Etiket: hasta mahpus

  • İHD üyesi Hatice Onaran’ın sağlık durumu endişe veriyor!

    İHD üyesi Hatice Onaran’ın sağlık durumu endişe veriyor!

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyesi ve Hapishane Komisyonu’nda uzun yıllardır faaliyet yürüten insan hakları savunucusu Hatice Onaran’ın hukuki ve sağlık durumu kamuoyunda ciddi kaygılara yol açıyor.

    Mahpus hakları ve özellikle hasta mahpusların tedaviye erişimi konusunda yıllardır çalışma yürüten Onaran, yoksulluk koşulları altında bulunan bazı ağır hasta mahpuslara kendi imkânlarıyla cüzi miktarlarda para yatırdığı gerekçesiyle “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet” suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan Onaran’ın cezası, yapılan itirazın ardından istinaf aşamasında onanarak kesinleşti.

    Kesinleşen ceza, 3 Ekim 2024 tarihinde TEM Şube polislerinin Onaran’ı almak üzere evine gitmesiyle öğrenildi. O sırada evinde bulunmayan Hatice Onaran, 10 Ekim 2024’te avukatları ve arkadaşlarıyla birlikte adliyeye giderek teslim oldu. Aynı tarihten bu yana Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuluyor.

    “MAHPUSLARA PARA YATIRMAK SUÇ DEĞİLDİR”

    İHD İstanbul Şubesi, verilen mahkûmiyet kararının hukuka, akla ve vicdana aykırı olduğunu vurguluyor. Açıklamada, mahpuslara para yatırılmasının “Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik” ile açık biçimde düzenlendiğine dikkat çekiliyor.

    Yönetmeliğe göre, mahpuslara elden para verilmesi mümkün değil; paralar yalnızca banka, posta ya da ziyaretçiler aracılığıyla mahpus adına cezaevi idaresi hesabına yatırılıyor. Mahpuslar bu parayı nakit olarak kullanamıyor; harcamalar, Bakanlıkça belirlenen haftalık limitler dahilinde, idarenin kontrolünde elektronik sistemler veya kantin hesabı üzerinden yapılıyor. Dolayısıyla yatırılan paranın kullanım tasarrufu tamamen cezaevi idaresine ait.

    Bu çerçevede, yönetmeliklere uygun biçimde yapılan para yatırma işleminin “terörizmin finansmanı” olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade ediliyor.

    KANSER RİSKİ YENİDEN GÜNDEMDE

    60 yaşında olan Hatice Onaran’ın yüzde 79 engelli raporu bulunuyor. Daha önce kolon kanseri tedavisi gören Onaran’ın tedavi, tetkik ve düzenli kontrolleri sürerken cezaevine konulduğu belirtiliyor. Son dönemde artan sağlık sorunları nedeniyle yapılan tetkiklerde kanser ve etkilerine dair değerlerin yüksek çıkması üzerine PET çekimi yapıldı. Yeni PET sonuçlarında karın bölgesinde yeni tutulumlar (nodüller) tespit edildi.

    Bu durumun ciddi endişe yarattığı belirtilirken, Onaran’ın uygun bir bakım ve tedavi ortamına erişememesinin hayati risk oluşturduğu vurgulanıyor.

    CEZA ERTELEME TALEBİ SONUÇSUZ

    Edinilen bilgilere göre Hatice Onaran, 29 Aralık itibarıyla iki gün üst üste Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden Kocaeli Fatih Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. 28 Aralık’ta acil serviste serum takıldığı, akşam saatlerine kadar hastanede tutulduktan sonra yeniden cezaevine götürüldüğü öğrenildi.

    Hatice Onaran, sağlık durumu nedeniyle cezasının ertelenmesi talebiyle Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden 2025/32230 evrak numarasıyla başvuruda bulundu. Ancak avukatlarının bugüne kadar yaptığı tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığı bildirildi.

    İHD ve insan hakları savunucuları, Hatice Onaran’ın hukuka aykırı biçimde cezaevinde tutulduğunu belirterek, cezaevinde yeni bir ölüm yaşanmaması için derhal serbest bırakılmasını ve tedavisinin uygun koşullarda sürdürülmesini talep ediyor.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Hasta mahpus İvrendi: Cezaevinde ölürsem kadavramı Adalet Bakanlığı’na gönderin- VİDEO

    Hasta mahpus İvrendi: Cezaevinde ölürsem kadavramı Adalet Bakanlığı’na gönderin- VİDEO

    PİRHA- 31 yıldır cezaevinde tutulan ve ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden hasta mahpus Cemil İvrendi, tahliyesinin ertelenmesine tepki göstererek, “1 yıldır fazladan cezaevindeyim. Yetmiyor mu? Benim ölümümü istiyorlar. Cezaevinde ölürsem kadavramı Adalet Bakanlığı’na gönderin” dedi.

    Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde 31 yıldır tutuklu olan ve infazı tamamlanan Cemil İvrendi, vücudunda birçok organın işlevini kaybettiğini belirterek, cezaevinde sağlığı daha da kötüleşen bir hasta tutsak durumuna düştü. 62 yaşındaki İvrendi, bugüne kadar 12 kez ameliyat olduktan sonra, bu defa çok daha ciddi bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ancak, ağır sağlık durumu ve tekrarlayan ameliyatları dikkate alınarak, hala tahliye edilmiyor.

    “ÖLÜMÜMÜ İSTİYORLAR”

    İvrendi, ailesi aracılığıyla gönderdiği mesajda cezaevinde tedavi edilmesinin mümkün olmadığını ve yaşamının tehlikede olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Her ay doktora gidiyorum. Kan tahlilime göre ilaç dozum belirleniyor. Aynı zamanda doktorum 10 Ekim’de bir ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ben de ‘Beni bırakmalarına ihtimal var, yaralı bir şekilde evime gitmek istemiyorum’ dedim. Ancak doktorum, ‘Seni tek bir ameliyatla kurtaramam, bir dizi ameliyat olman gerekiyor’ dedi. Ben kalp hastası bir insanım, 62 yaşındayım, 31 yıldır cezaevindeyim. Vücudumun birçok hücresi işlevini yitirdi. Dolayısıyla ameliyat masasından kalkar mıyım, kalkmaz mıyım, bilmiyorum.

    12 kez ameliyat oldum, her seferinde enfeksiyon kaptım, yaralarım kapanmadı. Buna rağmen tahliye edilmiyorum. Neden bırakılmıyorum? Ben öleceksem, çocuklarımın yanında ölmek istiyorum. Eğer böyle devam ederse, bir vasiyet yazacağım. Diyeceğim ki, cenazemi Adalet Bakanlığı’na gönderin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderin.1 yıldır fazladan cezaevindeyim. Yetmiyor mu? Benim ölümümü istiyorlar.”

    KONU MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

    İvrendi’nin ağır sağlık durumu ve cezaevindeki yaşam koşullarının ona uyguladığı baskı, gündemdeki tartışmaları daha da artırırken, DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, İvrendi’nin mesajını Meclis gündemine taşıyarak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a soru önergesi verdi.

    İvrendi’nin yakın zamanda tekrar idare ve gözlem kuruluna çıkarılması bekleniyor.

    PİRHA/ ANKARA

  • İstanbul ve Ankara’da Abdurrahman Gemicioğlu için çağrı-VİDEO

    İstanbul ve Ankara’da Abdurrahman Gemicioğlu için çağrı-VİDEO

    PİRHA- 658. F Oturması’nda ve Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi,Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta iken durumunun ağırlaşması üzerine 100. Yıl Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ve hala yoğun bakım ünitesinde bulunan 67 yaşındaki ağır hasta mahpus Abdurrahman Gemicioğlu’nun serbest bırakılması istendi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi,  hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun durumuna dikkat çekmek üzere düzenledikleri eylemlerinin 530. haftasında da Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Abdurrahman Gemicioğlu’nun durumuna dikkat çekildi.

    Basın açıklamasını İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen, okudu.

    “GEMİCİOĞLU, TUTUKLANDIĞIN 3 EKİM’DEN BU YANA 26 DEFA HASTANEYE KALDIRILDI”

    67 yaşındaki Abdurrahman  Gemicioğlu’nun siyasi faaliyetler gerekçesi ile yargılandığı davada hakkında verilen 8 yıl 9 aylık hapis cezasının onanması üzerine ağır hasta olmasına rağmen 3 Ekim’de evinden yatalak halde iken alındığını ve tutuklanarak hapishaneye konulduğunu belirten Çevirmen,  “Ağır hastalıkları nedeniyle sürekli olarak hastaneye kaldırılan Gemicioğlu, tutuklandığı 3 Ekim’den bu yana 26 defa hastaneye kaldırılmıştır. En son olarak 25 Ekim’de durumunun ağırlaşması üzerine Van Yüzüncü Yıl Üniversite Hastanesine kaldırılmış olup hala hastanede yoğun bakım ünitesinde bulunmaktadır.
    Gemicioğlu’na 1 yıl önce kolon kanseri teşhisi konuldu ve ameliyat edildi. 4-5 ay kadar bağırsakları dışarıda bir şekilde kaldı. Ayrıca prostat ameliyatı da geçirmiş olan mahpusun tedavileri devam etmekteydi ve kanser için hem radyo terapi hem de kemoterapi almaktaydı. Prostat için de hortum bağlanmış ve bu süreçte de böbrekleri etkilenmiş ve böbrek yetmezliği de başlamıştır. İki ameliyatın bir arada olması ve kemoterapi tedavisi mahpusun süreçlerini ağırlaştırmıştır. Kalp hastası olan mahpusta kalp yetmezliği mevcut ve kalbi %10-20 arasında bir oranda çalışıyor. Nefes alma sorunları yaşıyor ve aşırı titreme mevcut. İşitme sorunu da olan hasta aynı zamanda hipertansiyon ve şeker hastasıdır” dedi.

    “YOĞUN BAKIMDA ELİ KELEPÇELİ OLARAK TUTULDU”

    “Avukatı tarafından 4 Ekim’de ağır hasta olmasından kaynaklı infaz erteleme talebi bulunulmuş olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ilerleme sağlanamamıştır.” diyen Çevirmen şunları ekledi:

    “Yoğun bakımda eli kelepçeli olarak tutulan mahpusa ailesi için çok kısıtlı görme hakkı verilmekte olup mahpus, psikolojik olarak da destekten yoksun bırakılıyor. Ailesinin vermiş olduğu bilgilere göre de yaklaşık iki ay önce dış bağırsaklarını tekrar içeri almak için ameliyat edildi ve bu ameliyat esnasında karaciğerine kan gitti. İki gün boyunca entübe edildi ve ölümden döndü. Şu anda bile karaciğeri iyi çalışmıyor ve su biriktiriyor. Gözaltına alınmadan bir gün önce kalp krizi geçirdi, hastaneye götürüldü, doktorlar kalbinin yüzde 20 çalıştığını söyledi. Tutuklandıktan sonra hastaneye kaldırıldı ve bu kez de kalbinin %10-15 oranında çalıştığı söylendi.

    Ağır hasta ve yatalak halde olan, hapishanede bir saat bile duramayacak durumda olan Abdurrahman Gemicioğlu’nun tetkik ve tedavilerine sağlıklı bir şekilde, ailesinin desteği ile devam edebilmesi için acil olarak tahliye edilmesi gerekmektedir. Gemicioğlu’nun tahliye edilmemesi ağır bir yaşam hakkı ihlalidir ve suç teşkil etmektedir. Adalet Bakanlığı’nı, Sağlık Bakanlığını ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu ve ilgili olan tüm kurumları acil olarak inisiyatif almaya çağırıyoruz.”

     

    İSTANBUL

    İnsan Hakları Derneği(İHD)İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F oturumunun 658. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumu anlatılmaya devam edilerek, Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta iken durumunun ağırlaşması üzerine 100. Yıl Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ve halen yoğun bakım ünitesinde bulunan 67 yaşındaki ağır hasta mahpus Abdurrahman Gemicioğlu’nun sağlık durumu paylaşıldı.

    Açıklamayı İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu.

    Yoleri, 67 yaşındaki Abdurrahman Gemicioğlu’nun Rektum kanseri, Kalp yetmezliği, Yüksek Tansiyon, Diyabet, Prostat büyümesi, Böbrek yetmezliği ve Demans hastası olup, ileri derecede unutkanlık, işitme ve konuşma güçlüğü, kaslarında ağrılar ve denge problemleri yaşadığını belirterek Gemicioğlu’nun akciğerine pıhtı atması ve akciğerlerde su toplanması nedeniyle oksijen tüpüne bağlı olarak yaşamını sürdürebildiğini söyledi.

    Cezaevinde gerekli tedavi olmadığı için ciğerleri şu an su topladığını ve halen öyle yaşama tutunmaya çalıştığını belirten Yoleri, “İnfaz erteleme talebine ve Anayasa Mahkemesinden istenen tedbir talebine acilen cevap verilmesi beklenen Gemicioğlu’nun sağlığına kavuşması zor ise de hiç değilse yakınlarıyla vedalaşmasına olanak sağlanabilmesi için derhal serbest bırakılması gerekmektedir” dedi.

    PİRHA/ANKARA-İSTANBUL

  • Mesane kanseri ve epilepsi hastası mahpus Cengiz Sinan Çelik için tahliye çağrısı!-VİDEO

    Mesane kanseri ve epilepsi hastası mahpus Cengiz Sinan Çelik için tahliye çağrısı!-VİDEO

    PİRHA – 657. F Oturması’nda Marmara-Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan 28 yıllık hasta mahpus Cengiz Sinan Halis Çelik’in serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F oturumunun 657. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumu anlatılmaya devam edildi.

    “Tedavi haktır engellenemez”, “Cengiz Sinan Halis Çelik serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, Marmara-Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan 28 yıllık hasta mahpus Cengiz Sinan Halis Çelik’in durumu paylaşıldı.

    İHD binası önünde yapılan açıklamayı Hapishane Komisyonu Üyesi Taylan Bekin okudu.

    “YAŞAMINI TEKERLEKLİ SANDALYEYLE SÜRDÜRÜYOR”

    Taylan Bekin, Cengiz Sinan Halis Çelik’in, mesane kanseri, epilepsi, ülser, kas ve kemik erimesi hastası olup, kafa ve omuriliğindeki şarapnel parçalarının yarattığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını arkadaşlarının yardımı ile tekerlekli sandalyeye bağlı sürdürdüğünü belirtti.

    Taylan Bekin, açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “Cengiz, 1996 yılında yaralı olarak yakalanmış, yakalandığında vücudunda bulunan şarapnel parçalarından kafasında ve omuriliğinde bulunanlar felç riski nedeni ile çıkarılamamıştır. Bu durum epilepsi krizlerinin giderek artmasına neden olmuştur.

    Bu arada Mesane Kanseri teşhisi konulan Cengiz, tedavi için Metris R Tipi Hapishanesine götürüldüğünde adli suçtan tutuklu bir mahpusun saldırısına uğramış, ölümcül yaralar almıştır. Yapılan tıbbi müdahaleler sonucunda hayati tehlikeyi atlatmış ancak sol ayağına platin takılmış, yürüyemez hale gelmiş ve tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştur. Tekerlekli sandalye ile yaşamına zor koşullarda devam ederken, sürekli farklı hapishanelere sevk edilmiş, bu nedenle kanser tedavisi de devam ettirilememiştir.

    “BU DURUMA SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Çelik’in son durumuna ilişkin komisyonumuza 24 Ekim Perşembe günü yaptığı açıklamada ablası; ‘Kardeşim Cengiz, mesane kanseri. Ülser, epilepsi, bacaklarında kas çökmesi, omuriliğinde ve kafasında şarapnel parçaları var. Yılda bir kere mesane kanseri dolayısıyla ‘Sistoskopi’ dediğimiz kazıma yöntemi yapılıyor. Eskiden üç ayda bir yapılıyordu. Birçok ameliyattan geçti. En son bu yakın zamanda tahlilleri için hastaneye götürülmüş. Cengiz’in ayrıca epilepsi nöbetleri çok sık periyotlarla devam ediyor. Mide ülseri var Cengiz’de. Uzun yıllar sonra zayıflama, kilo kaybı görebiliyoruz. Her hafta görüşüne giden ben ablası olarak daha çok fark edebiliyorum. Uzun süren tedavi ve ilaçlar Cengiz’de fiziksel olarak değişikliler yaratmış. Omurilikteki şarapnel parçasının yarattığı hasarın tedavisi yapılamıyor. Cengiz, ağır hastalıkları, tekerlekli sandalyeye mahkum olması ve epilepsi krizlerinin yaşamına ağır risk oluşturduğu bilinmesine rağmen yeterli tedavi ve bakımdan mahrum olarak hapiste tutuluyor. Bu duruma bir son verilmesini istiyoruz’ demiştir.”

    Açıklamanın sonunda mahpuslara para gönderdiği gerekçesiyle 16 gün önce tutuklanan, ayrıca kolon kanseri hastası ve yüzde 79 engelli raporu olan hasta mahpus Hatice Onaran’ın da serbest bırakılması istendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 72 Yaşındaki ağır hasta mahpus, çıplak aramaya da maruz bırakıldı-VİDEO

    72 Yaşındaki ağır hasta mahpus, çıplak aramaya da maruz bırakıldı-VİDEO

    PİRHA – 652. F Oturması’nda Beşiri T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 72 yaşındaki hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Yapılan açıklamada Çam’ın hastalıkları ile ilgili bilgiler paylaşılarak; beyin tümörü, böbrek kisti, sol tarafını tutan felçten dolayı da yürüme güçlüğü çektiği ve ileri derecede unutkanlık yaşadığı vurgulandı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F Oturumu’nun 652. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumuna bir kez daha dikkat çekildi.

    “Tedavi haktır engellenemez”, “Mehmet Emin Çam serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, ağır hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın sağlık durumu aktarıldı.

    KURŞUN: ÖLÜMLER BİÇİM DEĞİŞTİRSE BİLE DEVAM EDİYOR

    19 Aralık Cezaevi Katliamı tanığı Muharrem Kurşun, açıklama öncesi söz aldı. Kurşun, eylül ayının hapishane tarihçesinde ‘katliamlar ayı’ olduğunu belirterek, “Ölümleri unutmamak gerekiyor. Ölümler biçim değiştirse bile hala devam ediyor. Hasta mahpuslar için yapılacak eylemlere güç vermek gerekiyor. Yapılan katliamları unutmamak gerekiyor” diye konuştu.

    “BAŞKALARININ YARDIMI İLE AYAKTA DURABİLİYOR”

    F Oturma eyleminde basın açıklamasını Mukaddes Şamiloğlu okudu. Şamiloğlu, 72 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın, beyin tümörü, yüksek tansiyon, böbrek kisti ve prostat hastası olduğunu, el ve ayaklarında uyuşma, sol tarafını tutan felç nedeniyle de yürüme güçlüğü çektiğini, her iki kulakta cihaz gerektirir boyutta duyma kaybı ve ileri derecede unutkanlık yaşadığını belirtti. Şamiloğlu, ayrıca Çam’ın, başkalarının yardımı ile ayakta durabildiğini ve kişisel bakımını başkalarının yardımı ile gerçekleştirebildiğini söyledi.

    “SEVK TALEBİ KABUL EDİLMEDİ”

    Şamiloğlu, açıklamanın devamında şu bilgileri paylaştı:

    “Ailesinden alınan bilgiye göre; Mehmet Emin Çam, 2012 yılında açılan ve tutuksuz yargılandığı davada verilen 9 yıllık hapis cezasının kesinleşmesi üzerine 14 Mart 2022 günü tutuklandığında, geçirdiği kalp krizi, beynindeki ur ve böbreğindeki kist nedeniyle tedavi görüyordu. Dışarıda sağlanan bakım ve tedavi tutuklanınca aksadı. Uzun süre hastaneye götürülmedi ve ilaçları düzenli verilmedi. Geçtiğimiz ağustos ayında, kullanması gereken ilaçlar dahi haftalarca kendisine verilmedi. Hapishane koşullarının zorluğu yanında, tedavisinin aksaması nedeniyle hastalıkları hızla ilerledi ve listeye yeni hastalıklar eklendi. Daha fazla bakıma muhtaç hale geldi. Ama sevk sırasında yaşanan sorunlar, çıplak arama ve ağız içi araması nedeniyle artık hastaneye dahi gitmek istemiyor. Bu süreçte ileri derecede unutkanlık gelişti. Telefon hakkı olduğunu, ailesini arayabileceğini bile unutuyor. Başkalarının yardımı olmadan yaşaması mümkün değil. Tedavisinin dışarıda sürdürülmesi maksadı ile defalarca infaz ertelemesi ve Adli Tıp Kurumu’na sevk istendiği halde bu talep kabul edilmedi.

    “HALAY ÇEKTİĞİ GEREKÇESİYLE DAVA AÇILDI”

    Ailesi serbest bırakılmasını beklerken, ayakta dahi duramayan ve halay çekildiği saatte avluda olmadığı kamera kaydıyla ispatlanmasına rağmen Mehmet Emin Çam hakkında koğuşta halay çektiği gerekçesiyle dava açıldı. İfade için gardiyanların yardımı ile getirildiği SEGBİS odasında hakimin sorularına unutkanlığı nedeniyle cevap bile veremeyen Mehmet Emin Çam’a hücre cezası verildi ve ayrıca ceza davası açıldı. Bu durum karşısında endişe ve şaşkınlık yaşayan kızı komisyonumuza ilettiği son mesajında ‘tüm yaşananlardan ve bize yaşatılanlardan çok yorulduk. Bu hasta insanlar ancak ölünce oradan çıkabiliyor, bu haksızlık.’ demiştir.”

    Basın açıklaması, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Mehmet Emin çam serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Çıplak arama işkencesine son” sloganlarıyla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Milletvekili Oduncu’dan Bakan Tunç’ta tepki: Hasta tutuklular sorununa ciddiyetle yaklaşmıyor

    Milletvekili Oduncu’dan Bakan Tunç’ta tepki: Hasta tutuklular sorununa ciddiyetle yaklaşmıyor

    PİRHA – DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu’nun hasta tutuklularla ilgili Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine yanıt geldi. Bakan Tunç’un imzasıyla verilen yanıtta, bakanlıkta hasta tutuklularla ilgili bir veri bulunmadığı aktarıldı.

    Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Batman Milletvekili Zeynep Oduncu, hasta ve yaşlı mahpusların durumunu Meclis gündemine taşıyarak Adalet Bakanı’na soru önergesi sunmuştu.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, engelli raporuyla birlikte kronik rahatsızlıkları bulunan yurttaşların tutuklanması sonrası hasta tutuklularla ilgili yöneltilen sorulara “bakanlığımızda bu hususta veri bulunmamaktadır” yanıtını verdi.

    “BAKANLIK KENDİ GÖREV ALANININ UNUTMUŞ”

    Bakan Tunç’un soru önergesine verdiği yanıta tepki gösteren DEM Parti Batman Milletvekili Oduncu, bakanlığın can alıcı bir soruna karşı ciddiyetten uzak bir yanıt verdiğini söyledi. Oduncu, hasta tutuklular konusunun cezaevlerinin kanayan bir yarası olduğunu ifade ederek konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Neredeyse her ay bir hasta tutuklu yaşamını yitirmektedir. Bu konuda çalışma yürüten insan hakları dernekleri başta olmak üzere çeşitli sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına rağmen bakanlık bu konuda adım atmadığı gibi kendi alanındaki bu sorunu da görmezden gelmektedir. Son iki yılda en az 94 hasta tutuklu yaşamını yitirdi, hali hazırca yüzlerce hasta tutuklu keyfi gerekçeler ve Adli Tıp Kurumu’nun bilimsellikten uzak raporları nedeniyle tahliye edilmiyor. Bakanlığın acil olarak çözmesi gereken bu sorun karşısında hala da hasta ve ilerleyen yaşları nedeniyle kronik rahatsızlıkları bulunan yurttaşlar tutuklanmaya devam ediliyor. Buna rağmen bakanlık kendi görev ve sorumluluk alanı olan bir konuya dahi ciddiyetle yaklaşmamaktadır.”

    “BAKANLIĞIMIZDA İSTATİSTİKİ VERİ BULUNMAMAKTADIR”

    Milletvekili Zeynep Oduncu’nun, hasta tutuklularla ilgili soru önergesine karşılık Bakan Yılmaz Tunç’tan şu yanıt geldi:

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

    A) “Yargı yetkisi” kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

    B) “Mahkemelerin bağımsızlığı” kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, Hükümlerine yer verildiği malûmlarıdır.

    Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü  ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

    II- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı: Resmi Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Görev” kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Adli istatistikler sanık ve  suç esas alınarak derlenmektedir. Bu çerçevede, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususta ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 644. F Oturması: Hasta mahpus Hatice Yıldız serbest bırakılsın

    644. F Oturması: Hasta mahpus Hatice Yıldız serbest bırakılsın

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu 644. F Oturması’nda Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 75 yaşındaki hasta mahpus Hatice Yıldız’ın sağlık durumunu paylaşarak serbest bırakılmasını istedi.

    Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu, hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla yaptığı F Oturması’nın 644. Haftasında halen Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 75 yaşındaki hasta mahpus Hatice Yıldız’ın sağlık durumunu paylaştı.

    “Hasta mahpus Hatice Yıldız serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez” pankartlarının açıldığı, 644. F Oturması’nın basın metnini Komisyon adına Hatice Onaran okudu.

    “BAŞKALARININ YARDIMI İLE YAŞAMINI SÜRDÜREBİLİYOR”

    Onaran, hasta mahpusların gün gün ölüme terk edildiği, son derece ağır hastalıklarla boğuşmalarına rağmen tahliye olmaları engellenerek hapishaneden tabutla çıktıklarına dikkat çektiği açıklamada, 22 Mart 2024 günü evinden sedyeyle alınarak tutuklanan 75 yaşındaki Hatice Yıldız’ın yaşlılığa bağlı sağlık sorunları yanında, demans, yüksek tansiyon, kemik erimesi, bel fıtığı, omurga eğriliği, mide rahatsızlığı ve görme bozukluğu hastalıkları ile mücadele ettiğini, sık sık baygınlık geçirdiğini, başkalarının yardımı ile yaşamını sürdürebildiğini ifade etti.

    “TUTUKLU KALMASI AĞIR TEHDİT OLUŞTURUYOR”

    Onaran, açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “Hapishanede bulunan kızı ve kızının arkadaşı adına hapishane hesabına para yatırarak örgütü finanse ettiği iddiasıyla açılan dava sonucunda verilen ceza nedeniyle tutuklanan Hatice Yıldız hapishaneye girdiğinden beri tüm tedavi süreci aksamış durumda, ilaçlarını dahi düzenli alamıyor. İleri yaşına ve hastalıklarına rağmen tam 4 ay 5 gündür hapishanede tutulan Hatice Yıldız, hapishanede her gün baygınlık geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Doktorları tarafından acilen göz ameliyatı olması  gerektiği de söylenen  Hatice Yıldız’ın tutuklu kalması, sağlığına ve yaşamına ağır tehdit oluşturuyor.

    YILDIZ’IN AVUKATI: BAŞVURULARDAN SONUÇ ALINAMADI

    Avukatı ve avukatları tarafından verilen bilgiye göre; Hapishane koşulları, diyet yemeklerin verilmemesi ve ilaçlarını düzenli alamaması nedeniyle Hatice Yıldız’ın sağlık durumu hızla bozuluyor. İlerleyen demans hastalığı nedeniyle unutkanlığı artıyor. Kişisel bakımını ancak başkalarının yardımı ile yapabiliyor. Buna rağmen, infaz erteleme, denetimli serbestlik ve Adli Tıp Kurumuna sevki için yapılan başvurulardan halen bir sonuç alınamadı.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Mehmet Edip Taşar’ın tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir’ -VİDEO

    ‘Mehmet Edip Taşar’ın tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir’ -VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutuklu Mehmet Edip Taşar’ın yaşadığı sorunları dile getirdi. Yapılan açıklamada, “ Ağır ve kronik hastalıklarından kaynaklı olarak 3 defa Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş ancak infaz erteleme talepleri karşılanmamıştır. Tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir“ denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 511. Hafta basın açıklamasında hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunları gündeme getirdi.
    İHD Ankara Şube önünde yapılan açıklamada “Tedavi haktır engellenemez. Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı.

    Yapılan açıklamada hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun olduğu bilgisi verildi. Açıklama metnini İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    Açıklamada, Şırnak T Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan Yıldırım Han’ın, kanser hastalığı nedeniyle 2 hafta önce tedavi için Ankara’ya gönderildiğinin ve bu hafta yaşamını kaybettiğinin de bilgisi verilerek, “Ağır hastalıklarına rağmen mahpusları hapishanede tutan bu anlayış, mahpusların yaşam hakkını ortadan kaldırıyor ve bütün yaşam hakkı ihlallerine rağmen ne koşullar düzeltiliyor ne mahpuslara tedavi olanakları sağlanıyor ne de ağır hastalar tahliye ediliyor” denildi.

    “68 YAŞINDA OLAN TAŞAR ‘IN AĞIR SAĞLIK SORUNLARI BULUNMAKTA”

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu hafta Marmara 5 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mehmet Edip Taşar’ın yaşadığı sağlık sorunlarını dile getirdi. Nuray Çevirmen açıklamada, “ 03 Haziran 2024 tarihinde kurumuza yazdığı mektupla yaşadığı sağlık sorunlarını aktarmıştır.
    1956 doğumlu ve 68 yaşında olan Mehmet Edip Taşar’ın hapislik koşulları ve yaşından kaynaklı da pek çok ve ağır sağlık sorunları bulunmaktadır. Kalp yetmezliği bulunmakta ve 17 kez anjiyo olmuştur. Nabız %30 civarında atmaktadır. Ayrıca kalp hastalığından kaynaklı olarak 6 stent takılmış olup, kalp ritim bozukluğu da bulunmaktadır. Kronik şeker hastasıdır ve bazı dönemlerde şeker yüksekliği 600’ü bulmaktadır. Bu durum sağlık raporlarında da yer almaktadır” dedi.

    “BİREYSEL İHTİYAÇLARINI GİDEREMİYOR”

    Taşar’ın hastalıklarından dolayı haftanın 3 gününü hastanede geçirdiğini söyleyen Çevirmen şunları ekledi:

    “Bireysel ihtiyaçlarını gideremiyor ve arkadaşlarının yardımıyla yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Bazen günlerce yataktan çıkamadığı durumlar yaşamakta, arkadaşlarının desteği ile ancak ayağa kaldırılıp 10 dakika dolaştırılmaktadır.
    Ani krizler yaşamakta olan hasta şu ana kadar da iki defada kalp krizi geçirmiştir. Sağlık sorunlarından dolayı geceleri neredeyse sabaha kadar uyumakta zorlandığını aktarmıştır. Ağır ve kronik hastalıklarından kaynaklı olarak 3 defa Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş ancak infaz erteleme talepleri karşılanmamıştır. Siyasi mahpus olmasından kaynaklı olarak tahliye edilmediğine dair durumunu pekiştiren konuşmalara bu sevkler esnasında şahit olmuştur.”

    “TAHLİYE EDİLİP, SAĞLIKLI KOŞULLARDA TEDAVİLERİNİN SAĞLANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Mehmet Edip Taşar’ın tahliye edilmediği her dakikanın yaşam hakkı ihlali olduğunun altını çizen Çevirmen, “Ağır hasta olan, haftanın 3 günü hastanede kalan, tekerlekli sandalye ile götürülüp getirilen ve yaşamını tek başına devam ettiremeyen Mehmet Edip Taşar’ın hapishanede kalabilmesi olanaksızdır. Bu nedenle acilen tahliye edilip ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin sağlanmasını talep ediyoruz. Tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir” diye belirtti.

    PİRHA/ANKARA

  • 638. F Oturması: Ağır hasta mahpus Kemal Özelmalı serbest bırakılsın!-VİDEO

    638. F Oturması: Ağır hasta mahpus Kemal Özelmalı serbest bırakılsın!-VİDEO

    PİRHA – Wernicke Korsakoff hastası olan 36 yıllık mahpus Kemal Özelmalı’nın halen hapiste tutulmasının sağlık ve yaşamına ağır tehdit oluşturduğu belirtilerek serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu, hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla yaptığı F Oturması’nın 638. Haftasında halen Adana Kürkçüler F Tipi Hapishanesi’nde tutulan ağır hasta mahpus Kemal Özelmalı’nın sağlık durumunu paylaştı.

    638. F Oturması’nın basın metnini İHD İstanbul Şube Sekreteri Oya Ersoy okudu.

    DURUMU AĞIRLAŞMASINA RAĞMEN İNFAZ ERTELEME TALEPLERİ KABUL EDİLMEDİ

    36 yıllık mahpus Kemal Özelmalı’nın, Wernicke Korsakoff Sendromu, Alzheimer, Hepatit, böbrek yetmezliği, prostat ve mide hastalıkları yanında, beyin dokusunda küçülme, hafıza kaybı, taşikardi, duyma ve görme yetilerinde ileri seviyede azalma, ayağına takılı platin nedeniyle hareket kısıtı sorunları yaşadığına ve tek başına yaşamını sürdüremediğine dikkat çeken Ersoy, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

    “Kemal Özelmalı, 19 Aralık ölüm oruçları sonrasında Adli Tıp Kurumu tarafından ‘Wernicke Korsakoff’ tanısı konularak ve bu koşullarda hapishanede yaşamını sürdüremeyeceği belirtilerek tahliye edilmiş ancak sağlık kontrollerini 2 gün geciktirdiği gerekçesiyle 2002 yılında tekrar tutuklanarak hapishaneye konulmuştur. Tutuklanmasının ardından sağlık durumu hızla bozulmuş, her geçen gün durumu daha da ağırlaşmasına rağmen infaz erteleme talepleri kabul edilmemiştir.

    “BEN KARDEŞİMİ TABUTLA CEZAEVİNDEN ALMAK İSTEMİYORUM”

    Kardeşi yaptığı açıklamada: “Şartlı salıverildiğinde ağır baskılar gördü.(…)Hacettepe’ye kontrole gitmesi gerekiyordu. Rahmetli annemle beraber iki gün gecikmeli gitti. Bu gecikme nedeniyle infazını yaktılar, tutukladılar. Kemal’in sağlık durumu hiç iyi değil. O betonların arasında kalıyor. Beton çürüyor, o nasıl sağlam kalsın. Her tarafında arıza var. Tedaviye gidecek ama ağzını açmasını istiyorlar. ‘Ben sizinle konuşuyorum ağzımda ne olabilir’ diyor, ağzını açmıyor. Bu nedenle tedaviye götürmüyorlar. (…) Hiçbir suçu olmamasına ve ağır hasta olmasına rağmen cezaevinde tutuluyor. Kemal’e, ‘pişman ol seni bırakalım’ diyorlar. Kemal’de “… pişman olacak hiçbir şey yapmadım” diyor. Suçu bu kadar büyükse pişman olursa nasıl bu kadar büyük suçu af edecekler anlamıyorum. Yıllardır hasta olan bir kişinin tedavisi engellenmesin. Ben kardeşimi tabutla cezaevinden almak istemiyorum” diyerek tepkisini ve isteğini ortaya koymaktadır.

    ÖZELMALI’NIN AVUKATI: KEMAL YAŞAMINI TEK BAŞINA İDAME ETTİREMİYOR

    Avukatı ise, Özelmalı’nın yaşamını tek başına idame ettiremediği için tek kişilik odadan iki kişilik bir odaya alındığını belirtirken, “oda arkadaşlarıyla yaptığımız görüşmelerde Kemal Özelmalı’nın hayatını idame ettiremediğini, tek başına ihtiyaçlarını karşılayamadığını ve böbreklerinin tamamen iflas etmek üzere olduğunu, Wernicke Korsakoff sendromuna ek geçici hafıza kaybı ve Alzheimer başlangıcı tespit edildiğini ve  hepatit hastalığına yakalandığını öğrendik” demiştir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Salih Gün’ün infazının ertelenmesini talep ediyoruz-VİDEO

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Salih Gün’ün infazının ertelenmesini talep ediyoruz-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 510. Hafta eyleminde hasta tutsakların serbest bırakılması için çağrı yaptı. Yapılan açıklamada, Salih Gün’ün ağırlaşan hastalıkları nedeniyle, iyileşinceye kadar infazının ertelenmesini ve bu süreç içinde de ihtiyacı olan ve doktor tarafından da raporla zorunlu ihtiyaç olduğu belirtilen malzemelerinin kendisine eksiksiz olarak verilmesini talep ediyoruz” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun durumuna dikkat çekmek amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde basın açıklaması yaptı. 510. Hafta açıklamasında hasta mahpusların yaşadıkları sorunlar dile getirildi.

    Açıklama metnini, İnsan Hakları Derneği (İHD) MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    “62 YAŞINDA OLAN SALİH GÜN, 32 YILDIR HAPİSTE”

    Bu hafta Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Salih Gün’ün yaşadığı sağlık sorunlarını dile getiren Nuray Çevirmen, “03 Haziran 2024 tarihinde yazdığı mektupla yaşadığı sağlık sorunlarını aktarmıştır. 62 yaşında olan Salih Gün, 32 yıldır hapishanededir. Kalp rahatsızlığı var ve anjiyo olmuştur. İlaç kullanıyor, zaman zaman sol kolunda uyuşma, sol elinde güçsüzlük ve göğsünün sol tarafında bazen hafif ağrı oluyor. Sol kulağında az olmakla birlikte sağ kulağında %70-80 derece işitme kaybı var, işitme cihazı kullanıyor ancak ihtiyacını karşılamamasına rağmen değiştirilmiyor. Bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı var, bel fıtığından ameliyat oldu, her 2 fıtıktan kaynaklı ağrıları giderek artıyor. Uzun süredir eklem romatizması rahatsızlığı var ve 1,5 yıl önce Romatoloji doktoruna gitmiş, belli bir süre ilaç tedavisi görmüş, fakat ilaçların etkisi geçtikten sonra ağrı, sızı, ateş gibi sorunlar tekrar başlamış. Böbrek ve idrar yolları rahatsızlığı var. 1 yıl önce üroloji doktoruna gitmiş, yapılan tahlil ve çekilen ultrasonda böbreklerinde kuma benzer bir şeyler olduğu söylenmiş. 1 yıl önce diyabet rahatsızlığı başlamış diyetle beslenmektedir” dedi.

    “GÜN’ÜN İHTİYACI OLAN MALZEMELER VERİLMEMİŞTİR”

    Salih Gün’ün reflü, gastrit gibi rahatsızlıklarının yanı sıra gözlerinde görmede sorun yaşadığını belirten Çevirmen, şunları ekledi:

    “Kronik migren ve sinüzit rahatsızlıkları var migren nöbetleri oluyor. Sinüzitten kaynaklı devamlı geniz akıntısı var. 2023 yılı başlarından kendisini Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin sağlık kuruluna sevk edilmiş, hastalıkları hakkında detaylı inceleme talebi sonrasında Etlik Şehir Hastanesine sevk edilmiş ancak hastanelerde 3 keredir sağlık kuruluna çıkmak zorunda kalmasına rağmen raporlama süreci kesintiye uğratılarak tamamlanmamıştır. Azı dişlerinin birisinin kırılmış, 2-3 kez dolgu yapılmasına rağmen tutmamış ve doktorun, kampüs devlet hastanesi diş hekimliğine sevk etmesine rağmen 1 yıldır gidememiştir.
    Boyun fıtığı ağrıları nedeniyle kampüs devlet hastanesinin fizik doktoru tarafından 10 seanslık fizik tedavi yazılarak, tedavi merkezine sevk edilmiş, 3 ay sonra sıra geldiğinde de 2 kez götürülmüş ve tedavisi yapılmamıştır. Her seferinde sevki iptal edilmiştir. İkinci kez 10 seanslık fizik tedavi yazılmış ancak ona da götürülmemiştir. Bel ve boyun fıtığı ağrılarının giderek şiddetlenmesi üzerine fizik doktoruna çıktığında çekilen MR sonucuna göre doktor tarafından Eğilerek iş yapmanın riskli olduğu, bel ve boyun ağrılarından az olsa hafiflemesi için de düzenli ve sürekli egzersizler yapmasını gerektiği söylenmiştir. Doktora ‘Kendilerine verilen çek-pas sapının 75 cm olduğunu’ söylediğinde doktor tarafından tam boy, uzun çek-pas sapının bir tıbbi ihtiyaç olacağına dair rapor yazmıştır. Ve yine doktor tarafından 2,5 cm kalınlığında bir adet egzersiz matının verilmesine dair rapor yazılmış fakat bu raporlar idare ve gözlem kurulu tarafından kabul edilmeyerek, malzemeler verilmemiş ve bir üst sağlık kuruluna sevk etmiştir.”

    “AĞIRLAŞAN HASTALIKLARI NEDENİYLE İNFAZININ ERETELENMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Nuray Çevirmen, Salih Gün’ün infazının ertelenmesini talep ederek, “Salih Gün’ün ağırlaşan hastalıkları nedeniyle, kesintiye uğrayan sağlık kurulu rapor süreçlerinin eksiksiz ve hızlı bir şekilde yapılmasını, iyileşinceye kadar infazının ertelenmesini ve bu süreç içinde de ihtiyacı olan ve doktor tarafından da raporla zorunlu ihtiyaç olduğu belirtilen malzemelerinin kendisine eksiksiz olarak verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Cezaevinde yaşamını yitiren Ergün Akdoğan, Hozat’ta toprağa sırlandı-VİDEO

    Cezaevinde yaşamını yitiren Ergün Akdoğan, Hozat’ta toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- Cezaevinde yaşamını yitiren siyasi tutuklu Ergün Akdoğan, memleketi Hozat’ta toprağa verildi.

    Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ergün Akdoğan’ın düşerek beyin kanaması geçirdiği ve tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.

    14 Mayıs’ta ameliyata alınan mahpus Ergün Akdoğan, 23 Mayıs’ta Hakk’a yürüdü

    Ergün Akdoğan için 25 Mayıs’ta İstanbul Gülsuyu Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yapılmıştı. Akdoğan’ın cenazesi bugün ise memleketi Hozat’a getirildi.

    Dersim’de geniş bir kitle tarafından karşılanan Ergün Akdoğan için Hozat Cemevi’nde Hakk’a uğurlama hizmeti yürütüldü.

    “HAPİSHANELER ÖLÜMHANELERE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiğdem Kılıçgün Uçar da cenaze törerine katılan isimler arasında yer aldı. Milletvekili Uçar, “Heval Ergün’ün ana dili ile konuşmak istedim” diyerek konuşmasına Kürtçe başladı. Cezaevlerindeki hak ihlallerine vurgu yapan Çiğdem Kılıçgün Uçar, şunları söyledi:

    “Dersim, Kürdistan, Kürtler ve Aleviler, bu cumhuriyetin kuruluş tarihinden itibaren insanlık tarihinin görüp görebileceği en büyük zulümleri yaşamak zorunda kaldı. Bu durum değişmiş değil ama bizim de başta Heval Ergün olmak üzere Aysel Doğan’ların, Sakine Cansız’ların ve ismini sayamayacağım nice arkadaşlarımızın mücadelesiyle yok etmek istedikleri mücadelemiz, varlığımız, kimliğimiz, dilimiz yaşamaya devam ediyor. Hapishaneler ölümhanelere dönüştürülmüş durumda. Karşımızdaki iktidar, bir ölüm iktidarı. Düşman hukukuna bile sığmayacak yöntemlerle arkadaşlarımız cezaevlerinde bin bir türlü işkencelerle karşı karşıyalar. 1517 Hasta tutsak, 650’den fazla ağır hasta tutsak arkadaşımız var. Mahkeme, hastane ve hapishane üçgeninde en ağır koşulları yaşıyorlar. 82 yaşındaki Makbule anne, devletin korktuğu bir kadın olarak tutuklandı ve bir hastalıkla şu an cezaevinde. Ama bizim payımıza düşen Ergün arkadaşımızın bütün bu işkencelere rağmen cezaevinde göstermiş olduğu direnişin kendisidir. Ağır hastalıklara rağmen devletin bütün şiddet politikalarına rağmen vazgeçmedi. Bugün biz burada sadece Ergün hevali değil, Ergün heval şahsında mücadelemizi, dilimizi, kimliğimizi, özgürlüğümüzü ve toprağımızı sahipleniyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Sözümüz olsun, cezaevlerini sahipsiz bırakmayacağız. Hasta tutsakları sahipsiz bırakmayacağız. Hak ettiğimiz özgürlük gelinceye kadar her yerde yan yana omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Halkımızın başı sağ olsun.”

    Ergün Akdoğan, cenaze erkanı sonrasında Ağweşi köyündeki aile mezarlığında toprağa sırlandı.

    ŞÜPHELİ ÖLÜM İDDİASI!

    Ergün Akdoğan’ın düşerek beyin kanaması geçirdiği açıklamasına karşılık aile bireyleri, geç müdahale edildiği ihtimaline işaret etti. Ameliyat sonrası yaşamını yitiren hasta mahpusun ağabeyi Cengiz Akdoğan, kardeşini görmelerine izin vermediklerini belirterek, “Politik tutsaklara çifte standart uygulanıyor” demişti.

    PİRHA/DERSİM

  • Beyin ölümü gerçekleşen mahpus Ergün Akdoğan, Dersim’de toprağa verilecek

    Beyin ölümü gerçekleşen mahpus Ergün Akdoğan, Dersim’de toprağa verilecek

    PİRHA- Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 14 Mayıs’ta ameliyata alınmasının ardından beyin ölümü gerçekleşen mahpus Ergün Akdoğan, Dersim Hozat’da toprağa verilecek. Akdoğan’ın düşerek beyin kanaması geçirdiği iddia edilmişti. 

    Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 14 Mayıs’ta ameliyata alınan mahpus Ergün Akdoğan’ın dün beyin ölümü gerçekleşti. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, sanal medya hesabından Akdoğan’ın hayatını kaybettiğini duyurdu.

    Ergün Akdoğan için yarın İstanbul’da bulunan Gülsuyu Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yapılacak.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da, “Beyin ölümü gerçekleşen 27 yıllık tutsak Ergün Akdoğan yaşamını yitirdi. Ailesinin, kendisini görmesine izin bile verilmedi” dedi.
    Kordu, “Cenaze Gülsuyu Cemevi’nden alınıp, Dersim Hozat’ta toprağa verilecektir. Ne Ergünleri unutacağız, ne de zulmedenleri. Bu korkunç ihlal ve ihmallerle yaşamlara kast edenler bir gün hesap verecekler” ifadelerini kullandı.

    AİLESİNE GÖSTERMEDİLER

    Düşerek beyin kanaması geçirdiği iddia edilen ve ameliyat sonrası yaşamını yitiren hasta mahpusun ağabeyi Cengiz Akdoğan, kardeşini görmelerine izin vermediklerini belirterek, “Politik tutsaklara çifte standart uygulanıyor” demişti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 621. F Oturması: Hasta mahpus Serhat Karsu serbest bırakılsın – VİDEO

    621. F Oturması: Hasta mahpus Serhat Karsu serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – 621. F Oturması’nda hasta mahpus Serhat Karsu’nun durumuna dikkat çeken İHD İstanbul Şubesi, doktorların ve hapishane idaresinin Karsu’nun tedaviye erişimini engellediğini vurguladı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu’nun hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenlediği F Oturması eylemi 621. haftasında devam etti. 621. F Oturması’nda halen Erzurum Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı İnfaz Kurumu’nda tutulan hasta mahpus Serhat Karsu’nun durumuna dikkat çekildi.

    Açıklamayı İHD Yönetim Kurulu üyesi Ferit Barut yaptı.

    “BÜTÜN DİŞLERİNİN ÇÜRÜMESİ NEDENİYLE SÜREKLİ AĞRI ÇEKİYOR”

    Barut, 13 yıl önce tutuklanan Serhat Karsu’nun sağlık durumuna dikkat çekerek, “İleri derecede mide ülseri ve reflü hastası olup, vücudunda yaygın ödem şikayeti yanında, bütün dişlerinin çürümesi nedeniyle sürekli ağrı çekmekte, yemek yiyememekte, uykusuzluk ve hareket kısıtlılığı sorunları yaşamaktadır. Bu durum genel sağlığını olumsuz etkilemekte ancak tedavi ve sağlığa erişimi sağlanmamaktadır” dedi.

    “DOKTOR, DÜŞMANCA DAVRANARAK KARSU’NUN TEDAVİSİNİ YAPMADI”

    Barut, Serhat Karsu’ya hekim tarafından da düşmanca bir tutum sergilendiğini söyleyerek hekimlik ilkelerinin göz ardı edildiğine vurgu yaptı. Barut, şöyle devam etti:

    “Nitekim, sağlık durumundaki hızlı bozulmanın önemli bir nedeni olan diş çürüklerinin tedavisi için götürüldüğü doktor Serhat Karsu’ya “dişlerinin ağrısından öleceğini bilirsem, belki o zaman yaparım” diyerek açıkça düşmanca davranmış ve tedavisini yapmamıştır.”

    “AİLEYLE İLETİŞİMİNİ BİTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Serhat Karsu’nun sağlık durumu ve maruz kaldığı muamelenin ailesi için de büyük bir kaygıya neden olduğu belirtildi. Karsu’nun kardeşi, komisyona kaygısını dile getirerek şunları paylaştı:

    “Tek istediğim şey ağabeyimin düzgün bir tedavi görüp eski sağlığına kavuşması. O orada acı çekerken biz burada rahat uyuyamayız. Her gün durumu daha da kötüye gidiyor. Ama sanki tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de aileyle iletişimini bitirmeye çalışıyorlar, mektuplarına el koyuyorlar. Zaten hapishanede, bari tedavi etsinler.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hasta tutuklu Resul Kocatürk’ün ‘Tımarhanede 22 Gün’ kitabı okuyucuları ile buluştu

    Hasta tutuklu Resul Kocatürk’ün ‘Tımarhanede 22 Gün’ kitabı okuyucuları ile buluştu

    PİRHA- Hasta tutuklu Resul Kocatürk, cezaevi koşullarına ve hasta tutukluların sorunlarına, ‘Tımarhanede 22 Gün Çarmıhtaki Hasta Mahpuslar’ isimli kitabıyla ışık tutuyor. Uzun süredir tutuklu olarak cezaevinde tutulan Kocatürk’ün kitabı okurları ile buluştu.

    1995 yılından bu yana hapishanede tutulan Resul Kocatürk, Wernicke – Korsakkoff sendromu, Astım, Hipotroid rahatsızlığı, İrritabl kolon hastalığı, Bel ve boyun fıtığı, Karaciğer hastalığı, Akciğerinde nodül bulunan ağır hasta bir tutukludur. Kocatürk uzun tutsaklık süreci ve olumsuz koşullardan kaynaklı pek çok hastalığa sahip.

    12 Eylül’e tanıklık etmiş ve uzun süredir cezaevinde olan hasta tuttuklu Kocatürk, Şey Kitap’tan çıkan “Tımarhanede 22 Gün ‘Çarmıhtaki Hasta Mahpuslar’” isimli kitabıyla, hapishane anılarını okuyucuları ile buluşturdu.

    Hasta tutukluların yaşadığı sorunlara dikkat çeken kitap, hapishanelerde yaşayan insan hakları ihlallerine de ışık tutması açısından önemli bir yere sahip.

    “BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN”

    Adil Okay kitap için kaleme aldığı önsözde şu ifadeleri kullanmıştır:

    “Hapishanelerde son bulan, saymakla bitmeyecek trajik yaşam öyküleri… Zulme başat gelişen direniş destanları… Hapishanelerden gelen mektuplardan ve ziyaretçilerin izlenimlerinden anlamaya çalıştığımız bu trajedileri ve direniş örneklerini Resul Kocatürk “Tımarhanede 22 Gün” adlı çalışmasıyla bize içeriden anlatıyor.

    “…’Tımarhanede 22 gün’ adlı anı romanıyla kapımızı çalan, bizi rahatsız eden, uykularımızı kaçıran, 12 Eylül mazlimini bizzat yaşamış Resul Kocatürk de bu kitapta zulmün hala sürdüğünü anlatıyor.

    Resul Kocatürk’e ne kadar teşekkür etsek azdır. Bize içeriden bilgi verdiği, İnsan Hakları Örgütlerinin raporlarını kuru istatistik bilgi olmaktan çıkarıp, ete kemiğe büründürdüğü, resmi tarihin dışına çıkıp, gerçek hapishane tarihinin yazılımına katkı sunduğu ve nihayet o zor koşullarda bile “Başka bir dünya mümkün” diyebildiği için…”

    (HABER MERKEZİ)

  • 603. F Oturması: Hasta mahpus Mehmet Parlak serbest bırakılsın- VİDEO

    603. F Oturması: Hasta mahpus Mehmet Parlak serbest bırakılsın- VİDEO

    PİRHA – 603. F Oturması’nda bu hafta Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Mehmet Parlak’ın durumu paylaşıldı. Parlak’ın %30 çalışan tek böbreğini de kaybedebileceği vurgulandı. 

    Açıklama İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirildi. İHD Hapishane Komisyonu’ndan Mehmet Acettin açıklamayı okudu.  İHD İstanbul Şubesi, Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Mehmet Parlak’ın tedavisinin yapılmaması halinde tek böbreğini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

    “PARLAK, TEK BÖBREĞİNİ KAYBEDEBİLİR”
    Parlak’ın 4 yaşından bu yana böbrek hastası olduğunu ve kronik böbrek yetmezliği nedeniyle 10 yıl önce böbrek nakli yapıldığını hatırlatan Acettin, “Parlak, 17 ay önce tutuklanmış, deprem sonrası sevk edildiği Hatay’da konulduğu kalabalık koğuşun hijyen koşullarının olumsuzluğu nedeniyle ağır bir bağırsak enfeksiyonuna yakalanmış, yeterli tedavi ve bakım sağlanmadığı için vücut ağırlığından kısa sürede 20 kilo kaybetmiş.  Var olan tek böbreği hasar görmüş, yüzde 70 fonksiyon kaybı gerçekleşmiştir. Sincan’a sevk edildikten sonra Etlik Şehir Hastanesi’nde 25 gün yatırılarak tedavi edilmiş, 15 Eylül’de acil diyalize alınarak böbrek kurtarılmaya çalışılmıştır. Tedavisini yapan doktorlarının ifadesi ile Parlak, gerekli bakım ve tedavi sağlanamaz ise yüzde 30 çalışan tek böbreğini de kaybetme tehdidi altında bulunuyor. Ancak, hastaneye sevklerin zaman zaman gecikmesi bir yana, sevkler sırasında ring araçlarında uzun süre ve kelepçeli bekletilmesi, reçete edilen ilaçların tedarikinde yaşanan gecikmeler, beslenme ve hijyen koşullarının olumsuzluğuna dair genel sorunlar Parlak’ın hastalığı ile ilgili riski ciddi oranda artırmaktadır” dedi.

    “KAMUOYUNUN DESTEĞİNİ İSTİYORUZ”

    Acettin, infaz erteleme talebi doğrultusunda Adli Tıp Kurumu (ATK)’nun, Parlak hakkında verilecek raporunu beklediğini aktardı. Ailesinin, Parlak’ın yaşamına yönelik tehdidin ortadan kaldırılabilmesi için öncelikle cezasının daimi hastalık nedeniyle affı, olmaz ise cezasının tedavisi tamamlanıncaya kadar ertelenebilmesi için kamuoyunun desteğini istediğini vurguladı.

    PİRHA/ İSTANBUL 

  • 594. F oturmasında hasta mahpus Mustafa Said Türk’ün serbest bırakılması istendi-VİDEO

    594. F oturmasında hasta mahpus Mustafa Said Türk’ün serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA – 594. F Oturması’nda bu hafta Menemen R Tipi Hapishanesi’nde tutulan hasta mahpus Mustafa Said Türk’ün sağlık durumu paylaşılarak, ailesinin ‘yaşayan ölü’ olarak gördüğü Türk’ün serbest bırakılması istendi.

    Açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu adına Meral Nergis Şahin okudu.

    “TEDAVİSİ DEVAM EDERKEN YENİDEN TUTUKLANDI”
    Şahin, 86 yaşındaki Mustafa Said Türk’ün ileri derecede diyabet, hipertansiyon ve kalp hastası iken 2016 yılında tutuklandığı hapishane koşullarına bağlı olarak da kronik hastalıkların hızla ilerlediği için “hastalık ve kocama hali” sebebi ile 2017 yılında tahliye edildiği belirtildi. Türk’ün üst üste geçirdiği iki beyin kanaması sonrasında gelişen felç nedeniyle hareket kabiliyetini tamamen kaybederek yatağa bağımlı hale geldiği, sağ kulağında %90 işitme kaybı gerçekleştiği, ardından kalçası kırıldığı ve 2020 Eylül ayında kalp krizi geçiren Türk’e % 98 engelli raporu verilmesine rağmen, tedavisi devam ederken yeniden tutuklandığı kaydedildi.
    Türk’ün ağır sağlık sorunları ve bütün ihtiyaçlarını başkasının yardımı ile karşılayabildiğinin bilinmesine rağmen hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından 31 Mayıs 2023 tarihinde onanarak kesinleştiği için yeniden tutuklanmasına karar verildiği öte yandan 31 Temmuz 2023 tarihinde önce ambulansla Manisa T Tipi hapishanesine götürüldüğü ancak 2 saat sonra “Üst solunum sorunu ve kalbin zayıflamasından dolayı kan hareketinin de zayıflaması” nedeniyle Manisa Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’ne kaldırıldığı paylaşıldı.

    “AĞIR SAĞLIK SORUNLARINA RAĞMEN HAPİSHANEDE KALABİLİR RAPORU VERİLDİ”
    Açıklamanın devamında şunlara yer verildi:
    “Devam eden ağır sağlık sorunlarına rağmen 9 Ağustos 2023 günü “hapishanede kalabilir raporu” verilen ve 10 Ağustos günü Menemen R Tipi hapishanesine götürülen Mustafa Said Türk, hapishane koşullarında bakımı sağlanamadığı için durumu ağırlaştığından bir gün sonra yeniden İzmir Yeşilyurt Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmiş, ancak yazışmalar tamamlanmadığı gerekçesi ile yatışı pazartesi gününe ertelenmiş ve hapishaneye geri getirilmiştir.”
    “AİLESİ TÜRK’Ü ‘YAŞAYAN ÖLÜ’ OLARAK TANIMLIYOR”
    Mustafa Said Türk’ün hapiste tutulmasını yaşamına ağır risk oluşturduğu söylenirken Türk’ün ailesi ve avukatı tarafından infazının ertelenmesi için yeniden başvuru yapıldığı ancak henüz bir karar verilemediği belirtildi.
    Şahin, konuşmasında ailesinin Türk’ü “yaşayan ölü” olarak tanımladığını belirtirken bir an önce serbest bırakılması, tedavi ve bakımının iyi koşullarda yapılması için yetkililerden ve kamuoyundan destek talep ettiklerini de belirtti.
    Devrim FINDIK -Zafer TAŞKIN/ İSTANBUL

  • 593. F Oturması: Hasta tutuklu Şivakar Ataş serbest bırakılsın – VİDEO

    593. F Oturması: Hasta tutuklu Şivakar Ataş serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, “593.F Oturumu” eyleminde Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Şivakar Ataş’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Ataş’ın rahminde oluşan kist nedeniyle acilen ameliyat edilmesi gerektiği belirtildi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 593’üncüsünü gerçekleştirdi. 593. F oturması kapsamında ağır hasta mahpus Şivekar Ataş ve bütün ağır hasta mahpusların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkililer göreve, kamuoyu duyarlılığa çağırıldı. Açıklamayı ise İHD Hapishaneler Komisyonu üyesi Hatice Onaran okudu.

    “ATAŞ’IN ACİL AMELİYAT EDİLMESİ GEREKİYOR”

    Onaran, 27 yaşındaki Şivakar Ataş’ın ileri derecede kalp ve yüksek tansiyon hastası olup, bel fıtığı ve rahminde tespit edilen kistler nedeni ile acil ameliyat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Açıklamada hastaneye sevk ve tedavi süreçlerinde yaşanan; ring aracı ile sevk, kelepçeli muayene ve tedavi, çıplak arama gibi sorunların çözülmemesi, çok sayıda hasta mahpus gibi Şivakar Ataş’ın da tedaviye erişiminde ciddi sorunlara neden olduğu da belirtildi.

    ATAŞ’IN ANNESİ: AMELİYATI HALA YAPILMADI, BEKLEME HALİNDEYİZ

    Onaran, açıklamanın devamında Ataş’ın annesinin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonuna yaptığı açıklamayı paylaştı. Açıklamada şunlara yer verildi:

    “Komisyonumuza yaptığı açıklamada annesi; “ Şivakar haksızlıklara itiraz ettiği için Tarsus Hapishanesi’nde iken işkenceler gördü, gözleri morardı ve “süngerli odaya” konuldu. Bunun sonucunda da vücudunda yaralar çıktı. Pandemi döneminde ise hiçbir tedavisi yapılmadı. Şivakar’ın Kalp kapakçığında çürüme olmuş, 20 günde bir kalp kapakçığındaki çürüme için iğne olması gerekiyor ama pandemi döneminde yapılmamıştır. Bel fıtığından da ameliyat olması gerekiyor. Son görüşmemizde kızımı tanımakta güçlük çektim. Kızımın aşırı zayıfladığını gördüm. Kendisi bana rahminde 2 kist çıktığını söyledi ve bunun için de acil ameliyat olması gerekiyor. Şivakar’a rahimden ameliyatı için gün verildi fakat ameliyatı halen yapılmamıştır, bekleme halindeyiz” diyerek; kızının tedavisinin bir an önce yapılmasını ve ameliyat sonrasında refakatçi olmak istediğini belirterek yardım istemiştir.”

    “HAPİSTE TUTULMASI AĞIR RİSK TAŞIYOR”

    Onaran, Ataş’ın hapiste tutulmasının sağlığı açısından ağır risk taşıdığını da belirterek şunları söyledi:
    “Hapishane koşullarında yeterli tedavi ve bakım sağlanamadığı için aşırı kilo kaybeden ve sağlık durumu hızla bozulan Şivakar Ataş’ın hapiste tutulması sağlığına ve yaşamına ağır risk oluşturmaktadır. Bu nedenle tedaviye erişimi önündeki engellerin kaldırılması ve serbest bırakılarak tedavisine imkan sağlanması gerekmektedir.”

    Devrim FINDIK – Zafer TAŞKIN / İSTANBUL

  • 592. F Oturması: Hasta mahpus Abdulkadir Kuday serbest bırakılsın – VİDEO

    592. F Oturması: Hasta mahpus Abdulkadir Kuday serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, “F Oturumu” eyleminde Metris R tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumuna dikkat çekerek, serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 592’ncisini gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Metris R tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumu paylaşıldı.

    592. F oturması kapsamında ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday ve bütün ağır hasta mahpusların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkililer göreve, kamuoyu duyarlılığa çağırıldı. Basın metnini hak savunucusu Meryem Bars okudu.

    “HASTANEYE SEVK TALEPLERİ UZUN SÜRE CİDDİYE ALINMADI”

    8 yıl önce tutuklanan Kuday’ın sağlık sorunları olmasına rağmen hastaneye sevk taleplerinin uzun süre ciddiye alınmadığı belirtildi. Vücut ağırlığının 45 kiloya düştüğü ve 10 Temmuz günü kalp krizi geçirdiği ifade edilen Kuday’ın yaşamını başkalarının yardımı ile sürdürebildiği söylendi. Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne sevki yapıldıktan sonra bel fıtığı teşhisi konulan Kuday’ın şikâyetlerinin nedeninin bel fıtığına bağlandığı ve sevk edildiği Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2021 yılı Mayıs ayında ameliyat edildiği dile getirildi. Ameliyattan sonra durumunun daha da kötüye gittiği ve yapılan son tetkiklerle ALS hastası olduğu tespit edildiği de kaydedildi.

    “SAĞLIK RAPORUNA RAĞMEN ‘R TİPİ HAPİSHANEDE KALABİLİR’ RAPORU VERİLDİ”

    Basın açıklamasını okuyan Bars, Kuday için düzenlenen Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne ait sağlık kurulu raporunda yer alan şu bilgileri paylaştı:
    “… 5275 Sayılı Kanun kapsamında ağır hasta olup engellik halinin olduğu, infazının 6 ay geri bırakılması gerektiği” belirtilmiş ve bu süre içinde Kuday’ın R Tipi bir hapishaneye sevkini önermiştir. Adli Tıp Kurumu ise 24.12.2021 tarihli raporunda 3’er aylık sürelerle sağlık durumu hakkında rapor alınması koşulu ile Kuday’ın infazına devam edilebileceğini belirtmiştir.” Adli Tıp Kurumu’nun raporu üzerine Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevki yapılan Kuday’a fizik tedavi uygulandığı ancak uygulanan tedavilerden olumlu bir sonuç alınamadığı da belirtildi. Bars, Abdulkadir Kuday’ın ayakta ve ellerde güçsüzlük ve hissizlik, belde, sırtta, boyunda şiddetli ağrı, kusma, uyku apnesi, göğüste sıkışma ve yanma hissi, kilo kaybı, kulak çınlaması, işitme kaybı, görme yetisinde azalma, yutma güçlüğü gibi şikâyetlerinin de artarak devam ettiğini söyledi. Kuday’ın 28.11.2022 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na yeniden infaz erteleme talebinde bulunduğu ancak bu talebine Adli Tıp Kurumu tarafından yine olumsuz rapor düzenlendiğinin de altı çizildi. Bars, Kuday’ın sağlık kurulu raporlarında da belirtildiği gibi hapiste tutulamayacağı, infazının ertelenmesi gerektiğini söylerken Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre yine R Tipi hapishanede kalabileceğinin belirtildiğini açıkladı.

    “45 KİLOYA GERİLEDİ, MAMA İLE BESLENEBİLİYOR”

    Bars, Kuday’ın tahliyesi için başvuru yapıldığını ancak bu başvuruya cevap verilmediğini söyledi. Bars, yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırarak şunları kaydetti:
    “Gelinen aşamada Kuday’ın tek başına yaşamını sürdürmesi imkânsızlaşmıştır.Vücut ağırlığı 45 kiloya gerilemiş ve sadece mama ile beslenebilmektedir. Bu nedenle 18 Temmuz günü tekrar infaz ertelemesi başvurusu yapılmış ancak bu başvuruya da halen bir cevap alınamamıştır. Ailesi, yaşamı risk altında olan Kuday’ın tedavi ve bakımının sağlanması için infaz ertelemesi kararı verilmesini istemekte ve bu nedenle yardım talep etmektedir.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Hasta mahpus Abdulkadir Kuday revire dahi çıkarılmamış!

    Hasta mahpus Abdulkadir Kuday revire dahi çıkarılmamış!

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, İstanbul Metris Rehabilitasyon Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumuna dikkat çekti.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 463. Hafta eylemi için Ankara’da İnsan Hakları Derneği (İHD) önünde basın açıklaması yaptı.

    İnisiyatif adına basın açıklamasını okuyan Nuray Çevirmen, İHD’nin tespiti doğrultusunda hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus bulunduğunu aktardı.

    “HASTANE SEVKLERİ BİR YANA REVİRE DAHİ ÇIKARILMAMIŞ”

    Hasta Mahpuslar İnsiyatifi, bu hafta İstanbul Metris Rehabilitasyon Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın durumunu aktardı. Nuray Çevirmen, Kuday’ın revire dahi götürülmediğini belirterek şu bilgileri verdi:

    “49 yaşında olan Kuday yaklaşık 9 yıldır cezaevindedir. Tekirdağ 2 Nolu Kapalı Hapishanesinde iken yaklaşık 5 yıl önce sağlık sorunları yaşamaya başlamış ancak bu süre boyunca tedavileri yapılamamıştır. Hastane sevkleri bir yana revire dahi çıkarılmamıştır. Yapılan tetkikler sonucunda önce bel fıtığı teşhisi konulmuş ve 2021 yılı Haziran ayında bel fıtığı teşhisi ile ameliyat edilmiştir. Teşhisin yanlış konulmasından dolayı ameliyattan sonra sorunları daha artmış, bu süreç içinde sağ ayağının tamamen felç kalmasına ve sancılarının devam etmesine rağmen tedavisi yapılmamıştır. 3 ay sonra tekrar yapılan tetkikler sonucunda ALS teşhisi konulmuştur. Bu hastalık; kaslara hareket emri veren sinir hücrelerinin uyarılar gönderemez duruma gelmesidir ve kesin tedavisi bulunmamaktadır. Ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatacak ilaçlar kullandırılarak, hastanın mümkün olduğunca rahat ettirilmesi, normal hayatını sağlıklı koşullarda devam ettirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve tedavi olamadığı için 12 Ocak 2022’de Tekirdağ 2 Nolu Hapishanesinden, Metris Rehabilitasyon Tipi hapishanesine götürülmüştür. İlk götürüldüğünde tek başına tutulmuştur. Ailesi tarafından yapılan görüşmelerde durumunun daha da kötüye gittiği, iki bastona rağmen ayakta artık duramadığı, hastalığının görme problemi yarattığı, sağ tarafındaki felcin yüzündeki sinirleri de etkilendiği ve yüzünü hissedemediği, kas kasılmaları nedeniyle yere düştüğünü aktarılmıştır. Tedavisi olmayan ALS hastalığı nedeniyle infazının ertelenmesi talebiyle başvurular yapılmış ancak herhangi bir sonuç alınmamıştır.

    “NEFES ALMAKTA DAHİ ZORLANMAKTA”

    ALS hastalığının dışında da ağır hastalıkları bulunmaktadır. Mide rahatsızlığından dolayı iki ameliyat geçirmiş ve parça alınmıştır. İki defa da kalp krizi geçirdi en son 11 Temmuz 2023’te saatlerce sedye bekletildikten sonradan hastaneye götürülmüştür. Hastanede anjiyo yapılmış 3 gün hastanede kaldıktan sonra tekrar cezaevine götürülmüştür. Aşırı kilo kaybı yaşamakta ve şu an 45 kg altına inmiş durumdadır. Rahatsızlıklarından dolayı her yemeği yiyemiyor ve beslenme sorunu yaşıyor. Cezaevindeki kantininde de yemek yiyemiyor ve dışarıdan da yemek getirilmesini cezaevi idaresi kabul etmiyor. En son bayram ziyaretine gittiklerinde nefes almakta dahi zorlandığını görmüşlerdir. Yatalak durumda olduğundan hiçbir ihtiyacını karşılayamıyor. Yanında ağır hasta mahpus listemizde olan felçli olan Serdal Yıldırım ile birlikte tutuluyor ve ikisi de oldukça ağır hastadır ve hapishanede kalamayacak durumdadırlar.”

    “İNFAZININ ERTELENMESİ GEREKMEKTE”

    Nuray Çevirmen, hasta mahpus Abdülkadir Kuday’ın, mevcut durumuyla hapishanede kalmasının mümkün olmadığının altını çizerek, “Hapishanelerde mevcut olan fiziki koşullar, tedavi olanaklarının kısıtlılığı ve sağlığa erişimin önündeki engeller durumunu daha da kötüleşmesine neden olmaktadır. Bir an önce tahliyesi yönünde başvuruların kabulü yapılarak ve raporlarının aldırılarak infazının ertelenmesi gerekmektedir.” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Dayısından çağrı: Aysel Tuğluk avukatını bile tanıyamayacak durumda, serbest kalmalı-VİDEO

    Dayısından çağrı: Aysel Tuğluk avukatını bile tanıyamayacak durumda, serbest kalmalı-VİDEO

    PİRHA-Tutuklu bulunduğu cezaevinde ‘demans’ tanısı konulan Aysel Tuğluk‘un durumu gün geçtikçe kötüleşiyor. Aysel Tuğluk’un avukatını bile tanıyamayacak durumda olduğunu belirten Tuğluk’un dayısı Süleyman Yüksel, “Demans hastası olan bir kişinin cezaevinde kalmaması gerekiyor ancak Aysel Tuğluk verilen talimatlarla bırakılmıyor” diyerek tepki gösterdi. 

    Kandıra Cezaevi’nde 2016 yılından beri tutuklu bulunan ve demans teşhisi konulan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un durumu gün geçtikçe kötüleşiyor. “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmeyen Tuğluk‘un serbest bırakılması için çağrılar da sürüyor.

    Hastalığı ilerleyen Aysel Tuğluk hakkında “cezaevinde kalabilir” diyen Adli Tıp Kurumu (ATK), 28 Şubat Davası’ndaki Çevik Bir hakkında ilk başvuruda “cezaevinde kalamaz” dedi. ATK’nin verdiği bu karar tepkilerle karşılanırken, çifte standartın ortadan kaldırılması istendi.

    “DEMANS HASTASI OLAN BİR KİŞİNİN CEZAEVİNDE KALMAMASI GEREKİYOR”

    Aysel Tuğluk’un cezaevinde tutulmasının siyasi bir karar olduğunu söyleyen Aysel Tuğluk’un dayısı Süleyman Yüksel, “Adli Tıp Kurumu’na çıkmayacak, cezaevinde kalacak talimatı veriliyor. Aysel Tuğluk mahkemede avukatını bile tanıyamayacak durumda ancak cezaevinde kalabilir kararını verenlerde vicdan yok. Hırsız, tecavüzcü ve katiller cezaevinden çıkartılıyor ama özgürlük mücadelesi veren, insan haklarını ve barışı savunan insanları cezaevinden çıkartmıyorlar. Aysel Tuğluk’un cezaevinde tutulmasının sebebi Kürt, Alevi ve insan haklarını savunduğu için. Demans hastası olan bir kişinin cezaevinde kalmaması gerekiyor ancak Aysel Tuğluk verilen talimatlarla bırakılmıyor” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Nurşen Çığlık: Kadınlar olarak Aysel Tuğluk’a sahip çıkmamız gerekiyor-VİDEO
    >‘Aysel Tuğluk barış diyerek bu toplumun şifasını taşıyor, Şahmaran’dır’-VİDEO
    >Bozdağ’dan Aysel Tuğluk açıklaması: Şu anda bir çalışma yürütülüyor
    >Aysel Tuğluk hastaneye kaldırıldı
    >Anayasa Mahkemesi’nden Tuğluk hakkında tedbir kararı
    >HDP Hukuk Komisyonu: Tuğluk’un infazı bir an önce ertelenmelidir