PİRHA- İngiltere’nin başkenti Londra’da bu yıl “Kürt sorununa barışçıl çözüm” şiarı ile Finsbury Park’ta düzenlenen Newroz kutlamasına binlerce kişi katıldı.
İngiltere’nin Başkenti Londra’da bu yıl “Kürt sorununa barışçıl çözüm” şiarı ile Newroz kutlaması yapıldı. Finsbury Park’ta birçok kurum stant açarken, yazarların eserlerini sergilediği stantta uzun kuyruklar oluştu. Kadınların ulusal kıyafetleri ile renk cümbüşü oluşturduğu Newroz’da özellikle gençler alanda yerini aldı. Kutlamada ayrıca bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Kutlamada Lambeth Belediye Başkanı Sarbaz Barznji, Enfield Belediye Başkanı Suna Hurman ve İşçi Partisi Milletvekili Catherine West ile bağımsız milletvekili Bambos Charalambous birer konuşma yaptı. Newroz’u kutlayan konuşmacılar, Newroz’un mücadele, birlik, dayanışma ve barış iradesi olduğunun altını çizdi.
Konuşmaların ardından sahneye davul-zurna eşliğinde kadın halay ekibi çıktı. Kitle, alkış ve zılgıtlarla tempo tuttu. Kadınların akustik Kürtçe şarkılar eşliğinde halaya durmaları uzun süre alkışlandı.
Folklor gösteriminin ardından sahneye çıkan Sanatçı Beser Şahin devrim ve direniş şarkıları ile kitleyi coştururken, şarkıları ile kitle halaya durdu. Sanatçıların ardından siyasetçi Ahmet Yıldırım ile İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn birer konuşma yaptı.
PİRHA- Tatil için geldiği Türkiye’de Hakk’a yürüyen Yağmur Köseoğlu için İngiltere Wood Green Cemevi’nde erkan yürütüldü. Hakk’a Uğurlama Erkanı’nda Yağmur’un arkadaşları çerağ uyandırıp semaha durdu.
Londra Cemevi yöneticileri Güneş ve Okan Köseoğlu’nun kızı Yağmur Köseoğlu, tatil için geldiği Türkiye’de geçirdiği kaza sonucu Hakk’a yürüdü.
Yağmur Köseoğlu için İngiltere Wood Green Cemevi’nde erkan yürütüldü. Hakk’a uğurlama erkanını Derviş Cemal Ocağı evlatlarından Pir Haydar Buga yürütürken, Yağmur’un arkadaşları çerağ uyandırıp semah döndü.
Hakk’a uğurlama Erkanı’nda konuşan BAF Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç, Yağmur’un inancına ve kültürüne bağlı olduğunun altını çizerken, BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal da, kelimelerin yaşanan acı karşısında yetersiz kaldığını belirterek, Yağmur’un anısını yaşatacaklarını ifade etti.
İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has ise, Türkiye’ye tatil için giden yurttaşların daha dikkatli olması çağrısında bulundu.
Yağmur Köseoğlu için İngiltere Wood Green Cemevi’nde erkan yürütülürken, Yağmur Londra’nın Enfield ilçesinde bulunan Alevi Mezarlığı‘nda toprağa sırlandı.
PİRHA-Salt çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle ikinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi için yurt dışı ve gümrüklerde oy kullanma işlemi devam ediyor. İngiltere’de 2. tur seçimlerine Alevi kurumları ve yöre dernekleri yurttaşları taşırken, sandığa gidilmesi için duyurular ve çağrılar yaptı.
14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanı seçiminde adayların salt çoğunluğu alamaması nedeniyle seçimler ikinci tura kalırken, 28 Mayıs Pazar günü yapılacak ikinci tur oylaması için yurt dışı temsilcilikler ve gümrük kapılarında oy verme işlemi başladı.
Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) 28 Mayıs seçimi için Türkiye’nin 73 ülkedeki 151 temsilciliğinde 167 noktada sandık kuruldu. Seçmenler, ilk turda en yüksek oyu alan Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında tercih yapacak.
Yurt dışı temsilciliklerde oy verme işlemi 24 Mayıs tarihine kadar sürecek. Temsilcilikler dışında oy kullanmak isteyenler ise gümrüklerde 28 Mayıs saat 17.00’ye kadar oy verebilecek. Dış temsilciliklerde oy verme işlemi, o temsilcilik için ilan edilen tarih aralığında hafta içi ve hafta sonu yerel saatle 09.00 ile 21.00 arasında, başkonsolosluklara bağlı şehirlerde ise yerel saatle 09.00 ile 18.00 arasında yapılabilecek. Yurt dışı seçmenler, belirlenen temsilciliklerin herhangi birinde veya sandık kurulan herhangi bir gümrük kapısında oy kullanabilecek, bu işlem için randevu alınmasına gerek olmayacak.
2’nci tur oy kullanma süreci Britanya’nın Londra, Manchester, Edingburgh ve Leicester şehirlerinde devam ediyor.
Londra, Manchester ve Edingburgh’ta 21 Mayıs’la 24 Mayıs arası oy kullanılabilecek fakat Leicester’da 21 Mayıs ve 22 Mayıs’ta kullanılacak. Londra’daki oy kullanım merkezi Türkiyeli toplumun oturduğu bölgelere uzak olmasına rağmen 14 Mayıs’ta yapılan secimden çok daha büyük bir ilgi söz konusu.
Britanya’da oy kullanabilecek kayıtlı seçmen sayısı 127 bin 281 kişiyken, şimdiye kadar oy kullanaların toplamı 38 bin 428 olarak açıklandı. Her geçen gün oy kullanımının arttığı ülkede, 14 Mayıs’tan daha fazla oy kullanılacağı tahmin ediliyor.
Londra’da faliyet yürüten siyasi parti temsilcilikleri, Alevi kurumlar, köy ve yöre dernekleri yoğun bir mücadele ve dayanışmayla secmenleri sandık başına taşıyorlar. Londra’da oy kullanmak için Britanya Alevi Federasyonu, Londra Kırkısraklılar Derneği, Londra Alxas-kom, Kürt ve Türk Toplum Merkezi, Londra Nurhaklılar Dayanışma Merkezi, Dersimliler Dayanışma Merkezi ve Kürt Kültür Merkezi yurttaşları ücretsiz olarak otobüslerle oy kullanım merkezine taşıyor.
Oy merkezlerinde oy kullanımı sabah saat 08.00 de başlıyor saat 22.00’ye kadar devam ediyor.
PİRHA- Britanya Alevi Federasyonu, deprem felaketinde Hakk’a yürüyenleri bir törenle andı.
Maraş ve Hatay merkezli deprem felaketinin üzerinden 40 gün geçti. Yurttaşların ihtiyaçlarının hala karşılanmadığı deprem bölgesinde tmeiz su ve barınma birinci temel ihtiyaç olmaya devam ediyor.
Deprem felaketinin 40’ıncı gününde bir çok merkezde anmalar yapıldı. Hatay’ın Samandağ ilçesinde kadınlar ellerinde reyhan dallarıyla yürüyüp, “Gitmiyoruz, buradayız, affetmiyoruz” derken, Adıyaman, Maraş ve Malatya’da anmalar yapılarak, Hakk’a yürüyenler anıldı.
İngiltere’de de BAF öncülüğünde yurttaşlar biraraya gelerek, Hakk’a yürüyen yurttaşları andı. BAF yerleşkesinde yapılan anmaya BAF Eşit Başkanları Dilek İncedal, Müslüm Dalkılıç ve yöneticiler, yöre dernek yönetici ve üyeleriyle onlarca yurttaş katıldı.
Anma Yadigar Aslan Ana ve Doğan Erdoğan Hakk’a yürüyenler için uyandırdığı çerağ ve gulbang ile başlarken, Ersoy Tan, Mustafa Kılçık, Umut Özkan, Dursun Can Çakır deyişler okudu, yurttaşlar semah döndü.
BAF Eşit Başkanları Dilek İncedal ve Müslüm Dalkılıç birer konuşma yaptı. İktidarın sorumluluğu yerine getirmediğine ve ranta dayalı yapılaşmadan kaynaklı onbinlerce yurttaşın yaşamını yitirdiğine işaret eden eşit başkanlar, Alevilerin ve sivil toplum örgütlerinin yurttaşlara büyük bir destek verdiğini söyledi.
Londra İtfayesi görevlisi ve İngiltere Parlementosu üyeleri deprem felaketinde yaşamını yitirenleri anarak, yaraların sarılması için yurttaşlara destek vereceklerini belirttiler.
PİRHA-Londra’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İngiliz feminist örgütlerin organize ettiği “Million Women Rise” yürüyüşü, binlerce kadının katılımıyla gerçekleşti.
Londra’da 8 Mart dolayısıyla binlerce kadın “Bir kadın bir beden, bir şarkı bir sevgi” sloganı etrafında, savaşlara, polis-devlet şiddetine, eril sisteme, emek sömürüsüne, kadına yönelik şiddete karşı cinsiyet eşitlikçi bir sistem için sokaklara çıktı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İngiliz feminist örgütlerin organize ettiği “Million Women Rise” yürüyüşü, binlerce kadının katılımıyla gerçekleşti. Oxford Circus üzerinde bir araya gelen binlerce kadının bu yıl ki ortak slogan ise “Bir kadın bir beden bir şarkı bir sevgi” sloganı oldu.
Kürdistanlı ve Türkiyeli kadın örgütlerinin de katıldığı yürüyüşte, akustik ritim grupları renkli görüntüler oluşturdu. Savaş karşıtı pankart ve dövizlerin taşındığı yürüyüşte, kadınlar, baskı ve şiddete, kapitalist moderniteye, eşitsizliğe ve totaliter rejimlere karşı sloganları, pankartları ve dövizleri ile haykırdı. Kadınlar, sık sık, ‘Jin jiyan azadî. “Biz birlik olursak şiddete son veririz”, “Hemen adalet istiyoruz, kadınların birleşmesi engellenemez”, “Kadın cinayetlerine karşı birleşiyoruz”, “Şiddete savaşa hayır” sloganları attı.
Tüm renkleri inançları, kimlikleri ve dilleri ile bir araya gelen kadınlar Oxford Circus üzerinden ünlü Trafalgar Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Kadınlar, yürüyüş boyunca düdük çalıp dans ederek rengarenk görüntüler oluşturdu. “Ne istiyoruz ? Güvenli sokaklar. Ne zaman istiyoruz? Şimdi! Birlik olan kadınlar asla yenilmez” diye haykıran kadınlar, yürüyüş boyunca ‘birlikte mücadele’ mesajı verdi. Kortej halinde coşkuyla gerçekleşen 8 Mart yürüyüşü Trafalgar Meydanı’nda sona verdi.
“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Kadınların eşitlik hakkı ve şiddete karşı taleplerini dile getirilmek için sokaklara çıktıklarını söyleyen Türk ve Kürt Toplum Merkezi Başkanı Aslı Gül, “Burada hayat pahalılığı en fazla biz kadınları vuruyor. Kadınların aldığı ücretler yeterli değil taleplerimizi sokakta haykırmak için buradayız. Türkiye’de depremden dolayı en çok kadınlar ve çocukların mağdur olduğunu da biliyoruz. Biz savaşsız, sömürüsüz, kadınların eşit haklara sahip olduğu bir Dünya için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye belirtti.
“MÜZİĞİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ VURGULAMAK İÇİN BUNDAN SONRADA SOKAKLARDA OLACAĞIZ”
Müziğin sadece eğlence aracı olarak algılandığını ifade eden Rengin Kadın Korosu Şefi Zuhal Yıldırım Gök, “Depremde zarar gören bir sürü insan gibi müzisyen arkadaşlarımız da zarar görüyor bu süreçte hiçbiri mesleğini yapamıyor. Biz sokaklarda şarkı söyleyip depremde mağdur olan insanlarla dayanışma çağrısında bulunurken müzik aynı zamanda acılarımızı anlattığımız, yeniden ayağa kalkmak için çözüm bulduğumuz bir araçtır. Hem depremde mağdur olan insanlarımızla dayanışmak hem de müziğin iyileştirici gücünü vurgulamak için bundan sonrada sokaklarda olacağız” dedi.
Londra Sosyalist Kadınlar Birliği Sözcüsü Bedriye Avcıl ise, “Kadınların eşitlik, özgürlük ve şiddete karşı taleplerini haykırmak için sokaklardayız. Deprem felaketiyle ilgili de sloganlarımızı haykırıyoruz” diye konuştu.
PİRHA- Londra’da yaşayan Alxas Toplumu ve Kaşanlılar, Maraş’taki depremlerde hayatını kaybedenlerin taziyesi için bir araya geldiler. Ayrı ayrı yapılan taziyelerde depremde hayatını kaybeden canlar için gülbengler okunup, lokmalar pay edildi.
Maraş merkezli depremlerde on binlerce insan yaşamını yitirdi. Depremlerde on binlerce insan yaralanırken, yüz binlerce yurttaş da evsiz kaldı.
Deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarına geç başlanması nedeniyle iktidara tepkiler yükselirken, halkın dayanışmasıyla yaralar sarılmaya çalışılıyor. Katliam gibi felaket sonrası yaşanan can kayıpları Türkiye’de ve dünyada büyük üzüntü yarattı.
İngiltere’nin Başkenti Londra’da yaşayan Maraş Elbistanlı Alxas Toplumu depremde enkaz altında kalarak hayatını kaybeden 27 yakınına toplu taziye yaptı. Taziyede açılış konuşmasını Alxas-Kom Eşit Başkanı Kalender Kaya yaptı.
“BİR İNSANLIK SUÇU, KATLİAM İŞLENMİŞTİR”
Bir dakikalık saygı duruşundan sonra söz alan Alxas-Kom Eşit Başkanı Yeter Özbek, bölgede yaşanan doğal afetin adeta felakete çevrilerek bir insanlık suçu ve katliam işlendiğini ifade etti. Özbek, “Acılarımız büyük, yaralarımız derin. Yakınlarını kaybeden ailelerin acılarını paylaşıyor, yaralıların tez zamanda sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz. Duyarlı bir toplum olarak biz de yaralıyız. Dayanışma içerisinde olmak hem onları, hem de bizleri iyileştirecektir. Bu sürecin uzun bir zaman alacağının farkında olarak uzun süreli bir dayanışma içerisinde olmalıyız. Ne kadar insanın yarasına merhem olabilirsek bizler de o kadar iyileşmiş olacağız. Devletin ve sistemin halklara bakış açısını bir kez daha gördük. Hem deprem öncesi yaptığı politik uygulamalarla, hem de deprem sonrasında yardım çalışması yürütmek için hiçbir çaba içerisinde olmayarak adeta insanları ölüme terk etti. Ölümlerin bu kadar yüksek olmasının birinci derece sorumlusu devlettir. Bir insanlık suçu, katliam işlenmiştir” diye konuştu.
Alxas-Kom Eşit Başkanı Kalender Kaya ise konuşmasında devletin deprem karşısında harekete geçmeyerek insanları ölüme terk ettiğini söyledi. Kaya, OHAL ilanı ile depremin sonuçlarının gizlenmek istediğini dile getirerek şöyle konuştu:
“Bu depremin olacağına defalarca dikkat çekildi, uyarılar yapıldı. Devlet bu deprem karşısında üç gün boyunca harekete geçmemiştir. Kurtarılacak binlerce insanın enkaz altında donarak ölmesine sebebiyet verilmiştir. Devlet tüm uyarılara kulağını tıkamış ve deprem sonrası ortaya koyduğu tavırla halkımıza olan düşmanca yüzünü göstermiştir. Tüm devrimci demokratik güçlerin seferlik ruhuyla halkın yarasını saran korkusunu engellemek için deprem bölgelerinde OHAL ilan edildi. Amaç gerçeği gizlemek, halkın ortaya çıkan öfkesini engellemektir. Halkların dayanışması devleti ürkütmüştür. Yardım seferliğine kayyum atama saldırısına geçmiştir. Hırsızlık, yağmayı önlemek adına yabancı düşmanlığı üzerinden mülteciler hedef haline getirildi. Binlerce insana mezar hazırlayarak doğal afeti felakete çevirdiler. Çözüm; emeği, insanı, doğayı devrimci siyasetin merkezine koyan, bilimsel düşüncenin pratiği ile hareket eden, doğal afetlerin karşısında bilimsel bir duruşla yer alarak mücadele etmek ve tedbirler geliştirmek temel görevimiz olmalıdır.”
Doğan Erdoğan’ın gülbengler okuduğu taziyede, sinevizyon gösterisi sırasında depremde hayatını kaybedenlerin yakınları gözyaşlarına boğuldular.
KAŞANLILAR DERNEĞİ’NDEN ANMA
Londra’da yaşayan Kaşanlılar da depremde yaşamını yitirenler için toplu taziyede bir araya geldiler. Gülbengler okundu, lokmalar pay edildi.
Maraş Katliamı’nda katledilen Kaşanlı Fadime Boz’un kız kardeşi Besime Gümüşboğa da Maraş depreminde enkaz altında kaldı. Maraş Katliamı’nda felç kalan ve daha sonra hayatına son veren Ümmihan Duman’nın Kaşanlı kız kardeşi Fatma İlik de Elbistan’da enkaz altında kalanlardan.
