Etiket: kartal

  • Güngören PSAKD Başkanı: Bizleri tutuklayarak yıldırmaya çalışıyorlar-VİDEO

    Güngören PSAKD Başkanı: Bizleri tutuklayarak yıldırmaya çalışıyorlar-VİDEO

    PİRHA – Geçtiğimiz hafta eski PSAKD İstanbul Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in   tutuklanmasına tepki gösteren PSAKD Güngören Şube Başkanı Zeynel Abidin Özbay, “Önümüzde bir yerel seçim var. Buna yönelik haykırışımızı ve sesimizi kesmek için bu baskılar davam edecek. Ama biz bu baskılara boyun eğmeyeceğiz” dedi.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden ihraç edilen Eğitim-Sen üyesi öğretmen Songül Tunçdemir, PSAKD Malatya Şube ve PSAKD Kartal Şubede başkanlık yaptı. Başkanlık süresi boyunca Malatya başta olmak üzere İstanbul’da Alevilik yol erkanına ve örgütlenmesine emek verdi. İstanbul’da geçen hafta gözaltına alınan Tunçdemir, Malatya’ya götürülerek çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Tutuklamaya tepki gösteren PSAKD İstanbul Güngören Şube Başkanı Zeynel Abidin Özbay Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Yerel seçimler yaklaşırken kendilerine yönelik baskıların artacağını aktaran Özbay, “Önümüzde bir yerel seçim var. Buna yönelik haykırışımızı ve sesimizi kesmek için bu baskılar davam edecek. Ama biz bu baskılara boyun eğmeyeceğiz. Çünkü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak bir direnişimiz var. Ve bu direnişimizi göstermemiz lazım” dedi.

    “BASKILAR KARŞISINDA DİK DURACAĞIZ”

    Songül Tunçdemir ve diğer arkadaşlarının hiçbir suçu olmadığı halde gözaltına alındığını belirten Özbay, kendilerine yönelik baskı politikasının artırılmaya çalışıldığına dikkat çekti.

    Özbay, şunları kaydetti:

    “Baskılar karşısında bizler dik duracağız ve bu tutuklanan canlarımız için mücadelemizi artıracağız. Tüm bu yapılanları basına kamuoyuna aktarıp meydanlara inip yapılanları haykıracağız. Suçsuz olduklarını söyleyeceğiz. Ve suçsuz oldukları için biz bu mücadelenin başındayız. Bugün Pir Sultan Abdal kültür Derneği’ne baktığınızda duruşu bellidir. Amacı ezilen insanların ve toplumların yanında olmaktır. Songül başkanın da herhangi bir suçu olmadığından dolayı ve eski davasından dolayı Malatya savcılığı tarafından gözetim altına alınmıştır. Savcılık alma gerekçesini belirtmediği için tutuklanma kararı çıkmıştır. Ancak Songül başkan kısa zamanda aramızda olacaktır.”

    “ZULMÜN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

    Bugün AKP sesimizin kesilmesi için bizlere korku, baskı politikası uygulayarak yıldırıp sandıklara gitmemizi engellemeye çalışıyor” diyen Özbay, “Bugün Kürdistan’da seçim bürolarını köylerin dışında 30 km uzakta kurarak insanlara zulüm ediyorlar. Ve buradaki baskıları artırarak seçimleri kaybetmemizi amaçlıyorlar. Ama biz bunların farkında olduğumuz için isterse 50 km ötede olsun oyumuzu kullanacağız. Ve onlara zulmün herhangi bir yerinde olmaktansa karşısında olduğumuzu göstereceğiz” şeklinde konuştu.

    “AMACIMIZ EZİLEN HALKIN SESİNİ DUYURMAK”

    Yerel seçimlere yönelik aktif bir çalışmalarının olmadığını vurgulayan Özbay, “Bugün yerel seçimlere baktığınızda bizim aktif bir çalışmamız yoktur. Bizler toplumda ezilen kişilerin yanında olduğumuz ve yöresel olarak seçilen arkadaşların daha iyi yönetmesi için mücadele etmekteyiz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olaraktan herhangi bir partinin arka bahçesi değiliz. Bizler ezilen halkların yanında olduğumuz için bu mücadeleyi veriyoruz. Çünkü alanlarda olan biziz. Bugün AKP dönemine karşı baş kaldıran Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri’dir. Buradaki amacımızda ezilen toplumun sesini haykırmak ve herkese duruşumuz göstermektir” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevilerden Kartal’da açıklama: Songül öğretmen yalnız değildir, serbest bırakılsın-VİDEO

    Alevilerden Kartal’da açıklama: Songül öğretmen yalnız değildir, serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubesi ve Eğitim Sen, gözaltına alınan eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in serbest bırakılması için Kartal’da basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Songül Tunçdemir, işini ve ekmeğini elinden aldıkları yetmezmiş gibi bir de hukuksuz ve keyfi bir şekilde gözaltına alınmıştır. Bu zulme derhal son verilsin. Baskılar, gözaltılar ve tutuklamalar bizleri yıldıramaz” denildi. 

    Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, bugün sabah saatlerinde evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alındığı belirtilen Tunçdemir Yakacık Karakolu’nda bekletiliyor.

    Tunçdemir’in gözaltına alınmasına Alevilerden tepkiler gelmeye devam ediyor. Tunçdemir’in önceki dönem başkanlığını yaptığı Kartal Şube’de basın açıklaması yapan PSAKD, Tunçdemir’in serbest bırakılmasını istedi.

    Basın açıklamasına PSAKD Genel Merkezi, Ataşehir, Zeytinburnu, Güngören, Beyoğlu, Maltepe, Avcılar, Gebze, Sultanbeyli şubeleri, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Sivas Divriği Çayözü Derneği, Eğitim-Sen 5 No’lu Şube, HDP Kartal Şube, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş ve Devrimci Anarşist Faaliyeti destek verdi.

    “SALDIRILARI MÜCADELE İLE PÜSKÜRTEBİLİRİZ”

    İlk konuşmayı yapan PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, son dönemlerdeki ihraçlar ve gözaltıları Türkiye’nin siyasal durumuna paralel olarak yaşadıkları sorunlar olduğunu söyledi. Gülüm, “Songül Tunçdemir de bu sonuçlardan birini yaşamaktadır. Tunçdemir Alevi hareketi içinde demokratik muhalefeti yürüten ve bu anlamda doğru sözü söyleyen iyi şeyi yapmaya çalışan ve bu konuda mücadelede asla geride durmayan arkadaşlarımızdan bir tanesidir.” dedi.

    Songül Tunçdemir şahsında yapılan gözaltıları daha önce de yaşadıklarını hatırlatan Gülüm şöyle konuştu:

    “Önce Sarıyer şube başkanımız Zeynep Yıldırım ve eşi yine TV10 çalışanlarından yönetim kurulu başkanı Veli Büyükşahin ve programcısı Veli Haydar Güleç göz altına alındı. Yine derneğimizin üyesi olan Ali Karaçayır ve İlker Sarı arkadaşımız tutuklandı. Bu dönem bu ülkede aslında barışı, demokrasiyi, eşitliği, adaleti savunanlar toplumda karşılaştığı sonuçtur. Alevi hareketi içerisinde de bu yaşananlar sadece ve sadece bugün karşılaştığımız durum değil bundan sonra da karşılaşabileceğimizi bize göstermektedir. Tüm Alevi kurumlarına da buradan bir kez daha seslenerek aslında Songül Tunçdemir şahsında yaşanan bu duruma karşı birlikte mücadele yükseltmek ve birlikte olabildiğimiz oranında bu saldırılar püskürten biliriz.”

    “SONGÜL ÖĞRETMEN AYLARCA BİR DİRENİŞ ORTAYA KOYDU”

    Songül Tunçdemir ile birlikte KHK’lere karşı mücadele yürüten arkadaşı söz aldı. İhraç edilen ve 70 hafta boyunca Tunçdemir ile birlikte mücadele yürüten öğretmen şu ifadeleri kullandı:

    “Ülkemizde yaşanan durumun kendisi aslında Songül öğretmenin şahsın bu ülkenin ilericilerine, devrimcilerine, komünistlerine, sosyalistlerine, Alevlerine ve tüm muhalif kesimlere yapılmıştır. Songül Tunçdemir bizim ihraç edilen emekçilerin öğretmenlerin, hemşirelerin, doktorların kamuda ihraç edilen AKP’nin ihraç etmiş olduğu 120 binden fazla emekçiden biridir. Birlikte Songül öğretmenle aylarca bir direniş ortaya koyduk. İstanbul’da Bakırköy’de Kadıköy’de ve Kartal’da aylarca bir direnişi Songül öğretmenle omuz omuza sürdürdük bugün Songül öğretmen bir yanıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde yıllarca mücadele etmiş Alevilerin dışlanmışlıklarını ve muhalif kimliğini temsil eden bir öğretmendi ama aynı zamanda Songül öğretmen bir eğitim emekçisiydi. Eğitim emekçileri olarak eminiz ki birtakım uydurmalarla bir gözaltı bir baskı sürecini yeniden işlettiğini AKP’nin bir daha tescillenmiştir.”

    “SONGÜL ÖĞRETMEN YALNIZ DEĞİLDİR”

    Eğitim -Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı da, Songül öğretmenin yanında oldukları belirterek mücadelesini selamladı:

    “Emeğin hakkıyla kazanmış olduğu öğretmenliği bir anda elinden alınmıştır. Bu haksızlığa karşı mücadeleden geri durmamıştır. Sokaklarda, meydanlarda, derneklerde üyesi olduğu PSAKD’de de bu mücadelesini de sürdürmüştür. Songül öğretmen yeniden haksızlığa uğramıştır. Çünkü o ülkesini seven, haksızlıklara karşı gelen ve bu sistemin çürümüşlüğünü her alanda dillendiren bir arkadaşımızdı. Songül abla bugün bunlardan dolayı gözaltına alınmıştır. Şunu unutmasınlar ki Songül öğretmen yalnız değil. Mücadelesi devam edecektir. Songül öğretmene bu mücadelesinde başarılar diliyoruz.”

    “GÖZALTI VE TUTUKLAMALAR ÜLKENİN NORMALLEŞMESİNİ İMKANSIZ HALE GETİRİYOR”

    PSAKD İstanbul Şubeleri adına basın açıklamasını PSAKD Kartal Şube Başkanı Kenan Özdemir okudu. AKP iktidarının tüm ilerici, demokratik ve muhalif kesimlere dönük baskı politikalarının hız kesmeden devam ettiğini kaydeden Özdemir, “Baskı gözaltı ve sindirme politikaları ile muhalif kesimler üzerinde seçim öncesi gözdağı ve sindirmeye dönük hamleleri ile kutuplaştırma bölme ve seçimi kazanmak için tehlikeli yöntemler devreye sokuluyor. Bilinmelidir ki küçük hesaplar ile yapılan bu tehlikeli girişimler önüne geçilemeyecek imkansız acılara sebebiyet verebilir. Kendinden olmayanların terörist ilan edilerek işinden atılması, okullarından uzaklaştırılması siyasi ve kültürel faaliyetlerinden dolayı polis baskısı, gözaltı ve tutuklamalar ile rehin tutulması ülkenin normalleşmesinin de imkansız hale getirmektedir” şeklinde konuştu.

    “AKP YARATTIĞI KAOSTAN DÖNMEK YERİNE BASKIYI ARTIRIYOR”

    Pir Sultan örgütlülüğünün bu baskı politikalarından nasibini aldığını dile getiren Özdemir, bugüne kadar birçok PSAKD yönetici ve üyelerinin tutuklandığını ve haklarında keyfi davalar açıldığını hatırlattı. PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım ve Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in tutuklandığını da hatırlatan Güleç, bu sabah saatlerinde PSAKD Antalya Şube yöneticilerinden Gürbüz Deniz’in gözaltına alındığını da dile getirdi.

    PSAKD’nin GYK üyeliği, Malatya ve Kartal şube başkanlıkları görevlerinde bulunan Tunçdemir’in aynı zamanda KHK ile işinden ihraç edildiğini söyleyen Özdemir, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    AKP yarattığı kaostan ve hatadan dönmek yerine baskıyı artırarak sürdürmektedir. Bu şekilde işini ve ekmeğini elinden aldıkları yetmezmiş gibi bir de hukuksuz ve keyfi bir şekilde gözaltına alınmıştır. Bu zulme derhal son verilsin. Baskılar, gözaltılar ve tutuklamalar bizleri yıldıramaz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘İşinden edilen ve hak mücadelesi veren Songül Tunçdemir derhal serbest bırakılmalı’

    ‘İşinden edilen ve hak mücadelesi veren Songül Tunçdemir derhal serbest bırakılmalı’

    PİRHA-  Eski PSAKD Kartal Cemevi Başkanı Songül Tunçdemir’in  bu sabah evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmasına tepki gösteren Dede Hasan Doğan ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz  “Tek hedefleri bu direngenliği kırmaktır” dediler. 

    KHK ile ihraç edilen resim öğretmeni, eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçemir, bu sabah saatlerinde İstanbul Kartal’daki evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Gözaltına alınmasına PSAKD Kartal Cemevi ve Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan ile Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz tepki gösterdi.

    Gözaltına alınan eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in Yakacık Karakoluna götürüldüğünü, neden gözaltına alındığına dair hiçbir bilgi vermediklerini sadece Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gözaltına alındığını kaydeden PSAKD Kartal Cemevi ve Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan, “Türkiye’nin içinde olduğu konum belli. Amaçları  Songül Tunçdemir ve birçok Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri üye ve yöneticilerini gözaltına alıp yıldırmak, susturmak. Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri bu konuda direngendir. Tek hedefleri bu direngenliği kırmaktır” diye konuştu.

    “PSAKD KADROLARINA OPERASYON YAPILIYOR”

    PSAKD’nin hem sınıf mücadelesi, hem inanç mücadelesi verdiğini dile getiren Doğan, “PSAKD sadece inanç örgütü değil. PSAKD aynı zamanda demokratik bir kitle örgütüdür. Alevi kurumları arasında en çok sokakta direnen, hak arayan bir örgüt olduğu için bu örgütün kadrolarına operasyon yapılıyor. Başka bir nedeni yok” dedi.

    PSAKD Kartal Cemevinde yapılacak olan basın açıklamasına çağrı yapan  PSAKD Kartal Cemevi ve Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan şunları kaydetti:

    “Bütün Alevi kurumlarına burada çağrıda bulunuyorum. Dar gün birlik olma günüdür. Herkesi birlik olmaya çağırıyorum. Bu akşam saat 18:00’de PSAKD Kartal Cemevi önünde basın açıklaması yapılacak. Duyarlı Alevi örgütlülüğünü bu basın açıklamasına çağırıyoruz ve birlik olma günü diyoruz.”

    “SONGÜL TUNÇDEMİR DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”

    Eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in gözaltına alınmasına tepki gösteren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de, “İki yıldır işini geri almak için mücadelesini yürütürken bir yandan da Alevi hak talep mücadelesinde ciddi enerji harcayan Songül cana yapılan baskıları kınıyoruz, her daim yanında olduğumuzu ve derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.” dedi.

    KHK ile ihraç edilen eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in bu sabah evinde gözaltına alınmasına tepki gösteren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, “Songül Tunçdemir gibi bir çok canımız KHK’larla işinden gücünden edilerek cezalandırıldı. İki yıldır işini geri almak için mücadelesini yürütürken bir yandan da Alevi hak talep mücadelesinde ciddi enerji harcayan Songül cana yapılan baskıları kınıyoruz, her daim yanında olduğumuzu ve derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Kartal’da çöken binada ölü sayısı 17’ye çıktı

    Kartal’da çöken binada ölü sayısı 17’ye çıktı

    PİRHA- Kartal’da çöken binada dün geceden bu yana yapılan arama kurtarma çalışmalarında 2 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı. 

    İstanbul’un Kartal ilçesinde çöken binada arama kurtarma çalışmaları devam ederken dün geceden bu yana 2 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı. Gece saatlerinde enkazdan 1.5 yaşındaki Eylül Dervişoğlu’nun cansız bedeni çıkarılırken sabah karşı bir kişinin daha cenazesine ulaşıldı.
    Çöken binada şimdiye kadar yaşamını yitirenlerin sayısı 17’ye yükselirken arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. (HABER MERKEZİ)
  • İstanbul Kartal’da çöken binada yaşamını yitirenlerin sayısı 11’e yükseldi

    İstanbul Kartal’da çöken binada yaşamını yitirenlerin sayısı 11’e yükseldi

    İstanbul’un Kartal ilçesinde dün çöken binanın enkazından bugün 8 kişinin daha cesedi çıkarıldı. Olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 11’e yükseldi.

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Kartal’da dün çöken binadan 3 kişinin cesedinin çıkarıldığını açıkladı. İlerleyen saatlerde 4 kişinin cesedine ulaşıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 1 kişinin daha çıkarılmasıyla ölü sayısının 11’e yükseldiğini açıkladı.

    “YARALILARIN 3’Ü YOĞUN BAKIMDA”

    İstanbul’un Kartal ilçesinde dün çöken binada çalışmalar sürüyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 3 kişinin daha cesedine ulaşıldığını söyledi. Yerlikaya, “Maalesef hayatını kaybedenler vatandaş sayımız 6’ya ulaşmış bulunmaktadır. Kimlik tespit çalışmalarına başladık. Bu öğrenildikten sonra sizlerle paylaşılacak. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.

    Yaralı sayısının 13 olduğunu belirten Yerlikaya, “Yaralılarımızın hepsini ziyaret ettik. 3 tanesi yoğun bakımda. Diğer hastalarımızın genel durumları iyi” diye konuştu.

    Enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Vali Yerlikaya, “Tabi 2 binanın riskini göz önünde bulundurarak, 2 binada lazer sistemiyle en ufak hareketleri dahi takip ediliyor ki enkaz üzerinde çalışan arkadaşlarımızın can güvenliği sağlanmış olsun” ifadelerini kullandı.

    ÇEVRE İLLERDEN TAKVİYE EKİP

    Enkaz altında kaç kişinin olabileceği sorusu üzerine AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, “Hâlâ kaç kişi olduğunu söylememiz mümkün değil ve bunu söylememiz doğru değil, çalışmalar devam ediyor. Belli bir kattayız demek de doğru değil çünkü binanın öne doğru geldiğini biliyoruz. Biz hem tünel usulü hem de farklı usulleri kullanarak AFAD, JAK, itfaiye ekipleriyle uyum içerisinde devam ediyoruz” yanıtını verdi.

    Çevre illerden ekipler gelmesiyle ilgili “İstanbul’da yeterli ekip yok muydu?” sorusunun gündeme geldiği söyleyen Güllüoğlu, “İstanbul’da bu konuda yeterli ekip vardı. Onlar ihtiyaç olması halinde takviye olmak üzere geldiler. Kaldı ki ne kadar süreceğini bilmediğimiz çalışmalarda bu tedbir olarak yaptığımız bir şeydir. Çalışmalar uzadıkça personelimizin enerjisinin düşmemesi için yedekleyerek çalışmamız gerekiyor. Yoksa bir eksiklik olduğu için takviye gelmedi” dedi.

    “HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 11’E YÜKSELDİ”

    İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, saat 19.15’te, 4 kişinin daha cesedinin çıkarıldığı ve ölü sayısının 10’a yükseldiği belirtildi.

    Akşam saatlerinde basın toplantısı düzenleyen İçişleri Süleyman Soylu, 1 kişinin cesedine ulaşıldığını açıkladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kartal’da bina çöktü: Yayın yasağı getirildi

    Kartal’da bina çöktü: Yayın yasağı getirildi

    Kartal’da 3 katı kaçak 8 katlı bina çöktü. İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 2 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin de yaralı kurtarıldığı bildirildi. Öte yandan RTÜK, olaya ilişkin yayın yasağı getirdi.

