Etiket: musa kulu

  • ‘OHAL bu coğrafyadan hiçbir zaman kalkmadı’-VİDEO

    ‘OHAL bu coğrafyadan hiçbir zaman kalkmadı’-VİDEO

    PİRHA – Aleviliğe yönelik asimilasyon politikaları ve OHAL’in kalkmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanları Selda Güneş ve Musa Kulu, “OHAL bu coğrafyadan hiçbir zaman kalkmadı. Bu coğrafyada yaşayan insanların binlerce yıldır olağan bir yaşamları olmadı. Hep tehdit altında hep katliamla karşı karşıya kaldılar” ifadelerini kullandılar.

    Bir çok ziyaret, dergahların olduğu ve Aleviliğin yoğun olarak yaşandığı Dersim coğrafyasında devlet baskı ve asimilasyon politikalarına rağmen bugün de Alevilik yol erkanı en doğal hali ile yaşanmakta. Dersim tertelesinden bu yana sürekli ve bu günde olağan üstü koşulların yaşandığı coğrafyada OHAL’in kalkmasının çok da bir şey değiştirmeyeceğini bu topraklarda sürekli OHAL koşulları altında yaşanıldı. Alevilik yol erkanı hep baskı ve asimilasyon politikaları tehditti altında olduğunu ifade eden Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanları Selda Güneş ve Musa Kulu PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “İNANCIMIZI İKRARIMIZLA BU GÜNE KADAR TAŞIDIK”

    “OHAL bu coğrafyadan hiçbir zaman kalkmadı. Yavuz Sultan Selim’le başladığı tanımlanan ve onun çok öncesinde belirlenmiş iktidar inancının dışında batıni sürekliliğin bir cümlesine Emevi İslam ve Abbasi İslam dönemi de dahil olmak üzere türlü saldırılara maruz kaldı” diyen DAD Eş Genel Başkanı Selda Güneş, “Axuçan Ocağı ve bu tür ziyaretgahlar da Selahattin Eyyübi’nin baskılarından kaçan birçok batıninin sığındığı alanlar oldu aslında. Dolayısıyla buradaki ocakların pek çoğunun bir yansıması İran’da da var, Irak’ta da var. Tüm bu coğrafyaların bir birikimiyiz, bir hafızasıyız biz aslında. OHAL kalkmadı, bu coğrafyada hep OHAL vardı ama biz her şeye rağmen, inancımızı sıtk ile yani hakikatin parçası olma ısrarımızda niyazımızla, Pirimize verdiğimiz ikrarımızla bugüne kadar taşıdık, taşımaya da devam edeceğiz” dedi.

    “BU COĞRAFYADA OLAĞAN BİR YAŞAM OLMADI”

    “Biz olağan bir hal görmediğimiz için olağanüstü hal bize çok yabancı geliyor çünkü biz o olağanüstü denilen halden hiç çıkmamıştık. Bu coğrafyada yaşayan, bu inancı taşıyan, bu kültürü taşıyan insanların binlerce yıldır olağan bir yaşamları olmadı” ifadelerini kullanan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu şöyle devam etti:

    Hep tehdit altında hep katliamla karşı karşıya kalan bu coğrafyanın insanları hep dağların doruklarına kaçarak, saklanarak; Bizans’tan, Osmanlı’dan, Arap istilasından, Moğol’dan ve son olarak da cumhuriyetle beraber burada hiçbir zaman iktidar olmayan Osmanlı’nın toprağı üzerine kurulan Türkiye Devletinin son ıslah planı var. Katliamlara başladığı zaman önce Ocaklardan başlamış. Rehberleri, Pirleri yok etmek istemişler. Çünkü yolsuz, rehbersiz kaldığınız zaman nereye gideceğinizi şaşırırsınız. Gider düşmana, zalime teslim olmak zorunda kalırsınız” dedi.

