Etiket: meral danış beştaş

  • ‘Barış İçin 1 Milyon İmza’ kampanyası başladı!-VİDEO

    ‘Barış İçin 1 Milyon İmza’ kampanyası başladı!-VİDEO

    PİRHA- Halkların Demokratik Kongresi (HDK) “Barışa 1 Milyon İmza” kampanyasının deklerasyonunu açıkladı. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, “Barışın toplumsallaşması meselesini HDK olarak önümüze koyduk. 8-9 Şubat’ta da uluslararası bir program yapıp barışı konuşacağız” dedi. 

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), İmralı görüşmelerinin başlamasının ardından “Barış için 1 milyon imza” kampanyasını başlattı.
    Kampanyanın deklerasyonu Taksim’deki Hill otelde basın toplantısıyla açıklandı.

    Toplantıya, siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra demokratik kitle örgütlerinin de temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş “Şu an barışa bir kapı aralanmış durumda” diye belirtti.

    Beştaş, Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Orada yaşananları uzun süre unutamayız. Canlı yayınlarda ölümler izlettiriliyor. Her yerde bu utanç sayfaları devam ediyor. Barışa dair kuracağımız birçok söz var. Bizler HDK çatısı altında sağlam tuğlalarla barışı örmek istiyoruz. Bu meselenin şu an gündemde yer alması, adaleti nasıl tesis edebileceğimizi hep birlikte düşünmeliyiz. Barışın toplumsallaşması meselesini HDK olarak önümüze koyduk. 8-9 Şubat’ta da uluslararası bir program yapıp barışı konuşacağız.

    “KÜRT SORUNU BU ÜLKEDEKİ EŞİTSİZLİĞİN ADIDIR”

    Evet Kürt sorunu bu ülkedeki eşitsizliğin adıdır. Bu topraklar tekçi bir zihniyetle devam edemez. Savaş politikalarına hep birlikte dur demeliyiz. Rojova, dünya halklarına umut sunmaktadır. Ama şu anda Suriye’de Aleviler, Dürziler ve birçok halk tehdit halkası içerisinde. Ayrımcılığın her türlüsünü karşımıza alarak demokrasi inşasını mümkün görüyoruz. Kürt sorununun çözümü için, pozitif barışı örmek mümkündür. Bu nedenle imza kampanyamızı her yerde konuşuyor olacağız. Tüm demokratları, barış için bir tuğla koymaya inisiyatif almaya davet ediyoruz.”

    HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu ise “Yaşanan tüm okumsuzluklara rağmen barış ihtimali üzerinde duracağız. Biz, barış ihtimali ne olursa olsun o ihtimali büyütme çabasındayız.” diyerek söze başladı.
    Ali Kenanoğlu, okuduğu ortak metinde TBMM Başkanlığına çağrı yaparak şunları söyledi:

    “Kürt sorunu demokrarik barışçıl çözümü beklemektedir. Ortadoğudaki soykırımlar bize gösteriyor ki barış kaçınılmazdır. Herkesi barış için sorumluluk almaya davet ediyoruz.
    Bu sadece bir imza ver kampanyası değil, barışı toplumsallaştırma amacımız var. Mitingler, paneller ile bu barışı öreceğiz. Toplumsal alanda HDK bu süreçte misyonunu yerine getirecektir. Geleceğimizin bu ortak vatanda barış içerisinde yaşamayı başkalarının inisiyatifine bırakmayacağız.”

    BAKIRHAN: TÜM EZİLENLERİ BU İMZA KAMPANYASINA DESTEK VERMEYE DAVET EDİYORUM

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, HDK’nin başlattığı kampanyanın kıymetli olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Evet Ortadoğuyu görüyoruz. Hiç bir dönemde olmadığı kadar siyasi zemin kırılmalarla karşı karşıyadır. Ama kendi barışını sağlayamayan sistemler güvenlik sorunu yaşıyor. Biz de bu kaos ve krizden Türkiye halklarının en az zararı alması için çabalıyoruz. Şu anki iktidar geçmişte de tekçi, otoriter bir sistemi tercih etti. Demokrasi yok ve her alanda ciddi çürüme var. Ekonomik olarak da ciddi bir çöküş var. Şimdi bu kaosun tek bir sebebi var, toplumsal barışı sağlayamamaktır. Kaynaklar SMO çetelerine, milli güvenliğe, SİHA, İHA olarak, mermi olarak gidiyor. Bu kaynakların nereye gittiğini sormalıyız. Evet savaş, bir çürümedir. Bizler bu çıkışın yolunu defalarca ifade ettik. Başta Kürt sorununun çözümü gerekir. Bunun dışındaki bir yol refaha, huzura çıkmaz. Biz, çözümün yanındayız. Demokratik bir zemin oluşsun ki taraflar çağrı yapabilsinler. Biz de koşullar oluşsun, çağrı yapılsın ve ülke şiddetten arınsın. Onun için demokratik ulus diyoruz. Bunları, seçimlerde oy için demiyoruz. Biz de HDK ile sokak sokak gezerek barışı anlatacağız. Evet savaş ciddi bir karanlık yarattı. Ülkeyi bu karanlıktan barış aydınlığına taşımayı düşünüyoruz. Kürtleri, Alevileri, ezilenleri bu imza kampanyasına destek vermeye davet ediyorum.”

    “TARİHİ BİR ÇALIŞMA OLARAK DEĞERLENDİREBİLİRİZ”

    ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “HDK, çok kıymetli bir çalışma başlattı. Tarihi bir çalışma olarak değerlendirebiliriz. Bölgemiz bir emperyalist barbarlıkla karşı karşıya. Emperyalistler paylaşımlarını yaparken milyonlarca insan yerinden yurdundan ediliyor. Hiç uzatmadan şunu söyleyebiliriz, Kürt halkı, adil bir yaşam için yıllardır bedel ödüyor. Bireysel değil kollektif haklarının kazanımı mücadelesidir. Bu çalışma ve süreç, AKP ve MHP’ye tümüyle bırakılamayacak kadar kıymetli bir süreçtir. Biz nasıl sahiplenirsek bu süreç oraya evrilecektir. Bu kampanyayı sadece imza toplamak biçiminde basitleştirmek istemiyoruz, halkımızla doğrudan bir araya gelme çalışması olacaktır. Bu anlamda bizler de her yerde bu çalışmanın öznesi olacağız.”

     KAMPANYAYA DESTEK VERMELERİ İÇİN ALEVİLERE ÇAĞRI

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan da yaptığı konuşmada tüm Alevileri kampanyaya destek vermeye çağırdı. Doğan, Rojava modelinin Aleviler için Rıza Şehri olarak görüldüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Türkiye’de Kürtlerle birlikte en çok ezilen inanç topluluğu Alevilerdir. İstiyoruz ki biz de özgürce inancımızı yaşayalım. Türkiye’nin bu kaotik döneminde, özellikle 2015 yılından sonra bizim inancımıza da kayyım atandı. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bu kayyımın adıdır. Şimdi Suriye’deki halklar bir korku ve tedirginlik içerisinde.
    Biz Alevilerin bir ütopyası var, Rıza Şehri. Bizler varlığın birliğini, hak temelli bir yaşamı savunuyoruz. Rıza Şehri rüyamız Rojava’da gerçekleşti. Evet Alevilerin ve tüm toplumsal kesimlerin sorunlarının çözüleceği barış ortamıdır. Çerağımız barış için yakılıyor. Tüm Alevilerin özgürce yaşama şansının tek yolu barış ortamında olabilir. Tüm Alevileri barışa imzacı olmaları için çağırıyorum.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Türkiye Alevi Federasyonu’ndan HDK’ye ziyaret -VİDEO

    Türkiye Alevi Federasyonu’ndan HDK’ye ziyaret -VİDEO

    PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu, HDK Eş Sözcüsü olarak göreve gelen Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette Suriye konusu görüşüldü.

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü olarak göreve gelen Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti.
    Toplumsal barışın doğru bir temelde tesis edilmesi ve Suriye meselesi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı görüşmede karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
    PİRHA/İSTANBUL
  • Kışanak: Kalıcı barış için seyirci olmaktan çıkıp aktif yurttaş haline gelmek gerekiyor-VİDEO

    Kışanak: Kalıcı barış için seyirci olmaktan çıkıp aktif yurttaş haline gelmek gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- HDK İzmir Meclisleri’nin düzenlediği panelde konuşan Siyasetçi Gültan Kışanak, “Kalıcı barışın tesis olması için seyirci olmaktan çıkıp, kendi geleceği hakkında tutum alan aktif yurttaşlar haline gelmeliyiz. Maalesef yüksek siyaset herkesi seyirci haline soktu. Barış konusunda da herkes kendisine ‘Ne yapmalıyım?’ diye sormalı” dedi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir Meclisleri “İzmir Barışı Konuşuyor” başlıklı panel düzenledi. Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelin moderatörlüğünü Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) İzmir Şubesi Başkanı Coşkun Üsterci yaparken Kürt Siyasetçi Gültan Kışanak, HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ve İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer panele konuşmacı olarak katıldı.

    Panelin düzenlendiği salona Kürtçe ve Türkçe “Umutla, direnişle, hep birlikte özgürlüğe” pankartları asıldı. Panele çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Musa Anter’in kızı Rahşan Anter, İnsan hakları savunucusu Akın Birdal ve çok sayıda kişi katıldı. Yoğun ilginin gösterildiği etkinlik Halkların Korusu’nun dile getirdiği evrensel şarkılarla başladı.

    “KÜRTLERE YÖNELİK ÖZGÜN YASAL DÜZENLEMELER VAR”

    Panelde ilk konuşan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, 8-9 Şubat’ta uluslararası barış konferansı düzenleyeceklerini bilgisini vererek ülkenin toplumsal barışa ihtiyacı olduğunu söyledi. Meral Danış Beştaş, son günlerde yaşanan siyasi gelişmeleri özetledi.

    Meral Danış Beştaş, ülkede ‘savunma’ harcamalarına aktarılan bütçeye değinerek “İktidarlar kutuplaştırmayla ve savaş söylemiyle iç ve dış düşmanlar yaratarak kendi iktidarların devamını sağlamaya çalışıyorlar. Türkiye’de şu anda hukuki zemin kalmamıştır. Bu ülkede ‘Öcalan yasaları’ var. Kürtlere yönelik özgün düzenlemeler var. Bir sosyal medya paylaşımıyla insanlar hemen ‘terörist oluyor. Bunun temel nedeni Kürt meselesi ve bu mesele etrafında örülen totaliter düzen” diye belirtti.

    “SURİYE’DE ODAKTA KÜRTLER VE ALEVİLER VAR”

    Son İmralı görüşmelerine de değinen Beştaş, “Suriye’de yüz yıllar boyunca konuşulacak gelişmeler yaşanıyor. Ama yine odakta Kürtler ve Aleviler var. Türkiye halen ‘biz orada terör devleti kurmalarına izin vermeyiz’ diyor. Ne terörü, orada halklar bir arada yaşıyor. Orada bütün halkı terörist ilan etme hakkını nerden buluyorlar. Sayın Öcalan’ın özgür olması gerekir. Bu mesele sadece birkaç görüşme ile sağlıklı bir şekilde yürüyemez” diye konuştu.

    ‘BARIŞI TESİS ETMEYE ÇOK YAKINIZ’

    Daha sonra söz alan Tunç Soyer, tüm halklar için barışın önemine vurgu yaparak Kürt sorununa ve yaşanan son gelişmelere dair “50 yıldır yaşanan kayıpların ne kadar çok olduğunu herkes biliyor. Bu defa belki de uluslararası konjonktürdeki risklere rağmen barışı tesis etmeye çok yakınız” sözlerine yer verdi.

    Sürecin TBMM’de meşruiyet kazanmasının sağlanması gerektiğini anlatan Soyer, “DEM Parti mutlaka inisiyatif alıp kendi liderliğinde bir müzakereyi devam ettirmek zorundadır. DEM Parti Eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve mevcut Parti Eş Başkanlarının müzakere sürecinin liderliğini üstlenmeleri gerekmektedir. Sürecin meşruiyeti TBMM’ye taşınmasıyla sağlanabilir. Her ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki bölgedeki tüm Kürtlerin gözü Türkiye’nin üzerindedir. Burada başarıyla sonuçlanacak bir demokrasi mücadelesi tüm bölgeye örnek olabilir” ifadelerini kullandı.

    ‘BARIŞI KAZANIRSAK NE GÜZEL OLUR’

    Son olarak konuşan Gültan Kışanak ise Kürt sorunun siyasi rekabet haline getirildiğini söyleyerek “İlklerimize kadar savaş yaşadık ve barışa da özlem duyuyoruz” dedi.

    Barış için mücadele etmek gerektiğini ifade eden Gültan Kışanak, Kürt sorunun ‘başı boş’ bir sorun olmadığına belirterek “İktidar çözüm sürecinde başlatan diyalog sürecini buzdolabına kaldırdılar. Ama o günden sonra savaş için yeni stratejiler yaptılar. Kürt sorunun vicdanı ağırlığı çok fazladır. Resmi rakamlara bakarsak çözüm süreci başladıktan sonra 38 bin insan yaşamını yitirdi. Faili meçhullerle birlikte yaklaşık 100 bin insanı kaybettik. Çok ağır bir süreç geçirdik. Son 40 yılda neler yaşadığımız konusuna yüzleşmekten korkuyoruz” şeklinde konuştu.

    Kalıcı barışın tesis olması için seyirci olmamak gerektiğini söyleyen Gültan Kışanak, “Maalesef yüksek siyaset herkesi seyirci haline soktu. Bu ülkede 50 milyonun üstünde insan asgari ücret ile yaşıyor ama herke bu duruma da seyirci. Barış konusunda da herkes kendisine “Ne yapmalıyım?” diye sormalı. Biz hepimiz ‘Barışı kazanırsak ne güzel olur’ sloganını her yere yazarak bu soruyla yüzleşip sorumluluklarımızı hatırlamamız lazım” sözlerine yer verdi.

    “KÜÇÜK HESAPLAR FAYDA GETİRMEYECEKTİR”

    Kışanak, son olarak şunları ifade etti:

    “Hikayelerimizi birbirimize anlatmalıyız. Bu şekilde barışa yardımcı oluruz. Biz nasıl biz olacağız? Biz olabilmek için ben ne yapmalıyım? Bu soruları sormamız lazım. Devletlerin sınırları ile ilgilenmeliyim, ortak bir gelecek için sınırsız özgürlük ve demokrasi talep edelim. Kürtlerin bu konuda politik yaklaşımı çok nettir. Eşit ve özgür bir şekilde sınırsız yaşamak istiyoruz. Herkesin bu gelişmelerde çok ciddi kaygıları var. Bu kadar devasa meselenin içerisinde küçük hesapların son derece kısır ve bize fayda getirmeyecek. Geçen zamanı telafi etmek için herkes hakiki barışı kazanmak için kolları sıvaması gerekir.”

    Panel soru cevap ile sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • HDK’den hedef gösterilmelerine tepki: Mücadelemizi her zeminde yürüteceğiz – VİDEO

    HDK’den hedef gösterilmelerine tepki: Mücadelemizi her zeminde yürüteceğiz – VİDEO

    PİRHA – Halkların Demokratik Kongresi, son dönemde artan baskılara ve hedef gösterilmelerine ilişkin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında, iktidarın hukuksuzlukları ve yargıyı araçsallaştırma girişimlerine karşı mücadele edeceklerinin altını çizdi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve bileşenleri, son dönemde artan baskılara ve HDK’nin hedef gösterilmesine dair Taksim’de bulunan genel merkez binasında basın toplantısı gerçekleştirildi.

    Çok sayıda bileşen temsilcisinin katılım sağladığı basın toplantısında HDK Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu ve Meral Danış Beştaş konuşma yaptı.

    “HDK ORTAK PLATFORMDUR”

    İlk olarak konuşan Ali Kenanoğlu, HDK’nin iktidar tarafından hedef göstetilmesine ve mahkemelerde dosya konusu edilmesine ilişkin açıklama yapma gereği duyduklarını belirtti. Kenanoğlu devamında şunları söyledi:

    “Zaten girişte, kapıda da sizi karşılayan hani ne bileyim onlarca polisi gördüğünüz zaman neyle karşı karşıya kaldığımızı da hepimiz görüyoruz aslında. Burada bir basın toplantısı düzenleyeceğimizi duyurmamıza rağmen kapının önünde yüze yakın polis aşağıyı ve yukarıyı sarmış durumda. Bunun karşılığında HDK’nin anlayışı 2011 yılında bu tespitle birlikte, bu ihtiyaca binaen bir şekilde bir ortak platform olarak kurulmuştur. HDK içerisinde siyasi partiler var, dernekler var, vakıflar var, yani kurumsal olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarına, dernekler yasasına, vakıflar yasasına ya da siyasi partilerin yasasına göre kurulmuş yapıların birleşimidir HDK. Dolayısıyla HDK esasında Türkiye’de yasal zeminde siyaset yapan, demokratik mücadele yürüten kurumların, kuruluşların ortak platformudur. Tabii bizim ve bunun haricinde bireysel katılımlar da HDK’de  mevcuttur.”

    “KEYFİ BİR ZEMİNDE DEVAM EDEN SALDIRILAR VAR”

    Ardından söz alan Meral Danış Beştaş, Türkiye sivil toplumunun, demokratik kamuoyunun, derneklerin, vakıfların, odaların ve gazetecilere yönelik bir saldırı dalgasının varlığına dikkat çekti. Beştaş, “Nevşin Mengü ile başlayan bir saldırı. Özlem Gürses ile devam etti. Özlem Gürses’te ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. Dün Göç İzleme Derneği (GÖÇİZ-DER) hakkında bir kapatma kararı verildi. Bizim de birleşenlerimizden olan bir kurum. Tamamen keyfi bir zeminde devam eden saldırılar var. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ne, Türkiye Gazeteciler Sendikası’na kadar, İnsan Hakları Derneği’ne varıncaya değin. Bu alanda çalışan bütün kurumların, Türkiye’de basın yayın özgürlüğüne yönelik saldırılar var ve bu konudaki saldırılara dair ayrıntılı raporlar mevcuttur” diye konuştu.

    “GAZETECİLİK ASLA SUÇ DEĞİLDİR”

    Beştaş, şöyle devam etti:

    “En son geçen hafta Nazım Daştan ve Cihan Bilginin katledilmesini protesto etmek isteyen gazeteciler Gülistan Dursun, Hayri Tunç, Enes Sezgin, Osman Akın, Can Papila, Pınar Gayıp, Serpil Ünal tamamen keyfi bir şekilde tutuklandı. Hem düşünce ve ifade özgürlükleri engellendi, hem açıklama yapmaları önlendi, işkenceye varan uygulamalar yapıldığını bizzat kendileriyle yapmış olduğumuz görüşmelerde tespit ettik. Gazetecilik asla suç değildir ve gazeteciliğin suç olarak değerlendirilmesinin bu iktidar açısından tek bir anlamı vardır; hakikatler toplumla buluşmasın. Hakikatleri örtelim ve biz kendi yaratmak istediğim ilüzyonu, iktidar açısından algıyı yönetelim diye böyle bir yaklaşım ortaya konulduğunu da ifade etmek istiyorum. Nazım Daştan ve Cihan Bilgi’nin öldürülmesinin soruşturulması gerektiğini söyleyen İstanbul Barosu hakkında soruşturma açıldı.”

    “ÇARŞAF ÇARŞAF HDK SORULDU”

    Beştaş, Halkların Demokratik Kongresi’nin dosyalara konu edilmeye başlandığını da ifade ederek şunlara vurgu yaptı:

    “Geçmişte de birkaç dosyada irili ufaklı sorular soruluyordu. Tekirdağ’daki soruşturmada olduğu gibi, İstanbul’daki soruşturmada olduğu gibi. HDK’ye üye misiniz, delege misiniz? Sanki bir tırnak içinde hani suçla irtibatlandırma vesilesi olarak gösteriliyor. Ahmet Özer’le ilgili yapılan operasyonda Esenyurt Belediye Başkanı biliyorsunuz o da keyfi bir soruşturmayla, tamamen hukuksuz bir temelde hakkında soruşturma açıldı, tutuklama kararı verildi, kayyum atandı.

    HDK ile bağınız nedir? Böyle bir absürt bir şey olabilir mi? HDK ile bağınız nedir? 1600 kişi nedir? Yandaş medyada boş durmuyor. Çarşaf çarşaf işte HDK soruldu, işte şu yapıldı. Yani bir algı yaratma çabası. Tabi bu yandaş medyanın nasıl çalıştığını hepimiz gayet iyi biliyoruz.

    HDK BU ÜLKENİN BİRLEŞTİRİCİ, SİZ İSE İKTİDAR OLARAK AYRIŞTIRICI GÜCÜSÜNÜZ

    HDK bu ülkenin birleştirici gücü ise iktidar olarak siz ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, güç olmaya çalışan bir toplamdan öteye gidemezsiniz. Bunu aklınızdan çıkartmayın. Siz bir güç değilsiniz. Çünkü sizi bir güç yapan değerlerinizden halktan uzaklaşan bir avuç mutlu ve zengin azınlık olma yolunda hızla ilerliyorsunuz. Ve hakikaten bu zorbalık, bu zulüm, bu baskı sadece güçsüzlüğünüzün ilanıdır.

    Bundan başka bir anlam ifade etmiyor. İşte en son ilan ettiğiniz asgari ücretle de karşı tepkilerin olmaması için bütün bu kolerasyon içinde nelere yapmaya çalıştığınızı da gayet iyi biliyoruz. Siz insanları cezaevine kapatmakla aslında bir şeyleri başardığınızı sanıyorsunuz. Kolluk gücüyle bazı itirazları baskılıyorsunuz. Anladığınızı ya da bunu başardığınızı sanıyorsunuz. Ama bu konuda da büyük yanılıyorsunuz. Barış istemine karşı yargıyı, baskıyı, kolluğu çıkarmakla, savaş naraları atmakla Türkiye toplumunun lehine hiçbir adım atmıyorsunuz. Bizim en önemli rollerimizden biri de tabii ki barışı toplumsallaştırmaktır, inşa etmektir.”

    “MÜCADELEMİZİ HER ZEMİNDE SÜRDÜRECEĞİZ”

    Beştaş, son olarak şunları ifade etti:

    “Sizin bu hukuksuzluklarınızla, bu hilelerinizle, bu yargıyı araçsallaştırma girişimlerinizle başa çıkacağız. Çünkü biz bu konuda Halkların Demokratik Kongresi olarak birleşenlerimizle birlikte kesinlikle Türkiye’yi demokratikleştirme mücadelemiz, insanca bir yaşam doğasına dokundurtmayan doğasıyla, çevresiyle, dışarıda yaşayanlarımızla, şiddete karşı mücadelesiyle, kadın erkek eşitliğiyle, ekolojik ve demokratik bir toplum mücadelemizi her zeminde yürütmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDK’den Yeni Yaşam Gazetesi ve ETHA’ya dayanışma ziyareti – VİDEO

    HDK’den Yeni Yaşam Gazetesi ve ETHA’ya dayanışma ziyareti – VİDEO

    PİRHA – HDK Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu ve Meral Danış Beştaş, Yeni Yaşam Gazetesi ve ETHA çalışanlarının gözaltına alınıp tutuklanması sebebiyle dayanışma ziyaretinde bulundu. Danış Beştaş “İki gazetecinin öldürülmesine ses çıkaramıyorsak yaşamamızın anlamı yok. Sesimizi çoğalttıkça bu baskı düzenine son vereceğiz” diye konuştu.

    ETHA editörü Pınar Gayıp, Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Osman Akın ve gazete çalışanı Enes Sezgin’in de aralarında olduğu 7 gazeteci ve 2 siyasetçi, Türkiye SİHA’sı ile katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için 21 Aralık’ta açıklama yapmak isterken gözaltına alınıp ardından tutuklandı.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu ve Meral Danış Beştaş, beraberindeki heyet ile katledilen Daştan ve Bilgin için açıklama yapmak isterken gözaltına alınıp tutuklanan gazetecilerle dayanışma amacıyla Yeni Yaşam Gazetesi ve Etkin Haber Ajansı’nı (ETHA) ziyaret etti.

    “ÖZGÜR BASININ YANINDAYIZ”

    Ziyarette konuşan HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, özgür basının özellikle hedef alınma sebebini iyi bildiklerini ifade etti. Ali Kenanoğlu, “Gerçeklerin gizlendiği bir dönemi yaşıyoruz. Bunun karşısında hakikatin sesi olan, olayları tüm gerçekliğiyle aktaranlara yönelik de tüm baskı, zulüm ve şiddetin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Tabi ki katledilen iki gazeteci oradaki olan biten doğru bilgiyi aktardıkları için hedef alındılar. Hakikatin sesini kıstırmak isteyenler tarafından katledildiler. Bunun sonucunda arkadaşlarımız tutuklandılar. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. HDK olarak da sonuna kadar özgür basının yanında yer alacağımızı belirtelim. Hepinize geçmiş olsun” diye konuştu.

    “KÜÇÜLMEYELİM, EL ELE VEREREK BÜYÜYELİM”

    HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ise toplumu susturmak için ilk olarak özgür basın emekçilerine yönelik baskı yapıldığını söyledi. Danış Beştaş, şunları söyledi:

    “Cihan Bilgin ve Nazım Daştan’ın katledilmesinden sonra gazetecilerin tutuklanması, Seyhan Avşar’ın tweeti sebebiyle soruşturma açılması, İstanbul Barosu hakkında soruşturma açılması aslında cinayeti örtbas etme girişimidir. Bilgin ve Daştan’ın SİHA ile katledilmesi savaş suçudur. Onlar gazetecidir. Ben de dahil herkes, onları gazeteci kimliği ile tanıyor. AKP iktidarı, meselenin üstünü örtmek için itirazları engellemeye çalışıyor. Bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz. ‘Küçülmeyelim büyüyelim’ çağrısını yapıyorum. Bütün basın kuruluşlarına çağrı yapıyorum, bugün bize, yarın size. Sıranın gelmesini beklemeyelim. Küçülmeyelim ve el ele vererek büyüyelim. İki gazetecinin öldürülmesine ses çıkaramıyorsak yaşamamızın anlamı yok. Sesimizi çoğalttıkça bu baskı düzenine son vereceğiz. Kameraları, kalemleri yere düşmeyecek Ape Musa’nın çocukları, onları bırakmaz. Asla boyun eğmeyeceğiz.”

    “MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAĞIMIZI HER ZAMAN SÖYLÜYORUZ”

    Gazeteciliğin tam anlamıyla “ateşten gömlek giymek” olduğunu belirten Yeni Yaşam Gazetesi çalışanı Mahsun Sağlam, 5 yıl içerisinde 13 gazetecinin katledildiğini ifade etti. Mahsun Sağlam, “Kürt gazeteciler hedef alınarak katlediliyor. Bu saldırıları kabul etmiyor ve bu mücadeleyi bırakmayacağımızı her zaman söylüyoruz. ‘Burada devrim var diyen’ DAİŞ artıklarını çok normal gören bir havuz medyası var. Bunun için Cihan ve Nazım’ın katledilmesi tesadüf değildir. Gözaltı sürecinde savaşın buraya yansımasını gördük. 9 arkadaşımız tutuklandı. ‘Neden dövizleri taşıdınız?’ diye suçlama yönetildi. Biz arkadaşlarımızı anmak için oradaydık, tabi ki dövizleri taşıyacağız, bu suç değildir. Daha cesaretli olmamız gerekiyor. Sarı torba tehditlerine karşı alanlarda daha güçlü hakikati ortaya sermemiz lazım” diye konuştu.

    NE OLMUŞTU?

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve DİSK Basın-İş öncülüğünde bir araya gelen gazeteciler, Türkiye SİHA’sı ile katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için 21 Aralık’ta, Beyoğlu ilçesindeki Şişhane Meydanı’nda açıklama yapmak istedi. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de destek verdiği açıklamaya saldıran polis, 59 kişiyi gözaltına aldı.

    Gözaltına alınanlardan 45 kişi, emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 14 kişi de savcılığa sevk edildi. Savcılık, 14 kişiden 5’ini adli kontrol, 9 kişiyi ise “örgüt propagandası yapmak” ve “2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet” iddiasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. Hakimlik, 14 kişiden 5’inin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, 9’unun ise tutuklanmasına karar verdi. Tutuklama gerekçesi ise ‘Gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in fotoğraflarını taşımak’ olarak gösterildi. Tutuklanan gazetecilerin isimleri şöyle: “Gülistan Dursun, Hayri Tunç, Yeni Yaşam Gazetesi’nden Enes Sezgin, Osman Akın ve Can Papila ile Etkin Haber Ajansı’ndan (Etha) Pınar Gayıp, Mücadele Birliği Gazetesi muhabiri Serpil Ünal.

    İstanbul Barosu hakkında Kuzey ve Doğu Suriye’de haber takip ettiği esnada katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’e ilişkin yaptığı paylaşım nedeniyle soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya gerekçe olarak “Örgüt propagandası yapmak” ile “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” gösterildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDK’nin yeni Eş Sözcüleri Danış ve Kenanoğlu oldu

    HDK’nin yeni Eş Sözcüleri Danış ve Kenanoğlu oldu

    PİRHA – HDK 13. Genel Kurulu ardından yeni Eş Sözcüler Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu oldu.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), “Umutla, direnişle, hep birlikte özgürlüğe” şiarıyla 13’üncü Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.

    Kurulda yapılan konuşmaların ardından HDK Eş Sözcülüğü’ne DEM Parti milletvekili Meral Danış Beştaş ile Ali Kenanoğlu seçildi. İsimlerin açıklanmasının ardından konuşan Ali Kenanoğlu, “2011 yılı başlarında Sabahat Tuncel, Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ile kongre üzerine tartışmıştık. Tabii HDK fikriyatı olması gerektiği gibiydik ve hemen işe koyulduk. Ardından hemen örgütlenmeye başladık. O gün kurduğumuz kongrenin eş sözcüsü olarak çıkmam beni mutlu etti. Herkese başarılar diliyorum” dedi.

    Ardından konuşan Meral Danış Beştaş ise, “HDK bir çatı örgütü olarak iyi işlere imza attı. O yüzden emekçileri geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Yine 1 Kasım Dünya Kobanê Günü idi, onu da selamlıyorum. Bu devrim bir kadın devrimi olarak yer almıştır. HDK’nin örgütlülüğü de en çok kadınlar arasında olacaktır. Kadın her zaman en önde yer alır. Yarın ise 4 Kasım 2016 darbesinin yıl dönümü. Kobanê Kumpas Davası’nda ceza alanlar rehin tutulmaya devam ediyor. Başta Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’a selam olsun. Kobanê’nin bedelini ödetmeye çalışıyorlar. Biz bunun bedelini öderiz ama Kobanê’den vazgeçmeyiz.” ifadelerini kullandı.

