Etiket: ceza

  • Gazeteci Eylem Babayiğit’e 1 yıl 6 ay 22 gün ceza verildi!

    Gazeteci Eylem Babayiğit’e 1 yıl 6 ay 22 gün ceza verildi!

    PİRHA- Tutuklu gazeteci Eylem Babayiğit, yargılandığı davanın ilk duruşmasında 1 yıl 6 ay 22 gün ceza verilerek tahliye edildi.

    Tutuklu gazeteci Eylem Babayiğit’in “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Eylem Babayiğit ve avukatları hazır bulundu. Duruşmayı, ayrıca Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi izledi.

    “HABER YAPMA HAKKIM ENGELLENMİŞ VE TOPLUMUN HABER ALMA HAKKI DA GASP EDİLMİŞ”

    Kimlik tespitinin ardından savunma yapan Eylem Babayiğit, “Ben gazeteciyim. Yaptığım programlarda konuklarımın kullandığı ifadeler önüme suç olarak konuldu. Yaptığım programların tamamı gazetecilik faaliyetleri kapsamındadır. Kadın, emek, çevre, ekonomik gibi çeşitli alanlarda programlar yaptım. Bahsi geçen Mercek isimli programda sayısız program yaptım ancak sadece birkaçı önüme konulup suç olarak gösteriliyor. Burada bulunduğum 2 ay süre zarfında gazetecilik faaliyetlerini sürdüremedim. Bu temelde bahsi geçen talimat gibi ifadelerle hareket etmeyen, gerçeğin ve hakikatin peşinde olduğum için bu programları yaptım. Haber yapma hakkım engellenmiş ve toplumun haber alma hakkı da gasp edilmiş” dedi.

    Eylem Babayiğit’in savunmasının ardından Avukat Nagehan Avçil, söz alarak beraat talep etti. Ardından iddia makamı, Eylem Babayiğit’in “örgüt propagandası” iddiasıyla cezalandırılmasını talep ederek, tahliyesini istedi.

    Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Eylem Babayiğit’e “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 1 yıl 6 ay 22 gün ceza vererek, hükmün açıklanmasını geriye bıraktı.

    Eylem Babayiğit hakkında ayrıca tahliye kararı verildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Dersim’de toprağını savunan köylülere 20 yıl hapis cezası

    Dersim’de toprağını savunan köylülere 20 yıl hapis cezası

    PİRHA-Toprağını savunan Aşağı Doluca (Xarik) köylülerine toplam 20 yıl hapis cezası verildi.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesi ile Dersim’in Nazımiye-Mazgirt ilçeleri arasında yer alan Peri Suyu üzerine yapılan Pembelik Barajına karşı köylüler toprağını savunmuştu. 2012 yılında yapılmak istenen ve Nazımiye’nin Aşağı Doluca (Xarik) köyünü sular altına bırakacak olan barajın yapımını Limak Holding üstlenmişti.

    Direniş çadırı kuran Xarik köylüleri yıllarca Limak Holding’e ve devletin saldırılarına karşı direndi. Onlarca köylü bu direniş sırasında gözaltına alındı ve tutuklandı. Bazı köylülere “köye giriş yasağı, akarsuya yaklaşma cezası” verilirken bazı köylüler de 13 yıl boyunca imza atmaya zorunlu kılındı.
    Son süreçte de köylülere verilen hapis cezaları istinaf mahkemelerinde onaylanmaya başlandı. Son olarak Aşağı Doluca (Xarik) köyünden 8 kişiye, her birine 2 yıl 6 ay olmak üzere toplam 20 yıl hapis cezası verildi. Köylülerin “mala zarar vermek, 2911’e muhalefet” gibi çok sayıda hapis cezası da istinaf mahkemelerinde görüşülmeye devam ediyor.

    Köylüler bu cezalar karşısında yılmayacaklarını, topraklarını savunmaya devam edeceklerini ifade ettiler.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER
    >Pembelik barajı mağduru köylüler: Doğup büyüdüğümüz yerler su altında kaldı, çok acı-VİDEO

     

  • DEDEF: Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz

    DEDEF: Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz

    PİRHA- DEDEF, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e verilen cezaya tepki göstererek,”Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer alarak, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” çağrısında bulundu.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de aralarında olduğu 4 kişinin “örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Adliyesi’nde dün görüldü. Duruşmada 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Konak ve Sarıgül’e verilen hapis cezasına yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi.

    “KABUL ETMİYORUZ VE RED EDİYORUZ!

    Halkın iradesiyle seçilen başkanlara verilen cezanın, dava avukatlarının yaptığı açıklamalardan anlaşılacağı üzere, evrensel hukuk kuralları bir yana, iç hukuk ve yasalar hiçe sayılarak, savunmaları dahi alınmadan alelacele belediye başkanlarına ceza verildiğinin belirtildiği açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Halkın iradesine darbe yapmakta ısrarcı olanlar, şunu bilsinler ki; yaptığınız iş sadece ve sadece bu topraklara düşmanlık, öfke, kin ve nefret tohumları ekmekten başka hiç bir işe yaramaz. Dersimde, on yıl önce açılan bir dava gerekçe gösterilerek, Dersim Belediye Başkanı Sn. Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sn. Mustafa Sarıgül’e 6 yıl 3’er ay hapis ceza verilmiştir. Aslında verilmek istenilen mesajı bu ülkenin halkları gayet iyi biliyor ve anlıyor. Verilmek istenen mesajı biz aldık. Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz. Halkın iradesi üzerinde oluşacak hak gaspına neden olabilecek bir yönelime karşı tutumumuz nettir; kabul etmiyoruz ve red ediyoruz!
    Dersim Dernekleri Federasyonu olarak; Dersim Belediyesi ve Ovacık Belediyesi başkanlarının özgürlüklerine kısıtlayacak ve onları haklarında mahrum edecek herhangi bir durumu, yargı yoluyla halkın iradesine vurulmuş bir darbe olarak göreceğiz. Bizim bu duruma karşı tavrımız nettir. Hak hukuk tanımaz bu davranışlardan vaz geçilmelidir. ‘Milli irade’ lafını ağzında düşürmeyenleri, halkın iradesine saygı duymaya çağırıyoruz. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer alarak, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.”
    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e 6 yıl hapis cezası

    >Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO

    >Dersim’de Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen hapis cezası protesto edildi-VİDEO

    >Dersim Belediye Eş Başkanları: Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz-VİDEO

    >Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı-VİDEO

    >Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’tan çağrı: Dersim’e ve belediyeye sahip çıkın!-VİDEO

     

  • Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO

    Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşmasında 6 ay 3 aylık hapis cezası verildi. Verilen cezaya tepki gösteren Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “6 yıl 3 ay hapis cezası verdiler yurtdışı yasağıyla birlikte. Biz halkımızın sorunlarını çözmeye devam edeceğiz” dedi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de aralarında olduğu 4 kişinin “örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Adliyesi’nde duruşması görüldü. Duruşmada 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

    Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri verilen cezaya tepki göstererek belediye önünde basın açıklaması yaptı.

    KENAN ÇETİN: ADİL YARGILANMAYA AYKIRI BİR KARAR VERİLDİ

    İlk olarak söz alan Avukat Kenan Çetin, davaya ilişkin şunları söyledi:

    “Dosya içeriğine baktığımızda cenazeye, basın açıklamasına, gazetecilerle birlikte doğa gezisine katılma gibi eylemlerden örgüt üyeliğinden 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi ve yurtdışı yasağı verildi. Birçok ceza davasına girmiş bir avukat olarak şunu net söyleyebilirim ki propaganda suçunun bile net unsurunu oluşturmayan bir davadan bugün örgüt üyeliğinden hapis cezası verildi. Verilen karar hatalı bir karardır, bu kararı istinafa götüreceğiz. Bizim açımızdan halkın seçtiği kişi hakkında adil yargılanmaya aykırı bir karar verildi” dedi.

    CEVDET KONAK: HALKIMIZIN SORUNLARINI ÇÖZMEYE DEVAM EDECEĞİZ

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bizim örf ve adetlerimize göre acı nerede varsa orada olmamız gerekiyor. Cenazelere katılım ve doğaya sahip çıkmak belediyenin asli görevlerindendir. Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz. Suç bu halkın acı yaşadığı cenazelere katılmaksa dün cenazelere katıldım bugün de katılırım. 6 yıl 3 ay ceza verdiler yurtdışı yasağıyla birlikte. Biz halkımızın yanında kendimizi güvende görüyoruz. Biz halkımızın sorunlarını çözmeye devam edeceğiz. Halkımıza yaptıkları duyarlılıktan dolayı teşekkür ediyorum. Demokratik bir Türkiye’yi inşa edene kadar demokratik, toplumcu yerel mücadelemizde ısrarcı olacağız.”

    MUSTAFA SARIGÜL: HALKIMIZA HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

    Savunma haklarının elinden alınarak örgüt üyeliğiyle cezalandırılmalarını garipsediklerini vurgulayan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de “Toprağını koruyup, cenazelere katılmak neden suç sayılıyor? Biz belediyemizde olacağız, halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Belediyelerimizi halkımızla birlikte yöneteceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    Canlı Yayın için tıklayınız.

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e 6 yıl hapis cezası

  • Selçuk Mızraklı’nın cezası onandı; Mızraklı’dan tepki: Sizin önünüzde diz çökmedim

    Selçuk Mızraklı’nın cezası onandı; Mızraklı’dan tepki: Sizin önünüzde diz çökmedim

    PİRHA- Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onandı. Mızraklı, karara tepki göstererek, “Dedem Seyit Rıza’nın da dediği gibi ‘Ben sizin yalanlarınızla, iftiralarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde boyun bükmedim, diz çökmedim, bu da size dert olsun’” dedi. DEM Parti ise yaptığı açıklamada, kararın ‘Yok hükmünde’ olduğunu bildirdi. 

    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası, Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Karara, Selçuk Mızraklı sosyal medya hesabı üzerinden karara tepki gösterdi. “İşte, yeni bir karar daha çıkmış” diyen Mızraklı, şu açıklamayı yaptı:

    “Onur ve insanlık yürüyüşümüzde nice canlarımızı yitirdik, rejimin mahkemelerinde onbinlerce hukuksuzluk, adaletsizlik belgesi kararlarına tanık olduk. Dedem Seyit Rıza’nın da dediği gibi: ‘Ben sizin yalanlarınızla, iftiralarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde boyun bükmedim, diz çökmedim, bu da size dert olsun’.”

    DEM Parti de, görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tarafından onanmasını “Yok hükmündedir” diyerek kınadı.

    DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun açıklamasında şunlara yer verdi:

    “31 Mart 2019’da Diyarbakır halkının iradesiyle seçilen ve Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığı görevinden kayyım darbesiyle uzaklaştırılan Adnan Selçuk Mızraklı’ya verilen 9 yıl 4 ay 15 günlük hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Bu, hukuki değil siyasi bir karardır. Bu yargı darbesi, başta Diyarbakır halkı olmak üzere Kürtler ve demokratik kamuoyu nezdinde yok hükmündedir.

    İktidarın siyasi operasyonlarına ön ayak alan yargının eliyle Kürtlere, seçilmiş iradelerine ve muhaliflere amansız bir düşman hukuku uygulanmaktadır. Yüz binlerce vatandaşın oyuyla seçilen Mızraklı’ya hukuksuz bir biçimde verilen ceza ile yurttaşların seçme ve seçilme hakkı yok sayılmıştır. Ayrıca demokratik meşruiyetin temel şartı olan halk egemenliği Kürtler özelinde ihlal edilmiştir.

    “YARGI DARBESİYLE TASFİYE ÇABASI, BİZE ASLA GERİ ADIM ATTIRAMAYACAK”

    Demokratik siyaset alanını yargı darbeleriyle tasfiye etme çabası, bize mücadelemizden asla geri adım attıramayacaktır. Yapılan bu darbeler boşa kürek çekmektir. Kürt siyasetçiler, tarih boyunca faili meçhul cinayetler, cezaevleri ve birçok kirli yöntemle susturulmaya çalışılmış, ancak onurlarından ve barış ve özgürlük mücadelelerinden asla vazgeçmemiştir. Yapılan bu yargı darbelerine rağmen, ne Mızraklı ne de tek bir tutsak arkadaşımız zulüm düzeni karşısında asla başını eğmeyecektir.

    Taraflı ve bağımlı iktidar yargısının vermiş olduğu bu kararın, evrensel demokratik hukuk ilkeleri çerçevesinde ve Diyarbakır halkı nezdinde bir hükmü ve değeri yoktur. Bu haksız ve hukuksuz kararı en sert biçimde kınıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu’na linç girişimi: ‘Yakın o evi’ diye bağıran kişiye 5 yıl 10 ay hapis

    Kılıçdaroğlu’na linç girişimi: ‘Yakın o evi’ diye bağıran kişiye 5 yıl 10 ay hapis

    PİRHA- 2019’da Ankara’nın Çubuk ilçesinde CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimine ilişkin davada yeniden karar verildi. Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evin önünde “Yakın o evi” diye bağıran Sevim Gölyeri’ye toplam beş yıl 10 ay hapis cezası verildi.

    Kılıçdaroğlu, 21 Nisan 2019’da Çubuk Akkuzulu Köyü’ndeki cenaze törenine katılmış, burada, Kemal Kılıçdaroğlu’na linç girişimi gerçekleşti. Olay sonrası açılan davada 48 kişi yargılandı. Ardından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma kararının ardından Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılama başladı.

    Mahkeme, 27 sanığa 3 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Bununla beraber, Gurbet Sarıyer, Sevim Gölyeri, Mustafa Gülebakan ve Osman Kılıç ise toplamda 5 yıl 10 ay hapis cezası aldı.

