Etiket: hüseyin güzelgül

  • Güzelgül: Alevi yol erkanında ihraç yoktur, kazandırma vardır-VİDEO

    Güzelgül: Alevi yol erkanında ihraç yoktur, kazandırma vardır-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi kurumlarında yaşanan ihraçlarla ilgili, “Bizim yolumuzda, erkanımızda ihraç etmek yoktur, kazandırma vardır” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Mersin Şubesi’nde faaliyet yürüten dedeler Efe Engin ve Kazım Açıktepe bir süre önce dernekten ihraç edilmişti. Engin ve Açıktepe, Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu’nun Erzincan’da yaptığı bölge toplantısında inanç kurulunda dara durmak istediklerini söylemişlerdi. İnanç kurulu toplantısında tartışılan konu hakkında süreç hala devam ediyor.

    Diğer yandan yaşanan ihraçlara tepkiler de gecikmedi. Alevi inancında ihracın olmadığı yönünde çeşitli paylaşımla yapıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül yaşanan ihraçları PİRHA’ya değerlendirdi. Alevi yol ve erkanında mahkeme kapılarına gitmenin olmadığına vurgu yapan Güzelgül, bu olayda tarafların mahkemelik olduklarını dile getirdi.

    “BİZİM YOLUMUZDA İHRAÇ ETMEK YOKTUR”

    Güzelgül ‘’Kendi pirimize, rehberimize, mürşidimize gidip meramımızı anlatıp müşkülat varsa müşkülat, düşkünlük varsa düşkünlük konuşulur. Sonra iki taraf bir araya getirilir ve dinlenir. Sadece pir, rehber, mürşitlerle değil bütün canlarla birlikte köy yerindeysek, oradaki canlarla veya metropolde isek cemde olan canlarla, canları dinledikten sonra müşkülatsa müşkülat, düşkünlükse düşkünlük ona göre değerlendirilip cezası neyse verilirdi” dedi.

    Alevi yol erkanında ihraç olmadığının altını çizen Güzelgül, “İhraç edilenlere belirli bir müddet verilir. O süre zarfında kendini düzeltebiliyorsa, verilen kararları uyguluyorsa o süre bittikten sonra tekrar bir toplantı yapılır hak mahkemesi kurulur. Kendileri dinlenir, dinlendikten sonra tekrar yol erkana alınır’’ şeklinde ifade etti.

    “HER KURUMUN KENDİSİNE GÖRE TÜZÜĞÜ VARDIR”

    Her kurumun kendisine göre bir tüzüğü olduğunu hatırlatan Güzelgül, bu tüzüğe müdahale etme yetkisine sahip olmadıklarını sadece yol erkan babında değerlendirme yapabildiklerini de ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurumları 16-17-18 Ağustos tarihlerinden vazgeçmeyecek-VİDEO

    Alevi kurumları 16-17-18 Ağustos tarihlerinden vazgeçmeyecek-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri için 16-17-18 Ağustos tarihlerinden vazgeçmeyeceklerini açıklayan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Onlar kendi kutsal günlerinden bir değişiklik yapabilirler mi? Bir hafta, 2 gün, 3 gün ileri geri alabilirler mi, alamazlar. Bu da bizim için kutsal gündür.” dedi. 

    56’ncı Ulusal ve 30’ncu Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerinin 16-17-18 Ağustos 2019’da yapılacağının açıklanmasının ardından Nevşehir Valiliği anmanın bayram tatili haftasına rastladığı için kalabalık olacağı ve güvenliğin sağlanamayacağı sebebiyle etkinliğin 16-17-18 Ağustos dışında başka bir tarihte yapılmasını talep etmişti. Alevi kurumları ise bu kararı kabul etmediklerini açıklamıştı.

    Valiliğin kararını PİRHA’ya değerlendiren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi kurumları olarak 16-17-18 Ağustos tarihlerinde anma etkinliklerini yapacaklarını ve bu kararlarının net olduğunu belirtti.

    ESKİ BELEDİYE BAŞKANI ETKİNLİKLERİ EKİM AYINA ERTELEMİŞTİ

    Yıllardır Hacı Bektaş’ta Alevi kurumlarıyla birlikte hareket etmeyen bir belediye başkanı olduğunu ifade eden Güzelgül, eski belediye başkanının Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinliklerini kendi isteğine göre Ekim ayına aldığını hatırlatarak “Yeni belediye başkanının kazandıktan sonra Hacı Bektaş anmalarını eski tarihi olan 16-17-18 Ağustos’ta yapacağına dair beyanatta bulundu. Bütün Alevi kurumları arasında da takdirle karşılandı” dedi.

    Geçtiğimiz 17 Mayıs’ta Hacı Bektaş’a giderek hem Mahsuni Şerif’in anmasına katıldıklarını hem de Hacı Bektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok ile toplantı yaptıklarını söyleyen Güzelgül, Altıok’a Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerini belediye ile ortak yapmak istediklerini ve nasıl bir yol izlemeleri gerektiği konusunda konuştuklarını kaydetti.

    ALEVİ KURUMLARININ ORTAK KARARI

    Tarihler konusunda geri adım atmayacaklarını vurgulayan Güzelgül, “Onlar kendi kutsal günlerinden bir değişiklik yapabilirler mi? Bir hafta, 2 gün, 3 gün ileri geri alabilirler mi, alamazlar. Bu da bizim için kutsal gündür. Seneye de diyecek ‘bir ay veya iki ay veya bu tarihte değil şu tarihte yapın’. Bize dayatmaya çalışırlar. Biz asla buna uymayız. Alevi kurumları olarak anma etkinliklerini 16-17-18’inde yapacağız ” diye belirtti.

    Hacı Bektaş’ta yaptıkları GYK toplantısında ABF yönetim kurulu üyesi Mustafa Özcivan’ı yetkili kıldıklarını aktaran Güzelgül, Özcivan ile Hacı Bektaş Belediye Başkanı Altıok’un etkinlikler için ortak bir program yaparak kamuoyuna duyuracaklarını söyledi.

    Güzelgül, ayrıca sadece ABF bileşenlerinin değil Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Demokratik Alevi Derneği (DAD) gidi derneklerle Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’nde birlikte hareket ettiklerini de ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ABF İnanç Kurulu toplantısı devam ediyor-VİDEO

    ABF İnanç Kurulu toplantısı devam ediyor-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu’nun toplantısı bugün Erzincan’da gerçekleşti. Federasyon başkanı Hüseyin Güzelgül, toplantının bir gün daha süreceğini ve toplantıda kurumların birbirilerine ikrarlarının tazelendiğini, çalışmaların niteliğine ilişkin aktarımlarda bulunulduğunu belirtti.

    ABF İnanç Kurulu, Erzincan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda toplantı gerçekleştirdi.

    2 Haziran’da da devam edecek olan toplantıya ilişkin ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, PİRHA’ya aktarımlarda bulundu.

    “ALEVİLERİ TEMSİL EDECEK KURUL; ABF İNANÇ KURULUDUR”

    Güzelgül, toplantının Erzincan’da gerçekleşmesinin önemine şöyle değindi:

    “1500lü yıllarda Şah Hatayi gelip Sarıkaya Yaylası’nda Alevi inanç önderleriyle gelip bir toplantı yapıyor. 1504’te de Kızılbaş Alevi Devleti’ni kurdu, onun için önemi büyük.

    1 Haziran’da da Hüseyin Cevahir şehit olu. Ondan dolayı 1-2 Haziran’da inanç toplantısını Erzincan Cemevi’nde yapma kararı aldık. Burada güzel bir birliktelik sağlandı.

    Alevileri temsil edecek kurul Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olduğunu savunan Güzelgül, şöyle devam etti:

    “Buraya bağlı PSAKD, AKD, HBVAKV ve ABF kurumuna bağlı şubelerle temsil ediyor. Türkiye’de Alevilerin inancını temsil edecek kurum, ABF İnanç Kurulu’dur. Devlet bunu bilmeli. Kendisinin yaratmış olduğu derneklerle Alevileri temsil etmez.”

    “ENGİN VE AÇIKTEPE’NİN DURUMU GÜNDEME ALINDI”

    Mersin Cemevi’nden ihraç edilen Efe Engin ve Kazım Açıktepe’nin kurul toplantısında dar görülmesi istemine değinen Güzelgül, “Alevi canlarımızın bir müşkülatı olduğu sırada tarihten bugüne kadar o müşkülatları kendi içlerinde hallolmuştur, mahkeme kapısına gitmemişler, kadıdan, hacıdan, hocadan fetva almamışlardır. Bir halk mahkemesi, piri, rehberi, mürşidi ve canlarla birlikte oturup o müşkülatı kendi içinde çözüp gereken ceza neyse ona göre verilir. O da topluma kazandırma adına yapılıyor. yalnız düşkünlük olursa onu ancak piri, mürşidi tarafından o düşkünlük sorgulanır, ne gerekiyorsa yapılır. Buradaki müşkülat ise her kurumun bir tüzüğü vardır; o tüzük doğrultusunda hareket edilir. Onların da iç sorunlarıdır. Bu iç sorunları kendi içinde çözmeleri gerekir. Gündeme alınmıştır. Değerlendirme yapıldıktan sonra gerek açıklamayı kamuoyuna yapacağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Kakailer: Alevilik mücadelesi bizim için anlamlı-VİDEO

    Kakailer: Alevilik mücadelesi bizim için anlamlı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi’ni ziyaret eden Kakai Alevi İnanç Heyeti, Alevi mücadelesinin kendileri için anlamalı olduğunu belirterek, “Yaresan dini sevgi dinidir” dediler.

    Kakai Alevi İnanç Heyeti İstanbul’daki ziyaretleri kapsamında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eyüp Şubesi Alibeyköy Cemevi’ni ziyaret etti. Heyeti cemevinde Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve cemevi yöneticileri karşıladı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, cemal cemale olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Alevi toplumunun felsefesi, yol ve erkanının daha ilerlediğini ama yine de yol erkan yürütmelerine karşı baskılar olduğunu kaydetti. Sergiledikleri mücadelenin sadece Alevi toplumu için değil tüm insanlar için olduğunu belirten Güzelgül, herkes için daha özgür bir dünya istediklerini kaydetti. Türkiye’de hak, hukuk, adalet ve demokrasiden yana hiçbir şey kalmadığını söyleyen Güzelgül, inanç özgürlüğünden, basın özgürlüğünden yana mücadelelerinin süreceğini ifade etti.

    “SADECE FARKLI SÜREKLERDENİZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Selda Güneş ise Kakailerle iletişim kurmadan önce birbirlerinden çok farklı olduklarını düşündüklerini ancak temas kurunca önyargılarını yıktıklarını söyledi. Güneş, sadece süreklerin farklı yerlerinden olduklarını belirtti. Hacı Bektaş’a niyaz ettiklerinde barış dilediklerini dile getiren Güneş, Elbistan ve Dersim’deki ziyaretlerini anlattı.

    “İNANCIMIZ KATLİAMLARDAN GEÇİRİLDİ”

    “İster Yaresan, ister Alevi, Bektaşi, Kakai, Ehl-i Hak olalım inancımız iktidarlar tarafından katliamdan geçirildi. Yaşadığımız hiçbir yerde biz de inancımız da meşru değiliz” diyen Güneş, bunun için kaynak sorunları olduğunu ve kaynaklarını ortaklaştırmaları gerektiğini söyledi.

    “EL ELE TUTUŞABİLİRSEK HAKK’IN ELİ DE ÜZERİMİZDE OLUR”

    Bir süre önce Türkiye’de yaşayan birçok Alevi, Bektaşi Çepni gibi farklı süreklerden gelen pek çok baba, ana pir bir araya gelerek pirler meclisini oluşturduklarını dile getiren Güneş, bu çalışmanın eksikliklerini gördükçe geliştirdiklerini ifade etti. Güneş, “Eğer biz ele ele tutuşabilirsek hakkın eli de elimizin üzerinde olacaktır” dedi.

    “YARESAN DİNİ SEVGİ DİNİDİR”

    Kakailer yaptıkları konuşmalarda Türkiye’de olduğu gibi Irak’ta, İran’da, Suriye’de de yaşayan Alevilerin çok zorda olduğunu söylediler. Alevilik mücadelesi için kendileri için önemli olduğunu dile getiren Kakailer, “Yaresan dini sevgi dinidir” dedi. Irak’ta bulunan Kakailer ve Yaresanları bir araya getirmek için bir çalışma yaptıklarını söyleyen Kakailer, bu çalışmanın yakın zamanda tamamlanacağını kaydettiler.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ABF Başkanı Güzelgül: Hızır, Şeriatı değil hakikatı temsil eder

    ABF Başkanı Güzelgül: Hızır, Şeriatı değil hakikatı temsil eder

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, ‘Yolumuzda Hızır’ başlıklı açıklamasında Hızır’ı anlattı. Güzelgül, “Biz Aleviler, güneşin nasıl yeniden doğduğuna inanıyorsak, Boz atlı Hızır’ın da dar günümüzde cara yetişeceğine öyle inanmaktayız” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Yolu’nda Hızır’ı yazdı.

    “Alevi inancı Şah-ı Merdan Ali ile Hızır’ı bütünleştirir. Ve Hızır’ı her yerde hazır ve nazır görmek ister. Bu Hızır’ın özelliğidir” diyen Güzelgül, “O gönlümüzde Boz atlı, ak sakallı, nur yüzlü ebedi pir olarak belirler.
    Bastığı her yerde güller açar. Ekinler yeşerir, elini uzattığı her kişi dertten, kederden kurtulur. Uğradığı her mekan nimet, bereket, şefkat ve rahmet dolar” dedi.

    Güzelgül Hızır’ı şöyle anlattı:

    “Hızır, Hakk’ın sırlarına vakıf olan, ledün ilmini bilen, dondan dona bürünen, gönlünü pak eden insanların imdadına yetişen, ölümsüz olan ve bizlere “Ölüm ölür, biz ölmeyiz” dedirten Hakk’ın cemalidir.
    Hızır zamana ve mekana tabi değildir.
    Biz Aleviler, güneşin nasıl yeniden doğduğuna inanıyorsak, Boz atlı Hızır’ın da dar günümüzde cara yetişeceğine öyle inanmaktayız.
    Hızır Hakk’tan umulandır.
    İnsanın gücünü ve kudretini aşan olaylar karşısında aciz ve çaresiz kaldığı anlarda Hakk’tan kesilmeyen umuttur.
    Hızır özlemin adıdır.
    Hızır Hakk’ın nişanıdır.
    Hızır Hakk’a açılan kapıdır.
    Hızır insanla tanrının buluşmasıdır.
    Hızır; karşılık beklemeden, menfaat gözetmeden mağdur insanlara uzanan bir dost elidir.
    Tükenmez umudun adı, ölümsüzlük özleminin feryadıdır Hızır.
    Şöyle ki; Hakk insana gizlenmiştir ve yine insanda görünmektedir.

    “HIZIR FIRTINADA BORAN, TUFANDA SIĞINACAK LİMANDIR”

    Hızır medet mürvet kapısıdır.
    Hızır fırtınada, boranda, felakette, tufanda sığınacak limandır.
    Hızır; insanlarla el ele hala haldaş, yola yoldaştır. Hızır güneşimiz, ayımız, dolunayımızdır. Bağımız, bağbanımız, köşkümüz, sarayımız, orucumuz, sabrımız, kurbanımızdır.
    Hakkın bin bir adından biri de Hızır’dır.
    Hızır zahiri değil Batıni;

    “HIZIR, ŞERİATI DEĞİL HAKİKATI TEMSİL EDER”

    Şeriatı değil hakikati temsil eder.
    İki denizin birleştiği yerde; yeşili bereketi, bolluğu, var olmayı simgeler.
    Evrende/ Hakk deryasında ise koşulsuz olarak varlığın cümlesinin ikrarlaşması, uyum içinde birbirine çark-ı pervaz olması ve doğum kapısına yönelmesidir. Hızır Anadolu insanına göre toplumsal yaşamda umut deryası, barışın, huzurun, sağlığın, paylaşımın, bolluğun, bereketin simgesidir.
    Her zor anımızda O’nu çağırırız, karanlıklarda çaresizlikten O’na sığınırız.

    “HIZIR KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİKTİR, KARANLIĞA KARŞI IŞIKTIR”

    Kötülüğe karşı iyilik, karanlığa karşı ışık, zalime karşı Şah-ı Merdan Ali’dir.
    Yaşadığımız bu günlerde, en çok O’na ihtiyacımız vardır.
    Hızır, hem nebidir, hem velidir. Hakk’ı kendimizde gördüğümüz gibi erenleri yanı başımızda hissetmiş ve yaşantımızda kılavuz eylemişizdir. Bizler erenlerin, evliyaların, nebilerin, pirlerin temsil ettiği insani, evrensel değerlere sahip çıkarız. O insani değerlere sahip çıkmamızın verdiği haklılıkla her daim çağırırız Hızır’ı carımıza. Çünkü biz biliriz ki; biz kimse için kötülük düşünmeyiz. Pak ederiz gönlümüzü cümle hatalarımızdan. Haklı iken gücümüz yetmediğinde cümle kötülüklere; pirlere sığınırız. Kimi zaman İmam Ali’yi kimi zaman Hızır’ı çağırırız.
    Onlar’a verdiğimiz ikrarımızda sadık kalırız.

    “SAVAŞA KARŞI BARIŞ, KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİK BİZİM YOLUMUZDUR”

    Zalimin karşısında, mazlumun yanında, haksızlığın karşısında, adaletin yanında, Şah-ı Merdan Ali’nin yolunu yol eyleriz.
    Savaşa karşı barış, kötülüğe karşı iyilik, çaresizliğe karşı yardımlaşma bizim yolumuzdur.
    İşte bu değerlerle gönülleri birlediğimizde, gönül abdestimizi aldığımızda Hızır her daim yanımızda, yanı başımızdadır.
    Sevgi ve umudun Boz atlısı Hızır’ın darda kalanlara yardım etmesinin bütün insanlarda vücut bulması dileğiyle…
    Ali haldaşımız, Hızır yoldaşımız olsun… Dil bizden, nefes Hünkar Pir’den olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Alevi kurumlarından ortak açıklama:  Küresel saldırıya karşı direnmek için ikrar veriyoruz

    Alevi kurumlarından ortak açıklama: Küresel saldırıya karşı direnmek için ikrar veriyoruz

    PİRHA – Asimilasyon politikaları ve Alevilere yönelik saldırılara karşı, Alevi kurumları ortak bir açıklama yaparak birlikte mücadele kararını duyurdu. Açıklamada, “Çağrımız, Aleviliğin yok olacağı kaygısıyla değil; ama çocuklarımızın çektiği acılar bitsin;  bu ülkeyi ayrıştıran, nefret dilinin hepimizi içine çektiği bataklık kurusun ve bu zulümler son bulsun istiyoruz” ifadeleri yer aldı.

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) yaptıkları ortak açıklamayla Hacı Bektaş Veli’nin ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ özdeyişi doğrultusunda ortak mücadele etme kararı aldıklarını belirttiler.

    Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda yapılan açıklamayı ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül okudu.

    “Kadim bir inanç olan Alevilik/Aleviler yüzyıllardır, fiili ve ideolojik saldırılar altında can/yaşam mücadelesi veriyor” vurgusunu yapan Güzelgül, “Bununla birlikte onca saldırıya rağmen; hem kendi içinde, hem de yaşadığı coğrafyadaki tüm kimlik, inanç ve dillerle birlikte; barışı savunmak; bir ve eşit, özgür yaşamı/rıza şehrini kurmak; haktan, hukuktan yana olmak; incinmeden ve incitmeden yaşamak Alevilerin inanç ve yaşam biçimi olmayı sürdürüyor” dedi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARI GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR”

    Kerbela’dan günümüze onlarca katliam yaşayan Alevilerin günümüzde de yöntem, güç ve teknikleri çoğalan, devasa bir saldırı ile daha karşı karşıya olduklarını belirten Güzelgül, ” Alevileri katletmekle işi çözemeyeceğini düşünen küresel Sünni İslam güçleri Aleviliği yok etmeye çalışıyor. İran’dan, Katar’a, Suudi Arabistan’a kadar pek çok devlet ve tarikat yerli taşeronları ve devşirilmiş piyonlarla birlikte; tek tek ve toplu olarak Aleviler, Alevilerin mekânlarına, Alevilerin sözlü, yazılı kaynaklarına saldırıyor. Üstelik bugün Alevilerin sığınabileceği dağ köyleri, kuytuluk köyler de kalmadı. Üstelik bu saldırı dünyanın her yerindeki Alevilere yönelik hale geldi” ifadelerini kullandı.

    “Osmanlının Hıristiyan, Ermeni çocukları ile başlattığı devşirme siyaseti; bugün Alevilerle genişletilerek devam ediyor” hatırlatmasını yapan Güzelgül,  “Devşirme Aleviler Alevileri asimile etmeye çalışıyor. Yavuz’dan, Kanuni’den, II. Mahmut’a kadar süren;  Alevi Dergâhlarına farklı tarikatlardan “kayyum” atama siyaseti, devlet için çare olmayınca; 2. Abdülhamit döneminde farklı bir asimilasyon yöntemi olarak;  Alevi dedelerinin, dede olabilecek iki çocuğunu alıp medreselerde eğitmek ve onlardan birini tekrar köyüne göndermek; diğerini de başka bölgelerde istihdam etmek şeklinde uygulanmıştır. Bu ve benzeri devşirme siyasetleri, Alevilerin tüm desteğine rağmen, Cumhuriyet döneminde de uygulanmıştır” dedi.

    “KÜRESEL SALDIRIYA KARŞI DİRENİŞLE YANIT VERMEK İÇİN İKRAR VERİYORUZ”

    Güzelgül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Son yıllarda artarak yeni bir saldırı ve asimilasyon dalgası küresel bir saldırı halinde Alevilerin üzerine doğru gelmektedir.

    Biz Alevi örgütleri, “Hünkâr’ın “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” düsturundan yola çıkarak; Bu küresel saldırıya karşı küresel bir direnişle yanıt vermek için ikrar veriyoruz.

    Sözümüzün iddiası, gönlümüzün ikrarıdır. Gönlümüz bağlıdır bir ‘sultan’a ve gönlümüz sözümüzden daha güçlü sürdürmektedir ikrarını.

    Biz Alevi örgütleri olarak, bir kez daha kayıtlara geçilsin istiyoruz ki; o son çerağ sönmeden, kandilden kandile nur olmaya devam edeceğiz. Biz bunun bilincindeyiz.

    Çağrımız, Aleviliğin yok olacağı kaygısıyla değil; ama çocuklarımızın çektiği acılar bitsin;  bu ülkeyi ayrıştıran, nefret dilinin hepimizi içine çektiği bataklık kurusun ve bu zulümler son bulsun istiyoruz.”

    “BAĞNAZ, GERİCİ ALEVİLİK YARATMAK KİMSENİN HADDİNE DEĞİL”

    “Bugüne kadar Sünni İslam bizi din dışı, inançsız, allahsız göstermek için türlü iftiraları bulmaya, yakıştırmaya çalıştı. Mervan oyunları bitmedi” vurgusunu yapan Güzelgül, “Bugün de kendisine benzemeyenleri , “kendi kubbesine” uğramayanları, Aleviliğin kimliği ve inancı için mücadele edenleri “Alisiz Alevi” tanımlamasıyla, “din dışı”, “sapkın” göstermeye devam etmektedir. Türlü alanlarda, mekânlarda Diyanet ve siyaset tarafından bu saldırı ve nefret dili yakıcı/yıkıcı bir halde sürdürülmektedir” dedi.

    Alevileri yaralayanların içlerindeki devşirmeler olduğunu kaydeden Güzelgül, “Konu başka inançlar olduğunda; ‘Alevilik eşitlikçidir, inanç özgürlüğüne saygılıdır.’ diye nara atanlar; bugün kendisi gibi düşünmeyen Alevileri inançsız sayarak, Alevi kimliğine saldırarak İŞİD kafasından farkı olmayan bir yobazlığa hizmet etmektedir.  Alevi inancı evrensel bir inançtır. Hiç bir Alevi, tek tip düşünmeye, tek tip inanmaya zorlanamaz. Aleviliğin en temel ilkesi yol bir sürek bin birdir. Bağnaz, gerici bir Alevilik yaratmak kimsenin haddine değildir. İnanç özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü Alevilerin temel değerlerindendir” diye konuştu.

    “TÜM DÜNYADA ALEVİLER VARDIR”

    Aleviliğin var olduğunu ve hak olduğunu hatırlatan Güzelgül, şunları belirtti:

    “Orta Asya’dan, İran’a; Yemen’den, Mezopotamya’ya; Anadolu’da, Avrupa’ya; Amerika’ya, Avustralya’ya; tüm dünyada Aleviler vardır. Aleviler bir Hak inancına sahiptir. Hak birdir.

    Aleviler cümle dinlere saygılıdır. Lakin kendi yolu vardır. Bunu kalıplara sokmaz. ‘Mezhep’, ‘din’, ‘içinde’, ‘dışında’ kavramları ve tartışmaları Aleviliği anlamak için yeterli değildir. Alevilik üç cümle söylenilerek, birkaç ritüel yapılarak girilebilen bir inanç değildir. Yunus misali kırk yıl odun taşımakla olur. O taşınan odunlarla pişer canlar.

    Aleviler cem yapar. Aleviler semah döner. Aleviler deyiş nefes okur. İbadethanesi cemevidir.

    Tüm ibadet ve ibadethanelere saygılıdır. Cümlesini Hak bilir.

    Hak, Muhammed, Ali, üçler – beşler – yediler – onikiler ve kırklar olmazsa olmazımızdır.

    Lakin Aleviliği yok sayan, kendi kubbesine hapsetmeye çalışan; değiştirmeyi, dönüştürmeyi amaç edinen inanç ve süreklerle arasındaki mesafeyi korumayı da bilir.”

    “BİRLİK BİZİM EN TEMEL YOLUMUZDUR”

    Güzelgül ayrıca “Selçukludan Osmanlıya ve Cumhuriyete kadar, her darda kalındığında; birlikten beraberlikten, barıştan, kardeşlikten yana tavır koyan Aleviler; o “zor dönemler” geçtiğinde, “güç devşirildiğinde” öteki olmaktan kurtulamamıştır” ifadelerini kullandı.

    Aleviler bundan ders çıkarmıyor mu?  sorusunu da yönelten Güzelgül, “Ders çıkarmak dediğiniz, komşusunun hakkına girmekse, ders çıkarmak dediğiniz komşusunu katletmekse, insan hakkı yemekse, başkalarını yok saymaksa, savaşmaksa; Aleviler olarak biz bu dersi buradan okumayacağız. Bununla birlikte çıkardığımız bir derste var ki, yalanlarınıza, oyunlarınıza boyun eğmeden, kendi yolumuzu, inancımızı sürdürecek, semahımızı dönecek, deyiş ve nefeslerimizi söyleyeceğiz. Alevileri temel talepli yönünden kimse ayıramayacaktır. Birlik bizim en temel yolumuzdur” dedi.

    TALEPLER…

    Güzelgül birlik çağrısında bulunan Aleviler olarak taleplerini şöyle sıraladı:

    “Alevileri dönüştürmekten vazgeçin;

    AHİM kararları uygulansın;

    Alevi kimliğini, inancını, ibadetini ve ibadethanesini tanıyın; Cemevlerine yasal statü kazandırılsın;

    Alevilerin inanç merkezlerini,-tekkeleri,, dergahları- geri iade edin;

    Alevilerin yaşadıkları katliamlardaki devletin kusuru nedeni ile özür dileyin;

    Alevilerin eşit yurttaşlık statüsünü kabul edin;

    Alevilerin uğradığı ayrımcılığa son verin;

    Alevi çocuklarına zorunlu din dersi uygulamasına son verin;

    Okullarda, kurumlarda karşılaşılan nefret diline son verin. Müfredatlardan bu ayrımcı dili çıkarın.

    Bunlarla birlikte;

    Bu ülkedeki ayrımcılığın, ayrıştırılmanın, kin ve nefret dilinin son bulması, gerçek anlamda barış, gerçek anlamda kardeşlik ortamının sağlanması için; tüm dinlere, kimliklere eşit yaklaşan, barış ve eşitliği hedefleyen, adaleti sağlayan bir siyasal yönetimi olmazsa olmaz görüyoruz.”

    “CEZAEVİNDE DEDE İSTEĞİ BİREYSEL HAKTIR”

    Cezaevlerindeki Alevi yurttaşların sorunlarına da değinen Güzelgül, “Alevilerin en önemli ve insani sorunlarından birisini de cezaevlerinde yatan Alevi mahkûmlar yaşamaktadır. Her türlü inanç mensubu mahkûmlar kendi inançları yaşama, ibadetlerini yerine getirme ve ruhani olarak zor zamanlarında kendi inanç önderleri ile görüşebilirken, Alevi mahkumların bu istek ve ihtiyaçları görmezden gelinmektedir. Cezaevlerinde yatan yüzlerce Alevi Mahkum canımız inançsal hizmetleri yerine getirilmemektedir. Dede, pir ve inanç önderleri ile yapmak istedikleri görüşmeler cezaevi prosedürü bahane edilerek engellenmektedir” diye belirtti.

    Güzelgül, “Tüm dünya ülkelerinin adalet sistemi, farklı din ve inanca sahip kişilerin korunmasını sağlar mahkûm edilen kişi manevi   “Nihai Kaygılarını ”  kendi inancı gereği içtenlikle yaptığına inanılır ve bu hak bireysel inanç hakkı olarak görülür gözetilir” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR BU KONUDA ÇÖZÜM ÜRETMELİDİR”

    Güzelgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkemizde de Din ve Vicdan Özgürlüğü kapsamında

    Hükümlü haklarının 70.madde (1)

    “Hükümlü, ceza infaz kurumlarında, mensup bulunduğu dinin ibadetlerini düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek şekilde serbest yerine getirebilir ve ibadette kullanılan eşyayı, dini yaşamı bakımından zorunlu olan kitap ve eserleri temin ve bulunduğu yerden muhafaza edebilir”.

    Hükümlü haklarının 70.madde (2)

    “Hükümlünün, mensup bulunduğu dinin görevlilerince ziyaret edilmesine ve onlarla iletişim kurmasına, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek koşuluyla izin verilir.(5275 SAYILI KANUN)”

    Yukarıdaki maddelere baktığımızda inanç yerine kullanılan Din sadece Sünni ve Şia mezheplere mensup mahkûmlara ve diğer üç büyük dine mensup mahkûmlara sağlanmaktadır.

    Cezaevlerinde yatan Alevi mahkûm ve tutuklular, Alevi örgütlerinden ve kendi pirlerinden inanç hizmeti talebinde bulunmaktadır. Alevilerin her alanda yok sayıldıkları gibi bu kadar insani bir konuda bile yok sayılmaktadır.

    Alevi kurumları olarak siyasi iktidarın, bir an önce bu konuya çözüm üretmesini talep ediyoruz.”

    “CANLARIMIZI BİRLİĞE DAVET EDİYORUZ”

    Son olarak Alevilere çağrı yapan Güzelgül, şunları belirtti:

    “Tüm bu tartışmaların, Alevilere yönelik saldırıların, birbirine düşürmenin türlü oyunlarla sürdürüldüğü şu günlerde; cümle canlarımızı ‘dillerine sahip’ çıkmaya, hırslarını terbiye etmeye çağırıyoruz.

    Aramızdaki bu barış dilini kurmadan, 72 millete bir bakan, doğayı evreni, canlı cansız cümle mahlûkatı bir gören anlayışımızı yeniden yeşertmeden bizler Alevilerin eşit hak talepleri ile ilgili bir kazanım elde edemeyiz.

    Eğer bir olmazsak, cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmesini, istediğimiz şekliyle elde edemeyiz.

    Eğer bir olmazsak, çocuklarımızı imam hatiplere göndermek zorunda kalırız.

    Eğer bir olmazsak, Alevi gençlerinin hâkim, savcı, yönetici, doktor ve benzeri meslekleri elde etmeleri imkânsız olur.

    Eğer bir olmazsak, Alevileri, o’cu, bu’cu Alevi olarak parça parça böler atarlar.

    Eğer bir olmazsak, kendi dergâhlarımızda kiracı olarak yaşamaya devam ederiz.

    Eğer bir olmazsak, biz bu ülkede ikinci sınıf bir vatandaş olarak yaşamaya devam ederiz

    Onun için o içimizdeki, kini, gıybeti atıp; dostlukla, yoldaşlık hukuku ile yan yana gelmek zorundayız.

    Her ne yaparsak yapalım, ortak aklımızı çalıştırıp, bir ve birlik olup; yezit düzeni, mervan oyunlarını alt etmek zorundayız.

    Birliğimiz, dirliğimiz daim olsun. Hızır yar yardımcımız olsun. Aşk ile…”

    Ortak metin okunduktan sonra bütün kurum başkanları kısa konuşmalar yaparak birlik vurgusu ve çağrısında bulundular.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Beyoğlu Şubesi dayanışma gecesi düzenledi-VİDEO

    PSAKD Beyoğlu Şubesi dayanışma gecesi düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Beyoğlu Şubesinin düzenlediği dayanışma gecesinde konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, yerel yönetimlerin önemine vurgu yaparak önümüzdeki yerel seçimlerde herkesin bir aday gibi çalışması gerektiğini vurguladı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Beyoğlu Şubesi dostluk ve dayanışma gecesi düzenledi. Geceye Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve PSAKD’nin Ataşehir, Güngören, Sultanbeyli, Gaziosmanpaşa, Alibeyköy, Zeytinburnu şubeleri, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, yöre ve köy derneklerinden Erzurum Tekman Çağlar Köyü Derneği, Erzurum Hınıs Sıldız Köyü Derneği, Sivas Zarar Karabel Dernekler Federasyonu, Başköy Derneği, Yeşildiyar Köyü Derneği, Küçük Otlukbeli Derneği, Sarı Saltık Cemevi, HDP Alevi Milletvekili Ali Kenanoğlu, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, CHP Beyoğlu ilçe örgütü, sivil toplum kuruluşları, sendika temsilcileri ve çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.

    Gecede ilk konuşmayı yapan Beyoğlu Şube Başkanı Erdal Baba Pir Sultan’ın direnci ve bilinciyle gelen konukları selamladı. Ekonomik sıkıntılara değinen Baba, “İnşallah üzerinizdeki stresi bu akşam biraz alabiliriz” dedi. Gecede emeği geçenleri sahneye davet eden Baba, sadece sahnedekilerden ibaret olmadıklarını ve arkalarında dağ gibi aileleri olduğunu söyleyerek ailesini de sahneye davet etti.

    “İKTİDAR ANADOLU’NUN İNSAN PROFİLİNE UYGUN YÖNETİM ŞEKLİNİ GETİREMEDİ”

    Baba’nın ardından söz alan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, “Beyoğlu’na daha seçim gelmemiş” diyerek katılımın azlığını eleştirdi. 70’li yıllardaki atmosferin 21. yüzyılda hala değişmediğine vurgu yapan Kaplan, “Ülkeyi yönetenler Anadolu’nun o klasik insan profiline uygun yönetim şeklini getiremediler” dedi.

    “BELEDİYELER İLÇE MÜDÜRLÜKLERİNDEN ÖTEYE GİDEMEYECEK”

    İlçe belediye başkanı aday adaylarına “Maalesef ilçe müdürlüklerinden öteye gidemeyeceksiniz. Kararlar yukarıdan damat tarafından verilecek” diye seslenen Kaplan, parlamentoda yer alan muhalif milletvekillerinin sadece kürsüde konuştuklarını söyleyerek “Çıkan kararlara müdahil değiliz. Torba yasalar çıkıyor. Müdahil olacağınız tek bir yer var o da yerel yönetimler. Yerel yönetimleri almadığınız sürece bir şey yapamazsınız. Bunun için bu yerel seçimlerde herkes bir belediye meclis üyesi gibi, aday gibi çalışmalı” dedi.

    “ANADOLU TOPRAKLARINDA KARDEŞÇE BİR YAŞAM İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül de hassas bir dönemden geçildiğine dikkat çekti. Alevi felsefesinin temelinde insana sevgisi olduğunu hatırlatan Güzelgül, barıştan, haktan, hukuktan yana bir dünyayı yaratmaya çalıştıklarını ve bunun için de her türlü zulme ve katliamlara maruz kaldıklarını söyledi. Güzelgül, Alevi kurumlarının tüm bu zulümlere inat Anadolu topraklarında kardeşçe bir yaşam için mücadele vermeye devam edeceklerini kaydetti.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN HAKLI TALEPLERİNİ ISRARCISIYIZ”

    Son olarak konuşan HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevilerin mecliste doğru bir şekilde temsil edilmesi, sorunlarının sıkıntılarının dile getirilmesi ve çözüm bulunması noktasında yapılması gerekenler noktasında Alevilerin sesi soluğu olmaya çalıştıklarını belirtti. Kenanoğlu, “Zor bir mücadele sürecimiz var. Türkiye gibi ülkelerde hak alma mücadelesi lütufla ya da bağışla olmuyor. Bu mücadele haklılıkla, taleple ve taleplerinizde ısrarla olabiliyor. Biz de Alevi toplumunun bu konudaki haklı taleplerinin, demokratik taleplerinin ısrarcısıyız ve ısrarlı bulunduğumuz her alanda dile getirmeye çalışıyoruz.” dedi.

    Konuşmaların ardından sanatçılar Hasan Gümüş, Pınar Aydınlar ve Ali Sever seslendirdiği türkülerle katılanlara keyifli anlar yaşattı. Gece halaylarla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Güzelgül: Veli Büyükşahin’in dede talebinin reddedilmesi kabul edilemez-VİDEO

    Güzelgül: Veli Büyükşahin’in dede talebinin reddedilmesi kabul edilemez-VİDEO

    PİRHA- KHK ile kapatılan TV10’un tutuklu Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in Alevi dedesi talebinin kabul edilmemesine ilişkin konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Pir Güzelgül, “Biz bunu hiçbir zaman kabul görmüyoruz. Konuya ilişkin tüm Alevi kurumları ile birlikte 3 Şubat’ta Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda basın açıklaması yapacağız” dedi.  

    Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Tv10’un Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcısı Veli Haydar Güleç ile kameraman Kemal Demir, 1 yıldan fazladır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    Kameraman Kemal Demir’in ilk duruşması görülüp yetkisizlik kararı ile dosyası Mersin’e gönderilmiş, ardından Mersin’deki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesinin ardından dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilmişti. Demir’in dosyası hala Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde bekletilirken Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç’in iddianameleri ise bugünlerde hazırlandı.

    Son 1 yılı cezaevinde geçirmek zorunda kalan Tv10 çalışanları Hızır ve Muharrem oruçlarını da cezaevinde tutmuş ve bu yönde çeşitli taleplerde bulunmuşlardı. Talepleri içerisinde yer alan Alevi dedesi ile görüşme isteklerine resmi bir cevap verilmemişti. Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, konuyla ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na dilekçe ve Alevi kurum temsilcilerine ise mektup göndererek yaşanan hak ihlaline dikkat çekmek istemişti.

    Konuya ilişkin Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ DEDESİ TALEBİNİN REDDEDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

    “Bu ülkede kendi görüşü, inancı dışında hiçbirini kabul etmeyen bir zihniyet ile karşı karşıyayız” diyen Güzelgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Onların karşısında haktan, hukuktan, özgürlüklerden bahsedildiği esnada hemen içeriye gönderen bir zihniyet var ortada. Cezaevlerinde Avrupa’nın her yerinde kabul gören bir inanç olan Aleviliğin yaşam hakkı engelleniyor. Alevi kimlikleri kabul görmüş cezaevindekilerin Alevi dedesi talebi reddediliyor. Bu İngiltere’de dahi kabul görmüştür. Fakat Türkiye’de ne yazık ki inancımız, kimliğimiz kabul görmediği için böyle talepler de reddediliyor. Biz Ankara Adalet Sarayı önünde Eren Erdem’in talebi üzerine hem suç duyurusunda bulunmuştuk hem de açıklama yapmıştık. Sonra aradan bir ay geçmeden Cumhuriyet Savcılığı tarafından o talebin de reddedildiğini öğrendik.”

    Şimdi de içeride bulunan ve kendisi de dede olan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı’nın da Alevi dedesi talebinin reddedildiğini hatırlatan Güzelgül, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    “3 ŞUBAT’TA ANKARA’DAYIZ”

    Alevi talebine ilişkin Alevi kurumları ile birlikte açıklama yapacaklarını da duyuran Güzelgül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kendi inancını yaşamak isteyen arkadaşlarımızın taleplerinin bir an önce kabul görmesi gerekiyor. Ve onların talebi imam değil. Kendi inancını temsil eden Alevi dedesi ile görüşmeleri sağlanmalı. Alevi dedesi talebinin reddedilmesi hem insanlık açısından hem de hak, hukuk, adalet açısından bizlere ters düşmektedir. Bununla ilgili de biz tüm Alevi kurumları ile birlikte 3 Şubat’ta Ankara’da bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda basın açıklaması yapacağız. Tüm canları da davet ediyoruz.”

    “LEYLA GÜVEN’İN TALEPLERİ İNSANİ VE VİCDANİDİR”

    Öte yandan Güzelgül tecrit’in kaldırılması yönünde açlık grevine giden tutuklu HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in de yanında olduklarını söyledi.

    Güzelgül sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu açlık grevini destekliyoruz. Halkın iradesini temsil edenleri yok sayamazsınız. Onların bu talepleri hem insani hem de vicdanidir. Bu ülkede herkesin inadına onlarla biz Alevi kurum temsilcileri de kardeşlikten yanayız. Bu topraklarda yaşayan bütün insanların haktan hukuktan barıştan insan haklarından yana olması için mücadele sergiliyoruz. Bunun kabul görmesi yönünde de mücadelemiz aynen devam edecektir. Bir an önce taleplerinin kabul görmesi ve açlık grevinin son bulması yönünde biz de mücadele vereceğiz. 3 Şubat’ta yapacağımız basın açıklaması da bununla ilgili olacak.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi başkanlar meydan okudu: Maraş’a gideceğiz ve katledilen canlarımızı anacağız

    Alevi başkanlar meydan okudu: Maraş’a gideceğiz ve katledilen canlarımızı anacağız

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın 40. yılı dolayısıyla Maraş’ta yapılacak anmanın valilik tarafından yasaklanmasına tepki gösteren Alevi kurum başkanları, yasağa rağmen katledilenleri anacaklarını vurgulayarak, katliamla yüzleşilmesi çağrısında bulundular.

    Maraş’ta Alevilere yönelik yapılan katliamın 40. yılı dolayısıyla Alevi kurumlarının katılımıyla 22 Aralık’ta Maraş’ta yapılacak anma valilik tarafından önceki gün yasaklandı.

    Her yıl bu yasaklamalar ile karşılaştıklarını belirten Alevi kurum başkanları katliamın unutturulmaya çalışılmasının yeni katliamlara zemin hazırlayacağının altını çizerek, yasaklara rağmen anmayı gerçekleştireceklerini söylediler.

    “KATLİAMLA YÜZLEŞMEDİKÇE GELECEĞİ İNŞA EDEMEYİZ”

    “İnsanlığa yönelik işlenen suçlar unutturulur ise yeni katliamlara zemin hazırlanır” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, yasaklamaya rağmen katledilenleri anacaklarını vurguladı. Güzelgül şöyle konuştu:

    “O yüzden Maraş’ı ne unutacağız ne de unutturacağız. Ne talipler, ne pirler kolay yol yürümedi. İkrarlı ve adaletli duruşu her dönem egemenleri rahatsız etti. Onların oyunları ile baş edemedik ama bizi de yolumuzdan çeviremedi. Pir Sutan’ın yolunda yürümeye devam edip boyun eğmeyeceğiz. Maraş’ta yüzlercesi katledilmiş, yerinden yurdundan sürülmüş ve işyerleri yağmalanmıştır. Laik, demokratik bir ülkede eşit haklarla Maraş’ta bir arada yaşama inancından da vazgeçmeyeceğiz. Demokrasinin, özgürlüklerin, insan haklarının yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşilmesini istiyoruz. Yüzleşmedikçe de yeni bir geleceği inşa edemeyiz. Sadece kendimiz için değil, ülkede yaşayan tüm halklar için bu mücadeleyi veriyoruz. Valiliğin verdiği kararı asla tanımıyoruz. Oraya da gidip anmamızı yapacağız.”

    “YASAKLAMALARA RAĞMEN ANMAMIZI YAPACAĞIZ” 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan da, “Valiliğin dışarıdan anmaya gelenleri Maraş halkı ile buluşturmak istemediğine dikkat çekerek, “Maraş’ta şimdiye kadar izinli bir anma yapılmadı. Maraş Valiliği, rutin bir ayı kapsayan bir karar alıyor ve o ay içerisinde Maraş’ta her türlü anmayı yasaklıyor. Geçen yıl ve önceki yılda bu yasaklamalar yaşandı. Ama biz Maraş’a gidip anmamızı yapacağız. Valilik, Maraş anmasında dışardan gelenleri buluşturmak istemiyor. Açıklamasının altındaki neden budur. Bizlere, ‘Maraş farklı bir yerdir, yaraları kaşımayın’ diyorlar. Oysa ki katliam ile gerek Maraş halkı ve gerekse devlet yüzleşse böyle bir sorun ortadan kalkar” diye konuştu.

    “ALEVİLER HER YIL BU ZULMÜ YAŞIYOR”

    Her sene anmalarda Alevilere bu zorlukların çıkarıldığını söyleyen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir ise her şeye rağmen demokratik haklar içinde anmayı gerçekleştireceklerini belirtti. Demir, “Bu yasaklar her sene devam ediyor. Yasaklanmanın kaldırılması ve insanlar rahat gelip gidebilsin diye bakanlık ve valilik ile bir telefon görüşmesi yapmıştık. Ama bakanlık böyle bir talimat veriyor ve biz her yıl Maraş’a gelirken bu zulmü yaşıyoruz. Oysaki hiç yasak koymadan serbest bıraksalar insanlarımız sıkıntısız olarak katledilen canlarımızı anıp, açıklamadan sonra dönüp gidiyor. Sistem maalesef  15 Temmuz sonrası iyice Alevi örgütlerini baskılamaya başladılar. Her şeye rağmen gidip anmamızı yapıp döneceğiz” dedi.

    “YASAKLAR DEVLETE  AİTTİR, BİZİ BAĞLAMAZ”

    Son olarak, “Katliamdan sonra Alevilerin vicdanına dokunacak herhangi bir adım atılmadığı gibi tam tersi Alevileri ötekileştirerek anmaları bile yasaklama mantığıyla devam etti” diyen Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ise kararı tanımadıklarını söyledi.

    Tüm yasaklara rağmen özellikle yerelde yaşayanların anmayı sahiplenmeleri çağrısında bulunan Deniz şunları söyledi:

    “Son 8-9 yıldır anma çalışmalarımıza Alevi hareketi olarak yerinde katılıyoruz. Bunların özellikle son 2 yılı haricinde diğerlerinde ciddi engellemelere ve şiddete maruz kaldık. Ama son 2 yıldır Alevi hareketi bu konuda bir irade sergiliyor. Yine yasaklama gelmesine rağmen katliamın yapıldığı yerde canlarımızı ne pahasına olursa olsun andık. Devletin katliama bakış açısı hiçbir zaman değişmedi. Katliamdan sonra Alevilerin vicdanına dokunacak herhangi bir adım atılmadığı gibi tam tersi Alevileri ötekileştirerek anmaları bile yasaklama mantığıyla devam etti. Bu yasaklama devlete aittir bizi bağlamaz. Çok ciddi acılar yaşandı, bedeller ödendi. Alevi kurumları olarak yine şehitlerimizi anmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Yöneticileri, Erzincan’a duruşmaya giderken kaza geçirdi

    PSAKD Yöneticileri, Erzincan’a duruşmaya giderken kaza geçirdi

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri Erzincan’da görülecek Erol Yeter ve Murat Demiray’ın duruşmasına giderken Kastamonu’nun Tosya İlçesi’nde kaza geçirdi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy yöneticileri ile birlikte PSAKD yöneticileri Erol Yeter ve Murat Demiray’ın yarın Erzincan Adiyesi’nde görülen duruşmasına giderken kaza geçirdi. Kaza Kastamonu’nun Tosya İlçesi’nde meydana geldi.

    Kazada herhangi bir can kaybı yada yaralanma olmazken araçta ciddi hasarlar oluştu.

    PİRHA /İSTANBUL

  • DEDEF 7. Olağan Genel Kurulu yapılıyor: Dersim işgal edilmiş durumda-VİDEO

    DEDEF 7. Olağan Genel Kurulu yapılıyor: Dersim işgal edilmiş durumda-VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) 7. Olağan Genel Kurulu “Baskılara, asimilasyona ve doğanın talanına hayır” şiarıyla başladı.

    Şişli Kent Kültür Merkezi’nde yapılan kongrede Divana Av. Ahmet Cihan, Av Nebahat Bektaş ve Kadın aktivist Şadiye Yeşiltepe seçildi.

    Kongrenin yapıldığı salona “Baskılara, asimilasyona ve doğanın talanına hayır”, “Dersim’de sermayenin değil doğanın yasaları geçerlidir”, “Dersim’de doğanın talanına geçit vermeyeceğiz”, “Tarihimize, kültürümüze, dilimize, inancımıza, toprağımıza, suyumuza, tohumumuza, Munzur’umuza dokundurtmayacağız”, Munzur Kültür ve Doğa Festivali halkın kalacak”, “Munzur özgür akacak”, “Dersim 37-38 hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmedik” yazılı pankartlar asıldı.
    Saat 11.00’de başlayan genel kurulda, ilk olarak konuklara söz verildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül konuştu. Güzelgül, Dersim ve Alevi toplumu üzerindeki asimilasyon politikalarına değinerek çözümün birlikte hareket etmek olduğunu vurguladı.

    Araştırmacı Yazar Ali Kaya, Dersim’deki katliamlara dikkat çekerek katliamların günümüzde orman yangınlarıyla, barajlarla devam ettiğine vurgu yaptı.

    DERSİM İŞGAL EDİLMİŞ DURUMDA

    HDP’nin Alevi milletvekili Zeynel Özen, genel kurulda seçilecek yeni yönetime başarılar diledi. Dersim’in Aleviler için önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Özen, Dersim’de yaşanan katliamın ve soykırımın bunun için önemli olduğunu belirtti. Dersim’in tek dil, tek din, tek ırk projesine uymadığını ifade eden Özen, ocakların merkezi olan Dersim’in hedef haline geldiğini, Alevilerin kutsallarının her gün tahrip edildiğini kaydetti.

    Özen, “Bu süreçte kalekollarıyla, barikatlarıyla sanki işgal edilmiş bir toprak durumunda. Bu Türkiye Cumhuriyeti için bir utanç kaynağıdır. Cenazelerimizi bile mezarlığa götürüp sırlamaya izin vermiyorlar. Onun için birliğimizi iyi koruyup bu talana, asimilasyona dur dememiz gerekiyor. Eğer orada inancımızı koruyamazsak, ne dilimizi, ne kültürümüzü koruyabiliriz” dedi. Dersim’de yapılacak olan bir cemevinin önemine dikkat çeken Özen, Tunceli cemevi üzerinden Alevileri asimile etme politikalarının sürdüğünü kaydetti.

    “HAK ÖLMESEYDİ BU ZULMÜ YAŞAMAZDIK”

    DAD Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu da anadili olan Zazaca selamlama yaptı. Dersimlilerin İstanbul’da bir araya gelip kendi toprakları üzerine söz söylemelerinin önemine dikkat çeken Kulu, 38’den bir olayı anlattı. “Askerler bir köyü çeviriyorlar. Yüzbaşı tercümana diyor ki ‘Köylülere söyle ne yapmak istiyorlarsa yapsınlar hepsini götürüp katledeceğiz.’ Adamın biri de tercümana diyor ki ‘Ben Hak için bir kurban keseceğim. Onu keseyim ondan sonra katletsinler.’ Yüzbaşı da diyor ki ‘Neden?’ Köylü de diyor ki ‘Hak öldüğü için bir kurban kesiyorum. Ölmeseydi biz bu zulmü yaşamazdık.”

    ANADİLİNDE KONUŞAN KULU’YA DİVANDAN MÜDAHALE

    Anadilinde konuşmasına dernekler yasası gereği divan tarafından müdahale edilen Kulu konuşmasını Türkçe sürdürdü. Kulu, “Yaşamı tam Dersim gibi, inancımız, kültürümüz gibi zulme boyun eğmeden kurmaktır asıl olan” dedi. Devletin Dersim’e ait olan her şeyi bitirerek Dersim’i tarihiyle kültürüyle bitirmek istediğini kaydetti. Özgürlük çemberini daraltmak değil genişletmek gerektiğini ifade eden Kulu, yeni yönetime başarılar dileyerek sözlerini bitirdi.

    Divan başkanı avukat Ahmet Cihan, herkesin anlayabilmesi açısından ve resmi kongre dilinin Türkçe olması nedeniyle Kulu’ya müdahale etmek zorunda kaldığını açıkladı.

    Avrupa Dersim Dernekleri (ADEF)’in gönderdiği dayanışma mesajı okundu.

    BİRLİKTE MÜCADELE VURGUSU

    Doğu Güneydoğu Dernekleri Genel Başkanı Hakim Daş, önümüzdeki zorlu süreçte birlikte mücadeleyi yükseltmek gerektirdiğine dikkat çekti. Daş, önümüzdeki yerel seçimlerde de bir araya gelmenin koşullarının yaratılması gerektiğini kaydetti.

    KATILIMIN AZLIĞINA ELEŞTİRİ

    HDP Milletvekili Dilşad Canbaz da katılımın azlığını eleştirdi. Dersim’de AKP iktidarı tarafından özel bir politika uygulandığını ifade eden Canbaz, “Saldırılar her alanda varken bu salonda daha güçlü durabilmeliydik. Bu kadar topyekun saldırıya karşı yan yana durarak güçlü bir örgütlülük örerek bu federasyonun kongresine gelmemiz gerekiyordu” dedi.

    “ALEVİ İNANCININ MERKEZİ OLAN DERSİM’DE AŞUREYİ MÜFTÜ DAĞITIYORSA BU UTANÇTIR”

    Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Üyesi Selman Yeşilgöz ise yeni bir sürecin başlatılması için kongrenin bir vesile olmasını istediğini belirtti. Dersim dili, kültürü, inancı etrafında birleşmek gerektiğine vurgu yapan Yeşilgöz, ancak birleşerek mücadelenin başarıya ulaşacağına değindi. 90’lardaki köy yakma ve boşaltmalar döneminde birlikteliğin sağlanabildiğini dile getiren Yeşilgöz, “Bu mücadele, o birikim, emek tüm arkadaşlarımızda var diye düşünüyorum. Dersim’de bu yıl zulüm katmerleşti. Alevi inancının ocakların merkezi Dersim’de müftüler aşuremizi dağıtıyorsa bu utançtır bizim için. Bu utancı bertaraf etmek gerek. Gereken tepkiyi geliştiremedikse bu bizim eksikliğimizdir” dedi.

    Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ise genel kurulu selamlayarak seçilecek yönetime başarılar diledi.

    Konuşmaların ardından mevcut yönetimin faaliyet raporları okundu.

    Suay ABAK/Sevim KAHRAMAN
    İSTANBUL

  • ‘Erzincan’daki duruşmada verilen karar siyasidir; bunu kabul etmiyoruz’-VİDEO

    ‘Erzincan’daki duruşmada verilen karar siyasidir; bunu kabul etmiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – PSAKD yönetici ve üyelerinin yargılandığı davanın Erzincan’da görülen duruşmasına katılan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, mahkemedeki izlenimlerini PİRHA’ya aktardı. Güzelgül, “Savcının ve heyetin verdiği karar, siyasi bir karardır. Biz bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetici ve üyelerinin yargılandığı davanın 2. duruşması Erzincan’da görüldü. Alican Sünbül’ün tahliye edildiği duruşmada PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Erol Yeter ve Erzincan Şube üyesi Murat Demiray’ın tutukluluğunun devamına karar verilirken bir sonraki duruşma 19 Aralık tarihine ertelendi.

    Duruşmayı izleyen Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, konuya ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Güzelgül, “Aleviler açısından Dersim ve Erzincan çok önemli. Büyük bir korku, sindirme, Alevileri dönüştürme programı yapılıyor devlet tarafından. Burada, Erol Yeter de bu konuda çok mücadele veren bir isimdi. Bir cemevi inşaatı başlatmıştı. Onu etkisiz hale getirmek için bir iftiradan dolayı bir itirafçının verdiği ve devletin de takip ettiği bir siyasi karar verildi. Sanki burası ayrı bir devlet, ayrı bir adalet uygulanıyor. O şekilde gördük. Farklı bir istihbarat var” ifadelerini kullandı.

    “BOYUN EĞMEYECEĞİZ, DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    “Baskı ve yıldırma politikalarına karşı mücadele vereceklerini belirten Güzelgül, şöyle devam etti:

    “Dersim ve Erzincan bölgesindeki Aleviler üzerindeki baskı ve sindirme politikası devam ediyor. Biz korkuyu Kerbela’da toprağa gömen bir toplumuz. Bize bırakılan bir miras vardır. Biz o mirasın takipçileri olacağız. Hiçbir zaman boyun eğmeyeceğiz, onların önünde diz çökmeyeceğiz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Bektaşi Federasyonu’nun mücadelesi devam edecektir.

    “MAHKEME KARARI SİYASİ BİR KARARDIR, BUNU KABUL ETMEYECEĞİZ, YILMAYACAĞIZ”

    Güzelgül, mahkemedeki izlenimini şöyle aktardı:

    “Orada bir itirafçının ifadesini dikkate alıyorlar ama arkadaşlarımızın savunmaları kale alınmıyor. Çelişkiler hat safhada. Hem itirafçının ifadeleri hem de savcının olsun, heyetin olsun verdiği karar siyasi karardır. Biz bunu asla kabul etmeyeceğiz. Yılmayacağız, korkmuyoruz, mücadelemiz devam edecektir.”

    Baskılara tepki gösteren Güzelgül, “Alevilerin üzerindeki, mücadele veren Pir Sultan şubelerinin üzerindeki baskıyı kaldırmalarını istiyoruz. Biz haktan, hukuktan, adaletten, barıştan yana, insan haklarından yanayız, böyle bir dünya istiyoruz. Biz sadece Aleviler açısından değil dünyada yaşayan bütün insanlar adına istiyoruz. Mücadelemiz de budur, bundan da vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Güzelgül’den Diyanet Başkanı’na tepki: Cemevine imam değil gerçek dede lazım

    Güzelgül’den Diyanet Başkanı’na tepki: Cemevine imam değil gerçek dede lazım

    PİRHA-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın ‘cemevlerine imam atanmalı’ şeklindeki açıklamalarına tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Bize imam değil bize gerçek İmam Hüseyin’in duruşunu sergileyen imam Ali’nin adaletinden ayrılmayan dede lazım” dedi. 

    Tunceli Cemevi’ni ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın gençlere Kur’an öğretilmesi için cemevlerine imam atanması şeklindeki sözlerine Alevilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

    PİRHA‘ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Dede Hüseyin Güzelgül, “Bize imam değil, bize gerçek İmam Hüseyin’in duruşunu sergileyen imam Ali’nin adaletinden ayrılmayan dede lazım” dedi.

    “İNANCIMI CÜMBÜŞ OLARAK GÖREN ZİHNİYET BANA İMAM MI ATAYACAK?”

    “Bizi katletmekle bitiremediler bu sefer dönüştürmeyle bizi yok etmeye çalışıyorlar” diyen Güzelgül, Diyanet İşleri Başkanının Tunceli Cemevi’ni ziyaret etmesinin ve sonrasında yaptığı açıklamaların asimilasyonun bir parçası olduğunu kaydetti. Güzelgül, “Bu inancı cümbüş olarak gören bir zihniyet bu sefer bana imam mı atayacak? İmam atayarak bizi dönüştürmeye, yok etmeye çalışacaklar” diyerek bunu asla kabul etmediklerini vurguladı.

    “YOLA GÖRE HAREKET ETMEK LAZIM”

    Dedelere maaş verilmesini de kabul etmediklerini ifade eden Güzelgül, imamı kabul etmenin 30 yıldır verilen Alevi yol ve hak, talep mücadelesine saygısızlık olduğunu söyledi. Aleviler olarak kendilerine has bir inançları olduğuna işaret eden Güzelgül, “Cami değil ibadet yerimiz. Bizim ibadet yerimiz cemevleridir. İbadet şeklimiz de cemdir. Cemde dara dururuz; hak, hukuk, adaleti ararız. Ona göre hareket ederiz. Alevi iç hukuku vardır onlardan ayrılan. Biz o iç hukuku çalıştırmak mecburiyetindeyiz. İç hukuka göre de bu yolu, bu erkanı her şeyin üstünde görerek, ‘Yol her şeyden uludur’ diyoruz ya o yola göre hareket etmek lazım” şeklinde konuştu.

    “İMAM DEĞİL BİZE GERÇEK DEDE LAZIM”

    Alevilere imam değil gerçek imam Hüseyin’in duruşunu sergileyen, imam Ali’nin adaletinden ayrılmayan dedelerin lazım olduğuna vurgu yapan Güzelgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İmam olmuş olsaydı biz bu mücadeleyi vermezdik, cemevlerini de yapmaya gerek duymazdık. Nasıl olsa onların bir camileri var o camilere giderdik. Bizim kendimize özgür hiçbir inançta var olmayan rıza şehrimiz var. O rıza şehrine göre hareket ederiz. Bizde bir ikrar vardır, onlarda o ikrar da yok. Biz verdiğimiz ikrardan dönmeyiz, ser veririz. Asılmışız, yüzülmüşüz, oklanmışız ikrarımızdan dönmeden bugünlere taşıyıp getirmişiz. Bize düşen görev o ulularımız gibi ser verip ikrarından dönmemektir. Onun için imam değil bize gerçek dede lazım.”

    “YOLA YAKIŞMAYAN DAVRANIŞLAR İÇERİSİNDELER”

    Diyanet İşleri Başkanı ile görüşen dedeleri de eleştiren Güzelgül, Diyanet ile görüşen dedelerin dedelikten, yoldan, erkandan uzak ve yola yakışmayan davranışlar içerisinde olduklarını ifade ederek “Bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.

    Güzelgül, Amasya Valiliği, Belediyesi ve üniversitenin Alevilerin bilgisi olmadan Alevilikle ilgili düzenledikleri etkinliğe Alevi kurumları ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olarak tepki gösterdiklerini ve Amasya’da düzenledikleri toplantının onlara iyi bir cevap olduğunu kaydetti.

    15-16 KASIM’DA ANKARA’DA GENİŞ KATILIMLI TOPLANTI YAPILACAK

    8 bölgede toplantılar gerçekleştirdiklerini söyleyen Güzelgül, 15-16 Aralık’ta Ankara’da Alevi kurum temsilcileri, dedeler, analar ve akademisyenlerle birlikte geniş katılımlı bir toplantı yapacaklarını ve burada Alevilerin genel sorunlarını görüşüp bir rapor hazırlayacaklarını da ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Devlet Alevileri ve Aleviliği görmek, duymak zorundadır’-VİDEO

    ‘Devlet Alevileri ve Aleviliği görmek, duymak zorundadır’-VİDEO

    PİRHA–Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Ankara Mamak’ta bulunan Hüseyin Gazi Türbesi’nde tüm canlara aşure lokması pay etti. Burada konuşan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Kerbela, soylu bir direnişin öyküsüdür. Güçsüz olanın güçlü olana karşı gösterdiği direniş haklı olanın haksıza karşı sürdürdüğü mücadele azim ve kararlılıktır” dedi. 

    ABF’nin Ankara Mamamak’ta yer alan Hüseyin Gazi Türbesi’nde verilen aşure lokmasına ABF MYK üyeleri, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve PSAKD şubeleri, Hüseyin Gazi Cemevi Başkanı Gülağ Öz, Çankaya Cemevi Başkanı Hüseyin Öz, Avrupa Alevi hareketi kurucularından Gazeteci Recai Aksu, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, CHP’nin Eski Ankara Milletvekili Aylin Nazlı Aka ve Hüseyin Bayındır, Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, Divriği Kültür Dernekleri, Halkevleri, Madımakta katledilen Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, Hande Metin’in ablası Şehriban Metin, ve yüzlerce can katıldı.

    İlk sözü alan Hüseyin Gazi Ocağı mensubu, ABF Genel Başkan yardımcısı Müslüm Metin, “Aşure deyince aklımıza Kerbela, Kebela deyince Hüseyin gelir. Kerbela’dan bugüne lokmalarımızı, acılarımızı, kederimizi paylaşırız. Onun için Kerbela Alevi toplumu için çok özel ve başlangıçtır. Günümüzün Kerbelası da Sivas’tır” diye konuştu.

    “ALEVİLİĞİN AYDINLANMACI YOLUNUN IŞIĞI BURALARDAN SAÇILDI”

    Daha sonra söz alan Hüseyin Gazi Türbesi Cemevi Başkanı Gülağ Öz yaptığı konuşmasında: “21. yüzyılın ilk çeyreğinde Anadolu’nun Ankara’nın en yüksek tepesinde bulunmamızın bir nedeni var. Atalarımız burayı yurt edinmek için Hüseyin Gazi’nin öncülüğünde Anadolu’ya gelip buraları yurt edinmiştir. O nedenle Hüseyin Gazi bizim için büyük bir zat, büyük bir erendir. Anadolu’nun ilk Anadolu ereni Hüseyin Gazi’dir. Hacı Bektaş Veliler ondan birkaç asır sonra Anadolu’ya geldi. Ve onların yatırlarının bulunduğu yerlerde dergahlar kurdular. Anadoluyu aydınlatma yolunu, ışığını buralardan saçtılar” dedi.

    “KERBELA DİRENİŞİN ÖYKÜSÜDÜR”

    ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül Dede de yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Kerbela soylu bir direnişin öyküsüdür. Güçsüz olanın güçlü olana karşı gösterdiği direniş haklı olanın haksıza karşı sürdürdüğü mücadele azim ve kararlılıktır. Kerbela, 10 Ekim’de yaşanıp bitmiş bir olay değil, Kerbela kadimden bu yana da sürdürülmektedir. Bugün de Yezitler ve Yezitlere boyun eğenler var. Bir de yenileceklerini bilseler de onlara boyun eğmeyenler İmam Hüseyin’in yolunu sürdürenler var.”

    “ÇIKARLARI PEŞİNDE KOŞANLAR ALEVİLERİN TALEPLERİNİ KARŞILAYAMAZ”

    “Alevi ibadeti cemdir, semahtır, niyazdır, dara durmaktır elbette. Alevilikte ibadet aynı zamanda Hakla birlikte Hak olup hakkın doğru yoluna ulaşmak, tencerede kaynayan aşı yoksulla bölüşmek, dertlinin derdini müşkülün halini dinlemektir” diyen Güzelgül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’de devlet Alevileri ve Aleviliği artık görmek, duymak zorundadır. Bunun için Alevilerin siyasal alanda da inançsal alanda da muhatapları bellidir. İçi boş yandaş kurumlar ve çıkarların peşinde koşanlar Alevilerin taleplerini karşılayamaz, sorunlarını da çözemez. Bu ülkeyi yönetenler bunu bilmeli. Dünya durdukça yolumuzu, inancımızı sürdürmek için o kaynayan kazanların altında yanmaya devam edeceğiz. Bu meydanda paylaştığımız aşuremizin de tüm insanlığın barışına, bizlerin birliğine, dirliğine vesile olsun.”

    Konuşmaların ardından Hüseyin Gazi Ocağı mensubu Müslüm Metin aşure gülbangı okudu. Orada bulunan tüm canlara lokmalar pay edildi, semahlar dönüldü, deyişler söylendi. Pay edilen aşure lokmasına Ankara’nın farklı noktalarından gelen canlar yoğun ilgi gösterdiler.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

    .

     

     

  • HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Alevi kurumlarına ziyaret-VİDEO

    HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Alevi kurumlarına ziyaret-VİDEO

    PİRHA – HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, HDP Haklar ve İnançlar Komisyonu’na bağlı Alevi Masası’ndan İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve Şırnak Milletvekili Nuran İmir’ den oluşan bir heyet (HBVAKV)  Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, (PSAKD)  Pir Sultan Abdal Genel Merkezi ve (ABF) Alevi Bektaşi Federasyonu’na bir ziyaret gerçekleştirdi.

    HDP Parti Sözcüsü Saruhan Oluç, İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve Şırnak Milletvekili Nuran İmir, HBVAKV, PSAKD ve ABF’yi ziyaret etti.

    Ziyarette, AKP iktidarından nasıl kurtulacağız düşüncesi ile yaklaşan yerel seçimlerle ilgili Alevi kurumlarından gerek yerellerde gerekse de merkezi yerlerde çalışmalara destek vermeleri gerektiği noktasında yapıldı.

    DEMOKRASİ GÜÇLERİNE ORTAKLIK ÇAĞRISI

    HDP Parti Sözcüsü Oluç, ziyarette şunları dile getirdi:

    “Biz bu iktidardan nasıl kurtulacağız. Çalışmalarını sürdürüyoruz. Yerel seçimler de yaklaşıyor. Biz toplantı dizisine başladık. İstanbul’da çeşitli kurumlarla 2 toplantı yaptık. Çeşitli kurumlarla beraber ayrı Birincisi bu iktidara karşı nasıl bir mücadele edelim nasıl sürdürelim bu mücadeleyi hem genel anlamda hem de yerel anlamda hangi güç ve hangi politikalarla.
    İkincisi ise yaklaşan yerel seçimlerle ilgili yerel yönetim anlayışımız nedir nasıl bir belediyecilik yapılması gerektiği, hizmet anlayışı nasıl olmalıdır. Bunları biraz konuşalım dedik. Bunları konuşmaya başladık ve şöyle bir sonuca vardık: Bu konuşmaları Türkiye’nin her tarafın,a yerele yayalım. Toplantılar yapalım ve her yerelin kendi özgün yanları var. Hem siyasi yapılar sivil kurumlar ve dernekler hem de oradaki insanların yaşam tarzları açısından her yer kendi özgünlüğü içinde bu tartışmaları yapsın. Sonra 1.5 ay  içerisinde bunları tamamlayalım, yerellerde yapılmış olan toplantıları bir merkezi sonuç toplantısını gerçekleştirelim. Ankara’da veya İstanbul da bir toplantıyla herkes yine oraya katılsın görüşlerini belirtsinler.”

    “Yerel seçimlere giderken ortaklıkları nasıl geliştirebiliniz işbirlikleri nasıl büyütülebilir, yerel seçimler açısından politikamız özellikle. Türkiye’nin batısı açısından baktığınızda bunu çok açık söyledik. AKP-MHP Koalisyonunu durduracak ve geriletecek her türlü ittifak işbirliği ortaklık demokratik bir meşruluk olarak bakıyoruz” diye konuşan Oluç, şöyle devam etti:

    “Bu konuda çok açık bir tutumumuz oldu 24 Haziran sonuçlarına da baktığımızda gerçekten bir çok yerde bu gibi ortaklıklar kurulabilirse demokrasi güçleri arasında oralarda iktidardan yerel yönetimler büyük yerler de dahil almak mümkün, Adana, Mersin Antalya bir çok yerde sonuç almak mümkün, onu gördük. Kürt illerinde de esas hedefimiz kayyum atanmış olan 96 belediyemiz toplamda 102 belediyemizi olan kayyum atanmış olan yerleri tekrar kazanmak 24 Haziran seçimleri aşağı yukarı bunların olabileceğini gösterdi. 1-2 yerde ufak tefek sıkıntılar var. Bir de daha önceki seçimlerde kazanmadığımız 15 yer var ki 24 Haziran seçimleri oralarda da kazanma ihtimalinin olduğunu gösteriyor bize.”

    YEREL TOPLANTILAR BAŞLAMADAN ÖNCE BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI

    “Hem Kürt illerinde hem batıda mümkün olduğu kadar iktidarı geriye itecek yerellerden merkezi iktidarı kuşatabilecek adımları atmak istiyoruz. Politikamızı öyle belirledik. Bu yaptığım toplantılarda mümkün olduğu kadar ucu açık genişlemeye açık toplantılar kesinlikle daraltılmamasını şu veya bu partimin damgasını taşımasın istedik. Biz toplantıların çağırıcısı olduk ama bu bir HDP çalışması olarak devam etmesin adı verilen şu hem HDK bileşenleri var, Doğu ve Güney doğu Dernekler Federasyonu, Demokrasi için birlik Yurttaş girişimi, Halkevleri, Emep  ve sivil toplum kuruluşları var. Yerel toplantılarına başlamadan öncede sizlere bilgileri vermek istedik, hem de destek istiyoruz” diyen Oluç, şöyle çağrıda bulundu:

    “Elbette ki katkı istiyoruz. 2 türlü katkı bizim açımızdan önemli. Bir tanesi yerel toplantılar olurken, hem o yerel toplantılarına herkes kendi yerel örgütlerini bu çalışmaya katacak, aksi yönde telkinde bulunursa güçlü adımlar atılır diye düşünüyoruz. İkincisi özellikle Alevi kurumlarının çalışmanın içerisinde olması CHP’nin de çeşitli yerellerde çalışmalara katılmasının önünü açacaktır. Daha kolay olacaktır, yapıştırıcı kolaylaştırıcı bir etkisi olacaktır diye düşünüyoruz. Bir de merkezi yapacağımız 2 günlük konferansta birlikte bunu örgütlemek, konuşmacı olmak, katkı sağlamak, bu bir buçuk aydaki toplantıyı tamamladıktan sonra yerel seçimlere kadar mümkün olan en geniş demokrasi güçlerinin birliğini sağlayalım istiyoruz. Bu maksatla geldik.”

    “VAR GÜCÜMÜZLE SAHADA OLURUZ, ÇALIŞIRIZ”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ziyaret sırasında şunları belirtti:

    “Böylesi bir çalışmayı biz de önemsiyoruz. Yerel seçimlerde güç birliği artık kaçınılmaz bir şeydir. Seçimlerde bazı öznellikle bir tarafa bırakarak en azından seküler laik demokrasi için bir noktaya gelebilmeleri, temel haklar noktasında biraraya gelebilmeli. Yerel anlamda tamda bunun zamanı.”

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise “Yerel seçimlerin merkezi müdahalenin bu kadar aktif içinde olması mümkün değil. Çünkü yerel seçimlerde herkes kendi aday profili aday dağılımı çok olduğu için yerel seçimlerde sandık kontrolü daha üst düzeyde. Yerel seçimlerde kazanan ilçe belediyesi YSK’dan değiştirilmesi mümkün değil. Dolayısıyla yerel seçim zayıflatılması yönünde elinizde bir araç. Bu aracı tüm muhalif kesimler muhalefette olan partiler bunu iyi kullanmalıdır. Bu bir fırsattır. Biz hep diyoruz HDP’nin belediye başkanı çıkaracağı yerde diğer partiler çıkarmasın veya aday çıkarsın ama yüklenmesin. Özellikle biz geçen Dersimde gördük bu kayyum işini. Kayyum olan belediyelerin daha güçlü bir şekilde kesinlikle alınması gerekiyor. O kayyumda olan belediyenin kaybedilmesi hükümetin elinde ileri bir süreçte ciddi bir malzemedir. Bizleri alanda zayıflatacak olan söylem. İşte kayyum olarak biz geldik, biz daha iyi yönettik bunlar işi bilmiyor, maalesef bunu da çok iyi kullanan bir Cumhurbaşkanı var” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:

    “HDP’nin yerelle ilgili politikalarını bu bölgelerde kayyum olan yerlerde yoğunlaştırması gerekir. Batıda ise belediye başkanlıklarını cumhur ittifakına kaptırmaktansa CHPli belediyelerin de orada olması bizim için daha uygundur. Buna dikkat edilmesi lazım. Biz de bu konuda var gücümüzle sahada oluruz, çalışırız, onda bir sıkıntı yok.”

    ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ise, “Ayağınıza sağlık ihtiyaç duyulan bir toplantı. Biraraya gelmek, cemal cemale gelip sohbet etmek var olan sisteme karşı ne şekilde ayakta durabiliriz onun mücadelesini vermek çok önemli. Zaten GYK toplantımızda da ABF olarak bu gündemle ilgili bazı kararlar almış bulunuyoruz bunların da yerelde DKÖ, STÖ bir araya gelip herkes kendi bölgesinde çalışmaları yürüteceğine dair kararlar aldık” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • ABF danışma kurulu sonuç bildirgesi açıklandı

    ABF danışma kurulu sonuç bildirgesi açıklandı

    PİRHA-ABF,  8 Eylül Cumartesi günü Ankara’da  GYK üyeleri ile  danışma kurulu toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda Alevilerin yaşadığı coğrafyalar üzerindeki baskı politikaları, dernek ve cemevi yöneticilerinin tutuklanması başta olmak üzere bir çok konuda kararlar alındı.

    ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu) 8 Eylül Cumartesi günü Ankara’da GYK üyeleri ile  danışma kurulu toplantısı gerçekleştirdi. ABF, yapılan  danışma kurulunun sonuç bildirgesi yazılı olarak açıkladı. ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül imzalı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    -Zorunlu din derslerine karşı okulların açılış tarihi olan 17 Eylül’de tüm Türkiye’deki bileşenlerimizle bulundukları bölgenin merkezi alanlarında eş zamanlı sessiz oturma eylemi yapılırken basın açıklaması yapılmaması ve ortak açıklamamızın broşür şeklinde dağıtılması.
    – Alevilik’te cemevi ve cemevlerinin hukuki statüsü konusunda akademisyenler de dahil edilerek, oluşturulan komisyonla birlikte bu konuda çalışmalarını yürütüp, bir raporun hazırlanması.
    – Bölge toplantılarının yapılarak sahaya inilmesi.
    – İnanç kurulunun ikinci büyük kurultayının yapılması için oluşturulan komisyonun gerekli hazırlıkları yapması ve çalışmaların başlatılması.
    – Önceki yönetimden devralınan borçların bileşenlerimize detaylı şekilde duyurulması ve kapatılması konusunda çalışma yürütülmesi.
    – Alevi bölgelerinde sistematikleşen baskı, inanç ve doğa katliamına karşı Alevi kurumları ile bir bütünlük içerisinde mücadele verilmesi.
    – Alevi Gençlik ve Alevi Kadın Meclislerinin kurulması konusunda görevlendirme yapılmıştır. Çalışmaların başlatılması.
    – Tutuklu bulunan kurum yöneticilerinin hukuki süreciyle ilgili çalışma yapılması ve takip edilmesi.
    – Cemevlerimizde var olan eğitim sistemine karşı, Ekim itibariyle 3 aylık tüm cemevlerinde görevli dedeler tarafından verilecek eğitimle, Alevi-Bektaşi temel eğitim seferberliği yapılması.
    – Yerel seçimlerde bileşenlerimizle bütünlüklü bir şekilde çalışma yapılması.
    Konularında kararlar alınmıştır. Alevi kamuoyuna, bileşenlerimize önemle duyurulur.

    HABER MERKEZİ

     

  • Alevi kurumları Hacıbektaş’tan seslendi: Kimse bizi Alevi yol ve erkanından ayıramaz-VİDEO

    Alevi kurumları Hacıbektaş’tan seslendi: Kimse bizi Alevi yol ve erkanından ayıramaz-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri kapsamında açılış konuşması yapan Alevi kurum başkanları yerel belediyeyi kınayarak, her yıl 16- 17 Ağustos’ta buraya gelmeye devam edeceklerini kaydettiler. 

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri kapsamında açılış konuşması yapan Alevi kurum başkanları yerel belediyeye eleştirilerde bulundular.

    İlk olarak konuşan Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan, 16  Ağustos etkinliklerinin devam etmesi gerektiğini vurguladı.

    YEREL BELEDİYEYE KINAMA

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir de Hacıbektaş Belediyesini kınayarak buraya gelmeye ve anmalarını yapmaya devam edeceklerini belirtti. Doğan, iki gündür Pir Hasan Kılavuz’un Hecıbektaş dergahında cem yürüteceği ile ilgili “Alisiz Aleviler gelip cem yürütecekler” söylemlerinin dolanmasını da şiddetle kınayarak, kimsenin onları Alevi yolundan ayıramayacağını kaydetti.

    “HER YIL BURADA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Demir’in arkasından söz alan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ise Alevilere ve Aleviliğe olan saldırılara dikkat çekerek bu yolda mücadele edeceklerini belirtti. “Haksızlığa karşı durmayı kendimize şiar edindik etmeye de devam edeceğiz. İnsan olmanın erdemi yoluna erkanına sahip çıkmaktan geçer” diyen Geçmez, her yıl buraya gelişlerinin engellenmeye çalışıldığını ifade etti. Hacıbektaş merkezde bulunan düğün salonlarının çoğunun yerel  belediye tarafından kiralanıp dolu gösterilerek etkinliklerin yapılmasının engellenmeye çalışıldığına dikkat çeken Geçmez, belediye başkanının da buradan geçici olduğunu vurguladı. Geçmez, her yıl 16, 17 ve 18 Ağustos’ta burada olmaya devam edeceklerini belirtti.

    “KİMSE BİZİ ALEVİ YOL VE ERKANINDAN AYIRAMAZ”

    Alevi kurumları adına ortak açıklamayı ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül yaptı. Alevilere ve Aleviliğe yapılan saldırılara değinerek hiç kimsenin kendilerini Alevi yol ve erkanından ayıramayacağını söyledi. Taleplerini tekrar sıralayan Güzelgül, eğitim sisteminin bilimsel olmasını, cemevlerinin inançsal statüsünün tanınmasını, Alevilerin kutsal olarak gördükleri tüm türbe ve dergahların Alevilere iade edilmesini, Alevilere kamuda uygulanan ayrımcılığa son verilmesini, Alevilere yönelik nefret söylemelerine son verilmesini, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılmasını, zorla Alevi köylerine cami yapılması ve imam atanmasına son verilmesini, Madımak otelinin utanç müzesi olmasını, bugüne kadar yaşanan katliamları araştırmak için bir kurulun kurulması, arşivlerin açılarak katliamlarla yüzleşilmesi gerektiğini, kutsal Alevi mekanlarına zarar veren uygulamalara son verilmesi, özgürlükçü ve demokratik bir anayasanın yapılması gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Alevi kadın ve gençlik eğitim kampında Alevilikte örgütlülük tartışıldı-VİDEO

    Alevi kadın ve gençlik eğitim kampında Alevilikte örgütlülük tartışıldı-VİDEO

    PİRHA- Alevi kadın ve gençlik eğitim kampında Alevi kurum başkanlarının katıldığı Alevilikte örgütlenme başlıkla panelde birlikten bahsedildi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Garip Dede Dergahı 21-28 Temmuz tarihleri arasında düzenlediği 5. Kadın ve Gençlik Eğitim Kampı paneller, söyleşiler ve atölyeler ile devam ediyor. Bugün öğlen saatlerinde kadınlar toplumsal cinsiyet konusunu tartıştı. Akşam saatlerinde ise Alevilikte örgütlenmeye ilişkin panel gerçekleşti. Panele Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Doğan Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Vakıflar Federasyonu Remzi Akbulut ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez katıldı.

    Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Bir Alevi Alevi gibi yaşamalı. 72 millete aynı gözle bakıyoruz. Birbirimizin Hızırı olmamız lazım. Kurumlarınıza sahip çıkın. Dost mekanlarından ancak bu sorunlarımızı çözebiliriz. Her birimiz birbirimizin aynası olması lazım” dedi.

    “Geleceğimiz olan gençlerle cemal cemale gelip cem olmaktan onur duyuyoruz” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, bu eğitim kampını düzenleyenlere teşekkür ederek konuşmasına başladı.

    Güzelgül Aleviliğin dünden bugüne tüm zorluklara rağmen geldiğini söyleyerek şunları belirtti:

    “Sözde ben Aleviyim demekle Alevilik olmaz. Hiçbir din, kültür, inanç var olmadan Alevilik vardır. Velilerin nebilerin geldiği bir koldur. Aynı ana babadan doğarak bir grupta değiliz. Köylerde hepsi Alevi. Her adım Aleviceydi. Aleviliğin ilk hukukunu çalıştırıyorduk. Mahkeme kapılarına gitmiyorduk. Kendi iç hukukumuza göre cem oluyorduk. Bizim pirimiz hakim oluyordu. Canlar taliplerde jüri oluyorlardı. Ama şimdi ondan bir eser bırakmadık. Kırsaldan kentten göç ettikten sonra o çırağı yere düşürmeden bu günlere getirdik. Şimdi sahip çıkmamız lazım.”

    Eskiden Alevilere yönelik yapılan ayrımcılıktan bahseden Güzelgül, “Cenazelerimiz yıkanmazdı. Çünkü insanın yaşaması Alevilikte kutsaldır. Ama onlara bakın Ortadoğu’yu kan gölüne çevirdiler. Bizi birbirimize düşürdüler ki. Kendilerine de benzettiler. Çünkü dil ayrıştırıcı bir dil. Kendinden başka hiçbir inancı kabul etmedi. Avrupa’nın her bölgesinde kabul görmüş Alevilik ama Türkiye’de kabul görmemekle karşı karşıya” dedi.

    Güzelgül, “Seçimler geldiği sırada cemevlerine yasal statü veriliyor. Bizim size güvencemiz kalmadı. 9 tane çalıştay yapıldı. Hepsi ortada. Böyle bir Ebu Sufyan zihniyeti var. Biz birlikteliği sağlarsak o zaman o zihniyete karşı varlığımızı ispatlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

    GÜZELGÜL İÇİŞLERİ BAKANI’NIN ZİYARETİNİ ANLATTI

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevini ziyaret eden İçişleri Bakanı’nı kabul ettiği için tepki toplayan Güzelgül bunlara açıklık getirdi.

    İçişleri Bakanı’na Alevilere yönelik ayrımcı anlayışlardan bahsettiklerin söyleyen Güzelgül,

    Hüseyin Güzelgül, “Bakan geldiğinde ilk önce iki genel yardımcımı bilgilendirdim. Erzincan’da tutuklu bulunan canlarımız için geliyorsa bir fırsat bilerek kabul ettim. Diyaneti dahi İçişleri Bakanı yanında rencide ettim. Ben tek başıma kimseyle de görüşmedim. ABF yöneticisi ile Eyüp şube yöneticisi vardı yanımda. Sivas ve Çorum’u konuştum. Bir Alevi dedesi olarak hakkımı size helal etmiyorum dedi. Dik duruşum bu. Ama boyun eğme yok. Kimseyi de şikayet etmem. Birliğe beraberliğe ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    REMZİ AKBULUT: BİR OLMAMIZ ŞART

    Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut da diğer Alevi kurumları ile inançları konusunda bir olduklarını söyledi. Akbulut, “Ortak noktamız olan inancımızda biriz. Ayrı ve değişik bir şey söylemiyoruz. Ama içimizde bir el karıştırıyor. Ona da izin vermemeliyiz. Bu kin, nefreti birbirimize karşı kullanmayalım. Birileri bizim yan yana olmamızı istemiyor. İnancımızın içerisine çok fazla siyaseti sokmayalım. Siyasetimizi yapalım ama kurumlarımızın içine sokmayalım. O zaman orada bölünmeler meydana geliyor” dedi.

    Alevilerin hak taleplerine ilişkin AİHM’in verdiği kararların hatırlatan Akbulut, “Ama hala mevcut hükümetler bir sonuca bağlamadılar. Şimdi de söylemlerinde yasal statü vereceğiz diyorlar. Siz veremezseniz Alevilerin ibadethanesidir. Zaten mahkemeler yasal statüsünü vermiştir. Sizin göreviniz bu kararları uygulamanız. Bununla oyalamaya çalışıyorlar. Bizim bir olmamız şart” ifadelerini kullandı.

    ERCAN GEÇMEZ: TOPLUMLA YÜZLEŞMEYENLER DEVLETLE YÜZLEŞEMEZLER

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez, 25 yıla yakındır bir Alevi örgütlenmesinin olduğunu söyleyerek, “Tarihimizle yüzleşme gibi bir problemimiz olduğunu düşünüyorum. Toplumla yüzleşmeyenler devletle yüzleşemezler. Gerçeği bulabilmemiz için önce aynayı kendi yüzümüze tutmalıyız” dedi.

    Geçmez Alevilerin sorunlarına değinerek gençler, pirler ve kadınlara ilişkin şunları söyledi:

    “Aleviler olarak şu gerçeği görmeliyiz. Bize Aleviliği başkası öğretemez. Dedelerimiz, analarımız öğretir. İll a diyanetin peşinde koşanlarımız var. Mücadele etmek lazım. Geçmişteki isimlerin hepsi mücadele etmiştir. Asla yollarından dönmemişlerdir. Biz Alevilerin bir yanlışı vardır. Kentleştik ve bununla özümüzden uzaklaştık. Geleneğimizden uzaklaşmayalım.

    Alevilerin ibadethanesi cemevidir. Ne derlerse desinler. Aslolan bizim sözümüzdür. Israrla bir inanç merkezi sözü önümüze getiriyorlar. Biz ibadethanelerimizden vazgeçmemeliyiz. Pirlerimize maaş verenler Perşembe akşamları cemevlerimize hutbe göndereceklerdir.

    Gençlerle bir kopukluk yaşıyoruz. Bunun için yaz kamplarının yapılması doğaldır. İmkanlar sınırlı. Sorunlarımızın birlik içinde çözülmesi aşikardır. İkrardan dönmeyen bir birlikten bahsetmemiz lazım.

    Aslolan ikrarda durma meselesidir. İçi boş birliktelik gelecek kuşaklara zarar verecektir.

    En fazla cinsiyetçiliği kendi ellerimizle yapıyoruz. Cemlerde kadın erkek ayrı yerler var. O kapıdan içeri girdiğimizde can oluyorsak bunu hayatın her alanına sokmalıyız.

    Bu yol bize bir insanın nasıl durması gerektiğini çok iyi öğretiyor. Umutsuzluk bizim kapımızdaki varlık değildir. Özgürlüğü eşitliği kendimize şiar edinmeliyiz. Pirlerimize sesleniyorum. Taliplerin görgülerini görün. Onlarda pirleri olduğunun farkına varsınlar. Alevilik inancını bilsinler.”

    DOĞAN DEMİR: KENDİMİZE AYNAYI TUTMALIYIZ

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Alevilerin kafasının çok karışık olduğunu söyledi.

    Demir, “Bizim temel sorunumuzdan biri kendimize dönemememiz. İğneyi önce kendimize batıracağız. Biz mücadelemizi sürdürüyoruz ama siyasi hastalığı olan üye ve yöneticilerimizden dolayı sonuç alamıyoruz. Biz ne oy verdiğmiz partiye ne de iktidara karşı durabiliyoruz. Biz hak talep ediyoruz. İçimizdeki provakatörlere de izin vermeyeceğiz. Bizim gidecek başka yerimiz yok. Biz hiçbir zaman yola ihanet etmedik. Kurumsal kimliklerimiz ayrı olabilir. Biz hak mücadelesi vermek zorundayız” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumları ve milletvekillerinden Adalet Bakanlığı’na suç duyurusu-VİDEO

    Alevi kurumları ve milletvekillerinden Adalet Bakanlığı’na suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA – Bir önceki dönem CHP İstanbul Milletvekili olan Eren Erdem’in cezaevinde Alevi dedesi ile görüşmesi talebinin reddedilmesi ve cezaevinde tecrit koşullarında tutulmasına ilişkin Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, CHP İstanbul Mv. Sezgin Tanrıkulu, Ankara Mv. Tekin Bingöl, Eren Erdem’in anne ve babası suç duyurusunda bulunarak adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    CHP Eski Milletvekili Eren Erdem’in cezaevinde bir Alevi dedesi ile görüşmesi talebinin reddedilmesi ve cezaevinde tecrit koşullarında tutulmasına ilişkin Adalet Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunmak için bir araya gelen ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, HBAVKV Genel Başkanı Ercan geçmez CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, Eren Erdem’in anne ve babasının da katıldığı Adliye önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

    “OLAYI İNSAN HAKLARI İHLALİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Konuya ilişkin HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, şunları belirtti:

    “Bir önceki dönem İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in tutuklandıktan sonra kendisinin Alevi olduğunu ve bir Alevi dedesi ile ilgili görüşme talebi olmuştu, bu talep cezaevi yetkilileri tarafından reddedilmişti. Biz alevi örgütleri olarak yıllardır, insan hakları ile ilgili mücadele veren örgütlenmeyiz. Eren Erdem’in Alevi Sünni olması bizi fazla ilgilendirmiyor kendisinin bireysel tercihidir. Olaya insan hakları bazında bakıyor insan hakları ihlali olarak görüyoruz. Devletin bir inancı kabul edip diğer bir inancı kabul etmemesi anlayışını kabul etmiyoruz. Bunu insan hakları ihlali olarak görüyoruz.

    “DİYANET, SÜNNİ İNANCINDAN BAŞKASINI KABUL GÖRMEMEKTEDİR”

    “Alevi inancında Alevi yaşadığı müddetçe bir darlığa düştüğü esnada bir pirle, bir rehber, bir dedeyle muhabbet etme geleneği vardır. O psikolojik etkiden kurtulmak için yol erkan gereği. Fakat bizim muhabbetlerimiz insanlık üzerine özgürlük barış üzerinedir” diye konuşan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ise şunları kaydetti:

    “Muhabbetlerimiz insanı kamil üzerinedir. Fakat Ebu Süfyan zihniyeti Alevi toplumunun inancını görmemektedir. Daha önceden de bu talepler vardı. Geçen sene F tipi cezaevinde bir canımız dede talep etmişti. Alevi söz konusu olduğunda diyanete başvuruyorlar. Diyanet,  Sünni inancından başkasını kabul görmemektedir. Biz eşit yurttaşlık talebini istiyoruz. İngiltere’de 1 milyon Alevi olmasına rağmen cezaevindeki canlarımıza Alevi dedesi tarafından eğitim verilmesi parlamentodan geçmesine rağmen burada 25 milyon Alevi toplumu olmasına rağmen görmemezlikten gelmektedirler. Alevilik vardır, haktır. Bizim eşitlik yurttaşlık taleplerimizi bir an önce kabul edin,”

    “BİRİLERİ FETÖ’NÜN ELİNİ ÖPERKEN BENİM ÇOCUĞUM NURJUVAZİ KİTABI YAZIYORDU”

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise “Arkadaşımız hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuluyor. Cezaevinde tutulmasının hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Hakkında idaname yazılmış ve kabul edilmiş, yurt dışına çıkış yasağı verildikten sonra milletvekili sıfatının verildiği gün kendisi ile ilgili yakalama kararı çıkartıldı. Bu tamamen hukuka aykırı şu anda da tecrit koşularında tutuluyor ve hiçbir milletvekilinin görüşülmesine izin verilmiyor. Buda tamamen hukuka aykırı tecrit amaçlı bunlardan daha önemli olanda inanç özgürlüğü gereği bir Alevi dedesinden yardım almasına onunla ibadetini ve inancını paylaşmasına izin verilmiyor. Eren erdem bir zulüm içerisindedir. Bu durumu kabul etmiyoruz bu zulme mutlaka ama mutlaka son vereceğiz” diye konuştu.

    Eren Erdem’in annesi Hüsniye Erdem, “Bunlar Fetöcü iken benim çocuğum bu kitabı yazıyordu. Benim söyleyebileceğim bu kadar. Yeni gidip cezaevinde gördüm iyidir. Desteğe ihtiyacı var, daha doğrusu desteğe ihtiyacımız var” dedi.

    Son olarak konuşan Eren Erdem’in babası Hasan Erdem “Aslında ben hiçbir yorum yapmak istemiyorum. Sadece vicdanı olanlara söylüyorum. Bu ülkede birileri Fetö’nün elini öperken benim çocuğum bu Nurjuvazi kitabı yazıyordu. Dini imanı, vicdanı olanlar bunu çok, çok bu gece düşünsünler” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Pir Sultan Abdal anma etkinlikleri 14-15 Temmuz’da

    Pir Sultan Abdal anma etkinlikleri 14-15 Temmuz’da

    PİRHA- Pir Sultan Abdal anma etkinliklerinin 29’uncusu 14-15 Temmuz tarihlerinde Yıldızeli-Banaz Sivas’ta gerçekleştirilecek.

    29’uncu Pir Sultan Abdal anma etkinlikleri 14-15 Temmuz tarihlerinde Yıldızeli-Banaz Sivas’ta gerçekleştirilecek. İki gün sürecek olan etkinlik kapsamında müzik dinletileri, paneller, tiyatro oyunları ve semahlar yer alacak.

    Etkinlikte açılış ve protokol konuşmalarını Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel Başkanı Gani Kaplan, Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Muharrem Yılmaz yapacak.

    Sunuculuğunu sanatçı Aynur Haşhaş’ın yapacağı etkinlikte sanatçılar Özlem Taner, Muharrem Temiz, Mazlum Çimen, Tolga Sağ, Deniz Türkan, Gazi Metin, Cevahir Karaca, İsmail Şimşek, Serkan Bulut, Türkan-Eylem Akbıyık, Eylem Ulusoy, Deniz Çakmak, Doğancan Aslan, Kemal Tam, Aziz Erdoğan, Sasa Serap ve Ali Haydar Tumar türkülerini seslendirecek. Usta sanatçı Arif Sağ ise onur konuğu olarak yer alacak. (HABER MERKEZİ)