PİRHA-PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün ilk duruşması 8 Temmuz’da görülecek. Yapılan çağrıda herkesi duruşmaya katılma davet edildi.
23 Aralık 2024 tarihinden itibaren tutuklu bulunan PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün ilk duruşması 8 Temmuz’da İstanbul Çağlayan Adliyesi 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 13.30’da görülecek.
PSAKD şube başkanları ve yöneticileri Beyhan Gün’ün duruşmasına çağrı yaptı.
PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi Yöneticisi Şimal Deniz, “PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün, inanç özgürlüğümüzü gasp eden faşizme karşı mücadele ettiği için haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Biz de onun özgürlüğünü istiyoruz. 8 Temmuz’da İstanbul Çağlayan 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 13.30’da duruşması olacak. Bütün halkımızı duruşmaya davet ediyoruz” dedi.
PSAKD Gaziosmanpaşa Şubesi ve Cemevi Başkanı Hıdır Çam da, “PSAKD Sarıyer Şubesi ve Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün 8 Temmuz’da saat 13.30’da Çağlayan Adliyesi’nden mahkemesi var. Tüm dostları Beyhan Gün’e sahip çıkmaya çağırıyoruz” diye belirtti.
PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş: ise, Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün aylardır hukuksuz bir şekilde hapishane tutulduğuna dikkat çekerek, “Beyhan Gün’ün ilk duruşması 8 Temmuz’da İstanbul Adliyesi’nde görülecektir. Duyarlı tüm canlarımızı dayanışma göstermeye davet ediyoruz” şeklinde ifade etti.
PSAKD Eyüp Şube Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün’ün 8 Temmuz’da duruşması var. Beyhan Gün’ün serbest bırakılmasını istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
PİRHA- PSAKD 17. Olağan Genel Kurulu’nun ikinci gününde konuşan Hüseyin Güzelgül, divanın tarafsız olmadığı gerekçesiyle kendisini destekleyen delegelerle birlikte salonu terk ederek seçimden çekildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Kurulu delegelerin konuşmaları ile devam ediyor. Genel kurulda 770 delege yeni yönetimi belirlemek için oy kullanacak.
Cuma Erçe’nin konuşmasından sonra sahneye gelerek konuşmasını yapan Hüseyin Güzelgül, olağan genel kurul seçiminin bir çatışma haline getirildiğini söyleyerek, “Ben yıllarca PSAKD örgütlülüğünde görev aldım. Bundan önceki dönemde 4 yıl ABF genel başkanlığı yaptım ama burada gördüklerim içimi yaktı. Sanki iki grubun çatışması haline geldi. Dışarıda Yezid’e karşı attığımız sloganları birbirimize attık. Kurumu bu hale getirdik. Bunun vebali çok ağır. Bunun vebalini ben çekmeyeceğim. Sloganlar atılmayacak, pankartlar asılmayacaktı. Bunu sizin vicdanınıza teslim ediyorum. Divan tarafsız olacaktı ama olmadı, yazık diyorum. Ben depreme gelen para ile dolaşmıyorum, kendi arabamla dolaşıyorum” ifadelerini kullandı.
Hüseyin Güzelgül, konuşmasının ardından kendisini destekleyen delegelerle birlikte olağan genel kurulun yapıldığı salonu terk etti.
PİRHA- Hüseyin Güzelgül PSAKD Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Yapılan aday tanıtım toplantısıda konuşan Güzelgül,”Pir Sultan örgütlülüğünün gelenek ve değerlerini bilen, ortak akıl ve kolektivizmi esas alan, samimiyet ve güvenilirliği yüksek, bireyci veya grupçu değil, kapsayıcı, diyaloğa açık, şeffaf ve hesap verebilir, herkesin hakkını hukukunu gözetip, meşru zeminde paydaşlık kültürünü yaşatacak bir anlayışı yeniden hayata geçirmek için rızalık istiyoruz” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) eski Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Güzelgül, 19-20 Nisan’da yapılacak PSAKD Genel Kurulu’nda genel başkan adayı olacak.
PSAKD Genel Merkezi’nde yapılan aday tanıtım toplantısına PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin yanı sıra çok sayıda dernek üyesi de katıldı.
“ZULME BOYUN EĞMEYEN PİR SULTAN’IN MİRASINI YAŞATMAK İÇİN BURADAYIZ”
Toplantıda konuşan Hüseyin Güzelgül, zor ve karanlık günlerden geçildiğini belirterek, yalnız ülkede değil, tüm dünyadaki gelişmelerin çok kaygı verici olduğunu söyledi. İdare edilen değil irade olmak için PSAKD Genel Kurulu’nda aday olduklarını belirten Hüseyin Güzelgül, şunları ifade etti:
“Pir Sultan örgütlülüğünün gelenek ve değerlerini bilen, ortak akıl ve kolektivizmi esas alan, samimiyet ve güvenilirliği yüksek, bireyci veya grupçu değil, kapsayıcı, diyaloğa açık, şeffaf ve hesap verebilir, herkesin hakkını hukukunu gözetip, meşru zeminde paydaşlık kültürünü yaşatacak bir anlayışı yeniden hayata geçirmek için rızalık istiyoruz.
Büyük mücadelelerle bugünlere taşınan örgütümüzün, yeniden özüne ve tarihsel misyonuna dönmesi, geçmişin mirasını, 2 Temmuz Sivas Madımak’ta katledilen ölümsüzlerimizden aldığımız emaneti de yaşatarak geleceğe taşıyacak, emek, demokrasi, laiklik, eşit haklar ve Aarımcılıkla mücadelenin yanında, dayanılmaz hale getirilen yaşam koşullarında halka umut olacak bir varoluş mücadelesi ve Genel Kurul süreci bizleri beklemektedir.
Bu görev ve sorumluluklar, yola gönül vermiş, toplumuna, insanına, değerlerine dair hassasiyet gösteren her canımız için aynı derece ve değerde önemdedir.
Bu inanç ve bilinci taşıyan, derlenişin şafağında ‘bende varım’ diyen tüm canlarımızı yürüyüşümüze güç ve destek vermeye çağırıyoruz.”
PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) 10. Olağan Genel Kurulu başladı. Kurulun açılış konuşmasını yapan Hüseyin Güzelgül, “Alevi kurumlar arasında samimiyetsizlikler kaldırılmalı. Bireysel hareket etmemeliyiz. Birlik olmalıyız. Hedefler üzerinde birleşip konuşmamız lazım” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) 10. Dönem Olağan Genel Kurulu, Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın (HBVAKV) salonunda başladı.
Yoğun katılımın olduğu kurula, Alevi örgüt temsilcilerinin yanı sıra meslek örgütleri, siyasi parti temsilcileri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, Kemal Peköz, Dilan Dirayet Taşdemir ve Filiz Kerestecioğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Ankara il başkanı ve yöneticileri katıldı.
Saat 10:00’da başlayan kurul, Celal Abbas dedenin dualarıyla çerağ uyandırma ve saygı duruşunun ardından söylenen deyişlerle devam etti.
Deyişlerden sonra kurul, divan oluşturulmasıyla devam etti. Divan kuruluna Ali Balkız, Gülser Kaya, Yeşim Kantekin, Fadime Nilgün Karasoy ve Sevim Yalıncakoğlu seçildi.
“ALEVİLERİN SORUNLARINI KONUŞMAK BİLE LÜKS OLDU”
AFV Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül açılış konuşmasını yaptı.
Güzelgül, Türkiye’nin son yılların en karanlık dönemini yaşadığını belirterek, “Alevilerin sorunlarını konuşmak bile lüks oldu. Haktan, hukuktan, kardeşlikten eser kalmadı. Tarihin en büyük ekonomik krizini yaşıyoruz. Doğruyu söyleyen hain ilan ediliyor” dedi.
Demokrasiyi, hukuku onu tanımayanlara bırakmayacaklarının altını çizen Güzelgül, “Eşit yurttaşlığın esas olduğu bir anayasa oluşturulması için çalışacağız. Bu dünyada mazlumların piri Pir Sultan her zaman var olacaktır. Varlığımızdan rahatsız olan bir inanç sistemiyle karşı karşıyayız. Her vatandaşın inanç alanına, yaşam alanına müdahale eden, liyakati hiçe sayan, işsiz kalan gençlerimiz artık okumanın anlamının olmadığını düşünüyor. Dini siyasete alet ediyorlar. Tarikatlara ve cemaatlere her şey teslim ediliyor” diye konuştu.
“ÖZDE GÖNÜL BİRLİĞİNİ SAĞLAMALIYIZ”
Alevi kurumlarının bireysel hareket etmemesi çağrısında bulunan Güzelgül, “Birlik olmalıyız” ifadelerine yer verdi.
Konuşmalarla devam eden Genel Kurul’da İzmir Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan’ın tek aday olarak girdiği seçim yapılacak. 403 delegenin oy kullanmasının ardından ABF’nin yeni yönetimi resmiyet kazanacak.
PİRHA- Üç fidan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 50. yılında mezarları başında anıldı. Anmada bir konuşma yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Denizlerin verdikleri mücadele tam bağımsız bir Türkiye içindi. Mücadelelerine inanmışlardı” dedi.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 50. yılında Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabirleri başında anıldı.
Çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasi parti temsilcisi ve yurttaşlar mezarlık girişinde kortejler oluşturarak yürüyüşe geçti.
Anmaya Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi başta olmak üzere Alevi kurumları, DİSK, KESK, TMMOB temsilcileri, üyeleri, çok sayıda demokratik kitle örgütü, yöre ve çevre dernekleri ile siyasi partiler katıldı.
HDP milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Kemal Bülbül, Zeynel Özen’le birlikte Turgut Öker, CHP milletvekilleri Yıldırım Kaya, Levent Gök, Aylin Nazlıaka da anmaya katılanlar arasında yer aldı.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi kurumlar adına açıklama yaptı. Güzelgül, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in yazdığı dörtlükle konuşmasına başladı. “Elbette bir bildikleri vardı bu çocukların/ Kolay değil öyle genç ölmek/ Yeşil bir yaprak gibi yüreği/ Koparıp ateş/ Pek öyle kolay değil. Verdikleri mücadele tam bağımsız bir Türkiye içindi. Mücadelelerine inanmışlardı” dedi.
PİRHA-“Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” adıyla ortak bir hukuk komisyonu kurma kararı alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ilk toplantısını gerçekleştirdi. 15 kişilik hukuk biriminde üç federasyon başkanının yanı sıra ADO Başkanı Doğan Bermek de yer alıyor.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ortak bir açıklama yaparak 22 Şubat 2022 tarihinde “Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” adıyla ortak bir hukuk komisyonunun oluşturulduğunu duyurdu. İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde bir araya gelen üç federasyon başkanı ve avukatlar konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ile Alevi Düşünce Ocağı (ADO) Başkanı Doğan Bermek‘in de yer aldığı hukuk birimi 15 kişiden oluşuyor. Komisyonda yer alan avukatların isimleri ise şöyle:
Zeynel Öztürk, Leyla Süren, Nebahat Bektaş, Muhterem Aktaş, Zeynel Çambel, Ulaş Çam, Cem Yılmaz, Nuran Aslaner, Namık Sofuoğlu, Seyit Sönmez ve Hüseyin Alkan.
“ORTAKLAŞMA İLE YOL YÜRÜMEK ETKİLİ OLACAKTIR”
Alevi Federasyonları Hukuk Birimi’nin duyurulduğu basın açıklamasını ise ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül okudu. Açıklama metninde şu ifadelere yer verildi:
“Uzun yıllardır örgütlü olarak devam eden Alevi hak mücadelesi, günümüzde yaşadığımız eşitsiz uygulamalar sebebiyle daha da önem kazanmıştır. Bu nedenle, ülkemizdeki Alevi kurumlarının büyük çoğunluğunun çatı örgütleri konumundaki Alevi Federasyonları olan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) olarak; Alevilerin hak mücadelesinde birlik ve ortaklaşma ile yol yürümenin daha faydalı ve etkili olacağı düşüncesi oluşmuştur.
Demokratik hak ve ortak taleplerimizi gündeme taşırken hukuksal zeminde bizlere yol gösterecek bir “Hukuk Biriminin” mutlak ihtiyaç olduğu görülmüş olup, Alevi Federasyonlarının, bağlı kurumlarının, bağımsız Alevi kurumlarının yetkili temsilcilerinin ve Alevi hak mücadelesi aktivistlerinin katıldığı 22.02.2022 tarihli toplantıda “Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” kurulmasına karar verilmiştir. Alevi Kurumlarımızın hak mücadelelerinde geçmişten bugüne bizlerle birlikte hareket eden Avukatlarımızla / Hukukçularımızla başlayan bu çalışma, tüm kurumlarımızın bundan sonraki hak mücadelelerinde daha etkili sonuç alınmasını amaçlamaktadır. Alevi Federasyonları Hukuk Birimi’nin yapmış olduğu ilk toplantıda alınan öncelikli kararlar aşağıda belirtilmiştir.
İLK TOPLANTIDA ALINAN KARARLAR
1-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 32093/10 sayılı kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2013/9711 sayılı kararı, İdari Yargı ve Adli Yargı mercilerinin sair kararları ile “Cemevlerimizin” “İbadethane” olduğu hususu izahtan vareste olduğundan; Alevilerin İbadethaneleri olan “Cemevlerimize” bundan sonra gönderilecek olan elektrik faturalarının bedellerini ödemeyeceğimizin tüm Alevi kurumlarına duyurulmasına,
2-) Cemevlerimize ve bünyesinde cemevi bulunan Alevi kurumlarına karşı “Elektrik Bedeli” ile ilgili olarak “icra takibi” başlatılması halinde; icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliğinden itibaren en geç 7 (yedi) gün içerisinde ilgili icra dosyalarına yazılı olarak itiraz edilmesine, (İlgili itiraz dilekçe örnekleri; Alevi Federasyonları Hukuk Birimi tarafından hazırlanacak olup, Federasyonlarımız tarafından talep eden kurumlarımıza derhal iletilecektir.)
3-) Alevilerin talepleri ile ilgili olarak yasal mevzuatta yapılması gereken düzenlemeler hakkında gerekli çalışmaların yapılmasına, bu çalışmalar sonucu hazırlanacak önerilerin Alevi Federasyonları tarafından ilgili kamu kurumlarına ve siyasi partilere sunulmasına karar verilmiştir.”
PİRHA-‘Ticarethane’ statüsünde görülen cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarına tepki gösteren Alevi kurumları, İstanbul Anadolu ve İstanbul Adalet Sarayı’nda bir kez daha dava açtı. Kurumlar adına yapılan ortak açıklamada, “Kimsenin insafına bırakmadan, kimseden fazla değil, eşit yaşam ve inanç hakkı için mücadele ediyoruz. Ve kendimiz için ne istiyorsak, bu topraklarda yaşayan her inanç, her kültür ve her birey için aynı koşulları istiyoruz” mesajı verildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) cemevlerine gelen elektrik faturalarının ‘ticarethane’ statüsünde tarifelendirilmesine tepki göstererek, bir kez daha yargıya başvurdu. İstanbul Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı ile Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ortak açıklama yaptı.
“İBADETHANELERİMİZE SAYGI İSTİYORUZ”
“Varlığımızdan bile rahatsız olan bir iktidar ile karşı karşıyayız” diyen ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesinin devam ettiğini belirtti. Güzelgül, “Cemevlerin yasal statü verilmesi ile zorunlu din derslerinin kaldırılması yönündeki mücadelemiz yıllardır devam etmektedir. Amacımız Diyanete biat etmek değildir. Diyanetten de hiçbir beklentimiz yoktur. Cemevlerinin ticarethane olarak değil, bir ibadethane olarak görülmesi ve eşit yurttaşlık hakkı noktasında devleti uyarıyoruz. Biz kendi ibadethanelerimize saygı istiyoruz. Hakkı, hukuku, adaleti, barışı, insana değeri, kardeşliği inşa etmeye çalışıyoruz. Vermiş olduğumuz mücadele yalnız Aleviler için değil. Bu topraklarda yaşayan herkes için mücadele ediyoruz” dedi.
“DEVLETİN GÜCÜNÜ GÖSTERMEKLE HİÇBİR ALEVİ’YE GERİ ADIM ATTIRAMAZLAR”
PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise cemevlerinin ticarethane olarak görülmesine itiraz ettiklerini belirterek şunları söyledi:
“İtirazımız, cemevlerine gelen faturaların yüksek olmasına değil, cemevlerinin ticarethane statüsünde görülmesidir. Biz bu ülkenin kurucu unsurlarıyız. Kadim bir inancız. Devlet bizi tanımak zorundadır. Devlet dergahlarımızı ele geçirmiş durumdadır. Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi yüzyıllardır devam etmektedir. Cemevlerimiz ticarethane olarak görüldüğü müddetçe hiç kimse elektrik faturalarını ödemeyecektir. Nazımiye Kaymakamı “Devletin gücünü göstereceğiz” diyor. Biz devletin gücünü ve ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Sivas’tan da, Gazi’den de, Kerbela’dan da çok iyi biliyoruz. Devletin gücünü göstermekle hiçbir Alevi’ye geri adım attıramazlar.”
“TİCARETHANE KAPSAMINDA FATURA ÖDÜYORUZ”
Kurumlar adına ortak açıklamayı ise ABF’den Dilek Güneş okudu. Açıklamanın tamamı şöyle:
“Biz Aleviler ülkemizde barışın sağlanması, sosyal laik bir hukuk devletinin kurumsal hale gelmesi, eşit yurttaşlık temelinde, tüm inançlara ve ibadethanelere eşit davranılması talebimizi yıllardır her alanda dile getiriyoruz. Yıllardır devletin dini olamayacağına, inanmayanlar da dahil herkese saygı duyularak, bu ülkenin eşit yurttaşlık haklarına sahip olması gerektiğine dair mücadele veriyoruz. Bu mücadelede, taleplerimizden bazıları, sadece bir inanca hizmet eden, açıklamalarıyla toplumu kutuplaştıran, eğitimden günlük yaşama kadar her alana müdahale eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasıdır. Bütçesiyle, bu topraklarda yaşayan insanların verdiği vergilerin en çoğunu alan bu kurum, bizim vergilerimizle camilerin tüm giderlerini karşılıyor. Bizler ise ibadethane olmamıza rağmen, ticarethane kapsamında fatura ödüyoruz.
“HAKSIZLIĞIN KARŞISINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Çabamız; faturamızın ödenmesi ya da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bizi tanıması değil! Çabamız, bu ülkede yaşayan, vergisini veren herkesin ve her kurumun eşit şartlara sahip olmasıdır.
Anayasanın 10. maddesi, devletin tüm inançlar karşısında eşit mesafede olmasını teminat altına almıştır. Hiçbir inanç kendini kanıtlamak zorunda değildir ve o inançtan olmayanlarca tanımlanamaz. Bu anayasal hak nedeniyle gerek biz Alevilerin, gerekse diğer tüm inançların tanımlanmaya değil, inandıkları gibi, eşit yurttaşlık haklarına ihtiyacı vardır. Fakat gelin görün ki, günümüz iktidarı inancımızı çıkarları doğrultusunda tanımlamaktan çekinmemektedir. Bir yandan kendi elleriyle cemevleri açarken, bir yandan ibadethanelerimizin temel giderleri “ticarethane” statüsünde faturalandırmaktadır.
Bizlere yüzyıllardır gösterilmeyen adaleti sağlamak için her alanda mücadele veriyoruz. Kimsenin insafına bırakmadan, kimseden fazla değil, eşit yaşam ve inanç hakkı için mücadele ediyoruz. Ve kendimiz için ne istiyorsak, bu topraklarda yaşayan her inanç, her kültür ve her birey için aynı koşulları istiyoruz. Bunun için de yapılan her haksızlığın karşısında durmaya devam edeceğiz.
PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt ile birlikte çok sayıda Alevi yurttaş, Alevilere nefret söylemlerinde bulunan Yakup Tilki adlı şahıs hakkında Kocaeli Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundular.
Yakup Tilki isimli sosyal medya kullanıcısı, internet uygulaması üzerinden yaptığı paylaşımda Alevilere küfürler yağdırıp, Alevileri sevmediğini söyleyerek, ‘Bunlar kafir’ ifadelerini kullandı.
Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla büyük tepki toplayan şahıs, ‘Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan tutuklandı.
Bugün ise Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt ile birlikte çok sayıda Alevi yurttaş, Kocaeli Adliyesi’ne giderek Yakup Tilki hakkında suç duyurusunda bulundular.
“GÜZEL AHLAKI İNŞA EDİN”
Adliye önünde bir açıklama yapan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Hızır ayındayız. Gün geçmiyor ki Alevilere hakaret edilmesin, nefret dili kullanılmasın. Nefret dili kullanarak toplumları karşı karşıya getirmek istiyorlar. Aslında tepedekilere sesleniyoruz. Güzel ahlakı inşa edin. Kuran kurslarında yaşanan taciz olaylarına bakın. Bu topraklarda kardeşçe yaşamak istiyoruz” dedi.
PİRHA-Alevilerin ibadethanelerinin ‘ticarethane’ statüsünde faturalandırılmasına karşı yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) faturaları ödememe kararı aldığını duyurdu. Süreci mahkemeye taşıyacaklarını kaydeden ABF açıklamasında “Talebimiz; faturamızın ödenmesi ya da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bizi tanıması değil! Talebimiz, bu ülkede yaşayan, vergisini veren herkesin ve her kurumun eşit şartlara sahip olması” ifadelerine yer verdi.
Halkın yüksek elektrik faturalarına tepkisi devam ederken; ‘ticarethane’ statüsünde görülerek fahiş faturalandırılma yapılan cemevleri faturaları ödememe kararı aldı. Alevi Bektaşi Federasyonu da (ABF) yazılı bir açıklama yaparak, faturaları ödemeyeceklerini ve süreci mahkemeye taşıyacaklarını kaydetti. ABF açıklamasında “Talebimiz; faturamızın ödenmesi ya da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bizi tanıması değil! Talebimiz, bu ülkede yaşayan, vergisini veren herkesin ve her kurumun eşit şartlara sahip olması” ifadelerine yer verdi.
“EKONOMİK KRİZ, YOKSULLARIN OMUZLARINDAKİ YÜKÜ DAHA DA ARTIRDI”
ABF tarafından yayımlanan açıklamanın tamamı şöyle:
“İktidarın her konuda gösterdiği ayrımcı ve inkâr politikalarının yansıması olarak kendinden olmayanın yaşamaya dahi hakkı olmadığı düşüncesi maalesef köke sızdırılan bir zehir gibi toplum içerisinde yayılmaktadır. Onlar gibi düşünmeyen herkes, gerek sözlü gerekse fiili açıdan iktidarın hedefi olmaya devam etmektedir.
Yaşanan ekonomik kriz, yoksulun daha da yoksullaşmasına, omzundaki yükün daha da artmasına sebep oluyor. Halkın dilinden ve yaşadığı sıkıntıdan haberi olmayan hükümet sözcüleri ise “porsiyonları küçültün”, “meyve sebzeyi kiloyla almayın”, “üşümeyecek gibi giyinin” gibi üstten söylemlerle halktan ne kadar uzak olduklarını ortaya koyuyor. Kendi insanını iyi bir yaşam seviyesine layık görmeyenlerse, birden fazla aldıkları maaşları ve lüks yaşamlarından ödün vermiyorlar.
Temel gıda ürünleri ve doğalgaz, elektrik gibi temel ihtiyaçlara gelen % 100’ü aşan zamlar karşısında, açlık düzeyini geçmeyen maaş artışları, vatandaşı kendi kaderine terk etmiş bir düzene dönüşmüştür.
TALEBİMİZ HERKESİN EŞİT ŞARTLARA SAHİP OLMASI
Günlük hale dönüşen zamlar, toplumun her kesimini etkilediği gibi canların verdiği lokmalarla varlığını idame ettiren cemevlerimizi de etkilemektedir. Yıllardır devletin dini olamayacağına, inanmayanlar da dahil herkese saygı duyularak, bu ülkenin eşit yurttaşlık haklarına sahip olması gerektiğine dair mücadele veriyoruz. Bu mücadelede, taleplerimizden bazıları, sadece bir inanca hizmet eden, açıklamalarıyla toplumu kutuplaştıran, eğitimden günlük yaşama kadar her alana müdahale eden Diyanet İşleri Başkanlığının kapatılması ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasıdır.
Bütçesiyle, bu topraklarda yaşayan insanların verdiği vergilerin en çoğunu alan bu kurum, bizim vergilerimizle camilerin tüm giderlerini karşılıyor. Bizler ise ibadethane olmamıza rağmen, ticarethane kapsamında fatura ödüyoruz.
Talebimiz; faturamızın ödenmesi ya da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bizi tanıması değil! Talebimiz, bu ülkede yaşayan, vergisini veren herkesin ve her kurumun eşit şartlara sahip olması. Bizlere yüzyıllardır gösterilmeyen adaleti kendimiz sağlamak için hak mücadelesi veriyoruz. “Haksızlığın olduğu yerde, direnmek haktır!” düşüncesiyle, Alevi Bektaşi Federasyonu ve tüm bileşenleri olarak, süreci hukuki alana taşıyor ve faturaları ödemiyoruz. Cemevleri ticarethane değil, ibadethanedir.”
PİRHA- ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, içinde bulunduğumuz Hızır ayına ilişkin yazılı açıklama yaparak; “Sevgi ve umudun bozatlısı Hızır’ın darda kalanlara yardım etmesi, elimiz uzandığınca birbirimizin Hızır’ı olmamız dileğiyle…” dedi.
Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayı içerisindeyiz. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, içinde bulunduğumuz Hızır ayına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Güzelgül açıklamasında, Hızır’ın Anadolu insanına göre toplumsal yaşamda barışın, huzurun, sağlığın, paylaşımın, bolluğun, bereketin simgesi olduğunu vurgulayarak, elimiz uzandığınca birbirimizin Hızır’ı olmamız gerektiğini belirtti.
Güzelgül‘ün açıklamasının tam metni şöyle;
“TÜM ÇABAMIZ YAŞADIĞIMIZ DÜNYAYI DAHA GÜZEL EYLEMEKTİR”
“Bir bir adı vardır, bir adı Hızır
Her nerede çağırsan, orada hazır…
Pir Sultan
Hızır yol gösterendir, Mürşid’dir
Her zaman hazır ve nazırdır!
Hızır, Anadolu insanına göre toplumsal yaşamda umut deryası, barışın, huzurun, sağlığın, paylaşımın, bolluğun, bereketin simgesidir.
İnsanın gücünü ve kudretini aşan olaylar karşısında, aciz ve çaresiz kaldığı anlarda Hakk’tan kesilmeyen umuttur.
Hızır, karşılık beklemeden, menfaat gözetmeden ihtiyaç duyan tüm canlılara uzanan bir dost elidir.
Hakk’ın sırlarına vakıf olan, dondan dona bürünen, gönlü pak olanın imdadına yetişen, ölümsüz olandır Hızır!
Bizler erenlerin, evliyaların, nebilerin, pirlerin temsil ettiği insani, evrensel değerlere sahip çıkarız. O insani değerlere sahip çıkmamızın verdiği haklılıkla her daim çağırırız Hızır’ı carımıza. Çünkü biz biliriz ki; biz kimse için kötülük düşünmeyiz.
Tüm çabamız yaşadığımız dünyayı daha güzel eylemektir.
Ne savaş istiyoruz, ne acı… Ne kötülük istiyoruz ne eziyet…
Tek isteğimiz, eşit, ayrımsız, herkesin eşit “can” olarak yaşadığı kutsal “Rıza Şehrini” kurabilmektir.
Her zor anımızda Hızır’ı çağırır ve ona sığınırız. Bizi kimsesiz bırakmayandır.
Yaşadığımız şu zor günlerde en çok da ona ihtiyacımız var.
Yaşadığımız coğrafyada tüm halkların barış içinde yaşaması, kimsenin aç kalmaması, haklının hakkını aldığı bir dünya için uyandıracağız çerağlarımızı…
İşte bu değerlerle gönül birlediğimizde, Hızır her daim yanımızdadır!
Sevgi ve umudun bozatlısı Hızır’ın darda kalanlara yardım etmesi, elimiz uzandığınca birbirimizin Hızır’ı olmamız dileğiyle…
PİRHA- Alevi örgütleri öncülüğünde yüzlerce kişi, Maraş Katliamı’nın 43’üncü yılı dolayısıyla Yörük Selim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’ne yürüdü. ‘Maraş’ın hesabını soracağız’ diyen Aleviler, devletin Maraş ve diğer katliamlarla yüzleşmesi çağrısında bulundu.
Alevi kurumları, 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında resmi açıklamalara göre 120 kişinin katledildiği, 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı, Alevilere ait 200’ün üzerinde evin yakıldığı ve 100’e yakın işyerinin tahrip edildiği Maraş Katliamı’nın 43’üncü yıldönümü nedeniyle kitlesel anma gerçekleştirdi.
Katliamın yaşandığı Maraş’ın merkez Yörük Selim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’nde yapılan anmaya, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Zeynel Özen, Kemal Bülbül, HDP Parti Meclisi üyesi Nesimi Aday’ın yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.
Anmanın yapıldığı Yörük Selim Mahallesi anmaya saatler kala yüzlerce polis tarafından ablukaya alındı. Anmaya katılanlar 3 farklı polis kontrol noktasından geçtikten sonra Erenler Cemevi’ne ulaşabildi.
Anma Maraş Valiliği’nin “Kamu düzeni” gerekçesi ile yasaklanma kararına karşı, Erenler Cemevi’nin bulunduğu sokakta yapılan, yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüş ile başladı. Yürüyüşte sık sık “Maraş’ı unutma unutturma”, “Maraş’ın hesabı sorulacak”, “Maraş, Sivas Koçgiri unutulmaz hiçbiri”, “Katil devlet hesap verecek” sloganları atıldı.
Erenler Cemevi önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuna geçti. Anmanın açılış gülbengini Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz okudu. Ardından hayatını kaybedenlerin anısına semah dönüldü.
“MARAŞ’IN YARASI HALA KANIYOR”
HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özel, aradan geçen 43 yılda olumlu bir değişiklik yaşanmadığını belirterek, “AKP ve kalemşörleri her gün Alevilere saldırıyor. Toplumda da bir değişim yok. Maraş Katliamı ile yüzleşmek için biz buradayız. Bizim istismar ettiğimizi söyleyenler insanlığını kaybetmişler. Hala mezarlarımızın yeri belli değil. İnsanlar dua okuyacakları bir mezar istiyorlar. Maraş yarası hala kanıyor. Bize yapılan hiç bir katliamı unutmayacağız. Hesap soracağız. Yüzleşme olana kadar bu davanın takipçisi olacağız” diye konuştu.
Ardından kürsüye çıkan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, benzer katliamlara yaşanan cezasızlık politikalarına dikkat çekerek “Gerçek bir adalet tesis edilmeli. Bu katliamcı zihniyete karşı birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.
“DEVLET BU KATLİAMLA YÜZLEŞMELİ; KATİLLER VE ORGANİZE EDENLER ORTAYA ÇIKARILMALI”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da Maraş ile yüzleşilmemesi durumunda acıların dinlemeyeceğini vurgulayarak, “Maraş, NATO, kontgerilla, MHP ve ordu eli ile gerçekleşmiştir. Katliamlar ile yüzleşilmiyor ise yeni katliamların adımı atılacak denektir. Eğer Maraş ile yüzleşilseydi Sivas, Çorum, Ankara, Suruç olmayacaktı. Bunun bedelini bizleri birbirine düşman yaparak ödetiyorlar. Bu yaranın kabuk bağlaması, birbirimizin yüzüne bakmak için utanmak gibi bir derdimiz olmalı. Katliamla yüzleşmezsek Maraş’ın acısı ve hüznü hiçbir zaman son bulmayacak. O dönemde bu kolluk kuvvetleri neredeydi? Bu tedbirlerin milyonda biri alınsaydı bu insanlar toprağa düşmeyecekti. Devlet bu katliam ile yüzleşmeli, katilleri ve organize edenleri ortaya çıkarmalı” dedi.
“İNKARLA, KATLİAMLA BİZLERİ BİTİREMEDİNİZ”
Avrupa Alevi hareketi adına konuşan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat, “Her yıl burada toplanıyoruz, yaşamını yitirenleri anıyoruz. Katliam yapanların eline ne geçti? Buradan sürdükleri Aleviler Avrupa’da inançlarını özgürleştirdi. Cemevleri Avrupa’da inanç merkezi. Bizi katlettiniz ama amacınıza ulaşamadınız. Türkiye’de kimliğimizi kabul edeceksiniz. Eşit yurttaşlık hakkını vereceksiniz. İnkar ederek bir yere varamazsınız. Bizi çembere almış polisler ama korkmuyoruz, geçen sene olduğu gibi buradayız. Biz kimliğimizi yaşamak istiyoruz. Aleviler örgütlü artık, hesap soracağız” ifadelerini kullandı.
“YÜZLEŞİLİNCEYE KADAR BURDAYIZ”
Türkiye’deki Alevi kurumları adına ise Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül konuştu. Güzelgül, Alevilerin varlığına dahi tahammül edilmediğini ifade ederek, “Yüzlerce canımızı 43 yıl önce katlettiler, binlercesini sürdüler. Maraş’ta Alevilerin sözü geçiyordu. Alevilerin varlığına tahammül edemeyenler organizeli bir katliam planladı. Biz Kerbela, Sivas ve Maraş’ı Cuma günü yaşadık. İnsanlar canice katledildi. Burada verilen mücadele mazlum ile caninin davasıydı. Bu davayı unutturmayacağız. Yüzleşme olana kadar buralardayız. Bu yolun, erkanın bir sahibi var. Mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Bize unutturmaya çalışıyorlar. Bunun yolları ise anmayı yasaklamak. Ama bizler bu zihniyet ile yüzleşene kadar buradayız. Maraş’ı unutmayacağız, unutturmayacağız” şeklinde konuştu.
“KATLİAMI LANETLİYORUZ”
Anma Tertip Komitesi adına konuşan Erenler Kültür Derneği Başkanı Müslüm İbili ise, 1978 yılında Maraş’ta çeşitli ölüm şekilleriyle Alevi’siyle, Sünni’siyle öldürülen canları anmak için bir arada olduklarını belirtti. Bu olayın sadece Alevi vatandaşların bir sorununun olmadığını vicdanı olan herkesin sorunu olduğunu kaydeden İbili, “İnanıyoruz ki Maraş halkı da barışı, kardeşliği ve kucaklaşmayı arzu etmektedir. Maraş’ta gerçekleştirilen katliam bir insanlık suçudur. Bu suça ortak olmak istemeyen tüm canlar, bu katliamı lanetlemeli ve kınamalıdır. Katliam hazırlıkları mahallemizde bulunan kahvehanenin taranmasıyla başladı. Ancak biz bu kadar yapılan zulme rağmen yüzyıllardır Anadolu topraklarında birlikte yaşayan Alevi’siyle, Sünni’siyle, Kürt’üyle, Türk’üyle inanç farklılığına rağmen yaşayan bir toplumuz. Bu ülkede daha mutlu olmanın yolu olan eşit yurttaşlık temelini yaratmak zorundayız. Ülkemizde barışın, huzurun ve kardeşliğin daim olmasını temenni ederek, katliamı bir kez daha lanetliyorum” dedi.
Konuşmaların ardından yaşamını yitirenlerin anısına mumlar yakılıp karanfiller bırakıldı.
PİRHA- Alevi örgütlerinin temsilcileri, Maraş Katliamı’nda öldürülen Duman ailesi fertlerini anarak, evlerinin önüne karanfil bıraktı.
Maraş’ta 43 yıl önce faşist grupların saldırısına uğrayan Duman ailesinin Maraş’taki evi bugün Alevi örgütlerinin yöneticileri tarafından ziyaret edildi.
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Denekleri Genel Başkanı Gani Kaplan, eski Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Genel Başkanı İsrafil Erbil, Maraş Erenler Cemevi Başkanı Müslüm İbili ve çok sayıda yurttaş, 43 yıl önce katledilen Ümmühan Duman ile oğlu Mehmet Duman’ı evleri önünde andı.
Alevi kurum temsilcileri, katledilen Duman ailesinin Yörükselim Mahallesi’ndeki evleri önüne karanfil bıraktı.
Eski BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil, yaptığı konuşmada “Maraş’ta 43 yıl önce katledilen canlarımızın evlerinden bir tanesi de burası. Duman ailesine ait olan bu evde de canlarımız katledildi. Bu sokaklarda birçok canımız katledildi. Bu ev ve buradaki canlarımız şahsında bütün Maraş’ta katledilen canlarımız anısına buraya karanfillerimizi bıraktık. Bir daha bu acılar olmasın diye her yıl buraya gelmeye, canlarımızı anmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ise “Katliamlarla yüzleşilmediği müddetçe bizler unutmayacağız, unutturmayacağız. Devamlı canlarımızı anacağımıza buradan söz veriyoruz” dedi.
PİRHA-AKP’nin yeni Alevi açılımına karşı ABF öncülüğünde İstanbul’daki Alibeyköy Cemevi’nde bir araya gelen Alevi kurumları, iktidarın samimi olmadığını ifade ederken; yayımladıkları ortak bildiride “AKP 20 yıllık iktidarı boyunca hiçbir hak talebimizi yerine getirmemişken bugün cemevlerimize ‘kültür merkezi’ diyerek aslında bir hak gaspı daha yapmaktadır. Bizim ibadethanemize bir ad koymak, onu bir kalıba sokmak kimsenin haddi değildir” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) öncülüğünde Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) İstanbul’daki Alibeyköy Cemevi’nde bir araya gelerek AKP’nin yeni Alevi açılımına karşı ortak bir bildiri yayımladı.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 25 Ekim günü gerçekleşen kabine toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında; verilen talimatlar üzerine Türkiye’nin 58 ilinde bulunan toplam 1585 cemevinin ziyaret edildiğini açıklamıştı.
Alevi kurumları ve yöneticilerinin ifadelerine göre, İçişleri Bakanlığı danışmanının katılımıyla gerçekleşen ziyaretlerde; cemevlerinin fiziksel, maddi ihtiyaçlarının olup, olmadığı soruldu. AKP’nin üzerinde çalıştığı üç konu başlığı daha sonra basına da yansıdı. Buna göre iktidar içinde cemevlerine ‘ibadethane’ yerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi; dedelere maaş bağlanması ile cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının tartışıldığı kaydedildi.
“DEDELER; AKP’NİN, DEVLETİN MEMURU DEĞİLDİR”
Dört kurum yayımladığı bildiride, Alevilerin 72 millete bir nazarla baktığını ifade ederken; şu sözlere yer verdi:
“Aleviler, tüm canlıları eşit ve kardeş görmekte,72 millete bir nazar ile bakmaktadır. İnancının gereği olarak kimsenin ibadetine, yaşam tarzı ve inancına asla müdahale etmemektedir. Uğradığımız tüm haksızlıklara, katliam ve asimilasyonlara rağmen insanlık adına barıştan ve eşitlikten asla vazgeçmemiştir. Bizi yok etmek istiyorlar, çocuklarımıza zorla öğretilen din dersleri ile, köylerimize ve mahallelerimize yapılan Camiler ile varlığımızı tamamen ortadan kaldırmak istiyorlar.
AKP 20 yıllık iktidarı boyunca hiçbir hak talebimizi yerine getirmemişken bugün cemevlerimize “Kültür merkezi” diyerek aslında bir hak gaspı daha yapmaktadır. Dedeler bizim yol önderlerimizdir. Ne AKP’nin ne de devletin memuru değildir. Nasıl ki tarih boyunca Alevi halkı dede ve pirlerine sahip çıkmışsa bu günde sahip çıkmasını bilir.”
“İBADETHANEMİZE BİR AD KOYMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR”
Alevi kurumların taleplerinin belli olduğu kaydedilen bildiride; “Madımak Utanç Müzesi yapılmamışken, cemevlerimiz tanınmamış zorunlu din dersleri kaldırılmamışken, bugün AKP, Dedelere maaş vereceğini açıklıyor. Bu apaçık saygısızlıktır, Aleviliğin hassasiyet ve değerlerini görmezden gelmektir. Biz çok iyi biliyoruz ki, bir siyasi parti lideri Alevi olduğu için meydanlarda yuhalatanlar, Madımak katliamı davası zamanaşımına uğradığında “hayırlı olsun” diyenler asla ve asla samimi değildir.
Yakın tarihte “Alevi çalıştayları” yapılmış ve yine AKP’nin samimiyetsizliği nedeniyle daha ilk toplantıda görüşmeler tıkanmıştır. Bir başka örnek ise Madımak katili Ahmet Turan Kılıç Cumhurbaşkanının özel affı ile serbest bırakılarak adeta Madımak Oteli tekrar ateşe verilmiştir. Yazılı ve görsel basından sayısız hakaretlere uğrayan Alevilerin kapıları işaretlenmiş ve herhangi ceza alanda olmamıştır.
Herhangi bir halkın ibadethanesini yok sayıp ‘’kültür merkezi’’ demek saygısızlık ve hadsizliktir. Biz Aleviler olarak toplumsal adalet, eşitlik ve dayanışma için ibadet ederiz. Güçsüzlere, mazlumlara, yardım etmek, düşkün olanı kaldırmak, ağlayanı güldürmek için ibadet ederiz. Cem olmak can olmaktır, bir olmaktır. Bizim ibadethanemize bir ad koymak, onu bir kalıba sokmak kimsenin haddi değildir” ifadeleri kullanıldı.
PİRHA- İlahiyatçı Hayrettin Karaman’ın, “Alevi genç ile Sünni bir kız evlenemez” sözleri hakkında suç duyuruları sürüyor. Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanları, Karaman hakkında İstanbul Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu. ABF Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül “Burada kurumlar adına dilekçemizi verdik, kendisini kınıyoruz. Kimse bizi vazgeçiremez” dedi.
Yeni Şafak Yazarı ve İlahiyatçı Hayrettin Karaman’ın “Bir Sünni kız Alevi erkekle evlenemez” şeklindeki sözlerine tepkiler devam ediyor. Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanları, Karaman hakkında Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül adliye çıkışında yaptığı açıklamada, “Bütün varlığını sevgi ve ahlak üzerine inşa etmiş ve evrensel güzellikleri olan bir inanca sahip olmamıza rağmen; bu ülkede baskın bir inanç tarafından kabul görmemektedir. Bizleri düşmanlığa, birbirini karşı karşıya getirmeye teşvik eden tarikatçılar, yazarlar, araştırmacılar vardır. Bugün de bizleri aşağılayan, anayasanın temel hak ve özgürlüklerinde 216. Maddeye istinaden burada bir toplumu karşı karşıya getirmeye, tahrik etmeye, düşmanlığa teşvik etmekten dolayı kurumlar olarak, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Merkezi adına, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Merkezi olarak müracaatta bulunduk” dedi.
“VARLIĞIMIZA BİLE TAHAMMÜL ETMEYEN BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Güzelgül, İlahiyatçı Yazar Hayrettin Karaman için şu ifadelerde bulundu:
“Bu zat insanlıktan nasibini almış olsaydı; insanları ve inancı bu şekilde hor görmezdi. Her bireyin bir inancı vardır. Bir yığın inanç merkezi vardır. Buna saygı duymamız gerekirken; bunlar insanlıktan nasibini almadıkları için rencide etmektedir, devamlı baskı altında tutmaktadır. Varlığımıza bile tahammül etmeyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Burada kurumlar adına dilekçemizi verdik, kendisini kınıyoruz. Bütün dinler, kültürler, inançlar güzel ahlak ve sevgi üzerine inşa edilmiştir. Varlığı da onun üzerine devam etmektedir. Güzel ahlaktan, sevgiden, barıştan, kardeşlikten yana tavırları yoktur. Biz Alevi kurumları olarak Anadolu’da yaşayan her inançtan, kültürden olanlar kardeşçe yaşama mücadelesi veriyoruz. Kimse bizi vazgeçiremez.”
“NEFRET SUÇUNDA BULUNANLARA KARŞI HUKUKUN BİZDEN ÖNCE ADIM ATMASI GEREKİYOR”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez de, Karaman hakkında ceza verilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Sapık zihniyetli birisinin bir açıklamasından ötürü hukuka tekrar başvurduk. Dilerim hukuk bir ceza verir. Bir daha bu sapık zihniyetler böyle açıklamalarda bulunmaz. Türkiye’de demokrasi ve hukukun işleyebilmesi için hukukun taraf olması ve sapık zihniyetlere ceza vermesi gerekiyor. Bu ilktir ve son olmayacağı da belli. Nefret suçunda bulunanlara karşı hukukun bizden önce adım atması gerekiyor. Beklentimiz ceza vermesidir.”
“DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Alevi Kültür Dernekleri Başkanı İsmet Kurt ise konunun takipçisi olacaklarını söylerken, “Biz Aleviler olarak bu coğrafyada yüzyıllardır inadına barış, sevgi, kardeşlik derken ne yazık ki kendini bilmez bazı insanların yazıları Alevileri ve çağdaş demokrat Sünni kardeşlerimizi üzmüştür. Bugün bu coğrafyada milyonlarca Kürt-Türk, Alevi-Sünni evliliği varken; bu evlilikten doğan çocukları nasıl ayıracağız? Onun için biz de kendisine yazar diyen şahıs hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Yargının gereğini yapmasını istiyoruz. Takipçisi olacağız” dedi.
Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan ve Garip Dede Dergahı Vakfı adına Celal Fırat da önceki günlerde Hayrettin Karaman hakkında suç duyurusunda bulundular.
NE OLMUŞTU?
İlahiyatçı Hayrettin Karaman’ın 2012 yılında verdiği bir fetvada, “Alevilik babadan oğula geçen bir soy, bir kan bağı değildir. İnsan bugün Alevi, yarın dönüp Sünni veya tersi olabilir. Bu gencin ailesi Alevi olmakla beraber gencin kendisi İslam’a Sünniler gibi inanıyorsa, Amentüyü bizler gibi kabul ediyorsa o makbul bir Müslüman’dır. Eğer bilerek Aleviliğini koruyorsa, Alevilere ait olup İslam ile bağdaşması mümkün olmayan inançları ve uygulamaları muhafaza ediyorsa o genç ile Sünni bir kız evlenemez. Durumunuzu buna göre inceler kararı siz verirsiniz.”
Karaman’ın bu ifadeleri toplumun büyük kesimi tarafından tepkiyle karşılandı.
PİRHA-Alevi kurumları yöneticileri, AKP’nin ‘yeni Alevi açılımına’ yönelik tepkilerini bir araya gelerek gösterecek. 13 Kasım günü Alibeyköy Cemevinde Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde gerçekleşecek olan program kapsamında kurumlar, “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” diyecek.
AKP’nin Alevilere yönelik ‘yeni Alevi açılımı’ olarak nitelendirilen çalışmaları bir süredir gündemdeki yerini koruyor.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 25 Ekim günü gerçekleşen kabine toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında; verilen talimatlar üzerine Türkiye’nin 58 ilinde bulunan toplam 1585 cemevinin ziyaret edildiğini açıklamıştı.
Alevi kurumları ve yöneticilerinin ifadelerine göre, İçişleri Bakanlığı danışmanının katılımıyla gerçekleşen ziyaretlerde; cemevlerinin fiziksel, maddi ihtiyaçlarının olup, olmadığı soruldu. AKP’nin üzerinde çalıştığı üç konu başlığı daha sonra basına da yansıdı. Buna göre iktidar içinde cemevlerine ‘ibadethane’ yerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi; dedelere maaş bağlanması ile cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının tartışıldığı kaydedildi.
“CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR, DİYECEĞİZ”
AKP’nin seneler önce konu ile ilgili olarak sonuçsuz kalan çalıştaylar yaptığını hatırlatan Aleviler ise yürütülen tartışmalara tepkili. CAN TV‘de yayımlanan ‘Can’da Bu Sabah’ programına katılan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi kurumları olarak 13 Kasım günü bir araya gelerek “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” diyeceklerini ifade etti.
İstanbul’daki Alibeyköy Cemevinde saat 12.00’de gerçekleşecek olan buluşmaya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ile Alevi Kültür Dernekleri (AKD) katılacak.
Hacı Bektaş Veli anma törenleri kapsamında geçtiğimiz ağustos ayı içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılması planlanan programa Alevi kurumları olarak ortak tepki verdiklerini ve Diyanet’e geri adım attırdıklarını hatırlatan Güzelgül, “Yeryüzünün her alanı bizim ibadet yerimizdir. Birlik olduğumuzda her şeyi yenebiliriz” dedi. Güzelgül, Alibeyköy Cemevi’ndeki buluşmada ortak bir deklarasyonun da kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladı.
Alibeyköy Cemevindeki program çerçevesinde ayrıca lokmalar pay edilecek. Birçok sanatçı da sahneye çıkarak nefes okuyacak.
PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 58 ildeki 1585 cemevini ziyaret ettiklerini dile getirmesinin ardından konuşan Alevi kurum başkan ve yöneticileri; “Alevilerin taleplerini sağır sultan bile duydu. Hükümet ilk önce Alevilerin kazandıkları yargı kararlarını uygulasın. Bu davranışları samimi bulmuyoruz” dedi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, bir süredir İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun resmi olmayan danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek’in başını çektiği heyetin cemevlerine ‘Bir ihtiyacınız var mı’ ziyaretlerine ilişkin de konuştu.
Erdoğan konuşmasında, “Bugünkü kabine gündemimizde talimatımızla ülkemizin 58 ilindeki 1585 cemevi ziyaret edilerek hazırlanan kapsamlı bir çalışmayı da görüştük. Aynı şekilde insan hakları eylem planında yer alan azınlık vakıflarının seçim usulüyle ilgili hususu da değerlendirdik. Hangi meşrebe mensup olursa olsun Türkiye’nin 84 milyon vatandaşımızın her birinin meselesi bizim meselemizdir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın açıklamasının ardından yeniden gündeme gelen iktidarın cemevlerini gezme meselesine ilişkin konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ve Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Disiplin ve Danışma kurulu üyesi ve önceki dönem Genel Başkanı Remzi Akbulut; Alevilerin taleplerinin yıllardır dillendirdiklerini ve gündeme getirdiklerini söyleyerek, hükümetin yaptığı gezilerin seçim yatırımı olduğunu bundan dolayı da samimi bulmadıklarını belirttiler.
“BU HÜKÜMETİ KESİNLİKLE SAMİMİ BULMUYORUM”
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevilerin taleplerinin yıllardır dile getirildiğini ve bu talepleri her kesimin bildiğini vurgulayarak şunları aktardı:
“Alevilerin taleplerini sağır sultan bile duydu. Biz yıllardır bu talepleri dile getiriyoruz fakat hiç bir talebimiz gerçekleştirilmedi. Bu hükümet 7 tane çalıştay yaptı. Sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar var. Bu kararları uyguluyorlar mı? Hayır. Bunu da yapmıyorlar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Türkiye imza atmış, uymak zorunda ama buna bile karşı çıkıyorlar, yerine getirmiyorlar. Bizim yıllardır dile getirdiğimiz taleplerimizi çözmeyi bir kenara bırakın, sorunlarımız daha da katmerleşerek devam ediyor. Örneğin zorunlu din dersleri. Bütün okullar İmam Hatiplere çevrilmiş durumda. Din dersleri saatleri arttırılmış durumda. Bu hükümeti kesinlikle samimi bulmuyorum. Bu seçim yatırımıdır böyle düşünüyorum. 7 tane çalıştayın sonucunda mutlaka bir şey çıkması gerekirdi, bir adım atılması gerekirdi ama geldiğimiz noktada hiçbir şey yapılmadı. Önümüzdeki seçimlerde gideceklerini anladılar. Şimdi Alevileri nasıl yanımıza çekeriz diye düşünüyorlar. Alevileri nasıl ikna edebiliriz diye düşünüyorlar. O yüzden de bu tür çalışmalar yapıyorlar. Öncelikle Alevilerin kazanmış olduğu hukuki kararları uygulasınlar, hayata geçirsinler. Ondan sonra oturup konuşalım.”
“ALEVİLERİN TALEPLERİ BELLİDİR, KABUL EDİP, YERİNE GETİRMELERİ GEREKİR”
İstanbul’daki cemevlerini gezen Süleyman Soylu’nun danışmanına Alevi kurumlar olarak bir talep listesi verdiklerini ifade eden Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat şunları dile getirdi:
“Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir, zorunlu din dersleri kaldırılsın, camiler Alevi köylerine yapılmasın, ayrımcılık ortadan kaldırılsın ve eşit yurttaşlık sağlansın, Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın gibi 12 maddelik bir talep listesi vermiştik kendilerine. Gezdikleri cemevlerinin hepsinden şunu duydular: Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Amerika’nın yeniden keşfedilmesinin bir mantığı yok. Bir kanun değişikliği ile ya da bir kararname ile bile cemevleri ibadethane sayılır, kabul edilir. Tekrardan gezmenin, görüşmenin bir anlamı yok. Alevilerin talepleri yıllardır bellidir ve en önemlisi de cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Devletin de yapması gereken vatandaşın bu talebini yerine getirmektir. Yani cemevlerini ibadethane olarak kabul görmeleri gerekiyor. Bunların hala konuşulması bile bize artık ıztırap veriyor. Bakanlar Kurulu’nda bunun gündeme gelmesi bir cümle ile de olsa Cumhurbaşkanı tarafından dillendirilmesi bizim açımızdan neyi ifade ediyor dersek aslında hiçbir şey ifade etmiyor. Cumhurbaşkanına şunu söylüyoruz: Alevilerin talepleri yıllardır bellidir. Bu meseleyi kapatmaları için Alevilerin taleplerini kabul etmeleri ve yerine getirmeleri gerekiyor. Bu kadar basit.”
“20 SENEDİR HÜKÜMETİN ELİNDEN TUTAN YOKTU, SORUNLARIMIZI ÇÖZSEYDİ”
AKP İktidarının gezilerini seçim yatırımı olarak değerlendiren Fırat sözlerine şu şekilde devam etti:
“Türkiye demokrasisinde bir sürü sorun var, sıkıntı var. Toplumlar, halklar arasında yoğun bir çerçevede kindarlaşma var. Hükümetin bunlardan kendini sıyırması gerekiyor. Bu dili bırakması ve bu gergin ortamı yok etmesi gerekiyor. Maalesef bu bir seçim yatırımı. Bu tür meseleler Türkiye’de bu dönemlerde gündeme getiriliyor. Daha önce AKP Alevi çalıştayları yaptı. Hiçbir şey söylemeden etmeden kendi kendine belirledikleri kişileri çağırdılar, görüştüler. En ufak bir bilgilendirme yapmadan birden bitirdiler, dondurdular. Bu meselelerin artık bu şekilde konuşulması bize zul geliyor. Eşit yurttaşlık talebimiz temelinde Alevilerin taleplerinin yerine getirilmesini istiyoruz. Biz hakkımızı istiyoruz. Hükümeti Alevilerin sorunlarını çözme konusunda da kesinlikle samimi bulmuyorum. Cemevleri ziyaret etmelerinin de bir mantığı yok. Alevilerin talepleri belli ve nettir. 1500’ü geçkin cemevini ziyaret ettiklerini söylüyorlar. Bu kadar gezmelerine gerek yoktu. 20 senedir iktidarda olan bir hükümet her gün yeni sözlerle, kelamlarla çıkıyorlar karşımıza. 20 senedir hükümetin elinden tutan yoktu. Alevi meselesini, Alevilerin sorunlarını çözseydi. Bizim taleplerimiz nettir. Tekrar Amerika’yı keşfetmeye gerek yoktur.”
“İKTİDAR ÖNCE ALEVİLERİN KAZANDIĞI YARGI KARARLARINI UYGULASIN”
Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Disiplin ve Danışma kurulu üyesi ve önceki dönem Genel Başkanı Remzi Akbulut ise hükümetin Alevilerin haklarını almak için açtığı ve kazandığı yargı kararlarını dahi uygulamadığını hatırlatarak; “Hükümeti bu konuda kesinlikle samimi bulmuyorum. Biz bu konuyu başlatalı 10 sene oldu. Hükümeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) şikayet ettik. 2016’da cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ile ilgili Biz AİHM’de dava kazandık. Genel bütçeden cemevlerine pay ayrılması ile ilgili 2016’da yine bir davayı kazandık. 2015 yılında zorunlu din derslerinin kaldırılması ile ilgili davayı kazandık ve bu kazandığımız davaları getirip hükümetin önüne koyduk. Recep Tayyip Erdoğan dün bu açıklamayı yaparken acaba bunlardan haberi yok muydu? Önündeki kazandığımız davalardan haberi yok mu? Yoksa takiye mi yapıyor? Bence Recep Tayyip Erdoğan takiye yapıyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortağıdır bu ülke. Bu sözleşmeye uyulması gerekiyor” diye konuştu.
“ERDOĞAN KENDİ ALEVİLERİNİ YARATMAYA ÇALIŞIYOR”
“Recep Tayyip Erdoğan bu ülkede kendi Alevilerini yaratmaya çalışıyor” diyen Akbulut, şöyle devam etti:
“Bu geziler yeni değil, 3 ay öncesinden başladı. İçişleri Bakanlığı vasıtasıyla bir grup cemevlerini gezdi. Maddi olarak neye ihtiyacınız var diye sordular. Gezilen cemevlerimizin %99’u şunu söylediler, öncelikle Alevilerin kazanmış olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ki kararları, Danıştay’da ki ve Yargıtay’da ki davaları, İdari mahkemelerde ki davaları, Alevilerin elektrik, su parası ile ilgili kazandığı davaların kararlarını uygulayın. Biz sizden başka bir şey istemiyoruz. Bu kararları uyguladığınız zaman zaten Alevilerin ve cemevlerinin sorunları kalmıyor. Ama ne yazık ki bunlar bu kararları uygulamadan bir erken seçim ya da gelecek olan herhangi bir seçim için kendini Alevilerin yanındaymış gibi göstermeye çalışıyor. Artık Aleviler eski Aleviler değil. Şunu unutmasınlar ki eskiden kendilerine göre birkaç kurum buluyorlardı, birkaç kişi buluyorlardı, bunları dinliyorlardı. AKP’nin peşinde koşan kurumlar ve kişilerdi bunlar. Ama artık Alevi kurumları eski Alevi kurumları değil, Aleviler de eski Aleviler değil. Herkes bilinçli. Onun için beyhude bir çaba sarf ediliyor, diye düşünüyorum.”
PİRHA-Alevilerin Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerine karşı etkinlik düzenleyen Diyanet’in programını iptal ettiren Alevi kurum başkanları bugün Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’u ziyaret ettiler.
Nevşehir İl Müftülüğü’ün 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri haftasında “Muharremiye Programı” başlığı bir dizi program yapmasını iptal ettirmek için Hacıbektaş ilçesine giden Alevi kurumlarının başkanları ziyaretlerini sürdürüyor.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı Haydar Baki Doğan, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’u ziyaret ettiler.
Gündeme ve ilçedeki çalışmalara dair görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi.
PİRHA-Nevşehir İl Müftülüğü’nün, Hacı Bektaş Veli anma törenlerine dahil olarak “camii açma, mevlid okuma, hatim programı” yapacağını duyurmasının ardından Alevi kurum başkanlarından tepki geldi. Yapılan açıklamalarda “İkiyüzlülüğünüzle, Alevilerin inancına yanaşmayın ve bizden, kutsallarımızdan uzak durun” denildi.
Nevşehir İl Müftülüğü, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri haftasında bir dizi açılış ve program düzenleyeceklerini duyurdu.
“Muharremiye Programı” başlığı ile 18 Ağustos’ta yapılacak olan program içeriğinde “camii açılışı ve mevlid programı”nın olması başta Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül olmak üzere Alevi kurum başkanlarının tepkisine yol açtı.
“DİYANET’İN YAPTIĞI ASİMİLASYONUN BİR PARÇASI”
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Yaptıkları tam da asimilasyonun göstergesidir” diyerek tepkisini dile getirdi. Güzelgül, Diyanet’in önce Alevi inancını kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Çünkü ‘cemevleri bizim kırmızı çizgimizdir’ diyen bir zat, sonrasında kalkıp Hacıbektaş’ta anma mı gerçekleştirecek? Bizleri yolumuzdan, erkanımızdan etmek adına girişimlerde bulunmuşlardır. İlk önce bizlerin cemevlerini bir kabul etsinler. Aleviliği inanç olarak kabul görüp statü versinler. Ondan sonra gelip bizlerle muhatap olsunlar. Yani şu durumda biz kendilerini muhatap olarak da kabul etmiyoruz. Bu yaptıkları asimilasyonun bir parçasıdır. Yapılanları asla kabul etmiyoruz.”
“ZİHNİYETİNİZİ ALEVİLERE DİKTE ETMEKTEN VAZGEÇİN”
Alevi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat da Nevşehir İl Müftülüğü’nün açıkladığı programa tepki gösteren isimler arasında oldu. Fırat, “Siz kimsiniz?” başlıklı yazısında şu eleştiriyi yaptı:
“Yapay olarak icat edip, Resmi Devlet Dini haline getirdiğiniz zihniyetinizi Alevilere ve farklı tüm inançlara dikte etmekten vazgeçin. Her türlü kültür ve inancın özgürlük alanına, farklılığına tahammül etmeyi bilmeden aşırı fetihçi, yok edici, dönüştürücü tehditlerinizden vazgeçin.
Alevilerin inançsal, kültürel ve sosyal değerlerini bireyci, cemaatçi ve grupçu organizasyonlar ile Sünnilik veya Şiilik adına çözmekten vazgeçin. Dini, motif olarak kullandınız. İnsanların dine olan bağlılıklarını, dindarlıklarını, dini ve dinle ilgili diğer hususlardaki tüm pratiklerini siyasete malzeme ettiniz, alanlarda reklam malzemesi yaptınız.
Siz, Sünniliğe yönelik bilgi ve bağlılığınızı bitirdiniz, içini boşalttınız. Şimdi de Alevileri ve Alevilik inancının güzelliklerini kendi açıklarınızı kapatmak için kullanabilme cesaretini gösterebiliyorsunuz.
İslamı dibine kadar siyasallaştırıp Sünni toplumu kimlik krizine düşüren zihniyetsiniz.
Faşizmin her türlüsünü, kadınların katledilmesini, çocukların tecavüze uğramasını, canlıların yakılmasını, doğanın yok edilmesini, çalmayı-çırpmayı, durduramıyorsunuz!
Dolayısıyla geriye dönmek ve temiz bir toplum yaratabilmek için sizin gitmeniz elzem.
Ve sizi Alevi toplumu adına uyarıyoruz: Tüm yaptığınız eylemsel ve düşünsel hatalarınıza karşı takındığınız ‘keşke’ci tavrınız ve ikiyüzlülüğünüzle, Alevilerin inancına yanaşmayın ve bizden uzak durun!”
“KİME MEYDAN OKUYORSUNUZ?”
Nevşehir İl Müftülüğüne bir tepki de Hacı Bektaşi Veli Kültür ve Tanıtma Vakfı Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç’tan geldi.
Yaşanan gelişmeyi “Diyanetin son oyunu” sözleriyle tarifleyen Koç, “Kime meydan okuyorsunuz? Şov yapacak başka bir yer kalmadı mı? Namaz kılıp, mevlüt okutacak başka yer kalmadı mı ki siz Alevilerin Serçeşmesi olan Hacı Bektaş Veli Dergahını seçiyorsunuz! Sözüm ibadetini safiane yerine getiren Sünni dostlarımıza değil. Toplumu germeye çalışan Diyanet Başkanlığına…” ifadelerini kullandı.
“DİYANET, ALEVİLERİN KUTSALLARINDAN ELİNİ ÇEK!”
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ise konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaparak “Alevileri asimile etmek için kurumsal çalışma yürüten ve ‘Cemevleri kırmızı çizgimiz’ diyen Diyanet İşleri Başkanlığının Hünkar yılı nedeniyle Serçeşme’de asimilasyon çalışmalarına tam hız devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Alevilerin kutsallarından elini çek…” dedi.
PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Kerbela yası nedeniyle bu yıl Hacıbektaş Veli anma törenlerinin Alevi kurumları ve belediyenin katılımıyla 21 Ağustos’ta yapılacağını söyledi. Ancak resmi törenin 16-18 Ağustos tarihleri arasında yapılacağını hatırlatan Güzelgül ekledi: 21 Ağustos’ta Hacı Bektaş’a üç koldan yürüyüş yapacağız. Yalınayak, baş açık yürüyeceğiz. Dergâh önünde buluşacağız. Ertesi gün 22 Ağustos’ta da tekrar dergâh önünde buluşup 12 kazan aşure yapacağız.”
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Hüseyin Güzelgül, 16-18 Ağustos tarihleri arasında Nevşehir’de yapılacak olan Hacıbektaş Veli anma törenlerinin ertelendiği ya da iptal olduğu gibi iddiaların doğru olmadığını açıkladı.
Güzelgül, yapılması planlanan anma törenlerinin, 12 imamlar yasına denk geldiği için 16-18 Ağustos tarihleri arasında yalnızca resmi törenlerin yapılacağını ve resim sergisinin düzenleneceğini belirtti.
Muharrem yasının bitmesiyle birlikte 20 Ağustos’ta Ayhan Köyü’nde cemevi açılışı olacağını ve daha sonrasında son muhabbet ceminin yapılacağının da bilgisini veren Hüseyin Güzelgül, ayrıca 27 ve 28 Ağustos’ta tüm Alevi kurumlarının buluşması ile konserler olacağını da duyurdu.
Güzelgül; “21 Ağustos’ta Hacı Bektaş’a üç koldan yürüyüş yapacağız. Yalınayak, baş açık yürüyeceğiz. Dergâh önünde buluşacağız. Ertesi gün 22 Ağustos’ta da tekrar dergâh önünde buluşup on iki kazan aşure yapacağız” dedi.
ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi kurumlarının resmi anmasının belediye ile birlikte 21 Ağustos’ta yapılacağını sözlerine ekledi.
PİRHA-Hacıbektaş Belediyesi’nin Alevi kurumları ile birlikte 16-22 Ağustos tarihleri arasında yapacağı geleneksel Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine katılmayan ADFE ve AABK gibi Alevi kurumlarının 27-28 Ağustos tarihlerine koyduğu etkinlik tartışmalara neden oldu. Yaşanan bu duruma Alevi kurum başkanlarından farklı değerlendirmeler gelse de birlikte hareket etmenin önemine vurgu yapılarak, yapılan etkinlikleri birbirinin alternatifi olarak görmenin de doğru olmadığının altı çizildi.
Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve bağımsız Alevi kurumları, bu yıl 16-22 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan 58. Ulusal ve 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerine çeşitli gerekçelerle katılmayacağını açıkladı.
ADFE, AABK ve bağımsız Alevi kurumları 27-28 Ağustos tarihlerinde Hacıbektaş’ta etkinlik yapacaklarını açıklamaları tartışmalara yol açtı. Pir Haber Ajansı olarak bu konuya ilişkin Alevi kurum başkanları ile görüştük. Konuya ilişkin görüşlerini sorduğumuz Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, birlik olunması gerektiğine ve çeşitli tarihlerde yapılan etkinliklerin birbirinin alternatifi olmadığına vurgu yaptılar.
“YALNIZ VERİLEN KARARLAR HATALARA SÜRÜKLER”
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, birlikte hareket edilmesi ve doğru kararlar verilerek hareket edilmesi gerektiğini belirterek, şunları dile getirdi:
“Pirin huzuruna giderken yüzümüzü onun toprağına sürüyoruz. Gönül birliğinin olmadığı yerde ibadet de yapılmaz. Pirin huzuruna bu şekilde gitmekte doğru olmaz. Başlangıçta 3-4 defa toplantı yapıldı. Gönül birliği sağlanmıştı. Belediye Başkanı da gelip özür dilemişti. Yolumuz, Erkânımızda da birisi bir hata işliyorsa ve sonradan özür diliyorsa, bir dönüş yapmışsa onu kazanmak gerekir der. Biz ayrışma olmasın istiyoruz. Gönül birliği sağlansın istiyoruz. Çünkü Pirin huzuruna gidiyoruz. Her şeyden arınmış olmalıyız. Parçalanmış olarak gidilmemesi gerekir. Yine de birkaç günümüz var bakalım. Bayramdan önce Hüseyin Mat ile de görüştüm. Bilmediğimiz bazı konularda vardı. Haberdar olunsaydı öncesinde daha farklı bir yol izlenebilirdi. Ancak yüz yüze geldiğimizde bu sorunlar çözülür. Cemal cemale gelmeden birbirimizin arkasından konuşmakla olmaz. Yol’a Erkan’a göre hareket edilmeli. Sadece arkadan konuşmak dedikoduya girer. Birlikte vereceğimiz doğru kararlarla hareket edilmeli. Yalnız verilen kararlar hatalara sürükler. Olmaması gereken bir durum söz konusu. Biz kurum olarak birlikte hareket etmeyi isterdik ama çok az süre kaldı ve programlar yapıldı. 5-6 kere toplantılar yaptık. Aniden bir şey çıktı meydana, tekrar parçalanmaya yol açıldı. Bu doğru değil.”
“BU ARKADAŞLARIN YOL YÜRÜME ALIŞKANLIĞI YOK”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ise sergilenen tavrı doğru bulmadığını ifade ederek, şunları aktardı:
“Bu tavır örgütsel bir tavır değildir, bireysel bir tavırdır. Biz Hacı Bektaş’ın Belediye Başkanı ile Alevi örgütlerinin başkanları olarak görüşme yaptık. Defalarca toplantılar yaptık. Bu arkadaşlar bize alınan kararlar kararımızdır dediler, toplantılara katılmadılar. Şimdi de böyle bir etkinlik düzenliyorlar. Olay budur. Belediyenin yaptığı tüm etkinlikleri, Alevi kurumları toplantılar yaparak, kararlar alarak öyle organize etti. Geçen sene Belediye Başkanı bir hata yapmıştı ve bu hatasından dolayı da özür diledi. Sonradan ayrılan kurumlar toplantılara katılmadılar. Sizin aldığınız kararlara uyarız dediler. Şimdi de ayrı bir etkinlik düzenliyorlar. Bizler Hacıbektaş’a bir yürüyüş düzenleyeceğiz, üç koldan Hacıbektaş’a yürüyeceğiz. ‘Dergahlarımızı istiyoruz’ diyerek yürüyeceğiz.”
“YAPILAN İKİ AÇIKLAMAYI DA DOĞRU BULMUYORUM”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, yaşanılan durumu bir ayrılık olarak nitelendirmediğini söyleyerek şunları ifade etti:
“Hacıbektaş’ta yaşananlarda bir ayrışma yok. Kurumlar çıkıp açıklama yapmışlar. Ben yapılan iki açıklamayı da doğru bulmuyorum. Birbirine alternatif olarak da görmüyorum. Hacıbektaş’ta anma tarihleri belli. Yapılan toplantılar var. Daha sonra arkadaşlar ayrı bir etkinlik programı açıkladılar. Bunları birbirine alternatif olarak kabul etmek doğru değil. Daha önce Belediyenin yaptığı birçok şeyi doğru bulmadık ve katılmadık. Ama şimdi belirli bir noktaya kadar gelindi, belirli katkılar sağlandı. Belirli noktalarda anlaştık. Diğer Alevi kurumlarda aynı şekilde toplantılara katıldılar ve katkılarını sundular, bir ortaklaşma sağlandı. Diğer iki kurum ise ayrı program yapacağını açıkladı.”
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz yaşanan ayrışmadan dolayı yapılacak olan iki etkinliğe de katılmayacaklarını belirterek şunları dile getirdi:
“Arkadaşlar geçen sene Belediye Başkanı’nın yapmış olduğu bir davranışa karşı tepkilerini koydular. Oradaki bir derneğe plaket verildi. Bu hoş karşılanmadı. Böyle olunca da Alevi kurumları orayı terk etmişti. Daha sonra yapılan toplantılarda Belediye Başkanı özür diledi. Ancak bu iki kurum Belediye Başkanı’nın çıkıp tüm Alevi kamuoyu önünde özür dilemesini istedi. O da bunu yapmayınca bu kurumlarda tepkilerini dile getirdiler. Biz Hubyar Sultan olarak eğer ortaklaşılamazsa ikisine de katılmayacağız. Kadıncık Ana önünde yapılacak olan Ceme katılacağız sadece. Daha sonra biz Hubyar Sultan olarak farklı bir tarihte kendi etkinliğimizi yapacağız. Eğer bir ortaklaşma sağlanırsa ona katılacağız.”
ÖNEMLİ NOT: Pir Haber Ajansı olarak bu görüşleri aldıktan kısa bir süre sonra taraflar arasında olumlu anlamda çeşitli görüşmelerin yaşandığı bilgisini edindik. Önümüzdeki günlerde bu konuya ilişkin olumlu gelişme ve açıklamalar bekleniyor. Alevi Kurum başkanlarından aldığımız bu görüşler mevcut gelişmelerden önce alınmış olsa da önemli buluyor ve yayınlıyoruz.