    “HDK BU ÜLKEYİ BİRLEŞTİRECEK”

    HDK’nin barışın inşasında oynayabileceği role işaret eden Beştaş, şöyle devam etti:

    “HDK’yi daha çok nasıl büyüteceğimiz vereceğimiz emekle bağlantılı. Tabii şu an bütün hayatımızı etkileyen bir Kürt sorunu var. Kürtlerin varlık meselesi 100’lerce yıldır devam ediyor. Burada HDK’ye düşen rol nedir? Bunun üzerine çok çalışmamız lazım. Barışın Türkiye toplumları tarafından önemsenmesi en çok HDK’ye düşüyor. Halka bu savaş ortamı ve tecridin bize neler kaybettirdiğini anlatmamız lazım. Çünkü karşımızdaki egemen güçler sürekli düşmanlaşmayı ve kutuplaşmayı derinleştiren bir çaba sarf ediyor. Bu çaba sadece sözlü değil, televizyonları, kurumlarıyla ülkeyi bölüyorlar. HDK bu ülkeyi birleştirecek. HDK, birleşerek yola devam etmektir. Onlar algı savaşlarıyla uğraşırken, tecrit devam ediyor. Milletvekilimiz Ömer Öcalan bir ziyaret gerçekleştirdi ama dediğim gibi tecrit devam ediyor. Daha dün disiplin cezası verildi. HDK olarak bu hukuksuzluk rejimiyle, anayasasız rejimle mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz her zaman dediğimiz gibi barışın muhatabı Sayın Öcalan’dır. Bugün söylediğimiz onlar tarafından kabul edildi. Bugün en karşıt partinin başı tarafından Meclis’te bu çağrı yapıldı. Bunlara derinlik vermek ve onurlu bir barışı HDK ile inşa etmek mümkün. Sayın Öcalan, ‘Faşizmin batıda alacakaranlık şeklinde, doğuda ölüm sessizliği şeklinde karanlığa göz yummasına izin vermeyeceğiz’ diyor. Biz de buna izin vermeyeceğiz.

    Biz ortak vatan, demokratik cumhuriyete inanan bir yerden yaklaşıyoruz. Bütün ülkede sözümüz var. Bu ülkeyi hep birlikte demokratikleştirmek için görevimiz var. Kaçınılmaz olan savaş değil, barıştır. Tüm ülkede sessiz bir isyan var ama bu direnişe dönmüyor. Bu sessiz isyanı HDK ile direnişe çevireceğiz. Artık pratik zamanı diyorum.”

    Genel Kurul, faaliyet raporlarının okunmasının ardından sona erdi.

    Kaynak: MA

  • Adalet Nöbeti 21’inci gününde: İtibar hukukla sağlanır

    Adalet Nöbeti 21’inci gününde: İtibar hukukla sağlanır

    PİRHA- Emine Şenyaşar’ın Meclis’e taşıdığı Adalet Nöbeti’nin 21’inci gününde DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş, Şenyaşar’ı ziyaret etti. Beştaş, “En büyük itibarsızlık, adaletsizliktir. İtibar adalet, hukuk ile sağlanır” dedi.

    Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısında eşi ve iki oğlu katledilip, bir oğlu da tutuklanan Emine Şenyaşar’ın, Meclis’e taşıdığı Adalet Nöbeti 21’inci gününde.

    Emine Şenyaşar, tutuklu bulunan oğlu Fadıl Şenyaşar’ın da serbest bırakılma çağrısını yeniledi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Meral Danış Beştaş ile Dilan Kunt Ayan, Şenyaşar’a dayanışma ziyaretinde bulundu.

    İTİBAR NEDİR?

    Meral Danış Beştaş, anne Şenyaşar’ın yıllardır sürdüğü eylemlere dikkat çekerek, “Çok anlamlı bir direniş. Meclis bunun muhatabı değil ise neyin muhatabı olacak? Meclis ne iş yapar?” diye sorarak tepki gösterdi.

    Beştaş, daha önce Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un, “Meclis’in itibarı zedeleniyor” şeklindeki açıklamasını hatırlatarak, “En büyük itibarsızlık, adaletsizliktir. En büyük itibarsızlık zulümdür. En büyük itibarsızlık yargının araçsallaştırılmasıdır. En büyük itibarsızlık katledilen insanlarının faillerinin cezalandırılmamasıdır. İtibar adalet, hukuk ile sağlanır. Halk iradesine saygı ile sağlanır. Böyle gösterişli arabalar, altın varaklarla sağlanmaz. Anne verdiği mücadele ile Türkiye ve dünyaya itibarını gösterdi. İtibar dediğimiz mücadeledir, adalet arayışıdır” ifadelerinde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali sona erdi-VİDEO

    Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali sona erdi-VİDEO

    PİRHA-Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, 2’nci gününde düzenlenen konserle sona erdi. 100 yıldır Kürt halkı üzerinde asimilasyon ve yok etme politikasının sürdürüldüğünü vurgulayan DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Yapılan bütün saldırıların tek amacı Kürt halkını ve kültürünü yok etmek. Bütün saldırılara karşı dimdik ayakta duruyoruz. Şarkılarımız, dilimiz, halayımız, zılgıtımızla direniyoruz” dedi.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 1. Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, 2’nci gününde Millet Bahçesi’nde düzenlenen konserle sona erdi.

    Konsere, Karakoçan Belediye Eş Başkanları Songül Düzgün ile Cafer Oğur, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

    “TÜRKİYE’YE DEMOKRASİYİ GETİRECEĞİZ”

    100 yıldır Kürt halkı üzerinde asimilasyon ve yok etme politikasının sürdürüldüğünü vurgulayan DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Dersim’den Ağrı’ya, Koçgiri’den Roboski’ye, katliamlar hiç bitmedi. Kürt halkı olarak beraberiz. Kimse halkımız üzerinde yeni katliamlar gerçekleştiremeyecek. Yapılan bütün saldırıların tek amacı Kürt halkını ve kültürünü yok etmek. Bütün saldırılara karşı dimdik ayakta duruyoruz. Şarkılarımız, dilimiz, halayımız, zılgıtımızla direniyoruz. Türkiye’ye demokrasiyi bizler ve birlikte mücadele ettiğimiz Türkiye halkları ile birlikte getireceğiz. Yenilgilerinin bir bölümünü aldılar, ama bundan sonraki rauntta tarihten silinip gidecekler. Karakoçan’dayız Mazlumların diyarındayız. Mazlumların yaktığı ateş halen alev alev yanıyor. Bugün Kenan Evrenlerin adı yok ama Mazlumların adı her yerde dalgalanıyor. Utanç onların, gurur bizimdir” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Baran Bozyel, Jinen Kayy-Der, Sipan Xelat, Koma Hevra sahne aldı.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • DEM Parti’den depremin vurduğu Pazarcık’ta dayanışma gecesi-VİDEO

    DEM Parti’den depremin vurduğu Pazarcık’ta dayanışma gecesi-VİDEO

    PİRHA-Pazarcık’ta DEM Pati İlçe Örgütü ‘Özgürlük İçin Örgütleniyoruz’ adı altında dayanışma gecesi yaptı. Mersin DEM Parti Milletvekili Ali Bozan’ın katıldığı dayanışma gecesine ilgi büyüktü. DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan ise yazılı mesaj göndererek, depremde büyük bir dayanışma örneği sergilendiğini belirtti. Eş Genel Başkanlar devletin bölgedeki asimilasyonuna dikkat çektiler.  

    Maraş Pazarcık’ta Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ‘Özgürlük İçin Örgütleniyoruz’ adıyla  dayanışma gecesi düzenledi. Özmer Düğün Salonunda düzenlenen geceye DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ve birçok partili katıldı.

    Depremin en çok etkilendiği ilçede dayanışma mesajı verildi. Annesini kaybettiği için gelemeyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın mesajı okundu.

    “GEÇMİŞTEN BUGÜNE ASİMİLASYON POLİTİKALARI DEĞİŞMEDİ”

    DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın gönderdiği mesajda, “Hepinizin bildiği üzere yakın bir zamanda bu coğrafya büyük bir deprem felaketi yaşadı. Ve depremin yaraları tam olarak sarılamadı. Ne yazık ki deprem dönemi de bize gösterdi ki iktidarın bu bölgeye geçmişten beri uygulamış olduğu ayrımcı ve asimilasyoncu politika doğal afette dahi kendisini gösterdi. Fakat örgütlü kurumlarımız ve partimiz bu anlayışı mahkum ettiler. Büyük bir dayanışma örneği sergilendi. Bu dayanışmada katkısı olan gerek yurt dışında gerek yurt içindeki herkesin emeğine sağlık diyoruz. Maraş, Kürt kültürü ve Alevilik inancı açısından önemli bir merkezdir. Geçmişten geleceğe bir köprü olmak, kültürümüzün, dilimizin ve inancımızın kaybolmaması için partimizin ve kurumlarımızın örgütlülüğünü büyütelim diyoruz, hepinizi tekrar sevgiyle selamlıyoruz” denildi.

    DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş da rahatsız olduğu için bulanamadığını belirterek, yazılı bir mesaj gönderdi. Beştaş, “Şüphesiz geçtiğimiz kış yaşadıklarınız, hiçbirimizin unutamayacağı bir hadise olarak kaldı hem aklımızda hem yüreğimizde. Dayanışmayla, mücadeleyle, umut ve inat ile yaraları sarmaya devam ediyorsunuz. İnancın ve dayanışma ruhunun olduğu her yerde geleceğe umutla bakmak mümkün ve siz bunu başardınız” diye belirtti.

    27. Dönem HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da tedavi gördüğü için gelemeyince sesli bir mesaj iletti. Tuğrul, “Biz birlikte güç olursak ülkemizde güç olur. Bu dayanışmaya güç veren herkese selamlarımı yolluyorum” dedi.

    “DEPREMDE DEVLET YOKTU”

    Depremin üzerinden 1.5 sene geçtiğini ve sorunların hala çözülmediğini belirten DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan da “Depremde yaşamını yitiren bütün canlarımızı rahmetle anıyorum. Depremin acısını o enkazları gören bilir. Bu ülkede 85 milyon insan şu açıyı gördü. Devlet yoktu, bir devletsizlik söz konusuydu. Milletin dayanışmasıyla bu acıyı atlatabildik. Deprem paralarını sorduk ama bugüne kadar bu iktidar bu konuyla ilgili bir cevap vermedi” dedi.

    Ülkenin troller tarafından yönetildiğini söyleyen Bozan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği zaman bir tuşla istediği kararı verdiğini, şimdi bir tuşla da Mersin’de halay çeken Kürtleri gözaltına aldırdığına tepki gösterdi. Bozan, “Kürtçe müzikle halay çeken gençleri gözaltına aldılar. Sonra ölürüm Türkiyem mesajını dinlettiler. Bu bize 80’li yıllardaki işkenceleri anlatıyor” ifadesinde bulundu.

    “ALEVİ YURTTAŞLAR BOZKURT İŞARETİNİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLİYOR”

    Hükümetin Alevi politikalarına da değinen Bozan, şöyle devam etti:

    “Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Cemevi Başkanlığı açtı. Biliyorsunuz bu kurumun amacı Alevileri asimile etmek. Alevi yurttaşlarımız bunu biliyordu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kurum geçen günlerde bir gezi düzenledi. Geziden bir fotoğraf paylaşıldı. Fotoğrafta bozkurt işareti yapıldı. Alevi yurttaşlarımız o işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Nereden biliyoruz; Sivas’tan biliyoruz. Madımak’ta canlarımız yakılırken o bozkurt işareti yapıldı. Maraş’ta, Çorum’da Aleviler katledilirken üç hilal resmi çiziliyordu. İşte Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği etkinlik tam da buydu.”

    “HIRSIZ DEDİĞİM İÇİN LİNÇ GİRİŞİMİNE UĞRADIM”

    TÜİK’in enflasyon açıklamalarına da değinen Bozan, “TÜİK enflasyon verilerini düşük açıklıyor. Düşük açıklıyor ki emekli, memur, asgari ücretli zamlarını da düşük alsın. İşte bunun adı nedir? Bunun adı hırsızlıktır. Bunu mecliste açıkladığım için linç girişiminde bulundular. Çünkü artık mızrak çuvala sığmıyor. Biz DEM Parti olarak tüm bu gerçekleri sokaklarda, mecliste dile getirdiysek bundan sonra da dile getireceğiz. Bizim geldiğimiz gelenekte geri adım yoktur” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından deyişler okundu, sonrasında ise halaylar çekildi.

    PİRHA/MARAŞ

     

     

  • ‘AKP’nin savaş ve sömürü politikaları çöktü’

    ‘AKP’nin savaş ve sömürü politikaları çöktü’

    PİRHA- DEM Parti’nin İBB Eş Başkan Adayları Murat Çepni ve Meral Danış Beştaş seçim sonuçlarına dair konuştu. Çepni, “AKP iktidarının 20 yıllık savaş ve sömürü politikaları çöktü” derken, Beştaş ise “İmamoğlu ‘bu oylar benim’ demesin sakın. Sadece onun oyları değil, AKP’yi cezalandırmak isteyen Kürt halkımızın oylarıdır” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Eş Başkan Adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni, yansıyan seçim sonuçlarına ilişkin partilerinin İstanbul İl Örgütü binasında basın toplantısı yaptı.

    ÇEPNİ: AKP KAYBETMİŞTİR

    Toplantıda konuşan Murat Çepni, “AKP kaybetmiştir” diyerek sözlerine başladı.

    AKP’nin 20 yıllık savaş ve sömürü politikalarının çöktüğünü söyleyen Çepni, “Kazanan halklarımızın değişim ve çözüm isteği olmuştur. Kazanan kayyım gaspı ve politikalarına karşı Kürt halkımız olmuştur. Tüm baskılara rağmen Kürt coğrafyasında tüm kayyımlar çökmüş ve kayyımlar bir kez daha saraya gönderilmiştir. Aynı zamanda bugün AKP etrafına kümelenen sermaye odakları kaybetmiştir. Açlıkla, yoksullukla mücadele eden halklarımız bir kez daha bunun en güçlü tepkisini ortaya koymuşlardır. Aynı zamanda kadın cinayetlerine ve şiddetine karşı, emeklileri açlığa mahkûm eden, doğa katliamlarının uygulayıcısı partiler ve en başta da Kürt sorununda çözümsüzlük ve savaş politikalarında ısrar edenler çökmüştür” dedi.

    Adaylıklarının ilk gününden bu yana İstanbul’da yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Çepni, “Seçim çalışmaları boyunca Kürt kenti olan İstanbul’da, Kürt halkının taleplerini, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini gündemleştirdik. 1 Mart’ta açıkladığımız seçim deklarasyonumuzda İstanbul yerelinde sorunları ve çözüm önerilerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyduk. Bu iyi anlaşılmalıdır ki sonuçlar yapısal sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. Tüm halklarımız bu yanılgılardan uzaklaşmalıdır. Bunun mutlak bir kurtuluş olduğunu anlatsalar da bu sorunlarımızın çözüldüğü anlamına asla gelmez. Bu sonuçlar çok büyük bir şekilde emek ve demokrasi güçlerinin DEM Parti etrafında kenetlenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu değişim isteğinin ancak ve ancak örgütlü ve demokratik bir mücadele ile başarıya ulaşabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu bir adımdır ve bunun çok iyi anlaşılması gerekmekte” ifadelerini kullandı.

    BEŞTAŞ: İMAMOĞLU BU OYLAR BENİM DEMESİN

    Meral Danış Beştaş ise seçimlerde ortaya çıkan genel tabloda DEM Parti’nin kazandığını ifade etti.

    Beştaş, “Bütün İstanbul’da sanki sadece iki aday yarışıyormuş gibi bilinçli yaratılan bir algı vardı. Bu süreçte partimize çok büyük bir sansür ve ambargo uygulandı. Tabi ki bütün İstanbullular da bu seçim kampanyasını gördü. Salt DEM Parti seçmeni değil, genel seçmen buna ilişkin bir karar verdi. DEM seçmeni de bu konuda AKP’yi cezalandırmak istedi. İstanbul’da ortaya çıkan sonuç budur. Yani İmamoğlu ‘bu oylar benim’ demesin sakın. Oylar sadece onun değil. Bizim seçmenimiz de verdi, çünkü AKP’yi cezalandırmak istedi. ‘Sahte seçmen’ diye nitelendirdiğimiz binlerce seçmenin aynı okullarda oy kullanması, Kurdistan coğrafyasında yaşananlar, İstanbul’daki seçmenin oyunu doğrudan belirledi” diye konuştu.

    “KÜRTLERİ HANGİ SİLAHLA VURAYIM PROPAGANDASI BÖYLE CEVAP BULDU”

    Beştaş, şunları kaydetti:

    “Seçmenlere tek tek kayyım atandı ve sandıktan kayyım çıkarılmak istendi ama Kürt halkı Kürt illerinde buna çok büyük bir cevap verdi. En çok sahte seçmenin taşındığı illerde, Kürt halkı en büyük cevabı verdi. Biz İstanbul’da kaybetmedik. Oy oranımıza göre üçüncü sıradayız. Çünkü seçmenlerimizin neden gittiğini ve neden zorlandığını çok iyi biliyoruz. Biz seçmenlerimizle birlikte İstanbul çalışmalarını yakından takip edecek ve izleyeceğiz. Bu konuda DEM Parti kazandı diye düşünüyorum. AKP, Kürt halkına savaş açarken seçimde kaybetti. AKP seçim boyunca Kürt halkını hangi silahla vurayım diye düşündü ama Kürt halkı bunu gördü ve buna cevap verdi. Evet, Kürtleri hangi silahla vuracağının propagandası böyle cevap buldu. Aldığımız oy oranını bir önemi olmayacak demiştim. Aslında bizim seçmenimizin stratejik oy kullanmakta ne kadar mahir olduğunu ve ne kadar ölçülü olduğunu bir kez daha gösterdi. Böyle bir denklem olmasaydı bizim oyumuz asla bu değildi.

    “DEĞİŞİM İSTEYENLER KAZANDI”

    Evet, bu sonuçla emekliler, Kürt halkı, yoksullar, işsizler, değişim isteyenler kazandı. Bir kaybeden var, o da AKP-MHP iktidarı. Biz DEM Parti olarak sadece Kürdistan coğrafyasında değil, Türkiye’nin her yerinde varız. Mücadeleye devam edeceğiz. 3’üncü yol stratejimiz kazandı ve biz bundan sonra onların deyimiyle sıkıştırılmak istenen bir yerlerde olmayacağız. Her yerde olmaya devam edeceğiz ve kâbus olmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Beştaş’tan ‘Sandıkları terk etmeyin’ çağrısı

    Beştaş’tan ‘Sandıkları terk etmeyin’ çağrısı

    PİRHA – DEM Parti İBB Eş Başkan Adayı Meral Danış Beştaş, oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandık görevlilerine, sandıkları terk etmeyin çağrısı yaptı. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eş Başkan Adayı Meral Danış Beştaş, oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandık görevlilerine çağrı yaptı. X hesabından paylaşım yapan Beştaş, “Sevgili sandık kurulu üyelerimiz ve müşahit arkadaşlar; Oy sayımını izleyerek, ıslak imzalı tutanakları teslim almadan sandıkları terk etmeyelim. Genel merkezimizin çağrıları dışında hiç bir bilgiye itibar etmeyelim. Oy sayımı ve sonuçlarla ilgili tespit ettiğiniz usulsüzlükler hakkında itiraz ederek, itirazımızı tutanak altına alalım” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İBB Adayları Beştaş ve Çepni CAN TV’de açıkladı: Aleviler doğrudan yönetimin içerisinden yer alacak-VİDEO

    İBB Adayları Beştaş ve Çepni CAN TV’de açıkladı: Aleviler doğrudan yönetimin içerisinden yer alacak-VİDEO

    PİRHA – DEM Parti İBB Eş Başkan Adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni, CAN TV’nin konuğu oldu. Yerel yönetim anlayışlarında Alevilere yönelik politikalarını açıklayan adaylar, “20 milyonu Aşkın Alevi yurttaşının olduğu bir ülkede halen cemevlerine ibadethane statüsü verilmiyor. Bizim belediyemizde Aleviler doğrudan yönetimin içerisinden yer alacak. Kuracağımız inanç meclisleri ile kendisi için bir şey talep eden değil, doğrudan özne olacak biçimde bunu inşa edeceğiz” vurgusunu yaptı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Adayları Meral Danış Beştaş ile Murat Çepni, CAN TV‘de Attila Taş‘ın sunduğu Yerel Seçim 2024 programında canlı yayınında yerel yönetime dair planlarını, projelerini anlattılar.

    “20 MİLYON ALEVİ VAR AMA CEMEVLERİ YASAL DEĞİL”

    Meral Danış Beştaş, Kürt meselesinin yanı sıra Alevi meselesinin de ülkenin en temel meselelerinden biri olduğunu vurguladı. Beştaş, açıklamalarında hükümetin Alevi sorununa bakışını eleştirerek şunları söyledi:

    “Hükümetin, Alevilere, diğer inançlara yaklaşımı temel problem alanlarından biri. Türkiye’de inanç özgürlüğünün ve farklı kimliklerin özgürlüklerinin olmadığını, bu yaklaşımın demokrasiyi temelden ortadan kaldırıldığını söyleyebilirim. Geçmişle yüzleşmenin, mutlak suretle geleceği daha demokratik bir şekilde yaşamak açısından hayati buluyoruz. Bu ülkede Kürt kimliğinin halen dil haklarının bile kabul edilmediği, sadece seçim dönemlerinde hatırlandığı, kimliklerinin reddedildiği bir Türkiye demokratik olamaz. Ya da 20 milyonu Aşkın Alevi yurttaşının olduğu bir ülkede halen cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesi, Aleviliğe sadece tırnak içerisinde söyleyelim, ekonomik olarak yaklaşılması, Kültür Bakanlığı içerisinde bir daire ile farklı bir statüde yer vermekle Türkiye’de tabii ki demokrasiden söz edemeyiz.”

    “TALEPLERİMİZLE YÖNETİMDE YER ALMAYI BEKLİYORUZ”

    İBB Eş Başkan Adayı Murat Çepni ise yaptığı açıklamalarda DEM Parti programının hayata geçirilmesi durumunda Alevilerin doğrudan belediye yönetiminde yer alacağını söyledi. Mahalle ve kent meclislerinin önemine dikkat çeken Çepni, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Biz ‘halkımızla birlikte yöneteceğiz’ dedik. Dolayısıyla yerel yönetimde bunu çok somut olarak vaat ediyoruz. Örneğin Alevi inancımız açısından da aynı şey söylenebilir. Aleviler yerel yönetimler açısından bir renk olarak kabul edilmeyi elbette istemiyorlar. Aynı şekilde Kürtler de bir renk olarak kabul edilmek istemiyorlar. Kendi inançları, kültürleri, tarihleri ve talepleri ile yönetimde var olmalılar. Örneğin bizim belediyemizde Alevi halkımız doğrudan yönetimin içerisinden yer alacak. Kuracağımız inanç meclisleri ile dolayısıyla orada sadece kendisi için bir şey talep eden değil, doğrudan özne olacak biçimde bunu inşa edeceğiz. Dolayısıyla farkımız bu. Ama şu an nasıl tartışılıyor bir bakın. Sanki siyaset bir iyi niyet, bir güler yüz meselesiymiş gibi değerlendiriliyor. Alevileri severiz Kürtleri severiz… Mesele bu değil. Dolayısıyla kimse kimseden iyi niyet, güler yüz falan beklemiyor. Ne bekliyoruz? Bizler doğrudan kendi taleplerimizle yönetimde yer almayı bekliyoruz. Dolayısıyla bizim çok mükemmel insanlar olduğunuz için değil, çok sevgi dolu olduğumuz için de değil, kimsenin buna da ihtiyacı yok. Kimse bize o açıdan sonsuz bir güven duymak zorunda da değil ama ne olması lazım? Bu meseleyi garanti altına alacak şey bu sistemi kurmaktır. İşte meclislerimiz bunun en temel araçlarıdır. Bu meclisler vasıtasıyla halkımız kendisini yerel yönetimde bulacaktır. Bizim demokratik yönetim, halkçı yönetim, yerel yönetimden kastettiğimiz kabaca bunlardır.”

    Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Beştaş: Ankara, Gültan Kışanak’tan daha güçlü bir aday bulamaz-VİDEO

    Beştaş: Ankara, Gültan Kışanak’tan daha güçlü bir aday bulamaz-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti İBB Eş Başkan Adayı Meral Danış Beştaş, Kürt siyasetçi/ Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak’ın bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. Beştaş, “Ankara Gültan Kışanak’tan daha güçlü bir aday bulamaz, tercihini Gültan abladan yana koymalı. Hem kadınlar için hem Ankara için hem de Türkiye siyaseti için çok önemli bir şahsiyet” dedi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM) Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Eş Başkan adayları Murat Çepni ve Meral Danış Beştaş İstanbul’da seçim ziyaretlerine devam ediyor.

    Garip Dede Dergahı ziyareti sırasında PİRHA’ya konuşan Beştaş, 7 yıllık uzun tutukluluk süresi dolmasına rağmen hukuksuzca cezaevinde tutulan ve Alevi kadınlar için Ankara’da yeni bir umut yeşerten Gültan Kışanak’ın seçim kampayasına güç vermeye devam edeceklerini ifade etti.

    Beştaş, “Gültan Kışanak şu anda iktidarın rehinesi konumunda. Kandıra’da tutuluyor ve 7 yıllık tutukluk süresini çoktan aşmış bulunuyor. Bu süre olmasa bile Gültan Kışanak’ın da diğer bütün arkadaşlarımızın da tek bir gün cezaevinde kalması için sebep yoktur. Kışanak’la çok uzun yıllar birlikte çalıştım. Aramızda çok güçlü bir dayanışma ve iletişim var avukatlar aracılığıyla. Ankara Gültan Kışanak’tan daha güçlü bir aday bulamaz, tercihini Gültan abladan yana koymalı. Hem kadınlar için hem Ankara için hem de Türkiye siyaseti için çok önemli bir şahsiyet. Dostumuza, yoldaşımıza, Kandıra’ya binlerce selam gönderelim” dedi.

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL 

  • DEM Parti İBB adayları Beştaş ve Çepni, Garip Dede Dergahı’nı ziyaret etti- VİDEO

    DEM Parti İBB adayları Beştaş ve Çepni, Garip Dede Dergahı’nı ziyaret etti- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti İBB Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni, Garip Dede Dergahı’nı ziyaret etti. Yurttaşların Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı hatırlatması üzerine Beştaş, “Bizler bu yapıyı biliyoruz, asla varlığını kabul etmiyoruz”dedi. Beştaş ve Çepni, Alevileri mücadelede yalnız bırakmayacaklarını vurguladılar. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM) Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni Garip Dede Dergahı’nı ziyaret etti.

    DEM Parti İBB Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni’yi Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Veli Büyükşahin ve beraberindeki heyet karşıladı.

    Beştaş ve Çepni, Garip Dede Türbesine niyaz etti. Lokmalar pay edilmeden önce yurttaşlar ile bir araya gelen Beştaş ve Çepni, Alevilerin, cemevlerinin yasal ibadethane statüsünü alması ve eşit yurttaşlık talepleri için ortak mücadele etmek gerektiğini belirtti.

    “SESSİZ KALMAMIZ BEKLENMEMELİ”

    İlk sözü Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat aldı. Fırat, 2024 yılında hala daha cemevlerinin ibadethane olarak görülmediğine dikkat çekerek “Bu durumu iktidarın bir ayıbı olarak görmek gerekiyor. Yargı kararları tanınmıyor, cezaevlerinde binlerce insan var. Bu ülkede bu kadar adaletsizlik, haksızlık varken bizlerden sessiz kalmamız beklenmemeli” dedi.

    ÇEPNİ: ALEVİLERİN YAŞADIĞI SORUNLARI BİLİYORUZ

    DEM Parti İBB Eş Başkan Adayı Murat Çepni ise “Alevi canların yaşadığı sorunları biliyoruz. Bu sorunlara karşı da bir direniş var. Bu direniştir ki Alevileri susturmaya, zaptetmeye çalışanların başarısızlığın en temelidir. Bizlere yalnızca seçimin değil bütün demokrasi taleplerimizin mücadelesini veriyoruz. Dilimize, kültürümüze, inancımıza sahip çıkmak ve hakim kılmak için yürüttüğünüz çalışmaların ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

    BEŞTAŞ: MÜCADELEDE YALNIZ DEĞİLSİNİZ

    DEM Parti İBB Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş da şunları ifade etti:

    “Cemevlerinin ibadethane olduğunu herkes gibi onlar da çok iyi biliyor. Bu statünün asıl sahibi sizlersiniz. Biz onları ve bu düşünceyi tanımıyoruz. Alevi toplumunun bu ülkede ötekileştirilen, zulme maruz kalan en önemli toplumsal kesim olduğunu biliyoruz. Sizlerle beraber bu mücadelenin bir yerinden tutmaya çalışıyoruz. Bu mücadelede yalnız değilsiniz. Biz sizlerle birlikte yürüyeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da on binler Newroz ateşini yaktı- VİDEO

    İstanbul’da on binler Newroz ateşini yaktı- VİDEO

    PİRHA- 2024 İstanbul Newroz’u on binlerce yurttaşın katılımı ile Yenikapı’da gerçekleşti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan  “Sizler bugün burada genciyle, kadınıyla, her milletten ve inançtan insanımızla birlikte bir kez daha bitmediğimizi, yok olmadığımızı, tükenmediğimizi aksine güçlendiğimizi, büyüdüğümüzü, güçlü olduğumuzu dosta da düşmana da kanıtladınız” dedi.

    15 Mart’ta Elazığ’da başlayan Newroz kutlamaları 21 Mart’ta Diyarbakır’da son bulacak. Bugün ise 15 farklı kentte Newroz ateşi yanacak. Bu kentlerden biri de İstanbul. İstanbul’da binler Yenikapı miting alanında bir araya geldi.

    2024 İstanbul Newroz’u Halkların Eşitlik ve Demokrasi(DEM) Partisi İstanbul İl Eş Başkanları Gonca Yangöz ve Murat Kalmaz’ın konuşmaları ile başladı. Yangöz, “Başta Kürt halkı olmak üzere ezilen, sömürülen, yok sayılan bütün halkların direniş bayramı Newroz kutlu olsun. Newroz pîroz be” sözlerini kullandı. Murat Kalmaz da, “Tüm Türkiye halklarının Newroz bayramı kutlu olsun. Bu Newroz, özgürlük Newroz’udur. Kürt halkı zafere yakındır. Bugün yine yüz binlerle özgürlüğü haykırıyoruz. Kürtler ile savaşmayı bırakın, barışı sağlayın. Bu sistem Kürt halkını bitirmek, kazanımlarını boşa çıkarmak istiyor. Ama biz dün de söyledik bugün de söylüyoruz, baskı ve zulüm karşısında geri adım atmıyoruz” vurgusunu yaptı.

    “HORONLA HALAYIN KARDEŞLİĞİNİ KURMAK İÇİN BURADAYIZ”

    Barış ve Adalet Anneleri’nin selamlamasının ardından İstanbul’un Newroz ateşi yakıldı. Ardından DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediye(İBB) Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni konuşmalarını yaptı. Murat Çepni “Horonla halayın kardeşliğini kurmak için buradayız. Halklarımızın tarihi mücadele tarihidir. Hepimiz burada Kawa olacağız. Selo’ya, Figen’e Sabahat’a, Gültan’a özgürlük. Bizler onlara verdiğimiz sözler için mutlaka kazanacağız. DEM parti bu coğrafyada bütün ezilen halklarımızın partisidir.”dedi. Çepni, “Kendimize oy vermeye hazır mıyız diye sorarak” DEM Parti’ye verilen her oyun savaş ve işgal politikalarına karşı atılmış bir yumruk olduğunu belirtti.

    “BİZ KAZANACAĞIZ”

    Meral Danış Beştaş ise anadilde başladığı konuşmasının devamın Türkçe olarak şöyle tamamladı:

    “Hakkari‘de Ağrı’da Diyarbakır’da bize laf söyleyip gelip burada şirinlik yapamazsınız. Sizin iki yüzlülüğünüze karnımız tok. Bu seçimde kırmızı kart gösteriyor muyuz onlara? kendi partimizin etrafında kenetlenmemiz gerektiğini her fırsatta söylüyoruz ve mutlaka gidin oyunuzu kullanın diyoruz çünkü hırsızlık yapıyorlar. Onlar irade hırsızı. Onlar kaçak seçmenlerle Ağrı, Bitlis, Siirt’i almaya çalışıyor ama biz buna izin vermeyeceğiz. Biz başaracağız, biz kazanacağız, mutlaka kazanacağız arkadaşlar.”

    “BU YÜZYIL KÜRDÜN VE ALEVİNİN EŞİT YURTTAŞ OLDUĞU BİR YÜZYIL OLACAK”

    Program, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın konuşmaları ile devam etti. Bakırhan kitleyi selamladıktan sonra şunlara değindi:

    “Merhaba emeği ile barışı var eden halklarımız. Sizler bugün burada genciyle, kadınıyla, her milletten ve inançtan insanımızla birlikte bir kez daha bitmediğimizi, yok olmadığımızı, tükenmediğimizi aksine güçlendiğimizi, büyüdüğümüzü, güçlü olduğumuzu dosta da düşmana da kanıtladınız.

    Kürt meselesi 100 yıl daha ret, inkar ve asimilasyon politikalarıyla ötelenemez. Bugün İstanbul’da bu alanda Kürtler, çözümün gücünü, çözümün muhatabını, çözümün çalışanlarına emekçilere ve onların taleplerini çok net şekilde ortaya koydu.İkinci yüzyıl Kürt yüzyılı olacak.  İkinci yüzyıl demokrasinin cezaevindeki yoldaşlarımızın özgürleştiği, Türkiye’de Kürt sorununun demokratik yollarla çözüldüğü, Kürdün Alevi’nin eşit yurttaş olduğu, bir yüzyıl olacaktır.”

    “YAŞASIN DİRENİŞİMİZ”

    Devamında konuşan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir ise “ Newroz’un tarihsel direniş ruhu ve yolumuzu aydınlatan ateşiyle hepinizi selamlıyorum. Nerede bir zulüm, yok sayma varsa Kürt halkının direniş gerekçesidir. Halepce Katliamı’nın 36. yılında aynı anlayıs Kürtlere, kadınlara, düşman. Bunlar gençlere düşman, emekçilere, Alevilere düşman. Bu Newroz birlik ve mücadele ateşini yükselttiğimiz bir Newroz olacak, yaşasın direnişimiz.” dedi.

    Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan’ın selamlamaları ve Newroz kutlamasının ardından halaylarla son buldu.

     

  • Küçükçekmece’de DEM Parti kadın seçim bürosu açıldı – VİDEO

    Küçükçekmece’de DEM Parti kadın seçim bürosu açıldı – VİDEO

    PİRHA- Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’nde DEM Parti İBB Eş Başkan Adayı Meral Danış Beştaş’ın katılımıyla kadın seçim bürosu açıldı. Beştaş, açılış konuşmasında “Unutmayın, DEM’e verdiğiniz her oy barışa verilen bir oydur. Bunu asla unutmayın” dedi.

    31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçim çalışmaları birçok ilde tüm hızıyla devam ederken İstanbul Küçükçekmece’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) kadın seçim bürosu açılışı yapıldı.

    Açılışa DEM Parti İstanbul Eş Başkan Adayı Meral Danış Beştaş‘ın yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

    “BİZİM ARKADAŞLARIMIZ BU İKTİDARIN REHİNELERİDİR”

    Açılışta konuşan Beştaş, şunları kaydetti:

    “Kimse bize akıl vermesin. Biz kendi yolumuzda yürürken yaşadığımız baskının da zulmün de farkındayız. Bizim arkadaşlarımız demokratik siyaset yaptıkları için sekiz yıldır hapishanede tutuluyorlar. Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayımız Gültan Kışanak, tutuklandığında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayımızdı. Buradan Gültan Kışanak’a binlerce selam olsun. Tutukluluk süresi dolduğu halde hala özgürlüğüne kavuşamadı.
    Arkadaşlarımız bu iktidarın rehineleridir. Bizim arkadaşlarımıza da, bütün siyasi mahpuslara da tecrit kalksın diye açlık grevine giren düşünce suçlularına da sahip çıkmamız gerekiyor. Unutmayın DEM’e verdiğiniz her oy barışa verilen bir oydur. Bunu asla unutmayın.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Beştaş ve Çepni İstanbul’da basınla buluştu: Bize oy verilmesini istiyoruz – VİDEO

    Beştaş ve Çepni İstanbul’da basınla buluştu: Bize oy verilmesini istiyoruz – VİDEO

    PİRHA-DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni Taksim Hill Otel’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Seçim çalışmalarında yoğun bir ilgi olduğunu ifade eden Meral Danış Beştaş, “izce biz Türkiye’de en ciddi muhalefeti yapan ana muhalefet partisiyiz. Birilerine oy verilmemesini söylemiyoruz, bize oy verilmesini talep ediyoruz. Bu seçimde kaybettirme veya kazandırma gibi bir stratejimiz yok” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni Taksim Hill Otel’de kahvaltılı basın toplantısı düzenledi.

    Toplantıya DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, DEM Parti İl Eş Başkanı Gonca Yangöz’ün yanı sıra çok sayıda basın mensubu katıldı.

    “YEREL DEMOKTRASİYİ GÜÇLENDİRMEK İSTİYORUZ”

    DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Murat Çepni, seçim deklarasyonlarının tartışılmaya açık olduğunu belirtti.

    DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adayı Meral Danış Beştaş ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Kampanyamız 2 haftayı aşkın bir süredir devam ediyor. İstanbul’a dair, kampanyamıza dair geniş beyanlarımız oldu. Bizi bizden duyun istedik. Türkiye’nin hemen hemen birçok yerinde adaylarımızı çıkardık. Yerel demokrasiyi güçlendirme iddiamızla alanlarda olacağız. Bazı yerlerde ‘Kent uzlaşısı’ temelinde giriyoruz.”

    Basın toplantısı açılış konuşmalarının ardından soru-cevap bölümüyle devam etti.

    DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni’nin gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    “SEÇİM ÇALIŞMALARIMIZA YOĞUN BİR İLGİ VAR”

    Seçim çalışmalarında yoğun bir ilgi olduğunu ifade eden Meral Danış Beştaş, “Bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yarışıyor olmamız büyük bir destekle de karşılanıyor. 14-28 Mayıs sonrası en geniş tartışma platformunu yaratan partiyiz. Halkımızın seçimde var olmamız yönünde yoğun bir talebi vardı. Bugün Kürt illerine kayyum atanıyor ancak yarın Türkiye’nin her yerine sirayet eder. Kayyumlara gelene kadar seçmen taşımaları var. Halk iradesini gasp edecek insanları bölgeye taşıyorlar. Geniş bir kent uzlaşımız yok. Kent uzlaşısı yaklaşımımız sadece İstanbul’a ilişkin değil ancak Esenyurt dışında bir kent uzlaşımız yok. Biz yerel demokrasiyi, yerinden yönetimi çok önemsiyoruz. Esenyurt ile Mersin bunu yakaladı ancak Adana ile İzmir bunu yakalayamadı. Bizim kadın perspektifimiz sadece kadınların savunduğu bir perspektif değil. Diğer partilerin kadına yönelik ayrımcılıkta, şiddette, kadınların siyasetteki temsillerini çok eksik buluyoruz. Biz yüzde 50 kotasını hayata geçiren partiyiz. Diğer partiler buna erişemedi, İstanbul bir kadın kenti olacak. Bizce biz Türkiye’de en ciddi muhalefeti yapan ana muhalefet partisiyiz. Birilerine oy verilmemesini söylemiyoruz, bize oy verilmesini talep ediyoruz. Bu seçimde kaybettirme veya kazandırma gibi bir stratejimiz yok” dedi.

    “DEPREM KONUSUNDA SON DERECE HAZIRLIKLIYIZ”

    Türkiye’de seçim yapma tarzının değişmesi gerektiğini vurgulayan Murat Çepni ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Demokrasi halkla birlikte yönetmektir. İstanbul aynı zamanda halkların, kadınların, işçilerin kenti. İstanbul bir şantiyeye, İstanbul Belediyesi de bir şirkete dönüştürülmüş durumda. O yüzden İstanbul kâr mantığıyla yönetilemez. Halkların dilini ve tarihini yeniden ayağa kaldırabileceği bir kent mümkün. İnsanların bu kentin organik olarak bileşeni olmak durumunda. İddia ediyoruz ki bu sadece DEM Parti’de var. Bu coğrafyada atılan her adım deprem gerçeğini dikkate alarak atılmalıdır. İstanbul ve Türkiye’de depremle alakalı atılan tek bir adım yok. İstanbul deprem karşısında savunmasız. Deprem öldürmüyor, depremin kendisini felakete dönüştüren şey 6 Şubat depremlerinde de görüldüğü gibi iktidarın kendisi. Biz deprem konusunda son derece hazırlıklıyız. Eğer bütçeyi depremin sorumlusu olan şirketlere hortumlatmaz, halka ve doğaya harcarsanız sorun olmaz. 1 Nisan’dan sonra olacakları şu an da yaptıklarımız belirleyecek. AKP’nin savaştan beslendiğini bildiğimiz üzere temel politikalarda biz bir değişim örgütleyemezsek 1 Nisan’dan sonra da bir değişim bekleyemeyiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da ve İzmir’de gözaltına alınanların serbest bırakılması istendi- VİDEO

    İstanbul’da ve İzmir’de gözaltına alınanların serbest bırakılması istendi- VİDEO

    PİRHA – 27 Şubat’ta İstanbul’da ve İzmir’de yapılan ev baskınlarında Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Partizan üyelerinin gözaltına alınması protesto edildi. 

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) İstanbul’daki Genel Merkezi binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni ile ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü’nün yanı sıra HDK, Kaldıraç ve Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TİD) üyeleri katıldı.

    “HAPİSHANELER ÜZERİNDEN TOPLUM TESLİM ALINMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Toplantıda ilk olarak konuşan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, eşitlik, özgürlük ve hak talep edenlere dönük özellikle 2015 yılında devreye konulan “Çöktürme Planı” ile “faşist” bir saldırı furyasının başlatıldığını belirtti. Tümüklü, “Aslında kendi içerisinde bu operasyonların bir hedefi var. 2016’da itirafçı saldırısıyla başladığında örgütlü mücadeleyi dağıtmaya çalışan, örgütlü mücadelenin içini boşaltmayı amaçlayan bir saldırı furyası vardı. Bugün yeni bir furya var. Bu furya 2016’dan bu yana cezaevlerindeki tutuklu yakınlarına, yoldaşlarına ziyarete giden insanların yargılandığı bir furya. 25 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecrit politikasında deneyim kazanan faşist rejim bugün gelinen aşamada hapishaneler üzerinden toplumu teslim almayı düşünüyor” diye belirtti.

    Tümüklü, tecrit ile sol sosyalist kesimlere dönük saldırılara karşı daha güçlü örgütlenerek, mücadele edeceklerinin altını çizdi.

    “BUGÜNE KADAR İRADEMİZİ KIRAMADILAR, KIRAMAYACAKLAR”

    Ardından söz alan SKM MYK Üyesi Leyla Can ise şunları ifade etti:

    “8 Mart öncesi yapılan bu saldırıların özel ve kadın özgürlük hareketine olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu toprakların en güçlü hareketlerinden biri olan kadın özgürlük mücadelesini bastıramayan erkek egemen devlet saldırılarını arttırarak kadın özgürlük mücadelemizi bastırmaya çalışıyor. Buradan bir kez daha belirtelim, bugüne kadar bu iradeyi kıramadılar, bundan sonrada kıramayacaklar.”

    “SİYASİ OPERASYONDUR”

    Ardından konuşan DEM Parti İBB adayı Meral Danış Beştaş, DEM Parti PM üyesi Sıtkı Güngör’ün gözaltına alındıktan sonra iktidara yakın medya tarafından hedef haline getirildiğini belirterek,“Yandaş medya Sıtkı Güngör arkadaşımız hakkında yargılamayı yaptı, soruşturmayı bitirdi ve hükümlü hale getirdi. Hakkında henüz hüküm olmadan, daha gözaltında iken iktidar yanlısı medya tarafından Sıtkı Güngör ‘yasadışı örgüt üyesi’ ilan edildi. Bu kendi hukuklarına saygı duymayan, kendi anayasalarını çiğneyenlerin yeni yöntemi ve maalesef uzun süredir bu yöntem kullanılıyor. Yaşanılanlar siyasi operasyondur. Halkımızla olmaya ve bu mücadeleyi yürütmeye devam edeceğiz. Gözaltına alınan Ezgi Gürbüz ve Sıtkı Güngör seçim çalışmalarını yürüten arkadaşlarımızdı. O yüzden bu gözaltılar seçim çalışmalarımızı da engellemeye dönüktür” dedi.

    “BU SİSTEMATİK İŞKENCEDİR”

    Ardından gözaltı esnasında polis şiddetine maruz kalan SGDF üyesi Mazlum Ortaç söz alarak şunları belirtti:

    “Bu sistematik işkencedir, daha önceki süreçlerde de arkadaşlarımıza uygulandı. Faşizm, bu işkencelerle diz çökmemizi istiyor. Ama onlara boyun eğmeyeceğimizi ve irademizi kıramayacaklarını söylüyor, birleşik devrimci gençlik mücadelesini büyüteceğimizi belirtiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Aleviler demokrasi mücadelesinde önemli bir güç’-VİDEO

    ‘Aleviler demokrasi mücadelesinde önemli bir güç’-VİDEO

    PİRHA- Koblenz Alevi Kültür Merkezi’nde “Türkiye’deki son siyasi süreç” konulu panel yapıldı. Panele konuşmacı olarak katılan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve DEM Parti Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş, Alevilerin demokrasi mücadelesinde önemli bir güç olduğunu belirterek, tekleştirici siyasete karşı tüm ezilenlerin birleşerek örgütlenmesi gerektiğini dile getirdiler. 

    Koblenz Alevi Kültür Merkezi’nde Türkiye “Türkiye’deki son siyasi süreç” konulu panel yapıldı. Panele, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve DEM Parti Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş konuşmacı olarak katıldı. Panelde Türkiye’deki son siyasal süreç ele alındı.

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’deki kutuplaşmanın AKP iktidarı tarafından manipüle edildiğini belirterek, sorunların gerçekçi bir şekilde tartışılamadığına dikkat çekti. Özellikle Türkiye’deki kutuplaşmanın ve gerginlik siyasetinin AKP’nin sorumluluğunda olduğunu ifade etti ve toplumun bu durumla manipüle edildiğini söyledi. Ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun Alevi ve Kürt kimliğini siyasi malzeme olarak kullanma çabalarına da dikkat çekti.

    “KÜRTLER VE ALEVİLER ULUSAL DÜZEYDE YOK SAYILIYOR”

    DEM Parti Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş ise Türkiye’nin kuruluş siyasetine atıfta bulunarak, tekleştirmeyi esas alan bir sistemin oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Kürtlerin ve Alevilerin ulusal düzeyde yok sayıldığını, tanınmadığını ve mevcut siyasal yapılanmanın günlük siyasi açıklamalarının güvenilir olmadığını ifade etti.

    Her iki konuşmacı da Alevilerin demokrasi mücadelesinde önemli bir güç olduğuna vurgu yaparak, tekleştirici siyasete karşı tüm ezilenlerin birleşerek örgütlenmesi gerektiğini dile getirdi. Panelde Türkiye’nin iç politikasındaki gelişmelerin yanı sıra ulusal ve dini kimliklerin siyasetteki rolüne dair kapsamlı bir tartışma gerçekleşti.

    Koblenz Cemevi Başkanı Özgür Demir de panele katılımlarından dolayı Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na ve DEM Parti Grup Başkan Vekili Meral Danış Beştaş’a teşekkür etti. Demir, yapılan katkıların ve açıklamaların, cemevi topluluğu ve genel olarak katılımcılar için anlamlı bir deneyim olduğunu kaydetti.

    PİRHA/ALMANYA 

  • Beştaş’tan AKP’li vekile: Bölücü biz değil, sizsiniz!

    Beştaş’tan AKP’li vekile: Bölücü biz değil, sizsiniz!

    PİRHA- AKP’li Leyla Usta’nın tecridi ve ayrımcılığı inkar eden açıklamasına TÜİK’in verilerini göstererek tepki gösteren DEM Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Usta’nın “bölücü” tanımlamasına “Bölücü biz değiliz, sizsiniz” karşılığını verdi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, AKP Grup Başkanvekili Leyla Usta’ya sözleri sonrası sert tepki gösterdi.

    AKP’li Usta, ayrımcılık yapmadıklarını ve Diyabakır ile Bursa’nın kendileri için eşit olduğunu ileri sürdü. Bunun yanı sıra Kürtlere karşı saldırı ve baskı yanı sıra birçok eşitsizlik olduğunu vurgulayan DEM Partili vekillere yanıt veren Usta, bu eşitsizliklere değinmek yerine DEM Partilileri “Milleti” bölmek ile itham etti. “Fırsat eşitliğini de en çok sağlayan, bugüne getiren biziz” diyerek sözlerini sürdüren Usta, İHA ve SİHA güzellemesi yaptı.

    “BAŞ SAĞLIĞI YERİ DEĞİL ÇÖZÜM YERİ”

    Usta’nın “Bu ülkede savaş yok” sözlerine işaret eden Beştaş, “İHA’lar, SİHA’lar, F-35’ler, F-16’lar… Bütün dış ilişkiler, dış politika bunun üzerine kurulu. Bu ülkede Cumhurbaşkanı çıkıp diyor ki: ‘Bir merminin fiyatı ne kadar biliyor musunuz?’ Yani bu ülkede savaş var mı, yok mu Türkiye halklarının takdirine sunalım. Her gün ölüm haberleri alıyoruz. Her gün ölüm haberleri sebebiyle bu Parlamento bir taziye evine dönüştü, sadece başsağlığı dileniyor. Burası başsağlığı dilenecek bir yer değil, burası çözüm üretecek bir yer. Eğer biz halkın vekilleri olarak, bu ölen canların ölmemesi için, çatışmaların son bulması için bir çözüm üretemiyorsak görevimizi yapmıyoruz. Bizim durduğumuz yer bu” dedi.

    TECRİT TEPKİSİ

    Usta’nın tecrit olmadığına yönelik sözlerine işaret eden Beştaş, “İnsaf ya! Biz tecride ‘tecrit’ diyoruz tabii ki. İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde, ada hapishanesinde 34 aydır orada tutulan mahpuslardan haber alamıyoruz; Sayın Öcalan, Ömer Hayri Konar ve diğer mahpuslardan. Haber alamıyoruz ne demek? Yaşıyorlar mı bilmiyoruz, gerçekten bilmiyoruz ve bu ülkede hukuk devleti varsa aileler her hafta başvuruyor, tecridin herhâlde dünyada bu kadar büyük bir karşılığı yoktur, tecrit tam olarak uygulanıyor. Tabii ki ‘tecrit’ demeye devam edeceğiz ve ‘Kaldırın’ çağrısını yapıyoruz” diye konuştu.

    “BÖLÜCÜ SİZSİNİZ”

    Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ya, biz iktidara her gün ‘Hukuka uyun, Anayasa’ya uyun, kendi çıkardığınız yasalara uyun’ demekten gerçekten bıktık demeyeceğim ama galiba anlamıyorlar ya da biz anlatamıyoruz. Diğeri, şu anda, Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel ve Selahattin Demirtaş’ın yedi yılı doldu, azami süre tutuklulukta, hâlâ içerideler ya, tabii ki rehinler. 4 Kasım 2016’dan bu yana bizzat AKP eliyle rehin alındılar ve rehinlilik durumları devam ediyor, AİHM kararına rağmen, AYM kararına rağmen. Son olarak, bakanlar konuştuktan sonra cevap vereceğim ama Kürdistan haritasını TÜİK çıkarmış biliyor musunuz? Lütfen, şu haritayı inceleyin, ne demek istiyorum birazdan daha çok açıklayacağım. Veriler, gelirin en yüksek olduğu ve gelirin en düşük olduğu veriler bu haritada görünüyor. Bölgeler arası eşitsizlik ne demek, ayrımcılık ne demek, bunu tane tane anlatacağız. Ekonomide, eğitimde, sınavlarda her yerde bu ayrımcılık var. Daha dün, Trabzon’da Kürt bir işçi linç edildi ya. Daha bir saat önce MKM’nin 32’nci yıl konseri yasaklandı dedim. Bölücü biz değiliz, sizsiniz.”

    (MA)