    İstanbul Kartal’da Orhantepe Mahallesi, Bankalar Caddesi’nde 3 katı kaçak olan 7 katlı bina çöktü. Bir saatlik aramanın ardından 2 kişi enkaz altından çıkarılırken, 14 dairede kayıtlara göre 43 kişinin ikamet ettiği bilgisine ulaşıldı. Olay yerinde gelen bir yurttaşın ise belediyeye çok defa binanın çürük olduğu ihbarını yaptığı buna rağmen gerekli tedbirin alınmadığını söyledi.

    SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı açıklamayla Kartal’da çöken binaya ilişkin soruşturma başlatıldığını bildirdi.

    Açıklamada, “Adli Yargı sınırlarında olan Kartal Orhantepe Mahallesi Bankalar Caddesi Sema Sokak üzerinde bulunan 7 katlı binanın çöktüğünün öğrenilmesi üzerine; derhal soruşturma başlatılarak, Başsavcılığımızca bir Cumhuriyet Başsavcı vekili ve iki Cumhuriyet Savcısı görevlendirilerek olay yerine intikal etmiş olup, olayla ilgili gerekli inceleme ve araştırmalar titizlikle yürütülmektedir.” denildi.

    İBB’DEN AÇIKLAMA

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Kartal Orhantepe Mahallesi Sema Sokak’ta meydana gelen bina çökmesine İBB itfaiyesi (Kartal, Maltepe, Pendik, Kayışdağı, Kadıköy, Yakacık, Bakkalköy, Sultanbeyli, Şişli) 26 araç, 86 personelle müdahale etmektedir.” denildi.

    Orhantepe Mahallesi Muhtarı Zeki Dağ, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamada, 7 katlı binada 14 daire olduğunu, yaklaşık 27-30 kişinin binada yaşadığını söyledi.

    Dağ, binada oturanların yakınlara göre enkaz altına 15 civarında kişinini bulunduğunu ifade ederek, altta bulunan konfeksiyon atölyenin ise boş olduğunu dile getirdi.

    VALİLİK: 3 KAT KAÇAK

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya binadaki 3 katın kaçak olduğunu ve binanın girişindeki tekstil atölyesinin ruhsatının olmadığını açıkladı.

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, “Arama kurtarma çalışması çok önemli bir iş. Sessiz ortamı olması lazım. Vatandaşlarımızdan yardımcı olmasını polise zabıtalarımıza yardımcı olmalarını rica ediyorus. Arama kurturma çalışmaları tamamlanan kadar bu çalışma kesintisiz sürecek. En büyük temmenimiz enkazın altındaki vatandaşları sağ salim çıkarmak. Buranın 5 kat ruhsatlı 3 kat ruhsatsız kaçak yapılmış. Çökmenin nedenini araştırıyoruz. Ama odağımız kurtarma çalışması. Enkazın altındakiler için çeşitli rakamlar var bunu söylemek doğru değil. İşletme ruhsatı olmayan bir tekstil atölyesi de var. Dakikakalr, saniyeler bizim için çok önemli. Onlara ulaşmak için bu alanı güvenli arama kurtarma hattı haline getirmek gerek. Patlama iddialarına ilişkin bizi müsade edin en doğru bilgiyi verelim” dedi.

    YAYIN YASAĞI GELDİ

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum olay yerine gittiği öğrenildi.

    T.C. İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile Kartal’da çöken binaya ilişkin yayın yasağı getirildi. İstanbul Valiliği, 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin de yaralı kurtarıldığını açıkladı. (HABER MERKEZİ)

  • Kartal’da Alevi yurttaş öldüresiye dövüldü

    Kartal’da Alevi yurttaş öldüresiye dövüldü

    PİRHA – İstanbul Kartal’da oturan Zeynel Doğan adında bir yurttaş akşam iş yerini kapatıp eve giderken kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından öldüresiye dövüldü. Beyin kanaması geçiren Doğan, hastanede yaşam mücadelesi veriyor. 

    İstanbul Kartal’da yaşayan ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Üyesi olan Zeynel Doğan adında bir yurttaş, dün akşam iş yerini kapatıp eve giderken kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından öldüresiye dövüldü. Beyin kanaması geçiren Doğan, Marmara Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyat edilen Zeynel Doğan’ın durumu ciddiyetini koruyor. PİRHA/İSTANBUL

  • Kartal’daki 5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali’nde mücadele vurgusu- VİDEO

    Kartal’daki 5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali’nde mücadele vurgusu- VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi, 5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali ikinci gününde devam etti. Festivalde konuşan PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, dayanışmanın ve birliğin önemine vurgu yaparak “Dün Alevileri katlettiler ancak biz yürüttüğümüz mücadele ile Aleviliğin katledilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi, Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali ikinci gününde devam etti. Cemevi bahçesine “Aleviler asimilasyon, inkar ve katliamlara karşı yürüyor. Artık yeter,” “Davamız mahşere kalmayacak katillerden ve işbirlikçilerden hesap sorulacak” pankartları asıldı. Festivale PSAKD İstanbul şube başkanları, sivil toplum örgüt yöneticileri, siyasi partiler ve çok sayıda kişi katıldı. Festivalde programa katılamayan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ın selamlama mesajı okundu.

    Cemevi bahçesinde karikatür sergisinin yanı sıra kitap ve dergi stantları açıldı. Öte yadan cemevine üye kadınlar yaptıkları gözlemelerle cemevine destek oldular.

    Festivalin ikinci gün etkinlikleri PSAKD Kartal Şubesi semah grubunun semaha durmasıyla başladı. Daha sonra Hasan Doğan dedenin gülbang duasının ardından festival şiir dinletisiyle devam etti.

    “MUHALİFLER FAŞİZAN YÖNTEMLERLE BASTIRILIYOR”

    Kısa bir konuşma yapan PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, demokrasinin kırıntılarına bile tahammül edilmediği, 700 haftadır kaybedilmiş evlatlarını arayan 80-90 yaşlarında kadınların yerlerde sürüklendiği, Alevilerin kadim toprağı Dersim ormanlarının ve onunla birlikte yaşam alanlarının, inanç merkezlerinin ateşe verildiği, en küçük muhalif bir söylemin veya demokratik bir hakkın kullanımının faşizan yol ve yöntemlerle bastırıldığı bir dönemde festivali gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Alevilerin ve Alevi kurumlarının zor günlerden geçtiğini söyleyen Tunçdemir, Alevilerin kendilerine yöneltilen saldırılar karşısında hazırlıksız olduklarını belirterek halkın bin bir emekle kurulan cemevlerine sahip çıkma çağrısında bulundu.

    TUNÇDEMİR: DEMOKRASİYİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    Siyasal iktidarın tek kişilik yönetimine karşın ısrarla ve inatla demokrasiyi savunacaklarını söyleyen Tunçdemir, “Gericiliğe karşı bilimden yana olacak ve hurafelere karşı hakikatin yanında yer alacağız. Çevrenin ve doğanın yağmasına ve yaşam alanlarımızın ranta kurban edilmesine karşı Alevi öğretisi gereği mücadele edeceğiz” dedi.

    Alevilerin içeriden ve dışarıdan ciddi bir kuşatma ile karşı karşıya olduklarını belirten Songül Tunçdemir, asimilasyon ve saldırının sadece dışarıdan gelmediğini işbirlikçi yöneticiler ve sözde dedeler aracılığı ile de Aleviliğin asimile edilmeye çalışıldığının altını çizdi.

    PSAKD Kartal Şube Başkanı Tunçdemir, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü de kutlayarak, “Kimsenin dilinden, dininden, ırkından, renginden, dünya görüşünden, felsefesinden, yaşam tarzından dolayı horlanmadığı, öldürülmediği, herkesin barış içinde ve eşit haklara sahip bir biçimde bir arada kardeşçe yaşadığı, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya diliyorum” dedi.

    Tunçdemir’in konuşmasının ardından şiir dinletisi ve müzikle devam eden festivalde Güvenç Abdal Ocağı dedesi Sefa Öztürk de kısa bir konuşma yaptı. Öztürk, demokrasinin, insan haklarının ve Aleviliğin yerle bir edildiği bir dönemden geçtikleini belirtti.

    ÖZTÜRK’TEN MÜCADELE ÇAĞRISI

    Yapılan saldırılara karşı mücadele çağrısında bulunan Sefa Öztürk, “Bir arada el ele omuz omuza gönül gönülle güçlü bir şekilde kaderimizi tayin etmek zorundayız” dedi.

    Öte yandan geçtiğimiz ay tutuklanan PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş, kızı için 35 gündür oturma eylemi yaptığını belirterek, oturma eylemine destek çağrısında bulundu.

    Festivalde ayrıca bir yılla yakın bir zamandır tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcısı Veli Haydar Güleç ve kameraman Kemal Demir için özgürlük talep edildi.

    5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali ikinci gününde Özkan Belli, Musa Kurt, Çocuk korosu, Neşe Bakay ve Cengiz Özkan’ın müzik dinletisi ve halaylarla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kartal’daki Pir Sultan festivalinde panel: Dersim katliamlarında da orman yakıldı-VİDEO

    Kartal’daki Pir Sultan festivalinde panel: Dersim katliamlarında da orman yakıldı-VİDEO

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili ve Araştırmacı Yazar Mehmet Bayrak, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi’nde düzenlenen panelde konuştu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi Cemevi 5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali başladı. Üç gün sürecek festivalde panel, şiir ve müzik dinletisi düzenleniyor. Dün akşam yapılan panele, şair Niyazi Yaşar, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ile Araştırmacı yazar Mehmet Bayrak katıldı.

    Panel öncesi Hasat Sanat Atölyesi’nde Karikatür sergisi yapıldı. Ardından da moderatörlüğünü şair Niyazi Yaşar’ın yaptığı panelde, ‘Alevilerin Güncel Sorunları ve Alevi Kurumları Olarak Güncel Görevlerimiz’ ve “Tarihte Alevi Katliamları” konuları işlendi.

    “YEZİDİN KİNİ BİTMEDİ”

    Saygı duruşunun ardından açılış konuşmasını Şair Niyazi Yaşar yaptı.

    Yaşar, “Seyit Rıza darağacına gittiğinde başı dikti, sözleri baba Munzur gibi ağırdı bu yüzden dersimin ters laleleri. Mart 95’de Ümraniye’de dört, Gazi’de 19 ölü yüzlerce yaralı mermiden uzak mesafede hepsi de hedefli, Muğla Ortanca’da ölü diye bırakılan Rıza’nın yediği dayaklar az geldi karısına gözleri önünde tecavüz edildi, 78 Hekimhan Maraş, Sivas durmak bitmedi yezidin kini” dedi.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül yaptığı konuşmada Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin konuştu.

    “TUNCELİ İSMİ KATLİAM İÇİN YAPILMIŞ BİR YASANIN ADIDIR”

    Bülbül, konuşmasından satır başları şöyle:

    “Yakın zamanda Dersim’de devlet eliyle çıkarılan yangınlar gündeme oturdu. Bu seksen beş yıllık bir politikanın ürünü Tunceli Kanunu’nun 1935’de yürürlüğe konması ile Dersim Tunceli kanunuyla yönetilmeye başlanmış adı da zaten Tunceli olarak değiştirilmiş. Şu anda Dersimlilerin birçoğu çok üzücüdür ki hala Tunceli adını kullanıyorlar. Tunceli bir kanunun adıdır kanun katliam için yapılmıştır. Doğayı, ağacı, bört böceği, canlıyı, hakikati katliam için yapılmış bir yasanın adıdır. Nasıl dilimiz varıyor da bu ismi kullanıyoruz. Bu ismi kullanmayalım. Dilimiz alışmışsa da dilimi temizleyelim. Bu memleketin adı Dersim, Tunceli değil ve Dersim’e sefer sadece cumhuriyet döneminde olmamış ki ittihat terakki döneminde, Osmanlı döneminde, Yavuz döneminde olmuştur. Adına Dersim’i dize getirme Dersim’i modernize etme, Dersim’e medeniyet götürme adı altında defalarca seferler katliamlar yapılmış. Bugün de mesele orman yangını değil sadece orman yangını meselesi olarak ele alırsak bir tür çevrecilik yaklaşımıyla yaklaşırsak şunları ıskalamış oluruz. Dersim’de dil, kültür, inanç, doğa, tarih ve Dersim’i Dersim yapan tüm değerler yakılarak ortadan kaldırılmak isteniyor.”

    “İkinci dünya savaşından sonra Hitler faşizmi yargılanırken insanlığa karşı suç kavramı üretiliyor. İnsanlığa karşı suç bizim tarafımızdan da kullanılıyor fakat Dersim’de insanlığa karşı suçu aşan bir durum var. Çünkü Dersim’in ağacı, kuşu, doğası, varlığı coğrafyasına kastediliyor. Aslında yaşama karşı bir suç işleniyor.

    “DEVLET DİLİNDE HUZUR, BASTIRMAK, SUSTURMAK ANLAMINA GELİYOR”

    Tunceli valisi huzur değil huzuru bozmak için gelmiş. Devlet dilinde ‘huzur’ ne anlama geliyor. Toplumu bastırmak, susturmak toplumu pasifize etmek, toplumu takatten düşürmek, ses çıkaran bir toplum değil nötrleşmiş bir toplum buna da huzur diyorlar.

    Araştırmacı yazar Mehmet Bayrak, tarihten bugüne yaşanan Alevi katliamlarına değindi.

    Bayrak şöyle konuştu:

    “Zor ve zorbalık yöntemlerini seçen irade resmi irade her aşamada katliama başvurdu. İki şeyin altını özellikle çizelim. Yavuz Sultan Selim bir köprüye adı verilen Selim’in Alevi katliamı yapmadığı söylenir oysa Yavuz daha Trabzon valisi iken diyor ki ‘Rumların merkezi olan o bölgenin Müslüman olmayan halklarına ya şerefi İslam ile mükerrer olalar ya da tümünü siyaset eylerim’. Yavuz, 50 bine yakın Aleviyi öldürmüştür. Kaynaklar var. eli baba katline kardeş katline bulaşmamış Osmanlı sultanı yok kardeşine babasına oğluna acımayan zihniyet muhalif kesimlere inançlara hoşgörüyle bakabilir mi?

    “DERSİM KATLİAMI YANGINLARLA BAŞLAMIŞTI”

    “Son yüzyıllık Türkiye tarihi bir etnodinsel temizlik bir tek tipleştirme İslamlaştırma tarihidir.

    1921’de 140 Koçgiri köyünün yerle yeksan edilmesi sonuçlanan büyük bir katliam yaşandı. Mağaralara sığındılar. içeri zehirli gazlar sıktılar, insanları katlettiler.

    1925’e gelince Müslüman Kürtlere sıra geldi. Hepsinin belgeleri var. TSK 16 uçaklık filoyla saldırdı. 1925-1927 yıllarında katledilen Kürtlerin sayısı 15 bin 500’dür o zaman. Türkiye’nin nüfusu 12 milyondu.

    Ağrı Zilan’da katledilen insanların sayısı Türk basınına göre 30 bindir.

    Dersim’e gelelim. En büyük Alevi havzalarından bir tanesi planlı bir organizasyonla belgeler burada şu sıralar orman yangını gündemde var. Onun belgesinde katliam döneminde soykırım döneminde yine ormanlar yakıldı. Bunun için broşür çıkarıldı. Evler nasıl yakılacak, ormanlar nasıl yakılacak. Büyük orman yangınları çıktı konut yangınları çıktı. 50 bin kişi katledildi. Cumhuriyet tarihin en soykırım tarihidir. 14 binde sürgün var belgeli.

    Derin devletin mili güvenlik aygıtı var. 26 Aralık 79’da ‘Alevi Kızılbaş köpeklere hadleri bildirilmiştir’ denmiştir. Açığa alınan öğretmenler Alevi kızılbaştırlar. Gözaltına alınan, işkenceye tabi tutulanlar, ırzına geçilen tüm öğrenciler Alevi Kızılbaştırlar.”

    ETKİNLİKLER SÜRÜYOR

    Kartal’daki Pir Sultan Festivali’nin yarına kadar devam edecek. Programda bugün ve yarın şunlar olacak.

    Bugün PSAKD Kartal Şubesi’nden canların semah dönmesinin ve Gülbengin verilmesinden sonra PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan konuşmalarını yapacak.

    Ardından, Şiir Dinletisi, PSAKD Kartal Şube Müzik Grubu “Güneşin Yolcuları”, Cumartesi Anneleri ve saat 20:00’de ise Neşe Bakay, Grup Vardiya ve Cengiz Özkan konseri verecek.

    2 Eylül Pazar günü ise, PSAKD Kartal Şubesi Cemevi Zakirleri, Şiir dinletisi olacak. Saat 19:00’da ise İsyan Ateşi, İstanbul KHK Direnişçileri, Özgür Doğan, Grup Ala Mor, Musa Kurt ve PSAKD Çocuk Korosu, Sercan Direk ve Cihan Çelik konser verecek. (HABER MERKEZİ)

     

  • Kartal’da Pir Sultan Abdal Festivali

    Kartal’da Pir Sultan Abdal Festivali

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi Cemevi 5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali programını açıkladı. Üç gün sürecek festivalde panel, şiir ve müzik dinletisi yapılacak. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi Cemevi, 5. Pir Sultan Abdal’ı Anma ve Kültür Festivali programını açıkladı. 31 Ağustos Cuma günü başlayacak festival, üç gün sürecek. Zeynep Derya Yıldız İnce ve Kasım Güzel’in sunuculuğunu yapacağı festival programı şöyle:

    31 Ağustos Cuma

    Saat 18:00’de Hasat Sanat Atölyesi’nde Karikatür sergisi yapılacak. Saat 19.30’da moderatörlüğünü Niyazi Yaşar’ın yaptığı panelde, ‘Alevilerin Güncel Sorunları ve Alevi Kurumları Olarak Güncel Görevlerimiz’ konusunu  PSAKD Eski Genel Başkanı ve Milletvekili Kemal Bülbül değerlendirecek.
    Araştırmacı Yazar Mehmet Bayrak ise ‘Tarihte Alevi Katliamları’ konusunu işleyecek. 

    1 Eylül Cumartesi

    Saat 17:00’de başlayacak festival, PSAKD Kartal Şubesi’nden canların semah dönmesinin ve Gülbengin verilmesinden sonra PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan konuşmalarını yapacak.

    Ardından, Şiir Dinletisi, PSAKD Kartal Şube Müzik Grubu “Güneşin Yolcuları”, Cumartesi Anneleri ve saat 20:00’de ise Neşe Bakay, Grup Vardiya ve Cengiz Özkan konseri verecek.

    2 Eylül Pazar

    Saat 17:00’de PSAKD Kartal Şubesi Cemevi Zakirleri, Şiir dinletisi olacak. Saat 19:00’da ise İsyan Ateşi, İstanbul KHK Direnişçileri, Özgür Doğan, Grup Ala Mor, Musa Kurt ve PSAKD Çocuk Korosu, Sercan Direk ve Cihan Çelik konser verecek.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

     

  • Erkek arkadaşına sarılan kadına saldırı: Burası müslüman mahallesi-VİDEO

    Erkek arkadaşına sarılan kadına saldırı: Burası müslüman mahallesi-VİDEO

    İstanbul Kartal’da bir kadın, erkek arkadaşına sarıldığı için mahallelilerin saldırısına uğradı. Yerlerde sürüklendiğini ve saçından çekildiğini belirten genç kadına saldıranlar ise olaydan sonra kameralara konuşup “Bir kez daha olursa yine yaparız” dedi.

    Show TV’nin haberine göre genç kadın, erkek arkadaşına sarıldığı için bir kadının kendisine sataştığını söyleyerek “Yerde sürüklediler, saçımı çektiler” dedi. Saldırının ardından konuşan saldırganlardan biri ise “Burası Hürriyet Mahallesi burası Kurfalı. 35 senedir böyle bir şey yaptırmadım” diyerek kadına saldırdıklarını övüne övüne kabul etti.

    Saldırıya uğrayan genç kadın ise yaşadıklarını “Sevgilim beni bırakınca sarıldım. Orada çöp atan bir bayan vardı, gördü. Bana direk ‘… çocuklar var sarılma” diyerek anlattı. Yerlerde sürüklendiğini ve çevrede bulunan 30-40 kişinin bir şey diyemeyip sadece bakmakla yetindiğini söyleyen genç kadının gördüğü şiddet, yüzündeki çizikler, gözündeki morluklar ve bacaklarındaki yaralardan görülebiliyor.

    “BURASI MÜSLÜMAN MAHALLESİ, KİMSE SALYANGOZ SATAMAZ”

    Saldırıyı yapanlar arasında bulunan kişi ise “Burası Müslüman mahallesi burada kimse salyangoz satamaz. Benim evimin önünde namahrem davranamaz” diyerek mikrofonlara, ne kadar rahat olduğunu gösterdi.

    Saldırıyı sadece kendisinin yapmadığını ‘övünerek’ anlatan saldırgan, kameralara çevrede bulunan mahallelileri gösteriyor. Saldırgana kameraya seslenerek yanıt veren mahalleliler de saldırıyı hep birlikte yaptıklarını onaylıyor.

    Olayın mağduru genç kadın saldırıyı yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunurken, saldırganların da genç kadın hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kartal’da KESK üyelerine polis müdahalesi: 8 gözaltı

    Kartal’da KESK üyelerine polis müdahalesi: 8 gözaltı

    Kamudaki ihraçlara karşı İstanbul’da eylemlerde bulunan KESK üyelerine yine polis saldırdı. Çok sayıda kişi gözaltına alınırken, Eğitim Sen, saat 17.00’de saldırıyı protesto çağrısı yaptı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi kamu emekçilerinin işlerine iade talebiyle İstanbul Kartal’da sürdürdüğü direnişe bugün saat 14.00 sıralarında polis saldırdı. 8 kişi gözaltına alınırken, saldırıyı protesto etmek için saat 17.00’ye Kartal’a çağrı yapıldı.

    KARTAL’A ÇAĞRI

    Saldırıya ilişkin Eğitim Sen 5 No’lu Şube tarafından yapılan çağrıda şöyle denildi: “68 haftadır Kartal, Bakırköy ve Kadıköy’de direnen arkadaşlarımıza bugün polis müdahale etti. İşini, ekmeğini ve onurunu savunan 8 arkadaşımız gözaltına alındı. Bugün saat 17:00’da yapacağımız basın açıklamasına tüm dostlarımızı en güçlü şekilde bekliyoruz. #BizKazanacağız!”

  • Aleviler, lokmalarını bir yıldır direnen kamu emekçileriyle paylaşacak-VİDEO

    Aleviler, lokmalarını bir yıldır direnen kamu emekçileriyle paylaşacak-VİDEO

    PİRHA- 20 Şubat 2017’den bu yana 52 haftadır İstanbul’da Bakırköy, Kadıköy ve Kartal meydanlarında ekmek ve onur mücadelesi veren KHK ile ihraç edilen eğitimcilerin eylemi birinci yılında. Yarın (17 Şubat) Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyeleri de kutsal Hızır ayında lokmalarını Kadıköy’deki eğitim emekçiler ile paylaşacak. 

    Haberin Videosu

    “KHK’lar gidecek biz kalacağız” sloganı bir yıldır İstanbul Bakırköy, Kadıköy ve Kartal meydanının tanıdık bir sloganı. Haftanın 4 günü işe gider gibi direniş alanında yerlerini alan KESK’li kamu emekçileri, konfedarasyonun en uzun soluklu eylemini yapıyor. Dayanışmanın güçlü bir örneğini sergileyen kamu emekçilerinin eylemine bu hafta (17 Şubat) Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri ile demokratik kitle örgütleri destek verecek. Direnişin birinci yılı olan yarın İstanbul Kadıköy Boğa’da Aleviler hızır lokması dağıtacak. Ayrıca “Direnişimiz 1 yaşında” temalı fotoğraf sergisi açılacak. Saat 16:00’da direniş alanından Khalkedon Meydanı’na gerçekleştirilecek yürüyüşün ardından açıklama yapılacak.

    Bir buçuk yıl önce KHK ile ihraç edilen resim öğretmeni Songül Tunçdemir de direnen kamu emekçilerinden biri.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi Genel Eğitim Sekreteri Songül Tunçdemir, daha öncesinde de 3. dönem Malatya Pir Sultan Abdal kültür Derneği’nde başkanlık yaptı. Bir buçuk yıldır İstanbul’da yaşayan Tunçdemir, son 2 aydır da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şubesi’nin başkanlığını yürütüyor. Bundan bir yıl önce 7 Şubat 2017’de bir gece yarısı çıkarılan KHK ile öğretmenlik mesleğinden ihraç edildi.

    “SUÇUMU BİLMEDEN YARGILANIYORUM”

    İhraç edilmesinden bir hafta sonra eğitimciler ile birlikte mücadeleye başlayan Tunçdemir, “Suçumun ne olduğunu bilmeden herhangi bir yargılama süreci olmadan bizim ne olduğunu bilmediğimiz ama AKP’nin bildiği, bize halen söyleyemediği bunun üzerine de terörist ilan ederek ihraç ettiği kamu emekçilerinden biriyim” diye tanımlıyor kendini.

    “HAKLILIĞIMIZI BİR YILDIR HAYKIRIYORUZ”

    Tunçdemir için ihraç öncesi ve sonrası değişen pek bir şey olmamış. Mücadeleyi hayatının her alanında sürdürdüğünü söyleyen Tunçdemir şöyle konuşuyor:

    “Verdiğim mücadele tamamen demokrasi mücadelesiydi. Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun eylem ve etkinliklerde bulundum. Yani AKP’nin muhalif olan sözde darbe girişimi bahanesiyle OHAL bahanesiyle özünde de kendisine muhalif olan herkese yaptığı bir darbe var. Daha öncesinde de bizim mücadelemiz aynıydı. İşten atıldıktan sonra da aynı. Çünkü biz mücadelemizin meşru demokratik olduğuna inanan örgütlü sendikalarda derneklerde mücadele veren insanlarız. Sadece işimizden atıldığımız için o eylemleri yapmıyoruz aslında. Bizi işimizden atmak için bahane gösterdiği şeylerin ne kadar meşru olduğunu haykırmak için ne kadar haklı olduğumuzu haykırmak için bir yıldır Kadıköy’de, Bakırköy’de, Kartal’da bir direniş sergiliyoruz.”

    ALEVİLER HIZIR LOKMASI DAĞITACAK

    Haftanın 4 günü 3’er saatlik oturma eylemlerinin Kadıköy ayağında yer alan Tunçdemir, “Tarihe geçecek bir eylem yapıyoruz” diyor.

    Tunçdemir, direnişlerinin birinci yılında ise Kadıköy’de her zaman olduğu gibi oturma eylemlerinin yanı sıra Pir Sultan Kültür Derneği’nin katılımı ile Hızır lokmasını eğitim emekçileri ile pay edeceklerini söylüyor:

    “Kalkedona doğru bir yürüyüş yapacağız. Demokratik kitle örgütlerine bu konuda çağrı yaptık. Anadolu yakasında bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri bize daha güçlü destek olacaklar. Xızır (Hızır) ayındayız bu ay. Biz Aleviler açısından çok önemli kutsal aylardan biri. Xızır önemli bir şahsiyettir bizim inancımızda. Darda zırda kalanlara yetişendir. Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Xızır lokmasını alandaki direnişçilerle paylaşacak. Lokmamızı birlikte paylaşacağız, eylemimize güç katacaklar. Diğer demokratik kitle örgütlerine de çağrı yaptık fakat özelinde Hızır ayı olması sebebiyle Hızır lokmasının paylaşılması hem Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri açısından anlamlı hem direnişçiler açısından çok anlamlı olacak.”

    “DERSLER ARTIK BÜTÜNÜYLE SÜNNİ İSLAM İNANCINA BÜRÜNDÜ”

    OHAL ve KHK’larla yönetilir hale geldiklerini belirten Tunçdemir, “Mazlumlar her zamanki gibi sistem tarafından ezilmeye devam ediyor. Özellikle Aleviler için çok tehlikeli bir süreç başladı. Daha önce yapılamayan şeyler OHAL vasıtasıyla yeni çıkarılan KHK’larla yeni çıkan yasalarla yapılmaya başlandı. Okullarda hızlı bir gericileşme var. Bizler zorunlu din derslerinin kaldırılmasını isterken neredeyse bütün dersler dini bir şekle Sünni İslam inancına büründürüldü. Sadece bu da değil, şeriatçı bir eğitim var” diyor.

    YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMANIN ÖRNEĞİ

    Tunçdemir, bu eğitim sistemine karşı topyekun bir mücadele yürütmek gerektiğini vurguluyor.

    20 Şubat 2017’den bu yana Kadıköy’deki oturma eylemlerinde yer alan Tunçdemir, halkla her zaman iletişim halinde olduklarını söylüyor. Eylem alanlarının kimi zaman sözünü söyledikleri bir platform kimi zaman bir eğitim yuvasına dönüştüğünü söyleyen Tunçdemir, bu bir yılda yardımlaşmayı, dayanışma daha da güçlü ördüklerini anlatıyor:

    “OHAL ve KHK’ların kaldırılması için imza kampanyası başlattık. Binlerce imza topladık. Halkla iç içe olması çok daha güzel. Sürekli açıklamalarımızı ülkedeki siyasete paralel güncelleyerek yapıyoruz. Medyanın veremediğini biz orada veriyoruz. Sürekli alanda işimizi geri istemenin yanında, bu çocuk evlilikleriyle ilgili bir yasa çıktı onu protesto ettik. Savaşı protesto ediyoruz. Yani güncele ait ne varsa orada demokratik taleplerimizi haykırıyoruz. Orası platforma dönüştü. Zaman zaman orada eğitimler verildi. İhraç edilen akademisyen arkadaşlarımız var. Orada eğitimler verdiler direniş ile ilgili. Haftanın 4 günü Kadıköy’deyiz bir gün de Kartal’dayız Kadıköy direnişçileri olarak… Bu direnişte çok güzel dostluklar kazandık. KHK da ihraç edilen ve mücadelesini sürdüren insanlar gerçekten çok özel insanlar, çok güzel insanlar. Orada dostluğumuz pekişti, orada yoldaşlığı öğrendik. Uzun süreçli eylem yapıyoruz çünkü. Yardımlaşmayı dayanışmayı öğrendik. Örneğin birimiz hasta olduğunda ameliyat olduğunda başka ihraç arkadaşlarımız onun başında. Ya da birimiz ev taşıdığı zaman diğer arkadaşlar yardım ediyor. Bize kazandırdığı en güzel şey de dayanışma. Biz ilk eylemimizden itibaren işimize geri dönünceye kadar bu eylemleri sürdüreceğimizi söyledik.”

    İŞE GİDER GİBİ DİRENİŞ ALANINDA

    Tunçdemir son olarak bir yıllık direniş sürecinin nasıl geçtiğini şu sözlerle özetliyor:

    “4 günümüz direniş alanı için ayrılmıştır. İşe gider gibi direniş alanına gidiyoruz. 1 yıldır bunu ilke haline getirdik. Çok önemli bir işimiz yoksa hiç aksatmıyoruz. Orada pankartımız var, ses cihazımız var, sendikamızdan gidip hep beraber alıyoruz. Yemek yemiyoruz. Pasta börek yapan arkadaşlar var. Bizim destekçi arkadaşlarımız var, en az direnişçiler kadar, bizim kadar alana emeği geçen arkadaşlarımız var. Onlara çok şey borçluyuz, bizi hiç yalnız bırakmadılar. Hatta bizden daha fazla orada olan arkadaşlarımız var, bu bizim çok daha önemli daha kıymetli.”

    Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

    İSTANBUL

     

  • Pir Hasan Doğan: Hızır orucunu Efrin’deki mazlum halklara adıyoruz-VİDEO

    Pir Hasan Doğan: Hızır orucunu Efrin’deki mazlum halklara adıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Aleviler için kutsal olan, bolluğu, bereketi, barışı, hoşgörüyü ve sevgiyi simgeleyen Hızır ayı devam ediyor. Cemal Abdal Ocağı pirlerinden Hasan Doğan, “Kim olursa olsun, hangi halktan olursa olsun biz bu yılki Hızır oruçlarımızı ve lokmalarımızı Efrin’deki mazlum ve masum insanlara adayacağız.” dedi.

    Haberin Videosu

    İstanbul Kartal Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Cemevi dedelerinden ve Cemal Abdal Ocağı’na mensup Hasan Doğan, Aleviler için kutsal olan, bolluğu, bereketi, barışı, hoşgörüyü ve sevgiyi simgeleyen Hızır ayına ve TSK’nın Afrin’e başlattığı askeri harekata ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Alevi inancının ve erkanlarının akışını düzenleyen bir takvimin olduğunu belirten Doğan Aleviler için hangi ayın önemli ve ne anlama geldiğini şöyle ifade etti:

    “İnancımızda yıl ikiye ayrılıyor. Birinci bölüm soğuk ve kasım mevsimleri, ikinci bölüm ise sıcak Hızır ayları olarak bilinir. Yılın birinci yarısı olan soğuk kasım ayları 8 Kasım’da başlayarak 179 gün sürüyor. 8 Kasım’da başlayıp 6 Mayısta biten süreye biz inançsal olarak Kasım ayı deriz. Kış ayının başlangıcı olan ve dünyada en uzun gecenin yaşandığı 21 Aralık tarihi ise ‘çile’ ayı olarak bilinir. 22 Aralık’ta başlayıp 30 Ocak’a kadar geçen 40 günlük süreye ise ‘zemheri’ ayı denir. 30 Ocak’ta başlayıp 21 Mart’ta biten süreye ise ‘Hamsin’ adı verilir. Hamsin Arap Halkları arasında Kuzey Afrika’daki bir çöl rüzgarı için de söylenir. 10 Kasım ile 20 Kasım arası Koç katım ayıdır. Bolluk, bereket, üreme için koç katımı bayram ve şenlik havasında yapılır. 30 Ocak’ta başlayıp 20 Şubat’ta sona eren süreye ise ‘küçük çile’ ayı denilir. Küçük çile ile birlikte Hızır ayı başlar.”

    HIZIR AYINDA CEMLER YAPILIR LOKMALAR PAY EDİLİR”

    “Küçük çile olarak bilinen 13-14-15 Şubat günleri Hızır orucu tutulmaktadır” diyen Doğan şöyle devam etti:

    “Hızır orucu kimi yerde üç gün tutulur kimi yerde bir hafta tutulur. Orucun bitiminde Hızır cemi ve Hızır lokması yapılır. Alevi inancında Hızır orucu çok önemlidir. Hızır orucunun tutulmasında murat edilen şey, doğanın yeniden canlanışı, bolluk, bereket ve darda kurtulmaktır. Zira çile döneminde yaşam dardadır. Darda inmek ve kurtulmak için Hızır’ın erişmesi gerek. Hızır’ın erişmesi için Hızır erkanı gerek.”

    “TÜRKİYE HEM İÇ HEM DIŞ SİYASETTE SIKIŞMIŞTIR”

    Türkiye’nin hem iç politikada hem de dış politikada sıkışarak Afrin bölgesine bir askeri harekatta bulunduğuna dikkat çeken Doğan, “Efrin’e yapılan bu harekat aslında kendi iç siyasetini kurtarmak içindir. Kim olursa olsun, hangi halktan olursa olsun biz bu yılki Hızır oruçlarımızı ve lokmalarımızı Efrin’de mazlum ve masum insanlara adayacağız” diye konuştu.

    “ALEVİLER İÇİN EFRİN ÖNEMLİ BİR MERKEZDİR”

    Aleviler için Afrin’in önemli bir merkez olduğunu belirten İstanbul Kartal Pir Sultan Abdal Kültür Derneğine bağlı cemevi dedelerinden Hasan Doğan son olarak şunları kaydetti:

    “Anadolu’daki Aleviler Efrin’i unutmuş. Efrin nüfusunun önemli bir bölümü Kürt Alevisidir. Benim büyük dedelerim eskiden yılın altı ayı Efrin’e diğer altı ayı da Nahçıvan’a pirliğe giderdi. Bu iki bölgeyi şu an Anadolu’nun topraklarında yaşayan Aleviler unuttular. Birinci dünya savaşından sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırlarının çizilmesi ile o bölgedeki taliplerimizin yolunu ve izini kaybettik. Oysa bizim muradımız sınırsız ve sömürüsüz bir dünyadır.” (HABER MERKEZİ)

  • “Nuriye ve Semih yaşasın” diyen kadınlara beraat kararı

    “Nuriye ve Semih yaşasın” diyen kadınlara beraat kararı

    “Geçtiğimiz Mayıs ayında Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile dayanışmak için Khalkedon Meydanı’nda nöbet tutan Barış İçin Kadın Girişimi üyesi kadınlara açılan davanın ilk duruşmasında beraat kararı çıktı.

    Geçtiğimiz Mayıs ayında akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça ile dayanışmak için Khalkedon Meydanı’nda nöbet tutan Barış İçin Kadın Girişimi üyesi kadınlar gözaltına alınmış ve serbest bırakılmıştı.

    Yaşanan olayların ardından haklarında dava açılan kadınların davası bugün (9 Ocak) Kartal’daki Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Davada beraat kararı alan kadınlar adliye önünde yaptıkları açıklamada şunları söyledi:

    “Biz KHK’lerle işsiz kalanların işlerine geri iadesini istiyoruz. Nuriye ve Semih de başlattıkları direnişi açlık grevi ile sürdürmeye karar verdiler. Bizler de Barış için Kadın Girişimi olarak onların taleplerini duyurmak için bir günlük nöbet yaptık. Bu nöbeti barış akademisyenleri yapıyordu. Bu nöbet sırasında gözaltına alındık ve hakkımızda dava açıldı. Bu davada adaleti bulduk ve beraat ettik. Bu adaletin her alanda olmasını istiyoruz. Nuriye ve Semih’în işlerine geri iade edilmesini, haksızlıkların son bulmasını, tutuklu avukat ve gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz.”

    Kadınlar açıklamanın ardından “Nuriye ve Semih yaşasın” sözünü bir kez daha yineleyerek açıklamalarını sonlandırdı.

  • Velilere beş vakit namaz takip formu gönderildi

    Velilere beş vakit namaz takip formu gönderildi

    Eğitim alanında gerici uygulamalar tüm hızıyla devam ediyor. İstanbul’da imam hatip ortaokullarında öğrenim gören öğrencilerin velilerine beş vakit namaz kılma takip formu gönderildi.

    Birgün gazetesinden Burcu Cansu’nun haberine göre İstanbul’da imam hatip ortaokullarında öğrenim gören öğrencilerin velilerine beş vakit namaz kılma takip formu gönderildi. Formda, “Okulumuzda yeni uygulamaya konulan ‘vazgeçilmez görevlerim namaz ve Kur’an’ adlı proje kapsamında öğrencileri beş vakit namaz kıldırmaya alıştırmak ve bunun takibini yapmak​ ​amacıyla hazırlandı” denildi.

    “ÖĞRENCİNİN NAMAZ KILMADIĞI SAATLERİ BOŞ BIRAKIN”

    Proje grubu öğretmenleri tarafından hazırlanan formun​,​ her ayın birinci günü velilere iletileceği bilgisi verildi. Velilerden dağıtılan bu formu her gün işleyip ay sonunda proje grubunun elinde olacak şekilde öğrenciler aracılığıyla okula göndermeleri talep edildi. Velilerin formu doldururken çocuğun namaz kıldığı vakitleri tükenmez kalem ile işaretlemeleri, kılmadığı vakitleri de boş bırakmaları istendi. Velilerin okul saatine denk gelen namazları da çocuklarına sorarak forma işlemeleri gerektiği belirtildi.

    “YEMEK SAATİ NAMAZ SAATİNE GÖRE DÜZENLENDİ”

    İstanbul Kartal’da ‘en başarılı’ okullar arasında yer alan ve kademeli olarak imam hatibe dönüştürülen Mahmut Kemal İnal Ortaokulu’nda ise yemek saati namaz saatine göre düzenlendi. Çoğunluğun imam hatip eğitimi almamasına karşın cuma günleri namaz kılınmasına olanak sağlamak için yemek saati bir saat ertelendi. Cuma namazına gidecek öğrenciler için yemek saati 12.00’den 13.00’e alındı. Okulda yemek saatinin değiştirilmesi nedeniyle cuma namazı kılmayan öğrencilerin 13.00’a kadar aç beklemek zorunda kalmaları öğrencilerin ve velilerin tepkisine yol açtı. (HABER MERKEZİ)

  • Pir Yıldırım: Sesimizi ve sözümüzü yükseltmek adına herkes çocuğu ile Kartal mitingine gelmeli-VİDEO

    Pir Yıldırım: Sesimizi ve sözümüzü yükseltmek adına herkes çocuğu ile Kartal mitingine gelmeli-VİDEO

    PİRHA – ABF ve Eğitim- Sen öncülüğünde gerici eğitim sistemine karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak olan mitinge bir gün kala destek ve katılım çağrıları artarak sürüyor. İstanbul Okmeydanı Cemevi Dedesi ve Babamansur Ocağı Pirlerinden Eren Yıldırım, “Bu eğitim müfredatı aslında Türkiye’deki en büyük sorunlardan biri. Çünkü bu eğitim müfredatı ile çocuklarımızın geleceğini karartıyorlar” dedi.

    Okmeydanı Cemevi Dedesi ve Babamasur Ocağı Piri Eren Yıldırım gerici eğitime karşı laik, bilimsel ve anadilde parasız bir eğitim için İstanbul Kartal Meydanı’nda saat 13:00’te yapılacak mitinge ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “EĞİTİM MÜFREDATI TÜRKİYE’DEKİ EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİDİR” 

    Bu eğitim müfredatının aslında Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Pir Eren Yıldırım, “Bu gerici eğitim müfredatı ile çocuklarımızın geleceğini karartıyorlar. Biz İstanbul Okmeydanı Cemevi olarak başlattığımız ve bölgedeki bütün cemevi gençliği ile hareket ederek bir haftada Nurtepe, Gazi Mahallesi, Okmeydanı, şişli hatta Taksim İstiklal Caddesi’ne varıncaya kadar Kartal mitingine katılım çağrısı çalışması yaptık” dedi.

    “UMUTSUZLUĞU KIRMAK İÇİN KAPI KAPI GEZDİK”

    Pir Yıldırım, “Burada insanlarda bir kararsızlık ve umutsuzluk görüyoruz. Ancak bu umutsuzluğu kırmak için tek tek, kapı kapı gezerek analarımızı ziyaret ederek çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak adına söylemlerde bulunduk. Bu çalışmamız çokta olumlu geçti. İstanbul Kartal’daki mitingde yüzbinler olup bu var olan umutsuzluğu yok etmek gerekiyor” dedi.

    “SAVAŞMAYAN BİR TOPLUM ÇOKTAN KAYBETMİŞTİR”

    Okmeydanı Cemevi Dedesi Pir Eren Yıldırım son olarak şu çağrıda bulundu:

    “Bir insan umudunu kaybederse hayatını komple kaybetmiş demektir. Savaşmak ve mücadele etmek zorundayız. Savaşan toplumlar kaybedebilir. Ancak savaşmayan toplumlar çoktan kaybetmiştir. İnsanlara bunları anlatmak zorundayız. Özellikle anne ve babaların çocuklarını alarak Pazar günü Kartal Meydanı’nda olması gerekiyor. Tüm canları sesimizi ve sözmüzü yükseltmek adına Kartal Meydan’ına çağırıyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda laik, bilimsel ve anadilde eğitim için cem olunacak-VİDEO

    17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda laik, bilimsel ve anadilde eğitim için cem olunacak-VİDEO

    PİRHA – ABF ve Eğitim sen 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak miting öncesi Taksim Hill Otel’de basına kahvaltılı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Yapılan açıklamada 17 Eylül’de Kartal Meydanı’na herkes davet edilerek, “laik, bilimsel ve anadilde bir eğitim için Cem olunacak” denildi. Açıklamada, eğitimin gericileştirildiğine işaret edilerek, “AKP zihniyeti, Alevileri ve Aleviliği inkar etmeye ve bizlere karşı sistematik asimilasyon politikası uygulamaya devam ediyor” denildi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim sen 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak miting öncesi Taksim Hill Otel’de basına kahvaltılı bilgilendirme toplantısı düzenledi.

    Toplantıya mitingin tertip komitesinden PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, AKD Genel Başkanı Doğan Demir, HBVAKV Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Garipdede Dergahı Başkanı Celal Fırat, PSAKD önceki başkanlarından Kemal Bülbül, Eğitim-Sen genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri  Özgür Bozdoğan, ABF Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Can, KHK ile kapatılan Tv10 programcısı Hüseyin Kelleci katıldı.

    17 Eylül mitingiyle ilgili sinevizyon gösterimiyle başlayan toplantıda basın açıklamasını ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız yaptı.

    “AKP ALEVİLERİ VE ALEVİLİĞİ İNKAR ETMEYE DEVAM EDİYOR”

    Alevilerin, demokrasi, eşitlik, adalet isteyen, insan hak ve özgürlüklerinden yana mücadele eden tüm kesimlerin AKP zihniyetinin yoğun baskısı ve inkar kıskacı ile karşı karşıya kaldığının belirtildiği açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Yaşamın her alanında tekçiliği “Değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez!” hale getiren AKP zihniyeti, geleneksel bir devlet politikası olarak Alevileri ve Aleviliği inkar etmeye ve bizlere karşı sistematik asimilasyon politikası uygulamaya devam ediyor. AKP’nin inkar ve asimilasyon zihniyetinin yürütücüsü tarafından “TEK, TEK” diyerek sıralanan “TEKLERİN” temeli bize göre AKP/Devlet zihniyetiyle bezenmiş “TEK DİN”dir. Tekçi zihniyetin temel unsuru olan “TEK DİN” Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından şekillendirilen, Milli Eğitim Bakanlığı ve devletin tüm kurumları tarafından “Uygulanması zorunlu olan” TEKÇİ DEVLET DİNİNE göre yapılandırılmış uygulamalardır. Oysa ihtiyacımız, halkların kendi ana dilinde, inanç gruplarının kendi inançsal değerlerine göre kamusal eğitim aldığı, eğitimin, savaşsız, çatışmasız toplumsal barış hakkını, barış kültürünü amaçladığı bir eğitim programıdır.”

    “TEKÇİ, TEK TİP EĞİTİM SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Açıklamada ayrıca şunlara vurgu yapıldı:

    “AKP Devlet zihniyetinin tekçi, inkarcı, asimilasyoncu politikalarla şekillendirdiği, “Yeni eğitim Programı” da bu sistematik politikanın bir sonucudur. “Yeni” denen “Eğitim programı” AKP/Devlet zihniyetine göre “Yeni” olup, bize göre, ne yenidir ne de yenilik getirecektir! AKP Devletinin “Yeni Eğitim Programı” bildik ırkçı, gerici oyundan başka bir şey değildir! “Yeni” denen “Eğitim Programı”ndaki açık ve gizli şeriatçı, cihatçı, fetihçi, cinsiyetçi, inkarcı, tekçi, asimilasyoncu ve ırkçı uygulamaları sıralamaya kalksak buna zaman yetmeyeceği gibi akılla açıklanacak bir durum da değildir..! Biz, Aleviler ve Türkiye Demokratik kamuoyu olarak varlığımızı inkar eden tekçi, tek tip, asimilasyoncu eğitim programını kabul etmiyoruz! Etmeyeceğiz…!!!  Bu amaçla;  17 Eylül 2017 Pazar günü, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) olarak, müsahip kurumumuz Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ile Kartal Meydanı’nda saat 13.00’da yapacağımız “LAİK, BİLİMSEL, KAMUSAL, PARASIZ ve ANADİLDE EĞİTİM İSTİYORUZ!” mitingimiz için çalışmalarımız devam ediyor.”

    “DÜŞÜNSEL, KÜLTÜREL VE SİYASİ ÇALIŞMALARIMIZ BU MİTİNGLE SINIRLI KALMAYACAK”

    Taksim Hill Otel’de yapılan basın açıklamasında son olarak yapılacak çalışmalara değinilerek miting için şu çağrı yapıldı:

    “Demokrasi, eşitlik ve adalet için yapacağımız eylem ve etkinlikler, düşünsel, kültürel, siyasi çalışmalar bu mitingimiz ile sınırlı kalmayacak. ABF olarak “LAİK, BİLİMSEL, KAMUSAL, PARASIZ ve ANADİLDE EĞİTİM” konferansı planladık. Bu konferans için eğitim ve bilim emekçilerinin kurumlarıyla, konuya katkı sunacak bilim insanlarıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Yine 18 Eylül 2017 Pazartesi günü Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde Eğitim-Sen ile “LAİK, BİLİMSEL, KAMUSAL, PARASIZ ve ANADİLDE EĞİTİM İSTİYORUZ!” açıklaması yapacağız. Yerel kurumlarımız da milli eğitim müdürlükleri önünde eş zamanlı kitlesel basın açıklaması yapacaktır.  Bir kere daha İstanbul Halkına, Marmara Bölgesinde yaşayan halkımıza mitingimize destek ve katılım çağrısı yapıyoruz. Biliyoruz ki emeğiyle geçinmeyi erdem bilen yoksul halkımız, eşitlik, özgürlük ve adaleti yaşam ilkesi edinmiş Alevi toplumu, demokratik kurum ve dost siyasal partiler, karanlığa karşı sanatıyla mücadele eden aydın, yazar ve sanatçılarımız çağrımıza kulak verip aydınlık yarınlar için bizimle birlikte Kartal Meydanı’nda CEM OLACAKLARDIR!”

    “BU MİTİNG KRİTİK ÖNEME SAHİPTİR”

    Basın açıklaması yapıldıktan sonra söz alan Eğitim – Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan ise 12 Eylül’ün yıldönümü olduğuna değinerek, “Bu miting daha önceki eğitim alanında yaptığımız mitinglerden daha kritik öneme sahiptir. Eğitim alanında yapılacak olan değişikliklere itiraz edeceğiz. Dini referansların hakim olduğu bir anlayışla çocukların yetiştirilmek istendiği bir Türkiye’ye itiraz ediyoruz” dedi.

    “DERS KİTAPLARININ HALİ İÇLER ACISI”

    Eğitimde piyasacı bir anlayışla karşı karşıya kalındığını belirten Bozdoğan, “Eğer sesimizi yükseltip bu dönüşümü durdurmazsak nüfusu 10 binin altında olan ilçelerde sadece inam hatip Liseleri açılacak. Hani kendileri bireylerin temel hak ve özgürlüklerini koruyorlardı? Bütün bu hakların askıya alındığı bir dönemdeyiz. 51 tane dersin eğitim programı değişti. Ders kitaplarının hali içler acısı” şeklinde konuştu.

    “LAİK, BİLİMSEL, ANADİLDE PARASIZ BİR EĞİTİM İSTEYECEĞİZ”

    Tarikatlar ve cemaatlerle imzalanan protokollere değinen Bozdoğan, Aileler özel okullara mecbur bırakılıyor. Eğitimde en çok özelleştirmenin yaşandığı bir dönemdeyiz. Laik, bilimsel, demokratik, Ana dilde parasız bir eğitim isteyeceğiz. Eğitimin en önemli özelliği eşit olmasıdır” dedi.

    Eğitim – Sen Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdağan son olarak 17 Eylül’de laik bilimsel ve anadilde bir eğitim için İstanbul Kartal Meydan’ında yapılacak olan mitinge herkesin destek ve katılımı için cağrı yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hukukçu Kemal Alhaslıoğlu: Demokratik direniş hakkımızı sonuna kadar kullanmalıyız-VİDEO

    Hukukçu Kemal Alhaslıoğlu: Demokratik direniş hakkımızı sonuna kadar kullanmalıyız-VİDEO

    PİRHA – 17 Eylül’de Kartal’da Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim İstiyoruz” şiarıyla düzenleyeceği mitinge dair PİRHA’ya konuşan hukukçu Kemal Alhaslıoğlu, “Demokratik direniş hakkımızı sonuna kadar zorlamalıyız. Aynı zamanda kazanılmış haklarımızı engelleyen kurumlar hakkında da kitlesel şikayet dilekçeleriyle anayasa ve yasalardaki haklarımızı kullanmalıyız” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda saat 13.00’te Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in “Eşit, Parasız, Bilimsel, Anadilde Eğitim İstiyoruz” şiarıyla düzenleyeceği miting hazırlıkları devam ediyor. Onbinlerin katılması beklenen mitinge ilişkin PİRHA’ya konuşan hukukçu Kemal Alhaslıoğlu, Anayasa’nın 90. Maddesine dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Uluslararası hukuka uyacağımıza dair sözleşmeleri imzalamış bir ülkeyiz. Uluslararası hukuk çerçevesinde alınmış kararlar var. Hükümet bu kararlara uymamakta ısrar ediyor, hatta tam tersine daha olumsuz bir yaklaşım biçimiyle zorunlu din derslerinin kapsamını genişletmeye ve dini inançlarını açıklamaya zorlama gibi uygulamaları hayata geçiriyor. Bu değişimler hukuk sistemimize, tabi olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı olan olgulardır.”

    “HUKUKSAL KARARLARI UYGULAMAYANLAR HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAK GEREKİYOR”

    “Biz hukukçuların, Alevi kurumlarının ve demokratik kitle örgütlerinin hukuksal mücadeleyi geliştirmeleri gerekiyor” diyen hukukçu Alhaslıoğlu, şunları belirtti:

    “ ABF, KESK, DİSK, HDP, CHP ve diğer STK’ler biraraya gelerek zorunlu din dersi, laik, demokratik, bilimsel olmayan eğitim müfredatı hakkında hazırlıklar yapıp suç duyurusunda bulunmalarını öneriyorum. Hukuksal kararları kim uygulamıyor ve yerine getirmiyorsa hakkında suç duyurusunda bulunmak gerekiyor. Avrupa başta olmak üzere uluslararası kamuoyu bu konularda duyarlı. Bizler hem bireysel hem de kurumlar olarak harekete geçmeliyiz.”

    Son olarak 17 Eylül’de saat 13.00’te Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilecek mitingin demokratik direnişin bir parçası olduğunu söyleyen hukukçu Alhaslıoğlu, “Hem demokratik hem de hukuksal mücadelemizi sonuna kadar kullanalım” dedi.

    Diren Keser/MERSİN

     

  • Mersin’de, 17 Eylül mitingine hazırlık toplantıları sürüyor: Mitinge güçlü katılalım-VİDEO

    Mersin’de, 17 Eylül mitingine hazırlık toplantıları sürüyor: Mitinge güçlü katılalım-VİDEO

    PİRHA-Mersin Cemevi’nde bir araya gelen Alevi kurumları, yöre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler 17 Eylül mitingine dönük toplantılarına devam ediyor. Toplantıda konuşan katılımcılar, “Eğitimin önemine dikkat çekerek, laik, bilimsel, demokratik bir eğitim sistemi için, çocukların ve gençlerin karanlığa sürüklenmemesi için mitinge güçlü katılım sağlayalım” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde gerici eğitim sistemine karşı 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda gerçekleşecek miting için hazırlık toplantıları devam ediyor.

    Bu kapsamda Mersin Cemevi’nde Alevi kurumları başta olmak üzere bir araya gelen yöre dernekleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, ikinci toplantılarını gerçekleştirdi.

    17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilecek “Hak ve adalet” mitingi hakkında, miting komisyonu üyesi Ali Özveren ve Sinan Muşlu kısa bilgilendirme yaptıktan sonra katılımcıların görüş ve önerileri alındı.

    “MİTİNGLE, YAPILANLARA DUR DİYECEĞİZ”

    Mersin Cemevi adına konuşan Nuran Engin, ülkenin içinde bulunduğu durumun herkes tarafından bilindiğini, bunun içinde mitingin çok önemli olduğuna dikkat çekerek şunları belirtti:

    “Büyük bir korku ve sinmişlik var. Gözaltılar işten atmalar ile istenilen bir ortam yaratmak oluşturulmaya çalışılıyor. “İnsanlar korksun, kafasını dahi dışarı çıkarmasın, biz de istediğimizi yapalım” deniyor. Miting bu açıdan çok önemli. Mitingle laik, bilimsel, anadilde eğitimin yanında bu yapılanlara dur diyeceğiz. Kartal Meydanı’nda haksızlıkları, hukuksuzlukları durduracağız.”

    “EĞER BİR ÜLKEDE EĞİTİM BİTERSE, O ÜLKE ÇÖKER”

    Eğitimci Recep Sevim de, eğitimin toplumun temelini oluşturan dinamiklerden biri olduğunu söyleyerek şunları kaydetti.

    “Eğer bir ülkede eğitim biterse, o ülke çöker. Ahlâklı, nitelikli bir eğitim istiyorsak, mutlaka laik, çağdaş, demokratik olması gerekir. İmkânlarımız varsa, şartlarımız uygunsa, mutlaka ama mutlaka mitinge katılmalıyız. Geç kalmadan, çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için eğitim sistemindeki gercileşmeyi durdurabiliriz.”

    “GENÇLERİMİZİ SÜRECİN İÇİNE KATMAMIZ GEREKİYOR”

    Hukukçu Mehmet Tural ise, İstanbul Kartal’da yapılacak mitingin sadece Alevilerin değil, bu ülkenin geleceğini ilgilendiren bir noktada olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Eylemlerimizden nasıl bir sonuç alıyoruz? sorusunu sormamız gerekiyor. Ayrıca gençlerimizi sürecin içine katmamız gerekiyor. Çünkü asimilasyon eğitimle başlıyor. Böyle devam ederse bizimle çocuklarımız, torunlarımız arasındaki bağları koparacaklar. Gelecek zamanda ise bir başka güce gerek kalmaksızın, çocuklarımız bizi asimile etmeye çalışacaktır. Onun için miting önemli. Ancak mitingden sonra nasıl eylem ve etkinlikler yapılacak onun kararının çıkması ve uygulanması gerekiyor. Çıkacak kararlara da hepimiz katılmalıyız ve güçlendirmeliyiz.”

    Diren Keser/MERSİN