Etiket: cezaevi

  • Gazeteci Cihan Berk hakkında ceza ve tahliye kararı!

    Gazeteci Cihan Berk hakkında ceza ve tahliye kararı!

    PİRHA- Yaptığı haberlerden dolayı tutuklanan ajansımızın muhabiri gazeteci Cihan Berk’in yargılandığı davanın duruşması görüldü. Mahkeme heyeti Cihan Berk’e ‘Örgüt üyeliği’nden 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmederken, Berk’in yurtdışı yasağı konularak tahliye edilmesine kararı verdi.

    Dersim’de 19 Aralık 2025’te evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan ajansımızın muhabiri gazeteci Cihan Berk’in yargılandığı davanın ikinci duruşması, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşma, mahkemenin iş yoğunluğu nedeniyle yaklaşık iki saat gecikmeli başladı. Tutuklu bulunduğu cezaevinden getirilen Berk duruşma salonunda hazır bulundu. Berk’in avukatları Kenan Çetin ve Doğa İncesu’nun hazır bulunduğu duruşmayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Berk’in yakınları ve meslektaşları takip etti.

    DÜNYA KLASİKLERİ SUÇ SAYILDI

    Gazeteci Berk, yaptığı savunmada suçlamaları reddederek, faaliyetlerinin gazetecilik kapsamında olduğunu belirterek, “Gazetecilik yapmak suç değildir” dedi. Evine yapılan baskında Yaşar Kemal, Jack London, Aziz Nesin ve Maksim Gorki’nin kitaplarının alındığını, savcının da bunları suçmuş gibi gösterdiğini vurgulayarak, “Kütüphane açmak ve dünya klasikleri okumak ne zaman suç oldu?” diye sordu.

    “ALEVİLERİN, KADINLARIN SESİ OLMAK SUÇ MU?”

    Gülistan Doku’nun kaybedildiği ilk günden itibaren haberler yaptığını ifade eden Berk, haberlerinde Alevilerin, kadınların, köylülerin, çevrecilerin, yoksulların, işçilerin sesi olmanın suç sayılamayacağını dile getirdi.

    Avukatlar Kenan Çetin ve Doğa İncesu, savcının varsayımlarla değil somut delil üzerinden iddianame hazırlaması gerektiğini ifade ederek, “Cihan Berk’e yönelik suçlamada örgüt üyeliği çıkmaz” diye konuşarak, Berk’in tahliyesini istedi.

    Savunmaların ardından duruşmaya karar için ara veren mahkeme heyeti Cihan Berk hakkında ‘Örgüt üyeliği’nden 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmederken, Berk’in yurtdışı yasağı konularak tahliye edilmesine kararı verdi.

    PİRHA/DERSİM

  • İsmail Arı hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemi!

    İsmail Arı hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemi!

    PİRHA- Yaklaşık 2 aydır tutuklu olan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı hakkında iddianame hazırlandı. Arı’nın 2 yıldan 6 yıla kadar cezalandırılması istendi.

    Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı hakkında iddianame hazırlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Arı’ya, “Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Gizliliğin ihlali” isuçlaması yöneltildi.

    Suçlamalara gerekçe olarak ise Arı’nın YouTube programındaki açıklamaları, BirGün TV’de katıldığı programda Erdoğan ailesinin 20 vakfın yönetiminde bulunması ve bu vakıflara aktarılan kamu kaynaklarına ilişkin ifadeleri yer aldı.

    İddianame, Ankara 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, duruşma tarihi ise açıklanmadı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gazeteci Diren Keser: Gazetecilerin yeri hapishaneler değildir!-VİDEO

    Gazeteci Diren Keser: Gazetecilerin yeri hapishaneler değildir!-VİDEO

    PİRHA- Gazeteci Diren Keser, gazeteci Cihan Berk’in yaptığı haberlerden dolayı tutuklandığını belirterek, “Gazetcilerin yeri hapishaneler değildir. Cihan bir an önce serbest bırakılmalıdır” dedi.

    19 Aralık 2025 sabahı evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan ajansımızın Dersim muhabiri Cihan Berk, çıkarıldığı mahkeme tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanmıştı.

    Yaklaşık 4 aydır Elazığ Cezaevi’nde tutuklu bulunan Berk’in iddianamesi, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.  İlk duruşma 15 Nisan’da görülecek.

    “HABER YAPMAK GAZETECİNİN TEMEL GÖREVİDİR”

    Duruşma öncesi konuşan Gazeteci Diren Keser, gazetecilerin yerinin hapishane olmadığını söyledi.

    Cihan Berk’in yaptığı haberler nedeniyle tutuklandığını hatırlatan Diren Keser, “Gazetcinin işi haber yapmaktır. Haber yapmadığı zaman işini yapmamış olur. Gazetecinin temel görevi halkı haberdar etmektir, gerçeği, hakikati, olanı toplumla buluşturmaktır” dedi.

    “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

    Onlarca gazetecinin Cihan Berk gibi cezaevlerinde olduğunun altını çizen Keser, şunları ifade etti:

    “Tarih boyunca gazeteciler yaptıkları haberlerden dolayı iktidarları rahatsız etmiştir. Bundan dolayı da tutulanmıştır. Tıpkı İsmail, Alican, Pınar gibi onlarca gazeteci hapishanede tutuluyor. Gazetecilerin yeri hapishaneler değildir. Gazeteciler gerçeği açığa çıkartmanın sözünü vermiş insanlardır. Nerede bir haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk varsa bunu açığa çıkartmak için gecesini gündüzüne katanlardır. Zaten gazetecilik faliyeti budur. Ama ne yazık ki gazeteciler ardı ardına tutuklanıyor.

    Bizlerde tekrar tekrar şunu ifade ediyoruz: Gazetecilik suç değildir.”

    15 Nisan’da (yarın) görülecek duruşmaya katılım çağrısında bulunan Keser, “Cihan Berk’in bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz. Cihan, toplumun sesini duyurmak için haber yapmıştır ve bir an önce serbest bırakılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Mersin’de 8 Mart’ta yapılacak yürüyüşe katılım çağrısı: Alanları birlikte dolduralım!

    Mersin’de 8 Mart’ta yapılacak yürüyüşe katılım çağrısı: Alanları birlikte dolduralım!

    PİRHA- 8 Mart etkinlikleri kapsamında Mersin Kadın Platformu açıklama yapıp kadınları 8 Mart’ta yapacakları yürüyüşe katılmaya çağırırken, İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi de, cezaevlerinde bulunan kadınları yaşadıkları hak ihlallerine dair açıklama yaparak, cezaevinde bulunan kadın tutuklulara kart gönderdi. 

    Mersin Kadın Platformu, 8 Mart’a çağrı yaptı. İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi’nde yapılan açıklamayı platform üyesi Aşenur Önal yaptı.

    “Bugün burada hayatlarımızı kuşatan eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşı sözümüzü büyütmek için bir aradayız” diyen Önal, yüzyılı aşkın bir süredir kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin simgesi olan 8 Mart’ın, kadınlara bir kez daha haklarının lütufla değil, mücadeleyle kazandığı, kaybetmemek için de örgütlü olunması gerektiğini hatırlattığını söyledi.

    “AYRIMCILIĞA KARŞI EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİMİZİ YÜKSELTMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Önal, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Artan kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümleri ve erkek şiddeti, yaşam hakkımızın sistematik biçimde tehdit altında olduğunu bir kez daha göstermiştir. LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı yasa değişiklikleri ve nefret söylemleri de bu patriyarkal rejiminin bir parçasıdır. Bu ayrımcı ve dışlayıcı yasa değişiklikleri ile toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan düzenlemeler, yalnızca LGBTİ+’ların değil tüm toplumun haklarına yönelmiş açık bir saldırıdır. Ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık talebimizi yükseltmekten vazgeçmeyeceğiz.”

    “KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN”

    Mersin Kadın Platformu olarak yaşam haklarından, eşitlik taleplerinden, özgürlükten ve adaletten vazgeçmeyeceklerini belirten Ayşenur Önal, “Kadın cinayetlerinin son bulduğu, şiddetin önlendiği, LGBTİ+’ların eşit yurttaşlar olarak özgürce yaşayabildiği, emeğimizin görünür ve güvenceli olduğu bir toplumu feminist mücadelemizle mümkün kılacağız. Bu kapsamda 8 Mart haftası boyunca Mersin’de düzenleyeceğimiz yürüyüşler, basın açıklamaları, paneller ve dayanışma etkinlikleriyle sesimizi büyüteceğiz” dedi.

    “ALANLARI BİRLİKTE DOLDURALIM”

    8 Mart’ta saat 19.30’da Kushimoto Sokağı’nda gerçekleştirecekleri 12. Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılım çağrısında bulunan  Ayşenur Önal, “Tüm kadınları ve LGBTİ+’ları 8 Mart’ın dayanışma ruhuyla bu mücadelede yan yana durmaya, sesimizi büyütmeye ve alanları birlikte doldurmaya çağırıyoruz” diye belirtti.

    İHD MERSİN ŞUBESİ: KADIN MAHPUSLAR İNSAN ONURUNA AYKIRI KOŞULLARDA TUTULMADIR

    İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi de, cezaevlerinde bulunan kadınları yaşadıkları hak ihlallerine dair açıklama yaparak, cezaevinde bulunan kadın tutuklulara kart gönderdi.

    Açıklamada konuşan İHD Mersin Hapishane Komisyonu üyesi Nurgül Elveren, kadın mahpusların kalabalık ve sağlıksız koğuşlarda tutulduğunu, temiz suya ve hijyen malzemelerine düzenli erişemediklerini, regl ve kişisel bakım ihtiyaçları yeterince karşılayamadıklarını ifade etti.

    “KADINLAR ÖZGÜRLÜKLERİNDEN YOKSUN BIRAKILAMAZ”

    Nurgül Elveren, kadınların özgürlüklerinden yoksun bırakılması, insan onuruna aykırı koşullarda tutulmalarını meşru kılmayacağının altını çizerek, şu çağrıda bulundu.

    “-Kadın cezaevlerindeki hijyen, sağlık ve yaşam koşulları derhal insan onuruna uygun hale getirilmelidir.

    -Kadınlara yönelik kötü muamele, çıplak arama ve mahremiyet ihlallerine son verilmelidir.

    -Hasta, hamile ve lohusa kadınların sağlık hizmetlerine engelsiz erişimi sağlanmalıdır.

    -Çocuklarıyla kalan kadınlar için çocukların üstün yararı gözetilmeli; çocukların cezaevi koşullarında tutulmasına son verecek alternatifler geliştirilmelidir.

    -Kadın mahpusların sosyal, kültürel ve iletişim haklarına yönelik keyfi kısıtlamalar kaldırılmalıdır.

    -Bağımsız izleme mekanizmalarının cezaevlerine düzenli ve etkili erişimi sağlanmalıdır.”

    PİRHA/MERSİN

  • Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası!

    Fatih Altaylı’ya 4 yıl 2 ay hapis cezası!

    PİRHA-5 ayı aşkındır cezaevinde tutulan gazeteci Fatih Altaylı’ya “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasından 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 

    YouTube yayınındaki sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla 22 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı’nın mahkemesi görüldü.

    Silivri’de ikinci kez hâkim karşısına çıkan Altaylı, yaptığı savunmada tehdit içerecek bir söz kullanmadığını belirterek beraatini talep etti. Avukatlar da benzer savunmalar yaparken savcı, ceza talep etti.

    Duruşmaya ara veren İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Altaylı’yı 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûm etti ve tutukluluğunun devamına karar verdi. Altaylı kararı elindeki dosyaları fırlatarak protesto etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEM Parti, Sincan Cezaevi önünde açıklama yaptı: Arkadaşlarımızı bırakın!-VİDEO

    DEM Parti, Sincan Cezaevi önünde açıklama yaptı: Arkadaşlarımızı bırakın!-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti, Sincan Cezaevi önünde açıklama yaparak, AİHM kararının bir an önce uygulanması çağrısında bulundu.   

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, milletvekilleri ve Merkez Yürütme Kurulu Üyelerinin yanı sıra Ankara il ve ilçe örgütlerinin katılımıyla 4 Kasım 2016’da Kürt siyasetine dönük gerçekleştirilen operasyonların yıl dönümü dolayısıyla Sincan Kapalı Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yaptı.

    “DERİN BİR TAHRİBATA YOL AÇTI”

    Açıklamada konuşan DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, 4 Kasım 2016 tarihinde eşzamanlı operasyonlarla, 6 milyondan fazla kişinin oyunu alarak Türkiye’nin ve Meclis’in üçüncü büyük partisi konumunda olan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Eş Genel Başkanları, Grup Başkanvekilleri, milletvekilleri ve Belediye Eş Başkanlarının tutuklanması, toplumda ve ülke demokrasisinde derin bir tahribata yol açtığını belirtti.

    Yargılama süreçlerinde adaletsizliğin hakim olduğunu vurgulayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, AİHM kararıyla bunun bir kez daha teyit edildiğini söyledi.

    “EŞİKLERİ AŞMAK SÜRECİ RAHATLATACAKTIR”

    Barışın koşulları ve gerekleri olduğunu dile getiren Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları ifade etti:

    “Bunlardan birincisi de haksız ve hukuksuz bir şekilde yapılan tutuklanan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. Barışın ihtiyacı, çözümün gereği budur. Hükümet çözüme uygun adımlar atmak zorundadır. Bu ülkede yeni bir hukuk kurulacaksa, yen bir sürecin kapısı aralanacaksa başlangıç noktası Kobane Kumpas Davası’dır. Bunlar önemli eşiklerdir. Bu eşikleri aşmak süreci rahatlatacaktır. Barış ve demokratik bir Türkiye mücadelesini büyütmeliyiz. Bizler arkadaşlarımız özgürleşinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • İHD Dersim: Kuyu tipi hapishaneler insanlık suçudur, derhal kapatılmalıdır!-VİDEO

    İHD Dersim: Kuyu tipi hapishaneler insanlık suçudur, derhal kapatılmalıdır!-VİDEO

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi, Türkiye’de yaygınlaşan ‘Kuyu Tipi’ hapishanelerin mahpusları yaşamdan koparan ağır tecrit koşullarıyla insanlık onurunu ve hukuku ihlal ettiğini belirterek, bu uygulamaların derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.

    2021 yılından itibaren “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adları altında hayata geçirilen gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri gündeme gelmeye devam ediyor.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi de, dernek binasında konuya dair basın açıklaması düzenlendi. Açıklamayı İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil okudu.

    “MAHPUSLAR 23 SAAT HÜCREDE, GÖKYÜZÜ BİLE YASAK”

    Nurşat Yeşil, ‘Kuyu Tipi’ hapishanelerde tutulan mahpusların günde 23 saat boyunca tek kişilik hücrelerde kapalı tutulduğunu, açık hava, güneş ışığı, sohbet ve sosyal etkinlik gibi temel haklardan mahrum bırakıldığını ifade ederek, hücrelerin yüksek duvarlarla çevrili ve üç katlı olması nedeniyle mahpusların gökyüzünü dahi göremediğini vurguladı.

    “TECRİT AYLARCA, HATTA YILLARCA SÜRÜYOR”

    Birleşmiş Milletler’in Mandela Kurallarına göre 15 günü aşan tecrit uygulamaları işkence olarak tanımlandığını hatırlatan Nurşat Yeşil, ‘Kuyu Tipi’ hapishanelerde bu sürenin aylarca, hatta yıllarca sürdüğüne dikkat çekerek, bu durumun mahpuslar üzerinde ağır fiziksel ve psikolojik yıkıma yol açtığını belirtti.

    “İNFAZ DEĞİL, YAVAŞLATILMIŞ ÖLÜM”

    Açıklamada, R tipi ve S tipi gibi yeni izolasyon merkezlerinin de benzer işlev gördüğü aktaran Nurşat Yeşil, “Bu yapıların ortak özelliği mahpusun yaşam alanını bir kuyuya çevirmesidir. Bu bir infaz değil, yavaşlatılmış bir ölümdür” dedi.

    “SAĞLIK VE AVUKAT ERİŞİMİ ENGELLENİYOR”

    Mahpuslardan gelen mektuplarda sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği, avukat görüşlerinin sınırlandığı ve hastane sevklerinin geciktirildiği bilgisine yer veren Nurşat Yeşil, bu uygulamaların yaşam hakkı ve işkence yasağının açık ihlali olduğunu vurguladı.

    “İZOLASYON BİR GÜVENLİK DEĞİL, YOK ETME POLİTİKASIDIR”

    İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, ‘Kuyu Tipi’ hapishanelerin insanın toplumsal varlık olma özelliğini hedef aldığını ve mahpusları görünmez hale getirerek toplumsal vicdanı susturmayı amaçladığını belirtti.

    Açıklamada şu çağrılara yer verildi:

    • Tüm kuyu tipi hapishaneler derhal kapatılmalı,
    • Tecrit ve izolasyon uygulamaları son bulmalı,
    • Mahpusların sosyal ve kültürel haklarına erişimi sağlanmalı,
    • Bağımsız heyetler hapishanelerde inceleme yapabilmeli,
    • Aile ve avukat görüşlerinin önündeki engeller kaldırılmalı,
    • Adalet Bakanlığı kamuoyuna şeffaf bilgi vermeli.”

    “İNSAN ONURU DEVLETİN ÜSTÜNDEDİR”

    Nurşat Yeşil, açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:

    “İzolasyon bir güvenlik politikası değil, insanı yok etme politikasıdır. İnsan onuru, devletin ve toplumun üstündedir. İzolasyon işkencedir, işkence insanlık suçudur.”

    PİRHA/DERSİM

  • Hasta tutuklu Bese Ecer tahliye edildi!-VİDEO

    Hasta tutuklu Bese Ecer tahliye edildi!-VİDEO

    PİRHA-Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan 78 yaşındaki ağır hasta mahpus Bese Ecer, kamuoyunun ve hak örgütlerinin yoğun baskıları sonucunda tahliye edildi.

    İleri derecede anemi, şeker, tansiyon ve kolesterol gibi kronik hastalıklarının yanı sıra mesanesinde tümör, beyninde pıhtı, omurilik kırığı ve kısmi felç gibi ciddi sağlık sorunları bulunan Ecer’in, kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olduğu kamuoyuna defalarca duyurulmuştu.

    Ecer’in tahliye edildiği haberi, cezaevi önünde bekleyişini sürdüren insan hakları savunucuları, aileler ve milletvekilleri tarafından sevinçle karşılandı. Açıklama yapan İHD yetkilileri, “Bu karar sevindirici olmakla birlikte, cezaevlerinde sağlık hakkı ihlal edilen tüm hasta mahpuslar için mücadelemiz sürecektir. Yaşam hakkı ertelenemez, görmezden gelinemez” ifadelerini kullandı.

    Bese Ecer tahliye kararı sonrası Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nden ambulansla çıkarıldı. Sağlık sorunları olan Bese Ecer tedavi için ambulansla Tarsus Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

    PİRHA/MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:

    Hasta tutuklu Bese Ecer için cezaevi önünde oturma eylemi

  • Suriye hapishanelerinde 4 Alevi yurttaş işkenceyle katledildi!

    Suriye hapishanelerinde 4 Alevi yurttaş işkenceyle katledildi!

    PİRHA- Suriye hükümetince tutuklanan ve 7 aydır hapishanede tutulan 4 Alevi sivil yurttaş, işkence edilerek katledildi.

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye Geçiş Hükümeti’nin cezaevlerinde 4 Alevi’nin katledildiğini duyurdu. SOHR’un verdiği bilgilere göre; Hums kentinin El Qebo ilçesine bağlı El Qenaya köyünden olan 4 kişi, yılın başında beri tutukluydu.

    SOHR, El Tub El Şerî Hastanesi’nden alınan bir fotoğrafta dört tutukludan birinin katledildiğini ancak daha sonra, diğer üç tutuklunun da öldürüldüğü, katledilenlerden ikisinin kardeş olduğu ve El Nesir Mezarlığı’na gömüldükleri ortaya çıktığını bildirdi. Ayrıca iki kardeşin üniversite öğrencisi olduğu kaydedildi.

    SOHR’un kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre; Halep kentindeki Ebû Ebdullah El Husên El Xasîbî Alevi türbesine düzenlenen saldırının video kaydının yayılmasının ardından Suriye’nin birçok yerinde protestolar başlamış, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı Genel Güvenlik Güçleri de geçtiğimiz Ocak ayında Qenaya köyündeki evlere baskın düzenlemişti.

    Şimdiye kadar Suriye Geçiş Hükümeti’nin cezaevlerinde çoğu Hums kentinden olmak üzere 55 kişi katledildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney tutuklandı

    Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney tutuklandı

    PİRHA- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 17 kişi tutuklandı.

    “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” iddiasıyla tutuklananlar arasında Güney’in yanı sıra Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, eniştesi İsmail Akkaya, şoförü Deniz Göleli ile İmamoğlu’nun şoförü Recep Cebeci, İBB Meyda AŞ Başkanı Murat Ongun’un akrabası İbrahim Can Yaman’nın ve Ekrem Edit hesabının kullanıcısı Mahir Gün de bulunuyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 kişi ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı.

    PİRHA/İSTABUL

  • DEM Parti Adalet Bakanlığı önünden seslendi: Hem müzakereyi hem de mücadeleyi büyüteceğiz-VİDEO

    DEM Parti Adalet Bakanlığı önünden seslendi: Hem müzakereyi hem de mücadeleyi büyüteceğiz-VİDEO

    PİRHA- Adalet Bakanlığı önündeki eylemde konuşan DEM Partili Öztürk Türkdoğan, sürecin ruhuna uygun olarak infaz rejimindeki ayrımcılığın mutlaka kaldırılması gerektiğini belirterek, “Bizler bu konuda hem müzakereyi hem de mücadeleyi büyüteceğiz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Açıklamada “İnfaz yakmalar dursun, cezaevi hak ihalleri son bulsun” pankartı açıldı.

    DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, cezaevlerinde yaşanan sorunlara dair Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve bakanlık yetkilileri ile görüştüklerini belirtti.

    Öztürk Türkdoğan, cezaevlerinde kendilerine sürekli şikayetlerin geldiğini vurgulayarak, “Hapishanelerden sürekli komisyonumuza ve partimize şikayetler geliyor. Aileler sürekli olarak eleştirilerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar. Geçen hafta Bolu Cezaevi önünde basın açıklaması yapıldı. Çünkü Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu diye bir kurul var; infaz yasasına göre, koşullu salıverilme süresi biten mahpuslarla ilgili sürekli ertelemeli karar veriyor” dedi.

    “KİMSEYE AYRICALIK TALEP ETMEDİK”

    İdare ve Gözlem Kurullarının tutsaklara “pişman mısınız” şeklinde sorular sorduğunu belirten Türkdoğan, “Siz 30 yıl hapis yatmış bir insanı “pişman mısınız?” sorusuyla infazını uzatarak 33 yıl içeride tutamazsınız. İnsanlar pişman olsalar zaten bu kadar hapis yatmazlardı. Başka başka keyfi uygulamalarla bu sorunlar çözülmüyor. Bugüne kadar kimseye ayrıcalık talep etmedik. Hakkı neyse onun yapılmasını istedik” diye konuştu.

    “HEM MÜZAKEREYİ HEM DE MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ”

    DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tespit ettiğimiz kadarıyla binlerce hasta mahpus cezaevlerinde bulunuyor. İçinde olduğumuz bu süreçte, infaz rejimindeki ayrımcılığın mutlaka kaldırılmasını istiyoruz. Mevcut infaz rejimi çok sayıda ayrımcı hüküm içeriyor. İnfaz koşulları giderek ağırlaştırılarak, iş içinden çıkılmaz bir hale geliyor. İdare ve Gözlem Kurullarının kaldırılması gerekiyor. Bu uygulamaların sona erdirilmesi gerektiğini bir kez daha güçlü şekilde vurguluyorum. Son dönemlerde S, Y ve Yüksek Güvenlikli cezaevi ismiyle adlandırılan kuyu tipi hapishaneler yapıldı. Bu hapishanelerde mahpusların tutulduğu koşullarda havalandırma kapısı yok. Bir insan bu koşullarda ne kadar dayanabilir? Temiz havanın, temiz ışığın girmediği bir odada ne kadar yaşayabilirsiniz? Yaşayamazsınız. Böyle acımasız bir infaz rejimi olabilir mi? Bu tarz hapishanelerin kapatılması gerekir.

    TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun hapishaneler üzerinde daha etkili denetim yapması gerekir. Bakanlığın etkili denetimlerini artırması gerekiyor, keyfi uygulama yapan müdürlerin görevden alınması gerekiyor. İnsan haklarına aykırı infaz rejimi uygulayan yargı mensuplarının uyarılması gerekiyor. Bizler bu konuda hem müzakere hem de mücadeleyi büyüteceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Gazeteci Elif Akgül hakkında tahliye kararı!

    Gazeteci Elif Akgül hakkında tahliye kararı!

    PİRHA- HDK’ye yönelik operasyon kapsamında 21 Şubat’ta tutuklanan gazeteci Elif Akgül, hakkında tahliye kararı verildi. 

    Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik soruşturma kapsamında 21 Şubat’ta İstanbul’da tutuklanan Gazeteci Elif Akgül hakkında tahliye kararı verildi. Tahliye kararı, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) itirazı üzerine tensip zaptıyla verildi. Elif Akgül, önümüzdeki saatlerde bulunduğu Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edilmesi bekleniyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İHD Ankara Şubesi’nden Kayıplar Haftası açıklaması: Kuşaklar boyu süren bir travmadır-VİDEO

    İHD Ankara Şubesi’nden Kayıplar Haftası açıklaması: Kuşaklar boyu süren bir travmadır-VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi tarafından, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası’na ilişkin yapılan açıklamada, “Bugüne dek süren cezasızlık kültürü, yeni ihlallerin önünü açmış; toplumsal barış ve hukuk devleti ilkelerinin önünde büyük bir engel oluşturmuştur” denilerek taleplerinin hayat bulmasının ancak kalıcı bir barış ortamında mümkün olacağı vurgulandı.

    İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası’na ilişkin basın açıklaması yaptı. Sakarya Caddesin’de yapılan basın açıklaması İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Eş Başkanı Aslı Saraç okudu.

    “SEVDİKLERİMİZ NEREDE?”

    Saraç, Kayıplar Haftası’na girildiğini hatırlarak, “Devlet görevlileri ya da devlet destekli yapılar tarafından kaybedilen insanların aileleri olarak yıllardır aynı soruyu sormaya devam ediyoruz: Sevdiklerimiz nerede? Israrla altını çiziyoruz: Gözaltında kaybetmeler sadece kaybedilenlerin değil, geride kalanların da hayatını karartan; kuşaklar boyu süren bir travmadır. Bu suç zaman aşımına uğratılamaz, görmezden gelinemez. Bugüne dek süren cezasızlık kültürü, yeni ihlallerin önünü açmış; toplumsal barış ve hukuk devleti ilkelerinin önünde büyük bir engel oluşturmuştur” dedi.

    “CEZASIZLIK UYGULAMALARINA SON VERİLSİN”

    Aslı Saraç, Kayıplar Haftası vesilesiyle kayıp yakınları ve insan hakları savunucularının taleplerini şöyle sıraladı:

    “Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklansın, suçun fail ve sorumluları yargılanarak adalet önünde hesap versin, gözaltında kaybetme Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak tanınsın, cezasızlık uygulamalarına son verilsin, Türkiye, Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın ve hayata geçirsin, Galatasaray Meydanı’ndaki anayasa ve hukuk dışı mekan yasağı ile sayı sınırlamasına derhal son verilsin.”

    “SİLAH BIRAKMANIN GERÇEK BİR BARIŞIN KAPISINI ARALAMASINI DİLİYORUZ”

    Taleplerinin hayata geçmesinin ancak kalıcı bir barış ortamında mümkün olacağını belirten Aslı Saraç, şunları kaydetti:

    “Bu nedenle silah bırakma kararlarıyla ortaya çıkan ‘negatif barış’ sürecine; hakikat, yüzleşme ve adalet eşlik etmelidir. Gerçek anlamda barış, ancak toplumsal hafızanın onarılması, adaletin eksiksiz işlemesi ve insan haklarının tam anlamıyla tanınmasıyla mümkün olabilir. Barış fırsatı siyasi hesaplara kurban edilmemeli; adil ve kalıcı bir barışın tesisi için güçlü bir siyasi irade ortaya konmalıdır. Kayıplar Haftası vesilesiyle, silah bırakmanın gerçek bir barışın kapısını aralamasını diliyor; tüm duyarlı kamuoyunu hakikat, adalet ve onurlu bir barış talebimize ortak olmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş’tan Pınar Aydınlar çağrısı: Herkesi dayanışmaya bekliyoruz!

    HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş’tan Pınar Aydınlar çağrısı: Herkesi dayanışmaya bekliyoruz!

    PİRHA-HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, 13 Mayıs’ta duruşması yapılacak Sanatçı Pınar Aydınlar için dayanışma çağrısında bulundu.

    İstanbul merkezli 10 ilde 18 Şubat 2025’te yapılan operasyon kapsamında çok sayıda eve baskın düzenlenmiş, altmışa yakın yurttaşla birlikte Sanatçı Pınar Aydınlar da gözaltına alınmıştı.

    Şubat ayından bu yana tutuklu bulunan Pınar Aydınlar’ın HDK operasyonu kapsamında ilk duruşması 13 Mayıs’ta İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.

    Halkların Demokraik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meraş Danış Beştaş, X hesabından yaptığı paylaşımında 13 Mayıs’ta duruşmaya çıkacak olan Sanatçı Pınar Aydınlar’a destek olmak amacıyla tüm duyarlı kesimleri dayanışmaya çağırdı.

    Meral Danış Beştaş, “Sevgili Pınar Aydınlar 18 Şubat’ta gözaltına alındı. 22 Şubat’tan bu yana haksız, hukuksuz ve mesnetsiz bir şekilde Cezaevinde tutuluyor.  13 Mayıs’ta ilk duruşması yapılacak. Herkesi dayanışmaya davet ediyoruz” diye ifade etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tutuklu 56 kişi daha tahliye edildi!

    Tutuklu 56 kişi daha tahliye edildi!

    PİRHA- İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlayan protestolara katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 59 kişi hakkında daha tahliye kararı verildi. Son iki günde toplan 161 kişi tahliye edildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonla başlayan protestolarda gözaltına alınan ve tutuklanan 59 kişi daha tahliye edildi.

    İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi, tutuklama kararlarına yapılan itirazları karar bağladı. Mahkeme, tutukluların derhal tahliyelerine hükmetti. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi de dün 102 kişi hakkında tahliye kararı vermişti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • 102 öğrenci hakkında tahliye kararı!

    102 öğrenci hakkında tahliye kararı!

    PİRHA – Saraçhane protestoları ardından cezaevine konan 102 kişi hakkında tahliye kararı verildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla birlikte başlayan protestolarda tutuklanan ve ev hapsinde tutulan 1o2’si tutuklu 37’si ev hapsinde olanlar hakkında tahliye kararı verildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mahir Polat cezaevine geri götürüldü

    Mahir Polat cezaevine geri götürüldü

    PİRHA- Avukat Erkam Erdem, sanal medya hesabından ATK kontrolü biten Polat’ın yeniden cezaevine sevk edildiğini duyurdu.

    İBB’ye yönelik yapılan operasyon kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tahliye bekliyor. Dün (6 Nisan Pazar) açıklama yapan Polat’ın avukatı Erkam Erdem, tutuklu bulunan Polat’ın tansiyon ölçümlerini paylaşarak hayati tehlikesinin sürdüğünü söyledi.

    Önceki günlerde birçok kez hastaneye sevk edilen Polat’ın hipertansiyon nedeniyle kalp krizi ve beyin kanaması geçirme riski olduğu biliniyordu. Polat için avukatları, “Sağlık durumu tam teşekküllü hastanede incelensin” talebinde bulunmuş, savcılık tarafından yaklaşık 10 gün önce onaylanan bu talep işleme konulmamıştı. Sabah saatlerinde ATK’ya sevk edilen Polat buradaki sağlık kontrolünün ardından tekrar Silivri Cezaevi’ne sevk edildi. ATK’dan gelecek rapor doğrultusunda Polat’ın cezaevinde kalmasına ilişkin karar verilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu tutuklandı!

    İmamoğlu tutuklandı!

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklandı. 

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 92 isim, tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın da aralarında olduğu isimlerin hakimlik ifadeleri tamamlandı. 09.00’da karar açıklanmaya başladı.

    Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Kent Uzlaşısı” soruşturması kapsamında adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi. Ancak “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklama kararı verildi.

    Tutuklanan isimler:

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu

    Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı, İBB A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun

    İPA Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Gökçe

    İBB iştiraki Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas

    Serdar Haydanlı

    İmamoğlu İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Yılmaz

    İlbak Holding sahiplerinden Ali İlbak ve Yusuf İlbak

    İBB Reklam Yönetimi Şube Müdürü Adem Tuncay

    BVA Reklam A.Ş’nin kurucularından Ahmet Köksal

    Nuhoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nuhoğlu

    Popüler Reklam Yayıncılık ile Genç Popülist Medya Planlama Organizasyon sahibi Eyüp Subaşı

    Eski İBB KÜLTÜR A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın

    Vegavizyon Reklamcılık yönetici ortağı Kamil Timur Delibaş

    Reklamarea CEO’su Alper Aydın

    Otto Akıllı Şehircilik İstihdam ve Teknoloji Sistemleri şirketinin sahibi Süleyman Atik

    Karsal Örme Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım

    Ahmet Hamdi Çiçek

    Mete Sarıaltun

    Serdar Öztürk

    Reklam İstanbul adlı şirketin ortaklarından olduğu iddia edilen Mustafa Nihat Sütlaş

    Ahmet Hamdi Çiçek

    Mete Sarıaltun

    Serdar Öztürk

    Adli kontrol şartıyla serbest bırakılanlar 

    İBB Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Ufuk Karakaya

    İBB Kentsel Tasarım Şube Müdürü Bayram Taşkın

    Müzisyen Ercan Saatçi

    Yusuf Yüce

    Ahmet Palazoğlu

    Alihan Aydın

    Birsen Şahin

    Alperen Aydın

    Canan Münüklü

    Vahit Doğan

     

  • Sivas Madımak Katliamı faillerinden 17 kişi tahliye edildi!

    Sivas Madımak Katliamı faillerinden 17 kişi tahliye edildi!

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı faillerinden 17 kişi tahliye edildi. Hükümlü olan diğer faillerin de tahliye edilmesi için avukatların başvuru yaptığı bilgisi verildi.

    32 yıldır Madımak Katliamı’nda adalet beklenirken, katliamda adı geçenler birer birer tahliye ediliyor. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edildiği belirtildi, kalan sanıklarında yakın zamanda çıkacağı ortaya çıktı.

    Yerel kaynaklarin aktardığına göre Sivas ve Tokat’ta cezaevlerinde bulunan Madımak Katliamı fiillerinden 17’si tahliye edildi.

    Sivas E Tipi Cezaevi’nde bulunan 7, Tokat T Tipi Cezaevi’nde bulunan 10 kişinin 2 haftalık süreç içerisinde tahliye edildiği öğrenildi.

    Aynı zamanda Madımak Katliamı fiillerinden 6 kişinin de tahliye edilmesi için başvuruların yapıldığı bilgisi verildi.

    Tahliye edilen isimler şöyle:
    isimler şu şekilde: İbrahim Duran, Muhsin Erbaş, Cafer Tayyar Soykan, Harun Gülbaş, Yunis Karataş, Harun Yıldız, Faruk Ceylan, Adem Kozu, Bekir Çınar, Ahmet Oflaz, Zafer Yelok, Erol Sarıkaya, Faruk Sarıkaya, Ekrem Kurt, Erkan Çetinkaya, Faruk Belkavli, Bülent Düvenci, Mevlüt Atalay, Ali Kurt, Kenan Kale, Uğur Yaraş ve Halil İbrahim Düzbiçen.

    PİRHA/SİVAS

     

  • Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi: Hep birlikte ördüğünüz duvarın önünde duracağız-VİDEO

    Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi: Hep birlikte ördüğünüz duvarın önünde duracağız-VİDEO

    PİRHA-Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, HDK’ye dönük gözaltılara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “İfade özgürlüğü, demokratik haklar, eşit yurttaşlık, sansürsüz sanat, arzuların özgürlüğü, hatta sıradan bir gün talebi bile, şimdi savcıların iddianamelerinde” denildi.

    Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında gözaltına alınanlara dair Ankara, İzmir ve Mersin’de açıklama yaptı.

    ANKARA

    Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, Anadolu Müzik Kültürleri Derneği’nde açıklama yaptı.

    Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi adına açıklamayı Sevinç Koçak okudu.

    “İNSANLAR KİMSEYİ İKNA ETMEYEN GEREKÇELERLE İÇERİDE”

    Adalet istemenin günah, başka türlü düşünmenin ise sisteme şirk koşmak olduğu bir yerdeyiz” diyen Sevinç Koçak şunları söyledi:

    “Karanlık bir yolda uzun yürümüş olanlar, hava diye çoğu zaman endişe soluyanlar, varoluş hakkı, dili elinden alınanlar, ölesiye çalışıp yine de barınak ve yiyecek bulamayanlar, çocuklarına öğün diye utançlarını koyanlar; zulüm kelimesinin bütün yan anlamlarını ezberleyen şairler, sadece işini yaptığı için susturulan sinemacılar, gazeteciler, tiyatrocular ve  yasaklı kitapların başında nöbet tutan yazarlar; evleri başlarına yıkılanlar, bir parça huzur için bir ömür harcamış olanlar, sizler, sistemin kara deliğine itilmiş olanlar, hiç gün yüzü görmeden ölen insanlar, hepinize, hepimize bir hayat borçlu onlar.

    İnsanca yaşamak istiyoruz demenin suça havale edildiği sisli bir yoldayız şimdi. Bir suça yatıyoruz akşam diye, bir suça uyanıyoruz her gün sabah diye. Artık saymak istemediğimiz kadar çok insan, kimseyi ikna etmeyen gerekçelerle içeride.”

    “SIRADAN BİR GÜN TALEBİ BİLE, ŞİMDİ SAVCILARIN İDDİANAMELERİNDE”

    Ortak mücadelenin altını çizen Koçak, herkesi mücadeleye çağırdı.

    İZMİR

    Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, İzmir Dayanışma Akademisi’nde basın açıklaması yaptı. İfade özgürlüğü, demokratik haklar, eşit yurttaşlık, sansürsüz sanat, arzuların özgürlüğü, hatta sıradan bir gün talebi bile, şimdi savcıların iddianamelerinde olduğunun altını çizen Arzu Filiz Güngör, şunları ifade etti:

    “Bizim hayat diye düşlediğimiz her şey şimdi, dikenli tel gibi ülkeye gerilmiş bir cadı avının kafesinde. Pencerelere perde diye korku asıyorlar, şiddeti gündelik hale getirerek herkesi, yalnız ve çaresiz olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Yalnız değiliz diyoruz onlara, dosyalarınızdaki suçlamalar, kar gibi eriyecek bir gün hakikatin güneşi düştüğünde üzerine ve biz, yeni bir ortaklığın yolunu bulacağız. Kış güneşleri bıktı sizden, sesini seslerine katacağımız insanlarla yeniden kuracağız mevsimleri. Korku, sizin kalbinize kazınsın, biz filmini yapıp, oyunlarını yazacağız bu günlerin, çaresizlik, zalimin hanesine yazılsın, biz, kimsenin nefret suçu işlemediği bir ikindi vaktinin şiirini yazacağız, umut hakkı ihlalinin nelere yol açtığını herkese bağıracağız… Kaldırımlardaki çatlaklarda büyüyor otlar, suçlamalarınızla lekelenmemiş bir rüzgâr uzaktan geliyor, çağırırsak buraya toplanır arkadaşlar, hep birlikte ördüğünüz duvarın önünde duracağız. Çağırırsak gelecek arkadaşlar, arkadaşlar çağırıyoruz, gecikmeyin.”

    MERSİN

    Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, Mersin’de de açıklama yaptı. Sanatolia Kültür Merkezi’nde yapılan açıklamayı yazar Adil Okay okudu. Okay, “İnsanca yaşamak istiyoruz demenin suça havale edildiği sisli bir yoldayız şimdi. ış güneşleri bıktı sizden, sesini seslerine katacağımız insanlarla yeniden kuracağız mevsimleri. Korku, sizin kalbinize kazınsın, biz filmini yapıp, oyunlarını yazacağız bu günlerin, çaresizlik, zalimin hanesine yazılsın, biz, kimsenin nefret suçu işlemediği bir ikindi vaktinin şiirini yazacağız, umut hakkı ihlalinin nelere yol açtığını herkese bağıracağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA-İZMİR-MERSİN