    “ALEVİLİĞİ İSLAMIN BİR PARÇASI DURUMUNA GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    “Bugün gri pasaportlarla yahutta cemevlerinin elektriğini, suyunu ödeyeceğiz diyerek devlet yeniden bu ocakların, bu kültürün tamamen tarih sahnesinden çıkılarak caminin bir versiyonunu veya Aleviliği İslam’ın bir parçası durumuna getirmeye çalışıyor. Maalesef bugün karşı karşıya olduğumuz bu gerçekliktir” diyen Kulu şunlara vurgu yaptı:

    İşte bu gerçeklikten hareketle bugün bu inanca, vicdanıyla, aklıyla, tarihiyle, diliyle dahil olanların bir şey yapması lazım. Kurum olarak da bizim muradımız olanı yaşamak, yaşatmak ve insanlığa hizmet eden bu inancın, kültürün yaşamasını sağlamaktır. Axuçan etkinliği yapılıyor, devlet niye kayıtsız OHAL olmasına rağmen, devlet aslında bir hazırlık yapıyor. Cemevlerini irfan evleri yapmaya çalışıyor. Gelecekte daha yok edici şeyler bizi bekliyor. Umarım buna karşı direncimizle, inancımızla karşı dururuz. Umudumuz, muradımız budur” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kulu: Dersim Festivali’nde amacımız; inanç, kültür ve dilin anlatılması-VİDEO

    Kulu: Dersim Festivali’nde amacımız; inanç, kültür ve dilin anlatılması-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu, 18’ncisi gerçekleşecek Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kulu,  “Festivalin, bu coğrafyanın tarihini, dilini, kültürünü, inancını, yaşam tarzını tarih sahnesine çıkarmak, bunu dünya ve toplumla paylaşmak amacı olması noktasında çok ciddi katkısı olacağı inancındayım” dedi.

    2000 yılında başlayan ve her sene düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne ilişkin PİRHA’ya konuşan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu, “18’ncisi düzenlenmek istenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali sürecini yaşıyoruz. 2000 yılında başlayan ve hala kesintilerle, yasaklarla, bazı engellemelerle süren bir Dersim festivali var. Ancak Munzur Festivali, Dersim’in tarihine, kültürüne, inancına, coğrafyasına, geçmişine dair ne katkı sundu dersek; çokça iyimser olmadığımı belirtmek istiyorum” dedi.

    Kulu, iyimser olmamasının nedenlerini ise şöyle açıkladı:

    “Bazen murat ettiği şeyi aşan, bazen karnavala dönüştürülen, kontrol edilmeyen festival süreçleri yaşadık. Ancak içinde iyi şeyler olduğu da kesin. Festivaller başladıktan sonra hem yurtdışında hem de metropollerde yaşayan insanların yüzünü Dersim’e dönmesi, kendi toprağına dönmesi, ocaklarını ve ziyaretlerini gidip ziyaret etmesi, oraları gezmesi hatta bunları yaparken de çocukları ve torunlarıyla birlikte gelmesi; gerçekten bu topraklara dönüşün, topraklara bağlılığın ve özlemin oldukça büyük olduğunu görmek, Harde Dewreş dediğimiz bu kutsal yerin yaşaması, yaşatılması, bilinmesi bizim için oldukça olumlu bir şey.”

    “RIZALIK HUKUKU, İNSANLIK ADINA YAŞATILMASI GEREKEN BİR ŞEYDİR”

    “Dersim’de bir kültür ve doğa festivali yapılmak isteniyorsa hem Dersimlilerin hem de bu festivali organize eden komitenin, bu konuda emek sarf edenlerin bu coğrafyanın tarihini, inancını, kültürünü, dilini ve yaşam tarzını tarih sahnesine çıkarmak, bunu toplumla paylaşmak, bunu dünyayla paylaşmak gibi bir sorumluluğu olduğunu; bu sorumluluk üzerine inşa edilen bir festivalin toplumun geleceğine dair tarihe not bırakması anlamında çok ciddi bir katkı olacağı inancındayım” diye konuşan Kulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir anekdot paylaşarak sözlerimi sürdürmek istiyorum: Nejat Birdoğan, Şeyh Sait’in idamından sonra Dersim’e geliyor. Kendisi devletin müfettişidir aynı zamanda Dersim’in ıslah edilme projesinin mimarlarındandır. Dersim’e gelirken ilk Ağuçan ve bir başka ocağa uğruyor ve ilk kullandığı terim, raporlarında rezilhaneler diyor ocaklara. Ve söylediği bir şey daha var; Dersim toprakları İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı toprağı oldu. Ancak 500 yıldır Osmanlı, Dersim’i idare etmedi, Dersim kendi iç hukukuyla yaşadı. Bu ciddi bir belirleme ve doğru da bir belirlemedir. Dersim’deki hukuk ne bir ağalık hukukudur ne bir şeyhlik hukukudur ne bir beylik hukukudur. İnanç ve tarihten gelen, rızalık üzerine bir hukuktur. Bu hukuk, karakola ihtiyaç duymadan oluşturduğu tarihsel köklerine dayanan ve kendi inancıyla pekiştirdiği bir rızalık hukukudur, toplumudur. Bu, Dersim’in en büyük özelliğidir ve insanlık adına yaşanması, yaşatılması gereken bir şeydir.”

    “TEK ADAMLIK SİSTEMİ, DAHA FAZLA BASKI DEMEK”

    Kulu, “Bu anlamda bir festival süreci yaşayacağız. Çünkü henüz netleşen bir şey yok. Bir tertip komitesi oluşturuldu. Bir ay sürede uğraşmalara rağmen hala Validen randevu alınmamış ancak son iki gündür Vali yardımcısıyla görüşülmüş. O da tekrar vali ile görüşme gerekliliğini söylemiş. Henüz izin verilip verilmeyeceğini bilmiyoruz. Bu savsaklamayla beraber bir izin verilmeyeceği öngörümüzün olduğunu söylemek mümkün. OHAL bahanesi de var” diyerek şunları belirtti:

    “Tek adamlık sistemi sanırım devletin ölçülerinin dışında herhangi bir şeye müsaade etmeyecek. Bu giderek cendereye alınan ülkede iç ülke olan Dersim coğrafyasında daha fazla baskı, daha fazla yasak, daha fazla reddedilmek anlamına gelir. Bunun başka bir izahı da yok gibi.

    Bütün bu şeyleri yan yana koyduğumuzda bu toplumun özellikle 1937-1938’den sonra Osmanlı’nın 500 yıl hükmedemediği bir coğrafyada yeni cumhuriyetin yaptığı şey şu: İnsanları köklerinden kopararak, dünyanın ve ülkenin çeşitli yerlerine dağıtarak, kökünden kopanın da inançsal ve kültürel olarak darmadağın olması demek.”

    “MURAT ETTİĞİMİZ, İNANÇ, KÜLTÜR VE DİLİN ANLATILMASIDIR”

    Kulu, festivalden umut ve murat ettikleri şeyleri şöyle açıkladı:

    “Bizim bu festivalde umut ettiğimiz şey de; kökünden koparılan, dünyanın değişik yerlerine savrulan bu halkın, bu inancın, bu kültürün yaşaması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara bırakılması gerektiğine inanıyoruz. Kurumsal olarak da bizim hem kendi inanç coğrafyamızı hem inanç coğrafyamızın olmazsa olmazı olan hem de varlığımızın nedeni olan ocaklarımızın, ziyaretgahlarımızın, kültürümüzün ve dilimizin yaşatılması, yaşanması ve bu kültürün bütün dünyaya tanıtılması gibi bir amacımız var. Belki kısıtlı imkanlarla bugün çok şey yapmadığımız gerçek ama muradımız o. Coğrafyamızda inancımızı, kültürümüzü, tarihimizi ve dilimizi gelecek kuşaklara bırakmak, bir belgeye dönüştürmek ve bunun insanlık adına yaşatılması gerektiği inancındayız. Biz rızayla yaşayan bir toplumuz. Barış, bir rızalıktır. Farklı yaşayan farklı insanların farklı kültürlerin yaşaması, birbirine saygı duyması bir rızalıktır. Ve asla bizim inancımızda savaşı, ölümü isteyen bir söylem olmaz. İşte bunun, bizi insan kılan, inancı da kutsal kılan ve insanlık adına kaybolmaması gerektiği inancındayız.

    Festivale destek verdiğimizi hem de komitede yer aldığımızın bilinmesini istiyorum. Bu coğrafyaya ait olan inancın, kültürün, dilin, tarihin anlatılması ve anlaşılması, gelecek kuşaklara bırakılması için elimizden geleni yapacağız. Festivalden murat ettiğimiz şey bu.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİ

  • DAD Eşbaşkanı Kulu: Aleviler ve diğer inançların ortaklaşması sorumluluktur

    DAD Eşbaşkanı Kulu: Aleviler ve diğer inançların ortaklaşması sorumluluktur

    PİRHA- Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi Eş Başkanı Musa Kulu, “Alevi halklar ile birlikte, diğer inançlar ve kimliklerin kendilerini yaşayabilmesi için yeni bir yol açarak ortaklaşması bir sorumluluktur” dedi. 

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi Eş Başkanı Musa Kulu, 24 Haziran seçim sonuçlarına ve  2 Temmuz Sivas Katliamı’na dair PİRHA’ya konuştu.

    24 Haziran seçimleri ile belirsizliğin yaşandığı bir dönemde Aleviler birlikte, diğer inançlar ve kimliklerin kendilerini yaşayabilmesi için yeni bir yol açarak ortaklaşmalarının hayati bir görev olduğuna dikkat çeken Kulu, 2 Temmuz Sivas anmasının sahiplenilmesi çağrısında bulundu.

    “İKTİDARIN İNANÇLARA VE KİMLİKLERE BİR TAAHHÜDÜ YOK”

    Ortadoğu başta olma üzere ülkedeki tüm farklı kesimleri ayrıştıran, ötekileştiren bir iktidarın ekonomik ve siyasi olarak ülke geleceğine bir faydası olamayacağının altını çizen Kulu şöyle konuştu:

    “24 Haziran gibi bir süreci geçirdik ve herkes bunun ne getireceğinin hesabını yapıyor. Alevilerin de bir bakış açısı var. Bugün iktidarı ele geçiren Türk-İslam sentezinin yaşamdaki karşılığı şudur: Alevisi, Kürt’ü, Arap’ı, Şafisi, Çerkes’i ve diğerlerine Türk ve İslam olmaktan başka bir şansın bulunmadığı bir süreci yaşıyoruz. Farklı ve onlar gibi olmayanları kabul etmeyen bir zihniyet umarım ki Ortadoğu ve Anadolu’yu kana bulayan Enver Paşa- Talat Paşa sürecini tekrardan başlatmaz. Demokratik olmayan bir ortamda seçim yaşadık. Dünyada herkes ile kavgalı, küskün ve Ortadoğu coğrafyasında her tarafı düşman etmiş bir ülke yönetimi ekonomik ve siyasi anlamda ne kadar gelecek verebilir, kestirmek zor.  24 Haziran’da yaşanan seçimlerde devletin ne azınlıklara, ne kimliklere ne de inançlara dair bir yaklaşımı ve taahhütü olmadı. Tamamen yok sayan bir noktadan baktıkları için oldukça düşündürücü ve bizi nelerin beklediğini tahmin etmek zor. Bu seçimler ülkede yeni bir süreç ile birlikte bir belirsizliği de başlattı. Bütün bunları gören bir noktadan demokrat, aydın, yurtsever, solcu ve tüm etnik kesimlerin şapkalarını önüne koyarak bu gidişata karşı nasıl bir araya gelineceğinin tartışılması lazım. Tüm örneklerinde böyledir. Bir çıkmazda ya bir yol bulacak ya da bir yol açacak. Mevcut iktidar AKP sistemi Türk-İslam sentezini iktidar yaptı ve görünen o ki kilit parti olan MHP bütün isteklerini bu sisteme yaptıracak. Katillerin cezaevinden çıkması ile ilgili af başta olmak üzere bu ülke halklarına katkı sunmayacak taleplerin iktidara dikte edilmesi ile ülke daha çıkılmaz bir noktaya gelecek.”

    “ALEVİLER VE DİĞER İNANÇLAR SORUMLULUK ALARAK ORTAKLAŞMALI”

    “Alevi halklar ile birlikte, diğer inançlar ve kimliklerin kendilerini yaşayabilmesi için yeni bir yol açarak ortaklaşması bir sorumluluktur” diye dikkat çeken Kulu, şunları vurguladı:

    “Alevi halklar ve diğer halkların geleceği ile ilgili bu kaygıyı nasıl bir yaşama dönüştüreceği ile ilgili yeni bir çabanın üretimi içinde olması gerekiyor. 2 Temmuz’da Sivas Katliamı lanetlenecek. CHP’nin eski ismi ile SHP’nin ve Doğru Yol Partisi’nin iktidar olduğu bir süreçte Sivas’ta bir katliam yaşandı. Aydın, vicdanlı ve bu ülkenin sesi olan 33 canı yakmak gibi bir zulüm yaşandı. Bunun öncesinde onlarca tekrarı var. Devletin yapması gerekenleri yapmaması gibi bunun hesabını sormakta mümkün olmadı. Alevilerin görevi iktidara yamanmak veya bir partiye vekil taşımak değildir. Alevilerin görevi yaşamın başlangıcından bu yana kendi birikimi ile, doğal yaşamı ile varlığını bugüne kadar sürdüren bu inancın toplumuna karşı bir sorumluluğudur. Alevi halklar ve diğer inançlar kendilerini yaşamak istiyorlarsa hayata yön açmak için bir çaba içerisinde olmanın, ortaklaşmanın önlerinde bir görev olduğu sorumluluğunu bilmesi gerekiyor.”

    PİRHA/ MERSİN

  • DAD, Genel Merkez Kongresi’nde Eş Başkanlığa Selda Güneş ve Musa Kulu seçildi-VİDEO

    DAD, Genel Merkez Kongresi’nde Eş Başkanlığa Selda Güneş ve Musa Kulu seçildi-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Genel Merkez Kongresi’ni gerçekleştirdi. Pirlerin çerağları yakması ve meydan duasıyla başlayan kongreye DAD şube yöneticileri ve üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Seçimde demokratik, toplumcu, özgürlükçü anlayışa oy verileceği belirtilen kongrede, yeni eş genel başkanlar Selda Güneş ve Musa Kulu oldu.

    Demokratik Alevi Dernekleri, genel merkez kongresini Dersim’de gerçekleştirdi.

    Ağuçan Ocağı piri Hasan Genç ve Derviş Cemal Ocağı piri Hayri Şanlı’nın çerağ yakması ve meydan duaları ve dar duruşu ile başlayan kongrede birlik, barış ve demokrasi mesajları verildi.

    Kongreye dernek şube yönetici ve üyeleri, Alevi ocak pirleri, HDP, DBP, DTK ve Demokratik İslam Kongresi temsilcileri, sendika temsilcileri katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Pir Hasan Kılavuz’un kongreye yönelik gönderdiği mesajlar okundu.

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Pir Zeynel Kete, Rızkımızı adalet ile paylaşan bir adaletten geliyoruz” diyerek şunları kaydetti:

    “Reya Haq coğrafyası, Ana Fatma’nın mekanı Nemrudi zihniyetler tarafından talan edilmek isteniyor. Biz buna rıza göstermeyeceğiz. Kadın inancımızda var oluş kapısıdır. Kadın mürşid-i kamilullahtır. Yol kadınla başlar. Reya Haq mensubu farklı coğrafyalarda farklı isimlerle adlandırılmış fakat yol bir sürek binbir deriz.Hakikat ve özgürlük ırmağına derya diyoruz.”

    Kete, daha sonra gelen canlara aşkı niyazlarını sunarak konuşmasını noktaladı.

    “REYA HAQ COĞRAFYASINDA ZULÜM KATMERLEŞEREK DEVAM EDİYOR”

    DAD Genel Merkez Eşbaşkanı Dursun Demirtaş ise şunları belirtti:

    “Zorlu ve zulümatlı bir dönemde olduğumuzu görüyor ve yaşıyoruz. Yezit ve nemrudi bir zihniyet dünyayı ve bölgemizi zifiri karanlığa gömmüş, insan-insanlık, can-canlılık ne varsa yok etme eşiğine getirilmiştir.

    Başta Ortadoğu olmak üzere birçok coğrafyada ve Reya Haq Alevi coğrafyasında zulüm katmerleşerek devam ediyor. İktidara bulaşmayan ahlaki ve politik yaşayan tüm aşirlerin, Halkların, İnançların, Mezheplerin, Komların, Mazlumların, Mağdurların, rıskını gayretle kazanıp hakça pay etmek isteyenlerin, Ana kadını ganimet sayan zihniyetle karşı karşıyayız. Yaşanan bir üçüncü dünya savaşıdır. Rıza Şehri Afrin’i yakıp yıkanların Filistine döktükleri gözyaşları riyakar ve samimiyetten uzaktır. Cümle mazlum halklara Reya Haq Serçeşmesinden dayanışma duygularımızı ve Aşkı Niyazlarımızı sunuyoruz.”

    Yapılan konuşmaların ve okunan raporların ardından Selda Güneş ve Musa Kulu Eş Genel Başkanlığa seçildi. Yeni seçilen yönetim kurulu üyeleri, birlik, beraberlik ve mücadele çağrısı yaparak görevlerini can yoldaşı, yol yoldaşı olarak yerine getireceklerini belirttiler.

    DERSİM/PİRHA