Etiket: imam hatip

  • Yazar Ayhan Aydın: Gerici eğitim sistemi Türkiye’nin gericileşmesi için atılan adım-VİDEO

    Yazar Ayhan Aydın: Gerici eğitim sistemi Türkiye’nin gericileşmesi için atılan adım-VİDEO

    PİRHA – Eğitim alanında yaşanan gericileşmeye ve artan imam hatip okullarına tepki gösteren araştırmacı – yazar Ayhan Aydın, “Gerici eğitim sistemi Türkiye’nin gericileştirilmesi için en büyük adımdır. Çünkü her şey eğitim ile başlıyor eğitim ile devam ediyor” dedi.

    Haberin Videosu 

     

    Araştırmacı -Yazar Ayhan Aydın eğitimde yaşanan gericiliğe ve artan imam hatip okullarına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “EĞİTİM BİZİM EKMEĞİMİZ, SUYUMUZ”

    Gerici eğitim sisteminin Türkiye’nin gericileştirilmesi için en büyük adım olduğuna dikkat çeken Aydın,  “Her şey eğitim ile başlıyor eğitim ile devam ediyor. Eğitim bizim ekmeğimiz, aşımız, suyumuz gibidir. Dolayısıyla çağdaş laik demokratik bir eğitim hem bizim hakkımız hem de bizi kurtaracak, nefes aldıracak en önemli beklentimizdir” diye konuştu.

    “İKTİDAR ÜLKEYİ ADIM ADIM KARANLIĞA GÖTÜRÜYOR”

    Çağdaş öğretim üyelerinin KHK ile ihraç edildiğine dikkat çeken Araştırmacı -Yazar Ayhan Aydın şunları ifade etti:

    “İmam hatiplerin çoğalması, üniversitelerdeki eğitim kalitesinin düşmesi, çağdaş öğretim elamanlarının Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile saf dışı edilmeleri ve üniversite öğrencilerine araştırma olanaklarının verilmemesi sistemin bir parçasıdır. Çünkü üniversiteler evrensel değerlerin verildiği ve görüldüğü yerdir. Türkiye’de aydınlanmaya giden bir yol mu var yoksa karanlığa giden bir yol mu var diye soracak olursak? Bugünkü iktidar maalesef ülkeyi adım adım karanlığa doğru götürüyor. Bu bir abartı değil. İmam hatiplerinin artışı da bunun en somut örneğidir.”

    İsmet SEFER/İSTANBUL

  • Karacaahmet Dergahı Başkanı Ercan: Biz Alevilere mahalle baskısı yapılıyor-VİDEO

    Karacaahmet Dergahı Başkanı Ercan: Biz Alevilere mahalle baskısı yapılıyor-VİDEO

    PİRHA – Halen cemevlerinin resmi anlamada ibadethane olarak kabul edilmemesine ve din derslerinin zorunlu olmasına Karacaahmet Dergahı Başkanı Muharrem Ercan tepki gösterdi. Ercan, “Aleviler, Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti devleti dönemi dahil her seferinde yakıldı, vuruldu, kırıldı. Bugün ise Aleviler zorunlu din dersleri gibi daha vahim bir olay ile karşı karşıya” dedi.  

    HABERİN VİDEOSU

    İstanbul’da bulunan Karacaahmet Dergahı Başkanı Muharrem Ercan, AİHM’nin kararına rağmen Alevilerin inanç merkezi olan cemevlerinin halen resmi ibadethane statüsüne kavuşmamasına ve din derslerinin zorunlu olmasına ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “ALEVİLER HER DÖNEM YAKILDI, YIKILDI”

    Ercan, “Biz Aleviler 1400 yıl boyunca çok sopa yedik. Hünkar Hacı Bektaşı Veli’nin deyimi ile ‘Çok incindik ama hiç incitmedik.’ İncitmeden de yana değiliz. Çünkü bizim için canlı veya cansız tüm varlıklar tektir ve eş değerdir. Biz bu niyetle görmezsek Alevi olamayız” dedi.

    Alevilerin Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti dönemi de dahil her seferinde yandığını, yakıldığını, vurulduğunu ve kırıldığını belirten Ercan, “Bugün Aleviler zorunlu din dersi gibi daha vahim bir olay ile karşı karşıya. Cemevlerimiz ise halen AİHM kararına rağmen ibadethane olarak kabul edilmiyor” dedi.

    “ALEVİLERDE DÜŞÜNCE AYRILIĞI OLSA DA BİRLİK İÇİNDELER”

    Biz Alevilere sürekli ‘neden bir olmuyorsunuz’ gibi eleştiriler yapılıyor diyen Karacaahmet Dergahı Başkanı Muharrem Ercan şöyle devam etti:

    “Bize bir olamıyorsunuz diyenler Nurcusu, Fetöcüsü ve Nakşisi gibi türlü türlü tarikatlara bölünmüş vaziyette. Ve o camiden diğer camiye gitmiyorlar. Biz Aleviler tüm cemevlerine gider ve ayrım yapmayız. Zorunlu din dersi ve Sivas Madımak gibi Alevileri derinden etkileyen durumlarda herkes hem fikir ve birlik olmuştur. Bazı konularda düşünce olarak ayrı düşmüş olsakta istek ve arzularımız aynıdır” dedi.

    “ADIM BAŞI İMAM HATİP YAPILIYOR, ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BÜYÜK SORUN”

    İmam Hatip okullarının çoğaldığına ve adım başı yapıldığına dikkat çeken Ercan, “Çocuklarımızı bu okullara yollasak bir dert yollamasak ayrı bir dert. Çocuklarımızı bu okullara yollarsak biz Aleviler için büyük bir sorun oluyor. Yollamazsak bunlar Alevidir, Kızılbaştır ve imam hatibe gitmiyorlar diye mahalle baskısı yapılıyor. Bu nedenle bugünlerde bir olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Okuldan medreseye: Okul bahçelerine cami

    Okuldan medreseye: Okul bahçelerine cami

    Milli Eğitim Bakanlığı, (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2017 “vizyon belgesi”ne göre, fiziki durumu uygun olan imam hatip okullarının bahçelerine cami yaptırılacak. İçinde özel Kuran okuma odaları da bulunacak okullar, gece gündüz açık olacak

    Cumhuriyet gazetesinin bugün (14 Ekim) manşetine taşıdığı haberine göre, fiziki durumu uygun olan imam hatip okullarının bahçelerine cami yaptırılacak. İçinde özel Kuran okuma odaları da bulunacak okullar, gece gündüz açık olacak.

    AKP, talep olmamasına rağmen sayısı giderek artırılan, mezunlarına devlet kadrolarında iş vaadi olmak üzere birçok teşvike rağmen cazibe kazandırılamayan imam hatipler için makyaja gidiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan imam hatip ortaokulları hedeflerini ve planlamalarının yer aldığı 2017 “vizyon belgesi” açıklandı.

    Belgenin sunuşunda devletin milyonlarca lira yatırım yaptığı ancak eğitim kaliteleri ile tartışılmaya devam eden imam hatip okulları için Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz’ın “Yaklaşık bir asırdır ‘İmam Hatip Mektebi/Okulu/Lisesi’ adıyla eğitim sistemimizde yerini alan bu okullarda verilen eğitimin içeriği, halkımız tarafından büyük ilgi görmüş ve markalaşarak günümüze kadar gelmiştir” değerlendirmesi dikkat çekti. Vizyon belgesinde yapılan planlamada imam hatip okullarının medreselere dönüşümünün ilk adımı da atıldı.

    Belgeye göre imam hatiplerin yapım ve onarımında geleneksel Türk mimarisinden izler yansıtılması, yeni teknoloji ve enerji tasarrufu sağlayacak tasarımlar yapılması ve binaların boyamalarında sıcak ve canlı renkler kullanılması planlandı. Ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerine okul ve pansiyonların “tefekküre sevk eden ve mefkure oluşturan” mısra, hat, ebru, minyatür, tezhip, ayet ve hadislerle donatılması talimatı verildi.

    OKUL BAHÇELERİNE CAMİ

    Belgenin “Eğitim İçeriğine ve Okul Kültürüne Uygun Eğitim Ortamları” başlığı altında okuldan medreselere dönüşüm planları yer aldı. Bu kapsamda bakanlık il müdürlerine, fiziki mekânı uygun olan okulların bahçelerine cami yapılması talimatı verdi. Ayrıca ‘öğrencilerin aidiyet kültürü kazanması için’ okul arşivlerindeki belge ve görsellerin okul müzesinde sergilenmesi, okul pansiyonlarının da öğrencilerin sosyal, sportif, kültürel ve akademik çalışmalarına imkân tanıyıp “aile yuvasının sıcaklığını” hissedebilecekleri şekilde düzenlenmesi istendi.

    Bakanlığın vizyonunda desteklere karşın talep görmeyen imam hatipler için ilkokul öğrencilerine propaganda da yer aldı. MEB, Anadolu imam hatip liseleri ve imam hatip ortaokullarının Türk eğitim sistemindeki yeri, eğitim müfredatı ve örnek çalışmaları hakkında ilkokullarda, mayıs ve haziran aylarında tanıtım çalışmaları yapma kararı aldı. Belgede imam hatip okullarının “milli birlik ve bütünlüğü tehdit eden unsurlara” karşı öğrencilerin bilinçlendirilmesi, okul içi ve dışı olumsuz etkenlere yönelik tedbir alınması ve mezunların hangi alanlarda istihdam edildiği, yükseköğretime geçiş ve kendi işini kurma durumu takip edilmesi istendi.

    DERS DIŞINDA EĞİTİM

    Okulların fiziki mekanlarının ders saatleri dışında da eğitim öğretime imkân verecek şekilde planlanmasını isteyen MEB, bu kapsamda imkânı olan okullarda her bir ders için ayrı sınıf oluşturulmasını, her okulda ses sistemiyle beraber U düzenine uygun Kuran okuma odaları ve duvarlarda Kuran kıraati ile ilgili hat ve levhalar bulundurulmasını istedi.

    (Kaynak: sendika.org)

  • Tarihi Taş Mektep imam hatip mi olacak?

    Tarihi Taş Mektep imam hatip mi olacak?

    Büyükada’daki tarihi Taş Mektep’in, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Büyükada İmam Hatip Ortaokulu olarak kullanılmak üzere gizlice tahsis edildiği ortaya çıktı.

    Cumhuriyet’in haberine göre, Büyükada’daki tarihi Taş Mektep’in, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Büyükada İmam Hatip Ortaokulu olarak kullanılmak üzere gizlice tahsis edildiği ortaya çıktı. Müdürlük tarihi bina üzerinde hiçbir restorasyon ya da yenileme çalışması yapmayınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) binayı geri aldı. Taş Mektep’e şimdi ne olacağı belirsiz.

    MÜZE OLACAKTI

    Yaklaşık 150 yıllık binanın mülkiyeti İBB’ye ait. Bina 2005’te, Adalar Belediyesi’ne “müze ve sergi sarayı olarak kullanılmak üzere” 10 yıllığına tahsis edildi. Adalar Vakfı, Adalar Müzesi’nin kurulması ve binanın restorasyonu için talip oldu. Adalar Belediyesi’yle proje yaptı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı 2009’da projeyi kabul etti ancak protokolün imzalanması daha sonraya bırakıldı. Bu sırada İBB ise Adalar Belediyesi’ne yaptığı tahsisi iptal etti. İBB, tarihi binayı 11 Şubat 2010’da da “Fiziksel Engelliler Rehabilitasyon Merkezi” kurulması amacıyla beş yıllığına Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tahsis etti.

    İBB’nin önceki gün gerçekleşen meclis oturumuna tarihi binayla ilgili tartışma yaratacak bir rapor geldi. Raporda, binanın, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü adına 25 yıllığına bedelsiz olarak Büyükada İmam Hatip Ortaokulu yapılmak üzere 2015 yılında tahsis edildiği belirtildi. Restorasyon, restitüsyon ve rölöve çalışmalarının bu tarihe kadar tamamlanması gerektiğine dikkat çekilen raporda, tarihi binanın 2 yıl boş kalması ve kulanılmaması halinde tahsisin iptal olacağı anlatıldı. Tahsis oy birliğiyle iptal edildi.

    (Kaynak: Cumhuriyet)

  • PSAKD Gençlik Kolları: AKP müfredatıyla tüm okullar imam hatipleştirildi; reddediyoruz!

    PSAKD Gençlik Kolları: AKP müfredatıyla tüm okullar imam hatipleştirildi; reddediyoruz!

    PİRHA – Yeni eğitim müfredatına ve İmam hatip okullarının sayının artırılmasına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi Gençlik Kolları yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi. “AKP iktidarı Osmanlı hayranlığıyla yoğurulmuş bir tarih teziyle cumhuriyet düşmanlığı yapıyor” denilen açıklamada, “Tek din, tek mezhep ilkesinin belirlediği değerler yalnızca zorunlu ve seçmeli din derslerinin içeriğinde değil, müfredatın bütününde var” ifadeleri yer aldı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi Gençlik Kolları, yeni eğitim müfredatına, zorunlu din derslerine ve sayıları arttırılan İmam hatip okullarına yönelik yazılı bir açıklama yaptı.

    “DAİMA HAKSIZLIĞA KARŞI OLACAĞIZ”

    PSAKD Ankara Şubesi Gençlik Kollarının yaptığı açıklamada, “Biz Pir sultan Abdal Gençliği olarak içinde bulunduğumuz mevcut sistemde sesimizi yükseltiyoruz. Alevi gençleri olarak yok sayılmalara, eşit yurttaşlık hakkımızın hiçe sayılmasına karşı haykırıyoruz. Ve diyoruz ki bizler de varız. Sizlerin bizi yok saymalarınıza karşı varız, varolacağız. Adaletin eşit dağıtıldığı bir ülke özlemi ile daima haksızlığa karşı duracağız. Sizin gerici ve ırkçı politikalarınıza boyun eğmeyeceğiz” denildi.

    “BU SİSTEMİ REDDEDİYORUZ”

    AKP iktidarının Osmanlı hayranlığıyla yoğurulmuş bir tarih teziyle Cumhuriyet düşmanlığı yaptığı vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Tek din tek mezhep ilkesinin belirlediği değerler ve ahlaki kavramlar yalnızca zorunlu ve seçmeli din derslerinin içeriğinde değil, müfredatın bütününde temel ekseni şekillendiriyor. Şeriat hukukunun öğretildiği İmam Hatip Okulları’nın sayıları gün geçtikçe artarken, AKP müfredatıyla tüm devlet okulları da artık imam hatip eğitimi verir hale getiriliyor. Biz bu sistemi reddediyoruz. Eşit yurttaşlık hakkımızı talep ediyor ve bu uğurda her türlü mücadelede yer alacağımızı belirtiyoruz. “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın dil, din, ırk ayrımının yapılmadığı yeni bir dünya.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitim-Sen Genel Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan: 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi

    Eğitim-Sen Genel Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan: 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi

    PİRHA – ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde eğitimde gericileşmeye karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak mitinge çağrı ve destekler artıyor. Eğitim-Sen Yöneticisi Özgür Bozdağan, “Bizim açımızdan 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi. Alevi örgütleriyle beraber örgütlediğimiz laik, bilimsel, anadilde, kamusal ve ücretsiz eğitim mücadelesi bir başlangıç mücadelesi. Bu mücadelenin kendisi sadece eğitim alanıyla sınırlı bir mücadele değil” dedi.

    Eğitim-Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan  yeni eğitim müfredatına ve 17 Eylül’de eğitimde gericileşmeye karşı laik, bilimsel ve anadil bir eğitim için İstanbul Kartal’da saat 13:00’da yapılacak olan mitinge ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “SİYASETEN HAZIRLANMIŞ ÖĞRETİM PROGRAMLARI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Öğretim programlarının hazırlanmasıyla ilgili temel bilimsel süreçlerin tamamının ortadan kaldırıldığını belirten Bozdoğan, “Bilimsel süreçlerin hiçbir şekilde işletilmediği siyaseten hazırlanmış öğretim programlarıyla karşı karşıyayız. Yani öğretim programları öğrencilerin yaş grupları, yaş gruplarının temel özellikleri, Türkiye’nin nesnel gerçeklikleri ve bilimsel bir zeminden ziyade siyasal iktidarın ihtiyaçları ve kurguladığı gelecek perspektifi üzerinden hazırlanmış öğretim programlarıdır” dedi.

    “TEKÇİ BİR EĞİTİM PROGRAMIDIR”

    Bizler açısından bu öğretim programlarının kendileri tamamen siyaseten ve eğitim alanı dışında hazırlandığı için 4 temel başlıkta eleştiriye tabi tutuklarını belirten Bozdağan 4 temel başlığı şöyle ifade etti:

    1. Bilimsel programlar değil. Bilimsel olarak yani içlerindeki maddi geçeklikler ve maddi hataların daha ötesinde bir şey söylüyoruz. Bilimsel olarak hazırlanmış programlar değildir.
    2. Türkiye’nin kültürel zenginlikleri ve coğrafi özellikleri dikkate alınmadan hazırlanmış, tekçi bir eğitim programdır. Bu anlamda kültürel çoğulculuğumuzu yansıtmaz.
    3. Cinsiyetçi bir programdır. Erkek egemen bir bakış açısıyla ve o yaklaşımla yazılmıştır ki talim terbiye kurulu başkanının gerçekten talihsiz açıklamasını hepiniz duymuşsunuzdur. O ders kitaplarındaki kadının kocasına itaat etmesiyle ilgili olan bölümü.
    4. Sermayenin diliyle hazırlanmış, sermaye egemen ve örtük müfredat dediğimiz bir yaklaşımla sermayenin egemenliğini bir biçimiyle normalleştirmeye çalışan bir programdır ki 3, 4 gün önce Yeni Şafak yazarlarından birinin de ifade ettiği gibi onlar da diyorlar ya Müslümanlar arasında sınıf farkı yoktur, eşitsizlik yoktur, hepsi eşittir şeklinde ifade edildi.

    “20 BİN NÜFUSA ULAŞMAYAN İL VE İLÇELERDE ANADOLU LİSESİ AÇILMAYACAK”

    Haziran ayı içerisinde milli eğitim bakanlığının kurum açma kapama ve ad verme yönetmeliği adı altında bir yönetmelik yayınlandığını belirten Bozdoğan şunlara dikkat çekti:

    Kurum açma kapama ve ad verme yönetmeliğinin ilgili maddesi “hangi coğrafi bölgelerde, hangi nüfusa göre, hangi okul türlerinin açılacağını düzenliyor. Şimdi bu Anadolu liseleriyle ilgili düzenlemedeki madde şu: Merkez nüfuzu 10 bin, köylerle beraber 20 bini bulmayan ilçe merkezlerinde Anadolu Liseleri ve Mesleki ve Teknik Eğitim Liseleri açılamıyor. Nüfusu 50 bini bulmayan ilçe merkezlerinde ise Güzel Sanatlar liseleri, Fen liseleri ve Sosyal Bilimler liseleri açılamıyor. Ancak merkez nüfusu 5 bini bulan ilçelerde Anadolu İmam Hatip liseleri açılıyor. Şimdi bizim buradaki temel itirazımız şu: Nüfusu 5 bin olan ilçelerdeki ihtiyacın imam hatip lisesi olduğuna kim karar veriyor? Kimin yetkisinde ya da soruyu daha da ilerletelim kim karar vermeli buna? Şimdi doğal olarak şunu söylemek gerekiyor. Orada yaşayan yurttaşlar, öğrenciler bunlara bir sandık koyarsınız, sorarsınız ya da çocukların ilgi ve yeteneklerine göre açılacak okul türünü belirlersiniz. Ancak milli eğitim bakanlığına temel eleştirimiz de budur zaten kamu yönetimini elinde bulundurma yetkisini kullanarak nüfusu 10 binin altında olan tüm ilçelerdeki çocukları imam hatip liselerine zorunlu olarak gönderiyor. İmam hatip lisesine gitmediniz diyelim. Aile olarak çocuğunuzu imam hatip lisesine göndermek istemiyorsunuz. O zaman tek bir seçeneğiniz var. Nüfusu daha fazla olan bir ilçe merkezine öğrencinizi göndereceksiniz. Peki orada da yurt yok. Çocuk nerede kalacak? Burada da devreye tarikat ve cemaatlerin yurdu giriyor. Yani karşımızdaki yaklaşım bütünlüklü bir yaklaşım ve bizim temel eleştirimiz de bu. Kamuoyunu uyarmaya çalışıyoruz, yurttaşları uyarmaya çalışıyoruz. Böylesine büyük bir tehlike var. Ve Çok ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kalacağız.”

    “17 EYLÜL MİTİNGİ SADECE EĞİTİM ALANI İLE İLGİLİ DEĞİL”

    Bozdoğan, “Bizim açımızdan 17 Eylül mitingi bir başlangıç mitingi. Alevi örgütleriyle beraber örgütlediğimiz laik, bilimsel, ana dilde, kamusal ve ücretsiz eğitim mücadelesi bir başlangıç mücadelesi. Bu mücadelenin kendisi sadece eğitim alanıyla sınırlı bir mücadele değil. Nasıl bir Türkiye’de yaşayacağımız ile ilgili temel bir mücadele. Çünkü siyasi iktidar açısından artık eğitim araçsal bir işlev görüyor. Kendisini yeniden üretmesinin ve iktidarını üretmesinin bir aracı olarak görülüyor” dedi.

    “TÜM YURTTAŞLARI HAREKET ETMEYE DAVET EDİYORUZ”

    17 Eylül itibariyle yeni ve yoğun bir mücadele dönemi içerisine gireceğiz ve kamuoyunu uyarma görevimizi yerine getireceklerini belirten Eğitim-Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Bozdağan, “Bir demokratik kitle örgütü olarak ve tüm yurttaşları bu konuda hareket etmeye davet edeceğiz. 18’inde Türkiye’nin bütün il ve ilçelerinde, milli eğitim bakanlıkları, ilçe milli eğitim ve il milli eğitim müdürlükleri önünde olacağız. Arkasından önümüzdeki dönemimizi kamuoyunu bilgilendirme ve farkındalık yaratma dönemi olarak tarifliyoruz. Yaklaşık birkaç ay boyunca Türkiye’nin bütün illerinde bütün ilçelerinde yurttaşları eğitim alanında yaşanan dönüşüm ve bu dönüşümün neyle sonuçlanabileceğiyle ilgili uyarı görevimizi yerine getireceğiz” dedi. (HABER MERKEZİ)