Etiket: mahmut toğrul

  • Osman Baydemir serbest bırakıldı

    Osman Baydemir serbest bırakıldı

    Diyarbakır’da gözaltına alınan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, işlemlerin ardından serbest bırakıldı. Adliye önünde açıklama yapan Baydemir, “Maalesef adalet, yargı iktidarın sopası haline geldi” dedi.

    Diyarbakır’da gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Urfa Milletvekili Osman Baydemir, hakkında Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğu dönemde valilik önünde polislere hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın duruşmasına katılmadığı gerekçesiyle çıkarılan yakalama kararı sonrası gözaltına alınıp Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne götürüldü. Baydemir, buradaki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

    Serbest bırakılmasının ardından HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, milletvekilleri Feleknas Uca, Meral Danış Beştaş, Mahmut Toğrul ve avukatlarıyla birlikte adliye kapısı önüne gelen Baydemir, basına açıklamada bulundu.

    “YARGI İKTİDARIN SOPASI HALİNE GELDİ”

    Belediye başkanı olduğu dönemde katıldığı bir açıklama nedeniyle hakkında gözaltı kararı çıkarıldığını yineleyen Baydemir, “Maalesef adalet, yargı, iktidarın sopası haline geldi. Bunu mahkeme salonunda da dile getirdim. Muhalefetin yargı aracılığıyla susturulmasına itiraz edeceğiz. Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımızı şu an cezaevinde. Tek suçları var. Bu halkın milletvekili ve belediye başkanları olmaları. Hukuksuzluk ve zulüm var oldukça buna karşı gücümüz oranında karşı çıkacağız” dedi.

    Baydemir ve beraberindekiler, açıklamanın ardından adliyeden ayrıldı.

  • HDP’li Vekil Toğrul, Bakan Soylu’ya sordu: Aleviler IŞİD ile mi tehdit ediliyor?

    HDP’li Vekil Toğrul, Bakan Soylu’ya sordu: Aleviler IŞİD ile mi tehdit ediliyor?

    HDP’nin Alevi vekillerinden Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, öldürülen 2 IŞİD üyesinin üzerinde çıkan Alevi kurumlarının krokisi üzerine, Ankara Valisi Ercan Topaca’nın Alevi kurum temsilcileriyle yapmış olduğu güvenlik toplantısına dair Meclis Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi. Alevi kurumlarının güvenliğini sağlama yönünde alınmış herhangi bir tedbir olup olmadığını İçişleri Bakanı Soylu’ya soran Toğrul, “Aleviler IŞİD ile mi tehdit ediliyor?” sorusuna da yanıt istedi.

    Ankara’da öldürülen iki IŞİD üyesinin evlerinde bulanan krokilerde Dikmen’de bulanan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın (HBVAKV) olduğu iddia edilmiş, ardından Ankara Valisi Ercan Topaca bu konuyla ilgili olarak Alevi kurum başkanlarıyla bir görüşme yapmıştı. Bu toplantıda Alevi kurumlarına “Tedbirinizi alın” denilmişti.

    KONU MECLİS GÜNDEMİNDE

    Alevilere yönelik IŞİD tehdidi ve valiliğin Alevi kurumlarıyla yaptığı bu görüşme Meclis’in de gündemine taşındı.

    Konuyu bir soru önergesiyle Meclis’e taşıyan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, “Bu sefer olaya Vali’nin bu şekilde kurum temsilcileri ve devlet yetkilileri ile uzun süren bir toplantı alması, durumun ciddiyetini göstermektedir” dedi.

    “ALEVİLER IŞİD İLE Mİ TEHDİT EDİLİYOR?”

    Ayrıca HDP’li vekil, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan şu sorulara yanıt istedi:

    • Ankara Valiliğinin almış olduğu istihbarat çerçevesinde Alevi kurumlarının güvenliğini sağlama yönünde almış olduğu tedbirler veya etkin bir soruşturma var mıdır?
    • Türkiye’nin diğer illerindeki Alevi kurumlarına ve Cemevlerine yönelik IŞİD’ın saldırılarının olabileceği istihbarat bilgileri var mıdır? Var ise bunlar hangi iller ve kurumlardır?
    • Türkiye geneli bu tarz saldırılar olabileceği bilgileri daha önce de kamuoyuna yansımıştı, bu konuda Alevi kurumlarının bir bütünen güvenliğini sağlama gerekli önlemlerin alınması noktasında bakanlığınızın etkin bir çalışması var mıdır?
    • Ankara Valiliği tarafından kurulması planlanan, Ankara’daki Alevi kurumlarının güvenliği meselesini masaya yatıracak olan kurul kurulmuş mudur? Kurulmuş ise bu kurul kaç kişiden oluşmaktadır ve içerisinde kimler yer almaktadır?
    • Türkiye genelinde olan Alevi kurumları ve Cemevleri de, Ankara’daki duruma benzer bir şekilde saldırı tehditti altında ise Ankara’da kurulan kurula benzer kurulların Türkiye’nin diğer illerinde de kurulması için bakanlığınız nasıl bir çalışma yürütecektir? Yurttaşların ve kurumların güvenliğini sağlamak devletin asli bir göreviyken böyle bir kurulun kurulmasının amacı nedir?
    • Türkiye’de bir çok kurumun ve farklı inançların mekanlarına yönelik saldırı planları önceden engellenebilmekte iken Alevilerin kurumlarına yönelik saldırılar neden önceden engellenememektedir. Diğer kurumların güvenliği sağlanabiliyorken Cemevleri ve Alevi kurumlarında yapılan etkinliklerin güvenliği de sağlanamaz mı?
    • İktidarınızın, IŞİD’i Irak ve Suriye’de Kürt halkına karşı kollayıp kullandığı, sınır bölgelerini bu çağdışı güçlere teslim ettiği konusu sürekli gündeme gelmekte iken şimdi de türlü oyunlarınızı gizlemek ve Alevileri demokratik muhalefetten korkutarak ayırmak için IŞİD ile mi tehdit etmeyi düşünmektesiniz?
  • ‘Cemevleri bizim inanç merkezimiz, devletin kabul etmesi önemli değil’-VİDEO

    ‘Cemevleri bizim inanç merkezimiz, devletin kabul etmesi önemli değil’-VİDEO

    PİRHA-  HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve HDP Antep milletvekili Mahmut Toğrul cemevlerine yasal statü tartışmalarını PİRHA’ya değerlendirdi. Doğan, “Devlet nezdinde kabul edilmemesinin artık bir önemi kalmadı. Çünkü Alevi örgütleri artık devletle ilişkilenme anlamında da ciddi sınavlarını verdiler” dedi. Toğrul ise baskıların alternatiflerini doğuracağını belirtti.

     

    Cemevlerinin ibadethane olarak devlet yerine Aleviler nezdinde kabul edilmesinin daha önemli olduğuna dikkat çeken HDP İzmir Milletvekili Doğan, Devlet nezdinde kabul edilmemesinin artık bir önemi kalmadı. Çünkü Alevi örgütleri artık devletle ilişkilenme anlamında da ciddi sınavlarını verdiler ve ilişkilendirme oranlarını gözden geçiriyorlar” dedi.

    “İNANCIN ÖZGÜRLEŞMESİ SÜRECİNDEYİZ”

    Alevi örgütlerinin,  milletvekillerinden, cemevlerinin yasal statü kazandırma etkinliklerine son vermesi gibi bir taleplerinin olduğunu dile getiren Doğan, gerekçesini de şöyle açıkladı:

    “Alevi örgütleri şöyle bir karar aldı,  başta PSAKD ve HBVAKV için bunu söyleyebilirim. Bize şunu söylediler: “Vekillerimiz bizim cemevlerine yasal statü verilmesi konusundaki faaliyetlerinize son verin. Çünkü biz meşru bir zemindeyiz. Burası bizim inanç merkezimiz. Onların kabul etmesi önemli değil.” Aslında bu inancın özgürleşmesi olarakta değerlendirebileceğimiz bir süreç. Devletin bu tazyikle bu kadar sürekli yeni asimilasyon araçları ortaya koymasına rağmen Aleviler de özgürleşiyor. Biraz önce dediğim bir tür ruhsal şekillenme süreci bu sürecin yansımasıdır. O süreç içerisindeki mücadele kesitleridir.”

    “ALEVİLER KENDİLERİNE SAHİP ÇIKMALIDIR”

    Bu baskıların alternatifleri de doğuracağına işaret eden HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da,Bu kadar baskı insanların üzerinde yaşamsal hale geliyor. Öyleki,  tehlikenin karşı alternatifini de üretiyor. Bunun karşıt alternatifi de Alevilerin kendilerine sahip çıkmasıdır. Halk, çocuklarını bu anlamda boş bırakmamalı, kendi öğretisini evde öğretmelidir” şeklinde konuştu.  (HABER MERKEZİ)

  • 26 MAYIS 2017 CUMA-GÜNDEM

    26 MAYIS 2017 CUMA-GÜNDEM

    -TV10 çalışanlarının 34. eylemi cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda devam edecek.

    -Kocaeli Cemevi Başkanı ve Alevi yurttaşlardan zorunlu din dersi tepkisi. GÖRÜNTÜLÜ 

    -HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Cemevlerinin yasal statüsüne ilişkin PİRHA’ya konuştular.  GÖRÜNTÜLÜ 

    -90 gün açlık grevi yapan Kemal Gün’ün sonra hava operasyonunda öldürülen oğlunun kemikleri Dersim Hozat’ta toprağa verildi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Kıbrıs Lefkoşa Atatürk Spor Salonu’nda yüzlerce kişinin katılımıyla cem yapıldı. GÖRÜNTÜLÜ

     

    -İşini ve aşımı geri istiyorum talebiyle açlık grevi yapan ve gözaltına alınıp tutuklanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmasına ilişkin PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve PSAKD Genel Merkez Genel Mali Sekreteri Onur Kaya PİRHA’ya konuştu.  GÖRÜNTÜLÜ

    -Zer filminin yönetmeni Kazım Öz PİRHA’ya konuştu. Öz, koşullar hem medya için bizim için giderek zorlaşıyor. Ancak her şey gibi buna da çare bulunur. GÖRÜNTÜLÜ

  • Almanya Tilkiler Köyü Sosyal Dayanışma Derneği kongresini yaptı

    Almanya Tilkiler Köyü Sosyal Dayanışma Derneği kongresini yaptı

    PİRHA- Almanya Tilkiler Köyü Sosyal Dayanışma Derneği Olağan Kongresi yapıldı.

    Dortmund ve çevresi Alevi Dergahı’nda gerçekleştirilen kongreye, yazar Aziz Tunç’un yanı sıra çok sayıda delege katıldı.

    Aziz Tunç kongrede yaptığı konuşmada, Tilkiler Köyü Sosyal Dayanışma Dernekleri gibi derneklerin kendi özgünlükleri içinde varolmaları gerektiğini belirterek, birbirini iten, öteleyen yaklaşımlardan mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğini söyledi.

    Kongreye HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da yazılı bir mesaj yolladı.

    Kongrenin sonunda yapılan seçimde 13 kişilik yürütme kurulu seçildi.

    Yürütme Kurulu’na Sakine Kısacık, Hanım Yavavlı, Sevgül Özkaytan, Selda Torunoğlu, Hasan Gürcalı, Hasan Gültutan, Hüseyin Karaboyun, Haydar Geçilmez, Ali Gültutan, Hasan Yavavlı, Aziz Tikidağı, Kemal Alpdoğan, Ali Sungu, Cemal Yazgı seçildi.

    Önümüzdeki hafta yapılacak bir toplantı ile Yürütme Kurulu Eş Başkanları seçilecek.

  • Toğrul: Aleviler inancını öğrenmesin diye çok ciddi siyasal tavır var-VİDEO

    Toğrul: Aleviler inancını öğrenmesin diye çok ciddi siyasal tavır var-VİDEO

    PİRHA-HDP’nin Alevi vekillerinden Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Alevi inancında en önemli sıkıntılardan birinin cemevlerinin hala yasal statüye kavuşturulmaması meselesi olduğunu ifade etti. Toğrul ayrıca TV10’un kapatılmasına da tepki göstererek,  “Tv10’a yönelik devletin politikası aslında basit bir televizyon kapatma olarak görülmemeli. Aleviler inancını, öğretisini öğrenmesin, diye konulmuş aslında çok ciddi bir siyasal tavır” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    HDP’nin Alevi milletvekili olan Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Alevilerin sorunlarını PİRHA’ya değerlendirdi. Toğrul, Alevi inancındaki en önemli sorunlardan birinin cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmaması meselesi olduğunu kaydetti.

    “CEMEVLERİNİN RESMİ STATÜSÜ YOK, TAZİYE EVİ OLARAK AÇILMIŞ”

    Toğrul, Alevilerin ibadethane olarak gördükleri ya da inanç ve öğretisini öğrenme mekanları olarak değerlendirdikleri cemevlerinin bir yasal statüsünün olmadığını, daha çok taziye evi niteliğinde açılmış yerler olduklarını belirtti.

    “Alevilerin taleplerini belirlemek için 7-8 çalıştaya gerek yoktu” diyen Toğrul, zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ve buna ilaveten Sivas’ta yakılan canların anısına Madımak’ın müze olmasının eklenebileceğini kaydetti.

    “YAŞAMSAL SORUNLAR”

    Tüm Alevilerin üzerinde ortaklaştığı temel üç sorunun cemevlerinin yasal statüsü, zorunlu din dersleri ve kamuda Alevilerin önüne konulan ayrımcı politikaların varlığı olduğunu belirten Toğrul, “Bu üç konuda ciddi adımlar atılması durumunda Alevilerin ciddi bir problemi kalmayacak” dedi. Bu konuların çok yaşamsal sorunlar olduğunu ifade eden Toğrul, hızlı bir asimilasyon süreciyle karşı karşıya olunduğunu ve bu konuda  herkese iş düştüğünü ekledi.

    Toğrul ayrıca şunları da belirtti:

    Televizyonlarımıza yönelik, Tv10’a yönelik devletin politikası aslında basit bir televizyon kapatma olarak görülmemeli. Alevilere yönelik, Aleviler inancını, öğretisini öğrenmesin diye konulmuş aslında çok ciddi bir siyasal tavır. Böyle değerlendirilmeli kanımca.” 

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 21 MAYIS 2017 PAZAR-GÜNDEM

    21 MAYIS 2017 PAZAR-GÜNDEM

    -HDP’nin Alevi milletvekili olan Antep Milletvekili Mahmut Toğrul Alevi inancında en önemli sıkıntılardan birinin cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması meselesi olduğunu ifade etti. GÖRÜNTÜLÜ

    -İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde semah kursuna giden çocuklar zorunlu din dersine tepkilerini PİRHA’ya anlattılar. GÖRÜNTÜLÜ

    -Onüç yaşında zeki bir çocuk Erencan Beyazyıldırım. Muş’un Varto ilçesinin Gadızan köyünde yaşıyor. Her Alevi köyü gibi Gadızan’da güneşin kerametine yüzünü dönen, ağaçlara, kuşlara ve sulara gülümseyen güzel mi güzel bir köy. GÖRÜNTÜLÜ

    -Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinden Dersimli Ersin Dargın, 21-23 Mayıs tarihleri arasında sürrealist ve kübik tarzda genelde toplumsal olayları işlediği resimlerini sergiye çıkarıyor. GÖRÜNTÜLÜ

    -Ankara Yüksel Caddesinde Eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişi 74. gününde devam ediyor.

    -Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda oğlunun kemiklerini almak için açlık grevine giren Kemal Gün’ün direnişi 87. gününde devam ediyor.

  • Mahmut Toğrul: Zorunlu din dersi insan haklarına aykırı-VİDEO

    Mahmut Toğrul: Zorunlu din dersi insan haklarına aykırı-VİDEO

    PİRHA-HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul zorunlu din dersine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Toğrul Alevilerin yıllardır zorunlu din dersine tabi tutularak Sünni İslam’ın Hanefi mezhebini öğrenmek zorunda bırakıldıklarını kaydetti. Toğrul, zorunlu din dersinin insan haklarına aykırı olduğunu söyledi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Zorunlu din dersine ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Alevilerin yıllardır zorunlu din dersine tabi tutulduğunu ve Sünni İslam’ın Hanefi mezhebini öğrenmek zorunda bırakıldıklarını belirtti.

    “DİN DERSİNE TEPKİLER TOPLUMSALLAŞTIRILMALI”

    Zorunlu din dersi konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin çok ciddi kararları olmasına rağmen sorunun hala çözülemediğini söyleyen Toğrul “Sünni İslam’a yönelik ders sayısı ve oranı artırılarak daha hızlı asimilasyona sürükleniyoruz” dedi.

    Toğrul, Alevi kurumlarının zorunlu din dersi konusunda önemli mücadelelerinin olduğunu ancak bunu toplumsal tabana yayma konusunda başarısız olduklarını düşündüğünü ifade etti. “Zorunlu din dersi istemeyen başvurularımız var ama bunları yüz binlere, milyonlara ulaştıramadık” diyen Toğrul bu konudaki tepkilerin hızla toplumsallaştırılabilmesi gerektiğini kaydetti. Toğrul, din dersinin zorunlu olmasının insan haklarına aykırı bir tutum olduğunu vurguladı.

    “ALEVİLERİN SORUNLARININ TESPİTİ ÇALIŞTAYLARLA MÜMKÜN DEĞİL”

    AKP hükumetinin Alevilerle ilgili çok sayıda çalıştay yaptığını da hatırlatan Toğrul, Alevilerin sorunlarının tespitinin çalıştaylarla mümkün olmayacağını vurguladı. Toğrul, her şeyden önce kamuda ve sosyal yaşantıda Alevilerin önündeki ayrımcılık politikalarına son verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    “ALEVİLER ÜZERİNE CİDDİ AYRIMCILIKLAR DÖNÜYOR”

    En çok okuma oranının Alevilerde olduğunu söyleyen Toğrul ayrıca şunları dile getirdi:

    “Baktığınızda bir Alevi vali yok, bir Alevi kaymakam yok, bir Alevi üst düzey görevli yok. En çok okuma oranı bu kesimde olurken nasıl oluyor da bu kesim kamuda olmuyor? Çünkü kamuda Alevilerin üzerine çok ciddi ayrımcılıklar dönüyor. Alevi kimliğinden dolayı o insanların bırakın kamuda yükselmelerini kamuya alınmaları önünde ciddi engeller var. Alevilerin gerçekten yaşadığı en önemli şey Alevilerin önüne konan bu ayrımcı politikalar.   (HABER MERKEZİ)

  • 18 MAYIS 2017 PERŞEMBE-GÜNDEM

    18 MAYIS 2017 PERŞEMBE-GÜNDEM

    -Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı, HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, Hubyar Tekkesi’ne devletin el koymasını PİRHA’ya değerlendirdi.  GÖRÜNTÜLÜ

    -Ahmet Koçak, Makedonya’da bulunan Harabati Baba Dergahı’nı selefilerin işgal etmesini PİRHA’ya değerlendirdi.  GÖRÜNTÜLÜ

    -Tarsus Cezaevi’nde yönetim baskısının arttığını belirten Av. Sabahat Gençtarih PİRHA’ya konuştu. GÖRÜNTÜLÜ    

    -Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 71. gününde devam ediyor.

    -HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, zorunlu din dersine tepkisini PİRHA mikrofonundan dile getirdi.  GÖRÜNTÜLÜ

    -Sanatçı Doğan Çelik ile Dersin coğrafyasına yapılmak istenen barajlar projesini, talepleri için bedenlerini açlığa yatıranları, müziğini icra ederken karşılaştığı sorunlar ile müziğin anadil üzerindeki etkilerini ve albüm çalışmalarına ilişkin konuştuk. GÖRÜNTÜLÜ

  • HDP’li vekil Mahmut Toğrul: Hayır diyen cephe güçlerini birleştirmeli-VİDEO

    HDP’li vekil Mahmut Toğrul: Hayır diyen cephe güçlerini birleştirmeli-VİDEO

    PİRHA-HDP’nin Alevi vekillerinden Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Türkiye’nin hızla demokrasiden uzaklaştığını belirterek, çoğulcu bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyledi. OHAL sürecinde referanduma gidilmesine de tepki gösteren Toğrul, “Bu ülkede tüm farklılıklar büyük tehlike altında. ‘Hayır’ diyen cephe güçlerini pratikte birleştirmeli” dedi. 

    Haberin Videosu

    HDP’nin Alevi vekillerinden Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Türkiye’de devam eden siyasi süreci, referandum sonucunu ve gelişmeleri PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Türkiye’de 16 Nisan’da normal bir referandum süreci yaşanmadığını ifade eden Toğrul, “Devlet bir ‘evet’, ‘hayır’ kampanyası değil tek taraflı, tek seçenekli bir ‘evet’ kampanyası yürüttü. Devletin tüm olanaklarını kullandı. Hayır diyenlerin terörist olarak yaftalandığı bir referandum süreci işletildi. OHAL sürecinde referanduma gitti” diye konuştu.

    “AKP KAYBETTİĞİNİN FARKINDA”

    HDP’nin bölgede en güçlü parti olduğunun görmezden gelindiğini belirten Toğrul, “Hakkımızda her gün ‘boykot edecekler’ gibi söylentiler yayıldı, bir psikolojik bir savaş ortamı yaratıldı. Yine seçimde iki buçuk milyon civarında mühürsüz oy pusulaları, YSK’nın son anda aldığı kararla kabul edildi. Tüm bunlara rağmen %51.4’lük bir oran aslında AKP’nin kaybettiği bir orandır. Bunun da çok net olarak farkındalar” dedi.

    “TÜRKİYE ADIM ADIM DEMOKRASİDEN UZAKLAŞIYOR”

    Erdoğan’ın tüm gücü eline almak istediğine işaret eden HDP Milletvekili Mahmut Toğrul, şunları dile getirdi:

    “Adım adım Türkiye demokrasiden uzaklaşıyor ve Türkiye hızla dış müdahaleye açık hale geliyor. Toplumu bölme, kutuplaştırma, birbirinden ayrıştırma, Türkiye içerisinde özellikle muhalif kesimlere Kürtlere, Alevilere yönelik savaş politikaları var. Sadece ülke içinde değil ülke dışında da, Suriye’de özellikle Rojava’ya yönelik saldırılar bugün dünyanın iki süper gücünü aynı cephede buluşmaya Türkiye’nin politikaları sağladı. Böylesi bir durumda benim kaygım, biz hızla demokrasiden uzaklaşıyoruz ve ülke önümüzdeki süreçte dış müdahaleye açık hale geliyor.”

    “ÇOĞULCU ANAYASAYI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Türkiye’nin çoğulcu ve yerinden yönetimi esas alan bir anayasaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Toğrul, “Referandum sürecinde biz hayır derken sanki mevcut darbe anayasasına evet diyormuşuz gibi de bir algı yaratılmak istendi” dedi.

    “Anadolu ve Mezopotamya coğrafyası çok dillidir, çok kültürlüdür, çok inançlıdır, çok etnisitelidir. Dolayısıyla burada tek bir gömleği dayatıp tüm herkesi bunun içerisinde eritmek mümkün değildir” diyen Toğrul, “Tüm farklılıkların bu anayasada kendisini yurttaş olarak görebileceği ‘bu anayasa benim anayasamdır’ diyebileceği bir anayasa ihtiyacını biz her koşulda savunmaya devam edeceğiz” vurgusunu yaptı.

    “BU ÜLKEDE TÜM FARKLILIKLAR BÜYÜK TEHLİKE ALTINDA”

    HDP’li Vekil Mahmut Toğrul “Bu ülkenin tüm yetkilerinin bir kişiye devredilmesini kabullenmiyoruz” diyerek şunlara dikkat çekti:

    “Halkın iradesine baskıyla el konulmuş bir sonuçla karşı karşıyayız. AKP belki daha yüksek bir evet oranıyla çıkmış olsaydı bu ülkeyi hızla bir seçim sürecine götürmek istiyordu. Şu an kendi pozisyonunu tekrar bir gözden geçirme süreci yaşıyor. Ama tüm bunlara rağmen Kürtlere, Alevilere ve farklılıklara karşı düşmanlığı hepimizin gözlerinin önünde. Bu ülkede şu anda demokrasinin en temel değerleri, inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü tamamen yok edildi. Bu ülkede tüm farklılıklar büyük bir tehlike altında, büyük bir asimilasyon politikası süreci içinde. Bunun en dinamik kesimlerinden bir tanesi de Alevilerdir. Biz demokrasi mücadelemize devam edeceğiz. Çoğulcu ve yerinden yönetimi esas alan bir karşı mücadeleyi örmek zorundayız.”

    “HAYIR DİYEN CEPHE GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRMELİ”

    Toğrul, referandumda ‘hayır’ diyen cephenin mutlaka ortak bir zeminde güçlerini birleştirmeleri gerektiğini belirterek, “Dolayısıyla AKP ve cumhurbaşkanı bu politikalarında çok yol alamayacaklardır. Tüm yetkileri kendisine almak istiyor. Yasama, yürütme ve yargıyı birleştirdi. Denetleme olanağı tamamen ortadan kaldırıldı. 2019’a kadar halk bunu yaşayarak görecek. Aslında yaşıyordu ama bunu referandum sürecine bağlı olarak değerlendiremiyordu.” diye konuştu.

    “TÜM FARKLILIKLAR BİRBİRİNİ KABULLENMELİ”

    Muhtemelen 2019’a kadar halkın yapılmak istenenin ne olduğunu anlayacağını ve tepkisini arttıracağını söyleyen Toğrul, “Muhalif kesimlerin mücadelesini birleştirerek, büyüterek önümüzdeki süreci karşılaması gerekiyor. Çıkış yolu çoğulcu ve yerinden yönetimi esas alan bir anayasadır. Çıkış yolu tüm farklılıkların birbirini kabullenmesidir” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

     

  • 11 MAYIS 2017 PERŞEMBE-GÜNDEM

    11 MAYIS 2017 PERŞEMBE-GÜNDEM

    -Türkiye’yi nasıl bir süreç bekliyor. Gazeteciler, milletvekilleri, belediye başkanları tutuklu. Cumhurbaşkanına hakaretten normal vatandaşlar tutuklanıyor. Bütün bu konuları HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul PİRHA’ya değerlendirdi.  GÖRÜNTÜLÜ

    -Erenler eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Dedesi Erbay Gündüz zorunlu din dersine tepki gösterdi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Alevi yurttaş Zeynep Deryali zorunlu din dersine tepki gösterdi. GÖRÜNTÜLÜ  

    -Ankara’da yurttaşlar, akademisyenlerin açlık grevi eylemiyle ilgili PİRHA’ya konuştu. GÖRÜNTÜLÜ

    -KHK ile ihraç edilen BES Eş Başkanı Muhbet Taş ihraç edilmesine el sanatı yaparak cevap veriyor. GÖRÜNTÜLÜ

    -Günümüzde Yezid zihniyetinin yaşadığına vurgu yapan Pir Rıza Yağmur, “Emevi Sultanı Yezid değil esas olan. Onun mantığı, onun gibi düşünenler yeryüzünde silinmediği zaman bu katliamlar devam eder” dedi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Tokat Hubyar Köyü’nün yolları asfaltlanıyor. Konuyu Hubyar Kültür Vakfı Başkanı Halil Patlak PİRHA’ya değerlendirdi.

    -Şahkulu Sultan Vakfı 13-14 Mayıs’ta ozanlar festivali düzenliyor.

     

  • HDP’li Doğan ve Toğrul’dan Aydınlık yazarına Kılıçdaroğlu tepkisi

    HDP’li Doğan ve Toğrul’dan Aydınlık yazarına Kılıçdaroğlu tepkisi

    Aydınlık Gazetesi Yazarı Sebahattin Önkibar, geçtiğimiz gün, Alevi olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun gitmesini ve herkesi kucaklayan bir liderin CHP’nin başına gelmesi gerektiğini yazmasına, HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul gösterdiler. Doğan ve Toğrul, Önkibar’ın ırkçı yaklaşım sergilediğini kaydettiler.   

    Aydınlık Gazetesi Yazarı Sebahattin Önkibar, geçtiğimiz gün, CHP’nin AKP karşısında tam değil yarım bir parti olduğunu ve CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Alevi olmasını gündeme getirerek, CHP’nin başından gitmesi gerektiğini yazdı.

    Önkibar yazısında “Olması gereken, CHP’yi yeniden vatanseverlik ekseninde dizayn etmek ve buçuktan tam parti olmaktır. Bunun olmazsa olmaz yolu Alevi kökenli Kılıçdaroğlu’nun gidip bütün Türkiye’yi kucaklayacak bir ismin lider olmasıdır. Hep söylüyorum Aleviler Anadolu’yu Türkleştirip vatan yapanlardır lakin realite ortada!” diye yazdı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Önkibar’ın “Hep söylüyorum Aleviler Anadolu’yu Türkleştirip vatan yapanlardır” ifadelerine tepki göstererek, ırkçı yaklaşımını kınadıklarını belirttiler.

    Doğan ve Toğrul, Aydınlık yazarının, Kılıçdaroğlu’nun kucaklayıcı olamayışını onun Aleviliğine bağlanmasının nedeninin de Türk-İslamcı çizgide olmasından kaynaklandığını belirttiler.

    HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğine sahip çıkmamasından kaynaklı bu tarz olaylarla karşılaştığını vurguladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 08 MAYIS 2017 PAZARTESİ-GÜNDEM

    08 MAYIS 2017 PAZARTESİ-GÜNDEM

    -Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi Genel Örgütlenme sekreteri Fırat Argün Marmaris’te yapılan Danışma Kurulu toplantısında alınan kararları ve önümüzdeki sürece ilişkin örgütlenme konusunda ne tür çalışmalar yapılacağına dair PİRHA’ya konuştu.  GÖRÜNTÜLÜ 

    -İstanbul’da Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu kermes düzenledi.  GÖRÜNTÜLÜ

    -Evlenmeye hazırlanan bir çift, nikahtan önce Garip Dede Türbesi’ne niyaz etmeye geldi. GÖRÜNTÜLÜ

    -Aleviler, zorunlu din dersine tepki vermeye devam ediyor. GÖRÜNTÜLÜ

    -HDP’li Vekiller Müslüm Doğan ve Mahmut Toğrul, Aydınlık yazarı Sabahattin Önkibar’ın CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği nedeniyle görevinden ayrılmasını yazmasına tepki gösterdiler.

    -Gazi mahallesinde 4 hafta önce açılan ateş sonucu öldürülen Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul ile diğer yaralı çocukların aileleri  ve avukatları bugün saat 11.00 de TMMOB Taksim şubesinde  basın toplantısı düzenleyecek.

    -TOKAT’ta 400 Alevi köyünün bağlı olduğu Hubyar Sultan Tekkesi’nin mülkiyet mücadelesi, tekkenin koruyucusu olan Temel Ailesi ile köylüleri karşı karşıya getirdi. Yaklaşık 11 yıldır süren mülkiyet davasını köylüler kazandı. Tekke de köyün tüzel kişiliğine geçti. Bu kez Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü devreye girip tapuyu aldı.

  • HDP’li vekiller Doğan ve Toğrul’dan ziyaret: PİRHA iyi ki doğmuş-VİDEO

    HDP’li vekiller Doğan ve Toğrul’dan ziyaret: PİRHA iyi ki doğmuş-VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ile Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Pir Haber Ajansı’nı ziyaret ettiler. HDP’li vekiller, PİRHA’yı önemsediklerini belirterek, ajansı ziyaretten büyük onur duyduklarını belirttiler.

    Geçtiğimiz Kasım ayında kurulan Pir Ajansı’na ziyaretler sürüyor. Bu kez HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ile HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Pir Haber Ajansı’nı ziyaret etti.

    PİRHA Haber Müdürü Turabi Kişin ve diğer çalışanlar tarafından karşılanan HDP’li vekiller, ziyarette önemli mesajlar verdiler.

    “PİRHA’YI ÖNEMSİYORUZ, ZİYARETTEN ONUR DUYDUK”

    Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Alevi kurumlarının kurumsallaşmasını, çoğalmasını önemsediklerini söyledi. Toğrul, “Özellikle Tv10’dan sonra ciddi kısıtlı bir dönemde PİRHA’nın ortaya çıkışını, bir haber ajansı olarak ortaya çıkışını önemsiyoruz, büyük değer biçiyoruz” dedi.

    “PİRHA’ya çok ciddi ve önemli görevler düştüğünü” ifade eden Toğrul, şunları kaydetti:

    “Alevi toplumu çok ciddi sorunlar yaşıyor. Önümüzdeki süreçlerde belki daha farklı kurumsallaşmalar olabilir. Bir değil birkaç televizyonun olması, bu alandaki eksikliğimizi, sorunlarmızı dile getirmemizde önümüzdeki engelleri azaltır. PİRHA iyi ki doğmuş, iyi ki kurmuşsunuz diyoruz. PİRHA’yı ziyaretten büyük onur ve şeref duyduk.”

    “AJANSA PİR İSMİNİN VERİLMESİ AYRICA ÖNEM TAŞIYOR”

    HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise, TV10’un kapatılmasının Alevi inancı ve öğretisi açısından çok ciddi bir kayıp olduğunu belirterek, bu anlamda PİRHA’nın kurulmasının da çok önemli olduğunu kaydetti.

    Doğan, “Adı üzerinde Pir Haber Ajansı.  Pirlerimizin ismi üzerinden bir Pir ritüelimizin bir durak noktasında çok önemli bir öğreti kişisi olarak değerlendirdiğimiz, erkanımızın başındaki bir insanın da isminin verilmesi ayrıca önem taşıyor. Sizin çok ciddi bir şekilde, bu mevcut kadroları gördüğümde ciddi bir kurumsallaşma sürecine girdiğinizi düşünüyorum. Büyük bir emek ortaya koyacağınızı düşünüyorum. Hak divanına yazılsın emeğiniz” diye konuştu.

    “TV10’UN KAPATILMASI CİDDİ KAYIPTIR”

    HDP’li vekil Müslüm Doğan, konuşmasına şunları ekledi:

    “Alevi inancı ve öğretisinin karşılaştığı süreç gerçekten çok ağır bir süreç. Bu ülkede farklı  uluslardan, milliyetlerden insanlar yaşıyor. Ama en çok baskının, şiddettin yoğunlaştığı inanç kesimi Alevilerdir. İşte Tv10’nun kapatılması Alevi inancı ve öğretisinin aktarılması açısından çok ciddi bir kayıptır. Çünkü özgün Alevi  öğretisini ortaya çıkarma onu ileri kuşaklara aktarma gibi ciddi bir hedef koymuştu önüne, bunu çok önemsiyordum. Alevilerin çoğunluğunun TV10’a yoğunlaşması boşuna değildi. Ama bugünkü sistemde, egemen devlet sunni anlayışın kurumlarımıza yönelimi sonucu, kapatılmasından sonra ortaya çıkan böyle bir ajansın çok yararlı olacağını düşünüyorum.”

    “VEKİLLERİN ZİYARETİ ÇOK ANLAMLI”

    PİRHA Haber Müdürü Turabi Kişin de HDP’li Alevi vekillerin ziyaretinin çok anlamlı olduğunu belirterek, vekillere teşekkür etti.

    “Bir ülkede demokrasinin durumunu anlayabilmek için o ülkede basının durumuna bakmak gerekir” diyen Kişin, “O ülkede basın eğer kendini özgürce ifade edebiliyorsa, haber alma ve haber yapma hakkı özgürce yaşanabiliyorsa o ülkede demokrasi vardır” ifadesini kullandı.

    “OHAL’DEN BU YANA 7 BİN GAZETECİ İŞSİZ”

    OHAL kapsamında Türkiye’de kapatılan radyo televizyonların sayısının 100’ü aştığını belirten Kişin, “OHAL’in ilanından bugüne işsiz kalan gazeteci sayısının 7 bini aştığı ifade ediliyor. Yine yakın tarihte 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde yayınlanan rapora göre; 199 ülke arasından 163’cüyüz. Özgür Gazeteciler Cemiyeti’nin raporuna göre; 166 TGS Göre ise; 162 gazeteci cezaevinde” diye konuştu.

    “ZOR ZAMANDA SAHİPLENME KIYMETLİDİR”

    “Zor koşullarda gazetecilik yapıyoruz” vurgusunu yapan Turabi Kişin şöyle konuştu:

    “Üzerimizde baskının olduğu, oto sansürle çalıştığımız bir zeminde gazetecilik yapıyoruz. Bu dönemde  bizimle, muhalif basınla temas eden herkes aynı zamanda iktidarın da hedefidir. Doğal olarak mikrofon uzattığımızda konuşmayanlar var, çünkü bir baskı ortamı yaşıyoruz. Böylesi bir zamanda  sahiplenme kıymetli bir ziyarettir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

    Haberin Videosu

  • 7 MAYIS 2017 PAZAR-GÜNDEM

    7 MAYIS 2017 PAZAR-GÜNDEM

    -HDP’li vekiller Mahmut Toğrul ve Müslüm Doğan PİRHA’yı ziyaret etti. GÖRÜNTÜ

    -Ağrı Doğubayazıt’lı ünlü Dengbej Seyadê Şamê’nin yaşam öyküsü, “qulingê birîndar” yani “yaralı turna” adı ile belgesele konu oldu. Kerem Tekoğlu’nun (Keremo) yönetmenliğini yaptığı belgeselde, Şamê’nin yolu sürgün olarak gittiği Çorum’da Dersim Katliamı’ndan kaçanlarla kesişiyor. GÖRÜNTÜ

    -ÖDP Başkanlar Kurulu Temsilcisi Alper Taş, Türkiye’deki eğitimin gericileşmesini PİRHA’ya değerlendirdi. GÖRÜNTÜ

    -Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde kitlesel şekilde anıldı.

    -İzmir Menemen Cemevinde Yazar Metin Aktaş’ın katıldığı Dersim Tertelesi paneli düzenlendi.

  • Newroz ateşi 25 merkezde aynı anda yakılacak

    Newroz ateşi 25 merkezde aynı anda yakılacak

    Yoğun baskılar altında hazırlıkları süren ve ülkenin kaderinin belirleneceği referandum öncesine denk gelen Newroz, bugün aynı saatlerde 25 ayrı merkezde kutlanacak.

    Diyarbakır’da 2013 yılında düzenlenen Newroz’un, Türkiye’de yeşerttiği barış umudu ile milat olurken, 4 yıl sonra 2017 Newroz’u savaş gölgesi altında karşılanıyor.

    25 MERKEZDE NEWROZ ATEŞİ YAKILACAK

    Tüm baskı ve engelleme çabalarına rağmen, yerel örgütlenmelerinde yer alanların çoğu gözaltına alınan ya da tutuklu bulunan HDP ve DBP tarafından organize edilen Newroz, 25 merkezde kutlanacak. Bu yıl resmi makamların Newroz etkinliklerinin 21 Mart dışında yapılmasının yasaklanması nedeniyle bugün bir çok merkezde Newroz ateşleri yakılacak.

    TARİHİ DİYARBAKIR NEWROZU’NDA YÜN BİNLER ALANDA

    Diyarbakır Newrozu’nda, bu sene de tarihi mesajların verilmesi bekleniyor. Newroz Parkı’nda gerçekleştirilecek kutlama öncesi günlerdir yoğun baskı ve engellemelerin gölgesinde kentin farklı ilçe, köy ve mahallelerinde hummalı bir çalışma yürütülürken, kutlamalara bu sene de önceki yıllar gibi milyonların katılması bekleniyor. Son 2 yıldır yoğun siyasi baskıların yaşandığı kentte kutlanılacak Newroz’a katılım da başlı başına yaşanan baskılara bir cevap niteliği taşıyacak.

    5 AYRI MERKEZDE YÜZ BİNLER BİR ARAYA GELECEK

    Bölgede Diyarbakır’ın yanı sıra Batman’da Newroz Alanı’nda HDP milletvekilleri Ayşe Acar Başaran ve Nimetullah Erdoğmuş, Siirt’te Eruh yolu üzerinde bulunan Newroz Alanı’nda HDP kent milletvekili Kadri Yıldırım ve DBP MYK Üyesi Perihan Ağaoğlu, Bingöl’de HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Hişyar Özsoy’un katılımıyla kent merkezinde ve Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde HDP Milletvekili Ziya Pir’in katılımıyla Newroz kutlamaları gerçekleştirilecek. 5 ayrı kentte düzenlenecek olan bu kutlamalara yüzbinleri aşan kitlenin katılması bekleniliyor.

    Öte yandan Adıyaman ve Antep’te de binlerin katılımıyla Newroz kutlamaları bekleniliyor. Antep’te Eski Nizip Caddesi’nde kutlanılacak olan Newroz’a HDP kent milletvekili Mahmut Toğrul, Adıyaman’da ise Gürbüzcan Camisi Kavşağı’ndaki Newroz Alanı’nda kutlanılacak olan Newroz’a HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım katılacak.

    CİZRE TÜM BASKILARA RAĞMEN ALANDA OLACAK

    Defalarca sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı ve yüzlerce yurttaşın öldürüldüğü Cizre’de de tüm baskılara rağmen Newroz kutlaması gerçekleştirilecek. 1990 Newroz’u ile tarihe not düşülen kentte yine 1990’lı yıllardaki gibi baskıların yaşandığı bir dönemde gidilen Newroz’da, yediden yetmişe yurttaşların Newroz’a akması bekleniyor. Konak Mahallesi’ndeki Uca Petrol arkasındaki alanda kutlanacak Newroz’a Meclis Başkanvekili HDP İstanbul Milletvekili Pervin Puldan’ın yanı sıra sokağa çıkma yasaklarında yaşamını yitiren yurttaşların aileleri de katılacak. Öte yandan Cizre’de yaşamını yitirmesinin ardından cenazesi günlerce derin dondurucuda bekletilen Cemile Çağırga üzerine beste yapan Mem Ararat burada sahneye çıkacak.

    Kızıltepe ilçesinde de Newroz Alanı’nda binlerin katılımıyla kutlama gerçekleştirilecek.

    SERHAT 4 AYRI MERKEZDE AYAKTA OLACAK

    Newroz kutlamalarının en büyük ayaklarından biri de Serhat kentlerinde olacak. Yüzbinlerce yurttaşın katılması planlanan Van’daki kutlama, Van Kalesi’nin eteklerinde düzenlenecek. Newroz’a HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Nadir Yıldırım, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDK Eşsözcüsü Gülistan Koçyiğit ve DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Gülcihan Şimşek katılacak.

    Bitlis, Muş ve Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde de günlerdir coşkulu Newroz hazırlıkları yürütüldü.

    YÜKSEKOVA AYAKTA DURDUĞUNU GÖSTERECEK

    İlan edilen sokağa çıkma yasaklarında büyük tahribatların yaşandığı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde de günlerdir hazırlık yapıldı. On binlerin katılması planlanan kutlama, Yeni Stadyum’da gerçekleştirilecek. Kutlamaya HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ve Urfa Milletvekili Dilek Öcalan da katılacak. Hakkari kent merkezinde de Belediye Otogarında yurttaşlar renkleriyle Newroz’u kutlayacak. Kutlamalara, HDP milletvekilleri Lezgin Botan ve Feleknas Uca katılacak.

    İSTANBUL NEWROZU KARTAL’DA KUTLANACAK

    Daha önce yapılan başvuruların defalarca iptal edildiği İstanbul’da Newroz kutlamalarının merkezi Kartal olacak. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ile HDP Milletvekili Garo Paylan başta olmak üzere HDP MYK ve HDK YK’den de çok sayıda kişinin katılacağı etkinlikte, halkların bir arada özgürlüğü haykırması bekleniyor. Çok sayıda sivil toplum örgütü, siyasi parti, dernek ve kuruluşun katılacağı kutlamada, Newroz kutlamasının Türkiye’deki ayağını oluşturacak. Öte yandan yine Marmara Bölgesi’nin bir diğer kenti Bursa’da Newroz kutlaması gerçekleştirilecek.

    İÇ ANADOLU’DAKİ KUTLAMANIN MERKEZİ KONYA

    Ankara Newroz Miting Tertip Komitesi’nin 19 Mart günü için Kolej Meydanı’nda yapmayı planladığı Newroz kutlamasına izin verilmemesinin ardından kutlamanın mahallelerde yapılması çağrısında bulunuldu. İç Anadolu’daki kutlamaların merkezi de Konya olacak. Merkez Selçuk ilçesi Cuma Pazarı’nda gerçekleştirilecek kutlamada HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan konuşacak.

    Öte yandan Çukurova’daki kutlamalar İskenderun ve Mersin’de de Barış Parkı’nda gerçekleştirilecek.

    EGE’DE 4 MERKEZDE KUTLAMA OLACAK

    İzmir’de Newroz kutlamalarının adresi olan Gündoğdu Meydanı’nda işçi, emekçi, kadınlar ve çocukların, farklı renk ve ırktan yurttaşların bir araya gelmesi bekleniyor. Kutlamada HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de konuşacak.

    Manisa’da Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi Yeni Kapalı Pazar’da düzenlenecek Newroz’a HDP Milletvekili Ercan Ataş ve MYK üyesi Prof. Dr. Emine Beyza Üstün katılacak.

    Aydın’da da Newroz kutlamalarının adresi Efeler ilçesinin Osmanyozgatlı Mahallesi olacak. Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde yapılacak Newroz kutlamalarına binlerce kişinin katılımı bekleniyor.

    Newroz Muğla’nın Milas ilçesinde de Akkent Mahallesi Kapalı Pazar yerinde kutlanacak.

     

  • ‘Hayır için bizim üç milyon tane sebebimiz var’

    ‘Hayır için bizim üç milyon tane sebebimiz var’

    PİRHA – HDP bugün İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı yaptığı toplantıyla ‘Hayır’ kampanyasının tanıtımını yaptı. Toplantıda, İstanbul’da Filiz Kerestecioğlu, İzmir’de Sırrı Süreyya Önder, Diyarbakır’da ise Leyla Güven konuştu. 

    İstanbul Levet’te bulunan Dedeman Otel’de gerçekleşen toplantıya birçok HDP Milletvekilileri, sanatçılar, yöre dernekleri, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak yapılan basına açık toplantıda sinevizyon gösterimleri yapıldı.

    “BU TOPLANTIDA HAYIR OYU ÇIKMIŞTIR”

    İlk olarak İzmir’de konuşan HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder konuştu. Önder,”Bu toplantıda ‘Hayır’ oyu çıkmıştır. Halklar bunu kutlamaya başladı, ama daha onların haberi yok. Bırakın ayılmasınlar. 16 Nisan’da anlasınlar” dedi.

    “GİDEN ARKADAŞLARIMIZA ŞEREF BORCUMUZ VAR”

    İki kişinin yan yana gezmesinin infaz edilme sebebi olduğunu kaydeden Önder “Direnen arkadaşlarımız zulmün netice alamayacağını onlara hayatlarıyla öğrettiler. En başta bunun için ‘Hayır.’  Çünkü giden kardeşlerimize şeref borcumuz var. Onlar ‘Evet’ için bir neden söylüyor. Bizim üç milyon tane sebebimiz var” şeklinde konuştu.

    “AKP ÜLKEYİ KAOSA SÜRÜKLEDİ”

    HDP’nin Diyarbakır’da gerçekleştirdiği ‘hayır buluşması’na HDP milletvekilleri Feleknas Uca, Sibel Yiğitalp, Ahmet Yıldırım, Nadir Yıldırım, İmam Taşcıer, Mahmut Toğrul, Ziya Pir ve Alican Önlü’nün yanı sıra DBP, DTK, TJA yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Diyarbakır’da konuşan HDP Milletvekili Leyla Güven de Kürt sorununun demokratik çözümü mevcutken AKP’nin oyalama politikalarıyla ülkeyi daha çok kaosa sürüklediğini kaydetti.

    Güven, Kürt kadınlarının hayır demek için bir çok nedeninin olduğunu kaydetti. Güven “Taybet ana için, Ekin Van için, Cemile için kimse evet dememizi beklemesin. Kürtler hayır diyor boykot tarzı söylemler gerçeği yansıtmıyor. Halkların kardeşliği, kadın özgürlüğü için hayır diyoruz” dedi.

    Türkiye’nin iç ve dış politikada hak ettiği yerde olmadığını belirten Güven, “Tam bir krizle karşı karşıyayız. Buna rağmen AKP kriz yokmuş gibi göstererek halkların gözünü boyamaya çalışıyor” dedi.

    “ÜLKENİN GERÇEK MAĞDURLARI ALANLARA İNECEK”

    AKP döneminde kadın sorununun, işsizliğin tavan yaptığına vurgu yapan Güven,”15 yıl boyunca mağduriyet politikalarıyla iktidarda kalmayı başardılar. Ama şimdi bu ülkenin gerçek mağdurları alanlara inecekler” şeklinde ifade etti.

    Konuşmasında Alevilere yönelik yapılan manipülasyonlara da değinen Güven “Aleviler ‘Hayır’ diyerek onlara cevaplarını verecekler” dedi.

    “BOYKOTUN ‘EVET’ DEMEK OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

    Güneydoğuda yayılan boykot söylemlerine ilişkin de konuşan Güven “Bunlar bilerek yapılıyor. Biz boykotun ‘Evet’ demek olduğunu biliyoruz. Kürdistan’da boykot yok. En basta Kürdistan ‘Hayır’ diyor” dedi.

    “GELECEK KARANLIĞI HERKES GÖRÜYOR”

    İstanbul’da konuşan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise Türkiye’de yaşananları George Orwel’in 1984 romanına benzeterek, “Bu anayasayla birlikte gelecek karanlığı herkes görüyor. Bu karanlığa karşı ilk ‘Hayır’ bu yapraklardan gidecek” şeklinde vurguladı.

    “RÜZGAR HAKİKATTEN YANA DÖNÜYOR” 

    İktidarın isteğinin her şeyi tek elde toplamak olduğunu belirten Kerestecioğlu, “Anayasada kadınların, LGBTİ’lilerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Alevilerin özerk üniversite isteyen akademisyenlerin, gazetecilerin, ekolojistlerin sözü olmayacak m? Buna mahkum muyuz? ‘Hayır’ Bu halk size niye ‘Evet’ desin. Artık rüzgar haktan ve hakikatten yana dönüyor” diye ifade etti.

    HDP’nin referandum klipleri izletildi. Coşkulu geçen toplantıda Pınar Aydınlar, ‘Özgürlük Mahkumları’ türküsüyle halkı coşturdu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘KHK ile kaç kişi ihraç edildiği için işsiz kaldı?’

    ‘KHK ile kaç kişi ihraç edildiği için işsiz kaldı?’

    İşsizlik sorununu Meclis gündemine taşıyan HDP’nin Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na “Ekim ayı işsizlik rakamları baz alındığında, bu işsizlerin kaçı KHK ile ihraç edildiği için ya da çalıştığı kurum KHK ile kapatıldığı için işsiz kalmıştır? OHAL koşulları işsizliği nasıl etkilemiştir” sorularını yöneltti. 

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Türkiye genelinde artan işsiz sayısı ve işsizlik sorununu Meclis gündemine taşıdı.

    Toğrul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesinde, AKP’nin yanlış politikalarının piyasaları derinden etkilediğini ve Türkiye ekonomisinin büyük bir krize sürüklendiğini belirtti.

    Önergesinin gerekçesinde OHAL kapsamında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile binlerce kamu çalışanının kamudan ihraç edildiğini, kapatılan medya kuruluşları ile de yüzlerce basın emekçisinin işsiz kaldığını hatırlatan Toğrul, “Hükümetin politikalarını olumlu göstermek için yaptığı şüpheli değişikliklere rağmen TÜİK’in bile işsizlikteki artışı gizleyemediğini” belirtti.

    TBMM’ye sunduğu önergede TÜİK’in işsizlik verilerine yer veren Toğrul, hükümetin her yıl çalışma hayatına katılan 900 bin kişiye istihdam yaratamadığını ve varolan çalışanların da işlerini kaybettiğini belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na şu soruları yöneltti:

    * İşsizliğin azaltılması için ne tür önlemler almayı planladınız ya da planlıyorsunuz? Bu önlemler arasında özel sektörü kapsayan kamu girişimciliğinin ve kamu istihdamının payı nedir?

    * “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın düşürülürse; uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınırsa işsizlik oranlarının azalacağı matematiksel bir gerçektir. Bakanlığınız bu önlemleri almayı düşünür mü? Eğer düşünmüyor ise gerekçesi nedir? Ve neden?

    * Sizce işsizlik oranlarının artmasının nedeni nedir? İller bazında; işgücüne katılma, işsizlik ve istihdam oranları kaçtır?

    * İşsizlik Sigortası Fonu’nun yüzde kaçı işsizlik maaşına, yüzde kaçı doğrudan işsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmalara, yüzde kaçı başka alanlara ayrılmaktadır? Varsa, bu alanlar nelerdir? Örtülü ödeneğe ya da kamu bankalarına bir aktarım yapılmış mıdır? Yapılmışsa bunun tutarı nedir?

    * Ekim ayı işsizlik rakamları baz alındığında, bu işsizlerin kaçı KHK ile ihraç edildiği için ya da çalıştığı kurum KHK ile kapatıldığı için işsiz kalmıştır? OHAL koşulları işsizliği nasıl etkilemiştir?

    * Hükümetiniz dönemi olan 2002-2017 yılları arasında işsizlik oranı yıllara göre oransal olarak nasıl değişmiştir?

    * Hükümetinizin ekonomik politik çıkmazlarının sonucunda işsiz kaldığı için intihar eden kaç kişi vardır? İntihar sayısının yıllara göre oranı nedir?

    * Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’de enflasyonun yüksek olduğunu belirterek işsizliğin artacağı uyarısı yapmaktadır. Sizce enflasyon artışı işsizlik rakamlarını ne oranda arttıracaktır?”

  • Toğrul’dan “Terolar’da halk tedirgin” önergesi

    Toğrul’dan “Terolar’da halk tedirgin” önergesi

    PİRHA-HDP Milletvekili Toğrul, PİRHA’nın “Kamp sonrası Terolar’da halkın tedirginliği sürüyor” haberinden de örnekler vererek, Terolara ilişkin soru önergesi verdi.

    HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul verdiği soru önergesinde Alevilerin tepkilerine rağmen Maraş’ın Terolar bölgesine, inşa edilen AFAD kampı ve kampta yaşananların bölge halkında tedirginliği artırdığını belirti.

    Geçtiğimiz günlerde PİRHA muhabiri Sevim Kahraman’ın “Kamp sonrası Terolar’da halkın tedirginliği sürüyor” haberinde konuşan Hüseyin Kocamer ve Döne Göksungur’un tepkilerine de yer verilen soru önergesine Başbakan’ın yazılı cevap vermesi istendi.

    Soru önergesinde “Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Terolar bölgesine, direniş ve tepkilere rağmen inşa edilen AFAD kampı ve kampta yaşananlar bölge halkında tedirginliği artırmış durumdadır. Çevresinde 20 köy bulunan 27 bin kişinin yerleştirildiği kampın kanalizasyon atıkları bölgedeki Karaçay nehrine boşaltılmaktadır. Köylülerin hayvanlarını otlattığı ve tarlalarının bulunduğu büyük bir ovada yer alan kampın atıkları, köy ve çevresine ciddi kokuların yayılmasına neden olmaktadır. Köylüler, kampın mera alanında olmasından kaynaklı hayvanlarını otlatacak alanlarının da daraltıldığını belirtiyorlar. Kampla ikinci bir Maraş Katliamının zemininin hazırlandığı endişesini de yaşayan yöre halkı artık kapılarını rahatça açık bırakamadıklarını ifade etmektedirler” denildi.

    “KÖY ESKİ SÜKUNETİNİ YİTİRDİ”

    PİRHA’ya konuşan Hüseyin Kocamer ve Döne Göksungur’un görüşlerinin de işlendiği önergede “Kamptan sonra köyün eski sükûnetini yitirdiğini belirten köy sakinlerinden Kocamer, en son geçtiğimiz günlerde çadır kentte kalan ve bölgedeki farklı alanlara yerleştirilmek istenen bir grup Suriyeli arasında yaşanan tartışma ve askerin müdahalesinin köyde yarattığı endişeyi hatırlatıyor. Kocamer; “Orada yaşayan Suriyeli mültecilerden Arap ve Türkmenler arasında bazı çatışma ve sıkıntılar’ yaşanmasından kaynaklı ciddi bir ses ve yankının oluştuğunu ve durumun köyün içinde yaşayanları tedirgin ettiğini ifade etmiştir. Göçlerin de başladığını hatırlatan Kocamer, ekonomik kaygılardan dolayı göçlerin artması konusunda da endişeli olduklarını ifade ediyor.

    54 yaşındaki Döne Göksungur da kampın kurulduğu günden bu yana tedirginliklerinin arttığını söylüyor. Alevilere karşı baskı ve asimilasyon politikalarının bu kamp ile sürdürüldüğüne değinen Göksungur; işverenlerin, Suriyeli mültecileri ucuz iş gücü olarak çalıştırmalarından kaynaklı işsizliğin arttığını belirtiyor. Göksungur, ayrıca kampa yerleştirilen cihatçı çetelerin olabileceği kaygı ve korkusunu da yaşadıklarını dile getiriyor” denildi.

    “MARAŞ HALKI MÜLTECİLİĞİN NE OLDUĞUNU BİLİR”

    “Tüm bunlara rağmen, bölge halkı, mülteciliğin ne olduğunu en iyi bilenlerdendir. Çünkü Maraş katliamını yaşayıp yurdunu terk eden bölge halkı toprağından uzak bir yerde yaşamanın acısını çok iyi bilmektedir. Suriye’den gelen mülteciler toplumda birçok reflekse yol açarken ve çeşitli saldırılara uğradıklarında, bu topluluklara sahip çıkanda ilk olarak Kürt Aleviler şahsında bölge halkı olmuştur. Dolayısıyla, bölge halkının tedirgin olduğu nokta mültecilerin kendisi değildir, mülteciler üzerinden oluşturulmak istenen politikalara karşı endişe taşımaktadır” denilen önergede, cevaplanmak üzere şu sorular soruldu.

    1-Terolar bölgesindeki AFAD kampında kaç kişi yaşamaktadır? Kampta yaşayan insanlar nerelerden getirilmiştir? Kampta yaşayan insanların yaşamları nasıl güvence altına alınmaktadır?

    2-Kampta yaşayanlarla ilgili herhangi bir güvenlik araştırması yapılmakta mıdır? Kampta cihatçı çetelerin yaşadığı iddiası hakkında ne düşünmektesiniz? Köylülerin iddia ettiği üzere kampta cihatçı çetelerin yaşadığına dair uygulamış olduğunuz güvenlik önlemleri nelerdir?

    3-Çevre köylerde yaşayan insanların kaygılarını gidermek için kamp ile ilgili ne gibi güvenlik önlemleri almaktasınız?

    4-Mevcut kampın kurulmasından bu yana kampın içerisinde kaç olay yaşanmıştır? Kampta yaşayanların birbirleriyle kavga etmesinin nedeni nedir?

    5-Kampın kanalizasyonun yaratmış olduğu olumsuzluklar ve hastalıklara dair yapmış olduğunuz incelemeler nelerdir? Yapmış olduğunuz incelemeler sonucunda almış olduğunuz önlemler nelerdir?

    6-Kampın yapılmasından bu yana çevre köylerin sürekli su kesintileri ve suyun tadının bozulması gibi sorunlarının nedeni nedir? Barınma merkezine yapılan atık suyu arıtma tesisinden Karaçay deresine deşarj edilen su çevreye zarar vermiş olmayacak mıdır?

    7-Kampın arıtmasından dereye deşarj edilen suyun Ekosisteme etkisi nedir? Deşarj edilen suyun, tarıma, suya ve yeraltı kaynaklarına etkisi nedir?

    8-Kampın içerisine kurulmuş olan arıtma tesisinin özelikleri nelerdir? Derenin su kalitesini bozmayacak şekilde hangi kriterlerde suyu deşarj etmektesiniz? Dereye katılan suyun değerleri nelerdir?

    9-Köylülerin vermiş olduğu dilekçe sonucunda incelemede bulunan tarım il müdürlüğünün çözüm olarak suyun deşarjının Karaçay deresinden alınıp Aksu suyuna akıtılması daha ciddi sorunlara sebebiyet vereceği konusunda ne düşünmektesiniz?

    10-Kampın köylülerin mera alanına yapılmasından kaynaklı, köylülerin hayvanlarını otlatması için bölgede başka mera alanı bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise bu mera alanları ne kadardır? Değil ise bu sorunu nasıl çözeceksiniz?

    11-Kampın yapılmasından sonra bölgedeki köylerden herhangi bir göç yaşanmış mıdır? Yaşanmış ise kaç kişi göç etmiştir?

    12- Kampta yaşayanların bölgede ucuz iş gücü, sigortasız ve iş güvencesi olmadan çalıştırılması, insani ve vicdani midir?

    13-Kampın bölgeye yapılmasına karşı çıkılmasına rağmen ve şu anda yaşanan sorunlardan kaynaklı kampı kapatmayı düşünmekte misiniz?

  • 23 OCAK 2017 PAZARTESİ-GÜNDEM

    23 OCAK 2017 PAZARTESİ-GÜNDEM

    -AKP Maraş Büyükşehir Belediyesi’nin AİHM’in cemevleri ile ilgili kararını yok sayarak, Terolar Köyü Cemevi’ni hala “taziye evi” statüsünde kabul ediyor. Pir sultan Abdal kültür Derneği’nden Salman Akdeniz ile görüşülecek.

    -HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim Spora yönelik saldırılara ilişkin soru önergesi verdi.

    -HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, Terolar bölgesine yapılan AFAD kampının bölgedeki etkisine ilişkin soru önergesi verdi.

    – Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Teknolojileri Eğitim Anabilim Dalı Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bekir Kürşat Doruk’un derste Alevilerle ilgili “Aleviler dine dair her şeyi yanlış anlamış, Aleviler içki içip sapıtıyorlar” sözlerine Aleviler tepki gösteriyor.  Bektaş Piroğlu dede PİRHA’ya konuştu.

    -İstanbul’da bir velinin çocuğunun din dersinden muaf tutulması istemiyle Eylül 2015’te açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 9. İdare Mahkemesi, “Din dersine katılmamayı tercih edebilmek en tabii haktır” kararına vardı.   Alevilerden görüşler alınacak.

    -Av. Erdal Doğan, anayasa değişikliğine ilişkin PİRHA’ya konuştu.