Etiket: intihar

  • Kenanoğlu’ndan MEB’e: Enes Kara’nın yaşamına son verdiği cemaat yurdu kapatılacak mı?

    Kenanoğlu’ndan MEB’e: Enes Kara’nın yaşamına son verdiği cemaat yurdu kapatılacak mı?

    PİRHA- HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 19 yaşındaki Enes Kara’nın ailesinin ve cemaatin baskıları sonucu intiharını Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e, “Enes Kara’nın yaşamına son verdiği cemaat yurdu kapatılacak mıdır?” diye sordu. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 19 yaşındaki Enes Kara’nın intiharını Meclis gündemine taşıdı. Enes Kara’nın ailesinin baskısıyla kaldığı cemaat yurdunda uğradığı baskıya dikkat çeken Kenanoğlu, tarikat ve cemaat yurtlarının kamulaştırılması ve ekonomik zorluk yaşayan öğrencilere ücretsiz hizmete sunulması gerektiğini ifade etti.

    Kenanoğlu, önergesinin gerekçesinde şunları belirtti:

    “Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara, ailesinin baskısı ile kaldığı cemaat yurdunda, cemaatin dinsel yönlendirmeleri ve yine ailesinin zorlamalarına dayanamayarak yaşamına son vermiştir. Enes Kara, bütün yaşamı boyunca ailesinin ve ailesinin bağlı bulunduğu cemaatin yarattığı inanç atmosferinin baskı ve zorlamalarından kurtulmak için bir çıkış yolu bulamamış ve ne yazık ki ölümü tercih etmiştir.

    Enes Kara ne ilktir ne de son olacaktır. Çünkü tarikat veya cemaat yurtları denilen ve neredeyse denetimsiz/kaçak sayılabilecek bu barınma evlerinde hatırlanacağı gibi; daha yakın bir zamanda Antalya’da bir yurtta üniversite öğrencisi başı kesilerek katledilmiş, Aladağ’da Süleymancılara ait yurtta çıkan yangında 11 öğrenci yanmış, Karaman’da Ensar Vakfına ait evlerde kalan çocukların cinsel istismara uğradığı iddia edilmiş, Konya’da kız kuran kursunda yaşanan patlamada 17 öğrenci yaşamını yitirmiştir.

    Gençlerin kendilerini güvende hissetmediği, eğitimde fırsat eşitsizliğinin her geçen gün arttığı, ekonomik zorluklara bağlı olarak eğitim olanaklarının gittikçe zayıfladığı, barınma sorununun çözülmediği, yaşam haklarının hiçe sayıldığı böylesi bir ortamda, ailelerin bilinçli veya zorlama ile veya çaresizlik içinde cemaat ve tarikat yurtlarına göndermek zorunda bıraktığı üniversite öğrencilerinin, baskılara, zorlamalara, tacizlere maruz bırakılması çağdaş toplumlarda kabul edilmesi mümkün değildir.

    Tarikat veya cemaat yurtları denilen bu yurtlar derhal kamulaştırılmalı, ekonomik zorluk yaşayan tüm öğrencilerin kullanıma parasız sunulmalıdır.”

    Bu bağlamda Kenanoğlu Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından yanıtlanmasını istediği şu soruları yöneltti:

    *Türkiye’de, tarikat veya cemaat yurtları denilen bu evlerden hangi illerde kaç tane vardır ve kaç öğrenci barınmaktadır?

    *Tarikat veya cemaat yurtları denilen bu mekanlar kim tarafından denetlenmektedir?

    *Enes Kara’nın yaşamına son verdiği yurt, kime aittir, hiç denetim görmüş müdür?

    *Enes Kara’nın yaşamına son verdiği cemaat yurdu kapatılacak mıdır?

    *KYK yurtları dışında kalan bu özel yurtlarda gece-gündüz dini eğitim verilmesine neden göz yumulmaktadır?

    *Tarikat veya cemaat yurtlarından kaçı usulsüz uygulamalar nedeniyle soruşturulmuş ve kapatılmıştır?

    *Kaçak olduğu tespit edilip kapatılan yurtlar varsa buradaki öğrencilerin barınma sorunu nasıl çözülmektedir?

    *Dindar-kindar bir nesil yetiştirme hedefi ile tümüyle tarikat ve cemaatlere terk edilen bu yurtlar neden kamulaştırılmamaktadır?

    PİRHA/ ANKARA

  • Dersim Gençlik Örgütleri: Enes Kara’nın hesabını gençlik soracak-VİDEO

    Dersim Gençlik Örgütleri: Enes Kara’nın hesabını gençlik soracak-VİDEO

    PİRHA-Cemaat yurdunda maruz bırakıldığı baskılar nedeniyle psikolojik olarak yorulduğunu belirten paylaşımının ardından intihar eden Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara için Dersim Gençlik Örgütleri basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Cemaat yurtları, dinci gericiliğin gençlerin hayatını karartmak için kazdığı bir çukurdur. Enes intihar etmemiştir, Enes bu karanlık çukura düzenin tamamının elleriyle itilmiştir” denildi.

    Ailesinin ve cemaat yurdunda maruz bırakıldığı baskılar nedeniyle psikolojik olarak yorulduğunu belirten paylaşımının ardından intihar eden Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara için Dersim Gençlik Örgütleri Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Dersim Gençlik Örgütleri adına açıklamayı Yusuf Akın okudu. Basın açıklamasında gençlere Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri de destek verdi. Yapılan açıklamada ‘İntihar değil cinayet’, ‘Cemaat ve tarikat yurtları kapatılsın’, ‘Enes Kara’nın hesabını gençlik soracak’ pankartı açıldı.

    “CEMAAT YURTLARI, DİNCİ GERİCİLİĞİN GENÇLERİN HAYATINI KARARTTIĞI BİR ÇUKURDUR”

    20 yaşında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi arkadaşımız Enes Kara gelecek kaygısından, ülkenin durumundan, kaldığı cemaat yurdunda ki baskılardan dolayı yaşamına son verdiğini belirten Akın, şunları kaydetti:

    “Cemaat yurtları, dinci gericiliğin gençlerin hayatını karartmak için kazdığı bir çukurdur. Enes intihar etmemiştir, Enes bu karanlık çukura düzenin tamamının elleriyle itilmiştir. Şüphesiz bu cinayet, tarikat ve cemaat yapılanmalarında sistematik hale gelmiş bir gericilik sarmalının çıktılarından biridir Ülkemizde tarikat ve cemaatlerin uzun süredir cirit attığı, adeta “köşe kapmaca” oynadığı bilinen bir gerçek. Cemaat ve tarikatlar, ülkede egemen olan siyasi iktidarın, çıkar ilişkileri ekseninde yardakçısı oluyor, çıkar çatışması olduğunda ise göstermelik olarak “düşmanı” haline geliyor. AKP iktidarının temel kadro ve para kaynağını teşkil eden bu cemaatler, bu yönleriyle iktidarın esas dayanaklarından birini oluşturuyor. Bu nedenle cemaat ve tarikat yapılanmalarını AKP iktidarından bağımsız düşünmek mümkün değil.”

    “CEMAAT YURTLARI DERHAL KAPATILMALIDIR”

    Ülkede bu şartlarda yaşayan milyonlarca genç olduğunu dile getiren Akın, “Tersinden, bu şartlar sayesinde zenginleşen, gericiliğin sırtını sıvazlayan yalnızca bir avuç sömürücü. Eğitim-öğretim yılının başında ülkenin her yerinde olduğu gibi Dersim’de de birçoğumuz barınma sorunu yaşadık. Üniversite kontenjanlarını arttırıp yeni yurt açmayanlar Dersim’de de gençleri cemaat ve tarikat yurtlarına mecbur bıraktılar. Munzur Üniversitesinde rektörlük usulsüz atamalar ve kayırmalarla cemaatleri üniversite içine de yerleştirip bilim yuvası olan üniversiteyi tarikat ve cemaat yuvasına çevirmek için çalışmalarına devam etmektedir” dedi.

    Akın, “Geleceksizliğe karamsarlığa umutsuzluğa mahkum edilmeye çalışılan bizler birlikte bir araya gelerek  tüm bu  saldırılara karşı, omuz omuza, dayanışma içerisin de mücadele edeceğiz. Özgür, şiddetsiz ve eşit bir gelecekte, yaşamımızın bizim olduğu yarınlarda hep birlikte mücadele ederek yer alacağız. Cemaat yurtları derhal kapatılmalıdır, tüm öğrenciler için yurtlar devlet tarafından ücretsiz olarak sağlanmalıdır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • HKP, Enes Kara’nın cemaat yurdunda yaşamına son vermesini yargıya taşıdı

    HKP, Enes Kara’nın cemaat yurdunda yaşamına son vermesini yargıya taşıdı

    Halkın Kurtuluş Partisi, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın kaldığı Nur Cemaati yurdunda yaşamına son vermesine ilişkin olayı yargıya taşıdı. İçişleri Bakanı, Nur Cemaati Yurdu Sorumluları, Elazığ Valisi ve Vali Yardımcısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Elazığ’daki Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara’nın, Nur cemaatine bağlı bir yurtta yaşadığı sıkıntılar, gelecek kaygısı ve ailesinin baskıları nedeniyle yaşamına son vermesi gündeme oturdu.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları olayın araştırılması ve sorumluların yargılanması için harekete geçti.

    4 İSME SUÇ DUYURUSU

    HKP avukatları, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Nur Cemaati yurdunun sorumluları, Elazığ Valisi Dr. Ömer Toraman ve Yurtlardan sorumlu Vali Yardımcısı hakkında “Görevi Kötüye Kullanma”, “İntihara Yönlendirme” ve “Anayasa’nın 2. ve 24. maddesine aykırılık” suçlarını işlediklerini belirterek Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    “BU CEMAAT YURDU ANAYASAL DÜZENE, LAİKLİĞE KARŞI AÇIK FAALİYET İÇİNDEDİR”

    HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen dilekçede, “Bu vahşi cinayetin – cinayet diyoruz çünkü burada cemaat yurdunda uğradığı baskılardan dolayı intihara sürüklenen bir genç vardır- işlendiği yasa dışı cemaat yurdunu denetleme görevi, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Elazığ Valiliğindedir. Yurdun Nur Cemaatine ait olduğu söylenmektedir. Nur Cemaati adlı ortaçağcı gerici yapı yasal hiçbir dayanağı olmadığı halde yurt açmıştır ve bu yasa dışılığa şüpheli olarak belirtilen resmi görevlilerce göz yumulmuştur. Bu cemaat yurdu Anayasal Düzene, Laikliğe ve Cumhuriyete karşı açık faaliyet içinde olmasına karşın, ses çıkarılmamıştır” denildi.

    “BİR BABAYI, OĞLUNU İNTİHARA SÜRÜKLEYEN BİR YAPIYI AKLAYACAK KADAR KÖRLEŞTİREN…”

    Enes Kara’nın babasının açıklamasına atıf yapılan dilekçede, “Oğlunu kaybeden, dünyanın en büyük acısını yaşayan bir babayı oğlunu intihara sürükleyen bir yapıyı aklayacak kadar körleştiren, laikliğin ortadan kaldırılması, özellikle gençlerimizin bu cemaat yurtları-evleri denen zehirli örümcek ağlarına atılmasıdır. En başından beri belirttiğimiz üzere bu katliamın asıl sebebi laiklik ilkesinin hiçe sayılmasıdır” dedi.

    Suç duyurusuna ilişkin HKP avukatı Doğan Zafer Çıngı şu açıklamayı yaptı.

    “Geçtiğimiz gün çok acı bir haberle uyandık. Nur Cemaati isimli Ortaçağcı gerici yapının cemaat yurdunda Enes Kara isimli bir gencimiz cemaat yurdunun baskılarından, zorlamalarından dolayı intihar etti. Daha doğrusu Ortaçağcı gericilerin cinayetine kurban gitti. Enes Kara intihar etmeden, cinayete kurban gitmeden hemen önce yazdığı mektupta ve çektiği videoda özellikle şunları belirtti. Enes Kara diyor ki mektubunun başında “Ümidimi çalanları asla affetmeyeceğim. Ailemin zoruyla, istememe rağmen cemaat yurduna gönderildim”. Enes Kara’ya cemaat yurdunda zorla namaz kıldırıyorlar, gerici yapıların kitaplarını, risalelerini zorla istememesine rağmen okutuyorlar. İşte bu gencimiz daha fazla Ortaçağcı gericilerin baskısına, zulmüne ona işkence etmesine dayanamayarak intihar etmek durumunda kalıyor. Yine daha da doğrusu Ortaçağcı gerici yapılar tarafından intihara yönlendiriliyor. Bir cinayete kurban gidiyor.

