Etiket: ibrahim karakaya

  • Cemevinin kapılarını kıran polis protesto edildi: Suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    Cemevinin kapılarını kıran polis protesto edildi: Suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    PİRHA-Aleviler, cemevine yapılan polis baskınını ve şiddetini protesto etmek için PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Cemevleri bizim ibadethanemizdir hiç kimsenin saygısızlık yapma hakkı yoktur. Suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

    Sarıyer Armutlu Mahallesi’nde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi/ Zeynep Yıldırım Cemevi, sabah saat 06.00 sıralarında polis tarafından basılarak kapıları kırıldı. Cemevi yöneticisi Dursun Çiçek ile birlikte birçok kişi gözaltına alındı. Polis, PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’nde bulunan bazı evraklara da el koydu.

    Gözaltına alınan Dursun Çiçek, daha sonra serbest bırakıldı.

    Aleviler, cemevine yapılan polis baskınını ve şiddetini protesto etmek için PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’nde basın açıklaması yaptı.

    “PSAKD VE ALEVİ ÖRGÜTLERİ OLARAK BU DURUMU KINIYORUZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, cemevine yapılan polis baskınını protesto ederek, “Cemevleri bizim ibadethanemizdir, hukuk devletinde bütün inanç merkezlerine gösterilen saygının cemevlerine de gösterilmesi zorunludur. Devletin suç işleme hakkı yoktur. Ama bugün burada bir suç işlenmiştir” dedi.

    Polis hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Karakaya şöyle devam etti:

    “Geçmişte de burada bizim kabul etmediğimiz olaylar yaşanmıştı ve bu duruma tepki gösterdiği için Zeynep Yıldırım tutuklanmıştı. Cemevi yöneticileri aransaydı, cemevinin kapısı açılıp bulunmak istenen ne ise arama yapılırdı ama cemevinin yöneticisi olmadığı bir saatte kapıları kırarak içeri girip arama yapıyorsunuz. Cemevi başkanı ve saymanı tutuklu şu anda. Acaba bu kişilerle ilgili elde edemedikleri kanıtları bulmak için mi baskın yapıldı? Eğer cemevine bir suç unsuru bırakıldıysa bunun tespiti nasıl yapılacak? Böyle bir hukuksuzluk olabilir mi? Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi örgütleri olarak bu durumu kınıyoruz ve yasal olarak da suç duyurusunda bulunacağız. Cemevleri bizim ibadethanemizdir hiç kimsenin saygısızlık yapma hakkı yoktur.”

    Gözaltına alınan cemevi yöneticisi Dursun Çiçek ise sabah 06.00’da emniyetten arandığını ve cemevine gelmesinin istendiğini söyleyerek, “Cemevine gittiğimde kapılarımızın kırıldığını gördüm. İçeride bir şey bulamadıkları için beni emniyete götürdüler. Bana cemevinde örgütsel dokümanlar olduğunu söylediler. Ben onlara öyle bir şey olmadığını söyledim. İfademi aldıktan sonra beni serbest bıraktılar. İlerleyen zamanda neler olacağını bilemiyorum, belki yine operasyon olabilir” diye konuştu.

    Açıklamanın canlı yayınına buradan ulaşabilirsiniz.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    > PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi’ne polis operasyonu: Kapıları kırdılar, gözaltılar var

    > ABF’den polis baskınına ve şiddetine tepki: Cemevine kapıları kırarak giremezsiniz!

  • Gözaltına alınan Alevi kurum temsilcileri serbest bırakıldı-VİDEO

    Gözaltına alınan Alevi kurum temsilcileri serbest bırakıldı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Çağlayan Adliyesi önünden gözaltına alınan Alevi kurum temsilcileri sağlık kontrolünden geçirildikten sonra serbest bırakıldılar. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in duruşması bugün görüldü. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Mahkemenin bu kararına ilişkin adliye önünde açıklama yapmak isteyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve beraberindeki Alevi kurum temsilcileri, polis tarafından ters kelepçelenerek gözaltına alındılar.

    İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü’ne götürülen Alevi temsilciler için Alevi kurumları basın açıklaması yaparak, ters kelepçeyle gözaltına alma uygulamasına sert tepki gösterdiler.

    Gözaltına alınan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, PSAKD Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, PSAKD Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz, AKD Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Gazi Şehitleri Şube Başkanı Ferhat Aktaş, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gaziosmanpaşa Şubesi Karayolları Cemevi Başkanı Hıdır Çam, PSAKD Kartal Şube Başkanı Ali Yürümez, ABF Yöneticisi Alaattin Türkoğlu, Gazi Şehitleri Şube Yöneticisi Hüseyin Ördek, ikinci kez Bağcılar ve Bahçelievler Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra serbest bırakıldılar. 

    CEMEVİ BAŞKANI ZEYNAL ODABAŞ BÖBREĞİNDEN DARBE ALDI

    Bu arada, AKD Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, ters kelepçelenirken polis şiddeti sonucu böbreğinden darbe aldı. Hastaneden rapor alan Odabaş, suç duyurunda buluncak. 

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Çağlayan Adliyesi önünde Alevilere ters kelepçeli gözaltı-VİDEO

    > Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in tutukluluklarının devamına karar verildi
    > Alevilerin gözaltına alınmasına tepkiler yükseliyor
    > Aleviler, İstanbul emniyeti önünde: Baskılara boyun eğmeyeceğiz 

  • Alevi kurum temsilcilerinin gözaltına alınmasına tepkiler yükseliyor

    Alevi kurum temsilcilerinin gözaltına alınmasına tepkiler yükseliyor

    PİRHA- PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve Şube Yöneticisi Şimal Deniz’in yargılandığı dava sonrası basına bilgi vermek isteyen PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve beraberindeki Alevi temsilcileri gözaltına alındı. Gözaltı sonrası olaya ilişkin Alevi kurumları açıklamalarda bulundu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in de yer aldığı 11 sanığın duruşması görüldü. Duruşmadan çıkan tutukluluğun devamı kararını basına bildirmek isteyen PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve beraberindeki Alevi kurum temsilcileri Çağlayan Adliyesi önünde ablukaya alındı ardından ters kelepçelenerek gözaltına alındı. Haksız gözaltına ilişkin Alevi kurumlarından yapılan açıklamalar şöyle: 

    PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği kurulduğu günden bugüne hukuksuzlukların ve antidemokratik uygulamaların karşısında durmuştur. Bugün de durmaya devam edecektir. Sarıyer Şube Başkanımız Beyhan GÜN, Şube Yöneticimiz Şimal DENİZ ile birlikte yargılanan 9 kişinin ilk duruşması bugün yapıldı. Mahkeme tutuklu yargılamaya devam kararı alarak davayı 8 Kasım 2023 tarihine ertelemiştir. Buna karşı davayı takip eden Genel Başkanımız ve yöneticilerimiz kamuoyunu bilgilendirmek için açıklama yapmak istemişlerdir.

    Açıklama yapmak isteyen Genel Başkanımız Cuma ERÇE, Genel Sekreterimiz İsmail ATEŞ, Örgütlenme Sekreterimiz Ezgi TÜRKYILMAZ, Genel Başkan Yardımcımız İbrahim KARAKAYA, GOP şube Başkanımız Hıdır ÇAM, Gazi Şehitleri Şube Başkanı Ferhat AKTAŞ, Kartal Şube Başkanımız Ali YÜRÜMEZ, ABF Yöneticisi Alattin TÜRKOĞLU, Gazi Şehitleri Şube Yöneticisi Hüseyin ÖRDEK ve AKD Gazi Şube Başkanı Zeynel ODABAŞ ile birlikte birçok kişi ters kelepçe ile gözaltına alınmışlardır. Anayasamızda basın açıklaması yapmak temel insan haklarındandır. Anayasal bir hakkın yerine getirilmesine izin vermeyerek gözaltı yapmak suçtur. Polisin bu tutumu Alevilere tahammülsüzlüklerini bir kez daha göstermesi açısından önemlidir. Sivas katilleri özel kararla affedilirken, davalar zaman aşımından düşürülürken bunların yaşanıyor olması ülkemizin geldiği durumu özetlemektedir. Yaşanan bu süreç utanç vericidir ve bu utancı yaşatanlarla elbet bir gün hesaplaşacağız. Pir Sultan örgütlülüğü faşizme ve gericiliğe karşı en önde durmaya devam edecektir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır diyenlerdeniz! Zalime boyun eğmeyen Hüseyni duruşun temsilcileriyiz! Bu gerici faşizan ablukayı dağıtacağız!”

    ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

    “Aylardır hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan PSAKD Sarıyer şube başkanı Beyhan Gün ve şube saymanı Şimal Deniz’in Çağlayan adliyesindeki duruşmasına katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanımız Cuma Erçe, Genel Sekreteri İsmail Ateş dahil olmak üzere bir çok yöneticimiz gözaltına alınmıştır. Sivas katillerini serbest bırakıp davayı zamanaşımına uğratan Akp iktidarının Alevi düşmanlığı devam ediyor. Şube başkanı ve yöneticisinin duruşmasına katılan ve duruşma sonrası kamuoyunu bilgilendirmek isteyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneğimizin Genel Başkanını gözaltına alarak milyonlarca Alevi’ye parmak sallıyorsunuz. Ama bizi kapıkullarınızla karıştırmayın. Genel Başkanımız ve bir çok yöneticimizin gözaltına alınmasının ne anlama geldiğini biliyoruz. Alevi Bektaşi Federasyonu olarak yetkililere sesleniyoruz; Derhal özür dileyin ve serbest bırakın”

    AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU

    “Bugün İstanbul Adliyesi’nde yapılan duruşmada PSAKD Sarıyer Şube Başkanımız Beyhan Gün ve şube yöneticimiz Şimal Deniz’in tutukluluğuna devam kararına karşı yapılacak açıklamaya saldıran polis, Genel Başkanımız Cuma Erçe, Genel Sekreterimiz İsmail Ateş, Örgütlenme Sekreterimiz Egi Türkyılmaz, Genel Başkan Yardımcımız İbrahim Karakaya, GOP Şube Başkanımız Hıdır Çam, Gazi Şehitleri Şube Başkanı Ferhat Aktaş, Kartal Şube Başkanımız Ali Yürümez, ABF Yöneticisi Alattin Türkoğlu, Gazi Şehitleri Şube Yöneticisi Hüseyin Ördek ve AKD Gazi Şube Başkanı Zeynel Odabaş ile birlikte bir çok kişi ters kelepçe ile gözaltına alındılar. Haksız hukuksuz gözaltılar derhal serbest bırakılsın”

    DEMOKRATİK ALEVİ DERNEKLERİ 

    “Hak ve adalet isteyenlerin susturulmak istendiği zor ve zulmat dolu vakitlerdeyiz. Adalet arayışındaki canlarımızın hanelerine rızasız giriliyor, gözaltına alınıyor. Hak diyen susturulmak isteniyor. Cümle canın açlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, tekçiliğe mahkum edilmek istenmesi asla kabul edeceğimiz bir durum değildir.
    Bizler devletin sebep olduğu mağduriyetlere ve ihlallere son vermesi çağrısında bulunuyoruz.
    Zulme karşı duranların soruşturmaya tabi tutulması, gözaltına alınması dahası cezaevlerine konulması yani hak ve adaleti dillendirenlerin susturulması ve bu türden uygulamalar son günlerde giderek artmaktadır.

