Etiket: Binali Yıldırım

  • Komisyon, 7.kez toplandı: Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır

    Komisyon, 7.kez toplandı: Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır

    PİRHA-Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, yedinci toplantısını gerçekleştirdi. Eski TBMM başkanlarının dinlendiği toplantıda konuşan Bülent Arınç, AYM ve AİHM kararlarına uyulması gerektiğini söyleyerek, “Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, yedinci toplantısını gerçekleştirdi. Bu toplantıda, eski TBMM başkanları dinlendi.

    Toplantıya; Hikmet Çetin, Ömer İzgi, Bülent Arınç, Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, İsmet Yılmaz, İsmail Kahraman, Binali Yıldırım ve Mustafa Şentop katıldı. Üç eski TBMM başkanının ise sağlık sorunları nedeniyle komisyona katılamadığı bildirildi.

    HİKMET ÇETİN: “SİLAH KULLANANI AFFETMEK ZOR”

    Hikmet Çetin, silah kullananlarla kullanmayanların ayrılması gerektiğini belirterek, “Silah kullanmış insanları bu aşamada affetmek zor” dedi.

    Çetin, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bana zaman zaman, ‘Kürt devleti kurulacak mı?’ diye sorarlar. Türk ile Kürt, Amerika’nın siyahı ve beyazı gibi değil. Dil ve kültür aynı. Şimdiye kadar, özellikle güney bölgesindeki otellerin sahipleri Kürtlerdir. Terör ayrı, halkın davranışları ayrı. Halklar arasında bir şey yok”

    ÖMER İZGİ: “ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GÜNDEME GELEBİLİR”

    Ömer İzgi ise suç işleyen herkesin cezasını çekmesi gerektiğini vurguladı. Anayasa’nın ilk üç maddesi ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” hükmünün değiştirilemeyeceğini kaydeden İzgi, 66’ncı maddeye dair değişiklik yapılabileceğini belirtti.

    BÜLENT ARINÇ: “UMUT HAKKI MUTLAKA UYGULANMALIDIR

    Bülent Arınç da AYM ve AİHM kararlarına uyulması gerektiğini söyleyerek, “Umut hakkı mutlaka uygulanmalıdır. Genel bir affa zaruri ihtiyaç olarak bakıyorum. KHK ile ihraç edilenler, görevlerine iade edilmelidir” dedi.

    Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

    “Geldiğimiz nokta denizin bittiği, geminin karaya vurduğu bir noktadır. Eli yukarıdan tutarak başlatan Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanının kararlılığı iradesi ve komisyonun çalışmaları işin yürütücüsü olacaktı. En çok DEM’den çekiniyorduk, DEM öncü oldu, takdir ediyorum. Bugünkü anayasanın işimize gelen maddelerini başımızın üstünde taşıyıp da işimize yaramayanları kenara koymayı doğru bulmuyorum. Yeni ve çağdaş bir Anayasa, temel haklar ve görevler noktasında özgürlükçü bir anayasaya elbette ihtiyaç var. Ama bu komisyonun görevi yeni bir anayasa yapmak değil. Bugünkü bazı sorunların, iç cepheyi tahkim etme noktasında yerine getirilmesi gerekir. Ekonomide sorunlar var, bugün ekonominin başında olan kişiler kendilerine göre bazı kararlar almışlar. Ona da saygı duymak zorundayız.

    Suriye’deki gelişmeler bu süreci çok yakından ilgilendiriyor. Artık Türkiye’de terörist sayısı o kadar azalmıştı ki neredeyse ayakkabı numaralarını biliyorduk. Suriye’de ise yeni bir süreç var, Suriye’deki gelişmeler noktasında da Türkiye’nin dış politikasını önemli buluyorum.”

    MEHMET ALİ ŞAHİN: “ACELE ETMEKTE YARAR VAR”

    Mehmet Ali Şahin, komisyonun tek amacının, “Terörsüz Türkiye” olması gerektiğini belirterek komisyonun nitelikli çoğunluk kararını almasını olumlu karşıladığını vurguladı.

    Şahin, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Terörsüz Türkiye hedefi hayırlı bir iştir. Biraz acele etmekte yarar var. Bizi dinliyorsunuz, kimleri dinleyeceksiniz bilmiyorum ama bu dinleme faslı bir an önce bitmeli. Bir an önce işin özüne girmelisiniz. İnfaz kanununda, ceza kanununda değişiklik yapılacak mı? Bunlar sizin işiniz.”

    CEMİL ÇİÇEK: “SORUN EVRENSEL”

    İkinci oturumda söz alan Cemil Çiçek, sorun tanımlanmadan üzerinde çözüm üretilmesinin mümkün olmadığını kaydederek, “Biz bu komisyonda bir konuyu mu çok konuyu mu yoksa her konuyu mu konuşacağız?” diye sordu. Komisyonun yalnızca bir konuyu konuşması gerektiğini ifade eden Çiçek, şunları kaydetti:

    “Her konuyu konuşmaya kalktığımızda burada başka sorunlar çıkar. Bu komisyon İnfaz Kanunu’ndaki değişiklik ile ilgili öneriler yapacak bir komisyon mu? Onu Adalet Komisyonu da yapardı. Vatandaşların bir kısmı komisyonu önemsiyor ama öbür tarafta da birçok soru işareti var. Bu kafa karışıklığının nedeni, komisyonun göreviyle ilgili muğlaklıklardır. Komisyonun öncelikle bunları gidermesi gerekiyor. Türkiye’de görev yapan yabancı misyon şeflerinin her hafta bir farklı görüşünü açıklaması kafa karışıklığını artırıyor. Komisyonun, kapalı kapılar arkasında yapılan anlaşmaları meşru kılmak için çalıştığı yönünde düşünceler de var. Komisyonda her kafadan bir ses çıkmasını engellemek gerekiyor. Herkes aklına ne geliyorsa söylüyor.

    Terör meselesi artık yalnızca Türkiye sınırları içinde can yakan bir sorun değil. Sorun evrensel hale gelmiştir. Dışarıdaki gelişmeler dikkate alınmadan içeride alınan çözümler, bir süre sonra başka sorunlara yol açabilir. Silah bırakmanın muhatabı kim? KCK ve Suriye’nin kuzeyindeki yapılar bu işin içinde var mı? Bunları netleştirmek gerekiyor. Terör meselesinde dış destek kesilmeden başarı elde edilememiştir. Bunların da kesilmesi gerekiyor.”

    İSMAİL KAHRAMAN: “15 TEMMUZ RUHUNU YAKALAMALIYIZ”

    İsmail Kahraman, “15 Temmuz’da tüm siyasi partilerin tek vücut olduğunu” söyleyerek, TBMM’de kurulan çözüm komisyonunda da “15 Temmuz ruhunun” yakalanması gerektiğini savundu. 21 Mart 2015’te Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’ın mektubu okunduğunda güzel bir hava oluştuğunu belirten Kahraman, “Dış mihrakların süreci karıştırdığını” ve geçmiş çözüm girişimlerinin bu nedenle başarıya ulaşamadığını öne sürdü.

    BİNALİ YILDIRIM: “VATANDAŞLIK TANIMININ KAPSAYICI BİR ŞEKİLDE GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR”

    Binali Yıldırım, Cumhuriyet’in temel değerlerinden verilecek taviz ile barışın tesis edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Kırmızı çizgileri net şekilde ortaya koyduk. Vatandaşlık tanımının kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilmesi, güncellenmesi gerekmektedir. Etnik kimlik esasında değil, anayasal vatandaşlık vazgeçilmez bir hakikattir. Ama bu hakikat anayasamızın ilk dört maddesiyle çelişmemelidir. Adem-î merkeziyetçi olarak da tanımlanan bu yapı sadece idari bir yapılanmadır siyasi ve federal düşüncelere tamamen kapalıdır. Kaynakları ve yetkileri artırılmış belediyeler milletin ihtiyaçlarını daha hızlı ve kolay karşılar. Ayrışmayı değil bütünleşmeyi artırır. Bu adımlar ayrıştırıcı değil bilakis tarihin bize yüklediği sorumluluğa uygun bütünleştirici adımlardır. Kendini fesheden bir terör örgütü başka bir isimle karşımıza çıkarsa bu tehlikeli olur. Emperyalist devletlerin ikircikli açıklamalarını da dikkatle izlemeliyiz.”

    Yıldırım, yeni, sivil ve katılımcı bir anayasa gerektiğini de sözlerine ekledi.

    MUSTAFA ŞENTOP: SÜREYE VE TAKİBE BAĞLI BİR AF SAĞLANABİLİR

    Mustafa Şentop ise sürecin şeffaf, hesap verebilir ve Meclis denetiminde olmasının önemine dikkati çekti. Öcalan’ın silah bırakma çağrısının zorlama yorumlarla değersizleştirilmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getiren Şentop, önerilerini şöyle sıraladı:

    “Silah bırakma süreci iyi planlanmalıdır. İlk adım tatmin edici şekilde atılmalıdır. Silah bırakan örgüt mensuplarının topluma kazandırılması çalışmaları da elbette gündeme gelebilir. Süresiz bir af yerine, belirli süreli süreye bağlı takibe bağlı bir af sağlanabilir. Demokrasinin ve hukukun geliştirilmesi ve istikrarlı hale getirilmesinin gerektiği kanaatindeyim. Bu, komisyonun odağının dağılmaması açısından sonraki aşamada gündeme alınmalıdır. Toplumsal barış ve toplumda devletin barışması konusunda bir adım atılmalıdır.”

    NUMAN KURTULMUŞ: “KİMSE BUGÜN BURADA YASA ÜZERİNDE ÇALIŞILIYORMUŞ GİBİ BİR ALGI OLUŞTURMAYA KALKMASIN”

    TBMM Başkanı ve Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Meclis başkanlarının taleplerinin ortaklaştığına dikkati çekti. Sürece zarar vermek isteyen kesimler olduğunu anlatan Kurtulmuş, toplantıyı şu sözlerle kapattı:

    “Sürece zarar vermek isteyen kesimlerin olduğunu, hatta bu toplantı halka açık şekilde gerçekleştirildiği için klavyelerin başında, ‘Bu toplantıya nasıl müdahale oluruz’ diye bekleyenler olduğunu görüyoruz. Komisyonda herkes tekliflerini dile getirdi. Hiç kimse bugün burada sanki bir yasa üzerinde çalışılıyormuş gibi bir algı oluşturmaya kalkmasın.”

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten’in duruşması 17 Şubat’a ertelendi

    PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten’in duruşması 17 Şubat’a ertelendi

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan davanın duruşması bugün görüldü. Hakkındaki suçlamaları reddeden Tekten’in duruşması 17 Şubat tarihine ertelendi.

    PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten hakkında dönemin başbakanı Binali Yıldırım ve eski adalet bakanı Bekir Bozdağ hakkında, ‘Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla açılan davanın duruşması 17 Şubat tarihine ertelendi.

    Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasında hapis cezası ile birlikte para cezasına çarptırılan Vedat Tekten’in dosyası İstinaf Mahkemesi’nce bozulmuş ve yeniden yargılanma için Ayvalık 3. Asliye Mahkemesi’ne gönderilmişti.

    Bugün görülen duruşmada Tekten, davaya konu olan hakaret içerikli paylaşımların kendisine ait olmadığını belirterek, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlemediğini vurguladı.

    Savunmaların yapıldığı duruşma 17 Şubat tarihine ertelendi.

    PİRHA/BALIKESİR

  • Ferhat Tunç hakkında yakalama kararı

    Ferhat Tunç hakkında yakalama kararı

    Sanatçı Ferhat Tunç hakkında, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’a “hakaret” iddiasıyla açılan dava duruşmasında yakalama kararı çıkarıldı. 
    Sanatçı Ferhat Tunç hakkında, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’a “hakaret” etmek iddiasıyla açılan davanın 4’üncü duruşması Büyükçekmece 16’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
    Twitter hesabı üzerinden “Hadi ordan… HDP’ye oy veren o milyonlar karşısında iki büklüm olduğun diktatörüne diz çökmeyecek kadar onurludur” yaptığı paylaşım nedeniyle yargılanan Tunç, duruşmaya katılmadı. Tunç’un avukatı duruşmada hazır bulundu.
    Tunç’un avukatı, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını ve ne zaman ülkeye geleceğini bilmediğini söyledi. Savcılık, Tunç hakkında yakalama kararı çıkarılmasını istedi.
    Mahkeme, Tunç’un savunmasının tespiti için yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.
    Duruşma 17 Mart 2022’ye ertelendi.


    (HABER MERKEZİ) 

  • Beşiktaş saldırısının ardından toplanan 52 milyon liralık bağışın akıbeti bilinmiyor

    Beşiktaş saldırısının ardından toplanan 52 milyon liralık bağışın akıbeti bilinmiyor

    Beşiktaş saldırısının ardından toplanan 52 milyon TL bağışın Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfına aktarıldığı ortaya çıktı.

    Beşiktaş’ta meydana gelen saldırının ardından başlatılan kampanyada toplanan 52 milyon liralık bağışın, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kurulan, yeri ve yöneticileri belli olmadığı için tartışmalı bir hal alan Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfına aktarılmasına karar verildiği ortaya çıktı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bağışın adresi ve yöneticileri belli olmayan vakfa aktarılmasının hukuksuzluk olduğunu ifade etti.

    Beşiktaş’ta 10 Aralık 2016’da meydana gelen saldırıda 38’i polis toplam 46 kişi hayatını kaybetmişti. Katliamın ardından hayatını kaybedenlerin ailelerine destek verilmesi iddiasıyla Türkiye genelinde başlatılan kampanyada 52 milyon TL tutarında bağış toplanmıştı. Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre, katliamda hayatını kaybeden Öğrenci Berkay Akbaş’ın babası Salim Akbaş, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) 2 yıl sonra bağışların akıbetini sordu. Bakanlığın Sinop Valiliğine verdiği yanıtta, bağışın Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfına aktarılacağı ortaya çıktı. Yanıtta, “Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfının cevap vermesinin daha uygun olacağı” ifadeleri kullanıldı.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından dönemin Başbakanı Binali Yıldırım tarafından başlatılan kampanyada toplanan 309 milyon TL tutarındaki bağışın değerlendirilmesi amacıyla 24 Aralık 2017 tarihinde kurulan vakfın adresi ve yöneticileri konusunda bugün pek çok tartışma bulunuyor.

     (HABER MERKEZİ)

  • Dış basında seçim yorumları: Erdoğan artık yenilmez değil

    Dış basında seçim yorumları: Erdoğan artık yenilmez değil

    Yenilenen İstanbul seçimlerinde CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun toplumsal muhalefetin desteği ile kazandığı zafer, dış basında da büyük yankı buldu. AKP’nin aldığı seçim yenilgisinin Tayyip Erdoğan’a atfedildiği haberlerde “Erdoğan artık yenilmez değil” manşetleri atıldı.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı doğrultusunda yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde resim olmayan sonuçlara göre, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu 4 milyon 741 bin 868, AKP adayı Binali Yıldırım ise 3 milyon 935 bin 453 oy aldı.

    Oy oranı yüzde 44.99’da kalan Binali Yıldırım’a karşı oyların 54,21’ini alan Ekrem İmamoğlu’nun Kürtler başta olmak üzere toplumsal muhalefetin desteği ile kazandığı zafer, dış basında da önemli yer buldu.
    Servis edilen haberlerde AKP’nin başarısızlığı üzerinden Binali Yıldırım’dan öte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geleceği ile ilgili yorumlar yapıldı.

    CNN: İSTANBUL SEÇİMLERİ ERDOĞAN’A KAYBETTİRDİ

    ABD’li CNN International seçim sonucuna dair okuyucularına servis ettiği habere “İstanbul seçimleri Erdoğan’a kaybettirdi” başlığı attı.

    Haberde İmamoğlu’nun rakibini farkla geride bıraktığını belirtirken, sonucu İstanbul’u kaybeden AKP için büyük bir yenilgi olarak duyurdu.

    NYT: ERDOĞAN SİYASİ KARİYERİNİN EN BÜYÜK YENİLGİSİYLE KARŞI KARŞIYA

    The New York Times da, seçimin yenileni olarak Tayyip Erdoğan’ı gösterdi. Servis edilen haberde “Türkiye Cumhurbaşkanı yeniden yapılan İstanbul seçimlerinde ağır yenilgiye uğramış görünüyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasi kariyerinin en büyük yenilgisiyle karşı karşıya, çünkü kendi partisinin adayı yenilenen İstanbul seçimlerinde yenilgiyi kabul etti” yorumunda bulunuldu.

    DİE WELT: ERDOĞAN DÖNEMİ SONA ERİYOR

    Alman Die Welt gazetesi ise seçim sonucuna dair haberine “Erdoğan dönemi sona eriyor” başlığı attı. Haberde ise şu yorumlarda bulunuldu: “Eğer Türkiye gerçekten demokratik bir ülke olsaydı, Erdoğan geçmişteki hizmetlerinden dolayı tebrik edilip güzel bir emeklilik dönemi geçirmesi temmenisinde bulunulurdu. Ama ne Türkiye demokratik bir ülke ne de Erdoğan demokrat bir politikacı. Zira Erdoğan, iktidarı bıraktığı andan itibaren ömrünün geri kalan kısmını Marmaris’te huzurla geçiremeyeceğini biliyor. Hakkında yolsuzluk, Anayasal düzeni bozmak ve diğer bir çok suçlamalarla dava açılacağından emin.”

    HANNOVERSCHE ALLGEMEİNE ZEİTUNG: ERDOĞAN ARTIK YENİLMEZ DEĞİL

    Ülkede yayın yapan Hannoversche Allgemeine Zeitung gazetesi, İstanbul seçimiyle ilgili şu yorumda bulundu: “Seçim sonucu sadece İmamoğlu için büyük bir başarı değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir uyarı sinyali: Erdoğan artık yenilmez değil. Erdoğan yükselişine 1994 yılında İstanbul’da Belediye Başkanı olarak başlamıştı. 25 yıl sonra bu belediye başkanlığı seçimi Erdoğan’ın siyasi inişinin başlangıcını damgalayabilir. Bu seçimler özellikle hırpalanmış Türk demokrasisi için bir zafer. Erdoğan sistematik olarak özgürlükleri sınırlandırdı, kuvvetler ayrılığını zayıflattı ve muhaliflerin gözünü korkutmaya çalıştı. Üç yıl önceki darbe girişiminden bu yana kendisini eleştirenlere karşı benzersiz bir dalga ile tasfiye uyguluyor. Yarım milyona yakın insan gözaltına alındı ya da tutuklandı, on binlerce kişi cezaevinde, üstelik birçoğu hakkında iddianame yok. Ancak Erdoğan insanların özgürlük arzusunu bastıramıyor.”

    WASHINGTON POST: Erdoğan’ın partisi başarısızlık yaşadı

    Yeniden yapılan seçimlerde muhalefetin adayı olarak tanımladığı İmamoğlu’nun seçim kazandığını belirten Washıngton Post haberinde ise, “Erdoğan’ın iktidar partisi başarısızlık yaşadı. Muhalefet partisi adayı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin güçlü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar partisinin elinde tutulması yönündeki kararlılığına rağmen, İstanbul belediye başkanlığı yarışında ikinci bir zafer kazandı” denildi.

    İstanbul seçimi sonuçları yabancı diğer önemli yayın organlarında şu yorumlarla yer aldı:

    LE MONDE: Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adayı İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinde yenilgisini kabul etti. Türkiye’nin en zengin ve en kalabalık şehri İstanbul’un kaybı, Cumhurbaşkanı Erdoğan için ciddi bir başarısızlık.

    HAARETZ: İmamoğlu, 25 yıl sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinden veya İslamcı kökenli olmayan ilk belediye başkanı olabilmek için 12 hafta önceki zaferini yeniden kazanmaya çalıştı.”

    THE TELEGRAPH: “Erdoğan’ın partisi, tartışmalı İstanbul yeniden seçimini kaybetti. Tartışmalı yeni seçimde, muhalefet adayı rahat bir zafer kazandı. Eleştiriler, Erdoğan’ın İstanbul’un yönetimi bırakmakta isteksiz olduğu yönünde çünkü İstanbul büyük bir ekonomik güç ve İslamcı kesim için patronaj kaynağı. Binali Yıldırım iyi huylu bir Erdoğan taraftarı olarak bu pazar günü daha yumuşak bir ton kullandı ve, ‘Bilerek veya bilmeyerek bir yanlış yaptıysak, adaletsiz bir şey yaptıysak, rakiplerimiz ve İstanbullular’dan özür dileriz’ açıklamasında bulundu. Erdoğan’ın yenilmezlik imajını sarsan bu seçim sonrasında bile Erdoğan, ülkesinin çıkarlarını savunan bir kahraman olarak görülmeye devam ediyor.

    BLOOMBERG: İstanbul’un rakip adayı seçmesi Erdoğan’a ciddi bir darbe indirdi.

    BBC: Seçim sonucu, daha önce “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” diyen Erdoğan’ın gerilemesi olarak görülüyor.

    THE GUARDİAN: AKP’nin İstanbul’u CHP adayına kaybetmesi, cumhurbaşkanını mahçup etti.

    EURONEWS: Tekrarlanan İstanbul seçiminin kaybedilmesi, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 yıllık iktidarı boyunca aldığı en büyük darbe oldu.”

  • Kılıçdaroğlu: Kesinleşmiş seçmen listeleri hala elimize ulaştırılmadı

    Kılıçdaroğlu: Kesinleşmiş seçmen listeleri hala elimize ulaştırılmadı

    Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında 23 Haziran seçimlerine ilişkin “Kesinleşmiş seçmen listeleri hala bize ulaştırılmadı” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV’de “Serhan Asker’le Siyaset Kültürü Özel” programında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, yarın gerçekleşecek İstanbul seçimi için “İstanbullu, hakkı elinden alınan bir kişiye hakkını teslim edecek. Bozulan adalet terazisini yeniden düzeltmiş olacak” dedi. Kılıçdaroğlu ayrıca, kesinleşmiş seçmen listelerinin hala kendilerine ulaştırılmadığını söyledi.

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan kısımlar şöyle:

    “Bizim çözüm ürettiğimizi, sorunlarla başa çıktığımızı görüyorlar. Apartman görevlileriyle de toplantı yaptık. Onların da güneş görmeye hakkı var, insanca yaşama hakları var. Sigorta hakları var, örgütlenme hakları var.

    Kurumların dini olmaz, adaleti olur. Devletin dini adalettir. İnsandaki adaleti biz vicdan olarak görürüz. İnsanların inançları, dinleri vardır. Biz Allah’la kul arasındaki bağa girmeyiz.

    Ekrem İmamoğlu’nu İstanbullular seçti. 18 gün belediye başkanlığı yaptı. Siyasetin baskısıyla 7 yargıç mazbatayı alacağız diyerek aldılar. Haklı olan birinden haksızca mazbatası alındı. Ben bu halkın ferasetine güveniyorum.

    Ekrem Bey İstanbullular arasında hiçbir ayrım yapmadı, ötekileştirmedi. Beylikdüzü’nü muhtarlarla beraber yönetti. Aynı şeyleri İstanbul için de yapacak.

    (VIP olayı) Ekrem Bey orada haksızlığa uğradı. Trabzon ve Ordu’da Ekrem Bey’e gösterilen sempatiyi gölgelemek için böyle bir kumpas kuruldu. Bunlar seçimi etkilemez. VIP’ler zaten yol geçen hanı. Ben Bakan’la seyahat etmediğim zamanlarda hiç VIP kullanmadım. En baştan söyleselerdi VIP’yi kullanmayın diye. Milletvekillerinin hakkı var Ekrem Bey de geçiyor. Annesinin çantası x-ray’den geçiyor vesaire… En baştan söylesenize.

    İstanbullu hakkı elinden alınan bir kişiye hakkını teslim edecek. Bozulan adalet terazisini yeniden düzeltmiş olacak.

    ‘Bana oy verin göreceksiniz enflasyonu, doları’ diyordu. Vatandaş oy verdi, görmek istiyor.

    (Yıldırım-İmamoğlu yayını) Tartışmanın ertesi günü havuz gazetelerinin yarısı ‘Yıldırım çarptı’ diye manşetler attı. Vatandaş da seyretti, bir aklı var yani. Daha sonra ‘niye gizli görüşme yaptın?’ Çocuk gibiler, mızıkçılık yaparak bir şey olur zannediyorlar.

    Sandık güvenliği konusunda önce üyelerden başladık, memur olmayanları koymuşlardı, itiraz ettik. Onları değiştirdiler. Seçmen listeleri dün geldi, bazı eksiklikler vardı. Hemen uyarılar yapıldı. Kesinleşmiş seçmen listeleri hala gelmedi elimize. Bugün gelmesi lazım.”

  • SONAR Genel Müdürü Hakan Bayrakçı: İmamoğlu önde ve avantajlı

    SONAR Genel Müdürü Hakan Bayrakçı: İmamoğlu önde ve avantajlı

    SONAR Genel Müdürü Hakan Bayrakçı, strateji değişikliğinin seçmen iradesine ciddi etkisinin olmadığını belirtti. Erdoğan’ın seçimin kaybedileceğini gördüğü için geri planda kalmayı tercih ettiğini söyledi.
    Yenilenecek İstanbul seçimlerine günler kala AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden sahaya inerken, SONAR Genel Müdürü Bayrakçı, strateji değişikliğinin seçmen iradesine ciddi etkisinin olmadığını belirtti.

    Tekrarlanacak İstanbul seçimine günler kala AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden sahaya inmesi, anket sonuçlarından beklenen sonucun gelmemesi olarak yorumlanıyor.

    31 Mart sonrası Erdoğan’ın prestij kaybetmemek adına miting yapmaktan geri durduğunu belirten SONAR Araştırma Şirketi Genel Müdürü Hakan Bayrakçı, BirGün gazetesinden Mehmet Emin Kurnaz’a yaptığı değerlendirmede, seçime günler kala Erdoğan kozunun da sahaya sürüldüğünü, ancak bu strateji değişikliğinin seçmen nezdinde önemli bir etkisinin olmadığını ifade etti.

    ANKETLER İSTEDİKLERİ SONUCU VERMEDİ

    “Birlikte çalıştıkları 4-5 anket şirketi var. Onlardan aldığım havadise göre kendilerine Binali Yıldırım’ı önde gösteren hiçbir anket ulaşmamış. Bir buçuk puan da olsa daha fazla da olsa Ekrem İmamoğlu önde görünüyor” diyen Bayrakçı, Bugün baktığımızda anketlerde sıkıntının sonuçları gözükünce, Cumhurbaşkanı seçimin kaybedileceğini anladıktan sonra kendini ateşe atmadı.

    Bu konuda “Ben kefilim, oy verin” şeklinde kendini dört dörtlük ortaya koyarak çalışırdı fakat anket şirketleri ona sıkıntılı sonuçlar getirince bu sefer kendisinin de prestij kaybedeceğini hesaplayarak geri durdu. Geri durmasının nedeni bence buydu” diye konuştu.

    PRESTİJ KAYBETMEK İSTEMEMİŞTİ

    Tayyip Erdoğan, kendi prestijini korumak adına geri planda dursa da AKP’nin seçime günler kala Erdoğan kozunu devreye soktuğunu ifade eden Bayrakçı, “Son bir haftadır niye atak diye düşünürsek, Binali Yıldırım ve İstanbul’da aylardır canını dişine takmış bir il örgütü var sonuçta. Bu insanlar tüm kozlarını oynamak istiyorlar, dolayısıyla ne olursa olsun Tayyip Erdoğan’a İstanbul’a bir hafta yüklenin şeklinde ricakar olduklarını düşünüyorum. Tayyip Erdoğan şu an açılışlarda konuşuyor, yani özetle kaybetme ihtimallerinin yüksek olduğunu görerek prestij kaybetmemek için pek dahil olmak istememişti. Ama son haftaya gelindiğinde, elimizde böyle bir imkan da var kullanmadık olmasın diye, elimden gelenin tamamını yaptım dedirtecek bir tarzla tekrar sokaklara çıkıyor diye düşünüyorum” dedi.

    İNSANLAR DEĞİŞİM İSTİYOR

    Zamanın ruhunun değişim talep ettiğini vurgulayan Bayrakçı son olarak şunları aktardı:

    “Son hafta yapılan bu hamle seçimin sonucunu değiştirebilir mi bilemiyorum ama seçmen nezdinde bir karşılığının olacağını düşünmüyorum. Ekrem İmamoğlu önde ve avantajlı görünüyor. Yaptıkları şey bana çok değişik bir taktik gibi gelmedi. Bugün zamanın ruhu diye bir şey var, insanlar değişim istiyor.”

  • KONDA: İmamoğlu yüzde 54, Yıldırım yüzde 45

    KONDA: İmamoğlu yüzde 54, Yıldırım yüzde 45

    KONDA, İBB seçiminde CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 49, AKP adayı Binali Yıldırım’ın yüzde 40,9 oy alacağı yönünde tahminde bulundu.

    Araştırma şirketi KONDA, önümüzdeki hafta sonu yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 49, AKP adayı Binali Yıldırım’ın yüzde 40,9 oy alacağı yönünde tahminde bulundu.

    Yüzde 9,4 kararsız veya oy kullanmayacak seçmeni orantılı bir şekilde dağıtıldığında ise İmamoğlu yüzde 54, Yıldırım yüzde 45 oy oranına ulaşacak.

    Araştırmaya göre 31 Mart’a oranla kararsız seçmen sayısı yarı yarıya azalmış durumda.

    Konda’nın açıklamasına göre:

    Araştırma kapsamında, İstanbul’da 157 mahallede 3 bin 498 kişiyle hanelerinde yüz yüze görüşüldü.

    Her bir mahallede gerçekleştirilen 24 anket için yaş ve cinsiyet kotası uygulandı.

    Örneklem, ADNKS (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi) verilerine dayalı mahallelerin nüfus büyüklükleri ve eğitim seviyeleri verileri ile 1 Kasım 2015 Genel Seçim mahalle sonuçları katmanlandırılarak hazırlandı.

    Araştırma, İstanbul’un 18 yaş üstü yetişkin nüfusunu temsil eden deneklerin saha çalışmasının yapıldığı günlerdeki İstanbul belediye başkanlığı tercihlerini yansıtmakta.

    Araştırmanın bulgularının hata payı, yüzde 95 güven aralığında +/- 1,8, yüzde 99 güven aralığında +/- 2,4.

  • Özçelebi: İmamoğlu ve Yıldırım’ın fotoğrafı seçmeni düşündürecek

    Özçelebi: İmamoğlu ve Yıldırım’ın fotoğrafı seçmeni düşündürecek

    PİRHA – Siyasal İletişim Uzmanı Suat Özçelebi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde gerçekleşen açık oturumunu değerlendirdi. Özçelebi, günün sonunda çekilen fotoğrafın İmamoğlu’na söylenen sözlerin ortadan kaldırılması olarak gördüğünü ifade etti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım, televizyon programcısı İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde açık oturumda biraraya geldi.

    Siyasal İletişim Uzmanı Suat Özçelebi, konuyu CAN TV’de Nilgün Mete’nin sunduğu Can’da Gündem programında değerlendirdi.

    Programın kazananının İmamoğlu olduğunu belirten Özçelebi, gün sonunda çekilen fotoğrafı, İmamoğlu’na seçim süreci boyunca söylenen sözlerin ortadan kaldırılması olarak gördüğünü belirtti.

    Binali Yıldırım’ın böyle bir programa ihtiyacı olduğunu belirten Özçelebi, “İptal edilse de seçimin kazananı İmamoğlu idi. Yıldırım’ın buna karşın söylemlerde bulunacağı beklenirken böyle bir aile fotoğrafının İmamoğlu’na kazanç sağlayacağı görülüyor” dedi.

    Özçelebi, “Ülkenin bekası denilen bir seçimde, İmamoğlu’na söylenen sözleri de düşündüğümüzde bu fotoğrafı gören seçmen artık bir şekilde bunun anlamını düşünecek, önemseyecek” diyerek sözlerini tamamladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu-Yıldırım karşılaşmasında ‘FETÖ’ gerilimi

    İmamoğlu-Yıldırım karşılaşmasında ‘FETÖ’ gerilimi

    İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım, İmamoğlu ile katıldığı programda FETÖ ile ilişkisi olmadığını iddia etti; sosyal medyaya geçmişten videolar düştü.

    İBB Başkan Adayları Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı ortak yayında gerilime neden olan başlıklardan birisi ‘FETÖ’ ile ilişkiler oldu. Binali Yıldırım’ın programda Ekrem İmamoğlu’nun ‘FETÖ’ ile ilişkili olduğunu iddia etmesi üzerine, programın moderatörü İsmail Küçükkaya İmamoğlu’na “Siz belediye başkanı olunca bunlarla mücadelede ne yapacaksınız? Siz bunların yurtlarına gittiniz mi, FETÖ elebaşını ziyaret ettiniz mi?” sorusunu yöneltti.

    İMAMOĞLU: UZAKTAN YAKINDAN İLİŞKİM YOK

    İmamoğlu bu soruya, “Benim uzaktan, yakından ilgim, ilişkim yok. Ben devlete inanırım. İşte FETÖ gibi örgütlerin yok olması adına mevcut vakıflarla işbirliği yapılarak. Zaten başımızda bir bela, bir FETÖ terör örgütü oluştu. Devletine inanan, kalıcı, devletin güçlenmesine inanan bir ahlaktan geliyoruz. Terör örgütlerinin hiçbirisiyle zerre ilişkimiz olamaz” yanıtını verdi.

    Programın devamında Küçükkaya’nın bu soruyu Yıldırım’a iletmemesi izleyicilerin tepkisini çekti. Sosyal medyadan gelen tepkiler üzerine Küçükkaya bu kez aynı soruyu Yıldırım’a yöneltmek zorunda kaldı. Yıldırım ve Küçükkaya arasında geçen diyalog şu şekildeydi:

    Küçükkaya: Siz hayatınızda FETÖ’nün yurtlarında kaldınız mı, okullarına gittiniz mi, örgüt elebaşını gördünüz mü?

    Yıldırım: Yok, yok, ben ne örgüt elemanı Feto’yu görmüşüm, ne de yurtlarında kalmışlığım yok.

    CENAZE TÖRENİNE KATILMIŞTI

    Gülen cemaatiyle herhangi bir ilişkisi olmadığını iddia eden Yıldırım, daha önce Fethullah Gülen’in kardeşi Hasbi Nidai Gülen Erzurum’daki cenaze törenine dönemin bakanları Recep Akdağ ve Faruk Çelik ile birlikte katılmıştı.

    Yıldırım, ayrıca defalarca kez Gülen cemaati tarafından düzenlenen etkinliklerde yer almış ve Gülen’in şiirlerini okumuş, ona methiyeler dizmişti.

  • YKS’ye giren öğrencilere Binali Yıldırım propagandası

    YKS’ye giren öğrencilere Binali Yıldırım propagandası

    31 Mart yerel seçimlerinin kaybedeni AKP, yenilenecek olan seçimler için sınavları propaganda aracı olarak kullandı. 2 milyon 528 bin 110 adayın girdiği YKS öncesi İstanbul Kağıthane’de AKP propagandası yapıldı.

    İstanbul Kağıthane’de bulunan Tınaztepe İlköğretim Okulu’nda henüz sınava girişler devam ediyorken YKS’ye girecek olan öğrencilere içinde AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’a ait olan ‘set’ dağıtıldı.

    Birgün’ün haberine göre öğrencilere dağıtılan setin içinde üzerinde Binali Yıldırım’ın fotoğrafı bulunan su ve sandviç yer alıyor.

  • Kılıçdaroğlu: 8,5 milyon işsizin hesabı 23 Haziran’da sorulmalı

    Kılıçdaroğlu: 8,5 milyon işsizin hesabı 23 Haziran’da sorulmalı

    PİRHA – Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, işsiz sayısının 8,5 milyona ulaştığını söyleyerek “17 yılın sonunda nasıl olur da 8,5 milyon insan işsiz kalır? 23 Haziran’da bir hesap soracaksın, sandıkta gözünü kırpmadan ve hiçbir endişeye kapılmadan Ekrem İmamoğlu’na oyunu vereceksin” dedi. 

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık meclis grup toplantısında konuştu. Gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, ilk olarak Türkiye-Fransa milli maçında yaşananları hatırlatarak “Fransa milli marşı okunurken yapılan protestoya üzüldüğümü belirtmek isterim. İzlanda’da kabul edemeyeceğimiz olayı bizim milli takımımıza yaşattıkları için üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Onlar oraya bir mücadele için geliyorlar. Centilmence mücadele yapacaklar. Ama sonuçta yapılan centilmence yapılması gereken bir mücadeledir. Milli takımımıza karşı gösterilen olumsuz tepkiyi doğru bulmadığımızı belirtmek isteriz” dedi.

    Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmelerinden önemli satır başları şöyle:

    “ADALET YENİ Mİ AKLINIZA GELDİ?”

    “17 yıldır anneler, babalar, çocuklar ağlıyor. ‘Adaleti getireceğiz’ diyorlar. Yeni mi aklınıza geldi? 17 yıl tek başınıza bir ülkeyi yöneteceksiniz nasıl olur da 8 buçuk milyon insan işsiz olur? İşsizliğin ne kadar büyük bir sorun olduğunu yaşayanların sorması lazım. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Çalışmak istiyorum alın teri dökmek istiyorum iş yok. Ne düşüyor umutsuzluk, ne düşüyor intihar.

    Adana’da 35 yaşında bir genç intihar etti. Kastamonu’da atama bekleyen matematik öğretmeni yıllarca bekledi, olmayınca intihar etti. Sarayda oturanlar bunun ne demek olduğunu biliyorlar mı? Devleti yönetenlerin bunu bilmesi lazım. Sosyal devlet fakirin yanında olan devlettir. Bu tablo Türkiye’nin uzun süre kaldırabileceği bir tablo değildi. Hayatına son veren bizim vatandaşımızdır. Neden canına kıyıyor bunu düşünmeleri lazım. İktidarda olanlar bu soruna çözüm üretmemiz lazım diyorlar mı?”

    “AK PARTİLİLERİN VİCDANINA SESLENİYORUM”

    “Saadet Partisi’nin İBB Başkan adayının iki oğlunun da işine son veriyorlar. Ben AK Parti’ye oy veren değerli vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum. Siyaset yapan, düzgün, ahlaklı bir adama, ‘sen misin siyaset yapan’ hangi vicdan bunu kaldırır. Senin vicdanın bunu kaldırıyorsa git oyunu Binali Yıldırım’a ver. Kaldırmıyorsa adresin tek. Binali Bey dışında gideceksin oyunu vereceksin. Siyaset yapma hakkı elinden alınmak isteniyor. Bunu kaldıracak bir vicdan varsa ben onlara insan demem, insan ayrı bir şeydir. Ahlak, değer, akıl vardır insanda. Rakibinizi bile saygıyla anarsın. Siz rakibinize nasıl değer veririm değil, nasıl yok ederim diye düşünüyorsunuz. Çocuklarının ekonomik değerleriyle oynuyorsunuz.”

    “YANDAŞLARINI SERVETE BOĞDULAR”

    “1.120.877 kişi 1.000 TL’nin altında emekli, dul ve yetim aylığı almaktadır. Bütün yandaşlarını servete boğdular, hangi vicdan bunu kabul eder? Ayda bin liranın altında aylık verdiğiniz bu insanlar nasıl geçinecekler?

    İcra takipleri, kredi kartı borçları almış başını gidiyor. Son 3 ayda 482 bin kişi icraya verildi. İcra dairelerinde 2018 sonu itibariyle 29 milyon 722 bin 512 dosya var. Memleketin yarısının icrada işi var. 17 yıldır memleketi kim yönetiyor?

    Papazdan sonra birisini daha bıraktılar. Onu da Trump telefon etti. Trump, ‘yakında dönecek’ diyor. Erdoğan’a teşekkür ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten adamın talimat alması senin içine siniyor mu?

    MUHTARLARDAN DEMOKRASİ DERSİ!

    “Size Çorum’dan bir örnek vereceğim. O köyde 31 Mart’ta seçim yapıldı. İki muhtar adayı var. Biri 143 diğeri 145 oy alır. Bir süre sonra en az 6 ay burada ikamet etmen lazımdı diyerek iki oy eksik alana veriyor. Diğeri de ahlaki bulmayarak istifa ediyor. Bakın üniversitelerden, YSK’den, mahkemelerden örnek vermiyorum. Çorum’un köyünden örnek veriyorum. İki muhtarı da arayıp konuşarak !siz Türkiye Cumhuriyeti parlamentosuna, YSK’ye, hakimlere ve savcılara hiç kimsenin vermediği bir demokrasi örneği verdiniz! deyip tebrik ettim.

    YSK’nin bu milletin nezdinde toplu iğne ucu kadar bile itibarı yoktur. Önümüzde seçimler olacak biz YSK’den şunu bekledik, bekliyoruz. Aynı heyet, zarfta üçü kabul biri ret oluyor. Bunu bulana Nobel Ödülü verecekler. Bu dümenin nasıl olduğunu kimse bilmiyor. 23’ünde sandık başında görev yapacak arkadaşlarımıza bir broşür vereceğiz. O sandıkta oy kullananların isim listesini vereceğiz. 23 Haziran sabahında bile listeyle oynayabilirler. Seçmenin gelip imza attığı listeyi kontrol edin diyeceğiz. Her şeyi denetleyeceğiz. Emin olun her şey çok güzel olacak.”

    PİRHA / ANKARA

  • Temelli: Diyarbakır Diyarbakır olalı böyle Kürtçe duymadı

    Temelli: Diyarbakır Diyarbakır olalı böyle Kürtçe duymadı

    PİRHA – HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Binali Yıldırım’ın Diyarbakır ziyaretine ilişkin “Diyarbakır Diyarbakır olalı böyle Kürtçe duymadı. Bu Meclis’te Kürtçe konuşulduğunda bir halka bilinmeyen dil diye hakaret eden bir partinin mebususunuz ama kirli pazarlıklarınız için hiçbir şey olmamış gibi Kürdistan diyorsunuz, Kürtçe de konuşuyorsunuz. Birkaç kelime Kürtçe konuştunuz diye Kürt halkı nezdinde bir değeriniz olmayacak” dedi.

    Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, iktidara yüklenerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın Diyarbakır ziyaretini eleştirdi.

    “23 Haziranda amacımız AKP-MHP faşist blokunu geriletmektir” diyen Temelli, Binali Yıldırım’ın Diyarbakır ziyaretinde ‘Kürdistan’ kelimesini kullandığını hatırlatarak “samimiyetsizsiniz” dedi.

    Temelli konuşmasının devamında, “Bu Meclis’te Kürtçe konuşulduğunda bir halka bilinmeyen dil diye hakaret eden bir partinin mebususunuz ama kirli pazarlıklarınız için hiçbir şey olmamış gibi Kürdistan diyorsunuz, Kürtçe de konuşuyorsunuz, Kürtçe konuşanları da saygı içinde dinliyorsunuz. Birkaç kelime Kürtçe konuştunuz diye Kürt halkı nezdinde bir değeriniz olmayacak. Çünkü bunlar samimiyetsiz, çıkar amaçlıdır” ifadelerini kullandı.

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin konuşmalarından başlıklar şöyle:

    “Önden topluma umudu, beklentileri servis ediyorlar sonra da zamana yayma politikasıyla bu beklentileri karamsar bir bekleyişe çevirmekle meşguller.

    Terörle Mücadele Kanunu, bu ülkenin gizli anayasasıdır. Terörle mücadele kanununun toplumsal muhalefete, Kürtlere karşı, kılıç gibi sürekli sallandırılmaktadır.

    Yargı Reformu Strateji Belgesi açıklandı. Aslında bu bir yerde itiraf belgesiydi. Demokrasiden ne kadar uzaklaşıldığının belgesi. Reformu geçtik, hala strateji belgesi açıklanıyor. 10 yıl sonra yargı konusunda ne denli içler acısı bir durumla karşı karşıya kalındığı görülecek.

    Eğer yargıda samimi bir reforma ihtiyacınız varsa bizim bir hazırlığımız var. İsteyin, gönderelim. Başta Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması.”

    “BU ÜLKEDE VİCDAN YOK”

    “Gelin Meclis çatısı altında bütün partiler toplumsal barışı var etmek adına görüşelim, müzakere edelim. Binlerce çocuk cezaevinde. Bu ülkede sendikal haklar yasaklı, grev yasaklı. Bunun ötesinde bu ülkede vicdan yok.

    18 insan Halfeti’de gözaltına alındı. İşkence uygulandı. Elektrik verildi, tecavüzle tehdit edildiler. Bu iktidar işkenceci olma sıfatına da sahip olmuş oldu. Bu işkenceyi gerçekleştirenlerden hesap soracağız.”

    “KÜRT HALKI NEZDİNDE BİR DEĞERİNİZ YOK”

    “23 Haziran’da İstanbul seçimleri var. Önemli seçimler. Aslında bu seçimin haklı bir gerekçesi yok. YSK muhalefetiyle karşımıza çıkmış bir zorunluluk. Adaylardan biri Binali Bey Diyarbakır’a gitmiş, kampanyasını buradan yapıyor nedense. Kürdistan mebusu demiş, devam etmiş Kürtçe konuşmuş. Diyarbakır Diyarbakır olalı böyle Kürtçe duymadı. AKP başkanı Erdoğan meydan meydan Kürdistan diyoruz diye bağırıyordu, ‘defol git’ diye. Terörist olduk, hakaretlere maruz kaldık ama yine Allah’ın işine bakın, geçen gün Çavuşoğlu’nu Kürdistan’da gördük. Hem de demokrasi şehitlerini anmak için saygı duruşundaydı. Bu Meclis’te Kürtçe konuşulduğunda bir halka ‘bilinmeyen dil’ diye hakaret eden bir partinin mebususunuz ama kirli pazarlıklarınız için hiçbir şey olmamış gibi Kürdistan diyorsunuz, Kürtçe de konuşuyorsunuz, Kürtçe konuşanları da saygı içinde dinliyorsunuz. Birkaç kelime Kürtçe konuştunuz diye Kürt halkı nezdinde bir değeriniz olmayacak. Çünkü bunlar samimiyetsiz, çıkar amaçlıdır.”

    “AMACIMIZ AKP-MHP FAŞİST BLOKUNU GERİLETMEKTİR”

    “İçeride anlatılan hikaye başka ama oraya gidince gerçek bambaşka. Tek sığındığı şey savaş politikaları. Oysa siyaset çözüm üretmektir. Çözüm üretemedikçe bu iktidar Türkiye gündemine sürekli silahlanmayı sokuyor ve kamu kaynaklarını harcıyor. İşte önümüzde S-400 var. Ne işe yarayacağı belli değil. Türkiye’yi bu gerilim hattına mahkum ederek silahlanmalarla çözümsüzlükten beslenmeye devam etmek istiyor.”

    “KÜRT MESELESİNDE ÇÖZÜM İÇİN MUHATABINIZ ÖCALAN’DIR”

    “Öcalan’ın mesajları önemli. Çözümü işaret eden mesajlardır, 2013’ü işaret etmiştir. Ülkede bir Kürt meselesi var. Çözümü olmadan diğer meselelerin çözümü olamayacağını geride bıraktığımız 4 yılda hep birlikte yaşadık. Bu sorunun çözümü muhataplarıyla olur. Bu sorunda muhatap da Sayın Öcalan.

    Gelin bir Anayasa yapım süreci için toplumun önünü açın. Demokratik bir anayasa için, seküler bir anlayışı gözeten bir anayasa için adım atın. Bu bizim sorumluluğumuzdur. Bu bütün milletvekillerinin sorumluluğudur. Sadece bu çatının altına sığışmayalım. Herkes katkı sunsun.”

    PİRHA / ANKARA

  • İstanbul seçimlerinde kim kazanacak? İşte anket sonuçları

    İstanbul seçimlerinde kim kazanacak? İşte anket sonuçları

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin 23 Haziran’da yeniden yapılma kararının ardından anket şirketleri, kimin kazanacağına dair yeni anket sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.

    Kamuoyu araştırma şirketleri, 23 Haziran’da yapılacak olan İstanbul seçimlerine dair yeni verilerini açıkladı.

    ORC YİNE AKP’Yİ ÖNDE GÖSTERDİ

    ORC Araştırma Eğitim Danışmanlık’ın son anketine göre AKP adayı Binali Yıldırım, yarışı yüzde 47 ile önde götürüyor. ORC’nin “23 Haziran’da kime oy vereceksiniz?” sorusuna CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu diyenlerin oranı ise yüzde 46,7’de kaldı. ORC’nin 31 Mart seçimleri için yaptığı ankette de Binali Yıldırım önde gösterilmişti.

    OPTİMAR: İMAMOĞLU 4 PUAN ÖNDE

    Optimar Araştırma Şirketi’nin 23 Haziran’a dönük son anketinde ise CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 52 ile önde olduğunu açıklandı. Şirketin yönetim kurulu başkanı Hilmi Daşdemir, Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekçeli kararının açıklanmasından sonra yapılan yeni araştırmanın da önümüzdeki günlerde sonuçlanacağını duyurdu

    “KİTLE PSİKOLOJİSİ İMAMOĞLU’NDAN YANA”

    Piar araştırma şirketi tarafından yapılan bir açıklamada ise “kitle psikolojisinin Ekrem İmamoğlu lehine olduğu” yorumu yapıldı. Açıklamada ayrıca her iki adayın da kazanma ihtimali bulunduğu belirtilirken “Ancak kitle psikolojisinin Ekrem İmamoğlu lehine olduğunu söylemekte fayda görüyoruz.” denildi.

    Açıklamanın devamında seçmen psikolojisini doğru yönlendiren tarafın bu kez farklı kazanabileceği belirtilerek, “Seçimlerin sonuna doğru hangi adayın kazanacağı fikri ağır basarsa o aday 31 Mart’a oranla çok daha büyük fark yapabilir.” yorumu yapıldı.

    MAK: İMAMOĞLU 2 PUAN ÖNDE

    MAK Danışmanlık Araştırma Şirketi, 11 bin kişinin katılımıyla yaptığı ankete göre; 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’ın 2 puan önünde.

    Mayıs sonunda yapılan anket sonuçlarına göre, kararsızlar dağıtıldıktan sonra İmamoğlu yüzde 50,3, Binali Yıldırım yüzde 48,2, Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar’ın ise yüzde 0,75 oy alacağı öngörülüyor.

    MAK Danışmanlık Araştırma Şirketi, ankete katılanlara YSK’nin seçim yenileme kararıyla birlikte adaylar hakkında neler düşündükleri ve ‘yarın seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?’ gibi soruları da yöneltti.

    Cevap verenlerin yüzde 47’si YSK’nin kararını doğru bulmazken, yüzde 43’ü de kararın doğu olduğunu ifade etti. Ayrıca ankete katılanların yüzde 79’u 31 Mart’ta destekledikleri adayı desteklemeye devam edeceğini belirtirken, yüzde 13’ü 23 Haziran’da farklı bir aday seçebileceklerini açıkladı.

     

  • İmamoğlu ve Yıldırım’ın karşı karşıya gelecekleri kanal belli oldu

    İmamoğlu ve Yıldırım’ın karşı karşıya gelecekleri kanal belli oldu

    CHP’nin İstanbul Büyükşehir Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP’nin adayı Binali Yıldırım, TRT’de karşı karşıya gelecek.

    AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İBB’nin seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılacağı tartışma programı, TRT ekranlarında olacak.

    Yıldırım, Ekrem İmamoğlu ile canlı yayında yapılacak bir tartışma için “Kesin olacak.” demişti. Buluşmanın günü ve saati ise Pazartesi günü belli olacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • 31 Mart öncesi ‘Kürdistan yok’,  23 Haziran öncesi ‘Kürdistan var’

    31 Mart öncesi ‘Kürdistan yok’, 23 Haziran öncesi ‘Kürdistan var’

    AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, destek arayışı için Diyarbakır’da esnaf ziyareti yaptı. Yıldırım’ın, Erdoğan’ın seçim meydanlarında yok saydığı “Kürdistan” ifadesini kullanması dikkat çekti.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim meydanlarında sık sıkı yok saydığı “Kürdistan” sözünü Diyarbakır’da kullanan AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcilerinin arasında Kürdistan mebusu da vardı” ifadesini kullandı.

    İstanbul seçimlerine destek bulma amacıyla Diyarbakır’a gelerek partisinin Diyarbakır il başkanlığını ziyaret eden Yıldırım, daha sonra yasak ve yıkımın sürdüğü Sur ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu.

    MA’nın aktardığına göre ziyaretleri sırasında açıklamalarda bulunan Yıldırım, “İstiklal mücadelesini başlatırken daha savaş yıllarında bile Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni toplayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcilerinin arasında Kürdistan mebusu da vardı, Lazistan mebusu da vardı, Anadolu’nun her tarafından temsilci vardı” dedi.

    ERDOĞAN “KÜRDİSTAN YOK” DEMİŞTİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 31 Mart’ta seçim çalışmaları boyunca meydanlarda sık sık dile getirdiği “Benim ülkemde ‘Kürdistan’ diye bir bölge yok” ve “Defolun, Kürdistan’a gidin” ifadelerinden sonra Yıldırım’ın “Kürdistan mebusu” açıklaması dikkat çekti.

    Ayrıca AKP’li vekil Mehdi Eker’in Yıldırım’ın bu ifadelerini kafa sallayarak, onaylaması da dikkat çekti.

  • Kemal Kılıçdaroğlu: Ekrem Bey’in rakibi Yüksek Seçim Kurulu

    Kemal Kılıçdaroğlu: Ekrem Bey’in rakibi Yüksek Seçim Kurulu

    PİRHA –  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YSK’nin seçim kurulu kararını, “Ekrem Bey’in rakibi artık Binali Bey değil, Yüksek Seçim Kurulu” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tuzla’da Marmara Bölgesi Manav Türkleri Dernekleri Federasyonu’nu ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, ziyaret sonrası medya mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada “Hepinizin bayramını kutluyorum. Bu bayramın bütün vatandaşlarımız açısından huzur içinde geçmesi en büyük dileğim. Malum bayramlar bira raya gelme, oturma, konuşma, sohbet etme dertleşme aynı zamanda bayramları huzur içinde geçirmekte hepimizin ortak amacı. Umarım bu bayram da politik gerilimler de fazla olmaz, birlikte huzur içinde bir bayram geçirmiş oluruz” dedi.

    “YSK,KARARI İTİRAFTIR”

    YSK’nin seçim kurulu kararının sorulması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu, aldığı kararla İstanbul seçimlerini haksız yere iptal ettiğini aslında itiraf ediyor. Bir itiraf kararı bu. Daha önce de benzer pek çok şeyler söylendi. Ama Yüksek Seçim Kurulu’nun aldığı bu karar, bir önceki kararın iptal kararının doğru olmadığını bir anlamda ifade etti. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı bizim açımızdan bir anlam ifade etmiyor. Ekrem Bey’in rakibi de artık Binali Bey değil, Ekrem Bey’in rakibi Yüksek Seçim Kurulu. İstanbullular inşallah bir haksızlığı giderirler, verdikleri oylarla Yüksek Seçim Kurulu’nun artık hiçbir gerekçe üretemeyeceği bir çoğunluğa ulaşır ve dolayısıyla Ekrem Başkan yeniden, seçilen başkan yeniden ikinci kez yenilenen seçimlerde gelir ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturur. Onun bütün amacı İstanbullulara hizmet etmek. Ve yine şunu da ifade edeyim bu saatten sonra Ekrem İmamoğlu, sadece CHP’nin büyükşehir belediye başkanı değil, Ekrem İmamoğlu artık bu saatten sonra 16 milyon İstanbullunun büyükşehir belediye başkanıdır ve biz umuyoruz bozulan adalet terazisini İstanbullular düzeltecektir” diye yanıt verdi.

    “EĞER İSİM VARSA AÇIKLASINLAR”

    Bir basın mensubunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstanbul’u Konstantinapol olarak görenler var’” açıklamasını sorması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, “Kim görüyor, sormak isterim, kim görüyor. Eğer isim varsa açıklasınlar. Birisi böyle görüyorsa açıklasınlar. Devletin en tepesindeki koltuğa oturan kişi halkı yanıltmamalı. Halkı yalan söylememeli. İstanbul 1453’ten bu yana İstanbul’dur. İstanbul için iki ismi asla unutamayız. Birisi Fatih Sultan Mehmet’tir, ikincisi işgal altındaki İstanbul’u kurtaran Gazi Mustafa Kemal’dir. Her dönemde İstanbul’un adı İstanbul’dur. Halkın kafasını karıştırmaya kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur. Eğer birisi söylemişse onun söylediği dili kullanmışsa çıksın söylesin sen bunu niye söyledin diye. Kendisi ifade ediyor onun dışında kimsenin ifade ettiği yok” diye cevap verdi.

  • AKP seçimin iptali için YSK’ya başvurdu

    AKP seçimin iptali için YSK’ya başvurdu

    AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, İstanbul seçiminin iptali ve yenilenmesi talebiyle olağanüstü itiraz dilekçesini YSK’ya verdi. Yavuz ve yanındaki heyet YSK’ya üç adet valizle birlikte geldi.

    31 Mart’taki yerel seçimin ardından AKP İstanbul seçiminde tutanaklarda kaydırma ve ‘usulsüzlükler‘ yapıldığını savunmuş, tüm ilçelerde geçersiz oyları, bazı ilçelerde de tüm oyları yeniden saydırmıştı.

    Son olarak, sayımların devam ettiği son ilçe Maltepe’de oyların büyük bölümü bugün itibariyle (16 Nisan) sayıldı.

    Resmi olmayan sonuçlara göre CHP’li aday Ekrem İmamoğlu, seçimi AKP’li rakibi Binali Yıldırım’ın önünde bitirerek İstanbul büyükşehir belediye başkanı seçildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da son durum: Bir ilçe kaldı

    İstanbul’da son durum: Bir ilçe kaldı

    31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 11 gün geçti ve İstanbul’da oy sayımları hala sürüyor. Yeniden sayım kararı verilen sandıkların yüzde 97’si sayıldı. İl Seçim Kurulu’ndan alınan verilere göre ise adaylar arasındaki fark 13.992 oy.

    İl Seçim Kurulu iki aday arasındaki farkı açıkladı. Son verilere göre 13.992. Yüzde 97 oranında durum tespit edildi ve yüzde 3’lük kısım hakkında açıklama yapılması bekleniyor.

    Ekrem İmamoğlu 4 milyon 170 bin 488 oy, Binali Yıldırım ise 4 milyon 156 bin 496 oy, yani 13.992 oyluk bir fark mevcut.

    Seçimin üzerinden 11 gün geçti. Şu anda sayımı yapılan tek ilçe kaldı o da Maltepe. Maltepe’de 800’den fazla sandığın sayılması bekleniyor. Bu nedenle yüzde 97’de oran takılı kalmış durumda.

  • İstanbul’da geçersiz oyların yüzde 90’ı sayıldı

    İstanbul’da geçersiz oyların yüzde 90’ı sayıldı

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkı 15 bin 823. Geçersiz oyların ise yüzde 90’ı sayıldı.

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul’da geçersiz oyların sayımıyla ilgili son verileri paylaştı.

    Tanrıkulu’nun ekran görüntüsünü de paylaştığı YSK verilerine göre İstanbul’da son durum şöyle:

    Ekrem İmamoğlu’nun oy sayısı 4 milyon 171 bin 216, Binali Yıldırım’ın oy sayısı ise 4 milyon 155 bin 393. İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki oy farkı 15 bin 823. Geçersiz oylardan sayılan sandık oranı ise yüzde 90.