Etiket: garo paylan

  • HDP’li Paylan, tarihi manastırın ahır olarak kullanılmasına isyan etti!-VİDEO

    HDP’li Paylan, tarihi manastırın ahır olarak kullanılmasına isyan etti!-VİDEO

    PİRHA – HDP Milletvekili Garo Paylan, Muş ve Bitlis’teki tarihi manastır ve kiliseleri inceledi. Tarihi inanç mekanlarının günümüzde ahır olarak kullanıldığını gören Paylan, “Her türlü inanca böyle mi saygılısınız?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Muş ve Bitlis’teki tarihi Ermeni manastır ve kiliselerinde inceleme yaptı. Muş’taki Surp Marine Kilisesi, Surp Arakelots Manastırı, Surp Garabed Manastırı ve Surp Hovannes Manastırı’nda incelemelerde bulunan Paylan, Bitlis’e bağlı köylerdeki kiliselerin de durumunu inceledi.

    “VİCDANI SORGULAMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCU”

    Bin yılı aşkın süredir ayakta kalan ve bölgenin en önemli inanç merkezleri arasında sayılan Muş Surp Garabed Manastırı’nı ziyaret eden Paylan, karşılaştığı manzaranın son derece utanç verici olduğunu söyledi. Paylan, manastırın ayakta kalan son bölümünün ise ahır olarak kullanıldığını gördü.

    “Dünyanın neresinde bir inanç mabedi böylesi bir kadere terk edilmiştir? diye soran Paylan, “Hristiyanlara ait tarihi mabetlerinin ahır olarak kullanılmasında beis görmeyen vicdanı sorgulamak hepimizin boynunun borcu” dedi.

    “BÖYLE Mİ SAYGILISINIZ?”

    Garo Paylan, Muş Surp Garabed Manastırı’ndan iktidara seslenerek şunları söyledi:

    “Muş’un kültürel varlıklarının en önemlilerinden biri olan Surp Garabed Manastırı’nın bin yılı aşkın hikayesi var. Ancak bugün Surp Garabed Manastırı’nın mabedi ahır olarak kullanılıyor. ‘Her türlü inanca saygılıyız’ diyen AKP iktidarına buradan sesleniyorum: Her türlü inanca böyle mi saygılısınız? Hristiyanların mabetlerini ahır olarak kullandırarak mı inançlara saygılısınız?”

    Bu konuda derhal adım atılması için girişimde bulunacağını belirten Paylan, “Hükümete buradan çağrı yapıyorum. Derhal bu tarihi tapınağı korumak için gerekli tedbirleri alın. Bu konuda birlikte çalışalım.”

    MANASTIRIN TAŞLARINI SATMAYA ÇALIŞTILAR!

    Surp Garabed Manastırı üzerine kurulan köyde yaşayanlar, bölgede incelemelerde bulunan Paylan’a manastırın taşlarını satmaya çalıştı. Köylüler, manastıra ait büyükçe bir taşı Paylan’a göstererek, “Bunu satalım size” dedi. Paylan, “Siz bunlara para gözüyle mi bakıyorsunuz? Asıl hazine bu manastırın ayağa kaldırılması, bunu unutmayın” dedi.

    PAYLAN’DAN KORUMA ÇAĞRISI

    Garo Paylan, hükümeti tarihi kilise ve manastırların korunması konusunda harekete geçmek için uyararak tespitlerini TBMM gündemine taşıyacağını aktardı. Paylan, incelemelerde bulunduğu tüm kilise ve manastırlarda ibadet edip yaşamını yitirenlerin anısı için mum yaktı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Suruç’ta IŞİD’in katlettiği Duygu Tuna, Cemil Yıldız ile İsmet Şeker anıldı-VİDEO

    Suruç’ta IŞİD’in katlettiği Duygu Tuna, Cemil Yıldız ile İsmet Şeker anıldı-VİDEO

    PİRHA-Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren Duygu Tuna, Cemil Yıldız ile İsmet Şeker, İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki mezarları başında anıldı. Anma programında konuşan İHD İstanbul Şubesi Başkanı Av. Gülseren Yoleri, “Suruç katliamı barış umutlarına vurulan bir darbeydi. Ülkenin yüzünü tekrar çatışmaya, savaşa döndüğünün bir ispatıydı. Sonrasında yaşananlar da bunu doğruladı” dedi.

    Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suruç’ta gerçekleştirdiği katliamda hayatını kaybeden Duygu Tuna, Cemil Yıldız ile İsmet Şeker, katliamın 7. yılında İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki mezarları başında anıldı. Anmaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Başkanı Av. Gülseren Yoleri, CHP ve HDP Sultangazi ilçe yönetimi ile çok sayıda kişi katıldı. “Suruç için adalet, herkes için adalet”, “Suruç’u unutma, unutturma”, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganlarının da atıldığı anma programında ilk olarak Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız söz aldı.

    “ONLAR TARİHİN EN TEMİZ SAYFALARINA YAZILDILAR”

    Suruç Katliamı’nın 7. yılında acılarının hala taze olduğunu söyleyen Sultan Yıldız, “Bugün Suruç Katliamı’nın 7. yılı. İnanın acılarımız hala aynı. Sanki katliam yeni olmuş gibi. Çok üzgünüz ama üzüntümüzü öfkeye çevirmeye çalışıyoruz. Onları asla unutmayacağız. Mücadelelerini devam ettireceğiz. Onlar kimseye bir şey yapmadı. Ama içlerinde bomba patlattılar. Kurban bayramında 33 cenazeyi bize gönderdiler. Onlar tarihin en temiz sayfalarına yazıldılar. Şunu unutmasınlar ki bu davadan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    “SURUÇ İÇİN ADALET HERKES İÇİN ADALET”

    İsmet Şeker’in kızı Dilek Şeker ise adalet mücadelelerine devam edeceklerini belirtirken, “7 yıldır mezar başlarındayız. Babalarımızı, kardeşlerimizi bu temmuz sıcağında katlettiler. İki karakolun arasında hain bir bomba saldırısına göz yumdular. Bile bile ateşe attılar. Bizim için 20 Temmuz’un anlamı çok büyük. Çünkü onlar Kobane’ye oyuncak, kalem götürecek; hastane, park yapacaklardı. Onların yolundan devam ediyoruz. Adalet mücadelesindeyiz. “Suruç için adalet herkes için adalet” diyeceğiz. Suruç’a adalet gelirse Diyarbakır ve 10 Ekim de dahil bütün katliamlara adalet gelecek” ifadelerini kullandı.

    “ZALİMLERİN HESAP VERME GÜNÜ YAKINDIR”

    Suruç Katliamı öncesi devam eden çözüm sürecini hatırlatan HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan ise şöyle konuştu:

    “Türkiye’de yüz yılı aşkın süredir düşmanlık politikalarını sürdürerek iktidarlarını devam ettiriyorlar. Düş yolcuları bu düşmanlığı sona erdirmek; Kürt ve Rojava’da karanlığa karşı mücadele eden halklar ile dayanışmak için yola çıktılar. Ama onlar yola çıktığında zalimler de planlarını yapmışlardı. Bu buluşmayı engellemek istiyorlardı. Maalesef düş yolcularının arasına bombayı gönderdiler ve yoldaşlarımızı aramızdan aldılar. Bir çözüm süreci yürütülüyor, umutlarımız büyüktü. Umutlarımızı elimizden almak için böyle bir karanlığı o gün yeniden başlattılar. 7 yıldır bu ülkede ne huzurumuz ne refahımız var. Hep beraber kaybediyoruz. Zalimlerin hesap verme günü yakındır. O gün gittikçe yaklaşıyor. O karanlığı üzerimize gönderen zalimler yakında hesap verecekler.”

    “SÖZ VERİYORUZ TOPLUMSAL BARIŞI SAĞLAYACAĞIZ”

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da “Suruç’tan önce Mersin ve Diyarbakır’da küresel vahşet örgütünün eylemleri gerçekleşti. Daha sonra 10 Ekim’de Gar Katliamı gerçekleşti. 1 Kasım’da da AKP’nin tek başına iktidar olduğu bir seçim süreci var. Aslında 20 Temmuz ve öncesi planlanmış, engellenmemiş katliamlardı. Açık kaynaklardan kimlerin eyleme hazırlandığı belliydi. Herkesin arandığı bir ortamda adeta oraya gönderilen vahşi bir eylemcinin bombalı saldırısı gerçekleşti. Bugüne kadar da adalet sağlanmadı. Hiçbir katliamda adalet sağlanmadı. Halklar arasında dayanışma ve barışı sağlayacağımıza söz veriyoruz. Toplumsal barışımızı sağlayacağız” dedi.

    “SURUÇ, BARIŞ UMUTLARINA VURULAN BİR DARBEYDİ”

    İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri ise dava süreçlerine değinerek, şunları kaydetti:

    “Suruç bu ülkede ilk katliam değildi. Diğerleri gibi tesadüf olmadığını da biliyoruz. Önceden organize edildiğini kamuoyu biliyor. Fakat yargı eliyle sağlanan cezasızlık katliamların devamını getiriyor. Suruç Katliamı barış umutlarına vurulan bir darbeydi. Ülkenin yüzünü tekrar çatışmaya, savaşa döndüğünün bir ispatıydı. Sonrasında yaşananlar da bunu doğruladı.”

    ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş da “Onları oraya götüren şey Gezi’nin ayaklanmacılığını, değişimciliğini, isyancılığını Rojava devriminin birikimiyle buluşturmaktı. Türkiye ve Kürdistan halklarına birlikte yaşam umudunu göstermek için yola koyuldular” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • HDP’li Paylan’dan TÜİK’e tepki: ‘Enflasyonu düşük göster’ talimatını veren kimdir?

    HDP’li Paylan’dan TÜİK’e tepki: ‘Enflasyonu düşük göster’ talimatını veren kimdir?

    PİRHA- TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına tepki gösteren HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, “TÜİK’e “enflasyonu düşük göster” talimatını veren kimdir?” diye sordu.

    Haziran ayı enflasyon oranları açıklandı. TÜİK’e göre Haziran’da enflasyon yıllık yüzde 78.62, aylık yüzde 4.95 arttı. ENAG ise enflasyonu yıllık 175,55 açıkladı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Paylan’ın verdiği önergede, “Kamu emekçilerinin maaşları ve emekli aylıklarına yapılacak zamda TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları esas alınmaktadır. Milyonlarca kamu emekçisi ve emekliyi etkileyecek olan TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının çarpıtılmış olduğuna dönük haklı şüphe, kamuoyunda öfke yaratmaktadır” ifadelerine yer vererek, şu soruları sordu:

    “*TÜİK’in enflasyon rakamlarına kimsenin inanmadığının farkında değil misiniz?

    *TÜİK’e “enflasyonu düşük göster” talimatını veren kimdir?

    *Halkın enflasyonunun, TÜİK’in enflasyonunun en az iki katı olduğunun farkında mısınız?

    *Enflasyonu düşük gösterip, halka düşük zam vererek, halkın alım gücünü bitirdiğinizin farkında mısınız?”

    PİRHA/ANKARA

  • Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri’nden nefret diline tepki

    Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri’nden nefret diline tepki

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’a yönelik nefret söylemlerine ve Gezi davasında çıkan karara dair açıklama yapan Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri, “İleri Demokrasi’’ söylemleri ardına sığınıp her fırsatta kin ve nefret tohumları ekerek mazlum halkları hedef haline getiren, halkları birbirine düşman etmek isteyen anlayışı bir kez daha kınıyoruz” denildi.

    Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’a yönelik nefret söylemlerine ve Gezi davasında çıkan karara dair açıklama yaptı.

    Orwel’in “Düşünce Dili Çürütürse; Dil de Düşünceyi Çürütür” sözüne atıf yapılan açıklamada, “Zira dil aracılığıyla zihinler kontrol altında tutulmak istenir. Nefret söylemleri ise egemenlerin kullandığı ve özünde ırkçılığı, cinsiyetçiliği, ayrımcılığı barındıran çürümüş düşüncelerin sonucudur. Muhalifleri kontrol altına almak ve yok etmek için kullanılan en etkili yöntem ise düşünceyi çürütmektir. Önyargılar üzerinden kurulan  nefret söylemlerinin, nefret suçlarına, linç girişimlerine ve  katliamlara evrildiğine tarih boyunca hep tanık olduk. Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Madımak, Gazi, Gezi, 6- 7 Eylül Olayları, Tahir Elçi ve Hrant Dink’in katledilmesi bunlardan sadece bazılarıdır” denildi.

    “KILIÇDAROĞLU NEZDİNDE ALEVİLER HEDEF GÖSTERİLMİŞTİR!”

    Her gün Alevilere, Kürtlere, Ermenilere, kadınlara, emekçilere ve hak mücadelesi veren tüm kesimlere yönelik nefret söylemlerinin olduğunun altı çizilen açıklamanın devamında, “Alevilere yönelik imha politikaları, Osmanlı döneminde fetvalarla başlatılmış ve mumsöndü gibi akla zarar iftiraların çoğu günümüze kadar sürdürülmüştür. Öyle ki bu iftira ve nefret söylemleri, Kılıçdaroğlu nezdinde tüm Aleviler hedef gösterilerek alenen yapılır hale getirilmiştir. Nefret suçlarının devam etmesinin tek nedeni vardır; o da geçmişte yapılan katliamların hesabının  verilmemesidir” ifadeleri yer aldı.

    “GARO PAYLAN YALNIZ DEĞİLDİR!” 

    HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan’ın hedef gösterilmesine de tepki gösterilen açıklamada, şunlar vurgulandı:

    “24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünde Garo Paylan’ı hedef alarak yapılan saldırılar da bu nefret söylemlerinin sonucudur. Yüzleşilmeyen her katliam, her nefret suçu, bir sonrakini meşru kılmak içindir. Biz bu zihniyetin Hrant Dink’i hedef gösteren zihniyetle aynı olduğunu biliyoruz. Hak savunucu Garo PAYLAN yalnız değildir.”

    GEZİ HAKİKATTİR, HEPİMİZ GEZİDEYDİK !

    Gezi davasına da yer verilen açıklamada, “Gezi Parkındaki direnişçileri ‘’çapulcular’’ diyerek hedef gösteren, bu haklı duruşu ‘’birkaç ağaca indirgeyen’’ zihniyete karşı, tüm farklılıklarımız ve renklerimizle ülkesine  sahip çıkan bireyler olarak, ağırlaştırılmış müebbet alan Osman Kavala ve tüm Gezi Direnişçileri’nin yanındayız. Hepimiz Gezi’deydik, Gezi bu ülkenin hakikatidir, Hakikat yargılanamaz” denildi.

    Açıklamada son olarak, “İleri Demokrasi’’ söylemleri ardına sığınıp her fırsatta kin ve nefret tohumları ekerek mazlum halkları hedef haline getiren, halkları birbirine düşman etmek isteyen anlayışı bir kez daha kınıyoruz. Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri  her zaman, her koşulda demokrasi, özgürlük, laiklik ve hakikat mücadelesinden asla vaz geçmeyeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Zorunlu askerliğini yaparken öldürülen Sevag Şahin Balıkçı mezarı başında anıldı-VİDEO

    Zorunlu askerliğini yaparken öldürülen Sevag Şahin Balıkçı mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zorunlu askerliğini yaptığı Batman’da Ermeni soykırımının 96. yıl dönümünde öldürülen Sevag Şahin Balıkçı Şişli Ermeni Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Sevag’ın babası Garbis Balıkçı’da bu sabah hayatını kaybetti. Anmada konuşan HDP Milletvekili Garo Paylan, “Ermeni soykırımı büyük bir suçtu ama belki ondan daha büyük bir suç ise 107 yıllık inkârdır. Bizler susarsak soykırımcı zihniyet suç işlemeye devam eder” dedi.

    Ermeni soykırımının 96. yıl dönümünde zorunlu askerlik görevini yaptığı Batman’da 24 Nisan 2011 günü başka bir asker tarafından öldürülen Sevag Şahin Balıkçı, ölümünün 11. yılında İstanbul Şişli Ermeni Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Sevag’ın babası Garbis Balıkçı ise oğlunun ölüm yıl dönümünde bu sabah ikamet ettiği İstanbul Kınalıada’daki evinde hayatını kaybetti. Mezar başındaki anmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Rakel Dink, Arat Dink de katılırken, Paylan dini ayinin ardından bir konuşma da yaptı.

    “SOYKIRIMDAN DAHA BÜYÜK BİR SUÇ İSE 107 YILLIK İNKÂRDIR”

    “Bugün Ermeni halkının yas günü” diyerek konuşmasına başlayan Paylan, soykırım ile 107 yıldır yüzleşilmediğini söyledi. Paylan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bundan tam 107 yıl önce bugün dönemin cuntasının emriyle 250’den fazla Ermeni aydın, siyasetçi, yazar evlerinden gözaltına alınarak, Ankara ve Çankırı Ayaş’a sürüldüler ve katledildiler. Bu Ermeni halkının büyük felaketinin, soykırımının başlangıç günüydü. O günden sonra çıkarılan sürgün yasasıyla Ermeni halkı köylerinden, kasabalarından, illerinden sürüldüler. Büyük çoğunluğu daha şehrin dışına varamadan katledildi. Bu bir soykırımdı. Maalesef 107 yıldır bu büyük suçla yüzleşilmedi.

    Ermeni soykırımı büyük bir suçtu ama belki ondan daha büyük bir suç ise 107 yıllık inkârdır. Cezasız kalan suçlar tekrarlar. Canımız Hrant Dink’i aldılar aramızdan. Bundan 11 yıl öncede canımız kardeşimiz Sevag Balıkçı’yı askerlik görevini yaparken, ırkçı bir cinayetle aramızdan aldılar. Onu öldüren tetikçi miydi? Hayır değil. Bir zihniyetti. Rakel Dink’in de dediği gibi bebeklerden katil yaratan zihniyetti o tetiği çektiren.”

    “SUSARSAK SOYKIRIMCI ZİHNİYET SUÇ İŞLEMEYE DEVAM EDER”

    Paylan, 24 Nisan Platformu’nun bu akşam Beşiktaş’ta yapmayı planladığı açıklamanın İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmasına da değinirken; “Maalesef ülkemiz yeni bir karanlık iklime girmiştir. Pek çok suçu, günahı konuşabilen bir Türkiye’den yeniden konuşamayan, susan bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz. Geçmişlerimizi anamayan bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz. Bu akşamki anmamızda valilik kararıyla yasaklandı. Yeniden susmamızı istiyorlar. Ama emin olun bizler susarsak soykırımcı zihniyet suç işlemeye devam eder. Susmak hiçbirimizi iyi bir yere götürmez. Tam tersine konuşmak, yüzleşmek, adaletle buluşmaya ihtiyacımız var.

    Susmayalım, konuşalım, yüzleşelim, helalleşelim, barışalım. Aksi takdirde kötülük her yanı saracak. Bu sabah büyük bir acı haber daha aldık. Sevag’ın babası Garbis Balıkçı 11 yıldır yüreğindeki bu sabah artık daha fazla katlanamayarak yenildi. Bu sabah Garbis Balıkçı’yı kaybettik. 11 yıldır adalet bekliyordu. Adaletten uzak olduğumuz noktada Garbis Balıkçı’yı da bir 24 Nisan günü kaybetmiş olduk” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • HDP, emekli ikramiyelerinin 5 bin TL olması için yasa teklifi verdi-VİDEO

    HDP, emekli ikramiyelerinin 5 bin TL olması için yasa teklifi verdi-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, yaklaşan bayram öncesi emeklilere verilecek olan ikramiyenin 5 bin TL olması için kanun teklifi verdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), bayram öncesi emekli ikramiyelerine yapılacak olan zam oranına ilişkin kanun teklifi verdi.

    Emekli ikramiyelerinin 5 bin TL’ye çıkarılması için Meclis’e kanun teklifi sunan HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, HDP Ekonomi Komisyonu üyesi milletvekilleriyle birlikte konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi.

    “İKRAMİYELER 5 BİN TL OLMALI” 

    Emeklilerin bayram ikramiyesi konusunda büyük beklentilerinin olduğunu dile getiren Paylan, “Bu beklentinin iktidar tarafından karşılanması için bizler de bir çağrı yapmak istiyoruz ama bu çağrıya kulak vermeyeceklerini bildiğimiz için de Meclis’e bir yasa teklifi sunduk. Emekli bayram ikramiyelerinin bu bayramda ve Kurban Bayramı’nda 5 bin TL olarak belirlenmesi için bir yasa teklifi sunduk” diye konuştu.

    “65 YAŞ ÜSTÜNE DE İKRAMİYE ÖNERİSİ VERDİK”

    Paylan, kanun teklifleriyle en düşük emekli maaşının 5 bin TL’ye yükseltilmesini, yaşlılık aylığı alan 65 yaşın üzerindeki vatandaşlara da her iki bayramda 5 bin TL ikramiye verilmesini önerdiklerini söyledi.

    “HALKIN ENFLASYONU ŞU ANDA YÜZDE 150’NİN ÇOK ÜZERİNDE”

    Türkiye’nin küresel emeklilik endeksinde 43 ülke arasında 39’uncu sırada olduğunu ifade eden Paylan, “Emeklilerimizin yaşam standartlarını yükseltmeliyiz. Siyasi partilerin bayram öncesi bunu yasallaştırmak için girişimleri sürdüreceğiz” dedi.

    Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Paylan, her geçen gün artan enflasyon oranlarına değinerek; “TÜİK’e alternatif çalışma yapanlara 3 yıllık hapis cezası öngören bir teklif sızdı. Konuya ilişkin neler söyleyeceksiniz” sorusuna şu yanıtı verdi: “TÜİK enflasyonu var şu anda yüzde 61 olarak gözüküyor. Bir de çarşı-pazarın enflasyonu var. Bizim tespitlerimize göre enflasyon yıllık en az yüzde 150’lerde. Yurttaşlarımız çarşı ve pazara çıktığında fahiş fiyatlarla karşılaşıyor. Halkın enflasyonu şu anda yüzde 150’nin çok üzerinde ama TÜİK ise yüzde 61 ilan ediyor. Çünkü TÜİK’in açıkladığı enflasyona göre işçiye, memura, emekliye zam veriliyor. Bu zamlarla düşük kaldığı için işçinin emekçilerin, emeklinin alım gücü düşüyor. Biz ENAG gibi kurumların enflasyona ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ENAG’ın açıkladığı enflasyon halkın enflasyonu olduğunu düşünüyoruz. Şu anda ülke hiperenflasyona gidiyor. TÜİK’in açıkladığı rakamlar hakikati açıklamıyor” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Ermeni ve Rum Patrikhanesi’nin bir statüsü yok, Cemevlerinin statüsü yok, hak mıdır bu?’- VİDEO

    ‘Ermeni ve Rum Patrikhanesi’nin bir statüsü yok, Cemevlerinin statüsü yok, hak mıdır bu?’- VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Garo Paylan, Meclis Genel Kurulu’nda ‘Diyanet Akademisi’ne ilişkin konuştu. Paylan, “Bu ülkede Hristiyanlar, Museviler, Aleviler, hatta inanmayanlar vergi veriyorlar ama bu vergiler tek bir inanca harcanıyor. Bu adaletsiz bir durumdur. Dini devletin tasallutundan kurtarmak lazım. Yapmamız gereken Diyanet İşlerini bir koordinasyon kuruluna çevirmek ve denetimini yapmak” dedi. 

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı, Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, dün kabul edilen Diyanet Akademisi kurulması ile ilgili kanun hakkında Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak konuşma yaptı.

    Paylan konuşmasında, devletin tüm inançlara karşı eşit mesafede durması gerektiğini anımsatarak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir koordinasyon kuruluna çevrilmesi ve denetiminin şeffaf şekilde yapılması gerektiğini aktardı.

    “VERGİLER TEK BİR İNANCA HARCANIYOR”

    Demokratik bir devletin kapsayıcı kurumları olması ve devletin herkese hizmet etmesi gerektiğini söyleyen Paylan, “Bizim de bir Diyanet İşleri Başkanlığımız var. Eğer, şimdi bir kişi çıkıp, ‘Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye’deki tüm inançlara hizmet ediyor’ derse ben, şu anda bu konuşmamı derhâl durdurabilirim ama durum öyle değil. Diyanet İşleri Başkanlığı şu anda yalnızca İslam inancına ve onun yalnızca bir mezhebine hizmet ediyor. Oysa hepimiz bu devletin hizmetlerini karşılaması için vergi veriyoruz. Ben bir Ermeni Hristiyan yurttaş olarak vergi veriyorum. Bu ülkede Hristiyanlar, Museviler, Aleviler hatta inanmayanlar vergi veriyorlar ama bu vergiler tek bir inanca harcanıyor. Bu doğru mudur, bu hak mıdır? Bence değil” şeklinde konuştu.

    “BU YASAYA EVET DİYENLERE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”

    Vergilerin tek bir inanca harcanmasının adaletsizlik olduğunu vurgulayan Paylan, “Her din adaleti vaaz ediyor. Burada siz bir adalet görüyor musunuz? Bence görmemeniz lazım. Bakın, zorunlu din dersi vardı. Ben de zorunlu din dersinde İslam inancını dinlemek için o sınıfta bulunmak durumunda kaldım ve hoca şunu anlattı; ‘Her günahı Allah affedebilir ama bir şeyi affetmez; kul hakkını affetmez’ Bakın, açıkça söylüyorum buradaki bürokratlara ve sizlere, bu yasa teklifine de ‘evet’ deyin ben, sizlere hakkımı helal etmiyorum, hakkımı helal etmiyorum” dedi.

    “DİĞER İBADETHANELERE NEDEN STATÜLERİNİ VERMİYORSUNUZ?”

    Söz konusu yasanın gerekçesinde, ‘İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak işlerini; din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek’ yazdığını anımsatan Paylan şöyle devam etti:

    “Peki, böyle bir hizmet var, ne güzel. Ermeni Patrikhanesi’nin de aynı amacı var Rum Patrikhanesi’nin de aynı amacı var, Cemevlerinin de aynı amacı var. Siz Ermeni Patrikhanesine daha statü vermediniz, statüsü yok. Rum Patrikhanesi’nin bir statüsü yok, Cemevlerinin statüsü yok bu ülkede. Hak mıdır bu arkadaşlar, adalet midir?

    “NEDEN CEMEVLERİNİN ELEKTRİĞİNİ BU DEVLET ÖDEMİYOR?”

    Devam ediyor, ne diyor biliyor musunuz? ‘Din hizmetlerinin çağın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde yürütülmesi ancak nitelikli din görevlileriyle mümkündür ve bunları eğitmemiz lazım’ diyor. Çok güzel, çok doğru. Tayyip Erdoğan da ‘Dindar nesil yetiştirmek istiyorum’ diyor. Ermeni Patrikhanesi de dindar bir nesil yetiştirmek istiyor, Ermenilerin dindar olmasını istiyor, bunun için mücadele veriyor. Peki, Ermeni Patrikhanesinin ruhban okulu açmasına niye izin vermiyorsunuz? Rum Patrikhanesi de Rumların dindar yetişmesi için mücadele veriyor, aynı buradaki amaçlar doğrultusunda, neden Rum Patrikhanesi’nin ruhban okulunu açmasını ve kendi cemaatini dindar yapmasına izin vermiyorsunuz? Neden cemevlerinin bu anlamda önünü kesiyorsunuz? On binlerce caminin elektriğinin faturasını devlet ödüyor da niye 50-100 tane kilisenin, 30-40 tane havranın elektriğini bu devlet ödemiyor? Neden cemevlerinin elektriğini bu devlet ödemiyor? Burada bir hak, adalet görüyor musunuz?” ifadelerini kullandı.

    “DİNİ DEVLETİN TASALLUTUNDAN KURTARMAK LAZIM”

    Osmanlı’da her cemaatin, her inancın kendi örgütlenmesini yaptığını belirten Paylan, “50 bin tane imamın maaşını veriyorsunuz, 200 papazın maaşını da verin demiyoruz biz. Onu biz karşılıyoruz, biz örgütlenmişiz. Ermeni toplumu örgütlenmiş, vakıflarını kurmuş, cemaat bağışlarda bulunuyor, papazımızın maaşını veriyoruz. Orada cem ediyoruz, bir araya geliyoruz, bu bir örgütlülüktür. Osmanlı’da İslam dini de örgütlüydü. Her mahallede, her ilçede vakıf vardı, kendileri topluyorlardı maaşlarını, caminin ihtiyaçlarını karşılıyorlardı, imamın maaşını veriyorlardı icabında. Neden böyle bir örgütlülük olmasın? Neden devlet tek bir inanca hizmet etsin? Bakın, her şeyi devlete bırakırsanız din devletleşir; doğru değil. Dini devletin tasallutundan kurtarmak lazım. Yapmamız gereken Diyanet İşlerini bir koordinasyon kuruluna çevirmek, bir koordinasyon kurulu olmalı, denetim yapmalı.

    “HALKIN DİNİ ÖRGÜTLENMESİNİN ÖNÜNÜ AÇALIM”

    Halk kendisi örgütlenmeli, bu örgütlülüğün önünü açalım. O zaman göreceksiniz, halk daha çok dinine sahip çıkacak, daha çok camisine, kilisesine, havrasına, cemevine sahip çıkacak. Bu yanlıştır, hak değildir, adalet değildir. Bu açıdan hepinizi kul hakkını tekrar düşünmeye, adaletli bir düzen kurmaya çağırıyorum; hak için, adalet için” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’li Paylan, yaşanan enerji krizini Meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Paylan, yaşanan enerji krizini Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Garo Paylan, enerji alanında yaşanan kısıtlamalara ve uluslararası sorunlara dikkat çekerek, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi. Paylan verdiği önergede; “Enerji krizi nedeniyle oluşan zararları nasıl karşılayacaksınız?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, enerji alanında yaşanan kısıtlamalara ve yaşanan uluslararası sorunlara dikkat çekerek, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi.

    Paylan, verdiği önergede enerji alanında yaşanan kısıtlamalara ve uluslararası sorunlara vurgu yaparak, Bakan Dönmez’e, ‘Ülkeyi enerji krizine soktunuz. İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?’ diye sordu.

    “BÜYÜK BİR ENERJİ KRİZİ YAŞANMAKTADIR”

    Paylan’ın Meclis’e verdiği soru önergesinin tam metni şu şekilde:

    “TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA,

    Aşağıdaki sorularımın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Fatih DÖNMEZ tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

    Sanayide büyük bir enerji krizi yaşanmaktadır. Türkiye’deki tüm organize sanayi bölgelerinde elektrik ve doğalgaz yokluğundan dolayı üretim durma noktasındadır.

    İran doğalgazının kesilmesi sonrasında, BOTAŞ tarafından doğalgazda getirilen yüzde 60 oranındaki kısıtlamayı, TEİAŞ tarafından yapılan belirli günler için tam günlük elektrik kısıntısı takip etmiştir.

    Elektrik ve doğalgaz kesintileri nedeniyle; üretimde, ürün tedarikinde ve ihracatta ciddi bir kriz yaşanmaktadır.

    Enerji arzının sürekliliği, sanayi üretimi açısından olmazsa olmazdır. Böylesi ciddi kesintiler ülkemizde enerji güvenliğinin kalmadığı yönünde endişelere neden olmaktadır.

    “ENERJİ KRİZİ NEDENİYLE OLUŞAN ZARARLARI NASIL KARŞILAYACAKSINIZ?”

    Bu bağlamda,

    -Ülkeyi enerji krizine soktunuz. İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?

    -İran’ın gazı kesme olasılığına karşı neden B Planınız yoktu?

    -Enerji krizi nedeniyle oluşan zararları nasıl karşılayacaksınız?

    -Ukrayna krizinin derinleşmesi durumunda enerji güvenliği için bir hazırlığınız var mı?

    -Konutlarda elektrik ve doğalgaz kesintisi yapmayacağınıza nasıl güveneceğiz?”

    PİRHA/ANKARA  

  • HDP’li Paylan, Diyarbakır’da esnafı ziyaret etti -VİDEO

    HDP’li Paylan, Diyarbakır’da esnafı ziyaret etti -VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, Diyarbakır’da esnafları ziyaret etti. Son süreçte gelen fahiş zamlara tepkisini dile getiren Diyarbakırlı esnaflar; “İnsanların geliri artmazken faturalar, masraflar, fiyatlar durmadan artıyor. Elektrik faturası geçen ay 300 lira, bu ay 700 lira geldi. Yatırmayacağım, trafoyu komple yakacağım” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, Diyarbakır’da esnafları ziyaret etti.

    Esnafın ekonomik sorunlarını dinleyen Paylan, zamlarla birlikte fahiş miktarlara ulaşan faturalarla ilgili olarak, esnafın artık şikâyet etmediğini isyan ettiğini dile getirdi. Zamların geri alınması ve özelleştirilen tüm elektrik üretim-dağıtım şirketlerinin kamulaştırılması gerektiğini de vurgulayan Paylan, elektrik ve doğalgazın ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olarak sağlanması gerektiğini söyledi.

    “BÖYLE BİR ARTIŞI KARŞILAYACAK EKONOMİK GÜCÜMÜZ YOK”

    Ziyaret sırasında dükkânına gelen Paylan’a son iki elektrik faturasını gösteren Sanayi Sitesi esnaflarından birisi yaşadığı ekonomik sıkıntıları şu şekilde aktardı:

    “Geçen yıl gelen son fatura 2 bin 59 TL idi, bu yılın ilk faturası 4 bin 159 TL. Faturamız yüzde yüz arttı, işlerimiz yüzde yüz düştü. Böyle bir artışı karşılayacak ekonomik gücümüz yok şu anda. Gelip ödesinler bu faturayı. İnsanların geliri artmazken faturalar, masraflar, fiyatlar durmadan artıyor. Ama müşteriye yansıtamıyoruz. İşimizi çevirebilmek için sürekli maliyetinin altına satış yapıyoruz. Kar edemediğimiz için de masraflarımızın altında kalıyor gelirimiz. Biz bu faturaları ödeyemeyeceğiz. Borçlu olmadığımız yer yok. Türkiye uçuyor diyorlar, onların hayal dünyasında uçuyor herhalde.”

    “YATIRMAYACAĞIM, TRAFOYU KOMPLE YAKACAĞIM”

    Yeraltı Çarşısı’nda ki esnaflarla da bir araya gelen Paylan’a çarşıda çalışan bir yurttaş ise şunları söyledi:

    “Özgürlük burada vekilim: 700 lira! 80 lira yevmiyeye çalışıyorum. Elektrik faturası geçen ay 300 lira, bu ay 700 lira geldi. Yatırmayacağım, trafoyu komple yakacağım. Vallahi bundan dolayı içimden gelmiyor çalışmak.”

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • TÜİK’in enflasyon açıklamasına tepkiler: Daha fazla hayat pahalılığı demek!

    TÜİK’in enflasyon açıklamasına tepkiler: Daha fazla hayat pahalılığı demek!

    PİRHA-Aylık ve yıllık enflasyon verilerini açıklayan TÜİK’e tepkiler sürüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Bu daha az üretim, daha fazla hayat pahalılığı demek” şeklinde bir paylaşım yaparken; HDP Milletvekili Garo Paylan, “Halkın enflasyonu bu rakamların en az iki katı. Bu iktidarla geçen her gün yoksullaşıyoruz. Derhal seçim!” dedi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) Aralık 2021’de yüzde 13,58 artarken, yıllık bazda ise yüzde 36,08’i bularak, 2002 yılından beri en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

    Bağımsız sosyal bilimcilerin kurduğu Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre enflasyon aralık ayında yüzde 19,35 arttı. ENAG, enflasyondaki yıllık artışı da yüzde 82,81 olarak açıkladı.

    KILIÇDAROĞLU: DAHA AZ ÜRETİM, DAHA FAZLA HAYAT PAHALILIĞI DEMEK

    TÜİK’in enflasyon açıklamasına ise tepkiler gelmeye devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda ‘hayat pahalılığına’ dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

    “TÜİK yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 36,08 seviyesinde ilan etti. Makyajladıkları rakamlarda bile üretici enflasyonu yüzde 80’e dayanmış. Bu daha az üretim, daha fazla hayat pahalılığı demek. Ey Saraydaki ekonomi dehası, dokunduğun her şeyi eline yüzüne bulaştırdın!

    Bu arada metal sanayicileri, emekçilere %17 zam teklif etmişsiniz. Bu TÜİK’ten bile beter teklifinizi not ettik. Köleniz değildir emekçiler, bu gayriciddi tavrınızdan hemen vazgeçin ve emekçilerin alın terlerinin karşılığını verin. Pazarlıkları yakından izliyoruz, bilginiz olsun.”

    PAYLAN: HALKIN ENFLASYONU TÜİK’İN EN AZ İKİ KATI

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da gerçek enflasyonun TÜİK’in açıkladığı oradan daha fazla olduğunu söyledi.

    Paylan, “TÜİK bile, aylık enflasyonu %13,58 yıllık enflasyonu %36,08 olarak açıkladı. Halkın enflasyonu bu rakamların en az iki katı… Bu iktidarla geçen her gün yoksullaşıyoruz. Derhal seçim! Asgari ücret zammını daha işçinin cebine girmeden geri aldı bu vicdansızlar. Enflasyon en adaletsiz vergidir. “Kur garantili mevduata” parasını yatıranlar bir haftada %20 faiz kazandı. Maaşlar zamlarla eridi gitti. Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu saçmalığa derhal son verin!” paylaşımını yaptı.

    BAŞ: ÇALDIKLARINI GERİ ALACAĞIZ!

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş‘ın tepkisi ise “Zamlar ve açıklanan enflasyon gösteriyor ki… Saray iktidarı emekliye, dar gelirliye, plazalarda çalışanlara, işçiye, memura savaş açmış durumda. Amaçları; servetlerini büyütmek ve iktidarda kalmak. Biz de çok netiz: 1-İktidardan indireceğiz. 2-Çaldıklarını geri alacağız” şeklinde oldu.

    SÖNMEZ: TAHMİNİMİZE YAKIN GELDİ

    TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranının tahminlerine yakın olduğunu kaydeden iktisatçı Mustafa Sönmez de “Tahminimize yakın geldi: Aylık TÜFE %13,58 12 aylık TÜFE %36,08 Mayıs 2003’ten beri ilk kez 12 aylık TÜFE %30’u aştı. Rekor: 1995 Ocak %125,9 Nisan 2001’den beri ilk kez aylık TÜFE %10’u aştı. Rekor: Çiller dönemi 1994 Nisan %23,4” ifadelerini kullandı.

    YILDIRIM: GIDADA REKOR ENFLASYON!

    Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım ise gıdada rekor enflasyon olduğuna dikkat çekti. Şunları söyledi:

    “Gıdada rekor enflasyon – Üretimsizliğin, dışa bağımlılığın, beceriksizliğin faturası -TÜİK’in 2021 gıda enflasyonu %43,80 – Aralık ayı gıda enflasyonu % 15,99 – Yıllık enflasyon yüzde 36,08 – Üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 79,89, aylık yüzde 19,08 arttı.”

    BÖKE: TEK ADAM REJİMİ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ

    CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” şeklindeki değerlendirmesine atıfta bulunarak, “Tek adam rejimi sebep, fırlayan enflasyon ve ekonomik yıkım sonuç!” paylaşımı yaptı.

    AĞBABA: TEK ADAM DÜZENİNİN SONUÇLARINI YAŞIYORUZ

    CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Böke’nin paylaşımına benzer bir paylaşım yaparak, “TÜİK’e göre son bir yılda margarin %114, un %87, tavuk %86, süt %80 artmış ama yıllık enflasyon yüzde 36! İnanırsan.. TÜİK’in makyajlı verileri bile bir çöküşü resmediyor. Akıl/bilim dışılığın, “faiz sebep enflasyon netice” cehaletinin, tek adam düzeninin sonuçlarını yaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    DİSK: ASGARİ ÜCRET ELE GEÇMEDEN ERİDİ!

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Asgari ücretin ele geçmeden eridiğini” söyledi. DİSK, “TÜİK’e göre göre gıda enflasyonu % 43,8.  TÜİK verileri baz alınarak DİSK-AR tarafından hesaplanan emeklilerin gıda enflasyonu % 55,8. En düşük gelirli %20’lik dilimin gıda enflasyonu % 64,6! Asgari ücret ele geçmeden eridi!” dedi.

    KESK: GEÇİNEMİYORUZ!

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) de “Geçinemiyoruz” mesajlı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG enflasyon verisi, Aralık TÜFE %19.35, yıllık %82.81. TÜİK verisi Aralık TÜFE %13,58, yıllık %36,08 26 Temmuz tarihinde %43,5 artış yapılması yönündeki TİS teklifimizin bir kez daha ne kadar gerçekçi olduğu anlaşılmıştır. Geçinemiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Paylan: Savcılık 6 yıl sonra harekete geçer mi? Talimatla geçer’-VİDEO

    Paylan: Savcılık 6 yıl sonra harekete geçer mi? Talimatla geçer’-VİDEO

    PİRHA-TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda konuşan HDP Milletvekili Garo Paylan, 6-8 Ekim 2014 Kobane eylemlerine değindi. Paylan; “Ben 37 insanı öldürmüşüm, yağma yapmışım, tecavüz yapmışım, bunlarla yargılanacağım ve arkadaşlarım şu anda bunlarla yargılanıyorlar. Bir suç işlendiyse, savcılık altı yıl sonra harekete geçer mi? Altı yıl diyorum bakın. Nasıl geçer ama? Bir talimat gelirse geçer” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleşen Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerinde konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e, 6-8 Ekim 2014 Kobane eylemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Paylan, “Maalesef sizin yargıçlarınız da “Tayyip Erdoğan ne der?” diye bakıyor” dedi.

    “MAHKEMELERDE İKİ TÜR YARGIÇ GÖRÜYORUM”

    Paylan, mahkemelerde iki tür yargıç gördüğünü söyleyerek, “Birinci tür yargıç, zaten iktidarınızın anlayışıyla ideolojik birlik içinde. Yani Hitler’in mahkemeleri vardı biliyorsunuz, yargıçlar “Ben dosyaya değil, Führer’im, Hitler’im ne der diye bakarım” diyordu. Maalesef sizin yargıçlarınız da “Tayyip Erdoğan ne der?” diye bakıyor, dosyaya bakmıyor maalesef. İkinci tür yargıçlar da maalesef saraydan gelen pusulalara göre karar veriyor, saraydan pusula bekliyorlar. Pusula ne gelirse ona göre karar veriyorlar” diye konuştu.

    “SAVCILIK 6 YIL SONRA HAREKETE GEÇİYOR”

    “Ben size bugün 6-8 Ekim 2014 Kobane olaylarıyla ilgili açıklamada bulunacağım” diyen Paylan; şunları söyledi:

    “Bir kumpas davasıyla karşı karşıyayız ve ben de dönemin bir MYK üyesiydim. Dosya da dokunulmazlığım kaldırılırsa veya milletvekilliğim biterse 18 bin 500 yıl hapisle yargılanacağım. Ben 37 tane insanı öldürmüşüm, yağma yapmışım, tecavüz yapmışım, bunlarla yargılanacağım ve arkadaşlarım şu anda bunlarla yargılanıyorlar.

    Türkiye’de bir suç işlenirse mahkemeler veya savcılık ne zaman harekete geçer? Bir suç işlenmiştir, açıktır. Altı saat içinde harekete geçer değil mi? Veya altı gün içinde harekete geçer en geç. Bir suç işlendiyse, bu kadar büyük bir suç işlediysem ben; insanlara tecavüz ettiysem, öldürdüysem, yağma yaptıysam ülkenin ana yasal düzenini yıkmaya çalıştıysam o mahkeme, savcılık altı yıl sonra harekete geçer mi? Altı yıl diyorum bakın. Nasıl geçer ama? Bir talimat gelirse geçer.

    6-8 Ekim 2014’te Kobane’de IŞİD’in saldırısı vardı, binlerce insan katledilmek üzereydi Sayın Bakan ve biz o dönem iktidarla temas halindeydik. Çağrımız şu yöndeydi: “Kobane’de insanlar katledilecek, gelin harekete geçin.” Dönemin iktidarı taahhütte bulunmasına rağmen bunu yapmadı ve 6 Ekim gecesi Kobane gerçekten düşmek üzereyken, insanlar katledilmek üzereyken, iktidarın bu tavrını protesto etmek üzere “Gelin, sokaklara çıkın, protesto edin.” dedik, 6 Ekim akşamı ben de İstanbul’da bu protestoya katıldım. Herkes protestosunu yaptı arkadaşlar Türkiye’nin pek çok yerinde, basın açıklamasını yaptı ve evine gitti, kimsenin burnu kanamadı o akşam bizim tweetimiz üzerine.”

    “7 EKİM GÜNÜ BİR DARBE DİNAMİĞİ DEVREDEYDİ”

    Paylan, o dönem AKP iktidarı ile cemaat arasındaki iktidar mücadelesine değindi. “7 Ekim günü Türkiye’de bir darbe dinamiği devredeydi çünkü çözüm süreci bombalanmaya çalışılıyordu, iktidar ile cemaat arasında büyük bir kavga vardı ve bunu fırsata çevirmeye çalışan bir darbe dinamiği vardı” diyen Paylan, şöyle konuştu:

    “Bunun için, Sayın Bakan, Tayyip Erdoğan’a -ya kendisi ya bir başkası- bir şekilde “Kobane düştü düşecek.” dedirttiler, Tayyip Erdoğan bunu söyledi ve fay hatlarındaki enerji boşaldı ve devletin karanlığı devreye geçti.

    Polisler ilk olarak Muş Varto’da bir yurttaşımızı katlettiler ve ondan sonra olaylar patlak verdi, yurttaşlarımız hayatını kaybetti ve biz bunu durdurmak için Sayın Bakan, elimizden gelen her şeyi yaptık. Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’yla birlikte Sırrı Süreyya Önder, şimdi mahpusta olan İdris Baluken günlerce beraber çalıştılar yangına su dökmek için ama yangına benzin dökmek isteyen bir karanlık da vardı. O olayları durdurduk Sayın Bakan, kimse bizi suçlamadı. Suç işlemiş olsak derhâl harekete geçilirdi değil mi? Hayır, kimse bizi suçlamadı.

    “DEVLETİN KARANLIĞI ÇÖZÜM SÜRECİNİ BOZMAYA İSTEKLİYDİ”

    28 Şubat 2015 günü deklarasyon da açıklandı, Kürt meselesinin çözüm süreci devam ediyordu ama bu devletin karanlığı o süreci bozmaya ve darbeye yürümeye istekliydi, kararlıydı. Bunun için de çözüm süreci dinamitlendi. AKP 7 Haziran 2015’te iktidarını kaybetti. Ne oldu sonra? Bir anda Kobane Olayları akla geldi, dosya hareketlendi, yine bir şey olmadı, kimse bizi sorgulamadı, benim dokunulmazlığım da yoktu.

    O dönem bir savcı atandı dosyaya ve savcı şunu yaptı, şu dosyayı yazmış: “HDP’nin, 6-8 Ekim olaylarında şiddetin odak merkezinde bulunduğunun kabul edileceği, Anayasa’nın 69’uncu maddesine göre ise bu hususun kapatma nedeni olarak gösterileceği hukuki olarak değerlendirilmiştir. İsmi geçen şüpheliler hakkında TCK 302, terör nedeniyle cinayet, cinayete teşebbüs, yaralama, yağma suçları için iddianame düzenlenmesi hâlinde anayasal mevzuatımıza göre parti kapatma sonucunun da ortaya çıkacağı hukuken değerlendirilmiştir.”

    Kim diyor? Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Başkanlığı. Nerede bu belge? Kobane davasının dosyasında. Talimatı kim vermiş? Devletin karanlığı vermiş. Kime vermiş? Savcıya vermiş, mahkemeye vermiş. Kim verdirtti bunu?

    Maalesef Sayın Bakan, sizin dışınızda bir karanlık bu talimatı verdi ve Kobane dosyasıyla arkadaşlarımızı, şimdi tutuklu yoldaşlarımızı rehin tutma ya devam etmek için ve partimizi kapatmak için bu talimat verildi. Sayın Bakan, hiçbir şey sizin bildiğiniz gibi değil, belki biliyorsunuz ama gücünüz yetmiyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Paylan: Bütçenizde yangın söndürme uçağı yok!-VİDEO

    Paylan: Bütçenizde yangın söndürme uçağı yok!-VİDEO

    PİRHA- Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinde yangın söndürme uçağına kaynak ayrılmadığını ifade eden HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan “Bu bütçeyle ancak arazöz alırsınız, uçak filan alamazsınız” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleşen Tarım ve Orman Bakanlığı 2022 yılı bütçe görüşmesinde, ‘Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinde yangın söndürme uçağına kaynak ayrılmadığını’ ifade etti.

    PAYLAN: BÜTÇENİZDE YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞI YOK!

    Bakan’ın bütçede yangın söndürme uçağı almaya kaynak olduğunu söylediğini ancak, bütçede buna ‘kaynak ayrılmadığını’ vurgulayan Paylan, “Sayın Bakan, bütçenizde yangın söndürme uçağı almaya kaynak olduğunu söylediniz: 2,4 milyar. Bu, Orman Genel Müdürlüğü bütçesi. Ben açıyorum Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı bütçesini, siz de açın lütfen. Mamul mal alımları bütçesine baktığımızda 400 milyon TL bütçe koymuşsunuz. Sayın Bakan, bütçenizde yangın söndürme uçağı alacak bir bütçe yok” diye konuştu.

    “BU BÜTÇEYLE UÇAK DEĞİL ANCAK ARAZÖZ ALIRSINIZ!”

    Tarım ve Orman Bakanı’nın ‘ek bütçe var’ yanıtı üzerine konuşan Paylan, “İçinizde ek bütçenin ne olduğunu bilen var mı? Yani bizim bir tane bütçemiz var şu anda görüştüğümüz, Meclisin onayına sunduğunuz. Ek bütçe nedir? Kime sundunuz ek bütçeyi? Biz onu bilmiyoruz. Bizim gördüğümüz bütçede 400 milyon TL var yalnızca. Bu bütçeyle ancak arazöz alırsınız, uçak filan alamazsınız, bildiğim kadarıyla bir uçak 10 milyon dolar yani hepsini uçağa ayırsanız 4 tane uçak alırsınız.” dedi.

    HDP’NİN ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

    HDP’nin, “İçinde bulunduğumuz iklim krizi koşulları da göz önüne alındığında, aynı kayıpları yeniden yaşamamak için orman yangınları ile mücadelede eksikliklerin giderilmesi” gerekçesiyle sunduğu ve “Orman yangınlarıyla mücadelenin eksiksiz sağlanabilmesi adına, yeterli sayıda Yangın Söndürme Uçağı alınabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı Bütçesinin 2 Milyar TL artırılmasının” talep edildiği önerge, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AKP-MHP Milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • HDP’nin, emekçilerin ücretlerinin artırılması için verdiği önergeler reddedildi -VİDEO

    HDP’nin, emekçilerin ücretlerinin artırılması için verdiği önergeler reddedildi -VİDEO

    PİRHA- HDP, emekli maaşları ve asgari ücretin artırılması, EYT’lilerin emekli olmasının sağlanması için Plan ve Bütçe Komisyonu’na üç ayrı önerge sundu. Verilen üç önergede AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2022 yılı bütçe görüşmeleri, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dün tamamlandı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin komisyon salonuna girerken ellerinde ‘Asgari Ücret Vergiden Muaf Net 5 Bin Olsun’ yazılı dövizlerle eylem yapmıştı.

    HDP, ‘En düşük emekli maaşının 4 Bin TL olması’, ‘Asgari Ücretin -vergiden muaf- net 5 Bin TL olması’, ‘Tüm EYT’lerin emekli olmalarının sağlanması’ için Plan ve Bütçe Komisyonu’na üç ayrı önerge sundu.

    “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞININ 4 BİN TL OLMASINI ÖNERİYORUZ”

    HDP Diyarbakır Milletvekili ve Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan bütçe görüşmelerinde söz alarak ekonomiye ilişkin şunları dile getirdi:

    “Şu anda en düşük emekli maaşı 1.500 TL. 3 ton kömür ise 3.000 TL’nin üzerine çıktı ve yurttaşlarımız 1.500 TL ile kirasını ve faturalarını ancak ödeyebiliyor. Emeklilerimizin büyük çoğunluğu açlıkla mücadele ediyor. Biz ‘en düşük emekli maaşının 4 Bin TL olmasını’ öneriyoruz. Diyeceksiniz ki bu çok yüksek bir rakam, bu kaynak nereden bulunacak diye soracaksınız. Bu anlamda 175 Milyar TL’lik bir hesap yaptık. İddiayla söylüyoruz; yandaşların, yurtdışı vergi cennetlerinde olan 200 Milyar Dolarını vergilendirirsek, en düşük emekli maaşını 4 bin TL yapabiliriz, bu 175 Milyar TL’yi misliyle karşılarız.

    En düşük emekli maaşının 4 bin TL olması için bu önergemize destek vereceğinizi umuyoruz.”

    AKP-MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ

    HDP’nin, ‘En düşük emekli maaşının 4 Bin TL olması’, ‘Asgari Ücretin -vergiden muaf- net 5 Bin TL olması’, ‘Tüm EYT’lerin emekli olmalarının sağlanması’ için Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunduğu önergeler AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Paylan: Üniversitelerdeki yüzlerce polisle mi özgür bireyler yetiştireceksiniz?-VİDEO

    Paylan: Üniversitelerdeki yüzlerce polisle mi özgür bireyler yetiştireceksiniz?-VİDEO

    PİRHA-Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, bakanlık ve YÖK tarafından yapılan sunumu eleştirerek, “Eğitimden, çocuklardan daha çok kalkınmadan, iş gücünden, sanayiden bahsettiniz. İşgücünü sermayenin hizmetine sunmaktan bahsettiniz. Özgür bireyler yetiştireceğinizi söylemişsiniz. Boğaziçi Üniversitesi’nin kapısında yüzlerce polisle mi özgür bireyler yetiştireceksiniz? Biz, bilimsel, nitelikli, anadilinde ve ücretsiz eğitimi savunuyoruz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerine ilişkin konuştu. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar’ın sunumunu ‘hayal kırıklığı’ olarak niteleyen Paylan, Özer’e ithafen “Dışarıdan biri izlese; sizin eğitim bakanı mı, yoksa ekonomi bakanı mı olduğunuzu düşünür” dedi.

    “EĞİTİMDEN ÇOK SANAYİYE UCUZ İŞ GÜCÜNDEN BAHSETTİNİZ”

    Paylan, şöyle konuştu:

    “Siz eğitimden, çocuklardan daha çok kalkınmadan, iş gücünden, sanayiden bahsettiniz. İşgücünü sermayenin hizmetine sunmaktan bahsettiniz. Bu bakış yüzünden Türkiye’nin durumuna bakalım. Her iki yılda bakan değişiyor. Her şeye parasal olarak bakıyorsanız, ekonomi yönünden sonuçlarına bakalım: Milyonlarca gencimiz işsiz. İş bulanlar ise kaça çalışıyor? 2825 liraya. O da şansı varsa eğer. Onun altında çalışanlarda var. Sefalet içinde yaşıyor yurttaşlarımız. Ne bilim var, ne teknoloji. Orta gelir tuzağındayız.

    Şu hale bakın. Eğitim kadrosu olarak gelmişsiniz ön sırada bir kadın arkadaşımız yok. Erkek bakanlık. Cinsiyet eşitliğinde dünyada 155 ülke içinde 133’üncü sıradayız. Bunun sebebi sizsiniz. Bıyıklı, erkek bürokratlardan oluşan bir kadro ile buraya geliyorsunuz. Kadınları bürokrat olarak atamıyorsunuz. Bu yüzden gerideyiz. Demokrasi endeksinde ise 120 ülke içerisinde 109’uncu sıradayız. Hukukun üstünlüğünde 127 ülke içerisinde 117’inci sıradayız. Sizin antidemokratik, hukuk dışı ve eşitlikten uzak anlayışınız yüzünden bu durumdayız.”

    “YÖK BAŞKANI PİYASAYA YETİŞTİRECEK ELEMANDAN BAHSEDER Mİ?”

    “YÖK Başkanı piyasadan ve piyasaya yetiştirecek elemandan bahseder mi?” diye soran Paylan, üniversitelerin özgür bireylerden bahsetmesi gerektiğini söyledi. Paylan, “Ama burada sermayeyle beraber iş gücü yetiştirmekten bahsediliyor. Şu an yazılım yapabilen bir çocuk aylık geliri 10 bin, 20 bin, 50 bin dolar olabiliyor. Ama yalnızca Avrupa’nın düşük ücretli teknolojilerini üreteyim diyen bir çocuk aylık 250 avroya talim etmek zorunda kalıyor. Siz çocuklarımıza böyle bir vizyon verme hedefindesiniz” ifadelerini kullandı.

     “BİLİMSEL, ANADİLDE, ÜCRETSİZ EĞİTİMİ SAVUNUYORUZ”

    Paylan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesine de değinirken, şunları söyledi:

    “Bütçesi en büyük bakanlık faiz bakanlığıdır. İkincisi zulüm bakanlığıdır. Güvenlik adı altında savaş politikalarından bahsediyorsunuz. Üçüncüsü ise sizsiniz. Öğrenci başına bin avro bütçeniz var. İkinci olarak öğretmen açığınız var. 100 bin öğretmen açığı olduğunu söylüyorsunuz. Eğitim-Sen’e göre 200 bin öğretmen açığı var. Öğretmen atayacak bütçeniz var mı? 500-600 bin atama bekleyen öğretmen var. İnsanlar intihar ediyor. Niye ben atanamıyorum diye isyan ediyorlar.

    Dertleriyle ilgili hiçbir şey söyleyemiyorsunuz. Yalnızca beş yandaş müteahhitte giden paradan vazgeçebilseydiniz, bu atamalar olabilirdi. Çocuklardan A4 kağıt isteniyor. Okullarda temizlik parası toplanıyor. Özel kolejlerde 10-15 bin dolara okutulan çocuklarla, Diyarbakır’daki bir öğrencinin fırsat eşitliğinden bahsedebilir misiniz? Bilimsel, nitelikli, anadilinde ve ücretsiz eğitimi savunuyoruz. Tamamen ücretsiz eğitimi ve fırsat eşitliğini savunuyoruz. Lafta kalan bir vizyon var.”

    “ÜNİVERSİTELERDEKİ YÜZLERCE POLİSLE Mİ ÖZGÜR BİREYLER YETİŞTİRECEKSİNİZ?”

    Üniversitelere yönelik polis baskısına ilişkinde konuşan Paylan, Boğaziçi Üniversitesi ve öğrencilerinin yaşadıklarını dile getirerek, “Özgür bireyler yetiştireceğinizi söylemişsiniz. Boğaziçi Üniversitesi’nin kapısında yüzlerce polisle mi özgür bireyler yetiştireceksiniz? Lise öğrencileri bir tweet atıyor diye gece yatağından gözaltına alınıyor. Böyle mi özgür bireyler yetiştireceksiniz? Bastığınız kitapçıkta, analitik düşünceye dair hiçbir şey yok. Çünkü sanayiye ucuz iş gücü yetiştirecek eleman arıyorsunuz. Eleştirel düşünceye dair tek bir cümle yok” diye belirtti.

    “Üniversitelerin kapılarına kelepçe takıyorsunuz. İşte o üniversitelerden bilim ve teknoloji çıkmıyor” diyerek sözlerine devam eden Paylan, “Teknoloji çıkmadığı için sanayi katma değer üretemiyor. Bu zinciri kıracak olan şey özgür düşüncedir. Analitik düşünebilmedir. Eleştirel düşünebilmektir. Bunların kıyısından bile geçmeyen bir bakanlık ve YÖK anlayışı ile karşı karşıyayız. Üniversite temsilciler gelip kendi bütçelerini savunabilmeliydi. Özerk, bağımsız, özgür üniversitelerin varlığı bu ülkenin beka meselesidir. Bu beka meselesini anlamayan bir eğitim bakanı ve YÖK başkanıyla karşı karşıyayız. Bu durum umutlarımı kırıyor” diye konuştu.

    “ÇOK DİLLİ OLMAK TEHLİKE DEĞİLDİR”

    Paylan son olarak ise şunları söyledi:

    “Bu kitapçıkta toplumsal barış var mı? Çok kimlikli, çok inançlı, çok mezhepli, çok dilli olduğumuzun farkında mısınız? Birbirimizi yiye yiye üç kuşak kaybettik. Yeni kuşaklara Türk, Kürt, Ermeni olarak kardeş olduğumuzu, farklılıklarımızla bir arada yaşayabileceğimizin düşüncesini anlatmamız gerekiyor. Ama siz tek dil dayatıyorsunuz. Çok dilli olmanın, Türkçe’yi öğrenmeye engel olmadığını neden ortaya koymuyoruz. Hepimiz vergi veriyoruz. Bütçenizden azınlık okullarına bir kuruş pay ayırdınız mı? Hayır. Bir kuruş bütçe ayırmadınız. Statüsünü sağlamadınız. Çok dilli olmak asla bir tehlike değildir. Toplumsal barış için ekmek ve su kadar önemlidir. Tek din ve tek mezhep dayatıyorsunuz.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • Garo Paylan’dan kadın bürokrat olmamasına eleştiri: Bıyıklı Erkekler Topluluğu-VİDEO

    Garo Paylan’dan kadın bürokrat olmamasına eleştiri: Bıyıklı Erkekler Topluluğu-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kadın bürokratlarının olmayışını “Bıyıklı Erkekler Topluluğu!” diyerek eleştirdi.

    Meclis’te devam eden Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan Meclis bütçesine dair Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, devlet mekanizmasındaki bürokrasideki erkek egemenliğini eleştirdi.

    Paylan, bürokraside bir erkekler topluluğuyla karşı karşıya olunduğuna dikkat çekerek, “Kadın yok aranızda. Tek bir kadın yok! Bir ‘Erkek Cumhuriyeti’ ile karşı karşıyayız ve erkek bir cumhuriyetin demokratik olma olasılığı yoktur” dedi.

    Dünya Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksinde 156 ülke arasında Türkiye’nin 133. sırada olduğunu belirten Paylan, “Sizlerin yüzünden! Bir tane kadın üst düzey bürokrat atamıyorsunuz. Meclis’in, Ombudsman’ın, Sayıştay’ın kadın üyesi yok! Bıyıklı Erkekler Topluluğu!” diyerek devlet bürokrasisindeki erkek egemen sistemi eleştirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’nin ‘Bürokratların maaşı, asgari ücretin 3 katından fazla olmasın’ önergesine ret-VİDEO

    HDP’nin ‘Bürokratların maaşı, asgari ücretin 3 katından fazla olmasın’ önergesine ret-VİDEO

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “Cumhurbaşkanı, milletvekilleri ve bürokratlara; Asgari Ücretin 3 katından fazla maaş ödenmemesi” için Plan ve Bütçe Komisyonuna verdiği önerge, AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2022 yılı TBMM bütçesi görüşülerek kabul edildi. HDP Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Milletvekilleri Garo Paylan, Necdet İpekyüz ve Erol Katırcıoğlu, cumhurbaşkanı, milletvekilleri ve bürokratlara asgari ücretin üç katından fazla maaş almamasını içeren önerge verdi.

    “MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI ASGARİ ÜCRETİN ÜÇ KATINDAN FAZLA OLMAMALI”

    Türkiye’de milyonlarca kişinin açlık sınırının altında kalan asgari ücretle hayatta kalmaya çalıştıkları koşullarda cumhurbaşkanının, milletvekillerinin ve kamuda görev yapan üst düzey bürokratların aldıkları maaşın kamu vicdanını yaraladığına dikkat çekilen önergede “Milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı dahil, kamuda çalışan hiç kimseye asgari ücretin üç katından fazla maaş ödenmemesini öneriyoruz. Bu önergemizle Milletvekili maaşları asgari ücrete göre belirlenecek ve asgari ücretin üç katından fazla olmayacaktır” denildi.

    “MAAŞLARINIZIN DÜŞMESİNİ İSTEMİYORSANIZ ASGARİ ÜCRETİ HEP BERABER ARTIRALIM”

    Önergeye ilişkin komisyonda konuşan HDP Milletvekili Garo Paylan, toplumun ekonomik sıkıntı çektiği şartlarda cumhurbaşkanının 100 bin TL’nin üzerinde bir maaş almasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

    Paylan, konuşmasına şöyle devam etti:

    Demokratik ülkelerde milletvekillerinin ve Cumhurbaşkanının maaşının asgari ücretlilerin en fazla 3 katı, 4 katı veya 5 kat. Bu gelir eşitsizliğinin kamu vicdanını yaraladığını düşünüyoruz. Kamu vicdanını tekrar tesis etmek için milletvekillerinin maaşlarının düşmesini de bu arada önermiyoruz, tam tersine asgari ücretin yükselmesini öneriyoruz. Asgari ücret yükselsin ve milletvekili maaşları asgari ücrete bağımlı hâle gelsin. Milletvekilleri, Cumhurbaşkanı ve kamuda görev alan herkes asgari ücretin 3 katından daha fazla maaş alamasınlar. Eğer maaşlarınızın düşmesini istemiyorsanız asgari ücreti hep beraber artıralım diyorum.”

    HDP’li Milletvekillerinin önergesi komisyonun AKP ve MHP’li üyelerinin oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP, ‘Bütçe Buluşmaları’nın ilkini Ağrı’da başlattı-VİDEO

    HDP, ‘Bütçe Buluşmaları’nın ilkini Ağrı’da başlattı-VİDEO

    PİRHA- HDP, “Bütçe Buluşmaları”nın ilkini Ağrı’da başlattı. Ekonomi Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan “Bu soygun düzenine son vermek için halkın taleplerini toplayacağız ve 2021 bütçesine yansıması için her türlü mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

    Ekonomi Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan, Emek Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Şaziye Köse, İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir’in içinde bulunduğu HDP heyeti, “Bütçe Buluşmaları”nın ilkini Ağrı’da başlattı.

    İlk olarak hayvan pazarında besiciler ve halkla bir araya gelen HDP heyeti, yurttaşların sorunlarını dinledi.

    Ziyaret sonrası gazetecilerin karşısına geçen HDP heyeti adına ilk sözü Ekonomi Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan aldı.

    Derin bir yoksulluk yaşandığına dikkat çeken Paylan, Ağrı’da bunu çok net gördüklerinin altını çizdi. Türkiye’de işsizliğin en yüksek olduğu illerden birinin Ağrı olduğunu belirten Paylan, “Ağrı’da yaşanan yoksulluk Türkiye’nin her yerinde yaşanıyor. Bunun önüne geçmek halkın taleplerini almak için il il dolaşıyoruz” dedi.

    Toplumun tüm kesimleriyle ve emekçileriyle buluşacaklarını ifade eden Paylan, “Toplumun tüm kesimlerine ekonomik darboğazdan çıkmak için mücadele etme çağrısında bulunuyoruz. Bütçenin halkın, emekçinin çiftçinin, öğrencinin, gencin bütçesi olması için hep beraber mücadele edeceğiz” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Paylan, “Sarayda ekonomi uçuyor demek kolay. Gel aynı sözleri Ağrılı gençlere, esnafa, çiftçinin yüzüne söyle” çağrısında bulundu.

    Son olarak “Bu soygun düzenine son vermek için halkın taleplerini toplayacağız ve 2021 bütçesine yansıması için her türlü mücadeleyi sürdüreceğiz” diyen Paylan, toplumun tüm kesimlerini seslerini yükseltmeye çağırdı.

    PİRHA/AĞRI

  • Garo Paylan, Özdağ hakkında suç duyurusunda bulundu

    Garo Paylan, Özdağ hakkında suç duyurusunda bulundu

    PİRHA-Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Ümit Özdağ’ın, Ermeni halkını hedef alan paylaşımları sebebiyle suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

    HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın 27 Nisan 2021’de Twitter üzerinden yaptığı tehdit ve hakaret içerikli paylaşımları sebebiyle suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

    “NEFRET SÖYLEMİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR”

    Milletvekili Garo Paylan, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, ülkede bir nefret ikliminin hakim olduğunu belirterek “Irkçı siyasetçilerin çeşitli toplumsal kesimleri hedef alan nefret söylemleri maalesef sıradanlaşmıştır” dedi. Paylan, “Azınlık gruplara yönelik şiddet çağrıları nefret suçlarına yol açar” ifadesini kullanarak şu açıklamayı yaptı:

    “Ayrımcılık ve nefret içeren söylemler cezasız kalmamalıdır. Nefret suçlarındaki cezasızlık kültürü; etnik, dini ve cinsel azınlıklara karşı nefret suçlarını artırmaktadır. İktidarın, kendinden farklı düşünene ve farklı varoluşlara gösterdiği düşmanca tutum ise bu suçları teşvik etmekte, etkin bir şekilde soruşturulmasının önüne geçmektedir.

    Ermeni halkına ve tüm azınlıklara yönelik bu tür söylemler ne yazık ki ilk değildir.

    Nefretin söylem gücünün, toplumda infial yaratacak sonuçlara yol açtığı ve azınlık toplumlarına mensup kişilerin can güvenliğini tehdit ettiği ortadadır. Ümit Özdağ gibilerin kullandığı kışkırtıcı söylemlerin yakın tarihimizde yol açtığı çok sayıda; nefret saldırısı, halklara yönelik pogromlar, kıyımlar, yerinden etmeler ve kırımlar vardır.”

    “NEFRET SÖYLEMLERİ, NEFRET SUÇLARINA YOL AÇAR”

    “İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, Twitter paylaşımında, şahsıma ve Ermeni halkına karşı nefret söyleminde bulunmuş ve açıkça ölümle tehdit etmiştir. Böyle bir nefret suçu çağrısına sessiz kalınmamalıdır. Bu nefret söyleminin cezasız kalması, daha öncekiler gibi nefret suçlarına yol açacaktır.

    Almanya’da bir milletvekilinin, Yahudi bir milletvekilini, ‘Sen de bir Hitler deneyimi yaşayacaksın ve yaşamalısın’ diye tweet atıp tehdit etmesi düşünülemez.

    Bu durumun ülkemiz için de kabul edilemez olması gerekir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Özdağ’dan HDP’li Garo Paylan’a tehdit!

    Milletvekili Özdağ’dan HDP’li Garo Paylan’a tehdit!

    PİRHA-Milletvekili Ümit Özdağ, HDP’li Garo Paylan’ı Ermeni Katliamı’nın yıldönümünde “Sen de zamanı gelince bir Talat Paşa deneyimi yaşayacaksın ve yaşamalısın” sözleriyle tehdit etti.

    Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ, Ermeni Katliamı’nın yıldönümünde mesaj paylaşan HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan’ı hedef gösterdi.

    Milletvekili Garo Paylan, 24 Nisan’da “106 yıl sonra, soykırımın mimarı Talat Paşa isimli caddelerde yürüyoruz. Talat Paşa isimli okullarda çocuklarımızı okutuyoruz. Almanya’da bugün Hitler isimli caddeler olsaydı, Hitler isimli okullarda çocuklar okusaydı nasıl bir Almanya olacaksa, öyle bir Türkiye’de yaşıyoruz” tweetini atmıştı.

    Ümit Özdağ ise “Terbiyesiz tahrikçi adam. Çok memnun değilsen çek git cehennemin dibine” diyerek Garo Paylan’ı “Talat Paşa vatansever Ermenileri değil senin gibi arkadan vuranları sürdü. Sen de zamanı gelince bir Talat Paşa deneyimi yaşayacaksın ve yaşamalısın” tweeti ile tehditte bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • Paylan: İşsiz ve borç altındaki kesim, AKP iktidarının sonunu getirecek-VİDEO

    Paylan: İşsiz ve borç altındaki kesim, AKP iktidarının sonunu getirecek-VİDEO

    PİRHA-HDP’li Garo Paylan, “AKP için artık deniz bitmiştir” diyerek ekonomide gelinen durumu PİRHA’ya yorumladı. HDP olarak kayıp 128 milyar Doların takipçisi olduklarını söyleyen Paylan, “Şu anda iflas ile yüz yüze olan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekli, borç altındaki çiftçiler, AKP iktidarının mutlaka sonunu getirecektir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ülke ekonomisi hakkında analizlerini paylaştı. Paylan, ülke gündemine oturan “Kayıp 128 milyar Dolar” konusunun önemine vurgu yaparak “Kasalar boşaltıldı” ifadesini kullandı.

    “128 MİLYAR DOLARIN NASIL HORTUMLANDIĞINI ÖĞRENMEK İSTİYORUZ”

    Garo Paylan, “128 milyar Doların Türkiye ekonomisi için ne anlam ifade ettiği sorusuna” şu yanıtı verdi:

    “128 milyar Dolar Türkiye halklarının kasası olan Merkez Bankası’nın kasasında duruyordu ve şu an o para buharlaşmış durumda. Bir iş yeri için kasasında bulunan para ne anlama geliyorsa 128 milyar Dolar da Türkiye için bu anlama geliyor. Kasa boşaltılmış durumda ve bu kasanın nasıl boşaltıldığını hiçbirimiz bilmiyoruz. Biz, milletin vekilleri olarak 128 milyar Doların hazineden nasıl hortumlandığını öğrenmek istiyoruz. 128 milyar Doların şu anda yok olmuş olması Türkiye ekonomisini çok daha kırılgan hale getirmiştir. Ekonomik krizlerle daha yüz yüze bırakmıştır. Bunun sonucunda da Türkiye halkları yoksullaşmaya devam etmektedir.”

    “128 MİLYAR DOLAR YANDAŞLARIN EVİNDE”

    Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin “128 milyar dolar Türk halkının evinde ve banka hesaplarında” sözlerine de yanıt verdi. “128 milyar Doların hangi evlerde ve hangi kasalarda olduğunu merak ediyoruz” diyen Paylan, şöyle devam etti:

    “Elbette sonuç olarak birileri bu parayı aldı. Ama biz bu 128 milyar doların yandaşların evinde, kasasında olduğunu biliyoruz. Oysa bu para satılacaksa bile şeffaf bir şekilde; kamuya açık bir ihale şeklinde yapılmalıydı. Ama siz kapalı kapılar ardında, bilinmeyen kişilere Dolarları sattığınızda biz ‘128 milyar Doları kime sattınız? Kimi zenginleştiriniz? deme hakkına sahibiz. Çünkü bu Dolar 6.50 ortalama kur ile satıldı. Şu anda Dolar 8.15 ve ortada olan farka baktığınızda 211 milyar TL kamu zararından bahsediyoruz. 211 milyar TL ile pandemide sıkıntı yaşayan bütün vatandaşlarımızın sorununu çözebilirdik ama bu 128 milyar Doların karşılığı olan zararı yani 211 milyar TL belli yandaşları zenginleştirmek için kullanıldı. Biz de bunun hesabını soracağız.”

    “İŞSİZ VE BORÇLU KESİM, AKP’NİN SONUNU GETİRECEK”

    Garo Paylan, muhalefet olarak 128 milyar Doların peşini asla bırakmayacaklarını söyleyerek AKP’nin iktidarı kaybetmesine yol açacak yanlış ekonomi politikalarını şu sözlerle anlattı:

    “Yalnızca 10 milyon işsiz değil, şu anda iflasla yüz yüze olan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekli, borç altındaki çiftçiler, AKP iktidarının sonunu mutlaka getirecektir. Bize muhalefet olarak düşen görev; bu umutsuz vatandaşlarımıza umut olmaktır. Biz HDP olarak hem demokrasi krizini hem de ekonomik krizi çözecek bir program için çok ciddi çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın huzuru ve refahı ile ilgili sorunları ‘biz çözeceğiz’ diyoruz.

    AKP 20 yıllık iktidarında Türkiye’nin bütün kaynaklarını talan etti. Ekolojik kaynaklarını talan etti, Merkez Bankası kasasını tüketti, kamunun neredeyse bütün kaynaklarını sattı ve büyük bir borç krizi yarattı. AKP için artık deniz bitmiş durumda. Satabilecek herhangi bir şey de kalmadı ve kimse Türkiye’ye artık güvenmiyor. Yabancı sermaye de kaçıyor. Bu anlamda Türkiye halklarının artık AKP’den beklentisi kalmadı. Türkiye’ye güven verecek bir demokrasi ve ekonomi programına ihtiyaç var. Biz de bunun HDP ile olacağını düşünüyoruz. AKP’nin dönemi artık kapanmıştır. Artık yeniyi konuşma zamanıdır.”

    “PANDEMİ SÜRECİNDE ZENGİN DAHA ÇOK ZENGİNLEŞTİ”

    HDP’li Garo Paylan, pandemi sürecinde ekonomiye can verecek temel stratejileri hakkında da konuştu. “Pandemi döneminde AKP, halkın yüzde birini zenginleştirdi” diyen Paylan güvencesiz kapanma kararını eleştirdi. HDP olarak “Hem ekmeği büyüteceğiz hem de adaletle paylaşacağız” diyen Paylan’ın ilgili açıklaması şöyle:

    “Şu anda baktığımızda toplumun % 1’i öncesine kıyasla çok daha zengindir. Servetlerine servet katmış durumdadır. Oysa halkın büyük kesimi; işçiler, esnaflar, çiftçiler, emekliler çok daha fazla borçludur. Temel stratejimiz %100’e çalışan bir ekonomik düzen yaratmaktır. Yani % 1’i değil, %100’ü güvence altına alan bir ekonomik düzen yaratmaktır. Pandemideki 3. dalgaya baktığımızda kapatma tedbirleri aldılar ama yalnızca o % 1’i güvence altına aldılar. Zenginlere evde oturuyorlar ama bakıyorsunuz ki yoksullar toplu taşıma araçları ile işe gitmek, hastalığı kapıp ailesine getirmek ile yüz yüze kalıyor. Aynı günde 50 TL’ye ücretsiz izine çıkartılıyorlar. Bu da herhangi bir vatandaşın ekonomik güvenceye alınmadığı anlamına geliyor. Temel stratejimiz; tüm vatandaşlarımızı ekonomik güvence altına almak olacak. Yurttaşlarımıza ya iş bulacağız ya da onların temel ihtiyaçlarını güvence altına alacağız. Onların elektriğini, suyunu, doğalgazını, internetini ücretsiz hale getireceğiz. Vatandaşlarımızın gıda güvencesini sağlayacağız ama aynı zamanda ekonomik aktiviteyi de arttıracağız.”

    “HALKTA BÜYÜK BİR ÖFKE BİRİKİMİ VAR”

    Garo Paylan, son olarak iktidarın, toplum için bir ekonomik kaygı beslemediğine işaret ederek, “İktidarın sürdürdüğü ekonomik model sadece %1’in ekonomisidir. Elbette onlar zenginleştirdikleri %1 için kaygılanıyor olabilirler ama o saray halkın büyük çoğunluğundan kopmuş durumdadır. İşçi, esnaf, çiftçi, emekli perişan durumdadır. Onlar varsınlar %1 için kaygılansınlar. Ekonomik anlamda güvence altına alınmayan halkta büyük bir öfke birikimi var” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA