Etiket: hüseyin güzelgül

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Güzelgül’den yeni yıl mesajı

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Güzelgül’den yeni yıl mesajı

    PİRHA- Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, yeni yıl mesajı yayınladı. Güzelgül, “İnsanların dilinden, dininden, inancından, etnik kökeninden dolayı ayrımcılığa uğramadığı; adaletin egemen olduğu, sevginin, hoşgörünün, kardeşliğin hâkim olduğu bir yıl diliyorum” dedi. 

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, sosyal medya hesabından yeni yıl mesajı yayınladı.

    “Gelen yeni yılı en kalbi duygularımla kurtlarım” diyen Güzelgül, şu dileklerde bulundu:

    “İnsanların dilinden, dininden, inancından, etnik kökeninden ve kültüründen dolayı ayrımcılığa uğramadığı; adaletin egemen olduğu, halklar arasında barışın, kardeşliğin var olduğu; insanlar arasında kin ve nefret tohumlarının kuruyarak, sevginin, hoşgörünün, kardeşliğin ve muhabbetin hâkim olduğu; Hızır’ın cümle canların yanında hazır ve nazır olduğu; umudun hiç tükenmediği yeni bir yıl dileyerek, Hak’tan dileklerimizin kabulünü niyaz ederim. Gerçeğin demine Hü…”

     

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun toplantısı başladı-VİDEO

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun toplantısı başladı-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Garipdede Dergahı’nda toplandı. İki gün sürecek toplantıda Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun çalışmalarının planlanması bekleniyor.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun (ABK) iki gün sürecek toplantısı İstanbul’da bulunan Garipdede Dergahı’nda başladı. Birçok pir ve dedenin katıldığı toplantıda genel gündem değerlendirmelerinin yanı sıra Alevi gündemleri de değerlendirilecek.

    Toplantıda divanda Kureyşan Ocağı piri ve ABK Başkanı Hüseyin Güzelgül, Ağuçan Ocağı Anası Türkan Akbıyık ve İmam Rıza Ocağı piri Celal Fırat oturdu. Hüseyin Abdal Ocağı Piri Hüseyin Gazi Metin’in söylediği deyişle başlayan toplantıda açılış gülbangını Çepni Piri Bektaş Piroğlu verdi.

    Celal Fırat’ın yönettiği toplantıda genel gündem değerlendirmesini Hüseyin Güzelgül yaptı.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun çalışmalarının değerlendirileceği toplantının gündem başlıkları ise şöyle:

    Bölge çalışmaları ile ilgili bilgilendirme
    Çeşitli kesimlerin Alevilik üzerine yürüttükleri çalışmaların değerlendirilmesi
    Önümüzdeki dönem ABK çalışmalarının planlanması
    Anma programlarının ortaklaşması için Türkiye ve Avrupa’da yer alan Alevi kurumları ile yapılacak çalışmaların görüşülmesi
    Eğitim ve toplantıların planlanması
    Hazırlanan erkanlar üzerine son değerlendirme
    Öneriler ve kapanış

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerden açıklama: Cemevine bir haftada 2. saldırı, ülkedeki baskının bir yansımasıdır-VİDEO

    Alevilerden açıklama: Cemevine bir haftada 2. saldırı, ülkedeki baskının bir yansımasıdır-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Sultangazi’deki Habipler Cemevi’ne ibadet sırasında saldırı düzenlenmesinin ardından Alevi kurumları Habipler Cemevi’nde basın açıklaması yaptı. Yaşananların tarihin tekerrür etmesinden ibaret olduğu belirtilen açıklamada , “Ülkemizde yaşadığımız baskı ve asimilasyon politikalarının bir yansımasını, bir saldırı girişimini bugün Habibler Cemevi özelinde yaşıyoruz” denildi. 

    Haberin Videosu 

    İstanbul Sultangazi’deki Habipler Cemevi’ne dün akşam saatlerinde ibadet sırasında kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce saldırı düzenlendi. Cemevinin camını taşla kıran kişiler, cemevine içinde ateş bulunan kova attılar. Cemevinde asar oluştu.

    TARİH TEKERRÜR EDİYOR

    Habipler Cemevi’nde bir araya gelen Alevi kurum yöneticileri basın açıklaması yaparak cemevine yapılan saldırıyı kınadı. Basın açıklamasını Habipler Cemevi Başkanı Orhan Satılmış okudu. Kerbela’dan bugüne kadar Alevilerin tarihinin katliamlarla anılmakta olduğunu belirten Satılmış, bunun ise inançları gereği mazlumların yanında yer almalarından kaynaklandığını belirtti.

    “Bugün de yaşadıklarımız tarihin tekerrür etmesinden ibarettir” diyen Satılmış, “Ülkemizde yaşadığımız baskı ve asimilasyon politikalarının bir yansımasını, bir saldırı girişimini bugün Habibler Cemevi özelinde yaşıyoruz” dedi.

    Satılmış, Saldırılara karşı biat etmeyeceklerini, korkmayacaklarını ve yollarından dönmeyeceklerini vurguladı.

    5 GÜNDE İKİ SALDIRI

    5 gün içerisinde iki kez saldırıya uğradıklarını vurgulayan Orhan Satılmış, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İlkinde Cem salonumuzun penceresi kırılarak içerisi yakılmak istendi başaramayınca 09.11.2017 tarihinde bir cem gününde ibadetimizi yapacağımız kutsalımız olan cem salonumuzun penceresi tekrardan kırılarak cemevimiz ikinci kez yakılmaya çalışıldı. İlkini biz bir karışıklığa neden olamamak için kendi içimizde çözmeye çalıştık ama gördük ki; bu saldırı planlı ve programlı yapılıyor.”

    “MAHALLEDE YAŞAYANLAR KARDEŞÇE YAŞAMAYA DEVAM EDECEK”

    İbadet yerlerinin tüm halkın somut istek ve talepleri noktasında faaliyet yürüten yerler olduğunu söyleyen Satılmış, “Bu saldırılar karşısında tüm halkımızı cemevlerimizi sahiplenmeye çağırıyoruz. Tüm saldırılara rağmen mahallemizde yaşayan halklar olarak kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

    Pirsultan’ın “Dönen Dönsün Biz Dönmeyiz yolumuzdan” sözlerini hatırlatan Habipler Cemevi Başkanı Orhan Satılmış, “Bu saldırıyı yapanlar bilsinler ki; baskılar ve katliam girişimleri, bizim inancımızı yaşamamızı ve yaşatmamızı asla engelleyemez” şeklinde konuştu.

    “SİYASİ İSLAM HER YERİ ELE GEÇİREREK HUZURSUZLUĞA ZEMİN HAZIRLIYOR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül de kısa bir konuşma yaptı.

    Türkiye’nin karanlık bir dönemden geçtiğini belirten Pir Güzelgül, “Bu karanlık dönem dipsiz bir kuyuya dönmüş durumda. Ne yurtta ne dünyada barış bulabilecek durumdayız” dedi.

    “Siyasi İslam’ın her alanı kapsayarak, ele geçirerek bu şiddete ve huzursuzluğa zemin hazırlamaktadır” diyen Güzelgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AHİM Alevilerin cemevlerinin yasal statüye kavuşması için yasal bir karar vermişti. Ama ne yazık ki Ebu Süfyan zihniyetiyle yönetilen bu ülke, cemevlerimize yasal statü vermeyerek şiddete ve cihat’a zemin hazırlayan bir idareyle idare edilmektedir. Bunu akıllarına iyice yerleştirsinler; Alevilik vardır ve haktır. Alevilerin ibadetleri cemdir ve ibadet yerleri de cemevleridir. Ne kadar zulüm etseler de bizi bundan vazgeçiremezler. Atalarımız yakılmışlar, oklanmışlar ama o çerağı yere düşürmemişlerdir. Bugün de bizlere emanet etmişlerdir. Bizi asla korkutamazlar, yıldıramazlar. Bu şiddeti de  nefretle kınıyoruz. Buna zemin hazırlayanlara da lanet okuyoruz.”

    Açıklama ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ sloganlarıyla son buldu.

  • Muharrem İftar Mevlidi’ne tepki: Erkanımızı kabul etmeyenlerin sofrasına oturmayız

    Muharrem İftar Mevlidi’ne tepki: Erkanımızı kabul etmeyenlerin sofrasına oturmayız

    PİRHA-Yass-ı Matem’in 10. gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Muharrem İftar Mevlidi” adı ile verilecek olan yemeğe davet edilen Alevi Kurum Başkanları ve Pirleri, etkinliğin bir asimilasyon ve inkar politikası olduğunu ifade ederek, bu yemeğe katılmayacaklarını belirtti.

    ABF İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül ve ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız Alevilerin 12 gün boyunca Kerbela’da şehit edilen 72 kişi için tuttukları Yass-ı Matem’in 10. gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Muharrem İftar Mevlidi” adı ile verilecek olan yemek ile ilgili tepkilerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “YOLUMUZU ERKANIMIZI KABUL ETMEYENLERİN SOFRASINA OTURMAYIZ”

    “Bizim orucumuz Yass-ı Matemimiz devam ediyor. Onlar bu toplantıyı yaparak Aşure dağıtıyorlar” diyen ABF İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Geçen yılda Diyanet İşleri Başkanlığı bu doğrultuda hareket etti. Bizim orucumuz devam ederken onların Aşure töreni yapmaları bize hakarettir. Biz bunu kabul etmiyoruz. İbadet yerlerimiz kabul edilmiyor, yasal statü verilmiyor, diğer taraftan toplantılarına ve etkinliklerine davet ediyorlar” diyerek tepki gösterdi.

    Alevilerin ve pirlerin bu etkinliğe katılmaması gerektiğine vurgu yapan Güzelgül, “Biz bu yapılanı asla doğru bulmuyoruz. Bana da bu etkinlik için davetiye geldi ama ben kabul etmedim. Çünkü bizim orucumuz devam ediyor. Biz öyle lüks yerlerde bizim felsefemizi, yolumuzu, erkânımızı kabul etmeyen zihniyettin şatafatlı sofralarına oturmayız” dedi.