    Halkın Kurtuluş Partisi olarak yıllarca, ‘Ne Tarikat Evi, Ne Cemaat Yurdu İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz’ dedik. Çünkü biz biliyorduk ki, daha saf, Üniversite okumaya yeni gelmiş gençlerimiz bu tarikat evlerinin, bu cemaat yurtlarının örümcek ağlarına kapılıyor ve orada akıllarını, zihinlerini kullanmaktan geri bıraktırılarak onların kölesi haline getiriliyor. İşte Enes Kara da köle haline getirilmek istenilen, zihince sıfırlatılmak istenilen gençlerimizden bir tanesi. Er veya geç Enes Kara’nın hesabını soracağız. Sorumluları mahkemelerde yargılayacağız. Ancak biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak görevimizi yapmak zorundayız. Bizim şimdiki görevimiz bu cinayeti işleyen sorumluları yargının önüne taşımaktır. Çünkü Halkın Kurtuluş Partisi olarak geçmişte de hem AKP’giller’in hem de onların el uzattığı tüm Ortaçağcı gerici yapıların suçlarını yargıya bir sonuç çıkmasa dahi taşıdık ve kayıt altına aldık. Enes Kara’yı katledenleri, bu cinayeti işleyenleri de yargıya götürüyoruz.

    Suç duyurumuzda şikâyetçi olduğumuz şüpheli sıfatıyla yargılanmasını isteğimiz kişiler şunlardır; ‘Bu kaçak cemaat yurtları hakkında herhangi bir soruşturma yapmayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bu Ortaçağcı gerici cemaat yurdunun ismi bilinmeyen yöneticileri, Elazığ Valisi, Yurtlardan sorumlu Vali Yardımcısı’ Tüm bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuzun sonuna kadar takipçisi olacağız. Hiçbir gencimizi Ortaçağcı gericilerin, tarikat evlerinin, cemaat yurtlarının pençesine bırakmayacağız. Devlet yurtlarını kurdurtacağız. Ve gençlerimizin eşit, rahat, baskıya uğramadan, insanca yaşayabileceği koşulları sağlayacağız. Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu bizim gençliğimize borcumuzdur, sözümüzdür. Elbet bunu yapacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Cemaat yurdunda kalan öğrenci yaşamına son verdi: Baskılara artık dayanamıyorum-VİDEO

    Cemaat yurdunda kalan öğrenci yaşamına son verdi: Baskılara artık dayanamıyorum-VİDEO

    PİRHA-Elazığ Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara, kaldığı cemaat yurdunda, baskılar nedeniyle yaşamına son verdi.

    https://youtu.be/AlnzOwfDGzk

    Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara, cemaat yurdunda yaşadığı baskı sebebiyle “artık dayanamıyorum” diye anlattığı video paylaşımı ardından intihar etti.

    29 Yaşında olduğu belirtilen Enes Kara’nın Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi olduğu bilgisi paylaşıldı.

    “TÜM YAŞAMA SEVİNCİMİ KAYBETTİM”

    Enes Kara, intihar öncesi kayda aldığı videoda şu konuşmayı yaptı:

    “Mesela şu an bir cemaat yurdunda kalıyorum. Bunu aileme söylememe rağmen burada kalmaya zorladılar. Buradaki görevli abi, babamla konuştu ve babamın arayıp söylediği şey şu oldu ‘oranın kurallarını kısaltma. Namazını kıl, oradaki kitapları oku’ vs. Böyle bir durumun içindeyim ve ilk günümü anlatmak istiyorum. Sabah 6.30 gibi sabah namazına kalkıyoruz ve sonrasında okula gidiyorum. 5’e kadar okuldayım ve ardından akşam namazı var, sonrasında ise buradaki kitapları okumak zorundasınız. Ondan sonra yatsı namazı var ve saat 8 oluyor psikolojik olarak çok yoruluyorsunuz. Zaten bütün gün okuldasınız ve sonrasında istemeye istemeye bunları yapınca özgürlüğünüz elinizden gitmiş hissediyorsunuz. Çok kötü bir durum, bir yerden sonra dayanılmıyor. Pazartesi günleri de mesela burada cemaat dersleri var. Ona da katılmak zorundasınız. Hafta sonları 3 belki de 4 saatiniz size kalıyor. İçinde yaşadığım durum sebebiyle tüm yaşama sevincimi kaybettim. Açıkçası bunu aileme de söyleyemiyor, korkuyorum. Ne yapacaklarını bilmiyorum. Çünkü her şeyi yapma potansiyelini taşıyorlar.”

    “BİRİLERİ KENDİNİ SORGULAYACAK MI?”

    Konuya ilişkin henüz Fırat Üniversitesi yetkililerinden bir açıklama gelmezken Fırat Üniversitesi Öğrenci Topluluğu, sosyal medya üzerinden şu paylaşımları yaptı:

    “Bugün (10 Ocak 2022) , Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan Enes Kara, Hilalken Mahallesi’ndeki yaşadığı 8 katlı apartmanın önünde ölü bulundu. Bir can daha gitti, bir can daha yitirdik.

    Baskının, zorlamanın insanların canına mal olabildiğini bir kez daha gördük.

    Gencecik bir kardeşimiz canına kıydı. Bu olaydan sonra birileri kendini sorgulayacak mı?

    Ailesi, yaşadığı cemaat yurdu/evi yetkilileri, herhangi bir akademisyen/eğitimci/yetkili kişi kendini sorgulayacak mı? Bunların hiçbirisi bu arkadaşımızın canına kıymasında tek bir sebep değil, ancak bir can gitti arkadaşlar…”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de 26 yaşındaki gencin yaşamına son verdiği öne sürüldü

    Dersim’de 26 yaşındaki gencin yaşamına son verdiği öne sürüldü

    PİRHA-Dersim’in Mazgirt ilçesinde bir markette çalıştığı öğrenilen Caner K.’nin adlı gencin intihar ettiği öne sürüldü. 

    Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Dersim’in Mazgirt ilçesinde bir markette çalıştığı öğrenilen 26 yaşındaki Caner K. intihar etti.

    Mazgirt İlçe Entegre Hastanesi’ne kaldırılan genç kurtarılamadı. Caner K.’nin cansız bedeni yapılan işlemlerin ardından Tunceli Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırıldı.

    Mazgirt’te son bir yılda 3 intihar yaşandı. Mazgirt’te 12 Ekim 2020’de Akın D., 12 Şubat 2021’de askeri personel Hüseyin E. ve 13 Temmuz 2021’de İbrahim K. yaşamına son vermişti.

    PİRHA/DERSİM

  • Garibe Gezer yüzlerce kadının katılımıyla Dargeçit’te defnedildi

    Garibe Gezer yüzlerce kadının katılımıyla Dargeçit’te defnedildi

    Garibe Gezer’in cenazesi polis ablukası altında, yüzlerce kişinin katılımıyla Dargeçit’te toprağa verildi.

    Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan ve daha önce gardiyanlar tarafından tecavüze uğrayarak cinsel işkence gören Garibe Gezer, dün hücrede şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Yapılan işlemlerin ardından Garibe’nin cenazesi akşam saatlerinde Mardin’e getirildi. Daha sonra cenazeyi teslim alan aile ve kadınlar Dargeçit’e (Kerboran) doğru yola çıktı.

    Onlarca araçla beraber Garibe’nin cenazesi Dargeçit’e götürülürken birçok yerde kurulan polis noktaları, araçları durdurarak Genel Bilgi Taraması (GBT) yaptı.

    GBT ve polis kontrolünden sonra ilçeye ulaşan konvoyu yüzlerce kişi karşılarken, Garibe’nin cenazesi bir kez daha kadınların omzunda taşınarak Seyyid Hasan Cami’sinde dini vecibeleri yerine getirildi

    Ardından caminin merdivenlerine çıkan Garibe’nin annesi Halime Gezer, “Yeter kimse ağlamasın. Ben kızımla gurur duyuyorum. Onun ardından ağlamayın zılgıt çekin” dedi.

    Seyyid Hasan Mezarlığı’na sloganlar ile getirilen cenazeyi defnetmek isteyen kitleye polis müdahale ederek, mezarlığa sınırlı sayıda kişi aldı.

    Garibe’nin cenazesi mezarlıkta polis ablukası altında defnedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gezer’in cenazesi Dargeçit’e doğru yola çıktı, polis cenaze arabasını engelledi!

    Gezer’in cenazesi Dargeçit’e doğru yola çıktı, polis cenaze arabasını engelledi!

    Garibe Gezer’in cenazesi Mardin’e getirildi. Belediyeye ait cenaze aracı polisin müdahalesi ile geri giderken, tutulan özel araçla cenaze Dargeçit’e doğru yola çıktı. 

    Sistematik işkence gördüğü ve tecavüze uğradığı Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Garibe Gezer’in cenazesi Mardin’e getirildi. Mardin’e gelen cenazenin kayyım yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne ait cenaze arabası ile götürülmesi beklenirken, havaalanına gelen araç polisler tarafından durduruldu. Cenaze aracını durduran polisler, şoför ile bir süre konuştuktan sonra araç geri döndü. Ailenin yaptığı görüşmeye rağmen cenaze aracı verilmedi. Polisler aileye, “Kendi imkanlarınız ile götürün” demekle yetindi.

    Bunun üzerine özel olarak cenaze aracı ayarlandı. İstanbul’dan uçakla Mardin Havalimanı’na getirilen cenaze burada Gezer’in ailesi, yakınları ve DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, HDP Milletvekili Dersim Dağ ile HDP’li yöneticiler tarafından zılgıtlarla karşılandı.

    Kargo bölümünden alınan Gezer’in cenazesi akşam geç saatlere doğru cenazenin Dargeçit merkezde defnedilmesi bekleniyor.

    (MA)

     

  • Tutuksuz yargılanan tecavüz faili Musa Orhan’a 10 yıl hapis

    Tutuksuz yargılanan tecavüz faili Musa Orhan’a 10 yıl hapis

    İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyen Musa Orhan’ın geleceğini düşünerek 10 yıl ceza veren mahkeme, Orhan’ın tutuklanması talebini ise reddetti. 

    Siirt’te İpek Er’e tecavüz ettikten sonra intihara sürükleyerek yaşamını yitirmesine neden olan uzman çavuş Musa Orhan hakkında “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan açılan davanın karar duruşması Siirt 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sabah saatlerinde başlayan duruşma, savunmalarla devam etti.

    TÜM DELİLLER MEVCUT 

    Öğleden sonra duruşmada konuşan Hatice Demir, Türkiye’de yargı sisteminde özellikle failin kamu görevlisi olduğu davalarda cezasızlıkla yüz yüze olduklarını söyledi. Bu dosyada da benzer bir cezasızlık durumuyla karşı karşıya olduklarını aktaran Demir, “Kadınlar adli mercilere başvuramamasından kaynaklı failler cezasız bırakılıyor. Geleneksel normlardan kaynaklı, kadınlar adli mercilere başvuramıyor. Yasanın etkin uygulanmaması uluslararası standartlara uygun yargılama yapılamaması, yargılamanın hayatını kaybeden kadınlar üzerinden yapılması kadınları adli merciden uzaklaştıran etkenlerdir” dedi.  Mahkemeye, “Adaleti tesis etme sorumluluğunuz var” diye seslenen Demir, suçun ispatı için tüm delillerin dosyada mevcut olduğunu dile getirdi. “Bir kadın, ‘hayır’ diyorsa ‘hayır’ demektir” diyen Demir, “Bunu herkes öğrenmeli. Bir kadın sizi seviyor diye cinsel ilişki talebini kabul edeceği anlamına gelmiyor. Bu suçun daha nasıl bir ispata ihtiyaç duyduğunu bilmiyorum. Sanığın hükümle birlikte tutuklanmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    ATK RAPORU MAHKEMEYE SUNULDU 

    Avukat Rengin Ergül, Adli Tıp Kurumu (ATK) uzmanları tarafından hazırlanan bilimsel mütalaayı mahkemeye sundu. Ergül, ATK raporunun taraflı olduğunu, ruhsal bulguları ağırlaştıran değil bizzat eylemin somut niteliği olarak kabul edildiğini kaydederek, “Raporu hazırlayan hekim tarafından ‘Karşı koymamakla bağırmak arasında fark var’ denilmiş. Bu ne anlama geliyor” diyerek raporun eksikliğine dikkat çekti.

    MAHKEME SUÇA DAHİL Mİ?

    Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses de, duruşma düzenine ve sinyal kesici kullanılarak iletişimin kesilmesine dikkat çekerek, “İtidalimi kaybettim bugün. Mahkeme bu suça dahil mi değil mi bilmiyorum ama bu TCK anlamında suçtur. Türkiye’deki hiçbir mahkemede bu tutumla karşılaşmadım” diye belirtti.

    ORHAN YİNE SUSTU 

    Ardından mütalaaya ilişkin faile söz verilirken, savunma yapmayan Orhan suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti. Sonrasında söz verilen fail avukatı da, müvekkilinin masumiyet karinesi olduğunu ve konuşmak zorunda olmadığını ifade etti.

    BARO BAŞKANINA SÖZ VERİLMEDİ

    Ankara 35’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda hazır bulunan Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren’in söz almak istemesi ise mahkeme başkanı tarafından reddedildi.

    ÖDÜL GİBİ CEZA 

    Verdiği aranın ardından kararını açıklamayan mahkeme heyeti, tecavüz faili Musa Orhan’a Türk Ceza Kanunun 102/2 maddesi kapsamında “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan 12 yıl hapis cezası verdi. “Geleceği üzerinde olumsuz etki yaratabileceği” ve tüm duruşmalara düzenli katıldığı gerekçe gösterilerek faile kararda “ iyi hal” indirimi uygulayan heyet, cezayı 10 yıla düşürdü. Ayrıca tecavüz failinin kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle adli tedbir hükümleri uygulanarak, tutuksuz yargılanmasına karar verildi.

    Oy çokluğu ile alınan karara, bir mahkeme üyesi beraat kararı verilmesi yönünde şerh koydu.

    İNDİRİM UYGULANDI

    Verilen kararın ardından adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada ilk olarak konuşan Avukat Gulan Çağın Kaleli, Orhan’a verilen 12 yıl cezanın indirim uygulanarak 10 yıla düşürüldüğünü ve buna ilişkin karara itiraz edeceklerini söyledi.

    UTANÇ VERİCİ 

    Ardından konuşan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, “tecavüzcü zihniyetin” bir kez daha nasıl devlet tarafından korunduğunun açığa çıktığını söyledi. Devletin güvencesi altında başlayan tecavüzün, yargının aklamasıyla devam ettiğini kaydeden İmir, cezasızlık politikasının devam ettiğini vurguladı. Kararı ‘utanç verici’ olarak nitelendiren İmir, “Bugün burada tecavüzcü zihniyetin nasıl aklandığını hepimiz gördük. Onca delile rağmen tutuklanmayan uzman çavuş, bugün ödül gibi bir karar ile mahkemeden ayrıldı. Bunu bilsinler kadınlar bu zihniyet karşısında asla geri adım atmayacak” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Genç bir müzisyen daha intihar etti-VİDEO

    Genç bir müzisyen daha intihar etti-VİDEO

    PİRHA- Bir genç müzisyen daha intihar etti. Mersin’de sokak müzisyeni olan ve yıllarca sanat kurumlarında çalışma yürüten İbrahim Birincioğlu intihar etti.

    Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz pandemiyle birlikte daha da derinleşti. Krizden etkilenen sektörler arasında yer alan müzisyenlerde intiharlar bu süreçte arttı.

    Onlarca müzisyen, pandemi sürecinde yaşadıkları ekonomik sıkıntılardan kaynaklı intihar ediyor.

    Mersin’de müzik yaşamını sürdüren ve ekonomik sorunlarla boğuşan müzisyen İbrahim Birincioğlu, intihara sürüklendi.

    Yıllarca sanat kurumlarında emek veren ve sokak müzisyenliği yapan İbrahim Birincioğlu, evinde intihar etti.

    Birincioğlu’nun cenazesi otopsi için hastaneye kaldırılırken, sevenlerini İbrahim’in intihar etmesi yasa boğdu.

    İbrahim Birincioğlu, intihar etmeden önce bir mektup yazdığı , savcılığın ise incelemek üzere mektuba el koydu.

    PİRHA/MERSİN

     

     

     

  • İstanbul Esenkent’te bir öğrenci intihar etti

    İstanbul Esenkent’te bir öğrenci intihar etti

    PİRHA- Liselere Giriş Sınavı (LGS) sonuçlarının açıklanmasının ardından İstanbul’da Esenyurt’un Esenkent Mahallesi’nde bir öğrenci intihar etti.

    Liselere Giriş Sınavı (LGS) sonuçlarının açıklanmasının ardından İstanbul’un Esenyurt ilçesi Esenkent Mahallesi’nde bir öğrenci intihar etti. Bahçeşehir Parkcity Evleri’nde yaşayan ortaokul son sınıf öğrencisinin LGS sonucunu öğrenmesinin ardından 8. kattan atlayarak intihar ettiği belirtildi.

    Lise Komiteleri, Twiter’dan yazdığ mesajda, “Sınavlarla hayatımızı belirleyen eğitim sisteminizin çaldığı yaşamlarımızın hesabını soracağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Mersin Büyükşehir’den, 1252 yerel sanatçıya destek-VİDEO

    Mersin Büyükşehir’den, 1252 yerel sanatçıya destek-VİDEO

    PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediyesi, salgının Türkiye’de görüldüğü Mart 2020’den bu yana pandemi kurallarını gözeterek düzenlediği 402 konserde 1252 yerel müzisyene 1 milyon 300 bin liraya yakın maddi destek sağladı. Müzisyenler ise ‘yeni normalleşme’ sürecinde merkezi yönetimin kendileriyle ilgili herhangi bir olumlu adım atmamasına ülke çapında tepki gösterdi.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi, salgının Türkiye’de de görülmeye başladığı Mart 2020’den bu yana, pandemi kurallarını da gözeterek düzenlediği sosyal mesafeli 402 konserde yerel müzisyenlere toplam 1 milyon 279 bin lira destek sağladı. Müzik hiç susmasın diye sanatçılara destek sağlayan Büyükşehir, bu süreçte düzenlediği konserlerde 1252 yerel müzisyenin dinleyiciyle buluşmasını sağlayarak hem maddi hem de manevi olarak ayakta kalmasına imkan sundu.

    ‘YENİ NORMALLEŞME’ ADIMLARINDA ‘MÜZİSYENİN’ ADI YİNE YOKTU

    Pandeminin başından bu yana alınan pek çok tedbir kararı, müzisyenlerin de zor günler yaşamasına neden oldu. Sahneye çıktıkları mekanların kapalı olması nedeniyle sıkıntılar yaşayan onlarca müzisyen evine ekmek götüremediği için büyük ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Son olarak Haziran ayı için açıklanan yeni normalleşme ve esnetilen uygulama sürecinde de müzisyenler için bir adım atılmadı. Mekanların, saat 21.00’de kapanacağının açıklanması, müzisyenleri yeterince tatmin etmedi. Çok sayıda müzisyen alınan kararlara sosyal medya üzerinden tepki gösterdi ve hükümetin açıkladığı kararları eleştirdi.

    Sanatlarını icra etmek ve ekmek parası kazanmak için bir çıkış yolu arayan sanatçıların zor günlerine Mersin Büyükşehir Belediyesi yetişti. Büyükşehir’in pandemi sürecinin başından bu yana düzenlediği konserlerle imkanlar ölçüsünde yerel müzisyenlere destek verildi.

    “DEVLETİN BU KONUDA GÖSTERMİŞ OLDUĞU HİÇBİR ADIM BİZE FAYDA SAĞLAMADI”

    Bu konuda değerlendirmeler yapan yerel müzisyenler, maddi desteğin ötesinde önemseniyor olmanın kendilerine yaşam kaynağı olduğunu vurguladı.

    Mersin’de geçimini müzik yaparak sürdüren Haluk Şaş, 25 yıldır müzik hayatını sürdürdüğünü belirterek, pandemi sürecinin kendileri için çok zor olduğunu vurguladı. “Biz sahnelerimizi geri istiyoruz” diyerek yetkililere çağrıda bulunan Şaş, “Bu süreçte zor durumda kalıp intihar eden çok arkadaşımız oldu. Devletin bu konuda göstermiş olduğu hiçbir adım bize fayda sağlamadı. Hatta kendilerinin bize yardım ve destek amaçlı sunduğu hiçbir şey elimize geçmedi. Çoğu müzisyen arkadaşımız da bu yüzden hayatına son verdi. Kendi kiralarını ödeyemeyen insanlar var. Benim sahneye çıkmam markete, AVM’ye giden, dolmuşa binen, restoranda yemek yiyen bir insandan daha tehlikeli değil. HES kodu diye bir olay var. HES kodunu alırsınız, insanlar konserlere gelir. Verilen kararların doğru bir ekiple, bilimsel bir kurulla adil bir şekilde verilmesi lazım. Bugüne kadar hiç adil olunmadı” dedi.

    “PANDEMİDE HİÇ PARA KAZANAMAMAYA BAŞLADIK”

    Sanatçı Mehmet Can Reyhan da 7 yaşından bu yana müziğinin içerisinde olan 27 yaşındaki bir müzisyen olarak salgın sürecinde maddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Reyhan, “Sokak müziği yapıyorduk. Bar müziği yapıyorduk. Daha sonrasında insanlar özel günlerine çağırıyordu, yine para kazanabiliyorduk. Fakat pandemide hiç para kazanamamaya başladık” dedi.

    Televizyonda ve sosyal medyada müzisyenlerin üzücü haberlerini çok sık görmeye başladıklarını belirten Reyhan, “Ben de o insanların yerinde olabilirdim” dedi. Mersin’de yapılan desteklerin en çok da manevi olarak kendilerini ayakta tuttuğunu vurgulayan Reyhan, “Üzücü haberlerin nedenlerine bakınca hep geçim sıkıntısı. Bize geçim kaynağı olarak yapılan bu destek ömür boyu idare edecek bir destek olmasa bile bizi ömür boyu o motiveyle götürebilecek bir maneviyat var ortada” ifadelerine yer verdi.

    “MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMIZIN ENSTRÜMANLARINI BU SÜREÇTE SATTIKLARINI GÖRDÜK”

    ‘Şimal’ adıyla da tanınan Şimal Cemile Saraç ise “benim aşkım” dediği müzikle 15 yıldır profesyonel olarak ilgilendiğini kaydetti. Depremler, terör olayları, felaketler ve tüm acı haberlerin ilk olarak müzik camiasını etkilediğini belirten Şimal, salgının da müzisyenler üzerinde büyük yaralar açtığını vurguladı. Bu süreci asla unutamayacağını anlatan Şimal, “Orkestra arkadaşımızı korona yüzünden kaybettik. Çok değerli bir virtüöz, çok değerli bir keman sanatçısıydı. Müzisyen arkadaşlarımızın zor durumda çok uğraş vererek kazandıkları paralarla aldıkları enstrümanlarını bu süreçte sattıklarını gördük” dedi.

    “VAHAP SEÇER, MÜZİSYENLERE ŞU ZOR ZAMANDA HEP DESTEK OLDU”

    Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bu süreçte yanlarında olduğunu vurgulayan Şimal, “Sayın Vahap Seçer o kadar özel ve değerli bir insan ki müzisyenlere hep destek oluyordu, şu zor zamanında da hep destek oldu. Şu zor zamanda iki katı daha performans sergileyerek bizlere mutluluk verdi. Kendisine minnettarız diyebilirim. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi çalışanları da her fırsatta bizlere mesaj attılar. Şu yasak süresinde müzik yapamasak bile bizleri sürekli aradılar, arkamızda olduklarını söylediler. Belki para kazanamıyoruz ama bu sözcükler bile bizi çok mutlu ediyordu” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Geçen hafta Maltepe Cezaevi’ne konulan Akın Odabaş’ın intihar ettiği iddia edildi

    Geçen hafta Maltepe Cezaevi’ne konulan Akın Odabaş’ın intihar ettiği iddia edildi

    PİRHA- İstanbul’da geçen hafta gözaltına alınıp tutuklanarak Maltepe Cezaevi’ne konulan Akın Odabaş adlı gencin intihar ettiği iddia edildi. 

    İstanbul’da Akın Odabaş adlı genç geçen hafta gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Maltepe Cezaevi’nde ölü bulundu.

    Gözaltında 3 gün kaldıktan sonra Maltepe Cezaevi’ne konulan Akın Odabaş’ın ailesine intihar ettiğinin söylendiği öğrenildi.

    Alevi Kültür Dernekleri’ne (AKD) bağlı Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Akın Odabaş’ın akrabası olduğunu belirterek, daha önce de Akın Odabaş’ın bir süre Silivri ve Sincan Ceazevi’nde kaldığını, şartlı tahliye edilerek serbest bırakıldıktan sonra askerliğe alındığını söyledi.

    Akın Odabaş’ın geçen hafta İstanbul’da gözaltına alındığını ardından Maltepe Cezaevi’ne götürüldüğünü aktaran Zeynal Odabaş, cezaevi yönetiminin ailesine Akın Odabaş’ın intihar ettiğini söylediğini kaydetti.

    Odabaş, intiharın şüpheli olduğunu da ifade etti.

    Akın Odabaş, Ardahan Göle’de Kalecik köyünde toprağa sırlanacak.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Dersim’de bir genç daha intihar etti

    Dersim’de bir genç daha intihar etti

    PİRHA- Dersim’de bir intihar daha yaşandı. Volkan Özkan aldı genç evinde intihar edip hayatına son verdi.

    Dersim’de geçtiğimiz gün Baran Karadağ isimli genç Halvori bölgesinde bir ağaçta asılı halde bulunmasının üzerinden kısa bir zaman sonra bir intihar haberi daha geldi.

    Volkan Özkan aldı genç evinde intihar edip hayatına son verdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Bir müzisyen daha intihar etti

    Bir müzisyen daha intihar etti

    PİRHA- 1 yıldır işsiz olan müzisyen Mehmet Mert El, intihar etti. Kafe-Bar çalışanları Dayanışması, intiharın sorumlusunun iktidar olduğunu belirtti. 

    Pandemi gerekçesiyle kapatılan kafe ve barlarda çalışan müzisyenler geçim sıkıntısı yaşıyor. Bir biri ardına gelen intihar haberlerine bir yenisi daha eklendi.

    İzmir’de çeşitli mekanlarda perküsyon çalarak geçimini sağlayan genç müzisyen Mehmet Mert El, geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti.

    Kafe-Bar çalışanları Dayanışması, Twitter hesabından “İzmir’de bir müzisyen arkadaşımız geçinemediği için intihar etti. Perküsyon çalarak geçinen Mehmet Mert El, mekanlar kapalı olduğu için bir yıldır işsizdi. Aylardır mekanların açılması ve işsiz kalanlara destek verin çağrımızı duymayan yöneticiler, intiharların sorumlusudur” mesajı yayınladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Piroğlu, yoksulluğu ve artan intiharları Meclis gündemine taşıdı-VİDEO

    Piroğlu, yoksulluğu ve artan intiharları Meclis gündemine taşıdı-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, artan intiharları Meclis gündemine taşıyarak, iktidarın ve basının bu intiharları görmediğine dikkat çekti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte artan intiharları Meclis gündemine taşıdı.

    Piroğlu, iktidarın intiharları psikolojik nedenlere bağlayıp geçiştirdiğini belirterek, yaşanan intiharların yoksulluk olduğunu vurguladı.

    Piroğlu, Kocaeli’nde son bir hafta içinde 7 genç yurttaşın intihar ettiğine dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Ne bu mecliste ne boyalı basında ne de köşe yazılarında intihar edenlerin isimleri duyulmadı. Hava soğuk biz vekiller çok rahatız. Çünkü burası sıcak. Ama 60 milyona yakın insan doğalgaz ve elektrik paralarıyla ve yoksullukla boğuşuyor. Elektrik ve doğalgaz borcunu ödeyemeyen milyonların elektriği ve doğalgazı kesildi ve boyalı basın bunları görmüyor. İktidar her kürsüye çıktığında yoksulluk yok diyor.”

    PİRHA/ANKARA

  • 11 aydır işsiz olan 2 çocuk babası müzisyen Erdem Topuz intihar etti

    11 aydır işsiz olan 2 çocuk babası müzisyen Erdem Topuz intihar etti

    Pandemi sürecinin ve kısıtlamaların olumsuz yönde etkilediği sektörlerden biri de müzik dünyası. Müzisyenler her platformda içinde bulundukları zor durumu dile getirmeye çalışırken bazı sanatçılar ise yaşadıkları duruma dayanamayıp yaşamına son veriyor.

    Aralık ayında müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan, bağlama sanatçısı müzisyen Duran Ay’ın intihar etmişti. Yine dün İzmir Buca’da yaşayan 2 çocuk babası müzisyen Erdem Topuz evinde intihar ederek yaşamına son verdi.

    Erdem Topuz’un yakın arkadaşı Erol Doğu; müzisyenin 11 aydır işsiz olduğunu ve son dönemde ekonomik sıkıntılarının arttığını söyledi. Topuz’un cenazesi bugün saat 13:00’da Narlıdere Cem evinden son yolculuğuna uğurlanacak.

    “İKTİDAR YANLISI MÜZİSYENLERİN SESİ ÇIKMIYOR”

    İstanbul Müzisyenler ve Sahne Emekçileri Derneği yöneticisi Mert Baydeniz yaptığı açıklamada, “Değerli kardeşimizi kaybettiğimiz için üzgünüz. Son 2 ayda intihar eden ikinci müzisyen kardeşimiz. Pandemi döneminde zor durumdayız ve sosyal güvencemiz yok. Şu an baktığımızda neden iktidar yanlısı müzisyenlerin sesleri çıkmıyor? Ülkemizde nam salmış sanatçıların arkasında çalan federasyon başkanının sesi neden çıkmıyor? Bu insanlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği 3000 TL ile bu işin dönmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Kira 1500 TL, faturalar 1000 TL, eşi çocuğu varsa… Bu şekilde nasıl mücadele edeceğiz?” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bağlama sanatçısı Duran Ay’ın yaşamına son vermesi büyük üzüntü yarattı

    Bağlama sanatçısı Duran Ay’ın yaşamına son vermesi büyük üzüntü yarattı

    Koronavirüs nedeniyle aylardır işsiz olan bağlama sanatçısı Duran Ay yaşamına son verdi. 

    Koronavirüs salgını nedeniyle müzik dünyasındaki sıkıntı sürerken, aylardır işsiz olduğu belirtilen ve maddi sıkıntı yaşayan bağlama sanatçısı Duran Ay‘ın intihar ettiği belirtildi.

    Müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan, bağlama sanatçısı müzisyen Duran Ay İstanbul’da yaşamına son verdi.

    Duran Ay’ın 10 aydır pandemi nedeniyle işsiz kaldığı, son dönemde ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu öğrenildi. Ay’ın ölümü büyük üzüntü yarattı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tacizle suçlanan Yazar İbrahim Çolak yaşamına son verdi

    Tacizle suçlanan Yazar İbrahim Çolak yaşamına son verdi

    Adı taciz suçlamalarına karışan Yazar İbrahim Çolak intihar ederek yaşamına son verdi. Çolak’ın Ankara’daki evinde kendini doğalgaz borusuna asarak intihar ettiği öğrenildi.

    Adı taciz iddialarına karışan yayınevi sahibi ve yazar İbrahim Çolak yaşamına son verdi.

    İbrahim Çolak’ın Twitter hesabındaki son paylaşımı “Kendimi böyle bir sona hazırlamamıştım. İyi bir insan olmaktı dileğim, başaramadım. Saatlerce, günlerce yazabilirim ancak bu hiçbir şeyi geri getirmez. Ben, şu saatten sonra eşimin, evlatlarımın, dostlarımın yüzüne bakamam. Kimse tamamıyla suçlu değildir lakin başkalarına söylediğim, ‘kendimize yakışanı yapalım’ düsturunu kendim için tutamamış olmama gerçek bir pişmanlığım var. Beni seven, beni gözeten tüm dostlarıma, hassaten kahrımı çeken eşime ve evlatlarıma hayırla kalın diyorum” oldu.

    Çolak’ın cansız bedeni otopsi için adli tıpa kaldırılırken intihar olayıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Malatya’da genç bir kadın intihar etti – VİDEO

    Malatya’da genç bir kadın intihar etti – VİDEO

    PİRHA – Malatya’da 16-17 yaşındaki genç bir kadın arkasında mektup bırakarak intihar etti.

    Haberin Videosu

    https://youtu.be/nfuYakDo9_g

    Malatya’nın Yeşilyurt İlçesine bağlı Dilek Mahallesinde 16-17 yaşlarındaki B.K. isimli genç kadın henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı intihar etti.

    Edinilen bilgiye göre arkasında mektup bırakan genç kız baraja girerek intihar girişiminde bulundu. Genç kızı barajın içinde girdikten sonra fark eden bölgedeki mahalle sakinleri durumu hemen Jandarma ekiplerine bildirdi.

    Olay yerine itfaiye ekipleri de gelirken su altı arama kurtarma ekipleri tarafından genç kızın cansız bedenine ulaşıldı.  İntihar eden B.K.’nin cansız bedeni 112 ekiplerine teslim edilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı. PİRHA/MALATYA

  • HDP’li Aydemir, Bingöl’deki intihar vakalarının araştırılmasını istedi

    HDP’li Aydemir, Bingöl’deki intihar vakalarının araştırılmasını istedi

    PİRHA – HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Bingöl’de artan intihar vakalarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Erdal Aydemir, son yıllarda Bingöl’de artan intihar vakalarının araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için önerge verdi.
    Aydemir verdiği önergede, Bingöl’de resmi rakamlara göre, 2009 yılında 6’sı erkek 3’ü kadın olmak üzere toplamda 9 olan intihar vakalarının, 2019 yılı itibari ile 550 olarak kaydedildiğini vurguladı. 2020 yılı içerisinde gayri resmi rakamlar da baz alındığında intihar sayılarının sanılandan çok daha fazla olduğuna dikkati çeken Aydemir, “Bu intiharların genel olarak; işsizlik, aile baskısı, kız çocuklarına çeşitli vaatler, aile içi şiddet, gelecek kaygısı gibi gerekçeler ile yapıldığı iddia edilmektedir” ifadelerini kullandı.
    YÜZDE 70’İ KADIN
    Bingöl’ün intihar hızının en yüksek olduğu iller arasında ikinci sırada olduğu belirten Aydemir, önergede şunları kaydetti:
    “2013- 2018 resmi verilerinin, 550 olarak gösterdiği intihar girişimlerinin, 2020 itibari ve gayri resmi rakamlarla (gizlenen, farklı tanılar konulan, otopsi raporları gizli tutulan vb.) binleri aştığı iddia edilmektedir. Özellikle 2018 tarihinden sonra yaş grubunun 15-24 aralığında ve yüzde 70’ini kadınların oluşturuyor olması ayrıca dikkat çekmektedir. Aile baskısı ve eğitime devamlılığın önünün kesilmesi sonucunda yalnızlık hissiyatına kapılan kız çocuklarının, yaşanan travma sonucu aileye açılamama, korku gibi nedenlerle intihara teşebbüs ettikleri de ciddi iddialar arasında yer almaktadır. Veriler arasında, intihara teşebbüs edenlerin büyük çoğunluğunun, ortalamanın çocuk yaşlara düştüğü uyuşturucu bağımlılığı ile doğrudan bağlantılı olduğu gösterilmektedir.
    İntihara teşebbüs edenlerin, yüzde 67’sinin ilk-orta ve lise mezunu oldukları, yüzde 90’ının işsiz olduğu resmi kayıtlarda yer almıştır. İşsizlik ile doğru orantılı olduğu görülen intihar vakaları için hükümetin herhangi bir çalışması bulunmadığı gibi, her geçen gün artış gösteren vakaların toplumun içerisinde bulunduğu yoksulluk ve gelecek kaygısı ile son çare olarak görülmesi ciddi bir tehlike yaratmaktadır. Yurttaşların refahı, sağlığı, mutluluğu, geleceği ve iyi bir yaşam sürdürebilmeleri için sosyal devletin gerekliliklerini yerine getirmesi bir zorunluluktur. İntihar vakalarının bu denli artış göstermesine kayıtsız kalınması, gençlerin kendilerini önemsiz hissetmesi, gelecek adına da büyük tehlike arz etmektedir. Bütün bu gerekçelerden yola çıkarak, Bingöl’deki intihar vakaları ile ilgili iddiaların araştırılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve önlenmesi için TBMM tarafından ivedilikle bir araştırma komisyonunun kurulmasını talep ediyorum.”
    (HABER MERKEZİ)