Etiket: hakka uğurlama

  • Cumartesi Annesi Emine Ocak, Gazi Cemevi’nden uğurlandı -VİDEO

    Cumartesi Annesi Emine Ocak, Gazi Cemevi’nden uğurlandı -VİDEO

    PİRHA- 23 Temmuz’da Hakk’a yürüyen Emine Ocak için Gazi Cemevi’nde tören yapıldı. Yüzlerce yurttaşın katıldığı törende, Emine Ocak’ın ömrü boyunca verdiği mücadele anlatıldı.

    Gözaltında kaybedilen oğlu Hasan Ocak’ın akıbetini sormak için 1995 yılında Galatasaray Meydanı’nda adalet mücadelesine başlayan Emine Ocak, geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaklaşık bir aydır yoğun bakımda tedavi görüyordu.

    Cumartesi Annelerinin sembol isimlerinden Emine Ocak için Gazi Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yapıldı.

    Yüzlerce yurttaşın katıldığı törende, Ocak’ın sevenleri konuşma yaptı.

    İHD İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun, “Emine anne hak mücadelesinin ne demek olduğunu hepimize öğretti” dedi.

    Aile adına Dursun Güzel, yaptığı konuşmada, “Emine ananın sadece beden aramızdan ayrıldı ama ruhu aramızda. O canın mücadelesi devam edecektir. Ablamızın yolu açık olsun. Ablam doğarken bir fidan oldu, ardından ağaca dönüştü ve sonra meyvesini verdi. Şimdi de toprağa dönüyor” ifadelerine yer verdi.

    Ocak ailesinin avukatı Gülseren Yoleri, konuşmasında “Ben onun anısına hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Bu mücadele artık hakikat ve adalet mücadelesi olarak devam ediyor. Devletin faillerin cezalandırması için bugüne kadar biz bu mücadelenin bir hukukçu olarak bir cumartesi insan olarak yürütülen bu hukuksal mücadelenin de bugün ne kadar kazanımı varsa işte bu kazanımın cumartesi meydanından yükselen mücadeleyle gerçekleştiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Emin anneye bir sözümüz var, ışıklar içinde uyusun. Biz son kayıp bulunana son fail cezalandırılana kadar vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadelenin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

    İHD Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban, “Sen adalet oldun, sen yolunu kaybedenlere fener, ışık oldun. Ey beyaz saçlı annemiz, uğurlar olsun sana” diye belirtti.

    Kayıp ailelerinin Avukatı Öztürk Türkdoğan, “Bu hayatta annelerden öğrendiğimiz çok şey var. Onların direnci bizim mücadeleye bağlıyor. Burada olan tüm annelerin de ellerinden öpüyorum. Emine anne gerçekten bir kutup yıldızı, öncüydü, devrimciydi. Seni hiçbir zaman unutmayacağız, adalet mücadelesini sonuna kadar yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

    ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni de yaptığı konuşmada, “Haftalardır konuşuyoruz ve aylarca konuşmaya devam edeceğiz, O her şeyden önce bir mücadele öğretmeniydi. Bu coğrafya özgürlük ve adalet mücadelesini sürdüğü bir coğrafya ama Cumartesi Anneleri kayıp aileleri, bu coğrafyada faşizmin gözaltında kaybetme politikasına durduran bir mücadele yürüttüler. Bu mücadele bize şunu öğretiyor yan yana durduğumuzda başarabiliriz. Hasan yoldaşa selamlarımızı ilet” sözlerine yer verdi.

    CHP adına konuşma yapan Sezgin Tanrıkulu ise “Emine anneye ve gidenlere gerçekten borcumuz çok en başta adalet ve barış borcumuz var. Beyaz Toroslar şimdi yine aramızda. Mesele bu zihniyetle mücadeledir. Umarım bu adalet mücadelesini başarıyla sağlarız” diye konuştu.

    DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise “Emine annenin huzurunda yalnızca söz verebiliriz. Verebileceğimiz söz bugüne kadar verdiği mücadeleyi sürdürme, başarma, vazgeçmeme ve kazanma sözü olabilir. Zaten onlar başardılar ve bize yeni bir yol açtılar. Onlar vazgeçmediler biz de vazgeçmeyeceğiz. Yolunuz, yolumuzdur. Uğurlar olsun Emine anne” diye konuştu.

    HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu da “Ocak ailesi kayıplarla mücadele konusunda bize çok şey öğretti. Emine Ana, Cumartesi Annelerinin en önünde hepimize annelik etti. Yolu açık olsun” sözleriyle duygularını paylaştı.

    Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ise “Emin anne ilk gün yanımıza geldi sardı sarmaladı. Mücadeleyi ondan öğrendim diyebilirim. Eminim ki çocuklarımıza orada da sahip çıkacaktır. Emine ana, oğlum sana emanet” dedi.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise konuşmasında “İnsanlar, kimliklerinden dolayı farklılaştırılmasın katledilmesin. 30 yıldır Cumartesi Anneleri ile beraber Emine anne mücadele verdi. Şu an yoldaşları, dostları, hepsi buradalar, söz kurdular, ikrar verdiler. Biz, Emine ananın ve Cumartesi Annelerinin dertlerine derman, yüreklerine Hızır olabildik mi?” ifadelerine yer verdi.

    Pir Fırat, konuşması ardından gülbeng okuyup rızalık aldı. Cenaze erkanı ardından kitlesel olarak Gazi mezarlığına yürüyüş gerçekleştirildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mehmet Yıldız (Uzun Memet), Dersim’de Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Mehmet Yıldız (Uzun Memet), Dersim’de Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-27 Haziran’da Hakk’a yürüyen Mehmet Yıldız (Uzun Memet) Tunceli Cemevi’nde yapılan Hakk’a uğurlama erkânının ardından Körkes (Batman) köyünün Hopik mezrasında toprağa sırlandı.

    Dersim’in kültür taşıyıcısı, halk arasında “Uzun Memet” olarak bilinen Mehmet Yıldız, geçirdiği kalp krizi sonucu 27 Haziran’da Hakk’a yürümüştü.

    Mehmet Yıldız (Uzun Memet) Tunceli Cemevi’nde yapılan Hakk’a uğurlama erkânının ardından Körkes (Batman) köyünün Hopik mezrasında toprağa sırlandı.

    Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut’un yürüttüğü Hakk’a uğurlama erkânına Uzun Memet’in ailesi, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “UZUN MEMET, MUHARREM ORUÇLARI’NDA HAKK’A YÜRÜMEK İSTEMİŞTİ”

    Uzun Memet’in her yıl Muharrem Oruçları’nda oruç tuttuğunu ifade eden Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut, “Uzun Memet, bir gün Allah canımı alırsa Muharrem Orucu içerisinde ben oruçluyken alsın derdi. Allah Uzun Memet’in dualarını kabul etti. Uzun Memet’in Muharrem Oruçları zamanında Hakk’a yürümesi inancımızda kemaletin ve rızalığın nişanıdır” dedi.

    “KADİM KİLİĞİMİZE VE İNANCIMIZA SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR”

    Dersim’in hafızasının yavaş yavaş yaprak döktüğünü belirten Yılmazcan Şare ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Ben Uzun Memet’e baktığımda çocukluğuma gidiyordum. Onun güzel bıyıkları, onun o tonlaması, onun o Kırmancîye ruhu, onun o güzelliği bu kentin asıl kimliğidir. İşte bu kimlik ne yazık yavaş yavaş yaprak dökümü içerisinde bu da bizi üzüyor. Bizim her şeyden önce bu kadim kimliğe, bu kadim inanca sıkı sıkıya sahip çıkmamız gerekiyor. Çocuklarımıza da bunu aşılamamız, öğretmemiz gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Mehmet Yıldız (Uzun Memet) Hakk’a yürüdü!

  • Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Kanser tedavisi gördüğü İzmir’de Hakk’a yürüyen Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, Balçova Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Anmada, Fadıl Öztürk’ün Dersim’in Kürdi, Kızılbaş ve devrimci kültürü ile yaşadığına vurgu yapıldı.

    Şair ve Yazar Fadıl Öztürk, tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Hastanesi’nde dün sabaha karşı Hakk’a yürüdü. Kanser tedavisi gören Öztürk, bir süre önce hastanede yoğun bakım servisine alınmıştı.

    Fadıl Öztürk için Balçova Cemevi’nde erkan düzenlendi. Erkana Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) kurucularından Ergin Doğru, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, yoldaşları ve çok sayıda seveni katıldı.

    Ayrıca Avrupa’da yaşayan Sanatçı Ferhat Tunç, Fadıl Öztürk için bir taziye mesaj yolladı.

    “DEVRİMCİ BİR ŞAİRDİ”

    Anma programında konuşan Şair Enver Bulut, Fadıl Öztürk’ün devrimci bir şair olduğuna vurgu yaparak, “12 Eylül’ün karanlık günlerinde işkenceler gördü, direndi. Fadıl Öztürk bir devrimci bir şairdi. Fadıl Öztürk şiirden geçerek devrime gelen bir abimiz. Şiiri ve yoldaşlarının başı sağ olsun” dedi.

    Bulut, ayrıca Fadıl Öztürk’ün şiirlerinden dizeler seslendirdi.

    “EKİBİMİZİN EN YARATICI ÜYESİYDİ”

    Öztürk’ün yoldaşlarından Merih Cemil Kaymaz ise, “İmrenilecek bir dönemin kuşağiyiz. Yarım asrı birlikte katettik. Kavgadan hepinizin payına çok şey düşüyordu. Ekibimizin en yaratıcı, zanatkar üyesi sendin” diye anlattı.

    “BİTMEZ TÜKENMEZ BİR ENERJİYE SAHİPTİ”

    Fadıl Öztürk ile birlikte Elazığ’daki mücadele günlerine değinen Mehmet Biter, “50 yıl öncesinden yoldaşım, arkadaşımdır. 12 Mart darbesinden sonra Fadıl’ı Elazığ’da tanıdım. Hayatı birlikte paylaşmaya çalıştık. Elazığ iç savaşın körüklenebileceği bir fay hattı üzerindeydi. Devrimciliği yürütmek çok zordu. Fadıl bir nevi özsavunmayı örgütledi. Böylesi önemli birşeyi sağladı. Bitmez tükenmez bir enerjiye sahipti. Kendisini saygıyla anıyorum” diye konuştu.

    “SADE BİR İNSANDI”

    Yine anmada söz alan İHD Onursal Başkanı Akın Birdal da, “Fadıl çok sade bir insandı. Engin gönüllüydü. İnsanlar unutulduğu zaman ölürlermiş. O hep aramızda yaşayacak. Saygı ve sevgiyle anıyorum” ifadelerini kullandı.

    “SANATIN İKTİDAR VE PİYASAYA İLİŞKİLERİNDEN UZAKTI”

    Fadıl Öztürk’ün sanatın iktidar ve piyasa ilişkilerinden uzak olduğuna vurgu yapan Şair Namık Kuyumcu şunları söyledi:

    “Bir şair olarak çok kıymetli şiirler yazdı. Bağırmayan çok kıymetli düz yazılar yazdı ve örnekler bıraktı. Şiiri de çok özgündü. Beyoğlu’nun arka sokaklarının Fadıl abisiydi. Bütün ötekileştirilmişler onu çok severdi. Sanatın iktidar, piyasa ilişkilerine yenilmeden, bu referanslara uzak biriydi.”

    “HEPİMİZİN DUYGUSUYLA, YOLDAŞLIĞIYLA GİDECEK”

    Gazeteci Şair Vecdi Erbay ise Fadıl Öztürk ile uzun yıllar süren ilişkisine değinerek, “Bana şiir okumayı öğreten, hayat bilgisi ile büyümeme neden olan da odur. Büyüdük ve eksiliyoruz gibi bir duyguya kapılıyorum. Fadıl hepimizin duygusuyla, yoldaşlığıyla gidecek” şeklinde konuştu.

    “DERSİM’İN KÜRDİ, KIZILBAŞ VE REYA HAQ KÜLTÜRÜNÜ KENDİNDE VAR ETTİ”

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) kurucularından Ergin Doğru da anmada söz alarak şunları ifade etti:

    “O yönüyle iyi bir söz ustası olduğu kadar iyi bir devrimciydi. Dersim’in Kürdi, Kızılbaş, Reya Haq kültürünü kendisinde var edebilen, onu söze dökebilen ve onu kendi yaşamında pratikleştirebilen bir söz ustasıydı. Onun şahsında devrimci sözün Kürdi boyutuyla nasıl yaşanabileceğini gördük. Benim için yitip giden değil geleceğe ışık tutacak biri olarak görüyorum.”

    Yine anmada Fadıl Öztürk’ün birçok yoldaşı söz alarak ona dair duygularını paylaştı.

    BAYINDIR GAZİLER KÖYÜNDE TOPRAĞA SIRLANACAK

    Erkan sonrasında Fadıl Öztürk naaşı toprağa sırlanmak üzere Bayındır ilçesine bağlı Gaziler köyü mezarlığına doğru yola çıkarıldı.

    FADIL ÖZTÜRK KİMDİR?

    1955 yılında Dersim’de doğan Fadıl Öztürk, edebi kimliğinin yanı sıra siyasal duruşuyla da tanınan bir isimdi. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Dev-Yol davası kapsamında müebbet hapse mahkûm edilen Öztürk, yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldı. Cezaevinden tahliye olduktan sonra İstanbul’da yayıncılık yaptı, şiir ve yazı çalışmalarına ağırlık verdi.

    Şiirleri Kunduz Düşleri ve Ütopia gibi dergilerde yayımlanan Öztürk, “Suyu Uyandırın Sesim Olsun”, “Esmer Bir Acı”, “Hep Kuzeydi Gözlerin” ve “Benden Adam Olmaz” gibi şiir kitaplarının yanı sıra denemelerini topladığı “Ateşe Konuş Küle Ağla” ile de geniş bir okur kitlesine ulaştı. Bazı şiirleri bestelenerek müziğe de uyarlandı.

    Siyasi ve toplumsal konularda da aktif bir isim olan Öztürk, 2004 yılında Herald Tribune gazetesinde yayımlanan “Türkiye’deki Kürtlerin Talepleri” başlıklı ilanla gündeme geldi. Aynı zamanda 2005 yılında kurulan Munzur Aydınlar Platformu’nun koordinasyon kurulu üyeliğini üstlendi. Dersim Gazetesi ve Dersim Araştırmaları Merkezi’nin de kurucu üyeliğini yapan Fadıl Öztürk, son yıllarda sosyal medya paylaşımları ve yazıları nedeniyle çeşitli soruşturmalarla karşı karşıya kalmıştı.

    PİRHA/İZMİR

  • Hakk’a yürüyen Araştırmacı-Yazar İrfan Dayıoğlu, Malatya’da toprağa sırlandı-VİDEO

    Hakk’a yürüyen Araştırmacı-Yazar İrfan Dayıoğlu, Malatya’da toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA-16 Nisan’da Fransa’da Hakk’a yürüyen Araştırmacı-Yazar İrfan Dayıoğlu, Malatya’da deyişlerle toprağa sırlandı.

    Uzun yıllar Avrupa’da sürgün yaşamı süren siyasetçi, yazar ve Alevi aktivist İrfan Dayıoğlu, kanser hastalığından dolayı 3 yıldır kemoterapi görüyordu.

    16 Nisan’da Fransa’da Hakk’a yürüyen Araştırmacı-Yazar İrfan Dayıoğlu, Hacı Özgür Doğan Kültür Evi’nde yapılan Hakk’a uğurlama erkânının ardından Malatya’nın Akçadağ ilçesi, Kürecik Harunan (Harunuşağı) köyünde toprağa sırlandı.

    Hakk’a uğurlama erkânını Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete, yürütürken erkâna İrfan Dayıoğlu’nun ailesi, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Malatya’daki siyasi parti, demokratik kitle örgütleri, inanç kurumları ve derneklerin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HERKESİN BİRLİKTE YAŞAMALARINI SAVUNDUK”

    İrfan Dayıoğlu’nun eşi Nuray Dayıoğlu, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Herkesin inanç ve kimlik ayrımı olmadan birlikte yaşamalarını savunduk. Yurtdışına gittiğimiz günlerde de halkımızla bütünleşerek demokrasi, sosyalizm ve hak mücadelesi hep sürdü.”

    “KENDİ TOPRAKLARINA 43 YIL HASRET KALMIŞ AMA UZAK DİYARLARDA MÜCADELESİNİ DEVAM ETTİRMİŞ”

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Kendi topraklarına 43 yıl hasret kalmış ama uzak diyarlarda mücadelesini devam ettirmiş. Bu mücadele kolay bir mücadele değildir, gerektiğinde sevdiklerinden uzak kalarak verilen zorlu bir mücadeledir. Mücadele bugün de devam ediyor ve bugün de mücadelenin sorumlulukları omuzlarımızda” dedi.

    “İRFAN DAYIOĞLU, BİZE BİRÇOK MİRAS BIRAKTI”

    İrfan Dayıoğlu’nun gençlik yıllarında hak ve hakikat mücadelesinde yer almasının sebebi Kürecikli Kürt-Alevi olması olduğunu belirten DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, “Bu coğrafyada Kürtlerin dili yasak, Alevilerin ise inancı yasak. Bu nedenle yurtdışında da olsa hak, hakikat ve özgürlük mücadelesine devam etmiştir. İrfan Dayıoğlu, kendisini uğurlarken bile birçok şey öğreten ve miras bırakan birisiydi” diye konuştu.

    Hakk’a uğurlama erkânında yapılan konuşmaların ardından Zakir Abuzer Aydın’ın okuduğu deyişlerle uğurlandı.

    PİRHA/MALATYA

  • Birlikte olduğu erkek tarafından katledilen Sinem Çeşim, İstanbul’da toprağa sırlandı

    Birlikte olduğu erkek tarafından katledilen Sinem Çeşim, İstanbul’da toprağa sırlandı

    PİRHA- Sinem Çeşim, İstanbul’da birlikte olduğu erkek tarafından katledildi. Sinem Çeşim, PSAKD Yakacık Cemevi’nde Hakk’a uğurlandıktan sonra Yeni Şeyhli Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    27 yaşındaki Sinem Çeşim, İstanbul’da birlikte olduğu erkek tarafından katledildi. Sinem Çeşim, PSAKD Yakacık Cemevi’nde Hakk’a uğurlandıktan sonra Yeni Şeyhli Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    Toprağa sırlanan Sinem Çeşim’in Elazığ Karakoçan Sarıbaşak Köyü (Zelxider) Sosyal Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde (ZEL-DER) taziyesi olacak.

    KAYY-DER: SUÇLULAR CEZASINI BULANA KADAR SİNEM’İN DAVASININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

    Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladere-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER), konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Ülkenin gündemi her gün değişirken, kadına yönelik şiddet ve katliamlar değişmiyor. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması, 6284 kanunun uygulanmaması cezasızlık, ceza indirimleri erkek şiddetini güçlendiriyor. Kayy-Der olarak; kadına yönelik şiddeti önleyici hiç bir politikanın olmadığı bu ülkede, sorumluları göreve çağırıyor ve suçlular cezasını bulana kadar katledilen tüm kadınların ve Sinem’in davasının takipçisi olacağız” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Madımak’ta katledilen Handan Metin’in babası Sadık Metin Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Madımak’ta katledilen Handan Metin’in babası Sadık Metin Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı’nda kızı Handan Metin’i kaybeden ve yıllardır adalet mücadelesini sürdüren Sadık Metin, Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Metin, Sivas Divriği’de toprağa sırlanacak. 

    2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal’ı anmak için gittikleri Sivas’ta radikal dinci, faşist kalabalık tarafından yakılarak katledilen 33 candan Handan Metin’in babası Sadık Metin Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Metin, toprağa sırlanmak üzere 22.00’de Sivas Divriği’ye götürülecek.

    Sadık Metin’in Hakk’a uğurlama erkanına Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Madımak aileleri, DAD Ankara Şubesi yönetimi, çok sayıda Alevi kurum ve siyasi parti temsilcileri ile birlikte çok sayıda seveni katıldı.

    Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü erkanda ayrıca nefesler ve deyişler seslendirildi.

    “BÜYÜK BİR AZİMLE MÜCADEYE DEVAM ETTİ”

    Sadık Metin’in yeğeni Müslüm Metin, tarifi olmayan bir acı yaşandığının altını çizerek, “Amcam çok beyefendi bir adamdı. Ailemiz adına gelen herkese teşekkür ediyorum. Handan’ına kavuştu, 33 canına kavuştu” diye konuştu.

    Sadık Metin’in kızı Şehriban Metin, “Babam için buradayız” diyerek, “Babam bir gün bana bütün dünya Alevi olacak demişti. Bütün dünya adaletten yana olacak demişti. Biz de onunla mücadelenin içerisinde olmaya çalıştık. Babam mücadeleye büyük bir azim ile devam etti. Bu son salıvermelerden sonra bedeniniz ve ruhunuz artık direnemiyor” ifadelerini kullandı.

    “BİR HAFIZAYI UĞURLUYORUZ”

    Metin’in oğlu Doğan Metin, “Bugün burada büyük bir acıyı paylaşmak için toplandık. O sadece bir baba, bir dost, bir eş değil. Bir şair, bir sanatçıydı. Bugün onu uğurlarken sadece bir insanı değil bir hafızayı, bir sanatı uğurluyoruz” dedi.

    “AİLELERİN HAKLARI GASP EDİLMİŞ DURUMDA”

    Madımak ailelerinden Hüseyin Karababa ise Anayasa Mahkemesi’nin haklarını gasp ettiğini belirterek, “Üst üste dava arkadaşlarımı kaybediyoruz. 11 yıldır Anayasa Mahkemesi’nde duran bir davamız var. Ailelerin hakları gasp edilmiş durumda. Bu insanlar davalarının sonuçlarını görmeleri gerekiyordu. Devlet bize bu son salınmalarla savaş açtı. Anayasa Mahkemesi bizim haklarimizi gasp etti” diye konuştu.

    Erkânın ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir, deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir, deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da dün Hakk’a yürüyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Başkanı, 2 Temmuz Vakfı önceki Başkanı, Yazar Murtaza Demir, Oran Pir Sultan Abdal Cemevi’nden deyişlerle Hakk’a uğurlandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kurucu Başkanı, 2 Temmuz Vakfı önceki Başkanı, Yazar Murtaza dün (9 Ocak 2025)Demir Ankara’da Hakk’a yürüdü. Demir, kanser nedeniyle tedavi görüyordu.

    Demir’in Hakk’a uğurlanma erkanı Oran Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapıldı. Uğurlamaya Demir’in yakınları, Alevi kurum başkanları, eski dönem Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı.

    Alevi hak mücadelesine yıllarda emek veren Murtaza Demir’in Hakk’a uğurlama erkanını Dertli Divani yürüttü.
    Murtaza Demir’in oğlu Ali Demir ve eşi Şemsi Demir birer konuşma yaptılar.

    Deyişlerle uğurlanan Murtaza Demir, 11 Ocak Cumartesi günü saat 12:00’de Sivas Yıldızeli Banaz köy mezarlığında toprağa sırlanacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Makbule Çimen, Gülsuyu Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı!-VİDEO

    Makbule Çimen, Gülsuyu Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı!-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Nesimi Çimen’in eşi Makbule Çimen, Hakk’a uğurlandı. Çimen, Gülsuyu Cemevi’nde yapılan erkanın ardından Gülsuyu Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    Dinci /faşist kalabalığın gerçekleştirdiği Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren Halk Ozanı Nesimi Çimen’in eşi Makbule Çimen, çoklu hastalık sebebiyle 74 yaşında Hakk’a yürüdü.
    Makbule Çimen için Maltepe ilçesindeki Gülsuyu Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı düzenlendi. Uğurlamaya Alevi kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da katıldı.

    Dede Şahin Çelik tarafından yürütülen uğurlama erkanının ardından Makbule Çimen, Gülsuyu Mezarlığında toprağa sırlandı.

    Makbule Çimen, Madımak Katliamı’ndan yaralı olarak kurtulan Alevilerden biriydi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim topraklarının emektarı Halil Ateş, köyünde toprağa sırlandı-VİDEO

    Dersim topraklarının emektarı Halil Ateş, köyünde toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA-Uzun yıllardır Almanya’da sürgünde yaşayan ve 7 Ekim’de Hakk’a yürüyen Halil Ateş, Dersim’de toprağa sırlandı. Halil Ateş’in Dersim topraklarına emek veren ve dar günün dostu olduğunu ifade eden önceki dönemler HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Dağlarda şehirde ve köylerde her yerde onun ayak izleri var. Kendi topraklarına ve diline hasretti” diye konuştu.

    Almanya’da 9 yıldır sürgünde yaşayan 77 yaşındaki Halil Ateş, (Apo Xelil) 7 Ekim’de Almanya’da Hakk’a yürüdü. 7 saat boyunca Elazığ’da otopsi sonucu nedeniyle cenazesi bekletilen Halil Ateş, bugün Dersim’in Vankük (Gürbüzler) köyünde toprağa sırlandı.

    Uğurlamaya, Halil Ateş’in ailesi, Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, önceki dönem HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ateş, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “KENDİ TOPRAKLARINA VE ANA DİLİNE HASRETTİ”

    Halil Ateş’in Dersim toprakları için emek verdiğini belirten 25., 26. ve 27. Dönem HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Halil Ateş, dar günün dostuydu. Bu topraklarda zulüm varken birçok insan bize selam bile vermiyordu ama Halil amca emek ve bedel verdi partimize. Dağlarda, şehirde ve köylerde her yerde onun ayak izleri var. Cezaevinde ve dışarıda emek verdi ama rahat bırakmadılar, sürgüne gitti, orada da rahat bırakmadılar. ‘Ben Kürtlerin hizmetkârıyım’ derdi ve nerede bir iş varsa oraya koşardı. Kendi topraklarına ve diline hasretti. Bize vasiyeti ‘her yerde ana dilinizi konuşun’ oldu. Mücadeleden yılmadı ama kötü bir hastalıktan dolayı yaşamını yitirdi” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Cami imamı bizim köylü, cenazelerimizde imam dua okur, deyiş okunmaz!’ -VİDEO

    ‘Cami imamı bizim köylü, cenazelerimizde imam dua okur, deyiş okunmaz!’ -VİDEO

     PİRHA- İkrar verdikten sonra cemlere katıldığını belirten Abdal Musa Tekke köyünden Yol hizmetkarı Kazım Zeybek, 30 yıldır cemlerde hizmetleri yerine getirdiğini söyledi. Zeybek’in anlatımları asimilasyonun nasıl yapıldığını göz önüne serdi. Cami imamının kendi köylüleri olduğunu belirten Zeybek, Hakk’a uğurlamanın evin önünden yapıldığını, duayı ise imamın yaptığını, deyiş okunmadığını ifade etti. 

    Alevi Erenlerinden Abdal Musa’nın türbesinin bulunduğu Tekke köyünden Kazım Zeybek, Aleviliğe, cemlere ve Hakk’a uğurlamaya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Kazım Zeybek, 20’li yaşlarında cemlere girmeye başladığını belirterek, “30 yılı aşkın süredir cemlerde hizmetlerde bulunuyorum. Cemlerde Dede ve Baba postuna oturmanın dışında 12 hizmetlerin tamamında görev yaptım. 5 yıldır da sakkacı (Cemde susayanlara su dağıtan) hizmetini yürütüyorum” dedi.

    Bektaşi olduklarını belirten Zeybek, “Sadece ben ikrar vereceğim zaman karşımda bir baba, rehber tutarım. Mesela sen benim rehberim olacaksın, ben senin eteğine yapışırım. Sen duanı okursun benim rehberliğimi kabul edersin, Yolumdan geçirirsin” diye belirtti.

    “BEKTAŞİLERDE OCAK İSTEMİ OLMADIĞI İÇİN DEDELİK YOKTUR”

    Bektaşilerde Dedelik olmadığını belirten Zeybek, “Baba da bir parça bilgisi varsa Yola da sahip birisi ise onu Baba yaparız. Bizde Babayı bütün canlar seçer” dedi.

    Baba olan kişinin canlar tarafından oyla seçildikten sonra Dedeye gidip ondan rızalık alması gerektiğini belirten Zeybek, “Baba olan kişi dededen tarikat rızalığı alır. Rırızalık almadan Baba olamaz. Oturduğun postu hak edeceksin. Ne ile nasıl hak edeceksin? Bilgiyle” diye konuştu.

    EN BÜYÜK ASİMİLASYON HAKK’A UĞURLAMADA!

    Abdal Musa Tekke köyünde Hakk’a yürüme erkanlarının her zaman Türkçe olarak yapıldığını da belirten  Kazım Zeybek, şunları kaydetti:

    “Bir kardeşimiz vefat ettiğinde onun cemini yaparız. 3 gün Hakk’a yürüyen kişinin evinde yemek pişmez. 3 gün boyunca millet yemeğini cenaze evine getirir. 3. günden sonra cenaze evinde yemek yapılır ve o cenazenin yemeği verilir. Bizim cenazelerde Arapça hiçbir şey okunmaz, Türkçe yapılır. Cenazelerimizde deyiş okunmaz. Sadece ölen kişinin cenazesi evinin önünde yıkandıktan sonra imam duasını okur. Cami imamı da bizim köylümüzdür. Cenaze evinde cenaze yemeği bittikten sonra da imam değil sadece bizim Babalarımız tarafından tarikat duası yapılır. Bizdeki cenaze erkanı bu şekilde yürütülür.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Hasan Ali Tuncer: Son günlerde yakınlarımızı Alevi inancına göre Hakk’a uğurladık-VİDEO

    Hasan Ali Tuncer: Son günlerde yakınlarımızı Alevi inancına göre Hakk’a uğurladık-VİDEO

    PİRHA-Kayseri ve Maraş’ta eski Alevi mezarlıklarında sembollerin olduğunu belirten Göynük köyünden Hasan Ali Tuncer, “Son dönemlerde kendi yakınlarımızı Alevi inancına uygun olarak defnettik. Hakk’a uğurlama, dedenin eşliğinde, saz çalınarak, nefesler ve gülbenkler okunarak yürütüldü” dedi.

    Maraş’ın Göksun ilçesine bağlı Göynük köyü ve Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Alevi köylerinde eski dönemlere ait mezarlarda inançlarını ve geleneklerini yansıtan sembollerin taşlara çizildiği görülüyor.

    Göynük köyünde yaşayan Hasan Ali Tuncer, şu anda Keklikoluk’ta, Tatmakuyu’da İslami inanca göre yetişen kişilerin cenazeleri defnettiğini söyledi. Tuncer, “Oradaki hocalar da şimdi İslamiyet’in misyoneri olarak çalışıyorlar. Tümüyle dualarla götürüyorlar. Okuduğu duaların hepsi yanlış ve hatalı. Bunu bir türlü anlatamıyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    Tuncer, şöyle devam etti:

    “Alevilerin eski dönemlerinde mezar taşlarına güneş, silah, bardak, ay ve yıldız figürleri çizilmiş. Silahın onların savaşçı özelliğini, güneş motifi de güneşin kutsal kabul edildiğini gösteriyor. Yine bu dönemde Alevilerin inançlarına müdahale edilmediğini ve dışardan etkilenilmediğini ortaya çıkarıyor.”

    “O DÖNEMDEKİ MEZARLAR ALEVİ İNANCINA GÖRE YAPILIRDI”

    Tuncer, ailesine ait olan mezarlar hakkında ise “Tarihi mezarlardan bir tanesi dedemin dedesine ait, diğerleri de büyük dedemin kardeşlerine ait. Bir tanesini Ermeni mezarlığı diye yıkıyorlar. Köyden birileri gelip buranın Ermenilere değil Kürt Beylerine ait olduğunu söylüyor. 1930’larda buradan Kayseri’ye gidiş gelişlerde hayvancılık yaptıkları için Kayseri taşlarını görüp buraya taşıyorlar. Tümüyle Alevi geleneklerine göre yaptırılıyor. Üzerinde ay ve yıldızın olması hanedanlığı anlatıyor. Silah figürlerinin olması da hanedan içinde silahlarla uğraştığını ifade ediyor” diye konuştu.

    “DEVLET ZEKİ ÇOCUKLARI ALIP ASİMİLE ETMEK İSTİYORDU”

    Hasan Ali Tuncer, “Devlet o dönemde Alevileri asimile etmek için bölgedeki zeki çocukları götürüp okutmak istiyor. Dedemin küçük kardeşini zeki olduğu için Kuleli’ye götürüyorlar, geri dönüşte zatürreye yakalandığı için hayatını kaybediyor. Ondan sonra aileler bir daha çocuklarını okutmak istemiyorlar” dedi.

    “HOCALIK DAYATILIYORDU”  

    “Özellikle 1950’de Tekke ve Zaviye Kanunuyla dergahların kapatıldığını hatırlatan Tuncer, şunları kaydetti:

    “Aleviler o dönemde cemlerini gizli yürütmek zorunda kalıyor. Çok partili dönemle birlikte Alevilere Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın tekrar verileceğine yönelik bir seçim kampanyası yürütülüyor. Bunu yaparken de bize ‘sizin cenazelerinizi nasıl kaldırdığınız belli değil’ diyerek köyden eski yazıları bilen birkaç kişiyi gönderin, diyor. Daha sonrasında müftülük tarafından dualarla birlikte hocalık sistemi başlıyor. Daha sonra dedem aşiret reisi olduğu için bunu yaptığına pişman olmuştu. Nerden bulaştık diye buna sinirleniyordu. Bizim köyde başkalarına aktarılmadığı için kimse yapmıyor.

    Şu anda Keklikoluk’ta, Fatmakuyu’da hocalar İslamiyet’in misyoneri olarak çalışıyorlar. Tümüyle dualarla götürüyorlar. Okuduğu duaların hepsi yanlış ve hatalı. Bunu bir türlü anlatamıyoruz. Eskiden mezarlar yörenin taşlarıyla yapılırdı. Daha sonra mermer taşları çıkınca mezarları yaptırmak için mermercilere gidiyorduk. Böyle olunca mermer ustası kendi düşüncesine göre yaptırıyordu. Getirip taktıklarında bu sefer kavga çıkıyordu. Biz silinmesini istiyorduk artık kaldırılamayacağını fark edince mecbur kabullenmiş olduk. Son dönemlerde kendi yakınlarımızı Alevi inancına uygun olarak defnettik. Dedenin eşliğinde, saz çalınarak, nefesler ve gülbenkler okunarak yürütüldü. Bunu yapınca kendi köyümden tepki aldım.”

    “ALEVİ İNANCINA GÖRE UĞURLANMAK İSTİYORUM”

    Alevilerin hızlı bir şekilde asimile olmaya başladıklarını hızlı bir şekilde de Kuran okumaya çalıştıklarını dile getiren Tuncer, “Ailemin bana vasiyetleri üzerine akrabalarımı Alevi inancına göre defnettik. Bundan sonra da bu şekilde sürdüreceğim. Yaptığım için de mutluyum. Kendi vasiyetim de böyle. Ölünce Alevi inancına göre uğurlanmak istiyorum” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/MARAŞ 

     

     

     

  • Maraş Katliamı tanığı Şeyho Demir, Hakk’a uğurlandı – VİDEO

    Maraş Katliamı tanığı Şeyho Demir, Hakk’a uğurlandı – VİDEO

    PİRHA – İstanbul’da Hakk’a yürüyen Maraş Katliamı tanığı Şeyho Demir, Yenibosna Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Şeyho Demir’in mücadele alanlarının her yerinde olduğunu belirten İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, “Bize mücadeleyi miras bıraktı. Bize bıraktığı mücadele mirasını hakkıyla taşıma sözü veriyoruz” dedi.

    Maraş Katliamı tanığı Şeyho Demir, Yenibosna Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı.

    Hakk’a uğurlama erkanını Bağcılar Cemevi ve Yenibosna Cemevi dedeleri yürüttü. Hakk’a uğurlama erkanına DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan, HDP eski milletvekili Musa Piroğlu, Avukat İbrahim Sinemillioğlu, CAN TV Yönetim Kurulu Üyeleri Veli Haydar Güleç ve Üryan Hızır Ocağı Pirlerinden Veli Büyükşahin, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri’nin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    BÜYÜKŞAHİN: HEM ALEVİLİĞE HEM DEMOKRASİ MÜCADELESİNE HİZMET ETTİ

    CAN TV Yönetim Kurulu Üyesi ve Üryan Hızır Ocağı Evladı Veli Büyükşahin, ilk sözü alarak, “Şeyho amcayı ben uzun yıllardır tanıyorum. Hem mücadelesiyle, topluma hizmetiyle, yine Maraş Katliamı’ndaki tanıklığıyla bunu sürekli topluma anlatmasıyla bilinen bir insandı. Hem Aleviliğe, hem demokrasi mücadelesine hizmet etti. Emek mücadelesine büyük bir katkısı var. Hakk kendisinden razı olsun bende razıyım kendisinden” diye konuştu.

    BULDAN: ONU YAŞATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan Hakk’a uğurlama erkanında yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

    “Biz Şeyho abimizi hep güzel ve hep yüce anılarla anacağız. Onu hiçbir zaman unutmayacağımızı, onun mücadelesini sürdüreceğimizi bugün burada onun cenazesinde onun tabutunun başında ona söz vererek ifade ediyoruz. Şeyho abimiz, güzel değerli bir insandı. Onu yaşatmaya devam edeceğiz.”

    YOLERİ: BİZE MÜCADELEYİ MİRAS BIRAKTI

    İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Hakk’a uğurlama erkanında konuşarak “Mücadele alanlarının her yerinde olmaya çalışıyordu. Bize mücadeleyi miras bıraktı. Bize bıraktığı mücadele mirasını hakkıyla taşıma sözü veriyoruz” dedi.

    GÜLEÇ: KÜRT HALKININ MÜCADELESİ ONUN YAŞAMININ BİR PARÇASIYDI

    Gazeteci Veli Haydar Güleç ise söz alarak “Bu mücadele onun için çok değerliydi. An geldi kendi oğlunu dahi sorgulayacak noktayı yaşadı. Halka karşı sorumluluğu gereği bunu yaptı. Bu mücadele, Şeyho abi ve onun gibileri hiçbir zaman unutmayacaktır. Onlar her zaman bizim anılarımızda yaşayacaktır. O bu halkın özgürlüğü için mücadele etti. İnanıyorum ki bir gün o özgürlük de bağımsızlık da mutlaka kazanılacaktır. Çünkü Kürt halkının mücadelesi onun yaşamının bir parçasıydı. Bizim de ona sözümüz olsun, bu mücadelede mutlaka kazanacağız” diye konuştu.

    Demir, Maraş Elbistan’a bağlı Yazıtopallı Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bornova Cemevi’nde söyleşi: Yolumuz ne diyorsa öyle Hakk’a uğurlama yürütmeliyiz-VİDEO

    Bornova Cemevi’nde söyleşi: Yolumuz ne diyorsa öyle Hakk’a uğurlama yürütmeliyiz-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Cemevi’nde gerçekleşen Hakk’a uğurlamaya ilişkin söyleşide tüm süreklerin kendi ritüelleri ve dilleri ile erkan yürütmesinin yolun değerleri olduğu vurgulanırken, erkanlarda yolun ortak dilinin yakalanmasının elzem olduğu ifade edildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi, Hakk’a yürüme ve uğurlama erkanına dair söyleşi gerçekleştirdi.
    Bornova Cemevi’nde gerçekleşen söyleşiye Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan ve Niyazi Çelik, Cemal Abdal Ocağı Pirlerinden İsmail Doğan, Sarı Saltuk Ocağından Kudret Değerli, Yağmur Oğlu Ocağı’ndan Yüksel Erdem ve çok sayıda kişi katıldı.

    “UTANGAÇ BİR PSİKOLOJİMİZ VE MAHALLE BASKISI VAR”

    Açılış konuşmasını yapan Cemal Abdal Ocağı Pirlerinden İsmail Doğan, Hakk’a yürüme erkanının utangaç halinden kurtularak kendi özgününde ve dilinde yapılmasını ifade ederek, “Bizim dilimizde ikrar vardır. Renkler, diller bizim için bir harmandır. İnancımız resmi ideolojilere, saldırılara karşı sosyal sivil halk kurumsallığıdır. Doğuş ne kadar güzel ise Hakk’a yürümekte o kadar güzeldir. Hakk’a yürüme erkanı değerlidir ve hakkıyla yapmalıyız. Alevilik eleştirilmeyeni de eleştirir. Mahalle baskısı ile utangaç bir psikolojimiz var. Bundan kurtulmalı ve kendi dilimizde Türkçe veya Kürtçe erkan yapmalıyız. Bunu yaparken de kimseyi kırmadan yapmalıyız” dedi

    “Şİİ BİR EKOL VAR VE BASKIDAN ETKİLENİYORUZ”

    Şii bir ekolün Alevi erkanlarına yansıması olduğunu söyleyen Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan, “Her şeyden önce kendimiz olmalıyız. Edep erkanı, Yolu bilirsek o zaman özümüzü bulabiliriz. Yeni bir Şii ekol var ve bu baskıdan etkileniyor. Alevilik doğa inancıdır. Devir daim zaman ve mekan içerisindedir. Kendi erkanımızı kendi ibadet şeklimize göre yapmalıyız. Yaşarken Alevice yaşıyoruz, ölürken ise Sünni olarak Hakk’a uğurlanıyoruz. Dernekler, pirler ve toplum birleşip yeni bir yol bulmamız lazım. Alevi olmayanlar bugüne kadar bizi yazdı. Bu kabul edilemez. Bizler Yolumuz ne diyor ise öyle erkan yürütmeliyiz” diye konuştu.

    “DEVRİYE İNANCINA İNANIYORUZ”

    Sarı Saltuk Ocağından Kudret Değerli ise “Bu Yol bizim erkanımızda iyi insan olmaya götüren yerdedir. Alevi inancında Hakk’a yürüme Hakk’ın huzuruna çıkmadır. Diğer inançlar gibi bir bedende yok olmanın acısını çekmiyoruz. Biz devri daim olsun deriz ve onun devriye ile tekrar döneceğine inanırız” ifadelerini kullandı.

    “ANLADIĞIMIZ DİLDE ERKAN”

    Yağmur Oğlu Ocağından Yüksel Erdem şunlara değindi:

    “Alevi isek yolumuza, ikrarımıza bağlı kalacağız. Hakk’a Hak olmak için yüzümüzün ak, gönlümüzün pak olması gerekir. Sırlama ile ilgili kurumlarımız kitapçıklar dağıttı, eğitimler verdi. Biz anladığımız dilde erkan yaparız yine dilimizde Kur’an okuruz.”

    “KÖY VE KENTTEKİ ERKANLAR BİR DEĞİL”

    Kureyşan Ocağı’ndan yine Niyazi Çelik de köy ve kentlerdeki erkanların birbirinden farklı hal aldığını belirterek şöyle konuştu:
    “Elbette şimdi ki erkanlarımız ile köydeki erkanlarımız bir değil. Elbette kuran bizler için bir değerdir ve okunabilir. Bir cemdeymiş gibi cemal cemale Hakk’a yürüme erkanlarımızı yapıyoruz. Fatiha suresi okunmuyor diye eleştiri alıyoruz. Neden 12 İmam’ı, Hz Ali’yi, Fatıma’yı görmüyorsunuz? Cenaze erkanımız Türkçedir ve Arapçayı kimse anlamıyor.”

    “YOLUN DİLİ ORTAK OLMALI”

    Son olarak söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Hakk’a yürüme erkanındaki dil tartışmalarını eleştirdi. Erçe, tüm süreklerin kendi ritüelleri ve dilleri ile erkan yürütmesinin yolun değerleri olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti:

    “Biz bütün semavi dinlerden ayrı bir inancız. Alevilik sorgusudur, eleştiridir. Semavi dinlerin içerisindeki kaidelerin hiçbiri bizde yoktur. Bizde en esaslı olan şey ise rızalaşmaktır. Hakk’a yürüme erkanında da bu rızalık aranır. En çok karşılaşıltigimiz tehlike ‘elalem ne der’ sorusudur. Bu inancımıza büyük bir zulümdür. Hakk’a yürüme ekranındaki dil tartışması farklı bir hal aldı. Arap Aleviler kendi dilinde erkân istemesini kabul etmeyecek miyiz? Arap Alevilerde Hakk’a yürüyen genç biri ise davuk çalınır. Bu davul oldukça huzunludur. Tahtacikarda kişi en sevdiği eşyaları ile gömülür. Dersim’de Hakk’a yürüyen kişinin üzerine beyaz bir çarşaf açılır ve herkes lokmasını bırakır. Kimse bunlara neden böyledir dememeli.Mesele hangi dilde olduğu meselesi değil yolun ortak dilinin olması meselesidir. Farklılıklarımıza saygı duyacağız. Her yerin farklı uygulamaları olabilir ama yeter ki öz değişmesin.”
    Söyleşi soru cevap kısmı ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Hakk’a uğurlama cemlerde olduğu gibi saz ve deyişlerle olur’-VİDEO

    ‘Hakk’a uğurlama cemlerde olduğu gibi saz ve deyişlerle olur’-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde yapılan muhabbet ceminde konuşan Musa Kazım Engin dede, Alevi inancında ölüm ve öteki dünya olmadığını belirterek, Alevi inancının Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Abdal Musa, Yunus Emre, Kaygusuz Abdal’ın ışığı ile bugünlere geldiğini kaydetti. Engin ayrıca Hakk’a uğurlama erkanının cemlerde olduğu gibi saz ve deyişlerle yürütüldüğünü vurguladı. 

    Antalya’da Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde muhabbet cemi yapıldı. Ceme, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Gülçin Akça, Yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir, Kızıldeli Sultan Ocağı evlatlarından Yol hizmetkârı Mustafa Sazcı, Kureşan Ocağı evlatlarından Musa Kazım Engin ve Zakir Barış Karabatak, Onur Can Doğancı katıldı.

     “ALEVİ İNANCINDA ÖLÜM VE ÖBÜR DÜNYA KAVRAMI YOKTUR”

    Kureşan Ocağı evlatlarından Dede Musa Kazım Engin yaptığı konuşmasında, “Yunus der ki ölür ise ten ölür canlar ölesi değil. Tabii ki biz o can kavramını içimizde taşıyoruz. Yunus 800 yıl evvel söylemiş bu sözü. Biz ölüme inanmayız, Alevi Bektaşi inancı ölüme inanmaz. Sadece ‘don değiştirdi kalıp değiştirdi Hakk’tan geldi yine Hakk’a gitti’ deriz. O nedenle ‘ölürse ten ölür canlar ölesi değil’ sözü buradan gelir” dedi.

    “ALEVİLER HİÇBİR ZAMAN ZALİMLERE BİAT ETMEMİŞTİR

    Alevi inancının Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Abdal Musa, Yunus Emre, Kaygusuz Abdal’ın ışığı ile bugünlere geldiğini belirten Engin, “Bizleri bugünlere taşıyan, getiren ve her türlü zulme rağmen o ışığı, o aydınlığı ısrarla taşıyan, ısrarla devam ettirenlerdir. Çünkü tarih boyunca hiçbir zaman biat etmemişler. Hiçbir zaman devletin, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın koyduğu sınırlara, kurallara ve mecburiyetlere hiçbir zaman uymamışlar. Peki karşılığı ne olmuş?  Karşılığı ölüm olmuş, sürgün olmuş, katliam olmuş” diye belirtti.

    “BİZ CEMLERİMİZİ VE CENAZE ERKANLARIMIZI SAZLA, DEYİŞLERLE, NEFESLERLE YAPARIZ”

    Cemleri ve Hakk’a yürüme erkanlarını telli kuran olarak bilinen bağlamalarla yaptıklarını vurgulayan Engin, şöyle devam etti:

    “Cemlerimizi kuran dediğimiz bağlamalarımızla yapıyor muyuz? Yapıyoruz. Yüzyıllardır bunu yapıyor muyuz? Yapıyoruz. Bu bir cem midir? Evet cemdir. Bizim Hakk’a yürüme erkanlarımız da bir cemdir. Biz Hakk’a yürüme erkanlarında sırtımızı canlara dönerek Hakk’a yürüme erkanı yapmıyoruz. Biz cemal cemale bir yarım ay biçiminde yapıyoruz. Tabutun bulunduğu tarafta Hakk’a yürüyen canın ailesi, eşiti çocukları musahibi varsa müsahibi. Niçin oradalar? Karşısında olan canlara hesap vermek için oradalar. Biz hesabımızı bu dünyada görüyor, öbür tarafa bırakmıyoruz. Bizim halk, mahkemelerimiz burada. Biraz evvel hizmet için rızalık aldık. Biz rızasız hiçbir şey yapamayız. Bizim yolumuzun temeli rızalığa ve ikrara dayanır. İkrarsız da hiçbir şey yapamayız. Pir Sultan Abdal diyor ya “İkrarsız şeytan-ı lain üçüncü ölmem bu hain, Pir Sultan ölür dirilir.”

    Gülbenklerin okunması, deyiş ve nefeslerin söylenerek semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Mikail Aslan’ın kayınbabası Dersim’de Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Mikail Aslan’ın kayınbabası Dersim’de Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-Sanatçı Mikail Aslan’ın kayınbabası Mehmet Öztürk, Dersim’de Hakk’a uğurlanıp, Sihenk Mezarlığı’nda toprağa sırlandı. 

    21 Nisan Pazar günü 91 yaşında Hakk’a yürüyen Sanatçı Mikail Aslan’ın kayınbabası Mehmet Öztürk, Tunceli Cemevi’nde Hakk’a uğurlanıp, Sihenk Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    Hakk’a uğurlama erkânına Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan ile siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileriyle çok sayıda yurttaş katıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Sizer: Hakk’a uğurlamayı inancımıza göre yapmalıyız, İslami yaşamdan kopmalıyız-VİDEO

    Sizer: Hakk’a uğurlamayı inancımıza göre yapmalıyız, İslami yaşamdan kopmalıyız-VİDEO

     PİRHA-Alevilerin Hakk’a uğurlama erkanının Alevi inancına göre yapılması gerektiğini belirten Zakir Ali Sizer, “Alevi Bektaşi ve Kızılbaşlar olarak bizler Hakk’a uğurlama erkânlarımızı kadın ve erkek bir arada, gülbenklerimizi, deyişlerimizi söyleyerek hep beraber cemal cemale yapıyoruz” dedi. Sizer Hakk’a uğurlamada İslam anlayışından kopmak gerektiğini vurguladı. 

    Zakir Ali Sizer, Alevi toplumunun Hakk’a uğurlama erkanı ile ilgili PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    Ali Sizer, “Bizim erkanımız, bizim muhabbetimiz nedir? Biz ne yaparız? Biz dem yaparız, muhabbet yaparız, cem yaparız. Hakk’a yürüme erkanımızı da her bölgenin kendi özgün halini katarak yaparız” dedi.

    HAKK’A UĞURLAMADA BÖLGE FARKLILIKLARI OLABİLİR”

    Kim hangi bölgede yaşıyorsa o bölgenin özelliklerine göre Hakk’a uğurlama erkanı yürütüldüğünü belirten Sizer, “Akdeniz Bölgesi’nde yaşıyorsan Abdal Musa’nın himmeti, hakkı için diyebilirsin, bağışla dersin. Üç tane nefes ya da kendi yöresine ait kutsalı neyse onunla Hakk’a uğurlama yürümelidir. Bölge farklılığı vardır elbette ama biz gülbenklerimizle, kendi nefeslerimizle Hakk’a yürüme erkanlarımızı yapmalıyız, bundan korkmamalıyız” diye ifade etti.

    “BİZİM İNANCIMIZDA ÖLÜM YA DA ÖTEKİ DÜNYA YOKTUR”

    Alevi Kızılbaşlar olarak İslami ritüellerden artık kopulması gerektiğini vurgulayan Sizer, şöyle devam etti:

    “Hakk’a yürüme erkanımız nedir? Biz Hakk’a yürüyen canımıza ölü demiyoruz. Onu koyuyoruz meydana, etrafında u şeklinde hep beraber cemal cemale yapıyoruz. Hakk’a yürüyen canımızın yanına musahibini koyuyoruz. Sorgusu suali varsa, Hakk’tan alacağı vereceği varsa soruyoruz. Çünkü öteki dünya yoktur.

    “ARTIK İSLAMİ YAŞAMDAN KOPMALIYIZ”

    “Alevilikte senede bir görgüden geçilir. O anlamıyla her bölge, her köy, herhangi bir şekilde kendilerine ait Hakk’a yürüme erkanı yapabilirler, korkmamalılar. Ben de Adıyaman’da bulunan bir cemevinde hizmet yürüteceğim. Cemevinde birkaç genç arkadaşlarımı da yanıma alıp gençlere ‘hem Hakk’a yürüme erkannamesini okuyun hem de bu hizmeti yürütün’ diyeceğim. Aynı zamanda bu gençleri inanç kuruluna göndereceğim. Bana göre artık İslami yaşamdan kopmalıyız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Dersim Aleviliğinin bilge insanı Dursun Can Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Dersim Aleviliğinin bilge insanı Dursun Can Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Hakk’a yürüyen Dursun Can, Gazi Cemevi’nde yapılan Hakk’a uğurlama erkanının ardından Gazi Mezarlığı’nda toprağa sırlandı. Dersim Aleviliğinin bilge insanı Dursun Can, 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can’ın babası. 

    78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can’ın babası Dursun Can dün Hakk’a yürüdü. Dursun Can’ın Hakk’a uğurlama erkanı Gazi Cemevi’nde gerçekleşti. Can’ı uğurlamaya  78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, İnsan Hakları Savunucusu Nimet Tanrıkulu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, İnsan Hakları Derneği(İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Emekçi Hareket Partisi(EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu(KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim’in yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Hakk’a uğurlama erkanından önce Dursun Can’ın oğlu Celalettin Can, Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan konuşma yaptılar. Dursun Can’ın akrabası ve CAN TV Programcısı Gazeteci Veli Haydar Güleç ise Dursun Can’ın yaşamından ve yaşadığı acılardan bahsederek, “Dêndare kırmancîye” şiirini okudu.

    “BABAMIN SON CÜMLESİ ‘MUNZUR SUYU KAN AKIYOR OĞLUM’ OLDU”

    Hakk’a uğurlama erkanından önce babası Dursun Can hakkında konuşan Celalettin Can, şunları söyledi:

    “Babam hayatım boyunca Dersim’i bize anlatmadı. En son babama ‘Dersim’i bize niye anlatmıyorsun?’ diye sordum. Nedense bir an ağlaya ağlaya anlatmaya başladı. Ve son cümlesi ‘Oğlum Munzur Suyu kan akıyor’ oldu. ‘Niye anlatmadın baba?’ Diye sordum. ‘Korktuk oğlum’ dedi. Dikkat edin Dersim Katliamı’nı yaşayan kimse anlatmaz.”

    Dursun Can, Gazi Cemevi’nde Gazi Cemevi Dedesi Haşim Kızılveren’in yürüttüğü Hakk’a uğurlama erkanının ardından Gazi Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    Celalettin Can, babasının Hakk’a yürümesinin ardından sosyal medya hesabından şu paylaşımı yapmıştı:

    “İnsani değerleri bizlere öğreten, babam Dursun Can’ı kaybettik. 38’de Dersim’de ailesi kırıma uğrayan, 70’li yıllarda iki oğlu katledilen,
    12 Eylül’ün karanlık günlerinde beni cezaevleri önünde beklerken elinden düşürmediği kitaplarını okuyarak acısını dindiren, Dersim Aleviliğinin bilge insanı babam Dursun Can’ı kaybettik. Üzgünüm, anısı önünde saygıyla eğiliyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    Celalettin Can’ın babası Dursun Can Hakk’a yürüdü

  • AABF Genel Sekreteri Akar: Hakk’a uğurlama deyişlerle, gülbenklerle olmalı-VİDEO

    AABF Genel Sekreteri Akar: Hakk’a uğurlama deyişlerle, gülbenklerle olmalı-VİDEO

    PİRHA- Hakk’a uğurlama erkanına dair konuşan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, Alevilerin Hakk’a yürüyen bir Alevinin uğurlanmasının deyişlerle, gülbenklerle yapması gerektiğini söyledi. Akar, “Sünni inancın ritüelleri ile Hakk’a uğurlama erkanı yapılması kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Kasım Akar, Hakk’a uğurlama erkanına dair PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Akar, “Hakk’a yürüme erkanları bizim Yol pirlerimiz tarafından çok derinlemesine tartışılarak, konuşularak Alevi inancına göre yapılması gerekir. Her inanç kendi ritüellerini kendi inancı noktasında yürütür” dedi.

    Alevilerin Hakk’a yürüme erkanlarının deyişlerle, gülbenklerle yapılması gerektiğini vurgulayan Akar, “Aslında kendi gerçekliğimizden biraz koptuğumuzu düşünüyorum. Bir taraftan inancımız gereği bağlamanın, değişlerin manasını dile getirirken, diğer taraftan kendi inancımızın bize yüklediği yükümlülüklerden ve inancımızın gerçekliğinden kaçarak, bir yönüyle de takiyye yaparak, Sünni inancın ritüelleri sanki bize aitmiş gibi cenaze erkanı yapılıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

    “TOPLUMUMUZU BİLİNÇLENDİRMELİYİZ”

    Hakk’a uğurlama ile ilgili olarak gerek Türkiye Alevi hareketi gerekse Avrupa Alevi hareketinin ortak hareket etmesi gerektiğine vurgu yapan Akar, şunları ifade etti:

    “Alevi toplumuna daha sağlıklı, daha özüne uygun bilginin aktarılması için birlikte hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Avrupa’da yaşayan Aleviler olarak  köklerimiz burada. Anadolu topraklarında yaşayan kadim insanlar olarak ocaklarımızın ve bu Yolun yürümesi ve Yolun asimile olmaması adına ciddi anlamda mücadele etmemiz gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Avukat Nebahat Bektaş, deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Avukat Nebahat Bektaş, deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-Alevi toplumunun hak mücadelesinde avukatlık yapan, uzun dönem PSAKD GYK üyeliği ve PSAKD Alibeyköy Şube yöneticiliği yapan Nebahat Bektaş, Nurtepe Cemevi’nden deyişlerle Hakk’a uğurlandı.

    Uzun dönem Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Yönetim Kurulu üyeliği ve PSAKD Alibeyköy Şube yöneticiliğini yapan Avukat Nebahat Bektaş, dün Hakk’a yürümüştü.

    Nurtepe Cemevi’nden deyişlerle Hakk’a uğurlanan Avukat Nebahat Bektaş, Erzincan merkezde bulunan Geçit Mezarlığı’nda toprağa sırlanacak. Hakk’a uğurlama erkanına çok sayıda yurttaş katıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dede Akbaba: Hakk’a uğurlama, ana dilde ve herkesin anlayacağı dilde yapılmalı-VİDEO

    Dede Akbaba: Hakk’a uğurlama, ana dilde ve herkesin anlayacağı dilde yapılmalı-VİDEO

    PİRHA-Hakk’a uğurlama erkanı ile ilgili konuşan Kureyşan Ocağı Yol Yürütücüsü, Erikli Baba Dergahı Dedesi İsmail Akbaba, cemevlerinde Hakk’a uğurlama erkanlarının inanca uygun, herkesin anlayacağı dilde ve kendi ana dilinde yapılmasının doğru olduğunu söyledi. 

    Kureyşan Ocağı Yol Yürütücüsü, Erikli Baba Dergâhı Dedesi İsmail Akbaba, Alevilikte Hakk’a yürüme erkânına ilişkin PİRHA’ya konuştu

    “HAKK’A YÜRÜME ERKANLARI ÜZERİNE CİDDİ ÇALIŞMA YÜRÜTTÜK”

    Alevilikte Hakk’a yürüme erkânının çok önemli olduğunu belirten Dede İsmail Akbaba, “Biz Erikli Baba Dergahı’nda Alevi Dernekler Federasyonu olarak Hakk’a uğurlama erkanı üzerine bir çalışma yürüttük. 30-40 dedemiz aylarca bunun üstünde çalıştı. Erkanname nasıl olmalı? Türkçe, anadilde ve anladığımız dilde nasıl yapabilirizi konuştuk” dedi.

    “CENAZE NAMAZI DEĞİL HAKK’A UĞURLAMA, CENAZE ERKANI DENİLMELİ” 

    Erikli Baba Dergâhı’nda 10-11 senedir Hakk’a yürüme erkânları yürüttüklerini belirten Akbaba, “Bir kelime Arapça yapmadık, Türkçe ve anladığımız dilde yaptık. Cenaze namazı diyorlar. Cenaze namazı değil, cenaze erkanı, Hakk’a uğurlama. Biz bu terimlerle ifade ediyoruz” diye konuştu.

    “YÜRÜTTÜĞÜMÜZ ERKANLARI SÜNNİ KARDEŞLERİMİZ DE TAKDİR EDİYOR”

    Erikli Baba Dergâhı’nda yürüttükleri Hakk’a uğurlama erkanları sırasında zaman zaman tepki aldıklarını da söyleyen İsmail Akbaba, şunları ifade etti:

    “Ama şimdi oturdu, çok güzel de uygulanıyor. Sünni kardeşlerimiz geliyor bizi takdir ediyor. Dede bizi de bu dualarla kaldırın, diyen canlarımız da oluyor. Bilmiyorlarsa gelsinler biz yardımcı olalım kendilerine, öğretelim, bulunduğu, uğradığı yerlerde Yol erkânını uygulasınlar. Ben Zazaca da biliyorum. Zazaca da dua edebilirim. Buna kimsenin engel olma şansı yok. Ama ortak dilde anladığımız dilden yapmalıyız. Çünkü sadece oraya Zazaca bilen gelmiyor ama Türkçeyi hepsi biliyor. Türkçe ve anadilinde dua ediyoruz, çok da güzel oluyor. Diliyorum, umuyorum, istiyorum Anadolu’nun her tarafında daha da yaygınlaşır. Takip ediyorum İstanbul’da şu anda birçok cemevinde Türkçe ritüel uygulanıyor, insanlar çok beğeniyor ve takdir ediyor. Tam oturmasa da zamanla. Biraz sabır gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA