Etiket: batman

  • Batman’da 15 kadın gözaltında

    Batman’da 15 kadın gözaltında

    Batman’da gözaltına alınan ve aralarında siyasetçilerin de olduğu kadınların sayısı 15’e yükseldi.

    Batman’da sabah saatlerinde polisin yaptığı ev baskınlarında gözaltına alınan kadınların sayısı artıyor. Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kent merkezi ve ilçelerinde yapılan ev baskınlarında aralarında siyasetçi ve aktivistlerin de olduğu 15 kadın gözaltına alındı.

    Ev baskını sırasında polislerin kapıları kırarak içeri girdiği ve arama esnasında evdeki eşyaları dağıttığı belirtildi.

    “Örgüt üyesi” olma suçlamasıyla gözaltına alınan kadınların isimleri şöyle:

    “Yerine kayyım atanan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Songül Korkmaz, Bekirhan Belediye Eşbaşkanı Gülistan Sönük, Kozluk Belediye Eşbaşkanı Nazime Avcı, HDP Batman eski İl Eşbaşkanı Fatma Ablay, HDP İl Genel Meclisi üyesi Semra Güneş, Batman Belediyesi Meclis üyesi Sebahat Acar, HDP Merkez İlçe Eşbaşkanı Gurbet Doğan, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri Gurbet Bozyiğit, Halide Keser, Gülnur Deli, Zeynep Oduncu, Ruken Zeryam Işık, Şükran Çelebi, Nuran Altan ve Kürt sanatçı Sevda Adırbeli.”

    Gözaltına alınan 15 kadın Batman İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD’den okul müdürü hakkında soruşturma açılması çağrısı

    İHD’den okul müdürü hakkında soruşturma açılması çağrısı

    İHD, ırkçı söylemlere karşı okul Müdürü Ö.Ç. hakkında soruşturma açılmasını talep etti. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi, kentteki Petrol Anadolu Lisesi Müdürü Ö.Ç.’nin öğrencilere karşı ırkçı söylemlerde bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Okul müdürüne yönelik iddiaların hatırlatıldığı açıklamada, “Bir toplumu veya milleti etnik kökeninden dolayı hain ilan etmek suç teşkil etmekte olup, iddialara konu söylemlerinden dolayı okul müdürü hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmasını talep ediyoruz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Başaran: Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir göz boyama-VİDEO

    Başaran: Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir göz boyama-VİDEO

    PİRHA-HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, kadın gündemine ilişkin yaptığı basın toplantısında AKP’nin Alevi politikalarını eleştirdi. Acar Başaran, “Biz benzer açılımları daha önceki süreçlerden gördük. İktidar şimdiden seçim hazırlığı yapılıyor. Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir seçim çalışması ve göz boyama gibi görünüyor” ifadelerini kullandı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Acar Başaran’ın öncelikli gündem maddesi HDP’ye dönük baskılar oldu. “4 Kasım Darbesi, Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak girmiştir” diyen Ayşe Acar Başaran, şunları söyledi:

    “4 Kasım Darbesi, 5 yıl önce 2016 yılında hepimizin hafızasında duruyor. Bir gece yarısı, aralarında o dönemki eş genel başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu birçok arkadaşımızın evine baskın yapıldı, akabinde bu darbe sonucunda arkadaşlarımız tutuklandı. 4 Kasım Darbesi, Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak girmiştir. O gün sadece demokratik siyaset rehin alınmadı, o gün kadın mücadelesine, kadın kazanımlarımıza yönelik bir saldırı olarak geliştirildi.”

    “ARKADAŞLARIMIZ CEZAEVİNDE REHİN OLARAK TUTULUYOR”

    Milletvekili Ayşe Acar Başaran, hasta tutuklular sorununa da değinerek şöyle devam etti:

    “Hala 4 Kasım’dan bu yana devam eden siyasi soykırım operasyonları nedeniyle arkadaşlarımız cezaevinde rehin olarak tutuluyor ve hasta tutsaklar içinde yer alan Aysel Tuğluk hala intikamvari bir yaklaşımla, 7 Haziran seçiminin yenilgisinin intikamı için cezaevinde rehin tutulmaya devam ediyor. Biz 4 Kasım vesilesiyle başta Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Gülser Yıldırım, Aysel Tuğluk ve cezaevlerinde rehin tutulan tüm arkadaşlarımıza sevgilerimizi iletiyoruz.

    “KADINLAR SİZE BOYUN EĞMEDİ SİZE DERT OLSUN”

    Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, partilerine dönük baskılara karşın kadınların boyun eğmediğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Ne siyasi soykırım davalarınız ne siyasi darbe teşebbüsleriniz HDP’lilere, Kürtlere, kadınlara geri adım attıramaz. Kürtler size boyun eğmez, kadınlar size boyun eğmedi, boyun eğmeyecek; bu da size dert olmaya devam edecek.

    Türkiye’nin sürekli gündemlerinden biri kadına yönelik şiddet ve katliam. Kurumların, yetkililerin kamuoyunu bilgilendirecek net istatistikler vermediği ortada. Basına düşen istatistiki bilgilere göre; Ekim’de 22 kadını öldürdü, en az 53 kadına şiddet uygulandı, en az iki çocuk öldürüldü, en az 49 çocuk istismar edildi, en az 280 kadını taciz edildi.”

    “ÇİLEM DOĞAN’A VERİLEN CEZANIN ONANMASI KADIN DÜŞMANLIĞIDIR” 

    “Cemal Metin Avcı tarafından katledilen Pınar Gültekin’in Muğla’da duruşması vardı geçtiğimiz hafta. Aradan bir yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen katil Avcı’nın “haksız tahrikten” yararlanması istemesi nedeniyle dava sonuçlanmadı ve Avcı’ya henüz ceza verilmiş değil. Ancak bu yargı, Pınar’ın annesi Şefika Gültekin hakkında jet hızıyla soruşturma açabiliyor, yine aynı erkek yargı söz konusu kadınlar ve kadın mücadelesi olunca cezayı bol vermekten imtina etmiyor. Bunun bir örneği TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen cezaydı. Tam 30 yıl ceza verildi ve üstelik tutukluluğunun üzerinden bir yıl bile geçmeden! Yine bu yargı, iktidarın yargısı, cezai ehliyeti olmamasına rağmen 96 yaşındaki Aliye Yabansu’ya ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten ceza verebiliyor. Yine bu erkek yargı, kendisine şiddet uygulayan Hasan Karabulut’a karşı özsavunma hakkını kullanan Çilem Doğan’a verilen 15 yıl hapis cezasını onadı!  Aslında, yargı bu kararlarla kadın düşmanlığını her seferinde göstermiş oluyor.

    “TECAVÜZ, İKTİDAR TARAFINDAN SAVAŞ ARACI OLARAK KULLANILIYOR”

    Bu şiddetin başka bir boyutu da Van’da gerçekleşti. Van’da görev yapan uzman çavuş Talip K., lise öğrencisi iki çocuğa cinsel istismarda bulunmaktan tutuklandı. Cinsel saldırıya maruz kalan iki çocuğun, ifade için gittikleri emniyette polisler tarafından olayın kapatılmasına dönük yönlendirilmeye çalışıldı. Suçu işleyen üniformalı olunca suçu örtmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Batman’da İpek Er’e tecavüz ederek ölümüne neden olan Musa Orhan’da olduğu gibi, Gülistan Doku’nun kaybettirilişinde olduğu gibi Kürdistan’da kadınlara karşı özel bir savaş politikası olduğunu biliyoruz. Kürdistan’da taciz ve tecavüz iktidar tarafından savaş aracı olarak kullanılıyor. Son örneği de Hakkari’de gündem gelen vakalar.

    Devlet ve iktidar, Kürt kadınlarının bedenlerine saldırarak, yıldırma ve sindirme politikalarını devreye koyuyor.

    İktidar üniformalıların yaptığı suçları görmezden gelirken adalet mücadelesi veren Emine Şenyaşar’ı kolunda serumla gözaltına alıyor. Düpedüz Kürt ve kadın düşmanlığı bu!”

    GÖZ BOYAMA GİBİ GÖRÜNÜYOR”

    HDP Kadın Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “Alevi açılımı” iddiası hakkında yorum yaptı. “iktidarı samimi buluyor musunuz?” sorusuna Acar Başaran şu yanıtı verdi:

    “Bu konuda hem Alevi arkadaşlarımız hem Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan arkadaşlarımız daha geniş açıklamalar yapar. Ama biz benzer açılımları daha önceki süreçlerden gördük. Kürt açılımından biliyoruz… Kürtlerin haklarının verilmesi ve demokratikleşme için atılan adımların bugün hangi noktaya geldiğini bütün Türkiye görüyor. Yine reform paketi adı altında çıkılan yolda kazanımların hedeflendiği, ülkenin daha da totaliterleşen ve tekleşen bir rejime evrildiğine hepimiz şahitlik ediyoruz. Bu konuda iktidarın samimi olmadığını biliyor ve görüyoruz. İktidar şimdiden seçim hazırlığı yapılıyor. Diyarbakır’a gidiş gibi Alevilere gidiş de bir seçim çalışması ve göz boyama gibi görünüyor.”

    PİRHA/ANKARA

  • KESK’in Ankara’ya yapacağı yürüyüşün Batman ayağı başladı

    KESK’in Ankara’ya yapacağı yürüyüşün Batman ayağı başladı

    KESK, TİS görüşmelerinde hükümetin açıkladığı teklife karşı iki kentten Ankara’ya yapacağı yürüyüşün Batman ayağı başladı. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde hükümetin açıkladığı teklife karşı “İnsanca bir yaşam, demokratik, grevli toplu sözleşme için mücadeleyi birlikte büyütüyoruz” şiarıyla Edirne ve Batman’dan Ankara’ya yürüyüş yapma kararı aldı.

    Yürüyüşün Batman ayağı için Eğitim Sen Batman Şube binası önünde bir araya gelen kamu emekçileri buradan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil ve yöneticileri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticilerinin de katıldığı yürüyüşün ardından parkta açıklama yapıldı.

    Açıklamada, “İnsanca bir yaşam, demokratik grevli toplu sözleşme için mücadeleyi birlikte büyütüyoruz” pankartının yanı sıra “Güvenceli iş güvenli gelecek”, “Mülakat değil liyakat”, “KHK’lar iptal edilsin” ve “İstanbul Sözleşmesi uygulansın” yazılı dövizler açıldı.

    16 MİLYON AÇLIK SINIRI ALTINDA

    KESK Batman Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Deniz Topkan, milyonların geçim savaşı verdiğini belirterek, “Dünyanın kıskandığını iddia ettikleri Türkiye’de, 84 milyonluk nüfusun 16 milyonuna açlık sınırı, 50 milyonuna ise yoksulluk sınırı altında bir yaşam düştü. Dünyanın kıskandığını iddia ettikleri Türkiye’de, üretime değil, borçlanmaya, betonlaşmaya dayalı insan ve doğa düşmanı model her gün daha yıkıcı hale geldi” diye konuştu.

    Hükümetin 12 Ağustos’ta kamu emekçilerine sunulan teklife değinen Topkan, şunları kaydetti:

    “Üç yıl önce bizzat Cumhurbaşkanı tarafından verilen 3600 ek gösterge sözü hakkında  ‘üzerinde çalışacağız’ melalinde bir cümle kurulmuştur. Sayısı son yedi yılda dört kat artarak 550 bine dayanan, yıllardır kadro bekleyen sözleşmeliler konusunda ‘haklarının yeniden düzenlemesi için çalışacağız’ gibi köşeli sözler edilmiştir. Peki, kamu işvereni olan hükümet 12 Ağustos’ta 5,5 kamu emekçisine ve emeklisine ne teklif etmiştir? 3600 ek gösterge ve sözleşmeliler konusundaki içeriği belirsiz, dolayısıyla boş bir vaat sınırını aşmayan cümleleri dışarıda bıraktığımız da hükümetin aslında tek bir teklifi vardır. O da hedeflenen, üstelik hiçbir zaman tutmayan resmi enflasyon rakamlarına göre maaş artışı teklifidir.”

    Topkan, birlikte mücadelenin önemine değinerek, “Bilin ki bu dönem diğer konfederasyonların özellikle maaş artışı tekliflerinde KESK’in teklifine yakın rakamlar sunar pozisyona gelmesi sizin tabandan yarattığınız baskının eseridir. Ancak bu yeterli değildir. Aslolan, ekonomik, sosyal, özlük haklarımızda yaşadığımız kayıpların doruk noktasına çıktığı bu kritik dönemde taleplerimiz için birlikte mücadelenin yine tabandan büyütülmesidir” dedi.

    KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil de görmezden gelinen talepleri için Batman’dan Diyarbakır, Mardin, Urfa, Antep, Adana ve Mersin’e kadar devam edecek bir direniş yürüyüşü başlattıklarını belirterek,  “Hak verilmez alınır” dedi.

    Konuşmaların ardından kamu emekçileri, alkış ve zılgıtlar eşliğinde araçlarına binerek Diyarbakır’a doğru yola çıktı.

    (MA)

     

  • Sobadan sızan gazdan zehirlenen çift hayatını kaybetti

    Sobadan sızan gazdan zehirlenen çift hayatını kaybetti

    PİRHA-Batman’da sobadan sızan karbonmonoksit gazı sebebiyle zehirlenen Hatice ve Bereket Atay yaşamını yitirdi. Çiftin 3 çocuğunun tedavisi sürüyor.

    Batman Cumhuriyet Mahallesi 1508’inci sokaktaki evde yaşayan Bereket Atay (40) ve Hatice Atay (35) yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle yaşamını yitirdi. Gece saatlerinde sobayı yakıp, uykuya dalan aileden haber alamayan yakınları, eve geldiklerinde çiftin hareketsiz yattığını gördü.

    Eve gelen sağlık ekipleri, karbonmonoksit gazından zehirlenen çiftin yaşamını yitirdiklerini açıkladı.

    Çiftin, gazdan etkilenen 3 çocuğu ise hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Kaynak: MA 

     

     

  • Üşütmüş denilen bebek koronadan yaşamını yitirdi

    Üşütmüş denilen bebek koronadan yaşamını yitirdi

    PIRHA- Rahatsızlığı nedeniyle beş kez hastaneye kaldırılan 1,5 yaşındaki bebeğe önce üşütmüş denildi ardından korona teşhisi konuldu. Devlet hastanesinde boş yatak olmaması sebebiyle özel hastaneye sevk edilen bebek, ihmaller sonucu enfeksiyon kaparak yaşamını yitirdi.

    1,5 yaşındaki epilepsi hastası bebek, ateşi olması sebebiyle 4 kez Batman Çocuk Hastanesi’ne götürüldü fakat bir şeyi yok denilerek geri evine gönderildi.

    Ateşinin düşmemesi, halsizlik ve nefes darlığı nedeniyle beş kez hastaneye giden aileye, bebeklerinin durumunun ağır olduğu iletildi. Aileye daha sonra hastanede solunum cihazı olmadığı ve entübe edilebilmesi için başka bir hastaneye sevkinin yapılması gerektiği söylendi.

    Aile, devlet hastanelerinde boş yer olmadığı yanıtını alınca özel Zilan Hastanesi’ne yöneldi. Fakat bu hastane de bebeği Kovid-19 diye kabul etmedi. Aile, hastane yetkilisinin, bebeğin testinin negatif çıkması halinde hastayı alabileceklerini, aksi halde yatışını yapamayacağını iletti.

    Olayın sosyal medyadan hızlıca duyulmasıyla birlikte S.A. bebek, Batman Dünya Hastanesi’nde yoğun bakımda entübe edildi. İki gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren S.A, dün gece saatlerinde yaşamını yitirdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bir çocuğa cinsel istismarda bulunan korucu tutuklandı

    Bir çocuğa cinsel istismarda bulunan korucu tutuklandı

    Gercüş ilçesinde korucu olan Mehmet Ali Kansıran bir çocuğu cinsel istismara maruz bıraktı.

    Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı bir köyde 2 gün önce bir çocuk korucu olan Mehmet Ali Kansıran tarafından cinsel istismara maruz bırakıldı.

    İstismara maruz bırakılan çocuğun olay yerinden kaçarak annesine anlatması üzerine köylüler faili yakalayarak darp etti. Ardından köye çağırılan jandarmalara teslim edilen fail, gözaltına alındı.

    FAİL TUTUKLANDI

    Gözaltında ifadesi alınan Mehmet Ali Kansıran 22 Kasım günü savcılığa sevk edildi. Mahkeme tarafından tutuklanan Mehmet Ali Kansıran’ın Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildiği öğrenildi.

    (MEZOPOTAMYA AJANSI)

  • İçişleri Bakanlığı’ndan tecavüz zanlısı Musa Orhan açıklaması

    İçişleri Bakanlığı’ndan tecavüz zanlısı Musa Orhan açıklaması

    İçişleri Bakanlığı İpek Er’e cinsel saldırıda bulunarak ölümüne neden olan ancak 6 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Uzman Çavuş Musa Orhan’ın Jandarma Genel Komutanlığından ihraç edildiğini açıkladı. Zanlı hâlâ serbest.

    İçişleri Bakanlığı, Batman’da İpek Er’e cinsel saldırıda bulunan ve ölümüne sebep olan Musa Orhan hakkında açıklama yaptı.

    Bakanlık, 18 yaşındaki İpek Er’e ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan tutuklandıktan sonra tahliye edilen Uzman Çavuş Musa Orhan’ın, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ihraç edildiğini duyurdu.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan hakkında kovuşturma yürütülen Musa Orhan isimli şahıs, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 31.08.2020 tarihli “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası verilmesi kararıyla Jandarma Genel Komutanlığından ihraç edildi” ifadelerine yer verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Batman’da 18 yaşındaki İpek Er’i bir evde alıkoyarak 20 gün cinsel saldırıda bulunan ve ölümüne neden olan ve ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlaması ile yurttaşların günler süren tepkisinin ardından hakkında dava açılan ve tutuklanan uzman çavuş Musa Orhan tahliye edilmişti. (HABER MERKEZİ) 

  • Tecavüzcü uzman çavuşun bu kez de intihar soruşturmasından tutuklanması istendi

    Tecavüzcü uzman çavuşun bu kez de intihar soruşturmasından tutuklanması istendi

    Batman’da İpek Er’e “Nitelikli cinsel saldırı”da bulunduğu ve yargılandığı dava kapsamında önce tutuklanan ancak avukatlarının itirazıyla tahliye edilen Uzman Çavuş Musa Orhan’ın, bu kez intihar soruşturmasından tutuklanması istenildi. Başvurunun, soruşturma dosyasının tamamlanmasından sonra karara bağlanacağı öğrenildi.

    Batman’da tecavüz ettiği 18 yaşındaki İpek Er’i intihara sürükleyen Musa Orhan hakkında, yeni bir suç duyurusunda bulunuldu.

    İpek Er’in ailesinin avukatı İlyas Tarım, uzman çavuş Musa Orhan’ın tutuklanması talebiyle Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeni bir başvuru yaptı.

    Medyascope’dan Ferit Aslan’ın haberine göre; avukat İlyas Tarım, Orhan’ın, “Nitelikli cinsel saldırı” suçlamasıyla tutukluyken tahliye edildiğini, bu konuda yapılan itirazların da reddedildiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Biz daha önce Musa Orhan tutuklu iken kendisi hakkında Batman Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştuk. İntihar soruşturmasını yürüten savcılık, Beşiri Jandarma Karakolundan, Siirt Başsavcılığından ve Ağır Ceza Mahkemesinden bazı evrakları ve otopsi raporunu isteyerek dosya oluşturmaya başlamıştı. Siirt’te yargılandığı davadan tahliye edilmesi üzerine biz de 26 Ağustos’ta intihar soruşturmasında, ‘intihara sürüklemek’ ve ‘Ölüme sebebiyet vermek’ suçlarından savcılıktan tutuklanmasına yönelik hakkında yakalama kararı çıkartılmasını istedik. Savcılık ile yaptığımız görüşmede, soruşturma dosyasının tamamlanması ile talebimizin karara bağlanacağı bize bildirildi.” (HABER MERKEZİ)

  • Batman’da bir kadın boşandığı erkek tarafından katledildi

    Batman’da bir kadın boşandığı erkek tarafından katledildi

    Batman’da Ebru Tekin, boşandığı Muhammed Dinçer tarafından takip edilerek sokak ortasında katledildi.

    Batman’da iki çocuk annesi olan 21 yaşındaki Ebru Tekin, boşandığı Muhammed Dinçer tarafından sokak silahla vurularak öldürüldü.

    Pınarbaşı Mahallesi’nde yolda yürüyen Ebru Tekin’i boşandığı erkek Muhammed Dinçer otomobille takip etti. İddiaya göre, bir süre sonra Tekin’e aracıyla yaklaşan Dinçer, silahla ateş ederek 21 yaşındaki Tekin’i vurdu.

    Katil zanlısı olay yerinden kaçarken saldırıya uğrayan kadın ise çevredekiler tarafından özel bir hastaneye kaldırıldı. Başından ve boynundan yaralanan Tekin, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Otopsi işlemlerinin ardından bugün ailesi tarafından alınan Ebru Tekin’in cenazesi, Demirlipınar köyünde toprağa verilecek.

    Katil zanlısı Muhammed Dinçer ise hala yakalanmadı.  (HABER MERKEZİ)

     

  • Tepkilerin yükselmesi sonuç verdi, Musa Orhan tutuklandı

    Tepkilerin yükselmesi sonuç verdi, Musa Orhan tutuklandı

    PİRHA- Batman’da tecavüz ettiği İ.E.’nin ölümüne neden olan Uzman Çavuş Musa Orhan tepkiler üzerine tutuklandı.

    Batman’da 18 yaşındaki İ.E.’ye tecavüz ederek ölümüne neden olan ve “alkollüydüm” diyerek serbest kalan Uzman Çavuş Musa Orhan, tepkilerin yükselmesi sonrası gözaltına alındı savvcılık sorgusunun ardından ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması ise 16 Ekim’de.

    (HABER MERKEZİ)

  • Uzman çavuşun tecavüz ettiği genç kadın polis ablukasında toprağa verildi

    Uzman çavuşun tecavüz ettiği genç kadın polis ablukasında toprağa verildi

    Uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğradıktan sonra intihara sürüklenen İ. E., polis ablukası altında toprağa verildi. Cenazeyi gece teslim eden polis, aile dışında kimseyi mezarlığa almadı. 
    Batman’ın Beşiri ilçesinde uzaman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğradıktan sonra 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunan, 18 yaşındaki İ.E., tedavi gördüğü hastanede dün yaşamını yitirdi. İ.E.’nin cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Batman Bölge Hastanesi’ne kaldırıldı. İ. E.’nin cenazesi 17 saat sonra gece 03.00 gibi aileye teslim edildi. Batman Asri Mezarlığı’na götürülen cenaze yoğun bir polis ablukası altında defnedildi.
    POLİS MÜDAHALESİ
    Cenaze defnedilirken mezarlığa aile dışında kimse alınmadı. Polis, milletvekilleri, siyasi parti, insan hakları savunucuları, sivil toplum örgütleri temsilcilerine engel oldu. Mezarlığa alınmayan kitle tepki gösterirken, polisler HDP Siirt Milletvekilli Sıdık Taş ve yanındaki gruba müdahale etti. Cenaze aile bireyleri tarafından defnedildi. (MA)
  • Valilik boş lojmanları kuran kursuna çevirme kararı aldı

    Valilik boş lojmanları kuran kursuna çevirme kararı aldı

    Batman Valiliği, Tepecik Yatılı Bölge Ortaokulu’nda bulunan 2 blok lojmanın erkek Kuran kursuna çevrileceğini duyurdu.

    Batman Tepecik Yatılı Bölge Ortaokulu’nda bulunan 2 blok lojmanı erkek Kuran kursuna çevriliyor. BirGün’den Meral Danyıldız’ın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde Kozluk İlçe Müftülüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığında yürütülen “Örgün Eğitim ile Birlikte Hafızlık ve Kuran’ı Kerim’i Anlama Eğitimi Projesi” toplantısı Kozluk Tepecik Yatılı Bölge Ortaokulu’nda (YBO) yapılarak Tepecik YBO bünyesinde bulunan 2 blok 20 daireden oluşan lojmanların yatılı erkek Kuran kursuna dönüştürülmesine karar verildi.

    Kararı sitesinde duyuran Batman Valiliği tarafından, “İlçe Müftüsü Hasan Serçe tarafından yapılan bilgilendirme sunumunun ardından; yürütülen hafızlık projesinin daha kapsamlı bir şekilde devamını sağlanması için Tepecik YBO bünyesinde kullanılmayan 2 blok 20 daireden oluşan lojmanların yatılı erkek Kur’an Kursuna dönüştürülmesi konusunda yapılması gereken çalışmalar görüşüldü” ifadelerine yer verildi.

     ÖĞRENCİLERİ DİNİ EĞİTİME YÖNLENDİRİYORLAR

    Konuyu değerlendiren Batman Eğitim Sen Hukuk Sekreteri Nurettin Şimşek, sürecin 4+4+4 sistemiyle birlikte başladığını ifade ederek, o dönem çoklu zeka kuramlarının kaldırılmasıyla birlikte öğrencilerin artık istedikleri dersleri seçebilecekleri yönünde bir algı yaratıldığını kaydetti.

    Şimşek, bunun pratikte çok bir karşılığı olmadığına dikkat çekerek, “Valiliğin aldığı karar bu yönde. Lojmanlar Kuran kursuna dönüştürülecek. Türkiye genelinde ve Batman’da, dinci yapılar, eğitim öğretimin her yerinde. Öğrencileri dini eğitime yönlendirmeye çalıştılar. Zorunlu din dersinin dışında, peygamberin hayatı, fıkıh gibi dersler getirdiler. Seçmeli ders diye, normal, akademik liselerde ve ortaokullarda öğrencilerin önüne koydular. Öğrencilerin seçmeli derslerde aile ve rehberlik öğretmenlerinden yardım alması gerekiyor. Fakat şu anda müdürlük direkt olarak öğrencinin önüne koyuyor” dedi.

  • Batman’da Ezidilere saldırı

    Batman’da Ezidilere saldırı

    Batman’da el konulan topraklarına karşı verdikleri hukuk mücadelesini kazanan Ezidi’lere saldırı düzenlendi. Saldırıda 2 kişi yaralandı.

    Batman’da 1992’de yılında ‘emanet’ ettikleri kişilerce el konulan topraklarını verdikleri hukuk mücadelesi ile geri kazanan Êzîdî aileler saldırıya maruz kaldı. Saldırıda 2 kişi yaralandı.

    MA’nın haberine göre Batman’ın Beşiri ilçesine bağlı Kuşçukuru (Kelhok) köyünde yaşayan Êzîdî aileler, 1990’lı yıllarda yaşanan baskılar ve savaş ortamı nedeniyle 1992 yılında arazilerini Karabulut ve Biter ailesinin kanaat önderlerine noter huzurunda imzaladıkları belgelerle ‘emanet’ ederek, Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmıştı. 20 yıl sonra geri dönen Êzîdî ailelere emanet ettikleri toprakları, el konularak iade edilmedi.

    Êzîdî aileler, bunun üzerine topraklarını geri alabilmek için Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı. Yaklaşık 8 yıllık hukuk mücadelesinin ardından mahkeme kararıyla aileler topraklarına geri kavuştu.

    Mahkeme kararının ardından yeniden topraklarına yerleşip, ekim yapmak isteyen Êzîdî aileler, bu defa da şiddet ve tehditlere maruz kalmaya başladı.

    6 ŞAHIS EZİDİLERE SALDIRDI

    Bu yüzden kimi zaman topraklarını jandarma eşliğinde ekip, biçmek zorunda kalan aileler, birçok kez Biter ve Karabulut aile fertlerinin saldırısına maruz kaldı. Tehditlerden dolayı topraklarına yerleşemeyen Êzidî aileler, bugün kentte kaldıkları otelden çıktıkları sırada 6 kişinin saldırısına uğradı.

    Edinilen bilgilere göre, 10 kişilik grubun sopalı saldırısında Kuşçukuru’nda toprakları bulunan Nedim Erkiş ile Avrupa’dan bir yakının cenazesine katılmak amacıyla kente gelen Cevdet Tuku yaralandı.

    Olay sonrası saldırgan gruptan 6 kişi gözaltına alındı. Hastaneye kaldırılan Erkiş ve Tuku’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Yaralanan Êzidîler, saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

  • Hasankeyf’in tarihi çarşısı yıkıldı

    Hasankeyf’in tarihi çarşısı yıkıldı

    Binlerce yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’in tarihi çarşısı Kale Sokağı yıkıldı.

    Binlerce yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’te, 610 yıllık Er-Rızk Camii’nin ‘taşınması’ için tarihi çarşının esnafına verilen süre doldu. Tarihi çarşı kepçe ve dozerlerle yıkıldı.

    50 yıllık ömrü olması öngörülen Ilısu Barajı için tarihi Hasankeyf ve Dicle Vadisi yapılar birer birer sökülerek, 3 kilometre mesafede TOKİ tarafından oluşturulan yeni yerleşim alanına taşınıyor.

    610 yıllık Er-Rızk Camii’nin taşınması için Hasankeyf’in tarihi çarşısı olan Kale Sokağı da yıkıldı. Esnafın taşınması için verilen sürenin dolmasının ardından çarşamba günü yıkım işlemi başlatıldı. Cumhuriyet’ten Mehmet Kızmaz’ın haberine göre esnaflar büyüdükleri dükkanlardan hüzün içinde ayrılırken, bazı esnaflar ise yeni yerleşkede kendilerine yer verilmediği için taşınamadı.

    ESNAFTAN PROTESTO

    Bekar olduğu gerekçesiyle yeni yerleşkede yer verilmeyen ve çocukluğundan beri tarihi ilçede esnaf olan Ali Aslankılıç, dükkanını eşyalarıyla yakarak durumu protesto etti. Aslankılıç, “Kalpleri soğuklar gelip ısınsın artık” ifadelerini kullandı. Aslankılıç, benzer durumda olan birçok esnaf ve Hasankeyf’linin olduğunu da anlattı.

    Pazar günü itibariyle son yerli ve yabancı turistlerini ağırlayan tarihi çarşının bulunduğu Kale Sokağı ise çarşamba günü kepçe ve dozerlerle yıkıldı.

    Batman ile Hasankeyf’i bir birine bağlayan ve 1955’te trafiğe açılan eski yol da trafiğe kapandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cinayete seyirci kalan polisler görevden alındı

    Cinayete seyirci kalan polisler görevden alındı

    Batman otogarında yaşanan cinayete ilişkin açıklamada bulunan Batman Valiliği, olay yerindeki polislerin güç kullanımında zaafiyet gösterdikleri ve müdahalede bulunmadıkları gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldıklarını duyurdu.

    Batman Şehirlerarası Otogarı’nda geçtiğimiz Çarşamba günü meydana gelen olayda 2 kişi, Suat Yüksekbağ’ı 27 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Kan davası iddiasıyla öldürülen Suat Yüksekbağ’ın yaralı olarak yerde yatarken çekilen görüntüde, polisin saldırganlara müdahale etmediği kamuoyunda ciddi tepkilere neden olmuştu.

     POLİSLER AÇIĞA ALINDI

    Dün polislerle ilgili soruşturma başlatıldığını duyuran Batman Valiliği, yaptığı açıklamada, “Konu ile ilgili olaya ilk müdahalede bulunan polis memurları hakkında olaya müdahaleleri yönünden aynı gün idari yönden soruşturma başlatılmış olup, kademeli güç kullanmada zaafiyet gösteren ve müdahalede ihmalleri bulunduğu değerlendirilen görevliler görevden uzaklaştırılmıştır. Adli tahkikat sonucu olayı gerçekleştiren R.K ve suça sürüklenen çocuk A.K isimli şüpheli şahıslar tutuklanmıştır” ifadelerine yer verildi.

  • Otogarda işlenen vahşete polis müdahale etmedi

    Otogarda işlenen vahşete polis müdahale etmedi

    PİRHA-Batman’da bir genç bıçaklanarak öldürüldü, polisin ise müdahale etmediği görüntülere yansıdı. 

    Batman Şehirlerarası Otogar’da kan davası yüzünden Suat Yüksekbağ isimli genç, mevsimlik işçi olarak çalışmaya gittiği sırada Batman şehirlerarası otogarında R.K. ve A.K. kardeşler tarafından 27 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Çok sayıda bıçak darbesiyle yaşamını yitiren genç iddiaya göre “kan davası” nedeniyle öldürüldü. Onu bıçaklayan şahıs, başında ölmesini bekledi. Öldükten sonra teslim oldu. Polisler adam ölene kadar müdahale etmedi. Halk bıçaklanan gence yardım etmek istediği sıra polis “yaklaşmayın, gaz sıkarım” diyerek halkı uzaklaştırmaya çalıştı.

    POLİS SALDIRGANLARLA BİRLİKTE BEKLEDİ

    Yüksekbağ’ın yaralı olarak yerde yatarken çekildiği bir görüntüde, polisin sadece etrafta önlem alıp beklediği ve saldırganlara müdahale etmediği görüldü.
    Ağır yaralanan genç, kurtarılamadı. Batman Bölge Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsinin ardından yakınları tarafından cenazesi alınan Suat Yüksekbağ, memleketi Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Atabağı beldesinde toprağa verildi. Cinayetle ilgili ise 4 kişi gözaltına alındı. (HABER MERKEZİ)

  • 17 baro başkanı Hasankeyf’te: Bırakın Dicle özgür aksın

    17 baro başkanı Hasankeyf’te: Bırakın Dicle özgür aksın

    Hasankeyf’te bir araya gelen 17 kentin baro başkanları, tarihin yok edilmemesi için Ilısu Baraj Projesi’nden vazgeçme çağrısında bulundu. 

    Aydın, Antalya, İzmir, Tekirdağ, Kırklareli, Yalova, Diyarbakır, Bursa, Bitlis, Urfa, Şırnak, Ağrı, Bingöl, Mardin, Dersim, Muş ve Siirt baro başkanları ve avukatların katılımıyla Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin sular altında bırakılmaması için basın açıklaması yaptı. Batman Barosu’nun çağrısıyla Hasankeyf Seyir Terası’nda yapılan açıklamada, “Tarihi yaşatalım insanlığı yaşatalım Hasankeyf’i yaşatalım” ve “Bırakın Dicle özgür aksın” yazıl pankartlar açıldı.

    “SÖZLEŞMELERE UYULMAMIŞTIR”

    17 baro adına açıklama yapan Batman Barosu Başkanı Abdulhamit Çakan, Hasankeyf’in kurtarılabilir ve yaşatılabilir olduğunu dile getirerek, Hasankeyf’in binlerce yıldır kesintisiz bir şekilde insan yaşamına ev sahipliği yaptığına dikkat çekti. Türkiye’nin Ortaçağ’a ait bütünlüğünü koruyan tek tarihi alan olduğuna vurgu yapan Çakan, 1978 yılında sit alanı ilan edilmesine rağmen gerekli kazıların yapılarak sonraki nesillere bırakılması için ise hiçbir işlemin yapılmadığını söyledi. Kazı uzmanları tarafından 70 yıla yakın bir çalışmanın gerekli olduğunun belirtildiğini dile getiren Çakan, “Tüm bunlar bilinmesine rağmen ömrü 50 yıl olabilecek Ilısu Barajı ve HES projesine feda edilmek isteniyor. Ilısu yapılırken ulusal ve uluslararası hiçbir sözleşmeye uyulmamıştır. En basitinden ÇED raporu dahi bulunmamaktadır” dedi.

    “UNESCO SESSİZ KALDI”

    UNESCO’nun da Hasankeyf’e ilişkin sessiz kaldığını ifade eden Çakan, AHİM’in de kısa zaman önce verdiği ret kararıyla yıkıma ortak olduğunu vurguladı. Tüm yaşananlara rağmen yapılan yıkıma rağmen Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin kurtarılabilir olduğunu söyleyen Çakan, “Yakında su tutmanın başlayacağının farkındayız. Bu baraj dolayısı ile çok ciddi anlamda maddi harcamaların da yapıldığının ve pek çok alanın kamulaştırıldığının da farkındayız. Ancak tüm bunlara rağmen Hasankeyf’in, Dicle Vadisi’nin tarihi ve kültürel dokusu düşünüldüğünde, bu baraj nedeniyle bunların yok olacağı göz önüne alındığında iptal edilmesi, ülkemizin daha faydasına olduğunu düşünmekteyiz” dedi.

    “KOD DÜŞÜRÜLSÜN”

    Baraj kodunun düşürülerek Hasankeyf’in sular altında kalmasını engelleyecek bir seçeneğin daha olduğunu öneren Çakan, “Hasankeyf gerisinde kalan kamulaştırılan alanların ıslah yolu ile park, mesire ve orman alanlarına dönüştürülmesi ayrı bir seçenek olarak düşünülebilir. Böylece bu bozkır yeşil bir havzaya da dönüşür. Sonuç olarak bütün yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin kurtarılması için harekete geçmelerini bekliyor ve bu yolla ayrı ayrı saygı ve şükranlarımı iletiyorum” diye konuştu.

    “PROJEDEN VAZGEÇİN”

    Çakan’ın ardından batı illerinden gelen baro başkanları da kısa konuşmalar yaparak, Hasankeyf’in yok edilmemesi için baraj projesinden vazgeçme çağrısında bulundu.

    (Kaynak: MA)

  • ‘Hasankeyf için henüz geç değil’

    ‘Hasankeyf için henüz geç değil’

    HDP Ekoloji Meclisi’nin, Ilısu Barajı bölgesinde yapmak istediği açıklama polis ve jandarma engeline takıldı. Engelleme üzerine Ilısu Mahallesi girişinde yapılmak zorunda kalınan açıklamada, AKP iktidarının kendi renksizliği ile bütün renkleri yok etmeye çalıştığını söyleyen HDP Milletvekili Murat Çepni, henüz geç olmadığını belirterek herkesi Hasankeyf için mücadeleye davet etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekoloji Meclisi üyeleri, 12 bin yıllık tarihe sahip olmasına rağmen yapımı devam eden Ilısu Barajı’nın suları altında bırakılmak istenen Hasankeyf’e gitti. Partili milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Feleknas Uca, Necdet İpekyüz, Mehmet Rüştü Tiryaki, Züleyha Gülüm, Murat Çepni, Meral Danış Beştaş, Hişyar Özsoy, Semra Güzel, Dersim Dağ, Pero Dündar, Erdal Aydemir, Nuran İmir, Hüseyin Kaçmaz ve Hasan Özgüneş ve bazı belediye eş başkanlarının da yer aldığı kalabalık grubun ilçeye gelişi öncesinde Hasankeyf Seyir Terası ile birlikte HDP İlçe Örgütü binası, jandarma ve polis ablukasına alındı.

    Partililer, kurulan bu abluka nedeniyle bir süre buradan Ilısu Barajı’nın inşa edildiği Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’ne gitmek üzere araçlarıyla yola çıktı.

    Yolda iki ayrı noktada kurulan polis ve jandarma kontrol noktalarından geçen partililer, Ilısu Mahallesi girişinde bir kez daha durdurulup, geçillerine izin verilmedi.

    “ILISU’YA GİRİŞE İZİN VERİLMEDİ”

    Jandarmalar, basın açıklaması yapılmak istenen baraj bölgesinin “Güvenlik Bölgesi” olması nedeniyle girişe yasak olduğunu ileri sürdü. Yapılan görüşmelerde baraj bölgesine sadece kendilerinin girebileceği ifade edildi. Bunu reddeden milletvekilleri, mahalle girişinde açıklama yapacaklarını duyurdu.

    Buradan gidilen mahalle girişinde açılan “Kimliğimiz, kültürümüz, doğamız, tarihimiz, Hasankeyf’tir dokunma” pankartı arkasında açıklama yapılmaya başlandı. O anları kayıt altına alan çok sayıda polis ve askerin yanı sıra iki adet drone ile de gökyüzünden çekim yapılması dikkat çekti.

    “PROESTO EDİYORUZ”

    Açıklama yapan HDP Ekoloji Meclisi Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Murat Çepni, 12 bin yıllık bir tarihin ve Dicle Vadisi’nin sular altında bırakılmasına karşı olduklarını, doğa ile tarihi korumak amacıyla mücadele ettiklerini söyledi.

    Ilısu Köyü’nde ve baraj çevresine gitmelerinin engellenmesine tepki gösteren Çepni, “İnsanlık tarihine sahip çıkması gerekenlerin, burada bizlere engel koymasını kabul etmiyor ve bu durumu protesto ediyoruz. Sadece biz vekillerin girişine izin verildiği için bu durumu kabul etmedik, o yüzden açıklamayı burada yapıyoruz” dedi.

    Hasankeyf’te yarın yapılacak “Dicle’ye büyük atlayış” etkinliğini hatırlatan Çepni, bu etkinlik öncesi uygulanan engellerin bir an önce kaldırılması konusunda yetkililere çağrıda bulundu.

    “AKP YOK ETMEK İSTİYOR”

    12 bin yıllık bir tarihin baraj için silinmeye ve yok edilmeye çalışıldığını vurgulayan Çepni, şunları söyledi: “Bugüne kadar burası Moğollar tarafından saldırıya uğradı. Ama buna rağmen tarih toparlanabildi. AKP döneminde ise tamamen yok edilmek isteniyor. Burası bırakın yıkmayı, halen kazı alanıdır. AKP’nin yapması gereken buraları korumaktır. Burası aynı zamanda endemik bitki ve canlıların yaşam alanıdır. Ama AKP burayı yok etmek istiyor.”

