Etiket: Binali Yıldırım

  • Dersim’den Başbakan geçti

    Dersim’den Başbakan geçti

    PİRHA-Başbakan Binali Yıldırım’ın Dersim’e gelişi deyim yerindeyse olay oldu. Hem konuşma yerinin Seyit Rıza Meydanı’ndan DSİ’nin önündeki alana alınması, hem Başbakanı karşılamaya gidenlerin içinde CHP vekilinin olması, hem de kente ilişkin verdiği mesajlar tartışma yarattı.

    Başbakan’ın Dersim’e gelmesiyle başlayan tartışmalar hala sürüyor. Miting alanının Seyit Rıza meydanından, kentin girişinde bulunan DSİ binasının önündeki alana alınmasının, alanda Seyit Rıza’nın büyük bir heykelinin olmasından kaynaklandığı tartışılıyor.

    BİR İLK DERSİM’E NASİP OLDU

    Öte yandan şimdiye dek Başbakan, miting için gittiği hiçbir yerde CHP milletvekilleri tarafından karşılanmazken, kentin CHP Milletvekili Gürsel Erol’un karşılaması da bir ilk olması dolayısıyla Dersim’e nasip oldu!

    Gürsel karşılama sonrası partisinin il binasında yaptığı konuşmada “bizim inancımız hoşgörüyü içinde barındırdığı için karşılamaya gittim, bunun için Kılıçdaroğlu’nu da önceden bilgilendirdim” dedi. Erol ayrıca kentin sorunlarını başbakana ilettiğini de ifade etti.

    “DERSİM’E TURİST YAĞDI”

    Başbakan’ın Dersim’de karşılanmasın da Dersimlilerin olmayışı, başka kentten taşıma usulüyle kitlelerin getirilmesi de başta sosyal medya olmak üzere bir çok yazılı basında “Dersim’e turist yağdı” şeklinde esprilere neden oldu.

    BAŞBAKAN: DERSİM KATLİAMI İÇİN CHP ÖZÜR DİLEMELİDİR

    Başbakanın Dersim’de verdiği mesajlar da çokça tartışıldı.

    Başbakan Yıldırım konuşmasında ”Geçmişte birçok haksızlıklar, birçok yanlışlar oldu, bunu biliyoruz. Bu topraklar en iyi bilendir. Dersim olaylarının, bu topraklarda yaşayan insanlara ne kadar büyük acılar yaşattığını biz bilemeyiz ama bizim dedelerimiz, bizim büyüklerimiz yaşadı. İstiyoruz ki bizden sonrakiler yaşamasınlar. O günün tek parti yönetimi CHP, ne dedi; ‘Dersim bir çıban başıdır’ dedi ve bütün buradaki vatandaşlarımızı yok ettiler, acımasızca üzerine bombalar yağdırdılar. Yaşlarını büyütüp idam ettiler” şeklinde ifadeler kullanması da yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

    ÖNLÜ: BU İKTİDAR GEÇMİŞİ TAKLİT EDİYOR

    Başbakanın konuşmasını yorumlayan Dersim HDP milletvekili Alican Önlü, 38’de Dersim’de yaşananların bugün Sur’da Cizre’de ve Nusaybin’de yaşandığını belirterek “Aynı zihniyet devam ediyor, bugünün iktidarı geçmişin izinden gitmektedir. 38 için özür dilenmeli evet doğrudur, ancak iktidarın da bugün yaşanan OHAl ve uygulamalarından vazgeçip, yaptıkları tahribat nedeniyle özür dilemesi gerekir” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • AKP hükümeti yine göz boyadı

    AKP hükümeti yine göz boyadı

    Ankara’da bugün AKP hükümeti, Alevi kurumlarının tepkilerine rağmen “Uluslararası Hacı Bektaş Veli ve Sultan Nevruz Cem’i Buluşması” düzenledi. Alevilerin şov olarak nitelendirdiği bugünkü etkinlikte Başbakan Başbakan Yıldırım, bir konuşma yaptı. Yıldırım’ın konuşmasından Alevilerin taleplerinin görmezden gelindiği bir kez daha açığa çıktı. 

    Başbakan Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Dede Kargın Derneği’nin ev sahipliğinde, ATO Congresium’da düzenlenen  “Uluslararası Hacı Bektaş Veli ve Sultan Nevruz Cem’i Buluşması”na katıldı.

    Alevilerin tüm girişimlerine ve mahkeme kararlarına rağmen zorunlu din dersini kaldırmayan, cemevlerine ibadethane statüsü vermeyen AKP’nin Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, “Dün kardeşi kardeşe düşürüp Hazreti Peygamberin ashabı arasına nifak sokanları, Ehlibeyti Kerbela’da zalimce katledenleri, fitneyle başrol oynayanları asla akıldan çıkarmıyoruz. Çorum’da, Maraş’ta, Malatya’da, Madımak’ta aynı fitne, aynı zihniyet benzer amaçlarla işbaşındaydı. Olayları beraber, entrikaları birlikte değerlendirmek zorundayız” dedi.

    Alevi ve Sunni vatandaşların birarada yaşadığı bir köyde doğduğunu belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

    “Mübarek nevruz, Ali efendimizle özdeşleşip Sultan Nevruz olmuştur. Bu cem Ali efendimizin yolundan giden Hz hünkarın bir olmak, diri olmak halinin tekrarlandığı cem haline dönüşmüştür. Allah’a ulaşmak için hangi yolu seçersek seçelim bu öğreti bize her zaman rehberlik eder. Bize düşen Hz. Ali’yi de, Hz. Hüseyin’i de temsil ettiği değerlerle yüceltmektir.”

    “ELİNE DİLİNE BELİNE SAHİP OLACAKSIN ÖĞÜDÜNDEN NASİPLENMEK ZORUNDAYIZ”   

    12 imam hepimizin değeridir. Horosan’dan gelip dergahını bu topraklarda kuran Hacı Bektaşı Veli’nin farklı sesleridir. Hacı Bektaş Veli de saz ve sema ile aynı aşkı dile getirmiştir. Veli’nin edebinden erkanından eline beline diline sahip olacaksın öğüdünden nasiplenmek zorundayız. Manevi önderlerimiz toplumumuzun ahlak mimarlarıdır. Bu saz, bu söz bu mana da bizimdir.”

    “SAZ VE SÖZ RUHUMUZU İNCELTMESEYDİ MEDENİYET YOLUNDA İLERLEYEMEZDİK”

    AKP hükümeti, 15 yıllık iktidarı döneminde başta zorunlu din dersinin kaldırılması olmak üzere Alevilerin hiç bir talebini yerine getirmezken, Başbakan Binali Yıldırım, 14 yıl içinde bazı adımlar attıklarını savundu:

    “Nevşehir Üniversitesi’nin adını Hünkar Hacı Bektaşı Veli olarak değiştirdir. Din Kültürü dersine farklı mezhepleri de ilave ederek güncelledik. Aleviliğin de öğretime dahil edilmesini sağladık. Semah ve Sema olmasaydı saz ve söz ruhumuzu inceltmeseydi medeniyet yolunda mesafe alamazdık.

     

  • Başbakan Binali Yıldırım Almanya’ya gidiyor

    Başbakan Binali Yıldırım Almanya’ya gidiyor

    PİRHA-16 Nisan’da yapılacak Anayasa referandumu öncesinde Başbakan Binali Yıldırım Almanya’ya gidiyor. Yıldırım,  referandum için seçmenlerinden evet oyu isteyecek.

    ‘Memleket Sevdalıları Evet Diyor’ başlığı ile  Almanya’nın Oberhausen kentinde König-Pilsener Arena’da bir miting düzenlenecek. Başbakan Binali Yıldırım bu etkinliğin yanı sıra hafta sonunda Münih’te düzenlenen Güvenlik Konferansı’na da katılacak.

    Hayır diyenlerden karşı miting

    Başbakan Yıldırım’ın mitingine karşılık referandumda Hayır diyenler de bir karşı miting gerçekleştirecek. Cumartesi saat 11.00’da Oberhausen Merkezi Tren Garı önünde gerçekleştirilecek Hayır mitingi için , ’’ faşizme karşı tüm demokrasi güçlerinin HAYIR oylarını yanyana getirmek için bir araya çağırıyoruz’’ mesajı verildi.

    Çağrıcı kurumların isimleri ise şöyle:

    • Die Linke -NRW (Sol Parti, KRV Eyalet Örgütü)
    • Antifa Oberhausen (Oberhausen Antifaşist İttifak)
    • IL – Interventionistische Linke (Müdehaleci Sol)
    • GEW – Düsseldorf (Alman Egitim ve Bilim Sendikası)
    • Linksjugend Oberhausen • Solid (Sol Parti Genclik Örgütü
    • VVN-BdA Düsseldorf (Alman Antifaşistler Birliği)
    • DSSQ (Düsseldorf Irkçılığa Karşı Birlik)
    • Avrupada HAYIR Platformu

    (ES)

  • Başbakan Yıldırım: MHP’yle ortak kampanya yok

    Başbakan Yıldırım: MHP’yle ortak kampanya yok

    Başbakan Binali Yıldırım, referandum kampanyasını MHP ile ortak yürütmeyeceklerini, AKP’nin kampanyayı “Cumhurbaşkanı ile koordineli” bir biçimde yürüteceğini söyledi. 

    Başbakan Binali Yıldırım, AKP İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Yıldırım’ın gündeminde ‘Başkanlığı’ içeren Anayasa değişikliği referandumu vardı.

    MHP ile birlikte ortak referandum kampanyası düzenlemeyeceklerini belirten Yıldırım, AKP’nin kampanyasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile koordineli olarak yürütüleceğini söyledi.

    Referandumla ilgili kesin tarihin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından önümüzdeki günlerde açıklanacağını kaydeden Yıldırım’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

    “Dostluklarımızı artıracağız, düşmanlıklarımızı azaltacağız dedik. Türkiye bölgenin teminatıdır dedik. Türkiye ayakta kalamazsa bölge yok olur gider. İşe komşularla başladık. Rusya ile ilişkilerimizi düzelttik. İsrail ile… Suriye’de ateşkesin sağlanması için Rusya ile, İran ile inisiyatif aldık. Astana’da zirve yaptık, üç ülke mutabakat sağladı.

    BM işin içine sokuldu, bundan sonra da siyasi çözüm için çalışmalar yapıldı. Irak’a ziyaret yaptık, ‘Komşuyuz, birbirimize ihtiyacımız var’ dedik. Dolayısıyla Irak ile de Başika, Musul, PKK ile mücadele başta olmak üzere değerlendirdik. Bütün bunları yapınca Türkiye’nin bölgedeki etkinliği de arttı. Bir yıl önce Suriye’de Türkiye’yi hesaba katmayanlar şimdi Türkiye’nin dediğini yapıyorlar. Bu milletimizin gücü, Recep Tayyip Erdoğan’ın gücünden geliyor.

    Suriye’de barışın sağlanması için bir yandan da Fırat Kalkanı operasyonu ile amansız bir mücadele veriyoruz. ÖSO’ya destek veriyoruz. Bölgeden terörün temizlenmesi, kardeş Suriye halkının esenliğe kavuşması öncelikli hedefimizdir.

    Anayasa değişikliği konusunda TBMM kararını verdi. Aydınlık Türkiye’nin yarınları, devletin bekası için tarihi bir görev yapıyoruz. Milletin dediği olacak dediniz ve milli iradeye sahip çıktınız. AK Parti’nin temsil ettiği birlik ruhunun sergilediği örnek dayanışma daha şimdiden siyasi tarihe geçmiştir. Bütün teşkilatımıza sergiledikleri bu güzel dayanışma ruhu için bir kez daha teşekkür ediyorum.

    Türkiye çok uzun zamandır vesayet anayasalarının yol açtığı sorunları çözmeye çalışıyor. 82 Anayasası 18 sefer değişti. Darbe şartlarında hazırlanan bu anayasa maalesef Türkiye’nin bugünkü isteğini karşılayamıyor. Demokrasinin gereğini yerine getiremiyor.

    Bu değişikliğin karşısında olanlara söyleyeceğim birkaç söz var. Yıl 2007. AK Parti iktidar. 363 milletvekili var. Bu anayasanın değişmesine karşı mücadele eden AK Parti’ye ‘Sen cumhurbaşkanı seçemezsin’ dediler.

    Ana muhalefet partisi o gün kendi fikrini değil, vesayetçilerin sözcülüğünü yaptı. O gün cumhurbaşkanı seçimini engellediler, 367 icadıyla. Vatandaşa gittik, vatandaş sözünü söyledi. ‘Cumhurbaşkanını ben seçeceğim’ dedi. Aslında bizim yaptığımız, orada yarım kalan işi tamamlamak. Bu değişiklik o gün yapılması gerekiyordu. Yapılan eksik kalan kısmı tamamlamaktır. İş bundan ibarettir. Rejim değişiyor, Türkiye elden gidiyor… Onlar kendileri gidiyor.

    Kendi ikbal meseleleri için. Türkiye’nin bir yere gittiği yok. Telaşları kendi gelecekleri… Sizin ikbaliniz için Türkiye’nin önün tıkamaya kimsenin hakkı yok. Kaç sefer söyledik, 93 sene evvel Cumhuriyet ilan edildi, 1923’te rejim tartışması sona erdi, nokta.

    MHP ile ayrı kampanya yürüteceğiz. Ama bir amaç birliği var. Ortak gidelim, ortak toplantılar yapalım, öyle bir şey yok. AK Parti kendisi gidecek. Cumhurbaşkanımız ile koordinasyon halinde güzel bir kampanya yürüteceğiz.”

  • ‘Bahçeli neden her dediğimize evet diyor?’

    ‘Bahçeli neden her dediğimize evet diyor?’

    Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, Binali Yıldırım’ın Erdoğan’a Bahçeli için “Neden her dediğimize evet dedi, neden hiçbir maddede ısrarcı olmadı” diye sorduğunu söyledi.

    Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, Başbakan Binali Yıldırım’ın üç nedenden dolayı referanduma nisanda gidilmesinden yana olmadığını ve bu düşüncesini ikili görüşmelerinde Erdoğan’a ilettiğini öne sürdü. Toker ayrıca, “Yıldırım’ın Erdoğan’a sürekli ‘Bahçeli neden her dediğimize evet dedi?” diye sorduğunu yazdı.

    Toker, “Başbakan’ın nisan endişesi” başlıklı yazısında şunları kaydetti:

    “Başbakan, ikisi somut, diğeri öngörülemezlik üzerine kurulu üç nedenden dolayı referanduma nisanda gidilmesinden yana değil. Bu düşüncesini ikili görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettiği biliniyor.”

    “İlginç olan, başkanlık meselesini beklenmedik bir anda gündeme taşıyan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tutumunu pek çok kişi gibi Yıldırım da merak ediyor oluşu. Ve merakını Cumhurbaşkanı ile görüşmesinde “Neden her dediğimize evet dedi. Neden hiçbir maddede ısrarcı olmadı” diye sorarak dile getirmiş. Aktardığım iç değerlendirmede “Cevap verilmiyor” dediğini belirterek bitirelim.”

  • Başbakan’dan Kılıçdaroğlu’na suikast uyarısı

    Başbakan’dan Kılıçdaroğlu’na suikast uyarısı

    2016’nın ardından 2017’ye de katliam ve terör saldırılarıyla giren Türkiye’de tehlikenin daha da ciddi olduğunu gösteren bir gelişme yaşandı. Hükümetin en üst düzeyinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve muhalefet liderlerine saldırı ve suikast uyarısı yapıldı.

    Kılıçdaroğlu’na saldırı ve suikast uyarısı yılın son günlerinde geldi. Uyarı, yılın ilk saatlerinde İstanbul’da Reina’ya düzenlenen saldırı öncesinde yapıldı.

    Başta ana muhalefet lideri olarak Kılıçdaroğlu ve muhalefet partilerinin liderlerini hedef alacak suikast ihbarlarının arttığı uyarısı iletildi. Acil boyuttaki ihbarlar nedeniyle zaman kaybedilmemesi için yüz yüze görüşme beklenmeden Kılıçdaroğlu telefonla bilgilendirildi. Çok gizli tutulan uyarının bizzat Başbakan Binali Yıldırım’dan geldiği ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de aynı yönde bilgilendirilmiş olabileceği belirtiliyor. Kılıçdaroğlu’na ihbarlar ve değerlendirmelerin ciddi olduğu belirtilerek, her türlü önlemin alınması gerektiği, bu çerçevede zırhlı araç tahsis edileceği bilgisi verildi. Ancak Kılıçdaroğlu’nun halen zırhlı aracı kullanmaya başlamadığı öğrenildi.

    30 yıl öncesi gibi

    Kılıçdaroğlu’na telefonla yapılan saldırı ve suikast uyarısı, tam 40 yıl önce 2 Haziran 1977’de Başbakan Demirel’in, CHP Genel Başkanı Ecevit’e gönderdiği “gizli, zata mahsus” mektubu ile büyük benzerlik taşıyor.

    1 Mayıs 1977 katliamından sonra Türkiye, 5 Haziran seçimlerine giderken Demirel, suikast olacağı uyarısıyla Ecevit’e 3 Haziran’da Taksim’deki CHP mitingine katılmama uyarısı yapmıştı.

    “Eşimle ben orada olacağız” diyerek yanıt verdiği ve bizzat Ecevit tarafından açıklanan mektubunda Demirel şu ifadeleri kullanmıştı: “CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in 3 Haziran 1977 günü İstanbul Taksim Meydanı’ndaki CHP mitingi sırasında, Sheraton Oteli’nin üst katlarındaki odalardan birinden uzun namlulu ve dürbünlü bir silah ile ateş edileceği, bu teşebbüsün 29 Mayıs 1977 günü İzmir- Çiğli Havaalanı’nda cereyan eden olayla birlikte, l Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda vukua gelen olaydan cesaret alan, iç barışı büyük ölçüde sarsabilecek kanlı tertiplere karar veren ve ayrıca 5 Haziran 1977 tarihinde yapılacak olan seçimlerden bir fayda ummayan, seçimlerin yapılmasını arzulamayan veya seçimlere gölge düşürmek isteyen illegal komünist – terörist örgütlerin yanı sıra memleketimizi iç meselelerle uğraştırmak isteyen yabancı kuruluşların ve uluslararası tedhiş teşekküllerinin muhtemel suikast ve sabotaj eylemleri ile özellikle vazifelendirilmiş kimseler tarafından yapılmak istendiği alınan haberler meyanındadır.”

  • Erdoğan ve Yıldırım’dan açıklama

    Erdoğan ve Yıldırım’dan açıklama

    Beşiktaş’taki saldırıya ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, patlayıcıların cinsinin ne olduğu konusunda incelemelerin yapıldığını belirtirken, Başbakan Binali Yıldırım ise saldırıya ilişkin “Büyük ihtimalle PKK yaptı” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, İstanbul Beşiktaş’ta gerçekleşen saldırıda yaralananların tedavi gördüğü Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Erdoğan, ziyaret sonrası, hastane önünde açıklama yaptı.
    İki kişinin yoğun bakımda olduğunu kaydeden Erdoğan, 38 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 155 kişinin yaralandığını vurguladı. “Bu terör belası ile mücadelede bir defa milletimin sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğimizden şüphesi olmasın. Biz yola kefenimizle çıktık. Bu vatan, bir defa gerçek anlamda sahiplerinindir” diyen Erdoğan, “Şunu bilsinler ki; bunları yanlarına koymayacağız. Daha ağır bedeller ödeyecekler. Patlayıcıların cinsi nedir bununla alakalı incelemeler yapılıyor. İçişleri Bakanlığımız gerekli açıklamayı yapacak” dedi.
    BAŞBAKAN: BÜYÜK İHTİMALLE PKK YAPTI
    Hastane çıkışı basına konuşan Başbakan Binali Yıldırım da, Beşiktaş-Bursaspor maçı sonrasında Beleştepe olarak adlandırılan alana yapılan saldırıya ilişkin “Büyük ihtimalle PKK yaptı” dedi. Saldırıya misliyle karşılık verileceğini belirten Yıldırım, “Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak. Saldırı hangi örgütten gelirse gelsin misliyle cevap vereceğiz” dedi.

  • Başbakan Yıldırım’dan AP’ye tepki: Bu kararın bizim için hiçbir önemi yok

    Başbakan Yıldırım’dan AP’ye tepki: Bu kararın bizim için hiçbir önemi yok

    Başbakan Binali Yıldırım, AP’nin kararına ilişkin, “Bu kararın bizim için hiçbir önemi yok. AB ile ilişkiler sıkıfıkı ilişkiler değil, kerhen yürüyen ilişkilerdir” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, AP’nin Türkiye ile müzakerelerin durdurması yönündeki tavsiye kararına ilişkin, “Bu kararın bizim için hiçbir önemi yok. AB ile ilişkiler sıkıfıkı ilişkiler değil, kerhen yürüyen ilişkilerdir. AB, gelecek vizyonunu Türkiye ile birlikte mi, yoksa Türkiyesiz mi şekillendirecek, buna karar vermeli. AB ‘Güvenlik için Türkiye vazgeçilmez’ derken, bir yandan da eften püften böyle kararlar alması çelişkidir” dedi.

    “AB DEMOKRASİ FAKİRİ”

    AP’nin dün Rus medyasına yönelik kararını da eleştiren Yıldırım, “Rus medyasını kapatmaya çalışan AB demokrasi fakiri” dedi.

    “SALDIRI KARŞILIĞINI GÖRECEKTİR”

    Yıldırım, el-Bab’da TSK yönelik hava saldırısına ilişkin ise şöyle konuştu:

    “Halen El Bab civarında o bölgenin terörden temizlenmesi için çalışmalar ÖSO’yla Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetler desteğinde devam ediyor. Maalesef dün gece yapılan hava saldırısında 3 askerimiz şehit olmuş, 10 askerimiz yaralanmıştır. Belli ki bizim bu operasyonumuzdan memnun olmayanlar var. Bu saldırı karşılığını görecektir”.