Etiket: hozat

  • Dersim Sekasur’da nöbet eylemi!-VİDEO

    Dersim Sekasur’da nöbet eylemi!-VİDEO

    PİRHA-Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı oturma eylemi başlattı.

    Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması da köylüler tarafından tepki gösteriliyor.

    Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı oturma eylemi başlattı.

    Oturma eyleminin gece-gündüz devam edeceğini açıklayan köylüler, platform üyeleri, pomza kum ocağından vazgeçilene kadar nöbet tutmaya devam edeceklerini açıkladı.

    Nöbet eylemi devam ediyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Hozat’ta pomza kum ocağına karşı yürüyüş yapıldı-VİDEO

    Hozat’ta pomza kum ocağına karşı yürüyüş yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Hozat Pertek Sekasur Çevre ve Doğa Platformu, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı Hozat’ta  yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte sık sık ‘Birleşe birleşe kazanacağız’, ‘Şirket şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganları atıldı.

    Hozat Pertek Sekasur Çevre ve Doğa Platformu öncülüğünde, yüzlerce kişi yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı Hozat’ta yürüyüş yapıp, açıklama yaptı. “Maden şirketlerinin talanına karşı birleşelim mücadele edelim”, “Doğama, suyuma, toprağıma dokunma” pankartlarının açıldığı yürüyüşte kitle sık sık “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Sekasor kutsaldır kutsal kalacak”, “Şirket şaşırma sabrımızı taşırma” sloganları atıldı.

    Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, DAD Genel Sekreteri Asil Benler, Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Basın açıklamasını Hozat Pertek Sekasur Çevre ve Doğa Platformu adına Bargini köyü muhtarı Mustafa Rüzgar, okudu.

    “YAPILACAK PROJE, KUTSAL MEKÂNLARINI DA TEHDİT EDİYOR”

    Yapılacak projenin Alevi inancının kutsal mekânlarını da tehdit ettiğini belirten Bargini köyü muhtarı Mustafa Rüzgar, “Dersim, yüzyıllardır doğayla uyum içinde yaşayan halkların, özellikle de Alevi topluluklarının inanç merkezidir. Bu coğrafyada doğa sadece bir yaşam alanı değil; kutsal bir varlıktır. Yapılmak istenilen maden ocağının proje alanı 4 köyün, yüzlerce evin, milyonlarca hayvanın su ihtiyacını karşılamaktadır. Pomza madeni tüm bu su kaynaklarını kurutacak ve yok edecektir” diye konuştu.

    “YAKIN ZAMANDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLECEK”

    Yürütülen hukuki sürece dair konuşan avukat Kenan Çetin, “Platformun adını aldığı Sekasor 1838’deki katliam yerlerden biri. Erzincan İdare Mahkemesi’nde de dava sürecini işletiyoruz şu anda davalı kurumlardan yanıtlar istendi. Yakın zamanda  ‘yürütmeyi durdurma’ istenecek ve bu karara bağlanacak şu çok önemli. Burada bir çok kurum siyasi parti temsilcisi ve  yurttaş var onların rızalığı yok. Şirket bunu görüyor. Dolayıyla hukuk kararını beklemeden şirket bundan vazgeçmeli. Biz bunu istiyoruz” dedi.

    “YAŞADIĞIMIZ BÖLGE ŞİRKETLER TARAFINDAN İSTİLA EDİLMEK İSTENİYOR”

    Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Yaşadığımız bölge şirketler tarafından  istila edilmek isteniyor. Başka ülkelerde doğayı koruma işini yöneticiler üstlenirken bizler burada halk olarak doğamızı iktidardan korumaya çalışıyoruz. Bunun için hepimiz yan yana durduğumuz, birlikte olduğumuzda  inanıyorum ki biz bunu başaracağız” diye belirtti.

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, maden ocağı projesini yürüten şirkete seslenerek bir an önce buna son vermesini istedi.

    “GÖZLERİ PARADAN BAŞKA BİR ŞEY GÖRMÜYOR”

    CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Maden ocağının açıldığı yerde mezarlarımız, ziyaretlerimiz, ormanlarımız ve köylerimiz bulunmaktadır. Burada yaşayan insanlarımız mezarlarını ziyaret etmekte. Kutsallarına gelip kurban kesmekte ve lokma dağıtmaktadırlar. Bu maden ocağının açılmasına izin verdiğimiz ve sessiz kaldığımız takdirde ne mezarlarımızı ziyaret edebileceğiz ne de kutsallarımıza gelip lokma dağıtabileceğiz. Ne de kurbanlarımızı kesebileceğiz. İktidarın gözü öyle kararmış ki mezarlarımızı ve kutsallarımız bile görmeyecek duruma gelmiştir. Bunların gözü paradan başka bir şey görmemektir” şeklinde konuştu.

    “PROJE, KÜLTÜREL HAFIZAMIZA BİR SALDIRI”

    İleride en fazla saldırının doğaya karşı olacağını ifade eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Sekasur ve Dersim doğası, alanı bizim için her yeri özeldir. Dağı, taşı, toprağı, tarihimizle, tarihsel hafızalarımızla, şehitlerimizle doludur. Dolayısıyla burada yapılacak her müdahalenin bizim kendi kültürümüze, doğamıza, inancımıza ve kültürel hafızamıza bir saldırıdır” dedi.

    “DOĞAMIZI TARUMAR ETMEK İSTİYORLAR”

    Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen, şunları söyledi:

    ”Bu topraklar kutsaldır. 38’de bizleri zorla sürgüne gönderdiklerinde geri dönen atalarımız yerleri öpe öpe köylerinde zor şartlarda yaşamları inşa etmişlerdir. O acılara rağmen biz burada dağlarımıza, taşla doğadaki bütün canlılarla uyum içinde yaşamışızdır. Şimdi tekrar bize yaşatmak istiyorlar. Bizim sırf inancımız gereği doğamızı tarumar etmek istiyorlar. Dağlarımızı delik deşik etmek istiyorlar. İnanç yerlerimizi yok etmek istiyorlar. Hepimiz yönümüzü buraya çeviriyoruz. Burada mezar yerlerimiz var. Bu dağlarda gezen atalarımızın ayak izleri var. Geçmişimiz var. Çocuklarımızın geleceği var. Asla vermeyeceğiz.”

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, yapılmak istenilen maden projesinin dil, kültür ve doğanın yok edilmesiyle insansızlaştırma projesi olduğunu söyledi.

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Pomza kum ocağı doğaya, insan yaşamına ve inanca yapılan doğrudan bir saldırıdır’-VİDEO

    ‘Pomza kum ocağı doğaya, insan yaşamına ve inanca yapılan doğrudan bir saldırıdır’-VİDEO

    PİRHA-Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı Ağuçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nde açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, “Bizler, yapılmak istenen projeye rızalık vermiyoruz ve yapılmasını istemiyoruz” denildi.

    Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor.

    Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması da köylüler tarafından tepki gösteriliyor.

    Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı Ağuçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nde açıklama yapıldı. Açıklama öncesinde 1938 yılında 24 kişinin katledildiği Sekasur bölgesinde çerağlar uyandılıp, lokmalar pay edildi.

    Daha sonra Ağuçan Cemevi ve Kültür Merkezi’nde yapılan açıklamaya Ağuçan, Kureyşan, Derviş Cemal, Şıx Çoban, Sarı Saltuk ocağı evlatları, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, Munzur Çevre Derneği, İnsan Hakları Derneği, DEM Parti ve EMEP ilçe yöneticileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    “YAPILMAK İSTENEN PROJEYE RIZALIK VERMİYORUZ”

    Dersim coğrafyasının Alevi inancı açısından önemine vurgu yapan Ağuçan Cemevi ve Kültür Merkezi Başkanı Kenan Cihan, “Ocaklarımızın bulunduğu Dersim, yolumuza ışık tutmaktadır. Yapılmak istenen proje, sadece doğamıza değil aynı zamanda inancımızı ve hayatımızı da yok etmeye çalışmaktadır. Bizler, yapılmak istenen projeye rızalık vermiyoruz ve yapılmasını istemiyoruz” dedi.

    “ALINAN RUHSAT, DÖRDÜNCÜ DERECE MADEN RUHSATIDIR”

    Erzincan İdare Mahkemesi’ne ÇED gerekli değildir kararının iptali için dava açtıklarını belirten Avukat Sinan Can, “Yapılacak projeye karşı hem toplumsal hem de hukuki bir mücadele yürütüyoruz. Şirket tarafından, yapılacak proje kum ocağı ismiyle basitleştirilmeye çalışılıyor. Alınan ruhsat dördüncü derece maden ruhsatıdır. Aynı zamanda projenin yapılacağı yer inançsal bir hafıza merkezi. 1938 yılında 24 insanımız orada katledildi ve daha sonra anıt mezar yapıldı. Yapılacak proje doğaya, insan yaşamına ve inanca yapılan doğrudan bir saldırıdır” diye konuştu.

    “PROJE YAPILIRSA, SULARIMIZ YOK OLACAK”

    Proje yapılmaya başladıktan sonra sularının yok olacağını söyleyen Ağuçan Ocağı evladı Mithat Güler, “Eğer yörenin avukatları ve milletvekilleri bu projeye göz yumarsa onların da bu işte parmağı vardır” diye ifade etti.

    “YAPILACAK PROJE, İNANCIMIZI YOK ETME PROJESİNİN FARKLI BİR BOYUTU”

    Geçmişte Ağuçan Ocağı’na ayakkabılarını çıkarıp geldiklerini ifade eden Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut, “Biz bu hassasiyeti gösteren bir inancın evlatlarıyız. İnanç merkezlerimizin olduğu yerlerde böyle projelerin yapılması sistemin uzun yıllardır inancımızı yok etme politikasının farklı bir boyutudur” dedi.

    “DOĞAMIZIN TAHRİP OLMASINI İSTEMİYORUZ”

    Kendilerine emanet edilen kültürlerini yaşatma görevleri olduğunu hatırlatan Sarı Saltuk Ocağı evladı Güzel Doğan, “Kültürümüzü gelecekteki kuşaklara da ulaştırmalıyız. Doğamızın bozulmasını istemiyoruz” diye belirtti.

    Şıx Çoban Ocağı evladı Hüseyin Kaykaç, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bu toprakların kutsiyeti bizim için çok önemlidir. Bundan dolayı doğamızın tahrip olmasını istemiyoruz.”

