Etiket: kadriye doğan

  • Koçgiri Kültür Derneği’nde Gağan etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Koçgiri Kültür Derneği’nde Gağan etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Koçgiri Kültür Derneği, geleneksel Gağan etkinliği gerçekleştirdi. Etkinliğe DAD Eş Başkanları ile sanatçı Cihan Çelik de katıldı. 

    İstanbul Ümraniye’de bulunan Koçgiri Kültür Derneği, ‘Geleneksel Gağan gecesi’ düzenledi. Yeni yılı karşılama anlamına gelen Gağan etkinliğine Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Kahraman, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları Kadriye Doğan ile Musa Kulu, Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan, sanatçı Cihan Çelik’in yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    İbrahim Erdoğan dedenin çerağ uyandırması ve gülbengiyle başlayan etkinlikte Gağan’a ilişkin bilgiler verildi. Etkinlikte lokmalar pay edilirken, sanatçı Cihan Çelik kılamlarını söyledi.

    GAĞAN NEDİR?

    Özellikle Dersim coğrafyası tarafından kutlanan Gağan yeni yılın gelmesini müjdeliyor. Eski yılı uğurlayıp yeni yılı karşılarken bolluk, bereket için lokmalar pişirilip dağıtılıyor. Köylerde yaşarken kapı kapı tüm evlerin dolaşıldığı bu gelenek şehirlere göçle birlikte şehirlerde yaşatılmaya çalışılıyor. Ancak köylerdeki gibi kapı kapı dolaşmak mümkün değil. Bunun için Alevi kültüründe önemli bir yer tutan Gağan’da dernek binalarında sürdürülmeye çalışılıyor.

    PİRHA / İSTANBUL

  • PSAKD Ataşehir Cemevinde panel: Aleviler hep yok sayıldı, görmezden gelindi-VİDEO

    PSAKD Ataşehir Cemevinde panel: Aleviler hep yok sayıldı, görmezden gelindi-VİDEO

    PİRHA- Maraş, Roboski ve 19 Aralık katliamlarının yıl dönümleri dolayısıyla PSAKD Ataşehir Cemevinde yapılan “Unutmayacağız, katliamlarla yüzleşin” başlıklı panelde, katliamların tesadüfen yaşanmadığı vurgulandı. Alevilerin yok sayıldığını belirten Maraş Kaşanlılar Derneği Başkanı Hüseyin Ülger, “Alevilerin toplumun en dinamik kesimi olması dolayısıyla sistemin hışmını üzerine nasıl çektiğine tanık olduk” dedi.  

    Maraş, Roboski ve 19 Aralık katliamlarının yıl dönümleri dolayısıyla katliamlar lanetlenerek, katledilenler anılıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri, Demokratik Alevi Dernekleri, Kaşanlılar Derneği, Güç-Der, Köşk-Der, Körücek Derneği, Koçgiri Derneği, Anadolu Yakası Dersimliler Derneği tarafından Ataşehir Cemevinde düzenlenen panelde, Maraş, Roboski ve 19 Aralık Cezaevi katliamlarında yaşamını yitirenler anıldı.

    Anadolu Yakası Dersim Dernekleri’nden Ali rıza Karataş’ın moderatörlüğünde yapılan panele, Maraş Kaşanlılar Derneği Başkanı Hüseyin Ülger, HDP İstanbul İl Eş Baskanı Ferhat Encü, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi adına ise Hıdır Sabur konuşmacı olarak katıldı.

    Sinevizyon gösteriminin ardından Maraş Katliamı’nı değerlendiren Hüseyin Ülger, “Selçuklu’dan başlayarak Alevileri katleden egemen güçler doğmamış olan fermanları yayınladılar. Birileri katli vaciptir diyerek fetva yayınladı. Ancak çok büyük acılar yaşanmasına rağmen Alevi toplum tarihin bu zor dönemeçlerini aşa aşa günümüze kadar geldi.
    Maraş Katliamı tesadüfen yaşanmadı. Yüz yılın başından itibaren Alevi toplum önce yok sayıldı. Sanki bu coğrafyada tarih boyunca çok büyük katliamlar yaşamış, sınıf mücadelesinin mücadele bayrağını taşımış bir Alevilik yokmuş gibi davranıldı. Görmezden gelindi. Amam tabi gerek Dersim’de, gerekse sonraki dönemlerde Alevilerin toplumun en dinamik kesimi olması dolayısıyla sistemin hışmını üzerine nasıl çektiğine tanık olduk” dedi.

    “KATLİAMCI POLİTİKALARDAN VAZGEÇİLMEDİĞİ SÜRECE YENİ ROBOSKİLER ORTAYA ÇIKTI”

    HDP İstanbul İl Eş Baskanı Ferhat Encü de, “Bu savaş politikalarından, bu katliamcı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini söyledik. Vazgeçilmediği sürece her gün bu dağlarda, bu ovalarda, bu sınırlarda, bu kentlerde katliamlar, ölümler gerçekleşecek dedik.Yeni Roboskiler olacak, dedik. Yeni Roboskiler de ortaya çıktı. Cizre bodrumlarında diri diri yakılan gençler de oldu. Sokak ortasında bir hafta boyunca cenazesi bekletilen Taybet ana da oldu. Sadece onların cenazesi sokak ortasında bekletilmedi. Onlarca gencin, çocuğun cenazesi de sokak ortasında bekletildi” dedi.

    “SAVAŞ POLİTİKASINDAN BESLENEN ZİHNİYETLER VAR”

    Encü şöyle devam etti:

    “Bu sorun çözülmezse daha nice tutuklamalar, katliamlar yaşanacak, dedik. Yaşanıyor, hala da devam ediyor. Çünkü bu katliamlardan beslenen karanlık güçler var. Kendilerini bu katliamlar üzerinden var eden anlayışlar var. İşte bugünkü siyasi otoritede olduğu gibi bu katliamcı, savaş politikaları, tecrit politikaları üzerinden kendisini var eden bir siyasi otorite. Bizler de bu katliamcı zihniyetleri, bu savaş politikasından beslenenleri bu topraklardan sürmediğimiz sürece, onları tarihin çöplüğüne göndermediğimiz sürece biz bu acılarla karşı karşıya kalacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

    ASLAN: KATLİAMLARLA, ACILARLA DOLU BİR ÜLKE

    Panelde bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan da kürsüye çıkarak bir konuşma yaptı. Aslan, “Her yılı katliamlarla, sürgünlerle, acılarla dolu bir ülke. Böyle bir ülkede yaşamak, mücadele etmek, durabilmek, kendini ifade edebilmenin ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Başta Maraş Katliamı olmak üzere Roboski ve 19 Aralık’ta sözde ‘Hayata dönüş’ operasyonu adı altında katledilen devrimci dostlarımızı sevgiyle, saygıyla anıyorum ve anıları önünde eğiliyorum. Cumhuriyetin birinci yüz yılı bitmek üzereyken yaşadığımız onca acı, inkar, soykırımlar, sürgünler, o tekçi anlayışa karşı mücadeleyi pirlerimizin, yol ulularımızın bize bırakmış olduğu mirası kendimize düstur edinerek mücadelemizi karınca kararınca verdik” diye konuştu.

    DOĞAN: HER ALANDA BİRLİK OLMAYI BECERMEMİZ LAZIM

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise “Her alanda birlik olmayı, mücadelede ortaklanmayı becermemiz gerekiyor. O zaman dertlerimizi de çözeriz, sorunlarımızı da çözeriz. Biz Aleviler Alevi olarak inancımızı yaşamak isterken sorun sadece bizim sorunumuz değil. Biliyoruz ki bizim sorunumuz çözülürse bu ülkede demokrasi, laiklik ihtiyacı olan herkesin sorunu da çözülür. Bizim sorunumuz çözülmezse o alanlarda mücadele eden insanların da sorunları çözülmez. Onun için demokrasi ihtiyacı olanlar birlik içerisinde olmalı” ifadelerini kullandı.

    Doğan, herkesi 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak olan Büyük Alevi Kurultayı’na davet etti.

    Panel konuşmaların ardından sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • DAD Eş Genel Başkanı Doğan: Demokrasi arayışında olan herkesi birlik olmaya çağırıyoruz

    DAD Eş Genel Başkanı Doğan: Demokrasi arayışında olan herkesi birlik olmaya çağırıyoruz

    PİRHA- DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevilerin “Alevi Diyaneti” tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun altını çizerek, “Biz Aleviler biliyoruz ki; bizim sorunumuz çözülürse toplumun sorunu, toplumun sorunu çözülürse bizim sorunumuz çözülür. Kendi birliğimizi, mücadele ortaklığımızı sağlayıp bu anlamdaki sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi gündemine dair değerlendirmede bulundu. Alevi toplumuna iktidar tarafından ‘yokluk’ dayatıldığını vurgulayan Kadriye Doğan, “Egemenin tarihi ile büyüdük, öğretileriyle şekillendik. Ezilenlerin, yok sayılanların tarihi, kültürü, inancı açığa çıktıkça, zihnine çarpanları sarstı. Acılar doğdu, bedeller ödendi. Acılara katlanma, bedel ödeme süreci devam ediyor. Bunu sonlandırma ve kendi gibi yaşama hakkı için mücadele etmek her zamankinden daha önemli bir dönemdeyiz” dedi.

    “NEFRET SUÇU, KÜRSÜLERDE, OKULLARDA VE SOKAKTA DEVAM EDİYOR

    Alevilerin, tarih boyunca kendini inkara zorlandığını, ayrımcılığa ve nefret dilene maruz kaldığını, Alevi inancının egemenler tarafından tarif edildiği ve sınırlar çizildiğini aktaran Kadriye Doğan, “Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil. Hz Ali’yi Hz Muhammed’in yerine koyuyorlar. Bir kızla bir erkeğin ders dışında konuşması zinadır” diyerek, nasıl kirletilmiş bir zihin dünyasına sahip olduğuna şahit oluyorduk” örneğinde olduğu gibi nefret suçunun okullarda ve sokakta devam ettiğini ifade etti.

    “ALEVİ DİYANET’İ TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    “Ya korkutulup sindirilmiş ya da karşıtlık üzerinden ötekini aşağılayan, kirletilmiş, ırkçılıkla zehirlenmiş bir zihin dünyasına sahip vatandaşlar olarak birlikte yaşamaya çalışıyoruz” diyen Kadriye Doğan, şunları söyledi:

    “Binlerce örnek sıralamak mümkün. Yakılmak, yağlı urganlara asılmak, katledilmek, sürülmek, zindanlara doldurulmak, b** yedirilmek bile sıradanlaştırıldı. Eğer bir başarıdan söz edilecekse, bu davranışları sergileyen insanları yetiştiren Milli Eğitim  Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, milli  güvenlik kurumları oldukça başarılıdır. Türklük ve Sünni Müslümanlık üzerine inşa edilen devletin devamlılığını sağlayan, bir türlü demokrasiye evrilmeye izin vermeyen kurumlar bunlardır. Nesiller boyu zihin öğütmesi ve korku inşa ettiler. Türkiye tarihinin yüz yılı zulmat ve körlük üzerinedir.

    Karanlık içinde ışık barındırır, gün yüzüne çıkacağı zamana mayalanır. Bu mayalanma Kürtleri, Alevileri, emekçileri, kadınları, tüm ötekileri eşit, özgür, adil bir yaşamın olabileceği düşüncesini ve mücadelesini doğurdu. Aleviler bugün bu sonuçların ortaya çıkmasını sağlayan sistemle hesaplaşma, çifte kavrulmuş yalancılık, sapkınlık, yok sayılmak yerine kurumlarını inşa edip, tarihini, inancını, kültürünü kendi yazıp anlattığı, kaybettiklerini almak, yeniden kurmak için çaba sarf ettiği bir dönemde tekrar devlet müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. Alevilerin doğal hakkı mecrasından saptırılıp torba yasa hakaretine dönüştü. KHK ile Kültür ve Turizm Bakanlığında kurulacak masa; inancımızı nasıl yaşamamız gerektiğini anlatan talimatlar hazırlamak, binbir emekle var ettiğimiz kurumlarımıza kayyum atamak üzere harekete geçti. ‘Alevi Diyanet’i tehlikesiyle karşı karşıya getirdi.”

    “DEMOKRASİ ARAYIŞINDA OLAN HERKESİ BİRLİK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    “Sonuç olarak; deli gömleği giydirilmiş halklar ve inançlar hapishanesine dönüşmüş bu ülkede Aleviler, Kürtler, emekçiler, kadınlar, doğa, çocuklar, gençler, nefes alamıyor” diyen Kadriye Doğan, “Biz Aleviler biliyoruz ki; bizim sorunumuz çözülürse toplumun sorunu, toplumun sorunu çözülürse bizim sorunumuz çözülür. Kendi birliğimizi, mücadele ortaklığımızı sağlayıp bu anlamdaki sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız. Önümüzdeki süreçte seçimli meclis, kurucu anayasa, koruyucu eşit yurttaşlık talebimiz için çıktığımız yolda vereceğiniz mücadelede tüm toplum kesimlerini ortaklanmaya bekliyoruz. Türkiye genelinde alanlardayız. Demokrasi arayışında olan herkesi birlik olmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Doğan: Çatı örgütlerinin ortak mücadele etmesi önemli, Alevilerin talepleri canlı tutulmalı

    Doğan: Çatı örgütlerinin ortak mücadele etmesi önemli, Alevilerin talepleri canlı tutulmalı

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi kurumlarının yaptığı bölge toplantılarına ilişkin “Çatı örgütlerinin birleşip, ortak mücadele ediyor olmasına Alevilerin çok büyük önem verdiğini gözlemledim. Olumlu bir etki bırakmış. Birlikteliğin devamı konusunda bir talep vardı” dedi. Doğan, Ankara’da Meclis önünde yapılan açıklamanın enerjisini devam ettirmek, arkamıza aldığımız rüzgarı sürdürmek ve Alevilerin taleplerini canlı tutmak önemli” ifadelerini kullandı. 

    Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve torba yasaya karşı Alevi örgütleri, bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin üye ve yöneticileri ülke genelinde toplantılar yapmaya devam ediyor. İstanbul’da da 26 Kasım Cumartesi günü Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde, 27 Kasım Pazar günü de PSAKD Sultanbeyli Şubesi’nde toplantı gerçekleştirildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, bölge toplantılarının nasıl geçtiğini, gelen tepkiler ve hedeflenen sonuçlara dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİLERİN ORTAK MÜCADELE EDİYOR OLMASINA ÇOK ÖNEM VERİLİYOR”

    25 Aralık günü İstanbul’da yapılması planlanan kurultay öncesi ülke genelinde bölge toplantıları yapıldığını aktaran Doğan, şöyle konuştu:

    “25 Aralık günü büyük bir kurultay yapılacak. Ardından Alevilerin taleplerini ortaya koyabileceği bir miting çalışması yapılıyor. Yani bir mücadele alanına dönüştürmek gibi bir gayretimiz var. Türkiye genelinde buluşmalar gerçekleştiriliyor. Çok iyi saha çalışması yapılsaydı belki daha kalabalık bir katılım olurdu ama yine de oldukça yoğun diyebileceğim bir katılım vardı.

    Çatı örgütlerinin birleşip, ortak mücadele ediyor olmasına Alevilerin çok büyük önem verdiğini gözlemledim. Olumlu bir etki bırakmış. Birlikteliğin devamı konusunda bir talep vardı. Mevcut yasaya dair de insanlarda biraz kafa karışıklığı var. Devletten gelen maddi kaynağın kullanılması, toplumun aydınlatılması gereken bir konu. Bunun Aleviliğe getirisi ve götürüsü noktasında bilgilendirme ve ciddi tartışmalar yürütmek gerekiyor. Yeni gelen yasa ile ikinci bir Diyanetin oluşmasını engellemek gerekiyor. Bunun topluma katkı değil; laikliğin olmayışının toplumsal gerilemede ikinci bir engel oluşturacak yapının olmamasını vurgulamak gerek. Buna eğilimli olan bazı kesimlerin de olduğunu gördük.”

    “DEVLET, YEREL YÖNETİMLER ÜZERİNDEN ALEVİ İNANCINA ULAŞMIŞ”

    Doğan, Alevi kurumlarının yerel yönetimler ile kurduğu ilişkiye de dikkat çekerken, “Benim önemli bir gözlemim de şu ki: Devlet, yerel yönetimler üzerinden Alevi inancına ulaşmış. Yerel yönetimler üzerinden oralara ufak tefek yardımlar ile kontrol etmeye başlamışlar. Bunu da Alevi kurumları masumane niyetle algılamışlar. Ama bunun devleti cesaretlendirdiğini, “Maddi olarak bir şeyler sunarsam eğer bu yapıyı kontrol edebilirim” gibi bir cesarete neden olduğunu da söylemek lazım. Bu da tabi kurumların geçmişteki yerel yönetimlere yönelik yaklaşımlarından kaynaklı bir eksiklik. Genel olarak toplantılarda “İnanç nedir? Devletin inanca karşı yaklaşımı ne olmalıdır?” gibi soruları vurguladık. Eşit yurttaşlık talebi Alevilerde karşılığını bulmuş. Bunu fark ettim. Bu talep birçok katılımcı tarafından dillendirildi. Alevilerin, Anayasada kurucu eşit yurttaş olarak tanımlanmaları, bununla beraber devletin bütün dinlere eşit mesafede olması gerektiği konusuna toplumsal olarak karşılık bulduğumuzu söylemeliyim. Alevilerin önümüzdeki süreçte alanlarda olması, mücadele etmesi konusunda toplumun bir talebi var” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN GÖRÜNÜR OLDUĞU DÖNEMDE DEVLET GÜNDEMİ DEĞİŞTİRDİ”

    Taksim İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen bombalı saldırının ardından gündemin değiştiğini belirten Kadriye Doğan, Alevilerin tüm demokrasi kesimleri ile ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Doğan şunları söyledi:

    “Alevilerin görünür olduğu, taleplerinin yükseldiği dönemde devletin gündemi değiştirecek başka olaylar sergilediğini de gözlemledik. Taksim’deki bombanın patlaması tam da bugüne denk geldi. Arkaya alınan rüzgarı çok daha farklı yerlere taşımaya çalışırken, biraz gündemden düşmesine neden oldu. Ankara’da Meclis önünde yapılan açıklamanın enerjisini devam ettirmek, arkamıza aldığımız rüzgarı sürdürmek ve Alevilerin taleplerini canlı tutmak, hedefe ulaştıracak yolları, hangi kesimler ile ortaklaşacağımızı bulmak önemli. Kadın mücadelesi bugün çok önemli bir noktada. İstanbul’da kadınları durdurmak için devlet hayatı durdurdu. Emek kesimleriyle ortaklaşılması, Kürtlerin anadilde kimlik mücadelesiyle ortaklaşılması, tüm demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet isteyenlerin ortaklaşması Alevilerin de bu kesimler ile bir araya gelme yollarının bulunması noktasında görüşlerimizi bildirdik.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Garip Dede Dergahı’ndaki panelde Seyit Rıza ve arkadaşları anıldı-VİDEO

    Garip Dede Dergahı’ndaki panelde Seyit Rıza ve arkadaşları anıldı-VİDEO

    PİRHA-İdam edilişlerinin 85. yıl dönümünde Seyit Rıza ve arkadaşları Garip Dede Dergahı Vakfı ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) düzenlediği panel ile anıldı. Programda konuşan DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, “Dersim Rae Haq inancının serçeşmesidir. Bu coğrafyanın vazgeçilmezlerinden birisidir. Dersim katliamı aynı zamanda bir Kürt katliamıdır. Kürt ve Alevi oldukları için katledilmişlerdir” dedi.

    Garip Dede Dergahı Vakfı ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), idam edilişlerinin 85. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını Garip Dede Cemevi’nde düzenlenen “Herkesin Bildiği Sır: Dersim” başlıklı panel ile andı. Panele Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek ile tarihçi-yazar Prof. Dr. Bülent Bilmez konuşmacı olarak katıldı. Munzur Çevre Derneği üyeleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Küçükçekmece ilçe örgütü yöneticileri, gazeteci Faik Bulut ve Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş da programa katılanlar arasındaydı.

    Çerağ uyandırılması ile başlayan etkinlikte ilk olarak Dersim katliamında hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu.

    “DİZ ÇÖKMEYECEK OLANLARA SAYGILAR”

    Programda ilk olarak söz alan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, katliamda yaşamını yitirenleri anarak başladığı konuşmasında “Dersim’in baş eğmeyen insanlarını anmak için buradayız. Karanlığa yenilmeyip aydınlığı bize taşıyanları saygıyla anıyorum. Dersim’i ilk gittiğimde gördüm ki, acılar hala devam ediyor. Bizler inancımızı inşa etmeye, sürdürmeye devam edeceğiz. Dün yine Kürt coğrafyasına bir saldırı başladı. Bu devlet hem bizi hem tüm özgürlük arayışçılarını imha etmek için çalışıyor. Birlik olarak hareket etmek zorundayız. Diz çökmeyecek olanlara saygılar” ifadelerini kullandı.

    “DERSİM, RAE HAQ İNANCININ SERÇEŞMESİDİR”

    DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, Dersim’e yönelik Osmanlı dönemindeki askeri harekatlara da değinerek, şunları söyledi:

    “Dersim Rae Haq inancının serçeşmesidir. Bu coğrafyanın vazgeçilmezlerinden birisidir. 1937’den öncede sayısız saldırıya maruz kalmıştır. Dersim hadisesini 1937’den başlatamazsınız. Dersim katliamı aynı zamanda bir Kürt katliamıdır. Kürt ve Alevi oldukları için katledilmişlerdir. Dersim davasını 1950’lelere kadar kimse gündeme getirmedi. Dersim meselesine şaşı bakılmıştır. Bugün hayatın her alanında beyaz asimilasyon var.”

    “DERSİM’DE YAŞANANLARI NE YAZIK Kİ ÇOK GEÇ ÖĞRENDİK”

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ise Türkiye kamuoyunun Dersim katliamına ilişkin yeterli bilgiyi alamadığını belirtirken, “Dersim’de yaşananları ne yazık ki çok geç öğrendik. Kimse konuşmadı. İnsanlar hala hiçbir suç işlemeden cezalandırılmaya devam ediyor. Bir yerde zulmü engelleyemiyorsak, yaşananları ifşa etmeliyiz. Dersim katliamını unutmak ve yaşanmamış saymak utanç vericidir. Katledilen her bir canımıza karşı sorumluluğumuz var. Dersim’deki aynı zihniyet bugün de Alevileri yok etmeye, asimile etmeye çalışıyor” dedi. AKP’nin cemevlerine yönelik çalışmalarına da değinen Fırat, “Devlet, kurduğu başkanlık ile inançsal hizmetlerimize müdahale edecektir. İnanç önderlerini devlet memuru yapmak istemektedirler. Hep beraber mücadele edeceğiz. Eşit yurttaşlık hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “DERSİM, ORDUNUN PLANLI BİR EYLEMİYDİ”

    Tarihçi Prof. Dr. Bülent Bilmez de konuşmasında şunları kaydetti:

    “Alevilerin tarih boyunca yaşadıkları biliniyor. Dersim, ordunun planlı bir eylemiydi. 1935’in sonunda Tunceli vilayeti oluşturuluyor. Tam bir sömürge valiliği sistemi oluyor. Bir çıban olarak görünen meselenin çözülmesi için Abdullah Alpdoğan’ı yolluyorlar. Dersim’de yapılanın açık adı soykırımdır.”

    “KATLİAMLARIN ALTINDA YATAN ULUS DEVLET POLİTİKASIDIR”

    HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek ise şöyle konuştu:

    “Dedem, Dersim’den Bolu Gerede’ye sürgün edilmiş. Travmanın yükünü almak zorundayız. Sadece Dersim katliamı değil; şu an resmi sınırlar içerisinde onlarca katliam, soykırım ve sürgün politikalarından geçtik. Bu toplumsal bir hakikat. Katliamların temelinde ulus devlet politikası yatıyor. Dersim, sistematik bir katliam. Dersim’in acısı hep tazedir. Kötünün sıradanlığı bugün de yaşıyoruz. Bu sıradanlığa insan olarak “hayır” demek gerekiyor. Şark Islahat Planı bugün AKP tarafından Terörle Mücadele Kanunu içinde sürdürülüyor.”

    Konuşmaların ardından sanatçı Mehmet Ekici sahneye çıkarak, türkü söyledi. Çerağın sırlanmasının ardından program sona erdi. Ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA / İSTANBUL 

  • Alevi kurumları ve akademisyenler AKP’nin cemevleri ile ilgili torba yasa teklifini değerlendirdi

    Alevi kurumları ve akademisyenler AKP’nin cemevleri ile ilgili torba yasa teklifini değerlendirdi

    PİRHA-ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi kurumları ve akademisyenleri olarak bir araya gelerek AKP’nin cemevlerine yönelik torba yasa teklifini değerlendirdiklerini duyurdu.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda AKP’nin cemevlerine dönük çalışmalarına ilişkin Garip Dede Cemevi’nde değerlendirme toplantısı yaptıklarını duyurdu.

    “EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Fırat paylaşımında “Alevi kurumları olarak akademisyenlerimizle ve örgüt temsilcilerimizle Garip Dede Dergahında bir araya gelerek, hükümetin politikalarını ve mecliste görüşülen cemevleri ile ilgili torba yasa teklifini değerlendirdik. Eşit yurttaşlık taleplerimizden asla vazgeçmeden, bir arada, birlikte mücadelemiz devam edecektir. Bir Olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Aleviler vardır, Alevilik haktır” ifadelerine yer verdi.

    Toplantıya Fırat‘ın yanı sıra Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları Kadriye Doğan, Musa Kulu, ABF Genel Başkan Yardımcıları İbrahim Karakaya, Aydın Deniz, Gazeteci Necdet Saraç, akademisyenler Ayhan Yalçınkaya, Şükrü Aslan, tarihçi-yazar Erdoğan Aydın, Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım, Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, Derviş Cemal Ocağı’ndan Ali Şanlı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi Başkanı Gülsev Kaya, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ile Esenler Cemevi Başkanı Cemal Özdemir de katıldı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • DAD İstanbul şubesi aşure pay etti-VİDEO

    DAD İstanbul şubesi aşure pay etti-VİDEO

    PİRHA- DAD İstanbul şubesi Gazi Mahallesi’nde aşure pay etti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul şubesi Gazi Mahallesi’nde aşure pay etti.

    Derneğin aşure paylaşımına, Bingöl Karer Dernekleri, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Baba Mansur Ocağı’ndan Pir Mehmet Karabulut, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan katıldı. DAD İstanbul Eş Başkanı Dilber Doğan giriş konuşmasını yaptı.

    yapılan konuşmaların ardından aşure lokması paylaşıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD Eş Genel Başkanı Doğan: Cemevlerine saldırılar planlı, saldırgan yalnız değil-VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Doğan: Cemevlerine saldırılar planlı, saldırgan yalnız değil-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Ankara’da cemevlerine yapılan sadırının bir ön hazırlık olduğu kuşkusunu duyduğunu söyledi. Doğan, Alevilerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, “Artık öteki olmaktan çıkmak lazım” ifadesini kullandı. 

    Ankara’da önceki gün 3 cemevi ve bir derneğe aynı saatlerde saldırı yapıldı. Peki cemevlerine saldırının perde arkasında ne var? DAD Eş Genel Başkanı Doğan, saldırının ön hazırlığı olduğuna dair kuşkularını paylaştı.

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Ankara’daki dört yere aynı zamandaki saldırının Alevi kurumlarını kaygılandırdığını söyledi. Bu sebeple de hızlıca yan yana gelindiğini aktaran Doğan, kaygının sebebinin kaotik dönemlerde Alevilere yönelik katliam ve saldırı girişimlerinin hafızalarda taze olmasından kaynaklandığını belirtti. Doğan, “Aynı şeyleri mi yaşayacağız, duygusu ve kaygısını yaşadık açıkçası. Alevi kurumlarıyla bu anlamda yan yana gelerek perde arkasının açıklanması, olayın aydınlatılmasını ve kamuoyunun da bilgilendirilmesini istedik. Alevi kurumları yan yana gelerek olumlu bir tavır ortaya koydu da diyebiliriz” şeklinde konuştu.

    “SALDIRGAN DALGA GEÇİYOR”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın aklındaki sorulardan biri de saldırganın kimliği ile alakalı. Şu ana kadar paylaşılan ve ulaşılan bilgilere göre saldırgan 26 yaşında, İzmir’de yaşayan bir erkek. Bu kişinin Ankara’da bir ilçeden başka bir ilçeye hızla geçmesi ve kurumları hemen bulup saldırmasının, planlı ve yardım alınarak yapıldığına ilişkin Doğan’ın kuşkularını artıyor. Doğan, “İfadesine bakınca da saldırganın maruz bıraktığı toplumla dalga geçtiğini görüyoruz” dedi.

    “ALEVİLERİN ARTIK ÖTEKİ GÖRÜLME HALİNDEN ÇIKMASI LAZIM”

    Alevi kurumları saldırının arkasından birçok ilde yan yana geldi, İstanbul Sultangazi’de yürüyüş yapmak istedi. Doğan bu tavrın gelebilecek saldırıların önünü almasını temenni ediyor. Ancak daha önceki saldırılarda devletin tutumu ve saldırganlara yönelik ödüllendirme hallerini hatırlatan Doğan, “Aleviler artık yan yana ve bir arada olacaktır. Yüzlerce, binlerce yıldır maruz kaldığı, yok edilme ve yok sayılma, öteki görülme halinden çıkması lazım. Diğer toplumlar gibi eşit, inancını ve dilini özgürce yaşaması gereken bir düzene evrilmesi lazım. Ülkenin de demokrasiye, eşitliğe ve özgürlüğe; ekonomik olarak da refaha ihtiyacı var. Toplumun buna evrilmesi zorunludur” diye konuştu.

    Helin YILMAZ /PİRHA

     

  • Elbistan’ın Kantarma Köyü’nde doğa, inanç ve kültür buluşması gerçekleştirilecek

    Elbistan’ın Kantarma Köyü’nde doğa, inanç ve kültür buluşması gerçekleştirilecek

    PİRHA-DAD ile Yaşamı Yeniden İnşa Hareketi, 13-14 Temmuz tarihlerinde Maraş’ın Elbistan ilçesi Kantarma Köyü’nde doğa, inanç ve kültür buluşması gerçekleştirecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ile Yaşamı Yeniden İnşa Hareketi, “Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir” şiarıyla Maraş’ın Elbistan ilçesi Kantarma Köyü’nde 13-14 Temmuz tarihlerinde doğa, inanç ve kültür buluşması gerçekleştirecek.

