Etiket: muhittin yıldız

  • PSAKD Başkan Adayı Muhittin Yıldız, Cuma Erçe lehine çekildi-VİDEO

    PSAKD Başkan Adayı Muhittin Yıldız, Cuma Erçe lehine çekildi-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 15. Olağan Genel Kurulu devam ederken, bir konuşma yapan genel başkan adayı Muhittin Yıldız, Cuma Erçe’nin projeleri hayata geçirmesi için bir birleşme sağladığını söyledi ve adaylıktan çekildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 15. Olağan Genel Kurulu devam ederken, genel kurul kararları oy birliği ile kabul edildi.

    Divana üç ayrı blok liste sunuldu. Listelere göre Gani Kaplan, Cuma Erçe ve Muhittin Yıldız PSAKD genel başkanlığı için yarışıyor.

    Adayların konuşma sıraları için divanda kura çekildi. Çekilen kuraya göre ilk olarak Muhittin Yıldız, ardından Gani Kaplan ve onun ardından da Cuma Erçe konuşma yapıyor.

    Genel kurulda konuşan Yıldız, ABF genel başkanlığına GYK kararıyla getirildiğini hatırlatarak, ABF olarak izledikleri yol haritası hakkında bilgi verdi.

    ABF olarak borçlarını kapatmak için yemek organize ettiklerini ve burada bütün renklerin biraraya geldiğini ifade etti. Yıldız şunları belirtti:

    “Edremit’te üç gün süren bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu bir akademik çalışmaydı. Alevilerin sorunlarını çözmek amacı güttük. 2800 metrekare bir yer aldık. Kısa zamanda temelini atarak imece usulüyle Alevi belediye başkanlarından ve Alevi iş adamlarından gelecek yardımlarla birlikte inşaatının bitmesi bekleniyor. Biz devletin Alevisi olmayacağız diyerek yola çıktık. Türkiye’deki Alevi birliğini sağlamak adına yol çıktık. Bundan sonraki tavrımız da nettir.

    Neden PSAKD başkanlığına aday oldum?

    1. İçerideki yol cahillerimizle birlikte pir sultanın üzerinde bir asimilasyon politikası başlamıştı, bir evrilmeye doğru yol alıyordu. Örgütlemede sıkıntı olduğu için.
    2. Demokratik bir tüzük olmadığından dolayı.
    3. Yıllardan beri Alevilerin kalıcı bir ekonomik modeli yoktu. Tüm bunları gerçekleştirmek için pir sultan genel başkanlığına aday oldum.”

    Yıldız daha sonra ise Cuma Erçe’nin bu projeleri hayata geçirmesi için bir birleşme sağladığını kaydetti. Yıldız konuşurken,  “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları yükseldi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD 15. Olağan Genel Kurulu 2. gününde: Bugün genel başkan seçilecek

    PSAKD 15. Olağan Genel Kurulu 2. gününde: Bugün genel başkan seçilecek

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) 15’inci Olağan Genel Kurulu bugün ikinci gününde devam ediyor. Bugün genel başkan seçimi için oy kullanılacak.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) 15’inci Olağan Genel Kurulu’nda bugün son gün. Seçimlerin yapılacağı genel kurulda delegelerin konuşmaları devam edecek. Delegelerin konuşmalarının ardından genel başkan adayları da konuşacak.

    Gani Kaplan, Muhittin Yıldız ve Cuma Erçe’nin genel başkanlık için yarıştığı genel kurulda şu ana kadar herhangi bir çekilme olmadı.

    Dün faaliyet ve denetim raporlarının açıklandığı kurulda yapılan konuşmalarda birlik ve beraberlik vurgusu yapılmıştı.

    Kurula PSAKD yönetici ve delegelerin yanı sıra diğer Alevi kurumlarından temsilciler de katıldı. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir de genel kurula katılanlar arasında.

    PSAKD önceki genel başkanlarından Kemal Bülbül’ün başkanlık ettiği divanda yine Müslüm Metin, Nurdan Şahin, Hasan Cem Yılmaz ve Şennur Şimşek yer alıyor.   (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD’nin 15. Olağan Genel Kurulu’nda mücadeleye devam vurgusu-VİDEO

    PSAKD’nin 15. Olağan Genel Kurulu’nda mücadeleye devam vurgusu-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 15. olağan genel kurulunda içinde bulunulan sürece dikkat çekilerek mücadeleye devam etme vurgusu yapıldı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 15. olağan genel kurulu bugün Ankara’da başladı. İki gün sürecek olan kurulda bugün konuşmalar yapılarak raporlar açıklandı.

    “İKTİDAR KANLI BİR SÜREÇ YAŞATTI BİZE”

    Genel kurulda konuşma yapan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, içinde bulunulan sıkıntılı süreçte birlik olmak gerektiğine vurgu yaptı. Kaplan şunları belirtti: “Bizler birimizin eksikliğini tamamlamak zorundayız. 7 Haziran seçimlerini iyi tahlil edemedik. Karşılıklı anlayışın olduğu bir zemin yakalandı 7 Haziran’da ve başarılı bir sonuç alındı. Mevcut iktidar bunu hazmedemeyerek o günden bu güne kadar kanlı bir süreç yaşattı bize.

    “SOKAK İŞGAL EDİLDİ”

    15 temmuz darbe süreci ile birlikte sokak işgal edildi. Her türlü darbeye karşı olan bir toplumuz. Darbe girişiminden sonra sokağa çıkanlarla aynı tutumun sahibi olamazdık. Çünkü sokağa çıkanlar bizi hedef aldı. Demokrasiyi hedef aldı.

    “ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLEYİN DEDİK”

    Arkasından  OHAL ilan edildi. Yapmak istediğimiz birçok etkinliğimizi iptal etmek durumunda kaldık. Devletin ve Sarayın bütün ısrarlarına rağmen davetlerine icabet etmedik. Bizimle görüşmek istiyorsanız önce Alevilerden özür dileyin dedik. Bizi aradılar özür dilemelerinde ısrarlı olduk. Onların kırmızı çizgileri içinde olduğumuzu biliyorduk. Bunu nereden biliyoruz. Gözaltına alınan yöneticilerimizden biliyoruz.

    Dokunulmazlık konusunda da muhalefet partisinin hata yaptığını düşündük ve sitemlerimizi kendilerine ilettik. Şuanda Alevi kurumlarının geldiği nokta iyi bir nokta değil. Bizler zorunlu din dersleri kaldırılsın dediğimizde arkadan dolanıp yeni dini dersler konuluyor. Diyanet işleri kaldırılsın dediğimizde ‘Diyanetten pay istiyoruz’ diyen Alevi kurumları var. Bugün cami-cemevi projesi atıl duruyor.

    “BÜTÜN SORUNLARIMIZI BİR KENARA BIRAKMAK ZORUNDAYIZ”

    Bu genel kuruldan delegasyonun sağduyusuyla çıkacak yönetim kurulu kim olursa olsun Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni en iyi şekilde yöneteceğinden hiç kuşkum yok. Ama önümüzde 24 Haziran seçimleri var. Ona hazırlanmamız lazım. 25 Haziran’da biz ne Kürt sorununu tartışabiliriz ne de Türk sorununu. O zamana kadar bütün sorunlarımızı bir kenara bırakmak zorundayız.

    Hiçbir yayın organımız yok. Hepimizin evlere girerek birer medya olmamız gerekiyor ki bu mendeburdan kurtulalım. Yoksa salonlarda bundan kurtulmanın bir yolu yok.

    15 yıldır bu ülkeyi yönetiyorlar. Bu yönetimin travmalarından en büyüğünü Alevi toplumu yaşıyor. Protesto ederek sandığa gitmeyerek sonucun kime yaradığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz birer cumhurbaşkanı adayı gibi çalışmalıyız.”

    “YILLARDIR DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK KONUSUNDA YOL ALAMIYORUZ”

    Kaplan’ın arkasından söz alan CHP Milletvekili Şenal Saruhan, örgütlü bir mücadelenin hak savunuculuğunda ne kadar önemli olduğunun önemini Pir Sultan Abdal örgütlülüğünden öğrendiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz yıllardır demokrasi, özgürlük, eşitlik konusunda yol alamıyoruz. Bunun nedeninin halk için mücadelede birik konusundaki eksiklikten kaynaklandığını düşünüyoruz. OHAL’de bir seçime gidiyoruz, baskın bir seçimle karşı karşıyayız. Hepimiz biliyoruz ki yeniden yanmamak için, yeniden cezaevlerinde kalmamak için, yeniden çocuklarımızla kol kola girebilmek, cezaevlerine hapsedilmiş milli iradeyi özgür alanlara taşıyabilmek için bu seçim sürecini olağan üstü bir kararlılık ile birlikle yürütmek zorundayız. Söze değil eyleme, eve değil sokağa ama sokaktan da başka evlere girmek durumundayız.”

    “İRADEMİZİN ÇALINMASINA KARŞI İŞ BİRLİĞİ YAPACAĞIZ”

    HDP Eş Sözcüsü Ayhan Bilgen ise eşitliği, özgürlüğü ve demokratik anayasayı şu ana kadar hiç göremediklerini kaydetti. Şuandaki durumun geçmişle kıyaslanamayacak kadar tehlikeli olduğunu belirten Bilgen, “Her türlü hırsızlık gibi ekmeğimiz alın terimiz nasıl çalınıyorsa seçimlerde irademizin çalınmasına karşı iş birliği yapacağımıza demokrasi kaygısı olanlarla birlikte çalışacağımıza dair söz veriyorum partim adına. Farklılıklarımız olabilir ama sizin yıllardır yürüttüğünüz aslında Türkiye’nin bütün kesimlerinin derdinin devası olacak eşit yurttaşlık eksenli söylem birliğinin yararlı olacağını biliyoruz ve partimiz adına taahhütte bulunuyoruz. Milletvekilliği konusunda her türlü iş birliğine ortaklaşmaya açığız. Siyaset biraz da ayak oyunu. Dolayısıyla hangi turda ne kadar iş birliği yapılacak, hangisi kazandırcaksa birlikte tartışacağız.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız da faşizmin kurumsallaştığını ve hukukun, adaletin ayaklar altına alındığını kaydetti.

    “BİR TESLİM OLMA HALİ VAR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş ise ülkede uzayan bir diktatörlükle birlikte bir teslim olma halinin var olduğuna dikkat çekerek buna teslim olmayacaklarını belirtti.

    “BİRLİKTE HAREKET EDERSEK BAŞARILI OLURUZ”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, siyasal iktidarın barışmamak için ayak direttiğini ifade ederek “Anayasayı değiştirdiler, OHAL ilan ettiler ama yönetemediler. Herkesin bunu görmesi gerekiyor. Yapılacak tek bir şey var demokrasi ve insan haklarından yana olan herkes birlikte hareket ederse başarılı oluruz.” dedi.

    “ORTAK BİR DÜŞÜNCEDE BULUŞMALIYIZ”

    Emek Partisi adına konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan, “Tekçi anlayışın geldiği son noktadayız. Tek bayrak, tek dil, tek dinden sonra tek parti yönetimine geldik. Bize şu görev düşüyor. Bugün ki iktidarı 2019’a bırakmamak için ona göre mücadele etmeliyiz. Eğer barış, özgürlük, eşitlik istiyorsak yan yana gelip ortak bir düşüncede buluşmalıyız” şeklinde ifade etti.

    “EZİLEN KESİMLER BU İKTİDARA BOYUN EĞMEYECEK”

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs de “Alevi toplumu ve ezilen toplumlar bu toplumda direnirse özgürlük türküleri son bulmaz. Alevi hareketini bitirmek istediler. Ancak Alevi toplumu yaptığı miting ve eylemlerle bugün Türkiye’de bir daha var olduğunu gösterdi. 24 Haziran’da yapılacak seçimde de Türkler, Aleviler ve ezilen tüm kesimler bu iktidara boyun eğmeyecektir.” dedi.

    “DÖNEN DÖNSÜN BİZ DÖNMEYECEĞİZ”

    PSAKD’nin önceki genel başkanlarından Kazım Genç, Pir Sultancılar olarak AKP iktidarının zulmüne karşı direneceklerini vurgulayarak “Çünkü biz derisi yüzülen Nesimilerden ve Pir Sultanlardanız. Dönen dönsün biz dönmeyeceğiz. Biz susarsak bizi susturanlar çok olur. Bizi savaşa da götürürler, bizi hapishanelere de götürüler. Ancak hepimiz yan yana durup asıl olan demokrasi dersek başarılı oluruz.” şeklinde konuştu.

    “BİRİKEN BİR MÜCADELE VAR”

    Yine PSAKD’nin önceki genel başkanlarından olan CHP Milletvekili Necati Yılmaz da yaşanılan sürece dikkat çekerek şunları belirtti: “Yaşadığımız sürecin adı konulmuş durumda. Türkiye’de yeni bir devletin temelleri ve faşizmin temelleri kurumsallaşmış durumda. Ancak bunu yapacak durumları da kalmamış. Biriken bir mağduriyet, biriken bir haksızlık var. Ancak bizde de biriken bir mücadele var. Kendimizi inancımızı ve bilincimizi yeniden keşfettik.”

    “DAR MEYDANLARI YAPMAK ZORUNDAYIZ”

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül ise gelinen noktada Türkiye’nin son yüz yılın en karanlık dönemini yaşadığına işaret ederek “Bu tarihi dönemde kuruluşundaki aşk ve azimle, samimiyetle çalışmak üzere Pir Sultan Abdal örgütlülüğüne her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız.” dedi.

    Konuşmaların ardından geçtiğimiz haftalarda tutuklanan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter’in ceza evinden gönderdiği mesaj okundu.

    TV10 EYLEMİNE DESTEK

    Ayrıca basına yönelik baskılara da dikkat çekilen gelen kurulda kapanan Alevi televizyonları TV10 ve Yol TV de unutulmadı. Pir Sultan örgütlülüğünün TV10 çalışanlarının her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda sürdürdüğü hak arama mücadelesinin yanında olduğu vurgulandı. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD’nin 15. olağan genel kurulu başladı-VİDEO

    PSAKD’nin 15. olağan genel kurulu başladı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) Ankara’da yapılacak olan 15. olağan genel kurulu için hazırlıklar başladı. Genel başkanlık için Gani Kaplan, Muhittin Yıldız ve Cuma Erçe olmak üzere üç aday yarışıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 15. olağan genel kurulunu yapıyor. Genel kurul için başka illerden gelen delegeler kongre merkezinde hazırlıklara başladı.

    Kongre merkezine “Eşit yurttaşlık istiyoruz”, “Tutuklu üye ve yöneticilerimiz derhal serbest bırakılsın”, “Laik ve demokratik bir yaşam istiyoruz”, “Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın”, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın”, “Cemevleri ibadethanemizdir”, “Dedelerimiz ocaklarımızda ve dergâhlarımızda yetişir devlet güdümlü dede okullarını reddediyoruz”, “OHAL ve KHK zulmüne son” pankartları asıldı.

    Divan başkanlığını PSAKD önceki genel başkanlarından Kemal Bülbül yaparken divan üyeliğine de Müslüm Metin, Hasan Cem Yılmaz, Nurdan Şahin ve Şennur Şimşek seçildi.

    Divan başkanı Kemal Bülbül kısa bir açılış konuşması yaptı.

    Genel Kurula HDP Eş Sözcüsü Ayhan Bilgen, HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Başkanı Kemal Peköz, ESP Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, CHP Milletvekili Şenal Saruhan, CHP PM Üyesi Yıldırım Kaya  katıldı. Ayrıca PSAKD’nin önceki genel başkanlarından Kemal Bülbül, Kazım Genç, Necati Yılmaz ve  Sivas Madımak’ta yakılarak katledilen canların yakınları da genel kurula katılan isimlerden.

    Diğer Alevi kurum temsilcilerinin de katıldığı genel kurula Hacı Bektaş Veli Aanadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, Hubyar Sultan Alevi Kültür Vakfı Başkanı Aydın Deniz ve çok sayıda  konuk katıldı.

    Genel başkanlık için Gani Kaplan, Muhittin Yıldız ve Cuma Erçe olmak üzere üç aday yarışıyor.

    Alevi hak yol mücadelesinde yaşamlarını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    Alev Bektaşi İnanç Kurulu (ABK) Başkanı Kureyşan Ocağı piri Hüseyin Güzelgül açılış gülbengi verdi.

    Ağuçan Ocağı Anası Türkan Akbıyık deyişler söyledi.

