Etiket: hbvakv

  • Erdoğan: Aleviler olarak Cuma Erçe’nin yanındayız-VİDEO

    Erdoğan: Aleviler olarak Cuma Erçe’nin yanındayız-VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, hak arayanların gözaltına alınarak tutuklanmasının topluma gözdağı vermek olduğunu belirtip, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin ifadeye çağırılmasına tepki göstererek “Boşuna bir arayış, buradan bir şey çıkmaz” diye konuştu.

    Son dönemlerde yapılan operasyonlara ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe’ye açılan soruşturmaya dair Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, PİRHA’ya değerlendirmede bulundu.

    “GAZETECİ BİLİM İNSANLARI AKADEMİSYEN VE SİYASETÇİLERİN GÖZALTINA ALINMASI KABUL EDİLEMEZ”

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, hakları için mücadele eden insanların gözaltına alınıp tutuklanmasının doğru olmadığını belirten Erdoğan, “İnsanların içeriye alınıp gözdağı verilmeleri topluma baskı ve gözdağı verilerek susturulması gibi bir durumla karşı karşıyayız. Kaldık ki son günlerde sanatçıların, gazetecilerin, bilim insanlarının iktidarın yapmış olduğu yanlışları eleştirdiklerinden dolayı gözaltına alınmaları bizim kabul etmediğimiz bir durumdur” diyerek tepki gösterdi.

    Cumhurbaşkanının kararnamesiyle kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilerin rızalığı dışında kurulduğunu ve kabul etmediklerini vurgulayan Erdoğan, “Alevi toplumunun Alevi örgütlerinin kabul etmediği bir yapılanma ve bu yapılanma üzerinden Alevileri tehdit olarak gören bu başkanlık var. Alevi kurumlarının genel başkanları, federasyon başkanları, kurum başkanları olsun biz Alevi felsefesi üzerine Alevi edep erkanı üzerinden konuşmalar ve açıklamalar yaparız. Toplumu ayrıştırmak veya kurumları aşağılama gibi bu tür söylemler zaten Alevilerin dil söylemine, Alevilerin düşünce felsefesine yakışmaz” dedi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞINA BİR BÜTÜN ALEVİLERİN RIZALIĞI YOK”

    Öncelikle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kaldırılmasını istediklerinin altını çizen Erdoğan, “Ayrıştırma bizim felsefemizde yoktur. Bizim kendi düşünsel yapımızın dışında bir yaklaşımdır. Ulularımız diyor ki ‘İster kutuplarda bir Eskimo isterse Afrika’da bir siyahi fark etmez, dili dini inancı rengi mademki insandır saygımız vardır yaradan dan ötürü’ der” şeklinde ifade etti.

    “BOŞUNA BİR ARAYIŞ BURADAN BİR ŞEY ÇIKMAZ

    Alevilerin insanlık uğruna bu mücadeleyi verirken, bunun bedellerini ödediklerini dile getiren HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Biz insanların hak ve hukuklarını alabilmeleri için seferber olurken siz kalkıyor, boş iddiayla PSAKD genel başkanına yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunuyorsunuz. Bunlar kabul etmediğimiz durumlardır. Bu tür uygulamalara karşı mücadelemiz devam edecek. Cuma başkanımızın yanındayız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Can: Kürt sorunu çözülmesi hem Kürtlerin hem Alevilerin hayrına olacaktır-VİDEO

    Can: Kürt sorunu çözülmesi hem Kürtlerin hem Alevilerin hayrına olacaktır-VİDEO

    PİRHA- Müzakere sürecine dair değerlendirmede bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Kürt sorunun yıllardır çözülemediğini ve kangrenleşen bir sorun haline geldiğini belirterek, “Çözüm sürecinin olumlu noktalanmasının hem Kürtlerin hem Alevilerin hayrına olacaktır” dedi.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmelerin ardından yeni bir çözüm süreci tartışmaları sürüyor. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, sürece dair PİRHA’ya konuştu.

    Siyasetin gündeminde Kürt sorununun hep bir temel mesele olarak var olduğunu belirten Zeynel Can, “Çünkü gözümüzü açtık hep bu sorun. Hayatının sonbaharını yaşayan biri olarak hala konuşulan, hala kangrenleşmiş ve bir türlü çözülemeyen bir sorun” dedi.

    “BU ÜLKEDE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEDİĞİ SÜRECE BİR GÜN YÜZÜ GÖREMEYECEK”

    Bu ülkede Kürt sorunu çözülmeden gün yüzü görülemeyeceğinin altını çizen Can, Kürt sorununu temelden çözmek ve halletmek bu ülke siyasetçisinin ve söz sahibi olanların birincil görevi olması gerektiğini vurguladı.

    Zeynel Can, Kürt sorununun çözülmesini istemeyen birinci derecede emperyalistlerin olduğunu dile getirerek, “Çünkü boynunda böylesi büyük yük asılı bir ülkenin dışarıya karşı güçlü olması, huzurlu olması, kalkınma içinde olmasını müreffeh olması mümkün değil. Ülkeler arası rekabet ve güç dengelerinden kaynaklı eşitliğe, kardeşliğe dayanan sınıfsız, sömürüsüz bir dünya olmadığı için üstte kalanın alttakini ezdiği bir dünya sistemi içinde yaşadığımız için herkes kendinden zayıf olanı güçsüz olanı tercih ediyor” şeklinde konuştu.

    Çatışmalardan kaynaklı acıların yaşandığını söyleyen Can, “Müzakere sürecine karşı tepkiler olacaktır. Ancak bunun giderilmesi de süreci yürütenlerin görevidir. Nasıl ki bu olayar olduğunda siyaset ve rant elde etmek adına bunlar sürekli kışkırtılıyorsa aynı şekilde çözüm istenirse bunların önünde de geçilebilir” dedi.

    “SURİYE VE ÜLKEDEKİ GELİŞMELERE BAKILDIĞINDA MÜZAKERE SÜRECİNDEN PEK UMUTLU DEĞİLİM”

    Suriye’deki gelişmelerle beraber ülke içerisinde müzakere süreci ve buna paralel gelişmelere bir bütün baktığında umutlu olmadığını belirten Can, “Bugünkü baş aktör konumundaki sayın Cumhurbaşkanı bu işe sanki ayak sürüyor gibi. Cumhurbaşkanının tavrına karşılık DEM Parti’nin sorunun çözülmesini istiyor. Bunu oldukça samimi buluyorum. Israrla çözümden yana her türlü olumsuzluklara karşın olumlu bir tavır içinde” şeklinde dile getirdi.

    Devlet Bahçeli’den beklenmedik bir şekilde bir tavrın gelmesini hayra yorduğunu ifade eden Can, çünkü Kürt sorununun temelden çözülmesi gerektiğine inandığını söyledi.

    “KÜRT SORUNU ÇÖZÜLÜRSE HEM İÇERDE HEM DIŞARDA ÇOK CİDDİ ETKİ YARATIR”

    İmralı’dan Öcalan’ı vereceği mesajın kendi geçmişi ile müktesebatıyla ters düşecek şekilde bir mesaj olamayacağına dikkat çeken HBVAKV Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Sonuçta temsil ettiği kesime ve onların haklarına yönelik o doğrultuda mesajlar verecektir. Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin de ortak noktada buluşacak bir çözüm ortamına gelmeleri ve bu noktada buluşmaları. Bu ülkede yaşayan herkesin hayrına olacaktır. Çözüm sürecinin olumlu noktalanmasının hem Kürtlerin hem Alevilerin hayrına olacaktır. Dışardaki ve ülkedeki gerçek dinamikleri harekete geçirme yönünde barış yönünde, kalkınma yönünde ve yaraları hep beraber sarma yönünde önemli etkisi olacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • HBVAKV Antalya Şube Konuksever Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şube Konuksever Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kütür Vakfı Antalya Şubesi Konusever Cemevi’nde yürütülen Hızır ceminde, dünyanın ve Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiği belirtilerek, “Siyasal iktidarın Alevilere yönelik baskı ve asimilasyon politikalarına karşı hep birlikte bir can olma zamanıdır” denildi.

    Hızır ayı nedeniyle HBVAKV Cemevi’nde Hızır cemi yapıldı. Cemal Abdal Ocağı’dan Kazım Uçarcan’ın Arzuman Ocağı’dan Ana Sehriban Mutluer ve Uran Hızır Ocağı’dan Kenan Akbaba’nın yürüttüğü ceme Kızıldeli Ocağı Yol Evladı Zakir Mustafa Sazcı, HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan Diyar Adak, Denizcan Yener ve Gülümser Akıllı ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “SİYASAL İKTİDARIN ALEVİLERE DÖNÜK ASİMİLASYON POLİTİKASI DEVAM EDİYOR”

    Yürütülen Hızır ceminde her zaman dayanışmaya ve birlikteliklere ihtiyaçları olduğunu belirten HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Böylesi anlamlı bir günde birliğimiz beraberliğimiz daim olsun. Bilhassa şu anki mevcut iktidarın bizler üzerinde yapmış olduğu baskı ve asimilasyon politikalarına karşı hep birlikte bir can olmamız, birlik olmamız, beraber olmamız buraları doldurmamız lazım. Hızır cümle canlıların lokmalarını makbul eylesin. Böylesi bir günde burada bulunduğunuz için yönetim kurulu adına hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

    “DÜNYA ÇOK ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”

    Böylesi bir günde canların arasında olmaktan onur duyduğunu belirten Cemal Abdal Ocağı evlatlarından Alevi Kültür Dernekleri Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, “Dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Bu zor dönemde Hızır aşkıyla zoru kolay kılmanın yollarını arayalım. Bizim yol düsturumuzda birlikteliği anlamlandıran çok çok güzel söylemler var. Bunlardan birisi bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözlerini kullandı.

    “DEMOKRASİ ÖZGRLÜK VE BARIŞ İÇİN  BİR ARAYA GELMELİYİZ”

    Türkiye’nin ve Alevi toplumunun çok zor bir dönemden geçtiğini söyleyen ve kayyımlara dikkat çeken Arzuman ocağı evlatlarından Yol yürütücüsü Şehriban Mutluer, “Alevi toplumu olarak görüyoruz ki bu ülkenin sosyal demokratları bu ülkenin aydınlık yüzleri yok olması için çalışan bir beyin var. Birlikten kuvvet doğar. Eğer birlik olmazsak bir yere varamayız. Hızır ayında dertlerine kederlerine acılarına ortak olduğumuz, sevginin, saygının, kardeşliğin, özgürlüğün ve barışın hakim olduğu, insanları dilinden, dininden, ırkından, renginden, cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğramadığı kendisini özgürce ifade ettiği laik demokratik evrensel kurallar içerisinde dost ve kardeşçe sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dileğiyle hepinizin mübarek Hızır aynı kutlar Hızır cümlemizin yar ve yardımcısı olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

    “HIZIR SADECE TÜRKLERE KÜTLERE ALEVİERE AİT DEĞİL, HIZIR BÜTÜN İNANÇLARDA MEVCUT”

    Hızır’ın Anadolu topraklarında büyük mucizeleri olduğunu belirten, Üryan Hızır Ocağı dedesi Kenan Akbaba ise şunları söyledi:

    “Anadolu’nun her tarafında nişanları var Özellikle Dersim bölgelerinde Trakya bölgelerinde Hızır günleri genellikle lokmalar bittikten sonra küçük poğaçalar şeklinde Anadolu’nun birçok bölgesinde biz ona Bıcık deriz. Bıcıklar yapılır bacaların üzerine konulurdu. Bıcığı hangi kuş nereye götürürse o ailenin bekar çocuğu varsa onun orada evleneceği düşünülürdü.

    Özellikle Erzurum, Erzincan, Dersim, Malatya ve Maraş bölgelerinde bulunan köylerde ‘Kavurga’ yapılırdı. Yapılan kavurgaları köyde herkesle zengin fakir ayırmaksızın paylaşılırdı. Trakya bölgemizde ise Hızır ayında ateşler yakılır ateşlerin üzerinden atlanır. Hızır sadece Türklerde Kürtlerde Alevilerde değil dünyanın bütün inançlarında Hızır vardır.”

    Cemde gülbenglerin okunmasının ardından Türkçe ve Kürtçe  söylenen deyişlerle semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar gelen canlara pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Can: Alevilere yönelik katliamlara karşı uluslararası boyutta diplomasi çalışması yürütmeliyiz-VİDEO

    Can: Alevilere yönelik katliamlara karşı uluslararası boyutta diplomasi çalışması yürütmeliyiz-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Suriye’de Alevilerle birlikte tüm inanç ve kimliklerin tehdit altında olduğunu belirterek, “Bütün dünya Alevileri, Birleşmiş Milletler, Uluslararası Af Örgütü, Avrupa devletleri, Türkiye hükümeti, insan hakları aktivistleri ve barış temsilcileri de dahil olmak üzere Alevilere yönelik katliamlara karşı bir an önce harekete geçmeli” çağrısında bulundu.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Alevilerin de tedirginliği arttı. Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan Aleviler, ülkenin daha çok sahil kesiminde yaşam sürmekteydi. Şam’ın düşmesinin ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Suriye’deki Alevilere ait inanç merkezlerine yönelik saldırılar da tepkilere neden oluyor.

    Hüseyin bin Hamdan el Hasibi’nin türbesinin yakılıp, görevli beş sivilin öldürülmesi sonrasında bölgedeki korku daha da arttı. Arap Alevileri Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de bu ölümlere karşı protesto düzenledi ancak HTŞ, yapılan protestolara da silahla karşılık verdi.

    Son olarak Alevi Akademisyen Rasha El Ali’nin HTŞ tarafından kaçırılarak katledildi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “İSRAİL’İNİ GAZEDEKİ KATLİAMINDAKİ SESSİZLİK SONUÇ OLARAK ALEVİ KATLİAMINDA NORMALDİR ANLAYIŞINI DOĞURDU

    HTŞ’nin  İdlip’e sıkışmış zayıf hali ile birlikte Türkiye Cumhurbaşkanın Esad’la görüşmek için ciddi çaba sarf ettiği bir dönemde bir anda her şeyin altüst olduğunu belirten Can, “10 günde hayret edilecek bir şekilde HTŞ düğün alayına konvoy kurmuş gibi Şam’a kadar gittiler. Ardından İsrail’in Suriye ile savaşıyormuş gibi tek taraflı Şam yakınlarına (Golan Tepeleri) kadar bombalamasının ardından yavaş yavaş ortaya çıkan fotoğrafın Rusya’nın Ukrayna’daki sıkışmış hali anlaşılan o ki Rusya, Amerika, İngiltere ve İsrail dörtgeninde bir anlaşma yaptı” diye belirtti.

    Görünenin manzaranın Ortadoğu’da yeniden bir şekillenme olacağının olgusunu taşıdığını belirten Can, “Şu an itibariyle resmi olmasa bile fili olarak Suriye parçalanmıştır, bölünmüştür ve bundan sadece kim ne kadar nereden pay alacak meselesidir” dedi.

    “SURİYE HİÇBİR ZAMAN ALEVİ DEVLETİ OLMAMIŞTIR”

    “Suriye’de Alevilere düşen pay ne olmuştur ne olacaktır?” sorusunun çok önemli olduğunun altını çizen Can, “Esat’ın Nusayri bir Alevi olmasına rağmen Suriye’de hiçbir zaman için bir Alevi devleti olmamıştır. Hükümetin bakanları ve yöneten kadrolarının birçoğunun da Sünni inançtaki insanlardı. Esat bir Arap milliyetçilisiydi ve sonuçta rejimin yıkılması ile beraber Aleviler orada savunmasız bir biçimde kaldılar. Geçmişte baba Esat zamanında da iktidarın Alevilerden yana bir iktidar değildi” diye belirtti.

    “SURİYE’DE ESATIN BASKICI REJİMİNİN SORUMLUSU ALEVİLERMİŞ GİBİ BİR ALGI VAR BU TANMAMEN YANLIŞ”

    Zeynel Can, Suriye’de sanki baskıcı rejimin sorumlusu Alevlermiş gibi bir yaklaşım olduğunu vurgulayarak, “Bu Alevilere karşı bir intikam meselesine dönüştürmeye çalışılıyor. Alevilerin kesinlikle burada bir sorumluluğu yok” diye belirtti.

    Suriye’de HTŞ’nin yönetimde ne kadar kalıcı olacağının belirsizliğini koruduğunu söyleyen Can, Suriye’de dengeler üzerinden bir pazarlığın söz konusu olduğunu belirtti.

    Suriye’de en önemli ve en temel sorunun şu anda en zayıf halklar ve inançlar olduğuna dikkat çeken Can, “Aleviler, Ezidiler, Süryaniler, Keldaniler bunların yeniden bir meze meselesine dönüştürülmeden sahip çıkması gereken unsurlar olarak görmek gerekir” dedi.

    “SURİYE’DE İNANÇLARIN VE KİMLKLERİN KATLEDİLMESİNE KARŞI ULUSLARARASI KAMUOYU OLUŞTURULMALI”

    Suriye’de inanç ve kimliklerin katledilmemesi için herkese büyük görev düştüğünü belirten HBVAKV Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Katliamların mutlaka önüne geçilmeli. Başka türlü orada barış gelmez. Bu katliamlar sürdüğü zaman yeniden bir iç savaş çıkar ve barış ortamını sağlamaya kısa vadede Amerika’da dahil kimsenin gücü yetmez. Avrupa ve bütün dünya Alevileri olmak üzere bir duyarlılığın geliştirilmeli. Sadece bizim buradan ses çıkararak bunu önleyemeyiz. Bu yetmez. Birleşmiş Milletler, Avrupa devletleri ve Türkiye hükümeti de bu sürece dahil edilmeli. Bu konuda diplomatik bir yapının oluşturulup sadece Alevi kurumları değil, Alevi kurumlarının da içinde olduğu yine Uluslararası Af Örgütü, insan hakları aktivistleri barış temsilcilerine kadar bir araya gelmelidir. Bu tür iç savaşın sürdüğü ülkelerde özellikle saldırıya hedef olan kesimlerin mutlaka koruma altına alınması lazım, başka türlü olmaz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Binali Efe:  Ülkü Ocakları’nın Maraş ve Çorum Katliamındaki rolünü unutmadık!-VİDEO

    Binali Efe:  Ülkü Ocakları’nın Maraş ve Çorum Katliamındaki rolünü unutmadık!-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, Millî Eğitim Bakanlığı ile Ülkü Ocakları arasında protokol imzalanmasının çok büyük bir hata olduğunu belirterek, “Maraş, Çorum ve birçok katliamda adı geçen Ülkü Ocakları ile protokol yapılması asla kabul edilecek bir durum değildir” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Merkezi, Ülkü Ocakları ile “yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında genel, mesleki ve teknik kurslar düzenlenmesi” için protokol imzaladı.

    HBVAKV Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, Millî Eğitim Bakanlığı ile Ülkü Ocakları arasında protokol imzalanmasına ilişkin, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK YANLIŞLIĞINI YAPIYORLAR”

    Alevileri Selçuklu döneminden başlayan ve cumhuriyet dönemi de dahil olmak üzere yok sayma anlayışın devam ettiğini belirten Binali Efe, “Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevileri asimilasyona tabii tutmak için en büyük tuzaklardan biri olmakla birlikte hala Alevileri yok saymaya, asimilasyona dayalı anlayış devam ediyor” dedi.

    Ülkü ocaklarıyla protokolleri yapanların çok büyük yanlışın içinde olduğunu vurgulayan Efe, cumhuriyet tarihinde Maraş, Çorum ve birçok katliamda Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Ülkü Ocaklarının adı geçtiğine dikkat çekti.

    “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TÜM PROTOKOLLERİ ALEVİLERİN BAŞINA ÇORAP ÖRME GİRİŞİMİDİR”

    Binali Efe, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın devletin tüm olanaklarını arkasına alarak ve ülkücülerle iş birliği yaparak Alevilere karşı harekete geçtiğini ifade ederek, “Özellikle Alevi çocuklarını asimilasyona tabi tutmak için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullara öğretmen atamak yerine cami hocaları görevlendirerek, Alevi çocuklarını camiye götürerek, kuran okutup namaz kıldırıyorlar” diye konuştu.

    Tüm olumsuz gelişmelere rağmen Alevi örgütlerinin bunun karşısında bir duruş gösterdiğini belirten Efe, “Alevi kurumları oynanan bu oyunları bozmak için çok çalıyor ancak güçlü bir basın yayını organına sahip olamadıkları için maalesef istedikleri gibi seslerini kamuoyununa duyuramıyorlar” diye belirtti.

    “ALEVİLER OLARAK HERKES İÇİN EŞİTLİK, HERKES İÇİN DEMOKRASİ HERKES İÇİN ÖZGÜRÜLÜK İSTİYORUZ”

    Bu ülkenin gerçek sahiplerinden biri olan Aleviler olmasına rağmen eşit yurttaşlık hakları verilmediğinin altını çizen Efe, “Aleviler olarak çok fazla bir şey istemediğimiz halde taleplerimiz karşılanmıyor. Eşit yurttaşlık haklarımızı almak için demokrasi ve özgürlük mücadelemiz devam edecek” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    PİRHA-Alevi kurumları, gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar” denildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun işaret ettiği bilirkişiyle yaptıkları telefon görüşmesini “izinsiz olarak kayda alarak paylaştıkları” suçlamasıyla gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “TÜRKİYE FAŞİZME TESLİM OLMAYACAK”

    Alevi kurumları tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Halk TV gazetecilerinden Serhan Asker, Barış Pehlivan ve Seda Selek gazetecilik faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı. Görülen o ki bu gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. Ülkede denetimsizlikten bir otelde insanlar gözler önünde yanarak can verirken, maden kazaları olurken, binalar insanların başına yıkılırken, geziden 12 yıl sonra insanlar tutuklanırken ve en önemlisi halk yoksulluk kıskacında yaşamaya çalışırken halkın sesi olan gazetecilerin gözaltına alınması ülkede ses çıkaran herkesi sindirmeyi hedeflemektedir.

    Ama hiçbir güç halkın gücünün üstünde değildir ve sonunda halk bu zalimliğe gerekli cevabı verecektir. Başta Aleviler olmak üzere derdi halkın refahı olan muhalifler korku duvarını yıkmıştır artık. Halkının derdini kendi derdi bilmeyenin piri olmaz diyen Pir Sultan Abdal direnen halkların ışığı olmuştur. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar. Eşitlik, demokrasi ve adalet mücadelemizin önüne geçemeyeceksiniz. Bu vesile ile bir kez daha haykırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Halk TV yalnız değildir” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Halk TV’ye ‘bilirkişi’ soruşturması: 3 gazeteci gözaltına alındı

  • Alevi kurumları Suriye’de yaşanan katliamlara ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile görüştü

    Alevi kurumları Suriye’de yaşanan katliamlara ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile görüştü

    PİRHA- Alevi kurumları, Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile görüştü.

    Alevi kurumları Suriye’deki Alevilere dönük katliamların ve baskıların konuşulduğu görüşmeler yapmaya devam ediyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Kaplan ve Başkan Yardımcısı Esat Nurullah Ünsal, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin görüştü.

    Görüşme basına kapalı yapılırken, görüşmeye dair ayrıntı paylaşılmadı.

    PİRHA/ANKARA

  • Can: ÇEDES kapsamında yapılan tüm protokollere karşı sokağa çıkılmalı-VİDEO

    Can: ÇEDES kapsamında yapılan tüm protokollere karşı sokağa çıkılmalı-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Millî Eğitim Bakanlığı ile Ülkü Ocakları arasında protokol imzalanmasına tepki gösterdi. Gerici bir eğitime karşı çıkmanın bireysel olarak aşılacak bir mesele olmadığını belirten Can, “Tüm demokrasi güçlerinin bir araya gelerek sokağa çıkmalı, seslerini güçlü ve gür bir şekilde parlamentoya yansıtması gerekir” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Merkezi, Ülkü Ocakları ile “yaygın eğitim faaliyetleri kapsamında genel, mesleki ve teknik kurslar düzenlenmesi” için protokol imzaladı.

    HBVAKV Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Millî Eğitim Bakanlığı ile Ülkü Ocakları arasında protokol imzalanmasına ilişkin, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    ÇEDES KAPSAMINDA YAPILAN ANLAŞMALARIN SON BULMASI İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNDEN GEÇİYOR”

    ÇEDES projesi kapsamında MEB’in tarikatlarla vb. yapılarla yapılan sözleşmelere ve yaşanan sorunlara karşı demokratik mücadeleyi kesintisiz hale getirilmesi gerektiğine vurgu yapan Can, “AKP iktidarı iktidarda kaldığı sürece gücü ve cüreti oranında kendi siyasetini dönüştürecektir” ifadesini kullandı.

    “SON DÖNEMLERDE EĞİTİMDEKİ GERİCİLEŞMEYE HIZ VERİLDİ”

    Eğitimde dinselleşmenin gittikçe dozunun artırıldığını belirten Can, “Bu dinsel dönüştürme ile beraber eğitimi de dinselleştirerek ve dozunu daha da artırarak özellikle kültürel dönüşümü sağlamak için yeni nesiller yetiştirme anlamında bir amaç güdüyorlar” dedi.

    MEB ile Ülkü Ocakları Vakfı arasında yapılan protokole dikkat çeken Can, sağlıklı nesiller yetiştirmede dindar ve milliyetçi bir eğitimin her iki yönden de sağlıklı olmadığını dile getirerek, “Alevi çocuklarının burada dinci ve şoven eğitime maruz kalmalarının ötesinde hangi kesimden olursa olsun bir neslin çocuklarını camiye, mezarlıklara eğitim götürülmesi, aklının ermeden çok yoğun bir dinsel dogmatik olarak yönlendirilmeye tabi tutulmaları her şeyden önce toplumun gelecekteki sağlığı açısından sıkıntılı bir durumdur” diye belirtti.

    Çocuklara evrensel değerler kapsamında eğitim verilmesi gerektiğinin altını çizen Can, “Barış, eşit paylaşım, insan haklarını tanımak üzerine çocuğu eğitmek gerekir. Artık bunun önemini birçok kesim kavramış durumda” şeklinde ifade etti.

    Çocukların zihnine yazılmış ve kalıplaşmış olan fikir ve düşünceler bir alışkanlık olarak içselleştirilmiş bir biçimde hep devam ettiğini ifade eden Can, “Bundan kaynaklı kreşe giden çocuklara ağır bir dinsel eğitim veriliyor. Bunun üzerinden gidiyorlar. Tabii burada en büyük payı da seküler ve Alevi ailelerin çocukları alıyor. Çünkü evde başka bir yaşam tarzını ve eğitimini alırlarken okulda tam tersine bir bombardımanla karşı karşıya kalıyorlar. Dolayısıyla çocukların o taze beyinleri iki arada bir derede kalmış gibi aslında zihinsel ve ruhsal saldırıya da uğramış oluyorlar” şeklinde ifade etti.

    “GERİCİ EĞİTİM HEM ÇOCUKLARIN HEM DE AİLELERİN RUH SAĞLIĞINI BOZUYOR”

    Okullarda devletin verdiği eğitimin çağdaş eğitimle ters düşmemesi gerektiğini söyleyen Can, “Bütün dünyadaki demokratik ülkelerde özellikle ailelerin ve toplumun değerleri ve laiklik çok temel bir değer olarak dikkate alınır. Avrupa’da eğitimin bizdeki karşılığı tam bir tersine bir dönüş şeklinde olduğu çok açık bir gerçekliktir” dedi.

    “GERİCİLİĞE KARŞI TÜM DEMOKRASİ GÜÇLERİ SESLERİNİ YÜKSELTMELİ”

    HBVAKV Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Ülkemizde laikliğe sahip çıkılması gerekirken iğdiş ediliyor olması geleceği karartmaya dönük bir tavır. Bu nasıl aşılır bunun üzerinden herkes elinden geleni yapmalı. Bu bireysel olarak aşılacak bir mesele  değil. Ülkede bulunan tüm sivil toplum ve demokratik kitle örgütleri ve demokrasi güçleri  bir araya gelerek seslerini yükseltmeli ve bu sesin oldukça gür çıkması lazım. Demokratik bir şekilde sokağa, parlamentoya yansıması lazım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Efe: Türkiye Suriye’de Alevilere yönelik katliamı durdurmak için harekete geçmelidir-VİDEO

    Efe: Türkiye Suriye’de Alevilere yönelik katliamı durdurmak için harekete geçmelidir-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, Suriye’de Alevilere yönelik şiddet eylemlerine ve katliam girişimlerine karşı devletin harekete geçmesi çağrısında bulundu.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Alevilerin de tedirginliği arttı. Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan Aleviler, ülkenin daha çok sahil kesiminde yaşam sürmekteydi. Şam’ın düşmesi ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Suriye’deki Alevilere ait inanç merkezlerine yönelik saldırılar da tepkilere neden oluyor.

    Hüseyin bin Hamdan el Hasibi’nin türbesinin yakılıp, görevli beş sivilin öldürülmesi sonrasında bölgedeki korku daha da arttı. Arap Alevileri Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de bu ölümlere karşı protesto düzenledi ancak HTŞ, yapılan protestolara da silahla karşılık verdi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

     “ESAT KENDİSİ ALEVİYDİ HÜKÜMETİN BÜTÜN BAKANLARI İSE SÜNNİ’ İDİ”

    Suriye’de Esat’ın Alevi olduğunu ancak hükümet bakanlarının tamamıyla Sünni olduğunu belirten Efe,” Suriye’de hükümetin tamamına yakınının Sünni olmasına rağmen sanki Suriye Alevilerin yönetiminde olduğu düşüncesiyle bir algı operasyonu yönetiliyor” dedi.

    SANKİ SURİYEDE ALEVİLERE VE FARKLILIKLARA BİRŞEY YAPILMIYORMUŞ GİBİ ALGI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Suriye’de Alevilere yönelik yapılan katliama Türkiye’nin yaklaşımının yanlış olduğuna dikkat çeken Efe, “Türkiye’nin anlayış biçimi tamamen yanlış. Sanki Aleviler orada yok sayılmamış veya öldürülmemiş gibi bakıyorlar. En önemlisi de Alevilerin demokratik haklarının verileceğinin, hiçbir ayrım yapılmayacağının, eşit derecede davranılacağının garantisi yok” diye konuştu.

    “SURİYE’DE ALEVİLERE YÖNELİK ÖLDÜRMELERİN VE İŞKENCELERİN HALA HABERLERİNİ ALIYORUZ”

    HBVAKV Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
    “Bize gelen haberlere göre oradaki Alevilerin tamamına yakınına işkence yapılıyor. Alevilere yapılanlara rağmen ‘ortalığı Aleviler karıştırıyor, bundan Aleviler sorumlular’ diyorlar ama öyle bir şey yok. Alevilerin gerek Türkiye’de gerekse de dünyanın her yerinde barıştan, demokrasiden, laiklikten yana çağdaş ve medeni bir halk olduğumuz bilmeleri lazım. Suriye’de yaşananlarla ilgili özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı mutlaka bu yaşananların önüne geçip oradaki Alevi katliamını durdurmalıdır. Bizim tek isteğimiz budur.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Erdoğan: Muhalefetin Suriye’deki katliamlara karşı kamuoyu yaratması gerekir -VİDEO

    Erdoğan: Muhalefetin Suriye’deki katliamlara karşı kamuoyu yaratması gerekir -VİDEO

    PİRHA-Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara tepki gösteren Hacı Bektaş veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Suriye’de ABD’nin terör örgütlerini kullanarak rejim değişikliğini yarattığını belirtti. Erdoğan, “İktidarı ele geçiren HTŞ tarafından yanlış algı yaratılarak, masum halklara yönelik katliamlar yapılıyor” dedi.

    Suriye’de Esad rejiminin yıkılmasıyla beraber yönetime geçen Hey’etu Tahrîri’ş-Şâm (HTŞ) şeriatçı örgüt, kısa bir süre içerisinde Alevilerin yaşadığı bölgelere saldırılar gerçekleştirdi. Cihatçı çeteler tarafından kaçırılan Aleviler, işkence edilerek vahşi bir şekilde öldürülüyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ABD ORTADOĞU’DA BÜYÜK BİR İSRAİL DEVLETİ OLUŞTURMAK İSTİYOR”

    ABD’nin Ortadoğu’da büyük bir İsrail devleti oluşturmak istediğini belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Tabii bunun fikir babası Amerika. ABD bütün Ortadoğu ülkelerinde baskı politikaları oluşturarak rejim değişikliği yaratıyor” dedi.

    Terör örgütleri kullanılarak Suriye’de rejim değişikliği yaratıldığını belirten Erdoğan, “Baas rejiminin dağılmasından sonra HTŞ denilen terör örgütleri iktidarı ele geçirerek masum halklara zulüm etmektedirler “diye belirtti.

    “SURİYE’DE SADECE ALEVİ TOPLUMU YAŞAMIYOR”

    Suriye’de sadece Alevilerin yaşamadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Beşar Esad Alevi diye oradaki ülke potansiyelinin tamamı Alevi gibi yansıtılmamalı. Suriye’de yanlış algı yaratılarak orada bulunan insanların üzerinde bir baskı politikası uygulayarak, katliamlar yapıyorlar. Sosyal medya kanalları tarafından yaratılan algı oradaki insanların zulüm görmesine sebep oluyor. Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşların, Alevi Federasyonlarının iktidara çağrı yapması gerekir.

    “TÜM KURUM VE KURULUŞLAR SURİYE’DE YAŞANANLARA KARŞI BİRLİKTE HAREKET ETMELİ”

    Bu konuda muhalif siyasi partilerin de harekete geçmesi, bu konuda bir girişimde bulunarak bir kamuoyu yaratmaları gerekiyor. Suriye’de yapılan baskı ve zulümlere son verilmesi gerekiyor. Suriye’de insanlara işkence yapılması, katledilmeleri insanlık adına utanç vericidir. Şu anda Avrupa’daki ve Türkiye’deki Alevi kurumlarının bir program çerçevesinde ülke genelinde basın açıklaması ve bir eylem planı çalışması var. Biz de mevcut illerde eş zamanlı olarak bu çerçevede eylemlerimizi yapacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • HBVAKV Antalya Şubesi’nde iki gün süren satranç turnuvası sona erdi-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şubesi’nde iki gün süren satranç turnuvası sona erdi-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Satranç İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve iki gün boyunca süren Pir Sultan Abdal Satranç Turnuvası sona erdi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Satranç İl Müdürlüğü tarafından Pir Sultan Abdal satranç turnuvası düzenlendi. Antalya Cemevinde yapılan turnuva iki gün süren turnuvada ödüller sahiplerini buldu.

    Ödül töreninde kısa bir konuşma yapan HBVAKV Antalya Şube başkanı Nurettin Erdoğan, Türkiye Satranç Federasyonu Antalya temsilcisi Sevdağ Seçkin destek sunan ve katılanlara teşekkür etti.

    Antalay Büyükşehir Belediye Kültür Daire Başkanı Okan Yavuz ise, benzer faaliyetlere her zaman katkı sunduklarını, sunmaya da devam edeceklerini ifade ederek “Birlik ve beraberlik içerisinde satranç turuvamızı yaptık. Bundan dolayı HBVAKV Antalya şube başkanımıza ve değerli yönetimine teşekkür ederim” dedi.

    Konuşmaların ardından HBVAKV yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda saz eğitmeni olan Aytekin Keskin ve öğrencisi Nurgül Taymaz tarafından Pir Sultan Abdal’ın nefesleri ve deyişleri seslendirildi.

    5 kategoride yarışan ve turnuvada 1, 2, 3, 4 ve 5’nci  sırada ödül alan öğrencilere kupaları ve madalyaları takdim edilerek etkinlik sonlandırıldı.

     Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • HBVAKV Antalya Şubesi’nin iki gün sürecek olan ‘4. Satranç Turnuvası’ başladı-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şubesi’nin iki gün sürecek olan ‘4. Satranç Turnuvası’ başladı-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Satranç İl Müdürlüğü tarafından Pir Sultan Abdal satranç turnuvası düzenlendi. Antalya Cemevinde yapılan turnuva iki gün sürecek.

    Yapılan organizasyon hakkında PİRHA’ya konuşan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, satranç turnuvasına 150’yi geçkin katılımcının başvuruda bulunduğunu aktardı. Erdoğan, yarışmanın 7 kategoride yapıldığını belirterek, “Bizler her yıl geleneksel olarak yapmış olduğumuz turnuvanın dördünücüsünü, Pir Sultan Abdal anma satranç turnuvası olarak  yapıyoruz. Turnuva düzenlemesini Antalya Satranç Federasyonu, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya şubesi olarak ortaklaşa yapıyoruz” dedi.

    “SATRANÇ TURNAVASINI 5 KATAGORİDE DÜZENLİYORUZ”

    5 kategoride yarışma düzenlediklerini belirten Erdoğan, “07-12 yaş grubu ve 12 yaş üstü gruplar olarak böylesi bir değerlendirme yaparak iki günlük bir turnuva düzenliyoruz ve bu turnuvaya ülkemizin bütün illerinden başvururlar yapıldı. Bu başvurular ekseninde de burada bizim ev sahipliğimiz nezdinde gelen canlarımızı burada mihman ediyoruz” diye belirtti.

    HBVAKV olarak, misafirlerine Pir Sultan Abdal’ı ve Alevilik felsefesini anlattıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bunun ilim bilim yönünden insan hakları yönünden vermiş olduğu mücadelelerde bu aşamaya kadar neler getirdiğini tek tek aktarıyoruz. Bunların hepsi bizim canlarımız 2 gün  burada ağırlıyoruz” dedi.

    “SATRANÇ TURNAVASINI TÜM ŞUBELERİMİZE YAYMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Satranç turnuvasını Türkiye geneline bütün şubelerine ve bütün Türkiye’ye yayılması için çaba sarf ettiklerini açıklayan HBVAKV Antalya Şube Başkanı konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “SATRANÇ ÇOCUKLARDA ÖZGÜVENİ SAĞLIYOR”

    “Satranç çocukların eğitiminde çok önemli.Satranç çocuklarda özgüveni daha bilimsel hareket etmeyi sağlıyor. Bu konuda bunun farkındalığının sağlamak için biz 4 yıldır bu süreci devam ettiriyoruz. Her yıl da bizim 7 ulu ozanlarımızın isimlerini vererek onların anmasını yapıyoruz ve önümüzdeki yılda da bunun boyutunu uluslararası alana taşımaya çalışacağız. Elimizden geldiği kadar kendimizi topluma yansıtmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Alevi kurumları, HDK ve DEM Parti Ovacık’ta: Yurdumuzu kayyıma teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    Alevi kurumları, HDK ve DEM Parti Ovacık’ta: Yurdumuzu kayyıma teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- HDK, DEM Parti ve Alevi kurum başkanları, Ovacık Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı belediye başkanı Mustafa Sarıgül’e yapılan destek ziyaretinde buludu. Belediye önünden iktidara seslenen DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Zulüm edebilerler ama bu halkın hakikatini karartamayacaklar. Tarihimize, kefensiz yatanlara borcumuz var. Birlikte mücadele edip, birlikte kazanacağız” dedi.

    Ovacık Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı belediye başkanı Mustafa Sarıgül’e yapılan destek ziyaretleri devam ediyor.

    Bu günde aralarında, Halkların Demokratik Kongresi(HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Demokratik Alevi Dernekleri( DAD) Eş Başkanı Kadriye Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ve Dersim İttifak Bileşenlerinin olduğu bir heyet Ovacık Belediyesine atanan kayyıma karşı Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e dayanışma ziyareti gerçekleştirdi.

    Yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yaptığı konuşmada ziyaret eden, destek sunan kurum başkanlarına teşekkürt etti.

    “TARİHSEL SORUMULULUKLA OVACIK’A SAHİP ÇIKACAĞIZ

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Ovacık’ın direnişin, Aleviliğin ser çeşmesi, Munzur’un başlangıç yeridir. Ovacık’ın pirleri, rayberleri bizlere direnişi emanet etti. Küresel güçlerin maden şirketleri uzun yıllardır buraya göz dikmiş. Yeniden bir göçe zorluyor. Kayyım bunun temsilcisidir. Yüzyıldır bu halkın inancından, kültüründen vazgeçiremediniz. Burası Munzur Baba’nın, Seyit Rıza ve arkadaşlarının, Alişer’in, Zarife’nin yurdudur. Bu tarihsel sorumululukla Ovacık’a sahip çıkacağız. Biz halkımızın acılarında da sevinçlerinde de yanında olacağız. Asıl görevimiz tarhimize, kültürümüze, değerlemize sahip çıkacağız. Bu bina onların olsun, demokratik yerel yönetim anlayışı sürdüreceğiz. Faşizme karşı birlikte direnceğiz” dedi.

    “DİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Zulüm edebilerler ama bu halkın hakikatini karartamayacaklar. Asla ama asla başaramayacaklar. Kayyım darbedir. Yargı kararlarıyla darbe yapıyorlar. Barışa, bir arada yaşama düşman bir iktidarla karşı karşıyayız. Bizler demokrasi, özgürlük mücadelesi devam edecek. Kızılbaşların Kabe’sidir. Köksüzleştirilmek, el konulmak, isteniyor. Mesele sadece belediye değildir. İşte buna karşı mücadele etmek gerekiyor. Tarihimize, kefensiz yatanlara borcumuz var. Birlikte mücadele edip, birlikte kazanacağız. Nice Yezitler, Muaviyeler gördük, nice kılıçlar gördük. Ama Kerbela’dan bu yana baş eğmemiş insanlarız. İkrar verdiğimiz yoldan dik durmaya devam edeceğiz. Hiç kimse bundan kuşkusu olmasın. Bir birliktelik kazanacağımızın göstergesidir” diye konuştu.

    “KAYYIMCI ANLAYIŞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ

    Alevi kurumları adına konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, iktidarların tarih boyunca Alevilere nice katliamlar yaşattığını belirterek, “Ama direnci, baş eğmemeği sağlayan bir coğrafyadayız. İktidara sesleniyoruz; siz bu topraklarda zulüm ediyorsunuz, ama bu halk size boyun eğmedi. Cemevi Başkanlığı da Alevi toplumuna kayyım olarak atanmıştır. Bu aynı zihniyettir. Bu anlayışa karşı mücadele eden, direnenler her yerde vardır. Bu kayyımcı anlayışa boyun eğmeyeceğimizi tekrar ediyoruz. Mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Alevilerin ne eğecek başı  nede çökecek dizi vardır. Bilin ki bu toprakların dilini, kültürünü, inancını kayyımcı zihniyete teslim etmeyeceğiz” diye vurguladı…

    Kayyımı darbe olarak değerlendiren EMEP İl Başkanı Ergin Tekin, 2019 yılında yerine kayyım atanan Peri Belediye Başkanı ve ESP MYK üyesi Orhan Çelebi Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan Hasan Geçkin birlikte mücadele vurgusu yaptılar.

    Yapılan açıklamanın ardından heyet Dersim’e doğru yola çıktı.

    PİRHA/OVACIK

  • HBVAKV 13. Olağan Kurulu: Bizi korkutacağını sananlar, tarihimizi bilmeyenlerdir- VİDEO

    HBVAKV 13. Olağan Kurulu: Bizi korkutacağını sananlar, tarihimizi bilmeyenlerdir- VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) 13. Olağan kurulunu gerçekleştiriyor. Alevilerin her dönem zulüm gördükleri vurgulanırken, ortak mücadeleyi geliştirmenin önemine dikkat çekildi. Tek listeyle gidilen seçimde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Başkanı yeniden Ercan Geçmez oldu.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı binasında yapılan kurula; Alevi kurum temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve birçok ilden üyeler katıldı.

    Kurulun gerçekleşeceği salona “Diyanet işleri başkanlığı kaldırılsın”, “Okullarımızda imam istemiyoruz”, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın” pankartları asıldı. Kurul, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevi Dedesi ve Celal Abbas Ocağı’ndan İbrahim Erzincan’ın verdiği gülbeng ve çerağ uyandırılması ile başladı.

    “ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR”
     

    Açılış konuşması yapan HBVAKV Ercan Geçmez, Alevilerin yıllardır büyük bir mücadele verdiğini belirtip, “Aleviler yıllardır eşit yurttaşlık için mücadele veriyorlar. Aleviler yıllardır kayyıma karşı mücadele veriyorlar. Aleviler yıllardır cemevleri bizim ibadethanemizdir diyor. Peki buna karşın dünyada görülen nadir bir işlem oldu bir başkanlık kuruldu. Ancak bu başkanlık cemevlerini ibadethane olarak görmüyor. Biz bu bakanlığın lav edilmesi için hukuku bir mücadele veriyoruz. İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olmaz. Sivas katliamı bir insanlığa karşı suçtur. Bu katliamlar cezasız kaldıkça yeni katliamlara yer açılıyor. Alevilerin dergahlari alevilerindir. Koyunbaba Dergahı’na cami yaparak Alevi Sünni kavgası çıkartmak istiyorlar. Dergahlarımızı size vermeyiz. Bizi korkutacağını sananlar tarihimizi bilmeyenlerdir. Eşit yurttaşlık için ve barış için mücadele etmeye devam etmeliyiz. Bunun yolu da yeni bir anayasadır. Aleviler vardır, Alevilik haktır” diyerek mücadeleye devam çağrısı yaptı.

    “ALEVİLİĞE KAYYIM ATANDI”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Meydanlarda birleşemeyenler ne yazık ki cezaevlerinde birleşebiliyorlar. Açıkçası bu ülkede yaşanan anti demokratik uygulamalar ateşin düştüğü yeri yaktığı bir durumda. Bugün Türkiye büyük bir abluka altında. Selahattin Demirtaş’in içeride olmasına tepki veremedik şimdi Can Atalay içeride. Can Atalay’a tepki veremedik Kemal Kılıçdaroğlu yargılanıyor. Ele ele bu mücadeleyi büyütmek zorundayız. Alevi Başkanları olarak bugün Dersim’e gidiyoruz. Aleviliğe kayyIm atandı. Bu kayyım Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’dır. Belediye başkanlarımız bu başkanlığa karşı çıktıkları için kayyım atanmıştır” dedi.

    “TEKÇİ ANLAYIŞA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan ise, “Çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı bir topraklarda yaşadığımızı unutmayacağız. Tekci anlayışlarına karşı birlikte mücadele etmek zorundayız” diye konuştu.

    “ÖZELLİKLE EĞİTİMDE BİR REJİM TAHAKKÜM EDİLİYOR”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, eğitimde gericiliğin ne kadar arttığını belirterek, “Alanlarda mücadelemiz ortak. Bizim ülkemizde hem çocuklarımızın geleceği hem de ülkemizin geleceği tehlike altında. Özellikle eğitimde bir rejim tahakküm ediliyor. Gerici bir müfredat ile karşı karşıyayız” dedi.

    “DÜN BOYUN EĞMEDİK, BUGÜN DE EĞMEYECEĞİZ”

    DEM Parti Eş Genel Başkani Tülay Hatimoğulları, Alevilerin her dönemde zulüm gördüğünü vurguladı. Hatimoğulları, “21. Yüzyılda hala evlerimiz işaretleniyor. Alevilik bir inançtır. Aleviler yıllardır bedel ödeyerek ibadetlerini yapmıştır. Başkanlık ile Aleviliği dizayn edemezsiniz. Alevileri dönüştüremezsiniz. Alevilik rızalıktır. Biz siyasi partilere büyük sorumluluklar düşüyor farkındayız. Çünkü biz yetmiş iki millete bir nazardan bakan bir milletiz. Böyle bir coğrafyada yaşamak istiyoruz. Kayyım zihniyeti bu iktidarın tüm hücrelere yaymak istediği bi hal almaya başladı. Barış dışında bir seçeneğimiz yoktur. Bu iktidarın baskılarına, tehditlerine dün boyun eğmedik, bugün de boyun eğmeyeceğiz” dedi.

    “KAYYIMLARDAKİ ASIL AMAÇ HALKI CEZANLANDIRMAKTIR”

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise yaptığı konuşmada herkesime hitap edecek yeni bir anayasa vurgusu yaparak şunları söyledı:

    “Her şey anayasal bir eşitlikten geçiyor. Bütçe görüşmeleri var. İnsanlığın en önemli kazanımlarından biridir bütçe. Bütçeyi alırken Alevi Sünniyi ayırmadan vergi alınıyor. Bunun eşit bir inanç olduğunu kabul edip uymak gerekiyor. Aslında diyorlar ki eğitim bakanı en kötü bakandır diyorlar. Bence en iyi bakan o, onların kabinesini en iyi temsil eden bakan o, o zihniyeti en iyi temsil eden bakan o. Yaptığımız bütün hatalarımızdan ders alacağız. Ne derler siyasetini izleyerek bir yere gelemeyeceğim çok açık. Biz kim haklıysa onun yanında olmaya devam edeceğiz. Çağın ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasa yapacağız. Bu iktidarı önce hep birlikte yıkacağız, sonra eşitlikçi bir anayasa yazarak bu ulkeyi daha güçlü bir hale getireceğiz. Kayyımlardaki asıl mesele halkı cezalandırmaktır.”

    Tek listeyle gidilen seçimde Ercan Geçmez yeniden genel başkan seçildi.

    PİRHA/ANKARA

  • HBVAKV 13. Olağan Kurul’u başladı-VİDEO

    HBVAKV 13. Olağan Kurul’u başladı-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) 13. Olağan kurulu başladı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı binasında yapılan kurula birçok ilden üyeler katıldı. Kurulun gerçekleşeceği salona “Diyanet işleri başkanlığı kaldırılsın”, “Okullarımızda imam istemiyoruz”, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın” pankartları asıldı. Kurul, deyişler ile başladı.

    Geçmiş dönem de HBVAKV’nın Genel Başkanı olan Ercan Geçmez tek liste ile aday oldu.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Necla Genç Köyceğiz’de HBVAKV yöneticisi; ‘Sünniyim ama Alevi inancı bana uzak değil’-VİDEO

    Necla Genç Köyceğiz’de HBVAKV yöneticisi; ‘Sünniyim ama Alevi inancı bana uzak değil’-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şubesi yönetiminde görev yapan Nejla Genç, Sünni olmasına rağmen Alevi inancına ve kültürüne yabancı olmadığını söyledi. Genç, “Ben bu kültüre çok uzak değilim ve bu kültürün içerisinde büyüdüm. Çok yakın aile dostlarımız hep Aleviydi. Yönetimde olmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

    Muğla Köyceğiz’de yaşayan Necla Genç, mali müşavir. Nejla Genç aynı zamanda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube yönetiminde görev yapıyor. Sünni kökenli Genç, Alevi kurumunda görev alması ile ilgili süreci PİRHA’ya anlattı.

    “ALEVİ İNANCI VE KÜLTÜRÜ İÇİNDE BÜYÜDÜM”

    Sünni kökenli olan ancak Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şube Yönetimi’nde görev yapan Nejla Genç, “Yeni kurulan bir şubeyiz. Henüz kurulalı 2 yıl oldu. Kurulma aşamasında ben de burada görev aldım. Sivaslıyım. Sivaslı olmamdan dolayı zaten ben bu kültüre çok uzak değilim ve bu kültürün içerisinde büyüdüm. Çok yakın aile dostlarımız hep Aleviydi.
    Hayata inanç çerçevesinde değil, insan çerçevesinde bakıyorum. İlk Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Şubesi Köyceğiz’de kurulacağı zaman, o sürecin içerisinde olan insanlar hep yakın görüştüğüm insanlardı” dedi.

    Daha önce HBVAKV’nin düzenlemiş olduğu bir kahvaltıya katıldığını belirten Genç, “Aşure lokması olacağı zaman ‘gelebilir miyim?’ dediğimde ‘tabi gelebilirsin’ dediler. Çok güzel bir organizasyonla aşurelerimizi yaptık. Sonrasında seni de alalım yönetime diye konuşuldu ama ciddi değildi sadece sohbetti” diye ifade etti.

    “ALEVİ İNANCI VE KÜLTÜRÜ BANA UZAK DEĞİL”

    Yönetimde nasıl görev aldığını da anlatan Necla Genç konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kongre olduğunda beni aradılar ‘gelir misin?’ diye. Gelebilirim dedim ve kongreye gittim. Orada beni kâtip üye diye yazmışlardı. Sonrasında liste önüme geldi. Listeye baktığımda yönetime yazılmışım. Oysaki daha önce sadece sohbetini yapmıştık, direkt konuştuğumuz bir mevzu değildi, sadece sohbetti. Alevi inancı ve kültürü bana uzak değil. Burada olmaktan çok mutluyum. 2 yıldır burada çok güzel işler yaptık. Sünni olup HBVAKV Köyceğiz Şubesi’nde görev aldığım için çevrem tarafından çok tepki ve eleştiri aldım. Benim yakın arkadaşlarım ’30 yıldır bizden Alevi olduğunu saklamış’ diye söylediler. Zaman zaman merak edip ‘siz orada ne yapıyorsunuz?’ şeklinde soru soranlar var. Ben de anlatıyorum.”

    “CEMEVİNE GİDERKEN CAMİ GİBİ BİR YER SANIYORDUM, ÇOK FARKLIYMIŞ”

    İlk cemevine gidişi ile ilgili anılarını da paylaşan Genç, “İzmir’de oturuyorduk. Apartmanda ısınma sorunumuz vardı ve hemen yanımızda da Buca Cemevi vardı. İnsanlar ‘cemevinde doğalgaz var ısınmaya gidiyoruz’ diyorlardı. Kış aylarıydı. Ben de merak ettim ve cemevine gittim. Cemevini cami gibi bir yer olarak kafamda canlandırmıştım. Cemevine girdiğimde kocaman bir kitaplık vardı. Saatlerce orada insanlar ısınmak için sohbet ederlerken, ben de kitapları karıştırdım” diye konuştu.

    “DEDENİN ‘SİZ ÖLÜLER İÇİN, BİZ İSE YAŞAYANLAR İÇİN DUA EDİYORUZ’ SÖZÜNDEN ÇOK ETKİLENMİŞTİM

    En ilginç anısının ise komşusunun çocuğunun doğum töreni olduğunu belirten HBVAKV Köyceğiz Şube yöneticisi Nejla Genç, şunları kaydetti:

    “Oraya bir dede gelmişti. Dede, bana ‘sizden farkımız ‘siz ölüler için dua ediyorsunuz, ibadet yapıyorsunuz; biz ise yaşayanlar için bir araya gelip onların hayatına dokunuyoruz” diye söylediğinde çok etkilenmiştim.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Nezahat Doğan: Zorunlu din derslerine karşı herkes elini taşın altına koymalı!- VİDEO

    Nezahat Doğan: Zorunlu din derslerine karşı herkes elini taşın altına koymalı!- VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Aleviler olarak yıllardır zorunlu din derslerini istemediklerini her yerde haykırdıklarını ancak iktidarın din derslerini arttırdığını ve okullara imamların atadığını belirterek “Zorunlu din derslerine ve ÇEDES projesine karşı herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, zorunlu din derslerinin saatinin arttırılmasına, müfredatın içeriğinin dinselleştirilmesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “BİZLER ZORUNLU DİN DERLERİ KALDIRILSIN DERKEN OKULLARA İMAMLAR ATANDI”

    Aleviler olarak yıllardır zorunlu din derslerine karşı mücadele yürüttüklerini belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür vakfı Fethiye Şube Başkanı Nezahat Doğan, “Bizler zorunu din dersleri istemiyoruz derken ne yapıldı? Tam tersine sanki biz daha çok istiyoruz der gibi okullara imamı göndererek rehber hocalarını saf dışı bırakarak rehber öğretmenlerinin yerine görevlendirdiler “dedi.

    “SİYASAL İKTİDAR BEN NE YAPARSAM O OLUR ANLAYIŞINDA”

    İktidarın zorunlu din derslerini ÇEDES projeleriyle daha da genişleterek devam ettirdiğini vurgulayan Doğan, “ÇEDES projesine karşı halkın da katılımıyla alanlara çıktık. İzmir ve İstanbul’da mitingler yaptık. Ancak gelinen noktada iktidar ‘hiçbir şey tanımıyorum ben yaparsam o olur’ diyen zihniyetini aynı şekilde devam ettiriyor” diye ifade etti.

    “LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMDEN YANA OLAN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

    ÇEDES projesine herkesin karşı çıkması gerektiğini vurgulayan Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Buradan yola çıkarak bu ÇEDES projesine karşı daha fazla ne yapabiliriz. Bununla ilgili bütün kurumların aydın, çağdaş demokrat laik bir ülke istiyorum diyen bütün insanların bütün canlıların bu olayla ilgili elini taşın altına koyması gerekiyor. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şubesi olarak ailelerin çocuklarının zorunlu din derslerinden muaf tutulmasına yönelik herhangi bir çalışma yapmadık. ÇEDES projesine karşı Köyceğiz’de bulunan diğer kurumlarla birlikte laik ve bilimsel bir eğitim, özgür bir eğitim için Eğitim-Sen’le ve diğer kurumlarla birlikte alanlara çıkarak basın açıklamaları yaptık ve şube olarak yapmaya devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Nezahat Doğan: Koyunbaba Türbesi’ne cami, Alevi köyünde ezan okunmasını kabul edemeyiz- VİDEO

    Nezahat Doğan: Koyunbaba Türbesi’ne cami, Alevi köyünde ezan okunmasını kabul edemeyiz- VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına tepki gösterdi. Doğan, yıllardır insanların cemlerini yaptığı, deyişlerini söylediği bir yere cami yapılmasının bir asimilasyon girişimi olduğunu belirtti. Doğan, Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Güllüce’de zorla ezan okunmasının insan hakları ihlali olduğunu da kaydetti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılması ve Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Güllüce‘de ezan okunmasına tepki gösterdi.

    “Alevilerin OLDUĞU HER ALANDA ASİMİLASYON POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    PİRHA’ya konuşan Nezahat Doğan, Alevilere dönük asimilasyon politikalarının hızını kesmeden devam ettiğini belirterek, “Çorum Osmancık’ta bulunan “Koyunbaba Türbesi/Derahı’na daha önce gidip ziyaretlerde bulundum. Orada yıllardır cemlerimiz yapılır, deyişlerimiz okunurdu. Gelinen noktada Koyunbaba Türbesi/Dergahı’nın olduğu yere bir cami yapılmak isteniyor” dedi.

    “ALEVİLERE AİT KOYUN BABA TÜRBESİ’NİN OLDUĞU YERE CAMİ YAPILMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Koyunbaba Türbesi/Dergahı’nın Aleviler için çok önemli bir yer olduğunu belirten Doğan, Koyunbaba Türbesi/Dergahı’ na cami yapılması bir asimilasyon girişimidir. Bunun önüne geçilmesi gerekir” diye belirtti.

    Cami yapımının önüne geçilmesi için Alevi kurumlarına çağrıda bulunan Doğan, sözlerini söyle sürdürdü:

    “Bunun önüne geçilmesi için ne yapılmalı? Bütün canlar, bütün kurumlar bir araya gelmeli. Çünkü bu tür uygulamaları biz daha önce farklı yerlerde gördük. Geçmişte bu tür girişimlere karşı protestoların yapıldığı, alanlara çıkıldığı ve kazanımlarımız olduğunu biliyoruz. Yine buna benzer bir şey yapılabilir. Bu bağlamda o yüzden ben buradan tüm canlara, tüm kurumlara  Koyunbaba Türbesine/Dergahı’na sahip olmaya, sahip çıkmaya davet ediyorum.”

    “ALEVİ KÖYÜNDE ZORLA EZAN OKUNMASI İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”

    Asimilasyonun bir örneğinin de Tokat’ın Reşadiye ilçesi Güllüce köyünde yaşandığını belirten Doğan, “Alevi köyü olan Güllüce de bir cami var. Oradaki yaşayan köylülerin ‘bunu yapmayın, biz istemiyoruz’ demelerine rağmen ısrarla ezan okunması sürdürülüyor. Köylülerin ezan okunmasını istememesine rağmen zorla dayatma yaşanıyor. Siz istemeseniz de yine de biz yaparız dayatması var. Elbette bu yapılanlar bugünle sınırlı bir şey değil. Bu daha önce alt yapısı hazırlanmış, yıllardan beri süregelen bir asimilasyon politikasıdır. Orada bulunan insanların insanlık hakları, görüşleri, yaşamı dünyaya bakışının hiçbir önemi yok. İstenmediği halde ezanın zorla okutulması insan üzerinde yapılan en büyük psikolojik baskıdır” diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Hüseyin Tepe: Köyceğiz’de cem yapacak yerimiz yok, belediye arsa tahsisinde bulundu -VİDEO

    Hüseyin Tepe: Köyceğiz’de cem yapacak yerimiz yok, belediye arsa tahsisinde bulundu -VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan Yardımcısı Hüseyin Tepe, Köyceğiz’de yerleri olmadığı için belediyeye ait 10 metre bir alanda faaliyet yürütmeye çalıştıklarını söyledi. Tepe, “İnançsal faaliyetlerimizi cemlerimizi, Muharrem ve Hızır lokmamızı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ortaca Cemevi ile birlikte yapıyoruz” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan Yardımcısı Hüseyin Tepe, şubelerinde yürüttükleri faaliyetler hakkında PİRHA’ya konuştu.

    YERİMİZ 10 METRE KARE!”

    Köyceğiz’de bulunan şubelerinin belediyeye ait 10 metrekare bir alandan ibaret olduğunu belirten Tepe, “Onun için burada herhangi bir faaliyet yapma gibi bir imkânımız yok” dedi.

    İnançsal faaliyetlerini dernekte yürütemediklerini ifade eden Tepe, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ortaca Şube ile çok güzel bir diyaloğumuz var. İnançsal faaliyetlerimizi, cemlerimizi, Hızır lokmamızı, 12 imam orucundan sonraki lokmalarımızı birlikte yapıyoruz” diye belirtti.

    “CANLARIMIZIN BAĞIŞLARIYLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ

    Ekonomik anlamda sıkıntılar yaşadıklarını da aktaran Tepe, “Mali anlamda sorunlarımızı burada bulunan arkadaşlarımızın kendi katkıları ve bağışlarla yapıyoruz. Bir bütçemiz yok. Bir Hızır lokması verilecekse arkadaşların kendi imkanları katkıları ölçüsünde yapıyoruz. Belediyenin bir mesire alanı var. Kahvaltı yemek gibi faaliyetlerimizi orada yapıyoruz. Onun dışında alana dönük eylem ve etkinliklerimizi muhalif partilerin, sendikaların, demokratik kitle örgütleriyle birlikte ve elimizden geldiğince katkı sunmaya çalışıyoruz” diye ifade etti.

    “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİYLE BİRLİKTE HAREKET EDİYORUZ”

    Köyceğiz şube olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlaması ve 2 Temmuz anması yaptıklarını belirten Tepe, “Abdal Musa, Hıdırellez, Hacı Bektaş Veli Anma etkinliklerine katıldık. ÇEDES projesi ile ilgili Eğitim Sen’in yaptığı eyleme ve en son ‘Narin nerede?’ diye soran sivil toplum örgütleri ile birlikte ortak bir eylem yaptık” dedi.

    “BELEDİYE CEMEVİ İÇİN ARSA TAHSİSİNDE BULUNDU”

    HBVAKV Köyceğiz Şube olarak Köyceğiz’de cemevi yapmak için arsa tahsisi arayışı içerisinde olduklarını belirten Tepe, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Burada bizim bir yerimiz yok. Yerel seçimler öncesinden CHP belediye başkan adayı söz vermişti. En son 2 hafta önce belediye başkanı ile yaptığımız görüşmede başkan cemevinin yeri için bize 3 tane alternatif sundu. Bizde içeresinden bir tanesini kabul ettik. En kısa zamanda bize tahsisini yapacaklarını söyledi.

    Cemevimizin yeri Köyceğiz’e varmadan Yenimahalle semtinde Fethiye yurdu kavşağının olduğu alana 50 metre mesafede 2,5 dönüm güzel bir alan. Arsa tahsisi yapıldıktan sonra bir cemevi yapmayı düşünüyoruz. Ancak cemevi yapacak bütçemiz olmadığı için ülke içinde ve yurt dışında bulunan canlardan yardım bekliyoruz. Eğer gelen yardımlarla cemevimizi yaparsak çocuklarımıza üniversiteye hazırlık ve saz kursları vermeyi düşünüyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Zeynel Can: Zorunlu din dersi sadece Alevilerin sorunu değil, topyekün karşı çıkılmalı- VİDEO

    Zeynel Can: Zorunlu din dersi sadece Alevilerin sorunu değil, topyekün karşı çıkılmalı- VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, zorunlu din derslerinin sayısının artmasının sadece Alevi ailelerinin sorunu olmadığına dikkat çekerek, “AKP, dinselleştirme yönünden son derece siyasal ve ideolojik bir tavır içinde. Bu ideoloji sadece Alevilerin değil tüm toplumun sorunu. Her kesim karşı çıkmalı” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, zorunlu din derslerinin saatinin arttırılmasına, müfredatın içeriğinin dinselleştirilmesine ve Alevi ailelerin bu konuya dair mücadele etmesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Zorunlu din derslerine karşı yapılanlara bakıldığında özellikle Alevilerin bu konuda yeteri kadar harekete geçmediği yönünde eleştiride bulunan Zeynel Can, söylemin pratikte hayat bulması gerektiğini ifade etti.

    Zorunlu din derslerine karşı Alevi hareketinin eyleme geçmediğini söyleyen Can, “Kendi çocuğumuzu, sözümüzün ve nazımızın geçtiği insanlara neden gidip dilekçe vermelerini, zorunlu din dersinden çocukların muaf kılınmasını niye istemiyoruz? Bu iktidar bir kere dinselleştirme yönünden son derece siyasal ve ideolojik bir tavır içinde. Bu siyasal ve ideolojik tavır içinde genel anlamıyla ülkeyi bir dinselleştirme siyaseti güdüyor. Bu sadece Alevileri vuran bir şey değil” diye konuştu.

    “MUHAFAZAKÂR AİLELERDE DE CİDDİ BİR UYANIŞ VAR”

    Etkili bir eylem geliştirmeseler de Alevilerin karşı tepki oluşturduğuna vurgu yapan Can, “Önceden çocuk kendi dini inancını kendi içinde, zamanla aklı erince alır diyorsak da ben şunu çevremde görüyorum: Bir çok Alevi aile artık çocuğuna, ‘sen Alevisin Aleviliğini bil’ diyor. En azından kitabi anlamda sistematik bir eğitim vermeseler de, bir şeyler anlatıyorlar, onun kendi inancına yabancı olmaması için ciddi bir uyarıda bulunuyorlar” dedi.

    Artık Sünni ailelerin de çocuklarının tarikatlarda okutulmasına karşı çıktıklarını dile getiren Can, “Muhafazakâr ve dindar kesimlerde de ciddi bir uyanış var. Ülkeyi yönetenler kendi çocuklarını özel okullarda, kolejlerde okuturken toplumu da çocuklarını imam hatibe göndermeleri için yönlendirme yapıyorlar. İnsanların dini inançları, itikatları, varoluşla ilgili Allah’la ilgili bağları bağlantıları duygusallıkları olur. Ama bunu getirip bunu bir kurallar silsilesi çerçevesinde dikte ettirerek şunu yaparsan cennete, şunu yaparsan cehenneme gidersin gibi insanları zorla bir kalıbın içerisine sokma tavırlarını insanlar kolay kolay kabul etmiyorlar” sözlerini kullandı.

    “AKP’YE KARŞI ÜLKE İÇTEN İÇE KAYNIYOR”

    AKP  iktidarına karşı toplumsal muhalefetin arttığına işaret eden Can, sözlerini şöyle sonlandırdı.

    “AKP 23 yıllık iktidarının bize gösterdiği budur. Aslında içten içe toplumsal muhalefetin kaynadığını, gösterilmeyen tepkilerin zamanı geldiğinde sandıkta, zamanı geldiğinde demokratik yollarla, sokakta gösterileceğinin emarelerini görüyoruz. Gelinen noktada geçim meselesinin sadece yeme içme meselesi değil. Geçim meselesi aynı zamanda bir ailenin çocuğunu okutamamasına da tekabül eden sağlık hizmetini alamamasına da tekabül eden seyahat etme özgürlüğünü yerine getirememesine de tekabül eden bir şeydir. Yani geçinebilmek demek barınabilmek demektir, seyahat edebilmek demektir, çocuğunu okutabilmek demektir, tatil yapabilmek demektir. Sadece karnını doyurabilmek demek değildir. Bu açlık sınırı ile ilgili bir durumdur. Dolayısıyla da burada bir toplumsal muhalefetin mayalandığını, geliştiğini, yükseldiğini görüyoruz. Önemli olanın muhalefetin demokratik mücadeleyi doğru temelde bir şekilde kanalize ederek iktidarın değişimini doğru demokratik yollardan sağlayıp ülkenin aydınlığa dönük yüzünü açmaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA