19 milyonun karşılaştığı tehlike için buradayız-VİDEO

    PİRHA – ÇEDES’e karşı İzmir’de yapılacak “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık mitingi”ne dair çalışmalar Aydın’da sürüyor. Eğitim Sen öncülüğünde yapılan basın açıklamasında protokolün detayları paylaşılarak “Demokratik eşitsizlikler o kadar çoğaldı ki buna dur demek zorundayız” çağrısında bulunuldu.

    16 Eylül’de İzmir’de yapılacak “ÇEDES’e hayır. Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık mitingi”ne yönelik çağrılar sürüyor.

    Yapılacak miting için Ankara’dan İzmir’e yola çıkan yürüyüş ekibinin dördüncü durağı Aydın oldu.

    Eğitim Sen, Veli Der ve Alevi örgütlerinin öncülüğünde İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenecek mitinge dair katılım çağrısı yapıldı.

    Aydın Kent Meydanı’ nda düzenlenen basın açıklamasına çok sayıda yurttaş katılırken, “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Irkçı, gerici eğitine hayır”, “Diyanet, elini okullardan çek”, “Okullarda imam istemiyoruz”, ” Zorunlu din dersi kaldırılsın” sloganları attı.

    “ARTIK YETER DİYECEĞİZ”

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Nejla Kurul, 19 milyon öğrenci için yollara koyulduklarını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Çocuklarımız ve gençlerimiz için buradayız. 19 milyona yakın okullarda öğrencimiz var. Her gün çocuk hakları ihlali yaşıyoruz. ÇEDES diye bir protokol imzaladılar. İmamların, vaizlerin okullara girişinin önü açıldı. Eğitim alanı büyük tehlike altında. Çocuklarımızın onurlu geleceği için 100’ü aşkın kurumla bu gidişe dur dedik ve İzmir’de miting yapma kararı aldık. Toplu taşıma ücretsiz olacak. Aydın halkını on binler olarak oraya bekliyoruz. Eğer bugün sessiz olursak yarın ülkede mezarlık sessizliğini yaşarız. Bugün Enes Kara’nın sesi olmak için buradayız. Aladağ’da yanan çocukların çığlığı için buradayız. 19 milyonun karşılaştığı tehlike için buradayız.

    Bütün müfredatın dinselleştiğini görüyoruz. Bunların karşısında sessiz mi kalacağız? Erkek egemen düzen, kadınları eğitimden ve çalışma yaşamından dışlarken biz kadınlar sessiz mi kalacağız? Laik eğitim demek laik yaşamı inşa etmek demek. Tüm inançlara bu özgürlüğü vermek demektir ancak her kesime kapalı olan bir iktidar ile karşı karşıyayız. O yüzden otobüslere binip, o alana gidip eşit yurttaşlık talep etmek çok önemli.

    Giderek suskunluğa giden toplumun canlanması çok önemli. O alanda ÇEDES’i iptal edin diyeceğiz. Biz bu laiklik buluşmalarımızı emek ve demokrasi buluşmalarımızı pek çok kentte yapacağız. Artık yeter diyeceğiz.

    “EŞİTSİZLİKLERE DUR DEMEK ZORUNDAYIZ”

    “Önümüzdeki günlerde vergilendirme düzenlemesi yapılacak. Bizden aldığınız vergileri nereye kullandınız diye sormak gerekiyor. Hepimiz eşit miyiz? Demokratik eşitsizlikler o kadar çoğaldı ki buna dur demek zorundayız. Bugün laik hukuk devleti ortadan kaldırılıyor. Bizlere çok şey düşüyor o yüzden susun diyenlere karşı bu meydanlar bizim kollektif alanlarımızdır. Biz ötekiler, sesimizi duyurmak zorundayız. Hepinizi mitinge davet kesiyoruz.”

    Canlı yayın linkimize buradan ulaşabilirsiniz.

    PİRHA/AYDIN

  • Aydın’daki Alevi kurumları onlarca otobüsle İzmir mitinginde olacak

    Aydın’daki Alevi kurumları onlarca otobüsle İzmir mitinginde olacak

    PİRHA- Aydın’da bulunan Alevi kurumları, okullara imam atanması projesinin iktidarın siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası  olduğuna vurgu yaparak, 16 Eylül’de düzenlenecek ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingine katılma çağrısında bulundular. 

    Okullara ‘Değerler Eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesine tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de saat 17.00’de Gündoğdu meydanında ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingi yapacak.

    Aydın’da bulunan Alevi kurumları AKD Söke Cemevinde toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Söke, Efeler, Kuşadası, Akbük, Didim, Nazilli, Köşk, Ortaklar, Çine, Karpuzlu ve Koçarlı’nın yanı sıra AKD Selçuk Cemevi temsilcileri katıldı. Toplantıda ağırlıklı olarak 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan miting görüşüldü ve iktidarın hamlelerine karşı mücadele etme çağrısı öne çıktı.

    PİRHA/AYDIN

     

  • Köşk Cemevi üyeleri: Şeyh Bedreddin’den aldığımız meşaleyi Serçeşmemize götürdük

    Köşk Cemevi üyeleri: Şeyh Bedreddin’den aldığımız meşaleyi Serçeşmemize götürdük

    PİRHA- Aydın’da bulunan Köşk Cemevi üyesi Aleviler, Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri kapsamında Hacıbektaş’a gittiler. Aleviler burada Pir’in huzuruna çıkıp adak adadılar, Serçeşme’ye yüz sürdüler. 

    Kendilerini ‘Anadolunun baş eğmez aydınlanmacısı’ olarak tanımlanan Şeyh Bedrettin’in müritleri olarak tanımlayan Aleviler, Hacıbektaş’a giderek, Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıktılar.
    Şeyh Bedrettin’in yaşadığı topraklar olan Aydın, Köşk, Ortaklar ve diğer alanlarda yaşayan ve cemevleri yaparak yol, erkan süren Alevi Bektaşiler, her yıl sayılarını katlayarak pirlerine doğru yola çıkıyorlar.
    Bu ziyaretlerden birini gerçekleştiren Köşk Cemevi gösterilen ilgiden oldukça memnun.

    Aydın’da bulunan Köşk Cemevi Başkanı Yasin Koçak, “Şeyh Bedrettin, Egeden başlayarak Balkanlara kadar hükümdarların halka uyguladığı baskılara karşı çıktı.
    ‘Hava ve su herkesin ise toprak ve üzerindeki nimetler niye herkesin değil’ düsturuyla örgütlendi, uzun yürüyüşler gerçekleştirdi.
    Biz, onun yoldaşları Torlak Kemal’in ve Börklüce Mustafa’ın müritleri olarak bu soylu ziyareti gerçekleştiriyoruz. ‘Pirimiz Hacı Bektaş-ı Veli 72 millete aynı nazarla bakmamızı, bilimle aydınlanmamızı ve barışın bu topraklarda yeşermesinin sembolü oldu. Biz de canlarımızla birlikte Şeyh Bedreddin’in aydınlık yolundan aldığımız meşaleyi Serçeşmemize götürdük” dedi.

    Adaklarını sunan, serçemeye yüz süren, çilehanenin derin anlamına tanık olan, Pir’in barış ve kardeşlik anlamına daha da yakınlaşan Şeyh Bedrettin’in topraklarında yaşayan Alevi-Bektaşiler, günün sonunda daha çok canlarla buluşmaya ve cem olmaya söz vererek döndüler.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

     

  • Aydın Alevi Güçbirliği’nden önemli kararlar: Direneceğiz-VİDEO

    Aydın Alevi Güçbirliği’nden önemli kararlar: Direneceğiz-VİDEO

    PİRHA- Aydın’da Çeştepe Şeyh Bedrettin Cemevinde toplantı yapan Alevi Güçbirliği, önemli kararlar aldı. Yerel seçimlerde adaylar ve ilkeler çerçevesinde yapılacak ittifakın başarılı olacağı vurgulanırken, Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın Kültür Bakanlığı ile ortak organize ettiği hiç bir etkinliğe Alevilerin katılmayacağı kaydedildi. 

    Alevi kurumlarının oluşturdukları birlikteliğin yerellere yansımasının önemli bir örneği Aydın’da yaşama geçiriliyor.
    Aydın Alevi Güçbirliği, Aydın Çeştepe Şeyh Bedrettin Cemevinde bir araya geldi.

    Toplantıda, genel seçim sonuçları üzerinden Aleviliğe yönelik olumsuz kampanyalar, yerel seçimler ve adaylara ilişkin görüşler masaya yatırıldı.

    Toplantı, Çeştepe Şeyh Bedrettin Cemevi Başkanı Dr. Rıza Akdeniz’in açılış konuşması ile başladı.

    Toplantı sonrasında yayınlanan sonuç bildirgesinde, yerel seçimlerde adaylar ve ilkeler çerçevesinde yapılacak ittifaklarla birlikte seçim kampanyasında başarılı olunacağı vurgulandı.

    Alevi Güçbirliği, okullara imam atanmasına karşı eğitim sendikalarıyla birlikte ortak eylemler yapacaklarını, Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın Kültür Bakanlığı ile ortak organize ettiği hiç bir etkinliğe katılmayacaklarını kaydetti.

    Sonuç bildirgesinde yer alan ifadelerin tamamı şöyle:

    “Günümüzde demokratikleşme ideallerinin yükselen değer haline gelmesi ve yerel değerlerin ön plana çıkması yerel yönetimlerin öneminin artmasında yerel yönetimlerin demokratik yapının etkili bir faktörü ve halka doğrudan hizmet götürebilen ve halk katılımınca imkan veren birimler olarak görülmesinin etkisi büyüktür.
    Muhalif güçler ne yapmalı, nasıl tutum almalı, soruları üzerinde düşünmeli. Halkın iradesine sahip çıkacak donanıma ve entelektüel birikime sahip aday adayları arasında belirlenecek adaylar ve ilkeler çerçevesinde yapılacak olan ittifaklarla birlikte, inat ve umutla yürütülecek planlı, programlı bir seçim kampanyasında başarılı olmak kaçınılmaz olacaktır.

    NASIL BİR YEREL YÖNETİM?

    • Rant için, kent talanını ret eden,
    • Kentin mali olanaklarına sahip çıkan,
    • Üniversiteler ve demokratik kitle örgütleriyle çalışmayı esas alan,
    • Somut projeleriyle yaşamı kolaylaştıran,
    • Sosyal ve kültürel etkinliklerle kentte yaşayanların sosyal ve kültürel birikimine katkı sunacak olan,
    • Sosyal belediyecilik anlayışı gereği, yoksul ailelerle dayanışmayı esas alan,
    • Toplum sağlığına önem veren,
    • Örgün ve yaygın eğitim faaliyetleri yürüten,
    • Kentin tarihi dokusuna, ekolojik ve ortak yaşam alanlarına sahip çıkacak erdemli, ahlaki ve kültürel birikime , disipline sahip adaylarla başarı kaçınılmazdır.
    Bu nedenledir ki günümüzde yerel yönetimler demokrasinin temel kurumları olarak görülmektedir. Yerel yönetimler halkın yönetime katılımını sağlayan ve halka kendi kendilerini yönetme erdemi kazandıran en önemli kuruluşlar olmalarının yanında, demokrasinin en etkin bir şekilde hayata geçirildiği kuruluşlardır. Yerel yönetimler düzeyinde temsilciler ile seçmenler arasındaki coğrafi ve toplumsal uzaklığın, ulusal düzeye oranla daha az olmasının, demokrasi kuramının öngördüğü hem gerçek bir seçme sürecinin hem de etkili bir halk denetiminin gerçekleşmesini sağlamaktadır.
    Yerel yönetimlerin sorunlarının kaldırılabilmesi ve yerel demokrasinin tüm kurumlarının yerel düzeyde kurumsallaştırılabilmesi için yerel halkın demokrasi bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun gerçekleştirilebilmesi içinde, yerel yönetimlerin merkeze olan bağımlılığının ortadan kaldırılarak özerkliğin sağlanması, çağın gereklerine uygun, bir seçim sistemiyle halkın temsilcilerini sağlıklı bir şekilde belirleyebilmesi ve yerel halkın etkin bir şekilde yönetime katılımının sağlanması gerekmektedir.
    Unutulmamalıdır ki demokrasi yerel düzeyde başarılı bir şekilde yaşama geçebilir ise ulusal düzeyde de başarılı bir demokrasiden söz edilebilir.

    “ALEVİ BEKTAŞİ BAŞKANLIĞI’NIN HİÇ BİR ETKİNLİĞİNE KATILMAYACAĞIZ”

    Alevi Bektaş-i Başkanlığının Kültür Bakanlığı ile beraber organize ettiği inancımıza ve kültürümüzden uzak olan içeriğinin belli olmadığı ve karma eğitim sistemine ters bir anlayışla kız ve erkek çocukların ayrı tutulduğu bu kamplara gençlerimizi göndermeme kararı alındı. Alevi Bektaşi Başkanlığı’nın Kültür Bakanlığı ile ortak organize ettiği hiç bir etkinliğe katılmayacağız.

    “ÇEDES PROJESİNE KARŞI EYLEMLER ÖRGÜTLENECEK”

    CEDES projesine karşı yerellerde eğitim sendikaları ve STK larla ortak eylemlikler örgütlenmesi ve tepkimizi en üst düzeyde göstereceğiz.
    Önümüzdeki yerel seçimlerde alevi güçbirliği olarak yukarda açıkladığımız ilkelerimizi ve yerel belediyecilik anlayışımızı ortaya koyarak bu anlayışımızı STK ve emek ve demokraside yana siyasi partilerle paylaşarak ortak hara kert edeciğimizi bizi yok sayan hiçbir anlayışla hareket etmeyeceğimizi kimsenin arka bahçesi olmayacağımızı ilkelerimizi yerellerde haya geçirmek için bütün gücümüzle çalışacağız.

    “ALEVİLER SİYASETİN VE SİSTEMİN DIŞINA İTMEYE ÇALIŞILDI”

    Alevi kimlikleri yok sayılan ve katliamlarla geçen Cumhuriyetin 1. Yüzyılının bitip 2. Yüzyılına girdiğimiz bu günlerde de bu tehlikeler artarak devam etmektedir.
    Bu tehlike Cumhurbaşkanlığı seçimi sonucunda değişim adı altında yapılan çağrıların dozajı ve açıklamaları CHP içinde de bir Alevi düşmanlığı yaratılıp Kılıçdaroğlu üzerinden Alevileri siyasetin ve sistemin dışına itmeye çalışıldığı bir sürece evrildi. Yıllardır alevileri seçim kazanmak için seçim ekibi olarak kullananlar kendi yerel iktidarlarında asgari düzeyde alevilere yer verenler ses çıkaran alevilere işçisin sen işçi kal diyerek zaten olan bir alevi düşmanlığını üzerinden alevilerin partiyi ele geçirdiği ve kontrol ettiği algısı yaratarak bir kolaycılığa kaçmaktadır.
    İktidarda her tarikatın bir bakanlık veya genel müdürlükte saltanat sürdüğü her gün basında yazmasına rağmen bunun üzerine gidip siyaset üretmeyenlerin il, ilçe yönetiminde seçim çalışmalarının hamallığını yaptırıp seçimi kazandıktan, Alevilerin ağzına bir parmak bal çalıp tabanda karşılığı olmayan birkaç kişiye görev verip sonra diğerlerine bir sonraki seçim dönemine kadar bay bay diyenler değişim adı altında somut bir öneri getirmeyip sadece kendi gelecekleri için oluşacak bir mevkiden bahsetmektedirler.
    Bugüne kadar kadar birlikte politikalar üretip sağa yelken açan genel başkanın dürüstlük, samimiyet ve inandırıcılığını da kullanıp büyükşehir seçimlerini kazanırken iş cumhurbaşkanlığı seçimine gelince kazanacak aday altında bir Alevinin cumhurbaşkanı olmaması için çalışmayanlar şimdi değişim istemektedirler.

    “LAİKLİĞİ HEDEF ALAN, HAKLARIMIZI YOK SAYANLARIN KARŞISINDA DİRENECEĞİMİZİ BELİRTMEK İSTERİZ”

    Alevilerin en hassas olduğu konulardan biri olan Madımak Katliamı’nda suçladıkları birinin olduğu oluşuma Alevilerden ülkenin bekası için oy vermelerini gereklilik olarak gören aydın ve entellektüeller, Sünni kesimin oy vermesi konusunda ikircikli davranarak ikna edilmesi gerektiğini savunmaktadırlar.
    Bizler eleştirinin ve desteğin militan düzeylerde ifade edilmesine karşıyız. Bir değişim gerekiyorsa bu bir kişinin parti lideri olma hırsından çıkıp bir kitle partisi olma sorumluluğuyla tabanıyla birlikte bir program çerçevesinde olmalıdır.
    Ancak biz Aleviler olarak buradayız! Cumhuriyet değerlerini, laikliği, demokrasiyi, cinsiyet eşitliği ve özgürlüğünü hedef alan, haklarımızı yok sayan, eşitsizliği derinleştirmek isteyenlerin karşısında, bulunduğumuz her alanda direneceğimizi belirtmek istiyoruz.

    “CEMEVLERİ ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALINMALI”

    Alevi toplumunun kendi özgün değer ve kurallarına sahip bir inanç topluluğu olduğu ve Cemevlerinin Alevi toplumunun inançsal kutsal mekânı olduğu anayasa çerçevesinde güvence altına alınmalıdır. Eşit yurttaşlık hakkının gerektirdiği tüm haklarımızın tanınması, el konulmuş dergahlarımızın , kutsal mekanlarımızın iade edilmesi, aleyhimize düzenlenen tüm yasal düzenlemelerin cumhuriyetin 2. Yüzyılı’nda geri çekilmesi öncelikli taleplerimizdir.

    “EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİNDEN VAZGEÇİLMELİ”

    Zorunlu din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, eğitimin dinselleştirilmesinden vazgeçilmesi, AİHM kararlarının uygulanması gerekmektedir. ÇEDES projesi ile okullara din görevlileri atanmasını asla kabul etmeyeceğimiz bilinmelidir. Bu tarz girişimleri laiklik karşıtı girişimler olarak görüyoruz. Bu projenin iptali için Alevi kurumlarıyla birlikte ortak mücadelemizi sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.
    Eşit yurttaşlık talebimiz doğrultusunda bütün toplumsal kesimlerin kendisini içinde bulduğu demokratik, laik, çoğulcu, çok kültürlü ve özgürlükçü bir anayasa yapılmalıdır.
    Biz Aleviler; laiklik ilkesinden asla vazgeçmeyeceğimizi, laikliğin Alevi toplumunun bir yaşam ilkesi olduğunu, buna yönelik her türlü girişime karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha beyan ediyoruz.”

    PİRHA/AYDIN

  • Aydın Alevi Güç Birliği, Kültür Bakanlığı etkinliklerine katılmayacaklarını açıkladı

    Aydın Alevi Güç Birliği, Kültür Bakanlığı etkinliklerine katılmayacaklarını açıkladı

    PİRHA- Aydın Alevi Güç Birliği, Alevi Bektaşi Başkanlığı’nın Kültür Bakanlığı ile ortak organize ettiği hiçbir etkinliğe katılmama kararı aldıklarını açıkladı.

    11 Haziran tarihinde Alamut Köyü’nde yaptıkları toplantı sonrasında aldıkları kararı açıklayan Aydın Alevi Güç Birliği yetkilileri, “Aydın Alevi Güçbirliği olarak katılımları artırarak, birliğimizi güçlendirerek devam edilmesi, Alevi Bektaşi Başkanlığının Kültür Bakanlığı ile beraber organize ettiği  inancımıza ve kültürümüzden uzak olan içeriğinin belli olmadığı ve karma eğitim sistemine ters bir anlayışla kız ve erkek çocukların ayrı tutulduğu bu kamplara gençlerimizi göndermeme kararı alındı” denildi. 

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Alevi Bektaşi Başkanlığının Kültür Bakanlığı ile ortak organize ettiği hiçbir etkinliğe katılmama kararı alındı. 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yerellerde güçlü bir şekilde anılmasına karar verildi. ÇEDES projesine karşı yerellerde eğitim sendikaları ve STKlarla ortak eylemlikler örgütlenmesi ve tepkimizin en üst düzeyde gösterilmesi kararı alındı. Önümüzdeki yerel seçimlerde güçbirliği olarak ilkelerimizi ve yerel belediyecilik anlayışımızı ortaya koyarak bu anlayışımızı STK ve emek ve demokraside yana siyasi partilerle paylaşarak ortak hara kert edeciğimizi bizi yok sayan hiçbir anlayışla hareket etmeyeceğimizi kimsenin arka bahçesi olmayacağımızı ve bununla ilgili 16 Temmuz  Aydın Çeştepe Cemevinde yapacağımız Aydın Alevi Güçbirliği toplantısında bütün Aydın kamuoyuna basın açıklaması yaparak deklare  edeciğimizin kararı alınmıştır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Bilim insanları uyardı: Aydın Adalet Sarayı fay zonu üzerine inşa ediliyor!

    Bilim insanları uyardı: Aydın Adalet Sarayı fay zonu üzerine inşa ediliyor!

    PİRHA – Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına çağrı yaparak “Aydın Adalet Sarayı yeni binası fay zonu üzerine inşa ediliyor” uyarısında bulundu.

    Maraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerin ardından kamu idaresinin yapı denetimi konusundaki umursamazlığı sürüyor. Bilim insanları, uyarılarını yapsa da idareciler, söylenenleri dikkate almıyor.

    Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO), Aydın’da inşa edilen yeni Adalet Sarayı binasının usule aykırı olduğunu belirterek, tehlikelere dikkat çekti.

    Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan JMO, “Aydın Cumhuriyet Başsavcılığını göreve davet ediyoruz” diyerek “Aydın Adalet Sarayı yeni binası fay zonu üzerine inşa ediliyor” uyarısını yaptı.

    “KURUMLARIN GEREKLİ DERSİ ALMADIĞI ANLAŞILMAKTADIR”

    Aydın Adalet Sarayı yeni binasının temel görüntülerini de paylaşan JMO, şu açıklamayı paylaştı:

    “TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak uzun yıllardır “Fay Üzerine Oturan Kentlerimizin” yatırım süreçlerinde dikkatli olmaları, mevcut fay zonlarının sakınım bantları ile birlikte imar planlarına işleyerek bu alanlar da bina ve bina türü yapıların yapılmasına sınırlama getirilmesi gerektiği yönündeki uyarımız Aydın’da da dikkate alınmadı.​​​​​​​

    Odamız, 25.01.2021 tarih ve 285/503 sayılı yazı ile Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Aydın Valiliği ve Aydın Büyükşehir Belediyesini uyarmasına rağmen geçen süre içerisinde hiç bir tedbirin alınmadığı, hatta bırakınız tedbir almayı, olası bir deprem sonrası servis hizmeti vermesi gereken ve ülkenin milyarlarca lira kaynak aktararak yaptırdığı Aydın Adalet Sarayı Yeni Binasının da fay zonu üzerine oturtulduğu, bu durum bina kazı kesitlerinde (kazı şev aynalarında) açık bir şekilde görülmesine rağmen inşa edilme çalışmalarının devam ettiği tespit edilmiştir.

    “SORUŞTURMA AÇILMALI”

    İkinci defa yüksek bir bedelle Diymar inşaat firmasına ihale edildiği bugün birçok basın yayın kuruluşunda yer alan Aydın Adalet Sarayı Yeni Binası İnşaatı işinin acilen durdurulmasını, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerde de görüldüğü üzere fay zonu üzerine oturan çok sayıdaki kamu binasının yıkıldığı da göz alındığında, açılan kazı kesitlerinde aktif fay zonu üzerine oturan binanın bu durumu göz önüne almadan yeni ihale sürecini başlatan ve yapan Adalet Bakanlığı yetkilileri hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmasını ve sonucu hakkında kamuoyuna bilgi verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

    Sonuç olarak, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş depremlerinde 50.000’den fazla insanımız yaşamını yitirmesine rağmen, beton lobilerin talepleri çerçevesinde afet riski yüksek alanlarının, fay zonlarının üstünün yağma ve talan anlayışı ile yapı üretim süreçlerine açılmasının devam edildiği, gerçekte Kahramanmaraş depremlerinden yöneticilerimizin ve ilgili kurumların gerekli dersi almadığı anlaşılmaktadır. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak kamu yararı çerçevesinde ülke insanımızın olası depremler karşısında can ve ekonomik kayıplarının önlenmesi konusundaki uyarılarımıza devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA​​​​​​​

  • Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adaylarından fabrika işçilerine ziyaret-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adaylarından fabrika işçilerine ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adayları Ebru Günay, Rojin Tanhan Doğan ve Sinan Çakmakçı ve beraberindeki partililer, Germencik ilçesi Oraklar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrikalardaki işçileri ziyaret etti. Adaylar, işçilerin yaşadığı zorlukları ve sorunları dinledi.  

    Ziyaretlerde konuşan Rojin Tanhan Doğan, Aydın’daki üretimde kadın emeğinin olduğunu, ancak yönetimde kadınların temsil edilmediğine dikkat çekti. Doğan, “Aydın’ı artık kadınlar tesmil etmeli ve sorunları çözmeli. Bu anlamda sizlerden destek bekliyoruz. Aydın’daki kadınların tarla ve fabrikalarda nasıl çalıştığını, 2 kuruş paraya nasıl muhtaç bırakıldığını biliyoruz. O nedenle 2 kadının sizi temsil etmesi için pusuladaki Yeşil Sol Parti’nin ağacının altına mührü basın istiyoruz. Buralardan sizlerin sesi olalım. Kadın mücadelemizi hep birlikte büyütelim” dedi.

    Aday Ebru Günay ise, tarihi ve kritik bir seçim olduğuna işaret ederek, “Bu iktidarı değiştirmek istiyoruz. Kadınların, işçi ve emekçilerin tüm halkların daha huzurlu yaşamasını istiyoruz” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ege’de 1 Mayıs kutlamaları

    Ege’de 1 Mayıs kutlamaları

    PİRHA- Ege Bölgesi’ndeki kentlerde alanlara çıkan binlerce emekçi, sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, ekonomik krize, doğa talanına, kadın cinayetlerine karşı tepkilerini haykırarak, insanca yaşam talebinde bulundu. 

    1 Mayıs Uluslararası İşçi Mücadele ve Dayanışma Günü, Ege Bölgesi kentlerinin tamamında coşkuyla kutlandı. Kent meydanlarında yapılan kutlamalara katılan binlerce işçi 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere işaret ederek, işçi haklarını gasp edenlerden hesap soracaklarını vurguladı. Sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, ekonomik krize, doğa talanına, kadın cinayetlerine karşı tepkiler dile getirilerek, insanca yaşam talep edildi.

    MUĞLA

    Muğla 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından düzenlenen miting Menteşe Sosyo Kültürel Alanda gerçekleştirildi. Kitle miting için Mehmet Ali Eren Parkı’nda buluşularak, “Söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var” şiarıyla miting alanına yürüyüş gerçekleştirildi. Sendika ve siyasi partilerin yanı sıra Deştin ve Akbelen direnişçileri ile kentte bulunan kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları, ekoloji hareketleri, Alevi dernekleri, insan hakları savunucuları katıldı. Mitingde “Bu devran bitecek, iktidar hesap verecek”, “Gezi’ye, emeğimize ve mesleğimize sahip çıkıyoruz”, “Sana söz geliyoruz”, “1 Mayıs emek ve dayanışma günümüz kutlu olsun” dövizleri ile birlikte “Özgür ve eşit bir yaşam kuracağız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Yeniden kuracağız bu ülkeyi”, “Çimento fabrikasına hayır” pankartları taşındı.

    Mitingde “Bıjî yek gulan”, “Jın, jiyan, azadi”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” “Zam zulüm işkence işte AKP”, “Üreten biziz yöneten de biz olacağız”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Deştin Çayı özgür akacak”, “Havama, suyumu, toprağıma dokunma”, “Siyasi tutsaklara özgürlük”, “Emek bizim gelecek bizim” sloganları atıldı.

    “BİZİM ZAMANIMIZ OLACAK”

    Tertip komitesi adına DİSK Genel-İş Muğla 2 No’lu Şube Başkanı Yücel Avcı ve 2 No’lu Şube Yöneticisi Yeliz Karadağ konuştu. Kapitalizmin yaşamın her alanını yok ettiği kaydedilen açıklamada, “Halk işe, ekmeğe insanca yaşama olduğu kadar demokrasiye adalete de aç. Hakkını arayan herkes bu düzenin hukuk dışı zorbalıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Bu düzenin mağdur ettiği cinsiyetçilik, mezhepçilik ve halk düşmanı tutumlarla ülkemizi geri dönüşü olmayan bir yere götürdüler. Artık her evde bir işsiz var. Artık emeğimizin hakkını alacağımız günleri göreceğimizin zamanı. Tarihi bir zamandan geçiyoruz. Artık bizim zamanımız olacak” ifadeleri yer aldı.

    MANİSA 

    Manisa Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs’ı Lale Meydanı’nda kutladı. Sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Şelale Plaza önünden Lale Meydanına kadar yürüyüş gerçekleştiren kitle, “Yaşasın 1 Mayıs pankartı” pankartı taşırken sık sık, “Diren direne kazanacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Jin jîyan azadi” sloganları atıldı. Lale Meydanına gelen kitle yaptıkları basın açıklaması ile 1 Mayıs’ı kutladı. Açıklamayı Emek ve Demokrasi Platformu adına Eğitim Sen Şube Başkanı İsmail Şenol okudu.

    Eşitlik özgürlük, barış ve demokrasi için artık yeter dediklerini belirten Şenol, bu düzenin değişeceğini söyledi. Şenol, “Bu karanlığı işçi sınıfı, emekçiler, emekliler, kadınlar, gençler, Aleviler, farklılıkları, kimlikleri yok sayılanlar değiştirecek. Bizleri karanlıktan çıkaracak olan işte bu 1 Mayıs meydanlarında açığa çıkan iradedir” dedi.

    AYDIN

    Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Mayıs’ı Aydın Kent Meydanı’nda kutladı. Taş Köprüde bir araya gelen yurttaşlar Kent Meydanı’na kadar yürüyüş düzenledi. Yurttaşlar sık sık “Jin jiyan azadî”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve “Umut Yeşil Sol” sloganları atıldı.

    Kent Meydanı’nda devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşunun Aydın Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan DİSK Genel-İş Aydın Şube Başkanı Sibel Özhan, “Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan, yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında dünyanın dört bir yanında taleplerimiz ve umutlarımız için omuz omuzayız. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar seslerini 1 Mayıs alanlarında buluşturuyor. 1 Mayıs alanlarında yüzümüzü birbirimize ve dünya işçi sınıfına yüzünü dönüyoruz” dedi.

    DİDİM

    Didim’de 1 Mayıs, Kent Meydanında kutlandı. Emek ve Demokrasi Platformuna bağlı, siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı kutlamalara DİSK Genel İş’e bağlı işçiler de katıldı. Müzik ve bando eşliğinde Cumhuriyet Caddesi üzerinden başlayan 1 Mayıs Korteji, Atatürk Bulvarı üzerinden devam ederek meydanda sona erdi. Yürüyüşte siyasi sloganlar da atıldı.

    1 Mayıs kutlamaları kapsamında Eğitim Sen Didim Temsilcisi, komite adına 1 Mayıs basın açıklamasını okundu. Ardından Didim Cemevi üyelerinin yer aldığı ekip şarkılar seslendirirken alandakiler halaylar çekti. Kutlamalar kapsamında Emniyet güçlerinin geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü.

    BALIKESİR

    Balıkesir 1 Mayıs Birlik-Mücadele ve Dayanışma Günü Tertip Komitesi de, Balıkesir kent merkezinde Kuvayi Milliye Meydanı’nda 1 Mayıs mitingi gerçekleştirdi. İşçi, memur sendikaları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, odalar, dernekler ve emek örgütlerinin katılımıyla kutlanan miting için Bahçelievler Mahallesi’nde toplanan kitle buradan meydana yürüyüş gerçekleştirdi. Mitingde TÜRK-İŞ, KESK, EĞİTİM-İŞ, Balıkesir Barosu ve Akademik Odalar Birliği temsilcilerinin konuşmaların ardından türküler eşliğinde halaylar çekildi.

    Balıkesir Bandırma ilçesinde de İstanbul Deniz Otobüsü (İDO) iskelesi önünde toplanan emekçiler, Cumhuriyet Caddesi üzerinden yürüyüş gerçekleştirdi. Sloganlar eşliğinde ve pankartlarla gerçekleşen yürüyüş sonunda kurumlar adına Bandırma Emek Platformu Dönem Sözcüsü ve Petrol İş Sendikası Bandırma Şube Başkanı Tuncay Topuz yaptı.

    Konuşmanın ardından çalınan ezgiler eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

    UŞAK VE AFYON

    Öte yandan Ege’nin diğer kentlerinde de 1 Mayıs mitingleri düzenlendi. Uşak’ta belediyenin eski hizmet binası önünde toplanan sendika ve siyasi parti üyeleri, İsmet Paşa Caddesi’nden mitingin yapıldığı 15 Temmuz Şehitleri Meydanı’na yürüdü. Afyon’da ise Zafer Meydanında bir araya gelen sendika ve siyasi partiler, taleplerini içerin pankartlar ve sloganlarla 1 Mayıs’ı kutladı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Halkın tepkisi sonuç verdi; Alevilerin Telli Dede Ziyaretinin yıkım kararından vazgeçildi

    Halkın tepkisi sonuç verdi; Alevilerin Telli Dede Ziyaretinin yıkım kararından vazgeçildi

    PİRHA- Aydın’da bulunan Tahtacı Alevi ziyareti Telli Dede’nin yıkılarak yerine İmam Hatip Lisesi yurdu yapılması kararı verilmişti. Köylülerin başlattığı nöbet sonrasında yurdun yapılması kararından vazgeçildi.

    Aydın Bozdoğan’a bağlı Akçay Mahallesi’ndeki Tahtacı Alevilerin önemli ziyaretlerinden Telli Dede’yi her sene çok sayıda kişi ziyaret ediyor. Özellikle musahip olan ailelere ait ocakların bulunduğu bu ziyaret, Tahtacı Alevilerin uğrak yerlerinden biri durumunda.

    Yakın zamanda Telli Dede Ziyaretinin bulunduğu alan yıkılıp, yerine Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdu yapılmak isteniyordu. Köylüler kutsal saydıkları ziyaretin yıkılmasına karşı Telli Dede Ziyareti için hukuksal yollara başvurmuş, sonuç alınamayınca nöbet eylemine başlamıştı.

    Köylülerin nöbet eylemi sonrasında yapılan görüşmeler sonrasında Telli Dede Ziyaretinin yerine inşa edilmesi planlanan Anadolu İmam Hatip Lisesi yurdunun yapımından geri adım atıldı.

    PİRHA/AYDIN

  • KYK yurdunda ‘tahrik oluyoruz’ diyen erkek görevliler yerine kadın öğrenciler uyarıldı

    KYK yurdunda ‘tahrik oluyoruz’ diyen erkek görevliler yerine kadın öğrenciler uyarıldı

    Aydın’daki bir KYK yurdunda kalan kadın öğrenciler, ‘kılık ve kıyafet konusunda dikkatli olmaları’ konusunda yurt yönetimi tarafından “Ahlak kurallarına uymayan, kişi veya toplumu tahrik ve rahatsız eden davranış ve eylemlerde bulunmalarına izin verilmeyecektir” şeklinde bir yazıyla uyarıldı. 

    Aydın’ın Sultanhisar ilçesindeki Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Kız Öğrenci Yurdu’nda çalışan erkek görevliler, kadınların ‘açık kıyafet giydiklerini ve tahrik olduklarını’ söyleyerek öğrencileri yönetime şikayet etti.

    Cumhuriyet’ten Mehmet İnmez’in haberine göre, yurt yönetimi, “Ahlak kurallarına uymayan, kişi veya toplumu tahrik ve rahatsız eden davranış ve eylemlerde bulunmalarına izin verilmeyecektir” yazısıyla kadın öğrencileri uyardı.

    Yurttaki kadınların paylaşımı sonrası birçok KYK yurdunda kıyafet yasağı uyarısı yapıldığı ortaya çıktı.

    Sultanhisar Gençlik ve Spor İlçe Müdürü ve yurt müdür vekili Hüseyin Yağcı’nın imzasının bulunduğu bir bildiriyle öğrencilerin ortak alanlarda ilkelere aykırı kılık ve kıyafetle dolaşmaları yasaklandı.

    Yurt duvarlarına asılan yazıda şöyle denildi:

    “Tedbirler gereği, öğrencilerin idare ve yurt içerisindeki lokanta, kantin ve diğer küçük işletmeler, çalışma veya spor salonları, balkon, teras, bahçe gibi ortak kullanım alanlarında, toplumda genel kabul görmüş ilkelere aykırı kılık ve kıyafetle dolaşmalarına genel ahlak kurallarına uymayan, kişi veya toplumu tahrik ve rahatsız eden davranış ve eylemlerde bulunmalarına izin verilmeyecektir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Asım Bezirci mezarı başında anıldı-VİDEO

    Asım Bezirci mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-PSAKD İstanbul Şubeleri, Asım Bezirci’yi mezarı başında anarak, “Devlet bütün katliamlar ile yüzleşip, hesabını verene kadar davamızı sürdüreceğiz” dedi.

    PSAKD İstanbul Şubeleri, Sivas Madımak Oteli’nde katledilen yazar, şair, eleştirmen Asım Bezirci İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında andı. Anmaya Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya da katıldı.

    “KATLİAMLARIN HESABI SORULANA KADAR DAVAMIZ SÜRECEK”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri tarafından düzenlenen anma töreninde konuşan PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, katliamda yaşamını yitirenleri unutmayacaklarını belirtirken, “2 Temmuz’da yitirdiğimiz canların toprağa sırlandığı gündür bugün aslında. Katliamın 29. yılındayız. Şehitlerimizi unutmadığımızı, onların bıraktığı mücadeleyi Türkiye’deki özgürlük, demokrasi ve eşit haklar mücadelesinin bir parçası olarak gördüğümüzü hep dile getirdik. Devlet bütün katliamlar ile yüzleşip, hesabını verene kadar davamızı sürdüreceğimizi belirtmek isteriz” dedi.

    “İNSANLARI, İNSANLIK ÜLKÜSÜNDE BULUŞTURDULAR”

    Yazar Ayhan Aydın ise “Onlar insanlık ülküsünde insanlığı buluşturdular. Sivas illeri kan illeri oldu. Yanıklıklar kaldı geriye. Sivas’ın ışığı sönmeyecek. Pir Sultan Abdal’ın devrimci direncini her zaman yaşatacağız. Yaralarımızı birlikte saralım. Devlet asimilasyonuna karşı hep beraber bir olalım, diri olalım” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Sivas Katliamında yaşamını yitirenler Mamak’ta anıldı-VİDEO

    Sivas Katliamında yaşamını yitirenler Mamak’ta anıldı-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamının 29. Yıldönümünde yaşamını yitirenler Mamak’ta anıldı. Yapılan konuşmalarda katliamı yapanlar lanetlenirken “Katliamlar, devlet tarafından zorla örtülüyor” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Madımak Otelinde katledilen 33’ü aydın, 2’si otel görevlisi 35 yurttaşı Mamak’ta yapılan program ile andı.

    “GELİN HEP BİRLİKTE MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM, BU ACILARI YAŞATANLARDAN HESAP SORALIM”

    Saygı duruşu ardından anma programının açılış konuşmasını PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz yaptı. Sivas Katliamının planlayıcılarını kınayan Türkyılmaz “Devlet, yangını söndürmek yerine katliamı izledi” diyerek şu açıklamayı okudu:

    ‘’ ‘Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu Sivas’ta yıkılacak. Sivas Müslüman’ sloganları ile kolluk güçlerinin gözü önünde katliamı gerçekleştirdiler. Açıkça görüldüğü gibi Sivas Madımak Oteli Katliamı egemenlerin askeriyle, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, belediyesiyle, hükümetiyle organize ettiği planlı bir katliamdı.

    Katliamdan sonra gerici katil güruh içinden, sadece küçük bir grup hakkında dava açıldı. Uzun süren yargılamalar sonunda bu katillerin çoğu ya hiç ceza almadılar ya da küçük cezalarla kurtuldular. Haklarında dava açılan katillerin bir kısmı ise hiç bulun(a)madı. Daha sonra bu katillerin bazılarının Sivas’tan hiç ayrılmadan yaşamlarına devam ettikleri, hatta resmi olarak haklarında arama kararları olmasına rağmen evlendikleri, askere gittikleri, işe girip çalıştıkları, ehliyet aldıkları anlaşıldı. Bir kısmı da arama kararlarına rağmen ellerini kollarını sağlayarak yurtdışına çıktılar. Daha sonrasında devlet tarafından bulun(a)mayan bu katiller zamanaşımı kararıyla ceza almaktan kurtuldular.  O dönemin başbakanı olan AKP Genel Başkanı ise zaman aşımı kararı için “milletimize hayırlı olsun” dedi. Aranan sanıklar yönünden devam eden mahkeme sürecinde, yargı adeta zaman doldurur nitelikte davaları birkaç dakika içinde ileri tarihe erteleyerek, Alevi toplumunun vicdanını kanatmaya devam ediyor.

    Sivas katillerinin avukatları AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılarak ödüllendirildiler. Sivas Katliamından bugüne kadar 29 yıl bu şekilde geçti.

    Bugün ise AKP iktidarı Alevilere ve diğer tüm ilerici-demokrat toplum kesimlerine karşı baskı ve tehdit politikalarına hız kesmeden devam ediyor. Devletin artık şeklen kalmış olan sınırlı laik niteliği bütünüyle ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Seküler yaşam biçimleri iktidar tarafından hedef alınıyor. Ülkemizin bütün kamusal kaynakları emperyalistlere ve yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekiliyor. Doğa, sermayenin çıkarları doğrultusunda talan ediliyor. Bunların yanında ekonomik kriz giderek derinleşmekte, krizin ve pandeminin faturası işçilere ve yoksullara kesilmekte, sürekli gelen zamlar nedeniyle yaşam, halkımız için her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.

    Aleviler ve ezilen halklar üzerindeki asimilasyon ve yok etme politikaları gerici sistem tarafından daha da artırılarak devam ediyor. Alevi çocuklarına zorla din dersleri dayatılıyor. Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Ortaca, Sivas, Gazi, Roboski, Suruç, Gezi Katliamlarının üzeri devlet tarafından ısrarla örtülüyor. Alevi köylerine zorla cami yapılıyor.  Tuzluçayır Mahallesi’nde Alevi halkını asimile etmek için Cami-Cemevi yapılmak isteniliyordu. Mamak halkının direnişi sonucu proje iptal ettirildi.

    2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Katliamı; Özünde Aleviler üzerinden ezilen, ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan bütün toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır. O yüzden ezilen, ötekileştirilen, dışlanan ve yok sayılan herkesi zulme karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. Gelin hep birlikte tek adam rejimine, faşizme, ırkçılığa, gericiliğe ve baskı politikalarına karşı laikliği, özgürlüğü, eşitliği, adaleti, barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunarak katliamda yitirdiğimiz canlarımızı analım.  Gelin acılarımızı ortaklaştıralım. Acılarımızı paylaşarak azaltalım. Gelin hep birlikte dayanışmayı ve mücadeleyi büyütelim. Büyütelim ki bize bu acıları yaşatanlardan hesap soralım. Bütün halkımızı bir daha böyle acıları ve katliamları yaşamamak için dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz.