    Ancak bilinmelidir ki hak ihlali ve gaspların artması tarafı olduğumuz adalet ve hak arayışçılarına yapılanları normal görmemizi sağlamayacaktır.
    Biz Yezid’e karşı Hüseyini Deşti Kerbalanın tarafıyız. Zalimlere eğilmedik ve eğilmeyeceğiz. Hakk’tan ve Hakikatten yana saf tuttuk ve tutmaya da devam ediyoruz.
    Aylardır hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan PSAKD Sarıyer şube başkanı Beyhan Gün ve şube saymanı Şimal Deniz’in Çağlayan adliyesindeki duruşmasına katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, ve yöneticilerinin gözaltına alınması özelde Alevileri ve toplumun bütününü korkutma, sindirme, susturma çabalarının açık sonucudur.

    Gözaltına alınan musahip dost kurum yöneticilerimiz derhal serbest bırakılmalıdır. Tüm musahip kurumları ve canlarımızı da ses vermeye çağırıyoruz. Hak, adalet ve özgürlük için dayanışmaya davet ediyoruz. Katillerin serbest bırakılıp adalet isteyenlerin gözaltına alınmasını red ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    Çağlayan Adliyesi önünde Alevilere ters kelepçeli gözaltı-VİDEO

    Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in tutukluluklarının devamına karar verildi- VİDEO 

  • ‘Aleviler olarak bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz’ – VİDEO

    ‘Aleviler olarak bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz’ – VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, 16 Eylül’de gerçekleştirilen ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingini değerlendirdi. Karakaya, mitinge sadece bayrakla katılmanın mevcuttaki okullara imam atanması sorununu çözmediğine dikkat çekerek, “Aleviler olarak bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu meydanında ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingi gerçekleştirdi.
    Miting sonrası değerlendirme yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, bundan sonra yapılması gerekenleri PİRHA’ya anlattı.

    “MİTİNGE SADECE BAYRAKLA KATILMAK MEVCUT SORUNU ÇÖZMÜYOR”

    İzmir Mitingini değerlendiren Karakaya, “ne yazık ki bazı kesimlerin hala laiklik mücadelesinin ya da Alevilerin bu çalışmasının ne anlama geldiğini anlayamadıklarını görüyoruz” dedi. Mitinge sadece bayrakla katılmanın mevcuttaki okullara imam atanması sorununu çözmediğini de dile getiren Karakaya, “Topyekün bir mücadele yürütemezseniz bu işin başarı şansı daha da zayıflar” diye konuştu.

    “DİLEKÇE KAMPANYASI BAŞLATILMALI”

    Karakaya, İzmir’de gerçekleştirilen miting sonrası yapılması gerekenleri ise şöyle açıkladı:
    “Bundan sonraki süreçte özellikle bütün eğitim örgütleri, veliler, Alevi kurumları ve bütün demokrasi güçlerinin bunu bir kampanya halinde zorunlu seçmeli din derslerine ve imamların okullarda eğitim vermelerine karşı dilekçe kampanyasıyla Türkiye genelinde yürütmeleri lazım. Eğer sonuç alınmazsa mahkeme boyutunu sürdürmek lazım. Ama bütün mahkemeleri tıkamak lazım.”

    “BU ÜLKEYİ ASLA KARANLIĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Karakaya, Alevi örgütlerinin tek başlarına da kalsa mücadeleyi sonuna kadar götüreceklerini belirterek “Alevi kurumları olarak biz asla bu sisteme, bu sistemin uyguladığı politikalara boyun eğmeyeceğimizi, zorunlu din derslerine karşı, Diyanet’in kaldırılması için mücadelemizi sürdüreceğimizi, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı da aynı mücadeleyi vereceğimizi, sözde dedelere karşı da asla tavizkar olmayacağımızı söylemek isterim” şeklinde ifade etti.

    Karakaya, aynı zamanda çok zorlu bir sürecin kendilerini beklediğini de ifade ederek “Bu mücadeleyi hem Alevi örgütler olarak hem de Alevi dostlar olarak Türkiye Demokrasi Güçleri ile birlikte kararlılıkla mücadele edeceğimizi, bu ülkeyi asla karanlığa teslim etmeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABER

    >On binler Gündoğdu Meydanı’ndaydı: Bizi yakanları ÇEDES ile yetiştirmek istiyorlar-VİDEO

  • Karakaya: Derin devletin yapabileceklerini öngörmemiş olmak Aleviler açısından bir zaaftı – VİDEO

    Karakaya: Derin devletin yapabileceklerini öngörmemiş olmak Aleviler açısından bir zaaftı – VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Madımak Katliamı Davası’nda verilen zaman aşımı kararını aradan geçen 30 yılı da ele alarak değerlendirdi. Karakaya, “Dava asla sahipsiz değildir. Bu davanın mahşere kalmaması önemlidir. Hesap sormak lazım. Bu hesap da ancak siyasal anlamda sorulabilir. Bu sonuç bizi şaşırtmadı ama Türkiye açısından baktığımızda büyük bir utanç ve büyük bir yüz karasıydı” dedi.

    Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993’te 33 aydının yakılarak öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyeti davanın düşmesine karar verdi. Savcı, 30 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresinin 2 Temmuz’da dolduğunu söyleyerek üç firari sanık hakkında zaman aşımı uygulanarak davanın düşmesini talep etmişti.

    Alevi kurumları, siyasi partiler, milletvekilleri ve hak savunucuları başta olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden karara ilişkin tepkiler yükseliyor.

    Aradan geçen 30 yılı da ele alarak Madımak Katliamı Davası’na adaletin neden uğramadığını, Madımak Katliamı Davası’nın yeterince sahiplenilip sahiplenilmediğini Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya‘ya sorduk.

    “93 KONSEPTİNİ İYİ ALGILAMAK LAZIM”

    “93 konseptini, Türkiye’nin o dönemdeki siyasal sürecini iyi algılamak lazım” diye konuşan Karakaya, Sivas Katliamı’nın yaşandığı 2 Temmuz 1993 tarihini konjonktürel açıdan ele alarak şu değerlendirmeyi yaptı:
    “Sivas’ta derin devletin yapabileceklerini öngörmemiş olmak Aleviler açısından bir zaaftı. Alevilerin kendileri açısından güvenini sağlamadığı hiçbir şeye güven duymamaları gerektiğini artık tarihsel olarak görmeleri gerekir. 30 yıl boyunca biz mahkemenin her safhasında yargılanan katillerin dahi mahkemeyi izleyen bütün izleyicilere aileler de dahil ya hakaret ettiklerini ya da saldırdıklarını gördük. Mahkeme de buna göz yumdu.”

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARINA KARŞI GELMİYORSANIZ YAZIK EDERSİNİZ”

    Sivas Katliamı’nın ardından geçen 30 yılda devletin Alevileri kendi içinde ayrıştırarak birbirleriyle çatışma noktasına getirdiğini söyleyen Karakaya, “O dönemden sonra da Aleviler, bir taraftan örgütlendiler ama bir taraftan da devlet destekli olarak kendi içlerinde çatışma ve tartışma sürecine de girdiler” dedi.

    Sürecin hala devam ettiğini dile getiren Karakaya, “Çünkü devlet son dönemde yaptığı bütün uygulamalarla Alevileri bir arada olmaya, Alevileri tek örgütlenmeye ve kendi anayasal hakları olan demokratik örgütlenmelere gidişine mani olmak için her türlü oyunu hemen hemen sergilemek durumunda kalıyor. Bu açıdan 93 konseptinden sonra Alevi örgütlenmesi çok değerlidir. Bugün bütün dünyada artık Aleviler örgütlüdür.”

    “BÜTÜN MAHKEMELER TEK ADAM REJİMİNİN EGEMENLİĞİ ALTINDA”

    Karakaya, adaletin Madımak Katliamı Davasına neden uğramadığını ise şöyle açıkladı:
    “Aslında yeni bir dönem başladı. AKP’nin özellikle kendi hukuku şuan da gündemde dolayısıyla hiçbir mahkeme bağımsız değil. Madımak ile ilgili son davaya girdiğimizde de zaman aşımı kararı çok önceden verilmişti. Yazılı olarak karar zaten ellerindeydi. Avukat arkadaşlarımız çok iyi bir savunma verdiler ama bu savunmanın hiçbirinin orada bir etki yaratma şansı yoktu. Bugün baktığınızda bütün mahkemeler AYM’de dahil olmak üzere artık hepsi tek adam rejiminin egemenliği altında. Dolayısıyla şuan Türkiye’de hukuk devletinden bahsetmek mümkün değildir.”

