Etiket: ma

  • ‘Cezaevindeki gazetecilerle dayanışmayı büyütelim’-VİDEO

    ‘Cezaevindeki gazetecilerle dayanışmayı büyütelim’-VİDEO

    PİRHA-DFG Yönetim Kurulu Üyesi Kadri Esen ve Avukat Resul Temur, cezaevinde bulunan gazetecilerin iddianamelerinin aylar geçmiş olmasına karşın hazırlanmadığına dikkat çekerek, gazetecilerle dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundular.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) verilerine göre, 87 gazeteci 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü cezaevinde karşılıyor. Diyarbakır’da 16 Haziran 2022’de tutuklanan 16 gazeteci ile Ankara’da 29 Ekim 2022’de tutuklanan 9 gazeteci de 10 Ocak’ı cezaevinde karşılayan gazetecilerden.

    DFG Yönetim Kurulu Üyesi Kadri Esen ve Avukat Resul Temur 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne dair PİRHA’ya konuştu.

    DFG Yönetim Kurulu Üyesi Kadri Esen, gazteci arkadaşlarının tutuklanmasının üzerinden yedi ay geçmesine rağmen herhangi bir iddianamenin olmadığını belirterek, “Kürt gazetecilere yönelik yapılan operasyonun amacı belli olduğu için belli bir yargılama yapılmadan da
    Kürt gazetecileri cezalandırılabiliyor” dedi.

    “ARKADAŞLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    İddianamenin hazırlanmamış olmasını “Bir senaryo hazırlanıyor” diyerek açıklayan Esen,  Türkiye’deki basın örgütlerinin ve gazetecilerin tutuklu gazetecileri sahiplenmesini önemli gördüklerini ancak yeterli olmadığının altını çizdi.

    Gazeteclerin cezaevinde de sorun yaşamaya devam ettiklierini ifade eden Esen, “Çalışma arkadaşları onlara gidip ziyaret edemiyorlar. Bu cezaevleri yönetimleri tarafından yasaklanmış. Gazete, kitap gibi materyallere ulaşmada da problem yaşıyorlar. Özellikle de Kürtçe yayınlar kendilerine verilmiyor. Ama şartlar ne olursa olsun gazetecilik yapan kişiler olarak arkadaşlarımıza sahip çıkacağız ve arkadaşlarımızın bıraktığı gazetecilik çalışmalarını olduğu gibi devam ettireceğiz. Kimsenin kaygısı olmasın” şeklinde konuştu.

    “GAZETECİLERE YÖNELİK KEYFİ TUTUKLAMA!”

    Avukat Resul Temur da, savcılık makamı ile yaptıkları görüşmelerde dosyaya ilişkin eksikliklerin bulunduğu cevabını aldıklarını aktararak, “Bir dosyada eksiklikler iddianameyi oluşturmayacak düzeydeyse o dosyadan tutuklama kararınında çıkmaması gerekir. Bu kadar uzun süre iddianamenin hazırlanmaması sadece delil arayışı ile ilgili bir durum değildir elbette. Türkiye’de yargısal mekanizmaların sadece devlet odaklı hareket etmesi ve bunun karşılığında elde ettikleri her türlü denetimden yoksun olma imtiyazı da keyfi hareket alanlarını genişletmektedir. Denetimsiz kalan yargı mekanizması gazetecilere yönelik keyfi tutuklamalarla yargılama yapılmadan cezalandırmayı esas alacak şekilde hareket etmektedir” diye konuştu.

    “TÜM GAZETECİLERİN MORAL VE MOTİVASYONLARI YÜKSEK”

    Avukat Temur, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu keyfi tutum karşısında meslek örgütlerinin çoğu tutuklanan gazeteciler ile dayanmışma içerisinde olmuş ve gazeteciliği savunmuştur. Tutuklanan gazeteciler ve onlarla dayanışan meslek örgütlerinin maalesef diğer sivil toplum kuruluşlarından yeterli desteği alamadıklarını düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşlarının toplumla arasındaki en büyük köprünün basın çalışanları olduğunu kabul etmek gerekiyor. Basın özgürlüğüne sahip çıkmayan sivil toplum kurumlarının toplumsal karşılıklarını da yitirmeye başladıklarını düşünüyorum.

    Hem Diyarbakır’da hemde Ankara’da tutuklu bulunan tüm gazeteciler moral ve motivasyonlarını sürekli olarak canlı tutmaktadırlar. Cezaevindeki koşullarda bile etraflarındaki oda, koğuş ve hücrelerden haber toplayıp bulundukları cezaevlerinin sesi haline geliyorlar. Cezaevinde istedikleri gazete, dergi ve kitaba ulaşamamaktadırlar, görüşçüleri engellenmekte, mektupları bazen verilmemekte ve bazende geciktirilerek verilmektedir. Tüm bu baskılara rağmen her biri görüşmeyi bitirirken soran ve dayanışan tüm herkese selamlarını iletmektedir.”

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    PİRHA-Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP),  öncülüğünde başlatılan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyasının startı verildi.

    Ankara merkezli operasyonda 9 gazetecinin tutuklanması ardından Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyası başlattı.

    Tutuklamalara karşı gazetecilerle dayanışmayı örmek amacıyla “Bir Haber de Senden” sloganıyla başlatılan kampanyaya gazeteciler, yazarlar, aydınlar; haber, röportaj ve yazılarıyla destek verebilir.

    Haber ve yazıların gönderileceği adresler şöyle:

    mezopotamyamerkez@gmail.com ve haberjin21@gmail.com

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Buldan, polis baskınına uğrayan MA ve JİNNEWS’i ziyaret etti

    HDP’li Buldan, polis baskınına uğrayan MA ve JİNNEWS’i ziyaret etti

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki heyet, polis baskınına uğrayan ve 9 muhabiri tutuklanan MA ve JİNNEWS’in Ankara’daki bürosuna destek ziyaretinde bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ve beraberindeki heyet, polis baskınına uğrayan ve 9 muhabiri tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS’in Ankara bürolarına destek ziyaretinde bulundu.
    “ASLA KALEMLERİ YERE DÜŞMEYECEK”
    Ziyaret sırasında Eş Genel Başkanı Pervin Buldan şunları dile getirdi:
    “Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Yapılan operasyonla arkadaşlarımız işkencelere gözaltına alındı. Bunun öncesinde Meclis’ten sansür yasası geçti. Bu yasayla gerçeklerin halka ulaşması engellenmek isteniyor. Neden engelleniyor, çünkü çok büyük yolsuzluklar var. Seçimlere girilirken bu baskılar, yolsuzluklar daha da artacak. Tutuklama da olsa, sansür de olsa özgür basın var olduğu sürece kimse halka gerçekleri anlatmayı engelleyemez. Özgür basın geleneği yıllardan beri sürüyor. Asla kalemleri yere düşmeyecek. Aldıkları halka hakikati anlatmaya devam edecektir. Özgür başında çalışan tüm gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Demokrasi cezaevlerinin boşaltılmasıyla gelir. Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu olan herkes bırakılmalı. 9 arkadaşımıza selamlarımızı sevgilerimizi iletiyoruz. Tekrar geçmiş olsun.”
    “ÇOĞALARAK GAZETECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
    Gazeteci Hüseyin Aykol ise, “Geldiğiniz için teşekkür ediyoruz. Toplam 40 arkadaşımız tutuklu. 200’e yakın arkadaşımızın davası devam ediyor. Son operasyonları seçimlere bağlıyoruz. Bu seçimler çok önemli ve HDP kilit rol oynuyor. HDP’nin çalışmalarını vermeyelim istiyorlar. Bu baskılar bize geri attıramaz. Bizler yine çoğalarak gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Bu seçimleri halka anlatacağız” diye konuştu.
    “DAYANIŞMA VE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
    HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da söz alarak, “Baskılar işe yaramayacak. Seçimlere girilirken bizi sessiz bırakmak istiyorlar. Bedeller ödüyoruz. Ama asla susturamazlar. Bizlerin sesini özgür basın olarak aktarmaya devam edecekler. Geçmiş olsun diyorum. Dayanışma ve mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
    PİRHA-ANKARA

  • Tutuklanan kadın gazeteciler: Gurbetelli Ersöz’lerin ardıllarıyız, hakikati yazacağız!

    Tutuklanan kadın gazeteciler: Gurbetelli Ersöz’lerin ardıllarıyız, hakikati yazacağız!

    PİRHA- Ankara merkezli soruşturma kapsamında tutuklanan kadın gazeteciler, “Yaptığımız şey; kendimizi savunmak değil, gazeteciliği savunmaktır” dediler.

    Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 29 Ekim’de “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan gazetecilerden Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı işleri Müdürü Diren Yurtsever, muhabirler Berivan Altan, Ceylan Şahinli ile JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer, tutuklu bulundukları Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla mesaj gönderdi.

    “GURBETELİLERİN ARDILLARIYIZ “

    Avukatlarıyla görüşen kadın gazetecilerin mesajları şöyle:

    Berivan Altan: Amaçları gazetecileri, özgür basını susturmak. Ama 90’lardan bu yana faili meçhullere rağmen susmayan Özgür Basın, bu tutuklamalarla susturulamaz. Onlarca yeni arkadaşımızla, Özgür Basın geleneğini sürdüreceğiz.

    Öznur Değer: Özgür Basın geleneği baskı, öldürme ve tutuklamalara rağmen dünden bugüne hakikati yazmaya devam edecek. Gurbetelli Ersöz’lerin ardıllarıyız, dört duvar kalemimizi elimizden almayacak ve Özgür Basın susmayacak.

    Ceylan Şahinli: Bulunduğumuz mekan gazetecilik yapmamızı engellemeyecek. Apê Musa’nın ardılları olarak kaldığımız yerden devam edeceğiz.

    Diren Yurtsever: Bugün tutuklanmamızın nedeni gazeteci olmamızdır. Yaptığımız şey; kendimizi savunmak değil, gazeteciliği savunmaktır. Türkiye’de gazetecilik yapmanın koşullarının ortadan kaldırıldığı bu süreçte, meslektaşlarımızdan, toplumun her kesiminden beklentimiz gazeteciliğe sahip çıkmalarıdır. Bir algı operasyonu yürütülüyor. Ama asıl yapılmak istenilen gerçeklerin üzerinin örtülmeye çalışılmasıdır. Gözaltına alınmaya çalışılırken, boyun eğdirilmeye çalışıldık. Ancak boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Hakikat haberciliğinde ısrar ediyor ve ‘Özgür Basın susturulamaz’ diyoruz. Moralliyiz, iyiyiz. Dayanışma gösteren herkese teşekkür ederiz. Nerede olursak olalım, yazmaya devam edeceğiz.

    Habibe Eren: Cumhuriyetin 99’ncu yılında bir mizansen sonucu arkadaşlarımızla birlikte tutuklandım. Bu tutuklamanın ilk olmadığı gibi son da olmayacağını biliyoruz. Ama tarih sadece bizim açımızdan tekerrürden ibaret değil. Bu mesleği sürdürdüğümüz süre boyunca birçok şeye şahitlik ettiğimiz gibi, işkenceci polislerin bizleri de işkenceyle gözaltına aldığını gördük. Tarih onlar içinde tekerrürden ibaret. Kadın gazeteciler olarak, her koşulda gazeteciliği ve toplum için hakikati yazmaya devam edeceğiz. Hep birlikte özgür günlerde görüşeceğiz. Biz iyiyiz, moraliyiz iyi, coşkuyla selamlıyorum.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • MKGP: Bugün gazetecilik onuruna sahip çıkmazsak yarın çok geç olabilir

    MKGP: Bugün gazetecilik onuruna sahip çıkmazsak yarın çok geç olabilir

    PİRHA- MKGP, tutuklanan 9 gazeteciye ilişkin yaptığı açıklamada, “Tüm gazetecilere çağrımızdır; gün dayanışma günü değil, gün gazetecilik onuruna sahip çıkma günüdür. Bugün gazetecilik onuruna sahip çıkmazsak yarın çok geç olabilir” ifadelerine yer verildi.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Ankara merkezli 9 ilde eş zamanlı yapılan polis baskınında gözaltına alınan 11 gazeteciden 9’unun tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “SESİMİZİ BİRLEŞTİRMELİYİZ”

    Gazetecilere yönelik baskı, tutuklama ve işkencelerin artarak devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlara yer verildi:

    “Bugün bir kez daha gazetecilerin gerçeği yazmasının suç sayıldığı ve bu nedenle tutuklanmalarıyla karşı karşıyayız. Gözaltına alınan arkadaşlarımızdan Diren Yurtsever, Habibe Eren, Öznur Değer, Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın ve Emrullah Acar sabaha karşı sessiz sedasız daha önce hazırlanan senaryo çerçevesinde tutuklandı. Yine Derya Ren arkadaşımız da hakkında kesinleşmiş ceza olduğu gerekçesi ile tutuklandı.

    8 Haziran’da Diyarbakır’da 16 gazeteci arkadaşımız evleri basılarak gözaltına alındı ve 16 Haziran’da da tutuklandı. 4 aydır tutuklu olan gazeteci arkadaşlarımız hakkında hazırlanmış bir iddianame de yok. Ancak, tutuklamalara inat kadın gazeteciler sahaları terk etmiyor, hakikatin izini sürmeye devam ediyor. Özgür Kürt basını hiçbir zaman hakikatin peşinden ayrılmadı. Bunun uğruna nice bedeller öndendi, ödeniyor. Gazetecilik faaliyetleri, kameralarımız, kalemimiz suç sayılamaz. Her zamankinden daha güçlüyüz, çünkü biz hakikat arayışçılarıyız.

    Sesimizi birleştirmeliyiz. Bugün bize dokunan hukuksuzluk ve adaletsizlik yarın sesini çıkarmayanlara dokunacak. Tüm gazetecilere çağrımızdır; gün dayanışma günü değil, gün gazetecilik onuruna sahip çıkma günüdür. Bugün gazetecilik onuruna sahip çıkmazsak yarın çok geç olabilir. Özgür Kürt Basını’na yönelik baş eğdirme politikalarına karşı kadın gazeteciler olarak asla geri adım atmayacağız. Direneceğiz, cesur olacağız, ne kameramızı kapatacağız ne de kalemimizi yere düşüreceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 9 gazeteci tutuklandı

    9 gazeteci tutuklandı

    PİRHA- Yaptıkları haberler suçlama konusu yapılan 9 gazeteci tutuklandı.

    Ankara merkezli soruşturma kapsamında 25 Ekim’de gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Ceylan Şahinli, Emrullah Acar ile JİNNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile MA’nın Ankara bürosunda bir süre stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan, 4 gün sonra getirildikleri Ankara Adliyesi’nde alınan savcılık ifadeleri tamamlandı.

    Gazetecilerin yaptıkları haberler, sanal medya paylaşımları ve seyahatleri suçlama konusu yapıldı.

    5 saat sonra karar veren savcılık, MA Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Ceylan Şahinli, Emrullah Acar ile JİNNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer’i tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.

    MA’da bir dönem stajyerlik yapan Mehmet Günhan ise adli kontrol şartıyla mahkemeye sevk edildi.

    9 GAZETECİ TUTUKLANDI

    Mahkemeye çıkarılan MA Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Ceylan Şahinli, Emrullah Acar ile JİNNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

    Mehmet Günhan ise yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Adliye önünde bekleyen gazetecilerin aileleri ve meslektaşları kararı, “Özgür basın susturulamaz” sloganları ve alkışlarla protesto etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • 9 Gazeteci, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    9 Gazeteci, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    PİRHA – MA ve JINNEWS muhabirleri, savcılıkta alınan ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Ankara merkezli soruşturma kapsamında 25 Ekim’de gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS muhabirlerinin Ankara Adliyesi’nde alınan savcılık ifadeleri tamamlandı.

    Kararını açıklayan savcılık, MA Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Deniz Nazlım, Selman Güleryüz, Hakan Yalçın, Ceylan Şahinli, Emrullah Acar ile JİNNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    MA’da bir dönem stajyerlik yapan Mehmet Günhan ise adli kontrol şartıyla mahkemeye sevk edildi.

    Kaynak: MA

  • MKGP: Gazeteciler gerçekleri ve hakikati yazmaktan vazgeçmeyecekler

    MKGP: Gazeteciler gerçekleri ve hakikati yazmaktan vazgeçmeyecekler

    PİRHA- MA ve Jinnews muhabirlerinin gözaltına alınmasına tepki gösteren MKGP, “Baskı politikalarıyla amaçlarına ulaşamayacaklar. Özgür basın bu saldırılara karşı baş eğmeyecek ve mücadelesini sürdürecektir. Gazeteciler gerçekleri ve hakikati yazmaktan vazgeçmeyecekler. Kadın gazeteciler asla geri adım atmayacak ve arkadaşlarının kalemini yerde bırakmayacaklar” dedi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde 9 ilde yapılan ev ve büro baskınlarında 11 gazetecinin gözaltına alınmasına ilişkin Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi.

    GAZETECİLER GERÇEKLERİ VE HAKİKATİ YAZMAKTAN VAZGEÇMEYECEKLER

    “Gazeteciler gerçeği ve hakikati yazmaktan vazgeçmeyecek” başlığıyla yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:

    “Kürt gazetecilere ve özgür basına yönelik saldırılar, baskılar, şiddet ve işkenceler kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Gazetecilerin ve özgür basının saldırılara karşı direnişi de sürüyor. Bu direnişe büyük bir tahammülsüzlükle yaklaşan iktidar, bir kez daha gazetecilerin evlerine yaptığı baskınlarla birçok gazeteciyi işkenceyle gözaltına aldı. Özellikle Sansür Yasası’nın AKP-MHP oylarıyla kabul edilmesinin ardından gazetecilerin evlerine baskın düzenlenmesi dikkat çekti. Sansür Yasası’na baş eğmeyen gazeteciler gözaltına alındı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında polis Ankara, Van, İstanbul, Diyarbakır, Urfa, Mersin ve Mardin’de çok sayıda gazetecinin evlerine eş zamanlı olarak baskın yaptı. Ev baskınları sonucunda JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer gözaltına alındı. JINNEWS muhabiri Derya Ren, başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Aynı zamanda Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz, Zemo Ağgöz, Berivan Altan, Hakan Yalçın, Emrullah Acar ve Ceylan Şahinli de gözaltına alındı.

    16 Haziran’da Diyarbakır’da 16 gazeteci tutuklandı. Aradan yaklaşık 4 ay geçmesine rağmen 16 gazeteciyle ilgili iddianame henüz hazırlanmadı ve gazeteciler suçsuz bir şekilde tutulmaya devam ediliyor. Gazeteciler sadece işlerini yaptıkları için tutuklanıyor. Saldırılar, gözaltılar, tutuklamalar, baskı ve işkenceler, gazetecilerin mücadelesini durdurmaya, gazetecilik mesleğini kriminalize etmeye yöneliktir. Gözaltına alınan gazetecilere ters kelepçeyle işkence yapıldı ve Ankara’da gözaltına alınan gazeteci Zemo Ağgöz’ün 45 günlük bebeği de aç bırakıldı. Her seferinde olduğu gibi bir kez daha gazetecilerin sesini kesemeyeceklerini yineliyoruz. Baskı politikalarıyla amaçlarına ulaşamayacaklar. Özgür basın bu saldırılara karşı baş eğmeyecek ve mücadelesini sürdürecektir. Gazeteciler gerçekleri ve hakikati yazmaktan vazgeçmeyecekler. Kadın gazeteciler asla geri adım atmayacak ve arkadaşlarının kalemini yerde bırakmayacaklar.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gazeteci meslek örgütlerinden gözaltı tepkisi: Gazetecileri susturamazsınız

    Gazeteci meslek örgütlerinden gözaltı tepkisi: Gazetecileri susturamazsınız

    Gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren meslek örgütleri, “Gazetecileri susturamazsınız. Bu baskı ve sindirme politikaları amacına ulaşamayacaktır” dedi. 

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gazetecilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ankara, İstanbul, Van, Diyarbakır, Urfa, Mersin ve Mardin’de birçok eve sabah saatlerinde eş zamanlı baskın düzenlendi. Baskınlarda Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Deniz Nazlım, Selman Güzelyüz, Zemo Ağgöz, Berivan Altan, Hakan Yalçın, Emrullah Acar ve Ceylan Şahinli ile JINNEWS muhabirleri Derya Ren, Habibe Eren ve Öznur Değer gözaltına alındı. Kısıtlılık kararı bulunan dosya kapsamında, farklı kentlerde gözaltına alınan gazetecilerin Ankara’ya götürüleceği öğrenildi. Gözaltı sayısının artabileceği belirtildi.

    Gazeteci meslek örgütleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gazetecilere yönelik gözaltı operasyonuna tepki gösterdi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği: Derneğimizin üyeleri olan Mezopotamya Ajansı ve Jinnews muhabirleri sabah saatlerinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. MA Ankara bürosu da operasyon kapsamında basıldı. Gazetecileri susturmaya yönelik bu operasyonu kınıyoruz. Özgür basın bu saldırılarla yılmayacak.

    DİSK Basın-İş: Aralarında üyelerimizin de olduğu çok sayıda JINNEWS ve Mezopotamya Ajansı çalışanları bu sabah ev baskınıyla gözaltına alındı. Şu ana kadar en az 7 gazeteci gözaltında. Süreci takip ediyoruz. Gazetecilik suç değildir, arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın!

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP): Bu sabah saatlerinde Ankara merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında yapılan ev baskınlarında JINNEWS ve MA muhabirleri gözaltına alındı. Basına dönük sindirme politikaları her koldan gazetecileri baskı altına almaya çalışıyor. Dün de söyledik bugün de söylüyoruz: Gazetecileri susturamazsınız. Bu baskı ve sindirme politikaları amacına ulaşamayacaktır. Gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz. Gazeteciler üzerinden elinizi çekin. Yasalarınız ve tutuklamalarınız kadın gazetecilere geri adım attırmayacak.

    Türkiye Gazeteciler Sendikası: Sansür yasasının yürürlüğe girdiği günlerde çok sayıda gazeteci evleri basılarak, şafak operasyonlarıyla gözaltına alındı. Büroları da aranan meslektaşlarımıza avukat kısıtlaması getirildi. Bu uygulamalarla gazeteciliği krimlinalize edemeyeceksiniz!

    (HABER MERKEZİ)

  • Ülke genelinde çok sayıda gazeteci gözaltına alındı

    Ülke genelinde çok sayıda gazeteci gözaltına alındı

    PİRHA – Ülke genelinde yapılan operasyonlar sonucunda MA ve JINNEWS muhabirleri gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS muhabirleri, evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturma kapsamında, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) Ankara bürosuna baskın yapıldı. Ajansın Ankara bürosunda polis araması devam ederken, MA ve JINNEWS muhabirlerinin bulunduğu eve de polislerce baskın düzenlendi. MA Ankara muhabiri Zemo Ağgöz de evine yapılan baskın sonucu gözaltına alındı.

    Soruşturma kapsamında MA muhabiri Selman Güzelyüz Diyarbakır, Hakan Yalçın ise Van’da evlerine yapılan baskın sonucunda gözaltına alındı. Gazetecilerin evlerinde yapılan aramalarda, Demokratik Modernite ve Jineoloji dergileri ile birçok kitaba polis tarafından el konuldu.

    Diyarbakır’da JINNEWS muhabiri Habibe Eren’in de, Kayapınar ilçesindeki evine baskın yapıldı. Yapılan aramaların ardından JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Derya Ren gözaltına alındı.

    Aynı soruşturma kapsamında Mardin’de çalışan JINNEWS muhabiri Öznur Değer, Kızıltepe’de evine yapılan baskınla gözaltına alındı.

    MA muhabiri Emrullah Acar’ın ise Urfa’da evine polis baskın yaptı. Yapılan aramaların ardından Acar gözaltına alındı. Ayrıca Acar’ın Mardin’in Dargeçit ilçesinde yaşayan aile evine de baskın yapıldığı ve birçok kitaba el konulduğu öğrenildi.

    MA Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever’in ise İstanbul’daki evine baskın yapıldığı bilgisi paylaşıldı. Yurtsever’in evinde yapılan aramalarda birçok kitaba el konuldu. Yurtsever, gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    BİR BUÇUK AYLIK BEBEĞİ OLAN MA ANKARA MUHABİRİ ZEMO AĞGÖZ DE GÖZALTINA ALINDI

    Ankara Keçiören’deki evine baskın yapılan ve bir buçuk aylık bebeği olan MA Ankara muhabiri Zemo Ağgöz de gözaltına alındı. Ev aramasının ardından gözaltına alınan Ağgöz’ün anne sütü ile beslenen ve 2 saatte bir süt emmesi gereken bebeğinin henüz emzirilmediği öğrenildi. Ağgöz’ün avukatının, bebeğin emzirilmesi için savcı ile görüşme yaptığı ancak Ağgöz’ün henüz hangi emniyete götürüldüğü bilinmediği için dönüş sağlanmadığı belirtildi. Ağgöz, gözaltına alınmasının ardından sadece anne sütü ile beslenen bir buçuk aylık bebeği 4 saattir beslenemiyor.

    DİSK BASIN-İŞ’TEN TEPKİ

    Gazetecilere dönük gözaltı operasyonlarına ilk tepki DİSK Basın-İş’ten geldi. Yazılı yapılan açıklamada “Aralarında üyelerimizin de olduğu çok sayıda JIN NEWS ve Mezopotamya Ajansı çalışanları bu sabah ev baskınıyla gözaltına alındı. Şu ana kadar en az 7 gazeteci gözaltında. Süreci takip ediyoruz. Gazetecilik suç değildir, arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın!” denildi.

     

  • Yazar ve müzisyen Hasan Sağlam’ın yeni romanı okurla buluştu

    Yazar ve müzisyen Hasan Sağlam’ın yeni romanı okurla buluştu

    PİRHA – Yazar ve müzisyen Hasan Sağlam’ın yeni romanı “MA- Cümlenin Başladığı Yer” okurlarıyla buluştu.

    Hasan Sağlam’ın roman türündeki yeni kitabı “MA- Cümlenin Başladığı Yer” Totem yayınlarından çıktı.

    Üçüncü roman çalışmasını sunan Hasan Sağlam, yeni kitabında bir bilgenin yaşantısına odaklandı.

    Kitabın tanıtım yazısında “MA- Cümlenin Başladığı Yer” sadece bir roman değildir’ denilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Gerçek, doğru, sahi ve hakikat arayışına düşen bir bilgenin anlattıklarından dökülen sözcüklerdir. Kimlik, cins, inanç, ırk kaygısı olmayan, özgürlüğe ermiş bir insan-u kâmille yaşam yolculuğu olarak okunmalıdır.

    Felsefeye karışmış tınılar, sözden damlamış notalar, notalardan yaşama akort çeken anlatışlarla sarsıcı bir yolculuk romanıdır MA. Bir dengbejin, bir çocuğun, bir bilgenin, yer yer sıradan bir insanın zihinsel yolculuğudur. Romanın belirgin karakterlerinin farklı yaşam öykülerini onların önüne koymakla kalmaz, onların vicdanlarıyla konuşmasına aracılık eden bir atmosferin anlatımıdır.

    Mizahın aralarda gezdiği, hüznün daha önde yaşandığı ve aşkın sesi ile sözcüklerin büyüdüğü bu roman okura kendini de sorgulatıyor. Tek bir yaşamın olmadığı, her yaşamın kendi içinde bir varlığının olduğunu ve insanın acısını yine insanın aldığına tanıklık ederiz. Yaşamda aradıklarını bulamamış kahramanların artık kâmil-i insan olmuş bir halk ozanının etrafında buluşmaları ve onu anlatan filme girmeleri romanın ana teması olup, hem gel gitlerle, hem de eskiler ve yenilerle geçmişten geleceğe yaşanılan zaman diliminden projeksiyon tutan akıcı bir roman MA.

    Hasan Sağlam üçüncü romanı beşinci kitabıyla (ilk iki kitap şiir ve öykü) yaşlı bir bilgenin yaşamını, onun anlatımından süzerek, sabırla bir örgü işine girerek umudun, güzelliğin var olduğunu ve yaşamın aslında ilmek ilmek örülen bir varoluş olduğunu anlatıyor. MA; tam da ‘Cümlenin Başladığı Yer’dir ve o cümle hep sıcaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hakkari’de polis müdahalesi: HDP Milletvekilli Habip Eksik hastaneye kaldırıldı-VİDEO

    Hakkari’de polis müdahalesi: HDP Milletvekilli Habip Eksik hastaneye kaldırıldı-VİDEO

    PİRHA- Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde “Özgürlük yürüyüşü” düzenlenmek istendi. Yürüyüşe yönelik polisin sert müdahalesi sonrası, en az 20 kişi gözaltına alındı. Polisin sert müdahalesinde HDP milletvekilleri Habip Eksik ve Sait Dede, yerlerde sürüklenerek darp edilirken, Habip Eksik hastaneye kaldırıldı.

    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre polis, Hakkari‘nin Yüksekova ilçesinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri ve gazetecileri darp etti. Gözaltına alınanlar arasında Mezopotamya Ajansı muhabiri Mazlum Engindeniz, JINNEWS muhabiri Rabia Önver, HDP İlçe Eşbaşkanı Şoreş Diri de bulunuyor.

    Polisin sert müdahalesinde HDP milletvekilleri Habip Eksik ve Sait Dede, yerlerde sürüklenerek darp edildi. Eksik, çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Sosyal medyada HDP’li Habip Eksik’in darp edildiği görüntüler paylaşılırken, İHD Hakkari Şubesi Twitter hesabından yaptığı açıklamada polis şiddetini kınadı. Açıklamada, “9 Ekim komplosuna karşı yapılmak istenen yürüyüşe karşı kolluk kuvvetlerinin uygulamış olduğu sert müdahaleler sonucu ÖHD Hakkâri Şube Başkanı Onur Düşünmez, HDP Yüksekova İlçe Başkanı Şoreş Diri göz altına alınmış, vekillere de şiddet uygulanmıştır. Kolluk şiddetinin sergilemiş olduğu hukuksuzluğa karşı gözaltına alınan HDP yöneticilerine ve milletvekillerine, ÖHD şube başkanına, HDP ilçe başkanına yapılan bu saldırıyı kınadığımızı ve olayın takipçisi kalacağımızı kamuoyu ve basına bildiriyoruz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Bu yıl 29’uncusu düzenlenen, Musa Anter Gazetecilik Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

    Musa Anter’in 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da JİTEM tarafından katledilmesinin ardından gazetecilik alanında verilmeye başlanan Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nin sahipleri belli oldu.

    Yeni Yaşam Gazetesi’nin düzenlediği 29. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Yarışması’nda “Türkçe Haber”, “Kürtçe Haber”, “Fotoğraf (haber fotoğrafı)”, “Karikatür” ve Gurbetelli Ersöz anısına “Kadın Haberciliği” olmak üzere beş ayrı dalda verilen ödüller belli oldu. Ödüller, 23 Eylül’de İstanbul Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde saat 18.00’de yapılacak törenle sahiplerine verilecek.

    TÜRKÇE HABER DALI

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri için “Türkçe Haber” dalında ödül bianet’ten Evrim Kepenek’e verildi. Candan Yıldız, Faruk Eren, Fatih Polat, Tuğrul Eryılmaz, İbrahim Varlı ve Hüseyin Aykol’un jüri üyesi olduğu “Türkçe Haber Dalı”nda Birincilik Ödülü bianet’ten Evrim Kepenek’in “Beylikdüzü’nde 2 yaşındaki çocuğa istismar iddiası” başlıklı haberine verildi.

    Jüri Özel Ödülü için ise 3 haber uygun görüldü. Evrensel’den Murat Uysal’ın “Yenisahra’da ne oldu? | Yangın için her şey hazırdı, kibriti çocuklara çaktırdılar”, Kaos GL’den Yıldız Tar’ın “Mira’yı öldüren katil, arabasını çalıp arkadaşlarıyla düğüne gitmiş” ve Mezopotamya Ajansı’ndan(MA) Semra Turan ve Tolga Güney’in “Aydın Cezaevi’nde şüpheli ölüm: İntihar mı cinayet mi?” başlıklı haberleri ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    FOTOĞRAF DALI

    Ramazan Öztürk, Özcan Yaman, Nezahat Doğan, Refik Tekin ve Çetin Altun’un yer aldığı Fotoğraf Jürisi ise Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden Hakan Arslan’ın cenazesini, 7 yıl sonra bir torba içinde alan babası Ali Rıza Arslan’ın çekilen fotoğrafını Birincilik Ödülü’ne layık gördü. MA’dan Eylem Akdağ’ın “Bir Torbanın Ağırlığı” başlıklı fotoğrafına ödül verildi. Jüri Özel Ödülü ise Evrensel’den “Benim Yuvam Gitti” adlı fotoğraf layık görüldü.

    KÜRTÇE HABER DALI

    Leyla Ayaz, Kadri Esen, Suna Tunç, Beritan Zagros, Ramazan Ölçen’in yer aldığı Kürtçe Haber Dalı jürisi, Denge Amerika’da çalışan Ömer Faruk Baran’ın “Manaya bilibendê û çend sirên ‘Kurdish Mashup 2019’” başlıklı haberi birinciliğe layık gördü.

    Kürtçe Haber Dalı Jüri Özel Ödülü’ne ise Medya Üren’in “Girêdayî êrişa nîjadperest a li Qazakistanê agahiyên nu!” başlıklı haberi layık görüldü. Üren, gazeteciliğe kadın haber ajansı Jinnews’te sürdürüyor.

    KADIN HABERCİLİĞİ ÖDÜLLERİ

    Ceren Sözeri, Bircan Değirmenci, Elif Akgül, Pınar Ural ve Habibe Eren’in yer aldığı Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği jürisi, birincilik ödülünü, JINNEWS Yazı işleri Müdürü Safiye Alağaş’ın, Cizre’de 8 Nisan’da polis Enes A.’nın, S.S. adlı kadına tecavüz ederek intihara sürüklediği “Polis tecavüz etti, savcı, doktor ve polis üstünü örtmek istedi” başlıklı haberine verdi.

    Alağaş, Diyarbakır’da gazetecileri yönelik yapılan operasyon kapsamında 16 meslektaşıyla birlikte tutuklandı. Alağaş şu an, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde.

    KARİKATÜR DALI

    İmam Cici, Sefer Selvi, ve Aslı Alpar’ın yer aldığı karikatür jürisi, birincilik ödülünü iki eser arasında paylaştırdı. Ödül Özgür Evran’ın “Atlaslı” karikatürü ile Murat İpek’in “gül açmış ceset” torbalı karikatürüne verildi. Halil İbrahim Çoban’ın cezaevi duvarına cesetlerle atılmış çentikli karikatürü ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    ONUR ÖDÜLÜ ANNELERE VERİLDİ

    Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nde Onur Ödülü de verildi. Hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması ve cezaevlerindeki tecride son verilmesi talebiyle nöbet başlatan anneler Onur Ödülü’nü aldı.

    HABER MERKEZİ

     

  • Gazetecilerden ortak açıklama: Arkadaşlarımızı serbest bırakın-VİDEO

    Gazetecilerden ortak açıklama: Arkadaşlarımızı serbest bırakın-VİDEO

    PİRHA- Diyarbakır’da 3 aydır tutuklu bulunan 16 gazetecinin serbest bırakılmasını isteyen gazeteciler, birçok kentte dayanışma amacıyla gazetecilere kart, mektup ve kitap göndererek, gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.    

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) üyeleri ile gazeteciler,  Diyarbakır’da yapılan ev baskınlarında 8 Haziran’da gözaltına alınıp 16 Haziran’da tutuklanan 16 gazeteci için Diyarbakır, Van ve Mersin’de açıklama yaptı.

    MERSİN 

    DFG ve MKGP üyeleri, Mersin’de 16 gazeteciyle dayanışmak amacıyla kart ve kitap gönderdi. PTT Çarşı Şubesi’nde biraya gelen gazetecilere, HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, HDP İl ve ilçe yöneticileri, İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticileri destek verdi. Açıklama yapan gazeteci Mahmut Sönmez, 16 gazetecinin tutuklanmasının üzerinden 3 ay geçtiğini belirterek, gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

    Ardından konuşan HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, iktidarın Kürt basınını susturmak için elinden geldiğini yaptığını belirterek, “Diyarbakır’da tutuklanan gazetecilerin ne suçu var? Özgür basın, söylemekten, haber yazmaktan, mikrofonu tutmaktan başka ne suç işledi” diye sordu.

    Gazeteciler, “Özgür basın susturulamaz” sloganı atarak tutuklu meslektaşlarına mektup ve kitap gönderdi.

    DİYARBAKIR 

    DFG ile MKGP üyeleri, 16 gazeteci ile dayanışma kapsamında Diyarbakır Yenişehir PTT önünde açıklama yaptı. Açıklamada, tutuklanan gazetecilerin fotoğrafları taşınırken, “Özgür basın susturulamaz” pankartı açıldı. Açıklamaya çok sayıda gazetecinin yanı sıra, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, DFG ile MKGP üyesi gazeteciler, tutuklu gazetecilerin yakınları katıldı. Açıklamanın Kürtçesini MKGP Sözcüsü Roza Metina, Türkçesini ise DFG Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu okudu.

    “GAZETECİLERİ SERBEST BIRAKIN”

    Dicle Müftüoğlu, gözaltı ve tutuklama sürecini hatırlatarak, gazetecilerin savcı ve hakimlik ifadeleri sırasında haberleriyle sundukları programların suç gibi gösterildiğini söyledi.

    Dicle Müftüoğlu, gazetecilerin tutuklanmasının üzerinden 3 ay geçmesine rağmen, haklarında yürütülen soruşturma tamamlanıp iddianameye dönüştürülmediği gibi tutukluluğa yapılan her bir başvuruya ise olumsuz yanıt verildiğini belirterek, “Kısa sürede iddianame hazırlanarak ve arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor. Basının özgür olmadığı bir ortamda; özgürlükten söz edemeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.  Bir an önce 16 meslektaşımız başta olmak üzere tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrımızı yineliyoruz” diye konuştu.

    GÜNAY: İNTİKAM OPERASYONUDUR

    HDP Sözcüsü Ebru Günay ise şunları söyledi:

    “Gazeteci arkadaşlarımız tutuklandıklarından bu yana iktidarın nasıl bir savaş konsepti içerisinde olduğunu, iktidarın nasıl her yerde yeniden katliamlar geçekleştirdiğine tanık olduk. O yüzden özgür basına saldırdılar. Kuşkusuz bu saldırılar yeni değil ama hakikatlerin sözünü söyleyen gazeteciler, miraslarını Apê Musa’dan aldılar, Gurbetelli Ersöz’den aldılar, Metin Göktepe’den aldılar. Dolayısı ile hiçbir baskı onları yıldırmadı ve bundan sonra da yıldırmayacaktır. Bizler bir kez daha diyoruz; gazetecilik suç değil, gazeteci arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.”

    Açıklama “Özgür basın susturulamaz” sloganıyla son bulurken, gazeteciler daha sonra PTT’ye geçerek tutuklu gazetecilere kart, mektup ve kitap gönderdi.

    VAN

    DFG ve MKGP üyeleri, Van Merkez Postanesi’nden gazetecilere kart ve kitap gönderdi. PTT önünde yapılmak istenen açıklamaya ise valiliğin yasaklama kararı gerekçe gösterilerek izin verilmezken, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için çağrı yapıldı.

    URFA

    DFG ve MKGP üyeleri, Urfa’da da 16 gazeteciyle dayanışmak amacıyla kart, mektup ve kitap gönderdi. PTT Merkez Şubesi’nde biraya gelen gazetecilere, HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, HDP İl Eşbaşkanı Aliye Kızıldamar, Urfa Emek ve Demokrasi Platformu birleşenleri destek verdi. Kart, mektup ve kitap gönderimi öncesi PTT Şubesi’nin önünde açıklama yapıldı. “Baş eğmediler, baş eğmedik, baş eğmeyeceğiz”, “Özgür basın susturulamaz” dövizlerinin açıldığı açıklamada konuşan DFG üyesi Ceylan Şahinli, gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

    MERSİN/DİYARBAKIR/VAN-PİRHA

  • 16 gazetecinin tutukluluğuna yapılan itiraz 3’üncü kez reddedildi

    16 gazetecinin tutukluluğuna yapılan itiraz 3’üncü kez reddedildi

    PİRHA-Diyarbakır’da tutuklanan 16 gazetecinin tutukluluğuna yapılan itiraz bir kez daha reddedildi. 

    Diyarbakır’da 8 gün gözaltında tutulduktan sonra 16 Haziran’da tutuklanan 16 gazetecinin tutukluluğuna yapılan itiraz bir kez daha reddedildi.

    Yaklaşık 3 aydır cezaevinde tutulan 16 gazetecinin avukatı Resul Temur, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne yaptığı itirazda, yaptığı itirazların incelenmediğini ve matbu ifadelerle ret kararları verildiğini belirtti.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutukluluğun devamına karar verilmesi yönünde görüş bildirdiği tutukluluğa itirazı değerlendiren Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliği, isnat edilen suçun katalog suçlardan olması, verilmesi beklenen cezaya göre tutukluluk tedbirinin ölçülü olduğuna, adli kontrol tedbirinin yetersiz olacağına kanat getirerek, gazetecilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da gazetecilere darp ve gözaltı

    İstanbul’da gazetecilere darp ve gözaltı

    Tutuklu yakınlarının Adalet Nöbeti eylemine müdahale eden polis, ETHA muhabiri Elif Bayburt’un da aralarında olduğu çok sayıda kişiyi gözaltına alırken, Mezopotamya Haber Ajansı muhabiri Doğan Kaynak’ı darp etti.

    Hasta ve infazları yakılan tutukluların yakınları, Adalet Nöbeti’nin 24’üncü haftasında İstanbul Kartal Meydanı’nda toplandı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile çok sayıda kişi ailelerin eylemine destek verdi. Açıklamanın yapılacağı Kartal Meydan’ı polisler tarafından ablukaya alındı. Meydana doğru yürüyerek açıklama yapmak isteyen tutuklu yakınları, polisler tarafından çembere alındı.

    Mezopotamya Haber Ajansı‘nın haberine göre, polisler, kaymakamlığın yasak kararını öne sürerek, hasta ve infazları yakılan tutukluların yakınlarının açıklama yapılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Polisler, bu sırada haber takibi yapan gazetecilere şiddet uyguladı. Gazetecilerin görüntü almasını engelleyen polis, gazetecileri alandan uzaklaştırdı.

    Bu sırada görüntü almaya çalışan Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Elif Bayburt darp edilerek, ters kelepçeli bir şekilde gözaltına alındı. Gözaltına alınan Bayburt, “Özgür basın susturulamaz” sloganı atarak duruma tepki gösterdi.

    Polis, haberi takip yapan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Doğan Kaynak’ın kolunu arkaya doğru bükerek şiddet uyguladı. Kaynak, birden fazla polis tarafından darp edilerek ve itilerek alandan uzaklaştırıldı.

    Ablukaya alınan tutuklu yakınlarından Fince Akman, Cemile Çiftçi, Cemile Karakaş, Kumri Akgül ile HDP Kartal Eşbaşkanı Aygül Sincar’n da aralarında olduğu 20’ye yakın kişinin darp edilerek gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar Kartal Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Çevredeki yurttaşlar, gözaltılara tepki gösterdi. Polisler, tepki gösteren yurttaşları gözaltına almakla tehdit etti.

    KENANOĞLU’NDAN TEPKİ

    Gözaltılara tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Kartal Meydanı’nda annelerin basın açıklaması engellendi, gözaltı yapıldı. Bu tutumu kınıyoruz, anneler cezaevlerinde yaşanan bu tutumu dile getirecekler ve boyun eğmeyecekler. Yılmayacağız. Bütün bu süreçlere karşı dimdik ayakta duracağız. Cezaevleri işkence evlerine dönüştü, cezaevleri ölüm evlerine dönüştü” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ LİNKLER

  • Tutuklu gazetecilerle dayanışma gecesi yapıldı

    Tutuklu gazetecilerle dayanışma gecesi yapıldı

    MKM’nin özgür basın ile dayanışma gecesinde konuşan Gazeteci Hüseyin Aykol, gazetelerin bombalandığı, onlarca kişinin katledildiği ve yüzlerce kişinin tutuklandığını hatırlatarak, “Borcumuzu ödemeye devam edeceğiz” dedi.

    Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM), Diyarbakır’da tutuklanan 16 gazeteci ve özgür basınla dayanışmak amacıyla Şişli’de bulunan Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde etkinlik düzenledi. Yoğun ilgi ve katılım gösterilen etkinliğe çok sayıda gazeteci, hak savunucuları, siyasetçiler, milletvekilleri, hukukçular, kadın örgütü temsilcileri, emekçiler, Sivil Toplum Örgütü (STÖ) temsilcileri, sanatçılar, Barış Anneleri İnsiyatifi üyeleri, gençler ve kadınlar ile birlikte 7’den 70’e çok sayıda kişi katıldı.

    Saygı duruşu ile başlayan etkinlikte gazetecilerin mücadelelerini anlatan Kürtçe ve Türkçe şiir okundu. Ardından özgür basının mücadelesine ilişkin hazırlanan sinevizyon gösterimi gösterildi. Gösterim dakikalarca salondaki katılımcılar tarafından alkışlandı.

    ALAĞAŞ’IN MESAJI OKUNDU

    Mezopotamya Haber Ajansı’nın haberine göre; daha sonra Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan JİNNEWS Haber Müdürü Safiye Alağaş’ın mesajı okundu. Alağaş, geceye öncülük eden başta Mezopotamya Kültür Merkezi olmak üzere tüm meslektaşlarına selamlarını iletti. “Bize dayatılan tutsaklık bizim şahsımızda aslında halklara dayatılan bir tutsaklıktır” ifadelerine yer veren Alağaş, “Bu ülkenin sanatçısı, işçisi, siyasetçisi, gazetecisi, kadını, çocuğu kısacası biat etmeyen herkes bugün iktidarın ana hedefi haline gelmiş bulunuyor. Bizlerin hedef alınması kuşkusuz derinden bir mesaj da içeriyor. Özellikle Türkiye’nin tek kadın haber ajansı olma özelliği taşıyan JİNNEWS’e dönük bu saldırı, bir yıldırmayı da amaç ediniyor. Bugün belki biz içerideyiz ama meslektaşlarımız yollarına devam ediyor ve kadınların seslerini, direnişlerini kamuoyuna duyuruyor” dedi.

    ‘BİR AN DÜŞÜRMEDİK’

    Alağaş, “Bizler Musa Anter’lerden, Gurbetelli Ersöz’lerden, Nujiyan Erhan’lardan, Deniz Fırat’lardan ve daha nice özgür basın şehidinden devraldığımız kalemleri biran olsun elimizden düşürmedik ve düşürmeyeceğiz. Buradan bir kez daha söylemek istiyoruz. Kürt özgür kadın basını bugüne kadar biat etmedi, boyun eğmedi, kalemini yere düşürmedi. Bu yolu bedel ödeyerek açan basın şehitlerine, cezaevinde bulunan arkadaşlarımıza selam olsun. Bizler er ya da geç dışarıda sizler ile buluşacağız. Hakikatin açığa çıkması engellenemeyecek. Özgür yarınlarda buluşmak dileğiyle. Sevgi ve selamlarımla…” ifadelerine yer verdi.

    ‘BEDELİ NE OLURSA OLSUN’

    Ardından sahneye çıkan Teatra Jîyana Nû üyesi Rugeş Kırıcı gecenin anlam ve önemine değindi. Hakikati arayan sanat yolculuklarında her zaman özgür basınla yan yana olduklarını söyleyen Kırıcı, “Bir kez daha teşekkür ediyoruz, onlar bizim şarkılarımızı stranlarımızı tiyatrolarımızı halka ulaştırdılar. Bir kez daha özgür basın emekçilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Böyle karanlık zamanlarda bir araya gelmek, birlikte yürümek bizi çaresizlikten kurtarıyor. Tarihte hakikatin izini sürmenin bedeli her zaman ağır olmuştur. Bedelleri ne olursa olsun, bir kameranın ve fotoğraf makinesinin toplum hafızasına kaydettiği bir görüntü ve tek bir haberle o hakikatin karanlığa gömülmesini engelleyen gazetecilere de şahitlik etti tarih. Hakikatin izini süren gazetecilere bir kez daha selam olsun” şeklinde konuştu.

    ‘ÇOCUKLARI’ YAZMAYA DEVAM EDİYOR

    Apê Musa gibi heybesini hakikatle dolduran gazetecilerin bitmediğini ve bitmeyeceğini de vurgulayan Kırıcı, “Apê Musa’nın çocukları büyüdü ve yazmaya devam edecekler. Hakikat bir yerde hep bekler. Hakikat Apê Musa’nın, Ferhat Tepe’nin, Metin Göktepe’nin, Hrant Dink’in vurulduğu yerde, sokakta beklemektedir. Hakikat Kemal Kurkut’un düştüğü yerde beklemektedir. Gerçekleri ulaştıranlara bir kez daha selam olsun” diye kaydetti.

    SLOGANLAR ATILDI

    Ardından sahne alan Bandista grubunun seslendirdiği coşkulu şarkılar, yoğun ilgi gördü. Bandista, “özgürlük” temalı şarkıların yanı sıra mücadele yürüten kesimlere ve gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Arjantin ve Cumartesi Annelerine dair şarkılar da seslendirdi.  Bandista’nın kadınlara dair seslendirdiği şarkılar esnasında ise sık sık, “Jin Jiyan Azadi” ve “Özgür basın susturulamaz”, “Yaşasın devrim mücadelemiz” sloganları atıldı.

    ‘DEVRİLDİK Mİ? HAYIR!’

    Daha sonra konuşma yapan gazeteci Hüseyin Aykol ise tüm bu baskı politikalarına karşı 33 yıldır sayısı 50’yi geçen gazeteler çıkardıklarını anımsattı. Aykol, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Aynı gazetelerle devam etmek isterdik ama onlar kapattı, bombaladı, biz yenilerini kurduk. Devleti anlamıyorum, aynı şeyleri yapıyor ve değişik sonuçlar alacağını sanıyor. 20’ye yakın arkadaşımız gözaltına alındı, 16’sı içeride. Ciddi bir yumruk yedik ama devrildik mi? Hayır. Ajanslarımız, televizyonlarımız, gazetelerimiz devam etti. Siz bunu daha önce de yaptınız, 46 arkadaşımız gözaltına alınmıştı. KCK basın davası hala devam ediyor. Ama ne oldu, biz yine devam ettik. Aynı gün, aynı saatte üç binamızı bombaladınız, diğer gün gazetemizi çıkardık. Hala anlamadınız mı, biz devam ediyoruz, edeceğiz.”

    ‘BOYUN EĞMEDEN HAKİKATİ YAZDIK’

    33 yıldır bir kez olsun boyun eğmeden hakikati yazdıklarını belirten Aykol, “Esas olay şu ki, biz son 40 yılda Kürt halkının neredeyse 40 yıllık ulusal ve toplumsal yürüyüşüne tanıklık eden gazetecileriz. Ve biz o kadar şanslıyız ki kimlerle çalıştık, kimlerle röportaj yapabildik biliyor musunuz? Sayın Abdullah Öcalan ile. Sakine Cansız, Duran Kalkan, Cemil Bayık’la röportaj yaptık” diye belirtti. Aykol’un Öcalan, Cansız, Kalkan ve Bayık’ın sözleri sırasında salonda bulunanlar alkış, slogan ve zılgıt attı. Aykol’un konuşması dakikalarca alkışlanırken, sık sık da “Biji serok Apo”, “Şehid namirin” sloganları salonda yankılandı.

    ‘BORCUMUZU ÖDEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

    Tutuklanan ve fotoğrafları salonda asılı olan gazetecilere işaret eden Aykol, “Bu arkadaşların hepsinin gözünden öperim. Yıllardır çalışıyoruz, arkadaşlarımız bana emek verdi, ben onlara emek verdim. Şu anda 200’e yakın arkadaşımızın davası hala devam ediyor. Benim sadece 63 tane dosyam var. Siz iyi ki varsınız, bizler de sizlere borcumuzu ödemeye devam edeceğiz” dedi.

    DAYANIŞMA MESAJLARI

    Gazeteci İnci Hekimoğlu, Ekonomist Nesrin Nas, İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve siyasetçi Akın Birdal’ın dayanışma gecesi için gönderdiği mesajların okunmasının ardından sanatçı Suavi, Şanar Yurdatapan, Kawa, Dicle Anter, Tülin Özen ve Hüsnü Arkan’ın görüntülerinden oluşan dayanışma videosu izlendi. Etkinlik, Koma Aryen ve Kadir Çat’ın coşkulu müzik dinletisinin ardından zılgıtlar, alkışlar ve “Özgür basın susturulamaz” sloganı ile sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 16 gazetecinin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi

    16 gazetecinin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi

    PİRHA- Yaklaşık 2 aydır tutuklu bulunan 16 gazetecinin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

    Diyarbakır’da 16 Haziran’da tutuklanan 16 gazeteci hakkında Diyarbakır 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nin aylık tutukluluk değerlendirilmesinde, ikinci kez tutukluluğun devamına karar verildi.

    Müvekkillerinin tutuksuz yargılanmasını isteyen gazetecilerin avukatı Resul Temur, gözaltı sırasında dosyada kısıtlılık kararının bulunmadığı halde dosyaya erişimlerinin kısıtlandığını, yaptıkları itirazlardan sonuç alamadıklarını belirterek, hiçbir delilin savunmanın denetimine açılmamasının “silahların eşitliği ilkesine” aykırı olduğunu söyledi.

    Müvekkillerinin meşru ve hukuki olmayan sebeplerden kaynaklı tutuklandığının açık olduğunu, bu nedenle adli kontrol tedbirleri kapsamında tahliye edilmesini istedi.

    Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi ise tutuklu gazetecilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller olduğunu, delil durumunda şüpheli gazeteciler lehine herhangi bir değişikliğin olmadığı, üzerlerine atılı suçun Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirtilen katalog suçlardan olması, verilmesi beklenen cezaya göre tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu öne sürerek, tutukluluklarının devamın karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Tutuklu gazeteciler için ortak açıklama: Gazetecilik suç değildir-VİDEO

    Tutuklu gazeteciler için ortak açıklama: Gazetecilik suç değildir-VİDEO

    PİRHA-Diyarbakır, İstanbul ve Mersin’de bir araya gelen gazeteciler, tutuklu bulunan 16 gazeteci için açıklama yaparak, “Gazeteciliği suç olarak gören bu zihniyet gazetecileri hapsetmekten yılmadı, biz de asıl suçluların onları hapsedenler olduğunu söylemekten yılmadık, yılmayacağız. Gazetecilik suç değildir, suçlu arayanların adresi gazetecileri hapsedenlerdir” denildi.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 8 Haziran’da gözaltına alınan 22 kişiden 16 gazeteci tutuklandı. Nöbetçi Sulh Mahkemesi’ne sevk edilen JİNNEWS Müdürü Safiye Alagaş, DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, MA Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazıişleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş,  Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklandı. Gazeteci Esmer Tunç, Mehmet Yalçın, Kadir Bayram, Feynaz Koçuk ve İhsan Ergülen ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

    Tutuklanmalarının birinci ayında gazeteciler ve meslek örgütleri, 16 tutuklu meslektaşları için Diyarbakır, İstanbul ve Mersin’de bir araya geldi.

    İSTANBUL

    İstanbul’daki gazeteciler, 16 meslektaşının tutuklanmalarının birinci ayında Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya geldi. Açıklamayı DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren okurken, açıklamaya CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu destek verdi.

    “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

    Diyarbakır’da 16 Kürt gazetecinin gerçekleri haberleştirdikleri  için 1 aydır tutuklu olduğuna dikkat çeken Faruk Eren, “Gözaltılar, soruşturmalar, tutuklamalar, işsizlik, erişim engelleriyle fiili sansürler gazeteciliğin hali pür melali. İktidara yetmemiş olacak ki sansür yasası yalan haberlerin mucitleri tarafından temcit pilavı gibi önümüze getiriliyor. Dünyaca tanınan iki medya kuruluşu Deutsche Welle ve Voice Of America’nın internet sitelerine erişim engellendi. Meslektaşlarımızla birlikte mesleğimiz de haber alma hakkı da tutsak” dedi.

    AKP ve MHP iktidarının sistematik baskı politikası seçim atmosferinde daha da katmerleneceğine işaret eden Faruk Eren,  “16 Haziran’da 16 gazeteci arkadaşımızın tutuklanması bunun işaretlerinden biriydi. Meslektaşlarımıza sorgularında “bu haberi niye yaptın” diye soruldu. Fotoğraf makinaları, bilgisayarları ya suç deliliymiş gibi el konuldu ya da polis tarafından kullanılmaz hale getirilecek şekilde tahrip edildi. Gazetecilerden hırsını alamayan iktidar gazetecilik ekipmanlarına bile tahammül gösteremedi. Gazeteciliği suç olarak gören bu zihniyet gazetecileri hapsetmekten yılmadı, biz de asıl suçluların onları hapsedenler olduğunu söylemekten yılmadık, yılmayacağız. Gazetecilik suç değildir, suçlu arayanların adresi gazetecileri hapsedenlerdir” diye konuştu.

    MERSİN

    Mersin’de gazeteciler İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde bir araya geldi. Demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de destek verdiği açıklamada tutuklu bulunan gazetecilerin mesajları paylaşıldı.

    “HABER ALMA HAKKINIZA SAHİP ÇIKIN”

    Açıklamayı okuyan Mahmut Sönmez, adliyelerin basın mensupları için bir öğütme makinası haline geldiğini, polisin de sokağı gazeteciler için gittikçe daralttığını, adeta bir mafya üyesiymiş gibi tehditler savurduğunu, darp edip, işkence uyguladığını vurgulayarak, “Gazeteci hapsetmekte mahir olan iktidarın herhangi bir üyesi, ağzını ne zaman açsa cezaevinde gazetecilerin bulunmadığını söylüyor. Hapiste tek bir gazeteci kalmayıncaya dek bu diyarlara özgürlük ve demokrasi gelmeyeceğini biliyoruz ve herkesi başta Kürt basını olmak üzere gazetecilere ve gazeteciliğe yönelik baskılara karşı oluşan sessizlik duvarını yıkmak için ses çıkarmaya davet ediyoruz. Haber alma hakkınıza sahip çıkın istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “GAZETECİLİĞİ VE GAZETECİLERİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Biz artık hapsedilen meslektaşlarımızın tutuklu kaldığı gün sayısını tutan bir sayaç olmak istemiyoruz” diyen Sönmez, “Gazetecilerin görevi haber olmak değil, yönetenlerin baskısına karşı yönetilenlerin yanında olmaktır. Gazetecilerin yeri hapishaneler değil sokaklardır. Meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Onlar suçlu değil, onları hapsedenler suçludur. Bizler gazeteciliği ve gazetecileri savunmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

    Tutuklu bulunan gazetecilerden Mehmet Al Ertaş, Aziz Oruç ve Serdar Altan’ın mesajları okundu.

    Serdar Altan, gönderdiği mesajda hukuki hiçbir açıklaması, gerekçesi olmayan bir operasyonla alıkonulduklarını belirterek, “Özgürlüğümüzden, işimizden mahrum bırakıldık. Suçumuz ne? Elbette, sadece gazetecilik yapmak. Biz yazıp çizenler, çekip görüntüleyenler, anlatıp söyleyenler sadece kendi sesinin çıkmasını, sadece kendi sesinin duyulmasını isteyenleri rahatsız ettik. Bunun sonucunda da tutuklandık. Bunun bizi susturacağını düşünenler yanılıyor. Bizler gazetecilik yapmaya, sadece kendi sesini duymak isteyenleri rahatsız etmeye devam edeceğiz. Gazeteciliğe inanan, bizlerle dayanışma içinde olan başta meslektaşlarımız olmak üzere herkese teşekkür ederiz. Dayanışmayı büyütmek umuduyla” diye aktardı.

    Aziz Oruç da, “Biz gazeteciler, hukuksuz bir şekilde tutuklandık. Bir ay içinde iki cezaevi değiştirdik. En son, yüksek güvenlikli cezaevinde olmamıza karar verildi… Biz gazeteciyiz. Bunu onlar da biliyor. Nerede olursak olalım, gazeteciliğe devam edeceğiz. Bunu da biliyorlar. Dışarıdaki dayanışma bize güç veriyor. Bu dayanışmayı dışarıdan içeriye; içeriden dışarıya büyütmeli, sürekli kılmalıyız. Özgür günlerde buluşmak dileğiyle” mesajını paylaşırken, Mehmet Ali Ertaş ise gönderdiği mesajda, “Biz özgür gazeteciler işimizi yaptığımız için, doğru haberler naklettiğimiz için tutuklandık. Kamuoyu gazeteci olduğumuzu da, tam da bu yüzden tutuklandığımızı da biliyor. İktidar sahipleri ise “sadece bir mikrofon var; bunu sadece benden olanlar, sadece benden olanlara yöneltebilir” diyor. Hayır, böyle olmayacak. O mikrofondan çıkan sesi duymak da o mikrofona konuşmak da bütün vatandaşların hakkı. Bizler bunun bilinciyle gazetecilik yapmaya, vatandaşların bilgiye ulaşmasını sağlamaya devam edeceğiz. Dayanışma gösteren herkese teşekkürler” diye ifade etti.

    İHD Çukurova Temsilcisi avukat Bedri Kuran da, gazetecilerin tutuklanmasının hak ihlali olduğunu ve gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunarak, davanın takipçisi olacaklarını söyledi.

    İSTANBUL-MERSİN/PİRHA

     

  • Bakanlıktan gazetecilere engelleme!

    Bakanlıktan gazetecilere engelleme!

    PİRHA- Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplantısı için Çalışma Bakanlığı’na giden gazeteciler bakanlık binasına “basın kartını” gerekçe göstererek alınmadı.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplantısını takip etmek isteyen Gazete Duvar, Halk TV, Tele1, Evrensel Gazetesi ve Mezopotamya Ajansı’nın muhabirleri bakanlık binasına alınmadı.

    “Basın kartı”nı gerekçe göstererek toplantıya almayan yetkililer, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen “turkuaz basın kartı” olmadığı için gazetecilerin toplantıyı izleyemeyeceğini söyledi.

    PİRHA/ANKARA