Etiket: hüseyin güzelgül

  • Soylu’nun resmi olmayan danışmanı cemevlerini neden dolaşıyor? Alevi başkanlar yorumladı-VİDEO

    Soylu’nun resmi olmayan danışmanı cemevlerini neden dolaşıyor? Alevi başkanlar yorumladı-VİDEO

    PİRHA-Beş Alevi Federasyon Başkanı, resmi olmayan ancak ‘İçişleri Bakanı danışmanı’ sıfatıyla bir ekibin, birçok kentte Alevi kurumlarını ziyaret etmesini değerlendirdi. “Bu ziyaretleri iyi niyetle okumamak gerekiyor” diyen Alevi başkanlar, “Alevileri başkalaştırma, asimilasyona tabi tutma amaçları var. Her seçim öncesinde Alevilere gidilmiştir. Yalnız, bu ülkedeki Aleviler, artık eski Aleviler değiller” diye konuştular. 

    Alevi toplumu yıllardır taleplerini kabul ettirmek için mücadele ediyor. Hem Yargıtay’ın hem Danıştay’ın hem de Avrupa İnsan Haklar Mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve elektrik parasının devletin bütçesinden karşılanması ve zorunlu din dersinden Alevi çocukların muaf tutulması yönünde kararları olmasına rağmen AKP hükümeti bu kararları uygulamıyor.

    Aleviler mahkeme kararlarının uygulanıp, taleplerinin kabul edilmesini beklerken, İçişleri Bakanı danışmanı sıfatıyla Ali Arif Zeybek, Alevi kurumlarını, cemevlerini dolaşıyor.

    Alevi kurumlarının başkanları Ali Arif Zeybek’in ‘İçişleri Bakanı danışmanı’ sıfatıyla bir süredir cemevlerine yaptığı ziyaretleri yorumladı. Dört farklı federasyon başkanının ortak görüşü; Aleviliğe yasal statü verilmeden, yapılan bu ziyaretlerin “iyi niyetli olmadığı” yönündeydi.

    Bakanlık yetkilileri tarafından Alevi kurum yöneticilerine “Bir ihtiyacınız var mı? Bizden ne talep etmektesiniz?” sorularının arka planını Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat ve Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eş Genel Başkanı Demir Çelik  ile konuştuk. Çelik’in ilk yorumu “Her şeyden önce devletin, cemevlerini ziyaret etmiş olması, bunca zulme, katliama, inkar ve soykırım yaşanmışlığına karşın ironidir, kabul edilemezdir” şeklinde oldu. 

    “ALEVİLER BU TÜR OYUNLARA YANAŞMAZLAR”

    Bakanlık yetkililerince Alevi derneklerine yapılan ziyaretleri yorumlayan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Alevilerden onlara zırnık bir şey yoktur” dedi.

    Güzelgül’ün açıklamaları şu şekilde:

    “Eşit yurttaşlık talepleri konusunda 30 yıldır mücadele veriyoruz. Bunu devlet de bütün dünya insanları da biliyor. Mesela Avrupa taleplerimizi yerine getiriyor. Birçok ülkede Alevilik anayasaya girmiş, kürsüler ve sekreteryalar açılmıştır. Meclislerinde dahi Alevilere ayrılan yerler söz konusudur. Ama Türkiye’de ne yazık bunlar yok.

    Bizlerin, insanı merkeze koyan yol erkanımız var. Hiçbir dinde, kültürde, inançta varolmayan o güzellikleri gördükleri sırada korkuları başlar. ‘Bu inanç bütün dünyaya hakim olur’ diye yok etmeye çalışırlar.

    Bizlerin eşit yurttaşlık talebimiz var. Bunları bile bile tekrar cemevlerine gelip, seçime yaklaşırken biz Alevilerin oylarını ne şekilde alacaklar diye hesaplar içerisindeler. İhtiyaçlarımızın ne olduğunu zaten biliyorsun, gelip sormana ne gerek var? İlk önce bize yasal statü verip inancımızı kabul edin. Alevi canlarının, İmam Hüseyin duruşu vardır. O duruştan asla taviz vermezler. Onun için de kendilerini aldatmış olurlar. Aleviler bu tür oyunlara yanaşmazlar.

    “AMAÇ ALEVİLİĞİ YOK ETMEK, ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK”

    Amaçlanan Aleviliği yok etmek asimilasyona uğratmaktır. Bizler Diyanet’in lağvedilmesini istiyoruz. Öncelikli taleplerimizin içerisinde bu var. Fakat ona rağmen cemevlerine ‘cümbüş evi’ diyen bir zihniyetin, tekrar cemevine gelip oturması aslında cemevini bir anlamda da kabul etmektir. Ama kendilerinde o samimiyet yok. Bu zamana kadar 7 tane çalıştay yaptılar. Sonuç sıfır. O zaman dile getirilenleri göz önünde bulundurup haklarımızı vermiş olsaydınız, 48 ülkenin altına imza attığı AİHM’in zorunlu din dersleri konusunda kararını da kabul görmedikten sonra bunların tümü oyalama taktiğidir. Fakat Aleviler yoluna, erkanına bağlıdır. AKP’nin durumunu da çok iyi tahlil etmişlerdir. Yani Alevilerden onlara zırnık bir şey yoktur.”

    DAHA ÇOK ÖRGÜTSÜZ, BAĞIMSIZ YAPILARA GİDİYORLAR”

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat da bakanlık yetkililerinin cemevi ziyaretlerini olumsuz yönde yorumlayanlardan. Fırat, Alevilerin taleplerinin çok net olduğunu belirterek “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Devlet kendine yakışanı yapıyor. Maalesef devamlı ötekileştirme politikaları üzerinde gayret gösteriyor. İçişleri Bakanının yardımcılarının cemevlerine gidip kendi yandaşlarını yaratma gibi bir politika gütmesi doğru değil” ifadelerini kullandı.

    Celal Fırat, bakanlık yetkililerinin, Alevi kurumlarının çatı örgütleri ile görüşmesi gerektiğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Yetkililerin, yaptıkları ziyaretleri bir tür envanter meselesine getirmeleri çok acı. Alevilerin şu an bir can tedirginlikleri var. Mahalle baskısı var. Gençler bir bütün olarak işsiz ve ötekileştirilmiş.

    Evet, cemevi yöneticileri, gelen kişilere karşı haklarını talep etsinler ama bunu sadece ‘bizim sorunlarımız, haklarımız bu boyutunda’ şekliyle dillendirmemeli. Bir şekilde şunu söylemeliler; Alevi toplumunun bu ülkede demokrasiye, sevgiye, barışa ve ekmeğe ihtiyaçları olduklarını söylemeliler. Bunu yapabilirlerse Alevi felsefesine, Rıza Şehri olgusunu oluşturma gayretine girmiş olurlar.

    Söz konusu kişiler daha çok örgütsüz, bağımsız yapılara gidiyorlar. Oralar da yeni bir mantık geliştirmeye gayret ediyorlar. Fakat bu tutmaz. Alevi toplumunun bu konuda çok net ve yalın talepleri var. Bunların dışında onların ne dediklerinin bir değeri yok.”

    BİR DANIŞMANLIK ŞİRKETİNİN ELEMANI CEMEVLERİNİ DOLAŞIYOR

    Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut da söz konusu kişilerin, federasyonlarına bağlı kurumlara gittiklerini belirterek, “İçişleri Bakanı boşuna zahmet, masraf ediyor” yorumunu yaptı. Akbulut, görevlilerin, “İçişleri Bakanlığının danışmanıyım” sıfatıyla kurumları arayıp ziyaret talebinde bulunduklarını söyledi. Remzi Akbulut, “Öğrendiğim kadarıyla bu kişi, İçişleri Bakanlığının resmi danışmanı değil. Bir danışmanlık şirketinin elemanıymış. İçişleri Bakanlığı, bu şirketten hizmet alıyormuş” bilgilerini de paylaşarak şöyle devam etti:

    BU KONU İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN KONUSU DEĞİL, MECLİS’İN KONUSUDUR”

    “Boşuna devletin bütçesinden harcama yapıyor. Alevilerin hak ve talepleri daha önceki çalıştayda da dile getirildi. Bunlar hükümetin tozlu raflarında duruyor. Hala ‘Alevilerin hak ve talepleri nelerdir?’ sorusundalar. Bunu sokakta gezen 10 yaşındaki çocuğa sorsan o bile söyler. Bakanlığın böyle bir işe soyunmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Bu konu bir kere İçişleri Bakanlığının konusu değil. Bu konu, hükümetin, devlet başkanlarının, meclisin konusudur. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. 2015 yılında zorunlu din derslerinin kaldırılması, 2016’da cemevlerine genel bütçeden pay verilmesi ve cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ile ilgili yasal kararlar mevcut. Hükümetin önünde duruyor. Kaldı ki bunun ötesinde bu ülkede Danıştay’ın Yargıtay’ın yerel mahkemelerin verdikleri bir sürü kararlar var.

    “MUHTEMELEN SEÇİM YATIRIMI, BOŞUNA KURUMLARIMIZI ARAYIP SORMASINLAR”

    Bu konuda kurumları gezmeleri, ihtiyaçlar konusunda soru sormalarının hiç gereği yok. Yasal yollardan kazandığımız yargı kararlarını uygulasınlar başka bir şey istemiyoruz. Muhtemelen yakında bir seçim var. Bu da bir seçim yatırımı. Bugüne kadar her seçim öncesinde Alevilere gidilmiştir. Yalnız bu ülkedeki Aleviler, artık eski Aleviler değiller. Artık Aleviler akıllandı, uyandı. Alevilerin bir yanağına vuruyorlardı, diğerini çeviriyordu. Şimdi öyle bir durum yok. ‘Niye vuruyorsun’ diye itiraz ediyor artık. Hiç kimse kusura bakmasın. Beyhude bir şey yapılıyor. Boşuna kurumlarımızı arayıp sormasınlar. Kurumlarımıza gittiklerinde yargı kararlarını hatırlatıyor ve uygulamalarını istiyoruz.”

    HİNLİKLERİNİZDEN VAZGEÇİN”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat da konuyu “Aleviler olarak tehlikeli bir oyunla yine karşı karşıyayız. Osmanlı oyunları tüm hızıyla devam ediyor” sözleriyle özetledi.

    Hüseyin Mat, ziyaretlere karşın “Aleviliği bir inanç olarak kabul ediyor musunuz?” diye sorarak şu açıklamayı yaptı:

    “Aleviler inançsal, sosyal, kültürel, siyasal ve teolojik kuşatma altında. Asimilasyon politikalarına dair yapılabilecek ne varsa, resmi ideoloji tüm gücüyle hayata geçirmeye devam ediyor. Özelikle Güney Anadolu bölgesinde bulunan Cemevleri, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek tarafından ziyaret ediliyor. Seminerler, konferanslar yapılıyor ve kitap hediye ediliyor. Bir de talepleri dinliyorlarmış.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARINI MUAVİYE GİBİ SİNSİCE YÜRÜTÜYORLAR”

    Bize asırlardır borcunuz var. Nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz? Ödediğimiz vergilerimizi helal etmiyoruz, vicdanınızla nasıl helalleşeceksiniz? Utanmadan sesiz sedasız cemevlerimizi ziyaret ediyorsunuz. Asimile politikalarınızı uygulamak için sinsice, el altından Muaviye gibi yürütüyorsunuz. Dağıttığınız Yezidin, Hınzır Paşanın, Ebussuudun kitaplarını alın ve cemevlerimizden uzak durun.

    Bu aldatmacalarınızdan, hinliklerinizden vazgeçin. Çözmek istemediğiniz açıkça ortada. Samimi değilsiniz. Dürüst hiç değilsiniz.”

    “ZAYIF VE GÜÇLÜ NOKTALARIMIZI TESPİT ETMEYE DÖNÜK BİR ÇABA”

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eş Genel Başkanı Demir Çelik ise söz konusu ziyaretlerin iyi niyetle yapılmadığını ifade etti. Çelik, şunları kaydetti:

    “Aleviliği sapkın, zındık bir mezhep olarak kabul edecek, katliamlarına fetvalar verecek, zorunlu din derslerine tabi tutacak, cemevlerini ‘cümbüş evi’ ilan edecek, Alevilerin ritüelleri ile her seferinde dalga geçmeyi, itibarsızlaştırmayı kendisine hak görecek ve ardından bürokratların devlet adına cemevlerini ziyaret edecek! Bunu iyi niyetle okumamak gerekiyor.

    Birincisi; Alevileri başkalaştırma, asimilasyona tabi tutma var.

    İkincisi ve tehlikeli olanı; İzmir’de yaşanana benzer devlet-mafya-çete üçgeninde ifşa olduğu üzere cemevlerine yönelik bir kısım kaos yaratma saldırıların altyapısını hazırlama…
    Bu yönlü zayıf ve güçlü noktalarımızı tespit etmeye dönük de bir çabanın olabileceği şüphesini akıldan uzak tutmamak gerekiyor. Çünkü devlet, öteki ve farklı gördüğünü, artık ortadan kaldıramadığını başkalaştırıp asimilasyona tabi tutmayı görev bilmiştir. O vesile ile Koçgiri ve Dersim’den başlayıp Maraş, Çorum, Sivas ve en son Gazi’de devam eden bu katliamlar serisi bize çok daha uyanık, çok daha meşru savunma temelli, bilinçli, örgütlü bir çabanın içerisinde olmamız gerektiğini, zalimden medet ummak yerine kendi öz gücümüze güvenmemiz gerektiği gerçeğini hatırlatır. Bu vesileyle canları daha uyanık, örgütlü olmayan davet ediyorum.”

    “TEDBİRLİ VE ÖRGÜTLÜ OLMAK SU VE HAVA KADAR OLMAZSA OLMAZDIR” 

    Demir Çelik, gelinen süreçte Alevilere dönük ciddi tehlikelerin var olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:

    “Özel harp dairesinin son 70 yıldır bu ülke hakları ve inançları üzerine ne tür senaryolar, provokasyonlar düzenlediği; devrimcilere, Alevilere, Kürtlere dönük ne denli kırım içinde olduğu; sosyal, siyasal, kültürel soykırıma tabi tutulduğu gerçeği her seferinde bir risk ve tehlikenin olduğunu bize hatırlatır. Bunun için elimizde bir verinin olması gerekmiyor. Hala inkar varsa, halen katliamcı zihniyet söz konusu ise hala paramiliter yapıların silahlandırılması söz konusu ise bundan nasibini alacak olanların başında Aleviler gelir. O nedenle tedbirli, örgütlü olmak, birlikte dayanışarak ortak hareket etmek bizim için su ve hava kadar olmazsa olmaz hale gelmeli.”

    ALEVİLERİN TALEPLERİ NELER?

    – Cemevleri, Alevi inancının ibadet mekânlarıdır. Cemevlerinin inançsal statüsü tanınmalı, diğer ibadethanelerin yararlandıkları tüm haklardan yararlanmalı.

    – Aleviler, toplumun özgürlükçü gelişimi önünde engel olan mevcut Anayasa yerine, toplumun her kesiminin katıldığı ve temsil edildiği yeni bir Anayasa talep ediyor.

    – Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasal kurum olmaktan çıkartılmalı; özerk Din İşleri Kurumu haline getirilmeli.

    – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri zorunlu olmaktan çıkartılıp seçmeli hale gelmeli, velisinin talebi doğrultusunda çocuğa istediği din ve inançla ilgili eğitim verilmeli.

    – Hacı Bektaş Veli Dergâhı başta olmak üzere tüm Alevi- Bektaşi dergâh ve türbeleri, bu inanç mensuplarına devredilmeli.

    – Alevilik de ortaöğretimden başlayarak öğretilmeli.

    – Alevi köylerine cami yaptırma girişimi ve imam atamaları durdurulmalı, atanan imamlar da geri çağrılmalı.

    – Baraj, taş ocağı, yol ve benzeri kamu hizmetlerinde Aleviler için kutsal sayılan yerlerin zarar görmemesi için hassasiyet gösterilmeli.

    -Madımak utanç müzesi yapılmalı.

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

    İlgili haberler

    Soylu’nun danışmanından Alevi kurumlarına ‘ihtiyaç’ ziyareti

  • ‘Madımak davasında ümidimiz yok çünkü adaletin işleyiş şeklini biliyoruz’-VİDEO

    ‘Madımak davasında ümidimiz yok çünkü adaletin işleyiş şeklini biliyoruz’-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Sivas Katliamı Davasında somut bir gelişmenin yaşanmadan 6 Ekim 2021’e ertelenmesini eleştirdi. Güzelgül, “Davanın nereye gideceği aslında belli” diyerek Adalet Bakanlığı’nın tutumunu kınadı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Ankara’da 25. duruşması görülen Sivas Katliamı davasına ilişkin konuştu.

    Güzelgül, katliamdan sorumlu 3 ismin yakalanması için Adalet Bakanlığı’nın sorumsuzca davrandığının altını çizdi.

    “SANIKLAR DEVLET ELİYLE ALMANYA’YA GÖTÜRÜLDÜ”

    Güzelgül, amaçlananın davayı zaman aşımına uğratmak olduğuna işaret ederek, “Yıllardır devam eden bu mahkemenin asıl amacı davayı zaman aşımına uğraşmaktır. 2011 yılında davayı zaman aşımına uğrattıkları dönemde Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Başkanlığı yapıyordum. O zaman da davalara katılım çok yüksekti. Fakat insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olmaz. 2005 yılında bu suç bizim iç hukukumuza girmesine rağmen dava yine zaman aşımına uğratıldı. O zaman da kırmızı bültenle aranan şahıslar vardı. Bir isim, Polonya sınırında yakalandı fakat yine Almanya’ya teslim ettiler. O şahıs da kırmızı bültenle aranıyordu, ona rağmen yine devlet eliyle Almanya’ya götürülüp istihdam sağlandı, kalacağı yer ve işyeri ayarlandı” diye konuştu.

    “SANIKLAR İNSANLIĞA KARŞU SUÇ İŞLEMİŞTİR”

    “Yani davanın nereye gideceği aslında belli. Demek ki Adalet Bakanlığı yeterince bunların yakalanması konusunda istekli değil” diye belirten Güzelgül, sanıkların insanlığa karşı suç işlemiş olduklarını  hatırlattı.

    Güzelgül, “Buna rağmen teröristler listesinde bu isimler yer almıyor. Zamanaşımına uğratmak için de mahkemeler davayı devamlı uzatıyor. 2011 yılında Bizler 4 bölgeden yürüyüşler başlattık ve Ankara’da Kültür Bakanlığı’nın önünde açıklama yaptık. Bakanlık yetkililerine birer dosya verdik ve Madımak Otelinin müze olmasını talep ettik. Fakat oradan da bir cevap alamadık. Bu konuda hiç ümidimiz yok çünkü adaletin işleyiş şeklini biliyoruz. Hakkın, hukukun, adaletin, insana değerin olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Ama bizim yol ve erkanımızda insanın yaşamasına kutsal gözüyle bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLEMELERİNİ BEKLİYORUZ”

    ABF Başkanı Güzelgül, geçmiş yıllarda Sivas Katliamı sanıklarından Cafer Er Çakmak’ın, emniyetin 500 metre ilerisinde yaşadığını tespit ettiklerini belirterek şöyle devam etti:

    “Yine de o isim yakalanmadı. Çünkü kollayan koruyan bir devlet var. Artık bu acıya son vermelerini ve Alevilerden özür dilemelerini bekliyoruz. Alevileri katletmekle Aleviliği bitiremediler bu sefer Aleviliği yok etmek, asimilasyona uğratmak yönünde her türlü çalışmalar yürütülüyor. Alevilerin birliği olduğu müddetçe menzile ulaşılır. Sivas Katliamı Davasını uluslararası mecralara taşımak lazım. Bu konuda yine Alevilerin çok duyarlı olması gerek. Şu anda insanlarımızın birçoğu Sivas Davası hakkında bilgi sahibi değil. Aleviliğe sahip çıkmak lazım. Eğer sahip çıkmazsak aynı politikalar devam eder, Alevilik yok sayılır.”

    Eren Güven-Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Alevi başkanlar, Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Derneği’ni ziyaret etti-VİDEO

    Alevi başkanlar, Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Derneği’ni ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Alevi kurum başkanları, kuruluşunu ilan eden Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret ettiler. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Abdallar, Alevilik üzerine büyük çalışmalar yürütmüşler” dedi. Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz da “Alevi ulularımız ‘Abdal’ deyimi ile övünür. Bugün Anadolu’da türbesinin çırası sönmeyen tek yer Abdal Musa ve Pir Sultan hazretleridir” diye konuştu. 

    Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu. Alevi kurum temsilcileri Abdallar Derneği’ni ziyaret ederek dayanışmada bulundu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Abdalların, Alevi örgütlenmesini sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu söyleyerek şunları ekledi:

    “Belli ki geçmişinizi iyi incelemişsiniz. Abdallar, Alevilik üzerine büyük çalışmalar yürütmüşler. Bu örgütlenme ile de Alevi kesimi bugünlere taşınmıştır. Sizleri kutluyorum. Yolunuz açık olsun. Bizler de icap ettiği yerde sizlerin yanındayız. Başarılar diliyorum. Merdan Ali haldaşınız, Xızır yoldaşınız olsun. Birliğiniz daim olsun. Yolunuz açık olsun. Yolunuza arsızı pirsizi, uğursuzu uğramasın.”

    “FELSEFEMİZİ YENİ NESİLE AKTARMAK İSTİYORUZ”

    Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Şahin Kavlak da, Alevi kurum temsilcilerinin ziyaretinden ötürü memnuniyetini dile getirdi. Şahin Kavlak, Abdallığın, Milattan önce 5-6 yüzyıla kadar dayandığını ifade ederek günümüzde birçok ülkede Abdal nüfusunun olduğunu belirtti.

    Şahin Kavlak, “Özümüz Alevi Türkmen boyudur” diyerek şöyle devam etti:

    “Günümüzde biz Abdallar için ‘düğünlerde çalgıcılık yapan’ bir mahlas yapıştırılmış. Bizler bunu reddediyoruz. Bizler Osmanlı’nın kuruluşunda da yer almış bir toplumuz.
    Hacıbektaş’ta Abdallar olarak 25 kadar haneye sahibiz. Geçim şartları dolayısıyla dışarıya da çok göç edenlerimiz var.
    Dernekleşmemizdeki amacımız; birlik, beraberlik sağlamaktır. Hacıbektaş’ta öğrenciler yetiştirip, felsefemizi onlara da aşılamayı amaçlıyoruz. Bu yolda sizlerden de desteklerinizi bekliyoruz.”

    “ULULARIMIZ HEP ‘ABDAL’ SIFATI İLE ANILIYOR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBAKV) Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz ise Abdalların itikatlı talipler olduğunu söyleyerek şunları aktardı:

    “Alevi ulularımız ‘Abdal’ deyimi ile övünür. Abdallık ulularımızın ismidir. Bugün Anadolu’da hiçbir zaman türbesinin çırası sönmeyen tek yer Abdal Musa ve Pir Sultan hazretleridir. Pir Hünkarın yetiştirmiş olduğu ve aynı zamanda bu dergahta hizmet alan ve Mısır’a gidip orada türbesi olan Kaygusuz Abdaldır. Ulularımız hep ‘Abdal’ sıfatı ile anılıyorlar o sebeple ne kadar övünürseniz azdır.”

    Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/HACIBEKTAŞ

  • Aleviler, Munzur Gözeleri’nde peyzaj çalışmasını protesto edip aşure kaynattı-VİDEO

    Aleviler, Munzur Gözeleri’nde peyzaj çalışmasını protesto edip aşure kaynattı-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları, Munzur Gözeleri’ne giderek yapılan peyzaj çalışmasını kabul etmediklerini açıkladı. Aleviler Munzur’da aşure kaynatıp paylaştılar. 

    Dersim’e giden Alevi kurum başkanları ve yöneticiler, bugün Dersim Belediye Başkanı Mehmet Maçoğlu’nu makamında ziyaret ettikten sonra peyzaj çalışması yapılan Munzur Gözeleri’ne gittiler.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanları ve temsilcileri, tepkilere rağmen Munzur Gözeleri’nde başlatılan peyzaj çalışmasını protesto edip açıklama yaptılar.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül burada yaptığı konuşmada, Munzur gözelerinde yapılan peyzaj çalışmasının Munzur’u tahrip edeceğini söyledi. Munzur gözelerindeki yapılaşmaya karşı duracaklarını ve izin vermeyeceklerini vurguladı.

    Adil yargılanma talebiyle ölüm orucunun 238. gününde yaşamını yitiren Ebru Timtik’i de anan Güzelgül, “Daha iki gün önce İmam Hüseyin’in bize bıraktığı yolda yürüyen ve sadece kendisi için değil herkes için adalet isteyen Ebru Timtik canımız da Hakk’a yürüdü. Devri daim olsun, İmam Hüseyin yoldaşı olsun” dedi.

    Güzelgül, “Bugün de Yezitlere boyun eğenler var. Boyun eğmeyenler İmam Hüseyinlerin yolunu sürdürenlerdir. Mücadelemizin ruhunu İmam Hüseyin’den aldık. Yezit’e biat etmeyeceğiz. Hepimiz hizmetimizi Hak için yapalım” diye konuştu.

    Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Pir Celal Fırat da bir konuşma yaparak, Munzur Gözeleri’nin korunması gerektiğini vurguladı.

    Açıklama sonrası Munzur gözelerinde Alevi kurumları başkanları canlarla birlikte aşure kaynatıp paylaştı.

    PİRHA/ DERSİM

  • ABF Genel Başkanı Güzelgül: Kerbela soylu direnişin öyküsüdür

    ABF Genel Başkanı Güzelgül: Kerbela soylu direnişin öyküsüdür

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Muharrem orucuna ilişkin yaptığı açıklamada, Oniki İmam orucunda, pandemi kurallarını göz önünde bulundurarak, imkanı olan cemevlerinde lokmaların verilmesine ve kısa tutmak şartıyla muhabbetlerin yapılmasına açık olacaklarını belirtti. Güzelgül, “Kerbela Olayı bizlere; haktan, hukuktan, adaletten yana olmayı, onurundan, haysiyetinden taviz vermemeyi öğretti” dedi.

    Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayı bugün Masum-u Pak orucuyla başladı. 17-18-19 Ağustos olmak üzere üç gün sürecek.  20- 31 Ağustos tarihleri arasında tutulacak 12 gün oruç sonrası 1 Eylül’de ise aşure paylaştırılacak.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, yaptığı açıklamada, “Kerbela soylu direnişin öyküsüdür. Güçsüz olanın, güçlü olana karşı gösterdiği direnç; haklı olanın haksız olana karşı sürdürdüğü mücadele, azim ve kararlılık” dedi.

    “KERBELA BİTMİŞ BİR OLAY DEĞİL”

    “Bir yanda Yezid ve Yezid’in nimetleri için ikrarından dönenler; bir yandan ise ikrarına bağlılık, ikrarını sürdürmek için ser verenler; baş eğmeyenler” diyen Güzelgül, yazısına şöyle devam etti:

    “Kerbela Olayı; İmam Hüseyin ve yarenlerinin haklılığına dayanan mazlumların gücüdür.
    Kerbela 10 Ekim 680’de yaşanıp, bitmiş bir olay değil!
    Kadimden bu yana sürüyor.
    Bugün de Yezidler ve Yezidlere boyun eğenler var; bir de yenileceklerini bilseler de bunlara boyun eğmeyenler, İmam Hüseyin’in yolunu sürenler var.
    Haksızlık, zulüm, sömürü, katliamlar yeryüzünden kalkmadıkça da bitmeyecektir.
    Kerbela çölüne ekilen bu haksızlık tohumu, bu Yezid zihniyeti var oldukça, İmam Hüseyin’in mücadele ruhu da dondan dona bürünerek Hallac-ı Mansur’u, Seyit Nesimi’yi, Pir Sultan Abdal’ı ve Şeyh Bedrettin’i yarattı.

    “KERBELA OLAYI BİZE ONURUNDAN, HAYSİYETİNDEN TAVİZ VERMEMEYİ ÖĞRETTİ”

    Kerbela Olayı bizlere; zalimin zulmüne karşı İmam Hüseyin gibi dik duruşu, Zeynep Ana gibi boyun eğmemeyi, Celal Abbas gibi mücadeleyi; haktan, hukuktan, adaletten yana olmayı, onurundan, haysiyetinden taviz vermemeyi öğretti.
    Aşk olsun İmam Hüseyin’in yolundan dönmeyen rehberlere, dedelere, analara, pirlere, mürşitlere, aşıklara, sadıklara, taliplere!
    Aşk olsun biat etmeden bu yolu sürdürenlere!
    Aşk-ı niyazlarımla…

    “PANDEMİ KURALLARI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULACAK”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Oniki İmam orucunda, pandemi kurallarını göz önünde bulundurarak, imkanı olan cemevlerinde lokmaların verilmesine ve kısa tutmak şartıyla muhabbetlerin yapılmasına açık olacaklarını belirtti.

    Güzeldül, “İmkanı olan kurumların tüm hizmetlerini açık havada yapmayı tercih etmesi sürece daha da uygun olacaktır” diyerek ekledi:

    “17-18-19 Ağustos Masum-u Paklar Orucu
    20-31 Ağustos On İki İmamlar Orucu
    1 Eylül Aşure Günü
    Oruçlarımız gün batımıyla açılacaktır.
    Oruçlarıız, lokmalarınız, mateminiz Hakk divanına yazılsın…Duruşunuz İmam Hüseyin duruşu, mücadeleniz Zeynep Ananın mücadelesi olsun.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • ABF Başkanı Güzelgül: Hasret’in anıtı kaldırıldığı yere dikilmeli, nefret diline son verilmeli

    ABF Başkanı Güzelgül: Hasret’in anıtı kaldırıldığı yere dikilmeli, nefret diline son verilmeli

    PİRHA – Dersim’de Düzgün Baba Cemevinde Hasret Gültekin anıtının kaldırılmasıyla başlayan tartışmalara ilişkin bir açıklama da Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül’den geldi. Güzelgül, Hasret Gültekin’in heykelinin kaldırıldığı yere dikilmesi ve ortaya çıkan nefret dilinin son bulması çağrısı yaptı. 

    Dersim Nazımiye’de Düzgün Baba Cemevine Hasret Gültekin’in anıtının dikilip daha sonra kaldırılması sonrası yaşanan tartışmalara ilişkin bir açıklama da Alevi Bektaşi Federasyonu  (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül’den geldi.

    Güzelgül, “Hasret’in anıtı, Düzgün Baba’da kaldırıldığı yere dikilmeli; ortaya çıkan nefret diline son verilmelidir’ başlığıyla yaptığı açıklamada, Sivas Katliamı’nda yakılarak hayatını kaybeden Hasret Gültekin’in anıtının, Dersim, Nazımiye Düzgün Baba Cemevi bahçesinde yerinden kaldırılması ve sonrasında yapılan tartışmaların Alevileri yaraladığını ve yaralamaya devam ettiğini belirtti.

    “ANITIN KALDIRILMASI ŞEHİT AİLELERİNİ ÜZMÜŞTÜR”

    ABF Başkanı Güzelgül’ün yaptığı açıklama şöyle:

    “Açıkça ifade etmeliyiz ki; Sivas’ta vahşice katledilen 33 canımızı bağrında taşıyamayacak hiçbir kutsal mekân yoktur! Kutsallık, adaletle, vicdanla, sevgiyle, aşk ile birlikte yol yürür. Kutsallık ve Alevilik adına kurulmuş hiçbir güzel cümle, o anıtın oradan kaldırılmasını haklı çıkaramaz. Hasret’in Düzgün Baba’ya dikilen anıtının kaldırılması, Alevilerin ve şehit ailelerinin yaralarını kanatmıştır.

    Alevilerin kutsal değerleri, kutsal mekânları vardır. Aleviler kutsallarına saygı duyar. Bununla birlikte; Kerbela’dan günümüze tüm acılarımızı da kutsal kabul ederiz. Yaralarımızı kutsal bir emanet gibi saklarız. Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz 33 şehidimiz de bizim kutsalımızdır.
    Bununla birlikte; Hasret Gültekin ve Sivas’ta şehit düşen canlarımız; bu mekânları, bu inancı, bu yolu, bu dili yok etmeye çalışan zalimlerin yaktığı yangının içinde kalmışlardır. Onlar, bu dünya için, insanlık için sevgi istiyordu, barış istiyordu, eşitlik istiyordu. Onlar, ne sen ben farkı, ne zengin fakir farkı olmasın diye; insanca bir yaşam için emek üretiyorlardı. Kutsallıktan söz edeceksek, tüm bunlar kutsaldır.

    “BİR AN ÖNCE BU SALDIRGAN YARALAYICI DİLE SON VERİLMELİ”

    Bir an önce hiçbir yeni söz üretmeden Hasret’in anıtı kaldırıldığı yere yeniden dikilmelidir. Hakk’ın, hakikatin sahibi Düzgün Baba, Hasret’i bağrına alacaktır. Öte yandan, gerek bu anıtın kaldırılmasını savunanlar, gerekse kaldırılmasına karşı çıkmak için söz söyleyenlerin her sözü, Alevilerin yüreğine hançer gibi batmaktadır. Sosyal medya üzerinden bu tartışmanın tarafı Aleviler; Alevileri, Aleviliği tüketen sözler söylemektedir! Bir an önce bu saldırgan, yaralayıcı dile son verilmelidir. Diline sahip olmak Alevi yolunun inancının en büyük düsturlarından biridir.

    Tartışmanın bir başka yönü de, dışlayıcı ifadelerin kullanılmasıdır. Kutsallarımız da, cemevlerimiz de tüm Alevilerindir. Kimse bu mülkün sahibi gibi davranamaz. Kimse, kimseyi dışlayamaz! En büyük ibadeti birlik ve muhabbet olan Alevilerin, bunu tersinden işletmesi ancak zalime hizmet eder. Hiçbir Alevinin dilini birbirine Zülfikar olarak kullanma hakkı yoktur. Aslolan bir gönüle girmektir. Birbirimize ve insanlığa güvercin; zalime karşı Zülfikar olmayı başarabilmeliyiz.

    “SÖYLENEN SÖYLENDİĞİ İLE KALSIN ARTIK GÖNÜLLERİ BİRLEYELİM”

    Artık söylenen söylendiği ile kalsın ve gönülleri yaralayan yeni bir kem söz kimse söylemesin. Düzgün Baba ve tüm pirlerimiz, ulularımız, kutsallarımız adına; gönülleri birleyelim, sözümüzü güzelleştirelim, gönülleri pak edelim. Alevilik felsefesi, görüşü, inancı evrensel bir inançtır, cümle insanlığın hizmetinde, barışın, kardeşliğin yolunda, bu inancımızın çerağını geleceğe doğru, söndürmeden taşıyalım. Cümle canlara aşkı niyaz ederim.” 

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Alevi örgütleri Gazi Cemevinden seslendi: Saldırılara boyun eğmeyeceğiz, özür dileyin!-VİDEO

    Alevi örgütleri Gazi Cemevinden seslendi: Saldırılara boyun eğmeyeceğiz, özür dileyin!-VİDEO

    PİRHA- 7 büyük Alevi örgütü adına Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, geçen hafta polisin saldırına uğrayan Gazi Cemevini ziyaret etti. Burada yapılan açıklamada, yaşananlardan Alevi toplumunun derinden etkilendiği belirtilerek, ırkçı, nefret dolu politikalara, saygısızlıklara  boyun eğilmeyeceği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmesi istendi. 

    Geçen hafta, Grup Yorum üyesi Bas Gitarist İbrahim Gökçek, cezaevindeki arkadaşlarının serbest bırakılması, Grup Yorum üzerindeki baskıların kaldırılması için 323 gün sürdürdüğü ölüm orucu eylemini sonlandırdıktan iki gün sonra hayatını kaybetti.

    Gazi Cemevine getirilen Gökçek’in cenazesi polis zoruyla cemevinden alınarak başka yere götürülmüştü. Polis ayrıca cemevinin morg kapısını kırmış, cemevine biber gazıyla saldırmış, içerideki avukatlar da dahil çok sayıda insanı gözaltına almıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, bugün (13 Mayıs) 7 alevi kurumu adına, polisin biber gazlı saldırısına uğrayan, kapıları ve camları kırılan Gazi Cemevi’ni ziyaret etti.

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Gazi Cemevi Başkan yardımıcısı Berna Güzel Gündüz tarafından karşılanan Güzelgül ve Fırat bir basın toplantısı yaptılar.

    KARATAŞ: ALEVİLER BİR AN ÖNCE ORTAKLAŞMAK ZORUNDA

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, yandaş medyaya tepki göstererek, Sünni öğrencilerin de içinde olduğu çok sayıda öğrenciye destek verdiklerini anlatarak konuşmasına başladı.

    Karataş şunları söyledi.

    “Bizim inanç merkezimiz 72 millete aynı nazarda bakan, 82 milyon yurttaşın yüreklerinin ortaklaşmasına dayanan, onların sevgilerine, hoş görülerine sürekli bir dinamik oluşturan bir kurumdur Gazi Cemevi. Cenazemiz alınıp götürülüyor. Bunları şiddetle kınıyorum. Anayasanın 2. maddesi var. Türkiye demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir diyor. Alevi yurttaşların hala meşruiyetinin olmaması, tanınmaması kabul edilemez.
    Alevi canlarımız bir an evvel ortaklaşmak zorunda. Bu antidemokratik uygulamaya karşı birlik sesini çıkarmak durumundadır. 82 milyonun yüreklerinin ortak olması noktasında ikrar veririyoruz” diye konuştu.

    FIRAT: CEMEVİMİZE SALDIRI BİR TECAVÜZDÜR

    Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat ise, Türkiye’deki adaletsizliklere ve hukuksuzluğa dikkat çekerek, “Helin Bölek,  Mustafa Koçak ve İbrahim Gökçek olsun adalete olan güvenlerini yitirdikleri için ölüm orucu yaptılar. Geleneklerimizde kim olursa olsun vefat ettikten sonra candır. Kesinlike hizmetler yapılmasın demeyiz. Kayseri’de mezarın başında polisler bekliyor. Bu insanın vicdanının kabul edeceği bir durum değil. Çocuklarımızı nasıl öldüreceklerinden bahsediyorlar. Cemevimize saldırıyı bir tecavüz olarak görürüz, kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

    “KENDİ MABEDİNE AYAKKABIYLA GİRMEYE KIYAMAZKEN, BAŞKALARININ MABEDİNE EDEPSİZCE SALDIRIYORLAR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül de, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri olmak üzere 7 kurum adına adına ortak basın açıklamasını okudu.

    “Gazi Cemevine yapılan saldırıyı kınıyoruz” başlıklık açıklamada Güzelgül,  “Kendi mabetlerine ayakkabı ile girmeye kıyamazken, başkalarının mabedine edepsizce saldıranların Hakk’ın karşısındaki ikiyüzlülüğü; ne bu cihanda, ne öteki cihanda Hakk defterine makbul yazılmayacaktır” dedi.

    “YAŞANANLAR ALEVİ TOPLUMUNU DERİNDEN YARALAMIŞTIR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Geçtiğimiz günlerde, Hakk’a yürüyen, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in, İstanbul Gazi Cemevinden uğurlanması esnasında yaşananlar; Alevi toplumunu derinden yaralamıştır. Alevilere karşı bugüne kadar sürdürülen, iktidarların; kaba, nobran, yok sayan davranışları polis nezdinde devlet kurumları tarafından bir kez daha gösterilmiştir. İbrahim Gökçek’in uğurlama törenine engel olmak isteyen polis tarafından; cenaze erkânı için hazırlık yapıldığı esnada bir siyasi gerilim bahane edilerek, cemevine saldırılmış; kapılar kırılmış, içeride canların üzerine gaz atılmış ve kapısı kırılan cemevi morgu içerisinden cenaze, yine polis tarafından kaçırılmıştır.

    “BİR CENAZE TÖRENİNDEKİ TAHAMMÜLSÜZLÜK BİR DEVLET ANLAYIŞI OLAMAZ”

    Bir cenaze törenindeki tahammülsüzlük, izahı olabilecek bir devlet anlayışı olamaz. Bu Hakk’a göçmüş bir cana, ailesine ve en nihayetinde Alevi toplumuna saygısızlıktır, ayıptır, günahtır, zulümdür. Cemevi, milyonlarca Alevi’nin ibadethanesidir. Alevilerin tüm mekânları gibi, cemevleri de tüm mihmanlara; mihman olup gelenlere açıktır. 72 millete bir nazardan bakan bizler; kem gözlere, kem gönüllere perde; iyiliğe, barışa, sevgiye sofra olmasını biliriz. Cemevlerimiz adalet arayan, hak ve hukuk diyen, gönlünü açan, sevgiyi, barışı, insanlığı paylaşan herkesin sığınacağı kutsal bir mekândır. Tıpkı, başka inançların mabedi olan Sinagog, Kilise, Cami gibi…
    Ve bizim için, asla vazgeçilmezdir.

    “CEMEVİNE SALDIRI, DEVLETİN POLİTİK TUTUMU VE GÖZADAĞI VERMESİDİR”

    Aleviler, kendi mabetlerine olduğu gibi tüm mabetlere de saygılıdır. Bir ibadethaneye, (hangi inancın ibadethanesi olursa olsun) saldırılmayacağını bilir, yapılan bir saldırıyı da asla kabul etmez. Diğer yandan; Bizim nazarımızda, Cemevine yapılan saldırı, polis tarafından basılması, Alevilerin inancının hiçe sayılması, Alevilere yönelik, devletin politik bir tutumu ve gözdağı vermesidir.

    “SAYGISIZLIĞI KABUL ETMİYORUZ, İNANCIMIZA YÖNELİK IRKÇI POLİTİKALARA BOYUN EĞMEYİZ”

    Bunu yapmaya çalışanlar bilmeli ki; dün bu politikalar bizi yıldırmadı, bugün de yolumuzdan vazgeçecek değiliz. Alevilerin dişi, tırnağı emeği, inancı ile yapılmış cemevlerimize saygısızlığı kabul etmiyoruz. Alevi toplumu olarak; ifade özgürlüğümüze, yaşama biçimimize, inancımıza, kültürümüze, kimliğimize yapılan ırkçı, mezhepçi saldırılara, nefret, kin ve sevgisizlik etrafında örgütlenmiş bir politikaya asla boyun eğmeyeceğiz.”

    “ALEVİ TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLENMELİDİR”

    “Bulunduğumuz her alanda barışı, demokrasiyi ve eşitliği, farklı inanç ve kimliklere saygıyı savunan bir toplumuz” denilen açıklamada Alevi toplumundan özür dilenmesi istenerek, şunlar vurgulandı:

    – Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi cemevidir. Bunun hala tartışılıyor olması toplumsal barışa ve huzura zarar vermektedir.

    – Cemevlerimizde; inancımızın gereğince, Hakk’a yürüyen her cana son görevimizi yaparız.

    -Cemalimize gelen her kim ise mihmanımızdır. Mihman da ALİ’dir.

    – Cemevimize her ne nedenle olursa olsun; gelen herkes, buranın ibadethane olduğu gerçeğini kabullenmek zorundadır. Aynı özeni herkesten isteriz, bekleriz.

    – Aleviler, yüzlerce yıldır gönül imbiğinden süzerek günümüze getirdiği değerlerden vazgeçmeyecektir. Ve kimse bizlerin bu değerleri terk etmesini beklemesin. Bu değerlerimiz üzerinden Alevileri soysuzlaştırmayı, bölmeyi asla başaramayacaksınız.

    – Aleviler dün olduğu gibi, bugün de eşit, özgür bir yaşamı kurmaya; inancını kimliğini yaşatmaya; mazlumun yanında, zalim karşısında olmaya; bir olmaya, iri olmaya diri olmaya devam edecektir.

    – Hakkımızı istiyoruz, inancımıza saygıyı istiyoruz ve bu ülkede toplumun tüm kesimleri ile barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu demokratik ve insani çağrımızı görmezlikten gelmekten vazgeçilmelidir.

    – Bunların yanı sıra, yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmelidir.

    Gerçeğin Demine Hü… Aşk ile…”

    PİRHA /İSTANBUL

  • PSAKD’den Güzelgül’e destek: Gerçekleri söylemek suç değil!

    PSAKD’den Güzelgül’e destek: Gerçekleri söylemek suç değil!

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül’ün ifadeye çağrılmasına tepki göstererek, “Gerçekleri söylemek suç değildir. Asıl suçu ayrımcılık yapanlar işlemiştir” dedi. 

    Elazığ depreminden sonra Elazığ ve Malatya’da kurum başkanlarıyla birlikte incelemelerde bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Alevi köylerine yardım gitmediği” yönündeki açıklamalarından dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” iddiasıyla ifadeye çağrıldı.

    Güzelgül’ün ifadeye çağrılmasına Pir sultan Abdal Kültür Derneği’nden (PSAKD) tepki geldi.

    PSAKD yaptığı açıklamada, “Siyasal iktidar hem suçlu hem güçlü. Hem ayrımcılık yapıyor hem de bunu dile getiren kurum başkanlarını hedef alıyor” ifadesini kullandı. Açıklamada, yargının bağımsız olmadığına dikkat çekilerek, siyasi iktidarın talimatlarıyla hareket eden yargının gerçekleri söyleyenleri susturmaya çalıştığı kaydedildi.

    “GERÇEKLERİ SÖYLEMEK SUÇ DEĞİLDİR”

    Alevi kurum başkanlarının depremin meydana geldiği Malatya ve Elazığ bölgelerinde gördüklerini kamuoyu ile paylaştıkları belirtilen açıklamada, “Gerçekleri söylemek suç değildir. Asıl suçu ayrımcılık yapanlar işlemiştir” denildi.

    Baskı ve tehdit politikalarıyla insanları sindiremeyecekleri kaydedilen açıklamada, “PSAKD olarak sonuna kadar Hüseyin Güzelgül’ün yanında olduğumuzu herkesin bilmesini istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)

    İlgili Haberler:

    ABF Başkanı Güzelgül ifadeye çağrıldı

    Alevi kurum başkanları: Deprem bölgesinde ayrıma tabi tutulduğumuzu gördük-VİDEO

  • ABF Başkanı Güzelgül ifadeye çağrıldı

    ABF Başkanı Güzelgül ifadeye çağrıldı

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Alevi köylerine yardım gitmediği” yönündeki açıklamalarından dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” gerekçesiyle ifadeye çağrıldı. ABF yaptığı açıklamada durumu kınayarak , “İnsanların sıkıntılarını, yaşadıkları zorlukları ve adaletsizliği dile getirmek suç değildir” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül Elazığ depremi sonrası bölgeye giderek ziyaretlerde bulunmuştu. Güzelgül ziyaretlerinin ardından,  “Alevi köylerine yardım gitmediğini” belirtmiş, afet sonrası yardımlarda ayrımcılık yapılmaması gerektiğini vurgulamıştı.

    Güzelgül bu ifadeleri nedeniyle bugün “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” gerekçesiyle ifadeye çağrıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu yaptığı yazılı açıklamada, ” Halkın yaşadığı gerçekleri dile getirmek, ifade etmek hiç bir zaman suç değil, tam tersi yolumuzun ve insanlığın gerekliliğidir” ifadelerine yer verdi.

    Açıklamanın devamında Güzelgül’ün ifadeye çağrılması kınanarak şunlar belirtildi:

    ” Yaşamın bu kadar değersizleştiği, ayrımın, insan aşağılamanın ve toplumu bölmenin bu kadar ayyuka çıktığı günümüzde, insanların sıkıntılarını, yaşadıkları zorlukları ve adaletsizliği dile getirmek suç değildir. Adaletsizliğin olduğu her yerde, her zaman ezilenden yana olacağımız vazgeçilmez şiarımızdır. Mücadelemiz; ekmek, herkesin ekmeği olsun diyedir. Hiç bir baskı ve gözdağı bizi doğru bildiğimizden geri döndüremeyecektir.
    Kadılar müftüler fetva yazarsa
    İşte kement işte boynum asarsa
    İşte hançer işte kellem keserse
    Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan”

    (HABER MERKEZİ)

  • Malatya Valiliği, Alevi kurumlarının yardım talebini reddetti-VİDEO

    Malatya Valiliği, Alevi kurumlarının yardım talebini reddetti-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Elazığ depremi sonrası çoğu Alevi köyüne gerekli yardımların yapılmadığını ve Alevi derneklerinin bu köylere yardım yapma talebinin ise Malatya Valiliği tarafından reddedildiğini söyledi. 

    Haberin videosu

    Merkezi Elazığ Sivrice’de 6.8 büyüklüğündeki depremde Elazığ’da ve Malatya’da özellikle köylerde evler yıkıldı. Yıkılmayan evlerde hasar çok büyük.

    Deprem sonrası Türkiye’nin pek çok yerinden demokratik kitle örgütleri başta olmak üzere pek çok kurum, depremzedelere yardım etmek için tırlarla gıda ve giyecek, battaniye, ısıtıcı ve çadır yardımlarında bulundu. Ancak giden yardımların adil dağıtılmadığı ve gerekli yerlere ulaştırılmadığı belirtiliyor.

    Deprem olur olmaz Alevi kurum genel başkanları Malatya’ya giderek, incelemelerde bulundu.

    PİRHA‘ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Çoğu Alevi köyüne gerekli yardım yapılmamıştı, dertleri dinlenilmemişti” dedi.

    Güzelgül, Malatya Valiliği’nin Alevi derneklerinin yardım talebini reddettiğini söyledi. Güzelgül şöyle şöyle devam etti:

    “Malatya’da çoğu Alevi köyüne gerekli yardım yapılmamıştı, dertleri dinlenilmemişti. Biz de Malatya merkezde bir heyet oluşturduk. Heyetin içinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şube Başkanı ve oradaki sivil toplum örgütleri vardı. Birlikte bir komisyon oluşturduk. Bizim Alevi derneklerini tüzüğünde “Savaş esnasında, doğal afet olaylarında üyelerine yardım yapabilir, dağıtabilir” maddesi var. Ancak buna rağmen Malatya Valiliği’ne verdiğimiz dilekçe reddedildi.

    DEPREMZEDELER BOŞ DURAN 2 BİN KONTEYNIRA YERLEŞTİRİLMİYOR

    Elazığ’da gerçekleşin depremin üzerinden 1 hafta geçti, dün gece başlayan yağmurla birlikte çadır kentleri su bastı, ısınma problemleri de yoğun yaşanıyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Suriyelilerin boşalttığı 2 bin konteynırın boş durduğunu, mağdur olan, barınma ihtiyacı olan insanların oraya yerleştirilmediğini kaydederek tepki gösterdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurum başkanları: Deprem bölgesinde ayrıma tabi tutulduğumuzu gördük-VİDEO

    Alevi kurum başkanları: Deprem bölgesinde ayrıma tabi tutulduğumuzu gördük-VİDEO

    PİRHA- ABF, PSAKD ve AKD genel başkanları ve beraberindeki heyet, depremin olduğu Elazığ ve Malatya’da incelemelerde bulundular. Genel başkanlar, deprem bölgesine can olmaya gittiklerini belirterek, ayrımsız bir şekilde tüm depremden zarar görmüş yurttaşlara yardım edilmesi konusunda çaba göstereceklerini kaydettiler. Genel başkanlar, deprem bölgesinde Alevilerin ayrıma tabi tutulduğunu gözlemlediklerini belirttiler. 

    Haberin videosu

    Elazığ Sivrice merkezli 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından Elazığ’a ve Malatya’ya giden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt ve beraberindeki Alevi temsilciler, deprem bölgesinde incelemelerde bulundular.

    Alevi temsilciler, PİRHA mikrofonuna deprem bölgesine can olmaya gittiklerini belirttiler.

    ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Nerede bir ölü vardır yüreğimiz oradadır. Biz de canlarla can olmak için geldik. Depremin dini, ırkı olmaz. Nerede bir afet varsa Alevi toplumu oradadır. Ayrıma tabi tutulduğumuzu gözlemledik. Canlarımıza yeterinde çadır ulaşılmamış, dertleri dinlenilmemiş. Hüsükuşağı köyünde iki yaşlı insanı dinledik yüreğimiz sızladı. Bir daha umarım yaşanmaz durumlar” dedi.

    AKD Genel Başkanı İsmet Kurt da, “Herkese can diyerek yardım kampanyasını başlattık. Özellikle ısıtıcı sobalar toplandı. Üzülerek söylüyorum Hüsükuşağı’na giden ilk heyettik. Bizler hiç kimseye ayrım yapmadan yardım edeceğiz. Bir daha böyle acılar yaşanmasın” diye konuştu.

    Elazığ Yıldızbağları Cemevi Başkanı Cafer Yeşil ise, “6.8 büyüklüğündeki deprem çok ciddi bir deprem. Doğal afetlerin sonucu bu. Bizler ders çıkarmamız lazım. Doğaya sahip çıkmamız lazım. Sivil toplum örgütleri katkı sundular. Bundan sonra nasıl çalışmamız konusunda bugünden ders çıkarmalıyız” dedi.

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan da, “Bu ülkede yaşamak kaderimiz ise depremi de kaderimiz olarak yorumlayabiliriz. Bölgeyi gezdik. Malatya Pütürge’ye gittik. Acil eksiklikler tespit edildi. Köylerin yaralarını saracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Yıllardır alanlarda eşit yurttaşlık mücadelesi veriyoruz. Eşit yurttaşlık tam da deprem anında gerekiyor. Doğanyol’da burada yardım gitti mi, diye sorduk. Oradan biri ‘o minaresi yıkılan köy mü?’ dedi. Devlet yetkililerinin ayrım yaptığına inanmak istemiyoruz. Oralarda çadırlarda kalınması mümkün değildir. Köylerde hayvanlar için de çadır gerekiyor. Aleviler vicdanlıdır. Kim olursa olsun onların yaralarını sarmak için ellerinden geleni yaparlar” dedi.

    Müslüm Metin de “İnsanların bu kış günü evsiz kalmaları çok ağır. Kurumlar olarak tüm canların yanındayız. Dışarıdan sağlam görünse de binaların içine girince çok kötü bir tabloyla karşılaştık” ifadelerini kullandı.

    Ali Özveren ise “Alevi kurumlarının bu bölgeye el uzatmalarını istiyoruz. İhtiyaçlar nelerdir burada tespit ediyoruz. Canların da duyarlı olmalarını bekliyoruz” dedi.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • PSAKD Eyüp Şube 14. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi

    PSAKD Eyüp Şube 14. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi

    PİRHA- PSAKD Eyüp Şube 14. Olağan Genel Kurulu’nu yaptı. Genel kurulda Hüseyin Güzelgül, 360 oyla yeniden başkan seçildi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Eyüp Şubesi Alibeyköy Cemevi olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurulda PSAKD Eyüp şube başkanlığı için Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve PASKD Eyüp Şube üyesi Mehmet Gerçek yarıştı.

    Cemevinde yapılan genel kurula, Eyüp şube üyeleri yoğun katılım gösterdi.

    Başkan adaylarından Mehmet Gerçek 199 oyda kalırken Hüseyin Güzelgül ise 360 oy alarak yeniden başkanlığa seçildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ABF Başkanı Güzelgül: Ayrışmalar Yol’umuza ihanet olur-VİDEO

    ABF Başkanı Güzelgül: Ayrışmalar Yol’umuza ihanet olur-VİDEO

    PİRHA- Diyanet İşleri Başkanı’mnın Mersin Cemevi ziyareti ve Kuran hediye etmesi sonrası PSAKD İnanç Kurulu’nun ABF İnanç Kurulu’ndan ayrılmasını değerlendiren ABF Genel Başkanı Güzelgül, “Büyük emeklerle kurulan inanç kurulundan bazı eksikler yaşandı diye el çekmek doğru değildir. Yolumuza, erkanımıza ihanet etmiş oluruz” dedi.

    Haberin videosu

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Eylül ayında Mersin Cemevini ziyareti ve cemevi ve ABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz’a Kuran hediye etmesinin ardından Alevi kurumlarının tepkileri sürüyor.

    Alevi-Bektaşi toplumunun temel taleplerinden biri olan ‘Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması’ konusunda tüm Avrupa – Türkiye Alevi hareketinin hemfikir olduğunu kaydeden PSAKD İnanç Kurulu, ABF İnanç Kurulu’ndaki görevlerinden istifa ettiğini geçtiğimiz Perşembe günü kamuoyuna duyurmuştu.

    CAN TV‘de İbrahim Karakaya’nın sunduğu ‘Canlar Divanı’ programında PSAKD İnanç Kurulu’nun, ABF İnanç Kurulu’ndaki görevlerinden istifa etmesini değerlendiren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Diyanet İşleri Başkanı’nın ‘cemevleri kırmızı çizgimizdir’ deyip sonradan Alevi kurumlarını ziyaret etmesinin doğru olmadığını vurguladı. Büyük emeklerle kurulan ABF İnanç Kurulu’ndan istifa etmenin kabul edilemez olduğunu söyleyen Güzelgül, tüm eksikliklere rağmen bir arada olmanın gerekli olduğuna dikkat çekti.

    “CEMEVLERİ KIRMIZI ÇİZGİSİ OLANLARIN BİZİ ZİYARETİ DOĞRU DEĞİL”

    Diyanet İşleri Başkanı’nın ‘cemevleri kırmızı çizgimizdir’ deyip sonradan Alevi kurumlarını ziyaret etmesinin doğru olmadığına değinen Güzelgül, eksikliklerden ders çıkarılması gerektiğine vurgu yaptı.

    Güzelgül, “Şu an dağılma safhasına gelen bir inanç kurulu var. Fakat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği biz istifa edip buradan çekiliyoruz, diyemez. Ben bunu kabul etmiyorum. Ankara’da inanç kurulunun danışma kurulunu yaptık. Elbette hata yapılır. Erdem gösterilip özür dilendikten sonra farklı bir bakış açısı yaratılır. Geçmişten ders almak lazım. Siz Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı bir kurumsunuz. Kendi genel merkezinizi arayıp görüş alabilirdiniz. Dedemizin kendisini Mersin Cemevi Başkanı değil, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı olarak görmesi lazım. Diyanet İşleri Başkanı’nın ‘cemevleri kırmızı çizgimizdir’ deyip sonradan bizi ziyaret etmesi doğru değildir. Çünkü o kurumun lağvedilmesi için biz yıllardır mücadele veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ABF İNANÇ KURULU’NUN ÇALIŞMALARI DEVLETİN EZBERİNİ BOZDU”

    Güzelgül, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun öze dönmeye dair yürüttüğü çalışmaların devletin ezberini bozduğunun altını çizdi. Büyük emekler ile kurulan inanç kurulundan istifa etmenin doğru olmadığını dile getiren Güzelgül şunları vurguladı:

    “Baktılar ki Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun öze dönüşe dair bir çalışması var. Çünkü biz deyişlerimizle, duazlarımızla, nefeslerimiz ile bugünlere geldik. Bunu dağıtmak kimsenin haddine düşmemiştir. Büyük bir emek sarf ettik. İnsanları bir araya getirdik, devletin ezberini bozduk. İnançsal olarak varlığımızı ortaya koyduk. Bunu gerçekleştirmiş olduk. Bazı eksikler yaşandı diye inançtan el çekmek doğru değildir. Her kurumun, şubenin dedeler kurulu olabilir. Ama en üst çatı Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu’dur. Burası sadece birilerini temsil etmiyor. ABF’ye bağlı olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve bağımsız şubeleri temsil ediyor. Gönül birliğinin olmadığı yerde inanç yürümez. ABF adına bunu da deklare edeceğiz. Bunu ne şekilde dağıtabiliriz. Yolumuza, erkanımıza ihanet etmiş oluruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF Başkanı’ndan hükümete tepki: Birliktelikten rahatsız oluyorlar-VİDEO

    ABF Başkanı’ndan hükümete tepki: Birliktelikten rahatsız oluyorlar-VİDEO

    PİRHA- Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne ayrılan ödeneği tamamen kesmesini değerlendiren ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, bakanlığın etkinliğin gördüğü birliktelikten rahatsız olduğunu vurgulayarak, “Bunların zihniyeti bozuk” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri için 55 yıldan bu yana verip, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra dörtte üç oranında azalttığı mali desteği bu yıl tümüyle kesti.

    Her yıl Kültür Bakanlığı’na yapılan başvuru sonucunda düzenli olarak etkinlik organizasyonunda kullanılmak üzere yapılan mali destek, önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek 57. yıl Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’nde yapılmayacak.
    Kültür Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü’nün Nevşehir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne gönderdiği resmi yazıda, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri için yapılan yardım talebinin uygun görülmediği belirtildi.

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne her yıl devlet erkanı da katılıyor. Bu yıl da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katılmıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Kültür ve Turizm Bakanlığının Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine mali desteği tamamen kesmesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ZİHNİYET BOZUK”

    İlk defa bu yılki etkinlikte Hacıbektaş Belediyesi ve bütün Alevi kurumları arasında birlikteliğin sağlandığına dikkat çeken Güzelgül, kimi kesimlerin etkinlikteki birliktelikten rahatsızlık duyduğunu aktardı.

    “Anadolu topraklarında sevgiyi, barışı insanların yüreğine eken Hacı Bektaş Veli’dir, Pir Sultan Abdal’dır” diyen Güzelgül, Diyanet’e ve dinci vakıflara yapılan desteği hatırlatarak şunları söyledi:

    “Zihniyet bozukluğu diyorum ben bunlara. Birlikten, sevgiden, kardeşlikten yana bir inanca sahip olmadıklarının göstergesidir. Bütün dinler, kültürler, inançlar güzel ahlak ve sevgi üzerine inşa edilmiş varlığını da onun üzerinde sürdürmektedirler. Fakat burada gördüğümüz Ebu Sufyan zihniyetine dayalı bir İslamiyeti sürdürmektedirler. Sevginin, barışın, kardeşliğin, gönül birliğinin olmadığı yerde güzellikleri ve güzel bir ülkeyi sergileyemezsiniz, varlığını da sürdüremezsiniz.”

    “BAKANLIĞIN BU BİRLİKTELİKTEN SEVİNÇ DUYMASI GEREKİYORDU”

    Kültür ve Turizm Bakanlığının Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde gördüğü tablodan sevinç duyması gerektiğini belirten Güzelgül, “Kardeşçe yaşamayı, sevgiden yana dem vurmayı bilen bir toplumla karşı karşıya geldiği için bunu bizlere çok gördüler. Bunun vebali çok ağırdır ve onların boynundadır. Bu vebalin altından kalkacak durumda da değiller” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ABF Başkanı Güzelgül: Tehditlerinizle Alevileri korkutamazsınız-VİDEO

    ABF Başkanı Güzelgül: Tehditlerinizle Alevileri korkutamazsınız-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk’ün kapısına küfür, hakaret ve ölüm tehditi içiren yazıların yazılmasına tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül,”Bunlarla hiçbir yere varamazsınız. Bizi de korkutamazsınız.” dedi.

    Haberin videosu

    Alevi toplumuna yönelik ev işaretlemelerine dün yenisi eklendi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk, evine sprey boyalarla hakaret ve küfür içeren yazılar yazılarak  ölümle tehdit edildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül sözkonusu bu saldırıya tepki gösterdi.

    Güzelgül, bu olayların yeni olmadığını söyleyerek, özünde insan sevgisini barındıran Alevilere yönelik bir gözdağı olduğunu vurguladı.

    “BİZİ KORKUTAMAZSINIZ”

    Güzelgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunları yapan zihniyet bir korku salmak istiyor. Birliktelik, kardeşlik ve sevgi gibi değerlerden uzak tutup bizi yok sayıyor. Bu zihniyet zaten onu gerektiriyor. Biz Aleviler insana değer verip, insanın yaşamasına evrensel ve kutsal olarak bakıyoruz. Sevginin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Gönülleri birlemeden güzel bir ülke yaratamayız. Yok saymak, inancımızı kabul etmemek, dışlamak, asimilasyona uğratmak adına yapılan çalışmalardır. Fakat Pir Sultan’ın dediği gibi, ‘Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.’ O korku hiçbir zaman bizim mücadelemizden koparamayacaktır. Bu sevdanızdan vazgeçin. Bu topraklar yer altı yer üstü zenginlikleri ile herkese yetebilecek bir varlığa sahip.

    Birlikte kardeşçe yaşamayı, hak, hukuk ve adalet içinde yaşamayı sağlarsak o zaman Türkiye’de yaşayan tüm insanların kardeşçe yaşamasını sağlamış oluruz. Değilse büyük bir hiçiz. Bu benlikten vazgeçin, bizi korkutamazsınız. Evlerimizi işaretlemekle hiçbir yere varamazsınız. İmam Hüseyin’in duruşunu sergileyip Pir Sultan’ın mücadelesini ve Hacı Bektaş’ın o sevgi bağından bizi vazgeçiremezsiniz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alibeyköy Cemevindeki oruç açımına İmamoğlu da katıldı-VİDEO

    Alibeyköy Cemevindeki oruç açımına İmamoğlu da katıldı-VİDEO

    PİRHA- Alibeyköy Cemevinde Muharrem ayı nedeniyle oruç açımına bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu da katıldı. Dede Hüseyin Güzelgül “İmam Hüseyin’e verdiğimiz ikrardan dönmeyiz” dedi. İmamoğlu ise adalet duygusuna vurgu yaptı. 

    Haberin videosu

    İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eyüp Şubesi’ne bağlı Alibeyköy Cemevinde bugünkü oruç açımına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu da katıldı.

    Oruç açımı öncesi bir konuşma yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül Dede, “Hepinizi İmam Hüseyin aşkına, Hünkar Hacı bektaş Veli aşkına, Pir Sultan Abdal aşkına, siz talipler aşkına hepiniz hoş geldiniz” dedi.
    “Kerbela, güçsüzün güçlüye karşı mücadelesi ve azmidir” diyen Güzelgül, “Bir yanda ikrarından dönenler, bir yanda da ikrarından dönmeyenler, ser verip sır vermeyenler var. 72 millete bir nazarla bakarız. İmam Hüseyin’e verdiğimiz ikrardan dönmeyiz” diye konuştu.

    Dede Güzelgül’ün duasının ardından oruç açıldı.

    “BU MASA UMUTLARI TAZELEME MASASI”

    Cemevi bahçesine kurulan ve bin kişinin katıldığı oruç açımından sonra bir konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da, “Bu akşam aslında burası dertleşme sofrası, paylaşma sofrası. Yaşanan o derin acılardan sonra birbirini hissetme sofrası. Dolayısıyla dostluğun, kardeşliğin, barışın, huzurun, hak ve hukukun adaletle birleştirilerek, mutlu yaşama adına ümitleri tazeleme, umutları besleme masası. Bu sofrada oruçlarımızın kabulünü diliyorum. Allah, tuttuğunuz oruçları kabul etsin” dedi.

    “BİZİ DERİNDEN ÜZÜYOR”

    Hazreti Ali’nin, “Devletin dini adalettir” sözlerini paylaşan İmamoğlu, “Bugün, en fazla susadığımız ve arzu ettiğimiz duygudur adalet duygusu. Herkese eşit davranılan bir yaşam. Sadece bu yaşadığımız alan değil, dünyaya dair de böyle. Yakın coğrafyaya da böyle. Dedemiz Kerbela’dan bahsetti. Oradaki derin acıdan bahsetti. Zalimi tanımak, zulmü bilmek ama yanı sıra, bir mazlumun hoşgörüsüyle toplumun beslenmesinden bahsetti. Bu derin acıların yaşandığı yakın coğrafyamızda, hala istemediğimiz olayların yaşanması da bizi derinden üzüyor. Onun için bütün iyi dileklerimiz sadece şehrimiz ve ülkemiz için değil. Yakın coğrafyamız için, özellikle İslam dünyası için ve bütün dünyamız için de geçerli” diye konuştu.

    İmamoğlu, Alevi yurttaşların yoğun ilgisi altında Alibeyköy Cemevi’nden ayrıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • ‘Devlet Türkiye’deki milyonlarca Aleviyi yok sayıyor’-VİDEO

    ‘Devlet Türkiye’deki milyonlarca Aleviyi yok sayıyor’-VİDEO

    PİRHA- Yeni anayasa tartışmalarını değerlendiren ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Çağa uygun laik demokratik özgür bir anayasanın hazırlanması konusunda ‘birlik birlik, birlik’ diyorum. Benliği yıkıp bizi yaratırlarsa her şeyi halledecekler” diye konuştu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı ve Kureşan Ocağı dedelerinden  Hüseyin Güzelgül  yeni anayasa tartışmalarına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Çağa uygun, laik, demokratik, özgür bir anayasanın oluşturulması için Alevilerin birlik olup hem inançsal hem siyasal anlamda örgütlenmeleri gerektiğini belirten Güzelgül, “Bugüne kadar yapılan anayasalarda taleplerimiz kaile bile alınmadı. Avrupa’da 3 milyon Alevi var Türkiye’de 25-30 milyon Alevi var. Buna rağmen bu devlet bu zihniyet Aleviliği yok saymıştır” dedi.

    “ANAYASA HAZIRLANIRKEN ALEVİLERDEN GÖRÜŞ ALINMIYOR”

    Eğitim müfredatı ve anayasa hazırlandığı sırada Alevilerden görüş alma konusunda ilerleme sağlanmadığını dile getiren Güzelgül “Almanya’da yapılan bir  İslami konferans öncesi Almanya İç İşleri Bakanı kendi müsteşarını gönderip bizim görüşlerimizi sordu. Çünkü orada hak, hukuk, adalet ve insana değer var. Almanya’da değil Türkiye’de yaşamamıza rağmen bizim görüşlerimiz sorulmuyor. Kendisine yandaş ve Aleviliği yok etmek için kurduğu devşirme Alevilerin görüşü soruluyor. Bu da Alevileri bağlamaz. Alevileri temsil eden Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi inanç kurulu gibi Alevi kurumlardır” dedi.

    “GENÇLERİMİZ BİAT ESASINA GÖRE İŞE ALINIYOR”

    Anadolu topraklarında yaşayan her insanın ibadetini özgürce yapabilmesi için hakka hukuka barışa dayalı bir anayasanın oluşturulması gerektiğini aktaran Güzelgül, Türkiye’de yaşanan ekonomik krizden dolayı işsizliğin arttığını ve Alevi gençlerinin bundan çok etkilendiğini belirterek şunları kaydetti:

    “Üniversiteyi bitirmelerine rağmen işsiz gençlerimiz. Çünkü liyakat esasına göre değil biat esasına göre işe alınmaktadırlar. Bu da hakkın, hukukun, adaletin olmadığının ırkçı, faşist bir zihniyetin hakim olduğunun göstergesidir. Halk bunun farkına vardı. Bir sinmişlik, bir korku vardı, ayrıştırıcı bir dil vardı. Fakat bu son seçimlerle o sinmişliği korkuyu üzerinden attı. Bu şekilde birlikte mücadele edilirse bunu çözebiliriz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevi lisesi cami-cemevi projesinin devamı’-VİDEO

    ‘Alevi lisesi cami-cemevi projesinin devamı’-VİDEO

    PİRHA- Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Proje Lisesine tepki gösteren ABF Genel Başkanı ve Kureyşan Ocağı dedelerinden Hüseyin Güzelgül, “Bu okul cami-cemevi projesinin bir devamıdır. Önceden hayata geçirilmeye çalışıldı nihayetinde hayata geçirildi. Ama Aleviliği katletmekten öteye geçemeyecek” dedi. 

    Birçok kişinin Alevi asimilasyon politikası olarak değerlendirdiği Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortak projesi olan ve temeli 2015 yılında atılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi  yeni eğitim öğretim dönemine hazır.

    Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilenen lise ile ilgili tartışmalar ve liseye tepkiler de devam ediyor. Konuya ilişkin Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı ve Kureyşan Ocağı dedelerinden Hüseyin Güzelgül Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “BU OKUL BİR ASİMİLASYON POLİTİKASIDIR”

    Alevilerin Osmanlı devletinden günümüze kadar birçok asimilasyon politikaları ile karşı karşıya kaldığını hatırlatan Güzelgül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesinin köklü tarihi olan bir asimilasyon politikasının devamı olduğunu belirterek şöyle devam etti:

    “Osmanlı döneminde Hristiyan ve Ermeni çocuklarını devşirmeyle yok etmeye çalıştıkları gibi 2. Abdulhamit döneminde Alevileri de buna kattılar. Yavuz, Kanuni ve 2. Mahmut döneminde de bizim dergahlarımıza farklı tarikatlardan kayyumlar atadılar. Bu da tutmayınca bu sefer 2. Abdülhamit döneminde Alevilerden dedelik yapacak 2 tane çocuk aldılar ve medrese de eğitim verdiler. Birisine kendi zihniyetlerinde eğitim vererek tekrar köyüne gönderdiler diğerini ise farklı bir yere göndererek asimilasyona devam ettiler. Bu okulda asimilasyon çalışmalarının devamı. Devşirme yani sözde Alevileri yanlarına alarak asimilasyon politikalarını sürdürüyorlar. Ayrıca bu okulda Alevilik inancını İslami ansiklopedilere göre anlatıyorlar.

    “ALEVİLİĞİ KATLETMEKTEN ÖTEYE GEÇMEYECEK”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi gibi okullarda eğitim gören çocukların cemevlerinde dedelik yapamayacağına ve yol erkan yürütemeyeceğine dikkat çeken Güzelgül, “Dedeler sadece ocakta yetişir, piri mürşidi rehberi tarafından pişirilir ancak ondan sonra dedelik sıfatına nail olanlar dede olabilir” dedi. Bu okulun cami-cemevi projesinin devamı olduğunu söyleyen Güzelgül, “Önceden hayata geçirilmeye çalışıldı nihayetinde hayata geçirildi. Ama Aleviliği katletmekten öteye geçemeyecek” diye ekledi. Alevi toplumunun bu konu da bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güzelgül, çocukların gönderilip o zihniyetin fikirleriyle donatılmasını hem Alevi dedeleri hem Alevi kurumları olarak kabul görmediklerini belirtti.

    “CEMEVLERİMİZE  SAYGI İSTİYORUZ”

    Okullarda cami ve cemevlerinin yapılmasını istemediğini ve karşı olduğunu kaydeden Güzelgül, laik, bilimsel, demokratik eğitimin verilmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Zorunlu din dersleri vardı ancak artık eğitim gittikçe dincileşiyor, gerileşiyor, şeriatlaşıyor. Bu da insanlığa karşı hakarettir. Bütün okullar imam hatiplere çevrildi. Türkiye’de ayrımcı, ırkçı, tarikatçı bir eğitim sistemi var. Bir an önce bundan vazgeçilmeli. Kim nasıl inanıyorsa öyle inansın biz kiliseye de havraya da sinagoga da camiye de saygılıyız cemevlerimize de saygı istiyoruz. Asimilasyon oyunlarına gelmeyin, alet olmayın Aleviliği özünden koparmayın.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Aleviler: Yenilmez denilen bir diktatör yenildi

    Aleviler: Yenilmez denilen bir diktatör yenildi

    PİRHA- Geçtiğimiz gün yenilenen İstanbul seçimlerine ilişkin Alevilerden ilk değerlendirmeler gelmeye başladı.

    31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ardından YSK İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin 23 Haziran tarihinde yenilenmesine karar vermişti.

    23 Haziran’daki seçimlerde İmamoğlu İstanbul’un 39 ilçesinde oyunu artırırken, Binali Yıldırım ise hepsinde düşüş yaşadı. Bir önceki seçimde iki aday arasındaki 13 bin oyluk fark 806 bine çıktı yani İmamoğlu, oyunu yaklaşık yüzde 62 artırdı.

    Seçime ilişkin Alevilerden de ilk değerlendirmeler gelmeye başladı.

    “BİRLİK VE BERABERLİK İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM”

    Seçim sonuçlarını Aleviler açısından değerlendiren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki haktan, hukuktan, adaletten, insan haklarından yana hiçbir şey yok. Ne hukuka ne de vicdana sığmayacak şekilde talimatlar verilerek karar verildi.” dedi.

    Seçimin tekrarının halkın iradesine saygısızlık olduğunu ifade eden Güzelgül, birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe ihtiyacın olduğu hassas bir dönemde geçildiğine ve bu seçim sonuçlarının birlik ve beraberlik için önemli bir adım olduğuna vurgu yaptı.

    Bu seçimlerde insanların vicdanlarıyla hareket edip haktan, hukuktan, kardeşlikten ve barıştan yana oy kullandıklarını söyleyen Güzelgül, İmamoğlu’nun kazanmasıyla birlik ve beraberliğin tesis edileceğini aktardı.

    “KOLTUK İNSANA DEĞİL İNSANLAR O KOLTUĞA DEĞER KATMALI”

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, ise şunları belirtti:

    “Türkiye’de bir birlik, beraberlik ve kardeşliğin olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Gerek Cumhurbaşkanının dilinden gerekse de İçişleri Bakanının söylemlerinden etkin bir şekilde yorulan insanlar, 23 Haziran’da Türkiye’nin birlik beraberlik içinde olabileceklerini bir kez daha göstermiş oldular. Özellikle HDP’nin sürece vermiş olduğu destek çok önemli. Aynı çerçevede Alevileri de görmezlikten gelmemek gerekir. Aleviler açısından şimdiye kadar sözlerimize sansür koydular herhangi bir siyasi partiye üye olma koşulu aradılar. Umut ediyoruz ki Ekrem İmamoğlu liyakat esasına göre insanları etkin bir pozisyona getirtir. Bütün insanlara eşit yurttaşlık çerçevesinde hizmet getirmesini istiyoruz. İstanbul büyük bir metropol ve her türden inanca sahip insanlar var. Bu insanların rengine, kökenine değil de tamamıyla insana hizmet edilmesi gerekir. Alevi kesiminin arzusu eşit yurttaşlık, ötekileştirilmeme kendisine destek veren kesimi de görmesidir. İnanıyorum ki İmamoğlu kimseyi ötekileştirmeden hizmete dayalı güzel işler yapacak. Koltuk insana değer katmamalı insanlar o koltuğa değer katmalı. Bu doğrultuda İmamoğlu’nun bu koltuğa çok güzel şeyler katacağına inanıyorum.”

    “YENİLMEZ DENİLEN BİR DİKTATÖR YENİLDİ”

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Dursun Önal da şunları söyledi:

    “Her şeyden önce olumlu bakıyoruz, güzel şeyler oldu. Çünkü yenilmez, yıkılmaz denilen bir diktatör yenilmiş oldu. Tabi burada da sayın Selahaddin Demirtaş’ın hakkını teslim etmek lazım. O dik, onurlu duruşu Alevilerin gönlünü biraz daha kazandı. Tabi bundan sonraki süreçte bakmak lazım. Ekrem İmamoğlu, seçim sürecinde kadını ve gençleri merkeze koyarak güzel bir program yaptı. Bunu pratiğe nasıl döker bunun takipçisi olacağız. Tabi bir de Alevilerin yıllardır devam eden mücadelesi ve sorunları var. Bunlara nasıl bir bakış açısıyla bakacak bunun da takipçisi olacağız. Sadece ‘CHP’nin adayı İmamoğlu kazandı’ olarak bakmayacağız. Takip edip ileri ki süreçlerde Aleviler olarak buna göre değerlendireceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Güzelgül: Herkes elini vicdanına koyarak adaletten yana oy kullanmalı-VİDEO

    Güzelgül: Herkes elini vicdanına koyarak adaletten yana oy kullanmalı-VİDEO

    PİRHA- Yarın yapılacak olan İBB seçimini değerlendiren ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, herkesin elini vicdanına koyarak haktan, hukuktan ve adaletten yana oy kullanması gerektiğini vurguladı.

    31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ardından Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerini “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” gerekçesiyle iptal ederek 23 Haziran tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) için tekrar seçim yapılmasına karar verdi. Karara ilişkin itirazlar ve değerlendirmeler de gecikmedi.

    Yarın yapılacak olan seçim için adayların seçim çalışmaları da sürüyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, 23 Haziran’da (yarın) tekrarı yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini değerlendirdi.

    “VİCDANA SIĞMAYAN TALİMATLAR VERİLDİ”

    “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki haktan, hukuktan, adaletten, insan haklarından yana hiçbir şey yok” diyen Güzelgül, “Ne hukuka ne de vicdana sığmayacak şekilde talimatlar verilerek karar verildi” dedi.

    Seçimin tekrarının halkın iradesine saygısızlık olduğunu belirten Güzelgül, birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe ihtiyacın olduğu hassa bir dönemde geçildiğine ve bunu sağlamanın devletin görevi olduğuna vurgu yaptı. 23 Haziran seçimlerinde İmamoğlu’nun kazanmasıyla birlik ve beraberliğin tesis edileceğini aktaran Güzelgül, bu seçimde insanların vicdanıyla hareket edip haktan, hukuktan, kardeşlikten ve barıştan yana olan şahıslara oy kullanılması gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/İSTANBUL