Maraş Katliamı’nda Ümmihan Duman eşi Mahmut Duman’a, “Beni sen öldür, bu Yezitlerin eline bırakma” demişti.
PİRHA- Londra’daki gurbetçiler Maraş merkezli yaşanan depremlerde hayatını kaybedenleri ağıtlarla andı. Anmada yapılan konuşmalarda, “Öğretimizde olduğu gibi kimseyi ayırmadan herkesin ihtiyacına koşmalıyız. Üç-beş harami tüm kaynakları tekeline almış, üstüne de devlet örtüsünü geçirmiş. Devlet diye bir şey yokmuş bunu gördük. Acılarımızı birlikte saracağız, birlikte dayanışma göstererek bu zor süreçten çıkacağız” denildi.
Londra’da ki gurbetçiler 6 Şubatta yaşanan Maraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenleri ağıtlarla andı.
İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) ve Cemevi’nde bir araya gelen yurttaşlar, hayatını kaybedenler için ağıtlar yakarak toplu taziyede bulundu.
Anma gecesinin açılış konuşmasını yapan İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) Eşit Başkanı İbrahim Has, “Atlatılması çok zor bir acı yaşıyoruz. Hayatını kaybedenleri toprak sarsın sarmalasın, incitmesin. Yaralılara da acil şifalar diliyorum. Zor bir süreç yaşıyoruz, ancak bunu dayanışma ile aşabiliriz. Acılar paylaşılınca azalır. Öğretimizde olduğu gibi kimseyi ayırmadan, herkesin ihtiyacına koşmalıyız. Depremin hemen ardından bölgeye yardımlarımızı gönderdik. Federasyon yetkililerimiz gitti. Tüm cemevlerimizi gezdik. Çaresizlik ne demek gerçekten gördük. Bu depremle birlikte Kürtlerle Türkler ve Alevilerle Sünniler ilk kez eşitlendiler. Enkazın altında kalan herkes devletin sorumsuzluğundan nasibini aldı” dedi.
Gecede Yadigar Aslan Ana, gülbenglerle çıra uyandırdı. Ardından anmaya katılanlar yurttaşlar, hayatlarını kaybedenler için mumlar yakarak, saygı duruşunda bulundular. Bu sırada Doğan Erdoğan da gülbeng okudu.
“TÜM HALKLAR İÇİN DEVLET DİYE BİR ŞEY YOKMUŞ BUNU GÖRDÜK”
Sonrasında BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal yürütmüş oldukları yardım kampanyasıyla ilgili bilgi verdi. İncedal yaptığı konuşmada, Diyanet’in, kimsesiz kalan çocukları evlatlık alanların bu çocuklarla evlenebilecekleri şeklinde verdiği fetvaya tepki gösterdi.
BAF Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç ise yaptığı konuşmada, bu yaraların kısa sürede kapanmayacağını, yardımlaşmayı devam ettirmek zorunda olduklarının altını çizerek, “Bizler hiçbir devlete bağlı olmadan yaşamayı öğrendik. Çünkü hiçbir devlet bizi kabul etmedi. Devlet nerede, diyorlar. Biz zaten devleti aramadık. Bu depremde gördük ki devlet sadece bizim için, Kürtler için değil, halk için yokmuş. Halkın her kesimi için yokmuş. Devlet diye bir şey yokmuş. Üç, beş harami tüm kaynakları tekeline almış, üstüne de devlet örtüsünü geçirmiş. Bunu gördük. Üç, beş kişinin şahsi mülkü haline gelmiş devlet. Acılarımızı birlikte saracağız, birlikte dayanışma göstererek bu zor süreçten çıkacağız” ifadelerini kullandı.
Adıyamanlı sanatçı Ali Sizer‘in, depremde hayatını kaybeden, elleri kınalı, hamile yeğeni Gülsüm’e yaktığı ağıtlar karşısında salondakiler gözyaşlarına hakim olamadı.
Anma, Yadigar Aslan Ana’nın gülbengiyle uyandırılan çıranın sırlanmasıyla sona erdi.
PİRHA-Britanya Demokratik Güç Birliği depremlerin ardından bugün Londra’da “Deprem değil, devlet öldürüyor” diyerek protesto eylemi düzenleyecek.
Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nin de (GIK-DER) bileşeni olduğu Demokratik Güç Birliği Britanya, merkez üssü Maraş olan depremlerin ardından İngiltere’nin Londra şehrinde bugün “Deprem değil, devlet öldürüyor” diyerek protesto eylemi düzenleyecek.
Trafalgar Meydanı’nda saat 14.00’te başlayacak olan eylem için çağrı da bulunan GIK-DER, “6 Şubat’ta meydana gelen depremde resmi rakamlara göre 36 bin 187 insanımız hayatını kaybetti. Depremin hemen sonrasında tanık olduğumuz kurtarma(ma) faciası, en kritik 3 gün boyunca depremzedelerin enkaz altında bırakılması can kayıplarını artırdı. Devlet aradan geçen günlere rağmen hala bir çok noktaya yardım ulaştırmadı, barınma imkanlarını tesis edemedi. Bizim de bileşeni olduğumuz Demokratik Güç Birliği Britanya bu cumartesi saat 14:00’te Trafalgar Meydanı’nda yaşananları protesto edecek. Tüm halkımızı protestoya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Londra’da “jin, jiyan, azadî” şiarıyla İran’da kadın öncülüğünde başlayan direniş ile dayanışmaya ilişkin etkinlik gerçekleştirilecek.
İngiltere’nin başkenti Londra’da Dünya Zerdüşt Örgütü, Jiyan Kadın Meclisi ve İran Kadın Özgürlük Hareketi ile Uluslararası Dayanışma hareketi tarafından “Jin jiyan azadî (Zan zendegi azadi)” şiarı ile İran’da kadın öncülüğünde başlayan direniş ile dayanışma ve kadın direnişini konuşma amacıyla bir etkinlik organize ediliyor. 29 Ocak tarihinde gerçekleşecek etkinlik kapsamında saat 14.00’da The Marylebone Theatre, 35 Park Rd, London NW1 6XT adresinde sanatçılar Tara Jaff, Suna Alan, Fra Rustomji ve Fari Bradley sahne alacak.
ÇOK SAYIDA AKTİVİST, SANATÇI KATILACAK
Etkinlikte insan hakları aktivisti Maryam Namazie, yazar ve aktivist Rahila Gupta, İran ve Kürt Kadın Hakları Örgütü’nün kurucusu ve yöneticisi Diana Nammi, Düzya Zerdüşt Örgütü Başkanı Zerbanoo Gifford, Sosyolog, kadın ve insan hakları aktivisti, Sürgünde Yazarlar ve Şiddete Karşı Uluslararası Koalisyon (ICAVI) Başkanı Rouhi Shafii, Akademisyen Sara Kermanian, İran’daki Siyasi Mahkumların Özgürleştirilmesi Kampanyası (CFPPI) sözcüsü Shiva Mahbobi, yazar, aktivist ve ressam Nasrin Parvaz, Sürgündeki Yazarlar üyeleri Danielle Maisano, Şirin Razavian, Denisse Vargas Bolaños ve aydın Mehmet Ali konuşmacı olarak yer alacak.
Etkinlik kapsamında İranlı eski politik tutsak, yazar, aktivist ve ressam Nasrin Parvaz’ın resim sergisine de yer verilecek.
Jiyan Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada etkinliğe her kesimden kadının davetli olduğu ifade edilirken, Ortadoğu’da Kürt kadının öncülük ettiği devrim ile özgür bir toplumun inşa edildiğine vurgu yapıldı. Açıklamada, “16 Eylül 2022’de Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan isyan, ezilenlerin kadın öncülüğünde özelde İran rejimine genelde tüm despotik, gerici, eril iktidara karşı gelişen ilerici insanlığın isyanıdır” denildi.
Londra’da gerçekleşen Can Tv ile Dayanışma Gecesi’nde sahne alan sanatçılar deyişlerini türkülerini Paris’teki katliamda yaşamını yitirenlere adadı.
İngiltere’nin başkenti Londra’da, Alevi örgütleri ile yöresel derneklerin organizasyonu ile Alevilerin sesi olan Can Tv ile dayanışma amacıyla Londra Celby Centre’da bir gece düzenlendi.
Geceye Kürt Toplum Merkezi yöneticilerinin yanı sıra, Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanları Dilek İncedal, Müslüm Dalkılıç, İngiltere Alevi Kültür Merkezi Eşit Başkanları Filiz Koç ve İbrahim Has, Demokratik Güç Birliği bileşenleri, yöresel dernek temsilcileri ile yüzlerce kişi katıldı. Programa katılması beklenen HDP Milletvekili Kemal Bülbül ise İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında yurt dışı yasağı konulduğu için geceye katılamadı. Sahneye, Seyit Rıza, Pir Sultan Abdal ve Alevi ritüellerin yer aldığı resimler asıldı.
Gece Pir Mehmet Yüksel verdiği gülbeng sonrasında sanatçı Ali Sizer’in çıra yakması ile başladı. Pir Yüksel, yakılan çıranın birliği beraberliği artırmasını ve sevgiye yol açmasını diledi. Yüksel’in ardından Can Tv adına bir konuşma yapan Britanya Temsilcisi Elif Can Tabak, Can Tv’ye destek olan Alevi ve yöresel örgütlere teşekkür ederek, tüm baskılara rağmen çok sayıda kurumun desteği ile büyük moral aldıklarını ifade etti. Tabak, hakkın ve hakikatin sesi olan Can Tv’nin halkın da desteği ile daha güçlü yoluna devam edeceğini belirtti.
“YEZİDİ PARİS’TE GÖRDÜK”
Gecede bir konuşma yapan Britanya Alevi Federasyonu Başkanı Müslüm Dalkılıç, HDP’li belediyele kayyum atanması ve Kürt siyasetçilere yönelik baskı ve tutuklamaları hatırlatarak, “Bize diyorlar ‘Yezidi anlatın?’ Biz Yezidin ne olduğunu Kerbela’da, Maraş’ta Sivas’ta, Dersim’de, Roboskî’de, Gazi’de Gezi’de gördük. Hapishaneler de yoldaşlara yapılanları gördük. Bir hafta önce Paris’te 3 canımıza ne yaptıklarını gördük. Yani faşist her tarafta faşisttir. Bunu Fransa’da da yapsa faşist, bunu Türkiye’de de yapsa faşisttir. Bu nokta da bizler omuz omuza verip yan yana durmalıyız” dedi.
“CAN TV HAKİKATİN SESİDİR”
Britanya Demokratik Güç Birliği adına bir konuşma yapan Kırkısraklılar Dayanışma Derneği Başkanı Ali Belde ise muhalif basının tüm baskılara rağmen gerçeğin ve hakikatin sesi olduğunu ifade etti. AKP-MHP rejiminin muhalif basına adeta savaş açtığını ifade eden Belde, 2011 yılından bu yana onlarca basın kurumunun kapatıldığını ve onlarca gazetecinin tutuklandığına dikkat çekti. Devletin, Kürtlerin, Alevilerin ve emekçilerin sesini duymak istemediğini söyleyen Belde, “Ne yaparlarsa yapsınlar özgür basının sesini kısamazlar. İşte Can Tv, bizim gözümüz kulağımız olmayı sürdürüyor. Bizler tüm canlara Can Tv ile dayanışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz” diye kaydetti.
TÜRKÜLER DEYİŞLER PARİS KATLİAMI’NA ADANDI
Yapılan konuşmaların ardından, Zeynel Ali, Suna Alan, Cihan Çelik, Ali Sizer, Pınar Aydınlar ve Koma Zelal tek tek sahne aldı. Tüm sanatçılar, 27 Aralık ve 9 Ocak Paris katliamlarını kınayarak, türkülerin, klamlarını ve şarkılarını Paris’te katledilenlere adadı.
Gece de sanatçı Ali Sizer tarafından deyişler okunurken, semaha duruldu.
PİRHA-Alevilerin yayın organı CANTV ile dayanışma amacıyla bu akşam Avrupa saatiyle 18.00’de Londra’da ‘Dayanışma Gecesi’ düzenlenecek. Etkinliğe dair Sanatçı Pınar Aydınlar katılım çağrısı yaptı.
PİRHA-Alevilerin yayın organı CANTV ile dayanışma amacıyla Londra’da ‘Dayanışma Gecesi’ düzenlenecek. Etkinliğe dair Alevi kurum başkanları, sanatçılar ve yurttaşlardan katılım çağrısı yapıldı.
CANTV ile dayanışma amacıyla İngiltere’nin başkenti Londra’da ‘Dayanışma Gecesi’ düzenlenecek. CANTV ile dayanışma gecesine dair verilen mesajlar şöyle:
“BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal: Biz sadece ölürken haber olan bir toplum olarak yaşarken de neler yaşadığımızın haber yapılması çok değerli, çok kıymetli. Bu toplumun ve biz Alevi kadınların sesine ses katan CANTV emekçilerine yürekten teşekkür ediyoruz. CANTV’nin sürekliliği için 13 Ocak’ta yapılacak olan dayanışma gecesine tüm canları bekliyoruz.
İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has: 13 Ocak tarihinde Selby Centre’de düzenlenecek CANTV gecesine bütün canları davet etmek istiyoruz. Basın olmazsa olmazlarımızdan, can damarlarımızdan bir tanesidir. Sesimizi her tarafa duyuran, doğru haberi, doğru şekilde ileten basına sahip çıkmamız gerekiyor. Bu açıdan özellikle Alevi toplumunun sesini duyuran, bu konuda çok büyük emekler sunan, bizlerle de çok yakın ilişkilerde olan CANTV’nin bu gecesine herkesin katkı sunmasını canı gönülden istiyoruz. Bizler de o gün orada olacağız.
İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı Filiz Koç: CANTV’ye dayanışma gecesinde tüm canlarımızı bekliyoruz. Bizler o gün orada olacağız. Özgür basın için, sesimiz için, toplumun özgürlüğü için, özgür basın şarttır. Gelin canlar bir olalım.
Eczacı Ali Gül Özbek: Toplumumuzun sesi kulağı olan CANTV’yle dayanışma gecesine bütün toplumumuzu bekliyoruz.
Sanatçı Cihan Çelik: Yeni yılda 13 Ocak cuma akşamı Londra’da CANTV’yle dayanışma gecesinde sizlerle olacağım. Hepinizi bekliyorum.
Sanatçı Zeynel Ali Bingöl: Beraber şarkılar, türküler, kılamlar, stranlar okuyalım. Birlikteyken çok daha güçlüyüz.
PİRHA- 2016 yılında bir dönem İşçi Partisi’nden Londra’nın Haringey ilçeside belediye başkanlığı yapan MED-CHEM Eczanesi sahibi Eczacı Ali Gül Özbek, eczanesinde yurttaşlara ücretsiz grip aşısı ulaştırıyor.
Konuya dair PİRHA’ya konuşan Eczacı Ali Gül Özbek, İngiltere’de Ulusal Sağlık Sistemi’nin 50 yaş ve üzeri herkese 10’uncu ayından itibaren
tavsiye olarak grip aşısını yaptırmalarını önerdiğinin altını çizerek, “Biz MED-CHEM eczanesi olarak burada grip aşılarını ücretsiz olarak elli yaş üzeri herkese ücretsiz olarak veriyoruz. Bu grip aşıları kronik hastalara, şeker hastalarına, kanser hastalarına, kardiyovasküler dediğimiz tansiyon hastalarına daha basit bir dille söyleyecek olursak yani sürekli ilaç kullanan, vücudun savunma sistemi zayıf olan herkese ücretsiz olarak yapılmaktadır. Biz de toplumumuza bu hizmeti MED-CHEM olarak sunuyoruz” dedi.
2 yıllık eğitim sonucu göğüs hastalıkları ve idrar yolları enfeksiyonlarıyla ilgili olarak reçete yazma yetkisini aldığını belirten Eczacı Ali Gül Özbek, “Teşhislerini koyabiliyoruz. Ayrıca sürekli alınan ilaçları özel olarak reçetelendirebiliyoruz. Sürekli kullanılan ilaçları varsa kişinin bunlar da biz özel reçete olarak kişiye tekrar olarak mesela GP’nin (Aile Hekimi) açık olmadığı durumlarda kişinin GP’ye ulaşamadığı durumlarda ilacın bittiği durumlarda gelip bizde ilaçlarını reçetelendirip özel olarak reçetelendirip alabilirler” diye konuştu.
PİRHA- İngiltere’nin başkenti Londra Merkezindeki Picadilly Circus Meydanı’nda kadınların öncülüğünde idamlara karşı ve İran’daki süren eylemlerle dayanışma için her hafta sonu gerçekleşen protesto eylemi bu haftada devam etti.
Protestocular, boyunlarına ilmik geçirerek Shelley Segal’in Baraye’nin İngilizce kapağında dans ettiler. Shervin Hajipour’un Baraye’si devrimin marşı oldu. Dans, Faranak Heidari ve Freny Pavri tarafından yönetildi.
Protestocular, Mahsa Amini’nin 16 Eylül’de öldürülmesinden bu yana özgürlük ve teokrasiye son verilmesini talep ettikleri için idam edilen veya idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olanların fotoğraflarını taşıdı.
Eylemdeki konuşmacılar arasında Film yapımcısı Mahshad Afshar, Komedyen ve Kadın Hakları Aktivisti Kate Smurthwaite, One Law for All Sözcü Maryam Namazie, vücut sanatçısı Victoria Gugenheim ve Faithless Hijabi Kurucusu Zara Kay’de yer aldı.
Eylemde İran rejimi tarafından Majidreza Rahnavard’ın idam edilmesi protesto edilirken, “İran protestoculardan birini öldürdü. Çünkü sadece öldürmeyi biliyorlar. Ama İran’ın gençleri darağacına götürülürken bile ayakta ölüyor. Bu insanlık dışı rejimi bitirecek olan Majidreza Rahnavard gibileridir” denildi.
Kadın, Hayat, Özgürlük grubu da eylemde protesto şarkıları seslendirdi.
PİRHA- İngiltere’nin başkenti Londra’da Alevi kurumları tarafından Gaxan kutlandı. Kutlamada, yeni yılın barış ve özgürlük getirmesi dilenirken, İran’da kadınların öncülüğünde süren protestolara destek açıklaması yapıldı.
Özellikle Dersim coğrafyasında Aleviler tarafından kutlanan Gaxan, İngiltere’nin başkenti Londra’da Alevi kurumları tarafından kutlandı.
St Mary’s Church kilisesinde gerçekleşen Gaxan kutlaması, Yadigar Ana’nın gulbengiyle başladı.
Ardından BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal, kısa bir konuşma yaparak, yeni yılın barışa ve özgürlüğe vesile olmasını istedi.
Sanatçı Dursun Can Çakın’ın ders verdiği Enfield Alevi Kültür Merkezi öğrencileri tarafından deyişler okunurken, etkinlikte konuşan İranlı kadın 40 yıldır mücadele yürüttüklerini ve son birkaç aydır süren protestoların devrimin ayak sesleri olduğunu belirtti.
Dersim Kültür Merkezi Eşit Başkanı Şengül Düzgün de, Kürtçe’nin Kirmancki lehçesinde yaptığı konuşmada, Gaxan geleneğini anlattı. Köyler boşaltıp şehirlere gittikten sonra Gaxan’ın unutulduğunu aktaran Şengül Düzgün, “Çocuklarımız, gençlerimiz bu ritüeli bilmiyor. Bu eksiklik bizim eksikliğimizdir. Devlet istiyor ki her şeyimizi unutalım. Bundan sonra öyle yapalım ki ritüellerimizi çocuklarımıza öğretelim” dedi.
Sanatçı Dursun Can Çakın’ın ders verdiği Enfield Alevi Kültür Merkezi öğrencilerinin söylediği deyiş ve eserlerin yanısıra, sanatçı Murat Sığırcı’nın derslerini verdiği kadınlardan oluşan London Bendir Group da deyişlerle Gaxan kutlamasında yer aldı.
Gaxan kutlaması Suna Alan ve Reşo Zelal’in söylediği şarkılarla sona erdi.
İngiltere’nin başkenti Londra’da Dersim coğrafyasında Aleviler tarafından kutlanan günümüze kadar gelebilmiş eski bir gelenek olan ‘Kal Gaxan’ kutlamaları gerçekleştirilecek.
Londra’da faaliyet yürüten Dersim-Der’in desteği ile St Mary’s Church kilisesinde 10 Aralık Cumartesi akşamı saat 18:30’da gerçekleşecek Gaxan kutlamaları, Yadigar Ana’nın okuyacağı gülbeng ve çalınacak deyişler ile başlayacak ve gelenlere lokma dağıtılacak.
Sanatçı Dursun Can Çakın’ın ders verdiği Enfield Alevi Kültür Merkezi öğrencilerinin çalacağı deyiş ve eserlerin yanı sıra, sanatçı Murat Sığırcı’nın derslerini verdiği kadınlardan oluşan London Bendir Group da deyişlerle sahne alacaklar.
Gaxan kutlamaları devamında Britanya’da sevilen sanatçılar Suna Alan ve Reşo Zelal de sahne alacaklar. Dinleyiciler, sanatçıların seslendirdikleri eserler eşliğinde doyasıya halaylar çekebilecekler.
Tarımın ilk başladığı Zagros dağlarında ortaya çıkan bir çok ritüel gibi binlerce yıldır Dersim, Erzincan, Sivas, Elazığ, Malatya, Maraş, Bingöl, Muş ve çevre yörelerde kutlanmakta olan ”Gaxan” (Gağan) Raa Haqi inanç sisteminde biten ve yeniden başlayan yılın kutsanmış tekrarıdır, dönüşümüdür. Eskiyen yılın uğurlanması ve yeni yılın birtakım bereket, bolluk, kolektif aidiyet temsilleri içeren kültlerle karşılanmasıdır.
PİRHA- Britanya Alevi Federasyonu’nun başvurusuyla Kuzey Londra’da bulunan Enfield Belediyesi, Alevilerin kullanımına ait mezar yeri tahsis etti.
Kuzey Londra’da bulunan Enfield Belediyesi, Alevilerin kullanımına ait mezar yeri tahsis etti. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Britanya Alevi Federasyonu’nun uzun süredir yaptı başvurular sonucu böyle bir kararın çıktığını duyururken, şu ifadelere yer verdi:
“Uzun zamandır yapılan başvurular ve görüşmelerin sonucunda bu hizmetin başarılı şekilde sonuçlanması önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Belediye içinde siyasi faaliyetlerde bulunan toplum üyelerimize, federasyonumuzun, İAKM ve Cemevimizin ve Enfield Alevi Kültür Merkezimizin yöneticilerine bu önemli ve tarihi girişimleri ve hizmetleri için teşekkür ederiz. Bugün belediye görevlileri ve kurum yöneticilerimizin mezarlıkta yaptığı görüşme sonucu tüm anlaşmalar sonuçlandı ve iki hafta içinde toplumumuzun kullanımına hazır olacak.
Alevi inancımızda Hakk’a yürüyen canlarımızın sıralanması ve mekanının kalıcı olmasının çok önemli olduğu, geleneksel mezar yapısı özellikleri ve yakın mesafede olması gibi hassasiyetlerin bilinciyle yapılan bu anlaşma tüm Alevi toplumumuzun hizmetine sunulacak. Hertford Road Mezarlığı(Enfield Koleji yanı). Hertford Rd. EN3 5AX.”
PİRHA- Londra’da Hakk’a yürüyen Dersim-Der’in eski Başkanı Haydar Yıldırım, kitlesel bir törenle memleketi Dersim’e uğurlandı.
İngiltere’nin Başkenti Londra’da 29 Nisan günü Hakk’a yürüyen eski Dersim-Der Başkanı Haydar Yıldırım’ın vasiyeti üzerine uğurlama Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleşti. Uzun yıllar Londra’da Demokratik Güç Birliği içerisinde mücadele yürüten aynı zamanda Dersim-Der Başkanlığı görevinde bulunan Yıldırım’ın Hakk’a uğurlama erkanına Kürt Halk Meclisi, Britanya Alevi Federasyonu, Gik-Der, Day-Mer, İAKM ve yöresel dernek temsilci ve üyelerinin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.
Duygusal anların yaşandığı uğurlamada bir konuşma yapan Kürt Halk Meclisi’nden Ercan Akbal, Haydar Yıldırım’ın özgürlük ve demokrasi mücadelesine verdiği emekleri ile örnek bir kişilik olduğunu belirtti.
Dersim-Der adına yapılan konuşmada ise Haydar Yıldırım’ın mücadele anılarını yaşatacaklarını kaydetti.
BAF’ın eski Başkanı İsrafil Erbil de bir konuşma yaparak, Yıldırım’ın demokrasi mücadelesinde verdiği emeğin kendilerine büyük bir miras olarak kaldığını dile getirdi.
Yapılan konuşmaların ardından Yıldırım için Alevi inancına göre helallik ve rızalık alındı. Yapılan anma ve uğurlamanın ardından Yıldırım’ın ailesi taziyeleri kabul etti. 71 yaşında hayatını kaybeden Yıldırım, toprağa sırlanmak üzere Dersim’e uğurlandı.
PİRHA- Tilkiler Toplum Merkezi tarafından düzenlenen 8. Dayanışma Gecesi’nde Aysel Tuğluk’un sağlık durumuna dikkat çekilerek, sessizliğin bozulması çağrısında bulunuldu.
Tilkiler Toplum Merkezi İngiltere’nin Başkenti Londra’da 8. Dayanışma Gecesi yapıldı. Dayanışma gecesine yüzlerce yurttaş katılırken, geceye katılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antep Milletvekili Mahmut Tuğrul, diasporada bulunan derneklerin önemine dikkat çekerek, dilin, inancın ve kültürün yok olmaması için verilen çabanın büyütülmesini istedi.
Demokratik Güç Birliği temsilcisi Doğan Genç de, gençlere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizerek, güç birliğinin önemine işaret etti.
Konuşmaların ardından Grup Seyran, Grup Yade, Eylül Koluman, Yusuf Yazgılı ve Pınar Aydınlar gecede sahneye çıktı.
PİRHA-Koçgiri Katliamı’nın 101’inci yılına dair konuşan Yazar Gültekin Uçar, tekçi anlayışın bir sonucu olarak katliamın yaşandığını belirterek, dilin, kültürün, inancın, kimliğin siyasal olarak kabulünün şart olduğunu ifade etti.
Koçgiri Katliamı’nın ardından 101 yıl geçti. 6 Mart 1921’de başlayan, 17 Haziran’da binlerce Alevi Kürt’ün katledilmesi ve sürgün edilmesiyle son bulan katliama dair Koçgirili Zabit Kurnaz ve Bektaş Kılıç ile Yazar Gültekin Uçar, değerlendirmede bulundu.
“BİR DAHA BÖYLE KATLİAMLAR YAŞAMAK İSTEMİYORUZ”
Zabit Kurnaz, Koçgiri’de kadın, genç binlercesinin katledildiğini ve sürgüne yollandığını belirtirken, Bektaş Kılıç da, Alevilere yönelik katliamlardan biri olduğunu ifade ederek, “Devlet kendisi gibi düşünmeyenleri katlediyor ve kendisine benzetmeye çalışıyor. Bu politika çok yanlış. Devlet, katliamlara karşı sorumluluğundan kaynaklı özür dilemelidir. Bir daha böyle katliamlar yaşamak istemiyoruz” dedi.
Yazar Gültekin Uçar ise, Mart ayının hem katliamların hem de Newroz gibi direnişin iç içe geçtiği bir ay olduğunu vurgulayarak, “Herhangi bir dilin, kültürün, inancın, kimliğin problem olarak görülmemesi için siyasal olarak kabulü şarttır. Bir ülkede kimlik, inanç çatışması yaşanması istenmiyorsa yasal bir statü tanınmalı ve anayasada eşitlenmelidir. O zaman kimlik siyaseti yapılmaz” diye konuştu.
Her şeyi tekleştirerek sorunların çözülemeyeceğine işaret eden Uçar, “İngiltere’de Alevi temsiliyeti kabul edilirken, Türkiye’de bunu yapmak çok mu zor?” diye sordu.