Etiket: erkek şiddeti

  • Yargıtay Çilem Doğan’ın cezasını onadı

    Yargıtay Çilem Doğan’ın cezasını onadı

    PİRHA- Yargıtay, kendisine şiddet uygulayan ve fuhuşa sürüklemeye çalışan kocası Hasan Karabulut’u öldürdüğü için 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Çilem Doğan’ın cezasını onadı. Karar kesinleşince Doğan, tekrardan cezaevine girecek.

    Adana’da yaşayan Çilem Doğan, 2013’te evlendiği kocası Hasan Karabulut’u, şiddet gördüğü ve kendisini fuhşa sürüklemek istediği için 8 Temmuz 2015’te tabancayla vurarak öldürmüştü. Ardından tutuklanan Doğan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı Adana 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tahrik ve iyi hal indirimi’ ile 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Çilem Doğan’ın avukatı, müvekkilinin uygun görülecek adli kontrol tedbirleriyle tahliye edilmesi için talepte bulunmuş ve mahkeme heyeti Çilem Doğan’ı 20 Haziran 2016’da 50 bin TL kefaletle tahliye etmişti. Dava ise Yargıtay’a gönderilmişti.

    5 yılın ardından bugün mahkemenin Doğan’a verdiği 15 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Kararla birlikte Doğan, yeniden cezaevine girecek.

    Doğan’ın avukatı İsa Ayanoğlu ise alınan kararı Ceza Genel Kurulu’na taşıyıp karar düzeltme talep edeceklerini ve bu durumun adil olmadığını belirterek, kararın şiddet uygulayanları cesaretlendireceğini ifade etti.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Bizi engellemek için yüzde 10 seçim barajını getirenler şimdi kendilerini kurtarmayı planlıyor’

    ‘Bizi engellemek için yüzde 10 seçim barajını getirenler şimdi kendilerini kurtarmayı planlıyor’

    PİRHA-HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partilerinin kapatılmasıyla birlikte kadın hareketinin de susturulmak istendiğini söyledi. Buldan, seçim barajının düşürülmesi konusuna da değinerek “Bizi engellemek için yüzde 10 seçim barajını getirenler, kadınların bu barajı nasıl yıktığını hüsranla seyrettiler. Barajlar kadınları engelleyemedi, fakat o barajlar şimdi onların ve erkek düzenlerinin önündeki engel haline geldi” dedi.

    HDP Kadın Meclisi, siyasal gelişmeleri değerlendirmek üzere Ankara’da Eş Genel Başkan Pervin Buldan ve Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran başkanlığında toplandı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Pervin Buldan, “Kadının siyaset hakkının olmadığı bir eşikten, kadınların kendi özgün mücadelesini örgütlediği ve bağımsız bir şekilde yükselttiği güçlü bir aşamaya geldik” diyerek kadın mücadelesine büyük ivme kazandırdıklarını söyledi.

    “KADINLAR OLARAK BU ÜLKEYİ YÖNETMEYE TALİBİZ”

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan kadınlar olarak ülkeyi yönetmeye hazır olduklarını söyleyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Buna yeteri kadar gücümüz de vardır, basiretimiz de vardır, örgütlülüğümüz de vardır. Tabi ki mevcut tekçi erkek iktidarı, bu güçlü ilerleyişimizin farkındadır ve bu nedenle bir yandan toplumun tamamı ile mücadele halindeyken, diğer yandan da biz kadınlarla mücadele içerisindedir. Kadınlara yönelik bunca baskı politikası, gözaltılar, tutuklamalar, kayyımlar, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi, kadına yönelik şiddetin önünün sonuna kadar açılması bu amaçla yürütülmektedir.
    Kadını engelleyerek, erkek düzenlerine devam edeceklerinin hesabını yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Ancak karşılaşacakları yalnızca ve yalnızca hezeyan olacaktır. Bugüne kadar her türlü baskı politikası ve uygulamasından daha da güçlenerek çıkan biz kadınlar, kararlı ilerleyişimize devam edeceğiz.”

    “HDP’Yİ KAPATARAK KADINLARI SUSTURMAYI İSTİYORLAR” 

    Amaçları kadınları susturmak, ezilenlerin sesini kesmek, demokrasi, barış ve adalet taleplerini engellemek olduğunu çok iyi biliyoruz. HDP kurulduğu günden bugüne çözüm ve barış politikası izledi. HDP eşitlik mücadelesi yürüterek ‘bu ülkede barış olsun, huzur olsun hiçbir evladımız ölmesin, yaşasın’ dedi! HDP, ‘üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü olsun ve toplumun tamamı için gerçek bir adalet’ dedi. HDP, ‘eşit işe eşit ücret’ dedi.

    Bütün bunları demeye ve uygulanmasını istemeye devam edeceğiz. İşte tam da bu nedenlerle HDP’yi kapatmayı dert edindiler. Kendi karanlık düzenlerini devam ettirmek için HDP’nin ve dolayısıyla kadınların ışığıdır kapatmak istedikleri.”

    “KAPATILMASI GEREKEN HIRSIZLIK, RANT, TALAN DÜZENİDİR”

    “Kamuoyuna tekrar tekrar ifade etmek isterim ki bu ülkede kapatılması gereken hırsızlık düzenidir, rant düzenidir, talan düzenidir! Bu ülkede kapatılması gereken kadına yönelik şiddeti devasa boyutlara taşıyan tekçi erkek düzendir, kutuplaştırmadır, ırkçılığı ve nefreti besleyen anlayıştır. Bakınız sırf bizi engellemek için yüzde 10 seçim barajını getirenler kadınların bu barajı nasıl yıktığını hüsranla seyrettiler. Barajlar kadınları engelleyemedi, fakat o barajlar şimdi onların ve erkek düzenlerinin önündeki engel haline geldi. Kendilerini kurtarabilmek için de şimdi barajı indirmeyi planlıyorlar.”

    “BARAJ YÜZDE 7 DEĞİL SIFIR OLMALIDIR”

    Seçim barajı yüzde 7 değil, hiçbir şekilde uygulanmaması gereken anti demokratik bir uygulamadır. HDP Kadın Meclisi olarak ifade ediyoruz barajın sıfıra indirilmesi Türkiye’nin demokratikleşmesi için elzem olacaktır. Demokratik siyaseti engelleyen tüm hukuksuzluklar son bulmalıdır. Kayyım gaspı son bulmalıdır. Seçilmişlere yönelik hukuksuzluklar son bulmalıdır. Halkın iradesi tam olarak parlamentoya yansıtılmalıdır.”

    “İNSANLARIN UMUDUNU DAHİ ÇALAN BİR İKTİDAR”

    “20 yıllık iktidarlarında halkı açlıkla, yoksullukla, işsizlikle karşı karşıya bıraktılar. Zamlarla, vergilerle, yarattıkları adaletsizliklerle, yasaklarla toplumsal yaşamı çökerttiler. Kutuplaştırmayla, nefret siyasetiyle toplumu ayrıştırdılar. Gençlerin geleceğini çaldılar. Geleceğe dair hiç kimsede güven bırakmadılar. İnsanların umudunu dahi çalan bir iktidarla karşı karşıyayız. Tek yaptıkları ise hakikatleri çarpıtmaktır, inkâr etmektir.”

    “20’Sİ ÇOCUK EN AZ 40 KİŞİ ZIRHLI ARAÇLARLA KATLEDİLDİ”

    “Kürt illerinde 13 yılda 20’si çocuk en az 40 kişi zırhlı araçların çarpması sonucu katledildi. En son geçtiğimiz hafta Mihraç Miroğlu zırhlı araçla katledildi. Fail olan polis ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Bu ülkede ‘çocuklar ölmesin’ diyen insanları cezaevine atan yönetim zihniyeti, çocukları öldürenleri ise serbest bırakmaktadır. İşte bu cezasızlık rejimine güvenen, arkasında kendisini koruyan ve kollayan bir iktidar olduğunu bilen kamu görevlileri ise yaşam hakkına kast etmeye devam etmektedir.”

    “TECRİT TOPLUMSAL BARIŞIN ÖNÜNDEKİ EN TEMEL ENGELDİR”

    “İktidarın bütün bu baskı rejimini sürdürmek için uygulamaya soktuğu tecrit ağırlaşarak devam etmektedir. Tecrit ve cezaevlerinde ağırlaşan sorunlar, bu ülkenin acil gündemidir. Diyalog ve müzakere yollarını kapatan tecrit; demokrasinin, adaletin, toplumsal barışın, ortak yaşamın önündeki en önemli engellerden biridir. Türkiye’nin her alanda yaşadığı çöküşün altında yatan neden; iktidarın ülkenin temel sorunlarına, acil sorunlarına yönelik olarak ısrarla sürdürdüğü çözümsüzlük politikasıdır. Barış talebini, hak, hukuk ve adalet talebini yok sayan, bu talepleri baskıyla, zorla bastırmaya çalışan yönetim anlayışı, ülkeyi kilitlemekte ve çıkmaza sürüklemektedir. Bunun bedelini ise herkes ödemektedir.”

    “DEKLARASYONUMUZUN EN GÜÇLÜ SAHİBİ KADINLAR OLACAK”

    Partimiz, Türkiye’nin temel sorunlarına ve acil gündemlerine yönelik olarak tutumunu ve çözüm yollarını 27 Eylül’de bir deklarasyonla açıklayacaktır. Bu deklarasyonumuzun en güçlü sahibi tabi ki yine kadınlar olacaktır. Azimle, inatla, sabırla, sevgiyle çalışacağız. Ve bugüne kadar elde ettiğimiz başarılardan çok daha fazlasını başaracağız ve tüm ülke kadınlarına ve tüm dünya kadınlarına armağan edeceğiz.

    Bu  noktada Afganistan’da Taliban rejimine karşı direnen tüm kadınlara da buradan şu mesajı vermek isterim. Karşı karşıya bırakıldığınız vahşi karanlığa karşı bu topraklarda kadın mücadelesini örgütleyen biz kadınlar olarak her zaman sizlerleyiz. Kadınlar arasındaki dayanışmanın sınırı, coğrafyası, vatanı yoktur. Kadına yönelmiş her türlü şiddet ve sömürüye karşı bu ülkede de, Rojava’da da, Şengal’de de, İran’da da, Afganistan’da da ve dünyanın neresinde olursa olsun her yerde aynı bilinç ve duygudayız. Bu mücadele içerisinde olan başta Afganistanlı kadınlar olmak üzere bütün kadınlara da buradan bir kez daha selam olsun. Acı çekebiliriz, bedel ödeyebiliriz, zaman zaman yorgun düşebiliriz. Fakat asla vazgeçmeyeceğiz! Asla yenilmeyeceğiz! Değişimi kadınlarla başaracağız! Bizler kazanacağız! Kadınlar kazanacaktır!”

    PİRHA/ANKARA

  • 10 kez şikâyet edildi sonuç alınmadı: Evli olduğu kadının ağabeyini ağır yaraladı

    10 kez şikâyet edildi sonuç alınmadı: Evli olduğu kadının ağabeyini ağır yaraladı

    Yıllarca sistematik şiddete maruz bıraktığı Z. Doğan’ı evde bulamayınca ağabeyi A. Çetinkaya’nın evine giden M. Doğan, tartıştığı Çetinkaya’yı ağır yaraladı. Z. Doğan, en az 10 kez emniyete şikayette bulunduğu ve hiçbir şeyin yapılmadığını söyledi. 

    Erkek şiddetini önleyecek mekanizmaları oluşturma, yasal önlemleri alma ve etkili bir şekilde uygulama konusunda sorumluluk yükleyen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Türkiye’de, kadınlar göz göre göre şiddet ortamına terk ediliyor. Yıllarca maruz kaldığı sistematik şiddet nedeniyle emniyete en az 10 kez şikayet başvurusunda bulunan Z. Doğan’ın yaşadıkları devletin vurdum duymazlığını bir kez gözler önüne seriyor.

    İzmir’in Çiğli ilçesinde 5 yıldır M. Doğan ile evli olan Z. Doğan, yaşadıklarını Mezopotamya Ajansı’ndan Semra Turan!a anlattı.

    EN AZ 10 BAŞVURU

    Evlendiği günden bu yana (5 yıldır) şiddette maruz kaldığını belirten Z. Doğan, “Son 2 yıldır ise şiddetin her türlüsüne maruz kaldım. Ailem ve çocuklarıma zarar veren bir noktaya geldi. Evde bıçak zoruyla tutuyordu. İlk olarak aileme yansıtmamaya çalıştım. Zaman geçtikçe zarar vermeye başladığını gördüm. Çiğli İlçe Emniyeti’ne bu yüzden en az 10 kez şikâyet başvurusunda bulundum. Ancak hiçbir şey yapılmadı” dedi.

    AYNI ODADA İFADELERİ ALINDI

    Şu an boşanma aşamasında olduğu M. Doğan’ın kendisini sık sık ailesine zarar vermekle tehdit ettiğini söyleyen Z. Doğan, “Aileme zarar vermesin diye bir şey yapmadım. 4 ay önce şikâyetlerim üzerine Çiğli Emniyeti bizi arayarak, ifademizi aldı. Ancak ifadelerimizi aynı odada aldılar. M. Doğan’ın yanında bana ‘Sana zarar veriyor mu? Şiddet uyguluyor mu? diye soru sordular. Sorulara ‘evet’ yanıtı versem biliyorum bir şey yapmayacaklar ve onunla tekrar eve gönderecekler. O yüzden beni öldürür korkusuyla ‘hayır’ yanıtı verdim” diye belirtti.

    AĞABEYİNİ AĞIR YARALADI

    Son günlerde artık kendisine ve çocuklarına zarar vermesinden kaynaklı il dışında bulunan ablasının evine gitmek zorunda kaldığını ifade eden Z. Doğan, şöyle devam etti: “Beni evde bulamayınca dün sabah saatlerinde ağabeyimin evine gitmiş. Kapıyı açmayarak, polislere haber veriyorlar. Polisler geliyor ama onu bulmadan gidiyorlar. Onların gidişiyle tekrardan ağabeyimin evine gidip onu bıçakla yaralıyor. Ağabeyimin kalbi ve beynine giden damarlar kopmuş. Komşuların desteğiyle hastaneye kaldırılmış. Şu anda Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tutuluyor. Durumu çok kritik. Kendine gelecek mi onu bile bilmiyoruz.”

    KADINLARDAN DESTEK 

    Doğan, olaydan sonra emniyete giderek teslim olan M. Doğan’ın tutuklanarak cezaevine gönderildiğini aktardı. Zanlının en ağır cezayı almasını isteyen Z. Doğan, bunun için elinden geleni yapacağını ve hukuki mücadeleyi başlatacağını sözlerine ekledi.

    İzmir’de bulunan kadın örgütleri de Z. Doğan için kalacak yer ve hukuki sürecin başlatılması için seferber oldu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP Dersim Kadın Meclisi: Erkek adalete karşı 8 Mart’ta alanlara

    HDP Dersim Kadın Meclisi: Erkek adalete karşı 8 Mart’ta alanlara

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için çalışmalara başladı.

    HDP Dersim Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne yönelik parti binasında açıklama yaptı. Kadın Meclisi, “İsyanımız özgürlüğümüz için” pankartı asarken 8 Mart’a dönük çalışmaların başlatıldığını belirtti.

    Açıklamayı yapan HDP Eş Başkanı Nurşat Yeşil, kadınlar olarak haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde tüm kadınlarla birlikte taleplerini haykıracaklarını dile getiren Yeşil, “Erkek devlet şiddetine, hak ihlallerine, kaçırma ve kaybetmelere, kadın katliamlarına, tacize ve tecavüze, çıplak aramalar, tecrit koşulları basta olmak üzere kadına yönelik her türlü şiddet ve nefret söylemlerine karşı isyanımız özgürlüğümüzdür. Kadınlar için adalet diyoruz. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Erkek adalete karşı kadınlar için adaleti hep birlikte sağlayacağız. 8 Mart’ta tüm kadınları alanlara bekliyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Mersin Kadın Platformu’ndan Alime Toprak için açıklama: Özsavunma haktır

    Mersin Kadın Platformu’ndan Alime Toprak için açıklama: Özsavunma haktır

    Sürekli şiddet gördüğü Ali Toprak’ı öldürülmemek için öldürdüğünü söyleyen Alime Toprak’a, kadın örgütlerinden destek geldi. Mersin Kadın Platformu, “Özsavunma haktır. Görevliler görevini yapmıyor, kadınlar buna mecbur kalıyor” dedi.

    Mersin Anamur’da Alime Toprak, kendisine ve çocuklarına işkence eden evli olduğu Ali Toprak’a karşı özsavunma hakkını kullandığını Müge Anlı’nın programında açıkladı.

    Mersin Haberci gazetesinden Ayşenur Önal’ın haberine göre, 31 Ağustos 2020 tarihinde serada çalışan Ali Toprak, ölü bulunmuştu. Cinayet günü birlikte çalıştıkları muz serasına gittiklerini anlatan Alime Toprak; “Ben çalıştığımız diğer seraya su almaya gitmiştim. Geldiğimde öldürülmüştü” demişti. Ancak canlı yayında konuşan Toprak, “Kocamı ben öldürdüm. O gün serada beni çok dövdü. Çocuklarıma da zarar vermek istiyordu. Onları korumak için Ali’yi öldürdüm” dedi.

    “FATURA YİNE KADINA KESİLİYOR”

    Yaşanılan olayla ilgili açıklama yapan Mersin Kadın Platformu’ndan Zeynep Kaya, “Özsavunma haktır. Görevliler görevini yapmıyor, kadınlar buna mecbur kalıyor” dedi.

    Nimet Akgün ve Melek İpek’in de özsavunmaya mecbur kaldığına dikkat çeken Kaya, “Kadınlar ölmemek için özsavunmaya kalkışıyor. Bunların örneklerini hep görüyoruz, kadın şikayet ediyor ama şikayeti kolluk kuvvetleri tarafından ciddiye alınmıyor ve adli kontrol şartı ile serbest bırakılıyor. Bu yaşanılan olayları adli makamların dikkate alması lazım, kadın öldürmese öldürülecekti. Her olayda görüyoruz kadın muhakkak şikayette bulunmuş oluyor. Görevliler görevini yapmadığı için sonuç buraya geliyor ve fatura yine kadına kesiliyor” sözlerine yer verdi.

    “NİMET AKGÜN VE MELEK İPEK’TE DE BUNU YAŞADIK”

    Adli makamların tarafsız olması gerektiğinin altını çizen Zeynep Kaya, “Kadınlar şikayette bulunduğu halde kolluk kuvvetleri bununla ilgili gereken tedbiri almıyor ve sonuç buraya geliyor. Nimet Akgün ve Melek İpek’te de bunu yaşadık. Fatura hep kadına kesiliyor. İstanbul Sözleşmesi’ni bu yüzden savunuyoruz. Yargı bir zincirdir ve zincirin bir halkasının dahi eksik olmasıyla sonuç hep buraya geliyor. Kadınlar kendi adaletlerini sağlamak zorunda bırakılıyor. Biz kadın örgütlerinin bu olaylara bakışı ortada. Olayların takipçisi olacağız, haklarımız için sokaklarda, meydanlarda mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ankara’da kadın buluşmasına polis engeli-VİDEO

    Ankara’da kadın buluşmasına polis engeli-VİDEO

    PİRHA-Ankara Kadın Platformu öncülüğünde sokağa çıkan kadınlara, polis izin vermedi. Çankaya Belediyesi önünde açıklama yapmak isteyen kadınların dövizleri de polislerce yırtıldı.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle kadınlar Ankara’da da sokaktaydı.

    Çankaya belediyesi önünde bir araya gelmek isteyen kadınlara polis izin vermedi. Emniyet güçleri, GMK bulvarı üzerinde eylem ve etkinlik yapmanın yasak olduğunu anons geçerek, Selanik ve Bayındır Caddesi’nde toplanan kadın gruplarının bir araya gelmesine izin vermedi.

    Kadınlar, “Jin, Jiyan, Azadî. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz. Gelsin devlet, gelsin koca, gelsin jop, inadına isyan inadına özgürlük” sloganları atarken, “Gülistan Doku nerede? Nadira Kadirova’ya ne oldu? Şiddete karşı direniş savunmasını kuşan” pankartları taşıdı.

    Yaklaşık 1 saat süren müzakereler sonucunda kadınların Çankaya Belediyesi önünde yapmak istediği eyleme izin verilmedi. Ankara Kadın Platformu’nun yaptığı açıklamada “Bu devlet, bu polisler, kadınlara dönük şiddet karşısında hiçbir şey yapmadı. Bugün karşımıza çıkan polisler, bizlerin yürümesini de istemiyor. Sesimizi kısmak istiyorlar. Ama bilsinler ki katledilen, şiddet gören her bir kadının isyanı olduk. Sokaklara sığmıyoruz, meydanlardan da taşacağız. Siz bu görüntüye alışın. Kadınların sesini bastıramazsınız. Yaşasın kadın dayanışması” denildi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden şiddet gören kadınlara önemli çağrı-VİDEO

    İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden şiddet gören kadınlara önemli çağrı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, şiddet gören kadınlara yalnız ve çaresiz olmadıklarını bildirerek, kendilerine gerekli desteğin verileceğini duyurdu. Israrlı takip mağduru kadınların telefonlarına KADES uygulamasını indirmesini isteyen Baro Kadın Hakları Merkezi anında kendilerine ücretsiz avukat ataması yapılacağını kaydetti. 

    Türkiye genelinde Covid-19 virüs salgını dolayısıyla evde kalma sürecinde kadınlara yönelik erkek şiddeti de arttı. Karantina başladığından bu yana son bir buçuk ay içinde 20’den fazla kadın erkekler tarafından öldürüldü. çok sayıda kadın da şiddete maruz kaldı.

    İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, şiddet gören kadınlara yalnız ve çaresiz olmadıklarını bildirerek, kendilerine gerekli desteğin verileceğini duyurdu. Israrlı takip mağduru kadınların telefonlarına KADES uygulamasını indirmesini isteyen Barosu Kadın Hakları Merkezi, anında kendilerine ücretsiz avukat ataması yapılacağını kaydetti.

    ANINDA ÜCRETSİZ AVUKAT ATAMASI

    Sosyal medyadan hazırladıkları videoyu yayınlayan İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi şu çağrıyı yaptı:

    “Sevgili kadınlar,
    Kadın Hakları Merkezimize geren başvurulardan Covid-19 ile mücadele ettiğimiz karantina günlerinde, ev içi şiddetin fazlasıyla arttığını biliyoruz. Fiziksel, ekonomik, psikolojik, cinsel şiddete uğruyorsanız ya da uğrama ihtimaliniz varsa, ısrarlı takip mağduruysanız telefonunuza KADES uygulamasını indirerek, tek tuşla yardım talebinde bulunabilir ve size ulaşan polise barodan avukat istediğinizi söyleyebilirsiniz. Adli yardım bürolarımızı arayabilirsiniz. Size hemen bir avukat ataması yapılacaktır. Bu atama ücretsiz olacak ve hiçbir masraf ödemek zorunda kalmayacaksınız. Avukatınız en kısa zamanda sizin için koruma kararı alacak ve sığınma evine gitmek isterseniz bu konuda da gerekli desteği verecektir.
    Unutmayın yalnız ve çaresiz değilsiniz. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi yanınızda.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim’de kadına şiddet: Mahkemeden nasihat ve para cezası (!)

    Dersim’de kadına şiddet: Mahkemeden nasihat ve para cezası (!)

    PİRHA – Dersim’de boşanmak istediği erkek tarafından şiddet gören K. K.’nın duruşması bugün görüldü. Hakim, şiddet uygulayan S.K’ya 2200 lira para cezası vererek ‘Benden size nasihat, birbirinizi affedin, çocuklarınız için iyi geçinin’ ifadelerini kullandı.

    Dersim’de evli olduğu erkek tarafından fiziksel ve psikolojik şiddet gören K.K’nın duruşması bugün Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Yapılan duruşmada hakim, yatak odasında kamera bulunmamasını gerekçe göstererek yeterli delil olmamasından kaynaklı sanık Serkan K.’ya indirim yapılarak 2200 lira para cezası verdi.

    Hakkında uzaklaştırma kararı verilen Serkan K., uzaklaştırma kararına rağmen K. K.’nın yaşadığı eve gittiği ve K.’yı boğmaya çalışarak balkondan atmaya teşebbüs ettiği biliniyor.

    K.’nın vücudunda birçok darp ve işkence izinin olmasına rağmen sanık Serkan K., “Atlayacaktı, ben onu kurtardım, vücudundaki kesik izlerini ve sigara sönüklerini de ben yapmadım kendisi yaptı’ diyerek kendisini savundu.

    Sanık Serkan K.ile hakimin nasihat sözleri tepki topladı.

    PİRHA/DERSİM

  • İstanbul’da erkek şiddeti: Kendisinden boşanan kadını ve arkadaşını öldürdü

    İstanbul’da erkek şiddeti: Kendisinden boşanan kadını ve arkadaşını öldürdü

    İstanbul’da Sezgin Er isimli erkek kendisinden boşanan Özlem Sancar ve arkadaşı İbrahim Şilfeler’i öldürdü.

    İstanbul Beylikdüzü’nde Sezgin Er isimli erkek, dün akşam bir süre önce kendisinden boşanan Özlem Sancar’ın evinin önüne gelerek beklemeye başladı.

    Er, arabayla eve gelen Özlem Sancar ve yanındaki arkadaşı İbrahim Şilfeler’i silahla vurdu.

    Sancar ve Şilfeler ağır yaralanırken, Er de saldırının ardından intihar etti.

    Yaralılar olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.

    Er’in cenazesi ise yapılan incelemenin ardından adli tıp kurumu morguna götürüldü.

    Sancar ve Şilfeler kaldırıldıkları hastanede yaşamlarını yitirdi.

    Polis, cinayetlerle ilgili soruşturma başlattı.

  • Bu kez Konya’da erkek şiddeti

    Bu kez Konya’da erkek şiddeti

    Konya’nın Ereğli ilçesinde, Alaaddin Karasu bir yıl önce evlendiği Gülsüm Karasu’yu başındaki eşarpla boğarak katletti.

    Alınan bilgilere göre, saat 01:30 sıralarında Toros Mahallesi’ndeki boş arazide Alaaddin Karasu, eşini başındaki eşarbıyla boğarak öldürdü.

    Olay yerinden kaçan Karasu, yaklaşık 1.5 saat sonra polis merkezine giderek eşini öldürdüğünü söyleyip teslim oldu. Polis ekipleri, saldırganın ifadesinde verdiği adrese gittiğinde Gülsüm Karasu’nun cansız bedenini buldu. Saldırgan gözaltına alındı.     (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Kadınlar erkek şiddetine karşı bugün sokağa çıkıyor

    Kadınlar erkek şiddetine karşı bugün sokağa çıkıyor

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bugün yurdun birçok yerinde kadınlara sokağa çıkacak.

    İstanbul’da 25 Kasım Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar,  “Erkek şiddetine bahane çok. Susmaya, haklarımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok” sloganının yazılı olduğu pankart etrafında saat 17.00’de Tünel’de bir araya gelecek kadınlar Galatasaray Meydanı’na yürüyecek. Kadınlar “Değiştirmek ancak birlikte mümkün. Gelin birlikte değiştirelim” çağrısı yaparak tüm kadınları bir araya gelmeye çağırdı.

    Nar Kadın Dayanışması da, bugün saat 13.00’te Makina Mühendisleri Odasi’nda ‘Demir Ceneli Melekler’ film gösterimi yapacak. Dayanışma, görsel atölyelerdeki çalışmaların ardından Tünel’deki yürüyüşe katılacaklarını duyurdu.

    Diğer kentlerdeki eylem programı ise şöyle: Ankara saat 14.00 Sakarya Meydanı, İzmir saat 17.00 Alsancak ÖSYM önü, Eskişehir saat 17.30 Espark Önü, Adana saat 15.00 Büyükşehir Belediyesi önü, Kocaeli saat 13.30 Sabri Yalım Parkı, Bursa saat 16.30 Setbaşı, Aydın saat 14.00 Özgecan Parkı, Antep saat 13.00 Yeşilsu Meydanı.   (HABER MERKEZİ)

  • Hindistan’da erkek şiddetine karşı kadınlar öz savunmada

    Hindistan’da erkek şiddetine karşı kadınlar öz savunmada

    Gulabi Gang (Pembe Çete), 2006 yılında Hindistan’da yoksullara, kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçlarla mücadele etmek için kuruldu. Şu anda örgütün 400 binin üzerinde aktif üyesi olduğu iddia ediliyor.

    Gulabi Gang (Pembe Çete), 2006 yılında Kuzey Hindistan’daki Banda bölgesinde Sampat Pal Devi tarafından kurulan bir kadın hareketi.

    Ülkenin en fakir semtlerinden oluşan bu bölge, katı bir ataerkil kültür, sert kast sistemi, kadın okuryazarlık oranının düşüklüğü, aile içi şiddet, çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilik gibi kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçların yüksek oranıyla öne çıkıyor.

    Gulabi veya ‘Pink Gang’ olarak bilinen örgüt, üyelerinin parlak pembe sariler (Hint kadınlarına özgü elbise) giymesi ve bambu çubukları kullanması sebebiyle bu adı alıyor.

    Kurucusu Devi örgütleri için, “Biz, bilindik anlamda bir çete değiliz, adalet çetesiyiz” diyor. Gulabi Çetesi başlangıçta baskıcı kocaları, babaları ve erkek kardeşleri cezalandırmayı ve aile içi şiddet ile mücadele etmeyi amaçladı. Çetenin üyeleri, şiddet uygulayan erkeklerle konuşacak ve mantıklı davranmaları konusunda onları ikna edecekti. Örgüt üyeleri, daha ciddi suçlarla karşılaştıklarında, uzlaşmaya yanaşmayan, kadınlara karşı şiddet uygulamakta ısrarcı erkeklerle karşılaştıklarında örgüt üyesi kadınlar öz savunma haklarını kullanarak bambu sopalarıyla karşılık verdiler.

    GULABİ GANG: ŞİDDET MAĞDURU KADINLAR İÇİN BİR UMUT

    Kurucusu Sampat Pal Devi, 1958 yılında Uttar Pradesh’in Banda bölgesinde doğdu. Sampat Pal Devi, 12 yaşındayken evlendi ve ilk sekiz yıl içinde 5 çocuk dünyaya getirdi. Devi, bir gün yaşadığı köyde, acımasızca kocasının şiddetine maruz kalan bir kadınla karşılaştı. Adama durması için yalvardı ama çabası sonuçsuz kaldı. Ertesi gün bir bambu sopasıyla ve beş kadınla geri dönen Devi, adamı bulup yaptıklarının hesabını sordu. Devi’nin yaptıklarının kısa bir süre sonra yayılmasıyla şiddet gören pek çok kadın benzer müdahaleler için Devi’ye başvurdu. Bunun yanında birçok kadın ekibine katılmak için Devi’nin kapısını çaldı. 2006 yılında ‘kızkardeşlik’ hukukuna dayanan bu büyüyen kadın grubu Gulabi Çetesi olarak adlandırılmaya başlandı. İlk olarak kendi köyünde, çeşitli sosyal adaletsizlik biçimleriyle savaşmak için köyünden bir grup kadınla başlattığı hareket Hindistan’a yayılarak, 400 binin üzerinde üyesi bulunan bir kadın hareketine dönüştü.

    Bir dönem polislerin ‘Militan Maoistler’ olarak adlandırdığı Gulabi Çetesi, Hindistan toplumunda özellikle kadınlar, çocuklar ve yoksullara karşı yapılan haksız ve yanlış bulduğu uygulamalara müdahale etmeyi amaçlıyor. Yoksulların kırsal alanlardaki temel haklarını sağlamak, kadınların karşılaştıkları haksızlıklara karşı çıkmak ve çocuk yaşta evliliklerden toplumu caydırmak gibi pek çok önemli konu için halen mücadele ediyorlar. (GazeteDuvar)

  • 5 ayda 160 kadın öldürüldü

    5 ayda 160 kadın öldürüldü

    Kocaeli’nde bir erkek uzaklaştırma kararına rağmen eşini öldürdü. İstanbul’da ise bir erkek, sorunları olduğunu söylediği nişanlısını çalıştığı okulda rehin aldı. 5 ayda 160 kadın öldürülürken, 2008 yılından bu yana 2 bin 337 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. 

    Kadınlara yönelik erkek şiddetini önlemeye dair herhangi bir adım atılmazken, dün iki kentten de şiddet haberi geldi. Kocaeli’nin Darıca ilçesinde, hakkında uzaklaştırma kararı olan 67 yaşındaki Sait Parlakyıldız, eve zorla girerek, 45 yaşındaki Elif Parlakyıldız’a silahla saldırdı. Ağır yaralanan Elif Parlakyıldız tedavi altına alındığı hastanede yaşamını yitirirken, fail Sait Parlakyıldız ifadesinde, kadın cinayetlerindeki bildik bahaneleri tekrarladı ve “Başkasıyla ilişkisi vardı” dedi.

    Eşine şiddet uyguladığı için hakkında uzaklaştırma kararı olan Sait Parlakyıldız, eşi Elif Parlakyıldız’ın oturduğu eve zorla girdi ve kadının üzerine ateş etti. Elif Parlakyıldız, başına ve vücuduna isabet eden kurşunlarla hayatını kaybetti. Polis, olayın ardından kaçan Sait Parlakyıldız’ı evden 200 metre uzaklıktaki parkta yakaladı. Sait Parlakyıldız ifadesinde birçok kadın cinayetinin ardından faillerin sıraladığı bildik bahaneleri tekrarladı, eşinin biriyle ilişkisi olduğunu iddia etti.

    İSTANBUL’DA NİŞANLISINI REHİN ALDI

    İstanbul’un Pendik ilçesinde bulunan Melek Aknil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde uzman erbaş, nişanlısını rehin aldı. Olay dün saat 13.30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Umut D. birliğinden kaçtığını söyleyerek, aralarında kısa bir süredir sorun olduğunu iddia ettiği nişanlısı Hümeyra K.’yi rehin aldı. Olay yerine Özel Harekat ekipleri ve Müzakere Timleri geldi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı okul ve çevresinde bulunanlar uzaklaştırıldı. Yaklaşık 1,5 saat süren müzakerenin ardından zanlı, polise teslim oldu. Zanlı Umut D. ile rehin aldığı Hümeyra K., ayrı ayrı polis aracına bindirildi. Hümeyra K. hastaneye, zanlı ise emniyete götürüldü.

    5 AYDA 160 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

    Kadın cinayetlerinde sayı her geçen gün artarken, Nisan ayından 30 kadın, Mayıs ayında 37 kadın, Haziran ayında 39 kadın, Temmuz ayında 27 kadın, Ağustos ayında ise 27 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Kadına yönelik şiddetin son 10 yılda 3 kat arttığı belirtilirken, 2008 yılından bu yana 2 bin 337 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti.

    Yıllara göre erkek şiddetinin dağılımı şöyle:

    2008 – 80 kadın

    2009 – 109 kadın

    2010 – 180 kadın

    2011 – 121 kadın

    2012 – 201 kadın

    2013 – 237 kadın

    2014 – 294 kadın

    2015 – 303 kadın

    2016 – 328 kadın

    2017 – 409 kadın erkekler tarafından öldürüldü.