    “BU DAVA SAHİPSİZ DEĞİLDİR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Karakaya, Madımak Katliamı Davası’nın sahipsiz kalmadığını da belirterek mücadele vurgusunu şöyle dile getirdi:
    “Sahipsiz kalmadı ama Türkiye’deki hukuk sisteminden kaynaklı olarak farklı bir sonuç beklemek de mümkün değil. Yoksa bu davanın uluslararası mahkeme boyutu var onu takip etmek lazım. Dava asla sahipsiz değildir. Bu davanın mahşere kalmaması önemlidir. Hesap sormak lazım. Bu hesap da ancak siyasal anlamda sorulabilir. Bu sonuç bizi şaşırtmadı ama Türkiye açısından baktığımızda büyük bir utanç ve büyük bir yüz karasıydı. Bu dava sahipsiz değildir mücadelemiz sürecek bunu bilmek lazım.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLERİ

    >Sivas Katliamı Davası’nda utanç karar: Katliam zaman aşımına uğratıldı- VİDEO

    >Sivas Katliamı Davası kararına tepki: Bu davayı mahşere bırakmayacağız- VİDEO

  • Alevi Kurumları ve Eğitim Sen İstanbul’dan seslendi: Çedes projesi iptal edilsin-VİDEO

    Alevi Kurumları ve Eğitim Sen İstanbul’dan seslendi: Çedes projesi iptal edilsin-VİDEO

    PİRHA – Alevi kurumları, Eğitim Sen ve Öğrenci Veli Derneği(Veli-Der)”Zorunlu din derslerine hayır! ÇEDES projesi iptal edilsin” şiarıyla İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada, “”Laiklikten ,karma bilimsel eğitimden, kadın özgürlüğünden vazgeçmeyeceğimizi, eğitimi eğitimciler dışında kimseye bırakmayacağımızı, emeğin hakkını aldığı özgür yarınlar için mücadeleyi yükselteceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” dediler.

    Yeni dönemde okullara imamların atanması ve zorunlu din derslerini protesto etmek amacıyla Eğitim Sen, Öğrenci Veli Derneği(Veli-Der), Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu(ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD), Alevi Kültür Derneği(AKD) ve Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) ve onlarca yurttaş İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önü olan Sultanahmet Meydanı’nda kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamada “Zorunlu din dersine hayır, laik bilimsel eğitim istiyoruz, parasız eğitim, ücretsiz beslenme istiyoruz, laik, bilimsel, anadilde eğitim, diyanet elini eğitimden çek” sloganları atıldı.

    Açıklamaları Eğitim Sen adına 7 No’lu şubeden Yakup Kaya, Alevi kurumları adına da PSAKD Genel Başkan yardımcısı İbrahim Karakaya okudu.

    “LAİKLİK YAŞAMSALDIR, KAZANACAĞIZ, ÇEDES İPTAL EDİLSİN!”

    Eğitim Sen adına açıklamayı okuyan Kaya, şunlara dikkat çekti:
    “Laiklikten ,karma bilimsel eğitimden, kadın özgürlüğünden vazgeçmeyeceğimizi, eğitimi eğitimciler dışında kimseye bırakmayacağımızı, emeğin hakkını aldığı özgür yarınlar için mücadeleyi yükselteceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Laiklik yaşamsaldır, kazanacağız, ÇEDES iptal edilsin!”
    Kaya, 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan mitinge de çağrı yaparak “Bu miting bir son tepki olmayacak. Taleplerimiz kabul edilene dek mücadele etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

    “İNATLA TALEPLERİMİZİ VE HAKLARIMIZI SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Alevi kurumları adına konuşan Karakaya, siyasal iktidarlar ve yönetenlerin Alevi örgütlerinin seslerini duymama yönünde bir direnç gösterdiklerini belirterek şunları söyledi:
    “Alevi örgütleri olarak 35 yılı aşkın bir süredir, her eğitim ve öğretim yılının başlangıcında bıkmadan, usanmadan Anayasal Halklarımızı, uluslararası sözleşmelerden doğan haklarımızı ve taleplerimizi dile getirdik, getirmeye de devam ediyoruz. Biz inatla taleplerimizi ve haklarımızı söylemeye devam edeceğiz. Eğitim sisteminin ve yaşamın tümüyle dinselleştirilmesine, adaletsizliğe, asimilasyona ve ayrımcılığa karşı; Laik, bilimsel, anadilde eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlığı savunuyor ve talep ediyoruz!”

    “HALKIMIZI DUYARLI OLMAYA VE MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Eğitimin, kamusal bir hak olduğunu dile getiren Karakaya, “Herkese eşit, ulaşılabilir, fırsat eşitliğine dayalı, aklın ve bilimin kontrolünde, çağdaş, parasız, bilimsel, laik ve anadilde olmalıdır. Müfredatı, ayrımcı, cinsiyetçi, ırkçı ve gerici olmamalıdır” dedi. Karakaya, konuşmasını şöyle sonlandırdı:
    “Bu gerçeklik ile halkımızı asimilasyon politikalarına, eğitimdeki zorunlu din dersi zulmüne, eğitimdeki gerici ve çağ dışı uygulamalara karşı Laik-Bilimsel-Demokratik Eğitim için halkımızı duyarlı olmaya ve mücadeleye çağırıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Karakaya: Tekçi İslam anlayışına karşı laikliği savunmalıyız

    Karakaya: Tekçi İslam anlayışına karşı laikliği savunmalıyız

    PİRHA- Cumhurbaşkanı ikinci tur seçim sonucunu değerlendiren PSAKD ve ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya “Milliyetçiliğe karşı birilikte yaşama kültürünü geliştirmemiz, tekçi İslam anlayışına karşı laikliği savunmamız lazım” dedi. 

    28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turunda sonuçlar açıklandı. Recep Tayyip Erdoğan oyların yüzde 52,16’sını; Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,84’ünü aldı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da kesin sonuçlar neticesinde Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçildiğini ilan etti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi Birlikleri Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karaya, 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçim sonucunu değerlendirdi.

    Karakaya, “Bu ülkede Türklük ideolojisi İslam ideolojisinin hakimiyeti altındadır. Yaratılan ulus devleti besleyen iki unsur var; birisi etnik anlamda Türk olmak diğeri de İslam ideolojisi. Bu iki ideoloji her seyin önüne geçiyor” dedi.

    “Örneğin depremin, yoksulluğun, açlığın bu ideolojinin karşısında önem kazanamadığının göstergesidir” diyen Karakaya, “Bu Sünni İslam ideolojisine karşı Alevilik bir tehdit olarak görüldü. ‘Kürt bölücüdür, Alevi müslüman değildir’ diye insanları bölerek bu iki kimlik üzerinden bir milliyetçileşme söz konusu. Çok büyük bir imparatorluktan küçük bir Anadolu coğrafyasında sıkışan Türklerin hepsinin kaybetme korkusu vardır. Geldikleri bu coğrafyada ise kendi tarihsel gelenekleri olan halklar var. Bu halklar Kürtler, Ermeniler, Alevi Bektaşiler ve Kızılbaşlardır. Bu kimilikler kaybetmekten korkan Türkler için bir tehdit gibi görülmeye başlandı” dedi.

    “MİLLİYETÇİLİĞE KARŞI BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ SAVUNMAMIZ GEREK”

    İkinci tur seçimlerine gidilen süreçte yaşananları da değerlendiren Karakaya, şöyle devam etti:

    “Bugün seçim sonuçlarına bakıldığında Erdoğan’ın milliyetçi söylemi üzerinden eleştiriyoruz ama ona karşı muhalefet edenlerin tarzı nasıldı? Millet ittifakının politikası da milliyetçilikti. Muhafazakarlığı çok daha Müslüman olmakla milliyetçiliği çok daha Türk olmakla yenemezsiniz. Böyle bir politik argümanla Türkiye ne demokratikleşir ne de birilikte yaşama kültürünü öğrenir. Aşırı milliyetçilikle karşı karşıyayız. Türkiye’nin bugün geldiği noktada politik olarak milliyetçi ve muhafazakar bir noktaya doğru gittiğini görmek lazım. Millet İttifakı’nın buna karşı daha demokratik bir ittifak yaratması, sol-sosyalist kesimle gerçek bir blok oluşturması gerekirdi. Bizim esas argümanımız milliyetçiliğe karşı milliyetçilik olmamalıydı. Bizlerin milliyetçiliğe karşı birilikte yaşama kültürünü geliştirmemiz lazım. Tekçi İslam anlayışına karşı laikliği savunmamız lazım.”

    “RADİKAL BİR MÜCADELE YÜRÜTMEMİZ LAZIM”

    PSAKD ve ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Kılıçdaroğlu bu süreçte Alevi kimliğini açıklamak zorunda bırakıldı. Bu bir insan hakları ihlali olmasının yanı sıra aynı zamanda bu tekçi milliyetçi ideolojinin neleri yapabileceğinin bir göstergesiydi. Bu seçimin sonucu Aleviler açısından çok tehlikeli bir yere gidiyor. Farklı toplumsal kesimler bu seçimin sonuçlarından etkilenebilir ama Aleviler daha farklı etkilenecek. Aleviler açısından da geçen yasama döneminde çıkardıkları torba yasa ile çıkardıkları daire başkanlığı ile Aleviler üstünde asimilasyon yapmaya çalışacaklar. Bütün cemevlerini devlete bağlamaya çalışacaklar. Buna karşı Alevi örgütlerinin birlikte radikal bir mücadeleye ihtiyacının olduğu çok nettir. Bizim meşru zeminde daha radikal bir mücadele yürütmemiz lazım” diye konuştu.

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

     

  • PSAKD Genel Merkezi: Ser verip sır vermeyen yiğit önder seni unutmayacağız!

    PSAKD Genel Merkezi: Ser verip sır vermeyen yiğit önder seni unutmayacağız!

    PİRHA-Devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 50. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımlayan PSAKD Genel Merkezi, “Doksan gün maruz kaldığı insanlık dışı işkencelere direnip, ser verip sır vermeyen yiğit önder, seni asla unutmayacağız” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, “Faşizmin zindanlarında ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya’yı saygıyla anıyoruz” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı.

    Açıklamada, Yoksul Türkiye emekçi halklarının gelecek özgür yarınlara olan inanç ve umudunu, patron ağaya korku salan çelikten iradeni saygıyla selamlıyoruz. Devrin daim olsun ve ışığın hiç sönmesin. Kahrolsun emperyalizm, yaşasın tam bağımsız, laik ve demokratik Türkiye” denildi.

    Açıklamanın tamamı şu şekilde:

    “Katledilişinin 50. yılında ser verip sır vermeyen devrimci önder İbrahim Kaypakkaya’yı anıyor onun şahsında yitirdiğimiz Haki Karer ve dörtler başta olmak üzere yaşamını halkın haklı davasına adayan, hak ve hakikat mücadelesinde gözünü kırpmadan ölümsüzleşen halkın yürekli evlatlarını saygı ve özlemle anıyoruz. Hepimizi insanlığımızdan utandıran işkencelerin ve vahşiliğin karşısında destansı direnişin zindanı olan Diyarbakır Cezaevi’nden İbrahim, dörtler ve sayamadığımız nicesinin yaşamı ağıt olarak dilden dile aktarılıyor. Unutmayacağız, unutturmayacağız.

    Pir Sultan Abdal’dan, Şah Kalender Çelebi’ye, Seyit Nesimi’den Şeyh Bedrettin ve yoldaşlarına, Deniz’den Mahir’e uzanan hak ve hakikat mücadelesinin en önemli önderlerinden biridir İbrahim Kaypakkaya. Dünyayı ve özelinde ülkemizi saran 68 gençlik hareketi ile başlayan ve devam eden yolda İbrahim’in ulusal sorundan, sosyo-ekonomik yapıya ilişkin Türkiye devrimine ilişkin belirlemeleri ve tahlilleri onu egemenler nezdinde “çok tehlikeli” kılmıştı.

    O yaşamı uğruna görüş ve düşüncelerini saklamamış, her koşul ve durumda davasına sahip çıkmıştır. “Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor; belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak” sözüyle geleceğe yani bugünlere olan inancını daha o günden ifade etmiştir.

    Doksan gün maruz kaldığı insanlık dışı işkencelere direnip, ser verip sır vermeyen yiğit önder, seni asla unutmayacağız. Yoksul Türkiye emekçi halklarının gelecek özgür yarınlara olan inanç ve umudunu, patron ağaya korku salan çelikten iradeni saygıyla selamlıyoruz. Devrin daim olsun ve ışığın hiç sönmesin. Kahrolsun emperyalizm, yaşasın tam bağımsız, laik ve demokratik Türkiye.”

    PİRHA/ANKARA

  • Karakaya: Yeni bir siyasal sürece giriyoruz, Alevilik siyasete alet edilmemeli

    Karakaya: Yeni bir siyasal sürece giriyoruz, Alevilik siyasete alet edilmemeli

    PİRHA-  ABF ve PSAKD Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, yaklaşan genel seçimlere ilişkin bir yazı kaleme alarak, “Aleviler kendilerine düşen tarihsel bir görevi yerine getirmenin onurunu yaşamaktadırlar. Yeni bir siyasal sürecin başlangıcındayız. Hiçbir kurumumuzun genel başkanlarının bulundukları görevleri bırakarak milletvekili adayı olmaları kabul edilemez. Tüm kurum başkanlarımızın bu sorumlulukla davranacaklarına inanıyoruz. Alevilik siyasete alet edilmemeli” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, yaklaşan genel seçimlere ilişkin bir yazı yayınladı.

    Karakaya, kritik bir seçim süreci yaşandığına dikkat çekerek Alevi kurumlarına düşen görevleri sıraladı.

    Karakaya, Alevi kurumlarının başkanlarının görevlerini bırakarak herhangi bir siyasi partiden aday olmaması gerektiğini vurgulayarak Aleviliğin siyasete alet edilmemesi gerektiğini ifade etti.

    “BU SEÇİMİ ÖNEMLİ KILAN DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEME GEÇİŞ SÜRECİDİR”

    Karakaya yazısında şu ifadelere yer verdi:

    “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında yeni bir seçim sürecine giriyoruz. Bu seçim sürecini önemli kılan, “tek adam rejimi” olarak tarif ettiğimiz sistemin devam etmesi veya demokratik parlamenter sisteme geçiş sürecinin başlamasını sağlamaktır. Bunun için tüm toplumsal kesimlere düşen sorumluluklar vardır. Aleviler ve Alevi örgütleri olarak da sorumluluklarımızın bilincinde olduğumuza inanıyorum. Bütün dünyadaki demokrasi ve devrim mücadele tarihlerine bakıldığında haklar, iktidarlar tarafından verilmemiştir. Kazanımlar, iktidarda kimin olduğuna bakılmaksızın verilen mücadeleler ve ödenen bedeller sonucu elde edilmiştir. Alevilerin ve tüm ezilenlerin taleplerini elde etme yöntemi de, meşru mücadele yöntemidir.

     “AYRIMCILIĞA KARŞI EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI İSTİYORUZ”

    Aleviler ve onların örgütlü gücü olan demokratik Alevi örgütlenmesi de, kazanımlarını meşru mücadele yöntemiyle, alanlarda siyasal iktidarlara karşı kazanacaktır. Bunun için inanca, bilince ve dirence ihtiyaç vardır. Birde bu ilkeleri özümsemiş yöneticilere ihtiyaç vardır. Unutulmamalı ki halkımız her koşulda inançlı, bilinçli ve dirençli yöneticilerimizin yanında olacaktır. Alevi Örgütlerimiz, “Ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz” diyerek büyük bir mücadele yürütmektedirler. Bu mücadele, baskı ve sömürünün en acımasız yaşandığı bir dönemde elinde “Telli Kuran’ı” sazıyla Anadolu halkının umudu olarak mücadele eden Pir Sultan Abdal’ın ve Yol Ulularımızın bilinci, direnci ve inancını içeriyordu. Bugünde yoksulluğun, yolsuzluğun ve baskıların en yoğun yaşandığı, gericiliğin, faşizmin ve militarizmin hüküm sürdüğü, toplumsal muhalefetin sindirildiği veya psikolojik olarak kendine olan güvenini yitirdiği bir dönemde, Alevilerin bu mücadelesi karanlığı aydınlatan bir ışık olmuştur. Demokratik ve laik bir ülkede birlikte yaşamak iradesini ortaya koyan Aleviler ve onların dostları, emekçiler verdikleri bu mücadele ile ezilen halkımıza kendi güçlerine inanma ve mücadele azmi vermiştir. Aleviler kendilerine düşen tarihsel bir görevi yerine getirmenin onurunu yaşamaktadırlar.

    “YENİ BİR SİYASAL SÜRECİN BAŞLANGICINDAYIZ”

    Son dönemde Alevilerin birlik çalışmaları ile ortaya koyduğu mücadele sonucunda elde ettiği kazanımlar çok değerlidir. Başta Alevi toplumu olmak üzere tüm demokratik kamuoyunun da Alevi kurumlarımızdan beklentileri vardır. Bu nedenlerle, birliği bozan, mücadelemizi zaafa uğratacak ve toplumumuzun kurumlarımıza duyduğu güven duygusunu yitirecek her türlü olumsuz davranış ve yöntemden uzak durmak gerekmektedir.

    Yeni bir siyasal sürecin başlangıcındayız. Bu seçim sürecinde örgütlerimizin tüm yöneticilerine düşen sorumluluklar vardı. Kişilerin siyasal partilerde aday olma, siyaset yapma hakları ve özgürlükleri sonsuza kadar vardır. Fakat Alevi örgütlerimizde yönetici olmak üzere genel kurulların iradesi ile rızalık alan yöneticilerimizin, örgütlerimizin genel kurullarından rızalık almadan aday olmaları ve kurumlarımızı tartışmaların içinde bırakma hakları yoktur. Özellikle, geçmiş dönemlerde “Biz Alevilerin sorunlarını çözmek için siyasete gireceğiz, siyaset yapacağız” diyen yöneticilerimizin milletvekili olmak için uygulamaya koydukları ve başarılı olunmayan bu yöntemin Alevi kurumlarımıza verdiği zararları biliyoruz. Bu nedenlerle, hiçbir kurumumuzun genel başkanlarının bulundukları görevleri bırakarak milletvekili adayı olmaları kabul edilemez. Tüm kurum başkanlarımızın bu sorumlulukla davranacaklarına inanıyoruz. Bu güne kadar sıkça eleştirdiğimiz, Aleviliği siyasete pazarlık konusu ediyorlar diye yerden yere vurduğumuz kimi kişi ve örgütlerle aynı konuma gelinmek durumunda kalınır.  Pir Sultan Abdal’ın bilinci, direnci ve inancıyla.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Aleviler ziyaret etmişti; İmamoğlu: Alevilerin inanç prensiplerinin altına imzamı atarım

    Aleviler ziyaret etmişti; İmamoğlu: Alevilerin inanç prensiplerinin altına imzamı atarım

    PİRHA-İBB Başkanı İmamoğlu’na yapılan destek ziyaretine ilişkin konuşan ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Yalnız İmamoğlu’na yönelik değil bugüne kadar bütün belediyelere yapılan kayyum rejimine karşı olduğumuzu ifade ettik. Kendi irademize sahip çıktığımızı gösterdik” dedi. Karakaya İmamoğlu’nun da görüşmede “Ben, Alevi vatandaşlarımızın inanç prensiplerinin, yaşam prensiplerinin altına, ‘Tamamını kabul ediyorum’ diye imza atacak bir kişiyim” dediğini aktardı.

    İstanbul’da bulunan Alevi kurumlarından yaklaşık 60 kişilik bir heyet Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında açılan davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ile siyasi yasak cezası alan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na dün destek ziyaretinde bulundu.

    “HALKIN İRADESİNE SAHİP ÇIKTIĞIMIZI GÖSTERMEK İSTEDİK”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, ziyarete ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Ziyaretin ani geliştiğini belirten Karakaya, şunları söyledi:

    “Görüşme biraz ani gelişti. İmamoğlu ile daha önce görüşme için aslında bir talep vardı. Mahkeme kararından sonra “geçmiş olsun” ziyareti yapmak istedik. ABF, ADFE, HBVAKV, AKD, PSAKD ile bağımsız cemevlerinden temsilciler olarak gittik. Görüşme olumlu geçti. Neden geldiğimizi anlattık. Yalnız İmamoğlu’na yönelik değil bugüne kadar bütün belediyelere yapılan kayyum rejimine karşı olduğumuzu ifade ettik. Kendi irademize sahip çıktığımızı gösterdik. Verilen cezanın halkın iradesine karşı olduğunu söyledik. Hukuksuzluk karşısında boyun eğmeden, mücadele edeceğimizi vurguladık. İmamoğlu da ziyaretten dolayı mutlu olduğunu, Alevilerin bütün taleplerine ve düşüncesine gözü kapalı imza atabileceğini belirtti.”

    “BURASI SİZİN EVİNİZ”

    Ziyaretçilerini Saraçhane’deki ana yerleşkede bulunan İBB Meclis Salonu’nda ağırlayan İmamoğlu‘nun görüşmede şu ifadeleri kullandığı öğrenildi:

    “Sizleri burada ağırlamaktan elbette mutluyum, burası sizin eviniz. Elbette burada başka bir konuyu konuşmak, hatta İstanbul’un sorunlarını tartışmak, paylaşmak, sizlerin var olan sorunlarınızı beraber dertleşmek isterdim ama hem şahsıma dönük yapılan bu hukuki müdahaleler -ki bunun özü, her ne kadar Ekrem İmamoğlu gibi gözükse de öyle değil- esasen milletimizin iradesine karşı büyük bir müdahaledir. Yapılan bu girişimin sonuçsuz kalmasını hep birlikte sağlamamız gerekir. Yani sadece bir seçim değil, seçimden öte haksızlığa, hukuksuzluğa karşı duruş, direniş prensibiyle hareket eden bir topluluğa dönüştük. İçinde bu memleketin bütün inançları vardı. İçinde bu memleketin bütün etnik kimlikleri vardı. İçinde bu memleketin her yaş sınıfı vardı. Kadını, erkeği vardı. Gerçekten muazzam bir işti bu.

    “KAYYUM ATANAN BELEDİYELER, PARTİNİN KAPATILMASI, HUKUKSUZ HAPİSTE YATANLAR”

    Yani daha yakın bir zamanda kayyum atanan belediyeler… Şimdi bu ülkede bir partinin kapatılması konuşuluyor. Hukuksuz biçimde hapiste yatan insanlar…

    Sanki bu topraklarda Mevlana yoktu, sanki bu topraklarda Hacı Bektaş Veli yoktu. Bugün 21. Yüzyılda, ‘sen-ben’ kavgası, ‘siz-biz’ kavgası, ‘ben ve diğerleri’ anlayışı… Akıl alır gibi değil yani. Ve buradan ülkenin geleceğini planlamaya çalışan bir güruh, bir ekip… Ama biz bu güruha bu fırsatı vermemeliyiz ve vermeyeceğimizi de düşünüyorum.

    “ALEVİLERİN İNANÇ PRENSİPLERİNİN ALTINA İMZAMI ATARIM”

    Ben, Alevi vatandaşlarımızın inanç prensiplerinin, yaşam prensiplerinin altına, ‘Tamamını kabul ediyorum’ diye imza atacak bir kişiyim. Çünkü, her birisi bu toprakların duygularını taşıyor. Yani benimle ayrılaşan, aykırılaşan hiçbir tarafı yok. O bakımdan, prensiplerini alıp uyguladığınızda, bugün memleketimizin hiçbir kesimine aykırı gelecek bir tarafı yok. Kendimi çok huzurlu buluyorum ziyaretlerimde, buluşmalarımda.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >İstanbul’daki Alevi örgütleri İBB Başkanı İmamoğlu’nu ziyaret etti

  • Karakaya: AKP, Alevilere yönelik hak ihlalini bir de anayasal güvence altına aldı-VİDEO

    Karakaya: AKP, Alevilere yönelik hak ihlalini bir de anayasal güvence altına aldı-VİDEO

    PİRHA-ABF Genel Başkan Yardımcısı ve PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, İnsan Hakları Haftası kapsamında Alevilerin maruz bırakıldığı hak ihlallerini PİRHA’ya değerlendirdi. Karakaya, “Sistem bu hak ihlallerine karşı bir iyileştirme değil, mevcut hakları her döneminde de gasp etmeye yönelik bir çalışma içinde olmuştur. Son olarak açılım diye hak ihlallerini biraz daha katmerleştirdiler. Aynı zamanda hak ihlalini bir de anayasal güvence altına aldılar” dedi.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabul edilmesi ile birlikte insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla, 10 Aralık tarihi “Dünya İnsan Hakları Günü”, 10 Aralık ile başlayan hafta ise ülkemizde ve bütün dünyada “İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası” olarak kutlanıyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, İnsan Hakları Haftası ile Alevilerin uğradığı hak ihlallerine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Karakaya ayrıca 25 Aralık günü İstanbul Yenikapı’da düzenlenecek Alevi kurultayına da çağrı yaptı.

    “ALEVİLER EN BÜYÜK HAK İHLALİNE UĞRAYAN TOPLUMSAL KESİMLERDEN BİRİDİR”

    Karakaya, Alevilerin bu ülkede en çok hak ihlaline uğrayan toplumsal kesimlerden biri olduğunu kaydetti. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) sloganını da hatırlatan Karakaya, şöyle konuştu:

    “İnsan Hakları Derneği’nin, “İnsan, haklarıyla insandır” diye bir sloganı var. Bu çok doğru bir slogan aslında. İnsan olmaktan kaynaklı haklarınızı kullanamıyorsanız, hak ihlallerine uğramış sayılıyorsunuz. Grupsal anlamda yaşadığınız hak ihlallerinin bir toplumsal uzlaşısı vardır. Ama esas olan sistem, devletle olan ilişkilerinizdeki ihlal çok önemli. Devlet, yasalarla kendisini tanımlar. Dolayısıyla devletin yaptığı ihlallerdir aslında insan hakları ihlalleri noktasında bizim esas almamız gereken şey. Türkiye’de her toplumsal kesimin özellikle devletle kurduğu ilişki noktasında çok büyük mağduriyetler var.

    Osmanlı dönemine gitmemek gerekir. Çünkü orası farklı bir siyasal sistem ve oradaki mağduriyetler katliamlarla sonuçlanmış. Cumhuriyet kendisini yasayla biraz daha bağlı kılan bir rejimin adı oldu ama ne yazık ki cumhuriyetle birlikte zaten kuruluş felsefesi açısından bir hak ihlali var. Çünkü Alevilik yasaklı bir inanç haline getiriliyor ve dolayısıyla o günden bugüne kadar da Aleviler sistem, devlet açısından baktığınızda en büyük hak ihlallerine uğrayan toplumsal kesimlerden bir tanesidir. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, kiminle konuşursanız konuşun mutlaka anlatacağı bir hak ihlali hikayesi vardır. Alevi olduğunu gizlemekten tutun da kamuda kendisini saklamaktan, kendi köyüne hizmetin götürülmemesine varıncaya kadar birçok şeyi anlatır. Dolayısıyla bunlar üst üste geldiğinde Aleviler büyük hak ihlallerinin mağduru olan bir toplumsal kesim halindedir.”

    “HAK İHLALLERİNİ ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALDILAR”

    AKP’nin Alevilere yönelik attığı son adımları da değerlendiren Karakaya, “Şimdi yeni bir dönemde bir açılım yaptı ama bu açılım daha tehlikeli. Yani açılım diye kendilerinin ifade ettiği aslında hak ihlallerini biraz daha katmerleştirdiler” dedi.

    Meclis’ten geçen torba yasa ile çıkarılan cumhurbaşkanı kararnamesini tanımadıklarını belirten Karakaya, şunları söyledi:

    “Aleviler bu hak ihlallerine karşı sürekli mücadele ediyor. Özellikle 30-40 yıldır örgütleri üzerinde mücadele ediyor. Eşit haklar ve eşit yurttaşlık ile ilgili çalışma yürütüyorlar Ama sistem bu hak ihlallerine karşı bir iyileştirme değil, mevcut hakları her döneminde de gasp etmeye yönelik bir çalışma içinde olmuştur. 2009-2010 yılındaki açılıma baktığınızda da bunu görmek lazım. Çünkü orada aldığı hiçbir talebi yerine getirmeme üzerine kendisini konumlandırdı. Şimdi yeni bir dönemde bir açılım yaptı ama bu açılım daha tehlikeli. Yani açılım diye kendilerinin ifade ettiği aslında hak ihlallerini biraz daha katmerleştirdiler.

    “TORBA YASA ALEVİLER AÇISINDAN YOK HÜKMÜNDEDİR”

    Aynı zamanda hak ihlalini bir de anayasal güvence altına aldılar işin doğrusu. Yani bu kadar tehlikeli bir durumdayız bu noktada. Bizim mücadeleyle kazandığımız haklarımızı aldılar. Onu devletin güdümünde farklı bir konuma soktular. Yani elektrik, su faturası, imardaki değişiklikler vs. bizim kazandığımız şeylerdi. Cemevlerimizi tanımlamayarak, tanımayarak bir hak ihlali daha yaşattı bize. Aleviler açısından geride bıraktığımız yüz yıl hak ihlalleriyle dolu. İkinci yüzyılda bunları yaşamamak için bütün Türkiye demokrasi güçleriyle birlikte elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz. Torba yasası ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne karşı olduğumuzu dile getirdik. Bu yasa Aleviler açısından yok hükmündedir. Bizim açımızdan meşru değildir. Dolayısıyla bu yasayı tanımıyoruz.”

    “25 ARALIK’TA ‘LAİK, DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE’ TALEBİMİZİ DİLE GETİRECEĞİZ”

    İbrahim Karakaya son olarak 25 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Alevi kurultayına da çağrıda bulundu.

    Karakaya, “Bütün bunları hem halkımızla paylaşmak, Türkiye’deki bütün kamuoyuna anlatmak adına öncelikle bölge toplantıları yapılıyor. Alevi örgütleri olarak 25 Aralık’ta da bu ülkedeki bütün vicdan sahipleriyle, siyasi partilerle, sanatçılarla, yazarlarla, akademisyenlerle, meslek odaları, sendikalarla, demokratik kitle örgütleriyle, yerel derneklerle bir araya gelip, laiklik ve demokrasi için buluşacağız. Yenikapı’da büyük Alevi kurultayı yapmış olacağız. Bütün canlarımızı da bekliyoruz. Burada hem sözümüzü söyleyeceğiz hem de ikinci bir yüz yıla girerken yalnız Aleviler için değil bir arada yaşamı savunan herkes için laik, demokratik bir Türkiye talebimizi dile getireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP / İSTANBUL

  • Alevi kurumları ve akademisyenler AKP’nin cemevleri ile ilgili torba yasa teklifini değerlendirdi

    Alevi kurumları ve akademisyenler AKP’nin cemevleri ile ilgili torba yasa teklifini değerlendirdi

    PİRHA-ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi kurumları ve akademisyenleri olarak bir araya gelerek AKP’nin cemevlerine yönelik torba yasa teklifini değerlendirdiklerini duyurdu.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda AKP’nin cemevlerine dönük çalışmalarına ilişkin Garip Dede Cemevi’nde değerlendirme toplantısı yaptıklarını duyurdu.

    “EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Fırat paylaşımında “Alevi kurumları olarak akademisyenlerimizle ve örgüt temsilcilerimizle Garip Dede Dergahında bir araya gelerek, hükümetin politikalarını ve mecliste görüşülen cemevleri ile ilgili torba yasa teklifini değerlendirdik. Eşit yurttaşlık taleplerimizden asla vazgeçmeden, bir arada, birlikte mücadelemiz devam edecektir. Bir Olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Aleviler vardır, Alevilik haktır” ifadelerine yer verdi.

    Toplantıya Fırat‘ın yanı sıra Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları Kadriye Doğan, Musa Kulu, ABF Genel Başkan Yardımcıları İbrahim Karakaya, Aydın Deniz, Gazeteci Necdet Saraç, akademisyenler Ayhan Yalçınkaya, Şükrü Aslan, tarihçi-yazar Erdoğan Aydın, Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım, Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, Derviş Cemal Ocağı’ndan Ali Şanlı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi Başkanı Gülsev Kaya, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ile Esenler Cemevi Başkanı Cemal Özdemir de katıldı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Karakaya: Hükümet Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırmanın hesabını yapıyor-VİDEO

    Karakaya: Hükümet Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırmanın hesabını yapıyor-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından organize edilen Alevi gençlik kampı ve dedelerin götürüleceği Kerbela gezisine tepki gösteren PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, “Kıyıdan dolanarak Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırabilmenin hesabını yapıyorlar” dedi. Karakaya ekledi: Bu konuda kesinlikle taviz yok. Yolda taviz verilmez. Bizim görevimiz mücadele etmek.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, AKP iktidarı tarafından finanse edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine dair açıklamalarda bulundu.

    “BU KONUDAKİ TAVRIMIZ ÇOK NET”

    Programlara ilişkin “Bu yeni bir çalışma değil aslında” yorumunda bulunan Karakaya, 1585 cemevinin İçişleri Bakanlığı tarafından ziyaret edilmesini hatırlatarak, “İçişleri Bakanlığı’nın kendi danışmanı üzerinden onların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik cemevlerine ziyaretler de bulunulmuştu. Bu ikinci bir versiyonu da belli kurumlar üzerinden baskı kuraraktan ikna etmeye çalıştılar. Zoraki ikna etmeye çalıştılar. Kurum başkanlarımız gidip direkt İçişleri Bakanlığı’nda görevli olan Ali Fuat Özzeybek’le görüştüler. Böyle bir çalışmaya kesinlikle karşı olduklarını, diretirlerse de bunu engellemek için elimizden gelen bütün çalışmayı sürdüreceğimizi söyledik. Bu konudaki tavrımız çok nettir” dedi.

    “ALEVİLERİ FARKLI BİR ASİMİLASYONUN ÇİZGİSİNE KAYDIRABİLMENİN HESABINI YAPIYORLAR”

    Karakaya, planlanan programların Alevileri asimile etmeye dönük olduğunu savunurken, şöyle devam etti:

    “Bu ülkede Alevilere yönelik büyük bir karalama kampanyası var. Bu kadar ötekileştirme ve nefret suçları işleniyorken eğer yapmak istiyorlarsa eğitimi düzeltsinler. Kendi çocuklarını götürsünler. Sünni çocukları götürsünler. Buraları tanıtsınlar. Yani Alevi Bektaşi öğretisini anlatsınlar ki nefret söylemini biraz da onlardan yok etmeye çalışsınlar. Kerbela’ya da hocaları, imamları götürsünler. Onların da aynı eğitime ihtiyaçları var. Yani Alevi dedesinin böyle bir işe ihtiyacı yok. Aleviler ocak sistemi içerisinde kendi görgüsünü görürler zaten.

    Kıyıdan dolanarak Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırabilmenin hesabını yapıyorlar. Buna karşı ben bir toplantıda İstanbul Valisi’ne söylemiştim. “Yanınıza birkaç cemevini alabilirsiniz. Size karşı verdiğimiz mücadeleyi onlara karşı da veririz” dedim. Bu konuda kesinlikle taviz yok. Yolda taviz verilmez. Bizim görevimiz mücadele etmek.”

    Barış KOP- Berfin YILDIZ

     

    İLGİLİ HABERLER

    > Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    > Dede Akbaba’dan AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon projeleri-VİDEO
    >‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    > Dertli Divani: Hiç kimse evladını hükümetin asimilasyon kokan kampına göndermesin-VİDEO

  • Hrant Dink Okulu öğrencileri, PSAKD Kadıköy Şubesi’ni ziyaret etti-VİDEO

    Hrant Dink Okulu öğrencileri, PSAKD Kadıköy Şubesi’ni ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Hrant Dink Okulu öğrencileri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyaret, “Farklı kültürlerin kaynaşmasının güzel bir örneği sergilendi” mesajıyla paylaşıldı.

    Hrant Dink Okulu öğrencileri, İstanbul Tuzla’da bulunan ve Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi’ne ait Ermeni yetimhanesi ziyaretinin ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi’ne de misafir oldu. PSAKD Kadıköy Şubesi ziyarete ilişkin görüntüleri “Hrant Dink Okulu öğrencilerini ağırladık. Farklı kültürlerin kaynaşmasının güzel bir örneği sergilendi. Bizleri bu ziyaretleri ile memnun eden Hrant Dink Okulu yöneticilerine, öğretmenlerine ve değerli öğrencilerine teşekkür ederiz” mesajıyla paylaştı. Ziyaret sırasında lokmalar da paylaşıldı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Nesimi Çimen mezarı başında anıldı: Sivas’ın ateşi yakmaya devam ediyor-VİDEO

    Nesimi Çimen mezarı başında anıldı: Sivas’ın ateşi yakmaya devam ediyor-VİDEO

    PİRHA,PSAKD İstanbul Şubeleri Sivas Madımak’ta katledilen Nesimi Çimen’i mezarı başında andı. Anma programında konuşan PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, “Türkiye belki de yaşadığımız bu çağın en önemli değerlerini kaybetti. Ülkenin ne kadar geriye gittiğini gösteriyor bu durum. Bu aydınlık ile karanlığın bir mücadelesi. Orada bilim de yakıldı” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri, Sivas Madımak Oteli’nde katledilen halk ozanı Nesimi Çimen‘i İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabri başında andı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya‘nın da yer aldığı anmada konuşan PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, “Türkiye belki de yaşadığımız bu çağın en önemli değerlerini kaybetti. Ülkenin ne kadar geriye gittiğini gösteriyor bu durum. Bu aydınlık ile karanlığın bir mücadelesi. Orada bilim de yakıldı. Alevi-Bektaşi inancı, kültürü, edebiyatı Nesimi Çimen’de ozanlık geleneği üzerinden sürmüştür. Yasaklı olan bir inanç kendi yolunu sürdürme noktasında ozanlık geleneği önemlidir” dedi.

    “SİVAS’IN ATEŞİ YAKMAYA DEVAM EDİYOR”

    “Sivas’ın ateşi insanlığı yakmaya devam ediyor” diyen Yazar Ayhan Aydın ise şöyle konuştu.

    “Ozan bilge insandır. Ozan gerçeği gören insandır. Ozanın sesi, sezgisi çok kuvvetlidir. Osmanlı’da kan ve zulüm vardı. Pir Sultan Abdal sonunu bile bile hiçbir şeyden korkmadan yolunda yürüdü. “Bozuk düzende sağlam çark olmaz” dedi. Bizler “dostluk, birlik, ilim” dedik. ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ diyen Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin yolundan gidenlerdik. Genç insanlarımız barış için oraya gittiler. Kahpe kurşunlarla, yangınlarla karşılaştılar. Sivas’ın ateşi insanlığı yakmaya devam ediyor. Bizler sazlarımızı, curalarımızı çalmaya devam edeceğiz. Ulu ozanlara layık olmak zorundayız. Yolumuza, erkanımıza sahip çıkmak zorundayız.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Asım Bezirci mezarı başında anıldı-VİDEO

    Asım Bezirci mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-PSAKD İstanbul Şubeleri, Asım Bezirci’yi mezarı başında anarak, “Devlet bütün katliamlar ile yüzleşip, hesabını verene kadar davamızı sürdüreceğiz” dedi.

    PSAKD İstanbul Şubeleri, Sivas Madımak Oteli’nde katledilen yazar, şair, eleştirmen Asım Bezirci İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında andı. Anmaya Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya da katıldı.

    “KATLİAMLARIN HESABI SORULANA KADAR DAVAMIZ SÜRECEK”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri tarafından düzenlenen anma töreninde konuşan PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, katliamda yaşamını yitirenleri unutmayacaklarını belirtirken, “2 Temmuz’da yitirdiğimiz canların toprağa sırlandığı gündür bugün aslında. Katliamın 29. yılındayız. Şehitlerimizi unutmadığımızı, onların bıraktığı mücadeleyi Türkiye’deki özgürlük, demokrasi ve eşit haklar mücadelesinin bir parçası olarak gördüğümüzü hep dile getirdik. Devlet bütün katliamlar ile yüzleşip, hesabını verene kadar davamızı sürdüreceğimizi belirtmek isteriz” dedi.

    “İNSANLARI, İNSANLIK ÜLKÜSÜNDE BULUŞTURDULAR”

    Yazar Ayhan Aydın ise “Onlar insanlık ülküsünde insanlığı buluşturdular. Sivas illeri kan illeri oldu. Yanıklıklar kaldı geriye. Sivas’ın ışığı sönmeyecek. Pir Sultan Abdal’ın devrimci direncini her zaman yaşatacağız. Yaralarımızı birlikte saralım. Devlet asimilasyonuna karşı hep beraber bir olalım, diri olalım” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevi kurumlarından ‘ticarethane ve fatura’ tepkisi: İki ayrı adliyede dava açtılar-VİDEO

    Alevi kurumlarından ‘ticarethane ve fatura’ tepkisi: İki ayrı adliyede dava açtılar-VİDEO

    PİRHA-‘Ticarethane’ statüsünde görülen cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarına tepki gösteren Alevi kurumları, İstanbul Anadolu ve İstanbul Adalet Sarayı’nda bir kez daha dava açtı. Kurumlar adına yapılan ortak açıklamada, “Kimsenin insafına bırakmadan, kimseden fazla değil, eşit yaşam ve inanç hakkı için mücadele ediyoruz. Ve kendimiz için ne istiyorsak, bu topraklarda yaşayan her inanç, her kültür ve her birey için aynı koşulları istiyoruz” mesajı verildi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) cemevlerine gelen elektrik faturalarının ‘ticarethane’ statüsünde tarifelendirilmesine tepki göstererek, bir kez daha yargıya başvurdu. İstanbul Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı ile Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ortak açıklama yaptı.

    “İBADETHANELERİMİZE SAYGI İSTİYORUZ”

    “Varlığımızdan bile rahatsız olan bir iktidar ile karşı karşıyayız” diyen ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesinin devam ettiğini belirtti. Güzelgül, “Cemevlerin yasal statü verilmesi ile zorunlu din derslerinin kaldırılması yönündeki mücadelemiz yıllardır devam etmektedir. Amacımız Diyanete biat etmek değildir. Diyanetten de hiçbir beklentimiz yoktur. Cemevlerinin ticarethane olarak değil, bir ibadethane olarak görülmesi ve eşit yurttaşlık hakkı noktasında devleti uyarıyoruz. Biz kendi ibadethanelerimize saygı istiyoruz. Hakkı, hukuku, adaleti, barışı, insana değeri, kardeşliği inşa etmeye çalışıyoruz. Vermiş olduğumuz mücadele yalnız Aleviler için değil. Bu topraklarda yaşayan herkes için mücadele ediyoruz” dedi.

    “DEVLETİN GÜCÜNÜ GÖSTERMEKLE HİÇBİR ALEVİ’YE GERİ ADIM ATTIRAMAZLAR”

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise cemevlerinin ticarethane olarak görülmesine itiraz ettiklerini belirterek şunları söyledi:

    “İtirazımız, cemevlerine gelen faturaların yüksek olmasına değil, cemevlerinin ticarethane statüsünde görülmesidir. Biz bu ülkenin kurucu unsurlarıyız. Kadim bir inancız. Devlet bizi tanımak zorundadır. Devlet dergahlarımızı ele geçirmiş durumdadır. Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi yüzyıllardır devam etmektedir. Cemevlerimiz ticarethane olarak görüldüğü müddetçe hiç kimse elektrik faturalarını ödemeyecektir. Nazımiye Kaymakamı “Devletin gücünü göstereceğiz” diyor. Biz devletin gücünü ve ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Sivas’tan da, Gazi’den de, Kerbela’dan da çok iyi biliyoruz. Devletin gücünü göstermekle hiçbir Alevi’ye geri adım attıramazlar.”

    “TİCARETHANE KAPSAMINDA FATURA ÖDÜYORUZ”

    Kurumlar adına ortak açıklamayı ise ABF’den Dilek Güneş okudu. Açıklamanın tamamı şöyle:

    “Biz Aleviler ülkemizde barışın sağlanması, sosyal laik bir hukuk devletinin kurumsal hale gelmesi, eşit yurttaşlık temelinde, tüm inançlara ve ibadethanelere eşit davranılması talebimizi yıllardır her alanda dile getiriyoruz. Yıllardır devletin dini olamayacağına, inanmayanlar da dahil herkese saygı duyularak, bu ülkenin eşit yurttaşlık haklarına sahip olması gerektiğine dair mücadele veriyoruz. Bu mücadelede, taleplerimizden bazıları, sadece bir inanca hizmet eden, açıklamalarıyla toplumu kutuplaştıran, eğitimden günlük yaşama kadar her alana müdahale eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasıdır. Bütçesiyle, bu topraklarda yaşayan insanların verdiği vergilerin en çoğunu alan bu kurum, bizim vergilerimizle camilerin tüm giderlerini karşılıyor. Bizler ise ibadethane olmamıza rağmen, ticarethane kapsamında fatura ödüyoruz.

    “HAKSIZLIĞIN KARŞISINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Çabamız; faturamızın ödenmesi ya da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bizi tanıması değil! Çabamız, bu ülkede yaşayan, vergisini veren herkesin ve her kurumun eşit şartlara sahip olmasıdır.
    Anayasanın 10. maddesi, devletin tüm inançlar karşısında eşit mesafede olmasını teminat altına almıştır. Hiçbir inanç kendini kanıtlamak zorunda değildir ve o inançtan olmayanlarca tanımlanamaz. Bu anayasal hak nedeniyle gerek biz Alevilerin, gerekse diğer tüm inançların tanımlanmaya değil, inandıkları gibi, eşit yurttaşlık haklarına ihtiyacı vardır. Fakat gelin görün ki, günümüz iktidarı inancımızı çıkarları doğrultusunda tanımlamaktan çekinmemektedir. Bir yandan kendi elleriyle cemevleri açarken, bir yandan ibadethanelerimizin temel giderleri “ticarethane” statüsünde faturalandırmaktadır.

    Bizlere yüzyıllardır gösterilmeyen adaleti sağlamak için her alanda mücadele veriyoruz. Kimsenin insafına bırakmadan, kimseden fazla değil, eşit yaşam ve inanç hakkı için mücadele ediyoruz. Ve kendimiz için ne istiyorsak, bu topraklarda yaşayan her inanç, her kültür ve her birey için aynı koşulları istiyoruz. Bunun için de yapılan her haksızlığın karşısında durmaya devam edeceğiz.

    PİRHA / İSTANBUL

  • PSAKD Kadıköy Şubesi elektrik faturalarıyla ilgili olarak yeniden dava açacak

    PSAKD Kadıköy Şubesi elektrik faturalarıyla ilgili olarak yeniden dava açacak

    PİRHA-2014 yılından itibaren faturaları ödemeyen ve bu konuda mahkemelik olan PSAKD Kadıköy Şubesi, 15 Şubat günü yeni dava açacaklarını duyurdu. Hali hazırda devam eden yargılamada ise mahkemenin istediği bilirkişi raporunda “Cemevi bünyesinde hiçbir şekilde ve hiçbir sahada ticari bir faaliyet yürütülmediği, cemevi kompleksinin bütünü ile halkın ücretsiz olarak faydalandığı bir inanç ve kültür merkezi olduğu” ifadelerine yer verildi. 

    Kış aylarında gelen yüksek elektrik faturalarına ülke genelinde halkın tepkisi yükseliyor. Alevilerin devlet tarafından tanınmayan ibadethanelerine de “ticarethane” denilerek gelen yüklü elektrik faturaları dikkat çekiyor.

    Bazı cemevlerinin, “eşit yurttaşlık hakkı” nedeniyle faturaları ödememe kararından dolayı açtıkları davalar ise sürüyor. Bugün Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) da cemevlerine gelen faturaları ödememe kararı aldığını açıklayarak, durumu yargıya taşıdı.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergâhı’na 30 bin TL, Kadıköy’de yer alan Şahkulu Sultan Dergâhı’na ise 54 bin 316 TL elektrik faturası gelmişti. İstanbul Zeytinburnu’ndaki Erikli Baba Dergâhı’na da gelen elektrik faturası belli oldu. 2021 yılının son ayında (Aralık) Erikli Baba Dergâhı’na 6 bin 275 TL elektrik faturası gelirken; yeni yılın ilk faturası ise 12 bin TL oldu.

    PSKAD KADIKÖY ŞUBESİ’NİN AÇTIĞI DAVA SÜRÜYOR

    Gelen elektrik faturalarını ödemeyen kurumlardan bir tanesi ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi. İbadethanelerinin ‘ticarethane’ statüsünde faturalandırılmasına tepki göstererek, eşit yurttaşlık hakkı talebiyle 2014 yılından itibaren faturaları ödememe kararı alan PSAKD İçerenköy Cemevi’ne, elektrik şirketi tarafından o dönem icra işlemi başlatıldı. Cemevi de buna karşı dava açtı. Yargı süreci devam ederken, 2014’ten beri faturaları ödememe kararının arkasında duruluyor.

    CEMEVLERİNE, SANAYİ ELEKTRİK TARİFESİ

    Enerji şirketinin 04.12.2014 tarihinde başlattığı icra takibine karşı mahkemeye başvuran PSAKD Kadıköy Şubesi, cemevine sanayi kuruluşuymuş gibi elektrik tarifesi uygulanmasına tepki gösterdi. Dava başvurusunda, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” maddesi hatırlatıldı.

    Ayrıca cemevine uygulanan elektrik tarifesinin, sanayi-ticarethanelere uygulanan tarife olduğu, hiçbir borcu olmayan cemevi hakkında borçluymuş gibi icra takibinin başlatıldığı, elektriğinin kesildiği belirtildi. Durumun ise cemevinin, davalı şirket tarafından hala ibadethane kategorisinde sayılmayarak, ayrımcılık yapıldığını gösterdiği vurgulandı.

    BİLİRKİŞİ: CEMEVİ, ÜCRETSİZ BİR İNANÇ VE KÜLTÜR MERKEZİDİR

    İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi ise 02.02.2021 tarihinde görülen celsede bilirkişiden ek rapor alınmasına hükmetti. Elektrik mühendisi tarafından mahkemeye sunulmak üzere hazırlanan bilirkişi raporunda, “15.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Cemevi’nin, bütün hizmet birimleri ile birlikte, ücretsiz olarak Alevi inancına hizmet eden, entegre bir kompleks olduğu, bünyesinde hiçbir şekilde ve hiçbir saha da ticari bir faaliyet yürütülmediği, cemevi kompleksinin bütünü ile halkın ücretsiz olarak faydalandığı bir inanç ve kültür merkezi olduğu” bildirildi.

    BİLİRKİŞİ, ‘FATURA, DİYANET BÜTÇESİNDEN KARŞILANMALI’ DEDİ

    Halkın ücretsiz faydalandığı bütün ibadethane komplekslerinin enerji giderleri her ne kadar alt grup adı “Genel Aydınlatma” başlığı altında isimlendirilmiş olsa da bu komplekslerin hizmet ile ilgili bütün birimlerinin elektrik giderlerini kapsadığı belirtilen raporun sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

    “Bu nedenle dava konusu elektrik faturasının tamamının dini hizmet birimleri ile ilgili enerji gideri olduğu, kök raporumda da belirtilmiş olan bu hizmet birimleri dışında, başkaca hiçbir kullanım alanı mevcut olmadığı sebebi ile Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne kesilen elektrik fatura tutarlarının tamamı, aynen diğer ibadethanelere uygulanan, tarife grubu adı olan “Genel Aydınlatma” başlığı altında toplanmış, tarife grubu kapsamında değerlendirilmelidir.

    Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne ait hizmet birimlerinin enerji giderlerinin de, ihtiyaca göre değişen hizmetlerinde ayrıştırma yapılamayacağından, ilgili mevzuata göre, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanan bu tarife grubunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.”

    KARAKAYA: 15 ŞUBAT’TA YENİ DAVA AÇACAĞIZ

    PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, 15 Şubat Salı günü PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ın da katılımıyla İstanbul Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’ne giderek,  devam eden davayı güncelleyip, yeniden dava açacaklarını kaydetti. Karakaya, “Bugüne kadar görülen davaların yok sayılması, icra işlemlerinin durdurulması talebiyle yeni dava açacağız” dedi. Kaçak elektrik kullanmakla suçlandıklarını söyleyen Karakaya, cemevine kesilen borçlar nedeniyle PSAKD Genel Merkezi’ne ait bütün banka hesaplarına tedbir konulduğunu da ifade etti.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    > Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    > Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi
    > 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi
    > Didim Cemevine 7 bin 186 TL’lik elektrik faturası geldi; 9 Şubat’ta alanlara çıkılıyor

  • PSAKD temsilcileri: Zorunlu din dersi kampanyasının aktif yürütücüsü olacağız-VİDEO

    PSAKD temsilcileri: Zorunlu din dersi kampanyasının aktif yürütücüsü olacağız-VİDEO

    PİRHA-PSAKD’nin Antalya’da iki gün süren danışma kurulu toplantısının ardından PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan katılımcılar, okul öncesi çocuklar için 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan din eğitimi tavsiye kararına tepki gösterirken, Demokrasi Konferansı bileşeni Aleviler öncülüğünde başlatılan imza kampanyasına aktif destek vereceklerini ifade ettiler. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi tarafından 22-23 Ocak 2022 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen danışma kurulu toplantısının ardından katılımcılar PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    PSAKD İstanbul İçerenköy Cemevi Başkanı İbrahim Karakaya, PSAKD İstanbul Esenler Şubesi üst kurul delegesi Sezgin Kartal, PSAKD Ankara Mamak Şubesi Kadın Komisyonu üyesi Ezgi Türkyılmaz ile PSAKD Muğla Fethiye Şube Başkanı Turgut Sevinç iki gün süren toplantıyı değerlendirdi.

    “TÜRKİYE’NİN VE ALEVİLERİN GÜNDEMİNİ TARTIŞTIK”

    Bu yıl 16’ıncısı düzenlenen danışma kurulu toplantısını önemli bulduklarını belirten İbrahim Karakaya, şöyle konuştu:

    “Pandemiden kaynaklı olarak uzun bir aradan sonra danışma kurulu yapıldı. Katılım yoğundu ve tartışılan konular açısından da baktığımızda çok değerliydi. Genel kurula giderken örgütün önümüzdeki süreçte yapması gerekenler ile geçmişteki birikimler noktasında bugüne kadar yaptıkları tartışıldı. Hem Türkiye’nin gündemini hem de Alevilerin gündemi özellikle siyasal iktidarın Alevi politikalarına karşı yapılması gerekenler noktasında önemli tartışmalar yaşandı.

    Örgütümüz, buradan biraz daha canlı ve diri olarak kendi bölgelerine gidip, çalışmalarını hem örgütleme noktasında hem de önümüzdeki süreçte genel kurulun daha sağlıklı yürümesi noktasında düşüncelerini şubeleri ile paylaşacaklar. Burada alınan kararlar noktasında önemli bir gündü diye düşünüyorum.”

    “ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞI BAŞLATILAN İMZA KAMPANYASINA ETKİLİ DESTEK VERECEĞİZ”

    PSAKD İstanbul Esenler Şubesi üst kurul delegesi Sezgin Kartal ise toplantıda, okul öncesi eğitime indirgenmek istenen din derslerine ilişkin başlatılan imza kampanyasına PSAKD olarak destek kararı alındığına dikkat çekti. Kartal, şunları söyledi:

    “İki günlük toplantıda örgütümüzün mevcut durumunu aynı zamanda Alevi hareketinin, Alevi toplumunun geleceğini de tartıştık. Bu tartışmalar elbette ki bugün devletin Alevilere yönelik yürüttüğü politikaları da içeren onları da ele alan bir tartışmaydı. Enine boyuna bütün konuları masaya yatırdık ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri diğer Alevi örgütleri ile yan yana omuz omuza birlikte geleceği inşa etmede de rol oynayacağı bir toplantı olduğunu ifade etmek gerekiyor.

    Bugün sadece Alevileri değil, bu ülkede yaşayan bütün toplumsal kesimleri ilgilendiren, ana okuluna indirgenen din derslerine karşı başlatılan kampanyanın destekleyicisi, yürütücüsü olma kararı da alındı. 3 Mart’ta sonuçlanacak bu karara karşı PSAKD örgütlü olduğu bütün yerlerde etkin, etkili bir mücadele hattının da öncüsü olacaktır.

    PSAKD, bu karanlığın bütün toplumu tek bir dinin parçası haline getirme projesinin önündeki en büyük engellerden birisidir. Tıpkı Alevi hareketinin bugüne kadar politik öncü rolünü üstlendiği gibi bu çalışmanın da öncüsü olacaktır. PSAKD, önümüzdeki dönem Alevi hareketi açısından dönüm noktası olacak. Biz de bu sürecin önemli parçası ve öncüsü olması için detaylı bir şekilde tartıştık. Bütün şubelerimiz üyeleriyle birlikte tüm canlarımızla birlikte bu mücadeleyi yürütecek.”

    “KRİZDEN EN ÇOK ETKİLENENLER KADINLAR İLE ALEVİLERDİR”

    Gençler ile kadınların örgüt içerisindeki sayısı ve çalışmalarına değinen Mamak Şubesi Kadın Komisyonu üyesi  Ezgi Türkyılmaz, “Kendimizi eleştirerek, örgütümüzü bir adım öteye taşımak için neler yapabileceğimizi tartıştık. AKP sonrası cemevlerimizin yasal statüleri ile ilgili nasıl bir tavır sergileyeceğimizi, Hakk’a yürüme erkânlarımızı konuştuk. Gençlerin ve kadınların artması bizi mutlu etti. Elbette “kadın erkek sorulmaz muhabbetin dilinden” diyoruz ama karşı cinslerin de bulunması bizim açımızdan daha değerli.

    PSAKD’nin ve Alevilerin topluma kendini nasıl anlatacağı, nasıl ifade edeceği üzerine de tartışmalar yürüttük. Yaşanılan ekonomik kriz çok derindir ve bu ekonomik krizden en çok etkilenenler kadınlar ve Alevilerdir. En çabuk işten atılan, göz ardı edilen, makam, mevki verilmeyenler Alevilerdir. Bunun üzerine de tabi ki düşüncelerimiz oldu, tartışmalar yürüttük. “Aleviler vardır, Alevilik haktır” diyerek, mücadelemizi büyüteceğimiz kanısındayım. Gençler bu örgütün geleceğidir, umududur. Umut her zaman var” ifadelerini kullandı.

    “DİYANET’İN KALDIRILMASINDAN YANAYIZ”

    PSAKD Fethiye Şube Başkanı Turgut Sevinç ise şöyle konuştu:

    “Danışma kurulu toplantısının sadece PSAKD için değil, bütün Alevi örgütleri için ön açıcı, ivme kazandırıcı olduğunu düşünüyorum. Gündem konularından bir tanesi de “Siyasi iktidar gittikten sonra Alevilerin pozisyonu ne olacak?” Bu konuda da tartışmalarımız oldu. Burada bizim duruşumuz, Pir Sultan’ın duruşu ve Alevilerin duruşu önemlidir. İkinci bir gündem konusu ise Diyanet İşleri Başkanlığı’ydı. Diyanet ile zaten bir ilişkimizin olmadığını bütün kamuoyu biliyor. Diyanet’in lağvedilmesinden yanayız. Din derslerinin kaldırılmasından yanayız. Sol, sosyalist örgütlerle ilişkide nerede ve nasıl olacağımızın fikir alışverişini de yaptık.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • PSAKD İçerenköy Cemevi, 14. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirdi

    PSAKD İçerenköy Cemevi, 14. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirdi

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İçerenköy Cemevi, 14. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirdi. Tek listeyle gidilen seçimde İbrahim Karakaya yeniden başkan seçildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İçerenköy Cemevi, 14. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirdi. Tek listeyle gidilen seçimde İbrahim Karakaya yeniden başkan seçildi.

    “TALEPLERİMİZ YOK SAYILDI”

    AKP’nin çok tehlikeli bir Alevi politikasıyla karşı karşıya olduklarını söyleyen Karakaya, “Bir yılı aşkın süredir İçişleri Bakanlığı hiç görevi olmamasına rağmen İçişleri Bakanı, Kültür Bakanlığı üzerinden, danışmanlar üzerinden tek tek cemevlerini gezip çalışma yürütüyor. Kurumlarımızı devre dışı bırakarak kendilerine yandaş kurumlar bularak onlar üzerinden çalışmalar yaparak biz Alevilerin sorunlarını çözüyoruz demeye çalışıyorlar. Cemevlerinin ibadethanemiz olduğunu, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Alevi köylerine cami yapılmaması ve asimilasyon politikaları ve ayrımcılığa uğradığımız konuların çözülmesi gerektiğini belirttiğimiz taleplerimiz yok sayıldı” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL