Etiket: muhittin yıldız

  • ABF Başkanından Aydınlık’a sert tepki: Biz zalimliğin karşısında, mazlumun yanında yer alırız

    ABF Başkanından Aydınlık’a sert tepki: Biz zalimliğin karşısında, mazlumun yanında yer alırız

    PİRHA- Aydınlık yazarı Murat İnce’nin, HDP’nin İstanbul Yoğurtçu Parkı’nda yaptığı Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni ziyaret eden Alevileri hedef göstermesi tepkilere neden oldu. Nöbet eylemini HDP/PKK eylemi olarak nitelendiren İnce’ye yanıt ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız’dan geldi. PİRHA’ya konuşan Yıldız, “Aleviler hiçbir zaman siyasi partilerin arka bahçesi olmaksızın nerede bir zalimlik varsa o zalimliğin karşıtı olmak adına her zaman demokrasi platformlarında, demokrasi arayışlarında, adalet arayışlarında mazlumların yanında olmuştur” dedi. 

    Eş genel başkanalrı, milletvekilleri ve belediye başkanları tutuklu bulunan HDP’nin İstanbul Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirdiği Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni geçtiğimiz gün destek amacıyla ziyaret eden Alevi kurumları, Aydınlık gazetesi tarafından hedef gösterildi.

    Aydın gazetesinde Murat İnce imzasıyla yayınlanan yazıda, “Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne” destek veren Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nı, hedef gösterirken, HDP’nin eylemini PKK eylemi gibi lanse etmesi dikkat çekti.

    İnce  yazısında ayrıca Avrupa’da örgütlenen Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Türkiye’de örgütlenmesini yapan Demokratik Alevi Derneği’ne  de (DAD) saldırılarını sürdürdü.

    “Hangi vatansever Alevi PKK’yı destekleyebilir?” ifadesini kullanan Aydınlık yazarına tepki de gecikmedi.

    PİRHA’ya açıklamalarda bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Aydınlık yazarı Murat İnce’ye sert tepki gösterdi.

    Yıldız, “Biz, nerede mazlum varsa oraya gideriz, destek veririz” diyerek şunları kaydetti:

    “Aleviler dil, din, renk ayrımı yapmaksızın, hiçbir zaman siyasi partilerin arka bahçesi olmaksızın sadece insan odaklı nerede bir zalimlik varsa o zalimliğin karşıtı olmak adına her zaman demokrasi platformlarında, demokrasi arayışlarında, adalet arayışlarında mazlumların yanında olmuştur.”

    “HDP YASAL BİR PARTİ, ELBETTE YANINDA OLURUZ”

    HDP’nin yasal bir parti olduğuna işaret eden Yıldız, “Kim adalet istiyorum, ben de ötekileştirildim diyorsa elbette ki biz onların yanında olacağız. Biz hiçbir zaman ne Türk milliyetçisi olduk, ne Kürt milliyetçisi olduk ne de başka milliyetçi olduk” dedi.

    “Yaşanan bir zulüm vardır. O zulme karşı da biz Alevi kurumları olarak her zaman onların yanına gideriz” diyen ABF Başkanı Yıldız, şöyle konuştu:

    “Bu da bizim şiarımızdır “zulme karşı baş eğmemek.” Hal böyleyken bugün bu ülkede maalesef yıllardan beri ABF, PSAKD, HBVAKV gibi güzide vakıflarımız hele hele ABF kuruluşu tamamen ismi Alevi olmasından dolayı yıllarca bu ismi alamamıştır. Daha sonra mücadele ederek alması akabiyle bugün de kalkıp birilerinin, ABF ve bileşenlerini bir partiye yakıştırmaları veyahut ta bir terör örgütü gibi göstermeleri onların acizliğidir, onların ayıbıdır.”

    “HDP SÖZKONUSU OLUNCA IRKÇILIK HORTLUYOR”

    CHP’nin de Adalet Yürüyüşü’nü desteklediklerini belirten Muhittin Yıldız, CHP’nin yaptığı Adalet Yürüyüşü’nün büyütülmesi gerektiğini defalarca söylediklerini hatırlattı.

    HDP sözkonusu olunca kafatasçılığın, ırkçılığın, faşistliğin hortladığını söyleyen Yıldız, “Bizler insana insan olarak bakarız, mazluma mazlum olarak bakarız. Mazlumların dilini, dinini, ırkını sorgulamayız, çünkü mazlumdur. Partilere baktığımız zaman da keza öyledir. Eğer tüzüğünde, eğer yüreğinde, eğer kurumsal yapısında insana dair üretilen, insana dair söylemler varsa biz her zaman o patinin kimliği, kişiliği ne olursa olsun elbette ki destekleriz” diye konuştu.

    HDP’Yİ HEDEF ALANLAR NEDEN ‘YENİ BİR DEVLET KURUYORUZ” DİYEN AKP’LİYE TEPKİ VERMİYOR?

    HDP’yi hedef alanların AKP’li Ayhan Oğan’ın “Yeni bir devlet kuruyoruz, kurucusu da Erdoğan’dır” sözlerine tepki vermediğini ifade eden ABF Başkanı Muhittin Yıldız şunları ifade etti:

    “Burada sözüm ona demokrasi havariliği yapanlar, vatansever havariliği yapanlar aslında bu havuzdan besleniyorlar. Bugün ülkeyi yöneten devletin bakanlarına baktığınız, bakanlıklara baktığımız zaman acıdır ki maalesef gerici tarikatlar artık bakanların kadrolarını belirliyorlar, tayinlerini belirliyorlar. Artık bunlar karar veriyorlar. Biz bunları konuşmamız gerekirken bu ülkede yasalar çerçevesi içerisinde milletvekili olanlar, belediye başkanları olanlar, gerçekten sözünden, eyleminden dolayı ötekileştirilmişler, cezaevlerine konmuşlar. Bir mazlumiyet durumu söz konusudur. Hal böyleyken de elbette ki biz Aleviler olarak her zaman bu mazlumun yanındayız. Ancak ben görüyorum ki bunu yazan arkadaşın tamamen bu havuz medyası ve bu havuzun içinden beslenenlerle beraber, milliyetçilik maskesini takarak kendine yeni bir yol haritası çizmiş. Alevi kurumlarını da kullanarak sanırım kendisini daha çok ön plana çıkarmak gibi bir niyeti var.”

     

     

     

  • Aleviler Hacı Bektaş Veli anmasında: Dergahlarımızı işgalden kurtaralım – VİDEO

    Aleviler Hacı Bektaş Veli anmasında: Dergahlarımızı işgalden kurtaralım – VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri yoğun katılımla başladı. Anma etkinliği öncesi katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “Serçeşmemiz olan Hacı Bektaş dergahımız dâhil olmak üzere tüm dergahlarımıza el konulmuş; dergahların çoğu yıkılmış; ayakta olanların da önemli bölümleri yok edilmiş ve zorla dergahlarımıza cami yapılmıştır. Aleviler, bu oldubittiye, zorbalığı ve zulmü geçmişte de asla kabul etmemiş; bugün de etmeyecektir” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı başkanlarının yanı sıra binlerce Alevi, Hacı Bektaş Veli anma etkinliğinde bir araya geldi.

    “KALBİMİZ VE MEKANLARIMIZ İŞKAL EDİLMİŞ DURUMDA”

    Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Tuncer Baş, Alevi dergâhlarının işgal altında olduğunu belirterek şunları ifade etti;

    “Bizim kalbimiz ve mekanlarımız işgal edilmiş durumda. Bu işgal sona erene kadar mücadelemiz devam edecektir. Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri, 12 Eylül karanlığına rağmen devam etti. Bugün belediye başkanı eliyle anmalarımızın yapılması engellenmek isteniyor. Ancak bu anlayışı değiştireceğiz. Dergâhlarımız bizim olana kadar durmadan, Alevi canlarla beraber mücadele edeceğiz.”

    “ZULME KARŞI DİK DURUŞUMUZU GÖSTERMEYE GELDİK”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız da, “Dün haksızlığa boyun eğmeyen pirlerimizle beraber bugün de zulme karşı dik duruşumuzu göstermeye geldik” diyerek şunları belirti;

    “AKP çözüm merkezi olmayacağı artık ortadadır. Buna karşı ‘bende adalet, demokrasi, özgürlük istiyorum’ diyenlerin bir olmaya, diri olmaya ihtiyacı var. Nerede bir mazlum varsa yanında olduk. Nerede bir katliam varsa onun karşısında durduk. Kimsenin birbirinden üstün olmadığı, herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir dünya özlemini hep birlikte savunalım.”

    “DERGAHLARIMIZIN İŞGALİNE DAHA NE KADAR SESSİZ KALACAĞIZ”

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise, “Biz Aleviler dergahlarımızın işgaline ne zamana kadar sessiz kalacağız” diyerek şunları söyledi;

    “Aleviler  Şah Hüseynin, Pir Sultan’ın torunları olduğunu hatırlamalıdır. Örgütlerimiz dergâhlarımızın işgalden kurtulması için mücadele ediyor. Alevi toplumu da dergâhlarına daha fazla sahip çıkmalıdır. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevine de ilk günden bu yana sahiplendik, sahiplenmeye devam edeceğiz. Hak, hukuk, adalet yerini bulana kadar mücadeleyi hep beraber yükseltmeliyiz. Çocuklarımızın şeriatçı eğitim almasının önüne geçmeliyiz. Alevi toplumu çocuklarını cemevlerine getirmeli, kültürü ve inancıyla buluşturmalıdır.”

    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın bulunduğu meydanında yapılan basın açıklamasını Alevi Bektaşı İnanç Kurulu başkanı Pir Hüseyin Güzelgül okudu. Güzelgül, Aleviliğin bir sevgi dini olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti;

    “Tüm insanların ve tüm canlı cansız varlıkların barış içinde yaşayacağı bir rıza şehri, Alevilerin ütopyasıdır. Tüm evreni güzelleştirmek isterler ve yolun talibi hata eylerse, dara çekerler o canı Aleviler. Alevilik inancı yüzyıllardır baskı görmüş, inanç önderleri dar ağaçlarında çekilmiş, asimile edilmeye çalışılmış, ibadethanelerimiz yıkılmıştır. Bugün önünde cem olduğumuz ve serçeşmemiz olan Hacı Bektaş Dergâhımız dâhil olmak üzere tüm dergâhlarımıza el konulmuş; dergâhların çoğu yıkılmış; ayakta olanlarında önemli bölümleri yok edilmiş ve zorla dergâhlarımıza cami yapılmıştır. Aleviler, bu oldu bittiyi, bu zorbalığı ve zulmü geçmişte de asla kabul etmemiş; bugün de etmeyecektir.”

    “ALEVİ DERGAH VE KURUMLARI ALEVİLERE GERİ VERİLMELİDİR”

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı “müze” değil Alevi inancının kalbi ve serçeşmesi olduğunu belirten Güzelgül dede, “Dergâhın ibadete kapalı olması Alevi inancına vurulmuş ağır bir darbedir. Alevi örgütleri ve diğer Alevi kesimlerinin de yıllardır dile getirdikleri talepler doğrultusunda Hünkar-ı Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı ve bununla birlikte yine el konulan Şahkulu, Karaağaç gibi tüm Alevi dergahları ve kurumları; gerçek sahibi olan Alevilere devredilmelidir” şeklinde konuştu.

    “ŞERİATÇI EĞİTİM DÜZENİNE HIZLICA GEÇİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

    “Alevilerin sorunları sadece dergahlarımızla sınırlı değildir” diyen pir Hüseyin Güzelgül şunları ifade etti:

    “Bizler, 12 eylül faşizminin çocuklarımıza dayattığı zorunlu din dersinin kaldırılmasını talep ediyorken; şimdi Sünni İslamın öğretildiği onlarca dersle karşı karşıyayız. Üstelik bilimsel, akılcı bir eğitimden de vazgeçilerek, çocuklarımıza cihadın öğretildiği, şeriatçı bir eğitim düzenine hızla geçildiğini görüyoruz. AKP’nin temsilcileri televizyonlarda açık açık; ‘biz yeni bir devlet kuruyoruz’ diyorlar. Hepimiz bunun farkındayız! Söz ettikleri bu devlet, dine dayalı bir şeriat devletidir. Geçmişte bizleri niyet okumakla suçlayanlar, ne acıdır ki artık bu ülkede demokrasinin, adaletin kalmadığını yaşayarak öğreniyorlar.”

    “EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ”

    “Vicdan yok! Adalet yok! Barış yok! Huzur yok!” diyen Güzelgül dede iktidara son olarak şu çağrıyı yaptı:

    “Toplumsal barış ve kardeşlik. eşit yurttaşlık, adalet, barış istiyoruz. Diğer yandan; bırakın artık Alevilerin yakasını! Bizim inancımıza, ibadethanemize karışmaktan vazgeçin! Çocuklarımızı, okullarınızda asimile etmeye çalışmaktan vazgeçin! Bizi bize tarif etmeyi; bizi bize düşman etmeye çalışmayı bırakın!Bu ülkenin tarihine yaptığınız yollarla değil; panzerlerle ezdiğiniz çocuklar, öldürdüğünüz gençler, attığınız gazlar, polis şiddeti, adaletsiz yargılamalarınız, uyguladığınız savaş politikaları, katlettiğiniz doğa ile geçeceksiniz!

    Diren KESER-İsmet SEFER/ HACIBEKTAŞ

     

  • Aleviler, Hacıbektaş Veli Anma Etkinlikleri için 5 Ağustos’ta Hacıbektaş’talar

    Aleviler, Hacıbektaş Veli Anma Etkinlikleri için 5 Ağustos’ta Hacıbektaş’talar

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri  5-6 Ağustos tarihinde Alevi Kurumlarının katılımıyla Nevşehir Hacıbektaş’ta gerçekleştirilecek. Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, devletin bütün inançlardan elini çekmesi gerektiğini dile getirdi. Yıldız, Alevi yol ve erkanına bağlı olan herkesin 5-6 Ağustos’da Hacıbektaş’a gitmeleri için çağrıda bulundu.  

    Hacıbektaş Veli Anma Etkinlikleri 5-6 Ağustos’ta Nevşehir Hacıbektaş’ta gerçekleştirilecek. Anma etkinliğine Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Alevi Kültür Derneği ve Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı katılacak.

    “SÖZLERİ YÜZYILLARDIR İNSANLIĞA IŞIK TUTUYOR”

    Etkinliğe ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ sözünün yüzyıllardır insanlığa ışık tuttuğuna işaret ederek “Hünkar Hacı Bektaşi Veli; nesilden nesile aktarılan, felsefesinde eline, beline, diline sahip olma ilkeleri olan, merkeze insanı koyan güzel ahlaklı inancın önderlerinden biri, serçeşmesidir” dedi.

    Yıldız, laikliği ilke edinen bir toplum olarak nihai taleplerinin devletin bütün dinlerden ve inançlardan elini eteğini çekmesi gerektiğini vurguladı. İbadethanelerin sivil hayata teslim edilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldız, her sene Ağustos ayının ilk hafta sonunda, bu sene de 5-6 Ağustos’da binlerce canla birlikte Piri ziyaret ederek dualarını edeceklerini, kurbanlarını keseceklerini ve canlarla birlikte cem olacaklarını dile getirdi.

    Hacıbektaş’ta 5 Ağustos’da başlayacak olan etkinlik programı şöyle:

  • AKD Küçükkuyu Şubesi’nin birinci yılı coşkuyla kutlandı

    AKD Küçükkuyu Şubesi’nin birinci yılı coşkuyla kutlandı

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Küçükkuyu Şubesi’nin birinci kuruluş yıl dönümü coşkulu bir şekilde kutlandı. Katılımın yüksek olduğu etkinlik lokmaların dağıtılması ve türkülerin söylenmesiyle son buldu.

    Alevi Kültür Dernekleri Çanakkale Ayvacık Küçükkuyu Şubesi’nin birinci yılı coşkuyla kutlandı. Katılımın yüksek olduğu etkinliğe ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF İnanç kurulu yönetim kurulu üyesi ve Marmara bölge sorumlusu Altınoluk Cemevi dedesi Nurettin Gedikoğlu, Balıkesir Alevi Güç Birliği Başkanı Dr. Mehmet Ali Çiçek, Balıkesir Hacıbektaş Derneği Başkanı Akay Şahin, Zeytinli Hacıbektaş Anadolu Eğitim Vakfı Şube Başkanı Ziya Şahverdi, AKD Altınoluk Şube Başkanı Hüseyin Altay ve yönetim kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

    Etkinlikte ilk olarak AKD Şube Başkanı Cafer Temizel söz alarak derneğin hem kurumsal hem de inanç konusundaki hizmetlerini anlattı.

    Konuşmada söz alan Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan birlik ve beraberlikten söz ederek bir Alevi kurumunun varlığından mutlu olduklarını söyledi.

    ABF Başkanı Muhittin Yıldız ise Alevilerin Hz. Hüseyin gibi mazlumdan yana olduklarını, ezilen halkların yanında Pir Sultan Abdal gibi dik durmaları gerektiğini, zalime boyun eğmeyeceklerini söyledi. İşten atılan akademisyenlerin yanında olduklarını ifade eden Yıldız, ırkçılığa, faşizme karşı tüm ezilen halkların güç birliği yapmaları gerektiğini vurguladı.

    Barış, kardeşlik vurgusu yapan ABF İnanç Kurulu Yönetim Üyesi Nurettin Gedikoğlu da, Alevilerin özünde barışın yattığını ve inançlarının gereği olarak her devirde mazlumdan yana olduklarını, hiç kimseyi inancından, dininden, dilinden, siyasi görüşünden dolayı ötekileştirmediklerini, aksine yetmiş iki millete aynı gözle baktıklarını söyledi.

    Gedikoğlu, Alevi kurum ve kuruluşlarının her yerde şube açmalarının o yerlere barışı, kardeşliği getireceğini belirterek, Alevilerin bu yaşamın garantisi olduklarını ifade etti.

    Etkinlik Umut Temizel’in konseri ve lokma dağıtımı ile sona erdi.

     

  • AKD Genel Başkanı Demir: ABF’den çekilmeyi hiç düşünmedik, sadece yönetimden istifa ettik

    AKD Genel Başkanı Demir: ABF’den çekilmeyi hiç düşünmedik, sadece yönetimden istifa ettik

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yönetiminden 24 AKD’linin istifa etmesine ve ABF ile ilişkilerine ilişkin PİRHA’nın sorularını yanıtladı. Demir ABF’den ayrılmayacaklarını, sadece ABF yönetiminden rahatsız oldukları için 24 arkadaşının istifa ettiğini söyledi. Demir’e göre, ABF’nin yönetimi değişmeli ve yeni kadroyla yola devam edilmeli. 

    AKD Genel Başkanı Doğan Demir, ABF’den ayrılmayı düşünmediklerini sadece 24 kişinin ABF yönetiminden istifa ettiğini söyledi. ABF mevcut yönetiminin AKD’yi hiç bir koşulda temsil etmediğini savunan Demir, ‘Peki AKD’lilerin istifası ABF’nin bölünmesinin ön adımı olabilir mi?’ şeklindeki sorumuzu da “Hayır. Kimsenin böyle bir kanıya girmesine gerek yok. Alevi hareketinin yeniden toparlanıp yeniden bir kadrolaşmayla yola devam etmesini sağlayan bir çalışma” diye yanıtladı.

    “ABF bileşenlerinden neden sadece AKD rahatsız? ABF Başkanı Muhittin Yıldız ile kişisel bir meseleniz mi var” sorumuzu da Demir, Yıldız’ın kendisi hakkında yaptı açıklamalara tepki göstererek yanıtlıyor.

    İşte AKD Genel Başkanı Doğan Demir ile yaptığımız söyleşi:

    Alevi Kültür Dernekleri olarak (AKD) olarak Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yönetiminden neden çekildiniz? 

    Geçen yıl yapılan ABF genel kurulundan sonra Baki Düzgün’ün genel başkan olduğu dönemden itibaren ABF’de işler iyi gitmemeye başladı. Sonrasında Baki Düzgünün istifa etmesinden sonra ABF yönetiminde tam bir kaos yaşandı. Muhittin Yıldız genel başkan olduktan sonra bu sorumluluğu taşıyamadı, bu süreci doğru götüremedi. Yönetim içerisinde sürekli ayrışmalar oldu. Sürekli borç batağında olan bir kurum ve ayrışan bir kurum. İçinde Pir Sultancılar, AKD’ciler ya da bağımsızlar diye ikiye üçe ayrıldı. Kurumları bölmeye çalışan bir sistemi var. O anlamda AKD olarak birkaç aydır Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel başkanıyla ve yönetimiyle yaptığımızı görüşmelerde bu ABF yönetiminin mutlaka değişmesi gerektiğini, olağanüstü kongreye götürmemiz gerektiğini en kötü ihtimal Muhittin Yıldız’ın genel başkanlığı bırakıp yönetimin kendi içerisinde başka bir arkadaşımızla devam etmesi gerektiğini defalarca konuştuk. Bunu defalarca da PSAKD genel başkanı ve yöneticileriyle de ortak karar alarak yürürlüğe koyacağımızı söylememize rağmen maalesef arkadaşlarımız bu işe çok yanaşmadılar.

    “ABF’DEN ÇEKİLMEYİ HİÇ DÜŞÜNMEDİK”

    Son süreçte de ABF başta genel başkanı olmak üzere özellikle AKD üzerinde benim ismim üzerinden AKD’yi yıpratarak her bölgede, her yerde çok farklı şeyler söylemeye başladı. Dolayısıyla bu bizi biraz derinden üzdü. Sayın Muhittin Yıldız genel başkanken ‘Ben çalışamıyorum, kendi kadromu kuramıyorum’ dediğinde de biz iki üç ay önce AKD yönetimi olarak komple MYK’yı boşaltmıştık. ‘Sayın başkan madem çalışamıyorsun biz arkadaşlarımızı çekiyoruz. Sen kendi kadronu kendin kur devam et. Biz sana sonuna kadar destek olacağız’ demiştik. Ancak aradan bir, bir buçuk ay geçmesine rağmen Muhittin Yıldız kendi MYK’sını oluşturamadığı gibi de her geçen gün kendi yönetimi içerisinde de ayrışmalar devam etti. Dolaysıyla böyle bir çıkmazın içine girince de mecburen bir genel kurulda aldığımız karar gereği Alevi hareketinin önünü tıkamamak, ABF’nin yeniden bir kadrolaşmaya giderek yeniden proje üreterek toplumu sürükleyen bir yapıya dönüşmesi adına böyle bir karar aldık. Kararımızın da çok doğru olduğunu biliyoruz. Şimdi kamuoyunda şöyle bir algı var ‘AKD, ABF’den çekiliyor mu?’ Biz bugüne kadar ABF’den çekilmeyi hiç tartışmadık. Zaman zaman örgütlerden böyle serzenişler oldu: ‘ABF tıkandı artık. İşi götüremiyor. O zaman çekilelim artık, ABF’nin bize faydası yok şeklinde. Ama biz genel merkez yöneticileri olarak mümkün olduğu kadar ABF ile bu sürecin devam etmesi gerektiğini, bunu götürebildiğimiz yere kadar götürmemiz gerektiğine inanıyoruz.

    AKD adına ABF’den kaç kişi istifa etti? 

    24 kişi. Yönetim  kurulu, denetim ve disiplinde yer alan AKD’deki 24 arkadaşımızın tamamı istifa dilekçelerini bir üst yazıyla ABF yönetimine bildirdi. Şuan ABF yönetimi bitmiş durumda. Boşalmış durumda ve normal koşullarda arkadaşlarımızın yönetimi de düşmüş durumda ve istifa etmeleri gerekiyor.

    Peki AKD’nin açıklamasında, mevcut başkan Muhittin Yıldız ve yönetiminin ABF’nin en büyük bileşeni olan AKD’yi temsil etmediğini ve bundan sonra da etmeyeceğini söylüyorsunuz. Bu ne anlama geliyor?

    Bu çok doğru bir tespit. Mevcut yapının içerisinde AKD olmadığı için, istifa ettiğimiz için hem genel başkanın hem mevcut yönetimin AKD’yi hiçbir koşulda, hiçbir şekilde temsil etmediğini, bir çatı olarak görevlerinde olduğu sürece de temsil etmeyeceğini çok açık bir şekilde beyaz ediyoruz.

    Peki bu, Alevi kurumlarının ya da ABF’nin bölünmesinin bir ön adımı olabilir mi? Böyle değerlendirilebilir mi?

    Hayır. Kimsenin böyle bir kanıya girmesine gerek yok. Çünkü ABF’yi kuran örgüt biziz. Dolayısıyla bu bir ayrışma değil tam tersine Alevi hareketinin yeniden toparlanıp yeniden bir kadrolaşmayla yola devam etmesini sağlayan bir çalışma. O anlamda ABF Genel Başkanı kurum hakkında, kurumun genel başkanı hakkında gazetelere demeç verirken çok dikkatli olması gerekiyor. Onu da maalesef birçok yerde küçük işlerle uğraşarak bireysel işlerin çok öne çıktığı bir moda haline getirdiler. O anlamda mevcut yapıda şimdi örgütsel olarak çekildiğiniz zaman sizi temsil etmiyorlar. Temsil etmemelerinin nedeni o.

    “KURUMSAL OLARAK ABF İLE BİR SORUNUMUZ YOK”

    Ne olacak bundan sonra? AKD nasıl bir tavır alacak, neler yapacak? ABF’nin yönetiminde yoksunuz. Mesele kişiselleşiyor mu? Muhittin Yıldız ile sizin meseleniz mi? Yoksa ABF ile mi bir sorununuz var?  Örneğin başkanlar değişebilir ama kurum kalıcıdır. Bu konuda ne diyeceksiniz?

    Kurumsal olarak ABF ile bir sıkıntımız uzaktan yakından yok. ABF’yi kuran biziz. ABF’nin en büyük bileşeni biziz. Mevcut genel başkandan dolayı sıkıntılı olduğumuz için, bu süreci götüremediği için, herkesi ayrıştırdığı için hareket olarak böyle bir karar almamız gerekiyordu ve bu kararın arkasında sonuna kadar duracağız. Dolayısıyla talebimiz şu ABF genel başkanı ve mevcut kalan yönetim bir an önce bu görevi getirip AKD, Pir Sultan ve diğer birleşenlere teslim edip gereğini yapması gerekiyor. Biz de bu geçiş sürecinde ya olağanüstü kongreye götürür ya da başka bir yöntemle yeniden ABF’yi yeni bir yönetimle, yeni bir anlayışla, insanları barıştıran, bir arada tutan, kaynaştıran, birlikte üreten, bütün Alevi kurumlarına eşit mesafede duran Alevi hak ihlallerini ortadan kaldırabilecek projeleri üreten, kör dövüş içerisinde insanları eleştirip masaya yatırmaktansa proje üreten bir yapı oluşturmak adına böyle bir kararımız var bizim.

    “AKD OLARAK HACIBEKTAŞ’A GİDECEĞİZ”

    Alevi kurumları 5-6 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta olacaklar. Siz AKD olarak katılacak mısınız?   

    Tabi 5 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta etkinliğin yapılması AKD’nin önerisiyle iki yıldır gerçekleşiyor. Dolayısıyla biz bu etkinliğin içerisindeyiz zaten. Toplumsal duyarlılık, toplumsal etkinliklerde ya da inanç merkezli çalışmalarda kimseyi ayrıştırmıyoruz. ABF’nin genel başkanıyla, yönetimiyle sorunlarımız olabilir ama sonuçta kurumsal anlamda baktığınızda toplumun bütün değer yargıları noktasında ala hiçbir zaman ayrı durmak ya da ayrıştırmak bizim işimiz değil tam tersi bu tür etkinlikleri Maraş’ı, Sivas’ı, Çorum’u ve Hacıbektaş anmalarını mutlaka bütün Alevi örgütlerinin ortaklaşa yapabileceği alanda, AKD üzerine düşen görevi her zaman fazlasıyla yapıyor zaten.

    Eğitim müfredatı değişti. Siz açıklama yapmıştınız haberini de yaptık. Cihat, selefilik bunlar öğretilecek. Yani eğitim sistemi tamamıyla değiştiriliyor, gericileştiriliyor. Laiklik karşıtı bir eğitim sistemi oturtuluyor. Müftülüğe nikah yetkisi veriliyor. Tüm bunların olduğu bir süreçte bunlara karşı mücadele edilmesi gerekirken AKD ve ABF arasındaki bu durum daha doğrusu başkanlar arasındaki bu tartışma, bu uyuşmazlık da eleştiriliyor Aleviler tarafından. Buna ne diyeceksiniz?

    Bu başkanlar arasındaki bir sorun değil. Bu kişisel olarak benim ya da Muhittin Yıldız’ın bir sorunu değil. Bu tamamen çalışma metoduyla, bakış açısıyla, inançsal duruşla alakalı bir yöntemdir. Ben Muhittin Yıldız bizi eleştiriyor ya da yanlış yapıyor diye bakmıyorum. bu benim bireysel tavrım değil. Bu örgütsel bir tavırdır. Dolayısıyla bu müfredat olsun, diğer hak ihlalleri olsun, nikah olsun bu tür işlere zaten biz tam da bu noktada birlikte mücadele edemediğimiz için, tam da bu noktada ABF üstüne düştüğü görevi yapamadığı için neşter vuruyoruz. Yoksa ABF genel başkanının görevi bu tür etkinliklerde sadece basın açıklaması yapıp sonra gidip bir yerlerde oturması falan değil. Biz AKD olarak iki sayfalık bir öneri hazırlamıştık ve bu önerimizi bizzat hem kamuoyuyla paylaşarak, hem milli eğitim bakanlığına da direk sunarak önümüzdeki günlerde de örgütsel anlamda bakan beyle görüşüp bunun bir an önce mutlaka tersine dönmesi gerektiğini, en azından laiklik, demokrasi ve cumhuriyet ilkelerinden vazgeçilmeyecek bir sisteme en kötü ihtimal eski sisteme dönmesi gerektiğini söyleyeceğiz.

    NEDEN SADECE AKD RAHATSIZ?

    ABF’ye bağlı birçok kurum var, bileşenleri var. Bu bileşenlerin içinden neden AKD bu kadar rahatsız? Diğer kurumların en azından seslerini duymuyoruz ya da eleştirilerini, tartışmalarını duymuyoruz. Diğer bileşenler ABF’den istifa etme gereği duymuyorlar da neden AKD duyuyor?

    Çok net bir şey söyleyeyim. PSAKD de en az bizim kadar rahatsız. Genel başkanlarıyla defalarca konuştum ben. O bizden daha fazla rahatsız. Pir Sultan örgütünün genel merkezi bizden daha fazla rahatsız. Birleşenleri, hepsi bu konuda rahatsız. Ben arkadaşlarımıza ‘Gelin bu işi toptan çözelim. Pir Sultan ve AKD’nin genel başkanının da içinde olacağı, bütün bileşenlerin şube başkanlarının da içinde olacağı yeni bir yönetim oluşturalım. Güçlü bir yönetim. Birlikte yol alalım’ dediğimde herkes buna evet demişti ama ne hikmetse Muhittin Yıldız’ı oradaki arkadaşlarımız aşamadılar. Bu onların sorunu. Onlar sesini çıkaramadılar ama biz çok yüksek sesle sesli düşünerek örgütsel tavrımızı çok net bir şekilde ortaya koyuyoruz. O onların sorunu bizim sorunumuz değil.

    Bir de şöyle bir şey var. ABF’nin Alevi değerlerine aykırı gelecek bir açıklamasını şu ana kadar Alevi toplumu gördü mü bilmiyorum. En azından ben rastlamadım. Nasıl düzelecek bu? Yani olağanüstü genel kurulu neden beklemediniz. Her kurum bağımsız olarak çalışmasını sürdürüyor sonuçta PSAKD, HBVAKV, AKD. Neden bu kadar mesele yapıldı? Neden bu kadar kamuoyuna yansıdı bu durum? Kamuoyuna, basına bu kadar yansıması gerekiyor muydu?

    Şimdi bu tür şeylerin kamuoyunda tartışılması çok doğru değil ama katılıyorum size bu konuda. Ancak farkındaysanız Pir Haber’e Muhittin Yıldız’ın verdiği demeç, bana attığı iftira yenilir yutulur bir şey değildi. Hem AKD örgütüne hem genel başkanına söylediği şey yenilir yutulur bir söylem değildi. Dolayısıyla örgütün zaten en çok karşı durduğu nokta burası. Bundan herkes rahatsız. Sonrasında defalarca bizi bir araya getirin diye arkadaşlarımızı devreye koymuştu ama ben hiçbir koşulda böyle ithamlarda, iftiralarda bulunan birisiyle hiçbir koşulda, hiçbir şekilde bir araya gelmem. Sorun Alevilik değil burada. Aleviliği kimse pazarlamıyor. Aleviliği kimse masaya yatırıp dizayn etmeye çalışmıyor. Herkes kendi örgütsel yapısı içerisinde topluma hizmet etmek adına çalışma yapıyor. Bunu AKD zaten 25 yıldır her platformda gösteriyor. Ancak burada bireysel takıntılar ya da farklı şeyler ortaya çıkıyor ama örgütsel anlamda biz bunu taşıyamıyoruz. Taşıyamadığımız için bu noktaya geldik. O yüzden böyle bir karar aldık.

    Nilgün METE/İSTANBUL

  • ABF Genel Başkanı Yıldız: Alevi yol ve erkanına bağlı herkes 5-6 Ağustos’ta Hacıbektaş’a gelmeli

    ABF Genel Başkanı Yıldız: Alevi yol ve erkanına bağlı herkes 5-6 Ağustos’ta Hacıbektaş’a gelmeli

    PİRHA –  Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri  5-6 Ağustos tarihinde Alevi Kurumlarının katılımıyla Nevşehir Hacıbektaş’ta gerçekleştirilecek. Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız devletin bütün inançlardan elini çekmesi gerektiğini dile getirdi. Yıldız, Alevi yol ve erkanına bağlı olan herkesin 5-6 Ağustos’da Hacıbektaş’a gitmeleri için çağrıda bulundu. 

    Hacıbektaş Veli Anma Etkinlikleri 5-6 Ağustos’ta Nevşehir Hacıbektaş’ta gerçekleştirilecek. Anma etkinliğine Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Alevi Kültür Derneği ve Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı katılacak.

    “SÖZLERİ YÜZYILLARDIR İNSANLIĞA IŞIK TUTUYOR”

    Etkinliğe ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Hünkar Hacı Bektaşi Veli’nin ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ sözünün yüzyıllardır insanlığa ışık tuttuğuna işaret ederek “Hünkar Hacı Bektaşi Veli; nesilden nesile aktarılan, felsefesinde eline, beline, diline sahip olma ilkeleri olan, merkeze insanı koyan güzel ahlaklı inancın önderlerinden biri, serçeşmesidir” dedi.

    “DEVLET BÜTÜN DİN VE İNANÇLARDAN ELİNİ, ETEĞİNİ ÇEKMELİ”

    Yıldız, laikliği ilke edinen bir toplum olarak nihai taleplerinin devletin bütün dinlerden ve inançlardan elini eteğini çekmesi gerektiğini vurguladı. İbadethanelerin sivil hayata teslim edilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldız, her sene Ağustos ayının ilk hafta sonunda, bu sene de 5-6 Ağustos’da binlerce canla birlikte Piri ziyaret ederek dualarını edeceklerini, kurbanlarını keseceklerini ve canlarla birlikte cem olacaklarını dile getirdi.

    Alevi yol ve erkanına bağlı olan herkesin 5-6 Ağustos’da Hacıbektaş’a gelmeleri için çağrıda bulunan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Hak cümle canların gönlündeki muradı versin, Hz. Pir yardımcıları olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

    Hacıbektaş’ta 5 Ağustos’da başlayacak olan etkinlik programı şöyle:

  • ABF Başkanı Yıldız: Gülmen ve Özakça’nın çığlığı karşısında susanlar dilsiz şeytandır-VİDEO

    ABF Başkanı Yıldız: Gülmen ve Özakça’nın çığlığı karşısında susanlar dilsiz şeytandır-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, açlık grevinde ölüm sınırına yaklaşan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça”nın taleplerinin kabul edilmesi için ABF’nin tüm şubelerinde açlık grevi başlatacaklarını duyurdu. Yıldız’a göre Gülmen ve Özakça’nın çığlığı karşısında susanlar dilsiz şeytan…

    Haberin Videosu

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işlerinden ihraç edilince süresiz açlık grevine başlayan ve hala cezaevinde açlık grevine devam eden eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek gün geçtikçe büyüyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız PİRHA’ya verdiği röportajda Nuriye ve Semih için ABF’nin tüm şubelerinde açlık grevi başlatacaklarını duyurdu.

    “BU ÇIĞLIĞA SES VE KULAK VERİYORUZ”

    “ABF ve bileşenleri olarak bu çığlığa ses ve kulak veriyoruz” diyen Yıldız şunları dile getirdi: Bu çığlık karşısında, bu haksızlık karşısında susanlar dilsiz şeytandır. Nuriye ve Semih için açlık grevlerini şubelerimizde devam ettireceğiz.”

    Ali ÇİFTÇİ/STANBUL

  • Alevilerden müfredata tepki: Yeni din dersi müfredatı şeriatçı bir adımdır – VİDEO

    Alevilerden müfredata tepki: Yeni din dersi müfredatı şeriatçı bir adımdır – VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanı tarafından geçtiğimiz günlerde  açıklanan 2017-2018 eğitim müfredatına Alevi kurumları İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde yaptıkları basın açıklamasıyla tepki gösterdiler. Basın metnini okuyan ABF Başkanı Muhittin Yıldız, Devletin dinlerden elini çekmesini ve dinin sivil hayata bırakılması gerektiğini vurgulayarak demokratik, laik ve bilimsel eğitim taleplerinde ısrarlı olduklarını ifade etti. 

    HABERİN VİDEOSU

    İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde biraraya gelen Alevi kurumları açıklanan yeni eğitim müfredatına tepki gösterdi.

    Açıklamaya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, DAD Eyüp Eş Başkanı Nergiz Güzel, HDP MYK Üyeleri Çilem Küçükkeleş ve Ali Kenanoğlu, Hubyar Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, TV10 Programcısı Hüseyin Kelleci, PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Ersin Erdemir, PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, PSAKD Beyoğlu Şube Başkanı Erdal Baba ve çok sayıda Alevi kurum temsilcisi katıldı.

    Basın açıklamasını Alevi Bektaşi Federasyonu Bileşenleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına ABF Başkanı Muhittin Yıldız okudu.

    “YÜZLERCE YILDIR ASİMİLAYSON POLİTİKALARI SÜRMEKTEDİR”

    Yeni din dersi müfredatının şeriatçı bir adım olduğunu vurgulayan ABF Başkanı Muhittin Yıldız, devletler, hükümetler, sistemler değişse de Alevilerin asimilasyonuna yönelik politikaların yüzlerce yıldır sürdürülmekte olduğunu vurguladı.

    Bu asimilasyoncu politikaların Osmanlı’da olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de sürdürüldüğünü, Alevi köylerine cami yapma, Alevi dergâhlarına el koyma, Alevilerin ibadet ve inanç esaslarını yok sayma gibi politikalarla artarak devam ettiğinin vurgulayan Yıldız, Aleviler bir taraftan asimilasyona tabi tutularak, diğer taraftan da KHK’lerle işlerinden, görevlerinden atılarak, Alevilerin bürokrasiden tamamen uzaklaştırılmakta olduğunu belirtti.

    “EĞİTİM, BİLİMSEL OLMASI GEREKİRKEN GİDEREK SÜNNİLEŞTİRİLİYOR” 

    Yıldız, 12 Eylül askeri darbesi sonrası yapılan Anayasa ile okullarda Anayasal zorunluluk haline getirilen din derslerine yönelik Alevilerin tepkilerinin devam ettiğini, Danıştay’da kazanılan davalar olduğu gibi AİHM’e giden tüm davaların da Alevilerin lehinde sonuçlandığını kaydetti.

    Açıklamada, Danıştay ve AHİM kararlarına mahkum olan müfredatın laik eğitim sistemine göre değiştirilmesi gerekirken tam tersi yapılarak, din dersi müfredatının daha da Sünni İslam eksenine çekildiği vurgulandı.

    “BU MÜFREDATA SES ÇIKARMAYANLAR ONLARIN SUÇUNA ORTAK OLUYORLAR”

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yeni müfredatında bulunan “Muamelat ve Ukubat” adlı üniteleri şeriat eğitim sistemine geçişi hazırlayan bir üniteler olduğu belirtilen açıklamada, asimilasyonun bir insanlık suçu olduğu ve bu müfredatı yürürlüğe koyanların, bu müfredatı savunanların, itiraz etmeyenlerin bu insanlık suçunu işlemekte, onaylamakta ve ortağı olmakta olduğu vurgulandı.

    “Aleviliği bir kültürel ve inançsal zenginlik olarak nitelemek, Alevi teolojisini başkalaştırma ve sunni teolojisi karşısında ‘ikincil’ düzeye itme amacına matuftur” diyen Yıldız, MEB ve Diyanetin Alevi kimliğini tanımak zorunda olduğunu vurguladı.

    “LAİK, DEMOKRATİK VE BİLİMSEL EĞİTİM TALEP EDİYORUZ”

    MEB’in tarif ettiği ve okuttuğu Alevilik, sünni teologların Aleviliği görmek istedikleri şekilde görme ve istedikleri kalıba koyma amacına hizmet eder biçimde hazırlandığını kaydeden AFB Başkanı Muhittin Yıldız, Alevilerin bilimsel eğitimden yana olduğunu söyleyerek şunları ifade etti:

    “Biz Aleviler olarak demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimden yanayız. İleri demokrasilerde uygulandığı gibi Din kültürü ve Ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmaktan çıkartılmasını, birer dinler tarihi ve dinler kültürü üzerine eğitim veren seçmeli bir ders haline dönüştürülmesi gerektiğini, Laikliğin bir gereği olarak ifade ediyoruz. Devletin dinlerden elini çekmesini ve dinin sivil hayata bırakılmasını, devletin denetim ve gözetim faaliyetiyle sınırlı kalmasını da Laikliğin bir gereği olduğunu hatırlatıyoruz. Biz Aleviler yeni haliyle asimilasyonu derinleştiren bir hal alan ve insanlık suçu içeren din dersini kabul etmiyoruz ve bu asimilasyoncu dayatmaya karşı her türlü demokratik mücadelemizi sürdüreceğimizi beyaz ediyoruz” dedi.

    Son olarak Yıldız, bu basın açıklamasının  küçük bir başlangıç olduğunu, eylemlerini sürekli hale getireceklerini belirtti.

    (S.A-İS) – İSTANBUL

     

  • ABF Başkanı: Sivas ve Çorum’un ardından Hacıbektaş’ta cem olacağız-VİDEO

    ABF Başkanı: Sivas ve Çorum’un ardından Hacıbektaş’ta cem olacağız-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF’nin Sivas ve Çorum anma programlarını anlattı. Yıldız, Sivas’ta gerçekleştirilecek anmanın ardından Alevi kurumları ile Hacıbektaş’ta birlik cemi düzenleneceğini ifade etti.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Alevi kurumlarının Sivas ve Çorum anmalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Yıldız, Alevi örgütleriyle birlikte 15 günden beri Sivas’ın köylerinde çalışmalar, muhtarlarla toplantılar yaptıklarını söyledi.

    Yıldız yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

    “Bundan 24 yıl önce Pir Sultan heykelini dikmek adına akademisyenlerimizin sanatçılarımızın entelektüellerimizin hep birlikte Sivas’a gidip Pir Sultan’ın direniş simgesi olan heykelini dikmekte olduklarında o dönemde derin ve kirli eller tekrar devreye girerek insanlığı katletmişlerdir. Dolayısıyla bu yapılan katliam sadece Alevilere değildir bu memlekette yaşayan bütün düşünce özgürlüklerine yapılmıştır. Tabi bu dönemde yapılacak 2 Temmuz’daki anma geçen dönemlere göre daha farklı olacak. Geçmişten bugüne kadar yapılan katliamlar devletin bir kısmının eliyle olmuştur. İşte Koçgiri Katliamı, Dersim soykırımı devlet bunu aleni kendi eliyle yapmıştır. Ama Maraş, Sivas, Gazi, Suruç’ta yapılan katliamlar da bu kirli elleri, derin yapıları, devletin de desteğiyle beraber bu katliamın önünü açmışlardır. Dolayısıyla bunu kınamak, lanetlemek adına, karanlığın tekrar aydınlığa çıkarılması adına da bu anmayı değişik bir şekilde yapacağız. Sivil toplum örgütlerinin, köy derneklerinin, köy federasyonlarının bildiğiniz Divriği Kültür Derneği, Hitit Federasyonu, Varto, Erzurum gibi bu dönem sivil toplum örgütleri de ciddi anlamda bir ilgi ve alaka gösterdiler.”

    Bu anmanın sadece Sivas ile sınırlı kalmayacağını söyleyen Yıldız, Sivas’tan Çorum’a geçeceklerini duyurdu. Yıldız, “Çorum bir katliamdır ancak Çorum’da 38, 39 gün bir direniş olmuştur. Burada da yanı şekilde bu kirli emellerin Çorum’daki Alevi canlarımızı katletmek adına maalesef bu projeyi uygulamışlardır” ifadelerini kullandı.

    “ÖZÜR SAMİMİ DEĞİLDİR”

    Bu 1915’lerde Ermeni Katliamı ile başlayıp  Koçgiri, Dersim, Sivas, Maraş, Gazi, Suruç gibi katliamların devam ettiğine dikkat çeken Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz Aleviler tabi geçmişte bu katliamlardan itibaren köylerden kentlere göç ettiğimizde dedeler ve talipler arasındaki ilişkiler uzak kalmıştı. Ama şuanda Aleviler bir örgütlülük sağladı. İnanç kuruluyla beraber bir araya geldi. Alevi örgütlerinin güçlülüğünü gören bu yapı tekrar rahatsız olmaya başladı. Bu konuda da bir adalet arayışı sadece Sivas’la sınırlı değil. Geçmişin de aynı şekilde hesabını sormak adına Maraş’ın, Sivas’ın, Dersim soykırımıyla da ilgili söylüyorum bütün bu kirli emellerin ortaya çıkması bunu yapan bir anlayışın devlet olarak bir özür dilemesi gerektiğini bekliyoruz. Ancak sadece dönemin yöneticileri hamaset yaparak oy uğruna şahsi bir Dersim’le ilgili özür dilemiştir. Bu samimi bir özür dileme değildir.”

    4 TEMMUZ’DE BİRLİK CEMİ YAPILACAK

    “Alevi canlarımızın geçmişini hatırlaması için Sivas’ta insanlığa yapılan katliama karşı Madımak’ta buluşmak üzere çağrı yapıyoruz” diyen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Madımak’tan sonra Çorum’da aynı şekilde katliamı anacağız. En önemlisi de Temmuz’un 4’ünde Hacıbektaş’ta birlik cemi yapacağız. Bu birlik cemi de Alevi kurumlarının, Alevi canlarının bir araya gelmesiyle bir ikrar cemi olacaktır” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • ABF’yi parçalama girişimine sert tepki: Bu bir AKP operasyonudur

    ABF’yi parçalama girişimine sert tepki: Bu bir AKP operasyonudur

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’nin, ABF’de görev alan yönetim, denetleme, disiplin kurulu asil ve yedek üyelerinin görevlerinden istifa etmelerine karar verdiklerini açıklamasının ardından ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız sert tepki gösterdi. PİRHA’ya konuşan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, kararın Doğan Demir tarafından alındığını belirterek, “Bir AKP operasyonuyla karşı karşıyayız” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Yönetim Kurulu, yazılı bir açıklamayla ABF’de görev alan yönetim, denetleme, disiplin kurulu asil ve yedek üyelerinin görevlerinden istifa etmelerine karar verdiklerini bildirdi.

    “DOĞAN DEMİR ALEVİ KURUMLARINI YEZİT ANLAYIŞINA TESLİM ETMEK İSTİYOR”

    AKD’nin kararına ilişkin PİRHA’ya açıklamada bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “AKD, ABF’nin olmazsa olmaz bir bileşenidir ve lokomotifidir “diyerek, şunları belirtti;

    “Doğan Demir Alevi kurumlarını yezit anlayışına teslim etmek istiyor. Bu bir AKP operasyondur. Dostum dediği Davutoğlu’ndan sonra şimdi de Süleyman Soylu ile bu süreci yürütüyor. Alevi toplumunu ve büyük bedeller ödeyerek oluşturdukları kurumlarını, bu kişinin anlayışına teslim etmeyeceğiz.”

    “ŞUBELER CİDDİ ANLAMDA RAHATSIZ”

    Karar sonrası AKD şubelerinden telefonlar geldiğini ve alınan kararı doğru bulmadıklarını söylendiklerini  ifade eden Yıldız, “ Şubeler ciddi anlamda rahatsız. Kurumuzdaki yöneticilerin istifa etmesi söz konusu değildir. Gündemin bu kadar yoğun olduğu ve “Adalet” arayışının yükseldiği bir zamanda bu tür adımların yezit zihniyetine hizmet ettiği herkes tarafından görülmektedir” dedi.

    Diren Keser/MERSİN

  • Oymaağaç Dernek Başkanı: Cami-Cemevi açılışında yanlış anlaşıldık-VİDEO

    Oymaağaç Dernek Başkanı: Cami-Cemevi açılışında yanlış anlaşıldık-VİDEO

    PİRHA-Amasya Merzifon’a bağlı Oymaağaç Köyü’nde cami-cemevi açılışı yapılacağı kapsamında yaşanan tartışmalar sonucu Alevi Kurum Başkanları ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’na bağlı Dedeler Oymaağaç Köyü’nü ziyaret etti. Ziyaret sonrası kamuoyuna dönük bir basın açıklaması yapıldı.

    HABERİN VİDEOSU

    Geçtiğimiz günlerde Amasya Merzifon’a bağlı Oymaağaç Köyü Kalkınma ve Güzelleştirme Derneği tarafından, “Oymaağaç Köyü, Kemal Dede Sultan’da, bir kapı iki ibadethane, cemevi-cami açılışında buluşmak dileğiyle” diye hazırlanan afişte, ayrıca şenlik yapılacağı da belirtilmişti.

    Bu projenin asimilasyon politikalarına hizmet edeceğini dile getiren Alevi kurum başkanları ve dedelerinin tepkileri ve yine Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız’ın projeye dair tepkileri Pir Haber Ajansı’nda da yer almıştı.

    Konuya ilişkin yaşanan tartışmalar sonucu içinde ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’ndan Nurettin Aksoy, AABF Onursal Başkanı Turgut Öker ve PSAKD Karadeniz Bölge Sorumlusu Cem Sultan Ermiş’in bulunduğu heyet Oymaağaç köyünü ziyaret ederek bir basın açıklaması yaptı.

    AKSOY DEDE: ASİMİLASYONA KARŞI DİRENMEYE ANDIMIZ VAR

    Dernek Başkanı Hüseyin Erdoğan ve köylülerin de hazır bulunduğu basın açıklamasında ilk olarak Nurettin Aksoy Dede konuştu. Aksoy Dede “Yolumuzla ilgili, erkanlarımızla ilgili yan yana gelemediğimiz için, geldiğimizde de fişleneceğimiz korkusuyla yaşadığımız sorunlar devam ediyor. Hükümetin bizleri terbiye etme politikalarına hizmet eden bir söylemden dolayı biz bugün bu canlarla birlikte olduk. İnanç kurulu olarak yaptığımız toplantılarda, gittiğimiz yerlerde sistem tarafından, diyanet tarafından, ya da diğer kurumlar tarafından büyük bir asimilasyona büyük bir yok edilişe tanık oluyoruz. Bu yok oluş karşısında direnmeye, inancımızı, yolumuzu, erkanımızı sürdürmeye, ikrarımızı yerine getirmeye andımız vardır. Bizden önceki yol önderlerimiz hiçbir baskıya boyun eğmedi. Biz de inancımızı sürdürmeye kararlıyız bu konuda bedel ödemeye de hazırız. Bu işin yanlış olduğunun altını çizerek herkesin kendi inancını yaşamasının doğru olduğunu belirtiyoruz” dedi.

    HÜSEYİN ERDOĞAN: NİYETİMİZ VE AMACIMIZ YANLIŞ ANLAŞILDI

    Dernek Başkanı Hüseyin Erdoğan yanlış anlaşıldıklarını ve üzüntülerini dile getirerek “Bir kapı iki ibadethane açılışı ile ilgili niyetlerinin Fetöcü terör örgütünün geçmişte Ankara Tuzlucayır’da yapmak istediği cami-cemevi projesi gibi olmadığını böyle algılanmaktan çok üzüntü duyduklarını” belirti.

    Erdoğan kendilerinin Alevi inancını yaşamaya ve yaşatmaya çalıştıklarını, sadece köye 400 sene önce kiliseden bozma bir cami ile cemevi arasındaki yıkık evlerin temizlenerek bir avluda olmaları sonucu, halkların kardeşliği şiarıyla böyle bir afiş hazırladıklarını belirterek niyetlerinin ve amaçlarının yanlış anlaşıldığını dile getirdi. Devletten bir kuruş almadıklarını ve talepte de bulunmadıklarını belirten Erdoğan “Alevi yol erkanından bizim hiçbir zaman ne tavizimiz oldu ne de bundan sonra olacaktır” dedi. Erdoğan, afişteki ifadelerden ve yanlış anlaşılmalarından ötürü de özür diledi.

    YILDIZ: PİRLERİMİZİN YOLUNU DEVAM ETTİRECEĞİZ

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız ise yaptığı konuşmada “inancımız kadimden gelen bir inançtır. Dolayısıyla Alevilik Kerbela’dan bu güne kadar hep katliamlara maruz kaldı. Ama Alevi önderlerimiz, pirlerimiz, mürşitlerimiz asla yolundan taviz vermemişlerdir, boyun eğmemişlerdir. Bizler de tabi bu pirlerimizin yol önderlerimizin aynı şekilde yolunu devam ettirmek zorundayız” dedi.

    Yıldız  “Aleviliği katletmek için bundan birkaç yıl önce Cami-Cemevi projesi adı altında FETÖ terör örgütü tarafından bir proje hazırlanmıştı. Aleviler buna karşı mücadele yürüttü bedel ödedi. Bugün de Oymaağaç köyünde iyi niyetli, maksatları aşan bir ifade olmuştu. Bunun düzeltmesini de yaptılar. Bu konuda asla taviz vermediklerini belirtiler. Açılışını da Alevi yol erkanına uygun olarak yine dedelerimizle birlikte biz federasyon olarak burada çerağımızı yakarak, Alevi yoluna uygun bir açılış yapacağız” değerlendirmesiyle 26 Haziran günü yapılacak açılışa katılacaklarını da belirtti.

    HABER MERKEZİ

     

  • ABF Başkanı’ndan Merzifon’daki Cami-Cemevi projesine sert tepki: Aleviliği katlediyorlar

    ABF Başkanı’ndan Merzifon’daki Cami-Cemevi projesine sert tepki: Aleviliği katlediyorlar

    PİRHA-Amasya Merzifon’a bağlı Oymaağaç Köyü’nde yapılan cami-cemevi projesine Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız sert tepki gösterdi. Aleviliği katleden bu projenin hayata geçmesinde rolü olan Alevilere yol cahilleri diye seslenen Yıldız, “Bunlar, kendi canlarını katleden anlayışa hizmet ediyorlar, Hz. Hüseyin’in kemiklerini sızlatıyorlar” dedi. 

    Amasya Merzifon’a bağlı Oymaağaç Köyü’nde cami-cemevi projesi kapsamında 26 Haziran günü saat 11.00’de cemevi ve cami açılışı yapılacağı duyuruldu.

    Oymaağaç Köyü Kalkınma ve Güzelleştirme Derneği tarafından, “Oymaağaç Köyü, Kemal Dede Sultan’da, bir kapı iki ibadethane, cemevi-cami açılışında buluşmak dileğiyle” yazısıyla afiş hazırlandı. Afişte, Yağmur Dedesinde şenlik yapılacağı da belirtildi.

    Oymaağaç Köyü’nde açılışı planlanan cami-cemevi projesine tepki gecikmedi. Konuya ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız sert tepki gösterdi.

    Cami-Cemevi projesinin Aleviliği katletme projesi olduğunu belirten Yıldız, “Merzifon’da yapılan bu Cemevi-cami projesi,  toplum mühendisliği yapılarak Aleviliği yok eden, asimile eden sistematik bir etno dinsel arındırmadır. Türk islamlaştırma politikası çerçevesinde kültürel, inançsal ve fiziki yöntemlerle Aleviliği katletmektedir” dedi.

    “CAMİ-CEMEVİ PROJESİ TÜRK-İSLAM ANLAYIŞININ SONUCUDUR”

    “Bu proje, alaturka faşizminden başka bir şey olmayan Türk islam anlayışının sonucudur” diyen Yıldız, “Burada yapılan asimilasyon politikası, geçmişte Maraş, Malatya, Çorum, Madımak ve Gazi’de uygulandı. Bu politika devletin resmi ideolojisidir” diye konuştu.

    “YOL CAHİLLERİ KENDİ CANLARINI KATLEDEN ANLAYIŞA HİZMET EDİYORLAR”

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız şunları kaydetti:

    “Kerbela’dan bugüne kadar yapılan katliamlar, vahabi-selefi yönetim anlayışlarıydı. Bugün de bu yönetimin varisleri aynı anlayışla Alevi inancını yok etmek istiyorlar.”

    “Bu projeye çanak tutan yol cahillerine sesleniyorum” diyen Yıldız, “Alevilik Türkiye’de örgütlenen ve egemen olan müslümanlıktan çok ayrı olan bir düşünce biçimi, bir inanç, daha doğrusu doğal ve felsefi bir inanç olduğu açık açık ifade edilmektedir. Dolayısıyla yol cahilleri, aslında kendi canlarını katleden bir anlayışa hizmet ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

    “HZ. HÜSEYİN’İN KEMİKLERİNİ SIZLATIYORLAR”  

    Tarihten bu yana azınlıkta olan halklara karşı asimilasyon politikasının izlendiğini söyleyen Yıldız, Cemevi-cami projesini hayata geçirenlere seslenerek konuşmasını şöyle dürdürdü:

    “Yol cahilleri, geçmişte bu yol için idam sehpalarına çıkıp, serini veren Hallacı Mansur, Şeyh Bedreddin, Seyid Nesimi, Kalender Çelebi, Pir Sultan ve her şeyden önce Emevi ve Yezit anlayışına karşı ailesiyle ve çocuklarıyla beraber mazlum halkların sınıfsal mücadelesi için katledildiler. Hz. Hüseyin ve yarenlerinin kemiklerini sızlatıyorsunuz.”  (HABER MERKEZİ)

  • Kıbrıs’ta Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun Birlik Cemi’nde barış mesajı

    Kıbrıs’ta Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun Birlik Cemi’nde barış mesajı

    PİRHA-Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, Alevi asimilasyonunun önüne geçmek için sürdürdüğü çalışmalarına devam ediyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde gerçekleştirmek istediği cem muhabbetine Kıbrıs’da devam etti. 

    Haberin Videosu

     

    Önceki gün Kıbrıs Lefkoşa’ya giden Alevi Bektaşi İnanç Kurulu temsilcileri, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, PSAKD Başkanı Gani Kaplan, HBVAKV Başkanı Tuncer Baş, Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Pirler, Dedeler ile birlikte Kıbrıs’ta yaşayan  çok sayıda Alevi yurttaşın katılımıyla büyük Birlik Cemi gerçekleştirildi. Cemde, Pir Hüseyin Güzelgül, Hasan Klavuz, Celal Fırat, Eren Yıldırım, Bektaş Piroğlu, Nurettin Gedikli, Mehmet Karabulut, Nurettin Aksoy, Erdoğan Sezer, Hasan Doğan posta oturdu. Cemin zakirliğini Eylem Akbıyık, Eylem Ulusoy, Türkan Akbıyık ve Alican Yıldırım yaptı.

    “ALEVİLER BARIŞTAN YANA YAŞAMI SAVUNUYOR”

    Cemde kısa bir konuşma yapan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Aleviliğin evrensel olduğunu  söyledi. “Kendimiz ve tüm dünya toplumları için, laik, demokratik ve barıştan yana bir yaşamı savunmamız gerekir” diyen Güzelgül, “Biz haktan, emekten, paylaşımdan ve barıştan yana adaletli bir dünya kurmak istiyoruz” ifadesini kullandı.

    Bir kez daha Alevilerin taleplerini yenileyen Güzelgül, “Eşit yurttaşlık, inancımızın ayrımcılığa uğramaması, ibadethanelerimizin resmen tanınmasını, dergahlarımızın verilmesini ve çocuklarımıza okullarda sünnilik öğretilmesin istiyoruz” diye konuştu.

    Alevilerin asimilasyonuna engel olmak için  inançsal anlamda örgütlenmesi gerektiğini vurgulayan Hüseyin Güzelgül, “Bu anlamda kurduğumuz Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’yla tüm dünyadaki Alevileri inançsal alanda birleştirmek istiyoruz” dedi.

    “HER YERDE OLDUĞU GİBİ BURADA DA BARIŞA HİZMET EDECEKTİR”

    “Kıbrıs’taki canlarla cemal cemale olmaktan mutluyuz” diyen Güzelgül, “Kıbrıs’ta yaşayan tüm toplumlar bilmeli ki; Aleviler dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da barışa hizmet edecektir. Barış içinde bir toplum bizim en temel amacımızdır. Bizim rıza şehrimizdir. Rıza şehri, herkesin herkesten razı olduğu bir yaşama şeklidir” dedi.

    Güzelgül, “Aleviler yaşadıkları her yerde olduğu gibi Kıbrıs’ta da barış ortamının bir parçası olacaklardır. Her kesimin bir birinden razı olacağı bir Kıbrıs için çaba sarf edeceklerdir” diye konuştu.

    “GEÇMİŞTEKİ GELENEKLERİMİZİ YAŞATMAK İSTİYORUZ”

    Kıbrıs’a cem olmaya geldiklerini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız da, köyden kente göçle birlikte, dede talip ilişkisinin zarar gördüğünü ancak inanç kurulunun bu karanlık duruma karşı aydınlık olduğunu, dolayısıyla geçmişteki gelenek, görenekleri yaşamak ve bundan sonra yaşatmak için bu çalışmaları yaptıklarını vurguladı.

    Öte yandan Kıbrıs Alevi Kültür Merkezi Başkanı Metin Kaya ve Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eş Başkanı İlknur Işıl Türkmen de Alevi Bektaşi İnanç Kurulunu ve ceme katılan canları selamladı.

    Konuşmaların ardından cem başladı. 12 hizmetin görüldüğü cemde deyişler, mersiyeler ve gülbengler okunarak semahlar dönüldü. Cemin ardından lokmalar dağıtıldı.

     

     

     

  • Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Yıldız’dan, Yüksel direnişini desteğe çağrı

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Yıldız’dan, Yüksel direnişini desteğe çağrı

    PİRHA-ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın gözaltına alınması ve akabinde Yüksel caddesine yönelik polis müdahalesini eleştirerek, “Yüksel’deki direnişe ses ver” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Yüksel caddesinde açıklama yapan kitleye polisin sert tutumu ile Gülmen ve Özakça’nın gece yarısı kapıları kırılarak gözaltına alınmasını eleştirerek, “Bu çığlığa ses veren toplumun her kesiminden vicdan sahibi insanların kitleselleşmesi ve tüm ülkede vicdani dayanışmanın büyümesi, Akp’yi ve sarayı korkutmuştur” ifadelerini kullandı.

    “BARIŞ İÇİN SAVAŞMAK ŞİARIMIZDIR”

    ABF Genel Başkanı Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada  “Tüm kurumları haksızlığa karşı dayanışmaya çağırıyoruz.  Biz Alevilerin dili barıştır, yanı mazlumdur, karşıtı zalimdir Kabe’si insanlık ve kardeşliktir. Barış için savaşmak şiarımız olmuştur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” dedi.

    Yıldız açıklamasını  “Zafer direnen emekçinin olacak! İzlemeyelim, seslerine ses olalım, Nuriye ve Semih yaşasın, talepleri karşılasın” ifadeleriyle sonlandırdı.

    HABER MERKEZİ

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, açlık grevindeki Gülmen ve Özakça’yı ziyaret etti

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, açlık grevindeki Gülmen ve Özakça’yı ziyaret etti

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu ve Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile ihraç edilen ve 74 gündür işini geri isteyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı ziyaret etti.

    OHAL kapsamında yayınlanan KHK’ler ile mesleklerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın görevlerine geri dönmek için başlattıkları açlık grevi direnişi 74. gününde devam ediyor.

    “ONURU VE MÜCADELELERİ İLE İNSANLIĞA BÜYÜK DİRENİŞ DERSİ VERDİLER”

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’ndan pirler,  Gülmen ve Özakça’nın haksızlık karşısında, onuru ve ekmeği için mücadele ederek insanlığa büyük direniş dersi verdiklerini ifade etti.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, “Yaşanan bu haksızlıklar karşısında zafer direnen emekçilerin olacaktır. İzlemeyelim, seslerine ses olalım, talepleri karşılansın Nuriye ve Semih yaşasın” açıklamasında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de soykırımda yaşamını yitirenler anıldı

    Dersim’de soykırımda yaşamını yitirenler anıldı

    PİRHA-Dersim soykırımının ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının yıldönümü olan bugün Dersim’de, katledilenler için anma düzenlendi. Dersim’de valiliğin izin vermemesine rağmen soykırımda yaşamını yitirenler Seyit Rıza Meydanında anıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu ise ilk kez kurumsal olarak anmaya katıldı. 

    Dersim önderlerinden ve 15 Kasım 1937’de idam edilen Seyit Rıza’nın adının verildiği meydanda gerçekleştirilen anma saat 17.00’de başlatıldı.

    Anma önce duaz ve mum yakmayla başladı.

    Aralarında ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, DAD Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş, HDP Milletvekilleri Müslüm Doğan, Erdal Ataş, Alican Önlü, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeles, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Sanatçılar Ferhat Tunç, Erdoğan Emir, DEDEF, Dersim Araştırmalar Merkezi,  ve Demokratik Alevi Dernekleri yöneticileriyle Dersim halkının katıldığı anma da konuşmalar yapıldı.

    ABF İLK KEZ DERSİM ANMASINDA

    Dersim anmasına ilk kez katılan Alevi Bektaşi Federasyonu adına Genel Başkan Muhittin Yıldız bir konuşma yaptı.

    MUHİTTİN YILDIZ: ARTIK DERSİM’DE ANMAYA KATILACAĞIZ

    Yıldız konuşmasında, “Dersim bir soykırımdır, biz Alevi kurumları, Madımak ve Maraş’ta katledilen canları her yıl anıyoruz, ancak şimdiye kadar Dersim Katliamı’nda yaşamını yitiren canları anmadık. ABF ve bileşenler olarak bundan sonra her 4 Mayıs’ta ve yerinde yani Dersim’de anmaya katılacağız, önümüzdeki günlerde buna ilişkin ABF’de karar alacağız” dedi

    “DERSİM BİR KERBELADIR”

    Yıldız’dan sonra söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya da Dersim’de yaşananların soykırım olduğunu ifade etti. Dersim’in bir Kerbela olduğunu vurgulayan Kaya, “Bize kalan Hz. Hüseyin’in, Pir Sultan’ın ve Seyit Rıza’nın asil duruşudur, bu duruşla her 4 Mayıs’ta Dersim’de olacağız” dedi.

    VALİLİĞİN ANMAYI YASAKLAMASINA TEPKİ

    DEDEF Yürütme Kurulu Üyesi Ali Rıza Bilir ise yasaklara değinerek, hem bunun katliam olduğu söylenecek hem de katliamda şehit edilen yakınlarımızı anmamıza izin verilmeyecek, bu kabul edilemez bie durumdur” dedi. Bilir, 4 Mayıs tarihine de değinerek, “Bu tarih bir soykırımın imza tarihidir. Bu tarihi unutmayacağız” diye konuştu.

    TUNÇ: ACILARIMIZI İSTİSMAR ETMEDEN GELİN ÖZÜR DİLEYİN

    Sanatçı Ferhat Tunç da, “80 yıllık bir acının yıldönümünde yitirdiklerimizi saygıyla anıyorum” diyerek başladığı konuşmasında 4 Mayıs’ta Bakanlar Kurulu’yla yok edilmek istenen, belki de dünyadaki tek ildir Dersim. Kızılbaş, Kürt ve Komünist olmanın hesabı kabarık çıkmış ve hayatı travmalarla şekillenmiş bir kenttir ayni zamanda” dedi. Tunç “Acılarımızı istismar etmeden gelin özür dileyin, durun ve bu kirli tarihle yüzleşsin” ifadelerini kullandı. Tunç konuşmasının ardından 38’e adanmış bir ağıt okudu.

    EMİR: ÜZERLERİNDE ÇILA YAKACAĞIMIZ MEZARLARIMIZI İSTİYORUZ

    Tunç’un ardından söz alan sanatçı Erdoğan Emir “Hepimiz birinci dereceden yakınlarımızı yitirdik, kimi babasını, kimi annesini, kimi amcalarını yitirdi. Bizler öfkelenmeden üzerlerinde çıla yakacacağımız mezarlarımızı istemeye devam edeceğiz” dedi. Emir, konuşmasının ardından ağıtlar okudu.

    Anma konuşmaların ardından dağıtılan niyazlarla sona erdi.

    Ahmet BAKIR/DERSİM

  • ‘İşci sınıfının mücadele ve dayanışma gününü selamlıyoruz’

    ‘İşci sınıfının mücadele ve dayanışma gününü selamlıyoruz’

    PİRHA- 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü dolayısıyla Aleviler de bugün alanlara çıktı. Bu arada Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Güvenç Abdal Ocağı Dedesi Sefa Öztürk, Baba Mansur Ocağı Dedesi Gökmen Savak sosyal medyadan 1 Mayıs mesajı yayımladılar. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız 1 Mayıs dolayısıyla sosyal medyadan bir mesaj yayımladı. Yıldız mesajında şunları ifade etti:

    “Haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin ve ezilmenin olmadığı, emeğin sömürülmediği, aydınlık eşit ve güzel bir dünya göreceğimiz günlerin geleceği umuduyla tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutlarım.”

    Güvenç Abdal Ocağı Dedesi Sefa Öztürk, “Selam olsun emeğin gerçek sahiplerine
    Selam olsun dünyayı alın teriyle kuranlara, Selam olsun üretenlere…İşci sınıfının mücadele ve dayanışma gününü selamlıyorum” dedi.

    Baba Mansur Ocağı Dedesi Gökmen Savak da, 1977 1 Mayıs’ında katledilen emekçileri hatırlatarak, “İşçi sınıfı, şehitlerini unutmadı ve sonsuza dek unutmayacak” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Kurumları Ermeni Soykırımı’nı kınadı

    Alevi Kurumları Ermeni Soykırımı’nı kınadı

    PİRHA – Ermeni Soykırımı’nın 102. yıl dönümü vesilesiyle birçok toplumsal kesim tarafından yapılan anma etkinlikleri ve kınamalara Alevi kurum başkanları da sosyal medya hesaplarından ve ajansımıza yaptıkları açıklamalarla kınayarak tepki gösterdiler.

    24 Nisan 1915’de, 250’ye yakın Ermeni aydın, gazeteci, yazar, milletvekili, sanatçı, öğretmen, doktor, avukat ve eczacının götürülüp katledilmesiyle başlayan, devamında 1 milyondan fazla insanın katledildiği, kalanlarının ise topraklarından koparılarak sürgün edildiği ve etkilerinin günümüze kadar sürdüğü Ermeni Soykırımı 102. yılında. Ermeni Soykırımının yıl dönümü vesilesiyle Alevi Kurum başkanları sosyal medya hesaplarından ve PİRHA’ya konuşarak kınama mesajı yayınladılar.

    “ERMENİ HALKINI EN İYİ BİZ ALEVİLER ANLARIZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız PİRHA’ya konuşarak tepkisini dile getirdi, “Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim halklarından, Ermeni ve Süryani halkına yapılan tek din, tek dil, tek kimlik yaratmak için uygulanan bir yok etme projesidir. Aynı zihniyetin tarifsiz zulüm ve katliamlarına maruz kalan Alevi toplumu olarak, Ermeni ve Süryani halkını en iyi biz anlarız. Ne yazık ki aynı tekçi, ırkçı, inkarcı  zihniyet aynı politikayı sürdürmeye devam ediyor. Asimilasyona, ırkçılığa, inkarcılığa karşı, halklarla dayanışma erdemine devam edeceğiz. Mazlumların dini, dili rengi sorulmaz  şiarıyla, her daim mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuşuzdur. Ermenilere yapılan bu soykırımı lanetliyorum” diye belirtti.

    “ERMENİ CANLARIMIZIN ACISINI PAYLAŞIYORUZ”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Mat Facebook hesabından yayınladığı mesajda, “Tarihi, katliamlar tarihi olan bir inanç toplumu olarak, Ermeni canlarımızın acısını paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan ve AABK Onursal Başkanı Turgut Öker’de sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda,  Hrant Dink’ten bir paragraf paylaşarak soykırımı kınadılar.

    “Bugün hala unutmayı savunanlar, aslında geçmişten değil, gelecekten korkanlardır. Unutulmamış geçmiş, geleceğin de teminatıdır. 24 Nisan’da bu topraklarda hep birlikte tüm bu insanları hatırlamak, ruhlarını şad etmek, acıda ortaklaşarak sevinçler üretebilmek, yalnızca Ermeni Halkının duyduğu ıstırabı dindirmekle kalmayacak, Türkiye’nin de demokratikleşmesinin ta kendisi olacaktır” Hrant Dink

    “DERSİM KATLİAMININ ÇIĞLIKLARLA GELEN HABERCİSİDİR”

    Demokratik Alevi Derneği İstanbul Eş Başkanı Bülent Felekoğlu, Ermeni Soykırımını lanetlediğini dile getirerek şunları belirtti, “Anadolu halklar mozaiğinde Ermeni canların uğradığı kırım tekçi nehak zihniyetin, Dersim’de yaptığı soykırımın çığlıklarla gelen habercisidir. Türkiye devleti Ermeni soykırımı, Dersim, Zilan, Koçgiri soykırımları ile yüzleşmelidir. Bu yüzleşme gerçekleşmeden bir huzur ortamı mümkün değildir. Ekonomik, sosyolojik bir refah ve güven ortamı oluşmayacaktır. Türkiye devleti bu vebali halkların omuzundan almak ve tarihe insanlığa hesabını vermelidir. Bu nehak soykırımı lanetliyor, Aleviler olarak karşısında olacağımızı belirtiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ne Olmuştu?

    Osmanlı hükûmetinin Ermeni tebaaya karşı gerçekleştirdiği etnik temizlik. Tehcir ve katliamlar sonucunda ölen Ermenilerin sayısının 800 bin ile 1,5 milyon arasında olduğu birçok tarihçi tarafından kabul edildi. Olayların başlangıç tarihi çoğunlukla 250 Ermeni aydının ve komite liderinin Osmanlı yöneticileri tarafından sürüldüğü ve birçoğunun öldürüldüğü 24 Nisan 1915 ile ilişkilendirildi. Çeşitli kaynaklara göre Ermeni Kırımı, sağlıklı erkek nüfusun toptan öldürülmesi ya da askere alınarak zorla çalıştırılması ve sonrasında kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte ölüm yürüyüşü şartları altında Suriye Çölü’ne sürülmesi gibi olaylarla birlikte I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında iki aşamada gerçekleşti. Askerlerin koruması eşliğinde yurtlarından sürülen Ermeniler, sürgün sırasında yiyecek ve su sıkıntısı yaşadı; ayrıca çeşitli zamanlarda soygun, tecavüz ve katliamlara maruz kaldı. Dünya genelindeki Ermeni diasporası, genel anlamda Ermeni soykırımı’nın doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı. Günümüz itibarıyla 29 ülke toplu katliamları resmen soykırım şeklinde tanımlıyor.(HABER MERKEZİ)

     

     

  • Erzincan Ulalar Beldesinde Cemevi temeli atıldı

    Erzincan Ulalar Beldesinde Cemevi temeli atıldı

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Erzincan’ın Ulalar beldesinde yapacağı cemevinin temel atma töreni bugün gerçekleşti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Kültür Merkezi olarak inşa edilen Cemevi inşaatının temel atma törenine Alevi kurum başkanlarının yanı sıra HDP milletvekilleri de katıldı.

    Temel atma törenine Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ve belediye başkanlarının yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Temel atma töreninde bir konuşma yapan PSAKD Genel Başkanı Gani kaplan, referandum seçimlerine değinerek, “Aleviler blok olarak hayır dedi, bu duruşumuzu sürdürerek yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ise “Cemevleri bizim ibadet yerimizdir, çoğalacağız ve aleviler sorunlarını bu kutsal mekanda dile getirecektir, sorunlarımızın çözüm yeri bu mekanlardır. İnancımızın gelecek kuşaklara doğru bir temelde taşınmasının yolu da bu mekanlardan geçer” diyerek cemevlerinin önemine dikkat çekti.

    Törene katılan HDP milletvekili ve PSAKD önceki dönem başkanı Müslüm Doğan ise yaptığı konuşmada “Alevilerin sadece ibadethane sorunu yok, ülkede var olan tüm sorunların yıkımını en çok aleviler yaşıyor, bizler bu sorunların üstesinden ancak birlik olarak gelebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

     

     

     

  • ‘Her türlü baskı ve hilelere karşı Hayır kazanmıştır’

    ‘Her türlü baskı ve hilelere karşı Hayır kazanmıştır’

    PİRHA- 16 Nisan’da referandum sonuçları açıklandı ancak YSK’nın sayım yapılırken AKP’nin başvurusu üzerine yeni karar alıp mühürsüz zarf ve pusulaları geçerli saymasına Alevi Bektaşi Federasyonu yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu yaptığı yazılı açıklamada, “Her türlü manipülasyon, baskı ve hilelere rağmen kazanan “Hayır” cephesi ve Türkiye halkları olmuştur” ifadelerini kullandı.

    “Uzun süredir ülkenin gündemini işgal eden ve geleceğimizi belirleyen referandum sonuçlandı” denilen açıklamada, referandumun olağanüstü hal ortamında ve eşit şartlar altında yapılmadığının, ortaya çıkan tabloya bakıldığında AKP ve MHP ittifakının kaybettiğinin altı çizildi.

    “AKP 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE YENİLGİYİ TATMIŞTIR”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “AKP 7 Haziran seçim sonuçlarından sonra yenilgiyi tatmıştır. Daha sonra Diyarbakır, Suruç, Ankara Gar’da bombalar patlatılarak halkın korku ve sinmesine zemin hazırlanmıştır. Bunun sonucu olarak AKP’nin 1 Kasım seçimlerini kazandı. 6 milyon oy alan Kürtlerin ve halkların ortak partisinin eş başkanları başta olmak üzere milletvekilleri, yöneticileri tutuklanmış, belediyelere kayyımlar atanarak milli irade yok sayılmıştır. Başta KESK üyeleri olmak üzere, akademisyenler, öğretmenler, kamu görevlileri açığa alınmış, kanun hükmünde kararnamelerle ihraç edilmişlerdir. Muhalif TV’ler, gazeteler, sosyal medya hesapları kapatılmış, yazarlar-çizerler gözaltına alınıp hapsedilmişlerdir. İşte referanduma da bu ortamda gidilmiştir.

    “HER TÜRLÜ HİLEYE KARŞILIK HAYIR KAZANMIŞTIR”

    Her türlü manipülasyon, baskı ve hilelere rağmen kazanan “HAYIR” cephesi olmuştur. Türkiye halkları olmuştur. Daha sandıklar açılır açılmaz “AA” yüzde 65 Evet’i önde göstermesi bu konuda algı yaratması oyunun ve hilenin bir parçasıydı. Kanunun açık hükmüne rağmen mühürsüz kullanılan oyların geçersiz sayılacağı belirtilmişken; daha önce mühürsüz zarfla oy kullanıldığı için iptal edilen belediye başkanlıkları var iken alelacele mühürsüz zarfla kullanılan iki buçuk milyon oy geçerli sayılmıştır. Bu “Hayır”ın kazanmaması için yapılmıştır. Kaldı ki; “AGİT” heyeti düzenlediği basın toplantısında referandum “uluslararası standartların gerisinde” kaldığını kaydetmiştir.

    “ÜLKEYİ VE HALKLARI BÖLÜP, PARÇALADILAR”

    Anayasanın hazırlanması, mecliste kabulü referanduma götürülmesi meşru değildir. Dolayısıyla 16 Nisan sonuçları da meşru değildir, hile ve zorla elde edilmiştir. Bu referandum tüm sonuçları ile yok hükmündedir diyen Yıldız, “Bu hükümet meşruiyetini kaybetmiştir, bölücüdür, ayrımcıdır. Konuşmasında “atı alan Üsküdar’ı geçmiştir” demek ile ne kastedilmektedir. Bindirilmiş kıtalara seslenirken “işte ordu işte komutan” sloganına müdahale etmeyerek gerçek niyetini ortaya koymuştur.

    “MÜCADELE YENİ BAŞLIYOR”

    Yarın tekçi otoriter anlayış devleti yeniden yapılandırılacaktır. Bu bir felakettir. Tüm demokrasi güçlerine birliğimizin ve dirliğimizin bozulmasından kaygı duyan tüm güçlere önemli görevler düşmektedir. Asgari müşterekleri çoğaltarak demokratik, laik, çoğulcu bir anayasa yapmak mümkündür. Mücadele yeni başlıyor. Bu mücadeleyi büyütecek demokratik toplum ve demokratik bir ülke yaratacak iradeyi güçlendirmek gerekiyor. Biz Aleviler bu iradeye güç vermeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz.” (HABER MERKEZİ)