    CEZADA ERTELEME

    Sanık Engin Yüce, 20 ay 18 gün hapis cezası aldı. Öte yandan, mahkeme, Yüce’nin pişmanlık duyması nedeniyle cezasını erteledi. Bununla birlikte, sanık Cevdet Sarıtaş ve Halis Daştan, “Cebir ve Tehdit Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçundan 5 yıl 5 ay hapis cezası aldı. Ayrıca, Vahit Delibaş toplamda 7 yıl 15 gün hapis cezası aldı.

    Bununla beraber, sanık Mustafa Ayaz, “Kamu görevlisine karşı basit yaralama” suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası aldı. Öte yandan, mahkeme Ayaz’ın cezasını da erteledi. Ayrıca Halil İbrahim Topçu, toplamda 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası aldı. Suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen cezalar da ertelendi.

    Öte yandan mahkeme, davada suça sürüklenen çocuklar B.S., M.Y., N.K. ve Y.G. hakkında verilen hapis cezaları ise erteledi. Davada tek beraat eden sanık ise Ayhan Onbaşı oldu. Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün’e “suç işlemeye tahrik” suçundan verilen 2,5 yıl hapis cezası kesinleştiği için usulden bozulan ve yeniden görülen davada Sarıgün ile birlikte toplam 20 sanık yargılanmadı.

    KARAR İSTİNAFA TAŞINACAK

    Ardından, kararı değerlendiren avukat Celal Çelik, kararı İstinaf’a taşıyacaklarını belirtti. Çelik, yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılması gerektiğini savundu. Ayrıca, “Linç girişimi adam öldürmeye teşebbüs suçunu içerdiği için Asliye Ceza Mahkemesi yetkisizdir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Öğretmenlere ‘Dini Eğitimi engelleme’ cezası; öğretmenler de dava açtı

    Öğretmenlere ‘Dini Eğitimi engelleme’ cezası; öğretmenler de dava açtı

    PİRHA – Diyanet’in okulda ders vermesini engellediği iddiasıyla 2 öğretmen hakkında soruşturma açıldı. Öğretmenleri, “Dini eğitimi engellemeye çalışmakla” suçlayan MEB, öğretmenlere ceza verdi. Öğretmenler ise idare mahkemesinde dava açtı. 

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın okulda ders vermesini engellediği iddiasıyla 2 öğretmen hakkında soruşturma açıldı.

    Sözcü’den Sultan Uçar’ın haberine göre, Mersin’deki İsa Öner Anadolu Lisesi’nde, ÇEDES Projesi’yle ilgili öğrencileri etkilediği iddiasıyla öğretmenler Esin Azize Sor ve Ali Doğan’a, Akdeniz Milli Eğitim Müdürü Adem Şimşek’in talimatıyla soruşturma açıldı. Mersin İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu Başkanı Ahmet Çırakoğlu ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş’un başkanlığında disiplin kurulu toplandı.

    Sor ve Doğan hakkındaki soruşturma dosyasında, “Yasal olarak verilecek dini eğitimi engellemeye çalışmak” ifadesi yer aldı. Diyanet aracılığıyla il ya da ilçe müftülüklerinin vereceği dini eğitimle ilgili, velilerden izin dilekçesi alınması gerektiğine dair öğrencilerini bilgilendirmeleri gerektiği halde öğretmenler suçlandı.

    MAAŞTAN KESME CEZASI

    Öğretmenler; devlet memurunun itibar ve güvenini sarsmak, okul ile öğrenci velileri ve yöre halkını karşı karşıya getirmekle de itham edildi. Soruşturma sonunda öğretmen Ali Doğan ve Esin Azize Sor, 1/30 oranında aylıktan kesme cezasına çarptırıldı. Eğitim İş Temsilcisi Ahmet Karaman, cezaya itiraz etse de öğretmenler cezalandırıldı.

    VELİLERE SORULDU?

    Öğretmenler kendilerini, “Salondaki öğrenciye, veli izni alınması konusunda bilgi vermek görevimiz. Asıl yaptığımız davranış, mahalle halkı ile okul idaresinin karşı karşıya gelmemesi için iyi niyetli bir davranıştır” diye savundu. Disiplin Kurulu kararına itiraz edilirken, idare mahkemesine dava açıldı.

    ÖZBAY: NE OLDUĞU BELİRSİZ KİŞİLER OKULLARDA CİRİT ATIYOR; ÖĞRETMENLER YASAYA UYGUN DAVRANDI”

    Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay da konuya dair şunları söyledi:

    “Veli İzin Belgesi şartına rağmen öğrencilerin eğitim hakkını engelleme pahasına Mersin’deki okulda çocuklar dersten çıkarılıyor. Ceza verilen öğretmenlerimiz, yasalara uygun hareket etti. Liyakatsiz yöneticilerin görevi kötüye kullanma ve baskılarına karşı, öğrencilerinin eğitim hakkını koruyup, görevini yaptı.

    PEDAGOJİK CİNAYET

    ÇEDES projesiyle çevre veya değerler değil, dini eğitimin amaçlandığı, bu soruşturmayla resmen kanıtlandı. Disiplin cezalarının iptali için dava açtık. Ceza veren yöneticiler hakkında da görevi kötüye kullandıkları için suç duyurusunda bulunacağız. Kafalarına göre MEB protokolleriyle anayasa ve MEB Temel Kanunu’na aykırı eğitimlere öğrencileri hiç kimse alamaz. Dersleri, imamlar, müezzinler değil öğretmenler vermeli. 1 milyon öğretmen atama beklerken, eğitim ve pedagojiden bihaber, imamların, müezzinlerin okullarda işi ne? MEB’in yaptığı bazı protokollerde ise ne oldukları belirsiz kişiler, okullarda cirit atıyor. Bu uygulamalar pedagojik cinayettir. MEB’in amacı ne din, ne de değerler eğitimi. Okullarda fazlasıyla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ile değerler eğitiminde uzmanlaşmış, psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenleri var.

    MEB CEZALANDIRILMALI

    Anayasada koruma altına alınan laiklik ilkesine aykırı dayatmalar yaptığı için MEB cezalandırılmalı. Eğitim, milli güvenlik meselesidir. Anne babalar çocuklarınızın okullarına gidip, izniniz dışında eğitim verilip verilmediğini kontrol edin. Okullar, izniniz olmadan istediği eğitimi veremez. İdareye gidip izin vermediğinize dair dilekçe yazıp veliler tedbir alsın. Okullar velilere sorması gerektiği halde sormayarak fiili durum yaratıyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

    Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

    PİRHA-Ayten Öztürk hakkında bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıptı. Bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı. 28 Ağustos 2018 gecesi Ankara’da, bedenindeki 898 yara ile bir araziye bırakılır bırakılmaz Siyasi Şube polisleri tarafından gözaltına alındı.

    İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ardından, yaklaşık 2,5 yıl ev hapsinde tutuldu, 6 Şubat 2024 günü evi yeniden basılarak tutuklandı.

    “HERKESİ HUKUKSUZ CEZANIN BOZULMASI İÇİN MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, “Ayten Öztürk hakkında “bir çocuk istismarcısının linç edilmesini kaldırımdan izlediği” beyanıyla verilen “insan öldürmeye azmettirme” ve “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçlarından verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandığı duyuruldu. Müvekkilimiz ömür boyu tek kişilik hücrede tutulacak. Tüm halkımızı ve meslektaşlarımızı Ayten Öztürk hakkında verilen bu hukuksuz cezanın bozulması için mücadeleye çağırıyoruz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ezgi Mola’ya bir ‘Musa Orhan’ cezası daha!

    Ezgi Mola’ya bir ‘Musa Orhan’ cezası daha!

    PİRHA- İpek Er’e tecavüz eden ve ölümüne neden olan uzman çavuş Musa Orhan’ın Ezgi Mola’ya açtığı manevi tazminat davasında bir ceza daha verildi. 

    Oyuncu Ezgi Mola, Batman’da uzman çavuş Musa Orhan tarafından tecavüz edildikten sonra ölüme sürüklenen İpek Er’in ölümü sonrası tecavüz faili Musa Orhan’a yönelik dijital medyadan yaptığı paylaşım nedeniyle “hakaret” ettiği idddiasıyla yargılandığı davada 6 bin 960 TL ceza almasının ardından, manevi tazminat davasında da 10 bin TL para cezasına çarptırıldı.

    NE OLMUŞTU?

    Batman’da 18 Ağustos 2020’de İpek Er’e tecavüz ederek, yaşamını yitirmesine neden olan fail Musa Orhan hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Fail Musa Orhan hakkında, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istemiyle dava açıldı. Tutuksuz fail Musa Orhan’nın yargılanması sürerken, olayın ardından dijital medyadan tepki yağdı.

    Oyuncu Ezgi Mola, 20 Ağustos 2020’de dijital medya hesabından, “Tecavüzcü şerefsizi dışarı salan vicdanınızda boğulun. Artık yasa, dua, dilek, istek, rica, umut her şeyi elimizden aldınız ya! Ne diyeyim! Yazıklar olsun! Yazıklar olsun!!! #MusaOrhanTutuklansin” paylaşımında bulundu.

    Musa Orhan’ın avukatı Mehmet Erkan Akkuş, Ezgi Mola’nın paylaşımı ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca suç duyurusunda bulundu.

    Başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Ezgi hakkında “sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” ve “hakaret” suçlarından 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istendi. İddianame, Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek Ezgi hakkında dava açıldı.

    Ezgi dışında dijital medya hesabından faile tepki gösteren birçok oyuncuya da dava açılmış ve haklarında para cezası verilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bülbül: Kobane Davası’ndaki cezalar siyaset yapma hakkına verilmiştir-VİDEO

    Bülbül: Kobane Davası’ndaki cezalar siyaset yapma hakkına verilmiştir-VİDEO

    PİRHA- Kobane Davası’nda siyasetçilere verilen hapis cezalarına tepki gösteren 27. Dönem HDP Milletvekili Kemal Bülbül, “Bu ceza siyaset yapma hakkına verilmiştir. Kürt sorununda inkar, şiddet ve nefret tutumunda ısrar edileceği görülüyor. Daha fazla dayanışma, cesaret, siyaset, demokratik bilinç ve mücadele gerekiyor” dedi. Bülbül ekledi: Kürtlerin, dostlarının, devrimcilerin ve sosyalistlerin siyaset yapma hakkına müdahale eden gayri hukuki bir AKP zihniyeti söz konusu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu 18’i tutuklu 108 siyasetçi hakkında verilen cezalara tepkiler gelmeye devam ediyor.

    27. Dönem HDP Milletvekili Kemal Bülbül, 2014 yılında Kürt halkına yönelik başlatılan çökertme planının devamında böyle bir davanın üretildiğini belirterek; Kürtlerin, devrimcilerin ve sosyalistlerin siyaset yapma hakkına AKP eliyle müdahale edildiğini söyledi.

    “BU DAVA HUKUKİ OLMAYAN BİR SUÇ SÜRECİDİR”

    Kobane Davası’nın kendi başına bir suç süreci olduğunu ifade eden Bülbül, “Kobane kumpas davası, ‘Türkiye’de barışçıl, demokratik yönden Kürt sorunu çözülsün, hapishaneler boşaltılsın ve demokratik bir Türkiye olsun’ diyen Kürt siyasi aktivistlere dönük hukuki olmayan bir suç sürecidir. 2014 yılında Kürt halkına ve HDP’ye yönelik başlatılan çökertme planının içerisinde böyle bir dava üretildi. Böyle gayri hukuki bir dava dünya tarihinde görülmemiştir. Bu cezaları verenler, hukuki, ahlaki, insani ve siyasi yaşama kast eden bir zihniyet içerisindeler. Kürtlerin, dostlarının, devrimci ve sosyalistlerin siyaset yapma hakkına müdahale eden gayri hukuki bir AKP zihniyeti söz konusu” diye konuştu.

    “SİYASET YAPMA HAKKINA CEZA VERİLDİ”

    Bülbül, siyaset yapma hakkına karşı suç işlenerek cezaların verildiğini sözlerine ekleyerek, şöyle devam etti:

    “Bu cezanın kendisi insan hak ve özgürlüklerine ve siyaset hakkına karşı suçtur. Seçimin ardından bir yumuşamadan, karşılıklı görüşmeden, yeni anayasa ve eğitim programından bahsediliyordu. Görüldü ki bunlar kimilerinin uydurduğu bazı fantezilerin ilerisine geçmeyen bir yerde. Kürt sorununda inkar, şiddet ve nefret tutumunda ısrar edileceği görülüyor. Bir Alevi aktivist olarak bu cezaları kınıyorum ve hukuki olmadığını ifade ediyorum. Mücadelemiz meşru ve demokratik zeminde adalet ve özgürlükler için devam edecek. Ceza verilen ve rehin olarak tutulan arkadaşlarımıza sevgilerimizi ve dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Görülüyor ki daha fazla dayanışma, cesaret, siyaset, demokratik bilinç ve mücadele gerekiyor.

    “MEYDANLARDA BİRLEŞMELİYİZ”

    Yezit zihniyeti AKP tarafından cezalandırılsak da suçsuz olduğumuzu tüm Türkiye halkları biliyor. Bu ceza aklımıza, bilincimize, kültürümüze, siyaset yapma hakkımıza ve dayanışma duygumuza verildi. Bunların esaretinden kurtulup sokaklarda, meydanlarda birleşmeli ve mücadele etmeliyiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD: Kobane Davası’nda verilen cezalar IŞİD’e açık destektir, saldırıların devamıdır!

    DAD: Kobane Davası’nda verilen cezalar IŞİD’e açık destektir, saldırıların devamıdır!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Kobane Davası’nda verilen karara, “Bu cezalar, Türkiye’deki sol, sosyalist, muhalif kesimlerin Kürtlerle birlikte yaşama istemlerine verilen cezadır. Bu davayı ve siyasetçilere verilen cezaları hukuki-vicdani değil, Şengal ve Kobane saldırılarının devamı ve IŞİD’e verilmiş açık bir destek olarak görüyoruz” sözleriyle tepki gösterdi.

    IŞİD’in Kobane’ye dönük saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde gelişen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu 18’i tutuklu 108 siyasetçi hakkında açılan davanın karar duruşması görüldü.

    Dava kapsamında HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş’a 42 yıl Figen Yüksekdağ’a 30 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Tutsak bulunan 5 siyasetçi hakkında tahliye kararı, 12 kişi hakkında beraat verildi. Dava kapsamında 13 kişinin tutukluluğunun devamına karar verilirken siyasetçilere yüzlerce yıllık cezalar verildi.

    Kobane Davası kararına tepki gösteren Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Aleviler olarak Kobane davasında siyasetçilere verilen cezaların halkların rızalı birliğine, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir ülke özlemine vurulmuş bir darbe olarak gördüklerini belirterek, siyasetçilere verilen cezaların IŞİD’e verilmiş açık destek olduğuna işaret etti.

    Açıklamada, Kürt halkının yaşamına ve yaşam alanlarına yöneltilen soykırım ve işgal saldırıları karşısında, HDP’nin Kobane halkının direnişini sahiplenme çağrısının tamamen meşru olduğu vurgulanarak, IŞİD çetelerine yenilgi yaşatan ve insanlığa rahat bir nefes aldıran Kobane direnişini sahiplenmenin asla suç olamayacağı ifade edildi.

    SURİYE HALKLARINA, ŞENGAL VE KOBANE’YE IŞİD SALDIRILARI

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi’nin açıklaması şöyle:

    “Bilindiği gibi emperyalist hegemon güçler ve bölgesel tahakkümcü devletler tarafından 2011 yılında Suriye’de bir iç savaş başlatılmış, on binlerce katil dünyanın dört bir yanından derlenerek bu ülkeye sokulmuş, eğitilerek silahlandırılmış, El Nusra ve IŞİD başta olmak üzere onlarca siyasal İslamcı terör örgütleri kurdurulmuş ve Suriye halkları sayısız katliamlara tabi tutulmuştu.

    “IŞİD BAYRAKTARLIĞINDA TOPLANAN TEÖRÖR ÖRGÜTLERİ SOYKIRIM BAŞLATMIŞTI”

    Orta Doğu üzerinde hesapları olan tüm hegemon merkezler gizli ya da açık biçimde bu katil sürülerini destekleyerek katliam ve soykırımların doğrudan ortağı olmuştur. Kısa sürede Suriye ve Irak’ta geniş alanları denetime alan bu caniler 2014’de Şengal’e yönelerek Ezidi Kürtleri soykırımdan geçirmiş, binlerce kadın ve çocuğu da köleleştirerek köle pazarlarında satışa çıkarmıştı. Bu tekçi, cinsiyetçi, eril ve katliamcı güruha karşı, “Jin Jiyan Azadî” perspektifini esas alarak direnen kadın canların direnişi zamanda ve mekanda iz bırakmıştır.

    IŞİD bayraktarlığında toparlanan bu terör örgütleri ne hikmetse bir kez daha öncelikli hedef olarak mazlum Kürt halkını seçmiş, Şengal’in ardından yine 2014’de Kobane’ye yönelerek yeni bir soykırım saldırısı başlatmışlardı.

    “KOBANE DİRENİŞİNİ SAHİPLENMEK ASLA SUÇ OLAMAZ” 

    Kürt halkının yaşamına ve yaşam alanlarına yöneltilen soykırım ve işgal saldırıları karşısında, Kobane halkının gösterdiği direniş ve Kürt halkının dünyanın her yerinde dostlarıyla birlikte sergilediği dayanışma örneklerinin yanında, demokratik siyaset alanında HDP’nin bu direniş hattını sahiplenme çağrısı yapması da tamamen meşrudur. Savaş istemeyenlerin, bu topraklarda farklı etnik yapıların, kültürlerin, İnançların, kimliklerin rızalıkla, birlikte yaşam hakkını savunanların demokratik olan protesto hakkıdır. Önünde kimsenin duramadığı insanlık düşmanı IŞİD çetelerine yenilgi yaşatan ve insanlığa rahat bir nefes aldıran Kobanê direnişini sahiplenmek asla suç olamaz. Dünya halkları bu önemi bildiği için 1 Kasım gününü Dünya Kobanê günü ilan ettiğini unutmamalıyız.

    “DEMOKRASİ GÜÇLERİNE VERİLEN CEZADIR”

    2014’den itibaren başlatılan davalar silsilesinin birleştirildiği Kobane davası hukuki değil tamamen siyasi bir davadır. Bu davayla HDP Eş Genel Başkanları ve onlarca siyasetçi tutuklanmış, AHİM ’in tahliye kararları uygulanmamış, 16 Mayıs 2024’de açıklanan karar davasıyla da demokratik siyaset yapmakta olan Kürt ve devrimci siyasetçilere yüzlerce yılı bulan cezalar verilmiştir. Bu cezalar, Türkiye’de ki sol, sosyalist, muhalif kesimlerin Kürtlerle birlikte yaşama istemlerine verilen cezadır. Uluslararası paramiliter güçlerin denetiminde olan IŞİD ve benzeri örgütlerin katliamlarını protesto edenlere verilen cezadır. Türkiye’de demokratik cumhuriyet için siyasetin toplumsallaşmasını savunan demokrasi güçlerine verilen cezadır. Savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunanlara verilen cezadır. Kobane davası, DAİŞ çetelerine ve onların savunucusu olan güçlere karşı, halkların ikrarlı birliğinin savunulduğu davadır. Verilen cezalar Söz konusu Kürtler olunca, sol, sosyalist, muhalif güçlerin birlikte mücadelede etmesini engellemeye yönelik bir anlayışın sonucudur.

    “CEZALAR, İŞİD’E VERİLMİŞ AÇIK DESTEKTİR”

    Bizler biliyoruz ki, DAİŞ başarılı olsaydı öncelikle Kürtler ve Alevilere yönelik katliamlar yapacaktı. Emevi İslam anlayışının devriye hali olan DAİŞ ve destekçilerinin yenilgiye uğraması bir çok kitlesel katliamın engellenmesi anlamına geliyor.

    Biz Aleviler olarak Kobanê davasını ve siyasetçilere verilen cezaları halklarımızın rızalı ve ikrarlı birliğine, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir ülke özlemine vurulmuş bir darbe olarak görüyor, bu davayı ve siyasetçilere verilen cezaları ret ediyoruz.

    Bu davayı ve siyasetçilere verilen cezaları hukuki-vicdani değil, Şengal ve Kobane saldırılarının devamı ve IŞİD’e verilmiş açık bir destek olarak görüyoruz. Bu dava ve kararlar, halklarımızın ve ahlaki-insani kaygı taşıyan tüm insanlığın vicdanında en başından beri mahkûm olmuştur. Dava derhal kaldırılmalı ve siyasetçiler tahliye edilmeli, bir hakikat komisyonu kurularak bu sürecin gerçekleri ve hukuksuzlukları açığa çıkarılmalıdır.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Kobane Davası’nda ceza yağdı: Demirtaş’a 42, Yüksekdağ’a 30 yıl hapis cezası!

  • Yeni Yaşam Gazetesi Dersim dağıtımcısına 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi

    Yeni Yaşam Gazetesi Dersim dağıtımcısına 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi

    PİRHA-Yeni Yaşam Gazetesi Dersim dağıtımcısı Azime Bozkurt’a, ‘Örgüte yardım ve yataklık’ iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. 

    Yeni Yaşam Gazetesi Dersim dağıtımcısı Azime Bozkurt, Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘Örgüte yardım ve yataklık’ iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi.

    Bozkurt’un avukatı Doğukan Kudat, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na istinaf başvurusunda bulundu.

    “BU HAKSIZLIĞI AİHM’E KADAR TAŞIYACAĞIZ”

    Suçlama konusu yapılan Yeni Yaşam gazetesinin yasal bir gazete olduğunu belirten Avukat Doğukan Kudat, “Yeni Yaşam gazetesi Turkuaz Dağıtım A.Ş. tarafından basım ve dağıtımı yapılmaktadır. Gerekli izinler alınarak gazetenin dağıtımı yapılmakta olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gazetenin dağıtımı yönünde izin verildiği gibi bahsi geçen yayın Suje yayın olarak nitelendirilmektedir. Gazetenin Tunceli iline gelmesi zaten maliyetli olup, gazete 10 TL’ye satılmakta, zaten bunun büyük kısmı matbaada hamur ücretinde ve gazetenin geliş ücretinde kullanılmaktadır. Bu şekilde gazeteden elde edilen gelir yaklaşık 200-300 TL civarı olup, bu şekilde bu para ile herhangi bir örgüte yardımda bulunması kendisinden beklenemez. Mahkeme kararı bu nedenle hukuka aykırıdır. Bu haksızlığı AİHM’e kadar taşıyacağız. Yapılan yargılama hukuksuz yapıldı, bu ceza ile insanların bilgi alma özgürlüğü engelleniyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Yargıtay, Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in hapis cezasını onadı

    Yargıtay, Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in hapis cezasını onadı

    PİRHA-Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile Avukat Barkın Timtik’in cezalarını onadı.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ile Halkın Hukuk Bürosu’ndan (HHB) avukatlar hakkında açılan davada kararını açıkladı.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ile Avukat Barkın Timtik hakkındaki cezaların onanmasına hükmeden Yargıtay, yargılanan diğer avukatlarla ilgili istinaf incelemesi kararı verdi.

    Yargıtay 3. Ceza DAİRESİ kararında, “Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığını, delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiğini, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığını” yazdı.

    ÇHD davasında, Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’e “örgüt üyeliğinden” 12’şer yıl, Oya Aslan’a 10,5 yıl cezanın yanı sıra, propaganda cezaları verilmişti. Diğer tüm avukatlara ise 6 yıl 3 aya varan cezalara hükmedilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • RTÜK, TELE1’e Yılmaz Güney programı nedeniyle ceza verdi

    RTÜK, TELE1’e Yılmaz Güney programı nedeniyle ceza verdi

    PİRHA-RTÜK, TELE1’de Yılmaz Güney’in tartışıldığı program sebebiyle kanala “suçu ve suçluyu övme” suçlaması ile idari para cezası verdi. 

    Tele 1’de yayımlanan 5. Boyut programında, TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Atilla Dorsay’ın yönetmen, oyuncu ve senarist Yılmaz Güney hakkında söyledikleri sözleri ‘suçluyu övmek’ olarak tanımlayan RTÜK, kanala yüzde 3 para cezası uyguladı.

    RTÜK, kanal için ayrıca kara para aklama yöntemlerinin tartışıldığı program için “kişileri küçük düşürmek” iddiasıyla da yüzde 3 para cezası uygulanmasına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk Tabipleri Birliği üyesi hekimleri hedef gösteren imama hapis cezası!

    Türk Tabipleri Birliği üyesi hekimleri hedef gösteren imama hapis cezası!

    PİRHA- Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 2022 yılında yaptığı grevi hedef gösteren imam hakkında yapılan suç duyurusu karara bağlandı. Hekimleri hedef gösteren imama 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

    Dr. Ekrem Karakaya’nın öldürülmesi üzerine 7-8 Temmuz 2022 “G(ö)REV” eylemlerine katılan hekimleri hedef alan Konya’daki Kayalar Camisi imamı hakkında, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) suç duyurusu üzerine açılan dava sonuçlandı.

    Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 28 Kasım 2023’te görülen karar duruşmasında savcılık; sanık imam suçlamayı kabul etmese de ihbar evrakı, açık kaynak araştırma raporu, görüntülü izleme ve çözün tutanağı doğrultusunda “halkı kin ve nefrete sürükleme” suçunun sabit olduğunu belirtti ve ceza talep etti.

    Mahkeme de Türk Ceza Kanunu’nun “suç işlemeye tahrik” başlıklı 214. maddesi uyarınca imamın 1 yıl 8 ay hapis ile cezalandırılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi olmak kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Arslan, Pembelik Barajı’na karşı çıktığı için ceza almıştı: Topraklarımızı koruyacağız -VİDEO

    Arslan, Pembelik Barajı’na karşı çıktığı için ceza almıştı: Topraklarımızı koruyacağız -VİDEO

    PİRHA-Barajların 90’lı yıllardan itibaren Dersim’in nehirleri üzerinde yapılmak istenen çevre saldırılarından biri olduğunu belirten Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, “Haklı olmamıza rağmen mağdur edildik. Peri Vadisi’nde aldığımız cezalar bizi yıldırmayacak ve topraklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Dersim’de Peri Vadisi’nde yapılan HES ve baraj projelerinin sahibi olan Limak, çevre ve ekoloji mücadelesi yürüten yaşam savunucularına yönelik dava açtırmıştı. Karakoçan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ve sonrasında açılan dava yaklaşık 11 yıl sürdü. Mahkeme, 17 Temmuz tarihinde kararını açıkladı. Munzur Çevre Derneği üyesi Özkan Arslan‘ın da yer aldığı 11 kişi hapis cezası aldı.

    Özkan Arslan, Z.A., M.A., M.A., M.A., D.G., Z.Ç., ve T.D.’ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. M.A. 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı, cezası 2 yıl ertelendi. C.B., H.Ö.’ye ise 1 yıl 3 ay hapis verildi, ceza ertelendi. Z.Y., P.A., ve Ü.G.’nin ise 8 yıllık zamanaşımı nedeniyle davadan düşürülmelerine karar verildi.

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Özkan Arslan, doğalarını korudukları için aldıkları cezayı PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “HAKLI OLMAMIZA RAĞMEN MAĞDUR EDİLDİK”

    O dönem baraja izin vermemek için köylüler ile birlikte Peri Özgür Köylü Hareketi adında bir oluşum oluşturduklarını söyleyen Özkan Arslan, “Direnişimiz hem demokratik alanda hem de hukuksal anlamda devam etti. Hukuksal anlamda hem Danıştay’ın hem de Elazığ İdare Mahkemesi’nin baraj yapımını durdurmaya yönelik kararı olmasına rağmen verilen karar uygulanmadı. Biz de meşru direnme hakkımızı kullandık. Limak ve diğer şirketlerin yaptığı baraj tamamen devletin bölgeye asker dökerek ve mahkemelerini kullanarak köylüleri yıldırma projesine başladılar. Bundan dolayı defalarca tutuklandık, köylerimize girişimiz yasaklandı.
    Haklı olmamıza rağmen mağdur edildik, eğitim hakkımız elimizden alındı, siyasal hakkımız engellendi ve bütün arazilerimiz hazineye çevrildi. Tamamen köylüleri yıpratmak için ellerinden gelen her şey yapıldı. Ama daha sonra devlet bütün gücünü kullanarak hepimizi cezaevine attı ve suyun önünü tutarak kaçak olarak Peri Vadisi’nde bulunan Pembelik Barajı’nı yaptı” dedi.

    “KÖYLÜLERE VERİLEN CEZA ASLINDA DERSİM HALKINA VERİLMİŞTİR”

    Aynı dava üzerinden kendilerine onlarca dava açıldığını ifade eden Arslan, şunları dile getirdi:

    “Biz sürekli cezalar alıp hapishaneleri gezdik ve o günden bugüne mağdur durumdayız. 58 kişinin yargılandığı toplu bir davamız vardı ve dava sonucunda 11 köylüye hapis cezası verildi. Haksızlığa uğrayan biz, toprakları sular altında kalan yine biz ama şirketin devlet eliyle cezalandırdığı yine köylüler oldu.

    “BARAJLAR ÇEVRE SALDIRISIDIR, TOPRAKALRIMIZ İÇİN MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Barajlar 90’lı yıllardan itibaren Dersim’in nehirleri üzerinde yapılmak istenen çevre saldırılarından biri. Köylülere verilen bu ceza aslında tüm Dersim halkına verilmiş cezadır. Maalesef 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde köylülere verilen bu ceza bile işlenmedi, bu durum aslında Dersim’de ki kurumların kendi doğasından ve insanlarından ne kadar uzaklaştığını gösteriyor. Peri Vadisi’nde aldığımız cezalar bizi yıldırmayacak ve topraklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    Cihan BERK/DERSİM

  • Pedofiliyi savunan imama ödül gibi ceza: 500 TL kesinti ve kınama

    Pedofiliyi savunan imama ödül gibi ceza: 500 TL kesinti ve kınama

    PİRHA- Diyanet İşleri Başkanlığı, pedofiliyi savunan ve karma eğitimi hedef alan Şanlıurfa Mevlana Halid Camisi İmamı Mehmet Şükrü Dörtbudak’a kınama ve 500 TL maaştan kesme cezası uyguladı.

    Karma eğitimi hedef alan ve pedofiliyi savunan imam hakkında ödül gibi bir verildi.

    Şanlıurfa Mevlana Halid Camisi İmamı Mehmet Şükrü Dörtbudak, “Çocuğun kolu, göğsü, her tarafı açık. Ondan sonra pedofili suçtur. Pedofiliyi sen körüklüyorsun” ifadeleriyle gündeme gelmiş ve bu ifadelerinin ardından kamuoyundan gelen tepkiler üzerine gözaltına alınmıştı. Pedofiliyi savunan imam Dörtbudak, Emniyet’teki ifadesinin ardından serbest bırakılmış ve hakkında soruşturma başlatılmıştı.

    Dörtbudak bir diğer vaazında ise “Çocuklarımızı okutalım. Tamam okutun. Allah’ın ilk emri oku. Biz sadece oku yönünü alıyoruz. Ama ne şekilde oku. Kadın erkek karışık bir şekilde. Edebinden, hayasından sıyrılacak bir şekilde. Erkek öğretmenlerin kızlara ders vereceği bir ortamda. Kadın öğretmenlerin açık-seçik bir şekilde erkeklere ders vereceği bir ortamda. Bunlar cenabı Allah’ın arzu ettiği bir okuma sistemi değildir” sözleriyle bu sefer de karma eğitimi hedef almıştı.

    500 TL PARA CEZASI VE KINAMA 

    Cumhuriyet’ten Mehmet Oflaz’ın haberine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın pedofiliyi savunan ve karma eğitimi hedef alan Şanlıurfa Mevlana Halid Camisi İmamı Mehmet Şükrü Dörtbudak hakkında başlattığı soruşturma sonuçlandı. Diyanet, imam Dörtbudak’a ‘pedofili’ vaazından dolayı kınama cezası ve ‘karma eğitim’ vaazından dolayı ise 500 TL maaştan kesme cezası uyguladı.

    Dörtbudak sosyal medya hesabından konuya ilişkin olarak yaptığı paylaşımda ise şu ifadelere yer verdi; “Bir yıl içerisinde 4 idari soruşturma geçirdim ve iki de ceza aldım. Adli soruşturmalarda ise mahkememiz hâlâ devam etmektedir. Elhamdülillah bizim hiç bir kaygımız yok. Lakin İslami bir kurumun İslam düşmanlarına çanak tutması bizi kahrediyor”

    (HABER MERKEZİ)

  • TELE1’in ekranı 1 haftalığına karartılıyor

    TELE1’in ekranı 1 haftalığına karartılıyor

    PİRHA- RTÜK, Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasının ardından programındaki ifadeleri gerekçe göstererek TELE1’e verdiği yayın durdurma ve idari para cezasını tebliğ etti. TELE1, 18 Temmuz Salı günü  itibarıyla 7 gün süreyle karartılacak.

    TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, 20 Haziran’da ekrana gelen programında Abdullah Öcalan hakkında yaptığı açıklamalar gerekçesiyle İYİ Partili bazı siyasetçilerin de hedef göstermesinin ardından tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Yanardağ’ın tutuklanmasının ardından TELE1 hakkında inceleme başlattı. Soruşturmanın ardından TELE1’e 7 gün süreyle ekran karartma, idari para cezası ve program durdurma cezası verildi.TELE1’e bugün ilettiği tebliğe göre, 7 günlük ekran karartma cezası 18 Temmuz Salı günü itibarıyla başlayacak, 25 Temmuz’da sona erecek. TELE1’in haberine göre RTÜK’e itirazda bulunulacak ve yürütmeyi durdurma davası açılacak

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sanatçı Ali Baran: İfade özgürlüğü yok, adaleti savunduğum için ceza aldım-VİDEO

    Sanatçı Ali Baran: İfade özgürlüğü yok, adaleti savunduğum için ceza aldım-VİDEO

    PİRHA – Sanatçı Ali Baran, aldığı hapis cezası hakkında İstanbul’daki Dersim Araştırmaları Merkezi’nde bir basın açıklaması yaptı. Açıklama Ali Baran ve avukatı Mehmet Mustafa Alptekin tarafından yapıldı. Baran, “Adaleti savunduğum için ceza aldım. Ben milyoner değilim. Bir sazım bir de sesim var. ‘Bu parayı nereden bulayım?’ dedim, dinleyen olmadı. Kapılar yüzüme kapandı” dedi. 

    Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Sanatçı Ali Baran hakkında soruşturma açılmıştı. Yapılan yargılama sonunda Ali Baran’ın farklı tarihlerdeki paylaşımlarında terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Dersim Araştırmaları Merkezi’nde yapılan basın açıklamasına Yeşil Sol Parti ikinci bölge milletvekili adayları Öztürk Türkdoğan, Erdal Doğan, üçüncü bölge milletvekili adayı Edip Aslan, Halkların Demokratik Kongresi Halkla İnançlar Meclisi, Demokratik Alevi Dernekleri’nden Saime Topçu, Ali Şeker, HDP Beyoğlu İlçe Örgütü, Mezopotamya Kültür Derneği, Kürdistan Sosyalist Partisi Merkezi Yönetim Üyesi Bahattin Turan, DEDEF’ten  Ali Rıza Bilir, Pertek Derneği’nden Ahmet Doğru katıldı.

    Ali Baran, aldığı ceza nedeniyle bugün bir basın toplantısı yaparak, “Bu düzenin böyle devam etmesini istiyorsanız, AKP’ye oy vermeye devam edin. Barış ve hukuk içinde yaşamak istiyorsanız bu düzeni değiştirmeniz lazım. Benim gibi bir paylaşımdan dolayı siz de iki buçuk yıl ceza yiyebilirsiniz” dedi.

    ADALETİ SAVUNDUĞUM İÇİN BU CEZAYI ALDIM

    “Yaşım 70’e dayandı. Ben hapis yatamam. Bu kadar yeter” diyen Baran, yaptığı basın açıklamasında şunları dile getirdi:

    “Hepinizin bildiği gibi sosyal medya paylaşımlarımdan dolayı yargılanıyorum. Benim Türk Devletiyle sorunlarım yeni değil. Dersimli Kürt ve Alevi olmam; 1938’de ailemizden 24 kişinin diri diri yakılmasından beri maalesef aile olarak sürekli baskı gördük. 1978’de Kürtçe şarkılar söylediğimden dolayı birkaç kez tutuklandım. Yurt dışına çıkmak zorunda kaldım. 1982 vatandaşlıktan atıldım. 1990’larda Alman vatandaşlığına geçtim. 1992’de Cem Karaca ile birlikte 300 kişinin geri alındığını 2002’de duymuş oldum. 2013’te Van konserinden sonra Dersim’de soykırım olmuş dediğim için bir yıl ceza aldım. Cezam beş yıl ertelendi. Denetimin bitmesine beş ay kala paylaşımımdan dolayı bana iki buçuk yıl ceza verildi. Türkiye halklarına çağrım şudur: Bu düzenin böyle devam etmesini istiyorsanız, AKP’ye oy vermeye devam edin. Barış ve hukuk içinde yaşamak istiyorsanız bu düzeni değiştirmeniz lazım. Benim gibi bir paylaşımdan dolayı siz de iki buçuk yıl ceza yiyebilirsiniz. Sanatçı olmamdan dolayı savaşa karşı olmam doğal karşılanmıyor. Hiç kimsenin ölmesini istemiyorum. Millet, irk, din benim için önemli değildir. Savaşa hayır dediğim için, barış olsun, insanlar bir arada yaşasın, hukuku, adaleti savunduğum için bu cezayı aldım. Almanya’da yaşayan vatandaşlara ise çağrım şudur: Türkiye’de ifade özgürlüğü yok. ‘Kürtler dilini konuşsun, Aleviler inançlarını rahatça yaşasın, savaş dursun, insanlar barış içinde yaşasın’ demeyin hemen örgüt propagandası derler. ‘Ben ülkemi seviyorum. Mahkemeye gelirim, kaçmam. Konserlerime gideyim, deprem bölgesine yardım edeyim’ dedim yine de yurtdışı yasağı aldım. Teminat için 1,5 milyon para yatır dediler. Ben milyoner değilim. Bir sazım bir de sesim var. ‘Bu parayı nereden bulayım?’ dedim, dinleyen olmadı. Kapılar yüzüme kapandı.”

    AVUKAT ALPTEKİN: BU KARARIN BİZİM NEZDİMİZDE HİÇBİR HÜKMÜ YOKTUR

    Sanatçı Ali Baran’ın avukatı Mehmet Mustafa Alptekin de, yapılan paylaşımlarda örgüt propagandası sayılabilecek hiçbir şeyin olmadığını belirtti.

    Verilen kararı istinafa taşıyacaklarını söyleyen Alptekin, sanat camiasına ve kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunarak şunları kaydetti:

    “Müvekkilimiz Ali Baran, hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma üzerine yapılan yargılamada farklı tarihteki paylaşımları nedeniyle kendisine iki kez 1 yıl 3 er ay olmak üzere toplam 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Paylaşımlarında suç unsuru olan, örgüt propagandası sayılabilecek herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Bütün paylaşımları ifade özgürlüğü kapsamında kalan ifadelerdir. Biz biliyoruz ki kendisine ceza verilmesinin tek nedeni Kürt ve Alevi bir sanatçı olarak kendisinin yıllardır değişmeyen duruşudur. Daha önce de kendisine yargı tacizi olmuştur. Kendisi Almanya’da yaşamasına rağmen yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle Almanya’ya, ailesinin yanına gidememektedir. Yargılama bitmesine ve kendisinin katılması gereken herhangi bir yargılama safhası kalmamasına rağmen bu yasak kaldırılmamaktadır. Müvekkil bu şekilde de ayrıca ve farklı bir şekilde cezalandırılmaktadır. Bu kararın bizim nezdimizde hiçbir hükmü bulunmamaktadır. Bu kararı ne vicdanen ne de hukuken kabul etmemiz mümkün değildir. Kararı istinafa taşıyacağız. Sanat camiasına ve kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunuyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Helikopter’den atılan Şiban’a 7 yıl 6 ay hapis cezası!

    Helikopter’den atılan Şiban’a 7 yıl 6 ay hapis cezası!

    PİRHA- Van’da helikopterden atılarak ağır yaralanan Osman Şiban hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davada, 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

    Van’da operasyona çıkan askerler tarafından helikopterden atılan 7 çocuk babası Servet Turgut’un yaşamını yitirdiği, 8 çocuk babası Osman Şiban’ın da ağır yaralandığı olaya ilişkin soruşturma sürüncemede bırakılırken, ağır yaralanan Osman Şiban hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davada, 7 yıl 6 ay hapis cezası çıktı.

    Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Osman Şiban katılmazken, avukatı hazır bulundu. Savcı, Şiban hakkında “örgüt üyeliğinden” ceza talep etti. Yapılan savunmaların ardından kararını veren mahkeme, Şiban’a 7 yıl 6 ay ceza verdi. Kararda, yurtdışı çıkış yasağının devam edeceği belirtildi. Avukatlar, karara itiraz edecek.

    (HABER MERKEZİ)