    “HASANKEYF İÇİN MÜCADELE EDELİM”

    Baraj projesiyle Dicle Vadisi’ndeki ekosistemin de yok edilmek istenildiğine dikkat çeken Çepni, “Tarih ve doğanın sadece sınırları içinde bulunan ülke ve iktidarlara bırakılmaması gerekiyor. Burası insanlığın ortak mirası ve yaşam alanıdır. AKP iktidarı kendi renksizliğini ile bütün renkleri yok etmeye çalışıyor. Onlar için varsa yoksa para, beton ve inşaattır. İnsanlığa açılmış bir savaştır bu. İnsanlığın ortak mirasının karar mercii insanlıktır” dedi. Hasankeyfliler, ekolojistler, demokrasi mücadelesi verenlerin projeye karşı olduğunu ifade eden Çepni, “İktidara bir kez daha sesleniyoruz. Halka karşı yürütülen kültürel savaşlar bugüne kadar kimse kazanamamıştır. Bunu da kazanamayacaktır” dedi.

    Açıklama, Çepni’nin henüz geç olmadığını vurgulayarak herkesi Hasankeyf için mücadeleye davet etmesiyle sona erdi.

    (Kaynak: MA)

  • Cumartesi Anneleri: Kuşaktan kuşağa mücadele ediyoruz-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: Kuşaktan kuşağa mücadele ediyoruz-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri eyleminin 746’ncı haftasında, 1994’te Batman’da maskeli 4 kişi tarafından kaçırılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan İbrahim Çelik ile babasının peşinden giden Edip Çelik’in akıbeti soruldu.

    Galatasaray Meydanı’ndaki eylem yasakları nedeniyle Çukurluçeşme Sokak’ta bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde bir araya gelen kayıp yakınları, ellerinde karanfiller ve kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdı.

    Polis ablukası altında düzenlenen eyleme kayıp yakınları, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Oya Ersoy ve çok sayıda yurttaş destek verdi.

    Bu hafta 1994’te Batman’da maskeli 4 kişi tarafından yol gösterilmek üzere götürülen ve bir daha kendisinden haber alınamayan 50 yaşındaki İbrahim Çelik ile şüphelenerek babasının peşinden giden 19 yaşındaki Edip Çelik’in akıbeti soruldu.

    Bu haftaki basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kızkardeşi Maside Ocak okudu. 746. haftalarında 25 yıl önce Batman’da Hizbullah tarafından evlerinden alınarak kaybedilen İbrahim Çelik ve Edip Çelik akıbetlerini sormak için buluştuklarını söyleyen Ocak, “90’lı yıllarda Batman, Hizbullah’ın üssü konumundaydı. Batman-Silvan-Diyarbakır üçgeninde binlerce cinayet işleyen örgüt TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu raporunda da çarpıcı biçimde anlatıldığı gibi güvenlik ve idari bürokrasinin kollaması, desteği ve göz yummasına işaret eden bir biçimde hiçbir engelle karşılaşmıyordu. Buradaki bazı askeri birliklerde silahlı eğitim yaptılar, lojistik destek gördüler” dedi.

    “25 YILDIR HUKUK İŞLETİLMEDİ”

    İbrahim Çelik ve Edip Çelik’ten 1994’ten beri haber alınmadığını belirten Ocak, “Eşi ve oğlundan haber alamayan Merese Çelik, onların bulunması için emniyete ve jandarmaya başvurdu. Hizbullahçı Talat Rüzgâr, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun isimli kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak bütün başvuruları sonuçsuz kaldı. 25 yıldır İbrahim ve Edip Çelik dosyasında hukuk işletilmedi” diye konuştu.

    “KAYIPLARIMIZ İÇİN ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    İbrahim ve Edip Çelik’in gözaltında kaybedildiğini vurgulayan Ocak, “Çünkü uluslararası hukuka göre devletin görevlendirmesi, desteği ile hareket eden kişi ya da grupların insanları gözaltına alarak veya kaçırarak özgürlüklerinden mahrum bırakması ve akıbetlerini gizlemesi gözaltında kaybetme suçu kapsamındadır” dedi.

    Devlet yetkililerinin, göz yumma şeklinde bile olsa, bu alıkonulmaya dâhil olmalarının devletin gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğuna işaret ettiğini hatırlatan Ocak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Uluslararası hukuktan ve anayasadan kaynaklanan yükümlülüklerinizi yerine getirin. Adaletin sağlanması yükümlülüğünüzü yerine getirin. Gözaltında kaybetme insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve zaman aşımına tabi değildir. Kaldı ki mevcut yasalar, kanuni takibat sürecinin engeller nedeniyle aksadığı durumlarda zaman aşımı süresinin durdurulmasına imkan vermektedir. İbrahim ve Edip Çelik’in gözaltında kaybedilmesi ile ilgili yasal takibatın ciddi ölçüde engellenmiş olması, etkin soruşturmaların yapılmamış olması nedeniyle, zaman aşımı hükümlerini uygulamayarak etkili soruşturmanın önünü açın. İbrahim ve Edip Çelik için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! Kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.”

    “BABAMIZ, OĞLUMUZ, EŞLERİMİZ, KIZLARIMIZ KAYBOLDU”

    Açıklama sırasında gözyaşlarını tutamayan İbrahim Çelik’in kızı, Edip Çelik’in kardeşi Ferya Çelik bu buluşmada da konuşamadı.

    Daha sonra gözaltında kaybedilen Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe söz aldı. Tepe ise şunları söyledi:

    “25 yıldır kayıplarımızı arıyoruz, 25 yıldır! Babamız, oğullumuz, eşlerimizi, kızlarımız kayboldu. Kuşaktan kuşağa mücadele ediyoruz. Hakikate, adalete elimizi uzattık ama onlar ellerini bize uzatmadılar. Bizim çocuklarımızı neden öldürdüler? Bizim çocuklarımızın suçu neydi? Şimdiye kadar onların mücadelesini devam ettiriyoruz. Hakikati ve adaleti istiyoruz. Büyük mercilere sesleniyorum neden Galatasaray’ı yasakladılar? Biz orada sessiz sessiz oturuyorduk, yalnızca çocuklarımızın resmini bağrımıza basıyorduk, orada sadece çocuklarımızı istiyorduk. Orayı geri alıncaya kadar mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın katillerini sormaya devam edeceğiz, adalet önünde yargılasınlar istiyoruz.” (HABER MERKEZİ)