     

     

     

  • İşte ABF Başkanı Muhittin Yıldız’ın, PSAKD’ye aday olma gerekçeleri

    İşte ABF Başkanı Muhittin Yıldız’ın, PSAKD’ye aday olma gerekçeleri

    PİRHA- Pir Sultan Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan adaylarından Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız ile konuştuk. Derneğin başkanlığına seçilmesi halinde gerçekleştireceği çalışmalardan bahseden Yıldız, tüzük, örgütlenme ve Alevilerin kendilerine göre bir kalıcı ekonomisi olması gerektiği üzerinden durdu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 15. Olağan Genel Kurulu’nu bu hafta sonu Ankara’da gerçekleştirilecek. PSAKD 15. Olağan Genel Kurulu’nda genel başkan adaylarından şu anki Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, daha önceki ve seçilmesi halinde yapacağı çalışmalarını PİRHA’ya anlattı.

    2016 yılında Pir Sultan Abdal Genel Merkez Yöneticisi olan Muhittin Yıldız, 2016’ının 9. ayında ABF’de bir genel başkan değişikliği olduğu süreçte Alevi Bektaşi Federasyonu’nun Genel Başkanlığı’na getirildi. “Biz genel başkanlığa geldiğimizde Alevilerin kronik olan sorunları vardı” diyen Yıldız, temel sorunlarını çözmek adına GYK’da 6 yol haritası önlerine koyduklarını söyledi.

    İNANÇ KURULU, ALEVİ ÇALIŞTAYI…

    Bu yol haritalarını şöyle sıraladı:

    Yıllardan beri kurulmaya çalışılan bir inanç kurulunu oluşturduk. 14 bölgede çalışmalar yaptık. Geçen yıl 4 Mart’ta ise İstanbul Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde inanç kurultayını gerçekleştirdik.

    Kadın ve gençlik ile ilgili çalışmalarımız oldu. Kadın ile ilgili temelden bir örgütleme yapılması gerektiğini tüm bileşenlerimize gönderdik. Kurumlarda yok denecek kadar azalan ‘Umut fidanları’ ile gençliğini bir araya getirdik.  Gençlerimizi kazanmak adına bir örgütlü yapı için yine bir çalışma yaptık.

    Kurumun ciddi anlamda bir ekonomik sorunu vardı. Bu ekonomik sorunu çözmek için yine İstanbul Ataşehir sınırları içerisinde yemek düzenledik. Hem kurumumuz borcunu ödedik. Hem de kurumumuzda o yemekte tüm itirazı olan, ötekileştirilen, bu sistem tarafından kaygısı olan tüm siyasi kuruluşları, fikirdaşımız olan STK’ları, tüm Alevi kurumlarını bir araya getirdik. Bu da anlamlıydı, değerliydi.

    Eğitim ile ciddi sorunlar vardı. Hele ki muktedirlerin eğitim ile ilgili uygulamaları kindar bir nesli yetişmesi, bilimden uzak bir eğitim modelini dayatmışlardı. Yıllardan beri itirazımız açıktır zorunlu din derslerine karşı. Bununla ilgili de bir eğitim mitingi kararı aldık. 17 Eylül Kartal alanında. Bu miting ile alakalı da 7-8 ilde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ile birlikte bir örgütleme çalışması yaptık.

    Alevilerin yıllardan beri bir göçebe hayatı vardı. Genel merkezi yoktu. Bununla ilgili de Çankaya Belediye Başkanı ile birlikte yaptığımız görüşmelerde Alevi örgütlerine 2800 metrekare ölçülerinde bir yer kazandırdık. Bunun da projesi bitmek üzere. 6 ay gibi temelini atacağız. 18-22 ay içerisinde de tüm Alevi örgütlerinin içine alacak genel merkez binalarının Sivas şehitlerine ait bir müzenin ve konferans salonlarının olacağı Alevileri gerçekten temsil noktasında görkemli bir genel merkez binalarını kazandıracağım. Bunun da temelini atmıştım.

    Yıllardan beri Alevilerin biraraya gelip ortak bir aklı ortaya koymadığı bir konuda çalıştay programı önümüze koyduk. Bu çalıştay Alevilerin temel sorunları üzerine 12 başlıklıydı. Bu çalıştay öncelikle Türkiye’de Alevi birliği ile ilgili bir adım atılmasıyla ilgiliydi.

    Yıldız, Balıkesir Edremit’te düzenledikleri bu çalışmanın sonucunda da Dersim başta olmak üzere sadece Alevi kurumları değil Alevi köy muhtarları, belediye başkanları, yöre dernekleri olmak üzere geniş çaplı bir şekilde serbest kürsü şeklinde bu çalıştayı anlatacaklarını söyledi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun genel kurul seçiminde de genişletilmiş danışma kurulunda bu çalışmanın sonucunu aktaracaklarını ifade eden Yıldız, “Genel kurulda rızalık aldığımız takdirde de Alevilerin bir bütün olarak temel sorunları etrafında birleştiğine dair Alevilerin birliğinin temelini attığımız bir çalışma olacak. Bu çalıştaya sadece ileride yıllık sempozyumlara dönecek. Yazılı olarak tarihe geçecek. Türkiye ve dünyada yaşayan Alevilerin birlikteliğinin de temelini atmış olacağız” ifadelerini kullandı.

    TÜZÜK, ÖRGÜTLENME VE EKONOMİ SORUNU

    Yıldız tüm bunlardan yola çıkarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne neden aday olduğunu şöyle anlattı:

    “Biz bunları yaparken diğer Alevi örgütleri bizlerle beraber hareket etmek gerektiğini zaten hep deklare etmişti. O süreçte Pir Sultan’ın bütün sağlıklı kadroları da eli kalem tutan sözü söyleyen arkadaşlarımızla beraber bu çalıştayı gerçekleştirdik.

    Dolayısıyla OHAL’den ötürü de bu ülkede KHK’lerle işinden aşından edilmesi sürecin Alevi örgütlülüğü olan Pir Sultan’ın susması ile beraber genel merkez yönetiminin bu konuda etkinsiz kalmasından ötürü örgütleme modelinde sıkıntı vardı. Alevilerin kalıcı bir ekonomik modele ihtiyacı vardı. Pir Sultan Alevilerin sokaktaki sesidir nefesidir. Hal böyleyken de tüm bu sorunları sıralarsak bunların çözüm noktasıyla beraber ABF’de yaptığımız bu etkinlilerle beraber Pir Sultan’ın örgütlü yapıya kavuşması aklanan ikrarlı bir üye sisteminin olması gerektiğini düşündük. Geçmişten bugüne kadar biz ocaklarla, dergahlarla el ele el hakka diye geldik. Ama biz hep ikrar vererek geldik. Dolayısıyla 90’lı yıllarda federasyonların derneklerin kurulmasıyla beraber de Alevi örgütleri çoğaldı. Bir nevi ocak ve dergahlara alanlar açıldı. Bugünün şartlarına baktığımız zaman hem tüzüğün yetersiz kaldığı hem örgütlenme modelinin yetersiz kaldığı hem de yıllardan beri bir kanayan yaramız olan ekonomik modeli bir türlü hayata geçiremedik. Bununla beraber de üç nedenle aday oldum.”

    ALEVİ KÖYLERİNİ TARIMDA ETKİN KILMAYA YÖNELİK BİR PROJE ÇALIŞMASI

    Somut olarak da bir projelerinin olduğunu söyleyen Yıldız, Ovacık modeli bir tarım projesinden bahsetti.

    Yıldız, “Alevilerin artık belediyelerden, işadamlarından el açıp bir lokma talebinde bulunmaması için Ovacık modelinin 15 kat büyüğü tarım projesinin uygulaması konusunda çalışmalarım var. Geçmişte Aleviler tarımda etkinlerdi. Yine Alevi köylerinin bir nevi tarımda etkin kılmak ve Alevi örgütlerinin tarımsal konuda temel gıdalarının bir pazarı ya da kooperatifleşmesi ile ilgili projenin hazırlığıyla beraber son 3 aya kadar bunlarla ilgili arkadaşlarımız bir çalışma yapıyor. Bunun hayata geçmesi için Alevi kurumlarımızda yapacağımız görüşmelerle kabul görürse Alevilerin kalıcı ekonomik modelleri içinde vaatlerim seçimle beraber bu sorunu çözmek için geliyorum” dedi.

    “DEVLETİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği içinde sistemin istediği bir Aleviliğe doğru çalışmalar yapanların olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Bunlarla da mücadelelerimiz halen devam etmektedir. Bunlara fırsat vermemek adına da biz hiç kimsenin Alevisi olmadığımız gibi sadece Pir Sultan’ın ilkelerini yaşatmak adına genel merkezinin yönetiminin oluşması açısından yola çıktım. Yıllardan beri hiçbir zaman devletin Alevisi olmadık bundan sonra da olmayacağız. Pir Sultan sadece Alevilerle ilgili değil toplumda yaşayan bütün mazlumlar için mücadele vermiştir. Pir Sultan’ın bu direnci ve bilincini önümüze koyarak toplumdaki Pir Sultan’ın ilkelerini yaşatmak ve o ikrara bağlı kalarak Pir Sultan örgütlülüğünü büyütmek adına geliyorum” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aleviler İstanbul’da sokağa çıktı: Tutuklanan 16 canımız derhal serbest bırakılsın-VİDEO

    Aleviler İstanbul’da sokağa çıktı: Tutuklanan 16 canımız derhal serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA-ABF başta olmak üzere Alevi kurumları, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Şube yöneticilerinin ve üyelerinin tutuklanmalarına karşı “Korkmuyoruz, sinmiyoruz! karanlığa karşı inancımıza ve kurumlarımıza sahip çıkıyoruz” şiarıyla bugün saat 13.00’te Kadıköy Altıyol’da Süreyya Operası önünde bir araya geldi. Yapılan açıklamada, tutuklanan Alevilerin derhal serbest bırakılması istendi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter’in de aralarından bulunduğu 16 PSAKD üyesinin tutuklanması bugün İstanbul Kadıköy’de protesto edildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı kurumlar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan şube yöneticileri ve üyelerinin tutuklanmasına tepki göstermek için bugün (01 Nisan Pazar) saat 13:00’te Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya geldi.

    Eyleme, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Derneği (AKD), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği (HSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Garip Dede Dergahı, Alevi Gençlik Hareketi (AGH), Bağcılar Cemevi, Munzur Çevre Derneği, Maltepe Cemevi, Kangal Dernekler Federasyonu, Anadolu Yakası Dersimliler Derneği, Devrimci Kızılbaşlar Hareketi ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) daha pek çok Alevi derneği başkan ve üyeleri katıldı.

    “Tutuklu Can’larımız serbest bırakılsın, Korkmuyoruz, sinmiyoruz, yılmıyoruz” yazılı pankartın açıldığı eylemde, “Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan”, “Devletin Alevisi olmayacağız” yazılı dövizler taşındı.

    PSAKD İstanbul şubelerinin kendi filamalarıyla katıldığı eylemde sık sık “Her yer Erzincan her yer direniş”, “Tutuklu Can’larımız serbest bırakılsın”, “Pir Sultanlar ölmez direniş sürüyor”, “Devletin Alevisi olmayacağız”, “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    “ALEVİLERİ HEDEF ALARAK PROVOKASYON YARATMAK İSTEDİLER”

    İlk olarak PSAKD İstanbul şubeleri adına basın açıklaması okundu. Açıklamayı okuyan PSAKD GYK Üyesi ve Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, OHAL ve KHK’ler ile hayatın her alanında gerici ve anti-demokratik uygulamaların yerleştiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “OHAL ve KHK’lar aracılığı ile gerçek anlamda mücadele muhaliflere karşı yürütülmektedir. Onlarca muhalif gazeteci içeridedir. Binlerce akademisyen, aydın, yazar, çizer hapse atılmış veya haklarında adli soruşturmalar açılmıştır. Ve bu baskı ve sindirme rejimi hız kesmeden devam etmektedir. Bu zulmü gerçekleştirenler,  bilinçli bir biçimde Aleviler ve Alevi Kurumlarını hedef alarak provokasyon yaratmak istemektedir. Aralarında Alevilerin katkıları ile kurulmuş ve AKP iktidarı eliyle kapatılmış olan TV 10 yöneticilerinin de bulunduğu birçok kişi tutuklanmıştır. PSAKD Sarıyer Şubesi üyemiz Haydar Yıldırım, %80 engelli raporu olmasına rağmen 4 Ekim 2017 tarihinden beri tutukludur. En son, Erzincan PSAKD yöneticileri ve üyeleriyle birlikte toplam 16 canımız tutuklanması, Alevilere dönük bu baskı ve sindirme rejiminin devamıdır.”

    “TUTUKLANAN CANLARIMIZ SERBEST BIRAKILSIN”

    “PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ve şube üyelerinin tutuklanması o bölgede Alevi örgütlenmesini ve hak talep mücadelesini sekteye uğratma çabasıdır” diyen Tunçdemir, “Tutuklanan canlarımız derhal serbest bırakılmalı ve AKP iktidarı, Aleviler üzerinden ülkeyi içine sokmaya çalıştığı politikadan bir an önce vazgeçmelidir” ifadelerini kullandı.

    Tunçdemir’in ardından ABF adına basın metnini ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu. Yıldız tutuklanan 16 kişinin derhal serbest bırakılmasını isteyerek şunları belirtti:

    “22 Mart 2018 tarihinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ve Erzincan Şube üyeleri Akın Demir, Doğan Şimşir, Murat Demir Ay ile birlikte 16 canımız, kimliği bilinmeyen, ismi olup cismi olmayan bir sözde tanığın ifadeleri doğrultusunda tutuklanmıştır. Aynı zamanda PSAKD Sarıyer Şube başkanımız Zeynep Yıldırım’ın eşi yüzde 80 engelli raporu bulunan şube üyesi Haydar Yıldırım mesnetsiz iddialar yüzünden 4 Ekim’den beri tutuklu bulunmaktadır.

    Federasyonumuzun önceki dönem genel sekreterlerinden ve PSAKD önceki dönem genel başkanlarından Kemal Bülbül ile Nuriye ve Semih’in haklı mücadelesine destek olmak için yapılan açlık grevine giren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Yöneticileri ve Ankara Şube yöneticileri ve üyeleri ile birlikte PSAKD Buca Şube Başkanı Yıldız Yılmaz gözaltına alınarak davalar açılmıştır.

    “ALEVİ HAREKETİ SUSTURULMAK İSTENİYOR”

    Bugün ie PSAKD Genel Başkanı Yardımcısı ve Şube üyelerinin tutuklanması Erzincan bölgesinde Alevi örgütlenmesini ve hak talep mücadelesini sekteye uğratma çabasıdır. PSAKD Erzincan Şubesi şahsında bu operasyon ve tutuklamalar demokratik Alevi hareketini susturmaya yönelik bir operasyondur. KHK’larla kapatılan basın yayın organlarımız, kamuda çalışan Aleviler, sendikacı, eğitimcilerimiz ya işyerlerinden edildi ya da tutuklandı. Şimdi de demokrasi mücadelesinin de en önemli dinamiklerinden olan Alevi hareketinin yöneticileri ve üyeleri tutuklanıyor. Bir yandan AKP kendi Alevilerini yaratmaya çalışırken, bir yandan da asimilasyon politikalarına tüm hızıyla devam ediyor.

    Ancak şu bilinmelidir ki; Aleviler yüzyıllardır bütün baskılara, katliamlara, inkar ve imha politikalarına, iftiralara karşı Hüseyni duruşunu göstermiştir. Baskıların bizleri yıldırmayacağını ve yolumuzdan döndüremeyeceğini bir kez daha sizlere göstereceğiz. Alevi hareketine yönelik baskı ve asimilasyon politikalarına, bileşenlerimize yönelik mesnetsiz bahanelerle yargılama sürecine son verilmesini ve tutuklanan canlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne yönelik bu saldırının karşısında, tüm bileşenlerimiz ve diğer çatı örgütü federasyonlarımızla Pir Sultan Abdal Kültür Derneğimizin yanındayız.

    İnançların eşitliği ve inancımızın özgürlük mücadelesini yürütmekten vazgeçmeyeceğiz.

    Tutuklanan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ve Erzincan Şube üyeleri serbest bırakılsın. Korkmuyoruz, sinmiyoruz, karanlığa boyun eğmiyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF, ADFE ve AVF, düzenledikleri ‘Nevruz Cemi’nde eşit yurttaşlık hakkı istedi-VİDEO

    ABF, ADFE ve AVF, düzenledikleri ‘Nevruz Cemi’nde eşit yurttaşlık hakkı istedi-VİDEO

    PİRHA- Baharın uyanışı olarak da bilinen Newroz, Şahkulu Sultan Dergahı’nda gerçekleşen Nevruz cemi ile karşılandı. Barış mesajlarının verildiği etkinlikte Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının yerine getirilmesi çağrısında bulunuldu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu; Alevi Vakıflar Federasyonu ve Alevi Dernekler Federasyonu ile birlikte Şahkulu Sultan Dergahı’nda 21 Mart Hz. Ali’nin doğum günü vesilesiyle ‘Sultan Nevruz Cemi’ düzenledi. Kurum başkanlarının konuşmaları, deyiş dinletisi ardından  cem yapıldı.

    Alevi kurum temsilcileri, dede, pir, taliplerin de bulunduğu çok sayıda kişi ‘Nevruz cemi’ne katıldı. Lokmaları ile dergaha gelenler türbeleri gezerek dualarını edip mumlarını yaktı.

    Dergah dedelerinden Musa Güzel’in verdiği duanın ardından aklın, temizlik, paklığın simgesi olduğuna inanılan süt dağıtıldı. Sütün dağıtılmasının ardından Newroz etkinliği başladı. Saygı duruşu ile başlayan etkinliğin açılış gülbengini Eren Yıldırım dede okudu.

    KUTUPLAŞMANIN ORTADAN KALKTIĞI BİR NEWROZ DİLEĞİ

    İlk konuşmayı Gazeteci -yazar Necdet Saraç yaptı. Saraç, “Yüzlerce yıla yayılan geleneği inançla buluşturuyoruz. Selamlıyorum bu buluşmayı. Newroz hangi dilde, kimlikte anılıyorsa anılsın ortaklığı yeni güne başlamaktır. Bugünün önemini yaşamı yeniden yorumlamaktır. Yalnızca Ortadoğu coğrafyası değil pek çok kesim Newroz’a anlamlar yüklemiştir. İnsanlar yeniyi umutla birlikte anarlar. Onun için Newroz Aleviler açısından kendine biçtiği yeni misyonlarla ifade ediyor. Bugünü büyütmenin yolu kutuplaşmaları, ayırmaları ötekileştirmeleri bu tür dillerin ortadan kalkmasına bağlıdır. Şiddeti ve savaşı yok etmekten geçiyor. Bugün barış için kardeşlik için yeni bir barış dili özellikle Aleviler için eşitlik yurttaşlığın öne çıkardığı bir gün olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “TABİATIN YANI SIRA BİZLER DE UYANALIM”

    Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Zeynel Şahan dede günün anlam ve önemine değinen bir konuşma yaptı. Şahan dede şöyle konuştu:

    “Newroz yeni bir gün yeni bir doğuşun ayağa kalkışın adıdır. Tabiatın ayağa kalkması demektir. Öyleyse bu tabiatın ferdi olan bizler de uyanalım, dik duralım. Ruhen ve bedenen ayağa kalkmanın adıdır Newroz. Asya ve Mezopotamya toplulukları bu bayramı asırlardır kutlamaktadır. Herkesin kendine özgü gelenek ve göreneklerince kutlanmaktadır. Aleviler olarak buna farklı anlam kazandırmışız. Doğanın doğuşunun yanı sıra Hz. Ali’nin doğum günü olarak kutlamaktayız. Paylaşmanın, barışın adıdır Newroz. Benliklerimizden, nefsimizden kurtulamazsak bu birliğe hiçbir katkımız yoktur. Bunlardan kurtulmamız lazım. Köstek olmak isteyenler varsa bu toplum onların hesabını görecektir. Bu toplum kavgadan, savaştan yana değil tüm insanların barışından yanadır. Edremit’teki çalıştay güzel sonuçlar ortaya koydu. Sizlerin bir olarak cem olmanız dışarda kalanlara ışık olacaktır. Süt aklın temizliğin paklığın sembolüdür. Onun için süt dağıtırız. Hz. Fatıma’yı temsil eder. O yüzden analar baş tacıdır. Bu Newroz’un birlik ve beraberliğe öncü olması dileğiyle.”

    “HUKUK DEVLETİYSENİZ BU MASAYA OTURMAK ZORUNDASINIZ”

    Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Sekreteri Hakkı Ergin de karanlığın aydınlığa mağlup olduğu böyle bir günde eşit yurttaşlık haklarının hukuk zemininde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Alevilere ilişkin AİHM’in zorunlu din derslerinin ayrımcılık olduğuna, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğuna ve Alevilere genel bütçeden pay ayrılmasına ilişkin verdiği karara rağmen hala iç hukukta karşılık görmediğini söyledi. Ergin, alınmış bu kararların hayata geçmesi için verilen mücadelelere rağmen OHAL ve savaş bahanesiyle ertelenip durduğunu ifade ederek, “Uluslararası alanda bir hukuk devleti kalacaksanız bu masaya oturmak zorundasın” dedi.

    Diyanet’in son açıklamasına da değinen Ergin, “İsminin önünde Prof. yazan birinin Diyanet’in başında olması utançtır. Alevilerin ibadethanesi cemevi, ibadet şekli de cemdir. Bugünün barışa kardeşliğe hizmet etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERE DON BİÇMEK İSTEYENLERİ KABUL ETMİYORUZ”

    Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu ve Alevi Bektaşi Federasyonu adına yapılan ortak açıklamayı Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu.

    Yıldız, gece ile gündüzün eşitlendiği 21 Mart Nevruz’unun bütün Ortadoğu ve Orta Asya halkları için ‘Yeni Gün’ anlamına geldiğini söyledi. “21 Mart ilkbaharın hayat bulduğu, tüm tabiatın yeniden canlandığı, kış uykusuna yatan canlıların toprak altından yeryüzüne çıktığı ve yeni bir hayatın başladığı gündür” diyen Yıldız, birlik günü anlamına gelen bugünün ruhuna uygun davranmak için üç Alevi federasyonu olarak bir araya geldiklerini vurguladı.

    Yıldız, böyle kutsal bir günde Hz. Ali’yi ve Nevruz’u alet ederek, Alevileri siyasi çıkar aracı olarak kullanmak isteyenlerin tavrının da, Alevilere kendilerine göre don biçmek isteyenlerin tavrının da kabul edilemez olduğunu söyledi.

    “CEMEVLERİNİ İBADETHANE OLARAK GÖRMEYENLERİ KINIYORUZ”

    Yıldız, “Böyle kutsal bir günde farklı inançları bir zenginlik olarak görmeyip, inançlar ve kimlikler arasında kutuplaştırma yaratanları, Alevilerin ibadethanesi olan cemevini ibadethane görmemekte ısrar eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da, cemevlerini ibadethane olarak kabul etmek istemeyen herkesi de kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yıldız, herkesin dilediği gibi inandığı, dilediği gibi ibadet ettiği, şiddetin ve ayrımcılığın, nefretin ve savaşın olmadığı barışın ve kardeşliğin hakim olduğu günler dileyerek herkesin Newroz’unu kutladı.

    Sanatçı Cengiz Sağlam’ın deyişlerini seslendirmesinin ardından Nevruz cemi yapıldı. Cem, lokmaların dağıtılması ile son buldu. (HABER MERKEZİ)

  • Çalıştay sonrası ABF Başkanı ile Edremit Belediye Başkanı’ndan açıklama-VİDEO

    Çalıştay sonrası ABF Başkanı ile Edremit Belediye Başkanı’ndan açıklama-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu’nun ‘Alevi program taslak çalıştayı’na destek sunan Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka federasyon başkanı Muhittin Yıldız ile ortak basın açıklaması yaptı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun 3 gün boyunca Balıkesir Edremit’te yaptığı ‘Alevi program taslak çalıştayı’ sona erdi. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız ile Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka ortak basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Marmara Bölge sorumlusu ve Altınoluk Cemevi Dedesi Nurettin Gedikoğlu ile Alevi kanaat önderi Servet Demir de katıldı.

    “ÇALIŞTAY ALEVİLERİN ÖRGÜTLENMELERİNE KATKI SAĞLAYACAKTIR”

    Edremit’e bağlı Güre ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, bu çalıştayda emeği geçenlere teşekkür ederek başladı konuşmasına. Saka, “Nurettin Gedikoğlu ve Muhittin Yıldız’ın böyle bir çabalarının olduğunu görünce bu konuda laik demokratik cumhuriyetin bekçisi olan Alevi vatandaşlarımızın çalışmalarına katkıda bulunmak adına bizlerde yardımcı olduk. Her zaman söylediğim gibi Alevi yurttaşlarımızın çok büyük bir bölümü laik demokratik cumhuriyetin yılmaz savunucularıdır. bundan sonra da çalışmalarımız devam edecek. Umarız bu çalıştay Alevi yurttaşlarımızın inançlarımız, örgütlenmelerine de katkıda bulunacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “DÜNYADAKİ ALEVİ BİRLİKTELİĞİ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, tarihi bir çalıştay olduğunu söyledi. Bu çalıştayın genel kuruldan sonraki bir yol haritaları olduğunu ifade eden Yıldız, sonuç bildirgesinde belirttikleri ‘Dünya Alevi Birlikleri’nin bu çalıştayın temeli olduğunu vurguladı. Yıldız, “Tarihe bir Edremit çalışması olarak geçmiştir. Bizler laik, demokratik ve çağdaş bir cumhuriyet ekseninde ortak bir paydamız var. Bu paydalarımız korumamız gerekiyor. Söylemler bu çalıştayı yıpratmamalı. Çalıştaylarımız bölgelere aktarılacak. Çalıştayımız dünyadaki Alevi birlikteliği sağlamaktır” dedi.

    “ÇALIŞTAY ANLAMLI VE KIYMETLİ”

    Alevi kanat önderlerinden Servet Demir de şöyle konuştu:

    “Edremit bölgesi hem tarihi itibariyle hem de güzelliği ile Alevi öğretisine yakın bir yer. Son yıllarda Alevi nüfusu bu bölgede kalıcı seçmen oldu. Belediye Başkanını bu çalışmaya katkı sunması önemli. İkinci nokta ise Alevi toplumunun ortak iradesinin öne çıkarılması ve içerisindeki farklılıkları bir arada bulundurarak yeni arayışları hedeflemesi açısından ciddi bir katkı sundu bu çalıştay. Gerek Avrupa ve Türkiye’deki Alevi kurumlarımızın, inanç kurullarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın çalışması ikinci bir katkı oldu. Dünya arenasında olumlu yer alabilecek güç olması açısından Aleviler katkı sunacaktır. Bu anlamda çalıştayımız anlamlı ve kıymetlidir.” (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Bektaşi Federasyonu’nun çağrısıyla Aleviler biraraya geldi- VİDEO

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun çağrısıyla Aleviler biraraya geldi- VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde Alevi çalıştay program taslağı toplantısı başladı. Balıkesir Edremit’te biraraya gelen Aleviler, önümüzdeki dönem için bir program taslağı çıkarmayı hedefliyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu program çalıştayı başladı. Alevi Bektaşi Federasyonu çağrısıyla Avrupa’dan ve Türkiye’den Aleviler Balıkesir’in Edremit ilçesinde biraraya geldi.

    Alevi hareketinin temel başlıklar etrafında tartışarak bir program taslağının ortaya çıkarılmasının amaçlandığı çalıştay programı Nurettin Gedikoğlu Dede’nin gülbangıyla ve çerağ uyandırılmasıyla başlatıldı.

    Saygı duruşunun ardından deyişler okunarak program devam etti.

    Çalıştayın açılış konuşmasını ise ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız yaptı. Yıldız, “Ben buraya sizinle birlikte bu yolda turab olmaya;  Hakk yolunda kurulacak Rıza Şehrine ulaşmak için, emek vermeye, ter dökmeye geldim” diyerek konuşmasına başladı.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrasında AKP iktidarının başta Aleviler olmak üzere muhaliflerin baskı altında olduğunu hatırlatarak, “Türkiye’nin sorunu başkanlık sorunu değildir. Türkiye’nin sorunu demokrasi, insan hakları, eşit yurttaşlık ve adalet sorunudur” dedi.

    “Biz Alevi kurumları olarak AKP/Saray zihniyetinin Alevi toplumuna ve Türkiye demokrasi güçlerine dönük tehditlerine seyirci kalamayız. 15 Temmuz ile birlikte Türkiye genelinde Alevi mahallelerini hedef alan besleme paramiliter güçler şimdi gizliden gizliye katliam planı yapıyorlar” diyen Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “7 Haziran 2015 seçimlerinde Türkiye halklarından gerekli dersi alan AKP, asıl darbeyi 15 Temmuz 2016 da değil, 1 Kasım 2015 de yapmıştı. Şimdi ise istediği siyasal tabloyu yaratmak için muhalif televizyonları, dergileri, gazeteleri kapatan, gazeteci ve bilim insanlarını sudan gerekçelerle tutuklayan, sosyal medya paylaşımlarına bile tahammülü kalmayan siyasi iktidar, 12 Eylül faşizmini daha sert bir şekilde güncellemektedir. Halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanları ve milletvekillerin tutuklanması, belediyelere AKP beslemesi kayyum atanması hukuki ve adil değil, faşizan bir uygulamadır.  Ülkemizde siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik yaşam çekilmez hale getirilmiş, eğitim yaşamı istila edilmiş, binlerce kamu çalışanı padişah fermanı misali uygulamalarla işinden aşından, geleceğinden edilmiştir. Birçok ilerici kurumun başkan, yönetici ve üyelerine yönelik gözaltı ve tutuklama saldırısı devam etmektedir.

    Saldırıların boyutu o kadar haksız hukuksuz bir şekilde artmıştır ki MESAV Başkanı Arif SAĞ ın görevinden alınarak yerine kayyum atama yapılması gerçekten farklı olana tahammülün kırıntısının bile kalmadığının bir göstergesidir.”

    “YANIBAŞIMIZDAKİ KATLİAMLAR GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”

    Afrin’e başlatılan harekatı eleştiren Yıldız, AKP Genel Başkanının konuşmalarında sık sık mezhep kavgalarından bahsettiğini hatırlatarak, silahlı eğitim kamplarından söz etti.

    Türkiye’nin hızla kaosa sürüklendiğini ifade eden ABF Başkanı şöyle devam etti:

    “Canlar, ülkenin ve Ortadoğunun durumu malum. Türkiye gündemi, Ortadoğu’daki gelişmelerden ayrı yorumlanamaz. Yanıbaşımızda yaşanan katliamlar,  görmezden gelinemez.

    Ortadoğudaki selefi ve Vahabi yönetimler ile ülkemizde bulunan saray yönetimi birbirinin fikirdaşıdır. Hepsinin çıkış noktası Emeviliktir. Emeviler nasıl o devrin, Ali sevdalılarına ve Hüseyin sancağı adı altında toplananlara zulüm ettiyse, onların varisleri de günümüzde yaşayan Aleviler’e zulüm etmektedir. Asıl önemli olan bu saldırılar karşısında bizlerin neler yapacağıdır… Tam da bu noktada burada toplanmamız çok önemlidir.”

    “Gün faşizme, tekçi anlayışa, saray saltanatına karşı birlik olma günüdür. Biz biliyoruz ki bunun yolu demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmaktan geçer” vurgusunu yapan Muhittin Yıldız, “Devletin ceberut yapısı ve tekçi anlayışına karşı biz Aleviler, Ulularımızın, Pirlerimizin yolundan aldığımız güç ve onlara verdiğimiz ikrarla, bu zalimliğe he daim karşı duracağız” diye konuştu.

    “DEMOKRATİK HAKLARIMIZ KULLANILAMAZ HALE GELDİ”

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, tüm demokratik hakların bir bir ellerinden alındığını ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Yaşadığımız bu süreçte Haksızlıklara karşı direnen tüm farklı toplumsal dinamikler gözaltı, tutuklamalar ve şiddete maruz kalmaktadır. Yüzyıllar boyu direnerek elde edilen kazanımlar bir bir elimizden alındığı gibi en demokratik haklarımız kullanılamaz hale gelmiştir…

    Yaşanan bu saldırılar karşısında Alevi Bektaşi inancının sahipsiz olduğunu sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Bu inanç hiçbir zaman sahipsiz olmadı, kandilde yanan nur olduğu sürece hiçbir zaman da sahipsiz kalmayacaktır.

    Alevi Bektaşi inancı geçmişten günümüze Ocaklar ve Dergahlar biçiminde örgütlenerek hizmet yürüttü. Fakat Osmanlıdan günümüze kadar yüzyıllardır süren saldırılar bu sistemin işleyişinde sorunlar yarattı. Cemler yasaklandı, Aleviler ibadetini gizli yapmak zorunda kaldı. Tüm bu sorunlar ocakların işleyişini zorlaştırdı.

    Bununla birlikte seksenli yıllardaki köyden kente göçle birlikte dede-talip arasındaki ilişki azaldı.

    Aleviler, inançsal ve toplumsal alandaki tüm zorlukları aşabilmek için, doksanlı yılların öncesinde başlayan ancak sonrasında hızlanan kendi örgütlerini kurarak inançsal alanda hizmet vermeye başladı. Uzun yıllar inanç hizmeti alamayan Aleviler, bu kurumlarımızın hizmetlerine sahip çıktı, rızalık verdi.

    ‘Büyüğünüz kim, küçüğünüz kim’ dediler, ‘Büyüğümüz de bir, küçüğümüz de bir’ dedik. Eksiğimiz vardı, tamamladık. Boşumuz vardı doldurduk. El ele, el Hakk ka dedik hizmet yürüttük.

    Biz Aleviler bu toprakların kadim inançlarındanız. Kadim zamandan beri Aleviler bu topraklarda her daim barışın, hoşgörünün, sevginin ve insanlığın; dili, nefesi, sesi ve vicdanı olmuştur. Bir yanıyla mazlumluğun, diğer yanıyla da direnişin sembolü olan Şah-I Şehidan İmam Hüseyin ‘den Baba İshak’lara, Baba İlyas’lardan  Hacı Bektaş Veli’ye, Şeyh Bedreddin’lerden Şah Kalender’e Pir Sultan Abdal’lardan  Seyid Rıza’lara, saraylara biat etmeyip direniş geleneğini geleceğe taşıyanlar olduk.

    Aleviler olarak bu süreçte yaşanan tehlikeler karşısında örgütlü bulunan kurumlarımızın istenilen düzeyde olmadığı ortadadır. Yaşadığımız bu sistemli saldırılar karşısında dağınık bir şekilde mücadele edilemeyeceği herkes tarafından görülmektedir.

    “KURUMLARIMIZ TÜM ALANLARA HAKİM DEĞİL”

    Kurumlarımız tüm alanlara hakim değildir. Aleviler siyaset içinde adeta haraç mezat olarak kullanılmaktadır. Tarihimize yabancılaşmış durumdayız.

    Bugün Ülkemizde siyasi olarak tüm demokratik alanların daraldığı, parlamentonun işlevsiz kaldığı, yargının siyasi iktidar için baskı aracı olduğunu ve özgürlüklerin yok olduğu her demokratik hakkın kullananın savaş gerekçesi ile bastırıldığı, terörist ilan edildiği bir süreçten geçiyoruz.

    “ALEVİLER BÜYÜK TEHLİKELERLE KARŞIKARŞIYADIR”

    Aleviler bugüne kadar yok sayılmış ve bu yaşadığımız süreçte ise çok büyük tehlikeler ile karşı karşıyadır. Bir yandan içeride kendi Ailevisini yaratma çabaları sürerken diğer yandan bugünlerde Hakk’â yürüyen Alevi askerin bile ayrımcılığa uğradığı bir süreçte biz Alevileri bekleyen tehlikenin daha da büyüyeceğini göstermektedir. Bu tehlikelerin karşısında artık kendi yolumuzu kendimizin çizdiği bir sürecin içinden geçmekteyiz. Tarihimizden ders çıkararak pirlerimizin ulularımızın, yol önderlerimizin bizlere bırakmış olduğu mirasla eksik kalan yönlerimizden ders çıkarıp bu eksikleri gidermek, kendi örgütlülüğümüz güçlendirmek bizim tarihi sorumluluğumuzdur.

    Bugün buraya bahsetmiş olduğum sorumlulukları yerine getirmek için toplanmış bulunuyoruz.

    “ÇOK ÖNEMLİ ÇALIŞMANIN ADIMLARINI ATACAĞIZ”

    Bugün, sizlerle birlikte burada çok önemli bir çalışmanın adımlarını atacağız. Bu çalışma Alevi hareketinin temel ve yapısal sorunlarına dair çözümlerin konuşulacağı, bu sorunların nedenlerinin tespit edileceği ve açığa çıkarılıp çözümler üretileceği bir çalışma olacaktır.

    Geçmişten bugüne kadar demokrattık Alevi hareketinin yaşadığı sorunların çözümleri kendini tekrar eder yerde durmaktadır bu durum kurumlarımızda yapısal sorunlar haline gelmiştir.

    “BUGÜNE KADAR ÇÖZÜM MODELLERİ İHTİYAÇLARA CEVAP VERMEDİ”

    Bugüne kadar ortaya konulan çözüm modelleri ya da şekilleri ihtiyaçlara cevap verememiştir. Yaşadığımız siyasal sürecin ağırlığı karşısında, hareketimizin sorunlarına müdahale edilmezse dağılmanın ötesinde bir sonucun ortaya çıkacağı herkes tarafından bilinmektedir… Bu nedenle bu çalıştayı önemsiyoruz.

    Bu çalıştayla sorunların reçetesinin hemen yazılmayacağını biliyoruz. Ama Murad edilen amaç bu yola revan olmaktır. Bizlerde burada bunu yapmak istedik. Bu çalışma bir ilktir ve önemli bir başlangıçtır.. Siz değerli katılımcılarımızın önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.”

    Çalıştay taslak programının 12 temel başlıkta belirlendiğini söyleyen Yıldız, taslağın yol haritası olacağını kaydetti.

    Yıldız şunlara işaret etti:

    Bu çalışma ile Alevilerin öncelikle kendi değerlerini ve farklılıklarını koruyarak yaşamın her alanında ortak sözünü söylemesini sağlamak, Demokratik Alevi hareketin etkisizleşen dağılan farklılaşan taleplerinin ortaklaşmasını sağlayarak ortak mücadele etrafında toparlanmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

    Bu nedenle çalışmanın üzerine oturması gereken en önemli yanı ‘’yol bir sürek bin bir’’ kültürüne göre hareket etmektir. Bu nedenle bugün kadar yolda eksik bırakılan unutulan tüm farklılıklarımızın açığa çıkmasını sağlamak bizim acımızdan yolda birlikte yürümemizin en değerli sonucu olacaktır.

    3 gün burada vereceğiniz emek bu bakımdan çok değerlidir. Bugün burada dedelerimizden pirlerimize analarımızdan Zakirlerimize, siyasetçisinden sanatçısına habercisinden yazarına kısacası ülkenin her alanından kurumundan gelen canlara Avupa’nın çeşitli ülkelerinden sadece bu çalışmaya katkı için gelen tüm canlarımıza Alevi Bektaşi Federasyonu adına herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.”

    Yıldız, ayrıca bu çalışmanın yapılmasına olanak sağlayan ev sahip ve ev sahipliği yapan Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka ve Edremit belediyesine teşekkür etti.

    ABF Genel Başkanı Yıldız, Bizim yolumuz kıldan ince kılıçtan keskin bir yoldur. Bu yolda farklılıklarımız olsa da ortak değerimiz Alevilik’tir. Bugün bu yolda buluşmak bizler için elzem bir hal almıştır.” dedi.

    “LAİKLİK YENİDEN TÜRKİYE’YE EGEMEN OLMALI”

    Yıldız’ın konuşmasının ardından Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka kısa bir konuşma yaptı. Saka, ülkedeki çocuk tacizlerine ve baskılara değinerek, ülkenin çok kötü durumda olduğunu söyledi. Saka “Laikliğin yeniden Türkiye’de egemen olmasını istiyoruz” dedi. Saka, Alevi çalıştayının önemine de dikkat çekti.

    Açıklamanın ardından 12 başlık adı altında atölye çalışmalarına başlandı.  (HABER MERKEZİ)

  • Muhittin Yıldız: Barıştan yana olmaya devam edeceğiz

    Muhittin Yıldız: Barıştan yana olmaya devam edeceğiz

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Kemal Bülbül’ün sözünü söylediğini belirtti. Yıldız, “Aleviler olarak her zaman barışın savaşçısı olmaya çalışacağız” dedi. 

    TSK’nin Afrin’e başlattığı operasyona karşı sosyal medyada paylaşımları nedeniyle önceki günlerde gözaltına alınan Kemal Bülbül bugün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, gözaltıların hukuksuz olduğunu belirtti.

    “KEMAL BÜLBÜL SÖZÜNÜ SÖYLEMİŞTİ”

    Alevilerin savaş karşıtı olduklarını belirten Yıldız, bu topraklarda yaşayan annelerin gözyaşının durması gerektiğini defalarca dile getirdiklerini ifade etti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül’ün sözünü söylediğini belirten Yıldız, “Savaşlar bir cinayettir. Dolayısıyla da biz Aleviler olarak her daim savaşın karşısında olduk, barışın savaşçısı olmaya çalışacağız” dedi. Hiçbir şekilde kan akmaması ve annelerin ağlamaması için mücadele edeceklerini söyleyen Muhittin Yıldız, “Kerbela’dan bugüne verdiğimiz ikrarla beraber bizim pirlerimizin yolunda haksızlığa karşı hiçbir şekilde boyun eğmeyeceğiz. Şartlar ne olursa olsun kim iktidarda olursa olsun, kim savaş ve katliam yapıyorsa her daim onların karşısında olacağız” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE DERHAL BU SAVAŞTAN ÇEKİLSİN”

    Yıldız, TSK’nin Afrin’e başlattığı operasyona ilişkin ise şunları belirtti.

    “Türkiye’nin yaptığı bu savaş, aslında oradaki çok kültürlü, etnisite yaşayan halkların geçmişte olduğu gibi bugün de aynı şekilde dillerini, kültürlerini, inançlarını yok etmek adına yapılan bir savaştır. Bu savaş barış getirmeyecektir. Aksine bu kültürleri kutuplaşmaya götürecek. Yapılan bu savaş ile ilgili kim bugün destek veriyorsa yarın bu işin vebali altında kalacaktır. Dolayısıyla bu savaş her daim barış getirmeyecek, kavgalara yol açacak. Bu coğrafyada yaşayan tüm halkları kutuplaşmayla beraber ayrıştırmaya götürecek. Biz biran önce bu savaşın bitmesini ve Türkiye’nin bu savaştan derhal çekilmesini istiyoruz.”

    “DEVLETİN BU POLİTİKALARI IRKÇIDIR”

    Afrin operasyonuna destek veren Alevi kurumlarını da eleştiren Yıldız, ‘Yüce Allah’tan Ordumuzun sözünü üstün, kılıcını keskin eylemesini niyaz ederiz’ sözleri için, “Bu kılıç geçmişte Çorum’da Dersim’de Koçgiri’de Alevileri kesmişti. Bundan ders çıkarmayan yol cahilleri bir gün bu kılıcın kendilerine döneceğinden habersizlerdir” diyerek tepki gösterdi.

    Yıldız, “Böylelerine celladına aşık olanlar derler. Dolayısıyla biz bunları birer yol cahili olarak değerlendiriyoruz. Tarih bir gün bu söylemlerimizi haklı çıkaracak. Devletin ve hükümetin uyguladığı bu politikalar, ırkçı politikalardır. Bu açıklamayı yapan kurum, kuruluş kim olursa olsun desteklerinden ötürü bu toplum karşısında bir gün haksız duruma düşeceklerdir” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

     

  • Aleviler Galatasaray’dan seslendi: Büyükşahin, Güleç ve Demir serbest bırakılsın-VİDEO

    Aleviler Galatasaray’dan seslendi: Büyükşahin, Güleç ve Demir serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- TV10 eyleminin 67. haftasında eyleme destek veren Alevi kurumları gözaltında olan TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç ile tutuklu TV10 kameramanı Kemal Demir’in serbest bırakılmasını talep etti.

    Haberin Videosu 

    TV10 çalışanlarının başlattıkları eylem 67. haftasında Galatasaray Meydanı’nda devam etti. Eyleme destek veren Alevi kurumları TV10 çalışanlarının serbest bırakılmasını istedi. Eyleme Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSKAD) İstanbul Şubeleri, HBVAKV İstanbul ve körfez şubeleri ile Okmeydanı Cemevi, Demokratik Alevi Derneği (DAD), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Alevi Kültür Derneği (AKD) Sultangazi Şubesi Pir Sultan Abdal Cemevi, Seyit Süleyman Aziz Baba Cemevi Yaptırma ve Yaşatma Derneği, Garipdede Dergahı, Tüm TOK-DER, Zülfikar Dergisi, araştırmacı-yazar Mehmet Kabadayı, Ayhan Aydın, Bülent Felekoğlu, sanatçı Mehmet Ekici, Cumartesi Anneleri, insan hakları savunucuları ile TV10 çalışanları destek verdi.

    Alevi kurumlarının “Hakikat yol yürüyecek, nehak devranı çökecek” pankartı ile alanda yerini aldığı eylemde, “Özgür basın susturulamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Yaşasın onurlu mücadelemiz” sloganları atıldı.

    “TV10 KURULDUĞUNDAN BERİ BARIŞA HİZMET ETTİ”

    Açılış konuşmasını yapan TV10 programcısı Hüseyin Kelleci, Kerbela’dan bu yana Alevilere yönelik baskıların devam ettiğine vurgu yaptı. TV10’un da bir Muharrem ayında kapatıldığını belirten Kelleci, TV10’un kurulduğundan beri sevgiden, barıştan vazgeçmediğini, farklı dilleri ve kültürleri ekranda buluşturduğunu ifaden etti. Kelleci, 1 Aralık 2017’den beri tutuklu bulunan TV10 kameramanı Kemal Demir ile geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in suçsuz yere alındıklarını belirtti.

    “TUTUKLAMA VE GÖZALTILAR YÜREĞİMİZİ DAĞLIYOR”

    Kelleci’nin ardından söz alan Garip Dede Dergahı Başkanı ve İmam Rıza Ocağı Piri Celal Fırat, TV10 çalışanlarına dönük gözaltı ve tutuklamaların yüreklerini dağladığını söyleyerek, TV10 çalışanlarıyla birlikte uzun süredir Alevi toplumuna hizmet ettiklerini kaydetti. Cumhurbaşkanının “OHAL sürecinden kimse etkilenmiyor” açıklamalarını hatırlatan Fırat, kendilerinin OHAL sürecinden çok etkilendiklerini vurguladı.

    Fırat, tutuklanan TV10 kameramanı Kemal Demir’in henüz 6 aylık bir çocuğu olduğunu hatırlatarak “Bu biz zulümdür” dedi.

    “BÜYÜKŞAHİN, GÜLEÇ VE DEMİR ONURUMUZDUR”

    Fırat’ın konuşmasının ardından Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım gülbeng okudu. Gülbengin ardından Alevi kurumları adına basın açıklamasını okuyan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Gözaltılar derhal serbest bırakılsın. Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir onurumuzdur” dedi.

    “MUHALİFLERE KARŞI MÜCADELE YÜRÜTÜLÜYOR”

    OHAL ve KHK’ler aracılığıyla muhaliflere karşı bir mücadele yürütüldüğüne dikkat çeken Yıldız şöyle devam etti:

    “Yaşadığımız süreçte düşünce ve ifade özgürlüğü neredeyse ortadan kaldırılmış, AKP’nin haksız, hukuksuz, keyfi uygulamalarına eleştiri getiren, muhalefet eden tüm kesimlerin susturulması için OHAL seferber edilmiştir. Darbe ve darbecilerle mücadele adı altında çıkarılan OHAL bir buçuk yıldır uygulamadadır ve gerçek anlamda Cemaatle bir mücadele yürütülmemekte ve hatta aynı anlayışla devlete yerleşmeye çalışan cemaatlere fırsatlar sunulmaktadır.”

    “ASIL AMAÇ ALEVİLERİ ESİR ALMAKTIR”

    Mesleğini onuruyla yapan gazetecilerin ters kelepçe ile gözaltına alınmasının baskı ve sindirme rejiminin devamı olduğunu vurgulayan Yıldız şöyle konuştu:

    “Alevilerin katkıları ile kurulmuş ve AKP iktidarı eliyle kapatılmış olan TV10 yöneticilerinin de bulunduğu birçok kişi gözaltına alınmıştır. Bunlardan biri TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Veli Büyükşahin bir diğeri de yine aynı televizyonun Yayın Kurulu Üyesi ve programcı Sayın Veli Haydar Güleç’tir. Veli Büyükşahin aynı zamanda bir Alevi dedesidir. Bu durum; muhalif basına ve demokratik kamuoyuna yönelik bir sindirme operasyonudur. FETÖ ile her türlü duygusal, düşünsel ve ekonomik ilişkisi olan ve devletin her kademesinde görev yapanlarla ilgili hiçbir şey yapmayan siyasi iktidar; ömrünü bu tür gerici, şeriatçı ve işbirlikçi cemaat örgütlenmelerine karşı mücadele ile geçirmiş aydın, gazeteci, yazarlara zulüm etmektedir. Bu zulmü gerçekleştirirken de bilinçli bir biçimde Alevileri ve onların kurumlarını hedef alarak provokasyon ortamı hazırlamak istemektedir.
    Bizler yoldaşlarımızın gözaltına alındığı ilk günden beri biliyoruz ki asıl amaç Alevileri esir almaktır. Onlar, Pir Sultan’ın direnciyle Alevi hak mücadelesine emek veren canlarımızdır.”

    “TEK YARGI MAKAMIMIZ DARI MANSUR MAKAMIDIR”

    “Bizim inancımızda, Analar, Dedeler, kanaat önderleri barışa ve barıştırmaya hizmet eder. Yolumuzun gereğidir barıştırmak” diyen Yıldız, Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir’in barışa elçilik yaptıkları için özgürlüklerinin çalındığını, kimsenin inancının gereği olan barış elçiliği yaptığı için esir edilip yargılanmayacağını vurgulayarak “Bizim tek yargı makamımız Darı Mansur makamıdır.” dedi.

    Alevi toplumu olarak zulme boyun eğmeyeceklerini dile getiren Yıldız, “Biz kadimden gelen inancımızın yolcularıyız. Kendi mürşidimiz dışında kimseye baş eğmedik ve bundan sonra da baş eğmeyiz. Alevi toplumu olarak, var olduğumuz günden beri demokrasiyi, özgürlükleri, laikliği ve en önemlisi de barışı savunduk. Savunduğumuz bu değerler uğruna da çok ciddi bedeller ödedik. Ancak, barış, demokrasi, eşit yurttaşlık ve laiklik mücadelesinden asla vazgeçmedik” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER VARDIR VE ALEVİLİK HAKTIR”

    Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir başta olmak üzere gözaltına alınan tüm canların serbest bırakılmasını talep eden Yıldız sözlerini mücadele vurgusu ile tamamladı:

    “AKP iktidarı, Aleviler üzerinden ülkeyi içine sokmaya çalıştığı politikadan bir an önce vazgeçmelidir. Siyasal iktidarı defalarca uyardık. Uyarmaya da devam edeceğiz. ‘Aleviler vardır ve Alevilik Haktır.’ Bunu artık kafanızın içine sokun. Yeter artık değerlerimize, maneviyatımıza saldırmaktan vazgeçin. Alevi Bektaş Federasyonu olarak Alevi Kurumları başta olmak üzere bütün demokrasi güçleri ile birlikte kol kola bu ülkeyi karanlıktan aydınlığa çıkaracağız. Tarihimizden ve ulularımızdan aldığımız mirasla yol yürümeye devam edeceğiz. Size de sizin karanlık emellerinize de boyun eğmeyeceğiz. Bu ülkeye onurlu ve kalıcı barış gelinceye kadar, demokratik ve laik bir Cumhuriyet inşa edilinceye kadar mücadele edeceğiz.” (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumlarından PİRHA’ya dayanışma ziyaretinde önemli mesajlar-VİDEO

    Alevi kurumlarından PİRHA’ya dayanışma ziyaretinde önemli mesajlar-VİDEO

    PİRHA-Alevi kurum yöneticileri, temsilcileri ve dedeler, genelde basına, özelde ise Alevi medyasına yönelik baskılara karşı PİRHA’ya destek ziyaretinde bulundular. Ziyaret sırasında, dün gözaltına alınan KHK ile kapatılan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç’in serbest bırakılması istendi. 

    Haberin Videosu

    Alevi kurumlarının yöneticileri, temsilciler ve dedeler, Alevi medyasına ve çalışanlarına yönelik baskı ve gözaltıları kınamak ve dayanışmak amacıyla Pir Haber Ajansı’nı (PİRHA) ziyaret ettiler.

    Ziyaret sırasında dün gece yarısı evlerinden gözaltına alınan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç’in hukuksuzca gözaltına alınmasına da tepki gösterildi.

    “GÖZALTI VE BASKILAR KABUL EDİLEMEZ, DAYANIŞMALIYIZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Alevilerin sesi olan basın kuruluşlarına baskıların yapılan baskı ve yöneticilerin gözaltına alınmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Baskılara karşı birlik olunması gerektiğini söyleyen Yıldız, bir an önce Büyükşahin ve Güleç’in serbest bırakılmasını istedi. Yıldız, tüm Alevi kurumlarına, sivil toplum örgütlerine ve siyasi partilere Cumartesi günü saat 14.00’te Galatasaray Meydanı’nda yapılacak TV10 eylemi için katılım çağrısında bulundu.

    “GÖZALTILAR ALEVİLERE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm ise, “Bu gözaltılar Alevilere yapılmış bir saldırıdır. Bu direnişi cumartesi günü yapılan TV10 eylemi sonrası büyütmek gerek. Bu saldırılar sonrası hiçbir ayrıma gitmeden ortak bir şekilde mücadeleyi büyütmek gerekir. Alevi toplumu bu ülkede demokrasinin bir parçasıdır. Ve kendisi ile birlikte diğer demokrasi güçleri ile birlikte hareket etmek zorundayız” dedi.

    “HER ZAMAN TV10’UN VE TUTUKLANAN ARKADAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ”

    İstanbul Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin de, “TV10 Aleviler’in sesi, gözü ve kulağıydı. 66 haftadır TV10’u geri açmak için yapılan eylemleri bitirmek ve Alevilerin sesini tamamen kesmek için yapılan bir operasyondur. Bu operasyonların devamı da olacaktır. Ancak bizler korkmuyoruz. Her zaman TV10 ve tutuklanan arkadaşlarımızın yanındayız.” ifadelerini kullandı.

    “BU MESELE TV10’DAN ÇIKMIŞTIR, TÜM MUHALEFET HEDEFTE”

    ABF Genel Yürütme Kurulu Üyesi Mustafa Can ise “Ortak bir cepheyi örmenin zamanı geldi ve geçiyor. Bu mesele TV10’dan çıkmıştır. Bu mesele Türkiye muhalefetinin bütününü hedef alan saldırının küçük bir parçasıdır. Bu saldırılara topyekün bir karşılık veremezsek önümüzdeki süreçte herkesi bulunduğu yerden alacaklar” şeklinde ifade etti.

    “SOKAKLARA ÇIKMANIN ZAMANI GELMİŞTİR”

    Siyasal iktidarın acelesinin olduğuna vurgu yapan Can, “Toplumsal muhalefeti susturmak için siyasal iktidar acele ediyor ve saldırıyı da genişleterek sürdürüyor. Artık buradan çıkıp sokaklara dökülmenin zamanı gelmiştir. Bu cepheyi bir an önce büyütelim.” dedi.

    “BU ALEVİLERE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR”

    PSAKD Demokratik Kitle Örgütleri Sekreteri Gülizar Taşbilek, “Bu yapılan saldırı Alevilere yapılmış bir saldırıdır. Mücadelemizi de bu şekilde vereceğiz zaten. Gerçekten kitlesel anlamda bir güç birliği yapmalıyız. Ve iktidar partisinin bize yaptıklarını görüp ona göre bir tavır almalıyız. OHAL’in derhal kaldırılması lazım. Çünkü iktidar partisinin amacı OHAL ile 2019 seçimlerine gitmektir. Herkes ayrı ayrı cılız sesler çıkarmaktadır. Bu sesleri birleştirip gür bir ses çıkarmalıyız ve artık alanlara çıkmamız gerekiyor. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın her zaman arkasındayız. Onları alana kadar alanlarda olacağız” dedi.

    “2019 SEÇİMLERİ İÇİN YAPIYORLAR”

    Taşbilek’in arkasından söz alan Okmeydanı Cemevi Dedesi ve Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım da “Kendinden olmayan tüm farklılıklara ve gruplara karşı bu tür çeşitli spekülasyonlar yaratarak yapmadıkları şeylerle suçluyorlar. Bunu KHK ile işten atmalar ve tutuklamalar ile gördük. Bu sindirme, korku yaratma ve algı operasyonu imparatorluğu yaratmaktır. Bunu daha çok 2019 seçimleri için yapıyorlar. Ama buna biz ses çıkarmak zorundayız. İnanç Kurulu ve dedeler olarak Hz. Hüseyin’in yolunu sürdürmek istiyorsak haksızlıklara boyun eğmeden dik bir şekilde mücadelemizi sürmemiz gerekir” şeklinde konuştu.

    “KENDİ EVLATLARINI SAHİPLENEN CÜMLE HAKLARI DA SAHİPLENİR”

    Araştırmacı-tarihçi-yazar Bülent Felekoğlu, “Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç ellerinden geldiği kadar bu topluma hizmet etmeye çalıştılar. Aslında burada bu topluma yapılan hizmet kültürü yok edilmek isteniyor. Bir anlayış tarafından terörize edilerek toplumun birbirinden kopması hedefleniyor. Bu toplum ancak bunu birbirine bağlı olarak aşabilir. İktidarın acelesi var, sıkışmış durumda, daralmış vaziyette ve tekleştikçe kendini yemeye başladı. Ancak bizim de bu konuda bir gayretimiz olmalı ve Türkiye halklarına bir umut olmalıdır. Hanemizde ve cemevlerimizde bu süreçleri güçlü sahiplenmeliyiz. Bu nedenle Aleviler kendi evlatlarını sahiplenmelidir. Kendi evlatlarını sahiplenen cümle halkları da sahiplenir” ifadelerine yer verdi.

    “GİTMEMEK İÇİN YAKABİLDİKLERİ KADAR CAN YAKTILAR”

    25. dönem HDP Mersin Milletvekili Çilem Küçükkeleş ise, “AKP siyaseti sıkıştığı anda mutlaka içeride bir operasyon havası gelişiyor. Gene dışarıda çok sıkışmış  durumda. Fransa’da aldığı bir cevap var ve Almanya’da yürüttüğü görüşmeler var. Öyle bir noktaya geldi ki artık diyalog kurulmaz bir cumhurbaşkanı hikayesi var. Bu hikayeyi biz Aleviler şuradan biliyoruz: Ortadoğu coğrafyasında ne zaman İslamı rehber edindim yöneteceğim diyenler varsa birincisi ahlaksızlıkları çocuklara varana kadar aştı. İkincisi; evleri, hücreleri her yerleri para doldu ve en önemlisi de iktidara geldiklerinde de gitmemek için yakabildikleri kadar can yaktılar” dedi.

    “BÜYÜK BİR CENAHI GÖZALTINA ALIYORLAR”

    AKP’nin psikolojik danışmanlığını yapanlar ve akıl verenlerin toplumsal psikolojiyi iyi çözümlemiş kişiler olduğuna dikkat çeken Küçükkeleş, “Öyle yerlerde operasyonlar yapıyorlar ki doğru anlama süremiz bayağı gecikiyor. Ve anladıktan sonra şunu fark ediyoruz bir kişiyi gözaltına alarak aslında büyük bir cenahı gözaltına alıyorlar. Bugün belki Veli Büyükşahin’i aldılar ama Alevi toplumunda büyük bir yansıma oluşuyor” ifadelerini kullandı.

    TV10 Programcısı Hüseyin Kelleci de TV10’un lokmalarla kurulduğunu belirterek, çok emek verildiğini, Türkiye’nin her yerinde Alevilere ulaşmaya çalıştıklarını vurguladı. Kelleci, gözaltına alınan Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in ve tutuklu bulunan Kemal Demir’in serbest bırakılmasını istedi.

    “ALEVİ BASININA SAHİP ÇIKMAK GEREKİYOR”

    Alevinet Türkiye Temsilcisi İsmail Yıldırım ise, “TV10’un diğer kapatılan kanallardan farklı bir özelliği var. Bir şekilde basın mücadelesini çalışanları ve yöneticileri ile devam ettirdi. Ve bir şekilde Alevilerin sesinin kısılmasına engel olmaya çalıştı. Devleti de en çok korkutan bu. TV10 kameramanı Kemal’in alınmasından sonra Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in alınması demek, yarın başkalarının gözaltına alınmayacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle Alevi basınına sahip çıkmak gerekiyor” diye konuştu.

    “TEK KİŞİ KALSAK DAHİ GERÇEKLERİ HAYKIRMALIYIZ”

    Yıldırım’ın arkasından konuşan Zülfikar Dergisi çalışanı Cihangir Alim ise “Alevi yaşam felsefesine her zaman bir savaş açılmış, fermanlar verilmiş ve katliamlar yapılmıştır. Aleviler Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde her zaman bir katliamla karşı karşıya kalmıştır. Çünkü Alevi yaşam felsefesi iktidarcı devletin tek millet yaratma tek ırkı üstün görme anlayışı zuhur ettiği sürece bunun panzehiri Alevi yaşam felsefesinin özgürlükçü modeli, kadın modeli ve özgür doğa modelidir. Bunu TV10 başardığı için kapatma emri gelmiştir. Ve TV10 sahaya indiği için artık susturulması gerekmiştir. Biz bu saatten itibaren tek kişi dahi kalsak gerçekleri haykırmalıyız. Çünkü bu Hasan Sabbah, Nesimi ve Pir Sultan aklıdır” ifadelerini kullandı.

    “BASKILARI TEPEMİZDE HİSSEDİYORUZ”

    Son olarak konuşan TV10 haber spikeri ve Pir Haber Ajansı Editörü Nilgün Mete ise, “Alevilere gün geçtikçe baskılar artıyor. Bu baskıları artık tepemizde hissediyoruz. Basın ayağı Pir Haber Ajansı olarak yaptığımız haberlere dikkat ediyoruz kapatılmamak için. Ancak tüm bu baskılara rağmen bir mücadele içerisindeyiz. Biz aslında Alevi medyası olarak Alevilere hizmet için buradayız. Dayanışmanın gücü var. Tabi ki her zaman dayanışma içinde olmamız çok güzel bir şey” dedi. Mete, Alevi kurum temsilcilerine ziyaretten dolayı teşekkür etti. (HABER MERKEZİ)

  • AKD’den; ABF ve HBVAKV başkanlarına sert tepki

    AKD’den; ABF ve HBVAKV başkanlarına sert tepki

    PİRHA – ABF, AABK, HBVAKV, PSAKD’in Maraş anması sırasında ve sonrasında yaşananlar nedeniyle AKD’nin Başkanı Doğan Demir’i ve bazı yöneticilerini Alevilerden özür dilemeye çağırmasının ardından AKD Genel Merkezi çok sert bir açıklama yaptı. ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız’a ve HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş’a sert ifadelerle yüklenen AKD ise ABF Başkanını istifaya çağırdı. AKD’nin açıklamasında isim verilmeden bazı basın kuruluşları da hedef alındı. 

    39 yıl önce Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anıldığı 23 Aralık günü ve sonrasında Alevi kurum başkanlarıyla AKD’nin başkanı ve bazı şube başkanları arasında yaşanan gerginlik devam ediyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)  ile Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD) bazı yöneticileri arasında anma sırasında yaşanan gerginlikler ve sonrasında ABF Başkanı Muhittin Yıldız’ın ve HBVAKV Başkanı Tuncer Baş’ın yine AKD’li yöneticiler tarafından tehdit edildiği iddiaları kamuoyuna duyurulmuştu.

    Dört büyük Alevi kurumu tarafından yapılan ortak açıklamada, Maraş’ta canların anması sırasında ve sonrasında AKD Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen ile AKD Sultangazi Şube Başkanı Zeynal Odabaş’ın, AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in bilgisi ve talimatıyla HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş’a fiili müdahale ve saldırıda bulundukları belirtilmişti.

    Açıklamada, saldırıya engel olmak isteyen ABF Genel Başkanına karşı da AKD Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen’in küfür ve hakaret içeren fiili saldırıda bulunduğu, buna tanık olan AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in ise engel olmak yerine, ABF Genel Başkanına sözlü saldırı ve hakarette bulunduğu iddia edilmişti.

    Açıklamada bütün bu yaşanan olumsuz tutum ve davranışlar nedeniyle AKD’nin Başkanı ve bazı yöneticileri Alevilerden özür dilemeye davet edilmişti.

    ABF, AABK, HBVAKV, PSAKD’nin yaptığı ortak açıklamadaki istifa davetine ve iddialara Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’nden karşı açıklama geldi.

    AKD, dört kurumun açıklamasının gerçekleri yansıtmadığını belirterek, ABF başkanının ve onu destekleyenlerin istifa etmesi gerektiğini savundu.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve HBVAKV Genel Başkanı Dr. Tuncer Baş için çok sert ifadelerin kullanıldığı açıklamada, isim verilmeden sözkonusu dört kurumun açıklamasını yayınlayan haber siteleri de hedef alındı.

    AKD Genel Merkezi’nin; ABF ve HBVAKV başkanlarını ve açıklamayı yayınlayan basın kuruluşlarını hedef alan açıklamasının tamamı şöyle:

    “23 Aralık 2017 günü 39 yıl önce Maraş’ta katledilen canlarımızı anmak için engellemelere rağmen bir araya geldik. Biz ülkemiz aydınları ve Alevileri üzerine oyun oynayan karanlık güçleri ve yandaşlarını tanıdığımızı, Alevilerin birlik ve beraberliğinden korkan kargaşa, terör ve akan kandan, anaların göz yaşından beslenmeye çalışanların birleşip sorumlu davranış sergileyen AKD örgütlüğüne karşı nefretlerini kusmalarına rağmen halkımıza uygulanan baskı ve zulme karşı göğüs gererek provokatör kışkırtmalara karşı her daim sağ duyulu yaklaşıp birliğimizi, dirliğimizi daim eyleyeceğimizi açıkladık. Maraş katliamını anma etkinliğinde toplumda olmayan karşılıklarını sahte görüntü ve söylemlerle doldurmaya çalışanların gerçek yüzlerini bir kez daha gördük. Anma öncesi ve sonrasından kurumlarımızda mihman ettiklerimiz bölgedeki 25 şubemiz ve genel merkez yöneticilerimizi yok saymaya kalkanlara karşı duruş gösteren genel başkanımız, Gaziantep ve Sultangazi Şube başkanlarımızı tehdit etmeye kadar vardırdıkları davranışlarına örgütsel tepkimizi yalan yanlış haberlerle çarpıtarak tekrar kahramanlık yapmaya başladılar.
    AKD örgütlülüğü olarak Genel Başkanımız Doğan Demir ve Genel merkez yöneticilerimizle, bütün şubelerimiz ve üyelerimizle bu güne kadar sizin kirli oyunlarınıza alet olmadık ,bundan sonrada olmayacağız. Aleviler adına yapılan her anmayı kendi siyasi beklentilerine payanda yapmaya çalışanlara izin vermeyeceğimizi, bu ülkenin yöneticileri ile her zeminde görüşüp sorunlarımızı kavga ve sloganla değil özümüzden taviz vermeden sağduyu ve diyalog ile çözmeye devam edeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz.
    AKD yönetimi olarak İç İşleri Bakanı ve bazı valilerle, belediyelerle alenen yaptığımız görüşmeleri Aleviliğe ihanet sayıp, bize hain diyenlere soruyoruz. Bu güne kadar gizlice görüştüğünüz bakan, vali veya belediye başkanlarına neyi pazarladınız, belediyelerden ne alıp ne verdiniz, geçen yıl Maraş Valisi ile neyin pazarlığını yaptınız hadi açıklayın. Tuncer Baş bu gün malları ve parası üzerinde tepindiğiniz vakfın temelini atan ve inşaatın maliyetini devletin hazinesinden karşılayan Dönemin Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’i unutmuş olamazsınız. Alevi kurumları adına hak mücadelesinde devlet erkanı ile görüşen, hak talep eden herkes size göre hainse peki siz ne oluyorsunuz.? Hadi geçtik bu balık hafızalıları, yalan ve iftiraları dillerine dolayan ve bu çirkin girişime destek olan kurumlara ve bazı yayın organlarına zamanı geldiğinde elbette söyleyecek çok sözümüz vardır.
    Dün bazı haber sitelerinde yazdıkları haberin kaynağını ve açıklama yapanı yazma cesareti gösteremeyen cesur kalemşörler AKD genel başkanımızı ve ,şube başkanlarımızı hedef gösteren alevi diline yakışmayan edepten yoksun bir açıklama yayınladılar.

    “Anmaya katılan AABK ( Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu), ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu),HBVAKV (Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı), ve PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Alevi Kültür Dernekleri’nin anma sırasında yaşanan gerginlikler ve sonrasından yaşananları eleştirerek AKD tabanıyla hiçbir sorunlarının olmadığını yalnızca AKD içerisinde bir grubun Alevi hareketini provoke etiğini öne sürdü. Açıklamada AKD yönetimi özür dilemeye davet edildi.”

    Devamla”Anmanın bitimine doğru AKD Antep şube başkanı Yılmaz Demirdelen ile AKD Sultangazi şube başkanı Zeynel ODABAŞ, AKD genel başkanı Doğan Demir’in bilgisi ve talimatıyla HBVAKV genel başkanına fiili müdahale ve saldırıda bulunmuşlardır. Buna engel olmak isteyen ABF Genel Başkanına karşı da AKD Antep şube başkanı Yılmaz Demirdelen küfür ve hakaret içeren fiili saldırıda bulunmuştur. Buna tanık olan AKD genel başkanı Doğan Demir engel olmak yerine, Abf genel başkanına sözlü saldırı ve hakarette bulunmuştur. “

    Burada yazılanları açıklamada yarar vardır. AKD Gaziantep Şube Başkanı Avukat Yılmaz Demirdelen ve AKD Sultangazi Şube Başkanı Zeynel Odabaşı mevcut ABF’nin Genel başkan yardımcılığını yapmış mücadeleleri ve duruşuyla her daim saygıyı hak etmiş kişilerdir. ABF nin başkanlık koltuğunu işgal eden Muhittin Yıldız rahat çalışsın bahane bulamasın diye karşı çıkmamıza rağmen mevcut görevlerinden istifa etme özverisini gösteren değerli canlarımızdır.
    Doğan Demir, AKD’nin genel başkanıdır. Ne mafya babası ,nede bizlerin şeyhi değildir. Bizim GYK üyelerimiz ve şube başkanlarımız da mürit değil yolun talibi, ayak türabıdır. Doğan Demir şube başkanlarımıza ve hiç kimseye saldırı talimatı vermez. Bu açıklamayı yapan kişiler kendi sıfatlarını genel başkanımıza yakıştırıyorlar.
    Bu çirkin iftiranın devamı açıklamada gizli.” Bir sonraki gün yani Pazar günü HBAKV başkanı ile Abf genel başkanı, eş zamanlı olarak değişik telefonlardan aranarak küfür, hakaret ve tehdide maruz kalmışlardır. Maraş’ta yaşanan bu olaydan sonra ve tehdit ve hakaret içeren bu aramalar tesadüf olamaz.”
    AKD örgütlülüğünü yok saymaya çalışan her zeminde ayar vermeye çalışanların yalanları bitmiyor. Maraş’ta AKD orada olduğu halde yok saymaya çalışanlara tepki gösteren yöneticilerimize parmak sallayıp, gözlerini belertenlere anladığı dilden cevap verilmiştir.
    Ancak ortalıkta hala ABF Genel başkanıyım sıfatıyla afra-tafra satan Muhittin Yıldız Genel Başkanımız Doğan Demir’i eşinin yanında telefonla arayarak” Gaziantep şube başkanı Yılmaz Demirdelen ve Sultangazi Şube Başkanı Zeynel Odabaşını kasderek” bağla şu köpeklerini tasmalarından, yoksa gider evlerinden aldırır, gerekeni yaparım, seni bitiririm “ diyen zattır.
    Daha önceki ABF başkanı Baki Düzgün’ün evini kimliği belirsiz çakallarına bastırıp öldürmekle tehdit eden, ABF yönetim kurulunda bulunan Kadınlar dahil bazı kişilere küfredip hakaretlerde bulunan kişi de aynı zattır. Kartal Mitinginde herkesle kavga eden yine bu zattır. Bu güne kadar şu veya bu şekilde bu zatın yaptıklarına sesini çıkarmayan, yapılan ahlak ve edep dışı davranışlarına göz yuman sorunu kişiler arası çekişme olarak gören kişilere soruyoruz? Bu zat bu küstahlığı yapma cesaretini kimlerden almaktadır? Sizce Alevilerin dili, davranışı hele de alevi kurumlarının çatı örgütü ABF’nin başkanı böylemi olmalıdır? Sizlerin üç maymun rolünü oynayarak yapılanları görmezden gelmelerinizle bu zat ABF başkanı olarak daha ne kadar o makamı işgal edip alevi kurumlarını ayrıştırmaya devam edecektir?
    Serseri bir mayın gibi nerde patlayacağı ve hangi kuruma zarar vereceği belli olmayan bu kendini bilmez kişinin davranışını hangi alevi canımız hoş görür anlamış değiliz. Mafyanın bile değerlerini alt üst eden bu zat ucuz mahalle kabadayılığı sergilerken bizi alevi hak mücadelesinde ihanetle suçlayabiliyor. Kendi pisliklerini bile eline yüzüne bulaştıranları Alevilerin vicdanlarına havale ediyoruz.
    Yaptığımız görüşmelerde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticilerinin böyle bir açıklamadan haberleri olmadığını ve böylesi bir açıklamayı da doğru bulmadıklarını öğrendik. AKD olarak “kem söz sahibine yakışır” diyerek yapılan çirkinlikleri açıklamayı yapanlara ve buna çanak tutanlara iade ediyoruz.
    Bu yolda mücadele eden herkes isimlerini ve kurumlarını açıklama cesaretini bile gösteremeyen kişileri çok iyi tanıyorlar.
    Bize atfedilmeye çalışılan ancak sırıtan “ ağacın kurdu kendi özünden olur “özdeyişine aynen katılıyoruz. Mafyavari davranışlarla bile yönetilemeyen ve her geçen gün borç batağına sürüklenen son bir yıldır örgütsel anlama aleviler arasında saygınlığı kalmayan ABF’nin kurucusu ve en büyük kitlesel bileşeni Alevi Kültür Derneğidir.. Aldıkları bağış ve yardımları, AB proje fonlarını çarçur edip hesabını veremeyen mevcut ABF yönetimini çok uyardık, hatta rahat kadro kursunlar diye yönetim ve diğer organların asıl ve yedek üyeliklerinden çekildik. Yönetimden AKD temsilcisi dışında olup istifa eden bir çalışma üretemeyen bir çok canımıza rağmen etiket uğruna mevcut yönetimde kalmaya çalışan enkaz haline getirdikleri ABF yi üstümüze yıkmaya ve kendi pisliklerini bize bulaştırmaya çabalayanların hezeyanlarını ve mafyavari tehditlerini dikkate almıyoruz.
    Bunun yanında varlık sebebinin AKD olduğu Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı başkanı Tuncer Baş ve ABF Başkanı Muhittin Yıldız yanına aldıkları bazı kurumların yöneticilerini yalan beyanlarla kandırarak alevi hak mücadelesine zarar vermektedirler. Tuncer Baş’ın benzer davranışı daha birkaç önce Çorumda yaptığımız anma toplantısında AABK Başkamı Sayın Hüseyin Mat ‘ada yalanlar söyleyerek zor durumda bıraktıklarını biliyoruz. Yine Maraş’ta aynı gün içimizden çıkmış HDP Milletvekili Sayın Müslüm Doğan’a hakaret edip tombala milletvekilisin diyen zat aynı kişidir. Hacı Bektaş dedeler kurulu toplantısından kovulan, bana ne Alevilikten ben holding yönetiyorum diyen, kendi kurduğu şubeyi kapatıp genel sekreterini ayrıştıran , öncelikle kendi ideolojik yapısına uymayan sadece vakıf senedine göre çalışmayı düşünen şube yöneticilerini sudan bahanelerle görev alan zat Tuncer Baş’tır.
    AKD yöneticileri olarak 5 yıldır görev yaptığımız dönemde her şey mükemmel olmamıştır ama ABF ve bileşeni kurumlarımızda bu denli ayrıştırma ve kargaşa yaşanmamıştır. Yaşanan olumsuzlukları gördüğümüzde Tuncer Baş ve Muhittin Yıldız’ın göreve geldikten sonra kurumlar arasını açmak ve ayrıştırmak için özel olarak görevlendirildiğini düşünmeden edemiyoruz. Kendi yaptıkları pislikleri başkalarının üstüne atmada sınır tanımayanlar, kurumunuza vakfedilen maddi ve manevi değerlerimiz üzerinde keyfinizce tepinmeniz karşılıksız kalmayacak, demokratik ortamlarda Alevilere yakışan şekilde hesap sorulacaktır. Güneşi balçıkla sıvayamayacağınızı ve mutlaka bir gün yaptıklarınızın hesabını vereceğinizi unutmayınız.
    Bozuk saatin bile günde iki defa doğruyu gösterdiği gibi açıklamada geçen “AKD Alevi hareketinde köklü geçmişi olan bir kurumdur. Bu nedenle Alevi Hareketi açısından anlamdır ve olmazsa olmazlarımızdandır. “ cümlesi doğruyu işaret etmektedir. Ancak bunca yalan ve iftiradan sonra acaba diye düşünürken arkasından gelen cümleler utanmazlıkta sınır tanınmayacağını göstermektedir.
    “Bizim sorununuz AKD kurumu ve tabanı ile değildir. AKD içinde Alevi Hareketini bölmeye ve farklı yerlere çekmeye çalışan, sisteme ve asimilasyon politikasına hizmet etmeye çalışan kişiler ve yöneticiler ile ilgilidir. Kurumlara çöreklenmiş bu tür kişilerin Alevi Hareketine daha fazla zarar vermemesi için söküp atmak ve teşhir etmek de bizim görevimizdir. Abf olarak Akd ile yol yürüdük ve yürümeye de devam edeceğiz. Yolumuza zarar veren kişilikleri de AKD’nin değerli yöneticileri ile birlikte kurumdan arındıracağız. Bu nedenle AKD’nin değerli canları elbirliğiyle bu ihanetçi kişilikleri görevden almalıdırlar”

    Bu açıklama ile kendi kurumlarını yönetmekten aciz malum kişiler, bu defa en büyük ve vazgeçilmez kurumuna yalakalıkta sınır tanımayarak AKD içine çomak sokmaya çalışmaktadır. Nasıl olsa AKD’nin şube yöneticilerini ve üyelerini yalanla kandırıp AKD yi karıştırır mevcut yönetimlerini devirir ve şakşakçı yöneticiler seçtirir koltuğumuzu koruruz sevdasına düşmüşlerdir. Tabi emriniz olur efendim ne demek. Derhâl AKD nin mevcut şeyhinin ve müritlerinin defterleri düreriz dememizi mi bekliyorsunuz ? Daha çok beklersiniz. Anlaşılan siz AKD örgütlerini tanıyamamışsınız. Bu entrikacı tavrın adını alevi hukuku ve yolumuz koymalıdır Edep yahu illa edep diyoruz.
    Değerli canlar, AKD içi boş bir kurum değildir. Bizim hiçbir kurum veya kişiden özür dileyecek bir davranışımız yoktur. Bu yolun ve örgütün sahipleri vardır. AKD nin mevcut yöneticileri atamayla veya sahte vaatlerle paraşütle yönetime gelmedik.Üyelerimizin özgür iradeleri ve demokratik seçimleriyle göreve getirildik ve bu güne kadar yolumuzun edep ve erkanından , derneğimizin ilkelerinden taviz vermedik, bundan sonra birkaç kendini bilmezin yalanları ve iftiralarıyla yolumuzdan dönecek değiliz.Başka Genel Başkanımız Doğan Demir ve GYK üyelerimiz, şube başkan ve üyelerimizin saçının bir teline dahi zarar getirilmesine asla izin vermeyiz, bunun düşünülmesine bile asla tahammül etmeyiz. Bize hiç kimse talimat veremez.
    Alevilerin hak mücadelesi tarihi ibretlik olaylarla doludur.8.İmam Rıza döneminde Abbasi Halifesi Harun Reşit oğlu El Memnu döneminde İmam Rızanın bilgi ve tecrübesini kabul eden ancak taraftarlarından çekinen Halife, İmam Rıza’ya “velayet hakkı sizindir, velayeti size veriyorum, size biat edeceğim, yalnız devleti ben yöneteceğim” diye teklif edince İmam Rıza “ Velayet Hak’tan verilir. Eğer size velayet haktan verilmişse sizin ne haddinize ki bana velayeti devretmeye kalkışırsınız. Yok velayet Hak’tan değil zorla gasp ettiğiniz biz makamsa bizim zorla gasp edilmiş bir makamda gözümüz yoktur” der. Tabiki sonuç bilindiği gibi zehirletilip katledilir.
    Yine ortaya çıkıp ABF inanç kurulunu toplayıp kurum başkanları olarak orada özümüzü dara çekip haklıyı haksızı tespit edeceğiz söyleminiz de fiilen biten başkanlığınızı ve koltuğunuzu korumak sevdasından başka bir şey değildir. Özünü dara çekmek sizin gibi riyakar ve kendi kurumları arasına nifak sokan ayrıştıran kendini beğenmiş kibirli kişilerin işi değildir. İnanç kurulunda vicdanı ile hareket eden bir avuç dedelerimizi de tarihimizdeki HAKEM OLAYI gibi kandırmaya mı çalışıyorsunuz. Biz sizlerin kurduğu tuzağa düşmeyeceğiz.
    ABF başkanı ve yandaşlarına son sözümüzdür. Siz kendinizi ne sanıyorsunuz. Yalanla, sahte vaatlerle oturduğunuz ve entrikalarla işgal ettiğiniz o koltuktan derhal kalkıp onurluca istifa edin, sağa sola çamur atmaktan vazgeçin, emaneti sahibi olan kurumlara terk edin. Çünkü ABF bizim gözümüzde sizin gibilere terk edilemeyecek kadar değerlidir.
    Bazı gerçeklerin farkına varan duyarlı kurum yöneticilerini göreve çağırıyoruz. Bu bataklıktan ABF ‘yi kurtarıp ve doğru yolu bulacağımıza inancımız tamdır.
    AKD olarak bundan sonra şikayet ve sızlanma yerine YA YOLU AÇACAĞIZ yada YOLDAN ÇEKİLEĞİZ. DOĞRU YOLDA GİDEN KURUMLARLARLA YOLDAŞ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.“
    Hak bizi doğru yoldan ayırmasın. Boz atlı Hızır hepimizin yardımcısı olsun. Muhabbet ehline ve yol için mücadele verenlere aşk ola.”

    ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL MERKEZİ

    İlgili Haberin Linki:

    ABF, AABK, HBVAKV, PSAKD; AKD yöneticilerini Alevilerden özür dilemeye çağırdı

     

  • ABF Başkanı’ndan AKP’ye Maraş tepkisi: Gerçeklerin ortaya çıkmasından rahatsızlar

    ABF Başkanı’ndan AKP’ye Maraş tepkisi: Gerçeklerin ortaya çıkmasından rahatsızlar

    PİRHA- AKP’li vekillerin TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Maraş’a anma için giden Alevileri provokatör ilan etmesine tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, bu açıklamayı yapanların katliamın iç yüzünün açığa çıkarılmasını istemediklerini kaydetti.   

    AKP Çorum Milletvekili Celalettin Güvenç ile Maraş Milletvekilleri Nursel Reyhanlıoğlu, Mehmet Uğur Dilipak ve İmran Kılıç TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Alevilere yönelik katliamlar olan Sivas, Maraş ve Çorum katliamlarını olay olarak gösterirken, Maraş’a anma için gidenleri de provokatör ilan etmelerine Alevi kurum başkanlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “MARAŞ KATLİAMI’NIN ORTAYA ÇIKMASINI İSTEMİYORLAR”  

    Konuyla ilgili PİRHA‘ya konuşan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Bu açıklamayı yapan AKP milletvekilleri provokatörler. Dolayısıyla Maraş Katliamı’nı yapanların devamı olan bu zihniyet hiçbir şekilde Maraş’ta yapılan katliamların açığa çıkarılmasını istemiyorlar. Bunların varisleri bunlarla yaren olan kişiler de aynı şekilde mecliste görev yapıyorlar, itibar sahibiler. Hal böyleyken de elbette ki Maraş’ın, Çorum’un gerçeklerinin  ortaya çıkmasında da ciddi anlamda rahatsızlıkları var” dedi.

    “DEVLETİN KATLİAMLARLA YÜZLEŞMESİ GEREKİYOR”

    Her şeyden önce Çorum’un, Maraş’ın, Sivas’ın  geçmiş utancının bir defa temizlenmesi gerektiğini belirten Yıldız, “Devletin bu yapılan katliamlarla yüzleşmesi gerekiyor. Mecliste olan bütün kayıtların bütün belgelerin bütün hukukçulara açık olması gerektiğini her zaman savunuyoruz. Dolayısıyla Maraş’taki yapılan anmalarında Alevi kurumlarından ciddi anlamda rahatsızlık duyuyorlar. Biz her zaman söylediğimiz gibi bu katiller ortaya çıkana kadar  Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da, Gazi’de, Roboski’de anmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLERE PROVOKATÖR DEMELERİ BİZLERİ ÜZÜYOR”

    Alevilere provokatör demelerinin, kurumlarımızı bu şekilde farklı bir anlama getirmelerinin kendilerini üzdüğünü belirten ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Gerçekler gün ışığına çıkana kadar anmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-9/VİDEO

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-9/VİDEO

    PİRHA- Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışmaya devam ediyor. Mevcut örgütlenme düzeyinin Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini, veremiyorsa çözüm önerilerinin ne olduğunu tartışmaya açtığımız yazı dizisinin 9. bölümünde Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız sorularımızı yanıtladı.

    Haberin Videosu

    İnancın ruhuna uygun bir örgütlenme modeli olan Ocaklar ve Dergahlar sistemi üzerinden yüzyıllarca kendi kendisine yeten ve bu anlamda demokratik, çoğulcu karakterini koruyup günümüze kadar getiren Alevi toplumu kent kültürüyle birlikte yeni sorunlar ve bu sorunların doğurduğu ihtiyaçlarla karşı karşıya kaldı.

    Buna cevap üretmek için özellikle 1990’lardan itibaren günümüze kadar çok sayıda dernek, vakıf, cemevi, dergah, federasyon kurarak inancıyla birlikte toplumsal varlığını sürdürmeye çalıştı. Ancak artan asimilasyon ve tekçi politikaların yoğunluğu da dikkate alındığında hem Alevi toplumunun ihtiyaçlarına hem de ülkemizin genel sorunlarına cevap olmada yetersiz kaldığı da bir gerçek.

    Bu bilgiler ışığında aynayı kendi yüzümüze yani Alevi örgütlenmesine tutarak mikrofonu Alevi pirlerine, kadınlarına, kurum temsilcilerine ve bilinen isimlerine sorduk.

    Dizi yazımızın bu bölümünde Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız‘ın görüşlerine yer verdik. İşte Yıldız’ın sorularımıza verdiği yanıtlar:

    Mevcut Alevi örgütlenmesine genel anlamda baktığımızda tabloyu nasıl görüyorsunuz? Yeterli görmüyorsanız çözüm önerileriniz nelerdir? 

    Alevi toplumuna, bugünkü yaşamına, örgütlenmesine baktığımızda doğrusu şu; evet yeterli görmüyoruz örgütleri, yönetimlerini. Sebebi de şu, geçmişten bugüne kadar Alevi toplumunun tarihine baktığımız zaman Kerbela’dan bugüne kadar hep bir kanlı tarih yazılmış. Bu kanlı tarihte Alevileri geçmişin Selefi, Vahabi anlayışı, Yezit anlayışı bugün de aynı şekilde varisleri Sünni içtihatın kalıbına koymak istiyor. Yani öncelikle Alevilik inancını tanımıyorlar.

    “YOLUMUZDAN UZAKLAŞTIK VE YOZLAŞTIK”

    Bizim toplumumuzda Alevilerin köyden kente göç etmeleri ve Alevilerin zulme uğramasıyla beraber dede-talip ilişkileri arasında bir uçurum oluştu, dede talibini bulamadı, talip dedesini bulamadı. Hal böyleyken yerimizden uzaklaştık ve yozlaştık. Başkalarının inançlarını taklit etmeye başladık. Bu da Alevi yol erkanına iç asimilasyon dediğimiz devletin istediği bir kalıba koymanın işaretiydi.

    Ancak şu sıralarda baktığımız zaman Alevi toplumu tekrar bir bütünleşme yoluna girdi. Dede-talip ilişkileri, musahiplik ilişkileri tekrar güncellendi. Şuanda örgütlü bir yapıya doğru gidiyoruz. Bu yeterli mi derseniz hayır yeterli değil. Alevi toplumundaki, Alevi toplumunu yöneten örgütler her şeyden önce kurumsallaşmalıdır.

    Alevi-Bektaşi inancı bir ikrar inancıdır. Hakka giden inançtır. Sadece anne-babadan doğmayla olmuyor. Yola ikrar vermeyle oluyor. Bu yola giderken de bütün canların her şeyiyle beraber tertemiz olması gerekiyor. Bütün nefislerinden uzak durması gerekiyor.

    “BİZ ÖZÜMÜZE DÖNMELİYİZ”

    Dolayısıyla da bizlerin asıl olan köyden kente göçlerle beraber, Aleviliğin yozlaşmasıyla beraber, geçmişin inançlarını taklit eden Alevi kurumlarımız oldu. Halbuki biz özümüze dönmeliyiz. Aleviliğin öz inancını biz yaymalıyız. Bunun da mücadelesini veriyoruz, derneklerimizle, federasyonumuzla, bileşenlerimizle, kurumlarımızla beraber. Örgütlü bir şekilde yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

    “MÜCADELEMİZ TOPLUMSAL EŞİTLİĞİ AMAÇLIYOR”

    Her şeye rağmen bugünkü yapımıza baktığımız zaman Aleviler artık toparlandı. Aleviler artık bir güç birliği esasına geldi. Her ne kadar egemenler bizim inancımızı tanımasalar dahi, bizim inancımıza folklorik olarak baksalar dahi bugün bizim yaptığımız cemlerimizden, toplantılarımızdan, örgütlü yapılarımızdan dolayı her zaman kendi inancımız için bir şey istemedik. Toplumda yaşayan bütün mazlumların sorunlarıyla ilgilendik, mazlumların inancı, dili, dini, ırkı, ötekileştirilmesi sanki bize yapılan bir ötekileştirme, bizlere yapılmış bir zulüm gibi gördük. Buna karşı mücadelemizi verdik. Mücadelemiz toplumsal bir eşitlik sağlanıncaya kadar da sürecektir.

    Alevi toplumunun eşit yurttaşlık, inanç, ibadet, eğitim özgürlüğü ve demokratik toplum gibi temel talepleri var ve bu uğurda yıllardır verilen bir mücadele söz konusu. Bu mücadeleyi yeterli görüyor musunuz? Daha güçlü sonuç almak için bu konuda neler yapılabilir? sorumuza ise Yıldız şöyle yanıt verdi.

    Aslında Alevi inancı Alevilerin düşündüğü eşit yurttaşlık bütün toplumdaki eşit yaşamla alakalıdır. Bizim için laikliğin esası, özü uygulanırsa zaten bütün toplumun inançları özgür olur. Hal böyleyken de çağdaş, demokratik bir cumhuriyetin tekrar yeniden inşa edilmesi, ikincisi de çağdaş, demokratik, laik bir cumhuriyetin inşa edilmesiyle beraber bugünkü yapının eşit yurttaşlıkla beraber Alevilerin kendi haklarını almış olacağını biz her zaman söyledik.

    “ÇOĞULCU BİR CUMHURİYET TALEBİNDE BİRLEŞMELİYİZ”

    Hal böyleyken bizlerin istediği cumhuriyet çoğulcu bir cumhuriyet olmalı. Demokratik bir cumhuriyet olmalı. Bizlerin karşı çıktığı cumhuriyet imhacı, yok edici bir cumhuriyet değil. Bütün toplumu bir araya toparlayacak. Bütün toplumdaki etnisitelerine, etnik kökenlerine bakmadan herkese eşit bakan bir cumhuriyet bizim esasımızdır. Bizim özlemimizdir.

    Biz diyoruz ki toplum ne kadar önemliyse, her yaşayan canlı da bizim için önemlidir. Doğada yapılan katliamlar canlıya yapılmış bir katliamdır. Biz bu toplumda, doğadan insanlığa kadar herkes için eşitlik, özgürlük ve adalet istiyoruz. Yani doğa sevgisini, insan sevgisini ayırmadan. Bütün cümle canlıya, inşa ettiğimiz yolda hep beraber yaşamak bizim özlemimizdir, bizim şiarımızdır.

    Demokrasi mücadelesi yürüten diğer toplumsal kesimler ile birlikte nasıl hareket edilebilir?

    Eğitimin olmadığı yerde ne anayasada adalet sağlayabilirsiniz ne toplumda adalet sağlayabilirsiniz ne de cinsiyet eşitliğinde adalet sağlayabilirsiniz. Oysaki Eğitim-Sen ile yaptığımız bilimsel, parasız ve anadilde eğitim mitinginde bütün demokrasi güçleri bir araya gelerek devletin inançlardan elini çekmesini vurguladık. Devletin veya siyasi partinin ideolojisindeki eğitim sistemini istemiyoruz.

    Hal böyleyken biz bu toplumdaki eğitimle başlayan mitingimizle çoğulcu bir anayasa, toplumsal bir adalet talebinde bulunduk. Böyle bir anayasa olursa zaten bu toplumda barış da sağlanmış olur. Anayasada bütün kimlikler, bütün inançlar, tüm etnik kökenler bir mutabakatla güvence altına alınmalıdır.  Kimlikler yok sayılmamalıydı. Bu kimlikleri, bu inançları, bu dilleri, bu etnik kökenleri yok saydığımız zaman barışçıl bir anayasa bulamayız. Kavgacı bir anayasa olur, ötekileştiren bir anayasa olur.

    “DEMOKRASİNİN OLMADIĞI YERDE ADALET OLMAZ”

    Böyle bir anayasa bütün toplumların Türk-İslam sentezi arasında buharlaşmasını getirir. Bizler de diyoruz ki gelin hep birlikte, kim olursa olsun, eğitimde adalet alamayan, anayasada adalet alamayan, toplumda sosyal yaşamında adaleti alamayan, cinsiyet eşitsizliğinden yakınan bütün cümle canlarla bizim demokratik-laik cumhuriyet ortak paydamız olmalı diyoruz. Aksi halde, bunu sağlamadığımız taktirde ne inançtan söz edebiliriz ne adaletten söz edebiliriz. Hal böyleyken de biz her zaman söylüyoruz; demokrasinin olmadığı yerde adalet olmaz, adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Her ikisinin olmadığı yerde de diktatörlük ve bunun sonucu olarak da katliamlara kadar giden bir anlayışın dayatılması olur.

    Turabi KİŞİN/PİRHA

    YARIN: DOSYA 10
    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Yöneticisi Gülizar Taşbilek, Alevi örgütlenmesini değerlendiriyor

    İlgili haberler:

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-1

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-2

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-3

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-4

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-5

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-6

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-7

    Aleviler, Alevi örgütlenmesini tartışıyor-8

     

  • Aleviler Maraş’ta: Türkiye geçmişin utancını temizlemek zorundadır-VİDEO

    Aleviler Maraş’ta: Türkiye geçmişin utancını temizlemek zorundadır-VİDEO

    PİRHA- Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak için Maraş’a gelen Alevi kurumları Yörükselim Mahallesi’nde yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen açıklamada, kimsenin ötekileştirilmediği, dilini, dinini, rengini, cinsiyetini, etnik köklerini yok saymadığı bir gelecek için her türlü asimilasyon ve katliama karşı duracaklarını söylediler. 

    Haberin Videosu

    111 kişinin katledildiği yüzlerce insanın yaralandığı, 552 ev, 289 iş yeri yakılarak tahribat edildiği Maraş Katliamı’nın 39. yıldönümü. Yaşamını yitirenler için Maraş’ta Alevi kurumları anma etkinliği düzenledi. Yasağa rağmen bir hafta önce Maraş’a giden Aleviler Yörükselim Mahallesi’nde yürüyüş düzenledi. Ardından da Yörükkselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’nde basın açıklaması yaptı.

    Anmada Alevi Bektaşi Federasyonu. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri, Alevi Vakıflar Federasyonu, Alevi Dernekler Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri adına basın metnini  Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu. Yıdız, tüm yasaklamalara rağmen burada olduklarını belirterek katliamın izlerinin hala hafızalarda sımsıcak durduğuna dikkat çekti. Yıldız, Maraş Katliamı’nın Cumhuriyet tarihinin en vahşi katliamlarından biri olduğunu vurguladı.

    “SORUMLULAR ÖZENLE KORUNUYOR”

    Katliamın bir numaralı faillerinin devlet tarafından ödüllendirilerek meclise milletvekili olarak girdiklerini gerçek sorumluların hiçbir zaman açığa çıkarılmadığını ve yargılanmadığını kaydeden Yıldız, şunları belirtti: “Maraş’ta olan bir savaş değildir, bir katliamdır. Bu, Alevi-Sünni çatışması da değildir. Bu planlı ve örgütlü bir faşist saldırıdır. Çevre illerden getirilen katil çetelerine, belli hedefler gösterilerek her şeyi hesaplanan, bir planla gerçekleştirilen faşist bir eylemdir. Kin ekip kan çiçeği büyütenlerin,  ‘şehrimizi kızıllar bastı’ ve ‘milli direnme hakkı doğmuştur’ diye bildiri dağıtanların eseridir.”

    Yıldız, Baba İshak ve yarenlerinden, Pir Sultan’a,Deniz Gezmiş’e; 12 yaşında semah dönmek için gittiği Sivas’ta yakılan Koray Kaya dan, 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz’a; Dersim Katliamından, Sivas, Çorum, Gazi,  Gezi, Roboski, Suruç, Ankara Katliamına kadar yaşanan tüm cinayet ve katliamların sorumlularının aynı organize güçler olduğuna ve bu güçlerin gelen çeşitli hükümetler ve AKP hükümeti tarafından da özenle korunduğuna dikkat çekti.

    “GEÇMİŞİN UTANCINI TEMİZLEMEK ZORUNDAYIZ”

    Katliamı yapanların değil katliamı gündeme getirenlerin suçlu görüldüğünü ifade eden Yıldız, şunları ifade etti: “Yarayı kaşımayın, tarihi tarihçilere bırakın’’ gibi kurnazlıklarla, katliam ve katliamcılar unutturulmaya çalışıldı. Türkiye, geçmişindeki bu utancı temizlemek zorundadır. Bizce bunun çözümü katliamın gizli belgelerinin açıklanması, sorumluların bulunması ve cezalandırılması ile mümkündür. Bütün katliamların üzerini örtmeyi ve katliama ‘katliam’ bile denmesini engelleyen, Maraş Katliamına da ‘’Katliam’’ diyemedikleri gibi, üzerini örtmeyi maharet saydıkları için katliamı protesto edenleri de görmezden gelmekte, görmek istememektedir.”

    Alevilerin her zaman barışın dili ve vicdanı, hoşgörünün, sevginin, insanlığın kabesi olduklarını söyleyen Yıldız, kimsenin ötekileştirilmediği, dilini, dinini, rengini, cinsyetini, etnik köklerini yok saymadığı bir gelecek için her türlü asimilasyon ve katliama karşı duracaklarını kaydetti.

    “KINIYORUZ”

    Yıldız ayrıca şunları belirtti:

    “Biz Alevilerin zalime verecek tek bir canı dahi yok, biz kadimden gelen inancımızın yolcularıyız. Kendi mürşidimiz dışında kimseye baş eğmedik ve bundan sonra da eğmeyeceğiz. Evet, büyük cümleler kuruyoruz. Çünkü güveniyoruz artık kendimize. Her biri Zeynep Ana olan kadınlarımıza güveniyoruz… Celal Abbas olup suya giden gençlerimize güveniyoruz. Hüseyin olup yolundan dönmeyen cümle canlarımıza güveniyoruz… Hacı Bektaş’ın izinden giden dedelerimize güveniyoruz… Her biri Fatma Ana olan analarımıza güveniyoruz…

    Dün olduğu gibi saraylara biat etmeyen Pirlerimize ikrarımız var. Dün olduğu gibi, bu gün de aynı şekilde sarayların lüks sofraları iştahlarımızı kabartmayacak, ışıkları gözlerimizi kamaştırmayacak…

    Hiçbir zaman bu anlayışın diktatörleri karşısında diz kırmayacağız. Bizlerin hesap vereceği yer Dar ı Mansurlarımızdır. Hakk ve Hakikat ışığında Hakka yürüyen cümle canlarımızı 39. Yılında bir kez daha saygıyla anarken, katilleri, koruyucularını ve onları yönlendiren insanlık dışı, gerici, faşist ideolojilerini nefretle kınıyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • Aleviler, AKD Pazarcık ve Narlı şubelerini ziyaret ederek anmaya katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    Aleviler, AKD Pazarcık ve Narlı şubelerini ziyaret ederek anmaya katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    PİRHA-Maraş Katliamı’nı anmak için Maraş’a giden Alevi kurum temsilcileri Alevi Kültür Derneği (AKD) Pazarcık Şubesi Cemevi’ni ve AKD Narlı Şubesi Cemevi’ni ziyaret ederek burada Maraş’taki anmaya katılım çağrısı yaptı.

    Haberin Videosu

    Alevi kurum temsilcileri yarın Maraş’ta yapılacak anma için çalışmalarına devam ediyor. Bugün Alevi Kültür Derneği (AKD) Pazarcık ve Narlı Şubelerini ziyaret eden kurum temsilcileri yarın Yörükselim’de yapılacak anmaya kitlesel olarak katılım çağrısında bulundu.

    “ALANA KISITLI SAYIDA İNSAN ALINACAK”

    Toplantıda Maraş Valisi ile görüşmelerini aktaran Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, valiliğin OHAL’i bahane ederek anmayı yasakladığını ifade ederek valiliğin bu sene alana kısıtlı sayıda insan alacağını ancak doğudan gelen araçları almayacağını söyledi.

    “SORUNUN GÜVENİK BOYUTU BİZİ İLGİLENDİRMİYOR”

    Yıldız’ın arından söz alan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker ise, kurumlardan kaynaklı sıkıntılar olduğunu belirterek, “Bütün Alevi toplumu olarak katliamlar olmasın diye seferber olmak temel görevimizdir. Maraş bu topraklarda gördüğümüz en kanlı katliamı yaşadı. Biz inancımızın gereği olarak şehitlerimizi anmak ve lokma dağıtmak için cemevimize gidiyoruz. Sorunun güvenlik boyutu bizi ilgilendiren bir durum değil. Biz cemevimizde bir araya geleceğiz.” dedi.

    “ÖNCE MARAŞLILAR SAHİP ÇIKMALI”

    Öker’in arkasından söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Maraşlıların sorunlarına önce Maraşlıların sahip çıkması gerektiğine vurgu yaptı. Kaplan, dışarıdan insanların gelmesiyle olmayacağını ancak yerel katılımın çok önemli olduğunu kaydetti. Kaplan, taleplerinin yarın Yörükselim Mahallesi’nde yapılacak anmaya kitlesel katılım sağlaması olduğunu belirtti.

    “ŞEHİTLERİMİZİ ANMAK ALEVİ İNANCININ GEREĞİ”

    Kaplan’dan sonra söz alan Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş da şehitleri anmanın Alevi inancının gereği olduğunu söyleyerek tüm Alevilerin birlikte bu zulmün üstesinden gelebileceğine işaret etti.

    Demirtaş’ın arkasından konuşan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil de otobüslerin alana alınmasa bile orada olmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti.

    “MARAŞ ALEVİSİZLEŞTİRİLDİ”

    Erbil’in ardından söz alan AABK Yönetim Kurulu Üyesi Zeynel Özer, Maraş’ın Alevisizleştirildiğini ifade ederek Maraş’ta bir yürüyüş ya da miting yapmadıklarını sadece lokmalarıyla birlikte canları andıklarını kaydetti.

    “ÜYELERİMİZİ ZOR DURUMDA BIRAKMAK İSTEMİYORUZ”

    AKD Pazarcık Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cem Gencer, bölgesel olarak bir sindirilmişlik olduğunu ve üyelerini zor durumda bırakmak istemediklerini ancak ortak bir dille katliamın lanetlenmesi gerektiğini ifade etti.

    Heyet Maraş Katliamının olduğu dönemde Maraş’ın girişinde gerici güruha karşı direnen Mehmet Mengücek’in mezarını ziyaret ederek karanfil bıraktı. Mezarlık ziyaretinin ardından Alevi kurumları, AKD Narlı Şubesi Cemevi’ni ziyaret ederek yarın Yörükselim’de yapılacak anmaya katılım çağrısı yaptı.

    Suay ABAK/İsmet SEFER
    MARAŞ

  • Alevilerden Yörükselim’de ev ziyaretleri

    Alevilerden Yörükselim’de ev ziyaretleri

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu ABF öncülüğünde Alevi kurum temsilcileri önceki günlerde Maraş’a gidip halkla bir araya geldi. Ellerinde kırmızı karanfillerle ev ziyaretleri gerçekleştiren heyet, Maraş anmasına da katılım çağrısında bulundu. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde Maraş’a bir hafta önce giden Alevi kurumları, ilk defa Maraş’ta yaşayan halkla cemal cemale sohbetlerde bulundu. Dün Yörükselim Mahallesi’ndeki evlere çat kapı giden ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve yanındaki heyet elindeki kırmızı karanfillerle halkı ziyaret etti. Ziyaret sırasında duygusal anlar yaşandı, muhabbetler gerçekleştirildi. Evlere yapılan ziyaretlerden memnun olan yurttaşların sevinci gözlerinden okunuyordu. Ziyareti gerçekleştiren heyet, Maraş anmasına da katılım çağrısında bulundu. (HABER MERKEZİ)

    [su_slider source=”media: 97589,97578,97579,97580,97581,97582,97583,97585,97586,97587,97588″ link=”post” width=”960″ height=”540″]Ülkenin muhaliflerine karşı uygulanan bu düşman hukuku rejimine bir son verilmelidir[/su_slider]

  • YOL TV kararı en geç 6 ay içinde belli olacak-VİDEO

    YOL TV kararı en geç 6 ay içinde belli olacak-VİDEO

    PİRHA- RTÜK tarafından Türksat’ta yayını durdurulan YOL TV’nin yeniden yayına geçmesi için açılan davanın duruşması Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma sonrası mahkeme önünde yapılan açıklamada yargının siyasi bir karar vermemesi istendi. 

    Haberin Videosu

    RTÜK tarafından  30 Aralık 2016 tarihinde yayını durdurulan Alevi kanalı YOL TV’nin tekrar açılması için açılan davanın duruşması Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görüldü.

    Davayı takip etmek için birçok Alevi kurum temsilcisi Ankara’ya geldi. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve önceki başkanlarından Kemal Bülbül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve önceki genel başkanlarından Ercan Geçmez, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Demokratik Alevi Derneği, (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, DAD Mamak Şube Eş Başkanı Hülya Türkmen, ayrıca PSAKD Ankara Şubesi, Yenimahalle Şubesi, Mamak Şubesi, Kartal Şubesi; HBVAKV Mamak Misket Şubesi yönetimi ve üyeleri ile CHP Milletvekilleri Mehmet Tüm, Şenal Saruhan, Necati Yılmaz, Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekilleri Alican Önlü, Müslüm Doğan, Mahmut Toğrul, Feleknas Uca destek verdi.

    “HİÇBİR RESMİ BİLDİRİM YAPILMADI”

    Davadan bilgiler veren YOL TV Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Akgül, davada hem YOL TV’nin avukatının hem de RTÜK’ün avukatının savunma yaptığını belirtti. YOL TV’nin kapatılmasıyla ilgili kendilerine hiçbir resmi bildirim yapılmadığını kaydeden Akgül, dava sırasında yaptıkları savunmada Alevilerin yayın haklarının kesilmesinin hukuksuz olduğunu vurguladıklarını, ayrıca Almanya merkezli yayın yapan YOL TV’nin Almanya radyo televizyon üst kurulundan lisanslı bir yayın organı olduğunu ve RTÜK’ten hiçbir ceza almadığını belirttiklerini ifade etti. Akgül, buna karşılık RTÜK’ün avukatının YOL TV’nin yayınının kesilmesinin yasalara uygun olduğunu savunduğunu kaydetti.

    “RTÜK BİRAN ÖNCE BU KARARDAN VAZGEÇMELİ”

    İlk olarak konuşan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, YOL TV’nin asimilasyona karşı mücadele veren önemli bir kurum olduğunu kaydederek sadece Alevilere değil tüm ezilenlere hizmet ettiğini vurguladı. YOL TV’ye verilen cezanın haksız ve hukuksuz olduğunu kaydeden Doğan, RTÜK’ün biran önce bu karardan vazgeçmesini istedi.

    “YOL TV SIRADAN BİR TELEVİZYON DEĞİLDİR”

    Doğan’ın ardından ABF, AABK, PSAKD, HBVAKV, AKD ve DAD adına basın açıklamasını okuyan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, OHAL bahanesiyle hayata geçirilen tüm uygulamaların hukuki kaygılarla değil, tamamen ideolojik ve mezhepçi kaygılarla yapıldığını ifade ederek şunları kaydetti:

    “YOL TV’nin kapatılması Alevilere yönelik geçmişten günümüze gelen katliamcı ve mezhepçi devlet aklının ürünüdür. Biz bu akla hiçbir zaman teslim olmadık, olmayacağız.”

    15 yıllık AKP iktidarı döneminde Alevilerin yoğun bir şekilde asimilasyon politikalarına maruz kaldığını belirten Yıldız, Alevilerin sorunlarının kamusal alanda konuşulmasının birilerinin rahatsız ettiğinin farkında olduklarını ifade etti. “Başından beri tek din, tek dil, tek millet yaratma politikaları üreten ve tek tip insan modelini topluma dayatan siyasi iktidarın; elbette ki farklı seslere tahammül etmediğini biliyoruz. Tek medya ve tek ses de bu asimilasyon politikalarının bir parçasıdır” diyen Yıldız, Aleviler açısından YOL TV’nin sıradan bir televizyon kanalı olmadığına, yasaklı olan Alevi inancının sesi olduğuna dikkat çekti.

    “TÜM MUHALİFLERE KARŞI YAPILMIŞ BİR HAKSIZLIK”

    YOL TV’nin sadece Alevileri değil Alevilerin bir nazarda gördüğü 72 milleti de sahiplenen bir televizyon olduğunu belirten Yıldız, iktidar tarafından kollanan televizyonlar gibi toplumsal şiddet, nefret, ayrımcılık yaratacak yayınlar yapmadığını, Alevilerin dili olan birleştirici ve barışın evrensel dilini kullandığını kaydetti. Yıldız, YOL TV’nin kapatılmasının tüm muhalif kesimlere karşı yapılmış bir haksızlık olduğunu vurguladı.

    “YOL TV’NİN GEÇMİŞİ TÜRKİYE’NİN YÜZ AKIDIR”

    Yıldız’ın ardından söz alan CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, YOL TV’yi sahiplendiklerini belirterek,  “Burada verilmiş siyasi bir karar var. Bu ülke sadece AKP’lilerin değildir. Bu ülke sadece Erdoğan’ın değildir. Bu ülkede Aleviler var. Bu ülkede AKP’lilerin ve Erdoğan’ın dışında yaşayan yurttaşlar ve halklar var. Bunların kendilerine ait değerleri var. Bu değerler üzerinde kendini ifade eden YOL TV Türkiye’nin ve dünyanın 11 yıllık gerçeğidir. YOL TV’nin geçmişi Türkiye’nin yüz akıdır” şeklinde konuştu.

    YOL TV’nin bu ülkenin yurttaşlarının lokmalarıyla kurulduğunu ifade eden Yılmaz, YOL TV’ye atılan çamurun asla YOL TV’yi tutmayacağını, kindarlıkla suçlanamayacağını, asıl kindarlık yaratmak isteyeni tüm dünyanın bildiğini vurguladı. Bu davanın yargı için ciddi bir sınav olduğunun altını çizen Yılmaz, hukuki gerekçelerle bakıldığında YOL TV’nin bir gün dahi kapalı kalmasının mümkün olmadığını, sarayın sopasına dönüşmüş yargıdan bu karardan dönmelerini beklediklerini ifade etti.

    “TÜRKSAT’IN YAYIN LİSTESİNDE OLAN TÜM KANALLAR AYNI TEHLİKE ALTINDA”

    Yılmaz’ın ardından söz alan YOL TV’nin avukatı Nuray Özdoğan, siyasi bir karara hukuki bir kılıf konulduğuna dikkat çekerek 1 yıldır yargıdan karar beklediklerini, bir yayının durdurulmasının söz konusu olamadığını belirtti. Tüm Avrupa’da yayın yapma hakkı olan bir kanalın Türkiye’de yayın yapma hakkının ve insanların haber alma hakkının engellendiğini kaydeden Özdoğan, bu zihniyetle gidildiği taktirde Türksat’ın yayın listesinde olan tüm kanalların aynı tehlike altında olduğunu ifade etti.

    Yargıdan bu durdurma kararını biran önce sona erdirmesini isteyen Özdoğan, “Bizim sığınacağımız yer siyaset değil hukuk olmalı. Hakimlerden hukuktan yana tavır kullanmalarını istiyoruz” dedi.

    Mahkemenin YOL TV hakkında en erken 1 ay ya da en geç 6 ay yazılı olarak karar vermesi bekleniyor. (HABER MERKEZİ) 

  • YOL TV’nin duruşması Ankara’da görülmeye başladı-VİDEO

    YOL TV’nin duruşması Ankara’da görülmeye başladı-VİDEO

    PİRHA- RTÜK tarafından Türksat’ta yayını durdurulan YOL TV’nin yeniden yayına geçmesi için açılan davanın duruşması Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Davayı takip etmek için birçok Alevi kurum temsilcisi Ankara’ya geldi. 

    Haberin Videosu

     

    RTÜK tarafından  30 Aralık 2016 tarihinde yayını durdurulan Alevi kanalı YOL TV’nin tekrar açılması için açılan davanın duruşması Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülmeye başladı.

    Davayı takip etmek için birçok Alevi kurum temsilcisi Ankara’ya geldi. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve önceki başkanlarından Kemal Bülbül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve önceki genel başkanlarından Ercan Geçmez, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Mamak Şube Eş Başkanı Hülya Türkmen, ayrıca PSAKD Ankara Şubesi, Yenimahalle Şubesi, Mamak Şubesi, Kartal Şubesi; HBVAKV Mamak Misket Şubesi yönetimi ve üyeleri ile CHP Milletvekilleri Mehmet Tüm, Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Alican Önlü destek verdi. (HABER MERKEZİ)