    29’uncu yılında Sivas Madımak Katliamında yitirdiğimiz canlarımızı meydanlarda ve alanlarda anmaya devam edeceğiz. Pir Sultan Abdal’ın “Dönen Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan” şiarıyla Sivas Madımak Katliamının 29’uncu yılında 2 Temmuz Cumartesi günü saat 18:30’daAnkara Tandoğan meydanında gerçekleşecek anma etkinliğinde buluşalım.”

    “KİM SUSTURABİLİR BİZİ KİM?”

    Anma töreninde konuşan bir diğer isim ise PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş oldu. Sivas davasının zaman aşımına uğramaması için çağrı yapan Ateş, şu konuşmayı yaptı:

    “29 yıl önce Almanya’da Nazi taraftarları, bir Türk ailenin evini ateşe vererek yaktı. İnsanların ölümüne neden olanlar kısa zamanda yakalanıp cezalandırıldı. Biz ise 29 yıldır Madımak’ı müze yapamadık. 29 yıldır canımız yanıyor. Bizi, Alevileri öldürerek bitiremeyeceğini anlayanlar, şimdi bakanlıklar aracılığı ile Hacıbektaş’ta çocuklarımıza Aleviliği öğreteceklermiş. Hadi oradan. Kimsiniz siz? Siz önce kendi çocuklarınıza, imamlarınıza Aleviliği öğretin.

    Zaman aşımı davası için Cumhurbaşkanı ‘halkımıza hayırlı olsun’ demişti. Aynı cumhurbaşkanı, ‘Alevilik Aliyi sevmekse en çok Aliyi seven benim’ demişti. Bizim sizinle hiçbir yanımız yok. Biz Pir Sultan’ın siz ise Yezidin soyundansınız. Sizinle ortak hiçbir şeyimiz olamaz. Bizi keserek öldürerek bitiremediler şimdi ise yolumuza zarar vermeye çabalıyorlar. Kim susturabilir bizi kim?”

    Yapılan konuşmalar ardından semah dönüldü.

    Sanatçılar Tolga Sağ, Grup Tersname, Bahoz Arslan, Grup Günyüzü ve Erdal Beyazgül de ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Akademisyenleri “Alevi, aşırı sol” şeklinde fişleyen eski rektöre soruşturma açılmadı

    Akademisyenleri “Alevi, aşırı sol” şeklinde fişleyen eski rektöre soruşturma açılmadı

    PİRHA-Adnan Menderes Üniversitesi’ndeki akademisyenleri 2014-2019 yılları arasında “Alevi, aşırı sol, İslam ve AK Parti karşıtı, içki alemlerinin vazgeçilmezi” şeklinde fişleyen eski rektör Cavit Bircan hakkında “Şikayet yok” denilerek soruşturma açılmadığı öğrenildi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama, suçunu işlediği ortada olan, bilim yapılması gereken üniversitede fişleme yapan bu şahıs adeta korunuyor” dedi.

    BirGün Gazetesi’nden Hüseyin Şimşek’in haberine göre Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde 2014 ile 2019 yılları arasında akademisyenleri “Alevi, aşırı sol, İslam ve AK Parti karşıtı, mason, rotaryen lions kulübü üyesi, içki alemlerinin vazgeçilmezi, kafası kırık, şifozren” ifadeleriyle fişleyen eski rektör Cavit Bircan hakkında “Şikayet yok” denilerek soruşturma açılmadı.

    CHP’Lİ BÜLBÜL KONUYU MECLİSE TAŞIDI

    Aydın Emniyet Müdürlüğü’nün fişlemeyi tespit etmesinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül konuyu Meclis gündemine taşıdı. Bülbül, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Bircan hakkında başlatılan FETÖ soruşturmasını da hatırlatarak; fişleme sonrasında Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) devreye girip girmediğini sordu.

    YÖK: BİRCAN HAKKINDA HERHANGİ BİR ŞİKAYET OLMADIĞINDAN İŞLEM YAPILMAMIŞTIR

    Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, YÖK’ün soruya ilişkin yanıtını Bülbül’e gönderdi. YÖK Başkanvekili Safa Kapıcıoğlu imzalı yanıtta, “Konuya ilişkin olarak Prof. Dr. Cavit Bircan hakkında kurulumuza herhangi bir şikayette bulunulmadığından adı geçen hakkında işlem tesis edilmemiştir” ifadeleri yer aldı.

    “HALKIN BİR KESİMİNİ ALENEN AŞAĞILAYAN BU ŞAHIS ADETA KORUNUYOR”

    Kendisine gönderilen yanıta tepki gösteren Bülbül, “Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama, suçunu işlediği ortada olan, bilim yapılması gereken üniversitede fişleme yapan bu şahıs adeta korunuyor. İddialar bu kadar vahimken ve suç bu kadar açıkken hakkında inceleme açılmasının hala şikayete bakılması bir akıl tutulmasıdır. Onlarca akademisyen, bilim insanı bu ülkede tek bir gecede kürsülerinden edilirken cezaevine atılırken hangi şikayete bakıldı?” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    >ADÜ eski rektörü Bircan, akademisyenleri ‘Alevi, solcu’ diye fişlemiş

  • ‘Ben Alevi, eşim de Ermeni olduğu için AKP’li belediye, alacağım ihaleyi iptal etti’

    ‘Ben Alevi, eşim de Ermeni olduğu için AKP’li belediye, alacağım ihaleyi iptal etti’

    PİRHA- AKP’li Bozdoğan Belediyesi tarafından düzenlenen halı saha ve kafeterya işletme hakkı ihalesinin, tek katılımcının Alevi bir iş insanı olması nedeniyle iptal edildiği iddia edildi. İhaleye katılan iş insanı Hüseyin Kavcı; “Bu ihalenin iptalinin asıl sebebi benim Alevi, eşimin de Ermeni asıllı olmasıdır” dedi.

    Aydın’da AKP’li Bozdoğan Belediyesi tarafından düzenlenen halı saha ve kafeterya işletme hakkı ihalesi yapıldı. İhaleye katılan tek katılımcının Alevi bir iş insanı olması nedeniyle ihalenin iptal edildiği iddia edildi.

    İhaleye katılan iş insanı Hüseyin Kavcı, iptal kararına karşı yaptığı itiraz nedeniyle Belediye Başkanı Ufuk Altıntaş tarafından, ‘Dua et ben burada başkanım, yoksa ya ölümüne ya da ölümüme’ sözleriyle tehdit edildiğini söyledi.

    “BU SABAH EŞİM, BU İŞLERDEN VAZGEÇMEMİ İSTEDİ”

    Alevi yurttaşların yaşadığı ‘Tahtacı Mahallesi’nden’ olduğunu söyleyen iş insanı Kavcı; “Bu ihalenin iptalinin asıl sebebi benim Alevi, eşimin de Ermeni asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamızdır. Daha bu sabah eşim bu işlerden vazgeçmemi, bir sabah uyandığımızda kapımızda kırmızı bir çarpı görmek istemediğini söyledi. Ben ise hemşerilerime güvendiğimi, böyle bir şeyin asla olmayacağını söyleyerek kendisini teskin etmeye çalıştım. Ayrımcılığa karşı hep birlikte kardeşçe, omuz omuza olduğumuzu ben zaten biliyorum. Ancak kötü niyetli insanlar gücü eline geçirince münferit olayları sistematik hale getirebiliyor. Kamuoyu tarafından bu bilinsin ki bu olaylar tekrar etmesin” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ADFE’den ADÜ rektörüne tepki: Alevilerin fişlenmesi sistematik bir asimilasyon yöntemidir

    ADFE’den ADÜ rektörüne tepki: Alevilerin fişlenmesi sistematik bir asimilasyon yöntemidir

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu yazılı bir açıklama yaparak, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan’ın üniversite çalışanlarını “Alevi, solcu, AKP karşıtı” şeklinde fişlemesine tepki gösterdi. Açıklamada, “Alevilerin fişlenmesinin amacı, asimilasyon derecesini ölçmeye yöneliktir” denildi. 

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) eski rektörlerinden Prof. Dr. Cavit Bircan’ın 2014-2019 yıllarında üniversitedeki dekan ve öğretim üyelerini “Alevi, Aşırı Sol, İslam ve AK Parti karşıtı, içki alemlerinin vazgeçilmezi, mason, rotaryen ve lions kulübü üyesi, kafası kırık, şizofren” ifadeleriyle fişlediği ortaya çıktı. Bircan’ın akademisyenlerin sosyal medyada paylaştıkları fotoğraflarını topladığı ve çeşitli suçlar isnat ederek Cimer’e şikayet ettiği de anlaşıldı.

    ADFE: ALEVİLER AÇIK ŞEKİLDE TEHDİT EDİLİYOR

    Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) iktidarın kendisi gibi düşünmeyenleri fişlediğini hatırlatarak, duruma tepki gösterdi. ‘Huyunuz Batsın” başlıklı yazıda “Bu çıkardığı saçma insanlık dışı yasa ile kendisi gibi düşünmeyen tüm vatandaşları fişliyor, kamuya giren ya da kamuda görevli olan Alevileri güvenlik soruşturması adı altında siyasal, etnik ve mezhepsel olarak fişleyerek temel hak ve özgürlüklere açık bir şekilde saldırıyor ve tehdit ediyor” ifadelerine yer verildi.

    ADFE tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

    “Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) eski rektörlerinden Prof. Dr. Cavit Bircan ile şimdiki Rektör Prof. Dr. Osman Selçuk Aldemir arasındaki iftira davası dosyasından fişleme skandalı çıktı. Bircan’ın dekan ve öğretim üyelerini “aşırı sol, Alevi, İslam ve AK Parti karşıtı, içki alemlerinin vazgeçilmezi” diye fişlediği ve CİMER’e şikayet ettiği belirtildi.

    “SİSTEMATİK BİR ASİMİLASYON YÖNTEMİDİR”

    Alevilerin fişlenmesinin amacı, asimilasyon derecesini ölçmeye yöneliktir. Burada merak edilen şey aslında Alevileri hedef göstererek gericiliğin ne kadar yaygın olduğunu görmektir ve bu fişleme politikası geçmişten günümüze var olan sistematik bir asimilasyon yöntemidir.

    – Tahir defterleriyle bölgesel nüfusun tek tek tespit edilmesi,
    – Cizye (gayrimüslimlerden alınan vergi) ile nüfus gelir düzeyinin daraltılması ve muhtaç bir toplum yaratılmak istenmesi,
    – Fermanlarla Alevilerin demografik göçe zorlanması,
    – Zorunlu iskân ( Alevi ve diğer farklı inançtakilere yönelik toplu ve zorunlu yeniden yerleştirme) olan asimilasyon politikalarının geliştirilmesi,
    – Gizli tanıklar (uydurma olaylar hakkında görgü ve bilgisine başvurulan kişilerin mafya olması veya devletin kendi siyasi gücü için adam yetiştirmesi ya da seçmesi),
    – İhbar mektupları( işbirlikçilik ve tetikçilik yapanların imzasız mektupları),
    – İşaretlenen Alevi evleri…

    Yukarıda saydıklarımız gösteriyor ki insan fişlemek devletin geçmişten gelen siyasi bir huyudur. “Solcu, Alevi, hükümet karşıtı…” söylemi de geçmiş tarihten bugüne Alevileri doğuştan fişleme kriterleridir. Yani her dönem hükümetler Alevilerin dünya görüşüne, siyasi tutumlarına kafayı takarlar. Bunun altında yatan tek şey Alevileri asimile etmek, yok saymak ve etkisizleştirmektir.

    “ALEVİLER VARDIR VE VAR OLACAKLARDIR”

    Baskıcı-otoriter hiçbir objektif kritere ya da yargı kararına dayanmayan, tamamen keyfi, haksız ve hukuksuz resmi bir ‘fişleme’ uygulamasını yasalaştıran hükümetin amacı da zaten budur. Bu çıkardığı saçma insanlık dışı yasa ile kendisi gibi düşünmeyen tüm vatandaşları fişliyor, kamuya giren ya da kamuda görevli olan Alevileri güvenlik soruşturması adı altında siyasal, etnik ve mezhepsel olarak fişleyerek temel hak ve özgürlüklere açık bir şekilde saldırıyor ve tehdit ediyor.

    Bizler; Alevileri fişleyerek devletin resmi ideolojini yaşatmaya çalışan hükümeti bir kez daha uyarmak istiyoruz. Her gün bu fişlemeye yeni bir ölçüt eklemeniz, bireyin cinsel eğilimine dahi inmeniz ve bunları kayıt altına almanız, hastalıklı zihniyetinizin sonucudur. Bu “aşırı merakınız”, toplumları ve bireyleri birbirine düşman eder. Bu kötü huylarınızdan derhal vazgeçiniz. Çünkü siz de çok iyi biliyorsunuz ki, Aleviler vardır ve var olacaklardır.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Aydın’daki Alevi kurumların yöneticileri, iktidarın asimilasyon hamlelerine karşı bir araya geldi

    Aydın’daki Alevi kurumların yöneticileri, iktidarın asimilasyon hamlelerine karşı bir araya geldi

    PİRHA- Aydın’da bulunan Alevi kurumlarının yöneticileri, toplumun yaşadığı sorunların çözümü, hükümetin Alevi örgütleri ile temasları ve asimilasyon politikalarını değerlendirmek üzere bir araya geldi. 2 ayda bir bir araya gelineceği belirtilirken, Aydın’da Alevi köylerindeki hızlı asimilasyonu önlemek için bir komisyon oluşturularak köylerin ziyaret edilmesi kararı alındı. 

    Aydın’da bulunan Alevi kurumları Alevilerin güncel sorunlarının çözümü, hükümetin devlet imkanları ile Alevi kurumlarını dizayn etme çabaları ve Hakk’a yürüme erkanları, cem ritüellerinin uygulamasındaki sorunlar üzerine bir araya gelerek tartışma yürüttü.

    Didim Cemevinde gerçekleşen toplantıya Didim, Akbük, Söke, Köşk, Davutlar, Koçarlı, Nazilli, Ortaklar Cemevleri, Kuşadası AKD Şubesi, Aydın Cem Vakfı, Alamut Cemevi başkan ve yöneticileri, PSAKD Ankara Şube Üyesi Neşe Ceyhan, AKD Ege Bölge Sorumlusu Yaşar Aydın, ABF İnanç Kurulu Dedesi Ali Tekin, Engin Seyitalidedeoğlu, Didim Cemevi İnanç Kurulu üyeleri, Didim Cemevi yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Toplantıda, Aydın’da yaşayan Alevilerin sorunlarının çözümü için yapılması gerekenler dışında hükümetin devlet imkanlarını kullanarak Alevi örgütlerini dizayn etmeye çalışması ve cem, Hakk’a yürüme erkanı ve ritüellerinin uygulanmasındaki sorunlar değerlendirildi.

    Tartışmalar sonucunda şu kararlar çıktı:

    * Aydın’daki bütün Alevi Bektaşi ve Tahtacı kurumlarının toplantılarının 2 ayda bir devam ettirilmesi,

    *Aydın Alevi kurum bileşenlerinin katkılarıyla Alevi Bektaşi tanıtım günleri ve Hace Bektaşi Veli – Yunus Emre anma etkinlikleri planlamasının yapılması,

    *Aydın’da Alevi köylerindeki hızlı asimilasyonu önlemek için bir komisyon oluşturularak köy ziyaretlerinin yapılması,

    *Aydın da gasilhane ve morgu bulunan cemevlerindeki cenaze hizmetleri için 1 kadın, 1 erkek görevlendirilmesine ve bu canların eğitimi için gerekli planlamanın yapılması.

    PİRHA/AYDIN

  • Didim Cemevi Başkanı İlhan’dan CHP’li yerel yöneticilere: Tüm inançlara eşit mesafede olun

    Didim Cemevi Başkanı İlhan’dan CHP’li yerel yöneticilere: Tüm inançlara eşit mesafede olun

    PİRHA- Hızır ayı nedeniyle bir yazı kaleme alan Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, CHP’ye seslenerek “Ya bu ülkede yaşayan bütün inançlara eşit mesafede olun, ya da bir inancı kutsuyorsanız diğer inançları da kutsayın, sosyal mesajınızı eşit olarak paylaşın, insanları incitmeyin lütfen” dedi. İlhan, CHP’nin yerel yöneticilerinin devletin asimilasyon politikalarına su taşıdığı eleştirisinde de bulundu.  

    Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, sosyal medya hesabından yayınladığı yazısında bir dönem kendisinin de yöneticilik yaptığı CHP’nin Türkiye ve Aydın yerelindeki yöneticilerinin devletin Aleviler üzerindeki asimilasyon ve inkar politikalarına su taşıdıkları eleştirisinde bulundu.

    “Tek yaptıkları Alevi inancında ortak paylaşım olan aşure etkinliğini yapıp kitlesel şova döndürmeleri” diyen İlhan, yıllardır inanç özgürlüğü için mücadele veren Alevilerin değerlerinin siyasete kurban edildiğini vurguladı.

    CHP’nin yerel örgütlerinin inançlara eşit mesafede yaklaşmadığını dile getiren İlhan, yereldeki örgütleri devletin asimilasyon ve inkar politikalarına su taşımama çağrısında bulundu.

    “TEK YAPTIKLARI AŞURE ETKİNLİĞİNİ KİTLESEL ŞOVA DÖNÜŞTÜRMERİ”

    İlhan’ın kaleme aldığı yazı şöyle:

    “Yıllardır Alevi taleplerini her platformda dile getiren cemevlerimiz hak arama mücadelesine devam ediyor. Bütün inançlara saygılı olan, eşit mesafede yaklaşan Aleviler, kendi inançları içinde aynı tutumu beklemektedir. Bugün Regaip Kandil ve üç aylar başlangıcı olması sebebiyle bizler de bu inançlara mensup insanların bu kutsal gününü kutlarız.

    Velakin Türkiye siyasetinde seçim zamanı cemevlerimizin kapılarından ayrılmayan, cemevimizin canlarının oylarını garanti gören ve benim de üyesi olduğum geçmiş dönemlerde ilçe yönetiminde görev yaptığım CHP Türkiye ve Aydın’daki genel ve yerel yöneticilerinin bütün kurulları konu Alevi inancı olduğunda, Alevilerin inanç günlerini paylaşmakta çekinir oluyorlar.

    Tek yaptıkları Alevi inancında ortak paylaşım olan AŞURE etkinliğini yapıp kitlesel şova döndürmeleri. Bizler halkların kültürüne yaşam tarzlarına ve inançlarına eşit mesafede saygılıyız. Lütfen insanların inançlarını, değerlerini kendi siyasetinize göre kullanmayın.

    “DEVLETİN İNANÇ İNKARINA SU TAŞIMAYIN”

    Şu anda mevcut sosyal medya paylaşımını yapanlar, muhalifi olduğunuz diğer siyasi partilerden bir farkınız olmalı. Bizler de biliyoruz ki muhalifi olduğunuz partilerin ideolojisi belli, hangi inançları kabul ettikleri, hangi inançları inkâr etmeye ötekileştirmeye, asimile etmeye devam ettikleri belli. Destek aldığı ve destek verdiği kitle belli ve o kitleyi onore etmek, o kitlelerin duygularına göre hitap ediyorlar.

    Alanlarda safları sıklaştıralım söylemlerinizdeki saflar kim? Kimler?

    Sizler neden kimden korkup çekiniyorsunuz ki! Bizlerin inançlarını buralardan dile getirip yıllardır inanç özgürlük mücadelesi veren Alevilerin gururunu okşamıyorsunuz, yalnızlık hissiyatı veriyorsunuz.

    Tekrarlıyoruz. Ya bu ülkede yaşayan bütün inançlara eşit mesafede olun, ya da bir inancı kutsuyorsanız diğer inançları da kutsayın, sosyal mesajınızı eşit olarak paylaşın, insanları incitmeyin lütfen.

    Zaten yıllardır devlet Alevilerin inanç özgürlüğünü, inançsal kimliklerini, ibadethanelerini yok sayıyor ötekileştiriyor. Sizler de bu kaba su taşımayın.

    Alevilik Haktır, Alevilik vardır. Hızır Orucu tutan tüm canlarımızın niyetlerini Hakk kabul eyleye. Aşk ile..”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Aysel Tuğluk için Aydın ve İzmir’de ‘tahliye’ çağrısı yapıldı-VİDEO

    Aysel Tuğluk için Aydın ve İzmir’de ‘tahliye’ çağrısı yapıldı-VİDEO

    PİRHA-İzmir ve Aydın’da kadınlar, tutuklu Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekerek, “derhal serbest bırakılsın” çağrısı yaptı.

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İzmir Kadın Meclisi, hasta tutuklu Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekmek için il binalarında basın toplantısı düzenledi. Toplantı salonuna “Aysel Tuğluk için geç olmadan adalet” pankartı asıldı.

    Basın metnini okuyan Yeşil Sol Parti İzmir İl Eş Sözcüsü Yeşim Arslan, bu topraklarda düşünmenin, fikrini açıklamanın, eleştirmenin, barışı savunmanın kolay olmadığını ifade etti. Sırf kadın olmanın bile hukukun temel ilkelerinin dışına atılmaya yeter olduğunu vurgulayan Arslan, “Ülkemizde cezaevleri, adalet sisteminin bir unsuru olarak değil, politik iktidarı tutsak bedenler üzerinden inşa eden şiddet araçları olarak işlev görmektedir. Tutuklu ve hükümlülerin sayısı AKP-MHP iktidarı döneminde misliyle artmıştır. Sürekli yeni cezaevi müjdesi veren iktidar, türlü türlü yeni cezaevleri inşa etmekte, cezaevlerinde kapasite arttırmakta, kampüs cezaevleri deneylerine girişmektedir. Siyasal iktidar baş edemediği, çözüm üretemediği tüm sorunları kısa dönemde bu şekilde bastırmayı seçmektedir” dedi.

    DUYARLILIK ÇAĞRISI

    Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerinde yaşananlardan rahatsızlık duymadığını ifade eden Arslan, “Aysel Tuğluk milletvekilliği yapmış, siyasi partilerin üst düzey organlarında görev almış Kürt bir kadın hukukçu ve siyasetçidir. İnsan hakları, demokrasi ve barış mücadelesi için çalışmıştır. Kapatılma ile birlikte annesinin cansız bedenine karşı yürütülen yıkıcı ve kirli siyasi manevralarla sınanmıştır. Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi olarak tüm adalet kurumlarını ve kamuoyunu Aysel Tuğluk ve diğer hasta mahpusların haklarını savunmaya ve korumaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA / İZMİR

  • Söke Cemevi Başkanı görüşmeyi anlattı: Erdoğan ‘cemevlerine resmi statü zor’ dedi

    Söke Cemevi Başkanı görüşmeyi anlattı: Erdoğan ‘cemevlerine resmi statü zor’ dedi

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aydın’a görüştüğü Alevi Kültür Dernekleri Söke Şube Başkanı Şevki Kaya, cemevlerine resmi statü talebini ilettikleri Erdoğan’ın, “Çalışma var ancak hemen gerçekleşmesi zor” dediğini anlattı. 

    AKP hükümeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi yönündeki kararını uygulamamak için hala direniyor. Bir gecede kararnamelerle kararlar alan iktidar, şu ana kadar Alevilerin hiç bir talebini mahkeme kararlarına rağmen yerine getirmedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen gün miting ve toplu açılış yapmak için bulunduğu Aydın’da cemevi başkanları ve muhtarlarla valilikte bir araya geldi.

    Toplantıya Eğrek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Derneği Başkanı Mehmet Akyüz, Bozdoğan Alamut Mahallesi Cemevi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Özçörtük, Söke Güzeltepe Mahallesi Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Özgül Avcı, Alevi Kültür Dernekleri Söke Şubesi Başkanı Şevki Kaya ile Çine Dutluoluk Mahallesi Muhtarı Sadık Yıldız, Bozdoğan Alamut Mahalle Muhtarı Hasbi Şen ve Efeler Yılmazköy Mahalle Muhtarı Özkan Tosun’dan oluşan heyet katıldı.

    CEMEVLERİNE RESMİ STATÜ VERİLMESİ İÇİN ÇALIŞMA YOK

    Toplantıya katılan Alevi Kültür Dernekleri Söke Şube Başkanı Şevki Kaya, cemevlerine resmi statü talebini ilettikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çalışma var ancak hemen gerçekleşmesi zor” dediğini anlattı.

    Kaya, “Bizler sorunlarımızın masada çözülebileceğini ve sokakta çözülemeyeceğini düşünerek Cumhurbaşkanımız ile görüştük. Cumhurbaşkanı’na resmi statüyle ilgili taleplerimizi ve cemevlerimizin sıkıntılarını ilettik. Sayın Cumhurbaşkanı da bu anlamda bir çalışmanın olduğunu ancak hemen gerçekleşmesinin zor olduğunu belirterek yavaş yavaş bu isteğin gerçekleşebileceğini söyledi. Biz de kendilerine teşekkür ederek ayrıldık” dedi.

    “CEMEVLERİNİN RESMİ STATÜSÜ YOK”

    Aydın’daki Alevi nüfusunun 100 binin üzerinde olduğunun söylendiğini belirten Kaya, “Öncelikle cemevlerinin maddi anlamdaki hizmet binası, elektrik, su ve benzeri giderlerin resmileşmesini istiyoruz. Şu an resmi bir statü yok. Elektriğini, suyunu ve personel giderlerini biz karşılıyoruz. Binaların tadilatını biz yapıyoruz. Şu an için devletten herhangi bir destek alamıyoruz. Tabii ki inanç bazında hizmet veren yerlere devletin eşit şartlarda davranması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim çok büyük beklentimiz yok. Biz diyoruz ki resmi statü olsun. Zaten resmi statüye geçtiğinde bunların hepsinin olabileceğinden eminiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL