Etiket: gezi davası

  • Gezi davasında karar çıktı: Osman Kavala’ya müebbet hapis cezası verildi

    Gezi davasında karar çıktı: Osman Kavala’ya müebbet hapis cezası verildi

    PİRHA- 2013’teki Gezi eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı davada karar çıktı. Mahkeme, Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman’a da 18’er yıl hapis cezası verildi.

    Gezi Parkı eylemlerine ilişkin beraat kararlarının bozulmasının ardından yeniden görülmeye başlanan davaya İstanbul Adliyesi 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

    Davada duruşma savcısı celse arasında mütalaasını açıklamıştı. Açıklanan mütalaada, Osman Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı’nın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep edilirken, 6 sanığın ise ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

    Dava öncesi Taksim Dayanışması adına Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yapıldı. “Gezi, ülkemizin toplumsal tarihinin en onurlu ve parlak sayfasıdır. Gezi’nin tüm değerlerine sahip çıkıyoruz. Gezi Direnişi’nin anayasal zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla 2 kez tescil edilmesine rağmen hukuka ve gerçeğe aykırı tümüyle mesnetsiz iddialarla 3’üncü kez yargılanmak isteniyor. Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği karalanmak isteniyor” denilen açıklamada, “Gezi umuttur, umut yargılanamaz”ifadeleri yer aldı.

    Davada Osman Kavala’nın avukatlarından Evren İşler, mahkeme heyetinin üyelerinden Murat Bircan’la ilgili çarpıcı bilgiyi dile getirdi. İşler “Adil yargılanmanın görüntüde de topluma yansıtılması gerekir. Bir yurttaşın burada adil bir yargılama yapıldığını hissetmesi gerekir. Mahkeme heyetini oluşturan üyelerin ismini Google’a yazdığımızda üye hakim Murat Bircan’ın Bafra Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde çalışırken istifa edip hakim olduğunuzu görüyoruz. Murat Bircan aynı zamanda AKP’den milletvekili aday adayı da olmuş. güveniyor Bu dosyada Erdoğan ilk mağdur. Talimat vermeye gerek var mı? Üye hakim onu seviyor zaten” dedi.

    Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar da Bircan’la ilgili olarak “Mahkemenin bir karar vermesi lazım, bu karar davadan çekilme şeklinde veya üye hakimin çekilmesi şeklinde olabilir. Biz sizi reddediyoruz” dedi. Ancak mahkeme heyeti, üye hâkim Murat Bircan’ın davadan çekilmesi talebinin “davayı uzatmaya yönelik bir talep olduğuna” karar vererek talebi reddetti.

    Mahkeme Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış hapis cezası verdi. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman’a da 18’er yıl hapis cezası verildi. Öte yandan mahkeme Kavala dışındakilerin de tutuklanmasına karar verdi.

    “HER YER TAKSİM HER YER DİRENİŞ” 

    Karara salondakiler “Her yer Taksim her yer direniş” sloganlarıyla tepki gösterdi.

    Mücella Yapıcı kararın açıklanmasının ardından “8 çocuğun yanında benim 18 yıl yatmamın ne anlamı var. Vız gelir tırıs gider” dedi.

    Hakkında 18 yıl hapis ve tutuklama kararı verilen Can Atalay, ”Şunu bilin zulme boyun eğmeyeceğiz. Zulme karşı direneceğiz. Hiçbir hukuka aykırı işlemi kabul etmeyeceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gezi davasında karar duruşması başladı: Karalama çabasından vazgeçin-VİDEO

    Gezi davasında karar duruşması başladı: Karalama çabasından vazgeçin-VİDEO

    PİRHA- Gezi davasının karar duruşması başladı. Duruşma öncesi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelen sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler açıklama yaparak, “Gezi, bu ülke tarihinin demokratik, barışçıl, yaratıcı, katılımcı, kapsayıcı ve kitlesel hareketidir. Demokrasi ve özgürlük çığlığını karalama çabasından artık vazgeçin” dedi.

    Üçüncü kez açılan Gezi davasının karar duruşmasına bugün devam edilecek. 22 Nisan Cuma günü görülen yedinci duruşmada 17 sanık ve avukatları son kez esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma vermişti.

    Savcı mütalaasında, Osman Kavala ile Ayşe Mücella Yapıcı için ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti.

    Bugün devam edecek olan dava öncesi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Özgür Özel, Ali Şeker, Turan Aydoğan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Hüda Kaya, Musa Piroğlu, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile çok sayıda kişi katıldı.

    “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK ÇIĞLIĞINI KARALAMA ÇABASINDAN ARTIK VAZGEÇİN”

    Cuma günü yapılan açıklama bir kez daha okunurken, şu ifadelere yer verildi:

    “Gezi Direnişi Anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen, hukuka ve gerçeğe aykırı, tümüyle mesnetsiz iddialarla, üçüncü kez yargılanmak isteniyor. Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak, karalanmak isteniyor.

    Gezi, bu ülke tarihinin; demokratik, barışçıl, yaratıcı, katılımcı, kapsayıcı ve kitlesel hareketidir. Hep birlikte konuşup karar vermenin, fikri ve hayatı paylaşmanın, yaşama her boyutu ile sahip çıkmanın duvar yazısı olmuş halidir. Ölümcül polis şiddetine karşı her şehirde yankılanan barışçıl ve haklı tepkinin adıdır.

    Ülke tarihinde bir onur sayfası olarak yer alan Gezi Direnişi’ni, bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığını karalama çabasından artık vazgeçin.

    Bu ülkeye bir gün demokrasi gelecekse, onca baskı ve şiddete rağmen kısamadığınız seslerin Gezi’deki yankısından gücünü alacaktır.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Gezi Davası’nda Kavala’nın tutukluluğuna karar verildi

    Gezi Davası’nda Kavala’nın tutukluluğuna karar verildi

    Gezi Davası’nın Yargıtay’ın bozma kararının ardından 5’inci duruşması bugün görüldü. Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Avukatlara mütalaaya karşı süre veren mahkeme, bir sonraki duruşmayı 22 Nisan’a erteledi.

    Gezi Davası’nda savcılık mütalaasının ardından ilk duruşma bugün görüldü. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Ayşe Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman’ın arasında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

    “Adil yargılama yapıldığına inancı kalmadığını” açıklayarak bir süredir duruşmalara katılmayan Osman Kavala ise Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

    Duruşma savcısı celse arasında sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrarladığını belirtti. Bunun üzerine söz alan sanık Can Atalay, usule karşı itirazlarını dile getirdi.

    Avukat Can Atalay şunları söyledi:

    “Esas hakkında savunma yapmayacağım. Esas hakkında mütaalaya duruşma salonunda okumanız gerekir. Hukuken, heyetiniz yanlış yapmaktadır. Usule ilişkin taleplerimi iletmek istiyorum. Biz ısrar bozmaya ilikin beyanımızı bile almayacaksınız. Israrla savunma diye aldınız. Yargılama faaliyeti olarak net yaptınız? Çarşı davası ile verdiğiniz ara kadar ve bizim bozmalara beyanımızın alınması ve Kavala’nın tutuk müdafi beyanları… Başka hiçbir şey yapmadınız. Biz süre talep etmiyoruz. 2018 soruşturmasında bizimle ilgili yurt dışı yasağı konulmadı. Yurt dışına gitmedik. Bizim bu yargılamayı uzatmak gibi bir amacımız yok.”

    Duruşmada tek tutuklu sanık Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Avukatlara mütalaaya karşı süre veren mahkeme, bir sonraki duruşmayı 22 Nisan’a erteledi.

    Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar ise şunları söyledi:

    “Birleştirme kararından sonra dosyaların ayrılmasına karar verdiniz. Siz bu durumda ayrılma sonrasında dosyayı esas mahkemesi olan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine göndermeliydiniz. Bütün mücadelemize rağmen işin esasına girmediniz, bir tane bile tanık dinlemediniz, tevsii tahkikat taleplerini reddettiniz. Yasal olarak burada sanıkları dinlemeye hakkınız yok. İstinaf mahkemesi ne dedi? ‘Dosyalar birleştirildikten sonra iki dosyanın bağdaşan tarafları var mı bak’ dedi. Siz sadece 30. ACM’de yargılanan sanıkların ifadelerini tekrar ettirdiniz. İşin esasına girmediniz.”

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mesut Özdemir’in savcının görüşüne ilişkin beyanını sorması üzerine Osman Kavala “Beraat ettikten ve tahliye kararı verildikten sonra iki ayrı suçtan tutuklandım. Barkey ile görüşmelerle ilgili herhangi bir somut bilgi ve belge de konmadı dosyaya. Bu görüşmeler sadece birbirine yakın baz istasyonundan gelen sinyale dayanıyordu” dedi.

    “SUÇLAMA TAMAMEN HUKUK DIŞI”

    Kavala, şöyle devam etti:

    “Casusluk suçundan tutuklanmış olduğumun hukuksuz olduğu aleni hale gelmiştir. Özellikle ‘casusluk’ suçlamasına dair ne ortada temin edilmiş bir bilgi var, ne de iddia makamı bu bilginin ne olduğunun araştırılmasına dair bir çaba. Casusluk suçlamasının kurucu unsurunun var olmadığını, bu husus var olmadan böyle bir suçlama yapılması tamamen hukuk dışıdır.”

    DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA

    Duruşma öncesi Taksim Dayanışması Çağlayan Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, SOL Parti İstanbul İl Başkanı Leyla Koç Üzüm, HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oruç, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Şık, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz de katıldı.

    Taksim Dayanışması adına Akif Burak Atlar’ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

    “Gezi direnişi Anayasal bir zeminde gerçekleştiği, yargı kararlarıyla iki kez tescillenmesine rağmen hukuka ve gerçeğe aykırı tümüyle mesnetsiz iddialarla üçüncü kez yargılanmak isteniyor. Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak, karalanmak isteniyor. İstedikleri sadece bu değil. Gezi’nin haksızlığa, adaletsizliğe, keyfiliğe, dayatmaya, baskıya karşı direnmenin adı olduğu, bir parktan ülkeye ve dünyaya yayılan; kente, doğaya, yaşama sahip çıktıkları, hep bir ağızdan söyledikleri bir şarkı olduğunu unutturmak istiyorlar. Niyetinizi ve korkularınızı biliyoruz, bu beyhude çabalarınızı reddediyoruz

    Yıllardır süren hukuksuzluk ve gerçekliği çarpıtma ısrarına inat tekrar söylüyoruz. Gezi direnişini suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz. Sipariş senaryolarınızla milyonlarca insanın demokratik hak ve talepleri için parklarda, meydanlarda, sokaklarda, özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz. Gezi, eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için bu ülkenin sönmeyecek umududur. Umut yargılanamaz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Osman Kavala ve Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi

    Osman Kavala ve Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Gezi Direnişi davasında mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, Osman Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı için ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Gezi Direnişi davasında, celse arasında mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, Osman Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı’nın ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

    Mütalaada, diğer sanıklar Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’nin ise ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme’ suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gezi Davası’nda Osman Kavala’nın tutukluğuna devam kararı verildi

    Gezi Davası’nda Osman Kavala’nın tutukluğuna devam kararı verildi

    PİRHA-Gezi davasının bugün görülen duruşmasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oy çokluğuyla Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına hükmetti. Sunulan iddianameyi reddettiklerini ifade eden avukat Can Atalay, “İddianamenin sahibi bence siyasi iktidardır” dedi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Beşiktaş taraftar grubu Çarşı davası ile birleştirilen Gezi davasında 4 yıl 3 aydır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına oy çokluğuyla karar verdi. Bir sonraki duruşma 21 Şubat 2022 günü görülecek.

    “GEZİ’Yİ KİRLETEMEZSİNİZ”

    Bugün görülen duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan Taksim Dayanışması, Gezi eylemleri nedeniyle açılan davaların düşürülmesini talep ederken; şu ifadelere yer verdi:,

    “Ülkemizin toplum, kent tarihinin en önemli eylemi Gezi direnişi Anayasa zeminde geliştiği tescil edilmesine rağmen yargılanmak isteniyor. Barışçıl direnişimiz ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Tekrar söylüyoruz: Gezi’yi kirletemezsiniz. Darbeyle, terörle anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz. Yargı marifetiyle karalama çabanız boşuna. Milyonlarca insanın hak talepleri için özgürlük demokrasi için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz.

    Şiddet sarmalını görüyoruz ve ısrarla özgürlük, insanca yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki Gezi’de yaşam alanlarımızı savunurken ne kadar haklıysak bugün barınma hakkını savunurken de o kadar haklıyız. Ülkemizin 80 kentinde Gezi’ye katılan milyonlarca yurttaşımız bugün haksızca yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz. Bu akıldışı, hukuk dışı dava derhal geri çevrilmeli. Somut hiçbir delil olmadığı halde yıllardır siyasi tutsak olan Osman Kavala serbest bırakılmalı. Biliyoruz ve inanıyoruz ki Gezi umuttur, umut yargılanamaz.”

    “İDDİANAMENİN SAHİBİ SİYASİ İKTİDARDIR”

    Duruşmada ilk olarak söz alan avukat Can Atalay “İddianamenin sahibi bence siyasi iktidardır” dedi. Atalay şöyle konuştu:

    “Biz size Gezi’yi anlatacağız demiştik. Gezi direnişinin mahiyeti nedir ve neden bu dava ısrarla sürmekte! İddianame hukuki değil siyasi. Gezi direnişi karalamaya çalışılıyor. Bize ‘Teslim olun’ diyor. Asıl siz teslim olun, asla teslim olmayacağız. Bizim fikrimizin teslim olmaması önemli. Gezi direnişinin tek bir kuruş ile ilişkilendirilmesi mümkün değil. Delil yok, tezvirat var. Biz yurttaşlarız, bizim haklarımız var. Bu haklara tecavüz edileceği zaman bu hakları kullanacağız. Başka çaremiz yok.

    Siyasal iktidar bu Anayasal görevlerini yerine getirmemiş. Gezi direnişi bir anda ortaya çıkmamıştır. Tüm itirazlar yan yana geldi. Sözünü söylemek isteyen Taksim’e çıkar. İddianamenin sahibi bence siyasi iktidardır. Tüm hak mücadelelerin en önemli mekanı Taksim Meydanı, sıradan insanlara kapatılmak istenmekte. Taksim Gezisi bu bölgenin en önemli yeşil alanı.

    Bizim işimiz kentlerimizin ve doğal alanlarımızın talan edilmesine itiraz etmek. Biz itiraz etmişiz. Suç buysa bu suçun hükmünü taşırız. Bu dosyanın tutuklusu var. Biz tutuklu değiliz. Artık sabrın sonu selamet değil. Neden telefonla davet edildiğimizi biliyorum. Neden yurtdışı yasağı konuşmadığını biliyoruz. Elimizin tersiyle reddediyoruz. Siyasi iktidar düzenli olarak parmak sallıyor. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Dış güçlere parmak sallamak böyle olmaz.”

    Atalay, “Biz bu iddianameyi reddediyoruz. Kendi ayağımızı bu memlekete bağlıyoruz. Mahalleme, toprağıma, evime, ormanıma kentime, bedenime bir insan olarak kaderime tecavüz etme. Olmadık sözlerle düşmanlaştırılmak istemiyorum. Gezi direnişi insanın kendi kaderini eline alma kararlılığı. Gezi eşitlik ve özgürlük umududur. Biz haklıyız, biz kazanacağız” dedi.

    “OLAYLARIN NEDENİ POLİS ŞİDDETİDİR”

    Atalay’ın ardından söz alan Tayfun Kahraman ise “Yarın yine siyaseten ortaya çıkacak olan, İstanbul’un mahvına neden olacak ya da Taksim Meydanı gibi yegane mekanı halkın elinden alacak her projeye karşı olmaya devam edeceğiz. O gün ağaçlara ve alana yönelik müdahaleyle birlikte gördüğümüz polis şiddetidir bu olayların nedeni” dedi.

    “GEZİ, AYAĞA KALKAN HALKIN VİCDANIYDI”

    Mücella Yapıcı ise şunları söyledi:

    “Burada biz sanki sahneye konulmuş sonu belli olan oyunun figüranlarıyız biz. Sizlere gerçekten kolay gelsin. Hiç kolay değil. Parktakiler burada usulsüz bir şey yapılıyor dedi. Milletvekilleri engellemeye çalıştı. 30 erkek geldi, ağaçların orada durdular. Arkasından gaz ekibi geldi… Benim her tarafım sarıldı. İnanılmaz bir şiddet… Bütün çadırların içerisinde çocuklar varken çadırlar yakılmaya çalışıldı. O gece arkadaşımız gözünü kaybetti. 8 çocuk öldü. Gaz fişeklerinden yürünecek yer yoktu. Kediler, kuşlar öldü… Ayağa kalkan halkın vicdanıydı. Gezi’yi kriminalize etmeye çalışıyorlar. Bize beraat veren hakim yok. Onun için size kolay gelsin.”

    “BU DAVA SİYASİ BİR DAVA”

    Kavala’nın avukatlarından İlkan Koyuncu, müvekkilinin tahliye edilmesini talep etti. Koyuncu, “Bu dava siyasi bir dava. Osman Kavala nasıl bir insan biliyor musunuz? Bu saçma sapan iddianamelere bile mantıklı cevap veren bir insan. Bugün Osman Kavala bile duruşmalara çıkmıyor. Onu bile küstürdünüz. Kavala’nın arkasında şu var bu var diyorlar. Amerika’nın, Rusya’nın, Avrupa’nın arkasında durduğu kişiler değil 4,5 yıl 4,5 ay bile cezaevinde kalmadı. Osman Kavala’nın casus olmadığının en önemli kanıtı 4,5 yıldır cezaevinde olması” diye konuştu.

    Savcılığın mütaalasından sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluğunun devamına hükmetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gezi duruşmasında Osman Kavala’nın tutukluğuna devam kararı verildi

    Gezi duruşmasında Osman Kavala’nın tutukluğuna devam kararı verildi

    PİRHA-Üçüncü kez açılan Gezi davasında Osman Kavala hakkında bugün görülen duruşmada da tutukluluğunun devamı yönünde karar verildi. 

    2017 yılında tutuklanan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve  iş insanı Osman Kavala hakkında bugün görülen Gezi Davası’nda tutukluluğuna devam kararı verildi. Üçüncü kez açılan birleştirilmiş Gezi Davası kapsamında aralarında Osman Kavala’nın da bulunduğu 16 kişi ve Beşiktaş taraftar grubu Çarşı’nın 35 üyesi ile Amerikalı akademisyen Henri Barkey’nin de bulunduğu toplamda 52 kişi başta “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” olmak üzere birçok suçlama nedeniyle yargılanıyor.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedef göstermesi üzerine duruşmalara katılmayacağını açıklayan Kavala hakkında bugün görülen duruşmada da tutukluluğunun devamına karar verildi.

    DURUŞMADAN NOTLAR

    Çarşı davası avukatlarından Ersan Şen müvekkili Cem Yakışkan yönünden dosyanın ayrılması talebinde bulundu. Mahkeme başkanı, yaptığı savunma sırasında sesini yükselten Av. Ersan Şen’i uyardı. Bunun üzerine Av. Ömer Kavili de, mahkeme başkanına tepki gösterdi.

    ‘ER MEYDANI’ NİTELEMESİNE TEPKİ

    Çarşı davası avukatlarından Yıldız İmrek ise meslektaşı Ersan Şen’in mahkeme salonunu “er meydanı” şeklinde nitelendirmesini “Bir kadın olarak bunu kabul etmiyorum” diyerek eleştirdi. İmrek’in sözleri, salon tarafından alkışlandı.

    Çarşı davasının diğer avukatı Efkan Bolaç, bir taraftar grubunun hükümete darbe yapmaya teşebbüs ettiği iddiasının absürt olduğunu belirtti. Osman Kavala’nın 1500 gündür tutuklu olduğunu hatırlatan Bolaç, “Bu yargılamanın neden yapıldığına dair ne sizin, ne de savcılık makamının bir fikri olduğunu düşünüyorum. Hukuken bu absürtlüğe son verilmesini istiyorum” diye konuştu.

    Kavala’nın avukatı Tolga Deniz Aytöre de, Kavala’nın duruşmalara katılmama kararını desteklediklerini vurgularken; “Çünkü masumiyet karinesi açıkça ihlal edildi. Ülkenin kozmik odasına girildi ve giren kişiler hakkında beraat kararı verildi. Osman Kavala’ya gelince sivil toplum faaliyetleri suçlama oldu. Casusluk suçlaması yapıldı” ifadelerini kullandı.

    ERDOĞAN’IN, ‘SOROS ARTIĞI’ İFADESİ 

    Aytöre, Henri Barkey ile görüşmenin olmadığını söyledi. Kavala’nın avukatlarından Köksal Bayraktar da müvekkilinin tahliye edilmesini talep eden AİHM kararının uygulanmasının, ‘anayasal bir zorunluluk’ olduğuna dikkat çekti. Bayraktar, “Anayasaya göre milletlerarası anlaşma olan AİHS kanun hükmündedir” diye konuştu.

    Kavala’nın 4 yıldır 4 duvar arasında olduğunu kaydeden Av. Bayraktar, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kavala hakkındaki “Soros artığı” ifadesine tepki göstererek, “Müvekkilim ve biz siyasi baskı altındayız. Hiçbir siyasinin ‘şunun ya da bunun artığı’ demeye hakkı yoktur” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşması görülüyor: Gezi yargılanamaz!-VİDEO

    Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşması görülüyor: Gezi yargılanamaz!-VİDEO

    PİRHA-Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşmasına bugün devam ediliyor. Duruşma öncesi açıklama yapan Taksim Dayanışması; “Bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umudunu kirletmenize izin vermeyeceğiz. Gezi hep haklı. Gezi umuttur, umut yargılanamaz” dedi. 

    Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülüyor. Yargıtay ve İstinaf Mahkemesi tarafından bozulduktan sonra yeniden görülen davada Osman Kavala tek tutuklu olarak bulunuyor. Celse öncesi Çağlayan’daki adliye önünde Taksim Dayanışması adına yapılan basın açıklamasını ise TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen okudu.

    “GEZİ’Yİ KİRLETEMEZSİNİZ”

    Gezi Davası’nın üçüncü kez açıldığını hatırlatan Köymen; “Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Sekiz sene, üç dava, onlarca duruşma boyunca söylediğimizi yeniden tekrarlıyor, senelerdir süren hukuksuzluk ve gerçekliği çarpıtma ısrarına inat tekrar söylüyoruz: Gezi’yi kirletemezsiniz.

    Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz. Gezi Direnişi’ni bir kez daha yargı marifetiyle karalama çabanız beyhudedir. Gerçekleri çarpıtmanıza izin vermeyeceğiz. Sipariş senaryolarınızla, milyonlarca insanın, demokratik hak ve talepleri için, parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    “OSMAN KAVALA SERBEST BIRAKILMALIDIR”

    Köymen, tutuklu bulunan Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını isterken, şunları söyledi:

    “Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in, Ahmet’in ve Berkin’in düşlerinin kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü haklıyız. Gezi hep haklı.

    Sekiz senedir içine sürüklendiğimiz karanlığı, emekçilerin, kadınların, LGBTİ+’ların, öğrencilerin zorlaşan hayat şartlarını, yaşam alanlarında var olmak için karşı karşıya oldukları şiddet sarmalını ve ellerinden alınan gelecek umutlarını görüyor, bu karanlığa karşı ısrarla özgürlük, demokrasi ve insanca yaşamı savunmaya devam ediyoruz.

    Gezi’ye faiz lobisi diyenlerin yüzüne gerçekleri haykırırken ne kadar haklıysak, bugün yaşadığımız ekonomik çöküşün sorumlusu iktidarınızdır derken de o kadar haklıyız. 2017 yılından bu yana, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan Gezi Direnişi’nin siyah ve beyazı olan ÇARŞI ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz. Çünkü haklıyız: Dayanışma, paylaşma, emek, yargılanamaz.

    Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde 1487 gündür siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala serbest bırakılmalıdır. Biliyor ve inanıyoruz ki: Gezi hep haklı. Gezi umuttur, umut yargılanamaz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ‘Gezi umuttur, özgürlüktür, eşitliktir’-VİDEO

    ‘Gezi umuttur, özgürlüktür, eşitliktir’-VİDEO

    PİRHA- Taksim Dayanışmasının yaptığı basın açıklamasına CHP Milletvekilleri ve İstanbul teşkilatı da katıldı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, davayı PİRHA’ya değerlendirdi. 

    Gezi Direnişi davasına ilişkin beraat kararlarının istinaf mahkemesi tarafından tarafından bozulmasının ardından yeniden görülmeye başlanan Gezi davasının duruşmasına bugün Çağlayan Adliyesi’nin 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

    Taksim Dayanışmasının yaptığı basın açıklamasına CHP Milletvekilleri ve İstanbul teşkilatı da katıldı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, davayı PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “TORBA DAVAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Tanrıkulu, “Gezi davası beraat kararına rağmen Yargıtay tarafından bozuldu ve 7 sanıklı torba bir davaya dönüştürüldü. Adalet ve Kalkınma Partisi bu davayı yargı aracıyla kendi propaganda çalışmasında kullanmak üzere bu hale getirdi.” dedi.

    Osman Kavala’nın dört yıllık tutukluluğuna da değinen Tanrıkulu şunları ekledi:

    “Yargılananlar arasında dostumuz Osman Kavala’da var. 4 yıldır tutuklu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen serbest bırakılmadı. Onun serbest bırakılmaması amacıyla, dava böyle karmaşık hale getirildi. Tamamen hukuksuz ve bütün yasalara aykırı biçimde yürütülen soruşturma ve davalar. Umarım adalet gerçekleşir ancak arkamızdaki binada (Çağlayan Adalet Sarayı) bugüne kadar adalet gerçekleşmedi. Tabii ki biz dayanışma göstermeye ve adalet arayışımıza devam edeceğiz.”

    “GEZİ UMUTTUR, DİRENİŞTİR”

    CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da, “Vallahi söylediklerimi tekrarlayacağım. Gezi umuttur, gezi özgürlüktür, gezi direnişi eşitliktir. Ve bu ülkede umut, özgürlük ve eşitlik yargılanıyor. Bugün de o yargılamalardan birindeyiz. Ama biliyorum ki gün geldiğinde bu yargılayanlar yargılanacak ve bu ülkeye bu inançla, bu umutla, bu direniş ile özgürlüğü ve adaleti getireceğiz, diyorum. Fazla söze hiç hacet yok” şeklinde konuştu. 

    Helin YILMAZ / PİRHA

     

  • Gezi duruşması öncesi açıklama: Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli-VİDEO

    Gezi duruşması öncesi açıklama: Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli-VİDEO

    PİRHA – Gezi Direnişi ve sonrasında yaşananlara ilişkin görülecek davanın duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’nde başladı. Duruşma öncesi Taksim Dayanışması basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Gezi’nin yargılanamayacağı belirtilerek, “Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli” denildi.  

    2013 Haziran’da Gezi Parkı’nın yıkılmak istenmesiyle başlayan direniş neredeyse Türkiye’nin her yanına yayılmıştı. Olaylar sürecinde 8 kişi yaşamını yitirdi, 9 bin 63 kişi yaralandı. Olayların ardından açılan mahkemede eylemlere katılanların beraat etmesine rağmen Yargıtay’da kararlar bozuldu.

    Üçüncü kez açılan mahkemenin, bugün (8 Ekim) Çağlayan Adliyesi’nin 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması görülüyor. Duruşma öncesi Taksim Dayanışması basın açıklaması yaptı.

    Taksim dayanışmasının açıklamasına CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP il teşkilatı katıldı. Ayrıca HDP Milletvekilleri Zeynel Özen, Züleyha Gülüm de basın açıklamasındaydı. Basın açıklamasını Akif Burak Atlar okudu.

    Gezi direnişinin üçüncü kez yargılanmak istendiğini belirten Atlar, ‘Gezi’yi kirletemezsiniz” dedi.

    Açıklama şöyle:

    “Ülkemizin toplum, kent ve demokrasi tarihinin en parlak, en onurlu sayfalarından biri olan Gezi Direnişi, Anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen, hukuka ve gerçeğe aykırı, tümüyle mesnetsiz iddialarla, üçüncü kez yargılanmak isteniyor. Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak, karalanmak isteniyor. Sonunu bildiğimiz bir film, aynı kurgu iddialar ve figüran tanıklarıyla yeniden gösterime alınmak isteniyor.

    Son derece açık ve net bir şekilde bir kez daha ifade edelim: Gezi’yi kirletemezsiniz! Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle , kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz! Gezi Direnişi’ni bir kez daha yargı marifetiyle karalama çabanız beyhudedir! Gerçekleri çarpıtmanıza izin vermeyeceğiz! Sipariş senaryolarınızla, milyonlarca insanın, demokratik hak ve talepleri için, parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz!

    “GEZİ YARGILANAMAZ ÇÜNKÜ GEZİ HEP HAKLI”

    Bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umudunu kirletmenize izin vermeyeceğiz! Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in, Ahmet’in ve Berkin’in düşlerinin kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü haklıyız! Gezi hep haklı.

    Gezi’de yaşam alanlarımızı, kentsel hafızamızı savunurken ne kadar haklıysak, bugün barınma hakkını savunurken o kadar haklıyız! Gezi Parkı’ndaki ağaçları savunurken ne kadar haklıysak, bugün ihmaller yüzünden yangınlara terk edilen ormanlarımızı savunmakta o kadar haklıyız! Gezi’de meslek ilkelerini ve bilimsel doğruları savunurken ne kadar haklıysak, bugün akıl dışı yönetimsel kararlarla afetlere mahkûm edilen kentlerimiz için liyakati savunmakta o kadar haklıyız. Gezi’ye faiz lobisi diyenlerin yüzüne gerçekleri haykırırken ne kadar haklıysak, bugün yaşadığımız tüm krizlerin sebebi iktidarınızdır derken de o kadar haklıyız.

    “OSMAN KAVALA SERBEST BIRAKILMALI”

    Ama bugün, tüm dünyada kabul gören bu haklılığa rağmen, Taksim Dayanışması’ndan kent, demokrasi ve hukuk emekçisi arkadaşlarımız Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın da aralarında yer aldığı itham edilenlerin şahsında, ülkemizin 80 kentinde Gezi’ye katılarak anayasal haklarını kullanan, demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımız bir kez daha haksızca yargılanmak isteniyor. 2017 yılından bu yana, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan Gezi Direnişi’nin siyah ve beyazı olan Çarşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz! Çünkü haklıyız: Dayanışma, paylaşma, emek, yargılanamaz!

    Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala serbest bırakılmalıdır.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gezi Davasında ‘Kavala’nın tutukluluğuna devam’ kararı

    Gezi Davasında ‘Kavala’nın tutukluluğuna devam’ kararı

    PİRHA-Aralarında işadamı Osman Kavala, Can Dündar ve Memet Ali Alabora’nın da bulunduğu 17 sanığın yargılandığı Gezi Davasının ilk duruşması görüldü. Mahkeme başkanı, karar aşamasında muhalif kaldı ancak Gezi davasında oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi.

    Gezi Parkı Davası’nda 9 kişi hakkında verilen beraat kararlarının bozulması üzerine davanın yeniden görülmesine İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

    Savcı ara mütalaasında iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğunun sürmesini talep etti ancak mahkeme oy çokluğuyla tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme Başkanı, karara muhalefet şerhi koyduğunu açıkladı.

    Duruşmada yakalama kararı bulunan sanıklar hakkındaki kararın devamına hükmedilirken bir sonraki celsenin 6 Ağustos’ta yapılacağı belirtildi.

    6 Ağustos’ta yapılacak duruşmadan önce, 15 Haziran ve 12 Temmuz’da, Kavala’nın tutukluluğunun devam edip etmeyeceği dosya üzerinden incelenecek.

    Bugünkü ara kararda Gezi Parkı Davası’yla Çarşı Davası’nın birleşmesi yönünde ise karar verilmedi

    KAVALA: CEZAEVİNDE TUTULMAM GEREKLİ GÖRÜLDÜ

    Duruşmada Mahkeme Başkanı önce, istinaf mahkemesinin beraat kararlarını bozmasıyla ilgili olarak sanıklardan beyanda bulunmalarını istedi.

    Osman Kavala, “Beraat kararının bozulmasının asıl gerekçesi, farklı davaları birleştirmenin önünü açmak” diyerek şunları söyledi:

    “Bozma kararında ne beni ne diğer suçlananları suçla ilişkilendirecek bir öge bulunmuyor. Asıl gerekçe farklı davaları birleştirmenin önünü açmak. Anladığım kadarıyla bu siyasi davalarda algı yaratmak için elverişli bir yöntem. Beraat kararının bozulması davaların birleştirilmesi için atılan bir adımdır. Davaların birleştirilmesi de 8 yıl önce algı yaratmak için hazırlanmış ama mahkemelerin verdiği beraat kararıyla inandırıcılığını kaybetmiş bir senaryoyu canlandırma teşebbüsü olacaktır. Gezi Davası’ndan beraat etmiş olmama rağmen, AİHM’in tutuklanmamın hak ihlali olduğuna hükmetmesi ve derhal serbest bırakılmamı talep etmesine rağmen, cezaevinde tutulmam gerekli görüldü.”

    “KALABALIK OLUŞTURULARAK KAVALA’NIN TUTUKLUĞU UZATILIYOR”

    Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar ise “Birleştirme kararı hukuka aykırı bir karardır. Çarşı Davası’nı buraya getirirseniz, 35 sanık var orada. Bu kadar yoğun bir mesainin içine bir de o davayı getireceksiniz” dedi.

    Kavala’nın avukatlarından Tolga Deniz Aytöre ise “Birisi bana Çarşı dosyasıyla bu dosya arasında nasıl bir irtibat olduğunu anlatabilir mi? Bunun tek bir sebebi var: Kitlesel yargılamalarla kalabalık oluşturularak Kavala’nın tutukluğunu uzatılmaya çalışılıyor” dedi.

    Avukat Can Atalay da Osman Kavala’nın Gezi Parkı Davası’nda beraat etmesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini hatırlatarak, “Yargıya bu kadar açık müdahale varken biz bu memlekette yaşayamayız. Biz hakkınca beraat istiyoruz” diye konuştu.

    9 SANIK HAKKINDAKİ BERAAT KARARI BOZULMUŞTU

    Gezi Parkı Davası’nda yargılanan Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi ve Mine Özerden “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırma”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlamalarından yargılandıkları davada beraat etmişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ise 3. Ceza Dairesi 22 Ocak’ta beraat kararlarını bozmuştu.

    Davaların birleşmesi durumunda, bu davanın sanığı 16 kişi ile Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala ve 35 Çarşı Grubu üyesi birlikte yargılanacak. 52 sanıktan oluşacak yeni dava, Gezi olaylarının ana davası olacak.

    KAVALA 2017’DEN BERİ TUTUKLU

    Gezi Parkı Davası ilk olarak 2014’te açılmış ve 2015’te tüm sanıklar beraat etmişti.

    2017’de Osman Kavala’nın gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasıyla birlikte Gezi protestolarına dair ikinci bir dava açılmıştı.

    2019’da tüm sanıklar beraat etmiş fakat Osman Kavala hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçesiyle tahliye edilmemişti.

    AİHM, KAVALA’NIN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEMİŞTİ

    Anayasa Mahkemesi (AYM), Osman Kavala’nın Gezi Parkı davasından tutukluluğuna yönelik başvurusunu, 22 Mayıs 2019’da reddetmiş, bunun üzerine avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu.

    AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala’nın “makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve AYM’nin bireysel başvurusunu makul sürede incelenmemesini” gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istemişti.

    Kaynak: bbc, MA

  • Çarşı dosyasıyla birleştirilen Gezi davası bugün başlıyor

    Çarşı dosyasıyla birleştirilen Gezi davası bugün başlıyor

    PİRHA- Gezi davası Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını bozmasının ardından bugün tekrar görülmeye başlanacak.

    Gezi’yle birlikte beraat kararları 6 yıl sonra bozulan Çarşı davasının da birleştirilmesiyle toplam 51 kişi Gezi Direnişi sırasında ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs ettikleri’ iddiasıyla hâkim karşısına çıkacak.

    Birleştirme kararının ardından ‘torba dava’ olarak adlandırılan dava Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde saat 10.00’da görülecek. Davanın tek tutuklu sanığı olan iş insanı Osman Kavala bin 298 gündür Silivri Cezaevi’nde tutuluyor.

    Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Hakan Altınay, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu ve Yiğit Ekmekçi “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “mala zarar verme”, “nitelik yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlarından yargılanmış, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda sanıklar hakkında Şubat 2020’de suçlamalara ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Ancak kararın ardından iş insanı Osman Kavala, tahliye edilmeden 15 Temmuz soruşturması kapsamında tekrar tutuklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gezi Direnişi’nde polis gözünü vurmuştu: Dosyamı kapatmaya çalışıyorlar

    Gezi Direnişi’nde polis gözünü vurmuştu: Dosyamı kapatmaya çalışıyorlar

    PİRHA-Gezi Direnişi sırasında bir gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya dava sürecine ilişkin, “Dosyamı kapatmak istiyorlar. Dosyamın zaman aşımına gitmesine yaklaşık 5 ay kaldı” dedi. 

    Cumhuriyet’ten İlayda Kaya’nın haberine göre, Gezi Direnişi sırasında polisin attığı biber gazı kapsülünün gözüne isabet etmesiyle bir gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya, kendisini vuran polislerin tespiti için bilirkişiye gönderilen görüntülerin olay yeri ile ilgisinin olmadığını söyledi. Sarıkaya, “Biz sokakta mücadele verdik ama biz asıl yargıyla mücadele ediyormuşuz. Saçma bir rapor düzenlemişler. 5 ay içinde yeni bir tanık, delil sunamazsam dosyamı kapatacaklar” dedi.

    “BENİMLE ALAKASI OLMAYAN BİR RAPOR DÜZENLENMİŞ”

    Sarıkaya’yı vuran polislerin tespiti için olay yeri görüntüleri savcılık tarafından bilirkişiye gönderildi. Raporda polislerin tespit edilemediğine yer verilirken Sarıkaya dosyadaki gelişmeye ilişkin, “Bilirkişi incelemesinin ardından yeniden bir rapor geldi. Benim vurulduğum yer Gezi Parkı çevresi iken, Galatasaray Lisesi’nin önündeki ve Beşiktaş Meydanı’ndaki insanlar resmedilerek benimle alakası olmayan bir rapor düzenlenmiş” dedi.

    “BU DOSYA KAPATILARAK TÜM DAVALAR SONLANDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR” 

    Davanın zaman aşımına götürülmek istendiğini vurgulayan Sarıkaya:

    “Dosyamın zaman aşımına gitmesine yaklaşık 5 ay kaldı. Bu 5 ay içinde yeni bir tanık, delil sunamazsam dosyam kapanacak. Zaten aktif olarak kalan tek dosya benim dosyam. Bu dosya da kapatılarak tüm davalar sonlandırılmaya çalışılıyor. Dosyamı 2 faili meçhul büro savcısı, 7 normal soruşturma savcısı gördü ama her seferinde dosya başa sardı. Anayasa Mahkemesi’ne başvurdum yanıt alamadım. Benim dosyamın aydınlatılması durumunda diğer kapanan ya da faili meçhul büroya yollanan tüm dosyalar da aktifleşecek. Ama yargı iktidardan emir aldığı için üzerine gitmiyor” ifadelerini kullandı.

    “ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİ”

    Sarıkaya’nın avukatı Umut Alikaşifoğlu da bu dava dosyası boyunca emniyet müdürlüklerinin kendilerini aklamaya çalıştığını belirterek şunları kaydetti:

    “Savcılığa bilgi vermek yerine meşrulaştırmak istediler. Hukuka uygun davrandıkları, orantılı şiddet kullandıkları gibi bir savunma çizgisi çiziliyor. Dosyada bazı görüntüler vardı ama etkin bir soruşturma yürütülmedi.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gezi Parkı davasında verilen beraat kararları bozuldu

    Gezi Parkı davasında verilen beraat kararları bozuldu

    İstinaf Mahkemesi, Gezi Parkı’na ilişkin davada yargılanan, Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında verilen beraat kararlarını bozdu.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Gezi Parkı olaylarına ilişkin 9 sanık hakkında verilen beraat kararlarına yönelik yapılan istinaf başvurularını karara bağladı. Ceza dairesi, sanıklar Anadolu Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin hükmün bozulmasına karar verdi.

    Daire, dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Parkı direnişine ilişkin Kavala’nın da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı davaya ilişkin kararını, 20 Şubat 2020 tarihinde açıklamıştı.

    Mahkeme heyeti, Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden hakkında “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “nitelik yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlarından dava açıldığını hatırlatarak, “yüklenen suçların işlendiğine dair mahkumiyete yeter derecede hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmadığından sanıkların beraatine karar vermişti.

    Heyet, tutuklu sanık Osman Kavala’nın da tahliyesine hükmetmişti.

    Firari sanıklar Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve İnanç Ekmekçi’nin dosyalarının ayrılmasını kararlaştıran mahkeme, bu sanıklar hakkındaki yakalama kararlarını kaldırmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Biz Aleviler Gezi’yi inancımız gereği sahiplendik; beraat kararı olumlu’-VİDEO

    ‘Biz Aleviler Gezi’yi inancımız gereği sahiplendik; beraat kararı olumlu’-VİDEO

    PİRHA – Garip Dede Dergahı dedeleri, Gezi Davası’nda verilen beraat kararını ve Osman Kavala’nın tahliye edildikten sonra yeniden tutuklanmasını PİRHA’ya değerlendirdiler. Dedeler, beraat kararının olumlu olduğunu ancak Kavala’nın yeniden tutuklanmasının kabul edilemeyeceğini vurguladılar. Devletin herkese eşit, adaletli davranması gerektiğini belirten dedeler, “Ötekileştirip, ayrıştırmasınlar” dediler.  

    Haberin videosu

    Topçu Kışlası’nın tekrar inşası için Gezi Parkı’nın yıkımı çalışmaları 28 Mayıs 2013 tarihinde başlamış, fakat protestolar sonucu çalışmalar durmuştu. Ancak Gezi Parkı Eylemleri tüm Türkiye’ye yayılmıştı.

    Büyük direnişten  7 yıl sonra Silivri Adliyesi’nde 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davada tüm sanıklar beraat etti. Ancak Osman Kavala tahliye edildikten sonra yeniden gözaltına alınıp tutuklandı. Gezi Parkı Eylemleri’ne finansman sağlamakla suçlanan Osman Kavala, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili bir soruşturma kapsamında tutuklandı.

    Kavala, Ekim 2017’de gözaltına alındığında hakkında iki ayrı tutuklama müzekkeresi düzenlenmişti. Bunlardan biri Gezi Parkı Eylemleri’nin suçlama konusu yapıldığı soruşturma, diğeri de darbe girişimine ilişkin soruşturmaydı. Darbe soruşturmasında Ekim 2019’da tahliye kararı verilmişti. Dosyada Kavala’nın bu soruşturmayla ilgili ifadesi de bulunuyordu. Ve Kavala, tahliye kararı verilen dosya kapsamında yeniden gözaltına alındı. Kavala, geçen temmuz ayında hakkında ’15 Temmuz darbe girişimine destek’ suçlamasıyla ayrı bir soruşturma olduğunu belirterek, “Herhalde bir vakitte benim için de tahliye kararı verilecek ama bu cezaevinden çıkacağım anlamına gelmiyor” demişti. Kavala, “Tutuklama kararım tuhaf bir biçimde iki dosya arasında paylaştırılmış. Bu ikinci dosya hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz. 20 aydır iddianamesi ortaya çıkmadı” demişti.

    Gezi Davası’nda verilen beraat kararını ve Osman Kavala’nın yeniden tutuklanmasını Aleviler PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “BERAAT HAKLIYDI AMA SONRASINDA YAŞANANLARA DA ŞAŞIRMADIK”

    İmam Rıza Ocağı’ndan, Garip Dede Dergâhı Dedesi Hüseyin Doğan, yaşanan olayların amacının yakıp yıkmak olmadığını, doğa hakları için bir araya gelen insanların demokratik haklarını kullanarak tepkilerini dile getirdiklerini söyledi. Doğan, “Beraatların olması bizi mutlu etti. Yazarlarımızdan sanatçılarımıza kadar hepimiz oradaydık. Olayın aslı mahkeme süreciydi. Bu olay uzun sürdü. Aleviler olarak bizler olayın merkezindeydik, sahiplendik. Çünkü bunu savunmak inancımızın bir gereğidir. Haksızlığın karşısında durduk tarih boyunca. Ezilenden yanaydık hep. Her şeye can deriz biz. Cana kastedilen her yerde zulmedenin karşısındayız. İnanç, örf, adet, gelenek, lehçe ne olursa olsun her zaman ezilenden yana olduk. Olmaya da devam edeceğiz. Beraat haklıydı ama sonrasında yaşanan hadiseye de şaşırmadık” dedi.

    “ADALETLİ DAVRANMAK DEVLETİN GÖREVİDİR”

    Garip Dede Dergâhı Dedelerinden Ahmet Ütebay da kararı eleştirerek, “İnsanlar bugün iki kelam etmekten korkacak hale getirilmiş durumda. İnsanlara karşı adaletli davranmak devletin görevidir. Aleviler bir yana bütün toplum sahiplenmişti Gezi’yi. Her inançtan, her görüşten insanların mücadelesi sergilendi. İnsanları topluma öcü gibi göstermek yakışmıyor. İnsanları dinlemenin formülünün bulunması lazım. Bu sadece bir grubun bir inancın direnişi değildi. Ona göre davranmak ona göre anlamak gerek. Ümitlenmemiz lazım. Umut vermek lazım çocuklara, gençlere. Daha güzel günlerimizi yaşayacağız. İnsanları kötü göstermeyi bıraksınlar. Ötekileştirip ayrıştırmayın demeliyiz” diye konuştu.

    “GEZİ KUMPASININ İÇİNDE KENDİLERİ KALDILAR”

    Alevi Dernekleri Federasyonu üyesi, Malatya Pütürge Hüsükuşağı Derneği Başkanı Yusuf Usul da, beraat kararının umut verici olduğunu belirterek, Osman Kavala’nın tekrar tutuklanmasına tepki gösterdi. Usul, “Gezi’de direnen bizdik, yargılanan da bizdik. Gençlerimizi kaybettik. Ali İsmailler, Berkin Elvanlar geri gelmeyecekler ama bu beraat bizi tatmin etti. Sonra beraat edilen birini yine saçma sapan bir nedenden dolayı yeniden içeride tuttular. Demokrasi ve emek düşmanlığıdır bu. Bizlere, sol geleneğe, devrimcilere yapılan terör damgasının ağırlığıdır bu. Gezi kumpasının içerisinde kendileri kaldılar. Dönemin Emniyet Müdürü, dönemin Valisi sorumludur. Gezi bizim geçmişimiz ve geleceğimizdir. Gerginlik yaratmak isteyenlerin ellerini boş bırakacağız. Laiklik ve sosyal geleneğe karşı tavırları da, Gezi’yi de unutmayacağız. Gezi bizimle, Gezi bizimle geleceğe…” dedi.

    “ADALETİ KENDİLERİNE BASTON OLARAK KULLANANLARI UNUTMAYACAĞIZ”

    Hüseyin Karakoç da, Gezi duruşması ile ilgili şunları söyledi:

    “Gezi’ye sürekli ‘Alevi ayaklanması, Alevi isyanı’ dediler. Varsın öyle olsun. Katledilen gençler bizdendiler, canımızdılar. Bugün aynı zulme, aynı baskıya karşı yine hiç düşünmeden karşı dururuz. Başımızı önümüze eğip bir şey olmamış gibi yaşamayız. 15 Temmuz darbe girişimi ile bizleri baskı altına alan, bizleri inkar eden, sindirip susturmaya çalışan bu zulme karşı hiçbir zaman teslim olmayacağız. Adaleti kendilerine baston olarak kullananları unutmayacağız. Halkların demokrasi talebine baskıyla, silahla, ateşle, cevap verenleri unutmayacağız” dedi.

    Düzgün BULUT /İSTANBUL

     

  • Gezi davasında beraat kararı veren hakimlere soruşturma!

    Gezi davasında beraat kararı veren hakimlere soruşturma!

    Hakimler ve Savcılar Kurulu, (HSK), Gezi davasında beraat kararı veren mahkeme heyeti ile ilgili soruşturmaya izin verdi.

    Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK), Gezi davasında beraat kararı veren mahkeme heyeti ile ilgili soruşturmaya izin verdi.

    Gezi davasında sanıklar hakkında beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti hakkında HSK harekete geçti.

    HSK Birinci Dairesi, mahkeme başkanı Galip Mehmet Perk, üye Ahmet Tarık Çiftçioğlu ve Talip Ergen hakkında inceleme ve soruşturma izni verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Osman Kavala hakkında gözaltı kararı

    Osman Kavala hakkında gözaltı kararı

    PİRHA – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Osman Kavala hakkında 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltı kararı verildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Osman Kavala hakkında 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltı kararı verildi.

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca ‘Anayasal Düzeni Bozmaya Teşebbüs’ suçlamasıyla Kavala hakkında gözaltı kararı verildiği belirtildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

    “Kamuoyunda “Gezi Olayları” olarak bilinen ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümet’ini hedef alan kalkışma girişiminin soruşturulması kapsamında; eylemleri planlayan, yöneten ve yönlendiren bir kısım şüpheliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızın 19/02/2019 tarihli İddianamesi İle kamu davası açılmıştır.

    İstanbul 30.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/02/2020 tarihli karan ile hakkında kamu davası açılan sanıkkların beraatine ve tutuklu sanık Mehmet Osman KAVALA’nın tahliyesine karar verilmiştir.

    Anılan kararın bozulması talebi ile ilgili mahkemeye süre tutum dilekçesi verilmiş olup kararın gerekçesinin yazılmasını müteakip C.Başsavcılığımızca istinaf kanun yoluna başvurulacaktır.

    Yargılama sonucunda tahliyesine karar verilen sanık Mehmet Osman KAVALA hakkında, 15 Temmuz darbe girişimine İlişkin C.Başsavc111ğımızca yürütülen bir başka soruşturma kapsamında TCK’nın 309.maddesi uyarınca Anayasal Düzeni Bozmaya Teşebbüs suçundan ayrıca gözaltı karan verilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Gezi direnişi, bu halkın en haklı direnişiydi’

    ‘Gezi direnişi, bu halkın en haklı direnişiydi’

    PİRHA – Gezi davasında beraat kararı sonrası açıklamalarda bulunan Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu Sözcüsü Volkan Kesanbilici, “Gezi, bu halkın en haklı direnişiydi. Biz hep bu şekilde savunmaya, Gezi’yi yaşatmaya çalıştık, çalışacağız” dedi. 

    Gezi Davası’nın bugün Silivri’de görülen 6‘ncı duruşmasından yargılanan tüm isimler için beraat kararının verilmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu Sözcüsü, “Hak yerini buldu. Uzun gergin bir bekleyişten sonra mahkeme kapılarında bekledikten sonra olması gerekene sevindik. Savcının mütalaasında büyük cezalar vardı. Sevindirici bir sonuç oldu. Hiç başlamaması gereken bir davaydı” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme salonunda yaşananları değerlendiren Kesanbilici, “Şikayetçi olarak gösterilen isimlerin arasında Ali İsmail’in katili de vardı. Başında beri süren bir gerginlik vardı. Mahkeme heyeti, izleyicilere, sanıklara karşı davranışları ortamı geren konuşmalar yaptı. Sanık avukatları hep reddedildi, salon dışına çıkartıldı” dedi.

    “GEZİ’Yİ YAŞATMAYA ÇALIŞTIK, ÇALIŞACAĞIZ”

    Sonraki süreçte hukuksal anlamda neler yapılacağına dair aktarımlarda bulunan Kesanbilici, şunları kaydetti

    “Özellikle hukukçularla bir araya gelip yeni süreci değerlendireceğiz. Davalarımızı ilk günden bu yana açmak istedik. Gezi’de hayatını kaybeden çocuklarımızın aileleriyle birlikte valilerden, dönemin bakanların hep şikayetçi olmak istedik ancak kabul edilmedi. Özgürlükleri elinden alınmış olan insanlar var. Bunlar dava konusu olacaktır.

    Gezi, bu halkın en haklı direnişiydi. Biz hep bu şekilde savunmaya, Gezi’yi yaşatmaya çalıştık, çalışacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Berkin’e, Ali İsmail’e, Ethem’e hepsine selam olsun’

    ‘Berkin’e, Ali İsmail’e, Ethem’e hepsine selam olsun’

    PİRHA – Gezi Davası’nın bugün Silivri’de görülen 6‘ncı duruşmasından yargılanan tüm isimler için beraat kararının verilmesi başta Silivri’de mahkemeyi izlemeye giden ‘Ben de Oradaydım, Gezi’de olmak suç değil! Gezi yargılanamaz’ diyen binlerce insan olmak üzere sevinç ve coşkuyla karşılandı.

    Gezi davasının görüldüğü mahkeme çıkışında ağırlaştırılmış müebbet cezası istemiyle yargılanan Taksim Dayanışması’ndan Yüksek Mimar Mücella Yapıcı, “Demek ki neymiş? Gezi yargılanamazmış. Gezi yargılanamaz. Gezi onurdur. Gezi kirletilemez” dedi.

    Mücella Yapıcı ayrıca, “Berkin’e, Ali İsmail’e nerede o katil? Ethem’e, Abdullah’a, Ahmet’e, Medeni’ye, Hasan Ferit’e hepsine, hepsine selam olsun” diye konuştu.

    Silivri’de duruşmayı takip eden kitle, beraat kararının ardından ‘Her yer Taksim, her yer direniş, yaşasın devrimci dayanışma’ sloganları ve alkışlar eşliğinde yürüdü.

    (HABER MERKEZİ)

  • KESK: Hepimiz oradayık, Gezi’yi savunduk, savunacağız

    KESK: Hepimiz oradayık, Gezi’yi savunduk, savunacağız

    PİRHA – KESK, Gezi davasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “KESK olarak, bugün yargılanan 16 kişi nezdinde demokrasi, eşitlik, adalet istediği için gözdağı verilmek istenen herkesi Gezi’nin değerlerini sahiplenmeye,  mücadeleyi birlikte büyütmek için omuz omuza vermeye çağırıyoruz. Hepimiz Oradaydık! Gezi’yi Savunduk, Savunacağız” ifadeleri yer aldı. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, Gezi davasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “GEZİ, İNSANCA YAŞAMAK İSTEYENLERİN ESERİDİR”

    Gezi; insanca yaşanacak bir ülke isteyen milyonların eseridir.  Dolayısıyla bugün dava konusu edilerek yargılanan Gezi’de dile getirilen toplumun özlemleri ve talepleridir.

    Beş yıl önce kapanan dosya talimatla işleyen yargı eli ile yeniden dava konusu edilse de Gezi;  her şeyi metalaştıran, saldırgan neo liberal politikalarına karşı inşaat işçisinden plaza çalışanına uzanan, dolayısıyla kişi veya kurumlara mal edilemeyecek genişlikte ve zenginlikte çok önemli bir toplumsal direniştir.

    Ne kadar ‘dış mihrakların işi’ gibi gösterilmeye çalışılsa da Gezi; önce İstanbul’un son yeşil alanlarından birisi olan Taksim Gezi Parkının etrafında oluşturulan ardından tüm Türkiye’yi sarmalayan sevgi çemberidir.

    Gezi; kentlerimizi tarihinden kültüründen koparılmış ruhsuz silüetlere çeviren betonlaşmaya, yaşamımızın her hücresine müdahale etmeyi kendinde hak görenlere karşı milyonların dayanışmasıdır. Hiç kimseyi ötekileştirmeyen, dışlamayan, düşman görmeyen haykırışıdır. Gezi;  emekten, yoksuldan, doğadan, ezilmişten, ötekileştirilenden, kadından, laikten, barıştan yana herkesin ortak türküsüdür.

    “GEZİ’Yİ SAVUNDUK, SAVUNACAĞIZ”

    Bir kez daha altını çiziyoruz. Milyonların eseri bir direnişi siyasi rövanş malzemesi haline getirilmesi, ülkenin en demokratik eyleminden darbe ve suç örgütü çıkarılmaya çalışılması, bunlar yetmiyormuş gibi keyfi güç kullanarak Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne yol açmakta mahkûm bir kişinin mağdur olarak davaya dahil edilmesi bu ülkeye ve demokrasiye yapılacak en büyük kötülüktür.

    Çünkü bugün yargılanması gereken Gezi Parkı’na sandviç, poğaça, plastik masa-sandalye göndermeleri,  tweet atmaları,  avukatlık görevini yerine getirmeleri,  basın açıklaması yapmaları ‘suç’ gibi gösterilerek haklarında ağırlaştırılmış müebbet cezası talep edilen 16 kişi değildir.

    Asıl yargılanması gerekenler Gezi sürecinde Berkin Elvan’ın, Ethem Sarısülük’ün, Ali İsmail Korkmaz’ın, Abdullah Cömert’in, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit’in, Ahmet Atakan’ın, Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne, binlerce insanımızın yaralanmasına neden olan insanlık dışı saldırıları gerçekleştirenler, bunun emirlerini verenler, koruyanlar ve yargı sürecini sürüncemede bırakanlardır.

    KESK olarak, bugün yargılanan 16 kişi nezdinde demokrasi, eşitlik, adalet istediği için gözdağı verilmek istenen herkesi Gezi’nin değerlerini sahiplenmeye,  mücadeleyi birlikte büyütmek için omuz omuza vermeye çağırıyoruz.

    Hepimiz Oradaydık!

    Gezi’yi Savunduk, Savunacağız!

    (HABER MERKEZİ)

  • Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

    Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

    AKP’nin Kurucu Genel Başkanı ve 11’nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Karar yazarları Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’a konuştu. Abdullah Gül çarpıcı açıklamalar yaparken Ali Babacan’ın kuracağı parti ile alakalı da mesajlar verdi.

    Ali Babacan’ın kuracağı partiye verdiği destekle bilinen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, siyasal islamın tüm dünyada çöktüğünü söyledi. Gezi olaylarıyla ilgili gurur duyduğunu söyleyen Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde İbrahim Kalın ve Hulusi Akar’ın kendisini ziyaret etmeye helikopterle gelmesiyle ilgili olarak “Hemen yan taraf Üçüncü Kolordu zaten, oraya inmişler. Zaten bizim ofisimizle kolordu arasına bir bahçe kapısı var” dedi.

    Kürt sorununun çözülememesi halinde uluslararası bir mesele haline geleceğinden korktuğunu belirten Abdulah Gül, Rusya ile ilişkilerde ölçünün kaçtığı eleştirisinde bulundu. Gül, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Arkasında siyasi ayak” var dediği askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması yasasını Cumhurbaşkanı olarak niye onayladığını ise şöyle açıkladı: “AB kirterleri için imzaladım.”

    “RUSYA İLE İLİŞKİLERDE ÖLÇÜ KAÇTI”
    Türkiye ile Rusya arasında halen devam eden ve bazen sertleşip bazen de yumuşayan ilişkileri eleştiren Abdullah Gül İktidarın Rus Politikasını eleştirerek “Büyük devletler ile komşuysanız, hele bu komşu otoriter bir büyük devletse, ilişkileriniz ne düşmanca olacak ne de kendinizi kaptıracaksınız. Bu husus çok önemli. Düşman da olmayacaksınız gayet samimi, dürüst ilişkiler geliştirmek için çok uğraşacaksınız, onlara karşı başkalarının düşmanlığının aleti de olmayacaksınız Şuan ilişkilerin seviyesinin kaybedildiğini düşünüyorum. Ölçüsü kaçtı” dedi.

    “KUTUPLAŞMA SİYASETİ TÜRKİYE İÇİN TEHDİTTİR”
    İktidar üyesi politikacıların ötekileştirici dilini eleştiren 11inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Türkiye’de siyaset dilinin ve siyasi argümanların ne yazık ki içi dolu değil. Özü sağlam değil, derinliği yok, daha çok taktiksel. Tüm tartışmalar ‘nasıl kazanırım, nasıl kazanılır, nasıl kazanırıza dayanıyor. Memleket için neyin iyi neyin kötü olacağı yeterince konuşulmuyor. Siyaset çerçevesinde konuşulan her şey böyle gördüğüm kadarıyla. Kimlik ve inanç temelli siyaset uzun ömür olmaz aksine kaybettirir, şuan bunun en somut halini görüyoruz” dedi.

    “BABACAN’I VE PARTİSİNİ DESTEKLİYORUM”
    Ali Babacan’ın yakın bir zamanda ilan edilecek olan partisini desteklediğini belirten Abdullah Gül, AKP’nin kuruluşunu hatırlatarak Babacan’ın partisinin de aynı siyasi daralmadan kurtulmak adına oluşan kamuoyunu değerlendireceğini belirtti. Abdullah Gül “Ali Bey’in karakterine, eğitimine, bilgisine, siyaset üslubuna güvenen ve takdir eden bir insanım” diyerek sözlerine “Siyasi partiler sadece kişilerin arzusuyla ortaya çıkmaz. Toplum mecbur eder yeni siyasi oluşumları. AK Parti’yi kurarken hazırladığımız programlar, beyannameler ciddi bir emek mahsulüydü ve bilinçli olarak yazılan şeylerdi. Aramızdan birinin kalemiyle yazılıp konan şeyler değildi. O zaman onları çok içselleştirenlerimiz vardı” diye devam etti.

    “GEZİ OLAYLARI İLE GURUR DUYUYORUM”
    Cumhurbaşkanı olduğu dönem yaşanan Gezi direnişi ile ilgili dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı sessiz kaldığı eleştirilerine cevap veren Abdullah Gül “Sessiz kalmadım. O süreç içerisinde Bakanlar ve Başbakana Gezi’nin bir temel hak olduğunu belirttim. Çıkıp Gezi ile gurur duyuyor demiştim. İnsanlar doğa ve ağaçlar için sokaklara çıkmışlar, bu en demokratik haktır. Yeşilin, doğanın hakkı için verilen mücadele önemlidir. Demokrasi sadece seçim değildir demiştim. Bana o zaman bizim camiadan bazıları milli irade dersi vermeye kalktı. Milli iradenin ne olduğunu anlattım. Demokrasi sadece seçim değildir, seçimin ötesi vardır dedim. Hâlbuki ben şimdi bunları söylerken bu kadar tatsız politik ortamın içinde bunları tekrar konuşmak istemiyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)