    Konuşmaların ardından Ağuçan Ocağı evladı Mithat Güler ve Kureyşan Ocağı evladı Kadir Bulut’un okuduğu lokma gülbenginin ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de 4000 yıllık kaya mezarları: Hangi amaçla yapıldığını merak ediyoruz-VİDEO

    Dersim’de 4000 yıllık kaya mezarları: Hangi amaçla yapıldığını merak ediyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Segedik köyünde bulunan kaya mezarlarının en az 4 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor. Segedik köyü muhtarı Yusuf Yeşil, “16-17 tane kaya mezarı var ve hepsi de birbirinden güzel. Biz hangi uygarlık zamanında ve ne amaçla yapıldığını merak ediyoruz. Tarihçiler kaya mezarlarını incelemek için geldiler ancak ne zaman ve neden yapıldığına dair kesin bir bilgi vermediler” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Segedik (Kalecik) köyünde bulunan kaya odaları ve mezarlarının en az 4 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor.

    8 ila 16 metrekare genişliğindeki tarihi kaya yapılarının Kurnik Dağı’nın güney yüzündeki kayalar içine oyuldukları bütün kaya odaları ve mezarlarının kare şeklindeki kapılarının tümünün 80 santimetre standartta olduğu, güneşin doğuşunu ve batışını görür şekilde yapıldıkları belirlendi.

    Segedik (Kalecik) köyü muhtarı Yusuf Yeşil, kaya mezarlarına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “HANGİ UYGARLIK VE NE AMAÇLA YAPILDIĞINI MERAK EDİYORUZ?”

    Tarihçilerin kaya mezarlarını incelemek için geldiklerini ancak ne zaman ve neden yapıldığına dair kesin bir bilgi vermediklerini söyleyen Yusuf Yeşil, “Bize buradaki kaya mezarlarının yaklaşık 4000 yıllık olduğunu söylediler. Kaya mezarları güzel bir yer ve görmeye de değer bir yer. 16-17 tane kaya mezarı var ve hepsi de birbirinden güzel. Biz hangi uygarlık zamanında ve ne amaçla yapıldığını merak ediyoruz” dedi.

    Köylüler olarak alanın korunması gerektiği için sit alanı yapılmasını istediklerini belirten Yeşil, “Burası şu anda sit alanı ama burayı koruyan görevli yok. Burası tahrip edilemeyecek kadar çok değerli” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Segedik’i sular altında bırakacak projeye tepki: Biz geçimimizi nasıl sağlayacağız?-VİDEO

    Segedik’i sular altında bırakacak projeye tepki: Biz geçimimizi nasıl sağlayacağız?-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Segedik köyü Cevizli Dere Baraj Projesi ile sular altında kalacak. 5 yıl önce köyüne geri dönüp hayvancılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan Şehriban Varol, sulama göleti projesiyle birlikte mağduriyet yaşayacaklarını belirterek, “Artık tarla ekecek hiçbir yerimiz kalmıyor, her şey sular altında kalacak. Biz geçimimizi nasıl sağlayacağız?” diye konuştu. 

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Segedik (Kalecik) köyü Cevizli Dere Baraj Projesi ile birlikte tamamen sular altında kalacak. 11 hanenin olduğu köyde çok sayıda verimli tarım arazisi ve yaban yaşamı bulunuyor. Barajın tamamlanmasıyla birlikte Peyk (Çağlarca) köyüne ait tarım arazileri de su altında kalacak.

    Öte yandan Segedik Köyü’nde kaya mezarları da bulunuyor. Neolitik Çağ’dan kalma olduğu tahmin edilen kaya mezarlarının 17 bin yıllık geçmişi olduğu ifade ediliyor. Geçmişten bugüne kadar Ermeniler ve Süryanilerin de yaşadığı Segedik’te, 1600’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen ve halen ayakta duran şapel de su altında kalacak.

    25 yıl önce köyünden İstanbul’a göç eden Şehriban Varol, 5 yıl önce geçim zorlukları nedeniyle köyüne geri dönerek hayvancılık yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor. Ancak sulama göleti projesiyle birlikte köylerinin sular altında kalmasıyla artık tarım ve hayvancılık yapamayacak olan Varol, PİRHA‘ya konuştu.

    “ZAMANINDA ÇED RAPORUNA İTİRAZ EDİLSEYDİ BELKİ SULAMA GÖLETİ YAPILMAZDI”

    İstanbul’da geçinmediği için 5 yıl önce köye geri döndüğünü ifade eden Şehriban Varol, “Aslında kendi memleketimiz ama 25 yıl büyük şehirde yaşadıktan sonra insan zorlanıyor ama artık alıştım. Küçükbaş hayvan besliyorum güzel yanları da var ama zorlukları da çok. Hayvanların gideri gelirinden daha çok ama bir şekilde oyalanıp duruyoruz. Bu kadar güzel bir köye sulama göleti yapılması bizi çok üzdü ama maalesef ÇED raporuna zamanında itiraz edilseydi belki yapılmazdı. Köydeki mal sahipleri biz bu köyden faydalanamıyoruz bari sulama göleti yapılsın da paramızı alalım diyorlar” diye belirtti.

    “HER ŞEY SULAR ALTINDA KALACAK BİZ GEÇİMİMİZİ NASIL SAĞLAYACAĞIZ?”

    Sulama göleti için çalışmaların başladığını aktaran Varol, “Baraj setini bu sene kuracaklar, tünel açılacak ve 2027 yılında da teslim edileceği söylendi” diye konuştu.

    Sulama göleti yapılırsa köylerinin sular altında kalacağını dile getiren Varol, “Sözde devlet bize köyün yukarısında bir yer ayarlamış artık evler oraya yapılacakmış. Yapılan evlerin şartları ne olacak onu da bilmiyoruz. Artık tarla ekecek hiçbir yerimiz kalmıyor her şey sular altında kalacak biz geçimimizi nasıl sağlayacağız? Hayvancılık da bitecek, biz yemleri parayla alırsak nasıl geçineceğiz” diyerek tepki gösterdi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Hozat’ın Segedik Köyü su altında kalacak
    -Segediklilerden ‘Baraj Projesi’ tepkisi: Hayvancılık, tarım yok olacak-VİDEO
    -Segediklilerden baraj tepkisi: Köy su altında kalacak, biz nereye gidelim?-VİDEO
    -CHP’li Şaroğlu’ndan baraj tepkisi: Yurttaş mağdur edilmeden projeler hazırlanmalı-VİDEO
    -‘Köyü su altında bırakacak; Segedik Baraj Projesi hukuka aykırı’-VİDEO

     

  • Suriye’deki Alevi katliamına Hozat’tan tepki: Katliamcı Yezit zihniyetini kabul etmiyoruz-VİDEO

    Suriye’deki Alevi katliamına Hozat’tan tepki: Katliamcı Yezit zihniyetini kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Hozat Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’deki Alevi katliamına tepki göstererek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “HTŞ terör örgütüdür ve halklarımızın geleceğinde yeri olamaz. HTŞ teröristlerini meşrulaştıran, onu muhatap alıp görüşen herkes bizim için suçludur” denildi.

    Hozat Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’deki Alevi katliamına tepki göstermek için yürüyüş düzenledi. Kitle yürüyüşte sık sık ‘Faşizme karşı omuz omuza’ , ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ , ‘ABD uşağı katil HTŞ’ sloganları attı. Açıklamayı platform adına Sol Parti Hozat İlçe Başkanı Hıdır Dilekçi okudu.

    “KATLİAM KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR”

    Ortadoğu’da yaşanan kaosun gün geçtikçe daha da büyüdüğünü belirten Hıdır Dilekçi, “Emperyalizmin bölge politikaları sonucu halkların, inançların birbirine kırdırıldığı ve tarihsel düşmanlığın tohumlandığı günlerden geçiyoruz. Emevi zihniyetinin yeniden hortlatılması sonucu insanlık düşmanı HTŞ terör örgütü, Suriye’de Alevi katliamına girişmiştir. Aleviler ve diğer azınlıklar köylerinde, sokakta, görüldükleri her yerde kıyıma uğruyor. Adım adım geliştirilen bu kıyım politikalarına yabancı değiliz. Yezit zihniyet yeniden tezahür ediyor. Aleviler Kerbela’dan Dersim’e maruz kaldıkları katliamcı Emevi zihniyetinin bir kez daha kurbanı olmaktadır. Zulüm, katliam ve haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır diyor, bu katliamcı Yezit zihniyetini kabul etmiyoruz” dedi.

    “HTŞ TERÖR ÖRGÜTÜDÜR, HALKLARIMIZIN GELECEĞİNDE YERİ OLAMAZ”

     Hıdır Dilekçi, HTŞ’nin terör örgütü olduğunu vurgulayarak, “Halklarımızın geleceğinde yeri olamaz. AKP sözcüsü yaptığı açıklamayla Suriye’deki katliamın işbirlikçisi olduğunu itiraf etmiştir. Suriye’de çözüm Kürt, Arap, Dürzi, Alevi, Sünni ve Süryani’nin bir arada yaşamasıdır. Bunun yegane yolu ise Suriye’de yaşayan tüm etnik kimlik ve mezhepten halkların eşit, özgür birlikteliğindedir. Rojava’dan Lazkiye’ye çözüm de kurtuluş ta cihatçı emevi gericiliğine karşı birleşmektir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozat’ta festival polis bariyerlerinin arkasında başladı, esnaf tepki gösterdi! -VİDEO

    Hozat’ta festival polis bariyerlerinin arkasında başladı, esnaf tepki gösterdi! -VİDEO

    PİRHA- Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında bugün başlayan Hozat programı, festival alanı ile esnafın arasına bariyerler kurulması nedeniyle gecikmeli başlayabildi. Esnaf uygulamaya tepki gösterip kepenk kapatmak isterken, 22 yıldır böyle bir uygulama olmadığını belirten Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, “Bu neyin önlemidir” diyerek tepki gösterdi.

    Bu yıl 22.’si düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Hozat Festivali’nin açılışı yapıldı. Saat 11’de başlaması gereken açılış esnafın ve halkın yolların bariyerlerle kapatılmasına tepki göstermesi nedeniyle gecikmeli olarak yapıldı. Programın bir kısmının iptal edildiği açılış, yöresel Hozal klarneti ve davul eşliğinde çekilen halaylarla yapıldı.

    Daha önceki festivallerin hiçbirinde festival alanının, bariyerlerle kapatılmadığı Hozat’ta, bu yıl esnafla sokaklar arasına bariyerler döşendi. Bu uygulamaya tepki olarak uzun süre festival alanına kimsenin gelmediği görüldü. Hozat esnafı da tepki olarak festivalin süreceği iki gün boyunca kepenk kapatmak istedi.

    “KÜLTÜRÜMÜZ YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

    Gazeteci Veli Haydar Güleç’e konuşan Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya’da festival alanıyla dükkan ve kaldırımların arasının bariyerlerle kapatılmasına tepki gösterdi.

    Kültürün yok edilmek istendiğini, halkın gelenek ve göreneklerinden koparılmak istendiğini belirten Kaya, “Onun için biz bu kültürü yaşatmak için, bu doğamızı korumak için yurtiçi ve yurtdışındaki tüm halkımıza bir çağrımızdır. Duyarlı olan tüm dostlarımızı bu mücadelede yanımızda görmek istiyoruz” dedi.

    “22 YILDIR İLK DEFA SOKAKLAR BARİYERLERLE KAPATILIYOR”

    Onlarca yıldır bir güvenlik politikası uygulandığını, kente girerken ve köylerdeki arama noktalarının 90’lı yılları aratmayan uygulamalar olduğuna değinen Kaya, “Kaymakam ile görüştüm. Dedim ki 22 yıldır yapılmayan, 22 yıldır hiç olmayan bir şey. Bunu neden yapıyorsunuz? Şunu söylediler; güvenlik önlemi. Oysa en kötü dönemde bile önlem alınmamıştı. Ama bugün işte görüyorsunuz, esnaf da tepkili. Dükkanları kapatıp gideceğiz diyorlar. Kaymakam Bey’i bekliyoruz. Kaymakam Bey gelecek, bakacak. Ben elimden geleni yapacağım dedi. Onu bekliyoruz. Bu alanı kapatmak neyin önlemidir” diye belirtti.

    “HALKIN İRADESİNE KAYYIMLARLA İPOTEK KONULAMAZ”

    Türkiye’de kayyımlarla ilgili büyük sorunlar olduğuna vurgu yapan Kaya, “Yani seçilmişi bile hazmedemeyen, sürekli tehditlerle bizi en azından hiçbir şey yapmayın diye bağlamak isteyen bir devlet var. Sistem var. Ama biz yine buna rağmen biz diyoruz ki halkın iradesine hiç kimse ipotek koymamıştır. Hiç kimseyi de durduramazsın. Yani binlercesini aldılar ama yine de birileri geldi. Onun için bunun çözümü kayyım değil” diyerek tepkisini dile getirdi.

    “GENÇLERİMİZİN HEPSİ YURTDIŞINA GİTTİ ÇÜNKÜ ÜRETİM ALANLARIMIZ YOK”

    Aydın Kaya, şunları ifade etti:

    “Yokluğun yoksulluğun olduğu bir yerde siz haktan, hukuktan, adaletten bahsedemezsiniz. Onun için adeta şu anda bizim gençlerimiz hepsi gitti, Kanada’ya gitti. Yurt dışına gitti. Niye? Çünkü üretim alanlarımız yok. Sanayimiz yok. Çiftçimiz deseniz, geçen yıl yağmur yağdı bitti çiftçi. Bu yıl arıya yağmur yağdı, bitti. Bizim şu anda üç temel üretim alanımız olarak tarım, hayvancılık ve arıcılık var.

    “TC KİMLİK NO’SUNU EZBERE BİLEN TEK İL TUNCELİDİR”

    TC’sini ezbere bilen tek il Tunceli’dir. Garip biliyor musunuz? Her Tunceliliye sorun. TC’sini ezbere söyler. Neden biliyor musunuz? Eğer siz 5-10 tane aramanın arasından geçerseniz, onu zamanla ezberliyorsunuz. Biz diyoruz ki bakın en güzel dönemde bile lütfen bırakın halk üretsin. Bu halkın üretmesine yardımcı olun.”

    PİRHA/DERSİM

  • 22’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin programı belli oldu-VİDEO

    22’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin programı belli oldu-VİDEO

    PİRHA-22’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali, 25-26-27-28 Temmuz’da ‘’Doğamızın ve İrademizin Gaspına İzin Vermeyeceğiz’’ şiarı ile Dersim merkez ve ilçelerinde yapılacak.

    1990’larda köy boşaltmalara, asimilasyona ve baskılara karşı 2000’li yıllarda kutlanmaya başlayan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 22’ncisi için Dersim Dernekleri Federasyonu ve siyasi partiler açıklama yaptı. Dersim Belediyesi’nde yapılan açıklamada festivalin, 25-26-27-28 Temmuz’da ‘’Doğamızın ve İrademizin Gaspına İzin Vermeyeceğiz’’ şiarı ile gerçekleştirileceği belirtildi.

    Festival programı öncesi konuşan DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, 22’nci Kültür Munzur Festivali’nin 25-28 tarihleri arasında olacağını söyledi. İnsanların festivali dört gözle beklediğini belirten Bilir, emeği geçenlere teşekkür etti.

    ‘Festivalin ana teması, doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz olacak’ diyen Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Festivali bütün dinamikleriyle birlikte yürüttük ve ortaya güzel bir program çıkardık” dedi.

    Ardından Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, ilçe programlarını basınla paylaştı.

    FESTİVALİN DERSİM MERKEZ PROGRAMI

    1. GÜN (25 Temmuz Perşembe)

    Saat 11.00’de Yeraltı Çarşısı’nda davul zurna ile karşılama ve açılış konuşmaları

    Saat 13.00’te Behzat Firik Çocuk Korusu Sanat Sokağı’nda şarkılar seslendirecek.

    Saat 16.00’da Sanat Sokağı’nda Yalçın Çakmak ve Selim Temo’nun konuşmacı olduğu  “Dersim’den Horosan’a Horasan’dan Dersime” adlı panle düzenlenecek.

    Saat 19.00’da Dersim Belediyesi önünde “İrademe dokunma yürüyüşü” gerçekleşecek.

    Saat 19.30’da ise Mameki Parkı’nda Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan, Cevdet Konak, DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın konuşmalarının ardından Pınar Aydınlar, JinMa, Kadir Çat, Yeşim Besler, Işık Berfin, Baran Saltık, Mikail Aslan sahneye çıkacak, konser verilecek.

    Saat 21.00’de ise “Aşkla sana” belgeselinin gösterimi Yerlatı Çarşısı üstünde yapılacak.

    2.GÜN (26 Temmuz Cuma)

    Saat 13.00’te Sanat Sokağı’nda “Alevi İnancı ve Güncel Sorunları” adlı panel düzenlenecek.

    Saat 15.30’da “Dilimiz, Asimilasyon ve Biz” adlı panel gerçekleşecek.

    Saat 17.30’da Munzur’a Akan Sesler adlı şiir etkinliği Olmypos’da düzenlenecek. Hicri İzgören, Cevahir Bedel, Harun Tutuş, Akın Yanardağ, Berivan Kaya, Süleyman Aytaç, Burhan Gündoğan şiirler seslendirirken, Erdoğan Emir, Musa Baki, Taylan Yıldız, Gölge, Ceren Aytaç, Ozan Yağan sahne alacak.

    Saat 18.30’da DSİ Parkı’nda ise “Kuklalar Kumpanyası” adlı çocuk etkinliği yapılacak.

    Saat 20.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda Dersim Kültür Derneği (Koma Budelay) Anadil etkinliği düzenleyecek.

    Saat 21.00’de ise “Dersim’in Mülksüz Ozanı: Mehmet Çapan ve Navnişan adlı belgesel gösterimler Yeraltı Çarşısı Üstün’nde gerçekleşecek.

    3.GÜN (27 Temmuz Cumartesi)

    Saat 09.00’da Seyit Rıza Meydanı’nda toplanarak “Seyit Rıza Meydanı, Ana Fatma, Halvori” ziyaret edilecek.

    Saat 12.00’de Sanat Sokağı’nda Jineoloji /Demokratik Siyaset Tartışıyor paneli düzenleyecek. Panelde Gülten Kışanak, Rojda Yıldız, Kadriye Doğan konuşmacı olacak.

    Saat 15.00’de Sanat Sokağı’nda “Güncel Siyasal Gelişmeler” paneli düzenlenecek. Erdal Ataş, Beycan Taşkıran,Kazım Tosun, Sebahat Tuncel, Seyit Aslan konuşacak.

    Saat 18.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda kadın etkinliği, Saat 18.30’da Gazik Anneler Günü Parkı’nda ise çocuk etknliği düzenlenecek.

    Saat: 19.00’da Dersim Belediyesi Çocuk Korosu konser verecek.

    Saat 19.30’da ise Seyit Rıza Meydanı’nda DAK müzik Diyap Ağa Kaştaş, Ali İnanır, Grup Dora, Reber Diler, Zeynep Kılıç, Gülten Kaya” sahneye çıkacak.

    Saat 20.30’da RA belgeselinin gösterimi Dar Sokak’ta yapılacak

    Saat 21.30’da ise Yeraltı Çarşısı üstünde Veywek belgeseli gösterimi yapılacak.

    4.GÜN (28 Temmuz Pazar)

    Saat 14.30’da “Kent Demokrasisi” paneli Sanat Sokağı’nda düzenlenecek.

    Saat 16.00’da Sanat Sokağı’nda forum düzenlenecek.

    Saat 19.00’da Sanat Sokağı’nda çevre yürüyüşü düzenlenecek.

    Saat 19.30’da ise Mameki Parkı’nda Suavi, Grup Munzur, Grup Vardiya, Hasan Ali Sezer, Ahu Dem konser verecek.

    Saat 21.00’de Tarihin Irmağında Önder ve Hasankeyf belgeseli gösterimi yapılacak.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozat’ta canlanan doğa baharı müjdeliyor -VİDEO

    Hozat’ta canlanan doğa baharı müjdeliyor -VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Taçkirek köyünde baharla birlikte canlanan doğada açan rengarenk çiçekler ve şırıl şırıl akan sular baharı müjdeliyor.

    Son yıllarda kış mevsiminin de fazla sert geçmediği Dersim’de doğa erken canlandı. Hozat’ın Taçkirek (Yorganlı) köyünde de havaların ısınmasıyla bahar kendini hissettirmeye başladı. Karların erimesiyle artan sular ve rengarenk açan çiçekler baharı müjdeliyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozat İttifakı: Hozat’ın bütünlüğünü temsil ediyoruz -VİDEO

    Hozat İttifakı: Hozat’ın bütünlüğünü temsil ediyoruz -VİDEO

    PİRHA- Hozat İttifakı’nın düzenlediği halk konserinde bir grubun yaptığı saldırıyla ilgili konuşan SMF MYK Üyesi Mahir Gürz, “Olgunluk ve sağduyu ile provokasyonu boşa çıkardık. Gençlerimizi yozlaştıran siyasal akılla uğraşmak durumundayız. Bizim görevimiz o gençlerimizi kazanmaktır. Provokasyonun bir parçası olan gençlerimizi ötekileştiren hiçbir tutumu kabul etmiyoruz” dedi.

    Son yıllarda yerel seçimleri sürekli CHP’nin kazandığı Hozat’ta, DEM Parti, SMF (Sosyalist Meclisler Federasyonu), Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP), Hozat İttifakı oluşturarak Attila Bulut’u ittifakın ortak adayı olarak göstermişti.

    İlçede seçimlere dair sokaktaki insanların yüzlerine vuran beklentisizlik, ümitsizlik havası, Dersim İttifakı’nın seçimlerde güçlerini birleştirerek ortak aday etrafında yürüttüğü çalışmalarla bir nebze dağılmış durumdayken, iki gün önce bir provokasyon girişimi yaşandı.

    TİP amblemiyle seçimlere girecek olan Hozat İttifakı adayı Attila Bulut için Hasan Saltık Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve birçok sanatçının katıldığı halk konserinde yaşanan provokasyonda, belediye başkan adayı Attila Bulut ve etkinliğe katılanlara yönelik saldırı girişiminde, bir kişi kafasına aldığı darbeyle ağır yaralandı.

    Gerginlik yaşanmaması için ittifak üyeleri, provokasyona katılan gençlerin ailelerini ziyaret etti.

    “İTTİFAKIN KAZANMAMASI İÇİN BİLİNÇLİ BİR PROVOKASYON YAPILDI”

    Yaşanan bu saldırıyla ilgili olarak Hozat İttifakı seçim bürosunda bir açıklama yapıldı. Burada konuşan SMF MYK Üyesi Mahir Gürz, Hozat’ta seçimleri kazanacaklarını ve 31 Mart akşamı bunun ilan edileceğini belirterek, herkesi sükunete davet etti.

    Seçim çalışmaları kapsamında Hozat’ta güçlü, kitlesel, yüzlerce kişinin katıldığı ve Hozat halkının ciddi emek katıp sahiplendiği, coşkulu bir halk konseri yaptıklarını vurgulayan Gürz, “Konserde bilinçli şekilde bizim kazanmamamız noktasında irade ortaya koyan birilerinin, bildiğimiz bazı gerici güçlerin, bizim buradaki kazanımımızı provoke etmeye çalışan bazı güçlerin yönlendirilmesiyle bir provokasyon girişimi yaşandı. Bir saldırı girişimi yaşandı. Biz bunu buradan bir kez daha kınıyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    “OLGUNLUK VE SAĞDUYU İLE PROVOKASYONU BOŞA ÇIKARDIK”

    Kendilerinin ittifak olarak emeği, aydınlığı, özgürlüğü, karşısındaki güçlerin ise gericiliği, sömürüyü, sermayeyi ve karanlığı temsil ettiğini belirten Gürz, şunları ifade etti:

    “Başta adayımız, yoldaşlarımız ve halkımızın olağanüstü olgunluğu, sağduyusu, halkımıza olan güvenimizin ve temsil ettiğimiz siyasal hareketimizin ve ittifakımızın o siyasal olgunluğu, birikimi, tecrübesine dayanarak bu provokasyon girişimini boşa çıkarmış bulunmaktayız.

    “HİÇKİMSEYİ ÖTEKİLEŞTİRMİYORUZ”

    Buradan şunu net ifade etmek istiyoruz. Biz Hozat’ta hiçbir ayrımcılık yapmadan, hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseyi karşımıza almadan halkımız olarak görüyoruz. Birileri karşımızda. Onu biliyoruz. Kimlerin karşımızda olduğunu biliyoruz. Kimlerin bizi provoke etmeye çalıştığını biliyoruz Kimlerin bizi zayıflatmaya çalıştığını biliyoruz. Kimlerin Hozat halkının bütün olanaklarını, emeğini, birikimlerini, sermayeye rantta talana, iktidara peşkeş çektiğini biliyoruz. Ama biz Hozat’ta Hozat halkının bütünlüğünü hiç ayrımsız AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, hangi siyasal görüş olursa olsun biz halk arasında ayrım yapmıyoruz, yapmayız. Biz halkın birliğini savuna insanlarız. Dolayısıyla Hozat halkının birliğini, beraberliğini, ortak kültürünü, değerlerini zedeleyen, itibarsızlaştırmaya çalışan, halkı karşı karşıya getirmeye çalışan, halkla devrimcileri karşı karşıya getirmeye çalışan bütün anlayışlara, saldırılara dün olduğu gibi bugün de meydan vermeyeceğiz. Bu konudaki tutumumuz nettir.

    “O ÇOCUKLAR BİZİM ÇOCUKLARIMIZDIR, ONLARI KAZANMAK ZORUNDAYIZ”

    Oraya gelip provokasyonun parçası olan gençler bizim ailelerimizin çocukları, o aileler bizim ailelerimiz, gençler bizim gençlerimiz, bizim çocuklarımızdır. Buradaki bütün yoldaşlarımızdan, ailelerimizden, dostlarımızdan bu noktada olgun, soğukkanlı, birleştirici, onları kazanmaya dönük bir perspektif ve siyasetle hareket etmek zorundayız. Çünkü biz Hozat’ın bütünlüğünü temsil ediyoruz. Hozat halkının tümünü kapsayan bir siyasetle hareket ediyoruz.

    “BİZİM AÇIMIZDAN MESELE KAPANMIŞTIR”

    Dolayısıyla gençlerimizi bu duruma düşüren, yozlaştıran, çeteci pratiklerle kendi emellerine alet etmeye çalışan siyasal akılla, gerici odaklarla uğraşmak durumundayız. Bizim görevimiz o gençlerimizi kazanmaktır. Provokasyonun bir parçası olan gençlerimizi ötekileştiren hiçbir tutumu kabul etmediğimizi ifade etmek istiyoruz. Yaşanan mesele bu saat itibariyle bizim açımızdan kapanmış durumdadır. Bunun ötesinde bunun üzerinden algı operasyonları, manipülasyonlar yapmak isteyenler olacaktır, biliyoruz. Dolayısıyla bunlara karşı uyanık olmak zorundayız.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de iki açık hava tapınağı ve iki kale keşfedildi

    Dersim’de iki açık hava tapınağı ve iki kale keşfedildi

    PİRHA- Dersim’de yeni keşfedilen iki kale yerleşimi ve yeni iki açık hava tapınım alanı, hakemli dergide yayınlandı. Biri Hozat-Çemişgezek -Ovacık üçgeninde yer alan ve kutsal sayılan Masumu-Pak Kalesi diğeri Nazımiye’nin doğusundaki Peri Çayı kıyısında yer alan Aşağı Harik’te (Doluca) yer alıyor.

    Dersim Alevi kültüründe bilinen ve kutsal sayılan iki ziyaret yeri, hakemli dergide yayınlanarak arkeolojik keşif olarak ilan edildi.

    Yozgat Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serkan Erdoğan ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Düzgün Çakırca tarafından Dersim’de yapılan yüzey araştırmasında keşfedilen iki kale yerleşimi ve yeni iki açık hava tapınak tipi, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nin 61. sayısında yayınlandı.

    DERSİM’İN DOĞUSUNDA VE BATISINDA İKİ AÇIK HAVA TAPINAĞI

    Yayınlanan araştırma, biri günümüz Dersim il sınırlarının en doğusunda diğeri ise en batısında yer alan ve ortak bir anlayışın ürünü olan iki açık hava tapınım alanını konu ediniyor.

    “URARTULAR ÖNCESİ DÖNEME AİT OLABİLİR”

    Yozgat Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serkan Erdoğan, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi’nin 61. sayısında yayınlanan son araştırmaları ile ilgili şu bilgileri verdi:

    “Biri Hozat-Çemişgezek -Ovacık üçgeninde yer alan Masumu-Pak Kalesi ile diğeri Nazımiye’nin doğusundaki Peri Çayı kıyısında yer alan Aşağı Harik (Doluca) adlarındaki iki kale yerleşimi, şimdiye dek bilmediğimiz yeni bir tapınak tipine ev sahipliği yapıyor. Kanımızca Urartu’nun bölgeye egemen olduğu M.Ö. 7. yüzyıl öncesi bir dönemde (M.Ö. 9.-8. yüzyıl) inşa edilmiş olması gereken söz konusu tapınaklar, oluklara sahip kayaya oyulu sunaklar şeklinde kendini gösteriyor.

    “BÖLGEDE ZATEN KUTSAL MEKAN OLARAK BİLİNİYORLAR”

    Yerel özellikler taşıdığı aşikar olan bu tapınakların yerel tanrılara/kültlere yönelik için mi yoksa bir dönemin bilinen büyük tanrılarına tapınım için mi yapıldığı sorusu zihinlerimizi kurcalamaya devam ediyor. Günümüz Kale Mezrası yerleşiminde yer alan Aşağı Harik Kalesi ve Tapınağı ‘Moro Sur’ (Kırmızı Yılan) denilen bir kutsal mekan adıyla da biliniyor ve şifa bulmak isteyenlerin ‘Ya Moro Sur, Tu esta’ (Sen varsın Ya Moro Sur) seslenişiyle kutsallığını halen devam ettiriyor.”

    “GEÇMİŞİ ÇOK ESKİLERE DAYANIYOR”

    Yılan motifinin coğrafyada olumlanan bir motif olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Erdoğan, Moro Sur söylencesinin orijinal ve otantik bir yapısı olduğunu ve kutsal mekan olarak bu alanın geçmişinin çok eskilere dayandığını ifade etti.

    PİRHA/DERSİM

  • CHP Hozat Belediye Başkanı Geyik: İkinci dönemimde daha büyük katkı sunacağım -VİDEO

    CHP Hozat Belediye Başkanı Geyik: İkinci dönemimde daha büyük katkı sunacağım -VİDEO

    PİRHA- Hozat’ın mevcut belediye başkanı ve CHP’den yeniden aday olan Seyfi Geyik, PİRHA’ya, ilk döneminde belediyede yaptığı çalışmaları, Hozat’ın sorunlarını ve buna dönük çözüm önerilerini anlattı. Geyik, “İlçeyi karış karış bilen, 7’den 70’e herkesi tanıyan biri olarak, ikinci dönemde bu tecrübemle, birikimimle daha da faydalı olacağıma daha da katkı sunacağıma inanıyorum” dedi.

    Dersim’in hemen her bölgesi gibi çeşitli sorunlar yaşayan ilçelerinden biri de Dersim’in en eski yerleşim yeri olan Hozat’tır. Dersim’in her dönemde genel sorunlarından biri olan göç, Hozat’ta hem yaşam dinamiğini ve enerjisini köreltiyor, hem dil, inanç, kültür bağlamında bir erozyon yaratıyor, hem de köylerde bacası tüten evleri oldukça azaltmış durumda.

    İlçede yaşama tutunmaya çalışanları da başta işsizlik olmak üzere pek çok sorun olumsuz etkiliyor. Su kaynaklarının yetersizliği, var olan kaynakların da çöp ve çevresel sorunlar yüzünden kirletilmesi de esaslı sorunlardan biri. Bir diğer sorun da konutların yetersizliği, kiraların yüksekliği ve mevcut konutların da eski yapılar olmasından kaynaklı olarak özellikle deprem riskine karşı yenilenme ihtiyacıdır.

    31 Mart Yerel Seçimlerine iki hafta kala adaylık yarışları hız kazanırken, ilçede insanların yüzlerine de bir beklentisizlik, ümitsizlik havası çökmüş durumda.

    MEVCUT BAŞKAN SEYFİ GEYİK CHP’DEN TEKRAR ADAY

    Hozat’ın mevcut belediye başkanı ve 31 Mart Yerel Seçimlerinde CHP’den yeniden belediye başkan adayı olan Seyfi Geyik, PİRHA’ya ilk döneminde belediyede yaptığı çalışmaları, Hozat’ın sorunlarını ve buna dönük çözüm önerilerini anlattı.

    1977 Hozat doğumlu, 5 çocuk babası olan Seyfi Geyik, Hozat’tan hiç çıkmamış. Belediye başkanı olmadan önce esnaflık yapmış. 1999 yılında CHP gençlik kollarında siyasete başlamış. Burada yöneticilik, belediye meclis üyeliği, 2010-2018 yılları arasında CHP Hozat İlçe Başkanlığı yapmış.

    “DEVLETİN ÖTEKİLEŞTİRDİĞİ, AYRIŞTIRDIĞI BİR TOPLUM VAR”

    “Kimliğimizden, inancımızdan, siyasi bakış açımızdan dolayı yıllardır burada devletin el atmadığı, ötekileştirdiği, ayrıştırdığı bir toplum var” diyen CHP Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, “Biz Hozat’ta yaşamını genelde tarım ve hayvancılık üzerinden idame eden bir toplumuz ama son yıllarda ciddi girdi maliyetlerinden dolayı insanlar toprağa küstüler, tarımdan, hayvancılıktan koptular.  Bu anlamıyla ilçede ciddi bir istihdam ve işsizlik sorunu var” tespitinde bulundu.

    “ASBEST BORULARI YENİLEDİK, KÜLTÜR MERKEZİ AÇTIK”

    Geyik, yönetimde olduğu 5 yıl boyunca yaptıklarını şöyle anlattı:

    “İlçemizin su hatlarının ana kaynakları tamamen asbest borulardı. Geldiğimizde yaptığımız ilk iş 11 kilometrelik asbest borularını yenilemek oldu.  Yine su depoları çok eski tarihlerde yapılan depolardı. Bunları yeniledik. İlçemizde özellikle işsizlik sorunu olduğundan bir tekstil atölyesi kurmaya çalıştık. 2019 yılında bunun tüm altyapılarını oluşturduk ama pandeminin patlaması kaynaklı öngörememezlik ve her tarafta hayatın durması işimizi öteledi.

    Onun dışında hayvan rehabilitasyon merkezini hayata geçirdik. Kültür merkezi çok ciddi bir sorundu, Hasan Saltık Kültür Merkezi’ni hayata geçirdik. Şu anda orada ciddi etkinlikler yapıyoruz. Onun alt tarafını da uygun bir hale getirip oraları da dershane, etüt merkezleri, resim, müzik ve gençliğin oturabileceği kafeterya alanlarını oluşturacağız.

    ”YOLLARI, KANALİZASYONLARI PARKLARI YAPTIK”

    İlkokul, ortaokul, lise öğrencilerimize hem eğitim seti hem malzeme anlamında 5 yıl içinde çok ciddi destekler verdik. Yollarımız çok kötüydü ve Hozat’ın kanalizasyonları ciddi şekilde yol kenarlarına akıyordu. Onların hepsinin sorunlarını giderdik. Giriş yollarını komple yeniledik 30 bin metreye kadar parke döşemeleri yaptık. Cem Emir Parkı’nı aynı şekilde restore ederek hem bir tarafını kadın üreticilerimizin çalıştırdığı, bir tarafını da çocuk havuzları oluşturup kadınların aileleriyle gidip rahatlıkla zaman geçireceği, çocuklarıyla oynayabileceği alanları yarattık.

    “CİDDİ BARINMA SORUNU VAR, KİRALAR YÜKSEK”

    Bunun dışında kız öğrenci yurdumuzu hayata geçirdik. 30’dan fazla öğrencimiz kız öğrenci yurdumuzda kalıyor. Burada ciddi bir barınma sorunu vardı. Bununla ilgili 41 dairelik bir yeri kentsel dönüşümle yapıyoruz Temmuz ayında anahtar teslimi yapılacak.

    Yine belediyenin bir arsası vardı. Orada da 32 dairelik bir proje yapıyoruz, bu Kasım ayında anahtar teslimi yapılacak. Dört dairemiz var orada, diğerlerini de müteahhit kendisi vatandaşa satıyor. Göze mevkiinde TOKİ’yle yaptığımız iş birliği içerisinde 89 dairenin ihalesi yapıldı. Nisan veya Mayıs ayı içinde kesinlikle başlayacak.

    İlçede ciddi bir konut sorunu var. Yani bu konut sorununu çözmek için biz bunları yapıyorduk. Kiralar ciddi şekilde yükselmeye başladı. Özellikle burada askeri personelin yüksek olması ve onların kendi lojmanlarının olmaması, sıkıntı yaşamalarından kaynaklı ilçede ciddi şekilde bir konut sorunu var. İşte biz de işe konut sorunlarıyla başladık.

    Biz yine ilçede imar revizyonu yaptık. En son 2000’li yıllarda kısmen belli bir yerde imarlar yapılmış. Bu imarları bitirdikten sonra depreme dayanıklı kentsel dönüşümlere başlayacağız. İlçemizde ikamet edip, dışarıda okuyan öğrencilerimize, bu zor günlerine destek olma amacıyla burs fonu projemizi hayata geçirdik.”

    “BURADAKİ 5 YILIMDA BELEDİYE TARİHİNİN EN ZOR DÖNEMİNİ YAŞADIK”

    5 yıl boyunca belediye tarihinin en zor dönemlerini yaşadıklarını belirten Geyik, “Bir pandemi süreci başladı ve biz burada yapmak istediklerimizi yapamadık, iki yılımızı bizden aldı götürdü. Arkasından bir toparlandık, bu defa da depremler ciddi şekilde başladı. Ekonomik krizler sonucu ilk defa bir şeyin fiyatının iki yıl içinde 10-15 kat arttığı bir dönemi yaşadık. Yani çok zor bir süreçte belediye başkanlığı yaptık” değerlendirmesinde bulundu.

    “İKİNCİ DÖNEMİMDE DAHA BÜYÜK KATKILAR SUNACAĞIM”

    CHP Hozat Belediye Başkan adayı Seyfi Geyik, ‘Hozat halkı sizi niye tercih etsin’ sorumuza ise şu yanıtı verdi:

    “5 yıldır belediyeyi denetliyorlar ve bir kuruş usulsüzlük olmadığına dair kendileri altına imza atıyorlar. İkinci dönemimde tecrübemle, birikimimle, insani değerlerimle, hesap vermeyi ilke edinmiş, toplumun bütün katmanlarını bilen biri olarak, 47 yıldır bu memlekette yaşayan, ilçeyi karış karış bilen, 7’den 70’e tüm insanları tanıyan biri olarak; ikinci dönemde bu tecrübemle, birikimimle daha da faydalı olacağıma daha da katkı sunacağıma inanıyorum.

    İlçede bu süreçte yapmak isteyip yapamadıklarımızı hayata geçireceğimin taahhüdünü veriyorum. Bundan dolayı beni tercih etmelerini, Hozat’a ve kendilerine katkı sunmak için beni tercih etmelerini önemsiyorum.”

    Eyüp HANOĞLU-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Hozat İttifak adayı Attila Bulut: ‘İnanç ve kültürümüzü yaşatmak için çalışacağız’ -VİDEO

    Hozat İttifak adayı Attila Bulut: ‘İnanç ve kültürümüzü yaşatmak için çalışacağız’ -VİDEO

    PİRHA- Hozat İttifakı Belediye Başkan Adayı Attila Bulut ilçedeki göç, anadil, inanç ve kültür sorunlarına değinerek “Burada yok edilmeye çalışılan inanç ve dilimizin tekrar geri yaşatılması büyük önem taşıyor. Bununla beraber köylerimizi yeniden yaşama açarsak hem köy kooperatifleri kuracağız hem de üretim alanında istihdam yaratarak gençlerimizin burada yaşamasını sağlayacağız”dedi.

    H0zat, Dersim’in hemen her bölgesi gibi türlü sorunlarla boğuşan en eski yerleşim yerlerinden biri. Dersim’in her dönemde genel sorunlarından biri olan göç, Hozat’ta hem yaşam dinamiğini ve enerjisini köreltiyor hem dil, inanç, kültür bağlamında bir erozyon yaratıyor hem de köylerde bacası tüten evleri oldukça azaltmış durumda.

    İlçede yaşama tutunmaya çalışanları da başta işsizlik olmak üzere pek çok sorun olumsuz etkiliyor. Su kaynaklarının yetersizliği, varolan kaynakların da çöp ve çevresel sorunlar yüzünden kirletilmesi de esaslı sorunlardan biri. Bir diğer sorun da konutların yetersizliği, kiraların yüksekliği ve mevcut konutların da eski yapılar olmasından kaynaklı olarak özellikle deprem riskine karşı yenilenme ihtiyacı.

    31 Mart Yerel Seçimlerine iki hafta kala adaylık yarışları hız kazanırken, ilçede sokaktaki insanların yüzlerine de bir beklentisizlik, ümitsizlik havası çökmüş durumda.

    HOZAT İTTİFAKI ADAYI BİR EĞİTİM EMEKÇİSİ ATTİLA BULUT

    Dersim merkez, ilçeler ve bir beldede ittifak olarak seçime giren DEM Parti, SMF (Sosyalist Meclisler Federasyonu), Emeğin Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) ortak adayı olarak, SMF kontenjanından yarışan ve TİP amblemiyle seçime girecek olan Hozat Belediyesi Başkan Adayı Attila Bulut, PİRHA’ya Hozat’ın sorunlarını ve buna dönük çözüm önerilerini anlattı.

    1979 Hozat, Boydaş (Samoşi) köyü doğumlu olan Attila Bulut, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu, Munzur Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi dalında yüksek lisans yapmış. Hozat Halk Eğitim Müdürlüğü görevinde de bulunmuş bir eğitim emekçisi.

    “HOZAT 38’DEN BERİ SİSTEMATİK BİR GÖÇE TABİ TUTULUYOR”

    1938’de yaşanan katliam sonrası sürgün edilen nüfusun büyük bir kısmı geri döndüğünü ancak 70’li yıllardan itibaren sistematik bir şekilde tekrar göçe tabi tutulduğuna vurgu yapan Bulut, Hozat’ın en önemli sorunlarının başında göç meselesinin geldiğini belirterek, bu konuda şunları söyledi:

    “Bundan dolayın öncelikle Hozat’ın 30 yıldır, 94 göçünden sonra boş kalan köylerin insanlarının geri döndürülmesi, insanların tekrar burada yaşamaya başlaması gerekir. Burada yok edilmeye çalışılan inanç ve dilimizin tekrar geri yaşatılması anlamında büyük önem taşımaktadır. Bununla beraber köylerimizi yeniden yaşama açarsak hem köy kooperatifleri kuracağız hem de üretim alanında istihdam yaratarak gençlerimizin burada yaşamasını sağlayacağız.”

    “ANADİLİMİZ 94 GÖÇLERİNDEN SONRA HAYATTAN ÇEKİLDİ”

    Özellikle 1993-94 köy boşaltmalarından sonra anadillerinin günlük hayatlarından çekildiğini oysa o zamana kadar köylerde günlük hayatta çok yoğun bir şekilde kullanıldığının altını çizen Bulut, “1994 göçlerinden sonra günlük hayattan çekilen dilimiz yok olmayla karşı karşıya. Yerel yönetimlerle beraber biz burada açacağımız kültür merkezi içerisinde dili tekrar günlük hayatta çocuklarımızın ve gençlerimizin kullanabileceği bir noktaya getireceğiz. Zazaca (Kırmancki) korolar, tiyatrolar ve masal anlatımlarının yanı sıra, büyüklerimize bu dili tekrar yeniden konuşturarak, kayıt altına alarak dilin sürekliliğini sağlamaya çalışacağız” dedi.

    “İNANCIMIZ KONUSUNDA GERİYE DÖNÜŞÜ ÇOK ZOR BİR NOKTADAYIZ”

    İnanç konusunda ilçede geç kalınmış bir ortamın yaşanmakta olduğuna işaret eden Bulut, “İnançlar noktasında ağır bir tahribat yaşanmış. Geriye dönüşü çok zor olan bir noktadayız. Bu sorunun gerçek muhatapları ve halkımızla beraber, gençlerimizin istekleri doğrultusunda, hem akademik anlamda hem de geçmişten getirilen birikimler anlamında araştırılması ve bunun çalıştaylarla halkla beraber ortaya konulması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

    “KONUT VE ÇEVRE SORUNLARINI İTTİFAK GÜÇLERİMİZLE BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ”

    Göç, anadil ve inanç başlıklarını birincil sorun olarak belirten Attila Bulut, ilçenin diğer iki büyük sorunu olarak gördüğü konut ve çevre sorunlarıyla ilgili şunları aktardı:

    “İlçemizin en büyük sorunlarından bir tanesi şu anda konut sorunudur. Biliyoruz ki ilimiz yoğun bir deprem fay hattı içerisinde bulunmakta ve uzun yıllardan beri burada sağlam yapılar yapılmamaktadır.  İlçemizi incelediğimiz zaman konut stoğunun çok kötü bir durumda olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Bu anlamda hem depreme hazırlık hem de riskleri azaltma noktasında belediyenin mutlaka konut meselesine el atması gerekiyor.

    Bunun dışında ilçemizde çevre sorunları da çok yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Kozkozluca köyümüz ve Aliboğazı mevkii İliç’le sınır noktasında bulunmaktadır. Oradaki çevre sorunlarından şu anda ilçemiz de çok yoğun bir şekilde etkilenmektedir. Dolayısıyla burada açılmaya ve devam ettirilmeye çalışılan maden sahalarına karşı toplu bir şekilde mücadele etmemiz noktasında yerel yönetimlere çok büyük bir rol düşmektedir. Bu açıdan biz de yerel yönetimlerde belediyeyi kazandığımız zaman ittifak güçlerimizle beraber bu işte üzerimize düşeni yapacağız.

    “ÇÖPLERİMİZ KEBAN BARAJINA KADAR BÜTÜN SU HAVZASINI ZEHİRLİYOR”

    Hozat, uzun zamandan beri merkezi yönetimden hiçbir şekilde destek almamaktadır. Şu an Hozat’ın çöpleri vahşi depolama alanı dediğimiz bir alana, buradan da Hozat Deresi mevkiine dökülmekte ve direkt suya karışmaktadır. Hozat’tan Keban Barajı’na kadar olan bütün su havzasını zehirliyor. Bunun önlemini çok acil bir şekilde almamız gerekiyor. Eğer burada katı atık ve arıtma tesisleri yapılmazsa bu çöp depolama alanları hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmazsa, biz yıllar boyunca kendi derelerimizi, sularımızı kendi ellerimizle kirletmiş olacağız. Bunlarla ilgili çok acil bir şekilde projelendirmeler yapıp hem çöp alanında hem de atık su alanında çözümler bulmak zorundayız.”

    “İLÇEMİZE TURİST ÇEKMEMİZ LAZIM”

    Hozat’ın Kemaliye, Harput ve Ovacık gibi turizm kentlerinin yol güzergahı üzerinde bulunduğunu ve bunu avantaja çevirmeleri gerektiğini ifade eden Bulut, “Bundan dolayı bu yol güzergahı üzerinde olan ilçemize turistleri çekmemiz ve bunun dışarıya bir tanıtımını yapmamız gerekiyor. Bu tanıtımı da ilçemizde bulunan kiliseler, tarihi çeşmeler, köprüler ve eski hamamlar, eski evlerimiz noktasında gelişmeler sağlayarak yapabiliriz. Bunun haricinde ilçemizde tarihi ve yöresel dokumalar ile yemek kültürümüz çok farklı bir noktada. Biz bunların tanıtımını yaptığımız zaman aslında çok yoğun bir şekilde ilçemize turist çekebilir” değerlendirmesinde bulundu.

    “KADINLAR EVLERİNE KAPANMIŞ, YAŞLILAR İSE YALNIZ KALMIŞ DURUMDA”

    Yüksek lisansını yetişkin eğitimi (eğitim çağı dışına çıkmış insanlar) üzerine yaptığını ve bu konuda tez yazdığını söyleyen Bulut, kadınlar ve yaşlılarla ilgili çözümlerini şöyle anlattı:

    “İlçemizde herhangi bir istihdam alanı bulunmadığı için çok yoğun bir işsizlik bulunmaktadır. Bu işsizliğin en acı tarafını da kadınlar yaşamaktadır evlerde. Çünkü ilçemizde istihdam hayatına, çalışma hayatına girmeyen kadınlar tamamen eve kapanmış durumda. Burada üretimi tekrar canlandırırsak kadınlar da tekrar günlük hayatın içerisine girmiş olurlar. Kadınlarımızı mutlaka üretimin içerisine çekmemiz gerekiyor.

    Hozat’ta yaşanan yoğun göç sürecinden sonra evlerimizde lise öğrencilerimiz haricinde neredeyse genç bulmak mümkün değil. Yaşlılarımız burada soğuk evlerde kendi başlarına yaşamak durumunda kaldılar. Buna en kısa zamanda bir çözüm bulmamız gerekiyor. Yapacağımız yaşlı bakım evleri, onları destekleyecek, ısınma sorunu olmayan sosyal konutların içerisinde barındırabilecek ve onların her türlü öz bakımlarını giderebilecek çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu noktada da hazırlıklarımızı yapmışız.”

    “BÜTÜN SORUNLARI HALKIMIZ VE İTTİFAK GÜÇLERİMİZLE BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ”

    Hozat’ın tarihi, kültürel ve siyasal sorunlarını bilen biri olarak, her soruna karşı çözüm önerisini önceden tasarlamış ve hazırlamış bir başkan adayı olduğunu vurgulayan Hozat Belediye Başkan adayı Attila bulut, son olarak şunları kaydetti:

    “Çözüm önerilerimizi en kısa sürede hayata geçireceğimizi biliyoruz. Çünkü biz ilçemizin sorunlarına hakimiz. Bu ilçede doğduk. Bu ilçede okuduk, bu ilçede büyüdük ve bu ilçenin her sorununa, her alanda sağlam bir şekilde, sağlam bir kafayla ve bunları nasıl çözeceğimizle ilgili bilgi birikimi ve ekibe de sahibiz.

    Geçmiş dönemlerde yapılan festivallerde dahi sunucumuzu ve bütün sanatçılarımızı dışarıdan getiren, burada bir tiyatro ekibi oluşturmayı beceremeyen, gençlerle ilgili herhangi bir folklor çalışması dahi yapamayan çalışmalardan ve yerel yönetimlerden farklı olarak kendi gücümüze, kendi birikimimize ve kendi altyapımıza güvenerek bütün sorunlarımızı halkımız ve ittifak güçlerimizle birlikte çözeceğiz.

    Hozat ittifakında altı tane kurum ve partiyle birlikte hareket ettik ve bu ittifakı oluşturduk. Bu partilerin ve bu kurumların tarihsel süreç içerisinde burada ödediği bedeller ve oluşturduğu birikimler var. Bundan dolayı Hozat halkını temsil edebilecek ve geçmişi geleceğe taşıyacak bu ittifak güçleridir. Bundan dolayı Hozat halkının bize oy vermesini istiyoruz.”

    Eyüp HANOĞLU-Nuray ATMACA/DERSİM

     

  • Hozat’taki ‘Geçitler Ziyareti’nde lokmalar pay ediliyor, küsülüler barışıyor  -VİDEO

    Hozat’taki ‘Geçitler Ziyareti’nde lokmalar pay ediliyor, küsülüler barışıyor -VİDEO

    PİRHA- Hozat’ın İn köyündeki Geçitler Ziyareti, hem yöre halkının ibadetini yapıp lokmalarını pay ettikleri kutsal bir ziyaret yeri hem de dağın eteğinden doğan gözesiyle bir doğa harikası. İn köyü doğumlu Gülabi Gök, Geçitler Ziyaretinin hikayesini PİRHA’ya anlattı.  

    Doğayı, toprağı, dağı, taşı, suyu, ağacı, börtü böceği kutsal gören Dersim Alevi inancının en önemli özelliklerinden biri, ‘jar u diyar’ dedikleri kutsal ziyaret yerleri ve nişangahlarıdır. Kent genelinde bilinen ve herkesin uğrak yeri olan Munzur Baba, Düzgün Baba gibi ziyaret yerleri dışında, hemen hemen her köyün de birkaç özel ziyaret yeri ve her ziyaret yerinin de bir hikayesi var. Hozat’ın İn köyündeki Geçitler Ziyaret yeri de bunlardan biri. Kırmancki’de (Zazaca) köylülerin adına ‘Deshawt Male Pili’ dedikleri bu yer, hem yöre halkının ibadetini yapıp lokmalarını pay ettikleri kutsal bir ziyaret yeri hem de dağın eteğinden doğan gözesiyle bir doğa harikası.

    32 sene İstanbul’da çalıştıktan sonra emekli olup temelli köye dönüş yapan 1962 İn köyü doğumlu Gülabi Gök, Geçitler Ziyaretinin hikayesini PİRHA’ya anlattı.

    GEÇİTLER ZİYARETİNİN HİKAYESİ

    Köylülerin Newroz zamanı, Mart’ın 21’i ile 24’ü arasında buraya gelip ibadetlerini yaptıklarını, lokmalarını pay ettiklerini belirten Gülabi Gök, Geçitler Ziyaretinin hikayesini şöyle anlattı:

    “Burada mağarada garibanın biri kalıyormuş. Susuz kalmış. Sonra burada bir su sesi duymuş. Gelmiş bakmış ki su çıkıyor. Kendisine ayan olmuş. Bir iki taşı kaldırmış taşın altından su çıkmış. Büyüklerimizin bize anlattığına göre bu onun eseri. Köylülerimizin burada ibadet etmesinin nedeni de bu hikayedir. O zat için, gelip burada susuz kaldığı için, gelip onu da anıyorlar.”

    “KÜS OLANLARIN BİRBİRİYLE BARIŞARAK GELMELERİ GEREKİYOR”

    Gülabi Gök, ziyaret yerine gelen herkesin birbiriyle küs olmamları gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

    “Köylüler lokmasını evde pişiriyor. Kömbesini, yağlı ekmeğini pişiren bütün köylüler burada toplanıyor. Kendileriyle beraber bez çıralarını getiriyorlar. Mum kullanmıyorlar. Gelip burada çıralarını yakıyorlar, ibadetlerini yapıyorlar ve lokmalarını birbirine dağıtıyorlar.

    Köylülerin toplu olarak buraya gelmesinin, herkesin bir arada olmasının asıl sebebi, herkesin buraya birbiriyle barışık olarak gelmeleri gerektiği içindir. Buraya küs gelmemeleri lazım. Çünkü ibadet yerlerine geldikleri zaman küslerin birbiriyle barışık olmaları lazım. Ama şimdi buna bakıyorlar mı bakmıyorlar mı o da muamma. Herkes birbirinin omzunu öpüp, ibadetini yapıp gidiyor.”

    Eyüp Hanoğlu-Nuray Atmaca/DERSİM

  • Dersim’in Hozat ilçesi ve Türktaner köyünde Gağan kutlandı-VİDEO

    Dersim’in Hozat ilçesi ve Türktaner köyünde Gağan kutlandı-VİDEO

    PİRHA- Dersim coğrafyası ve Mezopotamya halkları tarafından yeni yılın başlangıcı olarak kabul gören Gağan, Dersim’in Hozat ilçesi ve Türktaner köyünde kutlandı.

    Dersim coğrafyası ve Mezopotamya halkları tarafından kutlanan Gağan yeni yılın gelmesini müjdeliyor. Eski yılı uğurlayıp yeni yılı karşılarken bolluk, bereket için lokmalar pişirilip dağıtılıyor. Köylerde yaşarken kapı kapı tüm evlerin dolaşıldığı bu gelenek şehirlere göçle birlikte şehirlerde de yaşatılmaya çalışılıyor.

    Her yıl Aralık ayının son haftasında başlayan Gağan zamanı, kış günlerinde her evin kapısı çalınır, ev halkının yeni yılı kutlanarak, dut, ceviz, yağ, un gibi ürünler ortak pişirilmek için toplanır. Bu, aynı zamanda yeni yıla katılma daveti de içerir. Ev sahipleri de bu temennilere karşılık, misafirleri ya eve davet edip ikramlarda bulunur ya da gıda olarak gönlünden ne koparsa kapıda bekleyen ziyaretçi topluluğuna vererek gönderir. Gağan zamanı, evler temizlenir, evin bacasından su dökülerek gelecek yılın, bereket getirmesi temenni edilir.

    Hozat’ta Gağan kutlamaları davul zurnalı Gağan ekibinin kenti sokak sokak dolaşarak yaptığı gösteriler ve esnaf ziyareti ile başladı. Esnaf ziyaretinde hem esnafın ve halkın Gağand’ı kutlanarak lokmalar toplandı.

    Hozat’a bağlı Türktaner köyünde ise Gağan’ın önemi vurgulanırken dualar okundu, lokmalar dağıtıldı ve coşkulu Gağan gösterileri yapıldı.

    Sabri Meral

  • Dersim kara teslim oldu. 96 köy yolu kapalı

    Dersim kara teslim oldu. 96 köy yolu kapalı

    PİRHA- Dersim’de üç gündür etkili olan sağanak yağış, yüksek kesimlerde kara dönüştü. Kimi yerlerde 35 santimetreyi bulan kar yağışı, rakım yükseldikçe hayatı da olumsuz etkiledi. Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazimiye beyaza büründü. 96 köy yolu ulaşıma kapandı.

    Dersim’de üç gündür etkili olan sağanak yağış, ilin yüksek kesimlerinde kara dönüştü. Kimi yerlerde 35 santimetreyi bulan kar yağışı, rakım yükseldikçe hayatı da olumsuz etkiledi. Ovacık, Pülümür, Hozat ve Nazimiye’de toplam 96 köy yolu ulaşıma kapandı.

    KARAYOLLARI VE BELEDYE EKİPLERİ ÇALIŞIYOR

    Meteoroloji’nin ‘sağanak’ uyarısında bulunduğu Dersim’de, üç gün önce gece saatlerinde başlayan yağış, yüksek kesimlerde yerini kara bıraktı. Yağışla birlikte Pülümür, Nazimiye, Hozat ve Ovacık ilçeleri beyaza büründü. Munzur Dağları eteğinde kurulan Ovacık ilçesinde ve yüksek kesimde bulunan Pülümür, Hozat, Nazimiye ilçesinde kar kalınlığı 35 santimetreyi bulurken toplamda 96 köy yolu ulaşıma kapandı. İlçe belediyeleri ilçe merkezinde yolları ve kaldırımları temizlerken Valilik koordinesinde İl Özel İdaresi, 58 iş makinesi ve 110 kişilik personel ile çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

    Dağ yamaçlarında biriken karı, kepçe, dozer, kar küreme, tuzlama ve püskürtme araçlarıyla temizleyen Karayolları ekipleri, Dağyolu mevkiindeki bakım evinde de olası olumsuzluklara karşı hazır bekliyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’e yılın ilk karı yağdı -VİDEO

    Dersim’e yılın ilk karı yağdı -VİDEO

    PİRHA-Havaların soğumasının ardından Dersim’e yılın ilk karı yağdı. Munzur Dağlarının yükseklerine yağmaya başlayan kar, kısa sürede dağ köylerini de etkisine alarak geniş bir alanı beyaza boyadı. Daha çok yüksek rakımlı yerleri etkisine alan kar yağışı devam ediyor.

    Havaların soğumasının ardından Dersim’e yılın ilk karı yağdı. Munzur Dağlarının yükseklerine yağmaya başlayan kar, kısa sürede dağ köylerini de etkisine alarak geniş bir alanı beyaza boyadı. Daha çok yüksek rakımlı yerleri etkisine alan kar yağışı, ova ve düşük rakımlı bölgeleri etkilemedi.

    Hozat’ın Pıxami (Alancık) köyü ve çevresi tamamen kara teslim oldu.

    Dersim’de kar yağışı yüksek kesimlerde devam ediyor.

    PİRHA/DERSİM

  • 3000 rakımlı Bağır Dağı’nda yaylacılık: İşimiz zor ama ekmek parası için çalışıyoruz-VİDEO

    3000 rakımlı Bağır Dağı’nda yaylacılık: İşimiz zor ama ekmek parası için çalışıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Pülümür’deki üçbin rakımlı Bağır Dağı’nda yaylacılar zor koşullarda sürdürdükleri hayvancılığı ve yayla hayatını ajansımıza anlatarak, “Hayvancılık bitmeye yüz tutuyor, işimiz zor ama ekmek parası için çalışmak zorundayız. Ekonomi çok bozuk. Hava güzel, enerji bol ama durumlar sıkıntılı” dedi.

    Her kesimden herkesin çeşitli sorunlarla uğraştığı bir yerdir Dersim. Sadece insanlarının değil dağlarının, sularının, ağaçlarının, bitki örtüsünün, yaşayan canlı türlerinin de “insan” müdahalesinden kaynaklı sorunları bitmez. Bu yanıyla çok sık haber konusu olur ama yine de anlatıla anlatıla bitirilemeyen bir sorunlar ve gelişmeler yumağı içinde bulursunuz kendinizi.

    BAĞIR DAĞI YAYLACILARI

    O, anlatıla anlatıla bitirilemeyen sorun ağı içinde pek adı geçmeyenlerden biri de Dersim’in hayvancılıkla uğraşan yaylacılarıdır. Onlar sadece ilkbahar ve sonbaharda yerleşim yerlerinden uzun koyun konvoyları halinde geçerlerken görülürler. Sonrası onların mekanları, gözden ırak ıssız vadiler ve yüksek rakımlı dağlar olur. Çoğunluğu Çemişkezek’ten, bir kısmı da Hozat’tan karların erimesiyle birlikte sürüleriyle genelde Ovacık ve Pülümür yönlerine doğru yollara düşer, önce düşük rakımlardan başlayıp hayvanlarını otlata otlata yüksek rakımlı yaylalara doğru yol alırlar.

    Bu yüksek rakımlı yaylalardan biri de Dersim’in Pülümür ilçesindeki üçbin rakımlı Bağır Dağı etekleridir. Bugün adına Bağır Paşa denilip erilleştirilse de, Dersim Kızılbaş inancında önemli bir yeri olan tüm kutsal mekanlar gibi, orijinali dişil bir isim olan ‘Koyê Bağıre’dir. Kimilerine göre Nuhun Gemisi’nin ilk uğradığı yerlerden biri. Aynı zamanda 2021’de 1. Dünya Savaşı’ndan kalma top parçalarının bulunduğu yer olan Bağır Dağı, geniş mera ve otlaklarıyla yaylacıların da gözde mekanlarındandır.

    PİRHA olarak, havaların giderek soğumaya başladığı bir zamanda, kuş uçmaz kervan geçmez Bağır Dağı’ndaki yaylacılara konuk olduk. Üçbin rakımda, üç ailenin yaşadığı Bağır Dağı’nda dönüş öncesi hazırlıklarını yapmakta olan yaylacılarla bir günümüzü geçirdik ve onların yaşamlarını dinledik.

    “DERSİM’DE ÜRETİM ADINA YAPILAN TEK MESLEK HAYVANCILIK”

    Babadan, dededen kalma bir iş olduğu için çocukluğundan beri hayvancılık yaptığını ve çok uzun süredir tüm hayatını bu şekilde geçirdiğini belirten ve Çemişkezek’in Doğanlı köyünden olup şu anda Pertek’te yaşayan yaylacı Mehmet Benler, “Dersim’de üretim adına diyebilirim ki üreten kesim bu mesleği yapanlardır. Şu anda bizim bir keçi koyun birliğimiz var, üye sayımız yaklaşık 1500 civarındadır. Bizim mesleğimiz koyunculuktur. Yıllardır bu yaylaları kullanıyoruz. Eskiden yaylaları, bağlı oldukları köy tüzel kişiliği olan muhtarlıklardan ve kaymakamlıklardan alıyorduk, doğrudan köylüyle muhataptık. Son zamanlarda ise il mera komisyonu kararıyla bu yaylalar Tarım Bakanlığı ve İl Tarım Müdürlükleri üzerinden ihale ile veriliyor, parayla satılıyor” dedi.

    Dersim’de üretim adına yapılan tek mesleğin hayvancılık olduğunu ama bunun da bitmeye yüz tuttuğunu söyleyen Benler, “Konumu gereği fabrikamız ya da bir başka çalışma sektörümüz yok. Bu mesleği kendimize özgü yapıyoruz ama bu zorlukları çekerken, yaylaların kira bedeli karşılığında verilmesi bize ayrı bir külfet çıkarıyor. Ekonomik kriz ortadadır, hayvancılığın, çiftçinin hali ortadadır. Bu, göz önünde bulundurulmuyor, oysa bulundurulması gerekir” diye ifade etti.

    “HAYVAN BAŞINA İKİ MİSLİ OTLATMA PARASI VERİYORUZ”

    Alternatif olarak daha ucuza mal etme, maliyetleri daha da düşürme noktasında adımlar atabildiklerini ama bunun yeterli olmadığını ifade eden Benler, “Her yıl Tarım Bakanlığı’ndan küpe desteği alıyoruz ama diğer taraftan aldığımız küpe desteği hayvan başına 20-40 lira civarıdır. Biz bu yaylaya geliyoruz, il mera komisyonu var, devlete ayrı kira veriyoruz, özel mülkiyet sahipleri var, buralara bedelini ödemeyince, rızasını almayınca giremiyoruz. Bunların hepsini ödüyoruz. Yaylada otlatmak için hayvan başına iki misli otlatma parası veriyoruz. Bu maliyet hayvan başına 80 lirayı, hatta bazı yerlerde 100 lirayı buluyor” şeklinde konuştu.

    Yüksek otlatma maliyetlerine karşı alternatif geliştirdiklerini, daha kimse ihaleye girmeden taban fiyattan ve birbirlerini mağdur etmeden birlik olarak ihaleye girdiklerini ve bu sayede otlatma maliyetlerini 13-14 liraya düşürerek ucuza mal ettiklerini vurgulayan Benler, “Ama genel olarak bu sıkıntılarımız devam ediyor. Nakliye sıkıntılarımız var. Eskiden bu mesleği yaparken yaya yolculuk yapıyorduk. Hayvanlarımızı yürüterek gidebiliyorduk. Şimdi yürütmek yasaklandı, hayvanlarımızı araçlarla nakletmek zorundayız. Talebimiz ve zorlamamız üzerine bize, sadece geçebilmemiz için Ovacık üzerinden bir güzergah belirlediler ama bir de nakliye masrafı çıktı üzerimize” diye konuştu.

    “EKONOMİK SIKINTIDAN EN ÇOK BİZ ETKİLENİYORUZ”

    Ekonomik sıkıntılardan en çok ve birebir etkilenenlerin kendileri olduklarını çünkü ürettiklerini kendilerinin pazarlayamadıklarını, kendilerine öyle bir imkan verilmediğini söyleyen Benler, “Örneğin ben mandıracıya ürün veriyorum. Kendi aracım var, nakliyesini yapıyorum. Buradan peyniri yükleyip götürüyorum ama bir kontrol noktasına girdiğim zaman bana faturasını soruyorlar. E ben köylüyüm, faturasını nerden bulacağım, nereden getireceğim” diyerek yaşadığı bu duruma itiraz etti.

    Birçok zorluk yaşadıklarını anlatan Benler, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Bu memlekette üretim esas alınmıyor ama alınması gerekir. Bu ekonomik krizde ancak böyle kalkınabiliriz. Burası Pülümür, Bağır Dağı yaylası ve biz kendi cephemizden baktıklarımızı görüyoruz sadece, ötesini bilmiyoruz.”

    “ÖNCE MANDIRA, SONRA KENDİ İHTİYAÇLARIMIZ İÇİN ÜRETİM YAPIYORUZ”

    12 Haziran’da Hozat’ın Peyik (Çağlarca) köyünden buraya geldiklerini belirterek söze başlayan yaylacı Zeki Akgönül ise, peyniri satarak geçindiklerini, ürünlerini önce mandıraya verdiklerini, mandıra kalktıktan sonra da kendi ev ihtiyaçları için üretim yaptıklarını dile getirerek, “Son bir-bir buçuk ay kendimiz için üretim yapıyoruz. Normal taze ot su gibidir ama biraz yaşlanınca, kamilleşince kartlaşıyor. Süt azalıyor o zaman. Süt azalınca kendimize ayırıyoruz, tanıdıklarımıza veriyoruz. Normalde piyasada satmıyoruz” dedi.

    “İŞİMİZ ZOR AMA EKMEK PARASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

    Yaylada şu anda üç aile olduklarını ve eğer yağış olmazsa ay sonuna doğru köylerine döneceklerini söyleyen Akgönül, son olarak şunları söyledi:

    “Geldiniz, gördünüz. İşimiz oldukça zor ama ekmek parası için mecburen çalışıyoruz. Bazıları ekmek parası için yurt dışına gitti, başkalarına çalışıyorlar köle olarak. Biz kendi memleketimizde, kendi emeğimizle çalışıyoruz ama hiçbir şeye değmiyor. Şimdi biz araçla gideceğiz. Kamyon buradan Çağlarca’ya onbeşbin lira istiyor. Ben dört kamyon yükleyeceğim, altmış bin lira yapıyor. Kazancım ne olacak ki altmış bin lira vereyim. Ekonomi çok bozuk. Hava güzel, enerji bol ama durumlar sıkıntılı.

    Ben şehirleri pek sevmiyorum. Çünkü şehirde çok kişi görüyorum, hep kahve aralarında sokaklarda.”

    NURAY ATMACA- EYÜP HANOĞLU-KAMİL MURAT DEMİR/DERSİM

  • Hozat Zimekliler, köylerine asfalt yapılmadığı için yol kapatma eylemi yaptı-VİDEO

    Hozat Zimekliler, köylerine asfalt yapılmadığı için yol kapatma eylemi yaptı-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Hozat ilçesi Çiğirli (Zimek) köylüleri, köy yollarına asfalt yapılmadığı için araçlarıyla yol kapatma eylemi yaptı. Köylüler, “Biz de bu köye vergi veriyoruz. Eksiklerimizi söylediğimiz halde bizi dinlemiyorlar” diyerek isyan etti. 

    Dersim’in Hozat ilçesi Çiğirli (Zimek) köylüleri, köy yollarının asfalt yapılmadığı için araçlarıyla yol kapatma eylemi yaptı.

    Çiğirliler (Zimek), köyde daha çok yaşlı kesimin yaşadığını, altyapı olmamasından kaynaklı hastalandıklarını belirtti.

    “SÖZÜMÜZ PARA ETMİYOR” 

    Çiğirliler (Zimek) köylüleri, köylerindeki altyapı sorununa dikkat çekerek “Bir çare bulmak için buraya geldik ama baktık ki bir yardımcımız yok. Sözümüz para etmiyor. Altyapımız yok, su devamlı patlıyor, susuz kalıyoruz. Biz de bu köye vergi veriyoruz. Eksiklerimizi söylediğimiz halde bizi dinlemiyorlar” diyerek tepki gösterdiler.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozatlı yurttaşlar: Herkes oyunu kullansın -VİDEO

    Hozatlı yurttaşlar: Herkes oyunu kullansın -VİDEO

    PİRHA-28 Mayıs Cumhurbaşkanı seçimine sayılı günler kala Dersim’in Hozat ilçesindeki yurttaşların nabzını tuttuk. Herkesin 28 Mayıs’ta oy kullanması çağrısı yapan Hozatlı yurttaşlar, “Ülkenin geleceği için 28 Mayıs’ta yapılacak seçimler çok önemli. Ülkenin aydınlığa kavuşması için herkes oyunu Kemal Kılıçdaroğlu’na versin” dediler.

    Türkiye, 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandığa gidecek. Dersim’in Hozat ilçesindeki yurttaşlara seçimden beklentilerini sorduk.

    “KEMAL KILIÇDAROĞLU KAZANIRSA ÜLKEYE BARIŞI VE KARDEŞLİĞİ GETİRECEK”

    Hozatlı yurttaşların verdiği cevaplar şu şekilde:

    -Bizim gönlümüz Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana umarım kazanır.

    -Gönlümüz Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana inşallah kazanır ve ülke biraz daha düzelir.

    -Herkes oyunu kullansın, ülkenin geleceği için 28 Mayıs’ta yapılacak seçimler çok önemli. Ülkenin aydınlığa kavuşması için herkes oyunu Kemal Kılıçdaroğlu’na versin.

    -Bu sistemin değişmesi lazım, parlamenter sistemin getirilmesinden yanayım. Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olursa ülkeye barışı, kardeşliği getirecek.

    -Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olursa ülke nefes alır.

    -Ülkenin durumu çok kötü iktidar ülkeyi uçuruma götürdü. Ülkeye huzur gelsin herkes düşüncesini özgürce yaşasın.

    -Kemal Kılıçdaroğlu emeklilere Kurban Bayramı’nda 15 bin TL vereceğim, 100 bin öğretmen ataması yapacağım, işi olmayan kadınlara para vereceğim diyor ama kimse oy vermiyor.

    -28 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi lazım.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM