Etiket: hakka uğurlama

  • Çorum HBVAKV Başkanı Aksoy: İnancımıza göre Hakk’a uğurlamayı başardık-VİDEO

    Çorum HBVAKV Başkanı Aksoy: İnancımıza göre Hakk’a uğurlamayı başardık-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Alevi inancına göre Hakk’a uğurlama yapmayı başardıklarını ancak bazı köylerde hala asimilasyon yaşandığına dikkat çekti. Bu asimilasyonun dedeler tarafından yapıldığını vurgulayan Aksoy, “İnananlar için bütün kitaplar kutsaldır, inananlar için muhabbetler kutsaldır, bizim cemevimiz de bize göre kutsaldır” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Alevilikte Hakk’a uğurlamaya dair değerlendirmelerde bulundu.

    8 yıldır erkan yürüttüklerini aktaran Aksoy, Hakk’a yürüme erkanlarında yöre ve köylere göre farklılıklar olduğunu söyledi.

    “SAMSUN, YOZGAT VE AMASYA GİBİ YERLERDE DE HİZMETLERİMİZİ YERİNE GETİRİYORUZ”

    “Gerçek bir Alevi Yol-Erkan yürümüş, ikrarlı hizmet etmiş, gönül bağı olmuş, göz gönül katmış bir Alevi canı muhabbet ederek kaldırıyoruz” diyen Aksoy, şunları ifade etti:

    “Muhabbet ederken, nasıl ki cemlerimizde muhabbet edip, nasıl rızalık alıyorsak, darına, divanına duruyor ve söz geldiğinde neyi söyleyeceğimiz belli ise deyiş, duaz-ı imamlarımızla… Hakk’a yürüme erkanını ve sırlamayı öyle gerçekleştiriyoruz. Bu konuda yetiştirdiğimiz bir dedemiz var. Şu anda da erkan yürütüyor. Bu bölgede de, çağrıldığı yerde Samsun, Yozgat ve Amasya gibi yerlerde hizmetlerimizi yerine getiriyoruz.”

    “ALEVİ RİTÜELLERİYLE HAKK’A YÜRÜME ERKANINI YÜRÜTMEYİ BAŞARDIK”

    Yıllarca yürütülen cemlerin çoğunda Alevi yol ve erkanına uymayan bir söylemin olduğunu vurgulayan Aksoy, sözlerine şöyle devam etti:

    “Örneğin burada bir dede var. Geliyor bu cenaze erkanını ben yapacağım diyor. Köylü vatandaşa bizim aracımızı götürüyor. Birkaç deyiş, Duvaz-ı imam söylüyor ve ardından şapkayı çeviriyor ve namaz kıldırıyor. Başka bir inancı yaşamakla, yaşatmak bir dedenin ne kadar görevi? Bu dedelerin buna dikkat etmesi gerekiyor. Bu konuda biz de yıllarca sıkıntı çektik ama biz başardık. Ayrışan ayrıştı, kalan kaldı. Ama şu andaki Alevilerin %95’ine hizmet ediyoruz, %80’e yakını dede ile sırlama görevini yapıyor. Bazıları da buradan çıktıktan sonra %10-15 gibi, bazı köylerde oluyor.  Hüseyin Dede Garkın Ocağından bir dede,  ‘Dede cenaze kaldırmaz, dede cenaze işlerine karışmaz, cenaze hocayla namazla kalkar, diyor. Bu yüzden Türkmen bölgesine giremiyoruz. Bunun sebebi bir dede. Biraz da kendimizde aramamız gerekiyor. Böyle dedeler de mevcut.”

    BÜTÜN KİTAPLAR, İNANÇLAR NASIL KUTSALSA BİZİM DE CEMEVLERİMİZ KUTSALDIR” 

    “Dilimizi sürekli yenileyerek, tazeleyerek kendi inancımıza, yolumuza bakıyoruz” diyen Aksoy, “Bir başkasının inancı, bir başkasının kitabı, inananlar için bütün kitaplar kutsaldır, inananlar için muhabbetler kutsaldır, bizim cemevimiz de bize göre kutsaldır” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ÇORUM

  • Ataşehir PSAKD’nin eski yöneticisi Teyfik Yıldız hakka uğurlandı-VİDEO

    Ataşehir PSAKD’nin eski yöneticisi Teyfik Yıldız hakka uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Geçirdiği kalp krizi nedeniyle Hakk’a yürüyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi eski Yönetim Kurulu Üyesi Teyfik Yıldız, PSAKD Ataşehir Cemevi’nde Hakka uğurlandı.

    Dün hayatını kaybeden PSAKD’nin Ataşehir Şubesi eski Yönetim Kurulu Üyesi Teyfik Yıldız bugün saat 13:30’da  PSAKD Ataşehir Cemevi’nde düzenlenen cenaze erkanı ile hakka uğurlandı.

    Teyfik Yıldız’ın cenaze erkanına PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD Kartal Şubesi bir önceki dönem başkanı Songül Tunçdemir, PSAKD Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Basın Genel Sekreteri Bülent Felekoğlu, HDP 25. Dönem Mersin Milletvekili Çilem Küçükkeleş, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği bir önceki  dönem başkanı Aydın Deniz, PSAKD Kartal Şube BaşkanıKenan Özdemir, PSAKD Kadıköy Şube Başkanı İsmail Ay, PSAKD Zeytinburnu Şube Başkanı hakan Rakip, PSAKD Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, PSAKD Genel Merkez Basın Yayın Sekreteri Deniz Kıyafet, PSAKD GYK’dan Ersin Demir, PSAKD Sarıgazi Sancaktepe Şubesi Başkanı Erdal Aksoy,  ailesi ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Cenaze erkanında kısa bir konuşma yapan PSAKD İstanbul Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Hasan Gülüm,”Cemevinin çocuğunu yitirdik. Yaşamının önemli bir dönemi demokratik Alevi hareketine hizmet ederek geçirdi. Çocukluğundan beri cemevinde faaliyet yürüten yoldaşımızı yitirmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Uzun yıllar semah dönen ve gençlerin semah öğrenmesinde önemli katkısı ve çalışması olan bir genç üyemizdi” dedi.

    Gülüm’ün konuşmasının ardından  Ali Erdem Dede cenaze erkanı gerçekleştirdi. Daha sonra PSAKD Ataşehir Şubesi eski Yönetim Kurulu Üyesi Teyfik Yıldız deyişlerle hakka uğurlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aşık Daimi’nin eşi Gülsüm Ana hakka uğurlandı-VİDEO

    Aşık Daimi’nin eşi Gülsüm Ana hakka uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Hakka yürüyen Aşık Daimi’nin eşi, İmam Rıza Ocağı mensubu Gülsüm Ana (Gülsüm Aydın) bugün Karacaahmet Mezarlığı’nda sevenlerinin katılımı ile toprağa sırlandı.

    Aşık Daimi’nin eşi, İmam Rıza Ocağı mensubu Gülsüm Ana geçtiğimiz günlerde hakka yürüdü. İmam Rıza Ocağı mensubu Gülsüm Aydın için bugün Karacaahmet Sultan Dergahı’nda hakka yürüme erkanı yapıldı. Gülsüm Ana’nın hakka yürüme erkanına Can TV programcısı Ayhan Aydın, Alevi Yazar Süleyman Zaman, yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Cenaze erkanından sonra Karacaahmet Sultan Dergahı’nda lokma pay edildi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevilikte hakka uğurlamada Kuran yoktur; üç telli saz çalınır deyiş okunur’-VİDEO

    ‘Alevilikte hakka uğurlamada Kuran yoktur; üç telli saz çalınır deyiş okunur’-VİDEO

    PİRHA -Alevilikte hakka yürüme erkanına ilişkin konuşan Celal Abbas Ocağı dedelerinden Zeynel Batar, günümüzle ile geçmişteki ritüelleri karşılaştırarak, “Şu anda bizim eski hakka uğurlama erkanına göre cenazelerimiz kaldırılmıyor. Baskı altında kaldırıyoruz. Korkuyoruz. Bir şey yaptığımız zaman bize karşı geliyorlar” dedi.

    Alevi yol erkanını sürdüren, cemleri yürüten ve Dersim’de yaşayan Celal Abbas Ocağı dedelerinden Zeynel Batar Alevilikte hakka uğurlama erkanına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Hakka uğurlama erkanını hala eski kültüre göre yaptığını kaydeden Batar, “Benim dışımda kimse bunu yapmıyor. Biliyorlar belki de çekinerek yapmıyorlar, onu biliyorum. Biz eskilerde cenazemizi morga götürmüyorduk. Akşam vefat ettiği zaman evde bırakıyorduk, sabah vefat ettiği zaman yine evde bırakıyorduk. Onun üstüne çıra yakıyorduk, çıracı orada görev yapıyordu, hizmet ona aitti. Cenazeyi dışarı çıkarana kadar çıra yanıyordu. Akşam da zaten vefat ettiği zaman, sabaha kadar yanıyordu” dedi.

    “ÇIRA BİZİM YAS IŞIĞIMIZDIR”

    Alevilikte bir can vefat ettiğinde onu hakka uğurlarken akşamdan sabaha kadar çıra yakıldığını belirten Batar Alevilikte hakka uğurlamada yakılan çıranın Alevi inancındaki önemine ve cenaze ritüellerine ilişkin şunları ifade etti:

    “Çıra ahiret ışığıdır, dünyanın, Allah’ın, Peygamberin, İmam Hüseyin’in nurudur. Çünkü Allahın nuru insanda tecelli etmiş olduğu için o çıra bizim yas ışığımızdır. Hem bu dünyanın hem ahiretin. Çıra sabaha kadar yanar. Sabahleyin güneş doğduğu zaman o çırayı söndürüyorduk. O ışık sır oluyordu ve biz yeni bir ışıkla aydınlanıyorduk. Cenazeyi ondan sonra dışarı çıkarıp sabaha kadar üzerinde üç telli Kur-an ile beyitler, ilahiler okuyorduk. Cenaze dışarı çıkarıldığı zaman yine dışarıda sazlı sözlü çalıp söylüyorduk. Hocalar yıkıyordu, biz çalıp söylüyorduk. Cenaze yıkandıktan ve kefene sarıldıktan sonra biz dede olarak hocayla beraber ilahi tutuyorduk, 12 İmam ehli beyitleri zikir ediyorduk. Ondan sonra helallik alınıyordu.”

    “ALEVİLİKTE HAKKA UĞURLAMADA KURAN OKUNMAZ”

    Hakka uğurlama sırasında Kuran’ın okunup  cenaze namazı kılınmasına tepki gösteren Batar şunları kaydetti:

    “Bizde Kuran yoktu. Bizde cenaze kaldıran dede olması lazım. Dede; cem ceme, can cana, cemal cemale karşılıklı ibadet etmeli. Ama maalesef bizim şu anki Alevi toplumu hakka uğurlamada hala Kuran okuyor ve hala o toplumu kendi arkasına alıp, Allah’ın nurunu söndürüyorlar. Allah’ın nurunu arkana alamazsın. Can cana, cemal cemale olman lazım. Kaldı ki bunu hala yapıyorlar. Ve bazı yerlerde biz cemal cemale yaptığımız zaman bize bilmeyen, aklı ermeyen insanlar tepki gösteriyor. “Neden bunu yapıyorsunuz?” diyorlar. Biz kendisine detaylı anlatıyoruz, durum budur ama onlar gene de karşı çıkıyorlar.”

    “BÜTÜN ALEVİ BÖLGELERİNE İMAM GÖNDERDİLER”

    Günümüzde Alevilikte hakka uğurlamanın eskideki gibi yapılmadığına Sünni inancından etkilendiğine dikkat çeken Batar, “Cenazelerimiz eski hakka uğurlama erkanına göre kaldırılmıyor. Baskı altında kalmış gibiyiz. Korkuyoruz. Bir şey yaptığımız zaman cemaat bize karşı geliyor. Özellikle Alevilikte bunun olmaması lazım ama oluyor. Bizde eskiden Kuran yoktu mesela. Bu Kuran ne zaman geldi? Yavuz döneminde, Emeviler’in sürdürmüş olduğu geleneği getirip biz Alevilere mal ettiler. Bütün Alevi bölgelerine hocaları ve cami imamlarını göndermişler. Bütün Alevileri Sunnileştirmek için çaba harcamışlar ve Kuranı öğretmişler” dedi.

    “ALEVİLİKTE HAKKA UĞURLAMA ÜÇ TELLİ SAZ İLE YAPILIRDI”

    Alevilikte hakka uğurlamada cenazenin başında üç telli sazın çalındığını ve asıl canlı Kuran’ın o olduğunu belirten Celal Abbas Ocağı dedelerinden Zeynel Batar sözlerini şöyle tamamladı:

    “Aslında asıl Kuran bizim çaldığımız üç teli sazdır. Hz. Ali’nin kendisi demiş ki “Bu canlı kitabi Kurandır, canlı kuran benim, Kuran bendedir.” Ve o Ali’nin bütün gizli vasıflarının hepsi 7 tane ulu ozan da tekmil edip gelmiştir ve bize intikal etmiştir. Asıl Kuran o Kurandır. Kitabi Kuran değildir. Kitabi Kuran öğütten, nasihatten bahsediyor, doğruluktan bahsediyor. Kaldı ki bütün ümmet o Kuran’a da uymuyor. Kuran’ın içinde olan doğru yönlere uymuyor. Kuran diyor ki mesela haram yeme, zina etme, kimsenin hakkını yeme, kul hakkı yeme, kimseye zarar verme. Evlilik bir tanedir, iki tane evlilik değildir. Birisiyle evleneceksin sonuna kadar. Ama kaldı ki bu da yok ve Kuran’a uyma da yok. Kuran diriler için gelmiştir, ölüler için değil. Ölüler için telli sazdır, üç telli Kurandır, ayettir. Bizim Alevi toplumu kendi kültürünü, kendi yol erkanını bırakmıştır. Ama doğrusu budur. Ancak bir çiçekle bahar olmuyor. Bir ben ile iş olmuyor ki. Kaç tane dede varsa hepsi aynı uygulamayı yapmış olsa el ele verseler aynı eski tarikatımız, eski geleneklerimiz, bütün cenaze erkanlarımız o şekilde devam eder.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dede Mustafa Özgün: Alevilikte en büyük asimilasyon Hakka uğurlama erkanında oluyor-VİDEO

    Dede Mustafa Özgün: Alevilikte en büyük asimilasyon Hakka uğurlama erkanında oluyor-VİDEO

    PİRHA- Isparta Gönen’de bulunan Şeyh Saadettin Balım Sultan Cemevi Dedesi Mustafa Özgün, en büyük asimilasyonun Hakka uğurlama erkanında yaşandığını söyledi. Özgün, Alevi erkanına göre Hakka uğurlanmak için vasiyeti olduğunu, her canın bunu vasiyet etmesi gerektiğini ifade etti. 

    Isparta Gönen’de bulunan Şeyh Saadettin Balım Sultan Cemevi Dedesi Mustafa Özgün için 10 Kasım Cumartesi günü Görgü Cemi yapıldı. 

    Cem öncesi sorularımızı yanıtlayan Dede Mustafa Özgün, 16 yıldır dedelik görevini sürdürdüğünü söyledi. 

    Ocakzade dedesi olduğunu belirten Özgün, Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Veliyettin Hürrem Ulusoy’un Isparta temsilcisi. 

    Dede Mustafa Özgün, Alevilikte en çok asimilasyonun Hakka uğurlama erkanında görüldüğüne işaret ederek, “15 yıldır bir vasiyetim var. Her yerde söylüyorum, konuşuyorum. Ne zaman hakka yürürsem naaşım Alevi erkânı usulüne göre kaldırılsın diye. Bu vasiyeti her can yapması lazım” dedi. 

    Dede Özgün, imam hatipli ve ilahiyatçı kişilerin dedelik yapamayacaklarını ifade ederek, “Aleviliği  başka inançtan olanlar öğretmeye çalışmasınlar, bilmezler, yanlış olur” diye konuştu. 

    İşte Isparta Gönen’de bulunan Şeyh Saadettin Balım Sultan Cemevi Dedesi Mustafa Özgün’ün sorularımıza verdiği yanıtlar:

    Öncelikle sizi tanıyalım.

    16 yıldır dedelik görevini sürdürüyorum. Ocakzade dedesiyim. Aynı zamanda Hacı Bektaşi Veli Dergâhı’nın postnişini Veliyettin Hürrem Ulusoy’un Isparta temsilcisiyim.
    15 yıldır bir vasiyetim var her yerde söylüyorum konuşuyorum. Ne zaman hakka yürürsen naaşım Alevi erkânı usulüne göre kaldırılsın diye. Bu vasiyeti her can yapması lazım.

    “SÜNNİ USULÜNE GÖRE CENAZE ERKANI OLMASIN”

    En büyük asimilasyon Alevilikte hakka yürüme erkânında oluyor. Şimdi ikrar veriyoruz, Yol’umuzu, Görgü cemlerimizi, Dar cemlerimizi yapıyoruz ama ikrar verdiğimizin sözünde durmuyor gibi oluyoruz. İkrar verirken, ‘öl ikrar verme öl ikrarından dönme’, sözümüz var. Ne yazı ki öldükten sonra sözümüzden dönüyoruz. Sünni usulüme göre, Sünni hocalarına teslim ediyoruz, ikrarımızdan dönmüş oluyoruz. Onun için vasiyetliyim. Her gittiğim yerde söylüyorum. Gittiğim illerde cemlerde konuşuyorum. Bu konuyu çok ön plana almak lazım. Her can da vasiyetini sağlığında yapması lazım. Ben Aleviyim diyen her can ikrarlı, ikrarsız olsa bile bu vasiyetini yapması lazım. Tüm Alevi camiasını asimilasyondan kurtarmak lazım.

    Türkiye’nin pek çok yerinde kimi cemevlerinde hakka yürüme erkanları neredeyse Sünni öğretisine göre yapılıyor. Kimi cemlerde de buna karşı olarak, sizin söylediğimiz biçimde hakka uğurlama yapılıyor. Çok önemli bir konuya temas ettiniz. Gönen’de Alevilik nasıl yaşıyor, inancınızı nasıl yaşıyorsunuz? Biraz bahseder misiniz?

    Isparta Gönen ilçesinin Manasır diye bir semti var. Şeyh Sadettin Sultan, Balım Sultan, Yunus Emre. Türbelerimiz var. Biz o türbenin etrafında 17 haneydik. 1967-1968 yılında Gönen ilçesine göçtük, orada bir tek türbemiz kaldı. Oraya her zaman ziyarete gidip geliyoruz. Balım Sultan, Şeyh Sadettin diye anılıyor. Hacı Bektaş müritlerinden, Hacı Bektaş’tan feyiz almış Balım Sultan 2 diye anılıyor. Balım Sultan buraya gelip yerleştikten sonra ilmini, Aleviliğini yaymaya durduktan sonra, Atabey ilçesi var, birde Uluborlu ilçesi var. O zaman Türk dili ile İslam dinini öğrettiği için Atabey’den her sene 40 baca hakkı öşür verirlermiş. Uluborlu’dan da böyle yardım yapılırmış Balım Sultan’a. Aleviliği yaydığı için. Bize de onun soyundan deniliyor ama Aleviliği çok eski tarihten beri sürdüre gelmiştir. Bizler de sonraki genç kuşaklara daha ileriye adım attırmak için aktarmak amacındayız. Ne kadar verimli olabilirsek…Gençlerimize güveniyoruz cümleniz haktan razı olsun diyoruz. Devamlı yolumuzun ışığını gütmeye çalışıyoruz.

    “ALEVİLİĞİ MÜRŞİTLER, DEDELER, REHBERLER ÖĞRETMELİ, İMAMLAR DEĞİL”

    Tunceli Cemevi yöneticisi, Diyanet’ten imam hatipli iki kişinin dedelik yapmasını ve cemevine atanmasını talep etti. Sizce ilahiyatçı, imam kişiler, dedelik yapabilir mi?

    İlahiyatçılar Sünni inancına göre ilim yapması lazım. Aleviliği Aleviler öğretmesi lazım. Aleviliğin içinden Aleviliği bilen önderler öğretmesi lazım. Dedeler, rehberler, mürşitler… Aleviliği hiçbir başka inançtan olanlar öğretmeye çalışmasınlar, bilmezler, yanlış olur.

    Biz hiçbir inanca karışmıyoruz, yalnız saygımız sonsuz, saygı duyuyoruz. Dünyada tüm inançlara saygımız var. Tüm inançların da bize can-ı gönülden saygı duymalarını bekliyoruz. Bu nedenle Aleviliği Aleviler konuşması lazım. Sünniliği Sünniler, Hristiyanlığı Hristiyanların öğretmesi lazım.

    Herkes kendi inancıyla ibadetini yapmalıdır. Bizim inancımız Alevi inancı. Aleviyiz ki farklı inancımız var. Biz de Sünni olsak Aleviliğe ne gerek var ki.

    “ALEVİLİK O KADAR ZULME VE KIYIMLARA KARŞIN HALA YAŞIYOR, GERÇEK BİR YOL”

    Tabii ki Alevilik haktır, Sünnilik de haktır. Sünniler ekseriyetle cemevi inancından etkilenmişlerdir, onu sürdürürler. Biz Aleviyiz. Hz. peygamberimizin zamanındaki Ali ile kırkların ceminden bugüne kadar Alevilik sürmüş geliyor, devam ediyor. Bizim inancımız hiçbir zaman kaybolmamış. O kadar zalimlerin zulmüne ve de kıyımlara uğramışlar. Çok gerçek bir yol olduğu için hala yaşıyor, devam ediyor. Devlet cemevlerini yasal statüsüne koyarsa çok memnun oluruz.

    İstanbul’da bir lise açıldı. Alevi imam hatip lisesi. Burada gençlerden dede yetiştirmek istiyorlar. Dedelik okuldan yetişir mi? Dedelik atamayla olur mu? Ocaklardan yetişmesi gerekmiyor mu? Bu konuda biraz bilgilendir misiniz?

    Dedelik müessesesi her ocak kendi içinden dede yetiştirir. Okul varsa öğrenmesi haktır, öğrensin. Fakat başka yerden atama olursa o hiç uygun değil, çünkü kim atayacak? İlahiyatçı biri gelirse kabul değil, ilahiyatçılar camiye aittir, dedeler cemevine aittir.

    Alevi aileden gelmiş ama ilahiyat okumuş, imam hatip okumuş olanlar Aleviliği   ne kadar bilebilir?

    İlahiyat okuyan Alevi dedesi, dede ise, hiçbir kelime Arapça okumayacak ise kabul buyursun gelsin.

    Nilgün METE-Haber
    Cebrail ARSLAN-Kamera

    ISPARTA/Gönen

     

  • Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede cemevine getirildi

    Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede cemevine getirildi

    PİRHA – Önceki gün Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakka yürüme erkanı gerçekleşecek. Erkan öncesinde Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde rızalık alınarak sırlanmak üzere Saruhanlı’ya bağlı Dilek Kasabası’na doğru yola çıkacak. 

    Önceki gün Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere köyünde cemevinde aşure lokması öncesi yaptığı konuşma sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede, bugün Hakka uğurlanacak..

    Piroğlu Dede, hastaneden Çepnidere Cemevi’ne getirildi. Burada rızalık alınıp Hakka uğurlama erkanı yapıldıktan sonra Manisa’nın Saruhanlı İlçesine bağlı Dilek Kasabası’nda toprağa sırlanacak.

    MANİSA/PİRHA

  • FEDA Pirler Meclisi isyan etti: Dirimizi katledenler ölümüze dil uzatıyor

    FEDA Pirler Meclisi isyan etti: Dirimizi katledenler ölümüze dil uzatıyor

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu Pirler Meclisi, Alevileri asimile etmek isteyenlere, Alevi inancında Hakka yürüme erkanının nasıl yapıldığını hatırlattı. “Dirimizi katledenler ölümüze dil uzatır oldu” diyen Pirler Meclisi, “Alevilik inancında cenaze namazı yoktur, Hakka uğurlama erkanı vardır” dedi.  

    Demokratik Alevi Federasyonu Pirler Meclisi, Çerkezköy Hacı Bektaş Veli Derneği Ehlibeyt Dergahı’nın Alevilere yönelik asimilasyon çalışmalarını sürdürmesine, bu dergaha bağlı dede oldukları iddia edilen kişiler tarafından ‘Alevi itikatında cenaze erkanı’ adlı kitapçık bastırılmasına ve “Tabut önünde saz çalanlara, tabut etrafında semah dönenlere, cenaze namazını yasaklayanlara, 12 İmam yolunu terk edip başka yol mezheplere uyanlara itirazımız var” ifadelerine tepki gösterdi.

    “Dirimizi katledenler ölümüze dil uzatır oldu” diyen Demokratik Alevi Federasyonu Pirler Meclisi, Alevi Toplumuna yönelik asimilasyonun çok ileri boyutta sonuçlar almaya başladığına tanık olmak bizleri derin bir kedere sokmaktadır” vurgusunu yaptı.

    “ALEVİ KİMLİĞİMİZDEN UZAKLAŞTIRILIYORUZ”

    “İnançların, dinlerin temel varlık ögesi olan; doğum, yaşam ve ölüm gibi konularda biz Alevilerin geldiği nokta asimilasyonun derinliğini göstermektedir” denilen açıklamada şunlar dile getirildi:

    “En-el hak” denilmekten vazgeçilmesi, Cemlerimizin öz’den/ hakikatinden arındırılarak tiyatral şekillere büründürülmesi, Hakka yürüyen canlarımızın yolumuza ait olmayan ritüellerle, İslam faşizminin aracı haline getirilen kuranla, namaz ve dualar ile yolcu edilmesi gibi birçok şey Alevi kimliğimizden ne kadar uzaklaştırıldığımızın kanıtı olmuş vaziyettedir.

    Son yıllarda özellikle toplumumuza  yapılan eleştirilerin temelinde de Aleviliğin bu asimilasyonu yatmaktadır. Alevilerin imhasını ve inkârını esas alanların başarısının sonucu bugün gelinen noktada dirilerimizden öteye cenazelerimize dil uzatılmasıyla birlikte Aleviliğin inkarı ve imhasına dönüşmüş bulunmakta. Diyanet merkezli geliştirilen bu saldırılara karşı toplumumuz direncini geleneklerine sahip çıkarak, utanmayıp  yaşatarak na haklara karşı koymalıdırlar. İnancımızın ibadet biçimleri kimsenin keyfiyeti, bakış açısı ve niyetine uygun hale getirilemez. Değerli ve aslolan yolumuzun/inancımızın kendisidir. İnancımızın, taliplerimizin kimseye benzeme çabasından uzak kendisi olarak var olması ve yoluna devam etmesidir.

    Biz Aleviler bugün, yıllarca maruz kaldığımız inkarcı, aşağılayıcı, baskıcı sistemlerin, yöntemlerin hakim olduğu uğurlamalara şahit oluyoruz. Bu durum artık hakaret boyutunu alarak bizleri rahatsız edecek boyuta varmıştır. Bu durum hemen her yerde sınırlarını aşarak sürdürülmektedir.

    “SÖZDE CENZAZE ERKANLARININ YOLUMUZLA BAĞI BULUNMAMAKTADIR”

    Birkaç gündür basında ve sosyal medyada dolaşan, Diyanet menşeyli dedelerin Hakka yürüme Erkânlarımıza yönelik haddini aşan söylemlerine karşın belirtmek isteriz ki; günümüzde hemen  her yerde şahit olmaya başladığımız sözde cenaze erkanlarının yolumuzla  bir bağı, ilişkisi kesinlikle bulunmamaktadır.

    “YOLUMUZDA ÖLÜM YOKTUR, HAKKA YÜRÜME VARDIR”

    Bu temelde; Yolumuzda ölüm yoktur, Hakk’a yürüme vardır, “Hakk’a yürüdü, Hakk’a kavuştu” tanımlarına ilaveten “don değiştirdi”, “ruhu revan” oldu ve “O Hak dünyasında biz nahak dünyasında kaldık” tanımlamalarını  kullanılırız. Toplumumuzda  Hakk’a yürüyen Canı uğurlamaya gelenlerden helallik alınır. Helallik rızalık alma, Hakk’a yürüyenden razı olmak anlamına da gelir. Rızalık ve helallik alımı canın Dar’dan indirilmesidir. Buna “Dar’dan indirme erkânı “denir.“Ölüm” Hakk’a yürüyen canın son dara durduğu andır. Son dar için en uygun yer olan evinin önünde başlar ilk tören, sonrasında cenaze töreninin yapılacağı yerde can dara alınır, helallik istenir. Buna “helallik töreni” ve “helallik meydanı” da denir.

    “HELALLIK ALIMI CEMDİR”

    Helallik alımı bir cemdir. Ve cem töreni havasında hizmetler yürütülür. Hakk’a yürüyen can, evinin önünde uygun yükseklikte bir yere konur. Pir, helallik isterken diğer canlar cemlerde olduğu gibi yarım ay biçiminde ayaklar mühürlenerek ve eller göğüste çapraz bir vaziyette dar duruşuna geçer. Dara durmak teslimiyettir. Canlar kendilerini Dar’a çekerek, uğurlamaya hazırlanırlar. Kendisi Dar’a durmazsa, rızalık veremez. Razı olmak için, razı olunmak gerekir. Bu da Pir huzurunda Dar’a durmakla ifade edilir.

    “ALEVİ İNANCINDA CENAZE NAMAZI YOKTUR, UĞURLAMA TÖRENİ VARDIR”

    Pirin gülbanklarına saz eşlik eder, deyiş eşlik eder, Duazimamlar eşlik eder. Hakka yürüyen canın sağlığında sevdiği, dinlediği veya vasiyet etiği bir iki deyişle rızalık bağlanır. Gülbankların, sazın, deyişin, ağıtın olmadığı Alevi cenazesi toprakla buluşmaz. Alevi don değiştirme töreninin asli unsuru budur. Bunun dikkate alınamadığı, yapılmadığı erkan, Alevi Cenaze Erkanı değildir. Ve tabi inancımızda cenaze namazı da yoktur, rızalık alma ve uğurlama töreni vardır.

    “ERKANLARIMIZA DİL UZATANLAR NA HAK ZİHNİYETİN UŞAKLARIDIR”

    Bölgesel farklılıklar gösterse de temelde, Cem ve Dar ile, sazın telindeki nefesler, deyişler ve duazimamlarla Hakka uğurlama vardır. Aksini iddia ederek toplumumuza, inancımıza ve erkânlarımıza dil uzatanlar na hak zihniyetin uşakları, nefis deryasında boğulmuş düşkünlerdir…

    (HABER MERKEZİ)