    “ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN YAPILAN BİR TOPLANTIDIR”

    “Şiiler 9 gün oruç tutup 10. gün İmam Hüseyin’in şahadeti vesilesiyle Aşure töreni yapıyorlar” ifadelerini kullanan Güzelgül, “Bizlerde 12 İmam’a atfen 12 gün oruç tutuyoruz. O nedenle orucumuz bitmeden böyle sofralara oturamayız. Bu yapılan toplantıların amacı da Alevileri asimile etmek onlara kendilerinin istediği gibi bir yaşam biçimi dayatmak için yapılan toplantılardır. Bu bir Ebu Sufyan zihniyetidir. Buna göre hareket etmemizi istiyorlar. Kendi kurdukları çakma Alevi derneklerin yöneticileriyle birlikte bunları yapıyorlar. Biz bunu asla kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

    “BU ZİHNİYET KERBELA’DA KATLİAM YAPAN ANLAYIŞIN VARİSİ”

    “Bu Türk-İslam sentezi içindeki Sunnileşme anlayışının anmasına asla ve asla katılmam” diyen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Çünkü dün bu zihniyet bizim Kerbela’daki Şahı Şehidan ve yarenlerini katleden anlayışın varisleri. Bugün kalkıp ta sahte gözyaşlarıyla, sahte anmalar yapmaları bizi derinden yaralar. Dolayısıyla böyle bir davet bizim için davet değildir. Böyle bir davet bizim için yoktur. Ne duydum, ne gördüm, ne de böyle bir şeye katılmam. Alevilerin Sunnileştirme adına tamamen kendi özünden uzaklaştırıp koparan, oy potansiyeli olarak bizim bazı yol cahillerimizi kandırarak bu yol cahilleriyle beraber inkar, imha, yok edici anlayışla beraber uygulanan bir asimilasyon politikasıdır” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: Serçeşmemize kepçeyle girilmesi saygısızca bir saldırıdır

    ABF Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: Serçeşmemize kepçeyle girilmesi saygısızca bir saldırıdır

    PİRHA- Hacıbektaş Veli Dergahı’nın bahçesine Kültür Bakanlığı’nın emriyle kepçe girmesine Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül tepki gösterdi. Bir açıklama yapan Güzelgül, “Hacı Bektaş Dergâhı, Alevilerin serçeşmesidir. Alevilerin serçeşmesi olan bir dergâha,  üstelik Alevilerin kutsal yas günleri içerisindeyken dozerlerle girmek, toplumsal barışı provoke etmeye yönelik bir hareket ve çok ciddi bir sorumsuzluktur” dedi. 

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde bulunan Hacıbektaş Veli Dergahı’nın bahçesine Kültür Bakanlığı’nın emriyle kepçe girmesine  tepkiler yükseliyor. Bir tepki de Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül’den geldi.

    Güzelgül, “Hacı Bektaş Dergâhı, Alevilerin serçeşmesidir. Alevilerin serçeşmesi olan bir dergâha ve üstelik Alevilerin kutsal yas günleri içerisindeyken; dozerlerle girmek, toplumsal barışı provoke etmeye yönelik bir hareket ve çok ciddi bir sorumsuzluktur. Bu işin sorumlularını, siyasal iktidarı ve yetkileri bir an önce bu tutumlarından vazgeçmeye çağırıyoruz” dedi.

    Güzelgül açıklamasında şunları kaydetti:

    Osmanlıdan bu yana dergâhlarımız üzerindeki yıkıcı, yok edici ve dönüştürücü asimilasyon politikalarının devam ettiği görülmektedir.
    Alevi inancını, ibadethanelerini yok sayan bu zihniyetten bir an önce vazgeçilmelidir. Yüz yıllardır bunun bir çözüm olmayacağı görülmüştür. Toplumu ayrıştırmak dışında bir işe yaramamaktadır. Bir yandan; birlikten, beraberlikten, toplumsal barıştan söz ederken; uygulamada tersi olan politikaların çeliştiğini tüm Alevi toplumu görebilmektedir.
    Başta serçeşmemiz olan Hacı Bektaş Dergahı olmak üzere; tüm dergah ve tekkelerimiz Alevilere geri verilmelidir. Bundan da acili, bu dergâh ve ibadethanelerimize Alevilerin rızalığı alınmadan müdahalelere derhal son verilmelidir.    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Güzelgül: Çerağlarımız Hatun Ana için yakılacak

    Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Güzelgül: Çerağlarımız Hatun Ana için yakılacak

    PİRHA-HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi, Hatun Tuğluk’un cenazesinin Ankara’da siyasal islamcı ırkçılar tarafından saldırıya uğramasının ardından mezarından çıkarılmak zorunda kalınmasına tepkiler yükseliyor. Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu  Başkanı Hüseyin Güzelgül yaptığı açıklamada, “Cenazelerimizi aynı mezarlığa defin etmeyeceksek neyin kardeşliğinden söz edeceğiz” dedi.

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesinin Ankara’da defin işlemi sırasında ırkçıların saldırısına uğramasının ardından cenazenin mezardan çıkarılmak zorunda kalınmasına Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamaya Hacı Bektaş veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Bağcılar Cemevi, Garip Dede Dergahı da destek verdi.

    “BU KADAR VİCDANSIZLIĞIN NORMAL AÇIKLAMASI YOK”

    “Hatun Tuğluk’un cenazesinin Ankara’da defin işlemi sırasında yaşananlar insanlık adına utanç vericidir” diyen Güzelgül, “Sorumlular açısındansa suç ortaklığıdır. Uzun süredir, kin ve ayrımcılık üzerine yürütülen siyasetin bugün geldiği yer, cenazeye bile tahammül edemeyen bir zihniyetin ortaya çıkmasıdır. Bugüne kadar yapılanlar karşısında vicdan çağrısı yaparken, artık bu vicdan çağrısının anlamlı olmadığını fark ettik. Bu kadar vicdansızlığın normal bir açıklaması olamaz! Vicdanı olmayanlara vicdan çağrısı yapmanın, saflıktan başka bir şey olmadığının farkındayız. Yaşanan bu seviyesiz davranıştan; utanması gereken hiç bir sorumlu utanmıyor! Ama, bizler bir kez daha insan olduğumuz için utanıyoruz” dedi.

    “BU ORGANİZE NEFRET SUÇUNU TERTİPLEYENLERİ, GÖZ YUMANALRI KINIYORUZ”

    “Cenazemizi bile aynı mezarlığa gömemeyeceksek, hangi kardeşlikten hangi barıştan söz edeceksiniz” diyen Güzelgül, “ABF İnanç Kurulu olarak, sözün yetersiz kaldığı, insanın kanını donduran bu organize nefret suçunu tertipleyenleri buna göz yumanları ve sessiz kalanları kınıyoruz.

    “CERAĞLARIMIZ HATUN ANA İÇİN YAKILACAK, GULBANGLARIMIZ OKUNACAK”

    Toplumun diğer kesimlerine sözümüz, bu kindar siyasete teslim olmayın ve sessiz kalmayın. Alevi cemevleri Hatun Ana gibi mezarsız, topraksız bırakılan her can için açıktır ve açık olacaktır. Ve tüm Cemevlerimizde bugün ve yarın Çerağlarımız Hatun Ana için yakılacak, gülbanglarımız Hatun Ana için okunacaktır. Ruhu şad, mekanı nur, menzili açık, devri daim olsun” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Pir Güzelgül: Çocuklarımız bu müfredatla eğitilirse geleceğimiz karanlığa gömülmüş demektir – VİDEO

    Pir Güzelgül: Çocuklarımız bu müfredatla eğitilirse geleceğimiz karanlığa gömülmüş demektir – VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alibeyköy Cemevinde Pir Hüseyin Güzelgül başkanlığında bir araya gelen yöre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler “Çocuklarımızın bugünü ve yarını için laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitimde ısrarcıyız” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde gerici eğitim sistemine karşı 17 Eylül’de Kartal meydanında gerçekleşecek miting için hazırlık toplantıları devam ediyor.

    Bu kapsamda PSAKD Alibeyköy Cemevinde Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül başkanlığında bir araya gelen yöre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler “Çocuklarımızın bugünü ve yarını için laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitimde ısrarcıyız” dedi.

    “BİRÇOK TOPLUMSAL KESİMİN TALEPLERİ YOK SAYILDI”
    Toplantının açılış konuşmasını yapan Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül “1980 faşist darbe yönetimi zorunlu din dersini getirdi. İmam hatipleri yaygınlaştırdı. Şimdi bu gerici müfredatla zorunlu din derslerinin sayısı kat kat artırıldı. AİHM kararlarına rağmen bunları yaygınlaştırıyorlar. Dindar ve kindar bir nesil yetiştirmede kararlılar. Çağdışı Ebu Süfyan zihniyetiyle ülkemizi karanlığa sürüklüyorlar. Bu temelde bir müfredat hazırlamışlar. Birçok toplumsal kesimin talepleri önerileri yok sayıldı.
    Alevi toplumunun talepleri, önerileri yok sayıldı. Hiçbir şekilde rızamıza başvurulmadı.
    Hazırladıklar din dersi kitaplarında bizim için kutsal olan Hz Ali’nin atı Düldül katır olarak yer aldı. İtirazlarımız sonucu kaldırdılar.
    Okullarda eğitim yuvalarında mescit açtılar. Müfredata cihat eğitimi konuldu. Müftülere nikah yetkisi verilerek, çocuk yaşta evlilik meşrulaştırılıyor.
    Çocuklarımız bu müfredatla eğitilirse geleceğimiz karanlığa gömülmüş demektir.
    Sadece Alevilerin değil, sol sosyalist çevrelerin tüm demokratların, insan haklarına inanan herkesin sesini yükseltmesi lazım, sesimize ses katması gerekir. Bu temelde ABF ve Eğitim Sen öncülüğünde 17 Eylül’de yapılacak mitinge duyarlı yaklaşmalıyız” şeklinde konuştu.

    Güzelgül duyarlı tüm kurumların mitinge güçlü katılım sağlamalarını beklediklerini belirtti.

    PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Gülizar Taşbilek mitingin önemine vurgu yaptıktan sonra miting için yapılacak hazırlıkların önemine değindi.

    Toplantıya katılanlar miting kararını da zamanlamasını da yerinde buldu.

    “İMAM HATİPLERE VERİRSENİZ 200 TL BURS”

    Katılımcı kurumlar okullarda yapılan kayıtlarda ciddi kaos ve karmaşaların yaşandığını belirterek çocuklarını kaydettirecek okul bulamadıklarını, ailelerin ve çocukların imam hatiplere mecbur bırakıldıklarını hatta “Çocuklarınızı imam hatiplere kaydettirirseniz aylık 200 TL burs alırsınız” dendiğini kaydettiler. Bu açıdan bu miting çok önemli olduğuna dikkat çeken katılımcı kurumlar çeşitli öneriler geliştirdiler.

    Çalışmaların daha koordineli yürümesi için bir komisyon kurularak toplantı bitirildi. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: Çocuklarımızın asimile edilmesine izin vermeyeceğiz

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: Çocuklarımızın asimile edilmesine izin vermeyeceğiz

    PİRHA – 04 Ağustos 2017 tarihinde Hacıbektaş ilçesi Bağcılar Cemevi’nde Hüseyin GÜZELGÜL başkanlığında toplanan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu 4. olağan toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede Türkiye’nin yaşadığı sürecin Alevilere etkileri; Bir grup Alevi aydının yayınladığı ve Alevi kamuoyunda tartışılan “Hacıbektaş Deklarasyonu” ile Alevilerin inanç, ibadetlerini sürdürebilmeleri, cemevleri ve dergahların yaşadığı sorunlara ilişkin İnanç kuruluna düşen görevler tartışılarak kimi kararlar alındı.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin GÜZELGÜL imzasıyla yayınlanan sonuç bildirgesi ve alınan kararların tamamını olduğu gibi yayınlıyoruz.

    YAPILAN DEĞERLENDİRMELER VE ALINAN KARARLAR: GÖNÜLLERİ BİRLEŞTİRMELİYİZ

    Alevi ibadetinin en önemli bölümlerinden birinin “Birlik” olduğuna vurgu yapılarak, Aleviler ve Alevi örgütlerindeki kırgınlıkların, dağınıklığın, Alevi hak mücadelesi için bir zaaf oluşturduğu gibi; inancın yerine getirilmesi açısından da bir eksilik oluşturmaktadır.
    Dargınlıklar, kırgınlıklar Alevi yol ve hal diliyle giderilmeli; gönüllerin razı olduğu bir birlik için ABK ve hizmet eden pirler, dedeler, analar duyarlı olmalıdır.
    HACIBEKTAŞ DEKLARASYONU “HAKKINDA ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU’NUN GÖRÜŞLERİ

    Kamuoyunda tartışılan ve “HACIBEKTAŞ DEKLARASYONU” adı ile anılan deklarasyonla ilgili gelişmelere ABK İnanç kurulunda değerlendirilmiş ve daha önce yapılan basın açıklamamızda da belirttiğimiz görüşler üzerinde anlayış birliği sağlanmıştır.
    Bu çerçevede: Bu bildirge ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU’nun görüşlerini yansıtmamaktadır. ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU Aleviliğe dair “Yol bir, sürek binbir“ ilkesini benimser. Buradan yola çıkarak, adı geçen deklarasyonda, katıldığımız ve katılmadığımız görüşler bulunmaktadır.
    Bizim Aleviliğe yaklaşımımız bildirgede yer alan esas ve sonuçlarla uygunluk göstermemektedir. ABK, Aleviliğe bakış ve algısını kendi iç yönetmelik/tüzüğünde(*) ifade etmiştir. ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU, Demokratik Alevi derneklerinin çabalarıyla; Pirlerin, Dedelerin, Anaların, Halife Babaların içerisinde yer aldığı, özerk bir kurumdur. Hedefi; Aleviliğin cümle zenginliğini kucaklayan, birleyen ve kadim yolumuzu sürdürme gayreti içerisinde olmaktır. Bununla birlikte; sadece bu deklarasyonla sınırlandırmadan; Alevi inancının dokusuna, gerçeğine aykırı; özellikle ideolojik ve siyasal içerikli yapılan ve yapılmak istenen yaklaşımları ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU olarak asla kabul edemeyiz.
    Esas itibari ile -hazırlayanların niyetinden bağımsız olarak- bu deklarasyonun asıl problemi; görüş açıklamaktan çok, Aleviler adına tanım yapma ve üstten bir yön verme yöntemi kullanılmış olmasıdır. Ayrıca bu deklarasyon ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU ve Alevi Örgütlerinin görüşü gibi algı yaratılmıştır.

    ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU’nun Aleviliğe dair bakış açısı kendi iç yönetmeliğinde aşağıdaki gibi yer almaktadır.

    ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU İÇ YÖNETMELİK; İLGİLİ BÖLÜMLER
    BAŞLANGIÇ

    Genel Esaslar

    Alevilik; Hakk-Muhammed- Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz.Ali’nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, inanca saygı duyan ve hoşgörüyle bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, beline, diline sahip olma ilkelerini şart koşan ve bunu muhasiplik kurumu ile gerçekleştiren, gelmek isteyen inançlı insanları çatısı altına alarak manevi
    ihtiyaçlarını gideren, insanları yasadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, şeriatın bağnaz kurallarına bağlı olmayan ve onu reddeden, asıl doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş, insan-ı kamil yani erdemli insan yaratmayı öngören, korkuyu aşıp sevgiyle Tanrı’ya yönelen, En-el Hak ile insanın özünde Tanrı’yı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinden Vahdet-i Vücut’a (Varlık Birliği) varan, edep ve ahlaklılığı yaşamının temeline koyan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hem de irfaniliğin mayası bulunan, kişinin ahlak ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, dini biçim ve şekil olarak değil, inanç olarak algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve Batıni özelliğiyle evrimleştiren, akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi’nden alınan ilhamla yürüten canların inanç sistemidir.
    BÖLGE ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRMESİ: ERKANLARDAKİ FARKLILIK YOZLAŞMA DÜZEYİNDE

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyelerinin, çeşitli bölgelerde yaptığı; toplantı, cem, muhabbet ve kişisel görüşmeleri sonrası; kimi bölgelerde ki, cem ve hakka yürüme erkânlarındaki farklılıkların, yozlaşma düzeyine ulaştığı değerlendirilmiştir.
    Bu konuda hazırlanacak erkânnamelerin, Alevi örgütlerinin de çabası ile hızla uygulamaya konulması gerekmektedir.
    ABK olarak tüm bölgelerimizde erkânnamelerin uygulanmasını kolaylaştırmak için eğitim çalışmaları yapılacaktır.

    ERKANLARDA YAPILAN DÜZENLEMELER TEK TİPLEŞTİRMEYİ HEDEFLEMİYOR

    Alevi inancı, yolu, ibadet ve erkânları günümüze kadar “el ele el hakka” desturu ile gelmiştir. Gerek Alevi toplumunun yaşadığı göçler, gerekse sözlü ve yazılı kaynaklarında yaratılan karartmalar, Alevi toplumu arasındaki muhabbeti sekteye uğratmıştır. Bununla birlikte ocak ve dergâhlarda ibadetin yürütülmesindeki aksamalarda, yeni kuşaklara ritüellerin aktarılmasında sorunlar yaratmıştır.
    Tüm bunlara rağmen; özellikle, köyden kente Alevi inancının temel değerlerini taşıyan yaş gruplarında; inanç bu değerlere uygun olarak yürütülmektedir. Burada Aleviliğin sözlü ve yaşayarak aktarılma geleneğinin önemi büyüktür.
    Buradan yola çıkarak, gelecek kuşaklara erkânlarımızın ve ritüellerin sözlü aktarılmasında yaşanabilecek sorunları aşmak için; farklı ocak ve yörelerdeki erkânları yok saymadan, genel hatlarıyla ve yine ocakların kendine göre eklemeler ve düzenlemeler yapabileceği; ancak çatı ve temel değerler açısından örnek olabilecek erkânnamelerin hazırlanması; hazır olanların yayınlanması gerekmektedir.
    Erkanların uygulanması konusunda dayatma tutum ve anlayışı yerine; örnek çalışmalar hazırlanarak ve eğitimleri verilerek; geliştirici, kılavuzluk edici bir yöntem kullanılacaktır.
    İvedilikle üzerinde yoğunlaşılması gereken erkânnameler; HAKKA YÜRÜME erkânı ve CEM erkânı olmalıdır.

    CEM’LERDE ALEVİ DİLİ, FORMU KORUNMALIDIR

    Alevi ibadetinin temel unsuru CEM’dir. İnancının değerlerini yaşamının içinde ve her anında sürdüren Aleviler, yörelere göre en az yılda bir kez bir araya gelerek cem yaparlar. Günümüzde yaşadıkları mahallelerde ve köylerinde yaptıkları cemevleri ile bu “BİRLEME”nin olanakları artmış, Aleviler daha çok cem yapabilir olmuşlardır.

    Yöresel uygulama farklılıklarının yanı sıra; çerağ, dar, gülbank, deyiş, nefes, semah vb. unsurlar tüm ‘Süreklerde’ Cem’i oluşturan temel ritüellerdir. Aleviler yaşadıkları coğrafyalarda, farklı nefes ve deyişlerle; farklı enstrümanlarla; semahlar farklı dönerek ve farklı cem erkânları ile “Cem Birlemiş” olsalar bile; müziğinden sözlerine, erkanlarından, semahına; ortak bir formu kullanmışlardır. Belki de herkesin aradığı “öz” budur…
    Elbette, Dersim Kızılbaşlarının cem ritüelleri ile Tahtacıların, Balkanlarda, Babagan Bektaşilerin Cem formları, semahından, deyişlerine, diline farklılık gösterir. Lakin yalın bir gözle dahi bakınca ikisinin de ortak bir ‘göze’den beslendiğini görebilirsiniz.
    Günümüzde diğer erkânlarımız uğradığı, kentleşmeden ve göçlerden kaynaklanan hızlı deformasyon; Cem erkânına da yansımıştır. ‘El ele el hakka’ desturu ile yetişmeyen, Cem ve muhabbetlerle beslenmeden yetişen ve pişmeden hizmet yürütmeye kalkan; dede, pirler, analar; özellikle Sünni inancının mahalle baskısını taşıyamamış ve oldukça etkilenmişlerdir.
    Bölge çalışmalarımızı yürüten dede, ana ve pirlerimizin gözlemi; bazı cemevlerinde adeta temel ritüellerimizi yok sayan, görmezden gelen bir cem erkânına doğru uygulamaların evrilmesidir. Bu evrilme Aleviliğin, ‘Sürek bin bir, yol bir’ anlayışını aşan bir hale gelmiştir. Burada bizim temel yaklaşımımız; Farklılıklarımızı korumak, ancak temel formun bozulmasına da göz yummamak olmalıdır.
    Buradan yola çıkarak ortak değerlerimize uygun bir cem erkânı hazırlanması gerekmektedir. En azından, herhangi bir art niyet taşımadan, ama yeterince kaynağa bilgiye, muhabbete ulaşma olanağı bulamadan yola hizmet veren genç kuşak dedelerimizin bulundukları Cemevleri ve bölgeler açısından acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Cem erkanı hazırlanması için Eren YILDIRIM dede ve Nurettin GEDİKOĞLU dede’nin yer aldığı bir çalışma komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun bölgelerde ve ocaklarda yapacağı çalışmalar Alevi Bektaşi İnanç Kurulunda görüşülerek tamamlandıktan sonra, hazırlanacak olan Cem erkânnamesi hızla cemlerimize gönderilmelidir.
    KURBAN, ALEVİ İNANÇ VE İBADETİNİN KUTSALLARINDAN BİRİDİR

    Alevi ibadetlerini hemen hemen tümünde yerine getirilmesi gereken hizmetlerden birisi de Kurban hizmetidir.
    Kurban hizmeti de Alevilik inancının kadim geleneklerinde biridir. Kişinin niyetine, ihtiyacına bağlı olarak birçok nedenle kurban kesilebilir. Birlik, görgü, dar vb. Cemler ile; asker, kavuşma, çeşitli dilekler için adak kurbanları inancımızın bir parçasıdır.
    Kurban Aleviler için Hakka yakınlaşmanın yoludur/gereğidir. Hakka yakınlaşmak için ‘Cemal cemale’ gelmek ve lokmalarını paylaşmak gerekir. Tüm Alevi ibadetleri cemal cemale gelinerek yapılır. ‘Cemal cemale’ gelmek ve bir ‘engür tanesini’ paylaşabilecek inceliğe ermek inancımızın temellerindendir. Bu nedenle aslında her lokma bir kurbandır. Kimi zaman bir koç kurban edilebileceği gibi, kimden ne geldiği belli olmayan o hak kazanına bir elma da kurban olarak kabul edilir. Bu hizmet sadece bir canlı hayvan kurban etmek şeklinde algılanmamalı; bir hastaya, ihtiyacı olan bir cana veya bir yakınına, bir cemevimize maddi yardım etmek; bir öğrencinin eğitimine katkı sunmak ve bazen de bir lokmayı bir canla paylaşmak da kurbandır.
    Alevilikte her ibadetinin bir zahiri (görünen) bir de batini (içsel- görünmeyen) yönü vardır. Pirlerimiz, rehberlerimiz ibadetimizi şekillerle sınırlandırmadan kadimden günümüze kadar getirmişlerdir. Bizlerde günümüzde Kurban hizmetini yerine getirirken bu şekilcilikten, israftan, doğaya ve canlılara zarar verici boyuta ulaşmasından kaçınarak, her canımızın kendi vicdanı ile bu hizmeti farklı biçimlerde de yerine getirilebileceğini ifade etmeliyiz.

    Bu değerlere sahip çıkmak ve Aleviliğin kadim erkânlarından biri olan Kurban hizmetini, israftan kaçınarak ve paylaşıma denk düşen bir şekilde yerine getirmek inancımıza uygun bir hizmettir olacaktır.

    KURBAN BAYRAMI VE ALEVİLER

    Alevilikte kurban geleneği, Kurban Bayramını içselleştirip, bütünleşerek günümüze gelmiştir. Kaynağını sadece Sünni İslam geleneğine bağlamak yersizdir. Alevilerin Ramazan orucunu tutmaması nasıl Aleviliğin İslam’la ilişkisini koparmıyorsa; Kurban Bayramını kutlaması da, Aleviliği salt İslam’la anlamamızı sağlamaz.
    Diğer yandan Bayramların, birleştirici, yakılaştırıcı, barıştırıcı rolü Alevilik inancının rıza şehrine uygun değerler taşımaktadır. Aleviler Kurban bayramını, başta ailesinin, yakınlarının ve tüm dünya halklarının barışına, esenliğine katkı sunacak dilek ve hizmetlerle yerine getirmelidir.

    12 İMAM ORUCU ALEVİLER İÇİN ÖNEMLİ BİR İBADETTİR

    12 imam orucu, Adem’den bu yana cümle Nebilerin yerine getirdiği bir hizmettir. İnsanın kendi iç benliğine yönelmesi, yanlışlarını-doğrularını görmesi, kısaca özünü dara çekmesi sonucu; doğruya, güzele, iyiye yönelmesine davet eder.
    Bununla birlikte başta İmam Hüseyin olmak üzere; insanlık değerlerine bağlılığın, zalime karşı olmanın, mazlumun yanında olmanın timsali olarak gördüğümüz On iki imamların şehadetlerinden dolayı; aynı zamanda bir yastır.
    Yas günleri; oruç ve diğer ibadetlerin Aleviliğin özüne, değerlerine uygun olarak yerine getirilmesi; şekle düşülmemesi için ABK olarak çeşitli uygulama, muhabbet, yayın ve açıklamalar ile rehberlik yapılmalıdır.
    Diğer yandan 12 imam orucunun hicri takvime göre her yıl değişen bir günde tutulması gerçeklikle örtüşmemektedir. İmam Hüseyin’in Kerbela’da şehadet tarihi olan 10 Ekim baz alınarak yeni ve değişmez bir tarih belirlemek için Avrupa Alevi İnanç kurulu ile de yan yana gelerek bir çalışma yapılmalıdır.

    DERGAHLARIMIZI GERİ İSTİYORUZ

    Serçeşmemiz olan Hacı Bektaş Dergahımız başta olmak üzere tüm dergahlarımıza el konulmuş; dergahların çoğu yıkılmış; ayakta olanlarında önemli bölümleri yok edilmiş ve zorla dergahlarımıza cami yapılmıştır.
    Hacı Bektaş Veli Dergahı, “müze” değil Alevi inancının kalbidir. Serçeşmesidir. Dergahın ibadete kapalı olması Alevi inancına vurulmuş ağır bir darbedir. Alevi örgütleri ve diğer Alevi kesimlerinin de yıllardır dile getirdikleri talepler doğrultusunda Hünkarı Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı ve yine el konulan Şahkulu, Karaağaç gibi tüm Alevi Dergahları ve kurumları; gerçek sahibi olan Alevilere devredilmelidir.

    ÇOCUKLARIMIZIN ASİMİLASYONUNA RAZI OLMAYACAĞIZ, SESSİZ KALMAYACAĞIZ

    12 Eylül faşizminin çocuklarımıza dayattığı zorunlu din dersinin kaldırılmasını talep ediyorken; şimdi Sünni İslam’ın öğretildiği onlarca dersle karşı karşıyayız. Üstelik bilimsel, akılcı bir eğitimden de vazgeçilerek, çocuklarımıza Cihat’ın öğretildiği, şeriatçı bir eğitim düzenine hızla geçildiğini görüyoruz.
    AKP’nin temsilcileri Televizyonlarda açık açık; “biz yeni bir devlet kuruyoruz” diyorlar. Hepimiz bunun farkındayız! Söz ettikleri bu devlet, dine dayalı bir şeriat devletidir. Geçmişte bizleri niyet okumakla suçlayanlar, -ne acıdır ki- artık bu ülkede demokrasinin, adaletin kalmadığını yaşayarak öğreniyorlar.
    Biz Alevi toplumu olarak; bu ülkeyi yönetenleri, bir an önce; Toplumsal huzuru bozmaya yönelik faaliyetlerden; ayrıştırıcı, kindar bir dilden ve çocuklarımızı okullarda asimile etmeye çalışmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz.
    Bu ülkede toplumsal huzur; siz herkesi susturduğunuzda değil, aksine; ifade özgürlüğü olduğunda; tüm özgürlükler sizin yasaklarınızdan kurtulduğunda; savaş değil barış olduğunda; sizin gibi düşünmeyenleri, sizin gibi inanmayanları da kabullenebildiğinizde gelecektir.
    Çağdaş bilimsel bir eğitim; vicdanı terk etmemiş bir adalet; ülkede ve bölgede barış ve bir arada yaşamın temellerini kuracak özgür toplum, hepimizin geleceğidir.

    ALEVİLERİN TALEPLERİ: EŞİT YURTTAŞLIK; ÜLKEDE VE DÜNYADA BARIŞTIR

    Toplumsal barış, adalet ve kardeşlik; Eşit yurttaşlık; inanç ve ibadet özgürlüğü, yasakların olmadığı demokratik bir düzen Alevilerin tüm insanlık için talepleridir.
    Öte yandan Bizim inancımıza, ibadethanemize karışmaktan ve bize Aleviliği öğretmeye çalışmaktan vazgeçilmelidir. Alevilerin ibadeti Cem’dir; İbadethanesi Cemevidir. Artık bunların tartışılması yersizdir.
    BU GÖRÜŞLER ÇERÇEVESİNDE;

    Alınan kararların yerine getirilmesi için Alevi örgütleri ile birlikte çalışmaların yürütülmesine; erkânnamelerin ivedilikle hazırlanmasına, ilgili komisyonların oluşturulması ve çalışmalara başlanmasına; eğitim çalışmalarının tüm bölgelere yayılarak devam edilmesine ve yaygınlaştırılmasına; PSAKD’nin Gümüldür’de yapacağı Gençlik kampına ABK yönetiminin katılarak hizmet yürütmesine ve bir sonraki inanç kurulu toplantısının İSTANBUL’da yapılmasına karar verildi.

    HABER MERKEZİ

  • Pir Güzelgül: Çağdışı müfredata dur demek için İstanbul’da miting yapacağız-VİDEO

    Pir Güzelgül: Çağdışı müfredata dur demek için İstanbul’da miting yapacağız-VİDEO

    PİRHA – 2017-2018 Eğitim – Öğretim yılı müfredat taslağında ‘cihat’ kavramının yer alması ve eğitimin bilimsellikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmeye çalışılmasına birçok Alevi kurum temsilcisi gibi Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül de tepki gösterdi.  PİRHA’ya konuşan Güzelgül, Ortaçağ karanlığına sürüklenen bir eğitim sisteminin olduğunu belirterek “Aleviler bir yandan Sünnileştirilmeye diğer yandan Şiileştirilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Güzelgül bu asimilasyon politikalarına karşı 17 Eylül’de İstanbul Maltepe’de yapacakları mitinge katılım çağrısında bulundu. 

    Haberin Videosu

    AKP hükümeti 15 yıllık iktidarı boyunca eğitim alanında yaptığı bir dizi değişiklikle eğitimi adım adım bilimsellikten uzaklaştırıp, dini temelde bir eğitim sistemini oluşturmaya çalışıyor. Başından beri Alevi toplumunun tüm ısrarlarına ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen zorunlu din dersinde ısrar edilmesi, 4+4 +4 eğitim sistemi, imam hatip okullarının sayısında her geçen gün yaşanan artış ve son olarak da açıklanan eğitim müfredatının içeriğindeki ‘cihat’ kavramının fıkıh ve temel dini bilgiler programında anlatılması bunun en açık göstergelerine işaret ediyor. Bir yandan zorunlu din derslerinin iki saate çıkarılması bir yandan da Biyoloji gibi derslerin saatlerinin azaltılması da eğitimin adım adım laik-bilimsel uzaklaştırılıp dini esaslara doğru götürüldüğüne dair kaygıları artırıyor.

    AKP hükümetinin kuruluşundan günümüze kadarki tüm bu uygulamalarına karşı mücadele yürüten Alevi kurumları tüm bu uygulamalara ve açıklanan yeni müfredata karşı bir kez daha laik, bilimsel ve demokratik eğitim talebi ile 17 Eylül’de İstanbul Maltepe’de miting gerçekleştirme kararı aldı.

    PİRHA’ya önemli açıklamalarda bulunan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, 17 Eylül’de yapılacak mitinge katılımın önemli olduğunu belirterek “Ebu Süfyan zihniyetine karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz” çağrısında bulundu.

    Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının her geçen gün giderek yoğunlaştığını, eğitimin de 1980 darbesiyle Ebu Süfyan zihniyeti tarafından zorunlu din dersleri adı altında şekillendirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.

    Türkiye’de Alevi toplumunun tüm ısrarlarına ve yine AİHM’nin aldığı kararlara rağmen hükümetin bunları hiçe sayan uygulamalarına dikkat çeken Güzelgül,  o zamanlar sadece zorunlu din derslerinin olduğunu fakat 2017 yılındaki eğitim müfredatıyla birlikte bütün derslerin zorunlu din dersi haline dönüştürüldüğünü söyledi.

    “ORTAÇAĞ KARANLIĞINA SÜRÜKLENEN BİR MÜFREDAT VAR”

    Eğitimin giderek laik, bilimsel ve demokratik eğitimden uzaklaştığını kaydeden Pir Güzelgül, “Eğitimin, Osmanlı döneminde din üzerine yapılan eğitim sistemine dönüştüğünü, yani Ortaçağ karanlığına sürüklenen bir müfredat var” dedi.

    AKP’nin televizyonlar ve medya aracılığıyla “yeni bir devlet” kuracaklarına dair söylemlerinin olduğunu ve bunun bir din devleti olacağını belirten Pir Güzelgül, şeriat devletinin hakimiyetini ileri sürecek bir devlet kurma çabalarının olduğunu kaydetti.

    “CEMEVLERİNİN EĞİTİM YUVASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ GEREKİR”

    Eskiden bir tane zorunlu din dersinin olduğunu yeni müfredatta ise 11 çeşit zorunlu din dersinin olduğunu belirten Pir Güzelgül, yeni müfredatı Alevi toplumu olarak kabul etmeyeceklerini, buna önlem olarak 2017’de bu eğitim sistemine karşı bütün Alevi kurumlarının var olan cemevlerini eğitim yuvasına dönüştürmesi gerektiğini vurguladı.

    Alibeyköy Cemevi Başkanı Güzelgül, Cemevinde açtıkları Düzgün Baba eğitim katını faaliyete geçirdiklerini ifade ederek, çocukları hem TEOG sınavına hazırlayacaklarını hem de Alevilik derslerine ağırlık vereceklerini kaydetti. Pir Güzelgül ayrıca 2017 yılının Alevi kurumları için eğitim yılı olacağını da vurguladı.

    “BİR TARAFTAN SÜNNİLEŞTİRME DİĞER TARAFTAN DA ŞİİLEŞTİRME POLİTİKALARI VAR”

    “Bilimsel eğitime ağırlık vermemiz gerekiyor” diyen Güzelgül, Çocukları zorunlu din derslerine göndermemek gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Çünkü oralarda verilen eğitim din üzerine veriliyor. Hatta çocuklarımızı zorla Sünnileştirmek için çaba gösteriliyor. Ve diğer taraftan Şiilerle iş birliği yapan bazı Alevi kurumlarını temsil eden televizyonlarda dahi Şiileştirme programları yürütülmektedir. 1970 yılında Kum kentinde yapılan İslam konferansında yapılan görüşmelerde ‘Ya sizdeki Alevileri bize verin biz Sünnileştirelim ya da siz Şiileştirin’ gibi planlamalar yapıldı. Bir yıl içinde o program hayata geçirilip 300 tane Şii camisi yapıldı. Bu proje gittikçe hayatta geçiriliyor. Bir tarafta bizi Şiileştirme bir tarafta Sünnileştirme programları vardır. Eğitimlerde onun üzerinde veriliyor. Bunlara karşı Aleviler bir araya gelip protesto mitingleri yapması gerekiyor.”

     “17 EYLÜL’DE TÜM İNSANLARI MALTEPE’YE BEKLİYORUZ”

    17 Eylül’de İstanbul Maltepe’de eğitim müfredatına karşı yapılacak olan mitingi de değerlendiren Pir Hüseyin Güzelgül, sivil toplum örgütleriyle, demokratik kitle örgütleriyle ve sol, sosyalistlerle birlikte verdikleri mücadeleyle bugünlere geldiklerini belirtti.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, 17 Eylül’de yapılacak miting için katılım çağrısında bulundu.

    “Ortaçağ karanlığından kurtulma adına ve bu zihniyetin kendine referans aldığı Osmanlı zihniyetinden kurtulmak adına herkesi geleceğimiz olan çocuklarımıza sahip çıkmak için 17 Eylül’de Maltepe Meydanı’na bekliyoruz. Sadece 17 Eylül ile sınırlı kalınmamalı herkesin sonuna kadar bilimsel, laik ve demokratik eğitimin gerçekleşeceği ana kadar mücadele vermesini bekliyoruz.”

    Semra ACAR – İSTANBUL

     

     

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: ‘Alevi yol ve erkan’ bildirisi görüşlerimizi yansıtmıyor

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu: ‘Alevi yol ve erkan’ bildirisi görüşlerimizi yansıtmıyor

    PİRHA- Alevi Pirleri ve aydınları tarafından Hacıbektaş’ta yayınlanan ‘Alevi yol ve erkan’ başlıklı bildiriye ilişkin Alevi Bektaşi İnanç Kurulu yazılı açıklama yaptı. Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül’ün yaptığı açıklamada, adı geçen bildirge Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun görüşlerini yansıtmamaktadır” denildi. 

    Geçtiğimiz günlerde Hacıbektaş’ta birçok dede ve aydının imzasının bulunduğu ‘Alevi yolu ve Erkanı’ başlığıyla hazırlanan geniş kapsamlı bir bildiri okundu. Bildiride, “Alevilik yaşayan bir inançtır, Alevilik semavi dinlerden farklıdır, Alevilik tek bir millete ait değildir, Alevi-Kızılbaş-Bektaşi inancı ekolojik yaşamı önemser ve savunur, barış talebimiz inancımız gereğidir” ifadeleri yer almıştı.

    Bu bildiriye ilişkin Alevi Bektaşi İnanç Kurulu yazılı bir açıklama yaptı.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül’ün yaptığı açıklamada, “Hacıbektaş deklarasyonu” hakkında görüşlerine yer verildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

    • Adı geçen bildirge Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun görüşlerini yansıtmamaktadır.
    • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, Aleviliğe dair “Yol bir, sürek binbir“ ilkesini benimser. Buradan yola çıkarak, adı geçen deklarasyonda, katıldığımız ve katılmadığımız görüşler bulunmaktadır.
    • Esas itibari ile bu deklarasyonun asıl problemi; görüş açıklamaktan çok, Aleviler adına tanım yapma ve üstten bir yön verme yöntemi kullanılmış olmasıdır. Ayrıca bu deklarasyon Alevi Bektaşi İnanç Kurulu ve Alevi Örgütlerinin görüşü gibi algı yaratılmıştır.
    • Alevi ve Bektaşiler, geçmişte ocaklar ve dergahlar halinde örgütlenmiş; son 30 yılında ise; Demokratik Alevi dernekleri etrafında eşit yurttaşlık ve Alevi talepleri mücadelesi vermiştir. Yine bu kurumlarımızın çabalarıyla; Pirlerin, Dedelerin, Anaların, Halife Babaların içerisinde yer aldığı, özerk bir Alevi Bektaşi İnanç Kurulu kurulmuştur.
    • Hedefi; Aleviliğin cümle zenginliğini kucaklayan, birleyen ve kadim yolumuzu sürdürme gayreti içerisinde olmaktır.
    • Bununla birlikte: Alevi inancının dokusuna, gerçeğine aykırı; özellikle ideolojik ve siyasal içerikli yapılan ve yapılmak istenen yaklaşımları Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olarak asla kabul edemeyiz.
    • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, Alevi Bektaşi İnancına dair Erkannamelerin güncellenerek hazırlanması için; en kapsayıcı ve özü/esası bozmayan bir çalışmaya; en geniş katılımı ve rızalığı esas alarak başlamıştır. Temel Erkannamelerle ilgili son şeklini veren kurulumuz, iç eğitim çalışmalarını sürdürmektedir.  (S.K)
  • Alevi İnanç Kurulu: Dergahlarımızdan elinizi çekin!

    Alevi İnanç Kurulu: Dergahlarımızdan elinizi çekin!

    PİRHA – Sivas ve Çorum anmalarından sonra Hacıbektaş’a giden ve Dergahın önünde bir açıklama yapan Alevi İnanç Kurulu bir basın açıklaması yaparak “Dergâhlarımızı geri istiyoruz” dedi. Açıklamayı okuyan Alevi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül “son Alevi can Hakka yürüyene kadar Aleviliğin asimile edilemeyecek” vurgusunda bulundu.

    Alevi İnanç Kurulu, Hacıbektaş Veli Dergahın önünde bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasına Alevi örgütü temsilcileri ve inanç önderleri de katıldı. Alevi İnanç Kurulu adına açıklamayı okuyan Alevi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül “Bugün burada ulu dergahmızın önündeyiz” diyerek şunları belirtti: “Alevilik inancı yüzyıllardır baskı görmüş, asimilasyona uğratılmaya çalışılmış, ibadethanelerimiz bizlere kapatılmıştır. Aleviler bedeli ne olursa olsun inancından, yolundan dönmeden bugüne gelmiştir. Tek bir Alevi Hakka yürüyünceye kadar Alevilik asimile edilemeyecektir.”

    “YOL ÖNDERLERİMİZİN REHBERLİĞİNDE YOLUMUZU SÜRDÜRECEĞİZ”

    “Aleviliğe müdahale ve saldırı günümüzde de devam etmektedir” diyen Pir Güzelgül “Geçmişte yolumuzun önderleri bize ne miras bıraktı ise, nasıl mücadele etti ise onların rehberliğinde bu yolu sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    “YOL ERKANIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Zorunlu din dersleriyle Alevi çocuklarının asimile edilmek istendiğini söyleyen Pir Güzelgül açıklamasına, “inancımıza, yol ve erkanlarımıza, ibadethanelerimize ve dergahlarımıza sahip çıkacağız” diyerek son verdi.

  • Pir Güzelgül: Dünya var oldukça Sivas anılacaktır

    Pir Güzelgül: Dünya var oldukça Sivas anılacaktır

    PİRHA – 1993 yılında Sivas Madımak Otel’inde hayatını kaybeden 33 aydın, yazar, sanatçı İstanbul Alibeyköy Cemevi’nde anıldı. Yapılan anma töreninde konuşan PSAKD Alibeyköy Şubesi Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Bu dünya var oldukça bizler Sivas’ı anmaya devam edeceğiz” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

     

    PSAKD Alibeyköy Şubesi 2 Temmuz Sivas Katliamı anması gerçekleştirdi. Anmaya Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Kıbrıs PSAKD Yöneticisi Selver Kaya, PSAKD GYK Üyesi Gülizar Taşbilek ve çok sayıda yurttaş katıldı. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada, Alibeyköy Cemevi Başkanı Hüseyin Güzelgül kısa bir konuşma yaptı.

    4’üncüsü düzenlenen Pir Sultan anmalarına giden aydınların, yazarların ve semahçıların 15 bin civarında bir güruh tarafından acımasızca yakıldığını dile getiren Pir Güzelgül, “Yıllarca mücadele vermemize rağmen Sivas şehitlerini anmak için gittiğimizde dahi bizi almadılar. Orası yıllarca et lokantası olarak işletilmeye devam edildi ” dedi.

    “MADIMAK OTELİ UTANÇ MÜZESİ OLUNCAYA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Madımak Oteli’nin utanç müzesi olmasını istediklerini fakat kabul görmediğini belirten Güzelgül, “Orayı bilim kültür merkezine dönüştürdüler. O bilim kültür merkezinde bizi yakanlarla şehitlerin isimleri ile aynı panoda yer aldı” ifadesini kullandı.

    Haktan, hukuktan, adaletten uzak olan idarecilerin tarafından yönetildiklerini söyleyen Pir Hüseyin Güzelgül, “24 yıl geçmesine rağmen hala özür dilenmemiş ve orası bilim, kültür merkezi olarak devam etmekte. Ama biz hiçbir zaman Sivas şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    “SİVAS ŞEHİTLERİ YAŞAYACAK VE EVRENSELLEŞECEK”

    Madımak Oteli utanç müzesi oluncaya kadar mücadelelerinin devam edeceğini ifade eden Güzelgül şunları belirtti:

    “Nasıl ki Kerbela evrenselleşmişse Sivas şehitlerimiz de yüreğimizde yaşayacak ve evrenselleşecektir. Dünya var oldukça, onların isimleri anılacak. Bu onların yüz karasıdır, çünkü Ebu Süfyan zihniyeti hüküm sürmektedir. Eğitimi görüyorsunuz ne hale getirdiler. Ortaçağ karanlığına sürükleyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Çünkü kendilerine Osmanlıyı referans almışlar. Alevi yolunda, inancında ve erkanında insanoğlunun yaşaması hem evrenseldir hem de kutsaldır. Alevilik hiçbir mekana sığmaz, ne Türkiye’ye ne de Dünya’ya. Kadimden yana var olmuş dünya var oldukça da yaşayacaktır.”

    Anma töreni Sanatçı Kibar Aslan, Mehmet Ekici, Alkan İşkar’ın sahne almasıyla devam etti. Metin Altıok Şiir Grubu’nun okuduğu şiirler izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Şiir grubunun ardından  ‘Biz ölmedik rüzgar olduk’ tiyatro gösterisi ile Sivas Katliamı’nda yaşananlar anlatılmaya çalışıldı. Anma töreni tiyatro gösterisinin ardından son buldu.

    Semra ACAR – İSTANBUL

  • Varto’da hakka yürüme erkanı: Yolunuzu erkanınızı özüyle yaşayın-VİDEO

    Varto’da hakka yürüme erkanı: Yolunuzu erkanınızı özüyle yaşayın-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, Muş Varto’ya bağlı Çaylar köyünde de hakka yürüme erkanı eğitimi vererek Alevilerin yaşadıkları sorunlara ilişkin muhabbet edildi.

    Haberin Videosu

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Eğitim Sekreteri Eren Yıldırım ile PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Ersin Erdemir, dede, ana, talip, pir ve Pir Haber Ajansı çalışanları da katıldı. Dün Varto’daki Cemevi’nde yapılan hakka yürüme erkanı eğitimi bugün de Varto’ya bağlı Çaylar köyünde yoğun katılımla devam etti.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARI SÜRÜYOR”

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, 30 yıldır Alevi kurumlarının eşit yurttaşlık talepleri konusunda mücadele ettiklerini belirtti. “Hizmet gören canlarımız ile ibadetlerini yapabilecekleri mekanlar yarattık. Ama sadece 4 duvardan ibaret. Önemli olan Aleviliğin özüne göre erkanlarımızın yapılmasıdır” diyen Güzelgül, sahte Alevi yaratan devlet ve diyanetin işbirliği ile asimilasyon politikalarının sürdüğünü ifade etti.

    Buna karşı birlikte hareket etmenin önemli olduğunu söyleyen Güzelgül, “Alevilikteki ritüellere göre ibadetlerimizi yürütmeliyiz. Bunların içinde en önemli hakka yürüme erkanlarıdır. Sünni içtihatı ne gerekiyorsa ona göre hakka yürüme erkanlarını yürütüyordu baskı ve zulümden dolayı” ifadelerini kullandı.

     EĞİTİMİ PİR EREN YILDIRIM VERDİ

    Hakka yürüme erkanının nasıl yapılması gerektiğine ilişkin bilgilendirmeyi ve eğitimi ise Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Eğitim Sekreteri Eren Yıldırım dede yaptı. İbadetlerde Alevi dilinin kullanılmasının engellendiğini söyleyen Eren Yıldırım, “Bizi en çok dil ile asimile etmeye çalışıyorlar” dedi. Yıldırım, toplamda 9 dakika süren hakka yürüme erkanında önemli olan Razılık, Gülbeng ve Erkan Bölümü üzerinde durdu. “Sağ elimizi gönül kabemize koyarak dara dururuz” diyen Yıldırım, ardından hakka yürümedeki duaları tekrarladı.

    “HAKKA YÜRÜME ERKANLARINDA BİR ARAYA GELMELİYİZ”

    Eğitimin ardından muhabbet ve soru cevap kısmına geçildi.

    Söz alan Çaylar köyündeki Aleviler yol ve erkanın anlatılması gerektiği ifadelerin kullandılar. İbadetin Arapça yapılacağı yönündeki Alevilerin önerileri dinleyen Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, anlamadığın dilden yapılan ibadetin ibadet olamayacağını söyleyerek, “Yolunuzu erkanınızı özüyle yaşayın” dedi.

    Cemevlerine bütçe ayrılmadığı yönündeki eleştirileri de haklı bulan Güzelgül, vergisini ödedikleri bir ülkede kendi ibadethanelerinde hizmet göremediklerini ifade etti.

    İbadette nasıl bir araya gelebiliyorsak hayatın her alanında bir araya gelinmesi gerektiğini söyleyen Güzelgül, “Cenaze yani Alevilikte hakkA yürüme erkanlarında da bir araya gelmeliyiz. O üzüntüyü paylaşmalıyız” dedi.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu hakka yürüme erkanı eğitimleri için 12 Haziran’da ise İngiltere’de olacaklar.

    Sevim Kahraman/Semra Acar-VARTO

  • Alibeyköy Cemevi eğitim katının açılışında Pir Güzelgül’den önemli mesajlar-VİDEO

    Alibeyköy Cemevi eğitim katının açılışında Pir Güzelgül’den önemli mesajlar-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne bağlı Alibeyköy Cemevi eğitim katının açılışı yapıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı açılışta Cemevi Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül bir konuşma yaptı. Güzelgül, “Son 30 yıldır mücadelemizle derneklerimizi, vakıflarımızı ve Cemevlerimizi kurduk. Şimdi her anlamda bunların içini doldurmak gerekir. Bunun en önemli yolu da eğitimden geçer” dedi. 

    İstanbul Alibeyköy Cemevi eğitim katının açılışı yapıldı. Açılışta bir konuşma yapan Cemevi Başkanı Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül Cemevlerinde eğitimin önemine vurgu yaptı.

    Pir Güzelgül “Kandilimizde yanan çerağımız, Hakkı göstermeye delilimizdir. O çerağ kadimden beri nur olur yolumuzu aydınlatır” vurgusunda bulundu.

    “ÇOCUKLARIMIZI KENDİNE YABANCILAŞTIRMAYA ÇALIŞAN AÇ KURTLAR VAR”

    “Geçmişte çocuklarımız, Alevi köylerinde, tamamı Alevi olan insanların içerisinde doğuyor, büyüyor yetişiyordu. Alevi dilini, Alevi yolunu, erkanını, davranışını doğal olarak hayatın içerisinde öğreniyordu” diyen Pir Güzelgül şunları kaydetti:

    “Şimdi şehirlerde bu olanağımız yok. Bu olanağımız olmadığı gibi, bir de etrafımızda çocuklarımızı kendine yabancılaştırmaya çalışan aç kurtlar dolaşmakta. Devlet bir yandan, cemaatler bir yandan, bir yandan siyaset, bir yandan zorunlu din dersi ve hocaları çocuklarımızı kendi inancına, kimliğine yabancılaştırıyor.”

    “ASİMİLASYONA KARŞI ANNE VE BABALARA CEMEVLERİNE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR”

    Pir Güzelgül, asimilasyona karşı anne ve babalara, Cemevlerine daha çok iş düştüğünü söyledi.

    Alevilerin kentlere göç ettiklerini ancak devletin asimilasyon politikaları ile karşılaştıklarını söyleyen Güzelgül, “Son 30 yıldır mücadelemizle derneklerimizi, vakıflarımızı ve Cemevlerimizi kurduk. Şimdi her anlamda bunların içini doldurmak gerekir” diye konuştu. Pir Güzelgül ” Bunun en önemli yolu da eğitimden geçer” ifadesini kullandı.

    Eğitim katının açılış gülbangını ve çerağ uyandırmayı Okmeydanı Cemevi Piri Eren Yıldırım yaptı.

    Daha sonra ise eğitim katının yapımına katkı sunanlara plaket verildi.

    Verilen plaketlerin ardından semaha duruldu ve sanatçılar sahneye çıktı.

    Eğitim katında kütüphane, konferans salonu, kültür, kadın ve gençlik komisyonu salonları ile
    birçok alanı kapsayan derslikler bulunuyor.   (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Kıbrıs’ta Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun Birlik Cemi’nde barış mesajı

    Kıbrıs’ta Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun Birlik Cemi’nde barış mesajı

    PİRHA-Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, Alevi asimilasyonunun önüne geçmek için sürdürdüğü çalışmalarına devam ediyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde gerçekleştirmek istediği cem muhabbetine Kıbrıs’da devam etti. 

    Haberin Videosu

     

    Önceki gün Kıbrıs Lefkoşa’ya giden Alevi Bektaşi İnanç Kurulu temsilcileri, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, PSAKD Başkanı Gani Kaplan, HBVAKV Başkanı Tuncer Baş, Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Pirler, Dedeler ile birlikte Kıbrıs’ta yaşayan  çok sayıda Alevi yurttaşın katılımıyla büyük Birlik Cemi gerçekleştirildi. Cemde, Pir Hüseyin Güzelgül, Hasan Klavuz, Celal Fırat, Eren Yıldırım, Bektaş Piroğlu, Nurettin Gedikli, Mehmet Karabulut, Nurettin Aksoy, Erdoğan Sezer, Hasan Doğan posta oturdu. Cemin zakirliğini Eylem Akbıyık, Eylem Ulusoy, Türkan Akbıyık ve Alican Yıldırım yaptı.

    “ALEVİLER BARIŞTAN YANA YAŞAMI SAVUNUYOR”

    Cemde kısa bir konuşma yapan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Aleviliğin evrensel olduğunu  söyledi. “Kendimiz ve tüm dünya toplumları için, laik, demokratik ve barıştan yana bir yaşamı savunmamız gerekir” diyen Güzelgül, “Biz haktan, emekten, paylaşımdan ve barıştan yana adaletli bir dünya kurmak istiyoruz” ifadesini kullandı.

    Bir kez daha Alevilerin taleplerini yenileyen Güzelgül, “Eşit yurttaşlık, inancımızın ayrımcılığa uğramaması, ibadethanelerimizin resmen tanınmasını, dergahlarımızın verilmesini ve çocuklarımıza okullarda sünnilik öğretilmesin istiyoruz” diye konuştu.

    Alevilerin asimilasyonuna engel olmak için  inançsal anlamda örgütlenmesi gerektiğini vurgulayan Hüseyin Güzelgül, “Bu anlamda kurduğumuz Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’yla tüm dünyadaki Alevileri inançsal alanda birleştirmek istiyoruz” dedi.

    “HER YERDE OLDUĞU GİBİ BURADA DA BARIŞA HİZMET EDECEKTİR”

    “Kıbrıs’taki canlarla cemal cemale olmaktan mutluyuz” diyen Güzelgül, “Kıbrıs’ta yaşayan tüm toplumlar bilmeli ki; Aleviler dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da barışa hizmet edecektir. Barış içinde bir toplum bizim en temel amacımızdır. Bizim rıza şehrimizdir. Rıza şehri, herkesin herkesten razı olduğu bir yaşama şeklidir” dedi.

    Güzelgül, “Aleviler yaşadıkları her yerde olduğu gibi Kıbrıs’ta da barış ortamının bir parçası olacaklardır. Her kesimin bir birinden razı olacağı bir Kıbrıs için çaba sarf edeceklerdir” diye konuştu.

    “GEÇMİŞTEKİ GELENEKLERİMİZİ YAŞATMAK İSTİYORUZ”

    Kıbrıs’a cem olmaya geldiklerini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız da, köyden kente göçle birlikte, dede talip ilişkisinin zarar gördüğünü ancak inanç kurulunun bu karanlık duruma karşı aydınlık olduğunu, dolayısıyla geçmişteki gelenek, görenekleri yaşamak ve bundan sonra yaşatmak için bu çalışmaları yaptıklarını vurguladı.

    Öte yandan Kıbrıs Alevi Kültür Merkezi Başkanı Metin Kaya ve Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eş Başkanı İlknur Işıl Türkmen de Alevi Bektaşi İnanç Kurulunu ve ceme katılan canları selamladı.

    Konuşmaların ardından cem başladı. 12 hizmetin görüldüğü cemde deyişler, mersiyeler ve gülbengler okunarak semahlar dönüldü. Cemin ardından lokmalar dağıtıldı.

     

     

     

  • Hakka yürüme erkanı eğitimi uygulamalı olarak yapıldı

    Hakka yürüme erkanı eğitimi uygulamalı olarak yapıldı

    PİRHA-İstanbul Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi’nde hakka yürüme erkanı eğitimi dün yıkama ve kefenlemenin uygulamalı olarak anlatılması ile 4. ders son buldu. 15 Mayıs’ta yapılacak son dersin ardından katılımcılara sertifika verilecek. 

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu hakka yürüme erkanı eğitimleri İstanbul Avrupa yakasında PSAKD Alibeyköy Cemevi’nde devam etti.

    4. derste katılımcılara uygulamalı olarak cansız manken üzerinden yıkama ve kefenleme eğitimi ile hakka yürüme erkanı anlatıldı. Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül ile Eğitim Sekreteri Pir Eren Yıldırım’ın verdiği derse dede ve talipler katıldı. Avrupa yakası hakka yürüme erkanı eğitimleri 15 Mayıs Pazartesi günü son bulacak. Dersin ardından katılımcılara sertifika verilecek.

    İstanbul Anadolu yakasında ise eğitimler Pendik Pir Sultan Abdal Derneği’nde yapılacak. Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Eğitim Sekreteri Eren Yıldırım tarafından verilecek eğitimler 13 Mayıs tarihlerinde başlayacak. 14 Mayıs’ta sona erecek eğitim sonrası katılımcılara sertifika verilecek.

    İstanbul’un ardından ise Anadolu’daki Alevi yerleşim yerlerinde eğitimler ile devam edecek.

    Hakka yürüme erkanı eğitimlerinin neden önemli olduğunu Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Eğitim Sekreteri Pir Eren Yıldırım şu sözlerle anlattı:

    “Yıllardır Alevileri ötekileştirip asimile etmenin en büyük ana katmanlarından bir tanesinin dil olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Dilimizi çok iyi kullanmamız gerekiyor. Ama dilimizi de Alevilikten uzaklaşmış bir şekilde kullandığımızı gördük. Hakka yürüme erkanlarımızı Sünni içtihattın ritüellerine göre yaptırdığımızı fark ettik. Cemevlerinde ibadete gelmeyenler kesinlikle cenazeye geliyordu. O yüzden cenazelerde Alevi dilini kullanmanın önemini vurguluyoruz. Mesela köylerde hakka yürüme erkanı yürütecek dedeler bulamıyoruz. Ya da Alevi köylerine devletin camiilere koydukları hocalarını getirip Alevi cenazelerini kaldırıyorlar. Bunun önüne geçebilmek Alevi köylerinde hakka yürüme erkanını yerine getirecek canlar yetiştirmek. Amacımız asimilasyonun önüne geçebilmek.”

    Alibeyköy Pir Sultan Abdal Cemevinde gerçekleşen hakkı yürüme erkanı eğitimine ilişkin haberimize buradan ulaşabilirsiniz. (S.K)

  • Asimilasyona karşı hakka yürüme erkanı eğitimi-VİDEO

    Asimilasyona karşı hakka yürüme erkanı eğitimi-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun aldığı karar ile başlatılan hakka yürüme erkanı eğitiminde, asimilasyonun en büyük ayağının dilde başladığı belirtilerek, herkesin kendi anladığı dilde ibadet yapacağı erkannameler hazırlanacağı vurgulandı.

    İstanbul Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi’nde hakka yürüme erkanı İstanbul Avrupa yakası eğitim çalışmalarının 3’ncüsü dün yapıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu (ABK) Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül eğitim öncesi yaptığı konuşmada hakka yürüme erkanı eğitimlerinin önemine değindi. Güzelgül, “ABK’nın kurulmasında devlet, diyanet bizi asimilasyona uğratmaları doğrultusunda her türlü entrikaya başvurmuşlardır. Sahte muhataplar yaratarak Alevi kurumlarının içine koyup Sünni içtihatları üzerinde erkanlarımızın yürütülmesi yönünde çalışmaları var. Bu çalışmalarının önüne geçebilmemiz için ABK’yi kurduk. Erkannamelerimize son şeklini verip, bütün kurumlara gönderip aynı uygulamanın yapılması yönünde çalışmalar yapılacak. Pirimizin dediği gibi anlamadığın dilde yapmış olduğun ibadet ibadet değildir” ifadelerini kullandı.

    EĞİTİM DİKSİYON İLE BAŞLADI

    Açılış konuşmasının ardından katılımcı olarak gelen dede ve taliplere, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Eğitim Sekreteri ve Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım, hakka yürüme erkanına ilişkin eğitim verdi.

    Gerçekleşen 3 derste erkan yürütmede diksiyonun önemine değinilerek nefes açma çalışmaları ile eğitime başlayan Yıldırım, hakka yürüme erkanında rızalık, gülbeng ve erkanda neler söylenmesi gerektiğini okudu. Ardından da katılımcılar tek tek Alevi inancı doğrultusunda hazırlanmış olan hakka yürüme erkanını tekrarladı.

    EĞİTİM SONUNDA SERTİFİKA VERİLECEK

    Tamamı 9 dakika süren hakka yürüme erkanında Alevilikle ilgili ‘rızalık’, ‘devri daim olmak’, ‘can’, ‘erkan’ gibi kavramlara özellikle dikkat çekildi. Hakka yürüme erkanı eğitimi bugün tamamlanacak. Tabut ve manken ile uygulamalı olarak hakka yürüme erkanı gerçekleştirilip katılımcılara sertifika verilecek.

    Eğitim sonrası PİRHA’ya konuşan Pir Eren Yıldırım, yıllardır Alevileri ötekileştirip asimile etmenin en büyük ana katmanlarından bir tanesinin dil olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Dilimizi çok iyi kullanmamız gerekiyor. Ama dilimizi de Alevilikten uzaklaşmış bir şekilde kullandığımızı gördük. Hakka yürüme erkanlarımızı Sünni içtihattın ritüellerine göre yaptırdığımızı fark ettik” dedi.

    “ASİMİLASYON DİLDE BAŞLIYOR”

    Bundan yola çıkarak ilk adımı Alibeyköy’de atılan hakka yürüme erkanı eğitimi olduğunu söyleyen Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevice yaşayıp Alevice ölelim, Alevi gibi erkanlarımızı yerine getirelim diyerek, eğitimlerimize devam edeceğiz. İnanç Kurulu olarak uzun bir çalışmanın ardından hakka yürüme erkannamesi çıkardık. Bu erkannamede insanlara anlatmamız, uygulamalı göstermemiz gerekiyor. Bunun ilk ayağını İstanbul Avrupa yakasında Alibeyöy Cemevinde attık. 4. eğitimin (9 Nisan) ardından bu erkanı yerine getirebilecek düzeye geldiklerini düşünüp kendilerine bir sertifika verilecek. Bu sertifikadan sonra pratiğe geçireceğiz. Hakka yürüme erkanını yerine getirene cemevlerimizde bu erkannameyi uygulayan dede ya da cenaze hizmetlerinin yürütenin yanında da pratikte bu işi icra etmeye çalışacaklar. Amacımız tüm insanlığa hakka yürüme erkanlarında Alevi dilini kullanabilmesi ve asimilenin önüne geçebilmek gerekiyor. Alevilerin asimile etmekteki en yegane temellerden biri dil ve hakka yürüme erkanlarıydı.

    “ALEVİ KÖYLERİNDE CAMİ HOCALARI CENAZE KALDIRIYOR”

    Yıldırım, bu eğitimlerin neden önemli olduğunu ise şu sözlerle anlattı:

    “Cemevlerinde ibadete gelmeyenler kesinlikle cenazeye geliyordu. O yüzden cenazelerde Alevi dilini kullanmanın önemini vurgulamak istiyorum. Mesela köylerde hakka yürüme erkanı yürütecek dedeler bulamıyoruz. Ya da Alevi köylerine devletin camiilere koydukları hocalarını getirip Alevi cenazelerini kaldırıyorlar. Bunun önüne geçebilmek Alevi köylerinde hakka yürüme erkanını yerine getirecek canlar yetiştirmek. Amacımız asimilasyonun önüne geçebilmek.” (S.K)

    HABERİN VİDEOSU

     

  • Alevi Pirleri ve kurumlar soykırımın 80. yılında Dersim’de

    Alevi Pirleri ve kurumlar soykırımın 80. yılında Dersim’de

    PİRHA- Dersim soykırımının başlangıç tarihi olarak kabul edilen 4 Mayıs’ta gerçekleşecek anmalara birçok ilden pirler, katliam tanıkları, Alevi kurum temsilcileri ve sanatçılar katılıyor.

    Seyit Rıza Meydanında gerçekleşecek anmaya Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’ndan Hüseyin Güzelgül ve bir temsiliyetin katılacağı, katliamda yaşamını yitirenler için gulbang verecekleri öğrenildi.

    KURUMLAR ANMAYA GELİYOR

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan,Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan DAD il ve ilçe örgütleri DEDEF’e bağlı kurumlar, Dersim Araştırmalar Merkezi temsilcileri Ferhat Tunç, Selman Yeşilgöz, Cilem Küçükkeleş, anma için Dersim’e gidecekler. Sanatçı Ahmet Aslan’da anmaya katılacaklar arasında olcak.

    MİLLETVEKİLLERİ DE SEYİT RIZA MEYDANI’NDA OLACAKLAR

    Öte yandan HDP Milletvekilleri Müslüm Doğan, Erdal Ataş ve Alican Önlü de 4 Mayıs’ta tertelede yaşamını yitirenleri anmak için Dersim’de olacaklar.

    Ahmet BAKIR/DERSİM

  • ‘Ebu Sufyan zihniyetiyle anayasa oluşturuluyor’-VİDEO

    ‘Ebu Sufyan zihniyetiyle anayasa oluşturuluyor’-VİDEO

    PİRHA – Referandum seçimini İstanbul Alibeyköy Cemevi Başkanı ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül değerlendirdi. Güzelgül, yapılan anayasanın Ebu Sufyan zihniyetiyle bir anayasa oluşturulduğunu söyledi. 

    16 Nisan referandum seçimine üç gün kaldı. Seçimi PİRHA’ya değerlendiren Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, “Alevilerden görüş almadan Ebu Sufyan zihniyeti üzerinden yapılan bir anayasadır” dedi.

    “Aleviler asla bunu kabul etmezler” diyen Güzelgül, “Hiç kimse ama hiç kimse hele de devlet Aleviliğe müdahale etme yetkisine sahip değildir” dedi.

    Alevileri temsil edecek kurumun Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olduğunu söyleyen Pir Hüseyin Güzelgül, “Bundan sonra Alevilik söz konusu olduğunda onları temsil eden bir kurumun olduğunu görmeleri lazım” diyerek hükümeti uyardı.

    TEKLİFTE NELER VAR?

    * Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarılıyor, milletvekili seçilebilme yaşı 25’ten 18’e indiriliyor.

    * Genel seçimler dört değil, beş yılda bir yapılacak. Cumhurbaşkanı seçimi de beş yılda bir yapılacak. İki seçim için aynı gün sandığa gidilecek. Bu bağlamda bir sonraki seçimler 3 Kasım 2019’da. Yerel seçimler de 2019’un mart ayında düzenlenecek.

    * ‘Devletin ve yürütmenin başı olarak’ tanımlanan cumhurbaşkanı, 40 yaşını doldurmuş, yüksek öğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip, Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilecek.

    * Genel oyla yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday seçilecek. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılacak. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

    * Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanları cumhurbaşkanı atayacak ve görevden alacak. Bu yetki üst düzey kamu yöneticileri için de geçerli.

    * Cumhurbaşkanının partisiyle ilişiği kesilmeyecek, genel başkan olabilecek.

    * Cumhurbaşkanı, yetkisi kapsamındaki konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek; temel hak ve hürriyetler, siyasi hak ve hürriyetler, anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konular bu yetkinin dışında.

    * Kararname kanuna aykırı olursa kanun uygulanacak, kararname hükümsüz hale gelecek.

    * Cumhurbaşkanı, kanunu uygulanmasını sağlamak üzere ve kanuna aykırı olmamak şartıyla yönetmelik de çıkarabilecek.

    * Cumhurbaşkanı, ‘tabii afet, ağır ekonomik bunalım hallerinin yanısıra savaş, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma, vatan veya cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması’ gibi  durumlarda OHAL ilan edebilecek.

    * TBMM, seçimlerin yenilenmesine ancak 360 milletvekilinin imzasıyla karar verebilecek; cumhurbaşkanı ise gerekli gördüğü an seçimlerin yenilenmesini isteyebilecek. Bu durumda cumhurbaşkanlığı seçimi de düzenlenecek.

    Teklif 18 madde olmasına karşın, anayasadaki 70 maddeyi ilgilendiriyor ve bu nedenle referandumda kabul edilmesi durumunda TBMM’nin bu maddelerle ilgili uyum yasalarını çıkarması gerekiyor.

    Haberin Videosu

     

  • PSAKD Beyoğlu Şubesi’nden dayanışma gecesi-VİDEO

    PSAKD Beyoğlu Şubesi’nden dayanışma gecesi-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Beyoğlu Şubesi Taksim Elit Otel’de dayanışma gecesi düzenledi. Çok sayıda kişinin katıldığı gecede türküler söylendi, halaylar çekildi. 

    PSAKD Beyoğlu Şubesi yeni bir bina için dayanışma gecesi düzenledi. Vedat Kara’nın sunucu olduğu gecede,  PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve GYK Üyesi Ersin Erdemir, Gülizar Taşbilek, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve GYK Üyeleri Aydın Deniz, Zeynel Odabaş,  Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş ve Pir Eren Yıldırım, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Türkülerle başlayan gecede güzel mesajlar verildi. İlk konuşmayı PSAKD Beyoğlu Şube Başkanı Erdal Baba yaptı. Baba, “Biz bin yıldır demokratik bir ülke istedik. Sadece kendimiz için değil, tüm halklar, ötekileştirilmişler için istedik; fakat bize katliamlar ve yok sayılmalar düştü” dedi.

    “İbadetimiz yasaklı, inanç yerlerimize yasal statü verilmedi” diyen Baba, “Bizler Kerbela’da bile zulme boyun eğmeyen Aleviler, kendi inancımız için mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Bu geceyi düzenleme sebebinin ise içinde oldukları mekanın küçük olmasından, daha büyük bir yer almak için bu danışma gecesini düzenlediklerini söyledi.

    “Bu önümüzdeki kritik süreçte bizler PSAKD olarak sokaklarda olmaya devam edeceğiz” diyen PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, “Dilimiz döndüğünce Türkiye’nin sorunlarını anlatmaya devam edeceğiz.” dedi.

    “ALEVİ KÖYLERİNİN ALT YAPI ÇALIŞMALARI YAPILMIYOR”

    Kaplan Alevi sorunlarına ilişkin şöyle konuştu;

    “Bu süre zarfında biz Alevilerin 1400 yıldır devam eden sorunlarımız var. Cemevlerimiz yasal statüye kavuşmadı. Nasıl ki Müslüman bir çocuğa Hristiyanlık ve Yahudilik öğretmek zulümse Alevi bir çocuğa sünnilik öğretilmesi o kadar zulümdür. Onun için de zorunlu din dersleriyle ilgili sorunlarımız cebimizde bekliyor. Eşit yurttaşlık taleplerimiz de halen cebimizde bekliyor. Kamuya personel alınırken, örneğin kardeşim KPSS sınavından 99 aldı ama evde oturuyor. Neden, çünkü mülakatı geçemiyor. Bu vesileyle çocuklarımız dışarıda kalıyorlar. Dergahların bize verilmesi gerekiyor.  Alevi köylerinin alt yapı çalışmaları yapılmıyor. Devlet, özellikle asimilasyon politikaları içerisinde hızla Alevi köylerine cem, cami yapmaktan ısrarla vazgeçmelidir. Bizi kimse sünnileştirmesin. Herkes inancını yaşasın. Beyoğlu’na cami yapıyorsunuz başımızın üstüne, ama koskoca Beyoğlu’nda da bir cemevi de isteriz” şeklinde konuştu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız da kısa bir konuşma yaptı. Yıldız, “Zalimlerin yok olduğu, mazlumların var olduğu, sevginin, adaletin, eşitliğin daim olduğu eşit yurttaşlığın var olacağı bir ülke olması dileğiyle aşkı niyazlarımı sunuyorum” diye konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARI OTUZ YILDIR MÜCADELE YÜRÜTÜYOR”

    Alevi inancında canı canına eri erden seçmek olmaz sözleriyle başlayan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, “İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, diyen Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin bilgeliği, 72 millet nazarımızda birdir diyen Yunus’un hoşgörüsü, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan diyen Pir Sultan’ın direnci ve inancıyla sizi selamlıyorum” dedi.

    “Alevilik inancı temelinde insan sevgisi olan, halkı korku üzerine değil de sevgi üzerine kalbine nakış eyleyen bir yol erkandır” diyen Güzelgül, “Biz bütün insanlık aleminin bu topraklarda kardeşçe yaşamasını sağlamak adına mücadele veriyoruz. Alevi kurumları otuz yıldan beri bu mücadeleyi sergilemektedir” diye konuştu.

    Dayanışma gecesinde Ali Kaya, Musa Kurt ve Gülcihan Koç türküler söyledi. Coşkulu gece halaylarla son buldu.

    Semra Acar – İsmet Sefer / İSTANBUL

    Haberin Videosu