Etiket: muhittin yıldız

  • Yasakçı Maraş Valiliğine tepki: Biz Alevi kurumları Maraş’a gidip anmamızı yapacağız

    Yasakçı Maraş Valiliğine tepki: Biz Alevi kurumları Maraş’a gidip anmamızı yapacağız

    PİRHA – Alevi kurumlarının Maraş Katliamı’nın 39. yıldönümü dolayısıyla yapacakları anma ve etkinliklerin Maraş Valiliği tarafından yasaklanmasına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Muhittin Yıldız ve Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı  (HBVAKV) Başkanı Tuncer Baş tepki gösterdi. Yıldız ve Baş, “Tüm yasaklara rağmen Alevi kurumları olarak Maraş Yörükselim’de anmamızı yapacağız” dediler. 

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş Alevi kurumlarının Maraş Katliamı’nın 39. yıldönümü dolayısıyla yapacakları anma ve etkinliklerin Maraş Valiliği tarafından yasaklanmasına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştular.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Bu yıllardan beri süre gelen bir durum. Zaten 15 Temmuz darbe girişimi gerekçe gösterilerek tüm özgürlükler askıya alınmış durumda. Dolayısıyla OHAL’den dolayı koydukları tüm yasaklanmalara rağmen biz Alevi kurumları olarak Maraş’a gideceğiz” dedi.

    “TÜM ALEVİ KURUMLARI OLARAK ORADA OLACAĞIZ”

    Maraş Valiliği ile de telefonda görüştüğünü belirten Yıldız, valiliğe “Siz izin vermeseniz de bizler Maraş’a gireceğiz. Onlar da ‘OHAL’den dolayı böyle bir şeye izin veremeyeceklerini’ söylediler. Ancak biz de aynı şekilde tavrımızı koyduk. Nasıl ki 17 Eylül’de tüm yasaklara rağmen Kartal mitingini yaptıysak, aynı şekilde Maraş Yörük Selim Mahallesinde de tüm Alevi kurumları olarak gidip anmamızı yapacağız. Devlet bu ayıbı ile yüzleşmedikçe biz her zaman bu hakkımızı arayacağız” şeklinde konuştu.

    “MARAŞ KATLİAMI’NI BİZLERE UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR” 

    Maraş Katliamı’nı unutturmaya çalıştıklarına dikkat çeken ABF Genel Başkanı Muhittin yıldız şunları kaydetti:

    “Onlar bizlere bunu unutturmaya çalışıyor ama bizler Maraş’ta yaşanan katliamı, soykırımı unutmayacağız. Bugün Maraş Katliamı’nı unutanlar aslını inkar edenlerdir. Devlet bu utançla yüzleşmedikçe, özür dilemedikçe ve kendi güçleri ile yaptıkları bu katliamı gün ışığına çıkarmadıkları sürece Maraş Yörükselim Mahallesindeki anmalarımız devam edecektir.”

    “DÖNEMİN RUHUNA UYGUN BİR AÇIKLAMADIR”

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş ise, “Alevi kurumları olarak Maraş’a gideceğiz. Maraş’a gidip katliamda hakka yürüyenlerin hayır lokmalarını vereceğiz. Maraş Valiliği’nin yapmış olduğu bu açıklama dönemin ruhuna uygun bir açıklamadır. Baskıcı, yasakçı bir zihniyetin ürünüdür” dedi.

    Her yıl Maraş Katliamı anmalarının yasaklandığını hatırlatan HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş şunları ifade etti:

    “Maraş Valiliği bekleneni yapmıştır. Şaşırtıcı bir durum yoktur. Her yıl bu şekilde Maraş anmaları yasaklanıyor. Ancak bizler her yıl olduğu gibi bu yıl da gidip cemevinde cem olup, lokmamızı dağıtarak anacağız. Bu bir sokak eylemi değildir. Valiliğin yasağının bizle bir alakası yok. Valilik miting yapmayı yasaklıyor. Biz Alevi kurumları olarak Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmaya gidiyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • Aleviler, Maraş Katliamı’nı 23 Aralık’ta Maraş’a giderek lanetleyecek

    Aleviler, Maraş Katliamı’nı 23 Aralık’ta Maraş’a giderek lanetleyecek

    PİRHA – Maraş Katliamı’nın 39. yılında Alevi kurumları 23 Aralık’da Maraş’a giderek yaşamını yitirenleri anacak. Avrupa’dan ve Türkiye’den Alevi kurum başkanları Maraş’a bir hafta önceden giderek halkla görüşüp, anmaya davet edecekler. 

    Alevi kurumları, Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenleri 23 Aralık’da Maraş’da anacak. Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu öncülüğünde anmadan bir hafta önce Maraş’a gidilecek.

    MARAŞ’TA ALEVİLERİ ANMAYA KATMAK İÇİN KOMİSYON OLUŞTURULDU

    Maraş anması planlamasına ilişkin ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, PİRHA’ya konuştu. Anmadan bir hafta önce genel başkanlar, yardımcıları ve Alevi kurum başkanlarıyla birlikte toplam 15 kişinin Maraş’da olacağını söyleyen Yıldız, bunun sebebini şöyle açıkladı:

    “Alevi mahallelerine misafir olup, onların sorunlarını dinlemek istiyoruz. Geçmişten bugüne kadar niçin katliam anmasına sahip çıkmıyorlar, neden anmalara gelmiyorlar? diye onlarla gönüldaşlık yapacağız. Maraş’ın Alevi yerlisini anmaya katmak için bir komisyon oluşturuldu. Şube başkanları ve yönetimleri olmak üzere bütün herkesin katılması gerekiyor. Avrupa’daki arkadaşlarımız da yönetim olarak katılacaklar. Bu yılki Maraş anması bir Sivas anması gibi olacak. Önceden gidip ev toplantısı yapacağız, kahvelerde insanları ziyaret edip anmaya davet edeceğiz. Bir hafta önce başkanlar ve komisyondaki arkadaşlarla birlikte Maraş’ta olacağız.”

    “MARAŞ UNUTULMAYA YÜZ TUTULAN BİR ŞEHİR OLARAK GÖRÜLÜYOR”

    Maraş’ta bir anma yapılacağını söyleyen Yıldız, “OHAL ile yasakların gittikçe artması sebebiyle ciddi anlamda Maraş unutturulmaya doğru gidiliyordu” dedi.

    Yıldız, “Maraş’ta bir Sivas’taki gibi bir anma olmalı. Çünkü Maraş gidilerek unutulmaya yüz tutulan bir şehir olarak görülüyor. Onların maneviyatını güçlendirmek, onlara destek olmak ve yerel halkla olan kopuklukları giderip onlarla birlikte olmak için gideceğiz” ifadelerini kullandı.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Maraş anmasına katılım çağrısında bulunarak, “Bu dönem yapacağımız Maraş anmalarında geçmişimize sahip çıkmalıyız. Maraş unutulmaya yüz tutulurken tekrar Maraş’ı canlandıracağız. Tün canları Maraş’a anmaya bekliyoruz” diye konuştu.

    MARAŞ KATLİAMI

    1978’de Maraş’ta ırkçıların Alevilere saldırısı sonucu resmi rakamlara göre 111 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. 804 kişi hakkında dava açıldı. Maraş Katliamı davası 1991 yılına kadar sürdü. Davanın 1 No’lu sanığı sonradan Şendiller soyadını alan ve milletvekili olan Ökkeş Kenger’di. Mahkum olanlar yıllar süren yargılamadan sonra indirimlerden yararlandı ve serbest kaldılar. Ökkeş Şendiller hâlâ katliamın sanığı değil, tanığı olarak belletilmeye çalışılarak, ülke sağının aklanması operasyonunda önemli bir figür olarak varlığını koruyor. Bugün ise Maraş Katliamı dosyası sessizce kapatılmış bulunuyor.     (HABER MERKEZİ)
  • Menemen PSAKD Cemevi’nin 2. katının açılışında önemli mesajlar verildi-VİDEO

    Menemen PSAKD Cemevi’nin 2. katının açılışında önemli mesajlar verildi-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Menemen Cemevi çok sayıda kişinin katılımıyla 2. katının açılışını gerçekleştirdi. Açılışta yapılan konuşmalarda cemevlerinin aynı zamanda eğitim yuvası haline getirilmesi gerektiği belirtildi. 

    Haberin videosu gelecek…

    Yapımı tamamlanan Menemen Cemevi’nin 2. katı yüzlerce kişinin katılımıyla açıldı. Açılışa Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin, Hozat Belediye Başkanı Celaleddin Polat katıldı.

    Gulbeng ile yapılan açılışta yeni kat tanıtıldı. Konuşmalardan sonra lokma duası verilmesi ile kurban yemeği pay edildi.

    “CEMEVLERİMİZ İRFAN MECLİSİ, AŞ EVİ VE SORGU YERİDİR” 

    İlk söz hakkını alan PSAKD Menemen Cemevi Başkanı Ali Ekber Onay cemevlerinin bir irfan meclisi ve sorgu, sual yeri olduğunu belirterek şöyle konuştu:

    “Alevilik inancını insan ve doğa ile içiçe yaşamış bir kültürdür. Alevilik donmuş, kalıplaşmış bir kültür değildir.  Tüm tarih boyunca değişim ve gelişim içindedir.  Zaman sana uymuyorsa sen zamana uy sözleri ile ifade ediliyor. Cemevlerimiz inançsal boyutun dışında birlik-beraberliğin sağlandığı yer, irfan meclisi, aş evi ve sorgu-sual yeridir. Bu değerler bugüne kadar taşınmışsa Hz. Hüseyin, Hacı Bektaş’ın ve Pir Sultan’ın o bitmez, tükenmez  insan sevgisine borçluyuz. Emek verip, buraya katkı ve lokma sunan canlardan Hak razı olsun.”

    “HAKKA GİDERKEN NOKSAN OLANDAN UZAK DURMALIYIZ” 

    “Alevilikte ikrar verilmeden Alevi olunmaz” diyen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız da şunları belirtti:

    “Bizler dil, din, ırk ayırmaksızın tüm cümle canlıya mazlum olarak baktık. Hakk’a giderken eksik-noksan olandan uzak durmalıyız diyor Hacı Bektaş-ı Veli. Bu yola girmek isteyen herkes özünü dara çekmelidir. Alevilikte ikrar verilmeden Alevi olunmaz. Alevi bir anne ve babadan olabiliriz ama ikrar vererek Alevi oluruz. Hal böyle iken reşit yaşa gelmiş canlarımız kendi özünü dara çekerek girerler. Evli çiftler ikrar vererek yollarına devam ederler. Musahipler aynı şekilde yıllık görgü cemlerinde özünü dara çeker ve ocakzadeler karşısında dara dururlar. Bizim dedelerimiz de dara durur ve sorgulanır. Geçmişe bakılırsa yol cümleden uludur gönül kalsın yol kalmasın desturu bizim olmazsa olmazımızdır.”

    “HALKI ZULÜMDEN KURTARACAK BİZLERİZ” 

    “Pir Sultan’ın itleri dahi haram yemez iken bizim başımızda haram yiyen bir iktidar tarafından bu halkın yönetilmesi bizim için zulümdür” diyen PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise şunları dile getirdi:

    “Bilim insanları derki toplumlar layık olduğu şekilde yönetilir. Biz buna layık olmadığımızı biliyoruz. Şimdi de başımıza bir Man Adası çıktı. Daha önceki süreçte ayakkabı kutularında çıkan paralar için kumpas dediler ve halk arasında bu kabul gördü. Bu medya ile bunu anlatmak mümkün değil. Bunu anlatmak tüm siyasi parti ve Pir Sultan Derneği üyelerine düşüyor. Biz biliyoruz ki bu cemevi ve katları yapılırken bir kuruş haram para içeriye girmemiştir. Pir Sultan’ın itleri dahi haram yemez iken bizim başımızda haram yiyen bir iktidar tarafından bu halkın yönetilmesi bizim için zulümdür. Halkı bu zulümden kurtaracak olanlar da bizleriz. Önümüzde bir seçim var. CHP ve HDP’nin alacakları oyun tek başına bir şey ifade etmeyeceğini biliyoruz. Dolayısıyla muhalif olan tüm kesimleri sandıkta birleştirmek gerekiyor.”

    “CEMEVLERİNİ EĞİTİM YUVASI HALİNE GETİRMELİYİZ” 

    “Cemevlerimiz sadece cenazelerin kaldırıldığı ve lokmaların dağıtıldığı yer olmamalı” diye konuşan Hozat Belediye Başkanı Celaleddin Polat da şunları kaydetti:

    “Ateşi su ile söndürmeyen ve söndürürken de özür dileyen bir toplumun insanları olarak 72 millete bir baktık. Aleviliği bilmeden, Alevilik üzerine konuşan hem içimizden hem de dışımızdan insanlar çıkıyor. Amaç Alevileri gerçekten kültürlerinden, adetlerinden, geleneklerinden ve yaşam tarzlarından uzaklaştırmaktır. Bizler onların amacına ulaşmaması için bu cemevlerinin içini doldurabilmeliyiz.  Yani cemevlerimiz cenazelerin kaldırıldığı ve lokmaların dağıtıldığı yer olmamalı. Burayı bir eğitim yuvası haline getirmeliyiz. Aleviliği özünden öğrenmeliyiz.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • ‘Yanlarında olmamız Ermenilere cesaret verdi, yalnız kalmışlar’

    ‘Yanlarında olmamız Ermenilere cesaret verdi, yalnız kalmışlar’

    PİRHA – Malatya’da Alevi yurttaşlara ait 13 evin işaretlenmesine ve sonrasında Ermenilere ait Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği’nin camlarının kırılmasına tepkiler sürerken, tedirginlik de artıyor. Saldırıya uğrayan Alevi aileleri ziyaret eden Alevi kurum başkanları Ermenilerin derneğini de ziyaret etmişti. ABF Başkanı Muhittin Yıldız gözlemlerini PİRHA’ya anlattı. 

    Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesinin ardından merkez Yeşilyurt ilçesindeki Ermenilere ait Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği de taşlı saldırıya uğramıştı.

    Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesine ilişkin basın açıklaması yapan Alevi Kurum temsilcileri, basın açıklaması sonrası saldırıya uğrayan Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği’ni ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulunmuşlardı.

    Ziyarete ilişkin PİRHA’ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Muhittin Yıldız, Alevi kurum başkanlarıyla ziyarete gittiklerini söyledi. Yıldız, Alevi evlerinin işaretlenmesinden sonra aynı şekilde bir kişinin elini kolunu sallayarak Ermenilere ait Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği’nin camlarını kırdığını ifade etti. Yıldız, “Burada kamera sisteminin olması, insanların korkudan bu kadar duyarsız kalması ve kimsenin müdahale etmemesi gerçekten manidardır” dedi.

    “TEDİRGİNLİK YAŞIYORLAR”

    Orada yaşayan Ermenilerin bu durumdan tedirgin olduklarını ve ne yapacaklarını bilmediklerini söyleyen Yıldız, “Bir taraftan kimin yaptığına dair açıklama yok. Aleni olan kişinin fotoğrafı belli, herkes tarafından biliniyor. Herkes kaygılı, korkuları var. HBVAKV Başkanı Tuncer Baş ve Şube başkanları olarak kendilerini ziyaret ettik ve yanlarında olduğumuzu söyledik. Yanlarında olmamız onlara cesaret verdi. Çünkü yalnız kalmışlar. Malatya’da Alevi olarak yaşamak hele hele Ermeni olarak yaşamak zor. Bu baskı ve zulme kaşı bir tedirginlik yaratıyor” dedi.

    Hem sistem tarafından hem de Sünni  vatandaşlar tarafından  bir sahipsizlik olduğunu vurgulayan Muhittin Yıldız, “Kimse ne taraf çıkıyor ne de bu yaşanan meseleye karşı açıklama yapıyor. Bizler yanlarında olduk. Mutlu oldular. O korkularını bizlerle paylaştılar” dedi.

    ABF Başkanı Muhittin Yıldız, faillerin bulunması gerektiğini söyledi.

    SALDIRIYI YAPAN BİR KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Öte yandan Kurtuluş Kiliseleri Derneği Malatya Temsilciliği’ne, geçtiğimiz cumartesi günü taşlı saldırı düzenleyen ve camları kıran kişinin güvenlik kamerası görüntülerinden tespit edilerek gözaltına alındığı açıklandı.

    Malatya Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “Dernek yetkilileriyle olay hakkında bilgi alışverişi yapılarak, olayı gerçekleştiren şahısların yakalanması için çalışmalar ivedilikle başlatılmıştır. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen titiz çalışmalar neticesinde Malatya Kurtuluş Kilisesi Dernek Temsilciliğine yönelik taşlı saldırıyı gerçekleştiren şahsın Ö.G. olduğu tespit edilmiş ve cumhuriyet savcılığı talimatıyla şahıs gözaltına alınmış, gerekli soruşturmaya başlanmıştır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Malatya’ya giden Alevi Kurumları: Yeni bir Maraş Katliamı’nın zemini mi hazırlanıyor?-VİDEO

    Malatya’ya giden Alevi Kurumları: Yeni bir Maraş Katliamı’nın zemini mi hazırlanıyor?-VİDEO

    PİRHA- Aleviler kurum temsilcileri Malatya’da evleri işaretlenen aileler ile görüşerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, bu yaşananların sistematik bir hal aldığına değinerek, “Maraş Katliamı o dönem nasıl ki 12 Eylül darbesinin şartlarının olgunlaşması için gerçekleştiyse, bugün de içinde bulunduğumuz siyasi kaostan yeniden toplumsal olayların yaratılarak dindar, kindar ve saldırgan çocuklar devreye sokulmuş ve yine Aleviler hedef seçilmiştir” belirtildi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Malatya’nın Paşaköşkü Mahallesi’nde 21 Kasım Salı günü akşam saatlerinde 13 Alevi ailenin evinin kapısına kırmızı boyayla çarpı işareti konulmasına sert tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu ve Pir sultan Abdal Kültür Derneği ile yöneticileri Malatya’ya gitti. Alevi kurum temsilcileri ve sanatçılar evleri işaretlenen aileler ile görüşerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

    İlk sözü alan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Tuncer Baş, “Alevilerin yaşadıkları şey terörize edilerek,  güvenlik duygusundan yoksun bırakılarak, bölgeyi terk etmeleri ve göç etmelerini sağlamak isteniyor. Bunu kesinlikle kınıyoruz. Yaşadığımız yerlerede güvenlikli mutlu ve barış içinde yaşamak istiyoruz. Konunun ciddi alınmasının gerçek faillerinin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Çünkü bu yaşanan şey artık sistematik bir hal almıştır” dedi.

    Tuncer Baş’ın  konuşmasının ardından ortak açıklamayı Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu. Yıldız açıklamada, “Dindar, kindar ve saldırgan çocuklar yine iş başında” dedi. Maraş Katliamı’nın 39. yıldönümüne yaklaştıklarını hatırlatan Yıldız, bu karanlık günlerde ellerin Alevilerin yaşadığı mahallede yine kol gezdiğini vurguladı.

    ALEVİLER YİNE HEDEFTE

    13 evin kırmızı çarpı işaretleri ile işaretlenmesinin kendilerine geçmişi hatırlattığını söyleyen Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu işaretleme olayı Aleviler için yakın bir tehlike arzetmektedir. Maraş Katliamı öncesinde Alevi ailelerin kapısının işaretlenmesi ve akabinde son yüzyılın en büyük insanlık katliamının yapılması hala hafızamızdı diridir. Maraş Katliamı o dönem nasıl ki 12 Eylül darbesinin şartlarının olgunlaşması için gerçekleştiyse, bugün de içinde bulunduğumuz siyasi kaostan yeniden toplumsal olayların yaratılarak dindar, kindar ve saldırgan çocuklar devreye sokulmuş ve yine Aleviler hedef seçilmiştir. Bu nedenle bu süreçte Alevilerin yine hedef seçilmesi bizlerde ciddi kaygılar yaratmıştır.  Soruyoruz bu karanlık emellerin peşinde olanlara? Alevilerin hedef seçilmesi acaba hangi şartların olgunlaşmasına yöneliktir.”

    Yıldız, Alevilerin örgütlü ve onurlu direnişinin bu tür provakatif girişimlere pirim vermeyeceğini söyleyerek, zulmün ve zalimin karşısında, haklının ve mazlumun yanında olacaklarını vurguladı.

    HÜKÜMETE ÇAĞRI

    Malatya’da yaşanan bu olayın takipçisi olacaklarının altını çizen Yıldız, hükümete sorumluların derhal tespit edilerek adli makamlara havale edilmesi çağrısında bulundu.

    Açıklamanın ardından sloganlar ve Sanatçı Pınar Aydınlar’ın söylediği ‘Gelin Canlar Bir Olalım’ deyişi ile mahallede yürüdüler. Yürüyüşün ardından dün saldırı yapılan Ermeni derneği ziyaret edildi. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan hükümete çağrı: Alevi evlerini işaretleyenleri derhal bulun

    Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan hükümete çağrı: Alevi evlerini işaretleyenleri derhal bulun

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu, Malatya’nın Paşaköşkü Mahallesi’nde önceki gece saatlerinde 13 Alevi ailenin evinin kapısına kırmızı boyayla çarpı işareti konulmasına sert tepki göstererek, sorumluların, saldırganların bulunması için hükümete çağrı yaptı. Yazılı bir açıklama yapan ABF Başkanı Yıldız, “Dindar, kindar ve saldırgan çocuklar yine iş başında” dedi. 

    Malatya’nın Paşaköşkü Mahallesi’nde önceki gece saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından 13 Alevi ailenin evinin kapısına kırmızı boyayla çarpı işareti konulmasına Alevi Bektaşi Federasyonu yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Dindar, kindar ve saldırgan çocuklar yine iş başında” diyerek, Maraş Katliamı’nın 39. Yıl dönümüne yaklaşılan bugünlerde karanlık ellerin Alevilerin yaşadığı mahallede yine kol gezdiğine işaret etti.

    “ALEVİLER İÇİN YAKIN TEHLİKE ARZEDİYOR” 

    Kapıların işaretlenmesinin Aleviler için yakın bir tehlike arzettiğini belirten Yıldız, şunları dile getirdi:

    “Maraş Katliamı öncesinde Alevi ailelerin kapısının işaretlenmesi ve akabinde son yüzyılın en büyük insanlık katliamının yapılması hala hafızamızda diridir. Maraş Katliamı o dönem nasıl ki 12 Eylül darbesinin şartlarının olgunlaşması için gerçekleştiyse; bugün de içinde bulunduğumuz siyasi kaostan yeniden toplumsal olayların yaratılarak dindar, kindar ve saldırgan çocuklar devreye sokulmuş ve yine Aleviler hedef seçilmiştir. Bu nedenle bu süreçte Alevilerin yine hedef seçilmesi bizlerde ciddi kaygılar yaratmıştır. Soruyoruz bu karanlık emellerin peşinde olanlara? Alevilerin hedef seçilmesi acaba hangi şartların olgunlaşmasına yöneliktir.”

    “İKTİDAR OLAYIN İÇ YÜZÜNÜ ORTAYA ÇIKARSIN”

    ABF Başkanı, bu olayın iç yüzünün ortaya çıkartılması için AKP iktidarına çağrıda bulunarak, “Aksi halde vatandaşının can güvenliğini korumakla sorumlu olan devletin dolaylı sorumluluğunun olduğunu belirtmek isteriz. Tarihsel süreç içerisinde birçok katliam, zulüm ve baskıya maruz kalan Aleviler, 2012 yılında da yine kapılarının işaretlenmesi gibi provokatif girişimlere maruz kalmıştır. Ancak Alevilerin örgütlü ve onurlu direnişi bu tür provokatif girişimlere pirim vermeyerek Hak ve Hakikat yolunda ilerlemiştir” dedi.

    “SALDIRILAR BİZİ TESLİM ALAMAZ”

    Saldırıların Alevileri korkutmayacağını ve teslim alamayacağını belirten ABF Başkanı Muhittin Yıldız, “Biz Aleviler korkumuzu Kerbela’da bıraktık.
    Aleviler Vardır, Alevilik Haktır şiariyla; zulmün ve zalimin karşısında, haklının ve mazlumun yanında olacağız. Malatya’da yaşanan bu olayın takipçisi olacağız. Hükümete çağrımız: sorumlular derhal tespit edilerek adli makamlara havale edilmelidir” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerden Mevlüt Uysal tepkisi: AKP bunları ödüllendirdi; utanma duygularını yitirdiler

    Alevilerden Mevlüt Uysal tepkisi: AKP bunları ödüllendirdi; utanma duygularını yitirdiler

    PİRHA – Bir dönem Sivas Katliamı sanıklarının avukatlığını yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni başkanı Mevlüt Uysal, katliam nedeniyle hapis yatanları ‘mağdur’ olarak nitelendirdi. Alevi Kurum başkanları, Uysal’ın bu açıklamalarına tepki göstererek, Alevi Katliamı yapanların ve bunları savunanların AKP hükümeti tarafından bakanlık, milletvekilliği ve bürokratlık verilerek adeta ödüllendirildiğini ifade ettiler.  

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a 24 yıl sonra Sivas Katliamı’nda sanıkların avukatı olduğu için pişman olup olmadığı soruldu. Uysal  Sivas davasının duruşmalarına girmekten pişman olmadığını belirterek, “Orada can verenler de, orada hapis yatıp bedel ödeyenler de mağdur diye bakıyorum” dedi. Uysal, “O süreçte baktığım pencereden yaptığım mücadele doğru mu derseniz, evet doğru” dedi.

    PİRHA’ya açıklamalar yapan Alevi kurum başkanları Mevlüt Uysal’ın bu açıklamalarına tepki gösterdi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, bu açıklamaları yapanlarının zihniyetlerinin belli olduğunu belirterek, “Dönem dönem devlet kendi elleriyle yaptırmıştır. Dönem dönem de devlet kendi paramiliter güçlerini kullanarak bu katliamları yaptırmıştır” dedi.

    Mevlüt Uysal’ın açıklamasının da bunun bir benzeri olduğunu söyleyen Yıldız, “Devlet bu paramiliter güçleriyle yaptırdığı katliamı savunanlardan biri de Mevlüt Uysal’dır. Daha doğrusu bu intikamı ve kini tekrar kusmaya başladılar” ifadesini kullandı.

    “KATLİAM SANIKLARININ AVUKATLARINA BAKANLIKLAR VERİLİYOR”

    “Mevlut Uysal, dünkü açıklamalarıyla katliamı yapanların arkasında durduklarını aleni olarak belli etmiştir” diyen Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçmişteki emevi zihniyetinde olan bugünkü vahabi anlayışındaki 2023 projeleri dedikleri tek dil, tek din yani bir kalıba koyma açısından yani toplumu tamamen tekleştirme açısından koydukları kalıbın ürünleri. Geçmişte bu katil kalemleri olsun, katil paramiliter güçlerin arkasında duran avukatları olsun bugün onlara Belediye Başkanlıkları veriliyor, bürokratlık veriliyor, bakanlık veriliyor, daha doğrusu Alevilere yapılan bu katliamın öncülerine, baronlarına payeler veriyorlar” ifadesini kullandı.

    “DERSİM VE SİVAS’TA KARA BULUTLAR HALA KALKMADI”

    Alevileri sunni anlayışın içine koymak adına bir takım projelerin hazırlandığına dikkat çeken Yıldız, “Bu toplumda, Sivas’ta kara bulutlar hala kalkmadı, Dersim’de kalkmadığı gibi. Bugün iki bölgeye baktığınız zaman iki bölgede dönem dönem bu kara bulutların tütünleri tütüyor. Dersim’de olduğu gibi. Dersim’de bir takım travmalar yaşanıyor, orman yangınlarından tutun Dersim’deki pilot uygulama. Yani daha çok sunni anlayışın içine Alevileri koymak adına bir takım projeler hazırlanıyor” dedi.

    SİVAS DAVASI SANIKLARI, AVUKATLARI DEVLET TARAFINDAN ÖDÜLLENDİRİLDİ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan, Mevlut Uysal ve onun gibilerinin Sivas davası sanıklarının, katillerin, avukatlarının devlet tarafından ödüllendirildiğini söyledi. Kaplan, “Birçoğu bakan, milletvekili, belediye başkanı oldular. Yine bir ödüllendirme daha yaşandı. Adı geçen şahıs Mevlüt Uysal İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına oturdu” dedi.

    İnsanların siyaset yapmasına veya demokratik alanda mücadele etmelerine karşı olmadıklarını belirten Kaplan, “Ancak 1993 yılında Madımak’ta Türkiye’ye bir travma yaşatıldı. Adeta bugünlerin temeli o günlerden atıldı. Sivas 1993 Madımak’ta yaşanan katliamla yüzleşilseydi arka yüzü aydınlatılsaydı ortada Sivas’tan sonra hiçbir katliam gerçekleşmezdi” şeklinde konuştu.

    “MEVLÜT UYSAL PERDE ARKASINDA KİM VARSA ONU AÇIKLASIN”

    “Mevlüt Uysal Sivas’ta katillerin de bir maşa olduğunu ve o içeride yatanların da maşa olduğunu çok iyi biliyor” diyen Kaplan, “Perde arkasını bize açıklarsa Mevlüt Uysal’ın bu konuda samimi olduğuna inanırız. Ama perde arkasında kimler olduğunu Mevlüt Uysal bizden daha iyi biliyor. Madımak katliamı Cumhuriyet tarihinde öyle sıradan bir katliam değil. Türk siyasi hayatının dönüm noktasıdır. Türkiye cumhuriyetinin yönetim şeklinin bu hale gelmesinin mihenk taşıdır, miladıdır. Bunun için Mevlüt Uysal önce perde arkasında kimler varsa bir avukat olarak onu açıklasın.”
    Kaplan ayrıca “Bu kompleksli suçluluk duygusunun dışa vurumudur” diye konuştu.

    “UTANMA DUYGULARINI DA YİTİRDİLER”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Tuncer Baş da Mevlüt Uysal’ın açıklamalarına tepki gösterdi. “Gerçek yüzlerini göstermekten çekinmiyorlar” diyen Baş, “Ahlaki normları o kadar düştü ki utanma duygularını da yitirdiler. “Can verenlerin de hapis yatarak bedel ödeyenlerin de mağdur olduğunu ifade eden zihniyet mağduriyetle mağdur etme arasındaki etik çizgiyi de kaybetmiştir. Bu değersizleşmek, vicdansızlaşmak ve insani vasfını bile yitirmektir” ifadelerini kullandı.

    “KATLEDİLEN İNSANLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPILIYOR”

    Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Doğan Demir de Sivas Katliamı’ndan bu yana 8, 10 tane katliamı yapanların avukatlarından 8-10 kişiye AKP hükumeti tarafından bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı verildiğini söyledi.

    Mevlüt Uysal’ın açıklamalarını kınayan Doğan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Zihniyetle alakalı. Bunların zihniyeti bozuk. Ölmüş insanlar üzerinden nemalanıp hala 24 yıl önce diri diri insanları yakanları savunanlar herhalde biraz insani ve vicdani duyguları tekrar sorgulamaları lazım. Şiddetle kınıyorum lanet olsun diyorum onlara. Çünkü böyle bir durumda bile insalar üzerinden nemalanıp hala oradan rant sağlamaya çalışanları da zaten her platformda her yerde söylüyoruz. Bunlarla ilgili basında, kamuoyunda yargıda takip etmekten, sorgulamaktan ve dava açmaktan yorulduk ama bu adamlar bu davalarından bu duruşundan vazgeçmediler.”

    Alevilere her zaman olduğu gibi her koşulda ayrımcılık yapıldığını vurgulayan Demir, “Her koşulda Aleviler yok sayılıyor. Her koşulda katledilen insanlar üzerinden siyaset yapılıyor. Yani işin doğrusu biz bu zihniyeti biliyoruz. Bunları tanıyoruz. Bunlardan zaten farklı bir şey de beklemiyoruz”dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’ndan önemli adım: Birçok anadilde yol erkan kitapçığı hazırlandı-VİDEO

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’ndan önemli adım: Birçok anadilde yol erkan kitapçığı hazırlandı-VİDEO

    PİRHA – Bir basın toplantısıyla aldıkları kararları duyuran Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Hakk’a yürüme, dardan indirme, cem, görgü, nikah ve musahiplik erkanları adı altında 6 tane kitapçık hazırladıklarını söyledi. Güzelgül, bu kitapçıkların ilk etapta Türkçe ve Kürtçe olacağını ancak ilerleyen dönemlerde Arapça ve İngilizce çevirilerinin de yapılarak tüm Türkiye’de ki ve Avrupa’daki cemevlerine gönderileceğini kaydetti.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu İstanbul’da bulunan Garipdede Dergahı’nda iki gün süren toplantısını bugün bitirdi. Kurul toplantının ardından bir basın açıklaması yaparak alınan kararları duyurdu.

    Basın toplantısında konuşan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı ve Kureyşan Ocağı Piri Hüseyin Güzelgül, Türkiye’de akla hayale gelmeyecek bir karanlığın var olduğunu ve o karanlığın dipsiz bir kuyuya dönüşerek barışın ve huzurun yaşanmayacağı bir vaziyete geldiğini ifade etti. Zorunlu din derslerine karşı mücadeleye değinen Güzelgül, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı müfredata ve bütün okulların imam hatip okullarına dönüştürülmesine dikkat çekti.

    “ALEVİLERİ TEMSİL EDECEK KURUL ALEVİ BEKTAŞİ İNANÇ KURULU’DUR”

    Bütün cemevlerini eğitim yuvası yapma kararı aldıklarını söyleyen Güzelgül, 17, 18 Ocak’ta yol erkan kurulu ve bütün genel başkanlarla birlikte Çorum’da bir toplantı yapma kararı aldıklarını kaydetti.

    Güzelgül, “Alevilik adına birilerinin 5, 6 kişiyi yanlarına alıp alarak toplantılar düzenleyip Aleviliği temsil edercesine bildiriler ve deklarasyonlar yayınlamasının Alevileri temsil etmediğini buradan duyuruyoruz. Alevilerin inancını temsil edecek bir kurulun var olduğunu herkesin bilmesinde yarar vardır. Yayınlanan bildirileri de Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olarak kabul etmediğimizin duyurusunu her kesime yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “TÜRKÇE VE KÜRTÇE KİTAPÇIKLAR HAZIRLANIP CEMEVLERİNE DAĞITILACAK”

    Alevi çocuklarının Alevice yaşaması, Aleviliği yaşatması için her türlü eğitimin hem ailelerinde hem de cemevlerinde yapılması yönünde kararlar aldıklarını ve bütün genel merkezlere yazıyla bildirip uygulamaya geçilmesi yönünde karar aldıklarını söyleyen Güzelgül, şunları kaydetti:

    Hakk’a yürüme erkanı, dardan indirme erkanı, cem erkanı, görgü erkanı, nikah erkanı, musahiplik erkanı adı altında 6 tane kitapçığın taslak olarak hazırlandığını, kısa sürede basıldıktan sonra bütün Türkiye ve Avrupa’daki cemevlerine gönderme kararı alınmıştır. Şu esnada bu kitapçıklar hem Türkçe, hem Kürtçe olarak hazırlanmıştır, eğer zaman bulursak Arapça ve İngilizce çevirilerini yapıp kitap haline getireceğiz. Biz anladığımız dilde erkanlarımızın yürütülmesi yönünde kararlar aldık. Cem erkanları da yolumuzun erkanımızın gereği şeklinde hazırlanacaktır. İnancımızın özünde ne varsa Alevi toplumuna yaşatmak için bu toplantılar devam edecektir.”

    “DEVLET DİLLERDEN VE DİNLERDEN ELİNİ ÇEKMELİ”

    Güzelgül’ün ardından konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız da, Alevilerin her daim bu toplumun sesi, vicdanı olduğunu bundan sonra da aynı şekilde tüm cümle canlıya dönük sevgiyle inşa ettikleri yolda yaşamlarına devam edeceklerini kaydetti.

    “Tüm mazlumlar için ne istiyorsak Aleviler için de aynı şeyi istiyoruz” diyen Yıldız, etnik kökeni ne olursa olsun toplumda yaşayan herkesin dilini, dinini, ırkını, mezhebini özgürce yaşaması gerektiğini, diller ve dinlerin özgünlüğünü koruması gerektiğini, devletin dillerden ve dinlerden elini çekmesi gerektiğini vurguladı. (HABER MERKEZİ)

  • 1. yılını dolduran PİRHA için ne dediler?

    1. yılını dolduran PİRHA için ne dediler?

    PİRHA- Kasım 2016’da kurulan Pir Haber Ajansı (PİRHA) 1. yaşında. Basın kuruluşlarının iktidar baskısı altında olduğu, gazetecilerin tutuklandığı bu süreçte Alevi toplumunun sesi olan PİRHA için Aleviler duygu dolu mesajlarını ilettiler. 

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP hükümeti OHAL ilan ederek, başta Alevi medyası olmak üzere muhalif medya kuruluşlarını kapattı. OHAL kararnameleriyle Alevilerin sesi TV10 ve Yol TV, İMC TV, Hayatın Sesi, Azadi Tv, Jiyan Tv, Özgür Radyo başta olmak üzere pek çok televizyon kanalı, radyo ve gazetelerin de içinde olduğu 120’yi aşkın basın kuruluşu kapatıldı. Binlerce gazeteci işinden olurken çok sayıda gazeteci de hapse atıldı.

    Alevi toplumunun kendisini ifade ettiği tüm basın kuruluşları kapatıldıktan sonra, bir kaç gazetecinin biraraya gelerek kurduğu Pir Haber Ajansı (PİRHA) Alevilerin sesi oldu. Kasım 2016’da kurulan PİRHA 1 yaşında.

    Alevi kurum başkanları, pirler, Alevi toplumunun önemli isimleri PİRHA’nın 1. yılını kutlayarak, şu mesajları verdiler:

    “HER ZAMAN PİRHA’NIN YANINDA OLACAĞIZ”

    Muhittin Yıldız (Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı): Kurulduğu günden bugüne, gerek KHK ile kapatılan TV10’un yayın sürecindeki bağımsız yayın politikasıyla gerekse de devamında kurulan PİRHA’nın TV10’dan devraldığı mirasla bağımsız habercilik çizgisinden ödün vermeden, yüzyıllardır inkâr ve ret edilen tüm ötekileştirilenlerin adeta sesi ve kulağı olan, her zaman ikirciksiz yayın politikalarıyla Alevilerin her zaman sesi ve yanında, yanı başında olan PİRHA’nın kuruluşunun 1. yıl dönümünü en içten duygularımızla kutlarım. ABF olarak bundan sonraki yayın hayatınızın kesintisiz devam etmesi temelinde her zaman PİRHA’nın yanında olacağımızı belirtir tüm çalışanlarına saygı ve sevgilerimizi sunar başarılarının devamını dilerim.

    “PİRHA TÜM MAZLUMLARIN PEYİKÇİSİDİR”

    Tuncer Baş (HBVAKV Genel Başkanı): PİRHA, ülkemizin, dünyanın, Alevilerin yaşadığı bu karanlık dönemde sadece Alevilerin değil, tüm mazlumların, emekçilerin ve dezavantajlıların sesi olmuştur. PİRHA, bütün mazlumların, peyikçisidir. PİRHA emekçilerini yürüttükleri inançlı ve gayretli faaliyetlerinden ötürü saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum ve kucaklıyorum.

    “SESİMİZE SES OLAN PİRHA EKİBİNE TEŞEKKÜRLER”

    Aydın Deniz (Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı): Alevilerin sesi olma mücadelesini, tüm haksızlıklara, hukuksuzluklara ve OHAL’e rağmen ısrarla sürdüren sesimize ses olan Pir Haber Ajansı ekibine, Alevi  hak mücadelesine katkılarından dolayı teşekkür eder başarılarının devamını dilerim.

    “PİRHA SESİMİZ SOLUĞUMUZ”

    Pir Celal Fırat (Garip Dede Dergahı Başkanı): Kanun hükmünde kararnamelerle televizyonlarımızın kapatılması ile sesimiz soluğumuz olan PİRHA büyük bir sorumluluk aldı. Bozatlı Hızır yoldaşınız, haldaşınız olsun.

    “SONSUZ TEŞEKKÜRLER”

    Pir Eren Yıldırım (Okmeydanı Cemevi Dedesi): Doğru haber anlayışı güderek inancımızı, kültürümüzü haberleştirip insanlara ulaştıran ve 1. yılını tamamlayan PİRHA emekçilerine sonsuz teşekkür ediyorum. Yolunuz açık, Hızır yoldaşınız olsun.

    “PİRHA EN İYİ ASİMİLASYONLA MÜCADELEYİ YAPTI”

    Çilem Küçükkeleş (25. Dönem HDP’nin Alevi Milletvekili) : Alevilerin basın alanında yarattığı her değer aynı zamanda asimilasyon ile mücadelede en güçlü alanı oldu. PİRHA neyi en iyi yaptı dersek; asimilasyonla mücadeleyi diyebiliriz. Bugüne kadar ana akım medyadan öğrendiğimiz habercilik anlayışını alt üst etti. “Haber hayattır” sloganı PİRHA’da gerçek oldu. Haber olmanız için ölmeniz değil, inancınızla yaşamanız yetti. Ektiğimiz tohum, diktiğimiz fidan, baktığımız arı, döndüğümüz semah, tuttuğumuz cem PİRHA’nın haberi oldu. Açık yakalayıp, ilginç haber peşinde hiç koşmadı. Alevilere hizmeti aklından çıkarmadan yaşadıklarımızı haberleştirdi. Alevi toplumuna büyük emek veren demokrat basının da hakkını yiyemeyiz ama PİRHA biz oldu. Biz olunca da bize ilgi duyan herkese önemli bir kaynak oldu.
    Hepimizin muhabiri olduğu günler PİRHA’nın en güçlü olacağı günlerdir. Haber olalım, haber yazalım. Emeği geçen herkesin emeği Hak katında kabul olsun.

    “PİRHA’YA SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİ”

    Ferhat Tunç (Sanatçı): Pir Haber Ajansı (PİRHA) birinci yılını doldurdu. PİRHA, Alevi toplumunun sesini duyurmayan ve onun gerçeklerini ters yüz eden, dahası onu negatif anlamda işaretleyen ana-akıma alternatif olmakla yetinmeden, hakikati temsil eden yayıncılık minvalinde bir inşa da eklemiş oldu.
    PİRHA’nın kuruluş dönemi ile gayesi de ortak bir değerlendirmeyi gerektiriyor. OHAL döneminde ortaya çıkması ile bu koşulları dayatan faşizme aldırış etmemesi, Alevilerin özünde de temsilini bulan; aydınlığa, gerçeğe, haklı direnişe ihanet etmeyeceğinin resmi gibi.
    OHAL gericiliği toplumun tüm muhalif dinamiklerine yöneldiğinde geri çekilenler olurken, PİRHA önce dik durmayı ve nihayetinde ileriye yürümeyi rehber edinmiş bir yayıncılık yapıyor.
    PİRHA’nın ‘teknik’ olarak halka dayanarak oluşturduğu yayıncılık tarzı, ‘çizgi’ olarak da karşılığını buluyor.
    Sadece Aleviler özelindeki sorunları değil, gazeteciliğe dönük zorlanmaları, baskıları da üzerinde hisseden PİRHA’ya sahip çıkmak, hele ki böyle zamanlarda, hepimizin görevi olmalı. İyi ki PİRHA var ve hep varolsun.

    “SEVGİYLE PİRHA DEDİK, YOLDAYIZ”

    Hüseyin Kelleci (TV10 program yapımcısı ve sunucusu): Bütün engellere rağmen ‘yol cümleden uludur’ dedik. Yol bir sürek bin bir söylemiyle yolla çıktık. Hoş görüyle, barışla, insan haklarıyla, sevgiyle PİRHA dedik, yoldayız.

    “PİRHA BİZE BİZDEN HABER VEREN TEK MECRA, İYİ Kİ VAR”

    Sevim Yalıncakoğlu (Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Sekreteri): PİRHA bize bizden haber veren tek mecra şu an. KHK zulmüne yenilmeyip, daima var olacağını gösteren, her durumda Alevilerin sesi olacağını gösteren yüreği güzel ve cesur insanlar topluluğu. Elbette sadece Alevi gündemi değil, saray medyasının görmeyi reddettiği, halkın görmesini istemediği direniş haberleri de PİRHA’da mutlaka vardır. PİRHA gerçek bir haber ajansıdır. İyi ki doğdun. Hep umutla, hep direnişle geleceğe yürüyeceğiniz konusunda çok eminim. Cesur yüreklerin varlığı için hem Alevi hem kadın hem muhalif biri olarak çok teşekkür ederim.

    PSAKD Genel Merkez Yönetim Kurulu: Tv10’un hukuk dışı bir şekilde yayın hayatına son verilmesi sonrasında başta biz Alevi kurumlarının sesi olan TV10 mirasını devralan, kaldığı noktada aynı perspektifle bağımsız yayın politikası izleyen ve her noktada bizlerle olan, yok sayılan kimliklerin inançların sesi olan PİRHA’nın 1.yıl dönümünü en içten duygularımızla kutlar yayın hayatında başarılar dileriz. PİRHA çalışanlarına sonsuz saygı ve sevgilerimizi sunarız.

    Erdoğan Sezer (ABF İnanç Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi): Yürekli insanların biraraya gelerek, elimiz, kolumuz, kulağımız olarak kurdukları PİRHA’nın birinci kuruluş yıldönümünde yüreğimle yanlarında olduğumu bildirir, başarılarını kutlar, saygı ve sevgilerimi sunarım. Emeği geçen yüreklerin, canların önlerinde saygıyla eğilirim.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ABF Başkanı Yıldız: Seçimde tekrar Alevilerden nasıl oy alırız çağrısıdır – VİDEO

    ABF Başkanı Yıldız: Seçimde tekrar Alevilerden nasıl oy alırız çağrısıdır – VİDEO

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “İnşallah önümüzdeki dönem birkaç Alevi kardeşimizle Meclis’te birlikte olacağız” açıklamasına Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız tepki gösterdi. Yıldız, Cumhurbaşkanı’nın bu teklifini ciddiye almadıklarını belirterek Alevililerin gerçek anlamdaki Hüseyni duruşu yolunda gidenler de bunu bilenler de bu siyasetin içerisinde yer almazlar” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bağlı kurumların katılmadığı “Muharrem İftarı”nda bir araya gelenlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 milletvekili seçimlerine atıfta bulunarak “İnşallah önümüzdeki dönem birkaç Alevi kardeşimizle Meclis’te birlikte olacağız” açıklamasına bir çok Alevi kurum temsilcisinden tepki geldi.

    PİRHA‘ya konuşan Alevi Bektaş Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın Alevi inanç önderleriyle beraber verdiği iftar yemeğindeki Alevilere’de siyasette yer veririz anlayışına, geçmişten bugüne aynı şekilde Alevi inancını tanımayan Aleviliği tamamen Sünni inanca göre, Sünni içtihada göre bir kalıba koymak isteyen anlayışın asla Aleviliği dizayn edemeyeceklerini belirtti.

    Yıldız, “Alevililerin gerçek anlamdaki Hüseyni duruşu yolunda gidenler de bunu bilenler de bu siyasetin içerisinde yer almazlar” dedi.

    “İFTAR YEMEĞİNE KATILANLAR YOL CAHİLLERİDİR”

    AKP’nin geçmişte yaptığı Alevi çalıştaylarına katılan Alevi kurumlarını temsil edenler, çalıştaylardan gerçekten bir şeyin çıkamayacağını anlayınca masayı terk ettiklerini ifade eden Yıldız, “Bu minvalde geçmişte paralel yapıyla beraber çakma Alevi dernekleri oluşturdular. Bu iftar yemeğine de katılanlar bizim bakışımızla da beraber Alevi yol erkanına göre yol cahilleridir, bir de kendi oluşturdukları çakma Alevi dernekleridir” dedi.

    Cumhurbaşkanının Alevilere bu şekilde yeşil ışık yakması ve zeytin dalı uzatmasının üzücü olduğunu söyleyen Muhittin Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dolayısıyla böyle bir teklifi bizler asla ve asla kabul etmeyiz. Kendilerinin vereceği bir iftar yemeği 21 Mart Hz. Ali’yi anma etkinliklerinde de biz yaşadık, gördük. Bunlar tamamen Aleviliği bir Türk İslam sentezi arasında deforme etmektedir, şirin gözükmektir. Tekrar bir seçimde Alevilerden nasıl oy alırız diye yaptıkları çağrılardır.”

    İftar yemeğine katılanlara da seslenen Yıldız, “O yol cahillerine de bir çağrımız var. Gelin özünüze sahip çıkın, dün olduğu gibi bu yezit anlayışına hele hele onun devamı olan varisleri olan bu günkü yönetimlerde dün olduğu gibi bugünde aynı şekilde sizleri kullanarak yârin bir kenara atacağını da geçmişte gördük, bunlar da yaşandı” dedi.

    “BU TEKLİF KENDİ KURDUKLARI ÇAKMA ALEVİ DERNEKLERİNEDİR”

    Yapılan bu teklifi ciddiye almadıklarını söyleyen Yıldız, söyle devam etti:

    “Zaten bu teklif bize yapılmamıştır. Alevi çalıştaylarında gerçek Alevileri bulamayınca kendi çakma Alevileri, kendi derneklerinden oluşturduğu dedelikle yolla alakası olmayan kişilere bir çağrıdır. Bunu çok da ciddiye almıyoruz. Gerçek Aleviliği temsil eden yol önderi değildir. Bu çalışmalarda hele hele böyle bir iftarda böyle denilmesi bir çelişkidir. Alevi toplumu üzerinde her anlamda etkisi ve yetkisi olmayan bir iştir. Bizlerin her zaman duruşu bellidir. Bizler her zaman mazlum ve masumiyet taraftarı olan mazlumların dini sorulmaz anlayışıyla beraber 72 millet aynı nazarda bakan din, dil, ırk, mezhep köken sormadan ötekileştirilmiş sistem tarafından horlanmış, dışlanmış, her zaman bu canların yanında olduk. Bugün de her zaman yanlarında olacağız. Sistemden mağdur olan herkesle ilgili söylüyorum bu Sünni de Ezidi de Ermeni de olabilir. İnsan ayrımı yapmadan herkesin yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

    Yıldız, “Bu toplumda her zaman vicdan sahibi olduk, bu toplumda her zaman barış umudu olduk, sesi olduk, nefesi olduk, Kabesi ve hoş görüşü olduk” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız: Devletin ceberut yapısına karşı birlikte olma günüdür

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız: Devletin ceberut yapısına karşı birlikte olma günüdür

    PİRHA – HDP’nin düzenlediği ‘Faşizme karşı birlikte mücadele’ panelinde konuşan ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Her daim barışın sesi olan Aleviler asimilasyona ve tekçi dayatmalara karşı sesini yükseltecektir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, “Demokrasi için Durmayalım, Birlikte Değiştirelim” şiarıyla panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Prof. Dr. Nilgün Toker ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı  Selma Gürkan katıldı. Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen panele, HDP Milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Mahmut Toğrul, ABF İzmir bileşenleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açılış konuşmasını HDP İzmir İl Eşbaşkanı Mahfuz Güleryüz yaptı.

     “HAYIR CEPHESİ KAZANDI”
     “16 Nisan’da hayır cephesi kazandı” diyen Ertuğrul Kürkçü şöyle konuştu:
    “Türkiye’de parlamenter sistemin sonuna doğru gelindi. 16 Nisan referandumunda  hayır cephesi kazandı. Referandum sonuçları gayri meşru olarak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından değiştirildi. Halk önüne bir seçim geldiğinde diktatörü seçmediğini ortaya koydu. Bir direniş kapasitesine sahip olduğumuzu gördük. 2019’a kim öle kim kala. Yeni rejimde ve seçimde ne yapacağımızdan çok vicdanlarımızı ve adalet arayışımızı nasıl birleştireceğimizi konuşmalıyız. Ancak, seçim adaleti ve seçim güvenliği olmadan ve bütün ezilenler diktatörlükle mücadelede ortaklaşmadan ittifak çerçevesinde konuşmak beyhudedir”
    “DEVLETİN CEBERUT YAPISINA KARŞI BİRLİKTE OLMA GÜNÜDÜR”
    “Devletin ceberut yapısına karşı birlikte olma günüdür” diyen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız şunları belirtti:
    “Aleviler her daim barışın sesi oldu. Asimilasyona, tekçi dayatmalara karşı sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz. Tekçi dayatmalarla barış yok edilmek isteniyor. Şeriat kuralları kullanılmış, parlamento ortadan kaldırılmıştır. İktidar eli ile eğitim kurumlarında cihatçı-selefi nesiller yetiştirilmek isteniyor. Emevi Yezid zihniyetenin ardılları olanlar Aleviler ve diğer farklı kimliklere karşı bunu örgütlüyor. Adalet taleplerini demokratik mücadelenin yapı taşları olarak görüyoruz. Eşitlikçi, özgürlükçü bir Anayasa’ya ihtiyacımız vardır. Bu Anayasa’yı kabul etmiyoruz. Değişiklikler bize baskı getirecektir. Hep birlikte herkesin eşit bir arada yaşayacağı bir ülke için adalet istiyoruz.  Devletin ceberut yapısına karşı birlikte olma günüdür. Demokrasi için güç birliği yapmak istiyoruz. Ortak bir paydada buluşmalıyız. Sistemin tehditvari olarak gördüğü herkesin yanında olmalıyız. Bu konuda hepimizin sorumluluğu vardır.”
     
    “TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİ ARTIK İKTİDARI SORGULUYOR”
    “İktidar  kendini toplumsal kutuplaşmaya, şovenizme ve savaşa dayandırıyor” diyen EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan şunları dile getirdi:
    “İktidara karşı ortak mücadeleyi sağlamak gibi bir sorumluluğumuz var. Toplumun farklı kesimlerinin iktidarı sorguladığını, tartıştığını görüyoruz. Halkın içinde bulunduğu sorunlar daha da derinleşmiştir. Örneğin, savaş bütçesinin yaratacağı yıkım emek alanında mücadeleyi büyüteceğini görüyoruz. Hayatın ortaya koyduğu sorunlar ve taleplerimiz bizleri bir araya getirecektir. Yerelde toplumsal kesimlerle mücadele birlikteliklerini kurmalıyız. Güncel taleplerle ortaklaşmalıyız. Savaşa karşı barış, halk için bütçe talebi, laikliği bilimsel eğitim bu dönemin öne çıkan ortak taleplerinden biri olacaktır.  Ben bu birlikteliği sağlayacak gücümüz olduğunu düşünüyorum.”
    “ORTAK BİR İNŞA İÇİNDE OLMALIYIZ”
    “Var olmaya çalışmak gibi bir krizimiz var” diyen Prof. Dr. Nilgün Toker ise şunlara değindi:
    “Nasıl bir arada yaşanacağını ve bir arada yaşamın nasıl başarılacağının konuşulması gerekiyor. Bunun için faşizmi durdurmamız gerekiyor. Bunu da meclisleri sürdürerek, sözümüzü söyleyerek ve sokakta olarak sağlayabiliriz. Var olmaya çalışmak gibi bir krizimiz var. Var olabilmenin tek koşulu da yeni bir dünya yaratmaktır. Bu da dayanışma ile sağlanır. Birbirimizin derdini öğrenmemiz var. Adalet talebi ancak birlikte olarak sağlanır. Ortak bir inşa içinde olmamız gerekir.”
    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

          

  • Muharrem İftar Mevlidi’ne tepki: Erkanımızı kabul etmeyenlerin sofrasına oturmayız

    Muharrem İftar Mevlidi’ne tepki: Erkanımızı kabul etmeyenlerin sofrasına oturmayız

    PİRHA-Yass-ı Matem’in 10. gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Muharrem İftar Mevlidi” adı ile verilecek olan yemeğe davet edilen Alevi Kurum Başkanları ve Pirleri, etkinliğin bir asimilasyon ve inkar politikası olduğunu ifade ederek, bu yemeğe katılmayacaklarını belirtti.

    ABF İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül ve ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız Alevilerin 12 gün boyunca Kerbela’da şehit edilen 72 kişi için tuttukları Yass-ı Matem’in 10. gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Muharrem İftar Mevlidi” adı ile verilecek olan yemek ile ilgili tepkilerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “YOLUMUZU ERKANIMIZI KABUL ETMEYENLERİN SOFRASINA OTURMAYIZ”

    “Bizim orucumuz Yass-ı Matemimiz devam ediyor. Onlar bu toplantıyı yaparak Aşure dağıtıyorlar” diyen ABF İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Geçen yılda Diyanet İşleri Başkanlığı bu doğrultuda hareket etti. Bizim orucumuz devam ederken onların Aşure töreni yapmaları bize hakarettir. Biz bunu kabul etmiyoruz. İbadet yerlerimiz kabul edilmiyor, yasal statü verilmiyor, diğer taraftan toplantılarına ve etkinliklerine davet ediyorlar” diyerek tepki gösterdi.

    Alevilerin ve pirlerin bu etkinliğe katılmaması gerektiğine vurgu yapan Güzelgül, “Biz bu yapılanı asla doğru bulmuyoruz. Bana da bu etkinlik için davetiye geldi ama ben kabul etmedim. Çünkü bizim orucumuz devam ediyor. Biz öyle lüks yerlerde bizim felsefemizi, yolumuzu, erkânımızı kabul etmeyen zihniyettin şatafatlı sofralarına oturmayız” dedi.

    “ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN YAPILAN BİR TOPLANTIDIR”

    “Şiiler 9 gün oruç tutup 10. gün İmam Hüseyin’in şahadeti vesilesiyle Aşure töreni yapıyorlar” ifadelerini kullanan Güzelgül, “Bizlerde 12 İmam’a atfen 12 gün oruç tutuyoruz. O nedenle orucumuz bitmeden böyle sofralara oturamayız. Bu yapılan toplantıların amacı da Alevileri asimile etmek onlara kendilerinin istediği gibi bir yaşam biçimi dayatmak için yapılan toplantılardır. Bu bir Ebu Sufyan zihniyetidir. Buna göre hareket etmemizi istiyorlar. Kendi kurdukları çakma Alevi derneklerin yöneticileriyle birlikte bunları yapıyorlar. Biz bunu asla kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

    “BU ZİHNİYET KERBELA’DA KATLİAM YAPAN ANLAYIŞIN VARİSİ”

    “Bu Türk-İslam sentezi içindeki Sunnileşme anlayışının anmasına asla ve asla katılmam” diyen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Çünkü dün bu zihniyet bizim Kerbela’daki Şahı Şehidan ve yarenlerini katleden anlayışın varisleri. Bugün kalkıp ta sahte gözyaşlarıyla, sahte anmalar yapmaları bizi derinden yaralar. Dolayısıyla böyle bir davet bizim için davet değildir. Böyle bir davet bizim için yoktur. Ne duydum, ne gördüm, ne de böyle bir şeye katılmam. Alevilerin Sunnileştirme adına tamamen kendi özünden uzaklaştırıp koparan, oy potansiyeli olarak bizim bazı yol cahillerimizi kandırarak bu yol cahilleriyle beraber inkar, imha, yok edici anlayışla beraber uygulanan bir asimilasyon politikasıdır” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hatun Ana için Rızalık Cemleri yapılacak.

    Hatun Ana için Rızalık Cemleri yapılacak.

    PİRHA-ABF aldığı bir karar ile ABF’ye bağlı ve bağımsız bir çok Cem evinde Hatun Ana için Rızalık Cemleri yapacak.

    Hatun Tuğluk’un Ankara’da defnedilen cenazesi sırasında yaşanan ırkçı saldırıların ardından başta Alevi kurumları olmak üzere toplumun bir çok kesimi yaşanan bu olaylarla ilgi kınama açıklamaları yaptı. Yapılan bu açıklamaların ardından Alevi Bektşi Federasyonu (ABF) ise aldığı bir karar ile ABF’ye, HBVAKV’na bağlı Cem evlerinde ,Garip Dede Dergahı ve bağımsız bir çok Cem evinde Hatun Tuğluk için Rızalık Cemleri yapılacak. Konu ile ilgi ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, PİRHA’ya kısa bir açıklamada bulundu.

    “HATUN ANA İÇİN CERAĞLARIMIZI YAKACAĞIZ”

    “Ankara’da Hatun Tuğluk’un cenaze töreninde yaşanan ırkçı faşizan saldırıyı kınıyoruz” diyen ABF Genel Başkanı Yıldız, “Biz Aleviler olarak sürekli barış,sevgi ve hoş görü mesajları verirken. Yaşanan  bu olayı da asla kabul etmiyor ve unutmayacağız.Bu vesile ile ABF olarak aldığımız bir karar ile Hatun Ananın değerlerine sahip çıkmak ve onu anmak için başta ABF’ye bağlı Cem evleri olmak üzere bağımsız bir çok Cem evinde Hatun Ana için Rızalık Cemleri  yaparak. Cerğlarımızı yakacağız,Gulbanglarımzı okuyup lokmalarımızı dağıtacağız” dedi.

    ABF’nin aldığı bu karar sonrası ilk Cem bu akşam Okmeydanı Cem evinde yapılıyor.

    (MY)

     

  • Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    PİRHA – ABF  bileşenleri, 17 Eylül’de İstanbul/Kartal’da yapılacak miting için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ile görüştü. Her iki genel başkan da gerici eğitim sistemine karşı yürütülen mücadeleye destek sözü verdi. 

    Haberin Videosu

     Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünü yaptığı 17 Eylül Kartal Mitingi için hazırlıklar sürüyor.

    Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilinde eğitim istemiyle 17 Eylül’de düzenlenecek miting sonrasında 18 Eylül’de ise Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm illerde ve ilçelerde Milli Eğitim müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirilecek.

    Alevi kurumları miting için CHP ve HDP ile görüşmeler gerçekleştirdiler. Görüşmeye, ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD Genel Mali Sekreteri Onur Kaya, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir katıldı.

    İlk olarak CHP ile görüşen kurum temsilcileri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu mitinge davet ettiler. Kılıçdaroğlu, toplantıda laik, demokratik eğitim için yapılacak olan mitinge tüm belediyeleriyle her türlü katkıyı sunacağını belirtti.

    Alevi kurum başkanları CHP ziyaretinin ardından HDP ile de görüşerek destek sözü aldı.

    Görüşmede HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtalan, milletvekilleri Müslüm Doğan ve Besime Konca katıldı. Toplantıda HDP’nin tüm parti teşkilatlarıyla eğitim müfredatına karşı Alevilerin yanında olduğu, mücadelelerine destek vermeye devam edecekleri belirtildi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    Fotoğraf: Ziya KÖSEOĞLU/CHP Genel Merkezi

     

  • ABF Başkanı Yıldız, Adalet Kurultayı’nda konuştu: Laik, demokratik bir Türkiye istiyoruz

    ABF Başkanı Yıldız, Adalet Kurultayı’nda konuştu: Laik, demokratik bir Türkiye istiyoruz

    PİRHA – CHP’nin Çanakkale’de düzenlediği ‘Adalet Kurultayı’nın 2. gününde ‘İnançta Adalet’ paneline katılan ABF Başkanı Muhittin Yıldız, bir konuşma yaptı. Yıldız, “Adalet talebimiz, tüm etnik ve inançsal kimliklerin eşit hak ve özgürlüklerini kapsayan bir anayasa; laik, demokratik, insan haklarını tanıyan yasaların işlediği bir Türkiye; herkesi kapsayan eşitlikçi bir hukuk; bilimsel, demokratik, özerk ve fırsat eşitliğine dayalı parasız eğitim; bütün karanlıkta kalmış cinayetlerin, katliamların aydınlığa kavuşturulmasıdır” dedi. 

    CHP’nin Çanakkale’de düzenlediği ‘Adalet Kurultayı’ 3. gününde devam ediyor. Kurultayın 2.gününde ‘İnançta Adalet’ panelinde Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız konuştu.  Yıldız, dünden devraldıkları Dersim, Maraş, Çorum, Tokat, Malatya, Sivas davalarının adalet arayışını bugüne taşımaya çalıştıklarını, diğer yandan ise adaletsizliğin, zulmün karşısında durduklarını söyledi.

    “TEKÇİ DAYATMALAR  NEDENİYLE TOPLUMSAL BARIŞ YOK  EDİLDİ”

    Haksızlığa uğramış herkes için adalet talebini her platformda dile getireceklerini dile getiren Yıldız, şunları kaydetti:

    “Bu coğrafyada tekçi dayatmalar nedeniyle toplumsal barışın yok edildiğini belirterek, “Parlamentonun tüm işlevleri kaybettirilmiş, kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmış, basın özgürlüğünün esamesinin dahi okunmaması sağlanmıştır. Gerici zihniyetin yürüttüğü eğitim politikasıyla, okullar birer asimilasyon merkezleri ve cehaletin kutsandığı alanlar olarak işlev görmektedir. Talan edilen, yakılan ormanlarla bu coğrafyanın nefes noktaları yok edilmiştir.”

    Her noktada yaşanan adaletsizliğe karşı düzenlenen bu adalet kurultayını çok anlamlı bulduğunu söyleyen Muhittin Yıldız, “Aynı şekilde Halkların Demokratik Partisi’nin ‘Durmayalım Durduralım’ sloganı ile başlattığı Vicdan ve Adalet Nöbetleri, faşizme karşı birlik içerisinde, mücadele etmemizin önemi açısından çok kıymetlidir” dedi.

    “ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ BİN YILLIK ZULMÜN GÜNCELLENMESİDİR” 

    “Hiçbir etnik ve inançsal kimliğin reddedilmediği, özgürlükçü bir anayasa talebimizi bulunduğumuz her platformda dile getirdik” diyen ABF Başkanı Muhittin Yıldız, “Askeri vesayeti, dini tahakkümü, mahalle baskısını, ırkçılığı, çatışma tehlikelerini, şiddet üreten sistemi sonlandırabilecek bir anayasa ihtiyacı olduğunu defalarca belirttik. Anayasada, dayatılmış kimlik tanımları yerine Türkiye’de var olan kimlikler tanınmalı ve bir arada eşit koşullarda yaşamanın olanakları yaratılmalıydı. Yapılan son değişiklik bize eşitlik ve özgürlük getirmeyecek, yeni tehdit ve baskılarla bin yıllık inkâr ve asimilasyonu devam ettirecektir. Anayasa değişikliği, değişiklik değil bin yıllık zulmün güncellenmesidir” diye konuştu.

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILIYOR”

    Alevilerin asimilasyonuna yönelik politikaların yüzlerce yıldır sürdürülmekte olduğunu vurgulayan Yıldız, şunları söyledi:

    “Tıpkı Osmanlı’da olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de sürdürülen Alevi köylerine camii yapma, Alevilerin ibadet ve inanç esaslarını yok sayma, ibadethanelerini kabul etmeme, okullarda Alevi çocuklarına zorla Suni inanç-ibadet esaslarını öğretme asimilasyonu günümüzde de artarak devam etmektedir. Bir tarafta asimilasyona tabi tutulan, diğer taraftan da kararnameler ile işlerinden, görevlerinden atılmakta, Aleviler bürokrasiden tamamıyla uzaklaştırılmaktadır. Alevilere yönelik bu yaklaşımlar bin küsur yılın biriktirdiği kinin bugüne akışıdır.”

    “BİLİMSEL EĞİTİMDEN VAZGEÇİLİP, DİN DERSLERİNE DÖNÜŞÜYOR”

    12 Eylül askeri darbesi sonrası yapılan Anayasa ile okullara din derslerinin zorunlu hale getirdiğini ve buna Alevilerin yıllardır itiraz ettiğini söyleyen Yıldız, “AHİM’in verdiği kararla okullarda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi adıyla verilen dersin bir Sunni ibadet dersi olduğu ve Alevi çocuklarını asimilasyona tabi tuttuğu onaylanmıştır. Mahkeme kararları gereğince mahkûm olan o müfredatlar laik eğitim sistemine göre değiştirilmesi gerekirken tam tersi din dersi müfredatı daha da Sünni İslam eksenine çekilmiştir. Eğitimde Alevilikten hiç bahsedilmiyor değil; bahsediliyor bahsedilmesine de ancak MEB’in tarif ettiği ve okuttuğu Alevilik, Sünni anlayışın Aleviliği görmek istedikleri şekilde görme, istedikleri kalıba koyma amacına hizmet eder biçimde hazırlanmıştır” ifadesini kullandı.

    “KARANLIKTA KALMIŞ TÜN KATLİAMLAR İÇİN ADALET”

    Yıldız’ın adalet talepleri ise şöyle:

    “Tüm etnik ve inançsal kimliklerin eşit hak ve özgürlüklerini kapsayan bir anayasa; laik, demokratik, insan haklarını tanıyan yasaların işlediği bir Türkiye; hukuk üstünlerin hukuku değil herkesi kapsayan eşitlikçi bir hukuk; bilimsel, demokratik, özerk ve fırsat eşitliğine dayalı parasız eğitim; bütün karanlıkta kalmış cinayetlerin, katliamların aydınlığa kavuşturulmasını istiyoruz.
    Maraş, Sivas, Çorum, Tokat katliamları, Hrant, işsizliğe açlığa mahkûm edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, Suruç’ta katledilen düş yolcuları,  Ankara’da katledilen barış elçileri için, Gezi direnişi esnasında katledilen Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Haşan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan ve Berkin Elvan için adalet istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HBVAKV Başkanı Baş, Adalet Kurultayı’nı değerlendirdi: Adalet Mitingi’nin enerjisi yansımadı

    HBVAKV Başkanı Baş, Adalet Kurultayı’nı değerlendirdi: Adalet Mitingi’nin enerjisi yansımadı

    PİRHA-Adalet Kurultayı’nın 2. gününde Alevi kurum temsilcileri katıldı. Kurultaya katılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş kurultayla ilgili izlenimlerini PİRHA’ya anlattı. Baş, Adalet Mitingi’nin enerjisinin kurultaya pek yansımadığını söyledi. 

    Adalete Mitingi’nin ardından CHP’nin yaptığı Adalet Kurultayı 2. gününde devam etti. Adalet Kurultayı’nın 2. gününde kurultaya katılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş kurultay hakkındaki izlenimlerini anlattı.

    “ADALET MİTİNGİNİN ENERJİSİ TAM OLARAK YANSITILAMADI”

    Büyük Adalet Mitingi’nin enerjisi gözönüne alındığında o enerjinin tam olarak kurultaya yansıtılamadığını düşündüğünü belirten Tuncer Baş, Adalet Kurultayı’nın genişletilerek muhalif siyasi partilerin ve KHK ile ihraç edilen kamu çalışanlarının, mağduriyet yaşayan bütün kamu çalışanlarının daha güçlü temsilinin sağlanacağı bir alt yapının oluşturulabileceğine vurgu yaptı.

    Tuncer Baş, kurultayın bir muhalefet partisinin yaptığı kurultay olması sebebiyle anlamlı ve önemli olduğunu ifade etti.

    “ABF BAŞKANI MUHİTTİN YILDIZ ALEVİ HAREKETİNİ ANLATTI”

    Sabah inançlarla ilgili bir çalıştayın yapıldığı kurultayda öğleden sonra da inançlarla ilgili panel düzenlendi. Düzenlenen panele birçok farklı inançtan katılım oldu. Panelde Alevileri temsilen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız konuştu.

    Muhittin Yıldız’ın Alevi Hareketi’nin bugüne kadar oluşturduğu müktesebatı anlattığını söyleyen Tuncer Baş, 17 Eylül’de yeni eğitim müfredatına tepkileri dile getirmek için yapılacak olan mitinge çağrı yapıldığını kaydetti.

    Panelde Ermeniler adına da bir konuşma yapıldığını söyleyen Tuncer Baş, konuşmanın Ermeniler’in bu ülkede ötekinden ziyade bu ülkenin sahipleri şeklinde yapıldığı için mutlu edici bir konuşma olduğunu belirtti. Antikapitalist Müslümanlar adına İhsan Eliaçık’ın konuştuğunu ifade eden Tuncer Baş, İslam üzerinden baskıların bir İslam pratiği değil de iktidar pratiği olduğunu ve iktidar pratiğinin de bu anlamda İslamdan uzak olduğunu, özünden uzak olduğunu söylediğine dikkat çekti.

    Panelin katılımcı profili açısından zengin olduğunu söyleyen HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, bazı eksikliklerin olduğunu da aktardı. (HABER MERKEZİ)

  • Dersim heyeti orman yangınlarının tahribatını yerinde gördü: Devlet Dersim’den elini çekmeli-VİDEO

    Dersim heyeti orman yangınlarının tahribatını yerinde gördü: Devlet Dersim’den elini çekmeli-VİDEO

    PİRHA- Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin bir araya gelen Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütleri adına oluşturulan heyet orman yangının gerçekleştiği iki bölge olan Kutuderesi ve Bali deresinde incelemelerde bulundu. İncelemenin ardından bir açıklama yapan heyet üyeleri, yangınların söndürülmesi konusunda Valinin tavrına dikkat çekerek, “Devlet elini Dersim’den çekmeli. Yangınların söndürülmesinde Vali vebal sahibidir” ifadesini kullandı.

    HABERİN VİDEOSU

    Aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın olduğu heyet orman yangının yarattığı tahribatı yerinde gözlemlediler.

    Orman yangını bölgesine giden heyet, incelemenin ardından Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi’nde açıklama yaptı.

    Munzur Çevre Derneği’nden Ali Yıldız, mücadeleyi yükseltme çağrısı yaparak, orman yangınları ile ilgili yaptıkları mücadelenin önemli olduğuna değindi.

    “DEVLET DERSİM’DEN ELİNİ ÇEKMELİ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız da, Dersim’de geçmişte devlet eli ile çok acıların yaşandığına vurgu yaptı. Yıldız, “Devlet Dersim’den elini çekmeli. Batı’daki gibi Dersim’de de orman yangınları söndürülmeliydi. Olayın takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “VALİ VEBAL SAHİBİDİR”

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ise, gittikleri iki bölge dışında 18 yerde yangın çıktığını hatırlatarak, “Dersim yanıyor lafı çok abartılıyor deniliyor. Dersim’in her bölgesindeki 4-5 yerde yangın vardı. Vali abartılıyor dedi. Kamuoyu oluşturulunca örtemeyeceğini farketti ve müdahale etmek zorunda kaldı. Dersim’deki yangınları bir el çıkartıyor. Devlet ve AKP. Ve bu yangın halkın katkısı ile sönmüştür. Yangının tahribatları ise geçmiş değildir. Muaviye zihniyeti olduğu sürece bu yangın sürecektir. Vali bu yangını söndürmede pay değil vebal sahibidir. Hesap vermeliler” diye konuştu.

    “ORMAN YANGINLARI BİLİNÇLİ OLARAK ÇIKARILDI”

    Dersim Dernekler Federasyonu Yöneticisi Ali Rıza Bilir, orman yangınlarının bilinçli olarak çıkarılan politik tutumlar olduğunu söyleyerek, yaptıkları incelemeyi kapsamlı bir şekilde rapor haline getirerek basın ile paylaşacaklarını duyurdu.  Bilir ayrıca, güvenlikli bölgeler denilerek yayla yasaklarının devam ettiğini ve köylerde yaşayan halkın mağdur edildiğine de değindi.

    “DERSİM HALKI HAKİKAT YOLUNDA MÜCADELESİNİ SÜRDÜRMELİ”

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Başkanı Dursun Demirtaş da “Dersim 30 yıldır yanıyor. Dersim halkı ve dostları kendi özüne dönüp hak ve hakikat yolunda mücadelesini sürdürmelidir” ifadelerini kullandı.

    Açıklamanın ardından heyet üyeleri Dersim’den ayrıldı.

    Sevim KAHRAMAN/DERSİM

     

  • Vali ile görüşen heyet yarın Dersim’de orman yangınlarının yaşandığı alanı inceleyecek-VİDEO

    Vali ile görüşen heyet yarın Dersim’de orman yangınlarının yaşandığı alanı inceleyecek-VİDEO

    PİRHA- Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin bir araya gelen Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri adına oluşturulan heyet ile Vali arasında yapılan görüşme sonucunda, yarın orman yangının gerçekleştiği Kutuderesi ve Bali deresinde incelemelerde bulunma kararı çıktı. Açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu ABF Başkanı Muhittin Yıldız, Dersim Alevi coğrafyasının doğa katliamıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, yarın orman yangınlarının olduğu bölgeye gidip incelemelerde bulunacaklarını ifade etti.

     HABERİN VİDEOSU

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD, Dersim Dernekler Federasyonu DEDEF ve Alevi Bektaşi Federasyonu ABF’nin çağrısıyla ülkenin birçok yerinde gelip Dersim’de buluşan kitle örgütü temsilcileri Dersim’e geldi.

    Dersim’de kurumlar adına DAD, ABF, DEDEF, Munzur Çevre Derneği, Dersim Ticaret Odası’ndan oluşan heyet, Vali Tuncay Sonel ile görüştü. Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmede orman yangınlarına bir an önce müdahale edilmesi gerektiği belirtilirken, görüşme sonrası kurum temsilcilerinden oluşan heyetin orman yangınlarının çıktığı alanlarda inceleme yapması kararlaştırıldı. Heyet, Dersim’in katliamla anıldığını belirterek, bu tarihin izlerinin silinmesinin halk ile bütünleşmekle mümkün olacağını söyledi. Dersim’deki bu yılki festivalin yasaklanmasına da değinen heyete Vali Sonel, seneye halkla birlikte bu festivalin yapılabileceği sözünü verdi.

    Görüşme sonrası PİRHA’ya konuşan ABF Başkanı Muhittin Yıldız, valinin görüşmede devletin “rutin” görevini yerine getirdiğini belirtiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “ Vali Dersim’deki orman yangınlarıyla, Ege’deki orman yangınlarının aynı düzeyde değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bizlerde bunun yanlış olduğunu, Dersim’de geçmişte insan katliamının yaşandığını belirttik. Bugün de doğa katliamı yapıldığını, bizler için doğa katliamıyla, insan katliamının aynı olduğunu ifade ettik. Sadece Dersim’de değil, dünyanın birçok yerinde ‘Dersim’de neler oluyor’ diye sorulduğunu, biz de yarın orman yangınlarının çıktığı alanlara gidip incelemelerde bulunacağız.”

    Sevim Kahraman-Diren Keser/DERSİM

  • ABF, PSAKD ve HBVAKV genel başkanları bugün Dersim’e gidiyor

    ABF, PSAKD ve HBVAKV genel başkanları bugün Dersim’e gidiyor

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş,  bugün, askeri operasyonlar sonrası bir haftadır ormanları yakılan ve söndürülmesi için müdahale edilmeyen Dersim’e gidiyorlar.

    Bugün heyetlerle birlikte yola çıkacak olan Alevi kurumlarının genel başkanları, başta Alevi toplumu olmak üzere tüm toplumu yaralayan orman yangınlarını ve müdahale edilmemesini yerinde inceleyecekler.

    Bu arada, Demokratik Alevi Dernekleri başkan ve üyeleri de Dersim’e gitmek üzere bugün İstanbul’dan otobüslerle hareket edecekler.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Ankara Şubesi üyeleri Nuriye ve Semih için bir günlük açlık grevinde-VİDEO

    PSAKD Ankara Şubesi üyeleri Nuriye ve Semih için bir günlük açlık grevinde-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi üyeleri açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek için bir günlük destek açlık grevi başlattılar. Destek eyleminde konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan “Hem Nuriye ve Semih hem OHAL hem KHK’ler hem de müfredat için sokağa inmeliyiz” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    KHK ile ihraç edilen ve işlerine geri dönmek için açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevleri cezaevinde hala devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ankara Şubesi üyeleri Gülmen ve Özakça’ya destek için bir günlük açlık grevine başladı.

    Açlık grevi eylemine Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD Ankara Şube Başkanı Ali Üngörmüş ve Yüksel Caddesi direnişçilerinden Veli Saçılık birer konuşma yaptılar.

    “BİR GÜN BİR KADIN İNSAN HAKLARI ANITININ ÖNÜNDE OTURMAYA BAŞLADI”

    İlk olarak konuşan PSAKD Ankara Şube Başkanı Ali Üngörmüş, OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lerin bir sürü masum insanın canını yaktığını ve çok az kişinin bu KHK’lere karşı direndiğini ifade ederek Yüksel Caddesi direnişinin başlangıcını şöyle anlattı:  “Bir gün bir kadın Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı’nın önünde ‘İşimi geri istiyorum’ diye oturmaya başladı ve aynı anda gözaltına alındı. Bu kadının adı Nuriye Gülmen’di. Ertesi gün yine bu eyleme devam etti ve yine gözaltına alındı. Yanına ilerleyen günlerde üç kişi daha katıldı. Acun Karadağ, Semih Özakça ve Veli Saçılık. Onlarca kez gözaltın alınmalarına rağmen mücadeleye devam etmektedirler. Onların bu mücadelesi dünya kamuoyunu ülkemizde yaşanan parti demokratik uygulamalar hakkında bilgilendirdi. İsimleri herkesin diline destan oldu.”

    “HER TÜRLÜ ZALİMLİĞİN KARŞISINDAYIZ”

    Gülmen ve Özakça’nın mücadelelerinin referandumda Hayır diyenlere de güç verdiğini kaydeden Üngörmüş, “Kerbela’da Yezit’e boyun eğmeyen, İmam Hüseyin’in yolundan gidenler, Osmanlı padişahlarına direnen Şah Kalenderlerin, Pir Sultan Abdalların torunları olarak her türlü haksızlığın karşısındayız. Zalimlere karşı mazlumların safındayız diyoruz.” şeklinde konuştu.

    “SES GETİRECEK EYLEMLİLİKLER DEĞİL”

    Üngörmüş’ün ardından konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, yaklaşık tüm şubeleriyle bu açlık grevine destek verdiklerini ifade etti. İlk bir günlük destek açlık grevi eyleminde eylemin diğer kurumlar tarafından sahiplenilerek sürdürülmesini istediklerini ancak bunun olmadığını vurgulayan Kaplan, bir günlük destek açlık grevlerinin ses getirecek eylemlilikler olmadığını belirtti.

    “SOKAĞA İNMELİYİZ”

    Konuşmasında eğitimin gericileştirilmeye çalışılmasına da değinen Kaplan, neredeyse bütün derslerin zorunlu din dersi haline getirildiğini buna karşı Alevi kurumları olarak Eylem takvimini yakında kamuoyuna açıklayacaklarını kaydetti. Kaplan “Hem Nuriye ve Semih için, hem OHAL için, hem KHK’ler için hem de müfredat için sokağa inmeliyiz” dedi.

    “O ZAMAN FETÖ, ŞİMDİ DE ALDANANLAR”

    Kaplan’ın ardından konuşan HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş OHAL ve KHK’lerden hep ötekileştirilen kesimlerin etkilendiklerini vurgulayarak şunları ifade etti: “Çok trajiktir ki biz tarihin hiçbir döneminde aldatılmadık, tarihin hiçbir döneminde yanıltılmadık. Aldananlar veya aldandığını söyleyenlere hiçbir şey olmuyor. Bu adamlar devletin içinde devlet olurken neredelerdi? Biz o zaman da karşı çıkıyorduk. O zaman FETÖ ile mücadele ediyorduk şimdi de aldananlarla mücadele ediyoruz.”

    “SEMBOL İSİMLER OLDULAR”

    Gülmen ve Özakça’nın bu sürecin sembol isimleri olduklarını söyleyen Baş, Türkiye’nin dört bir yanında onlarca insanın bu ve benzeri etkinliklerle hak arama mücadelesi içinde olduklarını kaydetti. Gülmen ve Özakça’nın eyleminin bir vicdan ve adalet eylemi olduğuna dikkat çeken Baş, onların toplumdan destek almamaları için cezaevine konulduklarını da ekledi. “Bu sadece Semih ve Nuriye’nin yaptığı bir açlık grevi değil. Bir toplumun tamamının durması gerektiği bir haktır” diyen Baş, Gülmen ve Özakça’ya yeterince destek verilmediğini artık herkesin kafasını kumdan çıkarması gerektiğini kaydetti.

    “BİZE DİYORLAR Kİ NURİYE VE SEMİH DEMEYİN”

    Yüksel Caddesi direnişçilerinden Veli Saçılık, konuşmasında açlık grevine girenlerin ve destek verenlerin Hüseyni bir duruş sergilediklerini söyleyerek şunları belirtti:

    Polis bize ısrarla diyor ki Nuriye ve Semih demeyin. Ne derseniz deyin. Aynı Pir Suştan’a Şah demeyin demesi gibi Hızır Paşa’nın. biz burada ısrarla karşı çıktık. ‘Sizde Şah diyeni öldürürlerse biz de bu yayladan Şah’a gideriz’ diyoruz hep beraber. Bu bir meydan okumadır. Çünkü karşıda bir zalim var. Kendi koyduğu kurallara, anayasasına ve insan haklarına her türlü  karşı çıkan bir zalim var. Bu zalimlik karısında 275 gündür İnsan Hakları Anıtı’nın önünde direniyoruz. Onların ‘Sokağa çıkamazsınız ve konuşamazsınız’ dediği yerde ‘Konuşuruz’ dedik ve bunu tanımadık. Bunu tanımayacağımızı defalarca söyledik. Bunu tanımadığımız için davalar açtılar, gözaltına aldılar. Şimdi de durup dururken örgüt üyesi olduk. Tabi ki herhangi bir delilleri yok. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar Nuriye ve Semih direnecekler. Nuriye ve Semih orada esir oldukları sürece biz de esiriz ve o esaretekarşı hep birlikte ses vermeliyiz. Alevi kurumlarının yaptığı gibi bütün Demokratik Kitle Örgütleri artık bu sesi vermeli, bu yükü Nuriye ve Semih’in sırtından almalı ve topluma yaymalıdır. Çünkü bu toplumsal özgürlüktür, hepimizin özgürlüğüdür. Onların yeni kuracakalrı devletin aslında ideolojisi bellidir. Faşist bir ideolojiye sahiptir. Bu faşizme karşı herkesi ortak mücadeleye çağırıyorum.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA