Etiket: esenyurt

  • Metrobüs kazasında yaralı sayısı 99’a yükseldi!

    Metrobüs kazasında yaralı sayısı 99’a yükseldi!

    PİRHA – Avcılar’da 2 metrobüsün çarpıştığı kazada yaralananların sayısının 99’a yükseldiği açıklandı.

    İstanbul’un Avcılar ilçesinde iki metrobüsün çarpıştığı kaza sonucu metrobüs yolu trafiğe kapatıldı. Avcılar Şükrübey Metrobüs Durağı yakınlarında yaşanan kaza sonucu olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.

    İtfaiye ekipleri, kazaya karışan metrobüslerde sıkışan yaralı yolcuları kurtardı. Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

    Avrupa Yakası’nda metrobüs seferlerinin çift yönlü durdurulması nedeniyle uzun araç kuyruğu oluştu.

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Twitter hesabından yaptığı açıklamada ilk açıklamada 42 kişinin yaralandığını aktardı. Yerlikaya, açıklamasında “Avcılar’da meydana gelen metrobüs kazasında maalesef 42 hemşehrimiz yaralandı. İl Sağlık Müdürlüğümüz ekiplerince yaralılarımız en yakın hastanelerimizde tedavi altına alındı.” ifadelerine yer verdi.

    Kazayla ilgili İETT’den de açıklama geldi. Yaralı sayısının 85 olduğu aktarılan açıklamada, “Avcılar’daki kazada ne yazık ki 85 yaralımız var. Yolcularımızın tedavileri devam ediyor, yakından takip ediyoruz. Şimdilik hayati tehlikesi olan yolcumuz bulunmuyor. Metrobüs hattını açma çalışmamız da tamamlanmak üzere. Kazanın sebebi teknik ekiplerce araştırılıyor” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da bir kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

    İstanbul’da bir kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

    İstanbul Esenyurt’ta bir sitenin 10’uncu katından şüpheli şekilde düşen 17 yaşındaki Rabia Yaman’ın yaşamını yitirdi, olayla ilgili iki kişi tutuklandı.

    İstanbul’un Esenyurt ilçesinde 17 yaşındaki Rabia Yaman’ın bir sitenin 10’uncu katından düşerek şüpheli şekilde hayatını kaybetti.

    Olaydan sonra Yaman ile aynı evde olan E.C.A. (14), Volkan C. (19) ve Mehmet K. (24) gözaltına alındı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Volkan C. ve Mehmet K. “Başkasını yönlendirme şeklinde intiharın gerçekleşmesi” suçundan tutuklanırken, E.C.A. ise serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Yazar Derya Avşar: Sistemi eleştirdiğim için yargılandım ve engelli maaşım kesildi-VİDEO

    Yazar Derya Avşar: Sistemi eleştirdiğim için yargılandım ve engelli maaşım kesildi-VİDEO

    PİRHA-Henüz tedavisi olmayan bir kas hastalığı nedeniyle 18 yıldır tekerlekli sandalyede hayatını sürdüren Yazar Derya Avşar, PİRHA’ya yaptığı açıklamada “Sistemi eleştirdiğim için yargılandım ve engelli maaşım kesildi” dedi. Avşar, engellilerin yaşadığı sorunların başında ulaşımın geldiğini de hatırlattı. 

    1978 yılında Ardahan’da dünyaya gelen Yazar Derya Avşar, ilkokul 2. sınıftayken ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Ortaokul yıllarında kas hastası olduğunu öğrendi. İlerleyen hastalığı nedeniyle öğrenim hayatı, çarpık mimari yapılardan kaynaklı olarak yarıda kaldı. Hastalığı Avşar‘ı tekerlekli sandalyeye mahkûm etse de bu durum onu yıldırmadı. 2006 yılından itibaren köşe yazarı olarak başladığı yazarlık hayatında Avşar, üretmeye devam etti. Avşar‘ın hali hazırda yayımlanmış yedi kitabı var.

    Sevdam Üşüyor, Düşten Öte, Yalnızlığın Deryası ve Hüznün Yüzü adlı 4 şiir kitabı, Şehriban adlı bir hikâye, Kırlangıç adında bir deneme kitabı olan Avşar‘ın ilk romanı ise ‘Kum Saatinin Gölgesinde.’ Avşar ile yazarlığa başlangıç serüvenini, onu yolundan alıkoyamayan hastalığını, engelli bireylerin sorunlarını ve güncel konuları konuştuk.

    “ÖYKÜ DALINDA UNESCO ÖDÜLÜ ALDIM”

    “18 yıldır tekerlekli sandalyede hayatımı idame ettiriyorum” diyen Avşar, kendisini şöyle anlattı:

    “Kas hastasıyım. Henüz tedavisi mümkün olmayan bir genetik hastalık. Yazarlık yapıyorum. Yayınlanmış 7 tane kitabım var. Hikaye kitabım 12 ayrı yaşanmış öyküden oluşuyor. Romanım 1. Dünya Savaşı’nda bütün ailesini kaybeden küçük bir kızın yaşam öyküsünü ele alıyor. Öykü dalında UNESCO ikincilik ve dördüncülük ödülü aldım. Söz yazarıyım. Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) üyesiyim. Esenyurt Kent Konseyi’nde engelli meclis temsilcisiyim. Yaklaşık 6 aydır burada engellilere yönelik çalışmalar yapıyoruz. Dezavantajlı gruplar açısından bir ilerleme sağlamak amacıyla burada bulunuyorum.”

    “SORUNLARIMIZIN BAŞINDA ULAŞIM GELİYOR”

    Engelli bireylerin karşılaştığı başlıca sorunlara değinen Avşar, şunları söyledi:

    “Öncelikli sorunlarımızın başında ulaşım geliyor. Her yere toplu taşıma araçları gitmediği için belirli yere kadar gidebiliyorsunuz. Çok sosyal olduğum için örneğin imza günüm ya da söyleşim olduğunda toplu taşımayı veya belediyenin tahsis ettiği araçları kullanamıyorsam gidemiyorum. Bu da eğitimde bir gericiliktir aslında.”

    “SİSTEMİ ELEŞTİRDİĞİM İÇİN ENGELLİ MAAŞIM KESİLDİ”

    Avşar yazarlığa başlama sürecini ise şöyle ifade etti:

    “2006 yılında köşe yazarlığı ve makaleler ile yazmaya başladım. Şiire yatkınlığımın olduğunu hissettim ve o dönemde şiir yazmaya başladım. Engelli bireyler için yaşam iki kat daha zor. Ekonomik özgürlüğünü kazanmak bizim için zor. İstihdam konusunda da çok yetersiziz. Özel sektörde uzun süre barındırılamıyorsunuz. Mobbing uygulanıyor size. Kamu kurumlarında da kontenjanın azlığı bir diğer sorun. Yazarlar en fakir insanlar diye düşünüyorum. Yazarlık parayla pulla yapılabilecek bir şey değildir. Aşk ile şevk ile yaptığım bir şeydir. Engelli maaşım vardı. Ama sistemi eleştirdiğim için yargılandım ve engelli maaşım da kesildi.”

    “DİN DAYATILAMAZ, ÇOK YANLIŞ”

    Avşar‘ın ilk romanı olan Kum Saatinin Gölgesinde 1. Dünya Savaşı’nı konu alıyor. Dünya üzerinde devam eden savaşlara ilişkin de konuşan Avşar, çatışmaların siyasi ve ekonomik nedenli yaşandığını belirtti. Son olarak 4-6 yaş grubundaki çocuklar için 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan din eğitimi tavsiye kararını da değerlendiren Avşar, “Çok üzücü ve travmatik. Din zaten dayatılamaz. Çok yanlış. Bütün bu sorunların kaynağını eğitimsizlik olarak görüyorum. Okuyalım, sorgulayalım. Kendimizi geliştirelim” diye konuştu.

    Barış KOP / İSTANBUL

  • İstanbul Esenyurt’ta bir kadın katledildi

    İstanbul Esenyurt’ta bir kadın katledildi

     Esenyurt’ta Alpaslan Ç., sokakta zorla alıkoyduğu Kader G.’yi katletti.

    İstanbul’un Esenyurt ilçesinde dün akşam saatlerinde Alpaslan Ç., Haramidere Sanayi Metrobüs Durağı’nın üst geçidinden inen Kader G.’yi zorla alıkoyarak, ateşli silahla katletti. Fail, daha sonra aynı silahla intihar girişiminde bulundu. Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Kader G., yaşamını yitirirken, fail Alpaslan Ç.’nin ise hastanedeki tedavisi sürüyor.

     Saldırıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)
  • İstanbul’daki bir okul hoparlöründen Kur’an okuttular!

    İstanbul’daki bir okul hoparlöründen Kur’an okuttular!

    PİRHA – Eğitim Sen, İstanbul Şehitler Ortaokulu’nda Çanakkale savaşında yaşamını yitirenler için okul hoparlörlerinden Kur’an okutulduğu bilgisini vererek “Türkiye’de okullar, Diyanet İşleri Başkanlığı, dini vakıf ve cemaatler eliyle örgütlenmeye çalışıldığı mekânlar haline getirilmiştir” denildi.

    Eğitimde din dayatmasının ardı arkası kesilmiyor. Skandal nitelikteki olayın adresi bu kez İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki Şehitler Ortaokulu oldu.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) konuya ilişkin açıklama yaparak, Türkiye’de okulların eğitim-öğretim kurumları olmalarının yanı sıra çeşitli dini etkinlik ve faaliyetlerin merkezi haline getirildiğine işaret etti. Yazılı yapılan açıklamada “Okullar başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı, dini vakıf ve cemaatler eliyle örgütlenmeye çalışıldığı mekânlar haline getirilmiştir. İstanbul Esenyurt’ta Şehitler Ortaokulu’nda 18 Mart Çanakkale Şehitleri ile ilgili olarak Kur’an okutulmuş, etkinlik tıpkı camilerde yapıldığı gibi okulun hoparlörlerinden yayınlanmıştır” denildi.

    EĞİTİM VE İBADET ALANLARI BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI”

    Eğitim kurumları olan okullarda dini içerikli etkinlik ve faaliyetlere son verilmesi gerektiğini belirten Eğitim Sen’in yaptığı açıklama şöyle:

    “Türkiye’de uzun yıllardır eğitimin dinselleştirilmesi, okullar ve öğrencilere yönelik çeşitli dini faaliyetlerin artmasını beraberinde getirmiştir. Okullarda, öğretme-öğrenme sürecinde kullanılan yöntemler, söylemler ve materyallerin büyük ölçüde dini kural ve referanslara göre düzenlenmesi, okulları eğitim kurumu olmaktan uzaklaştıran uygulamaları beraberinde getirmektedir.

    Eğitimin devlet eliyle dinselleştirilmesi sürecinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Diyanet İşleri Başkanlığı ve çeşitli dini vakıf ve derneklerle imzalanan ‘iş birliği’ protokolleri ve uygulamaları okullarımızı çepeçevre kuşatmış durumdadır.

    Eğitim sisteminde ve genel olarak toplumsal yaşamda, iktidarın kendi dünya görüşüne ve yaşam tarzına uygun nesiller yetiştirme yönündeki uygulamaları tüm topluma yönelik fiili bir baskı ve dayatma haline gelmiş durumdadır. Bu konuda özellikle eğitim sisteminin, ‘tek din, tek mezhep’ anlayışına uygun olarak dini kurallara göre biçimlendirilmek istenmesi kabul edilemez.

    Toplumda ve okullarda bütün din ve inançtan insanlar, eşit koşullarda yaşamak ve aynı kurallara uymak durumundadır. Laiklik, herhangi bir gruba ya da mezhebe dinsel ayrıcalık ve üstünlük tanınmamasının, farklı inanç ve dinlerdeki insanlar arasında eşitliğin sağlanmasının temel koşuludur. Bunun gerçekleşmesi için devletin ve devlet kurumlarının tüm din, mezhep ve inançlara aynı mesafede durması, eğitim ve ibadet alanlarının birbirine karıştırılmaması gerekmektedir.

    Devlet, eğitimi ve toplumsal yaşamı örgütlerken bunu dini kurumlara, dini kurallara, söylemlere ya da referanslara göre yapmamalıdır. Özellikle eğitim sistemi ve okullar, dini kurallar ya da faaliyetlere göre değil, evrensel ve bilimsel gerçeklere, toplumsal ihtiyaçlara göre düzenlenmesi gereken kurumlardır. MEB’in görevi çocukları ve gençleri insanlığın ortak evrensel değerleri doğrultusunda yetiştirmek, temel insan haklarını ve çocukların yararını gözetmek, çocukların ve gençlerin kendilerini gerçekleştirebilmesi için mevcut bilgi birikimine ulaşmasına ve eleştirel düşünce becerisi kazanabilmesine olanak sağlayacak somut adımlar atmak için çalışmaktır.

    Laik bir ülkede devletin, inanç alanına girerek, şu ya da bu biçimde elindeki olanakları kullanıp, devleti belli bir dinin ya da inancın, Türkiye’de olduğu gibi belli bir mezhebin savunucusu ve destekçisi durumuna getirmek yönündeki her türlü girişim ve uygulamaya son verilmelidir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Esenyurt Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanımla sonuçlandı

    Esenyurt Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanımla sonuçlandı

    PİRHA-Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası, direnen Esenyurt Migros depo işçilerinin kazandığını duyurdu. 

    Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) yayınladığı açıklama ile direnen Esenyurt Migros depo işçilerinin kazandığını duyurdu.

    Sendika tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

    “Migros’un İstanbul Esenyurt’ta bulunan Avrupa Dağıtım Merkezi deposunda işten atmalar ve işyerinde ücret artışı, prim, işçi sağlığı, iş güvenliği ve diğer sorunlar nedeniyle Haluk Levent’in arabuluculuğunda Migros yöneticilerinin katılımı ve garantörlüğünde Us Grup ile yaptığımız görüşme biraz önce sonuçlanmıştır.

    Görüşme sonucunda; atılan tüm işçilerin işe geri alınması, ücret artışı, prim ödemeleri ve işçi sağlığı iş güvenliği sorunlarının giderilmesi ile ilgili detaylarını daha sonra açıklayacağımız şekilde mutabakata varılmıştır. Görüşmelerde olağanüstü gayreti için Haluk Levent’e özellikle teşekkür ederiz. Migros depo işçilerine ve işçi sınıfımıza hayırlı olsun.

    Bu direnişin kazananı birliğine ve haklılığına inanmış Migros Esenyurt Depo işçileri ve her türlü yaratıcı dayanışmayı sergileyen halkımız ve dostlarımızdır.”

    (HABER MERKEZİ)
  • Esenyurt Belediye Başkanı’ndan AKP’li Hüseyin Besli’ye tepki: Gözü dönmüş!

    Esenyurt Belediye Başkanı’ndan AKP’li Hüseyin Besli’ye tepki: Gözü dönmüş!

    PİRHA-AKP eski milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine tepki gösteren Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt; “Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır” dedi.

    Akşam Gazetesi yazarı ve AKP İstanbul eski milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine ilişkin bir tepki de CHP’li İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt‘tan geldi. Bozkurt, “Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır” ifadelerini kullandı.

    Bozkurt, sosyal medya hesaplarından yayımladığı yazısında Besli’nin ifadelerini ‘alçaklık’ olarak değerlendirdi.

    Bozkurt’un yazısı şöyle:

    “Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesindeki bir haberi hayretle okudum. Haber, Akşam Gazetesi yazarı Hüseyin Besli’ye ait bir yazıyı konu ediyordu.

    Köşe yazısında bir inanç ve bir ırk aşağılandığından, yazarını tanımak, dolayısıyla ne yapmak istediğini daha iyi anlamak için kimdir ve necidir diye araştırdım. Gördüm ki bu kişi geçmiş dönemlerde, Yeni Şafak Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey’in basın danışmanlığını, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Danışmanlığını, yine Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 22. ve 23. dönem milletvekilliğini yapmış bir kişi.

    Yazı sahibi, yazısında yalanın çıkış noktasının şeytandan geldiğini, bundan itibaren insanların da yalan söylediğini. Aleviler ve Kürtlerin de kimliklerini gizlemek için yalan söylediğinden ve dolayısıyla yalana alıştıklarından, Alevi ve Kürtlerin çocuklarının, iyi yalan söyleyince ailelerinden takdir aldığından, hatta yalan söyleme konusunda aileleri tarafından eğitildiklerinden ve başka saçmalıklardan bahsediyordu.

    “BİRİLERİNE MESAJ VERME HIRSI İLE GÖZÜ DÖNMÜŞ”

    Bu noktadan hareketle, seviyesizce Sayın Genel Başkan’ımızın kimlik analizini yapıyor, hem kökeninden hem de inancından yola çıkarak Sayın Genel Başkan’ımızdan ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olarak söz ediyordu. Aslında bu kişi, Sayın Genel Başkan’ımızın söylediklerinin ve üslubunun kamuoyunu olumlu bir şekilde etkilemesinden belli ki endişe duymuş ve Genel Başkan’ımızı kamuoyuna olumsuz gösterme gayretine girmiştir. Buna gerekçe uydurmaya çalışırken de Sayın Genel Başkan’ımızın ait olduğu bu topraklara ve bizi biz yapan değerler sistemine de hakaret etmiştir. Gündem olmaya çalışan bu şahsın, belli ki birilerine mesaj verme hırsı ile gözü dönmüş…

    Kuruluşunun 98. yılını daha geçen günlerde el ele ve omuz omuza kutladığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindeki kökenleri, inançları ve kültürleri aşağılayan bu kişi, kökenlere ve inançlara bağlı olarak sınıf yaratma öz güvenini, yetkisini ve haddini kendinde neye dayanarak buluyor bilemiyorum. Haberi okuyunca kamuoyundaki yansımasını takip ettim, ancak pek bir ses çıkmadığını gördüm. Kamuoyu belli ki bu kişiyi çok da dikkate almamış.

    Ben bir Belediye Başkanı olarak daha ziyade Esenyurt sorunlarına odaklanıyorum, çalışmalarımı Esenyurt üzerinden yürütüyorum ve genellikle sorulmadıkça ülke sorunlarına dair söz üretmeyi çok doğru bulmuyorum. Fakat bu seviyesizliğe sessiz kalmanın bizi insanlıktan uzaklaştırdığına ve ülkemizin dibine dinamit konmasına sessiz kalmakla eş anlamlı olduğunu düşünüyorum.

    “İNSANLARI KÖKENİNE VE İNANCINA GÖRE AYRIŞTIRMAK ALÇAKÇA BİR TAVIRDIR”

    Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır. Kaldı ki ülkemizdeki herhangi bir bireyin kimliğini söylemekten imtina etmesinin sorumluluğunun kimde olduğunu tüm toplumun iyi değerlendirmesi gerekir. İnsanları, kökenine ve inancına göre ayrıştırmak alçakça bir tavırdır. Unutmayalım ki Aleviler de Kürtler de Anadolu topraklarının en kadim halklarındandır. Benim tanıdığım Aleviler de Kürtler de mert, açık sözlü ve güvenilir insanlardır.

    Bu kişi aslında, kendisinin ve onunla aynı kafadaki, ötekileştirici düşüncelilerin bu halklara bakışını itiraf ediyor. Bu şahıs, “Kimliklerini saklamak için yalan söylüyorlar!” iddiası ile Kürtlerin ve Alevilerin ayıplı bir yere ait olduğunu düşündüğünü itiraf ediyor.

    Sen ve senin gibiler bilmelidir ki ülkemizde yaşayan her birey kimliği ve inancından bağımsız olarak bu ülkenin eşit yurttaşıdır. Hiç kimse ülkemizdeki herhangi bir yurttaşımıza ikinci sınıf insan muamelesi yapma hakkına da haddine de sahip değildir. Sizin gibiler anlasa da anlamasa da gerçek budur ve böyle olmaya da devam edecektir. Zira bizim topraklarımızın kültürel zenginliğinin kaynağı da buradan gelmektedir.

    Sayın Genel Başkan’ımızı bir yerlere layık görmeme çabanız nafiledir. Bu topraklara asıl yakışmayan, sizin ayrıştırıcı ve ötekileştirici fikirlerinizdir.”

    NE OLMUŞTU?

    AKP eski milletvekili ve Akşam Gazetesi yazarı Hüseyin Besli, 14 Kasım’da yayımlanan yazısında, Alevi yurttaşların çocuklarına kimliklerini gizlemeyi öğrettiği, bu nedenle çocukların ‘yalancı’ olduğu; Kürt-Alevi ailelerin ise her iki kimliği de gizlemeyi öğrettiği, bu nedenle de çocukların ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olduğu gibi ipe sapa gelmez, ayrımcılık ve nefret suçu içeren ifadeler kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    -AKP’li eski vekilden nefret yazısı: Alevi ve Kürt çocuklar çifte kavrulmuş yalancı!

    -Alevi örgütlerinden, ‘Aleviler yalancı’ diyen AKP’li Besli hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Aleviler, Akşam yazarını protesto etti: Hep iftira attınız, yalan söylediniz!-VİDEO

    -HDP’li Bülbül’den AKP’li Besli’ye tepki: Behey çifte Yezit, inkarcı, iblis!-VİDEO

    -Özen’den, Besli’nin Alevi nefretine tepki: Söyleyene değil, söyletene bakın -VİDEO

    -Kenanoğlu: Alevi çocuklara yaşattığınız acı için utanmanız, sıkılmanız gerekir-VİDEO

     

  • Esenyurt’ta lojistik deposunda yangın-VİDEO

    Esenyurt’ta lojistik deposunda yangın-VİDEO

    PİRHA- Esenyurt’ta bulunan lojistik deposunda çıkan yangında patlama seslerinin geldiği ve yaşanan patlamada ölü ve yaralı işçilerin olduğu belirtildi.

    İstanbul’un Esenyurt ilçesine bağlı Akşemsettin Mahallesi’nde bulunan lojistik deposunda elektrik kontağından yangın çıktığı iddia edildi. Yangının kısa sürede büyümesi sonucu depoyu alevler kapladı. Yangına çok sayıda itfaiye ekibi müdahale ederken, içeriden patlama sesleri geldiği ifade edildi.

    Yangın nedeniyle depodan yükselen dumanlar kentin kilometrelerce ötesinden görüldü.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP heyeti Esenyurt’ta halkla bir araya geldi

    HDP heyeti Esenyurt’ta halkla bir araya geldi

    HDP heyeti “Demokrasi Yürüyüşü”nün 2’nci gününde Esenyurt’ta halkla bir araya geldi. HDP’liler sloganlarla karşılanırken, burada konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, “Hiçbir şey silahlarla çözülemez, şiddetle çözülemez, Şengal’e ya da Mahmur’a bomba atarak sorun çözülemez” dedi.

    HDP’nin başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün ikinci gününde İstanbul Esenyurt’ta bir araya gelindi.

    Yürüyüşten iki saat önce HDP Esenyurt İlçe Örgütü binasını ablukaya alan polis, bina çevresine TOMA ve gözaltı araçları yerleştirerek sokağı araç girişine kapattı.

    Esenyurt Meydanı’nda yapılması polis tarafından engellenen, basın açıklaması Doğan Araslı Bulvarı’nda yapıldı.

    Açıklamaya HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, milletvekilleri Saruhan Oluç, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan, Dersim Dağ, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, HDP il ve ilçe örgütü yöneticileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile yurttaşlar katıldı.

    Burada konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, yürüyüş yapmalarının bir anlamı olduğunu hatırlatarak, “Biliyoruz ki hep beraber Türkiye’de bugün demokrasi işlemiyor. Demokratik kurallar, özgürlükler işlemiyor. Tam tersine sorunlu da olsa kağıt üzerinde var olan Anayasa’yı bile çiğneyen adımlar vardı, arkasına bu iktidar tarafından yerine getiriliyor” dedi.

    Anayasa’ya aykırı bir şekilde belediyelere kayyumlar atandığını hatırlatan Oluç, “Ama bu saldırıların, bu hukuksuzlukların, bu Anayasa ve yasa çiğnemenin HDP’ye dönük olduğunu düşünmüyoruz. Bütün toplumsal ve siyasal muhalefete, ister parlamento içinde olsun ister parlamento dışında olsun bütün toplumsal muhalefete yönelik saldırılar olarak değerlendiriyoruz bunları” diye konuştu.

    Bu nedenlerle 1 Haziran’da HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar aracılığıyla dokuz maddelik tutum belgesi açıkladıklarını vurgulayan Oluç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “O tutum belgemizde mücadele zeminimizi, demokrasi, adalet ve hukuk açısından mücadele zeminimizi tanımladık. Ve dedik ki bütün toplumsal ve siyasal muhalefete eğer oluşturmazsak bu saldırılar bugün HDP’ye olur yarın diğer toplumsal muhalefete olur, ki oluyor da. Hep birlikte bunu görüyoruz. İşte bu tutum belgesinin demokratik siyaset açısından, toplumsal ve siyasal muhalefet açısından çok temel bir asgari zemin oluşturduğunu düşünüyoruz. Mutlaka kazanacağız.”

  • Esenyurt’ta bir erkek, sevgilisi olduğu belirtilen kadını vurdu

    Esenyurt’ta bir erkek, sevgilisi olduğu belirtilen kadını vurdu

    İstanbul Esenyurt’ta bir kadın sokak ortasında sevgilisi olduğu öne sürülen bir kişi tarafından bacağından silahla vuruldu.

    Olay sabah saatlerinde Ardıçlı Mahallesi’nde bulunan bir sokakta meydana geldi. İsmi Volkan olduğu öğrenilen erkek, Meltem Ç.’ye silahla 4 el ateş etti.

    Kadın bacağına isabet eden kurşunlarla yaralanırken, saldırgan ise elinde silahla kadının başında bekledi. Silah seslerini duyan mahalle sakinleri durumu polise haber verdi.

    Kadını sokak ortasında bacaklarından vuran zanlı, başında bekleyerek hakaretler yağdırdı. Polise haber veren zanlı, dakikalarca sokakta bekledi. Bu sırada kadını öldürmekle tehdit eden zanlı, “Sonra kadın cinayetleri niye oluyor diyorsunuz. Bir kere erkeğe sormuyorlar ki niye öldürdü bu adam” diye bağırdı.

    İhbar üzerine olay yerine sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaralı kadın 112 ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

    Kaçan saldırganın yakalanması için başlatılan çalışmalar sürüyor.

    (HABER MERKEZİ) . 

  • Esenyurt’ta kayyım eylemine müdahale: HDP’li Bülbül hastaneye kaldırıldı-VİDEO

    Esenyurt’ta kayyım eylemine müdahale: HDP’li Bülbül hastaneye kaldırıldı-VİDEO

    Esenyurt’ta başlatılan ‘Demokrasi Nöbeti’ne müdahale eden polis, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı, milletvekillerini darp etti. Yaşanan arbedede HDP’li vekil Kemal Bülbül baygınlık geçirerek, hastaneye kaldırıldı.

    Haberin Videosu

    İçişleri Bakanlığı’nca Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine atanan kayyumlara tepki göstermek üzere Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde başlayan “Demokrasi Nöbeti” Esenyurt’ta bulunan Cumhuriyet Kent Meydanı’nda yapıldı. Yapılan oturma eylemine HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Cengiz Çiçek HDP’li vekiller Murat Çepni, Saruhan Oluç, Kemal Bülbül, Ömer Öcalan ve Nejdet İpekyüz, CHP’li vekil Ali Şeker’in yanı sıra emek ve meslek örgüleri de katıldı. Kent Meydanı bekçi ve polislerce ablukaya alınırken, meydana giriş-çıkışlar ise halka kapatıldı.

    CAMİ BOŞALTILDI

    Toplanan kitleye polis tarafından plastik mermi ve gaz bombaları ile müdahale edildi. Polis müdahalesinde çok sayıda kişi yaralanırken, kitle ara sokaklara dağılarak ıslık ve zılgıtlarla yürüyüş düzenledi. Yürüyüş boyunca, “Hak hukuk adalet HDP ile gelecek”, HDP halktır halk burada”, “Direne Direne kazanacağız” sloganları atıldı. Ayrıca Esenyurt Serhan Tirit Merkez Camisi ise boşalttılarak yurttaşlar alandan uzaklaştırıldı. Sokaklarda çok sayıda zırhlı araçların devriye gezmesi ise dikkat çekti.

    HDP’Lİ BÜLBÜL HASTANEYE KALDIRILDI

    Polisler ile HDP’li vekiller arasında tartışma sürerken yaşanan arbedede HDP’li vekil Kemal Bülbül yaralandı. Bülbül ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis müdahalesinde polis tarafından 10 kişi gözaltına alınırken, gözaltına alınanların polis otosunun dışında ve içinde darp edildikleri belirtildi. Gözaltına alınanların isimleri öğrenilemezken, gözaltıların Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

    OLUÇ :KINIYORUZ

    Emek ve meslek örgütlerinin alana girmesine izin verilmezken HDP’li vekil Saruhan Oluç burada kısa bir açıklama yaptı. Oluç, meslek örgütleri ile bir açıklama yapmak istediklerini fakat buna izin verilmediğini belirterek, sadece vekillerin nöbet tutmasına izin verdiklerini söyledi. Oluç, “Biz bunu kınıyoruz. Türkiye’deki demokrasi ve hukuk mücadelesinin asla sona erdirilemeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz. Buraya bizi desteklemeye gelen emek ve meslek örgütlerine teşekkür ederiz. Onlarla zaten birlikteyiz. Bu dayanışmayı daha da büyüteceğiz” diye konuştu.

    “DEMOKRASİDEN YANA TAVRIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

    KESK adına konuşan Özlem Tolu ise, barış ve demokrasi için mücadele eden HDPli vekillerin yanında olduklarını söyledi. Tolu, “Halk iradesinden söz edenler bugün halk iradesini gasp ederek antidemokratik uygulamalarını sürdürüyorlar. Süreç yeni başlamadığını biliyoruz. Demokrasiden yana tavrımız sürdüreceğiz” dedi.

    HDP: SESSİZ KALMAYACAĞIZ

    Öte yandan HDP İstanbul İl Örgütü polislerin orantısız müdahalesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Bugün 17.00-19.00 saatleri arasında Esenyurt Meydanı’nda milletvekillerimiz Saruhan Oluç, Kemal Bülbül, Ömer Öcalan, Necdet İpekyüz, Züleyha Gülüm, CHP milletvekili Ali Şeker ve çok sayıda siyasi parti, kurum temsilcisi, kayyımlara karşı yapmak istedikleri oturma eylemi esnasında coplu ve plastik mermili saldırıya uğradı. Bu saldırı karşısında sloganlarla polise tepki gösteren kitleye polis aynı yöntemlerle saldırdı. Kayyımlar eliyle halkımıza dayatılan irade gasplarına karşı sessiz kalmayacağımızın bilinmesini isteriz. Zorba ve yok sayan bir zihniyetin ürünü olan #Kayyımlar gidecek. Bu ülkenin asıl öğeleri olan halklarımız hukuktan yana tavrını sergilemeye devam edecek. Hiçbir zorba yöntem bizleri yolumuzdan alıkoyamaz. Bu temelde demokratik eylemlerimiz devam edecektir” denildi.

  • Sivas şehitleri 30 Haziran’da Esenyurt’ta anılacak

    Sivas şehitleri 30 Haziran’da Esenyurt’ta anılacak

    PİRHA- Sivas Katliamı’nın 26. yılında Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı öncülüğünde Esenyurt’ta anma etkinliği gerçekleştirilecek.

    2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yakılarak katledilenler için Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı öncülüğünde İstanbul Esenyurt’ta anma etkinliği gerçekleştirilecek. 30 Haziran Pazar günü saat 19.00’da Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak olan etkinliğe Esenyurt’ta bulunan cemevleri, çeşitli yöre dernekleri, sivil toplum kuruluşları da katılacak.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, yayınladıkları afişle katliam, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı eşitlik, özgürlük ve adalet için duyarlı herkesi anma etkinliğine davet etti. (HABER MERKEZİ)

  • Esenyurt’ta yol çöktü, binalar boşaltılıyor

    Esenyurt’ta yol çöktü, binalar boşaltılıyor

    PİRHA- İstanbul Esenyurt’ta yol çöktü, 9 katlı apartmanda çatlaklar oluştu. Çevredeki binalar boşaltıldı.

    Esenyurt’ta, yolda çökmeler meydana geldi, bir apartmanda çatlaklar oluştu. Olay nedeniyle çevredeki onlarca bina için başlayan boşaltma çalışmaları sürüyor.

    Güzelyurt Mahallesi’nde olay nedeniyle 3 sokak ve bir trafiğe kapatıldı. Bölgeye itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.

    İstanbul Valiliğinden olayla ilgili açıklama yapıldı.

    Açıklamada, “Güzelyurt Mahallesi Orhangazi Caddesi’nde ve cadde üzerindeki 9 katlı bir binada meydana gelen çökme ve çatlaklar sebebiyle yol trafiğe kapatılmış olup bina da tedbir amacıyla tahliye edilmektedir. Olay mahallinde AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve ilgili kurumlarımızın teknik ekipleri gereken tedbirleri almaya başlamıştır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu: Kürt kardeşim de Türk kardeşim de bu toplumun teminatıdır

    İmamoğlu: Kürt kardeşim de Türk kardeşim de bu toplumun teminatıdır

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçilen CHP’li Ekrem İmamoğlu, seçmene teşekkür mitinglerini sürdürüyor.

    İmamoğlu, Esenyurt’ta yaptığı konuşmada, “Her partinin oyunu aldım. Sadece CHP’nin İYİ Parti’nin değil. AK Partili, HDP’li, MHP’li, SP’li kardeşimin de oyunu aldım. Kürt kardeşim de Türk kardeşim de bu toplumun teminatıdır” dedi.

    Esenyurt ilçesinde halkla buluşan İmamoğlu, siyasal iktidarın ayrımcı ve şiddet dilline değinerek, “Yorulduk. Bağıran çağıranlardan yorulduk. Konuşurken bile çocuklarımızın beni dinlediğini biliyorum” dedi.

    İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

    “Esenyurt Kemal Deniz Bozkurt’u bu ilçeye kazandırması için belediye başkanı seçti. Çocuklarımızın daha iyi bir eğitim almasını sağladığımız, kadınlara daha mutlu, daha güvende yaşadığımız takdirde İstanbul’un sorunlarını büyük oranda çözmüşüz demektir. Esenyurt’ta Kemal Deniz Bozkur’tun büyükşehirde en ön sırada yanında olacağıma söz veriyoruz. Fazla söze gerek yok. Çocuklar, gençlerimiz bize eşlik etmeye gelmiş. Kadınlar bizimle beraber. Meydanlarımız cıvıl cıvıl. Toplumun her unsuru bir aradayız.

    “AYRIŞTIRICI DİLLERDEN UZAK DURACAĞIZ”

    Ayrıştırıcı dilleri toplumdan uzak tutacağız. Seçimden önce söylediğim gibi herkes bizim hemşerimiz. Kimseyi birbirinden ayırt etmedik. Yukarıdan aşağıya oy tarifi yaparak herkes bölmeye çalıştı. Alanda görüyorum. Her siyasi görüş, her etnik köken var. Böyle bir unsuru yakalamadığımız takdirde bu milletin huzurunu bozarlar. Buna müsaade etmeyeceğiz.

    Her partinin oyunu aldım. Sadece CHP’nin İYİ Parti’nin değil. AK Partili, HDP’li, MHP’li, SP’li kardeşimin de oyunu aldım. Herkes bu toprakların teminatıdır. Kürt kardeşim de Türk kardeşim de bu toplumun teminatıdır. Bu toplumda bir arada yaşayacağız. Anlı şanlı bayrağımızın altında hep birlikte mutlu yaşayacağız.

    Kültürümüzü, geçmişimizi, değerlerimizi, cumhuriyetimizin ilkelerini koruyacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün değerlerinden ayrılmayacağız. Herkesin yaşamına saygılı olacağız. Gülümsemeye hazır mısınız? Komşunuza selam vermemişseniz ilk olarak onun elini sıkın, kucaklayın. Bu seçimden bile insanları ayrıştırmaya çalışacağız. Yuh yok. Biz de gülmek var. En güzeli güleceğiz kardeşim.

    “BU ŞEHRİ BARIŞTIRMAYA GELDİM”

    15 bin oyla seçilir mi diyorlar? 15 bin oyla değil 1 oyla seçilir bile dediler mi? Bazıları var 1 milyonla seçilir insanları ikiye böler. Bazıları var 1 oyla seçilse bile milletini birleştirir. Ben bu şehri barıştırmaya, birleştirmeye kucaklamaya geldim.

    Neymiş İmamoğlu niye maça gitmiş? Vallahi gülünecek. Ben seçimden önce bu maçlara gideceğimi arkadaşlarımla paylaştım. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş bu şehrin takımı değil mi? Gideceğim kardeşim ya. Fenerbahçe-Galatasaray maçına gideceğim kardeşim.

    “VER MAZBATAYI İŞİMİZ VAR”

    Mazbata diye bağırırsa şöyle olurmuş böyle olurmuş. Bir şey olmaz kardeşim. Ben de diyorum uzatmayın. Süreci uzattıkça problem çıkıyor. Verin mazbatayı bakalım işimize. Bu toplumun büyük bir yoksulluğu, işsizliği var mı? Okullarda, özellikle Esenyurt’ta büyük bir eğitim sorunu yaşamıyor muyuz? Sokaklarda, mahallelerde güvenlik sorunu yaşıyor muyuz? Çocuk yaşlara kadar uyuşturucu ve kötü alışkanlıklar sorunu yaşıyor muyuz? Bırakın seçimi, görevimizi verin işimizi yapalım.

    Büyükçekmece’de taşıma oy varmış? Yeni seçilmiş olsa tamam. Hasan Akgün 30 yıldır başkanlık yapıyor. Uydura uydura bir şeyler üretmeye çalışıyorlar. Değerli polisimi, devletimin güvenlik memurlarını yormasınlar. Adam gibi şu süreci netleştirsinler. Bir partinin grubu pelikanmış kuşmuş beni ilgilendirmiyor. Başarısız oldular diye bir milletin geleceğini tehlikeye sokmasınlar.

    “BAĞIRAN ÇAĞIRANDAN YORULDUK”

    Ekrem İmamoğlu ile cumhurbaşkanı çalışabilir miymiş? Benimle kim çalışamamış ki? Kapısını kapatsa penceresinden, penceresini kapatsa bacasından girerim. Benim huyumu biliyorlar. Cumhurbaşkanı ile anlaşırım diye korkuyorlar. Kendim için değil 16 milyon için istiyorum. Yorulduk. Bağıran çağıranlardan yorulduk. Konuşurken bile çocuklarımızın beni dinlediğini biliyorum.”

  • Büyükçekmece’nin ardından Esenyurt’ta da ‘seçim operasyonu’ başladı

    Büyükçekmece’nin ardından Esenyurt’ta da ‘seçim operasyonu’ başladı

    İBB Başkanı seçilmesine rağmen AKP’nin itirazları sonucu Ekrem İmamoğlu’na mazbatası hala verilmezken; polisin, Büyükçekmece’nin ardından Esenyurt’ta da bazı adreslere giderek sandık başkanları ve seçmenleri sorgulamaya başladığı ortaya çıktı. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’nı CHP adayı Ekrem İmamoğlu kazanırken; seçimlerin iptali için gerekçe arayan AKP iktidarı, bir haftadır Büyükçekmece’de başlattığı ‘seçim operasyonunu’ genişletiyor. Polisin, Büyükçekmece’nin ardınan Esenyurt’ta da bazı adreslere giderek sandık başkanları ve seçmenleri sorgulamaya başladığı öğrenildi.

    31 Mart Yerel Seçimleri’nde Esenyurt Belediye Başkanı seçilen CHP’li Mehmet Murat Çalık, mazbatasını alarak görevine başladı. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kesin sonuçları açıkladığı ilçede polisin bazı evlere giderek seçmen sayısını kontrol ettiği ileri sürüldü.

    Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’in haberine göre Esenyurt’taki Yusuf Özvatan Ortaokulu’nda, sandık başkanı olarak görev yapan Mehmet Sadık Çağış, polislerin kendi evine de gelerek seçmen sayısını sorguladığını söyledi.

    “POLİS EVİME GELDİ, TEDİRGİN OLDUM”

    Çağış, “Polis evime geldi. Esenyurt’ta Yusuf Özvatan Ortaokulu’nda 20345 No’lu sandık başkanıydım. Kimliklerimizi sordular. ‘Amacınız ne?’ dedim. Kimliklerini ve bir yazı gösterdiler. Hanımı ve çocukları sordu. Kaynanam da bizimle kalıyor. Onu da sordular ‘bizde kalıyor’ dedim” diye konuştu.

    Polislerin tavırlarından dolayı tedirgin olduğu belirten Çağış, “Evime geldikten sonra dışarıya çıkamadım. Ben engelliyim aynı zamanda bir ameliyat geçirdim. Tedirginlik yaşadım. Her gün seçim kuruluna gidiyordum ama o gün gidemedim” dedi.

  • Esenyurt’ta Ardahanlı Alevi ailenin düğününe ülkücü saldırı

    Esenyurt’ta Ardahanlı Alevi ailenin düğününe ülkücü saldırı

    İstanbul Esenyurt’takiArdahan Damal İlçesi Seyitören Köyü Cemevi Kültür Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği’nde, yapılan sünnet düğünü, kendilerini ülkücü olarak tanımlayan kişilerce slogan atıldığı gerekçesiyle saldırıya uğradı.

    İdialara göre, saldırı dün akşam saat 20.00 sıralarında Esenyurt’a bağlı Atatürk Mahallesi’nde bulunan Ardahan Damal İlçesi Seyitören Köyü Cemevi Kültür Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği’nde, Servet Topay’ın oğlunu sünnet ettirdiği düğün töreninde meydana geldi.

    İddiaya göre sünnet düğününde CHP Esenyurt ilçe başkanı Ali Gökmen’in konuşmanın ardından davetlilerin ‘Hak, Hukuk, Adalet’ sloganlarını atması, aynı binada oturan ‘ülkücüler’ tarafından bahane edilerek cemevi derneğinin elektrik şalterleri indirildi. Bununla birlikte üst katta oturanların bozkurt işaretleri yaparak, davetlilerin üzerine sert cisimler atması sonucu gerginlik tırmandı.

    Düğün davetlilerinin tepki göstermesi üzerine saldırgan grup farklı yerlerden insanlar toplayarak bu defa ellerinde sopa ve kesici aletlerle düğünü bastı. Saldırı sonucu 3 kişi vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.

    Olay yerine çağrılan polisin saldırganları engellemek yerine, saldırgan grupla birlikte düğün sahiplerini darp ettiği iddia edildi. Polisler yaşanan olay sonrasında düğünün sona erdirilmesini ve davetlilerin dağılmasını istedi. Düğünün dağılmaması durumunda düğün sahiplerinin gözaltına alınacağını anons etti.

    Düğün esnasında saldırıya uğrayan ve yaralanan davetliler, hastanede de aynı saldırgan grubun tehdit ve saldırılarına maruz kaldı.

    Olaylar esnasında video ve fotoğraf çekmeye çalışan bir genç ile engelli bir çocuk da polis tarafından gözaltına alınmak istendi. Davetlilerin yoğun tepkisi sonucu polisler gözaltı işleminden vazgeçtiler. Topay ailesi polisin herhangi bir koruma önlemi almadığını ve ailece tedirgin olduklarını ifade etti.

    (ARTIGERÇEK)