Etiket: düzgün baba

  • PSAKD’li Arslan: Abdal Musa’da, Dersim’de dergahlarımızın kuşatılmasına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PSAKD’li Arslan: Abdal Musa’da, Dersim’de dergahlarımızın kuşatılmasına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Abdal Musa Anma Etkinlikleri’nde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın temsilcilerini kabul etmeyeceklerini belirterek, 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla “33 bağlama, 33 semah, 33 can” temasıyla anma gerçekleştireceklerini söyledi. Arslan, Sivas’ın ardından Dersim’de Munzur Baba ve Düzgün Baba ziyaretleri yaparak inanç merkezlerine sahip çıkacakları mesajını vereceklerini ifade etti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği  (PSAKD) Antalya Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, her yıl olduğu gibi bu yıl da Antalya’daki Alevi kurumlarıyla birlikte 26, 27 ve 28 Haziran tarihlerinde Abdal Musa Dergâhı’nda olacaklarını söyledi.

    Abdal Musa’nın bütün Aleviler için büyük bir değer taşıdığını vurgulayan Arslan, “27 Haziran’da Abdal Musa’da olacağız. Programın en yoğun günü de 27 Haziran’da gerçekleştirilecek anma etkinliği olacak” dedi.

    ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN TEMSİLCİSİNİ KONUŞTURMAYIZ”

    Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Abdal Musa Anması’na katılacağı yönünde bilgi aldıklarını belirterek, bu durumu kabul etmediklerini söyledi.

    Başkanlığın yetkililerinden bir kişinin anmaya katılarak konuşma yapmak istediğini ifade eden Arslan, “Biz bunu kabul etmiyoruz. Tanımadığımız bir kurumun temsilcisini orada konuşturmayız. Gelmeleri halinde protesto ederiz ve konuşmalarına izin vermeyiz” dedi.

    Dergâhların Alevi toplumuna ait olduğunu vurgulayan Arslan, “Dergâhlarımızı kuşatmalarına da teslim almalarına da izin vermeyeceğiz. Dergâhlar Alevi toplumunun dergâhları ve ziyaretgâhlarıdır” ifadelerini kullandı.

    MUHARREM CEMİMİZİ VE AŞURE LOKMALARIMIZI ABDAL MUSA’DA PAYLAŞACAĞIZ”

    Bu yıl anma etkinliklerinin Muharrem ayına denk geldiğini hatırlatan Arslan, PSAKD Altınova Şubesi olarak Muharrem cemini ve aşure lokmasını Abdal Musa Dergâhı’nda gerçekleştireceklerini söyledi.

    “Cemimizin ardından aşure lokmamızı burada dağıtacağız” diyen Arslan, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı biz buradayız, lokmamızı da buradan dağıtıyoruz, cemimizi de burada yapıyoruz diyerek Alevi kurumlarının ve Alevilerin inanç mekânlarına sahip çıktığı mesajını vereceğiz” diye konuştu.

    “33. YILDA 33 BAĞLAMA, 33 SEMAH, 33 CAN”

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın bu yıl 33. yılı olduğunu hatırlatan Arslan, genel merkezin aldığı karar doğrultusunda anmaların “33. yıl, 33 bağlama, 33 semah, 33 can” temasıyla gerçekleştirileceğini belirtti.

    “33 canımızı anacağız. Bu yıl anmalarımızı ’33. yıl, 33 bağlama, 33 semah, 33 can’ şiarıyla gerçekleştireceğiz” dedi.

    2 Temmuz’daki Sivas anmasının ardından bazı üyelerin Çorum’a gideceğini belirten Arslan, PSAKD Altınova Şubesi olarak ise Dersim’e geçeceklerini söyledi.

    “Bu yıl Dersim’e gitmemizin nedeni ocaklarımızı kuşatma girişimlerine karşı inanç merkezlerimize sahip çıkmaktır” diyen Arslan, iki gün boyunca Munzur Baba ve Düzgün Baba başta olmak üzere kutsal ziyaretgâhları ziyaret edeceklerini ifade etti.

    Arslan, “Buradan şu mesajı vereceğiz; Dersim’de sözüm ona 130 dede ile toplantı yapmanız bize vız gelir. Biz buradayız. Aleviler ve Alevi kurumları buradadır. Ziyaretgâhlarımıza sahip çıkıyoruz” dedi.

    “11 TEMMUZ’DA ANTALYA’DA ANMA ETKİNLİĞİ YAPACAĞIZ”

    PSAKD Antalya şubeleri olarak 11 Temmuz’da Antalya Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde geniş katılımlı bir anma etkinliği düzenleyeceklerini açıklayan Arslan, sivil toplum örgütleri ve yöre dernekleriyle görüşerek katılım çağrısı yapacaklarını söyledi.

    Arslan, “33 bağlama, 33 semah ve 33 canımızı anacağız. Sivas’ı yalnızca unutmamak ve unutturmamak için değil, aynı zamanda katliamın hesabını sormak için de hem genel merkez düzeyinde hem de yerelde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Düzgün Baba’da kirlilik ve tahribata tepki: Çorapla, çaputla değil, temiz bir yürekle gelin-VİDEO

    Düzgün Baba’da kirlilik ve tahribata tepki: Çorapla, çaputla değil, temiz bir yürekle gelin-VİDEO

    PİRHA- Sanatçı Doğan Çelik, Düzgün Baba ziyaretinde kutsal mekanlarda bırakılan çorap, ayakkabı bağı, naylon ve bez parçalarına tepki gösterdi. Çelik, “Buralar atalarımızın, dervişlerimizin mekanıdır. Ziyaret yerlerini kirletmek inanca da hakikate de aykırıdır” dedi.

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan ve Aleviler açısından en önemli ziyaret merkezlerinden biri olan Düzgün Baba’da konuşan sanatçı Doğan Çelik, son dönemde yaşanan tahribatların yanı sıra ziyaret alanlarında bırakılan çorap, bez, naylon ve benzeri atıklara tepki gösterdi. Kutsal mekanların temiz tutulması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Dilek dilemek adına bırakılan bu eşyalar ne inancımızda vardır ne de kabul görür” ifadelerini kullandı.

    Düzgün Baba ziyaretinde kamuoyuna seslenen Çelik, kutsal mekanların giderek kirletildiğini belirterek, ziyaret alanlarında gördüğü manzaranın kendisini üzdüğünü söyledi.

    Türbenin çevresinde çoraplar, ayakkabı bağları, naylon poşetler ve çeşitli bez parçaları bulunduğunu gösteren Çelik, “Biz buraya lokmamızı paylaşmaya, niyaz etmeye, atalarımızın yoluna yüz sürmeye geliyoruz. Ama kutsal mekanlarımızın başında çorapların, bezlerin, naylonların ne işi var?” diye sordu.

    İnanç merkezlerinin kirletilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Çelik, dileklerin çaput bağlayarak ya da çeşitli eşyalar bırakarak gerçekleşeceğine dair anlayışın yanlış olduğunu ifade etti. Çelik, “Buraya bez atan, tülbent bağlayan, çorap bırakanlar şunu bilsin; hakikat böyle bir davranışı kabul etmez. Ben bir insan olarak kabul etmiyorum, dervişlerin mekanı neden kabul etsin?” dedi.

    “BU DAĞLAR BİZİ SOYKIRIMLARDA DA KORUDU”

    Düzgün Baba’nın yalnızca bir ziyaret yeri olmadığını vurgulayan Çelik, bölgenin tarih boyunca Dersim halkı için bir sığınak olduğunu hatırlattı.

    “Bu mağaralar, bu dağlar fırtınalarda, yağmurlarda, sürgünlerde ve katliamlarda halkımıza yuva oldu” diyen Çelik, bugünlere ataların bıraktığı inanç mirası sayesinde gelindiğini belirtti.

    “İNANÇ SİYASET ÜSTÜDÜR”

    Konuşmasında inanç mekanlarının siyasal tartışmaların dışında tutulması gerektiğini de dile getiren Çelik, “İnanç siyasetten üstündür. Hiçbir inanç merkezine siyaset bulaştırılmamalıdır. Bizim yolumuz sevgiye, barışa, huzura ve erdeme dayanır. Yolumuzun temelinde kişinin önce kendisini dara çekmesi vardır” ifadelerini kullandı.

    Alevi inancında doğa ve ışığın önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatan Çelik, “Biz ışığın çocuklarıyız. Annelerimiz, dedelerimiz güneşi niyazlayarak güne başlardı. Kapımıza gelen herkese ‘Hak eyvallah’ diyen bir kültürün evlatlarıyız” dedi.

    Çelik, son olarak Düzgün Baba başta olmak üzere tüm ziyaret yerlerine sahip çıkılması çağrısında bulunarak, “Ziyaretlerimizi tahrip etmeyin, kirletmeyin. Bu mekanlar binlerce yıllık inanç ve hafızamızın emanetidir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Tahsin Akpınar: Toplumun inanç değerleri küçük çıkarlara kurban ediliyor-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Toplumun inanç değerleri küçük çıkarlara kurban ediliyor-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Alevilerin hala inançlarını özgürce yaşayamadığını belirterek, Düzgün Baba Ziyaretgaha yönelik tahribatın kabul edilemez olduğunu söyledi. Akpınar, AKP iktidarının yarattığı çıkar ilişkilerinin toplumsal değerleri aşındırdığını savundu.

    AKP’nin 25 yıllık iktidar sürecinde en büyük tahribatın insan ahlakı alanında yaşandığını belirten Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Çıkarı için bütün değerlerini satan bir toplum yaratıldı. Alevi toplumu da bundan payını aldı. Düzgün Baba ziyaretgahlarına yönelik saldırılar da bunun yansımalarıdır” dedi.

    “ALEVİLER ÖZGÜRCE İBADETLERİNİ YERİNE GETİREMİYOR”

    Alevilerin bu ülkede devlet tarafından resmi olarak tanınmadığını ve bu nedenle inançlarını özgürce yaşayamadıklarını belirten Tahsin Akpınar, “Devlet yasal haklarımızı vermeyip bizi Kültür Bakanlığı’na bağlayarak Aleviliği bir inanç değil de sanki bir kültürmüş gibi göstermeye çalışıyor” dedi.

    “DEVLET, ALEVİLİĞİN SÜNNİ İNANÇLA AYNI OLMADIĞINI ÇOK İYİ BİLİYOR”

    Devletin Aleviliğin bugünkü Sünni inanç anlayışıyla benzer olmadığını çok iyi bildiğini vurgulayan Akpınar, şunları söyledi:

    “Devlet, Aleviliğin bir inanç olduğunu, bir yaşam biçimi olduğunu ve ibadet şeklinin Sünni İslamcıdan farklı olduğunu bizden daha iyi biliyor. Ancak iki farklı İslam anlayışı yaratılmış durumda; biri halkın yaşadığı, diğeri ise devletin uyguladığı İslam anlayışı. İnançlar açısından bakıldığında halkların birbirleriyle bir sorunu yoktur. Bu sadece Aleviler için değil, diğer inançlar açısından da böyledir.”

    “SİYASAL İKTİDAR DİNİ KENDİ ÇIKARI İÇİN KULLANIYOR”

    Devletin inanç üzerinden siyaset yapan ve iktidarını bunun üzerinden sürdürmeye çalışan bir anlayışa sahip olduğunu ifade eden Akpınar, “Bu iktidar bilinçli olarak kendi egemenliğini sürdürmek ve toplumu ayrıştırmak için Alevilerin yasal haklarını vermemektedir. Bugün yapılmak istenen de budur” diye konuştu.

    4 Mayıs’ta Dersim’de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya katılan dedeleri de eleştiren Akpınar, şunları söyledi:

    “Kendi çıkarı için o toplantıya katılan dedelerin lanetlenmesi gerekir. Burada tüm kurumlarımıza görev düşüyor. Kurumlarımızın en büyük sıkıntısı gündemi yeterince takip edememesi ve gereken tepkiyi zamanında verememesidir. Birbirimizle yeterli iletişim kuramıyoruz. Örgütlü gücü yaratamadığımız için bu tür girişimlere zamanında karşı koyamıyoruz. Oysa onların bu girişimlerine izin vermememiz gerekiyor.”

    “DÜZGÜN BABA ZİYARETGAHININ TAHRİP EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

    Dersim’deki Düzgün Baba Ziyaretgaha yönelik saldırının kabul edilemez olduğunu belirten Akpınar, “Bunu nasıl yaparsınız? Bu nasıl bir anlayıştır? Üstelik bunu yapanlardan birinin köy muhtarı olması daha da düşündürücüdür” dedi.

    AKP iktidarının 25 yıllık döneminde en büyük tahribatın insan ahlakında yaşandığını savunan Akpınar, şöyle devam etti:

    “Çıkarı için bütün değerlerini satan bir toplum yaratıldı. Alevi toplumu da bundan payını aldı. Bu muhtar da onlardan biriydi. Küçük çıkarlar uğruna toplumun değerlerini ve inançlarını satıyor, birileri tarafından kullanılıyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANYTALYA

  • İskenderun’da Alevi kurumlarından tepki: Kutsal mekanlarımıza yapılan saldırılar provokasyondur-VİDEO

    İskenderun’da Alevi kurumlarından tepki: Kutsal mekanlarımıza yapılan saldırılar provokasyondur-VİDEO

    PİRHA- İskenderun’daki Alevi kurumları ve yöre dernekleri, Alevi inanç merkezlerine yönelik artan saldırıları kınadı. Saldırıların toplumsal barışı hedef alan bilinçli bir provokasyon olduğuna dikkat çeken kurum temsilcileri, inançlarına ve mekanlarına sahip çıkmaya devam edeceklerini vurguladı.

    Son günlerde Alevi inanç merkezlerine ve kutsal mekanlara yönelik artan provokatif eylemler, İskenderun’daki Alevi kurum ve yöre dernekleri tarafından tepkiyle karşılandı.

    İskenderun Cemevi, Vartolular Derneği ve Tuncelililer Derneği yaptıkları açıklamalarda, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırıların toplumsal barışı ve birlikte yaşama iradesini hedef alan bilinçli birer provokasyon olduğuna dikkat çekti.

    “BİZLERİ ASİMİLE ETMEK, ‘DEVLETİN ALEVİSİ’ YAPMAK İSTİYORLAR”

    Saldırıların arkasında toplumsal barışı bozmak isteyen odakların olduğunu belirten İskenderun Cemevi Yöneticisi Makbule Güden, Alevi toplumunun inancından asla geri adım atmayacağını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Biz Alevi topluluğunun sabrını sınamaya çalışıyorlar. Bu tür olaylar bizleri asla inancımızdan vazgeçiremez. Kerbela’dan beri buradayız. Alevileri asimile etmek istediklerini düşünüyoruz. Bizi devletin Alevileri olarak görmek istiyorlar. Ama biz inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”

    “YÜZLERCE YILLIK DEĞERLERİMİZE DOKUNULMASI BİZİ DEHŞETE DÜŞÜRÜYOR”

    Saldırıya uğrayan mekanların yüzlerce yıllık inançsal ve kültürel kökleri olduğunu hatırlatan İskenderun Vartolular Derneği Başkanı Alişan Turan, sadece Alevilerin değil tüm kamuoyunun ses çıkarması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

    “600 yıl önceki değerlerimize dokunulması bizleri dehşete düşürüyor. Sadece Alevilerin değil; kendine ‘demokratım’ diyen, ‘insanım’ diyen herkesin tepki koyması, bu durumu şiddetle kınaması lazım. Başka kesimlerin de kutsalları, değerleri var ve biz onlara çok saygılıyız. Bu tip insanlara müsaade edilmemeli, olaylar titizlikle soruşturulmalıdır.”

    “BU SALDIRILARIN ÜST ÜSTE YAŞANMASI TESADÜF DEĞİL”

    Alevi inanç merkezlerinin toplumsal barışın simgesi olduğunu belirten ve yetkilileri kararlı adımlar atmaya çağıran İskenderun Tuncelililer Derneği Başkanı Cafer Koç ise açıklamasında şu sözlere yer verdi:

    “Bu kutsallara yönelen her saldırı aynı zamanda toplumun ortak huzuruna ve birlikte yaşam iradesine yapılmış bir saldırıdır. Yaşanan olayların art arda gerçekleşmesi kamuoyunda ciddi soru işareti yaratmaktadır. Bu saldırıların üst üste yaşanmasının tesadüf olmadığını düşünüyor, toplum içerisinde korku ve gerilim yaratması amaçlanan her türlü girişime karşı yetkilileri daha duyarlı ve kararlı davranmaya çağırıyoruz.”

    Kurum temsilcileri, yapılan tüm karanlık girişimlere karşı sağduyuyla inançlarına ve mekanlarına sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek, nefret diline karşı ortak mücadele çağrısını yineledi.

    Cevahir FINDIK / İSKENDERUN

  • Yüksel Mutlu: Kutsallarımıza yönelik saldırılar bilinçli bir yönelimdir-VİDEO

    Yüksel Mutlu: Kutsallarımıza yönelik saldırılar bilinçli bir yönelimdir-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Düzgün Baba Mekanı’nda kutsal nişanelerin tahrip edilmesi ve Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik saldırıya tepki gösteren DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Alevi ziyaretgahlarına yönelik müdahalelerin sistematik hale geldiğini belirtti. Mutlu, “Bu saldırılar münferit değil, kutsallarımıza yönelik bilinçli bir yönelimdir” dedi.

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan ve Alevi inancı için en önemli merkezlerden biri kabul edilen Düzgün Baba Mekanı saldırıya uğradı. Mekanda “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişaneler kazınarak tahrip edildi. Düzgün Baba Mekanı’ndaki nişanelerin tahrip edilmesine ilişkin soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında yer alan köy muhtarı Zeki Açıkgöz görevden uzaklaştırıldı.

    Düzgün Baba mekanına yapılan saldırının hemen ardından, Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki Mehmet Baba heykeli de saldırıya uğradı. Başlatılan soruşturma kapsamında Adıyaman’dan Pazarcık’a geldiği belirtilen M.S.Ç. isimli şahıs gözaltına alındı.

    Yaşanan saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Alevi ziyaretgahlarına yönelik müdahalelerin münferit değil sistematik bir yaklaşımın sonucu olduğunu söyledi.

    “DÜZGÜN BABA BÖLGE ALEVİLERİNİN BÜYÜK KUTSALIDIR”

    Mutlu, Düzgün Baba ziyaretgahının bölge Alevileri açısından büyük bir inanç merkezi olduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 500 bin kişinin burayı ziyaret ettiğini ifade etti. Geçmişte de ziyaretgaha yönelik çeşitli müdahalelerin yaşandığını söyleyen Mutlu, bir kaymakamın özel harekat polisleri ve uzun namlulu silahlarla ziyaretgah içerisinde fotoğraf çektirdiğini hatırlattı.

    Bölgede daha önce bir cinayet işlendiğini de anımsatan Mutlu, “Alevilerin bir ziyaretgahta ilk kez karşılaştığı bir durum yaşandı, kan döküldü” dedi.

    “KAYYIM ÇAĞRISI YAPAN MUHTAR DEFİNE ARADI”

    Define arama girişimine ilişkin konuşan Mutlu, olayın sıradan bir girişim olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Defineyi arayan kişi Düzgün Baba’nın eteğindeki köyün muhtarı. Aynı zamanda cemevi yönetimini devlete şikayet edip ‘Bunları alın, kayyım getirin’ diyen bir kişi.”

    Mutlu, bu durumun yalnızca dışarıdan gelen müdahalelerle açıklanamayacağını belirterek, “Bazen bu yaklaşımlar devletten değil, kendi içimizden de çıkabiliyor” dedi.

    “BU TEPKİ GÜÇLÜYDÜ”

    Define arama girişimine karşı toplumun gösterdiği refleksin önemli olduğunu belirten Mutlu, sosyal medyada yükselen tepkiler üzerine valiliğin hızlı biçimde soruşturma başlatmasının da önemli olduğunu söyledi.

    “Bir kişinin define araması gibi görmemek lazım. Dersim’deki ziyaretlerimize yönelik genel bir yaklaşım var. Tehlikeli olan da budur.”

    “ZİYARETGAHLAR PİKNİK VE TURİZM ALANI DEĞİLDİR”

    Dersim’deki kutsal mekanların turizm ya da piknik alanı gibi görülmesine tepki gösteren Mutlu, bu alanların ibadet mekanları olduğunu vurgulayarak, “Orası bizim ibadetimizdir. Büyüklerimizin orucunu tuttuğu, niyazını dağıttığı, ana dilde ibadet ettiği mekanlardır” diye belirtti.

    Mutlu, daha önce Munzur Gözeleri’nde mescit yapılmak istenmesini ve kutsal alanlara afiş asılmasını da hatırlatarak, gelen tepkiler üzerine geri adım atıldığını ifade etti.

    “TELEFERİK TARTIŞMASI BİLE YANLIŞ”

    Ziyaretgahların doğal ve yalın haliyle korunması gerektiğini belirten Mutlu, Düzgün Baba’na yapılan parke taşlı yolları ve gündeme gelen teleferik projelerini de eleştirerek, “Büyüklerimiz yalınayak yürüyerek ibadet ederdi. Bir ibadethane öz haliyle kalmalıdır” diye kaydetti.

    “ELİF ANA’YA YAPILAN SALDIRI KABUL EDİLEMEZ”

    Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırıya da değinen Mutlu, olayın “ruh sağlığı yerinde değil” şeklindeki açıklamalarla geçiştirilemeyeceğini söyledi.

    Mutlu, “Başka biri gelir başka bir şey yapar. Bunları normalleştirmek doğru değildir” dedi.

    Mutlu, Elif Ana’nın bölge halkı açısından kutsal bir değer olduğunu belirterek, saldırının sert biçimde kınanması gerektiğini ifade etti.

    “ALEVİ TOPLUMU DAHA ÇOK ÖRGÜTLENMELİ”

    Alevi toplumunun bu tür saldırılar karşısında daha örgütlü davranması gerektiğini vurgulayan Mutlu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Alevi toplumunun önlem almasının tek yolu daha çok örgütlenmesi, daha çok bir araya gelmesidir. Kendisine yapılan bu zulmü unutmaması gerekiyor.”

    PİRHA/KOBLENZ

  • DAD Mersin Şube: Kutsallarımızdan elinizi çekin!-VİDEO

    DAD Mersin Şube: Kutsallarımızdan elinizi çekin!-VİDEO

    PİRHA-Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırıya dair açıklama yapan DAD Mersin Şube Eş Başkanı Hüsniye Çelik, saldırının münferit veya adli vaka olarak değerlendirelemeyecine dikkat çekerek, “Kutsallarımızdan elinizi çekin” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırıya dair açıklama yaptı. DEM Parti ve Demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de destek verdiği açıklamayı şube eş başkanı Hüsniye Çelik okudu.

    “ADLİ VAKA” DEĞİLDİR”

    Hüsniye Çelik,Rêya Heq Alevi toplumunun, Dersim’de Düzgün Baba Ziyaretgâhı’na yapılan çirkin saldırının derin üzüntüsünü ve öfkesini henüz yaşarken, bu kez Maraş Pazarcık’ta bulunan Elif Ana Türbesine yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğini belirterek, “Bu saldırı, karşı karşıya olduğumuz durumun münferit birer “adli vaka” değil, inancımıza ve kimliğimize yönelik sistematik bir saldırı dalgası olduğunu açıkça göstermektedir” dedi

    “KUTSALLARIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN”

    Ziyaretlere, kutsallara ve türbelere yapılan bu saldırıları sadece bir yapının tahribi olarak bakılmaması gerektiğinin altını çizen Çelik, “Toplumsal hafızamıza ve inancımıza yönelik bir saldırı olarak görüyoruz. Kutsallarımıza yönelik saldırıların failleri “akli dengesi yerinde değil” gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmamalı, faili ve arkasında ki güçler kim olursa olsun cezasızlık politikalarıyla geçiştirilmemelidir. Düzgün Baba ve ardından Elif Ana ziyaretine yapılan saldırılar kuşkusuz ki toplumsal barışın temel taşlarını yerinden oynatma girişimleridir. Bu karanlık elleri ve onları cesaretlendiren iklimi tanıyoruz. Kutsallarımızdan elinizi çekin. Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!” diye belirtti.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz da, saldırıları kınayarak, Alevi inanç önderlerinin talipleriye buluşması çağrısında bulundu.

    PİRHA/MERSİN

  • Nejla Arslan Ana: Düzgün Baba’ya ve Elif Ana’ya yönelik saldırılar Aleviliğin kutsallarını hedef alıyor-VİDEO

    Nejla Arslan Ana: Düzgün Baba’ya ve Elif Ana’ya yönelik saldırılar Aleviliğin kutsallarını hedef alıyor-VİDEO

    PİRHA- AABF NRW Bölgesi İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan , Dersim’deki Düzgün Baba ziyaretgahı ile Maraş’ta Elif Ana’nın mezarına yönelik saldırıların Alevi toplumunun kutsallarını hedef aldığını belirterek, “Bu saldırılar Alevi kimliğine yöneliktir” dedi.

    Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan ve Alevi inancı için en önemli merkezlerden biri kabul edilen Düzgün Baba Mekanı saldırıya uğradı. Mekanda “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişaneler kazınarak tahrip edildi.  Düzgün Baba Mekanı’ndaki nişanelerin tahrip edilmesine ilişkin soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında köy muhtarı Zeki Açıkgöz de yer alırken, muhtarın görevden uzaklaştırıldığı öğrenildi.

    Düzgün Baba mekanına yapılan saldırının hemen akabinde, Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki Mehmet Baba heykeli de saldırıya uğradı. Başlatılan soruşturma kapsamında Adıyaman’dan Pazarcık’a geldiği belirtilen M.S.Ç. isimli şahıs gözaltına alındı.

    Almanya Alevi Birlikleri Kuzey Ren Vestfalya (AABF NRW ) Bölgesi İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan, Alevi inancının kutsallarına yönelik saldırıları kınadı. Arslan, Düzgün Baba ziyaretgahına yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından, bir gün sonra da Maraş’ta inanç önderlerinden Elif Ana’nın mezarına ve bölgede bulunan heykellere saldırı düzenlendiğini belirtti.

    “BİZLERİ ASİMİLE EDEMEYENLER BAŞKA YÖNTEMLER DENİYOR”

    Saldırıların tesadüf olmadığını vurgulayan Arslan, geçmişte de cemevleri, ziyaretler ve dergahlara yönelik benzer girişimlerin yaşandığını ifade etti. Yapılan resmi açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Arslan, “Akli dengesi yerinde olmayan biri yaptı, hazine aranıyordu gibi açıklamalar bizler için gerçeklik taşımıyor” diye konuştu.

    Alevi toplumuna yönelik sistematik politikalar yürütüldüğünü kaydeden Arslan, “Bizleri kendi sundukları yöntemlerle asimile edemeyenler şimdi başka başka yöntemler deniyorlar” ifadelerini kullandı.

    Arslan, devlet destekli yürütülen bazı çalışmalara da tepki göstererek, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı  üzerinden yürütülen faaliyetlerin inanç toplumu içerisinde rahatsızlık yarattığını söyledi. Dersim Tertelesi’nin yıl dönümü olan 4 Mayıs’ta Dersim’de düzenlenen çalıştaya dikkat çeken Arslan, bunun “tesadüf olmadığını” dile getirdi.

    “DÜZGÜN BABA TÜM ALEVİLERİN KUTSAL GÖRDÜĞÜ BİR YERDİR”

    Dersim halkı için Düzgün Baba’nın özel bir anlam taşıdığını belirten Arslan, “Düzgün Baba bizim pirimizdir, yolumuzdur. Sadece Dersimlilerin değil, dışarıdan gelen tüm Alevilerin kutsal gördüğü, niyaz ettiği bir yerdir” dedi.

    Bu saldırıların Alevi inancının kutsallarını hedef aldığını belirten Arslan, “Buraya saldırı yapılması tamamıyla ziyaretlerimizi yok saymaya dönük bir zeminin oluşturulmaya çalışıldığını gösteriyor” diye konuştu.

    Maraş’ta Elif Ana’nın mezarına yapılan saldırının da aynı anlayışın ürünü olduğunu ifade eden Arslan, “Elif Ana, Maraş çevresinde saygı duyulan bir inanç önderidir. Mezarına ve heykellerine yapılan saldırı doğrudan Alevi kimliğine yapılmıştır. Bunu kınıyoruz” dedi.

    PİRHA/KOBLENZ

  • Düzgün Baba Mekanı’na saldıranlar tutuklandı!

    Düzgün Baba Mekanı’na saldıranlar tutuklandı!

    PİRHA –  Düzgün Baba Mekanı’ndaki nişanelerin tahrip edilmesine ilişkin soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında köy muhtarı Zeki Açıkgöz de yer alırken, muhtarın görevden uzaklaştırıldığı öğrenildi. Düzgün Baba Cemevi yönetimi ise yaptığı yazılı açıklamada, tutuklamaların önemli olduğunu belirtilerek, inanç yerlerine sahip çıkma çağrısı yaptı. 

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde, bulunan önemli inanç merkezlerinden biri kabul edilen Düzgün Baba Ziyaretgahı’ndaki ‘ayak izleri’ olarak bilinen nişanelerin kazılarak tahrip edilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 4 şüpheliden, köy muhtarı Zeki Açıkgöz’ün de aralarında bulunduğu 3 kişi tutuklandı.

    “MEKANIN HER TAŞI KİMLİĞİMİZİN ASIRLIK ŞAHİDİDİR”

    Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, saldırıyı gerçekleştirenlerin tutuklandığını duyurdu.  Açıklamada, kutsal mekanlara, inançsal hafızaya yönelik saldırıların Alevi inancının temel değerlerini hedef aldığına dikkat çekildi.

    Köy muhtarının kimliğinin arkasına sığınarak kutsal mekanlara yaptığı bu saldırı girişimine sert tepki gösterilen açıklamada, “Düzgün Bava’nın her bir taşı, her bir karış toprağı inancımızın ve kimliğimizin asırlık şahididir. Bu kutsal mekanın maneviyatına el uzatanlar, Hak ve halk katında asla affedilmeyecektir” denildi.

    Düzgün Baba Mekanı’na  saldırı yapanların tutuklanmasının önemli olduğu kaydedilen açıklamada, davanın takipçisi alacakları belirtilerek, kutsal mekanlarına sahip çıkma çağrısında bulunuldu.

    HABER MERKEZİ

  • AABF NRW’den kutsal mekanlara yönelik saldırılara tepki: Bu vandallık toplumsal barışı hedef alıyor!

    AABF NRW’den kutsal mekanlara yönelik saldırılara tepki: Bu vandallık toplumsal barışı hedef alıyor!

    PİRHA- Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Kuzey Ren Vestfalya (AABF NRW) Bölge Yönetimi, Dersim ve Pazarcık’ta başta Düzgün Baba ziyareti olmak üzere Alevilerin kutsal mekânlarına yapılan saldırıları şiddetle kınayarak, tüm demokrasi güçlerini bu karanlık zihniyete karşı ortak dayanışmaya çağırdı.

    Dersim ve Pazarcık bölgelerinde Alevi toplumuna ait kutsal mekânlara yönelik gerçekleştirilen son saldırılar, Avrupa’daki sivil toplum örgütlerinin de sert tepkisini çekti. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayan Almanya Alevi Birlikleri Kuzey Ren Vestfalya (AABF NRW) Bölge Yönetimi, yaşananlara tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

    “Dersim ve Pazarcık’ta Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bulunan başta Düzgün Baba ziyareti olmak üzere kutsal mekânlara yönelik gerçekleştirilen saldırıları, AABF NRW Bölge Yönetimi olarak şiddetle kınıyoruz.”

    “BU SALDIRILAR TESADÜF DEĞİL, SİSTEMATİK BİR ANLAYIŞIN ÜRÜNÜ”

    Açıklamasında bu tür olayların tarihsel arka planına ve taşıdığı risklere dikkat çeken yönetim, saldırıların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi. Provokasyonların arkasındaki zihniyete işaret edilen açıklamada, sürecin planlı yürütüldüğü savunularak şöyle denildi:

    “Yaşanan bu saldırıların ne ilk ne de son olduğunu biliyor bu tür provokasyonların hiçbir şekilde tesadüf olmadığının altını çiziyoruz. Tarihsel süreç incelendiğinde, farklı kimliklere, inançlara ve kültürlere yönelik bu tür yönelimlerin planlı ve sistematik bir anlayışın ürünü olduğu açıkça görülmektedir. Bugün tanıklık ettiğimiz bu vandallık, çoğulculuğu, toplumsal barışı ve bir arada yaşama iradesini hedef alan karanlık bir zihniyetin devamıdır.”

    “İNSAN HAKLARINA VE DEMOKRASİYE İNDİRİLMİŞ BİR DARBE”

    Kutsal alanların ve inanç merkezlerinin korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunu hatırlatan AABF NRW Bölge Yönetimi, bu mekanların sadece Alevi toplumunu değil, tüm insanlığı ilgilendiren birer kültürel miras olduğunu belirtti. Açıklamada şu tespitlere yer verildi:

    “Kutsal mekânlar ve inanç merkezleri yalnızca bir topluluğun değil, insanlığın ortak kültürel mirasıdır. Bir inancın değerlerine ve yaşam alanlarına yapılan her saldırı, temel insan haklarına ve demokrasiye indirilmiş bir darbedir.”

    Açıklamanın son bölümünde ise nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı küresel bir set çekilmesi gerektiği vurgulandı. Farklı kesimlerden tüm kesimlere ortak mücadele çağrısı yapan AABF NRW Bölge Yönetimi, açıklamasını şu sözlerle noktaladı:

    “Bu nedenle nefret söylemlerine ve ayrımcılığa karşı durmayı evrensel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Tüm demokrasi güçlerini, insan hakları savunucularını, farklı inanç ve kültürlerden dostlarımızı ve barıştan yana olan herkesi bu sistematik saldırılara karşı ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz. Gelin, toplumsal barışı hedef alan bu karanlığa karşı dayanışmayı hep birlikte büyütelim”

    HABER MERKEZİ

  • Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda Birlik Cemi yürütüldü-VİDEO

    Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda Birlik Cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Saldırıların hedefi olan Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda Birlik Cemi yürütüldü. 7’den 70’e onlarca yurttaşın katıldığı cemde, Yol’a sahip çıkılacağının mesajı verildi.

    Alevi inancının en önemli mekanlarından olan Maraş/Pazarcık’taki Elif Ana ile Dersim’deki Düzgün Baba ziyaretlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar Alevi toplumunun tepkisini çekti.

    Dersim’de Pirler Meclisi’nin çağrısıyla Düzgün Baba Ziyaretgahı‘nda Birlik Cemi yürütüldü. Kureyşan Ocağı’ndan Kadir Bulut tarafından yürütülen cemde, Yol’a sahip çıkılacağının mesajı verildi.

    Lokmaların pay edilmesi ve çerağların sırlanmasıyla erkan sonlandırıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • İHD: Alevi inanç mekanlarına yönelik saldırılar kabul edilemez!

    İHD: Alevi inanç mekanlarına yönelik saldırılar kabul edilemez!

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, Maraş Pazarcık’taki Elif Ana ve Dersim’deki Düzgün Baba dergâhlarına yönelik gerçekleştirilen saldırıları kınayarak, faillerin derhal bulunmasını istedi. İHD, “Saldırılar inanç özgürlüğüne ve birlikte yaşam hakkına yönelik ciddi bir ihlaldir” açıklamasında bulundu.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, Alevi inancının en önemli sembol mekanlarından ve dergâhlarından olan Maraş/Pazarcık’taki Elif Ana ile Dersim’deki Düzgün Baba ziyaretlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Saldırıları kınayan dernek, devletin tüm inanç mekânlarını koruma yükümlülüğü olduğunu hatırlatarak sorumluların açığa çıkarılması için etkili bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.

    “CEZASIZLIK POLİTİKALARI YENİ SALDIRILARA ZEMİN HAZIRLIYOR”

    İHD Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, inanç mekânlarına yönelik saldırıların yalnızca fiziki alanları değil, o inanca mensup toplulukların kimliğini, tarihini ve varoluşunu hedef aldığı vurgulandı. Alevilerin tarih boyunca ayrımcılık, inkâr ve nefret söylemleriyle karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün de kutsal mekânlarına yönelik saldırılarla Aleviler hedef gösterilmektedir. Bu saldırılar; cezasızlık politikaları, ayrımcı dil ve nefret ikliminden bağımsız değerlendirilemez. İnanç merkezlerine yönelik saldırıların etkili biçimde soruşturulmaması ve faillerin açığa çıkarılmaması, benzer ihlallerin sürmesine zemin hazırlamaktadır.”

    “DEVLET İNANÇ MEKANLARINI KORUMAKLA YÜKÜMLÜDÜR”

    Elif Ana ve Düzgün Baba dergâhlarının Alevi toplumunun inançsal ve kültürel belleğinde çok kritik bir yere sahip olduğunun altını çizen İHD, bu tür saldırılar karşısında sessiz kalınmasının nefret suçlarını olağanlaştıracağına dikkat çekti. İnanç özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatan dernek, devletin sorumluluklarını şu sözlerle anımsattı:

    Tüm inanç topluluklarının ibadet ve ziyaret mekânlarını korumak,

    Nefret suçlarına karşı etkili ve caydırıcı önlemler almak,

    Ayrımcılığa karşı eşitlik temelinde politikalar geliştirmek.

    Açıklamanın sonunda, inanç temelinde geliştirilen her türlü ayrımcılığa ve nefret söylemine karşı mücadelenin kararlılıkla süreceği belirtildi. İHD, Alevi toplumuyla dayanışma içinde olacaklarını vurgulayarak, “İnançlara yönelik nefretin değil; eşit yurttaşlığın, çoğulculuğun ve birlikte yaşamın savunulması gerektiğini bir kez daha vurguluyor, hukuki sürecin yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • AABK’dan inanç merkezlerine yönelik saldırılara tepki: Failler derhal açığa çıkarılsın!

    AABK’dan inanç merkezlerine yönelik saldırılara tepki: Failler derhal açığa çıkarılsın!

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Dersim’deki Düzgün Baba Mekânı ve Maraş’taki Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik gerçekleştirilen saldırıları lanetleyerek, inanç merkezlerinin yasal güvenceye alınması ve faillerin derhal açığa çıkarılması çağrısında bulundu.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Dersim’in Nazımiye ilçesindeki en önemli ziyaretgâhlardan biri olan Düzgün Baba Mekânı’nda “Ayak İzleri” olarak bilinen nişanelerin tahrip edilmesi ve Maraş’ın Pazarcık ilçesindeki Elif Ana Türbesi yerleşkesinde bulunan Mehmet Baba heykelinin ateşe verilmesi üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan ortak açıklamada, bu saldırıların yalnızca fiziki bir zarar değil, doğrudan Alevi/Kızılbaş inancının hafızasına, kültürüne ve ortak vicdanına yönelik ağır bir müdahale olduğu vurgulanarak, yetkililer idari ve hukuki tedbirleri almaya çağrıldı.

    “İNANÇSAL BELLEĞE VE ORTAK VİCDANA AĞIR BİR SALDIRI”

    Düzgün Baba Mekânı’nın Dersim coğrafyasının inançsal belleği ve hakikat yolunun en önemli sembollerinden biri olduğunu belirten AABK, yüzyıllardır niyazların tutulduğu ve lokmaların pay edildiği bu kutsal alanların toplumun manevi varlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Pazarcık’ta Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki heykelin ateşe verilmesiyle tırmanan olayların Alevi toplumunda derin bir endişe ve rahatsızlık yarattığı aktarıldı.

    İnanç mekânlarının, hangi inanca ait olursa olsun insanlığın ortak değeri olduğunun altını çizen konfederasyon, bu merkezlerin korunmasının devletin anayasal sorumluluğunda olduğunu hatırlattı.

    “MEVCUT POLİTİKALAR SALDIRILARA ZEMİN HAZIRLIYOR”

    Son dönemde farklı bölgelerde ziyaretgâhların, mezarlıkların ve ocakların çeşitli gerekçelerle tahrip edilmesine tepki gösterilen açıklamada, iktidarın politikalara yönelik sert eleştiriler yer aldı. Gerekli önlemlerin alınmamasının kabul edilemez bir ihmal olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Ne yazık ki; mevcut iktidar, sorumluluğunu yerine getirmek yerine bu saldırılara çanak tutmaktadır. Devletin kolluk kuvvetlerinin zarar verdiği Zini Gediği anıtı, baraj suları altında bırakılmaya çalışılan Jara Gola Çetu, inanç merkezisi statüsü verilmeyen Bawa Düzgîn ve Çorum’da bulunan Koyunbaba Dergahı’nın bahçesine cami inşa edilmesi gibi saldırılara maruz kalınmaktadır. Eşit yurttaşlık haklarımızı ihlal eden ve kutsal mekanlarımıza yönelik saldırılara olanak tanıyan iktidarın karşısında durmaya devam edeceğiz.”

    Alevilerin tarih boyunca kendi değerlerini dayanışma, rızalık ve hakikat ilkeleriyle koruduğunu hatırlatan AABK, bugün de ayrıştırıcı değil, birleştirici bir dilin güçlenmesi gerektiğini vurguladı.

    Tüm Alevi kurumlarını ve duyarlı kamuoyunu inanç merkezlerine sahip çıkmaya davet eden konfederasyon, başta Dersim ve Pazarcık halkı olmak üzere tüm topluma dayanışma mesajı göndererek, faillerin bulunması ve benzer olayların tekrar etmemesi için hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.

    HABER MERKEZİ

  • FEDA ve DAKB: Düzgün Baba ve Elif Ana mekanlarına yönelik saldırılar sistematik düşmanlığın örneğidir!

    FEDA ve DAKB: Düzgün Baba ve Elif Ana mekanlarına yönelik saldırılar sistematik düşmanlığın örneğidir!

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Dersim ve Maraş’ta bulunan Alevi inanç merkezlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara tepki gösterdi. Yapılan ortak yazılı açıklamada, inanç merkezlerinin tahrip edilmesine sert tepki gösterilerek acilen yasal önlemler alınması çağrısı yapıldı.

    Açıklamada, Dersim’deki Düzgün Baba Mekânı’na yönelik saldırıya dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Değerli canlar, Dersim’in Qisle (Nazımiye) ilçesinde bulunan ve Alevi inancı açısından en kutsal merkezlerden biri olan Düzgün Baba Mekânı’na yönelik gerçekleştirilen saldırı, hepimizin yüreğinde derin bir yara açmıştır. “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişanelerin kazınarak tahrip edilmesi; yalnızca bir taşın değil, bir halkın hafızasının, inancının ve tarihinin hedef alınmasıdır.”

    Maraş’ın Pazarcık  ilçesindeki Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik saldırıya da değinilen açıklamada, doğa ve inanç arasındaki kadim bağ vurgulanarak şöyle denildi:

    “Aynı şekilde Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki Mehmet Baba heykeline yönelik saldırı da Alevi halkının kutsallarına dönük sistematik düşmanlığın bir başka örneğidir. Çünkü biz Aleviler için dağ, taş, su, ağaç yalnızca doğa değildir; inancımızın kendisidir. Bu topraklarda binlerce yıldır varız. Taşımızla, toprağımızla, suyumuza ve ormanımıza bağlı bir hakikat yolunun taşıyıcılarıyız. Düzgün Baba’ya uzanan el aynı zamanda Dersim’in dağlarına, halkımızın hafızasına ve ortak yaşam kültürüne uzanmıştır.”

    “CEZASIZLIK YENİ SALDIRILARIN ÖNÜNÜ AÇMAKTADIR”

    Devlet yetkililerine faillerin bulunması için çağrıda bulunulan açıklamada, cezasızlık politikasının yeni saldırılara zemin hazırladığı şu cümlelerle ifade edildi:

    “Devlet bu saldırıları derhal soruşturmalı, failleri açığa çıkarmalı ve kutsallarımıza yönelik nefret saldırılarının karşısında sessiz kalmamalıdır. Sessizlik cesaret vermektir. Cezasızlık ise yeni saldırıların önünü açmaktadır.”

    Demokratik barış sürecine ve ortak yaşam iradesine vurgu yapan FEDA ve DAKB, provokasyon girişimlerine karşı demokratikleşme yasalarının acilen çıkarılması gerektiğini belirtti:

    “Bizler demokratik barış sürecinin en önemli öznesi olduğumuzu biliyoruz. Yıllardır acılarla, inkâr politikalarıyla ve saldırılarla sınanmış bir halk olarak; barışın, eşit yurttaşlığın ve ortak yaşamın savunucusuyuz. Tam da böylesi kıymetli bir süreçte kutsallarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılarla toplumu galeyana getirmek, halkları karşı karşıya bırakmak ve barış umudunu sabote etmek isteyenler bilsin ki; boşuna uğraşıyorlar. Şunu söylüyoruz; barış ve demokratik sürecin tartışıldığı bu koşullarda demokratikleşme yasalarının acilen çıkartılması, Alevilere yönelik saldırıları önleyecek yegane yoldur.”

    “PROVOKASYONLARA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Açıklamanın devamında, inanç ve doğaya sahip çıkma kararlılığı yinelenerek birlik olma çağrısı yapıldı:

    “Değerli canlar, bizler provokasyonlara teslim olmayacağız. Barış gibi büyük bir değeri, halkların ortak geleceğini ve birlikte yaşam umudunu kimsenin karanlık hesaplarına kurban etmeyeceğiz. Şu iyi bilinmelidir ki; biz Aleviler ne doğamızdan ne de inancımızdan vazgeçeriz. Kutsallarımıza, ziyaretgâhlarımıza, hafızamıza ve hakikat yolumuza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Düzgün Baba da, Elif Ana da, bu kadim toprakların hakikatidir ve bu hakikat asla yok edilemeyecektir. Bugün her zamankinden daha fazla birlik olma zamanıdır. Alevi halkının birliği; inancımıza, kültürümüze, kadınların öncülüğüne, doğamıza ve ortak yaşam değerlerimize sahip çıkmanın en güçlü güvencesidir. Çünkü biliyoruz ki birlik olan bir halkın hafızası da, inancı da, hakikat yolu da yok edilemez.”

    “BU SALDIRILARIN TEKİL SALDIRILAR OLMADIĞINI BİLİYORUZ”

    Saldırıların pervasızca yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, kurumsal olarak sürecin takipçisi olunacağı şu sözlerle duyuruldu:

    “Devletin kimliği belirsiz kişiler dediği şahıslar, kendilerinde bu gücü nereden buluyorlar? Kim ya da kimler, Alevi halkının kutsallarına saldırmayı bu kadar pervasızca göze alabiliyor? Bu saldırıların tekil saldirilar olmadigini biliyoruz. Yıllardır Alevi inancı, kültürü, dili, doğası ve yaşam felsefesi hedef alınmaktadır. Bugün kutsal mekânlarımız tahrip edilirken aslında bizim doğayla kurduğumuz kadim bağ koparılmak istenmektedir. Biz Demokratik Alevi Federasyon FEDA ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği DAKB olarak yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyor ve bu saldırıların hesabının verilmesi için takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz. Barışın ve ortak yaşamın savunucusu olmaya devam edeceğiz. Ya Xizir, Ya Hak, Ya Hakikat!”

    HABER MERKEZİ

  • Alevi kurumları Dersim’den seslendi: Kutsallarımıza yönelik saldırıları kabul etmiyoruz-VİDEO

    Alevi kurumları Dersim’den seslendi: Kutsallarımıza yönelik saldırıları kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Düzgün Baba Ziyareti’nde yaşanan tahribatın ardından Alevi kurumları tarafından yapılan ortak açıklamada, kutsal alanlara yönelik saldırıların yalnızca fiziki bir yıkım değil, inançsal ve toplumsal hafızayı hedef alan bir yönelim olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Doğamızı, dilimizi ve inancımızı kuşatma altına almak isteyen karanlığa teslim olmayacağız” denildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şubesi ve Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Düzgün Baba Ziyareti’nde yaşanan tahribata ilişkin ortak açıklama yaptı. Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamayı DAD yöneticisi Beşer Develi okudu.

    Açıklamada, ziyaret alanında bulunan kutsal nişanelerin “define arama” gerekçesiyle tahrip edildiği ve alanın talan edildiği ifade edilerek, bunun yalnızca fiziki bir saldırı olmadığına dikkat çekildi. Yapılan değerlendirmede, saldırının halkın binlerce yıllık toplumsal hafızasını ve inanç değerlerini hedef aldığı vurgulandı.

    “DOĞAMIZI, DİLİMİZİ VE İNANCIMIZI KUŞATMA ALTINA ALMAK İSTEYEN KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    Ortak açıklamada, Dersim üzerinde yıllardır sürdürülen özel savaş politikaları ile kültürel ve inanç kırım yönelimlerinin bu tür saldırılarla somutlaştığı belirtilerek, kutsal alanlara yönelik saldırıların toplum üzerindeki baskı ve kuşatmayı derinleştirdiği ifade edildi.

    Açıklamada Dersim halkının ve duyarlı kamuoyunun ziyaret alanlarına ve inanç değerlerine sahip çıkmaya çağrıldı.Saldırının hukuki sürecinin takipçisi olacakları ve faillerin açığa çıkarılması için mücadele edecekleri kaydedildi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Celal Fırat’tan Düzgün Baba için çağrı: Yolun adaletini hep birlikte ayağa kaldırmalıyız

    Celal Fırat’tan Düzgün Baba için çağrı: Yolun adaletini hep birlikte ayağa kaldırmalıyız

    PİRHA-Dem Parti Milletvekili Celal Fırat, Düzgün Baba’da yaşanan saldırının ardından yaptığı açıklamada, Alevi toplumunu “dar” etrafında birleşmeye çağırdı. Fırat, saldırının yalnızca bir mekâna değil, Alevi inancının hafızasına ve hakikat yoluna yönelik olduğunu belirterek, “Yolun adaletini hep birlikte ayağa kaldırmalıyız” dedi.

    Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda yaşanan saldırının ardından açıklama yapan Celal Fırat, olayın yalnızca bir mekana yönelik olmadığını belirterek, bunun Alevi toplumunun hafızasına, inancına ve hakikat yoluna yapılmış bir saldırı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Fırat, saldırının dışarıdan değil, “ne yazık ki içimizden bazı kişiler” tarafından gerçekleştirilmiş olmasının toplumsal kırgınlığı daha da derinleştirdiğini söyledi.

    “DAR, HAKİKATİN ÖNÜNDE HESAP VERME MEYDANIDIR”

    Alevi yolunun en kadim değerlerinden biri olan “dar” kavramına dikkat çeken Fırat, bugün en büyük ihtiyacın yeniden hakikat etrafında bir araya gelmek olduğunu vurguladı.

    Darın yalnızca insanların toplandığı bir yer olmadığını belirten Fırat, “Dar, hakikatin önünde eğilmeyi, nefsinle yüzleşmeyi, rızalık almayı ve yolun vicdanında hesap vermeyi kabul etmektir” dedi.

    Alevilikte ikrarın hakikate verilen söz olduğunu ifade eden Fırat, darın ise bu sözün sınandığı meydan olduğunu söyledi. “Orada makam değil hakikat konuşur. Orada öfke değil adalet aranır. Orada kişisel hesaplar değil, yolun vicdanı hüküm sürer” ifadelerini kullandı.

    “DÜZGÜN BABA YALNIZCA BİR DAĞ DEĞİLDİR”

    Celal Fırat, ocak mensubu dedeler, pirler, analar ve kurumların hakikat etrafında bir araya gelmesi halinde bunun yalnızca bir toplantı olmayacağını, toplumsal hafıza adına tarihsel bir eşik anlamına geleceğini dile getirdi.

    Birlikte yaşama iradesinin, örgütlü hafızanın ve yol kardeşliğinin hala diri olduğunun görülmesi gerektiğini ifade eden Fırat, “Bizi ayakta tutan yalnızca geçmişimizin acıları değildir. Bizi ayakta tutan şey, bütün kırgınlıklara rağmen yeniden rızalıkta buluşabilme iradesidir” dedi.

    Düzgün Baba’nın yalnızca bir dağ olmadığını belirten Fırat, “O, dara düşenin nefesi, yorgun insanın sığındığı manevi eşiktir. Bu yüzden o makamın huzurunda herkes önce kendi vicdanıyla baş başa kalmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Fırat açıklamasının sonunda tüm ocak mensubu dedeleri, pirleri, anaları ve yol erenlerini Düzgün Baba Ziyaretgâhı için dar kurmaya, hakikati büyütmeye ve yolun adaletini birlikte ayağa kaldırmaya davet etti.

    HABER MERKEZİ

  • ABF Yol Erkân Kurulu: Düzgün Baba Alevi toplumunun niyaz kapısıdır!

    ABF Yol Erkân Kurulu: Düzgün Baba Alevi toplumunun niyaz kapısıdır!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkân Kurulu, Düzgün Baba Ziyareti’nin, kimliği belirsiz kişiler tarafından tahrip edilmesine tepki göstererek, “Düzgün Baba yalnızca Dersim’in değil, tüm Alevi toplumunun niyaz kapısıdır. Bu kapıya sahip çıkmak; yolumuza, erkânımıza ve inancımıza sahip çıkmaktır” dedi.

    Rêya Heq Alevi inancının önemli mekanlarından Düzgün Baba’da, “Nınga Düldülü” olarak bilinen ve Düzgün Baba’nın atının ayak izlerini taşıdığına inanılan kutsal nişaneler ile ziyarette bulunan mağaranın iç kısmının kazılarla tahrip edildi.

    Nişanelerin kazılmasına Dersim halkı ve Alevi kurumları sert tepki gösterirken, aralarında köy muhtarının da bulunduğu 4 kişi yakalandı.

    “DÜZGÜN BABA YALNIZCA TAŞIN, AĞACIN YA DA TOPRAĞIN BULUNDUĞU BİR ALAN DEĞİLDİR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkân Kurulu, Düzgün Baba Ziyareti’nin, kimliği belirsiz kişiler tarafından tahrip edilmesine tepki göstererek, Alevi toplumunun gönül telini incitildiği belirtildi.

    Düzgün Baba Ziyareti’nin, herhangi bir coğrafi alan, tarihî kalıntı ya da rant kapısına konu olabilecek bir mekân olmadını belirten ABF Yol Erkân Kurulu, “Düzgün Baba, Dersim Aleviliği’nin inanç dünyasında, Hakk’a açılan murat kapısının sembolüdür. Orası yalnızca taşın, ağacın ya da toprağın bulunduğu bir alan değil; canlı cansız cümlesinin bir nesneden olduğu, canların yüz yıllardır lokmasını paylaştığı, niyetini yakardığı, derdini sır ettiği ziyaretgâhımızdır” dedi.

    Definecilik adı altında yürütülen talan ve tahribatın; yalnızca Alevi inancına karşı işlenmiş bir suç olmadığını vurgulayan Yol Erkân Kurulu, aynı zamanda doğaya karşı da işlenmiş bir suç olduğunu ifade etti.

    “HEM YAŞAM ALANLARIMIZA, HEM DE İNANÇ MİRASIMIZA YÖNELİK BİR SALDIRIDIR”

    Yol Erkân Kurulu, yaptığı açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

    “Ziyaretlerimizdeki “gizli hazine”, sizin nefsinize hizmet eden bir maden değil; kalbimize işlenmiş manevi bir sır ve murat kapısıdır. Düzgün Baba mekânı, Mürşitlerimizden Pirlerimize ve Analarımıza, yolumuzun Taliplerinden gelecek kuşaklara aktarılan bir emanettir. Düzgün Baba’ya uzanan her hoyrat el; Dersim’e ve Alevi toplumunun gönlündeki maneviyata uzanmış demektir. Özellikle son yıllarda kutsal ziyaret alanlarına yönelik definecilik faaliyetleri ve maden sahası çalışmaları, ciddi bir tehdit hâline gelmiştir. Bu durum, hem yaşam alanlarımıza, hem de inanç mirasımıza yönelik bir saldırıdır.

    BU KAPIYA SAHİP ÇIKMAK; YOLUMUZA, ERKÂNIMIZA VE İNANCIMIZA SAHİP ÇIKMAKTIR

    Bizler; kutsal ziyaretlerimize, ocaklarımıza ve dergâhlarımıza yönelen hiçbir saldırıyı sıradanlaştırmayacağımızı, inanç mekânlarımızın talan edilmesine sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Düzgün Baba yalnızca Dersim’in değil, tüm Alevi toplumunun niyaz kapısıdır. Bu kapıya sahip çıkmak; yolumuza, erkânımıza ve inancımıza sahip çıkmaktır. Düzgün Baba’ya yönelik saldırı girişimine ilişkin soruşturmayı yakından takip edeceğimizin ve hukuki sürece müdahil olacağımızın herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Düzgün Baba, temiz gönüllerin dilde dileklerini, gönülde muratlarını kabul eylesin.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği: Kirli ellerinizi kutsalımızdan çekin!

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği: Kirli ellerinizi kutsalımızdan çekin!

    PİRHA – Dersim’in önemli inanç merkezlerinden biri olan Baba Düzgün mekanına yönelik gerçekleştirilen tahribata ilişkin yazılı açıklama yapan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, kutsallara yapılan saldırıyı kınadı. Açıklamada yapılan bu provokasyonlara karşı ortak tavır almaya çağrıda bulunuldu. 

    Önceki gün Dersim’in kadim inanç merkezlerinden biri olan Baba Düzgün mekanında bulunan nişaneler tahrip edilmişti. Kutsal mekana yönelik yapılan bu saldırıya tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Yapılan saldırıyı kınayan bir açıklamada İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’nden geldi. “Duzgın bawa ma re jarge wo, desyone xo ye qılerınu jiyar u diyarune ma ra bonce! diyerek Düzgün Baba Mekanı’nın Alevi inancının sembolü olduğu belirtilen açıklamada, yapılan saldırı kınandı.

    Raya Haq inancının ser çeşmesinin Dersim coğrafyası olduğu kaydedilen açıklamada, “Kutsallarımızın en başında gelen Düzgün Bawa ziyaretimiz, sadece bir ziyaret yeri değil, binlerce yıllık inancımızın, hafızamızın ve kimliğimizin yaşayan bir parçasıdır” denildi. Açıklamada, kutsal mekanlara yapılan saldırı Dersim halkının hafızasına yönelik olduğu belirtildi.

    Açıklamada Düzgün Baba başta olmak üzere tüm ziyaretlerin her türlü saldırıya karşı halkın ortak iradesiyle korunacağı belirtilerek, “Bizler, atalarımızdan emanet aldığımız bu kutsal mirası gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmak için her türlü çabayı göstereceğiz” denildi.

    Son olarak açıklamada halkın yapılan saldırıya karşı ortak tavır alması gerektiğini vurgulandı.

    PİRHA/İZMİR

  • Dersim İnşa Kongresi’nden Düzgün Baba saldırısına tepki: Bu bir bellek kırımı girişimidir!

    Dersim İnşa Kongresi’nden Düzgün Baba saldırısına tepki: Bu bir bellek kırımı girişimidir!

    PİRHA- Dersim İnşa Kongresi, Düzgün Baba Cemevi bünyesindeki kutsal nişaneye yönelik gerçekleştirilen saldırıyı yazılı bir açıklamayla kınadı. Saldırıyı “toplumsal hafızaya ve kültürel kimliğe yönelmiş bir yok etme girişimi” olarak tanımlayan Kongre, tüm demokratik güçleri duyarlılığa çağırdı.

    Düzgün Baba Cemevi Yönetimi’nin duyurduğu kutsal mekâna yönelik saldırı, Dersim İnşa Kongresi tarafından sert bir dille protesto edildi. Yapılan açıklamada, kutsal dağda Evliya Düzgün Baba’ya ait olduğuna inanılan ayak izi nişanesinin tahrip edilmesi yalnızca fiziksel bir zarar değil, Rea Haq Kürt Alevi Kızılbaş toplumunun tarihsel varoluşuna yönelik ağır bir müdahale olarak nitelendirildi.

    “TESADÜF DEĞİL, ASİMİLASYON POLİTİKALARININ DEVAMI”

    Saldırının zamanlamasına dikkat çekilen açıklamada, inanca yönelik asimilasyon politikalarının altı çizildi:

    “Bu saldırı, cumhuriyet tarihi boyunca baskı altında tutulan inancımızın can damarlarını bütünüyle kesme girişimidir. Özellikle AKP iktidarının inancımızı başkalaştırma uygulamalarına hız verdiği, Dersim’de ‘Dedeler Buluşması’nın tertiplendiği günlerde yaşanmasını tesadüf olarak görmüyoruz.”

    “DÜZGÜN BABA CANLI HAFIZA ALANIDIR”

    Düzgün Baba’nın sadece bir ziyaret yeri değil, kolektif hafızanın taşıyıcısı olduğu vurgulanan metinde, mekânın manevi derinliğine şu sözlerle değinildi:

    “Düzgün Baba, Dersim coğrafyasında ezelden beri hakikat, adalet, vicdan ve maneviyatın sembolüdür. Rea Haq inancı açısından bu mekân, doğayla kurulan kutsal ilişkinin ayrılmaz bir parçasıdır. Dağ, taş ve su burada yalnızca doğal unsurlar değil, canlı hafıza alanlarıdır.”

    “HAFIZASINI KAYBEDEN TOPLUMLAR KÖKLERİNDEN KOPARILIR”

    Saldırının aynı zamanda insanlığın somut olmayan kültürel mirasını hedef aldığı belirtilerek, UNESCO prensiplerine atıfta bulunuldu. Kongre, ulusal ve uluslararası kültürel miras kurumlarını Dersim’in inançsal merkezlerine yönelik tehditler karşısında duyarlı olmaya çağırdı.

    Hafızaya yapılan saldırının geleceği hedef aldığını belirten Dersim İnşa Kongresi, açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı:

    “Yetkilileri bu saldırıyı aydınlatmaya ve sorumluları ortaya çıkarmaya çağırıyoruz. Düzgün Baba’ya sahip çıkmak; hafızaya, kültüre ve gelecek iradesine sahip çıkmaktır. Başta Dersim toplumu olmak üzere tüm Alevi toplumunu ve demokratik güçleri bu saldırıya karşı durmaya davet ediyoruz.”

    HABER MERKEZİ

    İLGİLİ HABERLER
    Düzgün Baba Mekanı’nda kutsal nişaneler tahrip edildi!

  • Hazine bahanesiyle inanca saldırı: DAD Baba Düzgün’deki tahribatı kınadı!

    Hazine bahanesiyle inanca saldırı: DAD Baba Düzgün’deki tahribatı kınadı!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Dersim’in kadim inanç merkezlerinden biri olan Baba Düzgün mekânına yönelik gerçekleştirilen tahribata ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. “Hazine arama” bahanesiyle yapılan saldırıyı sert bir dille kınayan DAD, bu durumu toplumsal varlığa ve inanç dünyasına yönelik sistemli bir saldırı olarak nitelendirdi.

    “HAZİNE PROPAGANDASI SİSTEMATİK BİR SALDIRIDIR”

    Açıklamada, ziyaretgahlarda hazine saklı olduğu yönündeki söylemlerin tesadüf olmadığı, bu propagandanın kutsal alanları tahrip etmek amacıyla bilinçli olarak teşvik edildiği vurgulandı. DAD, bu politikaların sadece Alevi inancını değil, bölgedeki Ermeni-Hristiyan mezarlarını da hedef alarak halkı töhmet altında bırakan sinsi bir yöntem olduğunu belirtti.

    Saldırının “hazine çıkarma” görüntüsü altında Dersim’in nişanelerine ve anlam dünyasına yapıldığı ifade edildi.

    Tahribatın faili kim olursa olsun (karanlık odaklar veya işbirlikçiler) budurumun özel savaş politikalarının bir sonucu olduğu kaydedildi.

    Kutsallardan kopuşun bir “felaket” olduğu belirtilerek, binlerce yıllık insani erdemlerin kaynağı olan toplumsal akla sahip çıkma çağrısı yapıldı.

    “Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!”

    “DİRİLİŞ VE HESAP SORMA VAKTİ”

    Demokratik Alevi Dernekleri, yaşanan bu olayın doğru analiz edilmesi gerektiğini belirterek tüm halkı “dara durmaya” ve öz değerlerine sahip çıkmaya davet etti. Açıklama şu ifadelerle son buldu:

    “Baba Düzgün mekânına yöneltilen saldırının faillerini kınıyor, takipçisi olacağımızı vurguluyoruz. Bu saldırı kimden ve nereden gelmişse halkımızı güçlü biçimde hesap sormaya davet ediyoruz. Yolumuz üzerinden gerçekleşen her türlü saldırıyı paramparça edecek bir dirilişi gerçekleştirmek toplumsal akıbetimiz açısından zorunluluktur.”

    HABER MERKEZİ

    İLGİLİ HABERLER
    Düzgün Baba Mekanı’nda kutsal nişaneler tahrip edildi!

  • Düzgün Baba Mekanı’nda kutsal nişaneler tahrip edildi!

    Düzgün Baba Mekanı’nda kutsal nişaneler tahrip edildi!

    PİRHA- Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan ve Alevi inancı için en önemli merkezlerden biri kabul edilen Düzgün Baba Mekânı, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce saldırıya uğradı. Mekânda “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişanelerin kazınarak tahrip edildiği öğrenildi.

    Yılın her mevsimi binlerce kişinin ziyaret edip niyaz eylediği kutsal alandaki tahribat, bölge halkı ve inanç önderleri tarafından tepkiyle karşılandı. Kutsal kabul edilen nişanelerin fiziksel olarak silinmeye çalışılması, inanç değerlerine yönelik doğrudan bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

    “TOPLUMSAL HAFIZAYA SALDIRI”

    Olayın ardından “Düzgün Baba emaneti onurumuz ve sorumluluğumuzdur” başlığıyla yazılı bir açıklama yayımlayan Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, saldırıyı sert bir dille kınadı. Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:

    “Bu makama yapılan saldırı, doğrudan inancımıza ve toplumsal barışımıza kastetmiştir. Bu mekân sadece bir coğrafi alan değil, binlerce canın niyazıdır. Yapılan bu alçaklık, yolumuza ve erkânımıza yönelik ağır bir saldırıdır.”

    HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI

    Saldırının toplumsal hafızayı yok etme girişimi olduğuna dikkat çeken yönetim, faillerin tespiti ve kutsal alanların korunması için resmi girişimlerin başlatıldığını duyurdu. Konuya ilişkin ilerleyen günlerde daha kapsamlı bir açıklama yapılması bekleniyor.

    PİRHA/DERSİM