    13 Temmuz Çarşamba günü Ate Elif, Hemi Tazi ve Ali Quto türbelerinin ziyaretiyle başlayacak olan programda ikinci gün Tacim Baba, Hüseyin Gümüş ile Cengiz Aslan’ın zakirliğinde cem yapılacak. 14 Temmuz günü ayrıca konuşmalarda gerçekleşecek. DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan “Kadın, Doğa, Yaşam ve İnanç” başlıklı, DAD Eş Başkanı Musa Kulu “Hakikat Arayışımız ve Hakk Yol Alevilik” başlıklı, Yaşamı Yeniden İnşa Hareketi’nden Ahmet Güden “Yaşamı Yeniden İnşa Etmek, Mekanda Rıza Gerçeği” başlıklı, Mehmet Kömür ise “İnanç ve Kültür Gerçekleşmesinde Anadilin Önemi” başlıklı konuşmalarını yapacak.

    Program lokmaların pay edilmesi ile sona erecek.

    PİRHA / MARAŞ

  • Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!

    Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, AKP hükümeti tarafından 400 Alevi gencinin “Hacıbektaş Gençlik Kampı”na, 300 dedenin ise Kerbela’ya götürülme programlarına sert tepki gösterdi. Doğan, “Alevi inancı devletin her bakanlığının, kurumunun kıskacı altında acı çekmeye devam ediyor. Bu davranışların Alevi toplumsallığına, inancına hiçbir katkısı yoktur. Böyle bir şeye tevessül etmeyin. Özünüze dönün” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için Ağustos ayında yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Alevi inancı üzerindeki asimilasyon çalışmalarına yönelik Alevi pirlerinin yaptığı ortak çağrıyı kıymetli bulduğunu belirten Doğan, kampa katılmak durumunda olan gençler ile Kerbela’ya götürülmek istenen dedelere çağrıda bulundu. Doğan, “Böyle bir şeye tevessül etmeyin. Köklerimiz kendi topraklarımızdadır. Özümüz buradadır. Sizi dönüştürmek isteyenler ile yola çıkmaya hiç ihtiyacınız yoktur. Özünüze dönün” dedi.

    “BUNU KABUL ETMEK ALEVİ İNANCINA EN BÜYÜK İHANETTİR”

    Masrafları bakanlıklar tarafından karşılanacağı duyurulan iki program için “Hiçbiri iyi niyet göstergesi değil” yorumunda bulunan Doğan, şunları söyledi:

    “Tanımadıkları, inanç merkezlerini kabul etmedikleri bir inancın varlığını kabul ederek kendi bünyelerinde kamp yapma istekleri şunu gösteriyor. “Biz iki yüzlüyüz. Sizi kabul etmiyoruz ama varsınız. Sizi dönüştürmek, asimile etmek için kamplara alıyoruz. Sistemin tekçi yapısına benzetelim” demektir bu. Buna hiçbir Alevi kurumunun, toplumsallığının ve gencinin tevessül etmemesi lazım. Bunu kabul etmek bu inanca en büyük ihanettir. Bu kurumlar tanımadıkları bir inancı davet ediyorlarsa burada bir iyi niyet görmemeleri ve bu konuda dirençli olmaları gerekir.”

    “KERBELA ÜZERİNDEN İNANCI KENDİ DEĞERLERİNDEN KOPARMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Doğan, 300 dedenin Kerbela’ya götürülme planının daha önce de hayata geçirildiğini hatırlatırken, programı “Alevi inancını, kendi köklerinde yeşerdiği, büyüdüğü, kendini var ettiği coğrafyalardan uzaklara atıp; kökünden koparıp, yok etmenin yoludur” şeklinde tanımladı. Doğan, şöyle konuştu:

    “Bunu geçmişten günümüze kadar hep yaptılar. Bir dönem, “Horasan Erenleri”, Orta Asya’dan gelen sadece Türklere mensup Ahmet Yesevi’ye bağlayarak Aleviliği onun üzerinden tanımlamaya çalıştılar. Kendi coğrafyasından, kökünden, topraklarından kopardığı zaman daha çabuk ve kolay yok edecektir. Sonrasında yine aynı zihniyet nasıl ki “Horasan Erenleri” diyerek başlayıp, Horasan’da yaşayanların Kürt olduğunu algılayıp, gelip “Anadolu Erenleri” üzerinden aynı asimilasyonu yapıp, bunu da belli merkezlerdeki Alevi örgütlülüğü üzerinden yerel yönetimler ve devlet yapıları üzerinde ilişkilendirerek dönüştürmeye çabaladıysa aynı yöntemi şimdi Kerbela üzerinden bu defa da inancı köklerinden koparıp, çöllere göndererek aynı asimilasyonu yapmaya devam ediyor.

    “ASİMİLASYONA, DEDELER VE KURUM BAŞKANLARI ÜZERİNDEN DEVAM ETME DÜŞÜNCESİNDELER”

    Yani elini inancın içine sokarak orada değiştirip, dönüştürüp, yok etmek. Bu inanca olan düşmanlık hız kesmiyor. Alevi toplumsallığına, inancına saygısızlık bin yılları bulmuştur. Sonradan örgütlü yapılar ile dirsek teması kurarak, çıkar üzerinden devşirdikleri dedeler veya örgütlü yapıların başkanları üzerinden bu asimilasyon ve Alevi toplumsallığını bölüp, parçalayıp, yok etme düşüncelerine devam ediyorlar. Kerbela’ya göndermek de yine inancın kendi değerlerinden koparıp, başka bir inancın kolu, alt versiyonu gibi bir yaklaşımla da inancı eritmek, bunu da dedeler üzerinden yapmak yeni bir durum değil.”

    “BU DAVRANIŞLARIN ALEVİ İNANCINA HİÇBİR KATKISI YOKTUR”

    Alevi inancının devletin her kurumunun kıskacı altında olduğunu söyleyen Doğan, “Geçmişte de Kerbela’ya dede gönderdiler. İran’a gönderdikleri dedelere Şia eğitimi verip şu an cemevlerinde hepsi imamlık yapıyor. Alevi inancı gerçekten devletin her bakanlığının, kurumunun kıskacı altında acı çekmeye devam ediyor. Buna tevessül eden dedelerin, kendine inanç önderi diyenlerin gerçekten Alevi pirleri olmadığını, sadece kendi çıkarlarına, ufak şeylere tevessül eden basit insanlar olduğunu söylemek isterim. Hiçbir Alevi dedesinin, samimi inanç sahibinin böyle bir durum içerisine düşmeyeceğini, düşmemesi gerektiğini önemle belirtmek isterim. Bu davranışların Alevi toplumsallığına, inancına hiçbir katkısı yoktur. Ayrıca kendini koruyamayan, öz benliğiyle yaşamayı beceremeyenlerin, içinde yaşadığı topluma da, demokrasiye de, insanlığa da katkısı yoktur. İnsan kendi özüyle, özgün duruşuyla hayatta olmalı” ifadelerini kullandı.

    “KÖKLERİMİZ BU TOPRAKLARDADIR, ÖZÜNÜZE DÖNÜN”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi ocak evlatlarının asimilasyon politikalarına karşı yaptıkları ortak açıklamaya da değinerek, şunları kaydetti:

    “Alevi pirleri bir basın açıklaması ile bu duruma dikkat çektiler. Buna tevessül edilmemesi konusunda ciddi bir çağrıydı. O çağrıyı kıymetli buluyorum. Bütün Alevi toplumsallığının, pirlerin çağrısına kulak vermesini, bu minvalde yol almalarını isteriz. Başka türlüsü Aleviliğe büyük zarar ve ihanettir. Hiçbir Alevi kurumu ve toplumsallığının böyle bir şeye rızalık göstereceğini açıkçası düşünemiyorum. Böyle bir şeye onay vermezler. Gerekli tavrı koyacaklarından da eminim. Bizim tavrımız da çağrımız da budur. Kerbela’ya götürülecek dedelere çağrımız şudur: Böyle bir şeye tevessül etmeyin. Köklerimiz kendi topraklarımızdadır. Özümüz buradadır. Hacıbektaş’taki kampa gitmek durumunda olan gençlere çağrımız ise şu: Sizi dönüştürmek isteyenler ile yola çıkmaya hiç ihtiyacınız yoktur. Özünüze dönün. Böyle şeylere tevessül etmeyin.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!

  • Okmeydanı Cemevi’nde Hubyar Sultan anma etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Okmeydanı Cemevi’nde Hubyar Sultan anma etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleştirilen Hubyar Sultan anma etkinliğinde konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Bugün adını andığımız, ismini duyduğumuzda niyaz verdiğimiz pirlerimizin tamamı zalimin zulmüne karşı bir başkaldırı ve mücadele ile geçmiş yaşamları. Zulme karşı da kılıç kuşanmışlar. Bizim sahip çıkmamız gereken Hubyar Sultan’ın kendi yolu” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun konuşmacı olarak katıldığı Hubyar Sultan anma etkinliği Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan‘ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    “HUBYAR SULTAN’IN YOLUNA SAHİP ÇIKMALIYIZ”

    Programda konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Osmanlı dönemindeki Celali isyanlarına değinerek, şunları söyledi:

    “Tarihte Celali isyanları olarak bilinir. 1500’lerin başında başlar, 1620’ye kadar sürer. Yani 120 yıl kesintisiz silahlı bir mücadele vardır. Biz de bazen şöyle anlatılır ya: Bizimkiler hiç kılıç çekmemişler, savaşa karışmamışlar. Böyle bir şey yok. Bu doğru bir anlatım değil. Bugün adını andığımız, ismini duyduğumuzda niyaz verdiğimiz pirlerimizin tamamı zalimin zulmüne karşı bir başkaldırı ve mücadele ile geçmiş yaşamları. Zulme karşı da kılıç kuşanmışlar. Sadece onların karşısında oturup, cem yapıp, geleceklerini beklememişler. Hubyar Sultan da o dönem Osmanlıya karşı mücadele eden birliklerin komutanı. Bu isyanlar niye başarılı olamamış? Kendi yorumum şu: Bir devlet kurmayı düşünmüyorlar mesela hiçbir zaman. Saldırıları püskürtme amaçlı silahlı mücadele gerçekleştiriyorlar. Bizim sahip çıkmamız gereken Hubyar Sultan’ın kendi yolu.”

    Konuşmaların ardından Okmeydanı Cemevi Gençlik Komisyonu semah döndü. Etkinlik sanatçı Nilüfer Sarıtaş’ın seslendirdiği ezgiler ile son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan: Gelecek kadınlarındır-VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan: Gelecek kadınlarındır-VİDEO

    PİRHA-DAD Kadın Meclisi’nin yaptığı açıklamada konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi kadınlar olarak Aleviliğin özünü ortaya çıkarabilirsek, dünyanın özlemini duyduğu, barışı, eşitliği, özgürlüğü sağlanabileceğinin altını çizerek, “Gelecek kadınlarındır, geleceği kadınlar kuracak” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi Gebze Ana Fatma Cemevi’nde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle basın açıklaması düzenledi.

    “GELECEK KADINLARINDIR, GELECEĞİ KADINLAR KURACAK”

    Basın açıklamasında konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi kadınlar olarak Aleviliğin özünü ortaya çıkarabilirsek, dünyanın özlemini duyduğu, barışı, eşitliği, özgürlüğü sağlanabileceğinin altını çizerek, “Gelecek kadınlarındır, geleceği kadınlar kuracak” dedi.

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın ardından DAD Gençlik Meclisi Sözcüsü Zozan Bozkurt, “Yer ile gök iken kandilden bir nur vardı; bu ana Fatma’dır. Ana Fatma’nın nuru bütün kainatı içinde barındırır. Hakk anadır; su, ateş, toprak, havadır. Yol kadındır. Yolun kapısı kadındır. Mürşidi kamil dört kapıyı bilendir, mürşidi kamil Ana Fatma’dır mürşit kapısı piri pirandır” dedi.

    “KADINLARIN EVRENSEL DİRENİŞ  GÜCÜ MİRASINDA VARDIR”

    Kadınlar bu topraklarda her gün yeniden bir şiddet biçimiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Zozan Bozkurt, “Oysa kadınların evrensel olarak bir  direniş  gücü mirasında vardır. Mirabel kız kardeşlerden, Clara Zetkinlere, Roza Lüksemburg’dan Sevelere, Zarifelerden Fate Reşlere, Sakinelerden Leylalara kadar kadınlar olarak güçlü bir direniş tarihimiz vardır ve var olmaya devam edecektir çünkü bizler onların ardıllarıyız” diye konuştu.

    “KADINLAR KENDİ HİKAYELERİNİ ORTAKLAŞARAK YAZIYORLAR”

    Zozan Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Vahşi kapitalizm kural tanımaksızın derinleştirerek sürdürüyor öte yandan cins kırımı haline gelen kadın katliamları tüm hızıyla devam ediyor. Her gün kadınlar erkekler tarafından katlediliyor. Tarihten bu güne kadar erk devlet aklı ve mevcut iktidar 22 yıllık pratiği ile kadın düşmanlığını adeta besleyen bir pratik içinde. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek kadın katliamların artmasına sebep olmuştur. İstanbul sözleşmesi kadınlarındır. Alevi kadınları olarak bu topraklarda yaşanan ayrımcılık ve nefret dilinden bizlerde nasibimizi  almaktayız. Bu yüzdende en çok demokrasi ve kadın erkek eşitliği isteyenlerden olmalıyız. Kadınlar kendi hikayelerini ortaklaşarak yazıyorlar. Süreçler zorlu olabilir ama hepimiz gerçek tarihi yazanların direnenler olduğunu biliyoruz. Bizim yolumuz zorlu ve uzun ama sonu güzel özgürlük ve aydınlıktır. Katledilen tüm kadınlar adına özümüz dardadır.”

    PİRHA/GEBZE

  • DAD Eş Genel Başkanı Doğan: AKP iktidarı rejim değiştiriyor; 27 Şubat’ta sesimizi yükseltelim-VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Doğan: AKP iktidarı rejim değiştiriyor; 27 Şubat’ta sesimizi yükseltelim-VİDEO

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, 27 Şubat’ta İstanbul’da yapılacak ‘Demokrasi ve Laiklik Buluşması’na çağrı yaparak “Demokratik, özgür, adil bir yaşamı inşa etmek için bu eyleme herkes katılmalı. Yarın bize farklı bir rejim dayatacakları endişesini yaşayan bir kadınım. O nedenle özgür bir yaşam özlemi olan herkesin bu eylemde bulunması gerektiğini belirtiyorum” dedi.

    Zorunlu din derslerinin 4-6 yaş çocuklara kadar indirgenmek istemesine karşın 27 Şubat’ta yapılacak olan ‘Demokrasi ve Laiklik Buluşması’na katılım çağrısı sürüyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, başta din dersleri olmak üzere, Alevi inancına dönük baskılara karşı İstanbul Kadıköy’de yapılacak büyük buluşmanın önemine dikkat çekti. “Alevilerin içinde bulunduğu durum artık tahammül edilmez sınırlarını çoktan aştı” diyen Doğan, eylem kararına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    “Aleviler 27 Şubat’ta bir miting kararı aldılar. Bunun nedenleri bir tane değil. Günümüzde zorunlu din dersleri, cemevlerinin veya Alevi kurumlarının ‘ticarethane’ olarak değerlendirilmesi, birçok cemevine devlet görevlilerinin çirkin müdahaleleri ve din eğitiminin anaokuluna kadar indirgenmesi… Alevilerden de kesilen vergilerin devletin resmi dini olarak kabul edilen belli bir mezhebe, inanca veya belli bir dine tahsis edilip kullanılması; bütün bunlar içinde yaşadığımız çağda gerçekten kabul edilebilir şeyler değil. Onun için Alevilerin taleplerini duyurmak adına ciddi bir ihtiyaçtır. Bizim buradaki kastımız, beklentiniz, yükselteceğimiz sesin anlamı şudur; evet biz kimsenin inancına karşı değiliz, herkes inancını istediği gibi yaşayabilir, kurumlaşabilir. Ama bu kurumlaşmadan devletin, inanç alanından tamamen elini çekmesi, kendi özgünlüğüne bırakması gerekir. Elbette denetimini devlet yapabilir ama birini destekleyip bir diğerini yasaklayıp, onları aşağılaması kabul edilebilecek bir davranış değildir.”

    “AFGANİSTAN KORKUSU, KAYGISI YAŞAYAN BİR İNSANIM”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, AKP iktidarının, rejim değişikliği amacı taşıdığını vurgulayarak “Afganistan” vurgusu yaptı. Dinsel bir evrilmenin yaşandığını söyleyen Doğan, 27 Şubat mitingine geniş katılım sağlanması gerektiğini söyledi.

    Doğan, tüm halkın buluşmaya katılması için şunları kaydetti:

    “Toplum, kendi geleceğine sahip çıkmak için, ülkenin önümüzdeki dönemde demokratik, özgür, adil bir yaşamı inşa etmesi için bu eyleme katılması ve taleplerini yüksek sesle dinlendirmesi gerekiyor. Acil bir durum! Yani nereye evrileceğiz? O kadar rahat dillendiriyorlar ki artık! Yarın bize farklı bir rejim dayatabilecekleri endişesini yaşayan bir kadınım ben. Afganistan korkusu, kaygısı yaşayan bir insanım. Bu 20. yüzyılda, kadın özgürlüğü yüzyılında daha geriye giden, daha karanlık günler yaşayacak bir rejime evrilmek kaygısını gerçekten hepimiz yaşıyoruz. Bu korkuyu hisseden ki iyi biliyorum kadınlar, bu kaygının en ön safında yer alan noktadalar. Bizlerin, bu karanlık ve kadın özgürlüğüne hiç tahammülü olmayan bu rejimin, kendini inşa etmesine izin vermemek, onun için de bu dinsel devrilmeyi sadece Alevilerin sorunu olarak görmemek; bir demokrasi, eşitlik, özgürlük sorunu olarak algılamak ve burada olmak gerekiyor. Tüm halkın, tüm insanlığın, emekçinin, ekolojistin, kadının, gelecek kaygısı duyan, demokratik, özgür, adil bir yaşam özlemi olan herkesin bu eylemde bulunması, sesini yükseltmesi gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

  • HDP’nin Dersimliler ile buluşmasının 3’üncüsü İstanbul’da gerçekleşti

    HDP’nin Dersimliler ile buluşmasının 3’üncüsü İstanbul’da gerçekleşti

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkezi Örgütlenme Komisyonu öncülüğünde HDP İstanbul İl Örgütü’nde bir araya gelen Dersimliler, Dersim’in güncel sorunları ve çözüm önerilerini konuştu.

    Dersimliler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde HDP İstanbul İl Örgütü binasında bir araya geldi. Buluşmada Dersim halkının metropollerde ve Dersim topraklarında yaşadıkları sorunları dile getirildi.

    Buluşmaya HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DAD yöneticileri, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası Eş Sözcüsü Nesimi Aday, HDP PM üyeleri ve çok sayıda Dersimli yurttaş katıldı.

    Salona Alişer Koçgiri-Zarife Hatun, Seyit Rıza, Nuri Dersim’inin resimlerinin olduğu pankart asıldı. 1938’te hedeflenen soykırım politikalarının devamı olarak Dersim’in doğası, dili ve kimliği ve inancının hedeflendiğinin belirtildiği buluşmada bu politikalara karşı çözüm önerileri konuşuldu.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ’10 yaşındaki çocuğu bile kullanıyorsa ülke bitmiştir; bu kadar zavallılık olur mu?’

    ’10 yaşındaki çocuğu bile kullanıyorsa ülke bitmiştir; bu kadar zavallılık olur mu?’

    PİRHA-Trabzon’daki toplu açılış töreninde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mikrofon verdiği 10 yaşındaki çocuğun CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na hakaret etmesine tepkiler sürüyor. AABK Eşit Genel Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “10 yaşında bir çocuğun bu kadar kin ve nefretle dolu olması geleceğin Türkiye’si için çok tehlikeli” derken, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise “Bir ülkenin cumhurbaşkanı 10 yaşındaki bir çocuğu bağırtıp, ondan çıkan sesten, sözcükten medet umar hale geldiyse, o ülke tükenmiş demektir” dedi. 

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün (30 Ocak) Trabzon’da bir toplu açılış törenine katıldı. 10 yaşındaki bir çocuk ise cezaevinde olduğunu söylediği babasının tahliye edilmesini isterken; Erdoğan’ın uzattığı mikrofon ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na ‘hain’ ifadesini kullandı. Erdoğan ile açılış törenine katılanların o sıradaki gülüşmeleri ise dikkat çekti.

    Trabzon’da yaşananlara tepki gösteren Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Nevin Kamilağaoğlu ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Erdoğan’ın hemen her açılışta referans gösterdiği İslamcı şair Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerini hatırlattı. Kamilağaoğlu, “Siyasal İslam’ın teorisyenlerinden bir şair var. Necip Fazıl Kısakürek. Gençliğe hitabında şöyle diyordu: “Kinlerinizin davacısı olacaksınız.” Açılış konuşmalarının çoğunda Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’ten örnek verir. Kindar bir nesil yaratma doğrultusunda ajite çektiğini hepimiz biliyoruz. Bunu da başardı aslında. 20-21 yıllık iktidarlarının süresinde öyle bir nesil yetiştirdi ki, o yetiştirdiği çocuklardan bir tanesiydi Trabzon’da eline mikrofonu verdiği.

    “BU KADAR VİCDANSIZLIK OLUR MU?”

    Nefret ve kin kusturduğu çocuklardan sadece bir tanesi. 10 yaşında bir çocuğun bu kadar kin ve nefretle dolu olması geleceğin Türkiye’si için çok tehlikeli. Yüzbinlerce çocuk vakıflarda, tarikat yurtlarında o kin ile eğitiliyor. Gelecekte kinin yerine tekrar sevgiyi nasıl kazıyacaklar? Bu yalnız Aleviler, Kürtler, sol ve sosyalistler için değil insanlık için çok tehlikeli. İnsanın tüylerinin ürpermesine neden oluyor. İşin acı yanı da arkasında saf tutan insanlar gülüşüyor. Bu kadar zavallılık, vicdansızlık olur mu?” ifadelerini kullandı.

    “10 YAŞINDAKİ ÇOCUK TÜRKİYE’NİN TAHLİLİNİ YAPMIŞ”

    Kılıçdaroğlu’na ‘hain’ ifadesinde bulunan çocuk için “10 yaşında Türkiye’nin tahlilini yapmış” değerlendirmesinde bulunan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise şunları söyledi:

    “Çocuk şunu öğrenmiş. Babası cezaevindeymiş. Cumhurbaşkanından babasının hapisten çıkarmasını isteyecek. 10 yaşındaki çocuk şunu çözüyor. Onu hapisten çıkarmanın yolu cumhurbaşkanının rakiplerine hakaret etmek, onu memnun etmek ve ondan bir talepte bulunmak. Bu durum şunu gösteriyor. 10 yaşındaki çocuk Türkiye’nin tahlilini yapmış. Adalet ve hukuk, mahkemelerde verilen kararlar ile çıkmıyor. Her şey cumhurbaşkanının iki dudağının arasında. “Ben onu memnun edersem, isteğim yerine gelir” diye düşünüyor.

    10 yaşındaki çocuğa hakaret ettirip, yüzlerindeki o yılışık gülüşleri… 83 milyon olarak biz bunu hak ediyor muyuz? Çocuklara yıllardır öğretilen, kindar nesil yetiştirme hevesinin sonuçları olduğunu görmek mümkün. Çocuk aklını severim. Çocuklar akıllıdır. O, Türkiye’nin tahlilini çok güzel yapmış. İçinden de çıkmış. Nerede, ne söyleyeceğini, nasıl isteyeceğini gayet iyi bilmiş. “Senin karşındakiler ‘hain’. Oyunuzu da bu insana verin” deyince de, talebinin yerine geleceğini çözecek kadar zeki.”

    “‘BU TOPLUM ŞÜKRETMEYİ UNUTTU, ŞÜKREDEN BİR TOPLUM YARATACAĞIZ’, DEDİLER”

    Kendisi de bir öğretmen olan Doğan, 12 Eylül askeri faşist darbesinin ardından okullara gönderilen genelgeyi de hatırlattı. Doğan, şöyle konuştu:

    “Türkiye’nin tahlilini yapan o çocuklar bir an önce büyüsün. Eminim, yarın daha güzel bir yaşamın olacağını da bilirler. Bu sistemi çözdükleri gibi hallaç pamuğu gibi atar; özgür, adil, demokratik bir düzeni de kuracaklardır. O beceriyi de göstereceklerinden eminim. O çocuğa, “utan” asla demiyorum. O hale gelmesinin tek sorumlusu 83 milyondur.

    12 Eylül döneminde şuna tanık oldum. 12 Eylül ilan edildikten çok kısa bir süre sonra okullara şöyle bir genelge geldi. “Bu toplum şükretmeyi unuttu. Şükreden bir toplum yaratacağız” dediler. Şükreden toplum bu şekilde yaratıldı. Toplum tümden ahlakını yitirdi. Bir ülkenin cumhurbaşkanı 10 yaşındaki bir çocuğu bağırtıp, ondan çıkan sesten, sözcükten medet umar hale geldiyse, o ülke tükenmiş demektir. Çocuğu bile bu alanda kullanabiliyorsa, mağduriyetinden kendileri için bir şeyler devşirmeye çalışıyorlarsa bu ülke bitmiştir.

    “EĞİTİMLE, KENDİ AHLAKSIZLIKLARINA GÖZ YUMAR HALE GETİRMENİN YOLUNU BİLİYORLAR”

    Ülkeyi o çocuklara bıraksalar, çocuk aklıyla idare etseler; bundan çok daha iyi sonuçlar elde ederiz. Yazık ülkemize. Bir öğretmen olarak çocuklara bunu yapılmasını asla kabul edemiyorum. Çocukları, “Onları kendi çıkarlarımız için nasıl ikna ederiz” mantığıyla yetiştiriyorlar. Ortaya da bu manzara çıkıyor. Eğitimin amacı çocuğu hayata hazırlamak, dünyayı tanımasını sağlamaktır. Çaresizlikten ülkede kalanlar dışında insanlar kaçıyor. Beyin göçü yaşıyoruz. Her tarafın telafisi mümkün ama eğitilmiş insanların yeniden hayata kazandırılması oldukça zordur. Onu da çok iyi bildikleri için eğitimle insanları kendi ahlaksızlıklarına göz yumar hale getirmenin yolunu biliyorlar.”

    “MİLLİ EĞİTİM’İN TEZGAHI İNSAN EĞİTMİYOR, ÖĞÜTÜYOR”

    Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Eğer gelecekle ilgili planınız ne ise, o ülkeyi nereye taşımak istiyorsanız; eğitim amacınız da aynısı oluyor. İçinde bulunduğumuz şu günlerde saray rejimi var. Sarayın ise bir şahı, sultanı vardır. Bunun da ayakta kalabilmesi için kula ihtiyacı vardır. Şimdiki sistem bize dünyayı tanıyan, hayatı algılayan insanlar değil, itaat eden kullar yetiştirmenin peşindeler. Kul yetiştirmenin sonuçlarını yaşıyoruz. Milli Eğitim’in tezgahı insan eğitmiyor, öğütüyor. Geleceğimize yazık oluyor.”

    Barış KOP / İSTANBUL

     

    İLGİLİ HABERLER:

    -Veli-Der: Çocuklar üzerinden siyaset yapılmasın, çocuklarımız suistimal edilmesin

  • DAD İstanbul Eş Başkanlarından, HDP İstanbul il örgütüne ziyaret-VİDEO

    DAD İstanbul Eş Başkanlarından, HDP İstanbul il örgütüne ziyaret-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Eş Başkanları, HDP İstanbul il örgütünün yeni seçilen yönetimini ziyaret ederek, başarılar diledi. Toplumun demokratikleştirilme sürecinde inanç kurumlarına önemli görevler düştüğünü vurgulayan HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, “Kürtlerin ulusal birliği bu süreçte ne kadar önemliyse çeşitli inanç kesimlerinin birliği ve ortak sesi de o kadar önemlidir” dedi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul il örgütünün yeni seçilen yönetimini ziyaret etti. HDP İstanbul il binasında gerçekleşen görüşmeye HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan, DAD İstanbul Eş Başkanları Dilber Asla ile Ali Şeker de katıldı.

    Yeni seçilen yönetimi tebrik eden Kadriye Doğan, “Türkiye’de yaşayan bütün inançların birbirini tanıma, birlikte hareket edebilme çağrısını iletmek için buradayız” dedi. Görüşme sırasında ayrıca tedavi edilebilmek için tahliye edilmeyi bekleyen hasta tutukluların durumu da konuşuldu.

    “ACILAR, ZULÜMLER İNSANLARI BİRLEŞTİRİR”

    HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol‘a, zorlu bir görev üstlendiklerini belirten Ali Şeker ise halkların beklentisi olduğunu kaydetti. Şeker şöyle konuştu:

    “Alevilik kadim bir inançtır. Acılar, zulümler insanları birleştirir. Herkesin kendi anadiliyle eğitim gördüğü, anayasal eşitlik hakkı istiyoruz. Büyük bedeller ödedi bu halk. Bir araya gelerek mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Aleviler olarak kim zulme uğruyorsa onun yanında olduk, olacağız. Son günlerde DİAYDER’e yönelik de büyük bir baskı ve saldırı var. DİAYDER’in yanında olduğumuzu belirtmek isteriz.”

    “TOPLUMUN DEMOKRATİKLEŞTİRİLMESİNDE ALEVİLERİN GÜÇLÜ VE BİR ARADA OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”

    “Kişisel hiçbir kurtuluş yok. Kapsayıcı dile çok ihtiyacımız var” diyen İlknur Birol, toplumun demokratikleştirilme sürecinde inanç kurumlarına önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi.

    Birol, şöyle devam etti:

    “Demokratik toplumun kurulabilmesinin esaslarından biri, özgürlük alanlarının kendisinin güvencede olduğu bir toplum yapısı oluşturmaktır. Kolay bir şey değil. Bin yıllık alışkanlıkların, kaç yüzyıllık devlet geleneğinin kemikleşmiş kurumlarını, ideolojik arka planını bir anda tuzla buz etmek çok mümkün olmuyor. AKP-MHP döneminde stratejik olarak sistemde demokratik bir değişimin gerçekleşebilmesi için kuvvetli bir toplumsal ittifaka ihtiyacımız var.

    Savaş siyaseti karşısında toplumsal barışın inşası için de buna uygun adımlara ihtiyacımız var. İnanç kurumlarına bu yönde çok büyük görev düşüyor. Kürtlerin ulusal birliği bu süreçte ne kadar önemliyse çeşitli inanç kesimlerinin birliği ve ortak sesi de o kadar önemlidir. Özellikle çok büyük bir demokratik dinamik olan Alevi toplumu da, toplumun demokratikleştirilmesinde güçlü ve bir arada dönüşümün aktörü olarak kendini var eden pozisyonda olması bizim için çok önemli. Ama üzülerek söylemek isterim ki; birçok kesimden daha çok tartışmanın olduğu bir yer Alevi toplumu.”

    PİRHA / İSTANBUL